MHP’den Bahçeli Açıklaması: Depremzedelere Hakaret Ettiği İftira

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte dün deprem bölgelerini ziyaret eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kahramanmaraş Elbistan’da AFAD’ın (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) kurduğu konteyner kentte inceleme yaptı.

Haber Merkezi / Sosyal medyada dolaşıma giren videoya göre konteynerin önündeki depremzedelerle görüşen MHP Lideri Bahçeli, ‘Elbistan il olsun’ sloganı atılınca sinirlendi.

Devlet Bahçeli, “Acımızın olduğu böyle bir günde, böyle sloganlarla sayın cumhurbaşkanımızın ve diğer yetkililerin burayı ziyaretini sabote etmeye hakkınız yok. Sessizlik olacak. Dağılın gitsin, indirin şunları” diye bağırarak ortamı terk etti.

Sosyal medyada oluşan tepkiler üzerine MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Bahçeli’nin sözlerinin çarpıtıldığını ileri sürdü.

Büyükataman “Zillet (millet) ittifakı vekilleri ve medyası, genel başkanımız sayın Devlet Bahçeli’nin Elbistan ziyareti sırasında ‘Elbistan İl Olsun’ pankartı altında slogan atmanın yeri ve zamanı olmadığını dile getirdiği sözlerini çarpıtarak depremzedelere hakaret ettiği iftirasını atmışlardır” ifadesini kullandı.

İsmet Büyükataman’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalar şöyle:

“Asrın Felaketi’ni yaşadığımız 6 Şubat gününden itibaren Türkiye Cumhuriyeti bir yandan milletimizin yaralarını sarmak için olağanüstü bir gayretle çalışırken diğer taraftan yaşanan depremlerden siyasi rant elde etmeye çalışan siyasi yağmacılara karşı mücadele vermektedir.

İlk günden itibaren kirli bir oyun tezgâhlayan Zillet İttifakı’nın taşeronluğuna soyunan tribün simsarları da futbol sahalarını siyaset arenasına çevirmeye çalışarak adeta milli iradeye saldırmışlardır.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, deprem şehitlerimize saygısızlık yaparak futbol sahalarına siyaset bulaştıran ve statlardan kaos doğurmaya heveslenen milli irade karşıtlarına geçit vermeyen örnek bir duruş sergilemiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin duruşu karşısında oyunları bozulunca telaşa kapılan Zillet İttifakı aziz milletimizin acılarını siyasete malzeme yapmaya ve millet iradesine ipotek koymaya çalışarak partimizi hedef almışlardır.

Zillet İttifakı vekilleri ve medyası, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin Elbistan ziyareti sırasında “Elbistan İl Olsun” pankartı altında slogan atmanın yeri ve zamanı olmadığını dile getirdiği sözlerini çarpıtarak depremzedelere hakaret ettiği iftirasını atmışlardır.

Felaketin ilk gününden itibaren milletimizin acılarını istismar ederek siyasi rant peşinde koşan Zillet İttifakı partileri ve zillete payandalık yapan ufak tefek tek kişilik particikler de bu karalama kampanyasına dahil olmuş ve acılarımızı oya çevirme yarışına girmişlerdir.

Henüz bir aday belirlemeyi dahi beceremeyen Zillet İttifakı, kendi içerisindeki kavgayı, tutarsızlığı ve teslimiyetçi anlayışı gizleme telaşıyla milletimizin karşısına her gün yeni bir algı operasyonu ile çıkmaya devam etmektedir.

Deprem bölgelerinde gezerken bile adaylık kavgası yapmaktan vazgeçmeyen, birbirlerini gerizekalı olmakla tanımlayan, yaşanan felaketten kaos doğurup iktidar devşirmeye heveslenen Zillet İttifakı’nın içine düştüğü çukur siyaseti açıkça ortadadır.

Türk milleti bu çukur siyasetine,zilletten iktidar devşirmeye çalışan 6+1 masası ve yancılarına,Türk futbolunu zillete kurban etmek isteyen siyaset holiganlarına ve Sayın Genel Başkanımızın sözlerini çarpıtarak algı operasyonlarından beslenen zillete gereken cevabı verecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi Büyük Türk milletinin iradesini ipotek altına almaya çalışanların, acılarını istismar edenlerin, istikbalini kargaşaya mahkûm etmek isteyenlerin dün olduğu gibi bugün de karşısında, aziz milletimizin ise daima yanında olmaya devam edecektir.”

Paylaşın

MHP Lideri Bahçeli Depremzedeleri Azarladı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 7,6 şiddetindeki depremin merkez üssü Kahramanmaraş Elbistan’da “Elbistan il olsun” sloganı atan depremzedeleri azarladı.

MHP Lideri Bahçeli, “Acımızın olduğu böyle bir günde, böyle sloganlarla sayın cumhurbaşkanımızın ve diğer yetkililerin burayı ziyaretini sabote etmeye hakkınız yok. Sessizlik olacak. Dağılın gitsin, indirin şunları” diye bağırarak ortamı terk etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte deprem bölgelerini ziyaret eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Elbistan’da AFAD’ın kurduğu konteyner kentte inceleme yaptı.

