Yerel Seçimler: Ekrem İmamoğlu Ve Mansur Yavaş Yeniden Aday

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin seçim çalışmaları da hız kazandı. CHP, İstanbul için mevcut başkan Ekrem İmamoğlu’nu, Ankara için ise mevcut başkan Mansur Yavaş’ı aday göstermeye karar verdi.

CHP’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey ve Balıkesir Büyükşehir Beledyie Başkan Adayı da Ahmet Akın oldu. Öte yandan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da CHP PM üyelerinin kendisini aday olarak ilan ettiğini duyurdu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Deniz Yücel kamuoyuna yaptığı açıklamada “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız; İstanbul’u AKP’nin talancı belediyecilik anlayışından kurtaran ve halkçı belediyecilik anlayışıyla tanıştıran, Sayın Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız ise, Ankara’yı parsel parsel satanlardan kurtaran, Ankara’yı sosyal belediyecilik anlayışıyla tanıştıran Sn. Mansur Yavaş” dedi.

CHP’nin dördü büyükşehir belediye başkan adayı olmak üzere 227 seçim çevresinde belediye başkan adaylarını belirlediğini söyleyen Yücel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Mustafa Bozbey ve Balıkesir Büyükşehir Beledyie Başkan Adayının da Ahmet Akın olduğunu belirtti.

“Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, 2019’dan bu yana Türkiye’nin yarısını sosyal belediyecilik anlayışıyla tanıştırdık. Türkiye’nin yarısı CHP’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yönetilmektedir” diyen Yücel “Belediyelerimiz geçtiğimiz 4 yılda başta pandemi olmak üzere deprem, sel gibi doğal afet süreçlerinde, halkımızın yanında olmuştur. Vatandaşımızın ihtiyaç ve taleplerini yüksek organizasyon yetenekleriyle hızlı bir şekilde karşılamışlardır. İnanıyoruz ki 31 Mart seçimlerinde insan odaklı politikalarımızla vatandaşımıza, sıcak bir el uzatan belediyelerimizin sayısını arttıracağız” ifadelerini kullandı.

CHP’nin Bolu Belediye Başkan Adayı Tanju Özcan oldu. Özcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP kadrolarına teşekkür ederek “Selam olsun, Atatürkçü yurtseverlere, ulus devletin teminatı Türk milliyetçilerine” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, mevcut İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeniden aday gösterilmesini şu ifadelerle değerlendirdi:

“16 Milyon İstanbullunun Başkanı Ekrem İmamoğlu, Parti Meclisimizin oy birliğiyle aldığı kararla 31 Mart 2024 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak belirlenmiştir. Adil, yeşil, yaratıcı İstanbul vizyonumuzu, meclis çoğunluğunu da sağlayarak pekiştireceğiz. Mutlaka Kazanacağız!”

Paylaşın

Erdoğan’dan Kurmaylarına ‘Aday’ Uyarısı

Yerel seçimler yaklaştıkça partilerin seçim çalışmaları hız kazan. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ayın ikinci yarısında açıklamayı düşündükleri belediye başkan adayları konusunda kurmaylarını uyardığı öne sürüldü.

Erdoğan’ın yerel seçim aday tarifi yaptığı, “Partinin oyunu artırmayacaksa, faydadan çok zarar getirecekse, dedikodulara konu olacaksa, bunlarla işimiz olmaz.” dediği de belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarısız belediye başkanlarıyla vedalaşırken, “yeni küskün yaratmadan” operasyon yapılmasını istedi. Erdoğan, aday tarifini de “yük olan değil, yük alan isimler olsun” diye çizdi.

Gazete Pencere’den Nuray Babacan’ın kulis haberine göre, AK Parti, MHP ile belirlenen ittifak sınırlarının ardından, kendi adaylarına ilişkin çalışmalara yönelmeye başladı. Bu ayın ikinci yarısında büyük illerin adaylarını açıklayacak partideki çalışmalar hızlandı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan kurmaylarıyla yaptığı toplantılarda, bundan sonraki çalışmalara ilişkin görüşlerini aktararak şunları söyledi:

“Mevcut belediye başkanlarından değişecek olanlarla temasa geçeceğiz. Onların gönüllerini alacağız. Siz de bu konuda duyarlı olun. Kırıp dökmeden süreci götürelim. Yeni küskünlüklere yol açmadan, bunun bir bayrak yarışı olduğunu anlatalım. Seçimlerde birlikte çalışmanın yollarını arayalım. Bize yük olan değil, yük alanlarla yol yürümeliyiz. Partinin oyunu artırmayacaksa, faydadan çok zarar getirecekse, dedikodulara konu olacaksa, bunlarla işimiz olmaz.”

CumhurbaşkanıErdoğan’ın bu yaklaşımı nedeniyle mevcut belediye başkanlarının büyük bölümünün değişmesine kesin gözüyle bakılıyor. Erdoğan’ın yaptığı toplantılarda ve kamuoyuna açık konuşmalarında değişimin mesajını vererek mevcut belediye başkanlarını sürece hazırladığı yorumları yapılıyor. Özellikle üç dönemlik olanlar ve yerelde hakkında çeşitli iddialar dolaşan başkanlarla vedalaşılması bekleniyor.

