MHP’li Adan’dan HÜDA PAR Açıklaması: Ne Görüşürüz Ne Beraber Oluruz

MHP Milletvekili adayı Celal Adan, “Cumhur İttifakı’yla ilgisi yok HÜDA PAR’ın. HÜDA PAR’ın adayları AK Parti’den milletvekili adayı, ittifakın içinde değil. Bizden buradan bir şey çıkmaz, HÜDA PAR’la müdaparla biz ne görüşürüz ne beraber oluruz” dedi ve ekledi:

“Aday olarak gösteriliyorlar, onlar da teröre karşıyız diyorlar, birtakım şeyler söylüyorlar. Bir ittifak değil, AK Parti listelerinden milletvekili adayları”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Milletvekili adayı Celal Adan, Habertürk Televizyonu’nda Mehmet Akif Ersoy’un sunduğu “Seçim Özel” programına katıldı.

Sahadaki durumu nasıl gördüğü sorulan Celal Adan, mitinglere başladıklarını fakat depremler nedeniyle ara verdiklerini söyledi.

“MHP uzun süredir milletimizle kucaklaşmaya başlatmış olan bir hareket” diyen Adan, “Anketler konusunda bir duyarlığı sizinle paylaşmak istiyorum. Türkiye’deki firmaların tamamı için söylüyorum, MHP’den özür dilemek mecburiyetindedir. Kendi faaliyetleriyle de yüzleşmek mecburiyetindedir. 2018 yılı itibariyle bizimle ilgili anketçilerin tamamı yanılmıştır.

Metropoll’ün yaptığı bir anket çalışmasına baktım, bizi düşük bir şekilde oran veriyor. Açtım baktım 2018 seçimlerinde aynı oranı vermiş, orada verdiği oranın aşağı yukarı 3 katı oy almışız. Dolayısıyla sağlıklı bir çalışmanın olmadığını söyleyelim. MHP sokakta anketleri darmadağın ediyor” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) ile iş birliğiyle ilgili soru üzerine Adan, “Cumhur İttifakı’yla ilgisi yok HÜDA PAR’ın. HÜDA PAR’ın adayları AK Parti’den milletvekili adayı, ittifakın içinde değil. Bizden buradan bir şey çıkmaz, HÜDA PAR’la müdaparla biz ne görüşürüz ne beraber oluruz.

Aday olarak gösteriliyorlar, onlar da teröre karşıyız diyorlar, birtakım şeyler söylüyorlar. Bir ittifak değil, AK Parti listelerinden milletvekili adayları” yanıtını verdi.

Paylaşın

Bahçeli, Nevşehir’den Muhalefete Yüklendi

Nevşehir’de halka seslenen MHP Lideri Bahçeli, “Bölücü terör örgütü PKK Kılıçdaroğlu’nun destekçisidir. FETÖ’cüler, Türk düşmanları, emperyalizmin piyonları CHP’nin adayları olarak gösterilmiştir” dedi ve ekledi:

“Kılıçdaroğlu eroinmanlardan temiz para alacağını iddia ediyor. HDP’nin kayyum partisi Yeşil Sol Parti, Kılıçdaroğlu’nun arkasında duruyor.”

Bahçeli, ”Türkiye eskisinden çok daha muktedir bir seviyeye ulaştı. Yeni yüzyılın eşiğinde yeni yol haritası belirlendi. Hamd olsun dev uyandı ağaya kalktı” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nevşehir’de partisinin seçim mitinginde konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerine 19 gün kala Nevşehir’deyiz. Hepinizi sevgi ve selamlarımla selamlıyorum, en iyi dileklerimi paylaşıyorum.

Nitekim sosyal siyasal ve ekonomik krizler yakamızı bırakmadı. Koalisyon kavgaları ülkemizin tarihini makus bir tarihe yöneltti. 15 Temmuz 2016’daki FETÖ darbe girişimi yönetim sisteminde reform yapılmasını gerekli kıldı. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi geçmişten kopuş değil medeniyet mirasımızı çok daha güçlü bir şekilde sahiplenmeyi sağladı.

Türkiye eskisinden çok daha muktedir bir seviyeye ulaştı. Yeni yüzyılın eşiğinde yeni yol haritası belirlendi. Hamd olsun dev uyandı ağaya kalktı. Bu başarı Cumhur İttifakı’nın başarısıdır. Bilinmelidir ki Türkiye geriye sarkmayacaktır. Türkiye gelişmeleri yedek kulübesinden takip etmeyecektir.

Türkiye sözü geçen bir ülke mevkiindedir. Ulaştığımız sonuç zor ve zahmetli olsa da kazanan Türk milleti olmuştur. Yepyeni bir Türkiye zaferine hazır mısınız? 14 Mayıs’ta sandığa gidip geleceğinize sahip çıkacak mısınız? Sana söz baharlar gelecek diyen vaat edenlerin kaos hazırlıklarını aynen iade edecek misiniz?

Aziz milletim istiklalimizi müdafaa etmek için sıra sizde. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine sahip çıkmak için sıra sizde. Türk ve Türkiye Yüzyılı’na destek vermek için sıra sizde. Zillet İttifakı’nı sandığa gömmek için sıra sizde. Milli bekamıza, milli haklarımıza sahip çıkmak için sıra sizde.

CHP’den İYİ Parti’ye HDP’sinde bölücü partilere kadar alayının gayesi parlamenter sisteme geçmek. Ortaklık kuran partiler arasında çekişmeler ile koalisyon hükümetlerini övmek akılsızlıktır. Böylesi zihniyetlerin aklı koltuktadır.

Başbakan olacağım propagandası ile FETÖ projesi olanlar kendi partisinde ne ülkücü bırakmış ne de milletçi bırakmıştır. Devletin hafızası canlıdır. Devlet nedir bilmeyenler, millete yürekten bağlılık hissetmeyenler, siyasi hayatını çıkarcılıkla bağdaştıranlar Nevşehir’in yüzüne bakamaz. Biz doğruları söylemekten korkmayacağız.

Masadan kaldıran ve geri oturan milleti kandıran İYİ Parti Başkanı iyice çuvallamıştır.

Bölücü terör örgütü PKK Kılıçdaroğlu’nun destekçisidir. FETÖ’cüler, Türk düşmanları, emperyalizmin piyonları CHP’nin adayları olarak gösterilmiştir. Kılıçdaroğlu eroinmanlardan temiz para alacağını iddia ediyor. HDP’nin kayyum partisi Yeşil Sol Parti, Kılıçdaroğlu’nun arkasında duruyor.”

Paylaşın

MHP Lideri Bahçeli: 14 Mayıs’ta Sinsi Planları Bozacağız

Kastamonu’da halka seslenen MHP Lideri Bahçeli, “Sözümüz sözdür, hiçbir insanımızı açıkta bırakmayacağız. Türkiye’nin önü açıktır. Ülkemiz bir yol kazasına mahkum olmamalıdır. Yazılan dış menşeli senaryolara çığ gibi tepkiler gelmelidir” dedi ve ekledi:

“Şu sorularıma okkalı bir cevap veriniz. Sel ve su baskınlarını istismar edenleri 14 Mayıs’ta şaşkına çevirecek misiniz? Nerede bu devlet diye maksatlı soru soranlara dünyanın kaç bucak olduğunu öğretecek misiniz? Bu evetlerin sayesinde sinsi planları bozacağız.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim çalışmaları kapsamında geldiği Kastamonu Cumhuriyet Meydanı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin konuşmalarından satırbaşları:

“Deprem bölgesinde 105 bin konutun inşasına başlanmıştır. İmanın olduğu yerde imkan da vardır ve ortadadır. Bizim için imkansız diye bir şey yoktur. Hayatını kaybetmiş insanlarımızı geri getiremezsek de onların anılarına saygı duymamız ve ailelerinin acil ihtiyaçlarını karşılamamız mümkündür.