Sosyal medyada dolaşıma giren bir videoya göre konteynerin önündeki depremzedelerle görüşen MHP Lideri Bahçeli, ‘Elbistan il olsun’ sloganı atılınca sinirlendi.

Devlet Bahçeli, “Acımızın olduğu böyle bir günde, böyle sloganlarla sayın cumhurbaşkanımızın ve diğer yetkililerin burayı ziyaretini sabote etmeye hakkınız yok. Sessizlik olacak. Dağılın gitsin, indirin şunları” diye bağırarak ortamı terk etti.

Olayın yine sosyal medyada yayılan başka videosunda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile AK Partili Mahir Ünal da Bahçeli’nin hemen arkasında görülüyor.

Bahçeli’nin azarlamasının hemen ardından bir depremzede “Sayın Devlet bey, biz 2009’da Cumhurbaşkanımıza yaptık yapacağımızı. Memleket bitti. Halk göçüyor, göçüyor. Biz onun için çabalıyoruz, yoksa memleketimizi seviyoruz” diyerek tepki gösteriyor.

Bahçeli ayrıldıktan sonra Soylu ile Ünal, depremzedeleri sakinleştirmeye çalışıyor. Ünal, “Yapmayın. Ya bakın ben sizin milletvekilinizim. Lütfen, Elbistan’a bunu yapmayın” diyor, ancak depremzedeler “Elbistan il olsun” sloganı atmayı sürdürüyor.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Bahçeli, “Hükümet İstifa” Diyen Tribünleri Hedef Aldı

Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan MHP Lideri Bahçeli, “Türkiye’nin depremin ağır sonuçlarıyla kıyasıya mücadele ettiği süreçte Türk futbolunu lekelemeye, kutuplaşma dalgasını sahaya yansıtmaya çalışanlar alçakça bir kurgunun içinde. Hükümeti istifaya davet etmek, bir avuç holigan gruba sipariş verilmiş iç ve dış zillet komplosudur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Tribünler çürük sloganların atılacağı mekanlar olamaz. Tribünler çürük siyasi sloganların atılacağı mekanlar olamaz. Kalabalıkların arasına sızarak devlete ve hükümete meydan okuyanların önce tespiti ardından da tecziyesi mutlaka yapılmalıdır.”

Bahçeli, Beşiktaş üyeliğinden ayrıldığını hatırlattı ve şöyle dedi: “Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyeliğinden ayrıldığımı bildiriyorum. Bundan böyle ben artık Karagümrüklüyüm.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

“Tarih sürecini felaketlere göğüs gererek ayakta kalmayı başarmış toplum ya da milletlerin marifet ya da mükafatı olarak tarif etmek yanlış olmasa gerektir. Türk milletinin hem tarih yapan hem de tarih yazan bir millet olduğu hemen fark edilecektir.

Felaketler karşısında günübirlik tavır ve tepkiden daha kalıcı davranış güzelliği gelişmiş ve yerleşmiştir. 6 Şubat 2023 tarihindeki depremler yaygın bir kayba yol açmıştır. 7’den 70’e her vatandaşımızı hüzünle sarsmıştır.

20 Şubat 2023 tarihinde Defne’deki deprem ile dün meydana gelen deprem acılarımıza acı katmış, endişelerimizi artırmıştır. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet diliyor, yaralılarımıza şifa diliyorum.

Bölgeye günlük 10 binin üzerinde çadır sevk edilmektedir. Çarpıcı gerçekler ortadadır. Devleti ve hükümeti suçlayan güruh arızalıdır, art niyetlidir. 130 noktada konteyner kentler hayata geçirilmektedir. Depremlerde zarar gören insan sayımız çok fazladır.

Fitne fesat yumağına dönen bazı münafık siyasetçilerin çadır üzerinden sürdürdükleri iftira sağanağına rağmen çadırların kurulumu gerçekleştirilmiş, çalışmalar devam etmektedir. Şu ana kadar 287 çadır kent kurulmuştur.

İster istemez bazı eksikliklerin temininde aksaklıklar normaldir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti görevinin başındadır, mağdur vatandaşların yanındadır. Hiç kimse yalnız, kimsesiz değildir. Siyasi ve ekonomik rant devşirmeye heveslenenlerin arayışı bozgunculuktur.

Çok kırılgan ve nazik günlerde Türk sporunu siyasi kutuplaşmaya çekmek isteyenler, tribünleri ajan provokatörlere teslim edenler tarihi yanlışın tam ortasındadır.

Stadyumlarda ‘Hükümet istifa’ denilmesi depremzede kardeşlerimize saygısızlıktır. Türk futbolunu lekelemeye, sporu siyasileştirmeye çalışanlar alçakça bir kurgunun içindedir.

Hükümete istifaya davet etmek, tribünlerde kaosa heves etmek bir avuç fanatiğe sipariş verilmiş zillet komplosudur. Herkes yerini, yurdunu, haddini bilmelidir. Zilletin değirmenine su taşıyanlar ülkesine ve milletine sırt dönmüş odaklardır.