AK Parti’deki bu operasyonda, memnuniyet anketlerinin etkili olduğu belirtiliyor. Belli aralıklarla Türkiye genelinde belediye başkanların seçmendeki karşılıkları, performansları, örgütle ilişkileri, haklarındaki iddialar gibi incelemeler yapıldığı anlatılıyor.

Paylaşın

AK Parti Temsilcileri: Yerel Seçimler Sonrası Meclis Aritmetiği Değişir

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin seçim çalışmaları hız kazanırken, AK Parti’ye göre ise hem iktidar hem de muhalefet cephesinde yer alan küçük partilerin yerel seçimde varlık göstermesi çok mümkün değil.

Bu partilerin büyüme imkanı olmadığını ileri süren iktidar temsilcileri özellikle DEVA, Gelecek, Saadet Partilerinin bir daha Meclis’e gelemeyeceğine dikkat çekerek, “Yerel seçim sonrası büyük kısmı AK Parti’ye bir kısmı ise CHP’ye gider. Meclis aritmetiği değişir” iddiasında bulunuyor.

14 Mayıs seçimlerinde ortak listelerden Meclis’e giren partileri 31 Mart yerel seçim sınavı bekliyor. Saadet Partisi ve Gelecek Partisi Meclis’te ortak grup oluşturma süreciyle başlayan iş birliğini yerel seçimlere taşıyacak. İki parti birçok kentte iş birliğine gidecek.

DEVA Partisi de 81 ilde kendi adayını çıkaracağını duyurdu. AK Parti listelerinden Meclis’e giren Hüda-Par aday adaylarının başvurusunu almaya başladı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a destek veren Yeniden Refah Partisi’nin ise AK Parti ile yeniden bir pazarlık süreci yürüttüğü biliniyor.

AK Parti’ye göre ise hem iktidar hem de muhalefet cephesinde yer alan küçük partilerin yerel seçimde varlık göstermesi çok mümkün değil.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Bu partilerin büyüme imkanı olmadığını ileri süren iktidar temsilcileri özellikle DEVA, Gelecek, Saadet Partilerinin bir daha Meclis’e gelemeyeceğine dikkat çekerek, “Yerel seçim sonrası büyük kısmı AK Parti’ye bir kısmı ise CHP’ye gider. Meclis aritmetiği değişir” iddiasında bulunuyor.

Paylaşın

Yerel Seçimler: Ekrem İmamoğlu’nun 6 Avantajı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin ve ittifakların seçim çalışmaları da hız kazandı. İktidardan muhalefete tüm siyasi partilerin gözü İstanbul’da.

2019 yerel seçimlerinde muhalefet partilerinin ittifakıyla kazanılan İstanbul’da bu kez İYİ Parti kendi adayını çıkaracak. HEDEP’in (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) eğilimi de aday çıkarma yönünde. Böyle bir tabloda “Ekrem İmamoğlu yeniden kazanabilir mi” diye soruluyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yakın çalışma ekibine göre bu mümkün. İstanbul’da bir şehir ittifakı yaratıldığını ve seçim sürecinde bunun geliştirilebileceğini söyleyen partililere göre İmamoğlu’nun bir dizi avantajı var. Bu avantajlar şöyle sıralanıyor:

1) Ekrem İmamoğlu mevcut belediye başkanı olarak yarışa bir adım önde başlıyor.

2) Anketler İYİ Partililerin yüzde 63’ünün CHP ile ittifaktan yana olduğunu gösteriyor. Ekrem Bey’e destek daha fazla. İYİ Parti adayı büyük etki yaratmaz.

3) İstanbul’daki Kürt seçmende Demirtaş etkisi kuvvetli. Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın adaylığı konuşuluyor. Demirtaş ile denk düşecek bir isim aday olmazsa İmamoğlu Kürt seçmenden aldığı oyu büyük ölçüde koruyabilir.

4) AK Parti’nin en geniş seçmen kitlesi yoksullar. İmamoğlu 5 yıllık görev süresince bu konuda iyi bir sınav verdi. Hem ihtiyaç sahiplerine yardım bütçesi artırıldı hem de partizan davranılmadı. İmamoğlu İstanbul’da yoksullardan, AK Parti seçmeninden önceki seçime göre çok daha fazla oy alacak.

5) Cumhurbaşkanlığı seçimi ülke genelinde 52-48 Erdoğan lehine bitti ama İstanbul’da Kılıçdaroğlu 4 puan öndeydi. 16 Nisan referandumundan yana devam eden bu tablo da İmamoğlu için bir avantaj.

6) AK Parti’nin konuşulan adayları Murat Kurum, Adil Karaismailoğlu ya da Tevfik Göksu gibi isimler ne partilerinde ne de seçmen nezdinde heyecan yaratıyor. Hiçbirinin CHP, HEDEP’ten oy alma potansiyeli yok. Ama iyi bir seçim süreci yönetilirse İmamoğlu AK Partililerin yanı sıra MHP seçmeninden de oy alabilir.

