İmamoğlu’ndan ‘Yerel Seçim’ Açıklaması: Daha Fazla Odaklanacağız

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan İBB Başkanı İmamoğlu, “Biz, seçim kazanmak için değil, vatandaşlarımızın gönlünü ve şehrin geleceğini kazanmak için iş üreten bir ekibiz” dedi ve ekledi:

“Yöneticiler, yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla, şehrin geleceğini çok derinden etkilerler. O nedenle bu sorumluluğun idraki içinde davranmak zorundadırlar. Biz, bu anlayışla, İstanbul’un geleceğinin planlanması konusunda güçlü adımlar atıyoruz. Anlayışımızın temelinde demokrasi ve katılımcılığın olduğunun da altını çiziyorum.”

İmamoğlu, konuşmasının devamında, “Bunu da 5 yıl içerisinde yaptığımız projeler ile kanıtladık. İnsanı odağına alan, 20 milyona yakın insanın eşit hizmet aldığı bir megakentte, onların ve çocuklarının gelecekteki yaşamlarını da garanti altına alabilecek bir yönetim anlayışına sahibiz. Ve bunun için çalışmaya devam edeceğiz. 2024 yılının tüm dünyaya ve sizlere huzur ve refah getirmesi dileğiyle, katılımınız için içten teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da görev yapan toplam 54 başkonsolos ve vekiliyle Beyoğlu’ndaki Haliç Kongre Merkezi’nde bir araya geldi. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Geleneksel olarak düzenlenen ‘Başkonsoloslar Çalışma Toplantısı’nda konuşan İmamoğlu, dünyanın bir “çoklu krizler” dönemi yaşadığına dikkat çekti.

Bu anlamda uluslararası dayanışmanın hiç olmadığı kadar önemli olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Daha pandeminin etkilerini atlatamamışken, önce Ukrayna’da sonra Gazze’de patlak veren savaşlar hem binlerce insanın hayatına mal oluyor hem de dünyamızı eşi görülmemiş risk ve istikrarsızlıklara maruz bırakıyor. Ukrayna, Gazze ve İsrail’de sivil insanların hayatlarını kaybediyor olmaları bizi derinden üzüyor.

İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü orantısız şiddetten en çok kadın ve çocuklar zarar görüyor. Bu durum kabul edilemez! Ukrayna ve Filistin’e insani yardım ulaştırmak konusunda elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Barışın bölgemizde tesis edilmesi için sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Bunun için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız” şeklinde konuştu.

“Tüm bunlara ilaveten iklim krizinin etkilerini de artık günlük hayatımızda seller, kuraklıklar, orman yangınları ve biyoçeşitliliğin yok olmasıyla doğrudan hissediyoruz” diyen İmamoğlu, İstanbul’un iklim krizinin etkileriyle nasıl mücadele ettiğini anlatmak üzere, yarın Dubai’de devam eden COP28 buluşmasına katılacağını aktardı.

Konuşmasında Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen İmamoğlu, “Uluslararası ilişkilerdeki bizim için endişe kaynağı olan bir diğer gelişmeyi de sizlerle paylaşmak isterim. Avrupa Birliği’nin genişleme politikaları tartışılırken, Türkiye’nin adının geçmemesini, 60 yıldır süregelen diyaloğa ve 20 yılı aşkındır devam eden üyelik sürecinin yok sayılmasını üzülerek takip etmekteyiz.

Türkiye’nin demokratik potansiyeli, İstanbul’un yönetim anlayışında yaşatılıyor. Demokrasiye inanan milyonlarca genç insan ve her türlü zorluğa rağmen ayakta kalan sivil toplumu ile Türkiye’de demokrasi aktif olarak pratik edilmektedir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 2023 yılına deprem felaketi ile başladığını hatırlatan İmamoğlu, “2023 senesi, bizim için hüzünlü ve bir o kadar da derslerle dolu bir yıl oldu. Genel seçimlerdeki yenilgimiz, üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde değişim yolculuğunu başlatmıştır. Özetle; Cumhuriyetin 100’üncü senesini kutladığımız 2023, bizim için zorluklarından öğrenip, kendimizi sorguladığımız ve yeniden tanımladığımız öğretici bir yıl oldu. 2024’ün ilk günlerinden itibaren, Mart ayındaki yerel seçimlere giderek daha fazla odaklanacağız” dedi.

“Bu vesileyle, iki senesi pandemi ile geçen 5 yıllık görev süremiz içerisinde, değişim İstanbul’dan nasıl başladı, size kısaca bundan bahsetmek isterim” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“16 milyon İstanbulluya, yaklaşık 90 bin kişilik kadromuz ile gece-gündüz hizmet veriyoruz. 2019 Haziran ayından bu yana enflasyonun yarattığı fiyat artışından kaynaklanan ilave maliyetler var. Girdi maliyetlerimizde, işçilik maliyetlerimizde, yapım maliyetlerimizde nereden baksanız 4-5 kat artış oldu.

“İstanbul’un her yerinde ciddi ve büyük yatırımlar yapmaya devam ediyoruz”

Ancak bu anormal seviyedeki kur ve fiyat artışlarına rağmen, akılcı finansal yönetim sergileyerek, İstanbul’un her yerinde ciddi ve büyük yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. İBB tarihinde ilk defa 29 alanda proje geliştirdik. Bunlardan biri çiftçiler için geliştirdiğimiz destek projeleri oldu.

Bu verdiğimiz destekler sayesinde, 4 yıl içinde İstanbul ve çevresindeki çiftçi sayımızı 10 kat arttırdık. İstanbul’a kazandırdıklarımızın en başında, ‘Yeşil İstanbul’ iddiamız ile başlattığımız sayısız proje var. İstanbul’u devir aldığımızda, şehrin yeşil alanları ve ormanları imara açılmıştı. 2000-2018 yılları arasında orman alanları yüzde 10’a yakın azalmıştı. Aynı zamanda bu dönemde, İstanbul’da inşaat sahaları yaklaşık 7 katına çıkmıştı. Biz, bu 5 yılda tek bir parseli dahi imar artışı için Meclis gündemine taşımayan, taşındığında da ona dava açan bir yönetim olduk.

