“Rusya – Ukrayna Savaşı 2030’a Kadar Uzayabilir”

Rusya ve Ukrayna arasında bir an evvel barış görüşmelerinin başlaması gerektiğini belirten Slovakya Başbakanı Robert Fico, “Çatışmalar donmuş durumda. Savaş 2029 ya da 2030’a kadar sürebilir” dedi.

Rusya yanlısı duruşuyla Avrupa Birliği (AB) ve Batı ülkelerinin Ukrayna politikasına ters hareket eden Fico, seçim zaferinin ardından “Slovakya halkının Ukrayna’dan daha büyük sorunları var” demişti.

Slovakya Başbakanı Robert Fico, Çekya Başbakanı Petr Fiala’yla başkent Prag’da cuma günkü görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Çatışmalar donmuş durumda. Savaş 2029 ya da 2030’a kadar sürebilir” dedi.

Sosyal Demokrat Parti (Smer) Başkanı Fico, Rusya ve Ukrayna arasında bir an evvel barış görüşmelerinin başlaması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

10 yıl boyunca barış içinde ya da savaş operasyonları askıya alınmış şekilde müzakereleri yürütmek, 10 yıl sonra hiçbir sonuç alamadan müzakere masasına oturup, 500 ya da 600 bin ölü daha verildiğini fark etmekten daha iyidir.

30 Eylül’deki seçimleri kazanarak 25 Ekim’de göreve gelen 59 yaşındaki lider, Ukrayna’ya silah ve mühimmat tedarikini kesmesiyle de gündem olmuştu.

Slovak lider, Prag’daki konuşmasında kararının arkasında olduğunu belirtirken, başka ülkelerin Ukrayna’ya askeri yardım göndermesine karşı çıkmadığını söyledi.

Fiala ise Ukrayna’ya yardımları sürdüreceklerini ifade ederek, “Ukrayna, yürüttüğü cesur savaşta desteğimize ihtiyaç duyuyor” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçen yıl 24 Şubat’ta verdiği emirle başlayan savaşta Slovakya, Ukrayna’ya toplamda 617 milyon euro değerinde 13 askeri destek paketi gönderileceğini duyurmuştu.

Ancak ülkenin Ukrayna savaşıyla ilgili politikası, Fico’nun göreve gelmesiyle değişti.

Fico, 8 Kasım’daki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, bir önceki Ludovit Odor kabinesinin Ukrayna için hazırladığı 40,3 milyon euroluk 14. askeri yardım paketinin iptal edildiğini duyurmuştu.

Rusya yanlısı duruşuyla Avrupa Birliği ve Batı ülkelerinin Ukrayna politikasına ters hareket eden Fico, seçim zaferinin ardından “Slovakya halkının Ukrayna’dan daha büyük sorunları var” demişti.

2012-2018’de Slovakya’yı yöneten lider, ülkedeki mafya faaliyetlerini araştıran gazeteci Jan Kuciak ve nişanlısının öldürülmesinin ardından başlayan gösteriler nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Rusya: Ukrayna’nın Karşı Saldırısı Sona Erdi

Moskova’nın Ukrayna’da işgal ettiği bölgeler için atadığı üst düzey isimlerden Yevgeni Balizkij, Ukrayna’nın karşı saldırısının tamamen durdurulduğunu söyledi. Yevgeni Balizkij açıklamasında, Robotyne ve Shcherbaky köyü yakınlarında hâlâ birkaç küçük çatışmanın devam ettiğini belirtti.

Haber Merkezi / Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı ise, Rus kuvvetlerinin Robotyne ve birkaç kilometre doğusundaki Werbowe köyü yakınlarında çok sayıda başarısız saldırı düzenlediğini açıkladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, NBC’ye verdiği röportajda, Rusya Devlet Başkanı Wladimir Putin ile ilgili, “Özgürlüğümüzü lanet olası terörist Putin’e vermeye hazır değiliz” dedi. Zelenski ayrıca, yurttaşlarını birlik olmaya ve kendilerine güvenmeye çağırdı.