CHP’den İstanbul’a çıkarma

Öte yandan CHP geçtiğimiz hafta yerel seçim çalışmaları kapsamında 100 milletvekiline 68 ilde çalışma yaptırdı. 2-3’lü heyetler halinde yapılan çalışmada esnaf, vatandaş buluşmaları yapıldı, aday adayları dinlendi.

Milletvekillerinin hazırlayacakları raporlar MYK ve PM’nin aday belirleme sürecine yardımcı olacak. Kalan iller için de önümüzdeki günlerde yeni yeni heyetler görevlendirilecek. Her biri yüzbinlerce nüfus barındıran 39 ilçeli İstanbul içinse tam bir çıkarma yapılacak.

İstanbul’a aralarında Parti Meclisi üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 40 kişiden oluşan bir milletvekili grubunun görevlendirilmesi bekleniyor. Aynı şekilde CHP’li çok sayıda belediye bulunan İzmir için de geniş bir grup görevlendirilecek.

Paylaşın

Yerel Seçimler: AK Parti, İstanbul İçin Nasıl Bir Aday Arıyor?

31 Mart 2024’te yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça partilerde çalışmalarına hız verdi. Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesinde aday tercihinin en önemli faktör olduğu belirtilen AK Parti’de, İstanbul ve Ankara için belediyecilik hizmetleriyle öne çıkan isimlerin adaylaştırılması görüşü ağırlık kazanıyor.

AK Parti kulislerinde İstanbul’u yeniden almanın yollarından biri olarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun belediyecilik hizmetlerinden memnun olmadığı belirtilen, yüzde 10 dolayındaki muhalif seçmenin en az yarısının oy verebileceği bir ismi aday göstermek olarak görülüyor. AK Parti kurmayları, İstanbul’u yeniden kazanmanın Ankara’ya göre daha kolay olacağı görüşünde.

31 Mart 2024’de yapılacak yerel seçimler için çalışmalarını hızlandıran Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile ittifak çalışmalarını sürdürürken, 2019 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) kaybedilen büyükşehirleri yeniden kazanacak strateji üzerinde çalışıyor. İktidar partisinin birinci önceliği ise, İstanbul’u yeniden kazanmak.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın aktardığına göre; AK Parti kulislerinde İstanbul’u yeniden almanın yollarından biri olarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun belediyecilik hizmetlerinden memnun olmadığı belirtilen, yüzde 10 dolayındaki muhalif seçmenin en az yarısının oy verebileceği bir ismi aday göstermek olarak görülüyor.

2019’daki yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesinde aday tercihinin en önemli faktör olduğu belirtilen AK Parti’de, İstanbul ve Ankara için belediyecilik hizmetleriyle öne çıkan isimlerin adaylaştırılması görüşü ağırlık kazanıyor. AKP kurmayları, İstanbul’u yeniden kazanmanın Ankara’ya göre daha kolay olacağı görüşünde.

2019’da Ekrem İmamoğlu üzerinde ittifak sağlayan muhalefetin, bu ittifakı 2024 yerel seçimlerine taşıyamaması avantaj olarak görülüyor. 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde İstanbul’daki oy farkının sadece 13 bin 759 olduğuna dikkat çekilerek, tekrarlanan seçimlerdeki 800 bin dolayındaki farkın “tepki ve mağduriyet algısından” kaynaklandığına işaret ediliyor.

İktidar partisi kurmayları, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının profilinin ilk tur seçim sonuçları dikkate alınarak şekilleneceğini ifade ediyorlar.

İktidar partisi kaynakları, gerek parti içinde gerekse bağımsız kuruluşlarca yapılan kamuoyu araştırmalarına göre yüzde 10 dolayında olduğu belirtilen ve 2019’de Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş, ancak şu anda belediye hizmetinden memnun olmayan seçmeni ikna edecek bir ismin adaylaştırılması halinde, İstanbul’un yeniden alınabileceğini savunuyor.

AK Parti kurmayları, bu veriye göre nasıl bir strateji izleneceğine ilişkin şu değerlendirmeleri yapıyorlar: “Şu anda gri alanda duran yüzde 10 dolayında bir seçmen kitlesi var. Bunlar daha önce CHP’ye veya başka bir muhalefet partisine oy vermiş, AK Parti’ye muhalif bir kesim.

Ancak iyi belediye hizmeti verilmesini önemsiyor. Ulaşımda kolaylık, çevre temizliği, şehir hayatının kolaylaştırılması bunların önceliği… Bu seçmen grubuyla ilgili bir üniversitenin yaptığı araştırma var: Yüzde 10’luk grup, 2019’da Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş. Ama bunların yüzde 46’sı belediyecilik hizmetini beğenmediği için ‘yeniden oy vermem’ diyor.

AK Parti’nin İstanbul’da oyu zaten yüzde 44-45 bandında. Bu seçmen grubunun en az yarısının oy verebileceği bir isim bizim seçimi rahat kazanmamızı sağlar… Bu seçmen grubu, popüler adayları da sevmiyor. 2019’da yapılan hata da buydu. Siyasi kimliğiyle öne çıkan isimler adaylaştırıldı. O nedenle 2019’da İmamoğlu’na yöneldiler… Aynı aday tekrarlanmamalı, belediyecilik hizmeti beklentisini karşılayacak isimler adaylaştırılmalı.”