Cumhur İttifakı’nın duruşu yerli ve millidir. Boşa sallayıp dolu tutmanın peşinden hiç koşmayız. Yaptık mı adam gibi yaparız, milletimiz ne diyorsa onu söyler onu yaparız. Çünkü tarafımız Türkiye’dir çünkü tarafımız mazlum gönüllerdir.

“Sinsi planları bozacağız”

Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde yapımı biten köy evlerinin teslim töreninde umut dolu geleceğimizin aydınlığını gördük. Sözümüz sözdür, hiçbir insanımızı açıkta bırakmayacağız. Türkiye’nin önü açıktır. Ülkemiz bir yol kazasına mahkum olmamalıdır.

Yazılan dış menşeli senaryolara çığ gibi tepkiler gelmelidir. Şu sorularıma okkalı bir cevap veriniz. Sel ve su baskınlarını istismar edenleri 14 Mayıs’ta şaşkına çevirecek misiniz? Nerede bu devlet diye maksatlı soru soranlara dünyanın kaç bucak olduğunu öğretecek misiniz? Bu evetlerin sayesinde sinsi planları bozacağız.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun “Kürtler Ve Alevi” Videoları Bahçeli’nin Hedefinde

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabından yayınladığı ‘Kürtler’ ve ‘Alevi’ başlıklı videolarını hedef aldı.

MHP Lideri Bahçeli, “Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, küresel emperyalizmin dayatma, tembih ve telkinleriyle kimlik siyasetine keskin dönüş yapması, etnik ve mezhebi hassasiyetleri çok tehlikeli şekilde kaşıyarak kanatma hevesine düşmesi vahim bir sorumsuzluk örneğidir” dedi ve ekledi:

“Ülkemiz ağır bir felaket döneminin yaralarını hızla sararken, manevi zenginliğiyle feyizlendiğimiz Ramazan ayımızı idrak edip bayrama vasıl olmuşken, Kılıçdaroğlu’nun “Milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapılıyor” iftirası ülkemize, milletimize, bin yıllık kardeşlik hukukumuza ayıplı ve ahlaksız bir saldırıdır.”

“Bu saygısız üslubu, bu edep ve gerçek dışı uydurmayı telaffuz etmenin yanı sıra, olağan saymak, tepkisiz kalmak bir defa iç barış ve huzur ortamına kast etmek, aynı şekilde Türkiye’yi ateşe atmaktır” diyen Bahçeli, şunları söyledi:

“Kılıçdaroğlu düştüğü dipsiz bataklıkta her geçen gün batarken ülkemizi de beraberinde çekmenin sinsi telaşına kapılmıştır. Çabalar beyhude, fitne saçmak boşunadır. Tarihi, manevi ve kültürel bir emanet olan ebedi kardeşliğimizden asla vazgeçilmeyecektir. Maalesef ve çok açıktır ki, Kılıçdaroğlu’nun karanlık ağzı bölücü terör örgütü PKK’nın ağzıdır.

Kılıçdaroğlu’nun gündemi ‘Tarihi Şark Meselesi’nin gündemidir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevine aday olan bir şahsın etnik ve mezhebi tahriklere tevessül etmesi içine sürüklendiği acıklı çaresizliğinin ve satırları husumetle yazılmış gizli ajandasının bir bakıma ibret verici deşifresidir. Türk milleti bu oyuna gelmeyecek, Kürt kökenli kardeşlerim bu melun tuzağa düşmeyecektir. Şırnak’ta uzatılan ikram İzmir’den alınacaktır. Hakkari’den uzatılan el Yozgat’tan tutulacaktır.

Kardeşliğimize hançer sallamak isteyenlere asla fırsat verilmeyecektir. İstikrarımız ve istiklalimiz nurlu bir istikbali müjdeleyecektir. Cumhuriyet’in Yüzüncü yıl dönümünü, Türk ve Türkiye Yüzyılı Vizyonun ilk adımı, ilk hamlesi, ilk sayfası olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimin; yurt içinde ve yurt dışında yaşayan yöresi, kökeni, anasının dili ne olursa olsun tüm vatandaşlarımın, Türk-İslam aleminin, şehit analarımızın, yetim yavrularımızın, mahzun ve mazlum gönüllerin, özellikle depremzede kardeşlerimizin Ramazan Bayramını yürekten kutluyorum.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle kutlama mesajı yayımladı.

“Önümüzdeki üç gün içinde iki bayramı aynı anda kutlayacağız. Ramazan Bayramıyla birlikte bu bayramın üçüncü gününde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı da milletçe karşılayıp müftehir bir vicdanla ifa edeceğiz. Eş zamanlı olarak, bir yanda Mübarek Ramazan ayını uğurlamanın hüznü kalplerimize çökmüşken diğer yanda bayrama kavuşmanın esenliği ve sevinci gönül dünyamıza nüfuz etmiştir.

Ne var ki 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli ikiz depremden dolayı bu bayramı daha öncekilerine kıyasla biraz durgun, biraz üzgün, biraz da buruk halde karşıladığımız altı çizilmesi gereken bir husustur” ifadelerini kullanan Bahçeli, şöyle devam etti:

Zorluklar ne kadar çetin olursa olsun, “Her Birlikte ve Her Şeyden Önce Türkiye” irade ve inancıyla hepsinin üstesinden gelmemiz mukadderdir. El ele verdiğimiz sürece, birbirimize sımsıkı kenetlendiğimiz müddetçe hiçbir mütecaviz emel, hiçbir menfi eylem, hiçbir melanet hedef elbette sonuç alamayacaktır.

Türkiye’mizin aşılamayacak ve aşındırılamayacak müessir gücü milli birlik ve kardeşliğidir. Bayram günleri bu birlik ve kardeşliği daha da pekiştirip temellendirmektedir. Aynı zamanda bayram günleri barış ve huzurun, hürmet ve muhabbetin parlayan meşalesidir. Bizim hem bayramımız bir hem de bayrağımız birdir. Bunun yanında millet olarak vatanımız bir, milletimiz bir, devletimiz bir, kıblemiz bir ve aynıdır.

“Fakat ayrımcılığa sapanlar, ayrıştırmanın hesabına sarılanlar, etnik ve mezhebi ayrılıklarını derin uçurumuna savrulanlar elbette iyi niyetli olmayan, milli ve manevi değerlerden nasibini almayan muhterislerdir” diye devam eden Bahçeli, “Bu kapsamda mezhep kışkırtıcılığı ve etnik istismar korkunç bir tehdittir” ifadesini kullandı.

Bahçeli şöyle devam etti:

Bugüne kadar milletimizin hiçbir evladının etnik kökeni mesele yapılmamış, hiç birisi mezhep temelli bir ötekileştirmenin içine itilmemiştir. Milli varlığımıza serpiştirilmek istenen nifak tohumları her seferinde menziline ulaşmadan çürüyüp gitmiştir. Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, küresel emperyalizmin dayatma, tembih ve telkinleriyle kimlik siyasetine keskin dönüş yapması, etnik ve mezhebi hassasiyetleri çok tehlikeli şekilde kaşıyarak kanatma hevesine düşmesi vahim bir sorumsuzluk örneğidir.

Ülkemiz ağır bir felaket döneminin yaralarını hızla sararken, manevi zenginliğiyle feyizlendiğimiz Ramazan ayımızı idrak edip bayrama vasıl olmuşken, Kılıçdaroğlu’nun “Milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapılıyor” iftirası ülkemize, milletimize, bin yıllık kardeşlik hukukumuza ayıplı ve ahlaksız bir saldırıdır.

Bu saygısız üslubu, bu edep ve gerçek dışı uydurmayı telaffuz etmenin yanı sıra, olağan saymak, tepkisiz kalmak bir defa iç barış ve huzur ortamına kast etmek, aynı şekilde Türkiye’yi ateşe atmaktır. Kılıçdaroğlu düştüğü dipsiz bataklıkta her geçen gün batarken ülkemizi de beraberinde çekmenin sinsi telaşına kapılmıştır. Çabalar beyhude, fitne saçmak boşunadır. Tarihi, manevi ve kültürel bir emanet olan ebedi kardeşliğimizden asla vazgeçilmeyecektir.