Ülkesinin hava savunmasındaki eksikliklerden ve Rus silahlı kuvvetlerinin hava egemenliğinden şikayetçi olan Zelenski, “Rusya gökyüzünü kontrol ediyor” dedi. Zelenski, Batı’dan talep ettiği savaş uçaklarına atıfta bulunarak, Ukrayna’nın daha iyi hava savunmasına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, gökyüzünde denge kurulur kurulmaz Ukrayna kara kuvvetlerinin ilerleyebileceğini belirtti. Rusya ile müzakerelerin yapılamayacağı yönündeki tutumunu yineleyen Zelenskiy, “Teröristlerle diyalog yoktur” diye vurguladı: Sözlerinin hiçbir değeri yok, sadece yok etmek ve öldürmek istiyorlar.

Avdiivka için yoğun çatışmalara devam edildi

Ukraynalı askeri yetkililere göre, Rus birlikleri doğu Ukrayna şehrine doğru birkaç ilerleme kaydetti. Cephenin bu bölümünden sorumlu komutan Olexandr Tarnawskyj Telegram’dan yaptığı açıklamada, 400’den fazla Rus askerinin öldürüldüğünü ve 12 zırhlı aracın imha edildiğini söyledi.

Olexandr Tarnawskyj’nin açıklamaları bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı. Avdiivka, Rus birlikleri tarafından kuşatılmış durumda. Rusya’nın kontrolündeki Donetsk, Avdiivka’nın sadece birkaç kilometre güneyinde yer alıyor.

Ukrayna’nın güneyindeki liman kenti Odessa da saldırıya uğradı. Ukrayna televizyonunun haberine göre, Rus hava saldırılarını püskürtmek için uçaksavar savunmaları devreye girdi.

Rusya: Ukrayna ordusunun 13 saldırısı püskürtüldü

Öte yandan Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’daki özel askeri harekat kapsamında, Ukrayna ordusunun 13 saldırısının püskürtüldüğünü, yaklaşık 860 askerlerinin de etkisiz hale getirildiğini belirtti.

Rusya’nın Ukrayna’daki özel askeri harekatının devam ettiğini ifade eden Rusya Savunma Bakanlığı’nın günlük brifinginde bölgedeki son durum özetlendi.

Kupyansk istikametinde hava ve topçu desteğiyle Ukrayna ordusunun 6 saldırısı püskürtüldü. Ukrayna ordusunun bu istikametteki kaybı yaklaşık 135 asker, iki zırhlı savaş aracı, 3 kamyonet olarak gerçekleşti.

Krasnıy Liman istikametinde, Ukrayna ordu mevzilerine hava ve topçu saldırıları düzenlendi. Yaklaşık 100 Ukraynalı askerin yanı sıra, dört zırhlı savaş aracı, beş otomobil ve D-30 topu etkisiz hale getirildi.

Donetsk istikametinde, Ukrayna ordusunun 2 saldırısı püskürtülürken düşmanın bu istikametteki toplam kaybı yaklaşık 220 asker, iki zırhlı savaş aracı, üç otomobil olarak gerçekleşti.

Güney Donetsk istikametinde, Ukrayna ordu mevzilerine yönelik düzenlenen hava ve topçu saldırılar sonucu karşı taraf yaklaşık 115 asker ve iki otomobili kaybetti.

Zaporojye istikametinde de Ukrayna ordu mevzilerine hava ve topçu saldırılar düzenlendi. Yaklaşık 160 asker, üç otomobil, ABD yapımı M777 topçu sistemi etkisiz hale getirildi.

Herson istikametinde, Ukrayna askerlerinin Dinyeper nehrinin sol kıyısına çıkartma yapma yönündeki 5 girişimi engellendi. Bunun sonucunda düşmanın kaybı yaklaşık 130 asker, üç otomobil olarak gerçekleşti. Ayrıca Ukrayna ordu mevzilerine yönelik düzenlenen topçu saldırılarda ABD yapımı M777 topçu sistemi, D-20 obüsü, 3 adet D-30 obüsü yok edildi.

Son 24 saatte Ukrayna ordusuna ait 23 insansız hava aracı vuruldu.

Paylaşın

ABD’den Türkiye, Çin Ve BAE Merkezli 130 Firma Ve Kişiyi Rusya Yaptırımı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Türkiye, Çin ve BAE merkezli 130 firma ve kişiyi Rusya yaptırımları listesine aldığını açıkladı. Türkiye merkezli Berk Türken ve firmaları yer alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Türken’in yaptırımların arkasından dolanarak malları Türkiye’den Rusya’ya taşımak için ödemeleri ve nakliyeleri ayarladığını söyledi.