AK Parti’de, belediye ve şehircilik hizmetleriyle öne çıkan isimlerin adaylaştırılması konusunda büyük ölçüde uzlaşı olsa da adayın belediye başkanı kökenli mi, yoksa geçmişteki icraatlarıyla öne çıkan eski bakanlardan biri mi olacağı konusu tartışmalı.

Ancak son dönemde AK Parti kulislerinde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) dönemindeki hizmetleri anımsatılan Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan ile Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen da ön plana çıkmaya başladı. Trabzonlu olan Ekrem İmamoğlu’na karşı Karadenizli aday formülünün de dile getirildiği AKP’de, her iki başkanın da Trabzonlu olmasının da avantaj olacağı düşünülüyor.

Ancak eski Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum ile eski Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu da AK Parti kulislerinde en çok aday olarak ismi dillendirilien isimler.

Bir önceki seçimde olduğu gibi 31 Mart seçimlerinde de ittifak yapma kararı alan AK Parti ve MHP kurmayları ittifak kriterlerini büyük ölçüde netleştirdi. Buna göre halen AK Parti’de olan belediyeler AK Parti’ye, MHP’de olan yerlerde de sadece bu parti aday çıkarması üzerinde uzlaşıldığı belirtiliyor.

Bu çerçevede MHP’li başkanın yönettiği Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yine MHP aday gösterecek. 2019’da CHP’ye karşı kaybedilen büyükşehir ve illerde ise başarısız olan belediye başkanları yeniden aday gösterilmeyecek ama kamuoyu araştırmaları da dikkate alınarak, bu illerde belediyeyi en son kazanan parti aday çıkaracak. Bu çerçevede 2019’da CHP’nin kazandığı Mersin ve Adana da bu çerçevede MHP’ye bırakıldı.

Kamuoyu yoklaması

2019 seçimlerinde iki partinin ayrı girmesi nedeniyle, az farkla kaybedilen yerler ile uzun süredir muhalefetin elinde olan yerler için ise farklı strateji uygulanacak. Kamuoyu yoklamaları, teşkilatların öneriler ve aday beklenti profili dikkate alınarak, az farkla kaybedilen yerlerde ortak aday çıkarılacak.

Bu yüzden, ittifak yapılacak il ve ilçe sayısının artacağına dikkat çekiliyor. Hangi partinin oyu yüksekse veya kazanacak aday profiline uygunsa, o partinin adayı desteklenecek. Aydın ve Muğla gibi, uzun süredir muhalefetin elinde olan illerde de kamuoyu yoklamaları yapılacak.

Bu illerde, ortak aday çıkarılması halinde seçimi kazanma ihtimali görülmesi halinde, ortak aday gösterilecek ve oyu önde görülen partinin adayı desteklenecek. Ancak, seçimi kazanma ihtimalinin düşük olduğu yerlerde, iki partinin ayrı adaylar çıkarması söz konusu olabilecek.

Paylaşın

Yerel Seçimler: Ümit Özdağ, İYİ Parti’ye İttifak Çağrısını Yineledi

İYİ Parti’ye ittifak çağrısını yineleyen Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, “İYİ Parti, Zafer Partisi’nin önerisini kabul etmez ise Cumhur İttifakı bu seçimlerde ciddi bir sonuç alır. Onun için biz Sayın Akşener’e seçim iş birliği çağrısında bulunduk” dedi ve ekledi:

“Böyle bir iş birliğinin oy potansiyelinin minimum yüzde 20, belki de ötesinde olduğunu ifade ettik. Sokaklar, caddeler ve meydan anketleri bunu gösteriyor. Sayın Akşener’in deneyimli bir siyasetçi olarak bu konuda doğru adımı atarak Zafer Partisi’nin uzatmış olduğu eli geri çevirmeyeceğini düşünüyoruz.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 31 Mart Yerel Seçim çalışmaları kapsamında Kırşehir’de temaslarda bulundu. 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’nin genel başkanı Meral Akşener’e ittifak çağrısında bulunan Ümit Özdağ, şunları söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi’ne İYİ Parti’nin vermiş olduğu cevabı olumlu, geç kalmış doğru bir cevap olarak görüyoruz. Ancak şunun da altını çizmek istiyorum. Türk siyasetinde bir Cumhur İttifakı gerçeği varken ve bu Cumhur İttifakı en etkili, kendi içinde en fazla bütünleşmiş dönemini yaşarken İYİ Parti, Zafer Partisi’nin önerisini kabul etmez ise Cumhur İttifakı bu seçimlerde ciddi bir sonuç alır.

Onun için biz Sayın Akşener’e seçim iş birliği çağrısında bulunduk. Böyle bir iş birliğinin oy potansiyelinin minimum yüzde 20, belki de ötesinde olduğunu ifade ettik. Sokaklar, caddeler ve meydan anketleri bunu gösteriyor. Sayın Akşener’in deneyimli bir siyasetçi olarak bu konuda doğru adımı atarak Zafer Partisi’nin uzatmış olduğu eli geri çevirmeyeceğini düşünüyoruz.”