“Kılıçdaroğlu’nun gündemi ‘Tarihi Şark Meselesi’nin gündemidir”

“Kılıçdaroğlu’nun karanlık ağzı, bölücü terör örgütü PKK’nın ağzıdır” nitelemesinde bulunan Bahçeli, “Kılıçdaroğlu’nun gündemi ‘Tarihi Şark Meselesi’nin gündemidir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevine aday olan bir şahsın etnik ve mezhebi tahriklere tevessül etmesi içine sürüklendiği acıklı çaresizliğinin ve satırları husumetle yazılmış gizli ajandasının bir bakıma ibret verici deşifresidir.

Türk milleti bu oyuna gelmeyecek, Kürt kökenli kardeşlerim bu melun tuzağa düşmeyecektir. Şırnak’ta uzatılan ikram İzmir’den alınacaktır. Hakkari’den uzatılan el Yozgat’tan tutulacaktır. Kardeşliğimize hançer sallamak isteyenlere asla fırsat verilmeyecektir. İstikrarımız ve istiklalimiz nurlu bir istikbali müjdeleyecektir. Cumhuriyet’in Yüzüncü yıl dönümünü, Türk ve Türkiye Yüzyılı Vizyonun ilk adımı, ilk hamlesi, ilk sayfası olacaktır” dedi.

Paylaşın

Bahçeli’den ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne Tam Destek

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin mesajlar veren MHP Lideri Bahçeli, “14 Mayıs’ta ya Türkiye sevdası diyeceğiz ya da Türkiye’nin geleceğine ölü toprağı serpmek için sıraya girenlere göz yumacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “14 Mayıs’ta ya milli ve manevi değerler ortak paydasında buluşacağız ya da istiklalimizin buhrana düşmesine mahkum olacağız. 14 Mayıs seçimleri dikkate alındığında, birinci beş yılı muazzam kazanımlarla geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ikinci beş yıllık döneme de mührünü vurmalıdır. Eser ve hizmet kervanı yarı yolda kalmamalıdır. Türkiye bir yol kazasına uğramamalıdır.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye’nin İlk Yerli Uçak Gemisi Hizmet Alımıyla” ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli’nin açıklaması şöyle:

“Hiç kuşku yoktur ki, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü Türkiye’nin atağa kalkışına, geleceği kucaklayarak güçlü atılımlar yapmasına sahne olacaktır.

10 Nisan 2023 tarihinde İstanbul Tuzla’da ilk yerli ve milli uçak gemimiz olan TCG Anadolu’nun hizmete alınması ve 3 adet MİGREM Firkateynleri Saç Kesme Töreni istikbale daha umutlu bakmamamızın temel dayanaklarından sadece bir kısmıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte şahit olduğumuz manzara hakikaten tarihi bir gelişme, makûs talihin tersine döndüğünü gösteren kararlı ve sevindirici bir ilerleyiştir.

Ülkemiz her alanda gözlemlenen diriliş hamleleriyle, her zeminde parlayan yükseliş dinamizmiyle ve süreklilik içeren kalkınma azmiyle hepimizin göğsünü kabartmakta, milli gururu okşamaktadır.

Pek çok engellemeye rağmen, Türk ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun harcı şevkle karılmakta, önümüzdeki yüzyılın temelleri canla başla kazılmaktadır.

Nitekim yüzyıllara sari prangalar peş peşe kırılmaktadır.

Ayak bağı olarak değerlendirilebilecek kronik sorun başlıkları teker teker çözülmektedir.

Türkiye’miz uzun bir süredir mucizevi bir gelişme ve serpilme güzergahındadır.

Vatan ve millet sevgisiyle kalbi çarpan her vatandaşımız bu tablodan elbette övünmekte ve bahtiyarlık duymaktadır.

6 Şubat 2023 tarihli Pazarcık ve Elbistan merkezli ikiz depremler ile Adıyaman ve Şanlıurfa’da yaşanan sel afetleri yüreğimize ateş düşürmüş olsa da, yaralarımız elbirliğiyle sarılmakta, acılarımız paylaşılarak azaltılmaktadır.

Bu vesileyle deprem ve su taşkınlarında hayatlarını kaybeden bütün kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, yaralılara da şifalar diliyorum.

Yedi yılda Dünya’nın ilk SİHA gemisi inşa edilmiş, en ağır ve en büyük helikopterlerin iniş kalkışının yapılabileceği “TCG Anadolu” Türkiye’mizin itibar ve iftihar eseri olarak denize indirilmiş, seyrüsefere hazır hale getirilmiştir.

Ülkemiz kendi gemisini tasarlayan, geliştiren, çağın teknolojik imkanlarını kullanabilen zirvedeki ilk 10 ülkeden birisi haline terfi etmiştir.

Bu sene içinde denizde ikmal ve muharebe destek gemimiz olan Derya ile Piri Reis denizaltımız, ayrıca istif sınıfı ilk firkateynimiz İstanbul hizmete alınacaktır.

Lider Ülke Türkiye’nin taşları kararlılıkla döşenmektedir.

Yeni yüzyılın ilke ve esasları; kurum ve kuralları; siyasi ve stratejik parametreleri dirayetli bir mizaca refakat eden çalışkan, cesur, çevik ve çelik bir iradeyle belirlenip billurlaşmaktadır.

Felaketler ne düzeyde olursa olsun yılgınlığa düşülmeyecektir.

En kesif saldırılar, en şedit suikastlar karşısında geri adım atılmayacak, atalet ve acziyet gösterilmeyecektir.

Kurulan tuzaklara, oynanan oyunlara, yazılan karanlık senaryolara, habis bir ur gibi yayılma emaresi gösteren, aynı şekilde iç barış ve huzur ortamımızı bozmayı hedefleyen şirret kampanyalara teslim olunmayacak, taviz verilmeyecek, elbette tarihin gerisine düşülmeyecektir.

“Her şeyden Önce Türkiye” ruhu, fedakarlık kültürünün kılavuzluğunda hakim ve havi olacaktır.

Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızda dolaşan kandır.

Milli birlik ve beraberlik şuuruyla bin bir direniş sergilenecektir.

Eline vurulup ekmeği alınan bir Türkiye artık yoktur.

Başkalarının sözüne bakan bir Türkiye’den iz kalmamıştır.

Güç blokları arasında sıkışan, küresel cepheleşmenin tam ortasında dayatmalara maruz kalan, kuzuların sessizliği içinde hadiselerin akışını edilgen halde seyreden bir Türkiye mazi kayıtlarına geçmiştir.

Asırlardır dünyaya hakim olan medeniyetler ve milletler mücadelesinde pasif bir öge olmayı reddedip ben de varım diyen; tavrını, tarzını, duruşunu, görüşünü, egemenlik çıkarlarını, özgül ağırlığını, öz değerlerini, milli ve tarihi müktesebatını kararlılıkla savunan, gerekirse de gözünü daldan budaktan esirgemeyen bir Türkiye gerçeği geldiğimiz bu aşamada hepimizin medarı iftiharıdır.

Tehditlerin yoğunluğu fazla olsa da, çevremizde sürdürülebilir bir barış kuşağının tesis ve tezahür etmesi vazgeçilmez bir hedeftir.

Barış, huzur, güvenlik dinamikleri her şeyden evvel siyasi, askeri, diplomasi alanlarındaki milli caydırıcılık vasfına bağlıdır.

Ülkemiz güçlü olduğu müddetçe mazlumlar güvendedir.

Ülkemiz muktedir olduğu sürece zulüm bekçilerinin nefesi duyulmayacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyasi anlayışına göre, zalime hasım, mazluma dost olan Türk milletine mensubiyet onurların en büyüğüdür.

Türkiye geçmişinden ilhamını alarak istikbalin yol haritasını çizmektedir.

