Bahçeli’den MHP’den Ayrılanlara Sert Sözler

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan MHP Lideri Bahçeli, “Milliyetçi hareketin 54 yıllık birikimini heba etmeyecek disipline sahiptir. Taşıdığımız emaneti koruyup gelecek nesillere teslim etmek her birimizin gayesidir. Delik deşik yelkenlerini şişirme gayretinde olanların ufkumuzu perdelemesine müsaade etmeyeceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Türk milliyetçiliğinin entelektüel sermayesini talan edenler çil yavrusu gibi dağılmaya müstahaktır. Siyaset fırsat ve şöhret için çıkar şantiyesi değildir. Siyaset sürekli bir eylem ve erdem sahasıdır. MHP’nin yüreksizlerle, menfaatlerinin kölesi olmuş olanlarla işi olmayacaktır. Bir zamanlar hasbel kader aramızda bulunup davamız üstünden at pazarlığı yapmaları kendi çürümeleridir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim sonrası partisinin TBMM’deki ilk grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Yeni yasama döneminin hayırlı olmasını diliyorum. Çalışmalarımızın nice görkemli reformlara kapı aralamasını Allah’tan niyaz ediyorum.

Seçimin 6. gününde yeni kabinenin göreve başlaması ülkemiz adına önemlidir. Siyasi kriz yıllarını geride bıraktık. Gergin bekleyişler raf ömrünü doldurmuştur. Kurulamayan, kurulsa da yürümeyen koalisyon hükümetlerinden iz kalmamıştır. 14 Mayıs seçimlerini aynı zamanda referandum olarak gören partiler tarihin yanlış yerinde konuşlanıp kaybetti.

Yönetim hayatımızdaki denge ve düzen kurumsallaşmıştır. Toplumun büyük çoğunluğunun yaşam ve anlayış biçimine uygun olan iktidar yönetimi meşrudur. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi iki seçimde de güçlenerek çıkmıştır. Cumhur ile cumhuriyetin kaynaşması yeni yönetim sistemi ile pekişti.

Bu sistemin muntazam avantajları bahar havası getirmiştir. Yeni sistemde hükümet bizzat millettir. Parlamenter sistemin arıza çıkaran, kronik münakaşa çıkaran mahsurlar hepten giderilmiş ve milletimiz ayak bağlarından tamamen kurtulmuştur.

Bu başarı milletin kutlu iradesi ile tezahür etti. Ülkemiz 3 haziran itibaren cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin 2. dönemine geçiş sağladı. Bu geçiş huzur içinde temin edildi. Önümüzdeki dönem Türkiye Yüzyılı’na ulaşma dönemidir. Hep birlikte Türkiye kararlılığı ile her türlü garabetin çözümü üstesinden gelecek dirayet milletimizde ziyadesi ile vardır. Milletimizin sözü üstüne söz olmayacaktır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

“Yerimizde sayamayız, bu bize yeter diyemeyiz”

Türkiye’nin aleyhine hesap yapanları şaşkına çevirmiştir. İstismar masasına oturanlar yanılmış, yanlışa be yalana dönmüş ve yıkılmıştır. Türk milleti kaderine, haklarına sahip çıkma başarısını hür iradesi ile göstermesini bilmiş ve zilletin defterini dürmüştür.

14 Mayıs öncesi partimize yapılan tahriklerle, kara kampanyalara temas etmek mecburiyetindeyim. MHP 5 milyon 480 bin oy sayısı ve yüzde 10.07 oy oranı ile şeytani planları boşa çıkarmıştır. 50 vekil ile kilit duruma gelmiştir partimiz. Yerimizde sayamayız, bu bize yeter diyemeyiz.

Daha fazlasına talip olmalıyız. 14 Mayıs öncesi her türlü gayreti gösterdik. Başarıya inandır. Adım adım 2023’e hazırlandık. Yeminli Türkiye düşmanlarını güldürmedi milletimiz. MHP, Bu vasfı ile nadide bir siyaset ekolüdür. 3 hilal Türkiye siyasetinin yükselen markasıdır.

Milliyetçi hareketin 54 yıllık birikimini heba etmeyecek disipline sahiptir. Taşıdığımız emaneti koruyup gelecek nesillere teslim etmek her birimizin gayesidir. Delik deşik yelkenlerini şişirme gayretinde olanların ufkumuzu perdelemesine müsaade etmeyeceğiz.