Paylaşın

Yerel Seçimler: CHP’nin Hedefi İYİ Parti Tabanı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça partilerde çalışmalarına hız verdi. CHP, örgütleri aracılığıyla, seçimlerde iş birliği teklifini kabul etmeyen İYİ Parti yönetimi yerine partinin tabanı ile temas etmeye hazırlanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), işbirliğine kapıları kapatmayan HEDEP ile de görüşmesi bekleniyor. HEDEP’in Türkiye’deki en politik parti olduğunu kaydeden CHP’liler, “Bu nedenle HEDEP yönetimi ile görüşmeyi önemsiyoruz” değerlendirmesini yapıyor.

İYİ Parti’nin (İYİP) yerel seçimlerde işbirliğine kapıları kapatmasının ardından CHP, seçim çalışmalarına bugün itibarıyla başlayacak. İlk etapta 100 milletvekili, seçim bölgelerine dağılacak. CHP milletvekilleri, seçim bölgelerindeki aday adaylarıyla bir araya gelecek, seçmenin nabzını yoklayacak.

31 Mart 2024 tarihindeki yerel seçimler için kentlere dağılacak milletvekilleri, seçim bölgelerindeki aday adayları ile görüşerek aday belirlenme sürecini resmen başlatacak. Milletvekillerinin aday adayları ile görüşme süreci en geç 10 gün içerisinde tamamlanacak.

Birgün’den Mustafa Bildirci’nin haberine göre; CHP’de örgütlere İYİ Parti’nin tabanı ile temasta olmaları talimatı verildi. Partisinin grup toplantısında, “İYİ Partililer iyi insanlardır” mesajı ile örgütüne seslenen CHP Lideri Özgür Özel’in mesajları da İYİ Parti tabanına anlatılacak.

Öte yandan CHP içinde, Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturmasının ardından İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirmemesinin tabanda yarattığı rahatsızlık da konuşuluyor. Parti kaynakları, “Tabanımız, Meral Hanım Genel Başkanımıza hayırlı olsun ziyaretine gelmeden bizim oraya gitmemizi eleştiriyor” ifadelerini kullanıyor.

Örgütler aracılığıyla İYİ Parti’nin tabanı ile temas etmeye hazırlanan CHP’nin, işbirliğine kapıları kapatmayan HEDEP ile de görüşmesi bekleniyor. HEDEP’in Türkiye’deki en politik parti olduğunu kaydeden CHP’liler, “Bu nedenle HEDEP yönetimi ile görüşmeyi önemsiyoruz” değerlendirmesini yapıyor.

HEDEP cephesi ise CHP ile lokalde işbirliğine sıcak bakıyor. Olası ittifaka kapılarını kapatmayan ve “Herkesle görüşmeye hazırız” mesajını veren HEDEP’te, “Kürt sorunuyla ilgili en cesur açıklamaları CHP Genel Başkanı Özgür Özel veriyor” değerlendirmeleri yapılıyor.

Paylaşın

Kulis: AK Parti, İstanbul, Ankara Ve İzmir İçin Kazanacak Aday Arıyor

31 Mart 2024’te yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça partilerde çalışmalarına hız verdi. AK Parti’de İstanbul için eski Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’un adı kulislerde en çok dillendirilen isimler arasında yer alıyor.

Parti kulislerinde, Ankara’da, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’un aday gösterilmesinin yüksek ihtimal olduğu dile getirilirken, İzmir için ise, “İzmir’i almak istiyorsak bize 7 kuşak İzmirli bir aday lazım. Adayın muhalif seçmene hitap etmesi gerekir” değerlendirmeleri yapılıyor.

Türkiye’nin gündemini meşgul etmeye başlayan yerel seçimler için partiler çalışmalarını hızlandırırken, kulislerde AK Parti’nin muhtemel adayları konuşulmaya devam ediyor.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre; AK Parti’de Ekrem İmamoğlu’na karşı Karadenizli aday arayışı sürerken, hem Kürt seçmenin hem muhalif seçmenin oyunu alabilecek profiller üzerinde de duruluyor. Karadenizli ve Kürt olmamasına rağmen bakanlığı döneminde gösterdiği performanstan dolayı eski Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’un adı kulislerde en çok dillendirilen isimler arasında yer alıyor.

Bazı parti kurmayları İstanbul’da hem Kürt seçmene hem muhalif seçmene hitap edebilecek, ılımlı siyaset yürütebilecek bir ismin aday gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Kulislerde bu özellikleri taşıyan isimlerden birinin de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olduğu konuşuluyor. Ayrıca, Karadenizli olması ve bakanlık döneminde yaptığı büyük yatırımlarla kendini gösteren eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da İstanbul için konuşulan isimler arasında bulunuyor.

Yine mevcut ilçe belediye başkanlarından birisinin de büyükşehir için aday gösterilebileceği belirtiliyor. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın aday gösterilebileceği kaydediliyor.

Ankara ve İzmir

Ankara’da ise mevcut Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın karşısına milliyetçi bir profile sahip adayla çıkıldığı takdirde başkentin geri alınabileceği görüşü hâkim. Kulislerde bu profildeki Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’un aday gösterilmesinin yüksek ihtimal olduğu dile getiriliyor. Öte yandan aday adaylığı için Tarım ve Orman Bakan Yardımcılığı görevinden istifa eden eski Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin de aday olabileceği belirtiliyor.