2019’dan beri, 10 milyon metrekareyi aşan yeni kent ormanı ve şehir parkları açtık. Bunlar arasında 15 Yaşam Vadisi de bulunuyor. Ayrıca, 4 milyon metrekarenin üzerinde yeşil alan oluşturduk. Bizim için en anlamlı projelerden birisi, geçtiğimiz ay, Sarıyer’de Büyükdere’de 27 senedir terk edilmiş bir alanı, 250 bin metre büyüklüğündeki Atatürk Fidanlığı’nı İstanbullulara geri kazandırmak oldu.

Bunlara ilaveten, son dönemde, iki çok önemli sürdürülebilir eylem planına imza attık. Bunlardan birisi EBRD’nin (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) ‘Yeşil Şehirler Eylem Planı.’ EBRD’nin çalıştığı 47 şehrinden biri ve ölçek olarak en büyük şehir olduk. Diğeri ise, kendi bünyemizde geliştirdiğimiz ‘İstanbul Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı.’ Kısacası biz halkımıza İstanbul’un muhafızlığını yapmaya söz verdik.

“Odak noktamız İstanbul’u ray temelli bir şehir altyapısına kavuşturmak”

İstanbul’un metro projelerine ağırlık vermemizin en büyük nedenlerden biri de çevrenin korunması üzerindeki olumlu etkileri. İstanbul’un kamusal otobüs işletmesi İETT, günde 4 milyon otobüs ve metrobüs yolculuğunu yönetiyor. Aynı zamanda toplu taşıma kullanıcılarının yüzde 77’si İETT’nin hizmetlerini kullanıyor. 2050’ye kadar İstanbul’u karbon nötr ve iklim değişikliğine dayanıklı bir şehir haline getirmek için, sürdürülebilir şehir içi hareketliliği sağlamamız şart. Bu nedenle, odak noktamız İstanbul’u ray temelli bir şehir altyapısına kavuşturmak.

Son beş yılda raylı ağ sistemimizde 65 kilometreden fazla artışla yıllık ortalama 13 kilometrelik bir büyüme kaydettik. Bu tamamen belediyemizin finanse ettiği bir büyümedir. En iddialı projelerimizden biri ise, yeni nesil, ekspres metro olarak tasarladığımız HIZRAY. Tam 74,5 kilometre uzunluğunda olacak ve tümü yeraltı olmak üzere, 13 istasyondan oluşacak.

Yüksek hıza sahip olan HIZRAY, Beylikdüzü’nden Sabiha Gökçen Havalimanı’na 55 dakika gibi bir sürede ulaşım sağlayarak, günde ortalama 1,5 milyon, yılda yaklaşık 550 milyon yolcu taşıyacak. HIZRAY, Avrupa ve Anadolu yakasındaki mevcut ve yapımı devam eden metro hatlarını doğu-batı ekseninde birbirine bağlayarak, mevcut metro hatları arası yolcu transferini en kısa ve kolay şekilde sağlayacak.

eki bu projeleri nasıl finanse ediyoruz? Bu konuda önemli kazanımlar elde ettik ve etmeye devam ediyoruz. Son olarak, çevreye duyarlı projelerimizi gerçekleştirmek için, geçen hafta 5 yıl vadeli toplam 715 milyon ABD Doları tutarındaki Türkiye’nin ilk yerel yönetim yeşil tahvilini Londra Borsası’nda ihraç ettik. Gün sonuna kadar İBB’nin tahviline 2,6 milyar dolar talep geldi. Londra piyasalarında 2023 yılının talep rekorunu kırdık.

İstanbul’un uluslararası bir marka olduğunu şehir diplomasisi platformlarında da deneyimliyoruz. Kurucusu ve daimi sekreteri olduğumuz ‘B40 Balkan Şehirleri Ağı’, ilk başladığından bu yana bünyesine 55 Balkan şehrini katmayı başarmıştır. İstanbul’dan sonra Dönem Başkanlığı’nı yürüten Atina, Ocak ayında görevini Tiran’a devredecek.

2023 Ekim ayında ise dünyada ilk kez gerçekleştirilen Megaşehirler Zirvesine İstanbul ev sahipliği yapmıştır. 9 megaşehrin katıldığı bu ilk toplantıda şehir hizmetlerinin finansmanı konusunda iyi uygulamalarımızı paylaştık. Bir sonraki toplantının Sao Paolo’da gerçekleşmesi öngörülüyor. Her iki şehir diplomasi platformunun liderliğini yapmak, uluslararası dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlatmıştır.

3 kadim imparatorluğa başkentlik yapmış, farklı medeniyetleri ve kültürleri bünyesinde mozaik haline getirebilmiş eşsiz bir şehirde, birlikte yaşıyoruz. Aslında bu tarihi mirasın önemli bir sonucu olarak şehrimiz, uluslararası etkileşimlerin tam da merkezinde yer alıyor. İstanbul’un bu uluslararası yönünün öne çıkarılması gerektiğine inanan bir Belediye Başkanı olarak ben, açıkçası sizleri bu şehrin ayrılmaz bir parçası olarak görüyorum.

Bu nedenle sizlerin ve temsil ettiğiniz ülkelerin İstanbul’da yaşam alanı bulmasını ve İstanbulluların hayatlarına dokunmalarını oldukça önemsiyorum. Biz bu kapsamda, milli günlerinizde ve diplomatik faaliyetlerinizde kullanmak üzere bünyemizde bulunan Yerebatan Sarnıcı, Artİstanbul Feshane, Metrohan ve Pembe Köşk gibi tüm tarihi mekanlarımızı, köşklerimizi sizlerle paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.

“5 yıl içerisinde yaptığımız projeler ile kanıtladık”

Biz, seçim kazanmak için değil, vatandaşlarımızın gönlünü ve şehrin geleceğini kazanmak için iş üreten bir ekibiz. Yöneticiler, yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla, şehrin geleceğini çok derinden etkilerler. O nedenle bu sorumluluğun idraki içinde davranmak zorundadırlar. Biz, bu anlayışla, İstanbul’un geleceğinin planlanması konusunda güçlü adımlar atıyoruz. Anlayışımızın temelinde demokrasi ve katılımcılığın olduğunun da altını çiziyorum.

Bunu da 5 yıl içerisinde yaptığımız projeler ile kanıtladık. İnsanı odağına alan, 20 milyona yakın insanın eşit hizmet aldığı bir megakentte, onların ve çocuklarının gelecekteki yaşamlarını da garanti altına alabilecek bir yönetim anlayışına sahibiz. Ve bunun için çalışmaya devam edeceğiz. 2024 yılının tüm dünyaya ve sizlere huzur ve refah getirmesi dileğiyle, katılımınız için içten teşekkürlerimi sunuyorum.”