Bu yol haritası bizi Türk ve Türkiye Yüzyılı’na taşıyacaktır.

Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü de önümüzdeki yeni yüzyılın anahtarıdır.

Bu anahtarın kilitli kapıları açabilmesi için 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri’nde cumhurun lehine müstesna ve mutlak bir başarının tecelli etmesi yegane arzu ve amacımızdır.

Aziz milletimiz kimin ne yaptığını, hangi kirli ittifakların kurulduğunu, kimin kimlerle yol yürüdüğünü ferasetiyle görmekte ve bilmektedir.

Türkiye düşmanlarına selam duranlar, kucak açanlar, yeşil ışık yakanlar bellidir ve bilinmektedir.

Küresel emperyalizmin kiralık tetikçisi bölücü terör örgütünün yanı sıra; cürüm, cinayet ve casus şebekesi olan Pensilvanyalı hainlerle ağız birliği, emel birliği, eylem birliği, hedef birliği içinde olan zillet partileri ayan beyan ortadadır.

14 Mayıs’ta ya Türkiye sevdası diyeceğiz, ya da Türkiye’nin geleceğine ölü toprağı serpmek için sıraya girenlere göz yumacağız.

14 Mayıs’ta ya milli ve manevi değerler ortak paydasında buluşacağız ya da istiklalimizin buhrana düşmesine mahkum olacağız.

İstikbale, istiklalini ve istikrarını koruyarak ulaşmak isteyen bir Türkiye’nin dünya devler liginde üst sıralara oynaması, bununla mündemiç lider ülke mertebesine çıkması için tek çare Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır, tek çözüm de bir ahlak ve fedakarlık timsali olan Cumhur İttifakı’dır.

Karar ve seçim büyük Türk milletinindir.

14 Mayıs seçimleri dikkate alındığında, birinci beş yılı muazzam kazanımlarla geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ikinci beş yıllık döneme de mührünü vurmalıdır.

Eser ve hizmet kervanı yarı yolda kalmamalıdır.

Türkiye bir yol kazasına uğramamalıdır.

Özellikle demokrasi ve özgürlükler ekseninde ülkemize devamlı iftira atanların, utanmadan kara çalanların, edepsizce suizanda bulunanların, YSK tarafından kurayla belirlenen oy pusulasındaki ittifak ve partilerin dizilimine dikkatle bakmaları samimi tavsiyemizdir.

Demokrasinin olmadığı bir ülkede, gayri meşru Türkiye Komünist Partisi’nin veya Halkın Kurtuluş Partisi’nin seçimlerde boy göstermesi akıl dışılıktır.

Özgürlüklerin olmadığı bir ülkede, Türkiye Komünist Hareketi’nin varlığından bahsetmek hastalık ölçüsünde saflıktır.

HDP’nin kayyumu olan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’yle, Sol Parti’nin ve Türkiye İşçi Partisi’nin ahlaksızca propagandası yapılan sözde diktatörlük ve tek adam rejiminde seçimlere katılabilmesi olacak şey değildir.

Sosyalist Güç Birliği İttifakı ile Emek Özgürlük İttifakı Zillet İttifakı’nın potansiyel ortakları, birinci dereceden siyasi hısımlarıdır.

Bunların alayı birden Türkiye’nin karşısında mevzilenmişler, yıkım ve yozlaşmanın egemenliği için harekete geçmişlerdir.

Zillet koalisyonunun en ciddi karın ağrısı da savunma sanayindeki kesintisiz elde edilen muhteşem kazanımlardır.

Ne mutlu bizlere ki, Türkiye’nin ilk yerli ve milli uçak gemisi hizmete girmiştir.

TCG Anadolu imrenilmesi gereken bir teknolojik sıçramanın mahsulü, inancın, iddialı olmanın ve ilhamını ceddinden alan bir siyasi kavrayışın hayranlık uyandıran icraatıdır.

Merhum Şakir Zümre’nin uçak bombası yapılan fabrikasını bin bir ayak oyunuyla sabote edip soba borusu üretimine dönüştürüldüğü sancılı dönemler ahlaki ve vicdani duyarlılığa sahip herkesin bildiği hazin bir gerçektir.

İlk sivil ve askeri uçağı yapan, ilk özel havayolu şirketini kuran, aynı zamanda ilk düşman uçağını düşüren merhum Vecihi Hürkuş’un karşısına dikilen çetin engeller hala milli hafızalardadır.

İstanbul’daki fabrikalarında yapılan ilk yerli Türk uçağıyla 1941 yılının Ağustos ayında doğduğu yer olan Sivas Devriğe gidip gelen merhum Nuri Demirağ’ın önünün nasıl kesildiği de maşeri vicdanda mahfuzdur.

Ülkemiz on yıllarca başkalarının eline bakmıştır.

On yıllar boyunca kötü niyetli ülkelerin kullanıp hurdaya çıkardığı silahları kullanmak adeta bir kader olmuştur.

Öyle zamanlar görülmüştür ki, Türk askerinin eline tutuşturulan piyade tüfekleri ateş bile almamıştır.

Maksatlı ve marazi silah ambargolarıyla askeri manevra kabiliyetimiz budanmak, operasyonel gücümüz baskılanmak istenmiştir.

İhtiyaç duyduğumuz insansız hava araçları, hava savunma füzeleri, F-16’ların modernizasyonuyla ilgili haklı talepler, parasını ödediğimiz F-15 savaş uçakları Türkiye’den esirgenmiştir.

Allah’a şükürler olsun ki, Türkiye kendi söküğünü dikecek, kendi eksiğini kapatacak, kendi ihtiyacını temin edecek bir aşamaya sabır, sebat, akıl, gönül ve emek seferberliğiyle ulaşmıştır.

Daralan kuşatma sonunda yarılmıştır.

Hükümetin sağlam duruşu, Türk mühendisinin bilgi ve görgüsüyle aşı tutmuş, mayası gelen ekmek tekneden taşmıştır.

Savunma sanayinde millilik oranı yüzde 80’lere kadar çıkmıştır.

Büyük Hünkarımız Fatih Sultan Mehmet Han’ın zamanında kurulan Tophane-i Amire’den bugüne kadar köprülerin altından çok sular akmıştır.

Türkiye kendi silahını yapan, hatta bunu ihraç eden dünya üzerinde sayılı ülkelerden birisi olarak öne çıkmıştır.

Bazılarının sıkıntısı, telaşı, hatta çıldırması bu yüzdendir.

Türk savunma sanayii 5 milyar dolara yaklaşan ihracat tutarı ve 75 milyar dolara ulaşan proje hacmiyle dostları sevindirip düşmanları çatlatmaktadır.

İnanıyorum ki, savunma ve silah sanayinde mukayeseli üstünlüğe sahip olacağımız günler çok yakındır, Cumhur İttifakı bunun kefili, Türkiye Yüzyılı da müjdesidir.

Atak helikopteri, milli tank projesi, milli uçak projesi, akıllı mühimmatlar, fırtına obüsleri, Hürkuş, Hürjet uçakları,  pek çok füze projesi hayalden gerçeğe dönüşün mükâfatıdır.

İHA ve SİHA üretiminde dünyada ilk üç sırada bulunmamızdan vicdan ve izan sahibi her insanımız memnundur.

18 Mart’ta hangardan çıkarılan milli insansız savaş uçağı Kızılelma savunma sanayindeki henüz adı konulmamış yeni bir çağın habercisidir.

Sanayi altyapımız günden güne derinleşip çeşitlenmektedir.

Türkiye olağanüstü bir mücadele sonucunda bir sanayi üssü haline gelmiştir.

Milli savunma sanayindeki büyüme süreklilik arz etmektedir.

Yerli ve milli imkanlarla üretilen yüksek çözünürlüklü ilk gözlem uydumuz İMECE 11 Nisan’da uzaydaki yörüngesine fırlatılmıştır.

Böylesi bir Türkiye’nin dibe çekilmesine çanak tutanlar felaketin lekeli yüzleridir.