İzmir’de de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın ismi öne çıkıyor. Parti kurmayları “İzmir’i almak istiyorsak bize 7 kuşak İzmirli bir aday lazım. Adayın muhalif seçmene hitap etmesi gerekir” değerlendirmesini yapıyor.

Paylaşın

İYİ Partili Kurmaylar: Parti, Seçimlerde Hedefleri Tutturulamazsa Dağılabilir

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere müstakil olarak girme kararı İYİ Parti’de huzursuzluğa neden olduğu öne sürüldü. Kulislere göre, iyi partili kurmaylar, başarısızlık durumunda partinin hızla dağılabileceği riskinin de altını çiziyor.

İYİ Partili kurmaylar, partinin yerel seçimlerde oy oranının yüzde 10’un altında kalması durumunda partinin, Meclis grubunu koruyamayacağına da dikkat çekiliyor. Parti kulislerinde ise, İYİ Parti’nin yerel seçimlerdeki hedefinin belediye almak değil oy oranını yüzde 15’e çıkarmak olduğunun altı çiziliyor.

Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre, İYİ Parti’nin seçimlere tek başına girme kararı alma nedenlerinden birinin de “partiye kurumsallık kazandırmak” olduğu belirtiliyor. Parti eğer yerel seçimlerdeki oy oranını “yüzde 15’e yükseltirse”, 2028’deki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri sonrasında “parti için iktidar yolunun açılacağını” hesaplıyor.

Ancak işbirliğinin reddedilmesinin, il ve ilçe örgütü üyelerinde moral bozukluğuna neden olduğu belirtiliyor. Bazı kurmaylar, özellikle Akşener’le toplantı yapan ve iş birliğine sıcak bakan İstanbul ve Ankara’da teşkilatların çalışma yapmayacağı, bazı ilçe başkanlarının ise yakın zamanda istifa edebileceğinden endişeleniyor.

Yerel seçimlerde oy oranının artırılmasının ardından da “2028 genel seçimlerine güçlenmiş ve kurumsal kimlik kazanmış bir İYİ Parti olarak girip, tek başına iktidar olmanın” hedeflendiği ifade ediliyor. Eğer, amaçladıkları gibi olursa AKP tabanından oy koparabilecek tek parti olarak iktidar şanslarının yüksek olduğunu kaydeden kurmaylar, başarısızlık durumunda partinin hızla dağılabileceği riskinin de altını çiziyor. İYİ Parti’nin oy oranının yüzde 10’un altında kalması durumunda partinin, Meclis grubunu koruyamayacağına da dikkat çekiliyor.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan ‘Yerel Seçim’ Açıklaması: Daha Fazla Odaklanacağız

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan İBB Başkanı İmamoğlu, “Biz, seçim kazanmak için değil, vatandaşlarımızın gönlünü ve şehrin geleceğini kazanmak için iş üreten bir ekibiz” dedi ve ekledi:

“Yöneticiler, yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla, şehrin geleceğini çok derinden etkilerler. O nedenle bu sorumluluğun idraki içinde davranmak zorundadırlar. Biz, bu anlayışla, İstanbul’un geleceğinin planlanması konusunda güçlü adımlar atıyoruz. Anlayışımızın temelinde demokrasi ve katılımcılığın olduğunun da altını çiziyorum.”

İmamoğlu, konuşmasının devamında, “Bunu da 5 yıl içerisinde yaptığımız projeler ile kanıtladık. İnsanı odağına alan, 20 milyona yakın insanın eşit hizmet aldığı bir megakentte, onların ve çocuklarının gelecekteki yaşamlarını da garanti altına alabilecek bir yönetim anlayışına sahibiz. Ve bunun için çalışmaya devam edeceğiz. 2024 yılının tüm dünyaya ve sizlere huzur ve refah getirmesi dileğiyle, katılımınız için içten teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da görev yapan toplam 54 başkonsolos ve vekiliyle Beyoğlu’ndaki Haliç Kongre Merkezi’nde bir araya geldi. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Geleneksel olarak düzenlenen ‘Başkonsoloslar Çalışma Toplantısı’nda konuşan İmamoğlu, dünyanın bir “çoklu krizler” dönemi yaşadığına dikkat çekti.

Bu anlamda uluslararası dayanışmanın hiç olmadığı kadar önemli olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Daha pandeminin etkilerini atlatamamışken, önce Ukrayna’da sonra Gazze’de patlak veren savaşlar hem binlerce insanın hayatına mal oluyor hem de dünyamızı eşi görülmemiş risk ve istikrarsızlıklara maruz bırakıyor. Ukrayna, Gazze ve İsrail’de sivil insanların hayatlarını kaybediyor olmaları bizi derinden üzüyor.

İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü orantısız şiddetten en çok kadın ve çocuklar zarar görüyor. Bu durum kabul edilemez! Ukrayna ve Filistin’e insani yardım ulaştırmak konusunda elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Barışın bölgemizde tesis edilmesi için sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Bunun için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız” şeklinde konuştu.