Türk milliyetçiliğinin entelektüel sermayesini talan edenler çil yavrusu gibi dağılmaya müstahaktır. Siyaset fırsat ve şöhret için çıkar şantiyesi değildir. Siyaset sürekli bir eylem ve erdem sahasıdır. MHP’nin yüreksizlerle, menfaatlerinin kölesi olmuş olanlarla işi olmayacaktır. Bir zamanlar hasbel kader aramızda bulunup davamız üstünden at pazarlığı yapmaları kendi çürümeleridir.

Bizim çürüklerle yolumuz ayrıdır. Zor mücadelelerle bugün MHP TBMM’dedir. Zillet ve zulmün hakimiyeti için neredeyse ayinler yapılmıştır. Vatanımızla hesabı olanların ve yerli işbirlikçilerinin, medya gücünün baskıları birer birer aşılmıştır. Cumhur varlığını korumuştur. Cumhur ittifakı TBMM’de üstünlüğü yine kazanmıştır.

Türkiye’nin istikrarlı gelişimine milletimiz omuz vermiştir. Bizlere güvenen vatandaşlarımıza, teşkilat mensuplarımıza, vekil adaylarımıza içtenlikle teşekkür ediyorum. Baharı getireceğiz diyenlerin damı karla kaplanmıştır. Direne direne kazanacağız diyenlerin ocağına incir ağacı dikilmiştir. CHP’ye yuva yapan guguk kuşları taşıyıcısına sırt dönmüştür.

İlk kez seçilerek 28. dönem TBMM’de yer alan tüm vekillerimize ve Cumhurbaşkanlığı kabinesine başarılar diliyorum. Hain bir kuşatmayı yendik. Kiralık anket şirketlerinin kuyruklu yalanlarını ezip çiğnedik. Çöktü dediler dimdik doğrulduk. Oyumuzu 2-3 gösterdiler aldırmadık.

Baraja takılacağımızı söylediler coşkun sel gibi aktık. Bitti dediler yeniden güç devşirerek koşmaya başladık. Alınlarına yapışmış etiket fiyatlarında ne yazdığını iyi biliyoruz. Biz alayını birden görüyor ve yaklaşan hesap gününü dört gözle bekliyoruz. Varsın biraz daha avunup kendilerini kandırsınlar. Türk milletinin kudretini eninde sonunda görecekler.”

Paylaşın

Meclis Başkanlığı Yarışı: AK Parti Ve MHP’nin Adayı Numan Kurtulmuş

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grubu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na aday olarak, AK Parti İstanbul Milletvekili Numan Kurtuluş’u gösterme kararı aldı.

Haber Merkezi / Numan Kurtulmuş’un ismi akşam saatlerinde AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu. AK Parti’nin başkan adaylığı için başvuru dilekçesi TBMM’ye iletildi.

TBMM Genel Kurulu, 7 Haziran’da geçici Meclis Başkanı Devlet Bahçeli Başkanlığı’nda toplanacak. Yeni atanan kabine üyeleri ile milletvekili seçilen eski bakanlar, Genel Kurul’da yemin edecek. Daha sonra Meclis Başkanlığı için siyasi partilerin gösterdikleri adayların seçimi yapılacak.

Gizli oylama ile yeni Meclis başkanı seçiminin ilk turu yapılacak. İlk 2 oylamada 400, sonuç alınamazsa 3. oylamada salt çoğunluk olan 301 kabul oyu ile başkan seçilebilecek. 3. oylamada da salt çoğunluk sağlanamazsa; bu oylamada en çok oy alan 2 aday için 4. oylama yapılacak ve en fazla oy alan üye başkan seçilmiş olacak.

Numan Kurtulmuş kimdir?

Numan Kurtulmuş, 1959 yılında Ordu’da dünyaya geldi. Baba adı İsmail Niyazi, anne adı Ayşe Güngör’dür.

Akademisyen olan Numan Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdi. Aynı üniversitede yüksek lisans yaptı. ABD’de Temple Üniversitesi School of Business & Management’ta lisansüstü çalışmalarına devam etti.

ABD’de Cornell Üniversitesi New York State School of Industrial & Labor Relations’ta misafir öğretim üyesi olarak bulundu ve doktorasını tamamladı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde doçent oldu. 2004 yılında profesör unvanını aldı.

25 ve 26. Dönemde Ordu Milletvekili seçildi. 62, 63 ve 64. Hükûmetlerde Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. 65. Hükûmette Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev aldı. İngilizce bilen Kurtulmuş, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Muhalefetin adayları belli oluyor

Yeşil ve Sol Parti, Adana Milletvekili Tülay Hatimoğullarını Meclis Başkan adayı olarak gösterirken İYİ Parti, parti yöneticisi ve İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı’nın aday olduğunu Meclis Başkanlığı’na bildirdi.