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ukrayna işgali  sonrası Rusya’nın askeri araç ve ekipmanlara erişimini engellemek amacıyla Türkiye, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli 130 firma ve kişiyi yaptırım listesine aldığını açıkladı.

Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi tarafından uygulanan yaptırımlar, savaş alanında ihtiyaç duyulan ekipmanın tedarikinde Moskova’ya yardım ettiği iddia edilen tedarikçi ve nakliyeciler gibi üçüncü taraf firmalar ve kişileri hedef alıyor.

Buna ek olarak Dışişleri Bakanlığı da, Rusya’nın enerji üretimi ile metal ve madencilik sektörünü hedef alan diplomatik yaptırımlar uyguladı.

Perşembe günü açıklanan yaptırımların hedefinde Rus istihbaratıyla bağlantılı olduğu iddia edilen Türk uyruklu Berk Türken ve firmaları yer alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Türken’in yaptırımların arkasından dolanarak malları Türkiye’den Rusya’ya taşımak için ödemeleri ve nakliyeleri ayarladığını söyledi.

Havacılık ekipmanı, veri aktarımı için makineler sevk ettiği iddia edilen bir dizi Birleşik Arap Emirlikleri firmasına da yaptırım uygulandı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli ARX Financial Engineering adlı şirket ise, yaptırım altındaki Rus bankası VTB Bank’tan Rus rublesi gönderilip ABD dolarına çevrilmesinde rol oynadığı gerekçesiyle yaptırıma uğradı.

Paylaşın

Rusya’nın Gazze Tasarısı Birleşmiş Milletler’de Reddedildi

Hamas’ın başlattığı ve her geçen gün daha da şiddetlenen Filistin -İsrail savaşı onuncu gününe girerken, Rusya tarafından önerilen ve Gazze’de “insani ateşkes” çağrısı yapan karar tasarısı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) reddedildi.

Haber Merkezi / Tasarı, Rusya dahil 5 ülkede ‘evet’ oyu alırken, 6 ülke ‘çekimser’ kaldı, 4 ülke ise ‘hayır’ yönünde oy kullandı. Rusya ile birlikte Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Mozambik ve Gabon tasarıyı desteklerken ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya ‘hayır’ yönünde oy verdi. Çekimser kalanlar ise Arnavutluk, Brezilya, Ekvador, Gana, Malta, İsviçre.

Rusya’nın sunduğu tasarı, Hamas’a ya da farklı taraflara ismen atıfta bulunmadan, “sivillere yönelik tüm şiddet eylemlerini, tüm düşmanlıkları ve her türlü sivil ölümlerini kınamayı” öngörüyordu. Rusya’nın önerisinde rehinelerin serbest bırakılması, insani yardıma erişim ve ihtiyaç sahibi sivillerin güvenli tahliyesi çağrısı da yer alıyordu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde herhangi bir kararın kabulü için 15 üyeli Konsey’de en az dokuz “evet” oyu gerekiyor. Keza beş daimi üyeden (ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya) hiçbirinin tasarıyı veto etmemesi gerekiyor.

İsrail’den yapılan açıklamalara göre Hamas’ın saldırıları sonucunda bin 400’den fazla kişi öldü ve en az 199 kişi Gazze’ye kaçırılarak rehin alındı. Filistin tarafının açıkladığı rakamlara göre ise İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik aralıksız bombardımanında şu ana kadar 2 bin 750 kişi hayatını kaybetti.

İsrail Hava Kuvvetleri, Lübnan’da bulunan Hizbullah hedeflerini vurduğunu duyurdu. Ordunun sosyal medya hesabında operasyonlara ilişkin bir video paylaşıldı ve saldırıların Lübnan’dan İsrail’e açılan ateşe yanıt olduğu ifade edildi.

Lübnan Hizbullah’ı İsrail’in kuzeyindeki Hanita kibbutzundaki tanklara güdümlü füze attığını duyurdu. Saldırıda herhangi bir can kaybı olup olmadığı bilinmiyor. İsrail ordusu da Lübnan sınırındaki Metula yerleşkesinde silah sesleri geldiğini açıkladı.

Metula, İsrail’in Lübnan sınır boyunca iki kilometre derinliğindeki alanı savaş bölgesi olarak ilan edip tahliye etttiği 28 yerleşim yerinden birisi.

