Şeker Hastalığına İyi Gelen 5 Sebze

Sağlık açısından oldukça faydalı olan sebzeler, hastalıklardan korunmayı sağlayan birçok doğal besin içerir. Sağlıklı olmak için kadınların günde 2 ila 3 bardak, erkeklerin ise günde 3 ila 4 bardak sebzeye ihtiyacı vardır.

Haber Merkezi / Bazı sebzeler diyabet hastaları (şeker hastalığı) için çok daha faydalı olabilir. Diyabet hastaları, bu sebzeleri tüketerek kan şekerini kontrol altına alabilir. Diyabet hastalığına iyi gelen 5 sebze:

Salatalık

Çoğu kişi, yaz aylarında salatalık yemeyi sever, salatalık vücudun nemli kalmasını sağlayan çok miktarda su içerir. Salatalıkta bulunan su içeriği, şeker seviyesini kontrol etmeye yardımcı olur. 2022 yılında yapılan bir araştırmada, salatalık yemenin şeker hastalığı dışında vücutta oluşan iltihaplardan kurtulmayı yardımcı olduğu tespit edilmiştir.

Ispanak

Diyabet hastaları, mutlaka ıspanak tüketmelidir. Yapılan bir araştırma, ıspanağın tilakoid adı verilen ve insülin duyarlılığını artıran bir zar içerdiğini ortaya koymuştur. Bu zar şeker seviyesini kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Ayrıca ıspanak suyu da çok faydalıdır.

Lahana

Lahana sağlık açısından oldukça faydalı bir sebzedir. Bu sebze diyabet hastaları için çok faydalı kabul edilir. Lahana, kan şekerini düşürmeye yardımcı olan çok miktarda lif içerir. Lahana ayrıca, sindirim sistemini de iyileştirir.

Domates

Domates, kan şekerini düşürmede yardımcı olan likopen antioksidan içerir. Domates ayrıca, bağışıklığa iyi geldiği düşünülen C vitamini açısından zengindir. Domatesin kalp sağlığına da iyi geldiği kabul edilir.

Bamya

Bamya, sağlık açısından oldukça faydalı bir sebzedir. Birçok çalışma, bamyanın kan şekerini düşürmeye yardımcı olabileceğini ortaya koymuştur. Bamya, şeker emilimini yavaşlatan lif içermektedir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Yağlı Karaciğer İçin Japon Diyeti

Genel olarak, Japonların daha uzun yaşadığı ve Yağlı Karaciğer Hastalığı (FLD) dahil olmak üzere bir çok kronik hastalıktan daha az muzdarip olduğu ve bunun en önemli sebebinin de beslenme olduğu söylenir.

Haber Merkezi / Fazla yağın karaciğerde depolanması ve iltihaplanma nede olması, karaciğer yağlanması olarak adlandırılır. Karaciğeri kötü etkileyen bir hastalıktır. Şimdi, Japon diyetinin karaciğeri korumaya nasıl yardımcı olduğuna bakalım.

Japon diyeti nedir ve faydaları nelerdir?

Japon diyeti için sağlığı destekleyen yiyecekleri tüketmenin bir diyet diyebiliriz. Tüm besinler açısından zengin ve dengeli bir beslenme. Çalışmalar, Japon diyetini takip etmenin yağlı karaciğer hastalığı da dahil olmak üzere birçok kronik hastalığın görülme sıklığını azalttığını göstermiştir.

Karaciğerdeki iltihaplanmayı önlemek ve karaciğeri korumak için lif, antioksidanlar ve diğer bitkisel besinler açısından zengin sebzeler, meyveler, kepekli tahıllar ve baklagiller açısından zengin bir diyet önerilir. Diyet ayrıca, anti-enflamatuar özelliklere ve kalp koruyucu faydalara sahip mükemmel omega-3 yağ asitleri kaynakları olan balık ve deniz ürünlerini de takip eder.

Midenin yüzde 80’i dolana kadar yemek: Japon mutfağının bir diğer özelliği. Tüketilen kalori miktarını azaltır ve kilo vermeyi destekler. Aşırı yemekten kaçınılır, obezite ve sindirim bozuklukları önlenir.

Japon diyeti yağlı karaciğer hastalığını önlemeye nasıl yardımcı olur?

Bitki bazlı gıdalara vurgu yapan, kırmızı et, işlenmiş gıdalar ve şekerden kaçınan Japon diyeti, karaciğere besin sağlarlarken oluşan hasarı da gidermeye yardımcı olur.