Paylaşın

Yerel Seçimler: İYİ Parti’den CHP’nin ‘İş birliği’ Teklifine Ret

Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısı sonrası İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “İYİ Parti, Cumhuriyetin yeni 100. yılında yeni bir aydınlığı müjdeleyecektir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi /”Bu birkaç günlük süreçte Genel Başkanımız yetkili kurullarımızla istişarelerde bulunarak bu görüşleri GİK’e sunmuştur. Tüm yönleriyle mesele irdelenmiş. GİK kurulumuz seçimlere hür bir şekilde bağımsız girme kararı almıştır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in “31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimde ittifak değil iş birliği yapalım” teklifinin karara bağladığı İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK), toplantısı sona erdi.

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Kürşad Zorlu, toplantı sonrasında genel merkez binasında basın açıklamasında bulunuyor. Kürşad Zorlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“İYİ Parti, Cumhuriyetin yeni 100. yılında yeni bir aydınlığı müjdeleyecektir. Bu birkaç günlük süreçte Genel Başkanımız yetkili kurullarımızla istişarelerde bulunarak by görüşleri GİK’e sunmuştur. Tüm yönleriyle mesele irdelenmiş. GİK kurulumuz seçimlere hür bir şekilde bağımsız girme kararı almıştır.”

Bu arada İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener toplantının ardından, Genel Merkez ek binasından ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Akşener, CHP’nin yerel seçimlerde iş birliği önerisine Genel İdare Kurulu’ndan hayır kararı çıktığını söyledi.

GİK toplantısı 3 saat sürdü

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener başkanlığında, partinin genel merkez ek binasında yapılan Başkanlık Divanı Toplantısı yaklaşık 3 saat sürdü. Toplantıya, başkanlık divanı üyelerinin yanı sıra İYİ Parti milletvekilleri ve Merkez Disiplin Kurulu üyeleri katıldı.

GİK üyeleri, 13 Eylül 2024 günü yapılan toplantıda alınan kararın arkasında dururken İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in de tam yetkili kılınmasına karar verdi. Oylamada, 35 GİK üyesinin red 14 GİK üyesinin ise olumlu oy kullandığı öğrenildi.

Paylaşın

CHP’nin ‘İş Birliği’ Önerisi İYİ Parti’de Nasıl Yankılandı?

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, siyasi partiler de seçim çalışmalarına hız verdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i İYİ Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

İki liderin kurmaylarının da eşlik ettiği ve yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmede CHP Lideri Özel, İYİ Parti Lideri Akşener’e yerel seçimlerde iş birliği teklif etti.

Özel, İYİ Parti’nin 81 ilde aday çıkarma kararına ‘sonsuz saygılı’ olduklarını, asla bu kararın çiğnenmesi gibi bir tutumlarının olamayacağını söyledi. Partisinin kurultayında delegenin CHP’ye yeni bir yol çizdiğine işaret eden Özel, kurultayın kendilerine verdiği sorumluluk ve heyecanla, seçim iş birliği için bu ziyareti gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Yerel seçimler konusunda toplumun iki partiden de beklentisi olduğunu ifade eden Özel, Akşener’e “yerelde iş birlikleri” konusunda ne düşündüğünü sordu.

Akşener, Özel’in “seçim iş birliği” önerisine “olumlu veya olumsuz” bir görüş belirtmedi. İYİ Parti’nin başta MHP olmak üzere pek çok partinin aksine daha demokratik bir işleyişe sahip olduğunu belirten Akşener, bu konudaki kararı tek başına veremeyeceğini söyledi.

“Genel İdare Kurulu ne derse ben onu yapacağım” diyen Akşener, geçmişte masadan kalkması dahil tüm kararlarını da GİK’le birlikte aldığını anlattı. Partisinin Genel İdare Kurulu’nun 4 üyesi hariç tüm üyelerinin 81 ilde aday çıkarma kararını onayladığını hatırlatan Akşener, Özel’in önerisini GİK’e sunacağını söyledi.

Görüşmede Akşener, Özel’e iş birliği teklifine ilişkin nasıl bir model önerdiklerini de sordu. Özel, öncelikle İYİ Parti’nin “tek başına seçime girme kararını esnetip esnetmeyeceği” konusundaki tutumunu görmek istediği için, Akşener’le görüşmesinde somut bir iş birliği formülü sunmadı. GİK’ten olumlu bir karar çıkması halinde iki partinin ilgili genel başkan yardımcılarının bu doğrultuda bir çalışma yapabileceklerini ifade etti.

Görüşmede İYİ Parti heyeti, Özgür Özel’in adaylaştıracağını açıkladığı İstanbul, Ankara ve Aydın belediyelerini hatırlattı ve bu konudaki tutumunu sordu. Özel, bu açıklamanın arkasında olduklarını, onun haricinde bütün seçim bölgelerini birlikte değerlendirmeye açık olduklarını ifade etti.

Bunun üzerine Akşener, kendisine eşlik eden parti yöneticilerinin de onayını alarak CHP’nin önerisini pazartesi günü GİK’in onayına sunacağını ve olumlu veya olumsuz alınan kararı bildireceklerini ifade etti.

Görüşmede 14-28 Mayıs seçimlerindeki ittifak süreci, süreçte yapılan hatalar da gündeme geldi. Özel de Akşener de, iş birliği olsun olmasın bundan sonraki tüm süreçlerin şeffaf ve güven esaslı olması gerektiğini söyledi.

CHP’nin iş birliği teklifinin ardından 31 Mart yerel seçimlerine “hür ve müstakil” olarak girme kararı alan İYİ Parti’nin bu kararını değiştirip değiştirmeyeceği merak konusu. İYİ Parti kurmayları, GİK toplantısına kadar geçen süreçte gerek Akşener, gerek milletvekilleri ve yöneticilerin geniş kapsamlı “istişare” yürüteceğini ifade etti.

İyi parti yerel seçimler kararını değiştirir mi?

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın aktardığına göre; CHP’li kurmaylar, Türkiye demokrasisi ve yerel seçim başarısı için güçlü bir adım attıklarını düşünürken, bir CHP’li yönetici şu ifadeleri kullandı:

“Hepimiz cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak için yola çıktık ve CHP de İYİ Parti de kazanılması için büyük çaba sarf etti. Ama olmadı. Bu süreçle ilgili onların kırgın olduğu hususlar izlenimi aldık. Bizim de elbette kırgın olduğumuz hususlar oldu. Ama gördüğümüz, herkes o hatalardan ders çıkardı.”