“Tüm bunlara ilaveten iklim krizinin etkilerini de artık günlük hayatımızda seller, kuraklıklar, orman yangınları ve biyoçeşitliliğin yok olmasıyla doğrudan hissediyoruz” diyen İmamoğlu, İstanbul’un iklim krizinin etkileriyle nasıl mücadele ettiğini anlatmak üzere, yarın Dubai’de devam eden COP28 buluşmasına katılacağını aktardı.

Konuşmasında Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen İmamoğlu, “Uluslararası ilişkilerdeki bizim için endişe kaynağı olan bir diğer gelişmeyi de sizlerle paylaşmak isterim. Avrupa Birliği’nin genişleme politikaları tartışılırken, Türkiye’nin adının geçmemesini, 60 yıldır süregelen diyaloğa ve 20 yılı aşkındır devam eden üyelik sürecinin yok sayılmasını üzülerek takip etmekteyiz.

Türkiye’nin demokratik potansiyeli, İstanbul’un yönetim anlayışında yaşatılıyor. Demokrasiye inanan milyonlarca genç insan ve her türlü zorluğa rağmen ayakta kalan sivil toplumu ile Türkiye’de demokrasi aktif olarak pratik edilmektedir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 2023 yılına deprem felaketi ile başladığını hatırlatan İmamoğlu, “2023 senesi, bizim için hüzünlü ve bir o kadar da derslerle dolu bir yıl oldu. Genel seçimlerdeki yenilgimiz, üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde değişim yolculuğunu başlatmıştır. Özetle; Cumhuriyetin 100’üncü senesini kutladığımız 2023, bizim için zorluklarından öğrenip, kendimizi sorguladığımız ve yeniden tanımladığımız öğretici bir yıl oldu. 2024’ün ilk günlerinden itibaren, Mart ayındaki yerel seçimlere giderek daha fazla odaklanacağız” dedi.

“Bu vesileyle, iki senesi pandemi ile geçen 5 yıllık görev süremiz içerisinde, değişim İstanbul’dan nasıl başladı, size kısaca bundan bahsetmek isterim” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“16 milyon İstanbulluya, yaklaşık 90 bin kişilik kadromuz ile gece-gündüz hizmet veriyoruz. 2019 Haziran ayından bu yana enflasyonun yarattığı fiyat artışından kaynaklanan ilave maliyetler var. Girdi maliyetlerimizde, işçilik maliyetlerimizde, yapım maliyetlerimizde nereden baksanız 4-5 kat artış oldu.

“İstanbul’un her yerinde ciddi ve büyük yatırımlar yapmaya devam ediyoruz”

Ancak bu anormal seviyedeki kur ve fiyat artışlarına rağmen, akılcı finansal yönetim sergileyerek, İstanbul’un her yerinde ciddi ve büyük yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. İBB tarihinde ilk defa 29 alanda proje geliştirdik. Bunlardan biri çiftçiler için geliştirdiğimiz destek projeleri oldu.

Bu verdiğimiz destekler sayesinde, 4 yıl içinde İstanbul ve çevresindeki çiftçi sayımızı 10 kat arttırdık. İstanbul’a kazandırdıklarımızın en başında, ‘Yeşil İstanbul’ iddiamız ile başlattığımız sayısız proje var. İstanbul’u devir aldığımızda, şehrin yeşil alanları ve ormanları imara açılmıştı. 2000-2018 yılları arasında orman alanları yüzde 10’a yakın azalmıştı. Aynı zamanda bu dönemde, İstanbul’da inşaat sahaları yaklaşık 7 katına çıkmıştı. Biz, bu 5 yılda tek bir parseli dahi imar artışı için Meclis gündemine taşımayan, taşındığında da ona dava açan bir yönetim olduk.

2019’dan beri, 10 milyon metrekareyi aşan yeni kent ormanı ve şehir parkları açtık. Bunlar arasında 15 Yaşam Vadisi de bulunuyor. Ayrıca, 4 milyon metrekarenin üzerinde yeşil alan oluşturduk. Bizim için en anlamlı projelerden birisi, geçtiğimiz ay, Sarıyer’de Büyükdere’de 27 senedir terk edilmiş bir alanı, 250 bin metre büyüklüğündeki Atatürk Fidanlığı’nı İstanbullulara geri kazandırmak oldu.

Bunlara ilaveten, son dönemde, iki çok önemli sürdürülebilir eylem planına imza attık. Bunlardan birisi EBRD’nin (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) ‘Yeşil Şehirler Eylem Planı.’ EBRD’nin çalıştığı 47 şehrinden biri ve ölçek olarak en büyük şehir olduk. Diğeri ise, kendi bünyemizde geliştirdiğimiz ‘İstanbul Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı.’ Kısacası biz halkımıza İstanbul’un muhafızlığını yapmaya söz verdik.

“Odak noktamız İstanbul’u ray temelli bir şehir altyapısına kavuşturmak”

İstanbul’un metro projelerine ağırlık vermemizin en büyük nedenlerden biri de çevrenin korunması üzerindeki olumlu etkileri. İstanbul’un kamusal otobüs işletmesi İETT, günde 4 milyon otobüs ve metrobüs yolculuğunu yönetiyor. Aynı zamanda toplu taşıma kullanıcılarının yüzde 77’si İETT’nin hizmetlerini kullanıyor. 2050’ye kadar İstanbul’u karbon nötr ve iklim değişikliğine dayanıklı bir şehir haline getirmek için, sürdürülebilir şehir içi hareketliliği sağlamamız şart. Bu nedenle, odak noktamız İstanbul’u ray temelli bir şehir altyapısına kavuşturmak.