Japon diyetinde ayrıca, pirinç ve erişte gibi karmaşık karbonhidratlar bulunur. Bunlar düşük glisemik indeks seviyelerine sahiptir. Hal böyle olunca sabırla sindirim yapılır ve kan şekeri seviyesi sorunsuz bir şekilde korunur.

Sonuç olarak, yağlı karaciğer hastalığı riski azalır.

Japon diyetinde hangi yiyecekler tüketilir?

Sebzeler: Japon diyetinde sebzelere ağırlık verilir. Sebzeler çiğ, salamura veya yarı pişmiş olarak yenebilir. Turp, patlıcan, fasulye, mantar gibi…

Meyveler: Sebzeler gibi meyveler de Japon diyetinde önemli bir rol oynar. Çilek, şeftali, üzüm gibi mevsim meyveleri daha çok tüketilir.

Tam Tahıllar: Japon diyeti pirinç, arpa, erişte ve tam tahıllar içerir.

Deniz ürünleri: Balık ve deniz ürünleri, Japon diyetinin önemli bir parçasıdır.

Bakliyat: Protein açısından zengin soya fasulyesi ve tofu gibi baklagiller de Japon diyetinde önemli bir rol oynar.

Fermente Gıdalar: Fermente gıdalar sindirim sağlığı için gerekli faydalı bakterileri içeren gıdaları içerir.

Yeşil Çay: Japonya’da geleneksel bir içecek olan yeşil çay, gün boyunca tüketilir. Yeşil çaydaki antioksidanlar sağlığa birçok yönden fayda sağlar.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Yedi Günde 5 Kilo Verebilirsiniz; Peki Nasıl?

Kilo vermek için farklı yöntemler bulunmaktadır. Bunlar arasında sıkı bir diyeti ve her gün egzersizi sayabiliriz. Ancak herkes sıkı bir diyeti uygulayamaz veya her gün egzersiz yapamaz. İşte bu kişiler kilo vermenin kolay yollarını ararlar.

Haber Merkezi / Basit yöntemlerle kilo vermek isteyen biriyseniz bu yazı tam size göre. Çünkü hızlı kilo vermenin harika bir yolu var.

Bir içecekten bahsediyoruz. Kilo vermenize yardımcı olabilecek birçok içecek var. Bunlardan biri de hardal içeceğidir.

Yemeklerimizde kullandığımız bir baharat olan hardal tohumları, küçük gibi görünse de faydaları oldukça fazladır.

Bu faydalar arasında kilo vermeyi de sayabiliriz. Şimdi bu kilo verdiren hardal içeceğinin nasıl yapılacağına ve ne zaman içileceğine bakalım.

Hardal kilo vermeye nasıl yardımcı olur?

Hardal tohumları kalorisi açısından fakir olmasına rağmen lif açısından oldukça zengindir.

İngiltere’deki Oxford Politeknik Enstitüsü tarafından yürütülen bir araştırma, bir çay kaşığı hardal tohumunun vücut metabolizmasını yüzde 25 artırdığını ortaya koydu: Her saat en az 45 kalori yakar.

Ayrıca, hardal tohumlarındaki kompleks lif, sindirim sisteminin sindirimini biraz zorlaştırır. Bu da aşırı enerji kullanımını gerektirir. Yani vücutta depolanan yağlar bu enerjiyi karşılamak için kullanılır. Sonuç olarak, hardal tohumları kilo vermeye yardımcı olur.

Hardal içeceği yapmak için gerekli malzemeler:

1 yemek kaşığı hardal tohumu
1 yemek kaşığı anason
1 yemek kaşığı limon suyu

Öncelikle hardalı ve anasonu kapaklı bir kaba koyun ve 1 su bardağı sıcak su ekleyin, kapatıp 5 dakika demlenmeye bırakın. 5 dakika sonra süzün ve limon suyunu ekleyip karıştırın. Hardallı içecek hazır.

Ne zaman içilir?

Bu hardalı içecek sabah uyandıktan sonra aç karnına içmeli.

Hardal tohumlarındaki besinler

Hardal tohumları lif, C vitamini, K vitamini, tiamin, riboflavin, B6 vitamini ve folik asit açısından zengindir. Ayrıca antioksidanlar ve çoklu doymamış yağ asitleri açısından da zengindir.