İYİ Parti yönetimindeki pek çok isim “hür ve müstakil İYİ Parti” kararının doğru karar olduğunu düşünüyor. GİK’in neredeyse oybirliğiyle aldığı karardan geri dönmesinin kolay olmayacağını belirten bazı İYİ Parti kurmayları, “2 ay önce ne söylediysek, yine aynı karar çıkacaktır, çünkü şu ana kadar o kararı değiştirmemizi gerektirecek bir durum yok” görüşünü dile getiriyor.

İYİ Parti’nin iktidar alternatifi olmak için tek başına seçime girme kararı aldığını belirten kurmaylar, “Dik durmamız lazım. Biz kararımızı değiştirirsek, belki kamuoyu rahatlar, teşkilatlar rahatlar ama Türkiye’de yönetim değişmez. Bizim önceliğimiz Türkiye” görüşünü dile getiriyor.

İYİ Partili kurmaylar, 81 ilde aday çıkarma kararından bir vazgeçiş olursa, bunun Türkiye için daha hayırlı bir karar olduğuna kanaat getirilirse de parti disiplini gereği bu karara uyacaklarını ifade ediyor.

Paylaşın

31 Mart’ta Yapılacak ‘Yerel Seçimler’ Takvimi Belirlendi

31 Mart 2024 Pazar günü yapılması planlanan Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ilişkin seçim takvimi Resmi Gazete’de yayımlandı. Yayınlanan karara göre, seçim takvimi başlangıç tarihi 1 Ocak 2024 Pazartesi günü olacak.

Siyasi partiler belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini 20 Şubat Salı günü saat 17.00’ye kadar Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edecek. Kesin aday listeleri il ve ilçe seçim kurullarınca 3 Mart Pazar günü ilan edilecek.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 31 Mart 2024 mahalli idareler genel seçimlerinde uygulanacak seçim takvimine dair kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Kararda “Yüksek Seçim Kurulunun yerleşik uygulamalarına göre, seçim işlemlerinin ve seçim sürecinin işlemeye başladığı tarih, aynı zamanda seçim takviminin başlangıç tarihi olarak kabul edilmekle, 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak olan Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ait Seçim Takviminin başlangıç tarihi 1 Ocak 2024 Pazartesi günü olarak belirlenmiştir” denildi.

Açıklanan seçim takvimine göre Yüksek Seçim Kurulu 2 Ocak’ta seçime katılabilecek siyasi partileri ilan edecek. 27 Ocak 2024’te siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yeri belirlenecek.

7 Şubat’ta seçmen kütükleri kesinleşecek ve seçmenlerin oy vereceği yer ve sandıkların belirlenmesi başlayacak, bu süreç 11 Şubat’ta tamamlanacak.

Siyasi partiler belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini 20 Şubat Salı günü saat 17.00’ye kadar Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edecek.

Kesin aday listeleri il ve ilçe seçim kurullarınca 3 Mart Pazar günü ilan edilecek. 21 Mart’ta seçim propagandası ve yasaklar başlayacak. Oy verme işlemi ise mart ayının son pazar günü olan 31 Mart’ta yapılacak.

Paylaşın

CHP’deki Değişim AK Parti’yi Rahatsız Etti

Gazeteci Nuray Babacan, bazı AK Partililerin, CHP’deki değişimin tabanı canlandırdığını, bunun da yerel 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde sonuç doğuracağını dile getirdiğini aktardı.

AK Parti’de, muhalif tabandaki değişimin iyi okunması ve yerel seçimlerde buna göre pozisyon alınması gerektiği konuşulduğunu belirten Babacan, AK Partide yapılan toplantılarda, CHP’deki canlanma ve değişimin ‘dikkate alınması’ gerektiği uyarılarının yapıldığını da ifade etti.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, son yazısında AK Parti kulislerinde konuşulanları aktardı:

“Siyasi arenadaki baş döndürücü gelişmeler, yerel seçimler için önemli mesajlar içeriyor. Cumhur İttifakı ortakları arasındaki gizli çekişme, İYİ Parti’de anlamlı şekilde aniden patlayan iddialar, CHP’yi avantajlı konuma getirdi.

CHP’deki değişim ve şimdilik başarıyla yönetilen sürecin, yerel seçimlere olumlu etkisinin olacağı konuşuluyor. Bu durum iktidar partisi içinde de dikkat çekti. Partide yapılan toplantılarda, CHP’deki canlanma ve değişimin ‘dikkate alınması’ gerektiği uyarıları yapılıyor.

Yerel seçimlerde birden fazla faktör etkili olacak. Adaylar kadar, rakip partilerindeki hava ve ruh seçmenin kararını etkileyecek. Özellikle ittifaklar tarafından TBMM’ye taşınan küçük partiler dikkate alınmak zorunda kalınacak. İktidar partisi, bu nedenle başta CHP olmak üzere iş birliği yapılmayan yerler için ortağı MHP’nin ve aynı tabana hitap ettiği diğer muhafazakar partilerin adaylarını da dikkate almak zorunda.

İşte bu ince hesaplar, partide yapılan toplantılarda gündem oluşturuyor. Son toplantılarda yapılan uyarılardan biri, CHP’deki değişim oldu. Geçmişte, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığının küçümsendiği, bunun bedelinin de ağır olduğu saptamaları yapıldı.

“Muhalif tabandaki değişimin iyi okunması ve…”

Bazı partililer, aynı hatanın tekrarlanmaması gerektiğini, CHP’deki değişimin tabanı canlandırdığını, bunun da yerel seçimlerde sonuç doğuracağını dile getirdi. AKP’de, muhalif tabandaki değişimin iyi okunması ve yerel seçimlerde buna göre pozisyon alınması gerektiği konuşuluyor.

Gazze savaşı ve yargı krizi nedeniyle yerel seçim planlamalarını iki hafta geciktiren parti yönetimi, bu hafta itibariyle çalışmalarına yeniden yoğunlaşacak. Parti kurmayları, kendi aralarında toplansa da Cumhurbaşkanıyla derinlikli bir yerel seçim toplantısı yapılmış değil.