Devlete ve hükümete meydan okunmasını provoke edenlerin tespiti yapılmalı, Türk sporu karanlık dehlizden el birliği ile çıkarılmalıdır. Bu olana kadar Beşiktaş’tan ayrıldığımı tekraren ifade etmeyi milletime addediyorum. Bundan böyle ben artık Karagümrüklüyüm. Karagümrük’e gönül veren bir kişi olarak hayatımı devam ettireceğim.

Yaralar hızla sarılmakta, her insanımızın elinden tutulmakta, hiç kimse aç ve açıkta bırakılmamaktadır. Devlet çevik ve çelik iradesiyle alandadır, milletiyle iç içedir.

11 ilimizi kapsamına alan yeni yerleşim alanlarının haritası paylaşılmış, bölge insanı derin bir nefes almıştır. İlk etapta 199 bin 739 kalıcı konut ile 73 bin köy evi yapılması planlanmıştır. Yapılan binaların ilk teslimatının 7 ay sonra gerçekleşmesi beklenmektedir.

Yeis ve yılgınlığa hiç gerek yoktur. Cumhur İttifakı vatandaşların konutlarını yapacak, deprem travmasını telafi edecektir.

“Ne ara bu kadar devlet ve millet düşmanı türemiştir?”

Bazı köşe yazarları, tetikçi medya organları orman alanlarının da konut için kullanılacağını hangi bilgi ve belgeye dayanarak söylemektedir. Orman vasfını kaybetmiş alanlara konut yapmanın neresinde sakınca olacaktır?

Tefrikadan beslenen, tıyneti tartışmalı olan zevat ne iyi günümüzü paylaşacak ne kötü günümüzü kalbinde hissedecektir. Düşünüyorum da ne ara bu kadar devlet ve millet düşmanı türemiştir?

Sahne alan tahammülsüzlükler, seyrekleşen bağlılıklar, sertleşen acımasızlıklar, seviyesizlikler ne kadar fırsat düşkünü olduklarını açıkça teyit etmişlerdir.

Sayın Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olmak, Türk milletine muhabbetten daha mı önceliklidir? Cumhurbaşkanı seçimi konusunda CHP’den yetki almak neyi değiştirecektir?

Muhalefet olmak devleti ayağa düşürmek için çırpınmak değildir. Kentsel dönüşüme itiraz eden bu Kılıçdaroğlu değil miydi? İmar affıyla ilgili kanun teklifini veren bu CHP değil miydi? Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı, nasıl olacağı bir numaralı gündem konularıdır.

Zillet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı belirleme süreci sarpa sarmıştır. Aday kim olursa olsun artık önemsiz ve değersizdir. Türkiye olağanüstü dönemden geçmektedir. Yeniden ayağa kaldırılacak 11 il vardır ve bu hedef gerçekleştirilecektir. Altılı masa enkazın altından kalkamaz, yıkımı kaldırmaz.

Paylaşın

“Cumhur İttifakı Seçimde Ortak Liste Çıkarabilir” İddiası

Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ve MHP’nin 14 Mayıs’ta yapılması planlan seçimlerde bazı kentlerde ortak liste çıkarılabileceği konuşuluyor. Bu değişiklikte MHP’nin düşen oylarının etkili olacağı savunuluyor.

Millet İttifakı’ndan farklı olarak Cumhur İttifakı’nın iki önemli bileşeni AK Parti ve MHP 2018 seçimlerinde 81 ilde ayrı listeler çıkarmıştı.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde yer alan habere göre, Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yeni bir gelişme olmazsa 14 Mayıs’ta yapılması planlanıyor. İktidardan muhalefete tüm partiler Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenmiş olsa da Meclis seçimleri de büyük önem taşıyor.

Millet İttifakı’nda hedef “parlamenter sisteme geçiş” vaadi dolayısıyla en az 360 milletvekili çıkarmak. Bunun için de tüm partilerden temsilcilerin katıldığı bir komisyon çalışmaya başladı. Komisyonun en yüksek sayıda milletvekilini çıkarmak için yaklaşık 40 kentte ortak liste hazırlığı içinde olduğu biliniyor.

“Hangi ilde nasıl bir ortak liste ile seçime girmek doğru olur?” sorusuna en iyi yanıtı vermek için çalışan komisyon için Cumhur İttifakı’nın atacağı adımlar da önemli. AK Parti ve MHP 2018 seçimlerinde 81 ilde ayrı listeler çıkarmıştı.

Ama bu seçimde Millet İttifakı’nın planladığı gibi Cumhur İttifakı partilerinin de bazı kentlerde ortak listeler çıkarılabileceği konuşuluyor. Bu değişiklikte MHP’nin düşen oylarının etkili olacağı savunuluyor.

“Muhalefet seçimler ertelensin derse şaşırmayın”

Kahramanmaraş merkezli 11 kentte büyük yıkım ve can kaybına yol açan depremin ardından başlayan “seçimlerin ertelenmesi” tartışması şimdilik bitmiş görünüyor.