Hamas’ın silahlı kanadı İzeddin El Kasım Tugayları, Tel Aviv ve Kudüs’e yönelik roket saldırısında bulunduğunu duyurdu. Yazılı açıklamada, roket saldırılarının İsrail’in “sivilleri hedef almasına” misilleme olduğu belirtildi.

İsrail ordusu, Hamas’ın ölümcül saldırılarının ardından yarım milyona yakın İsraillinin yerlerinden tahliye edildiğini duyurdu. Ordu sözcüsü Jonathan Conricus, “Gazze Şeridi etrafındaki tüm topluluklar, hükümetin direktifleri doğrultusunda tahliye edildi. Sivillerin savaş bölgesinin yakınında olmasını istemiyoruz” dedi.

Söz konusu 500 binden fazla kişi arasında Lübnan sınırındaki İsrailliler de bulunuyor.

Paylaşın

“Kuzey Kore, Rusya’ya Bin Konteyner Silah Gönderdi” İddiası

Beyaz Saray, Kuzey Kore’nin Ukrayna ile savaş halinde bulunan Rusya’ya 1000’den fazla konteyner askeri teçhizat ve mühimmat gönderdiğini öne sürdü. Beyaz Saray, iddiaları kanıtlamak için uydu görüntülerini de yayınladı.

Haber Merkezi / ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby, Kuzey Kore’nin son haftalarda Rusya’ya 1000’den fazla konteyner askeri teçhizat ve mühimmat teslim ettiği yönünde bilgiler bulunduğunu söyledi.

John Kirby, “Rusya’nın Ukrayna’daki gayri meşru savaşını ilerletmek için kullanılacağı bu askeri teçhizatı Rusya’ya sağladığı için Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ni kınıyoruz” dedi.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Kirby, ABD’nin Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un mühimmat karşılığında gelişmiş Rus silah teknolojileri aldığına inandığını söyledi ve Kuzey Kore ile Rusya arasındaki askeri ilişkinin derinleşmesiyle ilgili endişelerini dile getirdi.

Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong Un ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yakın zamanda görüşmüştü. Bu görüşmede iki ülke savunma alanlarında ilişkileri güçlendirme adımları atmıştı.

İki liderin görüşmesi öncesi, silah sevkiyatı yapılacağı haberleri gündeme gelmişti. Beyaz Saray’ın son iddiaları haberleri doğrular nitelikte.

Paylaşın

Rusya’dan Ukrayna’ya Füze Saldırısı: En Az 49 Kişi Hayatını Kaybetti

Ukrayna’nın doğusunda yer alan Kupiansk’ın Hroza köyüne düzenlenen füze saldırısında en az 49 kişi hayatını kaybetti, Saldırı, savaşın başlangıcından bu yana sivillere yönelik en ölümcül saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Saldırı sonrası açıklama yapan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski “Rusya, buna ve bunun gibi terör saldırılarına sadece bir şeyden ihtiyaç duyuyor: soykırım amaçlı saldırganlığını tüm dünya için yeni bir norm haline getirmek” dedi.

Saldırı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Moskova merkezli bir düşünce kuruluşunda konuşma yapmasından birkaç saat önce gerçekleşti. Putin, Ukrayna savaşını bizzat Kiev’in başlattığı ve Batı’nın desteklediği iddiasını yineledi.

Harkov bölgesi, savaşın başladığı Şubat 2022’den bu yana Rusya ve Ukrayna orduları arasındaki çatışmaların ön saflarında yer alıyor. Kupiansk bölgenin doğusunda yer alıyor ve işgalin ardından Rusya kuvvetleri için önemli bir tedarik merkeziydi.

Geçen yılın eylül ayında Kiev, aylar süren çatışmalardan sonra Harkov bölgesinin bazı kısımlarını geri aldığını açıklamıştı.

ABD, İran’ın mermilere el koyarak Ukrayna’ya teslim etti

Öte yandan Ukrayna’ya mühimmat sağlamakta Batılı ülkelerin sıkıntı çektiğini açıkladığı bir dönemde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran’dan Yemen’e giden bir gemide el konulan yaklaşık 1,1 milyon adet mermiyi Ukrayna’ya teslim ettiğini açıkladı.