Bu hafta start verildi ve taban yoklaması nihayet başladı. 150 binden fazla örgüt mensubuna, “Mevcut başkanlar devam etsin mi? Kimin aday gösterilmesini istersiniz?” diye soruldu. Sadece İstanbul’da 10 binden fazla partilinin yoklamaya katıldığı belirtiliyor. Bu çalışmayla, mevcut başkanın hizmetlerinden memnuniyet, parti ilişkileri, partinin ilke ve değerlerine uyumu, halka ilişkiler başarısı masaya yatırılıyor. Partililerden, üç aday ismi önermeleri istendi.

Diğer yandan, partide yapılan kamuoyu yoklamaları belediye başkan adaylarının belirlenmesinde etkili olacak. Tüm bunlar yapılırken, son MKYK toplantısında ‘manipülatif anket’ uyarısı yapıldı. Bazı üyeler, adayların anketleri manipüle ettiğini, bunun genel merkezi yanılttığını ifade ettiler. Doğru adayların belirlenmesi için partili anket şirketlerinin değil, ‘bağımsız kurumların’ tercih edilmesi gerektiği uyarısı yapıldı. Yani yerelde ciddi bir ısmarlama anket ve çıkar ilişkisi sorunu yaşanıyor.

“Özel olarak odaklanılan iller var”

Bu çalışmalarda özel olarak odaklanılan iller var. İstanbul başı çekiyor. Yapılan çalışmalar İstanbul’da AKP’li belediye başkanlarının büyük bölümünün değiştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle üç dönemlik başkanlara ilişkin memnuniyetsizlik ve yorgunluk algısı çok fazla. Partide, köklü değişim talepleri var.

Bu arada, İstanbul için ismi geçen adayların hepsinin Konyalı olması espri konusu. Kulislerde ismi dolaştırılan Eski Çevre Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve son olarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın Konyalı olması dikkat çekici. İstanbul’da ‘Karadenizli hakimiyeti yıkılıyor’ esprileri yapılıyor. Tabii, Konyalı adayların İstanbulluya ne kadar sıcak geleceği ayrı bir konu…”

Paylaşın

Yerel Seçimler: AK Parti’de İstanbul Gerilimi

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinden seçimlere yönelik çalışmaları hız kazandı. AK Parti’de gözler belediye başkan adaylarının belirlenmesindeki önemli kriterlerden biri olan temayül yoklamasına çevrildi.

Yaklaşık 150 bin partilinin online oy kullanacağı seçim bugün yapılıyor. Temayül yoklaması tüm il ve ilçeler için yapılacak ama en çok merak edilen İstanbul adayları olacak. Partililer ne diyecek bilinmez ama birçok adayın konuşulduğu kentte son günlerde konuşulan isimler ikiye indi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Yarışın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile eski Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı, İstanbul Milletvekili Murat Kurum arasında olduğu belirtiliyor. Yerlikaya’nın aday yapılması gerektiğini söyleyenler, “İstanbul’u mutlaka almalıyız, diyorsak hata yapma lüksümüz yok. Ali Yerlikaya İstanbul’u iyi biliyor. Bize oy vermeyen seçmen açısından da kamuoyu algısı çok iyi, karşılığı var. İcraat, hizmet odaklı kampanya açısından da avantajlı bir isim” diyor.

Eski Bakan Murat Kurum’un aday olması gerektiğini savunanlar ise Kurum’un genç ve icradan gelmiş bir siyasetçi olmasının avantajlarına dikkat çekiyor. Hatta Kurum’un İstanbul’da yaptığı çalışmalara dikkat çekenler, “Bakana git, çalış denilmiş, bir hazırlık yapıldığı ortada” diyor. Siyaset her zaman sürprizlere açık ancak bu iki ismin dışında birinin adaylığı şu anda ‘sürpriz’ olarak görülüyor.

AK Parti’de aday belirleme sürecinde temayül yoklamasının yanı sıra anketler de etkili olacak. Adayın önümüzdeki iki hafta içinde netleşmesi bekleniyor.

İstanbul adaylığı için AK Parti’ye 6 başvuru

Öte yandan AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, yerel seçimlere yönelik AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen temayül yoklamasına başkanlık etti. Şahin, “İstanbul’umuzun 39 ilçesinde 255 ilçe belediye başkan aday adayımız ve büyükşehrimiz için de 6 aday adayımız müracaatlarını gerçekleştirdiler. Genel merkez olarak illerimiz, ilçelerimiz ve bütün yönetim kademelerimizde 31 Mart seçimlerinde en güzel, en parlak başarıyı elde etmek için çok titiz ve hassas bir çalışmayı yürütüyoruz” dedi.

Bugün Türkiye’nin 81 ilinde düzenlenen temayül yoklamasını yapma amaçlarının, teşkilat mensuplarının görüşlerini, düşüncelerini, eğilimlerini tespit ederek adayların belirlenmesi sürecinde bu görüş ve önerilerden istifade etmek olduğunu söyleyen Şahin, son birkaç seçimdir temayül yoklamalarının elektronik ortamda gerçekleştirildiğine işaret etti.

Şahin, “Bugün İstanbul’umuzda yaklaşık 9 bin teşkilat üyemiz burada oylarını kullanacaklar ve 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilecek olan mahalli idareler seçiminde yarışa girecek olan 39 ilçe ve bir büyükşehir belediye başkan adayımızın tespitinde bizlere yol gösterecekler. İstanbul’umuzun 39 ilçesinde 255 ilçe belediye başkan aday adayımız ve büyükşehrimiz için de 6 aday adayımız müracaatlarını gerçekleştirdiler. Genel Merkez olarak illerimiz, ilçelerimiz ve bütün yönetim kademelerimizde 31 Mart seçimlerinde en güzel, en parlak başarıyı elde etmek için çok titiz ve hassas bir çalışmayı yürütüyoruz” dedi.

Geçen mayıs ayında yapılan parlamento seçimlerinde aday adaylığına başvuranların AFAD’a bağış yaptıklarını hatırlatan Şahin, “Yerel seçimlere müracaat sürecinde de partimize aidat yerine Filistinli kardeşlerimize ulaştırılmak üzere, onların ihtiyaçlarını gidermek üzere ve onlarla dayanışma duygumuzu ifade etmek üzere aday adaylarımızdan AFAD’a bağış aldık ve halen devam etmekte olan belediye meclis üyesi aday adaylarımızdan da bu bağışı almaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Hollanda’da Sandıktan “Radikal Sağ” Çıktı

Hollanda’da aşırı sağcı Geert Wilders liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV) erken genel seçimi açık ara önde tamamladı. Frans Timmermans’ın sol ittifakı kötümser öngörüleri yıkarak ikinci sıraya yerleşti. Dilan Yeşilgöz hayal kırıklığına uğrayarak üçüncü sıraya düştü.