Türkiye İşçi Partisi’nin Meclis Başkanı adayı ise tutuklu milletvekili Can Atalay oldu. TİP’in önümüzdeki günlerde başvuru yapması bekleniyor. CHP’nin aday göstereceği ismin henüz netleşmediği ifade edildi.

Paylaşın

MHP Lideri Bahçeli: Gelecek Türk Asrıdır

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan MHP Lideri Bahçeli, “Aziz milletimiz demokrasi fethiyle egemenlik haklarını ve tarihi mirasını güçlü şekilde kucaklamış, kardeşlik hukukuyla varoluş namusunu koruyarak Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonuyla buluşturma iradesi göstermiştir” dedi.

Haber Merkezi / Seçimlerde milletin “iftira ve inkar siyasetine prim vermediğini” söyleyen Devlet Bahçeli, “tezahür eden milli iradeye herkes ve her kesimin asgari ölçüde saygı duyması” gerektiğini vurguladı. Bahçeli, “Bundan sonra gelecek Türk asrıdır, geleceğin gücü Türkiye’dir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümü taçlanmıştır. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefine ilk adım doğru adamla, cumhurun bizatihi varlığıyla kudretli biçimde atılmıştır” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim sonuçlarının ardından partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Türk milleti bugün tarih yazmış, kutlu varlığına, müstakbel geleceğine tertemiz iradesiyle sahip çıkmıştır. Yurt içi ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ikinci tur seçimlerinde kesin olmayan sonuçlara göre Sayın Recep Tayyip Erdoğan 13. Cumhurbaşkanımız olarak seçilmiştir.

Türk demokrasisi ve siyaset tarihinde iki turlu bir seçimin ilk örneği yaşanmakla birlikte katılım oranının yüksekliği milli ve demokratik şuurun canlılığına işaret etmiştir. Türkiye’nin demokrasi standartlarında yüksek seviyeye ulaşması ve dünya çapında mukayese üstünlük kazandığı çarpıcı bir gerçek olarak belirginlik kazanmıştır.

“Aziz milletimiz demokrasi fethiyle egemenlik haklarını ve tarihi mirasını güçlü şekilde kucaklamış, kardeşlik hukukuyla varoluş namusunu koruyarak Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonuyla buluşturma iradesi göstermiştir.

Milletimiz iftira ve inkar siyasetine prim vermemiştir. Yine milletimiz yalan ve yıkım simsarlarına itibar etmemiştir. Milli geleceğimizin zillete değil zafere müstahak olduğu tescillenmiştir. Dünya birleşmiş ve karşımıza geçmiş ancak Türk milletine sökmemiştir.

Küresel lobi, çıkarcı, eyyamcılar, entrikacılar, provokatörler, tefeciler, bankerler, ABD’sinden AB’ye kadar tüm ülkeler zilletin fermanını okumuş Çanakkale ruhunu, milli mücadele duruşunu aşamamışlardır. 14 Mayıs Seçimleri öncesi Türkiye dört bir koldan ablukaya alınmış her türlü iç ve dış mahreçli operasyonlar küstahça ilerletilip ihya edilmiştir.

“Bundan sonra gelecek Türk asrıdır”

Bu tablo gurur verici demokratik asaletin, tarih boyunca tam bağımsızlık onuru olarak tarihe geçmiştir. 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’nde küresel kuşatma yarılmış, Türkiye kutup yıldızını andıran aydınlığını korumuştur. Bundan sonra gelecek Türk asrıdır.

Bugün kucaklaşma, kaynaşma ve muhabbet kazanmıştır. Kaybeden kötülerdir. Hain ve kötü niyetlerdir. 18 Mayıs 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçiminin ülkemize, milletimize, demokrasimize, gönül ve kültür coğrafyalarımıza hayırlı ve uğurlu olmasını Cenabı Allah’tan diliyorum.

Cumhurbaşkanımızla herhangi bir görüşme bugün gerçekleşmemiştir. Zannediyorum Ankara’ya dönüşlerinde tertiplenen toplantıya davet etmişlerdir. O toplantıya da katılacağım inşallah. Önümüzdeki dönemde çok şey değişecektir, her şey değişecektir. Öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez.”