Orta Doğu’daki operasyonları denetleyen ABD Merkez Komutanlığı (Centcom), mermilerin Sovyet döneminden kalma tüfek ve hafif makineli tüfeklerde kullanılan 7.62mm kalibreli olduğunu belirtti.

Gönderilen mermi sayısı önemli olmakla birlikte müttefikler tarafından Ukrayna’ya halihazırda sağlanan yüz milyonlarca merminin küçük bir yüzdesini temsil ediyor.

Örneğin ABD tek başına savaşın başından beri Ukrayna’ya 200 milyondan fazla mermi ve el bombası sağlamış durumda. Pazartesi günü Varşova Güvenlik Forumu’nda NATO’nun askeri komitesi başkanı Amiral Rob Bauer ise mühimmat konusunda “artık varilin dibinin göründüğünü” söylemişti.

Paylaşın

WSJ Yazdı: Rusya Ve Suudi Arabistan Petrol Kumarında Büyük Kazandı

Rusya ve Suudi Arabistan yönetimlerinin son hamleleriyle petrolden milyarlarca dolar gelir kazandığı belirten WSJ, Riyad ve Moskova yönetimlerinin üretim kısıtlama kararını “Hem siyasi hem de finansal açıdan riskli bir stratejiydi fakat iyi sonuçlanmış görünüyor” diye değerlendirdi.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’ne (OPEC) Suudi Arabistan, bazı OPEC dışı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubuna da Rusya önderlik ediyor.

OPEC ve OPEC+ geçen yıl ekimde petrol üretiminde günlük 2 milyon varil kesintiye gidileceğini duyurmuştu. Daha sonra Riyad yönetimi, mayıs ve haziranda açıkladığı kararlarda toplamda günlük 2 milyon varil daha kesintiye gidildiğini duyurdu. 5 Eylül’de de Rusya ve Suudi Arabistan, kesintilerin yıl sonuna kadar süreceğini bildirdi.

ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), Rusya ve Suudi Arabistan’ın petrol üretimini kısıtlayarak kârlarını artırmasını haberleştirdi.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; “Suudi Arabistan ve Rusya, petrol kesintisi kumarında büyük kazandı” başlıklı haberde, Tahran ve Kremlin yönetimlerinin son hamleleriyle milyarlarca dolar gelir kazandığı belirtildi.

Birleşik Krallık merkezli enerji veri firması Energy Aspects’in paylaştığı bilgilere göre, Suudi Arabistan’ın bu çeyrekteki petrol gelirlerinin, nisan-haziran dönemine kıyasla günlük yaklaşık 30 milyon dolar, yani yüzde 5,7 oranında artması öngörülüyor. Bu da üç aylık dönemin tamamı için yaklaşık 2,6 milyar dolarlık artışa denk geliyor.

Verilere göre aynı dönemde Rusya’nın petrol gelirlerinin de yaklaşık 2,8 milyar dolar artacağı tahmin ediliyor.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’ne (OPEC) Suudi Arabistan, bazı OPEC dışı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubuna da Rusya önderlik ediyor.

WSJ, Riyad ve Moskova yönetimlerinin üretim kısıtlama kararını “Hem siyasi hem de finansal açıdan riskli bir stratejiydi fakat iyi sonuçlanmış görünüyor” diye değerlendirdi.

OPEC ve OPEC+ geçen yıl ekimde petrol üretiminde günlük 2 milyon varil kesintiye gidileceğini duyurmuştu. Daha sonra Riyad yönetimi, mayıs ve haziranda açıkladığı kararlarda toplamda günlük 2 milyon varil daha kesintiye gidildiğini duyurdu. 5 Eylül’de de Rusya ve Suudi Arabistan, kesintilerin yıl sonuna kadar süreceğini bildirdi.

Haberde, bunun üzerine Brent petrolün varil fiyatının 100 dolara yaklaşabileceğine dikkat çekildi. Bugün itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı 94,86 dolar. Ayrıca uzmanlar, bu yılın son çeyreğinde küresel çapta yaklaşık 3,3 milyar varil petrol açığı oluşmasını da öngörüyor.

Energy Aspects’ten petrol piyasaları analisti Livia Gallarati, “Bu artık o kadar da uzak bir ihtimal değil. Fiyatlar giderek yükselecek. Arzdaysa temelde sorun var” dedi.