Böylesi bir Türkiye’nin milli silah sanayindeki yükselişinden ürküp deliye dönenler, mesela BAYKAR şirketimizle düşmanca uğraşanlar kesinlikle ihanet içindedir.

Türk milleti yıkımsever zillete izin vermez, vermeyecektir.

Türk milleti bozgunda siyasi zafer rüyası gören zillete asla müsaade etmez, etmeyecektir.

Türkiye’nin ilk yerli ve milli uçak gemisi olan “Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu’nun” hizmete alınması da deyim yerindeyse çılgın Türklerin tarihi bir başarısıdır.

Artık, bizim de denizlerde yüzecek bir uçak gemimiz vardır.

Bizim de okyanuslarda Türk milletinin mesajlarını paylaşacak, haklarını savunacak bir gücümüz olacaktır.

Mavi vatanda boşuna hesap yapanlar unutmasınlar ki, fıtrat değişmemiş ve aynıdır, zira bu kan yine o kandır.

Hakkımızdan vazgeçmeyiz, çünkü hakkımız şerefimizdir.

Akdeniz’i Türk gölü yapan Barbaros Hayrettin Paşa’nın emanetleri daha da ileriye taşınacaktır.

Düşman gemilerini parmağıyla işaret edip alayını birden denizin dibine yollayan Turgut Reis’in hatıraları hep birlikte zirvelerin zirvesine çıkarılacaktır.

Bunu Cumhur İttifakı yapacaktır.

Bunu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başaracaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi de sonuna kadar destek olacaktır.

Saç kesimi yapılan gemilerin yanı sıra, Türkiye’nin ilk yerli uçak gemisinin hizmete alınmasından duyduğum mutluluğu bilhassa paylaşıyor; Sayın Cumhurbaşkanımızı, ilgili bakanlarımızı, bürokratlarımızı, yüklenici firmaları, inşa ve donatımda emeği geçen mühendis ve işçilerimizi gönülden kutluyor, ülkemize, milletimize ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Elbette yapacağız, hep birlikte başaracağız.

Sonuna kadar, “Devlet Milletiyle, Her Şeyden Önce Türkiye” diyeceğiz.”

Paylaşın

MHP Milletvekili Aday Listesini Açıkladı; Bahçeli Tasfiyeye Mi Gitti?

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerine haftalar kaldı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), seçimlere 81 ilde kendi adaylarıyla girme kararının ardından, aday listesini kamuoyuna açıkladı.

Haber Merkezi / Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı MHP’nin bu kararıyla, AK Parti ile “ortak liste” ihtimalini de ortadan kaldırdığına dikkat çekiliyor. MHP, Bahçeli’nin talimatıyla milletvekili aday listesini yarın YSK’ya sunacak.

AK Parti son derece kritik görülen 14 Mayıs seçimlerinde az milletvekili çıkaran bazı illerde “ortak liste” ile seçime gidilmesini istiyordu.

Ancak ittifaka yeni katılan Yeniden Refah Partisi (YRP) ile Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) seçimlere bu kez kendi listesiyle girme kararı almasının ardından, Bahçeli de tüm seçim çevrelerinde kendi adaylarıyla seçime girme kararı aldıklarını duyurmuştu.

AK Parti ile MHP arasında bir süredir yürütülen “ortak liste” görüşmeleri de aday listelerinin açıklanması ile sonuçsuz kaldı.

MHP’nin aday gösterdiği 600 milletvekilinden sadece 76’sı kadın adaylardan oluştu. Buna göre tüm adayların sadece yüzde 12,6’sı kadın.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Osmaniye’den yeniden ilk sıradan milletvekili adayı oldu. Bahçeli, partinin Meclis grubundaki beş milletvekilini liste dışı bırakırken, Sinan Ateş cinayetiyle ilgili iddialarda adı geçtiği için gündemde olan Olcay Kılavuz’u ise Mersin birinci sırada seçilmiş olmasına rağmen dördüncü sırada aday gösterdi.

MHP’nin mevcut 48 milletvekilinden 5’i liste dışı kalırken; 4’ünün ise listedeki sıralaması değiştirildi. Dolayısıyla bir anlamda Bahçeli, MHP Meclis Grubu’ndan 9 vekil açısından TBMM kapısını kapattı.

Bahçeli, Meclis grup başkanvekilleri ile parti yöneticilerinin tamamını seçilebilir yerlerden aday gösterdi. Buna göre grup başkanvekilleri Levent Bülbül Sakarya, Erkan Akçay da Manisa birinci sıradan yeniden aday oldu.

Genel Sekreter İsmet Büyükataman Bursa, teşkilattan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, İsmail Faruk Aksu, İzzet Ulvi Yönter İstanbul’dan aday gösterildi.

Genel başkan yardımcıları Mustafa Kalaycı Konya, Mevlüt Karakaya, Sadir Durmaz, Yaşar Yıldırım Ankara’dan, Taner Osmanağaoğlu İzmir, İsmail Özdemir Kayseri’den yeniden aday gösterildi.

Halen milletvekili olmayan Genel Başkan Yardımcısı Bumin Özarslan İzmir, Filiz Kılıç Nevşehir, Pelin Yılık ise Çankırı’dan ilk kez milletvekili adayı olarak gösterildi.

Kadın vekiller açısından liste nasıl?

MHP’nin mevcut kadın vekillerinden Nevin Taşlıçay ile Arzu Erdem’in seçilme şansı düşük sırada aday gösterilmesinin yanısıra Konya’da Esin Kara da liste dışı bırakıldı. Kara’nın liste dışı kalmasıyla daha önce ikinci sıradan seçilmiş Mustafa Kalaycı birinci sıraya alındı.

Kadın vekillerden sadece Adana’da ikinci sıradan seçilmiş Ayşe Sibel Ersoy listede sırasını korudu. Ancak MHP’nin 14 Mayıs’ta Adana’da daha düşük oy alması durumunda Ersoy’un yeniden TBMM’de olup olamayacağı merak konusu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Filiz Kılıç ise, Nevşehir’de birinci sıradan aday gösterildi. Ancak 3 vekil sahibi Nevşehir’de daha önce AKP’den 2 ve CHP’den 1 kişi seçilmişti. MHP burada vekil çıkartamamıştı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Pelin Yılık da, Çankırı’da birinci sıradan aday gösterildi. Ancak 2 vekil sahibi Çankırı’da daha önce sadece AKP’li isimler seçilmişti.

Eğer MHP’nin 14 Mayıs’taki oy oranı 2018 seçimindekiyle aynı olursa Ayşe Sibel Ersoy partideki tek kadın vekil olmaya aday görünüyor.

Çakıcı’yla yakın Kayrıcı listeye alındı

Bu arada Bahçeli, MHP’nin talebiyle AKP’yle birlikte hayata geçirilen ceza infaz düzenlemesi kapsamında cezaevinden tahliye edilen organize suç örgütü hükümlüsü Abdullah Çakıcı’ya yakınlığıyla tanınmış Vahit Kayrıcı’yı ise listeye aldı.

Çorum birinci sırada aday gösterilen Vahit Kayrıcı, 21. TBMM Dönemi’nde (18 Nisan 1999 – 3 Kasım 2002) yine MHP’den milletvekiliydi. Ancak MHP, önceki 2018 seçiminde Çorum’dan milletvekili çıkaramamıştı.

MHP 2018 seçimlerinde yüzde 11,1 oy alarak toplam 49 milletvekili ile Meclis’e girmişti. Parti, İstanbul’dan 8, Ankara’dan 5, İzmir, Mersin, Adana, Konya, Antep, Bursa, Kayseri’den 2, Kocaeli, Sakarya, Afyon, Aksaray, Antalya, Düzce, Erzurum, Eskişehir, Hatay, Iğdır, Maraş, Kırıkkale, Kütahya, Malatya, Manisa, Ordu, Osmaniye, Samsun, Urfa, Sivas, Tokat, Yozgat’tan birer milletvekili çıkarmıştı.