İddialara göre Cumhur İttifakı, erteleme seçeneğini değerlendirdi, ancak ne yasal ne de siyasi açıdan faydalı olmayacağını gördüğü için seçimlerin daha önce duyurulduğu gibi 14 Mayıs’ta yapılması kararını değiştirmedi.

İktidar mensuplarına göre seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasının “hızla yaraların sarılması, konut inşaatlarının başlaması, yardımların yapılması” gibi siyasi açıdan iktidara bir dizi de avantajı olacak. Öyle ki bazı AK Partili siyasetçiler “Muhalefet seçimler ertelensin derse şaşırmayın” iddiasında bulunuyor.

Paylaşın

Bahçeli’nin “Not Aldığımız Bilinmelidir” Sözlerine Kılıçdaroğlu’ndan Tepki

MHP Lideri Bahçeli’nin, “Depremden menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır. Bunları tek tek not aldığımız da çok iyi bilinmelidir.” sözlerine CHP Lideri Kılıçdaroğlu sert tepki gösterdi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından verdiği yanıtta, “Halka, defter tutuyoruz, not ediyoruz diye tehdit savuran beceriksizler!

Şov yapmayı bırakın, geçen iki haftada depremzedelere çadır, konteyner ve mobil duş-tuvalet götüremediniz. İnsanlar soğuk yüzünden az hasarlı evlerine dönmek zorunda kaldılar. Yardımları halka ulaştırın!” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söylemişti:

“Yalan haber yayan, dedikodu çıkaran, malumat kirliliğine umut bağlayan siyasi yamyamlığa heves eden kim varsa insanlığı kuşkulu ve tartışmaya açıktır. Fırsatçılığın karanlığından istifade ede etiketleri arttıranlar, kiraları artıranlar, kasasını doldurmak için hareket edenler bu milletin bir ferdi olamayacağı gibi şerefli de sayılamazlar

Depremden Menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır. Bunları tek tek not aldığımız da bilinmelidir.”

Paylaşın

MHP Lideri Bahçeli’den Seçim Tarihi Mesajı

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan MHP Lideri Bahçeli, “Yere batsın sizin siyasetiniz. Böyle ucuz ve meczup siyasete nasıl saparsınız? Rahat olun, biraz sabredin Türk milleti sizin boyun ölçünüzü yakında sandığa gömerek ilan edecektir. Ne sandıktan kaçarız ne de demokrasiyi yok sayarız. Zillet ittifakı paranoyaktır” dedi.

Haber Merkezi / MHP Lideri Bahçeli, “Böylesi afet dönemlerinde heyecan, hüzün ve duygusal taşkınlık akıl ve şuurun önündedir. Hayata tutunma gayreti ve insanları kurtarma çabası olağanüstü bir haldir. İnsan olanın ruhu, canı, acısı, vicdanı vardır. Yalan haber yayan, dedikodu çıkaran siyasi yamyamlığa heves eden kim varsa insanlığı kuşkuludur. Bunlara insan demek, insan olana saygısızlıktır” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, “Milli felaketlerde ortak aidiyet paydasında uzlaşamayanlar, insani değerlere yabancılaşan mihraklardır. Türkiye devasa bir musibetin tesirindedir. Türkiye’miz doğal afetlerin risklerine her zaman açıktır. Deprem bilimciler tarafından Kahramanmaraş depremi dünya üzerinde karada meydana gelen en büyük depremlerden birisi olarak tanımlanmıştır” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli’nin açıklamaları şöyle:

Depremden menfaate devşirmek isteyenler hata yapar. Milli felaketlerde ortak aidiyet ve hassasiyet paydasında uzlaşamayanlar insani değerlere her yönüyle yabancılaşan mihraklardır.

Fırsatçılığın karanlığından istifade ede etiketleri arttıranlar, kiraları artıranlar, kasasını doldurmak için hareket edenler bu milletin bir ferdi olamayacağı gibi şerefli de sayılamazlar. Depremden Menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır. Bunları tek tek not aldığımız da bilinmelidir.

Tektonik mirası, jeolojik müktesebatı, meteorolojik özellikleri ile Türkiyemiz doğal afetlerin risk ve tehlikelerine her zaman açıktır.

Depremi fırsata çevirenler, kasasını dolduranlar, bu milletin ferdi olamayacağı gibi şerefli de sayılamazlar. Depremler ve afetler bundan sonra da yaşanacaktır.

İstanbul için dillendirilen felaket senaryolarının bütün ihtimallerini değerlendirip muhtemel depremlere hazırlıklı olmalıyız.

Depreme ve ilgili yönetmeliklere uygun, dayanıklı binalar yapmaktan başka seçenek yoktur. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Kaybedecek zamanımız yoktur. Cumhur İttifakı olarak biz bu ağır yükü kaldırırız. Bedeli ne olursa olsun Türkiye’mize sahip çıkarız.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2021 yılında açıklanan yeni kentsel dönüşüm vizyonuna göre 6.7 milyon riskli yapı tespit edilmiştir. Acilen eyleme geçmek lazımdır. Her yıl 300 bin binanın dönüştürülmesi planlanmıştır. Doğal afetler bundan sonra da kaçınılmaz şekilde yaşanacaktır. Etkin bir denetim mekanizması ile hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır.”