Paylaşın

Devlet Bahçeli: Erdoğan 13. Cumhurbaşkanı Olmalıdır

Malatya’da konuşan MHP Lideri Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tekrar hayata geçmeli ve Recep Tayyip Erdoğan 13. Cumhurbaşkanı olmalıdır. Bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Bunu yaparken milletçe birlik ve beraberlik içinde bulunmalıyız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “14 Mayıs’ta elde edilmiş başarıyı yarıda bırakmamak için yapılanları yarıda bırakmama kararlılığını bir kez daha göstermek için hep beraber 28 Mayıs’ta sandığa gitmeliyiz. Sandıkta sorumluluklar üstlenmeliyiz. 14 Mayıs’tan sonraki dönemde aynen sandığa gitme kararlılığımız mutlaka gösterilmeli.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçim çalışmaları kapsamında Malatya’da konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Kahramanmaraş depremlerinden sonra tedbirler alındı. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Alınan tedbirleri siyaseten istismar edemeyiz. Çünkü 104 gün içerisinde süren deprem felaketi sırasında öncelikle 50 bini aşkın şehidimizi toprağa verdik. 110 bini aşkın vatandaşımızı hastaneye sevk ettik.

Diğer tedbirlerin de alınması gerekmekteydi. Bunların başında güvenlik gelmekteydi. Cumhurbaşkanımız Erdoğan bütün bakanlarıyla devletin kamu gücüyle, kamudaki vatan evlatlarıyla, valisi, polisi, Mehmetçikleriyle 11 ilimizde her türlü önlemi almasıyla, beslenme, güvenlik önlemleri alındı.. Böylece Türkiye üzerindeki oyunlar bozularak istismar kaldırıldı.

İttifaklar yoluyla Türkiye üzerinde hesabı olanlar, dış birlikçileri olanlar büyük bir çaba göstermiştir. 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yanında olanlar yüksek bir başarı elde etti. Kamuoyu araştırmalarındaki saptırmalara rağmen yüzde 49.5 ile millet dedi ki, ‘Recep Ağa yola devam.’ Böyle bir dönemde yapılmış olan Cumhurbaşkanlığı seçimi hedefler doğrultusunda oldukça başarı sağlanmıştır.

Konutlar köyden şehre kadar ne gerekiyorsa yapılma çevresine girilmiş. Yeni bir Türkiye, yeni bir hayat, yeni bir yüzyılın adımlarının atılma kararlılığı ortaya çıkmış. Bu kararlılığın durmaması, yarıda kalmaması lazım. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tekrar hayata geçmeli ve Recep Tayyip Erdoğan 13. Cumhurbaşkanı olmalıdır. Bunu yapmak mecburiyetindeyiz.

Bunu yaparken milletçe birlik ve beraberlik içinde bulunmalıyız. 14 Mayıs’ta elde edilmiş başarıyı yarıda bırakmamak için yapılanları yarıda bırakmama kararlılığını bir kez daha göstermek için hep beraber 28 Mayıs’ta sandığa gitmeliyiz. Sandıkta sorumluluklar üstlenmeliyiz. 14 Mayıs’tan sonraki dönemde aynen sandığa gitme kararlılığımız mutlaka gösterilmeli.

Oy pusulasını ele aldığınızda o pusulaya öyle bir bakın ki, televizyonlardaki yalana, dolana değil, soğana, patatese değil, milletin geleceğine, deprem felaketinin kaldırılmasına bir resim var ki o resim Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu sonuç ABD’nin kovboyları değil, Avrupa’nın uşakları değil Anadolu’nun evlatları Anadolu’nun yiğidine sahip çıkmalı.

Oy pusulasında iki resim var, bir de mühür var. Biraz düşünmenizi istiyorum. Koalisyonlarla hükümetler kurulması hali Türkiye’nin temel sonuçlarının çözülmesine yetmiyor, yetemiyor. Türkiye’yi bataklığa, kaosa sürüklüyor. İşte bunları aşmak lazım. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin önemi çok daha iyi anlaşılmalı.”

Paylaşın

MHP Lideri Devlet Bahçeli: 15 Temmuz’un Rövanşını İstiyorlar

Karaman’da halka seslenen MHP Lideri Bahçeli, “15 temmuz benzeri bir ihanetin tekrar yaşanmaması için gereken sosyal siyasi ekonomik önlemeleri kararlılıkla alacağız. FETÖ kumpaslarına hız veriyorlar. Kılıçdaroğlu ve ittifakı milli güvenlik sorunudur. Kılıçdaroğlu’nun geleceğe ışık tutan projesi yoktur. 15 Temmuz’un rövanşını istiyorlar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “PKK, Kılıçdaroğlu’na aleni destektir. Bağımsızlığımıza asla gölge düşürmeyeceğiz. Daha refah dolu bir Türkiye’ye el ele vererek ulaşacağız. Daha güvenli, huzurlu Türkiye’ye hep birlikte ulaşacağız. Türkiye’ye tuzak kuranlar 14 Mayıs’ta alt edilecektir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim çalışmaları kapsamında Karaman’da gerçekleştirdiği mitingde konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Sayın Erdoğan’ın açık ara farkla tekrar cumhurbaşkanı seçilmesi milli ve tarihi bir sorumluluktur. TBMM’de milletvekili sayısı itibariyle Cumhur İttifakı’nın tecelli etmesi Türk yüzyılına hizmettir. 14 Mayıs seçimleri Türkiye’nin kaderini tayin edecektir. Ya geleceğimiz zillete düşüp heder olacak. Ya da cumhurun cesaretiyle bütün oyunlar bozulacak.