Norveç merkezli enerji araştırma firması Rystad Energy’nin verilerine göre, geçen yıl günlük varil üretimi maliyeti Rusya için ortalama 12,80 dolar, Suudi Arabistan içinse 9,30 dolardı. Analizde, düşük maliyetlerin petrol ihracatından elde edilen kazancın çoğunun gelire dönüştürülmesini sağladığı belirtildi.

Haberde, Rusya’nın geçen hafta akaryakıt ihracatını kısıtladığı da hatırlatıldı. Kremlin yönetimi, benzin ve motorin ihracatına geçici kısıtlamayı iç piyasada artan fiyatlar nedeniyle aldığını belirtmişti.

WSJ, Rusya’nın hamlesinin küresel enerji tedarikinde sorunlara yol açabileceğine işaret ederken, Kanada merkezli yatırım bankası RBC Capital Markets’tan Helima Croft, “Rusya, enerjiyi yeniden bir silah olarak kullanıyor” yorumunu yaptı.

Paylaşın

ABD’den Türkiye’den İki Şirkete Yaptırım Kararı

ABD, Türkiye’den de iki şirketin bulunduğu, beş ülkeden beş şirket ve iki şahısa yaptırım uygulanacağını duyurdu. ABD, daha öncede, yine aralarında Türkiye’den şirketlerin de bulunduğu çok sayıda ülkeden 150’den fazla şahıs ve şirkete yaptırım uygulama kararı almıştı.

ABD, son yaptırım kararıyla alakalı olarak şu açıklamada bulundu: “İran yapımı İHA’lar Rusya’nın Ukrayna saldırılarının kilit araçlarından biri olmaya devam ediyor. Bu İHA’lar Ukrayna vatandaşlarını korkutan ve kritik altyapıyı hedef alan saldırılarda kullanılıyor. ABD, müttefikleri ve ortaklarıyla istişare halinde, İran’ın Rusya’ya İHA tedarikini yaygınlaştırmasına katkı sağlayanları, bunların Ortadoğu’daki temsilcilerini ve istikrarsızlığa neden olan diğer paydaşları sorumlu tutmaya ısrarla devam edecektir.”

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Maliye Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Dairesi (OFAC), İran’ın insansız hava aracı (İHA) programına katkı sağladığı gerekçesiyle, aralarında Türkiye’den de iki şirketin bulunduğu, beş ülkeden beş şirket ve iki şahısa yaptırım uygulanacağını duyurdu. Türk şirketleri ile birlikte yaptırım kararına dahil edilen diğer şirket ve şahıslar İran, Çin, Hong Kong ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) menşeli.

Bakanlık, Türkiye’den Dal Enerji Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile Anka Port İç ve Dış Ticaret İnşaat Lojistik Sanayi Limited Şirketi’nin dahil edildiği yaptırım kararıyla alakalı olarak şu açıklamada bulundu:

“İran yapımı İHA’lar Rusya’nın Ukrayna saldırılarının kilit araçlarından biri olmaya devam ediyor. Bu İHA’lar Ukrayna vatandaşlarını korkutan ve kritik altyapıyı hedef alan saldırılarda kullanılıyor. ABD, müttefikleri ve ortaklarıyla istişare halinde, İran’ın Rusya’ya İHA tedarikini yaygınlaştırmasına katkı sağlayanları, bunların Ortadoğu’daki temsilcilerini ve istikrarsızlığa neden olan diğer paydaşları sorumlu tutmaya ısrarla devam edecektir.”

İki hafta içinde ikinci yaptırım

Washington 14 Eylül’de aldığı bir başka yaptırım kararında, yine aralarında Türkiye’den şirketlerin de bulunduğu çok sayıda ülkeden 150’den fazla şahıs ve şirkete, Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettikleri gerekçesiyle yaptırım uygulama kararı almıştı.

Türkiye’den, Margiana İnşaat Dış Ticaret, Demirci Bilişim Ticaret Sanayi, Denkar Gemi İnşaat, CTL Limited ile tersane işletmesi ID Ship Agency ve bu şirketin sahibi İlker Doğruyol’un dahil edildiği yaptırımlarla ilgili olarak, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanılmıştı:

“ABD Dışişleri ve Ticaret Bakanlıkları, Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaşla ilgili olarak çok sayıda kişi ve kuruluşa karşı yaptırım kararı almıştır. Rusya’nın gayri hukuki bir biçimde Ukrayna işgaliyle ilişkisi olan, ABD’nin Rusya’ya işgal nedeniyle uyguladığı yaptırımların ihlaline ve Rusya’nın savaş kabiliyetini ilerletmesine katkı sağlayan, Rusya’nın enerji üretimini kuvvetlendirmesinden sorumlu olan 150’nin üzerinde kişi ve kuruluşa ek yaptırımlar uygulanacaktır.”