Yapı stokunun yüzde 70’nin 1999 öncesi yapıldığı dikkate alındığında bir an önce harekete geçilmelidir. Muhtemel depremlere hazır olmalıyız. Kaybedecek zamanımız yoktur.

Devlet her şeye hakimdir. İftiralar ise beyhudedir. Acımız büyüktür.

Dayanışma olmadan geleceği kucaklamak mümkün değildir. Şehirlerimizi yeniden inşa edecek gücümüz vardır. Hükümet verimli ve etkin bir yöntemle yaraları sarıyor.

Türkiye’nin yıkımını bel bağlayan çürük çarık zihniyetlerin maalesef gözünü siyasi ikbal hırsı bürümüştür. İktidarın kaybetmesi uğruna vatanın ve milletin kaybetmesine oynayanlarla nasıl bir arada yaşayacağız.

Kahramanmaraş depreminin enine boyuna tüm boyutlarıyla konuşulacağı günler elbet gelecek. Sorumlulardan adalet önünde hesap sorulacaktır. Yıkılan binalarla ilişkili olan ahlaksız müteahhitlerin kapsamına alan o soruşturma süreci de işlemektedir.

Seçim tartışmaları

Ayrıca bir insanımız dahi enkaz altındayken haksız ve hayasız siyasi eleştiri yapmak, seçim tarihi ile spekülasyon üretmek vebaldir. Bu vebal zillet ittifakını teşkil eden her partinin hissesine eşit olarak düşmüştür.

Arama kurtarma faaliyetleri devam ederken devleti ve hükümeti sistematik şekilde suçlamak terbiyesizliktir. Siyasi hesap yapıyor olmak insafsızlıktır.

Diyorlar ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yüzünden acılar artmış. Afet iyi yönetilememiş. Diyorlar ki yardım faaliyetlerinin doğru koordine edilemediğinden felaketin boyutları vahim seviyeye ulaşmış. Ülkemizin en acil ihtiyacının yeni ve etkin bir iktidar olduğunu kaydetmişler.

Sizde hiç mi Allah korkusu kalmadı? Yere batsın sizin siyasetiniz. Böyle bir ucuz ve meczup siyasete nasıl saparsınız? Rahat olun, biraz sabredin, Türk Milleti sizin boyun ölçünüzü yakında sandığa gömerek ilan edecektir. Ne sandıktan kaçarız ne demokrasiyi yok sayarız. Acılarımızın ortasında seçim polemiği yapan zillet ittifakı paranoyaktır. Askerler nerede dediler, kahramanlar her yerdeydi.

Karamsarlık aşılayıp kriz ikmali yapan bu kimliksizler koordinasyondan ne anladıklarını, nereye varmak istediklerinin mertçe açıklayacak yürekliliğe sahipler midir?”

Paylaşın

Kulis: AK Parti Ve MHP Seçimlerin Ertelenmesine Sıcak Bakmıyor

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler sonrası gözler seçim tartışmalarına çevrilmiş durumda. Edinilen bilgilere göre seçimin ertelenmesi olasılığına hem AK Parti hem de MHP sıcak bakmıyor.

Bu eğilimde “Yüksek Seçim Kurulu sahip olduğu kapasite, olanaklar, alacağı ek önlemlerle sorunlara çare üretebilir”, “anayasal sınırları zorlamak meşruiyet tartışmasına neden olur”, “seçim ötelendikçe yaşanacak olumsuz tablo seçmen nezdinde oy düşüşünü artırabilir” gibi teknik, hukuki ve siyasi değerlendirmelerin etkili olduğu belirtiliyor.

Kahramanmaraş merkezli, 10 ilde büyük can kaybı ve yıkıma yol açan depremin ardından seçimlerin ertelenme olasılığı tartışılıyor. AK Parti’de yapılan ilk değerlendirmelere göre seçim Yüksek Seçim Kurulu’nun hazırlığı ve alacağı ek önlemlerle kendi sürecinde, yani 14 Mayıs ya da 18 Haziran’da yapılabilir.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın aktardığına göre, AK Partili bir siyasetçi, “Seçimi konuşmuyoruz, can derdindeyiz. Depremden önce durum neyse o. Tarihle ilgili bir değerlendirme olabilir ama erteleme olmaz” dedi.

6 Şubat’ta gerçekleşen depremin hemen ardından seçimlerin ertelenebileceği iddiası tartışma konusu oldu. Depremden bir hafta sonra yazılı bir açıklama yapan eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın “erteleme” çağrısı yapıp çeşitli önerilerde bulunması muhalefetten sert açıklamaları beraberinde getirdi. Konunun AK Parti içinde ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında görüşmede de değerlendirildiği biliniyor.