Anasondaki besinler

Anason, hardaldan sonra yemek pişirmede kullanılan bir diğer maddedir. Anason, lif, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum ve magnezyum gibi besinler açısından zengindir.

Aynı zamanda güçlü bitki bazlı bileşikler içerir. İştahı keser ve fazla kalori alımını engeller. Anason ayrıca kalp sağlığına iyi gelir ve kanser önleyici özelliklere sahiptir.

Limon

Limon, kilo vermeye yardımcı olan en önemli besinlerden biridir. Limon vücudun metabolizmasını hızlandırır, vücuttaki yağları eritir ve kilo vermeye yardımcı olur.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Her Yaştan İnsanın Günlük Kaç Saat Uykuya İhtiyacı Var?

Yiyecek ve suyun insanın hayatta kalması için yeterli olduğu düşünülür. Ancak yiyecek ve içecekle birlikte sürekli uyku da insanın hayata kalması için gereklidir. Bir kişi arka arkaya on bir gün uyumazsa, o kişinin ölmesi muhtemeldir.

Haber Merkezi / Doktorlar, genellikle bir kişinin her gün sekiz saat uyuması gerektiğini söyler. Ancak herkesin günde sekiz bardak su içmesi gerektiği hesabı doğru olmadığı gibi günde sekiz saat uyku hesabı da doğru değildir.

Herkesin vücudu farklıdır. Yaş, kilo, günlük aktiviteler ve sağlık durumu dikkate alınarak günlük kaç saat uykuya ihtiyaç olduğunu belirlenmeli.

Örneğin Dünya Uyku Vakfı’na göre, yetişkinler (20 ila 65 yaş arası) 7 ila 9 saat, 65 yaş üstü yaşlılar 7 ila 8 saat, 7 ila 19 yaş arası 9 ila 11 saat, 7 yaşından küçük çocuklar 10 ila 13 saat, ay ve yaş arasındaki çocuklar 17 saat uyumalı.

Dünya Uyku Vakfı, ihtiyaç olunan uyku miktarının her gün ne yapıldığına bağlı olarak artabileceğini veya azalabileceğini söylüyor.

Bunun dışında sağlık problemlerine göre de ekstra uykuya ihtiyaç olabilir.

Ne kadar uykuya ihtiyacınız olduğunu anlamanıza yardımcı olacak bazı sorular:

Yorgunluğa neden olan herhangi bir sağlık sorununuz var mı?, İşiniz çok çalışma gerektiriyor mu? İyi uyumanıza rağmen gün içinde uykunuz geliyor mu? Kahve ve çay olmadan çalışamaz mısınız?

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Akşam Yürüyüşlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yürümek, her yaşta bireyin yapabileceği en iyi egzersizlerden biri olarak kabul edilir. Bu egzersizi yapmak isteyenler, yoğun yaşam tarzı nedeniyle ancak akşam zaman ayırabilmekte.

Haber Merkezi / Akşam, egzersiz yapmak, yürümek veya vücut kasları oluşturmak için en iyi zaman dilimi olarak kabul edilir.

Ayrıca, akşam, günün tüm önemli işlerinin tamamlandığı, stres olmadan egzersiz yapmanın veya yürüyüşün tadının çıkarılabileceği zamandır.

Ancak, formda ve sağlıklı kalmak için yapılacak akşam yürüyüşlerinde bazı hususlara dikkat edilmeli.

Eğer akşam yürüyüşleriyle kilo verilmek isteniyorsa, belirli bir süre ve belirli bir dönem, aksatmadan bu egzersizin yapılması gerekmekte.

İlk önce yarım saatlik bir yürüyüşle başlanmalı ve zaman sınırı kademeli olarak artırılmalı.

Yürüyüşe başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yapılmalı. Yürüyüşe düşük hızda başlanmalı ve zamanla hız arttırılmalı.

Yürüyüş egzersiziyle kilo verilmek isteniyorsa, bir hedefin belirlenmesi çok önemli. Her hafta, ne kadar kilo verildiğine dair kontrol yapılmalı.

Yürüyüş sırasında yorgunluk hissi oluşursa mola verilmeli ve oturarak derin derin nefes alınmalı. Ayrıca iki ila üç yudum su içilmeli.

Bunların dışında doğru ayakkabı seçimi ve kıyafetlerin de rahat olması gerekir.