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Washington Post’tan Dikkat Çeken Yazı: Erdoğan, Kartlarına Fazla Güveniyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Azerbaycan dönüşü verdiği, ABD’nin F-16 satışını onaylayarak “verdiği söze sadık kalması” halinde TBMM’nin de İsveç’in NATO üyeliği konusundaki protokolü geçirebileceği mesajın ardından ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post (WP), dikkat çeken bir analize yer verdi.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; Washington Post (WP), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyeliği konusunda “elindeki kartlara fazla güvendiğini” yazdı.

WP’nin yayın kurulunun kaleme aldığı analizde, Erdoğan’ın yürüttüğü politikayla “NATO ve birliğin düşmanı Rusya arasında gidip geldiğini ve tavizler kopararak kendi güç simsarlığı pozisyonunu kuvvetlendirdiğini” öne sürdü.

Analizde, Erdoğan’ın uluslararası politikadaki konumunu belirginleştirmesi gerektiği savunularak, şu ifadelere yer verildi: Erdoğan’ın çıkarlarının nerede olduğunu yeniden değerlendirmesi akıllıca olur. Ekonomik hasılası toplamda Rusya’nınkinden yaklaşık 10 kat daha fazla olan NATO müttefiklerini mi yoksa Batı yaptırımlarının ağırlığı karşısında ekonomiyi ayakta tutmaya çalışan Kremlin’deki savaş çığırtkanlarını mı destekleyecek?

Haberde, Ankara’nın İsveç’in NATO üyeliğine dair pozisyonundaki değişimlere de dikkat çekildi. Erdoğan’ın temmuzdaki NATO zirvesinde İskandinav ülkesinin üyeliğine onay vereceğini söylediği ancak bu haftaki açıklamasında onayın önce TBMM’den geçmesi gerektiğini belirttiği hatırlatıldı.

Analizde, Erdoğan’ın İsveç’in üyeliğini onaylamadan önce ABD’yle 20 milyar dolarlık F-16 anlaşmasını sağlama almayı hedeflediği belirtildi. ABD Başkanı Joe Biden, F-16 satışına destek verdiğini belirtmişti fakat son karar ABD Kongresi’nin onayına bakıyor. Kongre ise Türkiye, İsveç’in üyeliğine onay vermeden F-16 anlaşmasını geçirme taraftarı değil.

WP’nin yazısında, F-16 meselesinin yanı sıra Türkiye’nin “terörle bağlantılı olduğunu savunduğu” İsveç’teki Kürtlere karşı baskının artırılmasını, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecinin yeniden başlatılmasını ve Müslüman ülkelerden büyük tepki toplayan Kuran yakma eylemlerini yasaklamasını talep ettiği de hatırlatıldı.

İsveç’inse buna karşılık bazı Kürtleri ülkeden sınırdışı ettiği, terörle mücadele yasalarını sıkılaştırdığı ve Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunu da kaldırdığı belirtildi.

Analizde, Erdoğan’ın politikasının belirli bir sınıra dayandığı savunularak, şu değerlendirmeler paylaşıldı:

Erdoğan elindeki kartlara fazla güveniyor. İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesi karşılığında, Türkiye’nin AB’ye katılımında ilerleme kaydedilmesi ve son zamanlarda yaygın bir protesto eylemine dönüşen Kuran yakmanın resmen yasaklanması için Stockholm’e baskı yapmak gibi sıkı pazarlık çabaları var. Bu taleplerden ilki daha baştan imkansız, ikincisiyse İsveç’in ifade özgürlüğü geleneğine ters düşüyor.

WP’nin analizinde hem Erdoğan hem de NATO için en iyi seçeneğin, ABD Kongresi’nin çizgisinde hareket ederek, Türkiye’nin İsveç’in ittifaka üyeliğine onay vermesi, daha sonra da F-16 paketinin görüşülmesi olduğu savundu.