Edinilen bilgiye göre seçimin ertelenmesi olasılığına hem AK Parti hem de MHP’de sıcak bakılmadı. Bu eğilimde “Yüksek Seçim Kurulu sahip olduğu kapasite, olanaklar, alacağı ek önlemlerle sorunlara çare üretebilir”, “anayasal sınırları zorlamak meşruiyet tartışmasına neden olur”, “seçim ötelendikçe yaşanacak olumsuz tablo seçmen nezdinde oy düşüşünü artırabilir” gibi teknik, hukuki ve siyasi değerlendirmeler etkili oldu.

AK Partili bir siyasetçi partideki tutum için, “Seçimi konuşmuyoruz, can derdindeyiz. 6 Şubat’tan yani depremden önce durum neyse bugün de o. Tarihle ilgili bir değerlendirme olabilir, ama seçimin ertelenmesi olmaz. Seçim kendi sürecinde, daha önce planlandığı gibi 14 Mayıs ya da 18 Haziran’da olur” dedi.

YSK can kaybı, hasar tespit yapıyor

Seçim süreciyle ilgili tartışmalarda gözlerin çevrildiği YSK’de ise seçime hazırlık çalışmaları sürerken diğer yandan da depremin hasar tespiti yapılıyor. Ancak bu hasar tespit çalışması şimdilik seçmenle ilgili değil. YSK yetkilileri ilk etapta YSK’nin depremden etkilenen kentlerdeki il-ilçe seçim kurullarındaki görevlilerin can kayıplarını, yaralıları tespit ediyor. Yazı işleri müdürleri, katiplerin durumu kayıt altına alınıyor.

Ayrıca il-ilçe seçim kurullarının yer aldığı adliye, hükümet konağı gibi binalarda yıkım olup olmadığı tespit ediliyor. Bu tespitler yapıldıktan sonra yeni görevlendirmeler yapılabileceği, ihtiyaca göre yeni adresler belirleneceği kaydediliyor. Yetkililere göre Ulusal Yargı Ağı olan UYAP çalıştığı sürece seçim kurullarının iş ve işlemleri açısından bir sıkıntı yaşanmaz.

YSK’nın önündeki sorunlar

Maraş merkezli 10 kenti etkileyen deprem nedeniyle bölgede ciddi bir göç meydana geldi. Kesin rakamlar verilemese de depremin yaklaşık 2 milyonu bulan bir göç hareketine neden olduğu kaydediliyor. Göç edenlerin nasıl oy kullanacağı, yıkılan yerler nedeniyle seçmen kütükleri, listelerinin oluşumunda yaşanabilecek sorunlar, seçim günü sandıkların nerede nasıl kurulabileceği sorularına yanıt aranıyor.

Ancak bu ve benzeri birçok soruna “oy kullanma hakkının” gereğini yerine getirmek açısından son dönem YSK mevzuatında yapılan birçok değişikliğin çare olacağı görüşü var. Öncelikle deprem bölgesinden başka bir kente gitmiş seçmenin adresini güncellemek için seçim 14 Mayıs’ta yapılsa dahi yaklaşık bir ay zamanı bulunuyor.

Söz konusu değişikliğin e-devlet üzerinden kolaylıkla yapabileceği belirtiliyor. Bunun dışında sandık birleştirme-taşıma kararları ile deprem yaşanan kentlerde yıkılan bir mahalledeki sandıkların bir başka mahalleye taşınabileceği, yine seçmenlerin en son kayıtlı olduğu adresinde oy kullanma düzenlemesi ile evi yıkılmış olsa da o mahallelerde kurulacak konteynır gibi yeni sandık noktalarında oy kullanabileceği kaydediliyor.

YSK’nin bu ve bunun gibi çeşitli düzenlemelerle seçmenlerin oy kullanması için gereken şartları oluşturabileceği kaydediliyor. Ama tüm bunlar için öncelikle seçim tarihi ile ilgili sürecin başlaması gerektiği kaydediliyor.

Paylaşın

Ahbap Ve BaBaLa TV MHP Lideri Bahçeli’nin Hedefinde

Meclis’teki grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bağışlarla depremzedelere yardım götüren Haluk Levent’in başkanı olduğu Ahbap Derneği ve YouTube’daki Babala TV’nin kurucusu Oğuzhan Uğur’u hedef aldı.

Haber Merkezi / MHP Lideri Bahçeli, “Devleti bir kenara itip ahbap çavuş ilişkisi içinde yardım toplanması bizim nazarımızda yanlıştır. Devletin yapamadığı, yatıştıramadığı, yetiştiremediği ne vardır ki Ahbapçılar ve Babalacılar akbaba gibi kanat çırpmaktadır. Bu sahtekarlar Türk televizyonunda yer almamalıdır” dedi.