Haber Merkezi / Temmuz ayı başında göç politikası konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle hükümetin dağıldığı ve erken seçim kararının alındığı Hollanda’da vatandaşlar 150 sandalyeli meclisi belirlemek için sandık başına gitti.

Seçim sandık çıkış anket sonuçlarına göre Geert Wilders’in lideri olduğu aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) 35 milletvekili çıkararak açık ara önde tamamladı.

Frans Timmermans’ın liderliğindeki İşçi Partisi (PvdA) ve Yeşil Sol (Groenlinks) ittifakı 25 milletvekili ile ikinci sırayı aldı. Dilan Yeşilgöz-Zegerius’un lideri olduğu Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) 24 milletvekili çıkararak üçüncü oldu.

Seçimlerde Yeni Sosyal Sözleşme Partisi (NSC) 20 sandalye ile dördüncü sırada yer alırken Denk Partisi de 3 milletvekili çıkardı. Önceki hükümet ortaklarından sol liberal Demokratlar 66 (D66) partisi 10, Hristiyan Demokratlar (CDA) 5 ve Hristiyan Birlik (CU) partisi 3 milletvekili çıkarabildi.

Bu sonuçlara göre hiçbir parti 150 sandalyelik parlamentoda tek başına hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamıyor. Koalisyon için en az 76 milletvekili sayısına ulaşmak gerekiyor.

Geert Wilders, Sandık çıkış anketlerinin açıklanmasının ardından yaptığı ilk açıklamada artık göz ardı edilemeyeceklerini belirterek, “Ülkeyi biz yöneteceğiz.” dedi. Wilders ayrıca, “Hollandalılar, ülkelerini geri alabileceğini ve bizim de sığınmacılar ve göç tsunamisini azaltılmasını sağlayacağımızı umuyor” dedi.

Geert Wilders’in seçim programı Hollanda’nın Avrupa Birliği’nden ayrılması için bir referandum yapılması, sığınmacı kabulünün tamamen durdurulması ve Hollanda sınırlarında göçmenlerin geri itilmesi çağrılarını içeriyor.

Ayrıca Hollanda’nın “İslamsızlaştırılmasını” da savunuyor, ancak bu seçim kampanyası sırasında İslam konusunda geçmişe göre daha ılımlı bir tavır takındı.

VVD lideri Dilan Yeşilgöz de seçim merkezinde yaptığı açıklamada yenilgiyi kabul etti. Wilders, Timmermans ve Omtzigt’i tebrik eden Yeşilgöz, “Bizim için sonuç hayal kırıklığı yarattı. Bundan alacağımız büyük dersler var. Yeterince dinlenilmedi, yeterince uygulanabilir çözümler sunulmadı. Liderlik bizde değil. Bu bizim için yeni bir sayfa. Bugünden aldığımız derslerle inandığımız bir Hollanda inşa edeceğiz” dedi.

DENK Partisi lideri Stephan van Baarle, Wilders’in seçim galibiyetinin insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne yönelik bir tehdit olduğunu savunarak, “Bu durum “birçok insanda korkuya yol açıyor” dedi.

Van Baarle, Wilders’i seçim zaferinden dolayı tebrik etmek istemediğini belirtti ve “Korkmayacağız, ilk günden itibaren bu ülkede aşırı sağ söylemlere karşı siper olup azınlıklar için mücadele edeceğiz. Irkçılık ve ayrımcılıkla mücadelede düşünmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Dışlama ve Müslüman nefretiyle mücadele bizim DNA’mız” diye konuştu.

Paylaşın

CHP’de Yerel Seçim Çalışmaları Hız Kazandı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerde çalışmalarını hızlandırdı. CHP, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında yerel seçim takvimi ve aday tespit kriterleri belirlendi.

CHP, tüm büyükşehir, il, ilçe ve beldelerde aday çıkaracak. İlerleyen süreçte diğer muhalefet partileri ile seçim iş birliğinin gündeme gelmesi ve partiler arasında mutabakat sağlanması halinde bazı seçim çevreleri için bu karar gözden geçirilebilecek.

CHP yönetimi, yerel seçim iş birliği görüşmeleri için başta İYİ Parti olmak üzere herhangi bir partiden adım beklemeyecek. Temaslar en kısa zamanda başlayacak.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre; Kurultay sürecini geride bırakan CHP’nin yerel seçimlere giderken atacağı adımlar netleşmeye başladı. Dün gerçekleşen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında yerel seçim takvimi ve aday tespit kriterleri belirlendi.

CHP yönetimi, belediye başkan adaylarını belirlemede farklı yöntemler işletecek. Başta büyükşehirler olmak üzere, başkanları CHP’li olan il ve ilçelerdeki mevcut başkanların yeniden aday gösterilip gösterilmemesi konusunda 4 farklı kriter dikkate alınacak.

İlk kriter, “mevcut başkandan memnuniyet” olacak. Seçmenin belediye başkanından ve hizmetlerinden memnun olup olmadığını ölçmek üzere “memnuniyet anketleri” yaptırılacak.

Son yerel seçimde CHP’nin aldığı oy ile yapılacak güncel anketlerdeki CHP’nin oy oranı da karşılaştırılacak. Böylece belediye başkanının partinin mevcut oy oranına katkısı olup olmadığı da ölçülmüş olacak.

Halihazırda CHP’de olan belediyelerin başkanlarının başarıları, parti il veya ilçe örgütünün, ilin milletvekillerinin görüşleri dikkate alınarak da değerlendirilecek.

Sadece o ilin veya ilçenin örgüt yöneticileri ve milletvekillerinden değil partinin görevlendirdiği başka illerin milletvekillerinden ve parti yöneticilerinden oluşan heyetlerden de görüş alınacak. Başka illerin milletvekilleri ve parti yöneticileri, görevlendirildikleri illere ilişkin rapor hazırlayacak. Bu rapor hazırlanırken sadece o kentteki partililerin değil sivil toplum örgütlerinin, iş insanlarının, yerel medyanın, esnafın da görüşü alınacak.