MHP 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi Tam Aday Listesi için TIKLAYIN

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda “Ortak Liste” Yeniden Gündemde

AK Parti, MHP, BBP ve YRP’den oluşan Cumhur İttifakı’nda da bir süredir “ortak liste” çalışmaları sürüyor. Ancak MHP 7 Nisan’da 81 ilde listelerini YSK’ya sunacağını açıkladı. Bu noktada süreçte bir sürpriz olabileceği de konuşuluyor.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yapacağı görüşme sonrası Bahçeli’nin bazı illerde ortak listeyi kabul edebileceği iddia ediliyor.

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Milletvekili aday listelerinin YSK’ya teslim edilmesi için son gün 9 Nisan pazar Saat 17:00. Bu sürenin bitmesine saatler kala ince hesaplar yapan partilerde dikkat çeken bir trafik yaşanıyor.

Millet İttifakı’nda 6 partinin kurmayları tarafından bir süredir devam eden çalışmalarda DEVA-Gelecek-Saadet partilerinin ittifak içinde ittifak yapmaları formülü gündeme gelmişti. Ancak bu formülün yeterli vekil katkısını sağlamayacağı tespit edildi.

Millet İttifakı’nda 5 parti tek listede uzlaşmak üzere

Bu gelişme üzerine “ortak liste” formülü devreye girerken hem yapılan anketler hem de illerden gelen verilere göre en doğru seçeneğin “tek liste” olacağı değerlendirildi. DEVA-Gelecek-Saadet partilerinin en az 41 ilde aday gösterip bazı illerde ise CHP listelerinden aday gösterilmesi formülü ile seçimlerde hiç girmeyip adayların tamamının CHP listelerinden gösterilmesi olmak üzere iki alternatif üzerinde çalışmalar yoğunlaştı.

DW Türkçe’den Kıvanç El’e bilgi veren DEVA ve Saadet Partili kaynaklar, “Seçimlere girmeyerek CHP listelerinden aday olunması formülüne dair eğilim oluştu. Henüz karar verilmiş değil ancak şu aşamada en yüksek vekile ulaşmak için doğru olanın CHP listelerinden seçime girmek olduğu değerlendiriliyor. Pazar günü son hali görülecek” değerlendirmesi yaptı. Uzlaşma sağlanması halinde Millet İttifakı adına seçimlerde sadece CHP ve İYİ Parti’nin logosu olacak.

Edinilen bilgiye göre 4 partinin CHP listesinden girmesi yönünde “ön uzlaşma” sağlansa da CHP’nin bu partilere hangi ilde kaç kontenjan vereceği konusunda henüz bir netlik yok. Kulislerdeki iddiaya göre CHP, DEVA ve Gelecek’e 10’u garanti seçilecek yerden olmak üzere 20’şer kontenjan verecek. Saadet ve DP’ye ise 5’i garanti seçilecek yerden olmak üzere 10 kontenjan ayrılacak. Ancak bu sayıları CHP kurmayları doğrulamazken görüşmelerin ve il il analizlerin sürdüğünü söyledi.

Üzerinde çalışılan eğilimin hayata geçirilmesi kararının CHP’nin cumartesi günü gerçekleştireceği Parti Meclisi toplantısında da ele alınacağı kaydediliyor. CHP’nin aday listelerini de etkileyecek formüle dair PM’de nasıl bir tepki verileceği de merak konusu.

Kılıçdaroğlu’nun 5 partinin tek liste ile girmesi formülü öncesi Demokrat, Gelecek ve Saadet partisi liderleriyle görüşmeler yaptığı belirtiliyor. DEVA Partisi’nin seçme kendi logosu ile girmeyi istediği ancak mevcut durumda milletvekili listelerinin etkilenmemesi için formüle sıcak baktığı kaydediliyor.

DEVA ve Gelecek Partisi’ndeki bazı kurmaylarda ise “muhafazakar seçmen CHP’ye oy vermez” endişesi bulunuyor. Ancak bu konuda seçim çalışmalarında “CHP listesi değil, bizim vekil adaylarımız” denilerek anlaşmazlığın aşılabileceği de değerlendiriliyor.

Kılıçdaroğlu’nun İYİ Parti lideri Meral Akşener ile de görüştüğü ve 5 partinin seçime tek listeden girme konusunu değerlendirdiği ifade ediliyor. Daha önce 4 partinin de logosu ile seçime girmesi durumunda CHP ve İYİ Parti 10 ilde “ortak liste” yapma konusunda uzlaşmıştı. Ancak son gelişme üzerine CHP ile İYİ Parti’nin 20’yi aşkın ilde ortak liste yapması formülü değerlendirmeye alındı.

DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nin oy potansiyeli yüksek olan illerde CHP tek liste ile seçimlere girecek. CHP listelerinde DEVA, Gelecek, Saadet partisinden isimler olacak. İYİ Parti’nin güçlü olduğu bazı illerde ise CHP aday çıkarmayacak ve Millet İttifakı adına sadece İYİ Parti o ilde seçime girmiş olacak. Bu illerin belirlenmesine dair çalışmaların hala sürdüğü vurgulanırken, belirlenmesinde önümüzdeki 48 saatlik sürecin önemli olduğu vurgulanıyor.

Cumhur İttifakı ne yapacak?

AK Parti, MHP, BBP ve YRP’den oluşan Cumhur İttifakı’nda da bir süredir “ortak liste” çalışmaları sürüyor. Ancak MHP 7 Nisan’da 81 ilde listelerini YSK’ya sunacağını açıkladı. Bu noktada süreçte bir sürpriz olabileceği de konuşuluyor. Erdoğan ve Bahçeli’nin yapacağı görüşme sonrası Bahçeli’nin bazı illerde ortak listeyi kabul edebileceği iddia ediliyor. Kulislere göre AKP’de buna karşılık jest olarak Osmaniye, Kars ve Iğdır illerini MHP’ye bırakabilir.

BBP lideri Mustafa Destici, “ortak liste”nin doğru olduğunu bu konuda atılacak adımla 360’a kadar milletvekiline ulaşılabileceğini savunuyor. YRP ise seçimlere ayrı girmekten yana. Ancak 9 Nisan’a kadar bu konuda temasların süreceği vurgulanıyor.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda “Ortak Liste” Çatlağı: Erdoğan Ve Bahçeli’den Ret

İttifaklar ve partiler 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde en iyi sonucu almak için çalışmalarını sürdürüyor. AK Parti’de Osmaniye, Iğdır, Çanakkale gibi illerde MHP ile “birliktelik sağlanabilir mi?” değerlendirmesi yapılıyordu.

AK Partili kurmayların çalıştığı formüle hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den “ret geldiği” belirtildi.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun kulis haberine göre, aralarında Osmaniye, Iğdır, Çanakkale gibi illerin de yer aldığı 19 ilde “MHP’nin aday çıkarmayarak, AK Partili isimleri, bazı illerde ise AK Parti’nin aday çıkarmayarak MHP’li isimleri destekleyebileceği” ileri sürülmüştü. Ancak AK Parti’nin, MHP ile yürüttüğü çalışma ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli’den “ret kararının” geldiği belirtiliyor.

Erdoğan’ın, “AK Parti’nin iktidar partisi olduğu, bazı illerde aday göstermemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı” gerekçesiyle, Bahçeli’nin ise, “MHP’nin siyasi geçmişi ve birikimi ile partinin üç hilale oy veren seçmen yapısı” gerekçesiyle “bu çalışmaya ret kararı verdiği” ileri sürülüyor.

Erdoğan’dan bakanlara: Hepiniz milletvekili adayı olacaksınız

Öte yandan AK Parti’de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan üst komisyon, milletvekili listelerini büyük ölçüde tamamladı. Bazı bakanların Erdoğan’dan milletvekili adayı olmamak için izin istediği, ancak Erdoğan’ın, “Hepiniz aday olacaksınız” dediği öğrenildi.