Yukarıda verilen öneriler yapılırsa uzun süre yürümenin keyfi çıkarılabilir ve kilolar kolayca verilebilir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Sağlıklı Olmak İçin Günde Kaç Adım Atılmalı?

Yürümek, kilo vermenin en kolay ve en etkili yollarından biri. Kalp sağlığı ve ruh sağlığı için de yürüyüş kadar iyi bir egzersiz yoktur. Yürümek, ayrıca, kolesterolü düşürmeye, kan basıncını kontrol altında tutmaya, kas, eklem ve kemiklerin gücünü artırmaya yardımcı olur.

Haber Merkezi / Ancak sağlıklı bir yaşam için bir günde ne kadar yürümeniz gerektiği konusunda farklı görüşler var.

Bazı araştırmalar, günde 10.000 adım yürümenin kalp sağlığını iyileştirebileceğini, bunama ve kanser riskini azaltabileceğini gösteriyor.

Başka bir çalışma, günde en az 3.800 adım yürümenin bilişsel bozulma riskini yüzde 25 azaltabileceğini ortaya koydu. 

Ayrıca başka bir çalışma, günde en az 7.000 adım yürüyenlerin, yürümeyenlere göre erken ölme olasılığının daha düşük olduğunu buldu.

Ancak fitness eğitmenleri, günde 10.000 adım birdenbire yürümeye çalışmanın, hareketsiz yaşam sürdürenler için yarardan çok zarar getirebileceğini söylüyor.

Vücudu ve sınırlamaları anlayarak, yürümede dahil egzersizin yoğunluğu kademeli olarak artırılmalı.

Sabah veya akşam yürüyüş yapmanın yanı sıra, yürüyüş yapmayı günlük hayatın bir parçası haline getirmeye çalışılmalı.

Aşağıda bu konuda yardımcı olacak bazı öneriler verilmiştir:

1. Telefonda konuşurken yürüme,

2. Müzik dinlerken yürüme,

3. Spor salonunda setler arasında yürüme,

4. Arkadaşla vakit geçirirken yürüme.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Dikkat Çeken Araştırma: Sigara Beyni Küçültüyor

Sigara içen kişilerin sigara içmeyenlere kıyasla beyinlerinin hacim açısından daha küçük olduğunu daha önce bulunmuştu. 28 binden fazla kişiyle yapılan yeni bir araştırma, her gün sigara içmenin beyni küçültüğünu ortaya koydu.

Henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen araştırmada Britanyalı yurttaşların sağlık kayıtlarındaki beyin tarama verileri analiz edildi.

Ancak sigara içmenin beynin küçülmesine mi yol açtığı yoksa daha küçük beyinli insanların mı sigara kullanmaya daha eğilimli olduğu anlaşılamamıştı.

ABD’deki Washington Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü yeni araştırmada sigara içmenin beynin küçülmesine neden olduğuna dair güçlü ve nedensel kanıtlar sundu.

Ekip, beyin taramalarına ek olarak, katılımcıların dahil olduğu anketleri inceledi ve sigara içme alışkanlıklarını da analiz etti.

Bulgular, her gün sigara içen katılımcıların beyin hacimlerinin ortalama 7,1 santimetreküp daha küçük olduğunu ortaya koydu.

Buna göre sigara kullanımı, beyin hücrelerinin yoğunlaştığı beynin gri maddesinde de 5,5 santimetreküp azalmaya neden olmuştu.

Geçmişte bir noktada her gün sigara içmekse nöronları birbirine bağlayan uzun tel benzeri yapıları içeren beyaz maddede 1,6 santimetreküp azalmaya sebebiyet vermişti.

Daha ileri analizler, sigarayı daha uzun süre bırakan kişilerin beyinlerinin, daha yakın zamanda bırakanlara kıyasla biraz daha fazla gri madde içerdiğini ortaya çıkardı.

Örneğin, bir yıl önce sigarayı bırakanların gri madde hacminde 0,09 santimetreküp artış görüldü. Sigarayı bıraktıktan sonra geçen her yıl, gri madde hacmindeki artışla bağlantılıydı.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nden Dajiang Liu, “Bu çok önemli bir çalışma” diye konuştu.

Araştırmaya dahil olmayan ve bulguları dışarıdan bir göz olarak yorumlayan bilim insanı, şöyle ekledi: Çalışma titizlikle yürütülmüş ve sonuç halk sağlığı açısından önemli.