Ya istiklal ve istikbal haklarımızdan vazgeçeceğiz ya da bu haklarımızla sonsuza kadar var olmanın yol haritasını belirleyeceğiz. Artık başka çare kalmamıştır. Demokratik hesaplaşmaya sadece iki gün kalmıştır. Türkiye’yi lider ülke seviyesine biz taşıyacağız. Devletimizin egemenlik haklarıyla milletimizin muhteşem varlığı, bağımsızlığımızı ve bölünmez bütünlüğüyle kinin sorunu varsa bizim de onlarla sorunumuz vardır.

Alayını birden her cephede karşılamaya hazır olduğumuz iyi bilinmelidir. Açıkça sesleniyorum aziz milletim sıra sende. Bağımsızlığımız bedava kazanılmadı, bu topraklarla kolay vatan olmadı. Bilinsin ki işbirlikçi kalpazanlara çiğnetilmeyecektir. HDP’yi Yeşil Sol Parti’yi teröristleri yanına alanlar bölünme ve yıkım sevdalılarıdır.

Bizim böyle bir sevdayı içinde taşıyanlarla iki dünyada da hesabımız vardır. Türk tipi başkanlık sistemini kurumsallaştıracak yeni bir anayasa olmak üzere gereken tüm hukuki ve idari, siyasi alt yapıyı temin edeceğiz. 15 temmuz benzeri bir ihanetin tekrar yaşanmaması için gereken sosyal siyasi ekonomik önlemeleri kararlılıkla alacağız. FETÖ kumpaslarına hız veriyorlar. Kılıçdaroğlu ve ittifakı milli güvenlik sorunudur.

Kılıçdaroğlu’nun geleceğe ışık tutan projesi yoktur. 15 Temmuz’un rövanşını istiyorlar. PKK, Kılıçdaroğlu’na aleni destektir. Bağımsızlığımıza asla gölge düşürmeyeceğiz. Daha refah dolu bir Türkiye’ye el ele vererek ulaşacağız. Daha güvenli, huzurlu Türkiye’ye hep birlikte ulaşacağız. Türkiye’ye tuzak kuranlar 14 Mayıs’ta alt edilecektir.”

Paylaşın

Bahçeli Ordu’da Konuştu; CHP Ve İYİ Parti’yi Hedef Aldı

Ordu Cumhuriyet Meydanı’nda halka seslenen MHP Lideri Bahçeli, “CHP ve İYİ Parti yönetimleri yoldan çıkmıştır. Bu iki parti, yanlarına da Kandil ve Pensilvanya’yı alarak zehir ve zillet saçmaktadır. Oyun büyük, senaryo karanlıktır. Tehlike, Zillet İttifakı’nda düğümlenmiştir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “CHP, savunma sanayii ürünlerinden korkmuştur. Hain neredeyse orası temizlenecektir. Kanlı ve kalleş döngüye son vereceğiz, bunu birlikte başaracağız. Terör örgütünü yıkıp geçeceğiz.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin seçim çalışmaları kapsamında Ordu’nun Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği mitingde konuştu.

Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan satır başlıkları şöyle:

“Ne yapsalar boş. Hangi iftirayı atsalar boşuna. Milletin iradesine ket vuramayacaklar. Türkiye’nin hızını kesemeyecekler. Türk milletinin zaferini önleyemeyecekler. Kaos arzulayanlara sarsılmaz duruşumuzla engel olacağız.

MHP ve Cumhur İttifakı, milletimizin bekası, ülkemizin bağımsız geleceği için dünden daha önemli bir görevle karşı karşıyadır. Bu görev tarihidir. Maruz kaldığımız stratejik tehditler, küresel senaryoların bölgemizde gösterime sokulan bugünkü sahnesinden başka bir şey değildir.

Kılıçdaroğlu, teröristlerle yol yürümektedir. Zalimlerin kontrolündedir. Bu nedenle Kılıçdaroğlu, paravan, kumandalı, kukla ve 7+2 formatlı kumar masasının icazetli adayıdır. Kılıçdaroğlu, Türkiye düşmanlarına yakayı kaptırmış, onların dümen suyuna girmiştir.