Hürriyet’te yer alan habere göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün İstanbul, Ankara ve İzmir listelerine son şeklini verdiği, listelerde son ana kadar bir değişiklik olmazsa üç dönem kuralını istisnasız uyguladığı belirtildi.

Partide daha önce alınan kararla 24., 26. ve 27. dönemi kapsayan üç döneme takılan bazı milletvekilleri, 25. dönemde aday olmamalarını gerekçe göstererek üç dönem kuralına takılmadıklarını söyledi. Ancak Erdoğan’ın bunu esprili bir dille reddettiği ifade edildi.

Kulislere yansıyan bilgilere göre; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın Ankara’dan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Kayseri, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İstanbul ya da Karadeniz illerinden, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Şanlıurfa’dan, Çevre Bakanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun İstanbul’dan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Hatay’dan, Mevlüt Çavuşoğlu’nun Antalya’dan, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in İzmir’den, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un Aydın’dan birinci sıradan aday yapılabileceği konuşuluyor.

Ayrıca, bazı bakanların Erdoğan’dan milletvekili adayı olmamak için izin istediği, ancak Erdoğan’ın, “Hepiniz aday olacaksınız” dediği öğrenildi.

Paylaşın

Erdoğan’ın “Ortak Liste” İçin Devreye Girmesi Bekleniyor

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslimi için geri sayım sürerken, Cumhur İttifakı, Millet İttifakı ve Emek ve Özgürlük İttifakı ve diğer siyasi partilerde liste çalışmalarına hız verildi.

Bu kapsamda Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta başından itibaren iftar sonrası mesaisini milletvekili aday listelerine ayırdı. 6 bin 25 başvurunun yapıldığı AK Parti’de parti içinde adayları belirlemek için oluşturulan üst komisyon yaptığı değerlendirmelerde bu sayıyı 1200 dolayına indirdi.

AK Parti ile birlikte Cumhur İttifakı içinde yer alan YRP, BBP ve MHP daha önce 81 ilde kendi listeleriyle seçime gireceğini ilan etti.

AK Parti, YRP ve Hür Deva Partisi (HÜDA PAR) ile ittifak masasına oturmadan önce MHP ile ortak liste seçeneğini konuşuyordu. Ancak YRP’nin yanı sıra BBP’nin de kendi listeleriyle seçime gireceğini açıklaması üzerine MHP de kendi listeleriyle 81 ilde seçime girme kararını kamuoyuna açıkladı.

MHP Genel Başkanı Lideri Devlet Bahçeli aday listelerini, diğer partilerin aksine Cuma günü kamuoyuna açıklayıp YSK’ya sunma kararı aldıklarını duyurdu.

AK Parti yönetimi ise az milletvekili çıkaran illerde, Millet İttifakı’nın ortak liste ile seçime gitmesi halinde, bir çok yerde seçimin kaybedileceği değerlendirmesi yapıyor. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, hem MHP lideri Devlet Bahçeli hem de diğer ittifak ortağı partilerin liderleri ile görüşerek ortak listeye ikna etmeye çalışacağı ifade ediliyor. AKP kulislerinde, Erdoğan’ın yarın Bahçeli ile görüşebileceği beklentisi dile getiriliyor.

AK Parti’de 19 seçim çevresinde “ortak liste” çıkarılması ve bunun en az 10’unun MHP ile ortak liste olması hesabı yapılıyor. BBP ve YRP ile yapılacak görüşmeler sonrasında da bu partilerin seçime girme hakkını sağlamak için 41 ilde seçime girmesi, seçilebilir yerlerden adayların, HÜDAPAR ile olduğu gibi AKP listelerinden aday gösterilebileceği belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay dahil, bakanların tamamına yakınını milletvekili adayı göstermeyi planladığını açıklamıştı.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın edindiği bilgiye göre Erdoğan, bakanların aday gösterileceği seçim çevreleri üç kriteri dikkate alacak. Parti kulislerinde bu kriterler, “memleket”, “afet bölgesinin talepleri” ve “etki alanı” olarak ifade ediliyor. Bu çerçevede, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık’ın memleketi Osmaniye, yine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın memleketi Kayseri’den aday gösterilmesi bekleniyor. Yozgatlı olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın, çok sayıda hemşehrisinin yaşadığı Ankara ikinci bölgeden aday gösterileceği belirtiliyor.

Aslen Gaziantepli olan eski Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün, oy alma potansiyeli dikkate alınarak Diyarbakır, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ise Şanlıurfa’dan aday gösterilebileceği konuşuluyor.

AK Parti kulislerinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ise “affını” istediği kulislere yansımıştı.

Parti kaynakları iki bakanın adaylık başvurusunda da bulunmadığını söylüyor.

Erdoğan 3 dönem kuralını istisnasız uygulayacak mı?

AK Parti tüzüğü gereği iki dönem üst üste milletvekilliği dahil, partide görev yapanların üçüncü dönem yeniden aynı göreve aday olamayacağı kuralı getirilmişti. Ancak, daha önce bu kural Merkez Yürütme Kurulu’na yetki verilerek esnetilmişti.

14 Mayıs seçimleri için ise bazı parti yöneticileri, üç dönem kuralının ya istisnasız olarak uygulanması ya da esnetilmesi halinde, yararlılık, deneyim ilkeleri gözetilerek aday gösterilmesi görüşünü savunuyordu.

Partide, 7 Haziran-1 Kasım 2015 tarihleri arasına denk gelen 25. Dönemin hesaba katılmaması koşuluyla, parti yönetimi üç dönem kuralının uygulanması kararı aldı. Bu kararın istisnasız uygulanması halinde aralarında Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Genel Başkan Yardımcıları Ali İhsan Yavuz, Hamza Dağ, Nurettin Canikli, Grup Başkanı İsmet Yılmaz, grup başkanvekilleri Bülent Turan, Yılmaz Tunç’un da aralarında bulunduğu çok sayıda ismin aday gösterilmesi mümkün olmayacak.

AK Parti kulislerinde Erdoğan’ın, bu kez üç dönem kuralını istisnasız uygulayacağı konuşuluyor. Erdoğan’ın bütün milletvekillerine “Adaylık başvurusu yapın” talimatı verdiğini anımsatan üç dönemlik bazı AK Parti milletvekilleri, “AFAD’a yardımda bulunmuş olduk” diyerek durumlarını özetliyorlar.

Üç dönem kuralına takılan bazı milletvekilleri umudunu seçimin kazanılması halinde kabinede yer almaya bağlarken, bazıları da genel merkezde kendilerine görev verilebileceğini söylüyor.

Paylaşın

Bahçeli’den Kılıçdaroğlu Ve Akşener’e Sert Sözler

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı.

MHP Lideri Bahçeli, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun bırakınız bir konut yapmasını, önünü görecek, adım atacak, ayakta duracak, sözünü geçirecek, irade gösterecek ne mecali ne de müktesebatı var” ifadelerini kullandı.

Türkgün’den Kadir Yıldız’ın sorularını yanıtlayan Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i de eleştirerek, “İYİ Parti Başkanı şimdiden havaya girmiş, Sayın Kılıçdaroğlu’nu Sayın Cumhurbaşkanım diye karşılıyor. Çok komik, çok trajik” dedi.

Bahçeli’nin röportajından öne çıkanlar şöyle:

14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimlerine 40 gün kaldı. Seçime doğru çalışmalarınız nasıl gidiyor? Seçimlere hazır mısınız?

Gerek Milliyetçi Hareket Partisi gerekse de Cumhur İttifakı 14 Mayıs seçimlerine tam manasıyla hazırdır.  Uzun bir süredir çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz.  Milliyetçi Hareket Partisi 14 Mayıs seçimlerini tarihi önemde değerlendiriyor. Hiçbir gevşemeye prim vermiyoruz. Çok şükür zaaf ve ihmal içinde değiliz. İnançlıyız, iradeliyiz, iyimseriz, umutluyuz, başarmaya kararlıyız. Şer ve şirret kuşatmayı yarmak için ihtiyaç olan kabiliyet ve karaktere sahibiz. Tehditlerin farkındayız. Yaygınlaşan tehlikeleri görüyoruz. Dikkat, temkin, tedbir ve teenniyle hareket ediyoruz. Sabırlıyız, samimiyiz, sağduyuluyuz.