Tüm bu aşamalar tamamlandığında ortaya çıkan sonuca göre aday belirleme yöntemi netleşecek. Ağırlıklı olarak parti denetiminde ön seçim yöntemini benimsemeyi düşünen yeni MYK, bazı illerde tek bir isim üzerinde uzlaşı sağlanabileceğini, üye sayısı az illerde ise bu yöntemin hayata geçirilemeyeceğini ifade ediyor.

CHP’nin yönetimde olduğu tüm illerde ve ilçelerde geçerli olacak bu yöntemler, Genel Başkan Özgür Özel’in de isimlerini açıkladığı ve memnuniyet oranının çok yüksek olduğu İstanbul, Ankara ve Aydın’da geçerli olmayacak.

CHP, belediye meclis üyeliklerinde cinsiyet ve genç kotasını da uygulayacak. Buna göre belediye Meclis üye adaylarının üçte 1’i kadınlardan, dörtte 1’i de gençlerden oluşacak.

CHP Ankara ve İstanbul için ise özel bir strateji yürütecek. Ankara’da cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yüksek oy aldığı ancak halen AK Parti veya MHP’de olan bazı belediyelerin alınabileceği ifade ediliyor. Mamak, Etimesgut, Gölbaşı gibi ilçe belediyeleri üzerinde özel olarak duruluyor.

CHP yönetimi, İstanbul’daki 39 ilçenin en az 25’ini kazanma potansiyelleri olduğunu ifade ederken 30 ilçeyi kazanmak üzere çalışma yürüttüklerini ifade ediyor. Belediye başkan adaylarının ilçenin talepleri, sosyal dokusu, farklı toplum kesimleri ile ilişkileri dikkate alınarak belirleneceğini ifade eden yöneticiler, bu konuda detaylı veriler içeren kapsamlı ve bilimsel çalışmalar yaptıklarını anlattı.

CHP yönetimi, yerel seçim stratejisini belirlemek üzere milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve parti yöneticilerinin katılımıyla 1-3 Aralık tarihleri arasında Antalya Manavgat’ta kampa girecek. Kampta seçim kampanyasına ilişkin önerilerin yanı sıra, seçim bölgelerinde görevlendirilecek heyetler de belirlenecek.

MYK toplantısının ardından il ve ilçe başkanlıklarına gönderilen genelgeye göre büyükşehir, il, ilçe belediye başkanlıkları ile belediye meclis üyeliği adaylığı için başvurular 21-28 Kasım arasında alınacak.

İl ve ilçe başkanlarının belediye başkanlığına aday olmamaları yönündeki geçen dönem alınan tavsiye kararı uygulanacak. Ancak kamuoyu yoklamaları ve örgütlerin görüşü doğrultusunda, il veya ilçe yöneticilerinin belediye başkan adayı olması yönünde bir eğilim çıkarsa istisnai uygulamalar söz konusu olabilecek. Ayrıca partinin güçsüz olması nedeniyle, aday çıkarılamayan yerlerde de ilçe, il veya belde başkanları doğal aday olacak.

Tüm seçim çevrelerinde aday çıkarılacak

CHP, tüm büyükşehir, il, ilçe ve beldelerde aday çıkaracak. İlerleyen süreçte diğer muhalefet partileri ile seçim iş birliğinin gündeme gelmesi ve partiler arasında mutabakat sağlanması halinde bazı seçim çevreleri için bu karar gözden geçirilebilecek.

CHP yönetimi, yerel seçim iş birliği görüşmeleri için başta İYİ Parti olmak üzere herhangi bir partiden adım beklemeyecek. Temaslar en kısa zamanda başlayacak.

CHP’de belediye başkanlığı ve belediye meclis üye adaylığı başvuru ücretleri de netleşti. Başvuru ücretleri başvuru yapılan yerin nüfus büyüklüğüne göre kademeli olarak artacak. Buna göre en yüksek ücreti 50 bin lira ile büyükşehir belediye başkan adayları, en düşük ücreti ise 3 bin lirayla, nüfusu 5 binin altındaki belde adayları ödeyecek.

Belediye Meclis üye adaylarından da başvurdukları yerin nüfusuna göre bin lira ile 10 bin lira arasında başvuru ücreti alınacak. Kadın ve genç kontenjanından başvuranlar belirlenen ücretin yarısını, engellilerden, çatışmalarda hayatını kaybedenlerin yakınlarından ve gazilerden ise ücret alınmayacak.

Paylaşın

İYİ Parti, “Kaybet – Kaybettir” Stratejisi İzliyor

Siyasal İletişim Uzmanı Dr. İbrahim Uslu, “Şu anki haliyle İyi Parti bir ‘kaybet-kaybettir’ stratejisi takip ediyor gibi görünüyor… Kamuoyu araştırmalarında İyi Partinin genel seçimler için oy oranı yüzde 7-8 aralığındayken, yerel seçimlerde bu destek yüzde 5 civarına iniyor. Yani şimdiki tutumunu değiştirmezse İyi Parti genel seçimdeki oy oranının çok altına düşebilir. Bu durumda Büyükşehir, il ve büyükşehir ilçe belediyesi kazanma olasılığı oldukça düşük” değerlendirmesinde bulundu.

İbrahim Uslu, seçimlerde alınan sonuçlara işaret ederek, “Malumunuz, belediye başkanlığı seçimi en çok oy alanın kazandığı bir yarış ve geçen yıl yapılan genel seçimlerde İyi Parti hiçbir büyükşehirde ve il belediyesi sınırları içinde en yüksek oyu alan ilk iki partiden biri olamadı. Genellikle üçüncü veya dördüncü parti olabildi. Bir yıl önce üçüncü veya dördüncü parti olduğunuz yerlerde bu kadar iç çalkantı da yaşadıktan sonra belediye seçimi falan kazanamazsınız” ifadesini kullandı.

İyi Partinin şu an izlediği politikayı hatırlan Uslu, “Bu yüzden kendisi kaybedecek ama aynı zamanda muhalefete de kaybettirecek. Doğal olarak iktidar partilerinin kazanacağı bir yarışa katkı vermiş olacak. İşte bu yüzden insanlar İyi Partinin iktidarla uzlaştığını düşünmeye başladılar” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasal İletişim Uzmanı Dr. İbrahim Uslu, İyi Partideki gelişmeleri Evrensel’den Şerif Karataş’a değerlendirdi.