Paylaşın

Putin’den Savunma Bakanı’na Ukrayna Güçlerini Durdurma Talimatı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya Ukrayna’nın karşı saldırısını ekim başına kadar durdurulma talimatı verdiği öne sürüldü. Rusya’nın Kiev’a bağlı güçleri püskürtmek için yüksek bir bedel ödemeyi de göze aldığı iddia edildi.

Putin, Ukrayna’nın karşı taarruzunu ilk kez bu yılın haziranında ikrar etmiş ve savaşın vurduğu bu ülkenin birliklerinin güçlü Rus savunmaları karşısında kayda değer kazanımlar elde edemeyeceğini öne sürmüştü. Putin, Ukrayna birliklerinin, personel ve Batı’dan gelen askeri teçhizat konusunda büyük kayba uğrayacağını da iddia etmişti.

Rusya – Ukrayna Savaşı’nı gözlemleyen ABD merkezli bir düşünce kuruluşunun Kremlin’deki bir kaynağına dayandırdığına göre, Ukrayna’nın karşı saldırısının ekim başına kadar durdurulmasını isteyen Vladimir Putin, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya ilerleme kaydetmesi için talimat verdi.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; Savaş Araştırmaları Enstitüsü (Institute for the Study of War/ISW) pazar günü yayımladığı istihbarat güncellemesinde şu ifadeleri kullandı:

Putin’in Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya cephe hatlarındaki durumu geliştirmesi, Ukrayna’nın karşı saldırılarını durdurması ve Rus güçlerinin daha büyük bir şehre saldırı operasyonu başlatma inisiyatifini yeniden ele geçirmesi için Ekim 2023 başlarına kadar bir aylık süre tanıdığı bildirildi.

İddialar doğruysa, Rus askeri komutanlığının Ukrayna karşı operasyonunu sonlandırmak umuduyla amansız saldırılar için emir vermesinin muhtemel görüldüğü ve bu çerçevede Rusya’nın askeri güçlerine yüksek bir fatura çıkmasının da göze alındığı bu güncellemede belirtiliyor.

ISW, Rusya Savunma Bakanlığı’nın, “aniden Putin’in gözünden düşme korkusuyla”, dürüstçe olumsuz görüşlerini paylaşan komutanları tasfiye etme çabalarını yoğunlaştırdığı durumlarla daha önce de karşılaştıklarını belirtti.

Rusya, geçen yıl şubatta “özel askeri operasyon” diye adlandırdığı harekatı Ukrayna’da başlatarak komşusunu topyekun istilayla yüz yüze getirdi ve binlerce kişinin ölümüne yol açarken milyonların da evinden olmasına sebebiyet verdi.

Putin, Ukrayna’nın karşı taarruzunu ilk kez bu yılın haziranında ikrar etmiş ve savaşın vurduğu bu ülkenin birliklerinin güçlü Rus savunmaları karşısında kayda değer kazanımlar elde edemeyeceğini öne sürmüştü.

Ukrayna birliklerinin, personel ve Batı’dan gelen askeri teçhizat konusunda büyük kayba uğrayacağını da iddia etmişti. Ancak Kiev’in tüm Rus güçlerini işgal altındaki bölgeler de dahil Ukrayna topraklarından geri püskürtmeyi amaçladığı girişim 4. ayına ulaştı ve bu ay bazı önemli toprak kazanımları kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski karşı saldırının yavaş olduğunu kabul ederken “Her gün ilerleyip bölgeyi özgürleştirmemiz önemli” de dedi.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Birleşik Kraliyet Hizmetleri Enstitüsü (Royal United Services Institute) tarafından yapılan bir araştırma, Ukrayna güçlerinin her 5 günde bir ortalama 700 ila 1200 metre ilerleme kaydettiğini ortaya koydu. Bu da Rus güçlerine geri çekilirken siper kazmaları ve özellikle de araziyi mayınlamaları için zaman kazandırıyor.

Tamamen gönüllülerden oluşan ve Ukrayna’nın en iyi ve en deneyimli birliklerinden biri olarak kabul edilen 3. Taarruz Tugayı ocak ayından bu yana doğuda neredeyse aralıksız savaşırken, daha deneyimsiz birlikler güneyde savaşmak üzere yeni eğitimler ve modern silahlar aldı.

Paylaşın