Haluk Levent’ten Devlet Bahçeli’ye yanıt

Ahbap’ın kurucusu, sanatçı Haluk Levent, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Bahçeli’ye yanıt verdi. Levent, “Daha dün MHP milletvekilleri çadır kentimizi ziyarete gelmişti. Sayın Devlet Bahçelinin danışmanlarının kendisini yanlış yönlendirdiğini düşünüyorum. Ben her gün devletin kurumları ile çalışıyor ve bunu yazıyorum. Zaten kurumlar arası işbirliği olmadan başarı olmaz” ifadesini kullandı.

Bahçeli, yardıma gelen ülkelere de teşekkür ederken muhalefete yüklendi: “Matem günlerimizde nasıl bir vicdanla oy avcılığına tenezzül edebildiler? Fransa’da yayımlanan, Hz.Peygamber’e ve mukaddesatımızın emanetlerine zaman zaman saldıran Charle Hebdo dergisiyle CHP’nin başındaki zat arasında bir fark göreniniz var mıdır? ‘Hükümet depremle başa çıkamıyor’ diye başlık atan İngiliz The Economist dergisiyle; ‘Devlet nerede, ses var devlet yok, iktidar enkaz altında, halkın üstüne çöken AKP-MHP rejimidir’ manşetleri atan gazeteler arasında en küçük bir başkalık söz konusu mudur? ‘Sorun sensin Erdoğan’ diyen terörist Demirtaş ile ‘suçlu Erdoğan’dır’ diyen Kılıçdaroğlu demir bir paranın yazı ve turası değil midir?”

Yardım çalışmalarının gecikmesine atıf yaparak, “Böyle bir devletin düşmanı olmak meşrudur” ifadelerini kullanan TİP Milletvekili Ahmet Şık’a yönelik sert ifadeler kullanan Bahçeli, “Meclis’ten yaka paça atmak güvenlik konusudur” dedi.

Çok tartışılan kararla üniversitelerin 3 aylık süre zarfında uzaktan eğitime geçmesini de değerlendiren Bahçeli, bu karara sıcak baktıklarını kaydetti.

Bahçeli, Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgeyi ziyaret etmemesini eleştirenlere yanıt verdi. “Titiz ve hassas kurtarma çalışmalarını meşgul etmemek için gelişmeleri Ankara’dan takip ettim” diyen Bahçeli, depremlerde etkilenen iller ziyaret edeceğini açıkladı:

“Osmaniye, Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana ve Malatya’da milletimle tek ses olacağım, sırayla ziyaret edeceğim.”

‘MHP nerede’ diye soranları ciddiye alıp cevap verecek değilim. Biz her yerdeyiz. Beton blokların arasında can arayan, yetim yavruların başını okşayan, tabutlara omuz veren, milletin derdiyle dertlenen yürekleriz. ‘Deprem bölgesinde her şey var, sadece devlet yok’ diyen kanı bozuklara söylüyorum, devlet baktığınız her yerde tüm heybetiyle hakimdir. Kimse kusura bakmasın, ‘devlet yok’ diyen karakter yoksulları, iç işgal cephesinde konuşlanmış işbirlikçi sefillerdir. Bunlar baksa da göremez, görse de itiraf edemez.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben Kemal, Geliyorum’ Sözlerine Bahçeli’den Tepki

Tekirdağ’da partisinin düzenlediği mitingde konuşan MHP Lideri Bahçeli, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben Kemal Geliyorum’ açıklamasını eleştirerek, “Kılıçdaroğlu can sıkıntısından gece gündüz film izliyor, zıvanadan çıkmış, paralel bir evrene geçmiş” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Merhum Cüneyt Arkın’ın başrolünü oynadığı ve 1976 yılında vizyona giren ‘Hınç’ isimli filmden aşırdığı bir sözü kendisine uyarlayan Kılıçdaroğlu gelse ne yazar gelmese ne yazar. Geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyoruz.”

MHP Lideri Bahçeli, ayrıca, 14 Mayıs’ta yapılması öngörülen seçim için henüz adayını açıklamayan Millet İttifakı’na seslendi. “Adayınızı ne zaman açıklayacaksınız?” diye soran MHP lideri, “Bunlar adaysız ve akılsız şekilde siyasi arenada dolaşmakta. ‘Kazanacak aday’ açmazı, zillet partilerini birbirine düşürmüştür. İP, CHP’ye kazan kaldırmıştır. Açıkça görülüyor ki 6’lı Masa ortadan çatlamıştır” şeklindeki iddiasını dile getirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tekirdağ Cumhuriyet Meydanı’nda “Aziz Milletim Sıra Sende” temalı açık hava toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

” Türk milleti bağımsızlığının ve varlığının bedelini şehit kanlarıyla ödemiştir. Türk ve Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin yüksek vasfının kardeşlik ve kader ortaklığının mükafatı ve methiyesi olacaktır. 115 yıldır anayasal çatının ve demokratik arayışların kanadı gibi gösterilen eşitlik ve hürriyet temeller arasındadır. Devletimizin asıl gündemi kuruluşundan itibaren sürekli ilerleyişi gözetmek üzerine kurgulanmıştır. Hiçbir Türk vatandaşı bu ülkenin ötekisi değildir.