CHP ve İYİ Parti yönetimleri yoldan çıkmıştır. Bu iki parti, yanlarına da Kandil ve Pensilvanya’yı alarak zehir ve zillet saçmaktadır. Oyun büyük, senaryo karanlıktır. Tehlike, Zillet İttifakı’nda düğümlenmiştir.

CHP, savunma sanayii ürünlerinden korkmuştur. Hain neredeyse orası temizlenecektir. Kanlı ve kalleş döngüye son vereceğiz, bunu birlikte başaracağız. Terör örgütünü yıkıp geçeceğiz.”

Paylaşın

Erzurum Olayları; Bahçeli: Tuzağı Dadaşlar Bozdu

Erzurum’da İBB Başkanı İmamoğlu’na yönelik saldırıya ilişkin açıklama yapan MHP Lideri Bahçeli, Erzurum’da kurulan tuzak Dadaşların tavrıyla bozulmuştur. İstanbul’da 1.7 milyon kişi toplanıp miting düzenlenirken bu olay yaşanmıştır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “İmralı canisinin ev hapsine alınması konuşulmaktadır. Bir terörist için hak arayanlar, Eren Bülbül yavrumuzun hesabını verecekler. 22 yaşında şehit edilen Aybüke öğretmenimizin, 11 aylık Bedirhan bebekle annesinin sorulacak hesabını söylesinler.”

Bahçeli, konuşmasının devamında, “İBB Başkanı gelsin de Eren Bülbül için adalet istesin. Kılıçdaroğlu mertse yiğitse, şehitlerimizin hakkını gazilerimizin hakkını versin. Al bayrağı, aziz vatanı, Cumhur ittifakının şerefini koruyacak mısınız? Trabzonlu kardeşlerim 14 Mayıs’ta yaşanacak Cumhur ittifakı zaferinin habercisidir. Türkiye üzerinde hesap yapanların, zalimlerin defterini dürecek misiniz. Evet dediğinize göre o zaman sıra sizde.

Trabzon’un vatan ve millet sevdasının ne kadar yüksek olduğunu göstermek için sıra hepinizde. Kılıçdaroğlu’nun uzun bir istirahat için evine gitmesinde fayda vardır. Mutfaktan da çıkmasın. Kılıçdaroğlu Türkiye’yi yönetemez, bu aziz milletin geleceği Millet ittifakına verilemez. Ayaklarımızın üzerinde onurlu bir şekilde durduğumuzu tüm aleme göstereceğiz. Sürmeli’de gemi imalatının arzulanan seviyeye çıkması için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim çalışmaları kapsamında Trabzon’da halka seslendi. Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Trabzon kemençenin coşkusu, horonun ruhudur. Trabzon demek pes etmeyen vicdan demektir. Trabzon’a bakınca ‘Bize her yer Trabzon’ diyen vatan evlatlarının sesi duyulur. Trabzon denilince 15 yaşındaki kahraman yavrumuz Eren Bülbül’ün yüzü görünür. Birlikte her türlü zorluğu aşacağız. Bizi birbirimizden ayırmak için provokasyon yapanlara sonuna kadar kapalıyız. Etnik ve mezhep ayrılıkçılığı yapanlara hep karşı çıkacağız. Biz horon kadar Karadeniz, zeybek kadar Ege’yiz. Hep beraber ülkemin tüm güzelliklerini kucaklayan büyük bir aileyiz.

Devlet ve milletiyle hep birlikte Türkiye’yiz. Diyorum ki 14 Mayıs 2013 tarihinde aziz milletim sıra sende. Milli irade, kutuplaşmayı reddedecektir. Muhalefet partilerine demokratik hesap mutlaka sorulacaktır. Kavga, kriz arayanlara acıklı derslerini vermek için aziz milletim sıra sende. Tam 4 gün sonra sıra da söz de, yetki de alayınızda.

Türkiye’nin zillete mahkum olmasını hayal edenlerin, Türkiye’nin önünün kesilmesini hayal edenlerin gözü Türkiye üzerinde olacaktır. Peki siz de 14 Mayıs’a hazır mısınız? 14 Mayıs’ta sandığa koşa koşa gidecek misiniz? Bir oyunuzu Milliyetçi Hareket Partisi’ne bir oyunuzu da Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verecek misiniz? Milletvekili adaylarımızı Meclis’e gönderecek miyiz?

1461’den beri Türk yurdu olan Trabzon’un her taşı yakuttur. Özü de sözü de bir olan Trabzonlu kardeşim gelecek sizin elinizde. 14 Mayıs’ta Türkiye’nin 100’üncü yılına ilk adımı atmak sizlerin iradesinde. Anayasa’nın 2. Maddesinde ifade edildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik bir hukuk devletidir. Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.