Son beş yılda raylı ağ sistemimizde 65 kilometreden fazla artışla yıllık ortalama 13 kilometrelik bir büyüme kaydettik. Bu tamamen belediyemizin finanse ettiği bir büyümedir. En iddialı projelerimizden biri ise, yeni nesil, ekspres metro olarak tasarladığımız HIZRAY. Tam 74,5 kilometre uzunluğunda olacak ve tümü yeraltı olmak üzere, 13 istasyondan oluşacak.

Yüksek hıza sahip olan HIZRAY, Beylikdüzü’nden Sabiha Gökçen Havalimanı’na 55 dakika gibi bir sürede ulaşım sağlayarak, günde ortalama 1,5 milyon, yılda yaklaşık 550 milyon yolcu taşıyacak. HIZRAY, Avrupa ve Anadolu yakasındaki mevcut ve yapımı devam eden metro hatlarını doğu-batı ekseninde birbirine bağlayarak, mevcut metro hatları arası yolcu transferini en kısa ve kolay şekilde sağlayacak.

eki bu projeleri nasıl finanse ediyoruz? Bu konuda önemli kazanımlar elde ettik ve etmeye devam ediyoruz. Son olarak, çevreye duyarlı projelerimizi gerçekleştirmek için, geçen hafta 5 yıl vadeli toplam 715 milyon ABD Doları tutarındaki Türkiye’nin ilk yerel yönetim yeşil tahvilini Londra Borsası’nda ihraç ettik. Gün sonuna kadar İBB’nin tahviline 2,6 milyar dolar talep geldi. Londra piyasalarında 2023 yılının talep rekorunu kırdık.

İstanbul’un uluslararası bir marka olduğunu şehir diplomasisi platformlarında da deneyimliyoruz. Kurucusu ve daimi sekreteri olduğumuz ‘B40 Balkan Şehirleri Ağı’, ilk başladığından bu yana bünyesine 55 Balkan şehrini katmayı başarmıştır. İstanbul’dan sonra Dönem Başkanlığı’nı yürüten Atina, Ocak ayında görevini Tiran’a devredecek.

2023 Ekim ayında ise dünyada ilk kez gerçekleştirilen Megaşehirler Zirvesine İstanbul ev sahipliği yapmıştır. 9 megaşehrin katıldığı bu ilk toplantıda şehir hizmetlerinin finansmanı konusunda iyi uygulamalarımızı paylaştık. Bir sonraki toplantının Sao Paolo’da gerçekleşmesi öngörülüyor. Her iki şehir diplomasi platformunun liderliğini yapmak, uluslararası dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlatmıştır.

3 kadim imparatorluğa başkentlik yapmış, farklı medeniyetleri ve kültürleri bünyesinde mozaik haline getirebilmiş eşsiz bir şehirde, birlikte yaşıyoruz. Aslında bu tarihi mirasın önemli bir sonucu olarak şehrimiz, uluslararası etkileşimlerin tam da merkezinde yer alıyor. İstanbul’un bu uluslararası yönünün öne çıkarılması gerektiğine inanan bir Belediye Başkanı olarak ben, açıkçası sizleri bu şehrin ayrılmaz bir parçası olarak görüyorum.

Bu nedenle sizlerin ve temsil ettiğiniz ülkelerin İstanbul’da yaşam alanı bulmasını ve İstanbulluların hayatlarına dokunmalarını oldukça önemsiyorum. Biz bu kapsamda, milli günlerinizde ve diplomatik faaliyetlerinizde kullanmak üzere bünyemizde bulunan Yerebatan Sarnıcı, Artİstanbul Feshane, Metrohan ve Pembe Köşk gibi tüm tarihi mekanlarımızı, köşklerimizi sizlerle paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.

“5 yıl içerisinde yaptığımız projeler ile kanıtladık”

Biz, seçim kazanmak için değil, vatandaşlarımızın gönlünü ve şehrin geleceğini kazanmak için iş üreten bir ekibiz. Yöneticiler, yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla, şehrin geleceğini çok derinden etkilerler. O nedenle bu sorumluluğun idraki içinde davranmak zorundadırlar. Biz, bu anlayışla, İstanbul’un geleceğinin planlanması konusunda güçlü adımlar atıyoruz. Anlayışımızın temelinde demokrasi ve katılımcılığın olduğunun da altını çiziyorum.

Bunu da 5 yıl içerisinde yaptığımız projeler ile kanıtladık. İnsanı odağına alan, 20 milyona yakın insanın eşit hizmet aldığı bir megakentte, onların ve çocuklarının gelecekteki yaşamlarını da garanti altına alabilecek bir yönetim anlayışına sahibiz. Ve bunun için çalışmaya devam edeceğiz. 2024 yılının tüm dünyaya ve sizlere huzur ve refah getirmesi dileğiyle, katılımınız için içten teşekkürlerimi sunuyorum.”

Paylaşın