(Kaynak: Independent Türkçe)

 

Paylaşın

İşyerinde Ayrımcılık Yüksek Tansiyona Neden Oluyor

İşyerinde ayrımcılık, çalışanların karşılaştığı önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Birçok kişi meslektaşları tarafından yaş, cinsiyet durumu, kişisel özellikler ve ırk temelinde ayrımcılığa maruz kalmaktadır.

Haber Merkezi / Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan yeni bir araştırma, işyerinde ayrımcılığın bireylerde yüksek tansiyona neden olabileceğini ortaya koydu.

Araştırmada, 2004 ile 2006 yılları arasında yüksek tansiyonu olmayan, erkek ve kadınların eşit oranda olduğu, 1.246 kişinin 2013-2014 yılları arasındaki verileri izlendi.

Verileri izlenenlerin çoğu sigara içmeyen, orta düzeyde alkol tüketen veya alkol tüketmeyen, ayrıca orta veya üst düzey egzersiz yapan kişilerdi.

Araştırma, 45 yaş altı, 46-55 yaş arası ve 56 yaş üstü olmak üzere üç kategoriye ayrıldı. Anketler yardımıyla araştırmaya katılanların iş yerinde karşılaştıkları ayrımcılıklar belirlendi.

Takip döneminde, 319 deneğin yüksek tansiyon geliştirdiği gözlemlendi.

Araştırmada, işyerinde üst düzeyde ayrımcılığına maruz kalan katılımcıların yüksek tansiyona sahip olma ihtimalinin diğerlerine göre yüzde 54 daha fazla olduğu belirlendi.

Araştırma ayrıca, orta derecede ayrımcılığa maruz kalanların, ayrımcılığa uğramayanlara göre yüksek tansiyona sahip olma ihtimalinin yüzde 22 daha fazla olduğuna işaret etti.

Araştırma, ayrımcılığa bağlı aşırı stresin de yüksek kortizol seviyesine neden olabileceğini ortaya koydu.

Araştırmayı yürüten Dr. Jian Li, işyerinde ayrımcılığın bireylerde sürekli strese neden olduğunu ve buna tepki olarak kardiyovasküler sistemin aşırı uyarıldığını söyledi.

Dr. Jian Li ayrıca,  işyerinde ayrımcılığın yüksek tansiyon dahil farklı sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.

Araştırmayı yapan bilim insanları, ayrımcılığın kaygı ve depresyon gibi sorunlara yol açabileceğini ve iş yerlerinden ayrımcılığın ortadan kaldırılması için önlemler alınması gerektiğini önerdiler.

Araştırma, California Üniversitesi Fielding Halk Sağlığı Okulu ve Hemşirelik Okulu’ndan bilim insanları tarafından yapıldı. Araştırma için, Midlife in the United States Study’den alınan veriler kullanıldı.

Paylaşın

Avrupa’da Her Yıl 238 Bin Kişi Hava Kirliliği Nedeniyle Ölüyor

Avrupa Çevre Ajansı’nın raporuna göre, Avrupa Birliği’nin 27 üyesinin yanı sıra Türkiye, Norveç, İsviçre, İzlanda ve Liechtenstein’da her yıl  en az 238 bin kişi hava kirliliğine bağlı nedenler sebebiyle hayatını kaybediyor.

Raporda ayrıca, hava kirliliğinin Avrupa’da her yıl 18 yaş altı bin 200 çocuk ve gencin erken ölümüne yol açtığına dikkat çekildi.

Avrupa Çevre Ajansı, kamuoyuna bugün açıkladığı raporunda, havadaki zararlı maddelerin sadece yetişkinler için değil aynı zamanda çocuklar açısından da büyük bir çevre riski oluşturduğuna işaret ediliyor. Raporda, bunun çocuk ve gençlerin yaşam beklentisini dramatik bir şekilde düşürdüğü kaydedildi.

Ajansın raporunda, erken ölümlerin yanı sıra kötü hava kalitesinin çocuk ve gençlerin ilerleyen yaşlarında hastalıkları da beraberinde getirdiği vurgulandı. Çocukların anne karnından yetişkinliklerine kadar hava kirliliğine karşı savunması olduğu belirtilen raporda, “Son yıllarda kaydedilen ilerlemelere rağmen, özellikle Orta ve Doğu Avrupa ile İtalya’da hava kirliliği seviyesinin Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği seviyenin üzerinde seyrettiği” not düşüldü.