Türk demokrasisi rüştünü defalarca ispat etmiştir. Bu anlamda birçok batı ülkesinin ilerisinde de olduğumuz bir gerçektir. Türkiye’nin demokrasi hayatına ilkesiz dayatmalarda bulunmaktadırlar. Avrupa ve ABD’de çıkan dergi ve gazeteler algı operasyonu yapıyor. Bu dergi ve gazetelerde 14 Mayıs seçimlerine dış müdahale çağrısında bulunuyor.

Batı zillet ittifakından yana tavrını koymuştur. Bu bir defa gayri ahlakidir, hiç kimse milletimizin iradesine zincir vuramaz. İktidarın ruhsatı ne ABD’den ne İngiltere’den ne Fransa’dan alınacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanını ‘Gitmeli’ diye hedef alan bir dergi yırtılıp çöpe atılmalıdır. Türkiye, sömürge artığı bir ülke değildir.

“Ekrem İmamoğlu Trabzon’un yüz karasıdır”

14 Mayıs’ta devrilmeleri kaçınılmaz bir siyaset olacaktır. İç barış ve huzur ortamımızı bozmak için maşalar devrede, alçaklar sahnededir. Erzurum’da yaşanan olaylar bayağı bir provokasyondur. İBB Başkanının meydan meydan dolaşıp fitne saçması, görevini ihmal etmesi sakıncalıdır, yanlış üzerine yanlıştır. Esnaf ziyareti bahanesiyle korsan gösteri yapıp taşıdığı provokatörlerle ortalığı karıştıran Ekrem İmamoğlu Trabzon’un yüz karasıdır.

Erzurum’da kurulan tuzak Dadaşların tavrıyla bozulmuştur. İstanbul’da 1.7 milyon kişi toplanıp miting düzenlenirken bu olay yaşanmıştır. İmralı canisinin ev hapsine alınması konuşulmaktadır. Bir terörist için hak arayanlar, Eren Bülbül yavrumuzun hesabını verecekler. 22 yaşında şehit edilen Aybüke öğretmenimizin, 11 aylık Bedirhan bebekle annesinin sorulacak hesabını söylesinler.

İBB Başkanı gelsin de Eren Bülbül için adalet istesin. Kılıçdaroğlu mertse yiğitse, şehitlerimizin hakkını gazilerimizin hakkını versin. Al bayrağı, aziz vatanı, Cumhur ittifakının şerefini koruyacak mısınız? Trabzonlu kardeşlerim 14 Mayıs’ta yaşanacak Cumhur ittifakı zaferinin habercisidir. Türkiye üzerinde hesap yapanların, zalimlerin defterini dürecek misiniz. Evet dediğinize göre o zaman sıra sizde.

Trabzon’un vatan ve millet sevdasının ne kadar yüksek olduğunu göstermek için sıra hepinizde. Kılıçdaroğlu’nun uzun bir istirahat için evine gitmesinde fayda vardır. Mutfaktan da çıkmasın. Kılıçdaroğlu Türkiye’yi yönetemez, bu aziz milletin geleceği Millet ittifakına verilemez. Ayaklarımızın üzerinde onurlu bir şekilde durduğumuzu tüm aleme göstereceğiz. Sürmeli’de gemi imalatının arzulanan seviyeye çıkması için elimizden geleni yapacağız.

Yüksek potansiyeli olan hazır giyim, mobilya gibi sektörlerin gelişmesi için çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Türkiye’nin başarılarına yenilerini ekleyeceğiz. Mandacılara, rantçılara, komünistlere, makam ve mevki paylaşanlardan başka bir şey bilmeyenlere fırsat vermek felakete davetiye çıkarmaktır. Güçlendirilmiş parlamenter sistemi de tarih çöplüğüne atmak için 14 Mayıs bir fırsat olacaktır. Cumhur ittifakı Türkiye’nin umududur. Millet ittifakı münasebetsizlerin ittifakıdır. Bu ittifakın yolu, Türkiye düşmanlarının yoludur.

Cumhur ittifakı, Türkiye’nin yükseliş ittifakıdır. İnanıyorum ki Trabzon zillete yenilmeyecektir. TBMM’de sizlerin yüzlerini kara çıkarmadık, hiçbir vaadimizi unutmadık. MHP’ye öyle bir destek verin ki, öyle bir sahip çıkın ki, gelecek nesillerimize huzur ve kardeşlik içinde yaşanacak bir ülkeyi miras bırakalım. Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy veriyor musunuz? Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı açık farkla seçiyor muyuz?”