Aslında 24 Haziran 2018 seçimlerinin hemen ardından sahayı hiç boş bırakmadık. 4 Eylül 2021 tarihinden itibaren de hem adım adım 2023 programlarımızla, hem de açık hava toplantılarımızla sürekli milletimizle iç içe olduk.  Yurdumuzun her yöresinde gönül kapılarını çalıyoruz, gönül köprüleri kuruyoruz, her eli tutuyoruz.

Durak tanımayan faaliyet içindeyiz.  Yetim ve öksüzlerimizin başını okşuyoruz. İhtiyaç sahibi insanlarımızın yardımına koşuyoruz. Soframıza bir tabak da mağdur insanlarımız için koyuyoruz. Hakkın ve halkın rızasını almak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Milletimizin göz aydınlığı olan gençlerimizle görüşüyor, hedef ve gelecek birliği yapıyoruz.

Mazlum ve mağdur insanlarımızla can beraberiyiz. Vatandaşlarımızla istikbal hedeflerimizi paylaşıyoruz.  Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna vasıl olmak için elimizden gelen her çabayı gösteriyoruz. Buna da mutlaka devam edeceğiz. Biz milletimize inanıyor ve güveniyoruz.

Milletvekili aday adaylarının müracaat süresi bitti. Milletvekili aday listenizi ne zaman belirleyip YSK’ya sunacaksınız?

Evet, müracaatlar bitti. Milletvekili aday değerlendirme ve tespit komisyonumuz kılı kırk yaran çalışmalarını kuyumcu titizliğiyle sürdürüyor. Bu hafta içinde milletvekili listemiz netleşir. 7 Nisan’da da aday listemizi YSK’ya teslim edeceğiz. Bizim nezdimizde aday adaylığı müracaatında bulunan her kardeşimiz değerlidir. Aday olsunlar, olmasınlar birlikte çalışma kararındayız. Partimize yönelik ilgi sevindiricidir. Bakalım zillet ittifakı nasıl bir kargaşa yaşayacak. Çünkü Cumhurbaşkanı adayı üzerinde kavgaya tutuşanların liste savaşları mukadderdir.

“Geleceğimizi emniyete almalıyız”

14 Mayıs seçimleri bir bakıma depremin gölgesi altında yapılacak. Aynı şekilde projeler yarışacak, güven veren, tecrübe sahibi, sorunları çözme iradesi gösteren ve bunu da birikimiyle ispat eden her kimse milletin teveccühüne ve tercihine layık olacak. Bu kapsamda sizin düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Türkiye çok kritik bir süreçte, aynı zamanda çok kırılgan bir dönemdedir. Deprem yeni bir siyasi muhasebeyi gerektirmiştir. Doğal olanı da budur. Acılarımız ortada duruyorken daha önceki seçim kampanya dönemlerinde olduğu gibi davranamazdık. Daha sakin, daha soğukkanlı bir siyasi süreci hep birlikte icra etmek zorundayız. Mesela seçim müziği kullanmıyoruz. Açık hava toplantıları yapmıyoruz. Birebir temas halindeyiz.

Depremden etkilenen illerimizle birlikte depremzede vatandaşlarımızın ağırlıklı olarak yaşadığı illerimizde “Bereket Sofrasında Gönül Birliği” temasıyla iftar programları düzenliyoruz. Başkanlık Divanı üyelerimiz bu iftar programlarına katılıyor ve partimizi temsil ediyorlar. Çalışmalarımızı Türkiye’nin yeniden inşa gayesine odaklandırdık. Geleceğimizi emniyete almalıyız. Vatandaşlarımız huzur ve güvenlik içinde hayatlarını sürdürmeli.

Kendi içinde kavgalı, hizip yumağına dönmüş, hiçbir hikayesi ve deneyimi olmayan acemilere ülkemizin geleceği emanet edilemez. Terör örgütleriyle yol yürüyenlere Türkiye bırakılamaz. Bir gözü Kandil’e, diğeriyle de Pensilvanya’ya bakanlar milletten Osmanlı şamarını yiyeceklerdir. Ülkemizin yaslı döneminde koltuk kavgasına tutuşanlara, oturdukları masayı kumar ve noter masası olarak tanımlayanlara güven duyulamaz. FETÖ ve PKK’nın aşısıyla siyaset yapanlara millet itibar eder mi? Bunların tek derdi yemek, içmek, safa sürmek. Acımızı bilmezler, derdimize ortak olmazlar, sevincimizi hazmedemezler, başarımızı çekemezler, rant paylaşımı için gözlerini karartırlar. Bunlara boşuna zillet demiyoruz.

“Çok komik, çok trajik”

Bir masa etrafında toplanıp kriz ve kaos çıkaranlar, birbirine tuzak kuranlar ülke falan yönetemez. Allah muhafaza böyle bir yetki alsalar Türkiye’yi bir ayda batırırlar. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bırakınız bir konut yapmasını, önünü görecek, adım atacak, ayakta duracak, sözünü geçirecek, irade gösterecek ne mecali ne de müktesebatı var. İYİ Parti Başkanı şimdiden havaya girmiş, Sayın Kılıçdaroğlu’nu Sayın Cumhurbaşkanım diye karşılıyor. Çok komik, çok trajik. Kendisini darı ambarında görüyor, hayallere dalmış, şuur kaybına uğramış. Partisinin Ankara temayül yoklamasında şiddet ve kavga sahneleri iyi kostümü giymiş olanların gerçek içyüzünü deşifre ediyor.

Zillet ittifakı yamalı bohça gibi. 13 defa toplandılar, güç bela, masayı devirip tekrar toplayarak, birbirlerine demedikleri bırakmayarak sipariş edilmiş bir aday buldular. Bunlardan hiçbir yol olmaz. Kılıçdaroğlu basiretsiz, hazırlıksız, başarısız ve yetersiz. Ülkemizin yürüyüşü yarım bırakılmamalı. Kervan yağmacılarına fırsat verilmemeli.

Önümüzde; yeni yüzyılda, yeni Türkiye’nin ve yeni bir hayatın inşa sorumluluğu vardır ve bu sorumluluğu acizlerin, korkakların, beceriksizlerin, millete tepeden bakan sonradan görmelerin üstlenmesi söz konusu değildir. Hep söyledim, yaparsa Cumhur İttifakı yapar. Yaparsa Cumhurbaşkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan yapar ve başarır. Kılıçdaroğlu ve diğer adayların Türkiye’mize bir şey kazandıracağını bir an olsun düşünmek bile aklın ve izanın inkarı ve yok sayılmasıdır. Deneme yanılma vasıtasıyla ülke yönetilemez.

Birbirine oyun kuranlara, koltuk ve makam paylaşımı için birbirini yiyip bitirenlere, ikbal ve rant mücadelesiyle ilkesizliklerini tescilleyenlere umut bağlamak felakete ortak olmaktır. Kılıçdaroğlu bir sancıdır, bir safradır, zalimlerin hizmetkarıdır. Diğerleri için bir şey söylemek zaman israfıdır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci beş yıllık döneminde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesiyle, Cumhur İttifakı’nın TBMM’de nitelikli çoğunluğa ulaşmasıyla Türkiye gücüne güç katacaktır. Türk ve Türkiye Yüzyılı Vizyonunun tertemiz sayfaları açılacaktır.

Maceraya atılacak halimiz yoktur. Tarihin gerisine düşmeye niyetimiz yoktur. Uyanan ve ayağa kalkan devin tekrar uyuşturulup uyutulmasına hiçbir şart altında tahammülümüz yoktur.

Paylaşın