Raporda yer alan veriler, Avrupa Birliği’nin 27 üyesinin yanı sıra Türkiye, Norveç, İsviçre, İzlanda ve Liechtenstein’ı kapsıyor. Ajansın geçen Kasım ayında açıkladığı rapora göre 2020 yılında söz konusu ülkelerde tüm yaş gruplarından en az 238 bin kişi hava kirliliğine bağlı nedenler sebebiyle hayatını kaybetti.

Bilanço aslında daha büyük olabilir

İngiltere ve Ukrayna gibi birçok Avrupa ülkesi ise rapora dahil edilmedi. Uzmanlar bu nedenle Avrupa çapındaki bilançonun aslında çok daha kötü olduğunu tahmin ediyor.

Hava kirliliğinden etkilenen çocuk ve gençlerin toplam nüfustaki oranının “nispeten düşük” olduğuna işaret edilen raporda, buna rağmen çocukluktaki kronik rahatsızlıkların ileriki zamanlarda büyük bir yüke dönüşeceği tespiti yapıldı.

Avrupa Çevre Ajansı, raporunda öncelikle okullar ve anaokulları, spor tesisleri ve toplu taşıma alanlarında hava kalitesinin iyiliştirilmesini önerdi. Hava kirliliğinin erken doğumlara ve düşüklere yol açabilecek bir etkiye sahip olduğuna işaret eden Ajans, kötü havanın doğumdan sonra astım ve diğer solunum yolu hastalıkları da dahil olmak üzere çeşitli sağlık sorunları riskini artırdığı uyarısında bulundu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

10 Dakikalık Egzersizler İle Göbek Yağlarından Kurtulun

Karın bölgesi vücudun şekillendirilmesi en zor bölgelerinden biridir. En iyi seçeneğiniz, sağlıklı beslenme ile yoğun egzersizi birleştirmenizdir. Eğer, spor salonunda harcayacak saatleriniz yoksa, haftada sadece üç kez 10 dakikalık bu egzersizler ile karın bölgesindeki görüntüyü lehinize çevirebilirsiniz.

Haber Merkezi / 10 dakika boyunca kol ve bacak egzersizleri ile kendinizi olabildiğince zorlamanız gerekiyor. Vaktiniz varsa önceden ısınmanızı ve sonrasında esneme hareketlerini yapmanızı öneririm.

İp atlama

İp atlamak harika bir kardiyo egzersizidir ve tüm güçle yapıldığınız zaman metabolizmanızı hızlandırmanızı sağlar.

45 saniye boyunca mümkün olduğu kadar hızlı ip atlayın. İp atlayamıyorsanız, yerine atlama krikolarını tercih edebilirsiniz.

Squat Zıplama

Zıplayarak squat yaparken, ayaklarınızın üzerine eşit şekilde inmeye çalışın ve çeyrek squat hareketiyle gücünüzü emdirin. 45 saniye boyunca hareketi tekrarlayın.

Şınav

Göbek yağlarından kurtulmak istiyorsanız bu harika bir egzersizdir. 45 saniye boyunca ritmik bir tempoyu hedefleyin.

Şınav, kolları, bacakları ve orta gövdeniz dahil tüm vücudunuzu çalıştırır. Şınav egzersizi omuz, göğüs, sırt, kanat, ön kol (biceps) ve arka kol (triceps) kaslarını aktif olarak çalıştırırken, dolaylı olarak bacak, kalça ve karın kaslarını çalıştırır.

Sprint koşu

Sprint koşu, belli bir mesafeyi maksimum efor ve olabildiğince yüksek hızlar tamamlamaya çalışılan kısa mesafeli bir koşu türüdür.

Sprint koşu; güç, çeviklik, atletizm ve hız gibi unsurların kusursuz uyumu ile gerçekleştirilir.

Burpee

Burpee yapılmadan hiçbir egzersiz tamamlanmış sayılmaz.

Oldukça kapsamlı bir rutin sağlayan, sıçrama, çömelme ve plank hareketinin kombinasyonu. Tek bir tekrarda 30 kadar kası çalıştırır.

Hakkını vererek yaparsanız, kondisyonunuzun sınırlarını zorlar, pestilinizi çıkartıp sizi nefes nefese yere serer ve sonrasında benzersiz bir mutluluk verir.

Paylaşın