Yaşanan istifalar “Neyi gösteriyor” sorumuza Uslu, seçimden sonra yaşanan istifaların İyi Partide ilk kez karşılaşılan bir durum olmadığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Daha önce gerçekleştirdiği kongre sürecinde de başta Ümit Özdağ olmak üzere önemli isimlerin istifası ile karşılaşmıştık. İyi Partinin temel sorunu kurumsallaşmasını tamamlamakta zorlanması. Yıllardır siyasi yelpazenin neresinde duracağını dahi kararlaştıramamış bir partiden söz ediyoruz. Şu ana kadarki karakterine baktığımızda

İyi Parti; kariyer yapmanın diğer kurumsal partilere kıyasla görece daha kolay, parti mensuplarının birlikteliğini pekiştirecek müşterekleri pek fazla olmayan, dolayısıyla fikir ayrılıklarına düşmenin sürekli yaşandığı, temel politika alanlarında henüz uzlaşı sağlayamamış bir siyasi yapı görünümünde. Üstüne üstlük parti içerisindeki şiddetli tartışmalar parti politikalarının ne olması gerektiğinden maada kurum içi rekabet nedeniyle ortaya çıkıyor. Hatta en son yaşanan krizlerin bir suistimal sebebiyle ortaya çıktığına dair de ciddi bilgiler var.”

Devamında Uslu, biraz iddialı bir değerlendirme bulunarak, “İyi Parti şu ana kadarki performansı ile henüz partileşme sürecini tamamlayamadan büyük politik sorumluluklar ve iddialar taşımaya çalışan bir siyasi mekanizma görünümünde…” dedi.

İstifalarla birlikte gündeme gelen “İktidarla pazarlık için kapıyı açık bıraktığı” ve “belediyelerle ticari ilişkilere” iddialara ilişkin sorumuza Uslu, “Şu an Türkiye’deki hem siyasal koşullar hem de yasal düzenlemeler partilerin “yalnız kurt” olmasına imkan tanımıyor. Bu nedenle bir parti çıkıp da “Ben yoluma tek başıma devam edeceğim” dediğinde inandırıcı olamıyor ve insanlar bu sözün arkasında başka gizli niyetler arıyorlar. İyi Partinin niyetini okumamıza imkan yok tabii ki, ama ben bunun da ötesinde üzerinde uzlaştıkları bir planlarının olduğunu da çok fazla düşünmüyorum. İçerideki tartışmalar büyük ölçüde zaten önemli konularda müşterek hedefler koyamamalarından kaynaklanıyor” ifadeleriyle yanıtladı.

“Kaybet – kaybettir” stratejisi

İyi Partideki gelişmelerin yerel seçimlere etkisi de konuşuluyor. “Şu anki haliyle İyi Parti bir “kaybet-kaybettir” stratejisi takip ediyor gibi görünüyor” diyen Uslu, “Kamuoyu araştırmalarında İyi Partinin genel seçimler için oy oranı yüzde 7-8 aralığındayken, yerel seçimlerde bu destek yüzde 5 civarına iniyor. Yani şimdiki tutumunu değiştirmezse İyi Parti genel seçimdeki oy oranının çok altına düşebilir. Bu durumda Büyükşehir, il ve büyükşehir ilçe belediyesi kazanma olasılığı oldukça düşük” değerlendirmesinde bulundu.

Uslu, seçimlerde alınan sonuçlara işaret ederek, “Malumunuz, belediye başkanlığı seçimi en çok oy alanın kazandığı bir yarış ve geçen yıl yapılan genel seçimlerde İyi Parti hiçbir büyükşehirde ve il belediyesi sınırları içinde en yüksek oyu alan ilk iki partiden biri olamadı. Genellikle üçüncü veya dördüncü parti olabildi. Bir yıl önce üçüncü veya dördüncü parti olduğunuz yerlerde bu kadar iç çalkantı da yaşadıktan sonra belediye seçimi falan kazanamazsınız” ifadesini kullandı.

İyi Partinin şu an izlediği politikayı hatırlan Uslu, “Bu yüzden kendisi kaybedecek ama aynı zamanda muhalefete de kaybettirecek. Doğal olarak iktidar partilerinin kazanacağı bir yarışa katkı vermiş olacak. İşte bu yüzden insanlar İyi Partinin iktidarla uzlaştığını düşünmeye başladılar” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

AK Parti Ve MHP’de Yerel Seçimler Hazırlığı: Sürprizlere Hazır Olun

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin MHP’de “Sürprizlere hazır olun” denilirken AK Parti’de de çalışmanın belediye başkan adaylarının YSK’ya bildirileceği güne kadar devam edeceği belirtilerek, “Şubat’ın ikinci hafta sonuna kadar her şey olabilir” deniliyor.

İki parti heyetlerinin bu ay sonuna kadar hazırladıkları ön çalışmayı tamamlaması, daha sonra bunun liderlere sunulması bekleniyor. Liderlerin görüşmesinin ardından da heyetler çalışmaya devam edecek.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde iş birliği yapan AK Parti ile MHP, yaklaşık 4.5 ay sonra gerçekleşecek seçimler için de ortak çalışmaya başladı. AK Parti ve MHP heyetleri son iki haftada bir dizi toplantı yaptı.

MHP’li yetkililer, “Çok büyük bir uyum ve zarafet içinde” görüşmelerin sürdüğünü söylerken AK Partili yetkililer de “çok olumlu bir çalışma” içinde olduklarını ifade ediyor. Ancak 2019 seçimlerinde 30’u büyükşehir olmak üzere toplam 51 ilde iş birliğine giden iki partinin bu seçimde nasıl bir formülle yol alacağı bilinmiyor.

Kulislerde iki partinin 2019 yerel seçimlerinde yapılan iş birliğini büyük ölçüde koruyacağı ifade edilirken bazı şehirlerde değişiklikler olabileceği konuşuluyor. MHP’de “Sürprizlere hazır olun” denilirken AK Parti’de de çalışmanın belediye başkan adaylarının YSK’ya bildirileceği güne kadar devam edeceği belirtilerek, “Şubat’ın ikinci hafta sonuna kadar her şey olabilir” deniliyor.

İki parti heyetlerinin bu ay sonuna kadar hazırladıkları ön çalışmayı tamamlaması, daha sonra bunun liderlere sunulması bekleniyor. Liderlerin görüşmesinin ardından da heyetler çalışmaya devam edecek.

Paylaşın