Türkiye parmak sallanacak ülke değildir. Küresel oyunlara milli güvenliğimizi tehlikeye atan ablukalara karşı duracağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği yabancı başkentlerden belirlenemez. Sandık New York’ta, Londra’da kurulmayacak, sayım Brüksel’de yapılamayacak. Zalimler hükmü aziz millete sökmeyecek. Bunlar teslim bayrağı çekmiş siyaset acizleridir. Hiçbir milli konu umurlarında değildir.

Ortak mutabakat metninde FETÖ’cülere af vaadi, Pensilvanya’ya muhabbet, KHK’lılara ümit, PKK’ya açık çek, HDP’ye güvence, söz ve uzatılmış kirli eller vardır.

“Altılı masa ortadan çatlamıştır”

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerine az bir süre kala zillet ittifakının adayı hala yoktur. Kazanacak aday çıkmaz zillet partilerini birbirine düşürmüştür. Kılıçdaroğlu 13 Şubat’ta adayı açıklayabileceklerini söylerken, İP bir şey demektedir. Altılı masa ortadan çatlamıştır. Adayın kim olacağı konusunda kutuplaşma var. Kendi arasında anlaşmaktan mahkumdur. Adaysız şekilde arenada dolaşıyorlar. Kimlerin talimatını gözlüyorsunuz?

Cumhur İttifakı Türk milletinin can evidir. Ele geçirilemez, talan edilemez. Cumhur İttifakı’nın adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

“Meydan okuyoruz”

Kemal Kılıçdaroğlu, film repliklerinde kendine replik belirleyecek kadar ucuzlamıştır. Sürpriz yumurtadan çıkmış gibidir. Kılıçdaroğlu ‘ben geliyorum’ diyor. Kılıçdaroğlu gelse ne yazar, gelmese ne yazar. Kimin geldiğini 14 Mayıs’ta göreceğiz. Kendisine geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyoruz.

Bunlar Batı’dan aferin bekleyen Türkiye karşıtlarıdır. Bunlar Batı’dan takdir ve teveccüh gözleyen Türkiye aleyhtarlarıdır. Onlar aferini Avrupa’da bekleyedursun bize Türk milleti yetecektir.

Küresel medya fitne nöbetindedir. Mukaddesatımıza hakaret eden iblis uşakları provokasyon nöbetindedir. 9 ülkenin konsolosluklarını kapatmaları tek kelime ile rezalettir. ABD öncü rol oynamış, kuklalarını harekete geçirmiştir. Tehdidin kaynağını açıklamaları şeref meselesidir. Madem tehdit var, kaynağı da açıklanmalıdır. Konsoloslukların kapatılması hiçbir kitaba sığmaz. Ne biliyorsanız Türkiye ile paylaşın.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nın İkinci Tur Hesabı: Seçmen Oyunu İstikrardan Yana Kullanır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimler için 14 Mayıs’ı işaret ediyor… İktidar partilerindeki birçok siyasetçiye göre de seçim ikinci tura kalırsa Cumhur İttifakı adayı daha avantajlı olur. İktidar kulislerinde bunun nedeni şöyle açıklanıyor:

“Bizim hedefimiz Meclis başkanını seçmek ve komisyonlarda çoğunluğu elde etmek için 301 milletvekili. Muhalefet ise vaat ettiği parlamenter sisteme geçiş için 360 milletvekiline ulaşmak zorunda. Bizim 301’e ulaşmamız, muhalefetin 360’a ulaşmasından daha kolay. Muhalefete yakın anket şirketleri bile 360 vekil olasılığını göstermiyor.

Bizim 301’i geçtiğimiz, muhalefetin 360’ı yakalayamadığı tabloda cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa seçmen oyunu istikrardan yana kullanacaktır. Bu durumda 2. turda Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak daha kolay olacaktır.”

Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. Yaklaşık 100 gün sonra gerçekleşecek seçimin sonucuna dair birçok senaryo var. Muhalefet partilerinin birçoğu cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda bitmesi gerektiğini savunuyor.

Bu görüşte ikinci tur sürecinin “bilinmezlik” taşıması etkili. İktidar partilerindeki birçok siyasetçiye göre de seçim ikinci tura kalırsa Cumhur İttifakı adayı daha avantajlı olur.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, iktidar kulislerinde bunun nedeni şöyle açıklanıyor:

“Bizim hedefimiz Meclis başkanını seçmek ve komisyonlarda çoğunluğu elde etmek için 301 milletvekili. Muhalefet ise vaat ettiği parlamenter sisteme geçiş için 360 milletvekiline ulaşmak zorunda. Bizim 301’e ulaşmamız, muhalefetin 360’a ulaşmasından daha kolay. Muhalefete yakın anket şirketleri bile 360 vekil olasılığını göstermiyor.

Bizim 301’i geçtiğimiz, muhalefetin 360’ı yakalayamadığı tabloda cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa seçmen oyunu istikrardan yana kullanacaktır. Bu durumda 2. turda Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak daha kolay olacaktır.”

Muhalefetin kazanma formülü

Öte yandan Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Paylaşın