Paylaşın

Bahçeli, Çorum’dan Muhalefete Yüklendi

Çorum’da halka seslenen MHP Lideri Bahçeli, “Zillet ittifakının tek yaptığı koltuk ve makam taksimidir. Tek bir projeleri yoktur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle krizlere zamanında müdahale edilmiştir. Bunlar işbilmez, yol bilmez, erdem bilmez, ahlak bilmez; akıntıya karşı kürek çekmek nafiledir” dedi ve ekledi:

“Türk ve Türkiye Yüzyılı’na hep birlikte ulaşacağız. Can pahasına da olsa Türkiye’mize sahip çıkacağız. Hakkımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimler kapsamında bulunduğu Çorum’da halka seslendi. Bahçeli’nin açıklamalarının satırbaşları şöyle:

“9 gün sonra yapılacak seçimlerinin ülkemizin, milletimizin birliğine, demokrasimizin geleceğine, insanımızın refahına huzur getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum. Demokratik bir yarışın gerçekleşmesini ümit ediyor, seçime katılan partilere başarılar diliyorum.

İstanbul’un fethindeki manevi ilhamı Akşemseddin Hazretleridir. Akşemseddin Hazretleri bu topraklardan filizlenen alim, gönül insanıdır. Çorum’da yalan yoktur, Çorum’da hile, hurda, eyyamcılık yoktur; yalana ve yıkıma tevessül edenin haysiyetinden bahsedilemez. Çorum’un hükümran bir mazisi vardır.

14 Mayıs Türkiye için dönüm noktasıdır. Lider ülke Türkiye’nin meşalesi yakılmıştır. Yürüyüşümüz hızlanmıştır. Gelen Türk asrı, geleceğin gücü Türkiye’dir. Bize göre toplumsal uzlaşmanın dinamikleri milliyetçilik ve demokrasidir. Seçimleri Cumhur’un zaferiyle pekiştirmek lazımdır. Bugüne istikrar yarına huzur diyorsak hep birlikte başarırız. Devletin gücü, milletin ferasetiyle hep birlikte yaparız.

Geleceğinizi karartmak isteyenler var. Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin önünü kesmek için çırpınıyor. Yağmacılar istikrarımızı bozmak için uğraşıyor. Terör örgütü PKK, Kılıçdaroğlu ile yol yürüyor, FETÖ Kılıçdaroğlu’na umut bağlıyor. Terörist Demirtaş, ‘Kılıçdaroğlu’na oy vereceğim’ diyor. Kılıçdaroğlu’nun Ağrı ve Van mitingleri bölücülüğün meydan okumasına, terör sevenlerin intikam çığlıklarına sahne oldu.

İhanet ve rezalet ittifakına yeniden şahit olduk. Türklüğün Anayasa’dan çıkarılması demek, Türklüğe biçilen kefendir. Son Türk oğlu Türk yaşadığı sürece bu topraklardan Türk ve Türk milletini hiç kimse sökemez.

Bir terörist çıkıp demiş ki ’14 Mayıs’ta sistem de değişecek’, bir başka terörist, ‘Türkiye’nin Suriye ve Irak’tan çekilmesini sağlayacağız’. The Economist dergisi muhalefetin iktidar olması halinde güney sınırında terör koridoru açılacağını, Türkiye’nin dış politikasının değişeceğini, S-400’ün çürümeye bırakılacağı iddia edilmiş. 7 düvel 14 Mayıs’ı bekliyor. Terörü aklamaya, arındırmaya niyetlenen bu melanet siyaseti mayın gibi yerleştiren ülkeler 14 Mayıs için hayal kuruyor. Ancak hevesleri boşuna, çabaları beyhude.

Zillet ittifakının tek yaptığı koltuk ve makam taksimidir. Tek bir projeleri yoktur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle krizlere zamanında müdahale edilmiştir. Bunlar işbilmez, yol bilmez, erdem bilmez, ahlak bilmez; akıntıya karşı kürek çekmek nafiledir.

Türk ve Türkiye Yüzyılı’na hep birlikte ulaşacağız. Can pahasına da olsa Türkiye’mize sahip çıkacağız. Hakkımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.”

Paylaşın

Bahçeli: Küresel Angajmanlara Göre Politika Belirleyenlere…

“3 Mayıs Milliyetçiler Günü” nedeniyle açıklama yapan MHP Lideri Bahçeli, “Küresel angajmanlara göre politika belirleyenlere, yabancıların destek ve dönemsel ilgilerini çekebilmek maksadıyla marazi ve mahsurlu işbirliği içine giren siyasi devşirmelere Türk milliyetçileri dün alet olmamış, bugün de ortak olmayacak, nitekim zillete mesafeli tavrını mutlaka koruyacaklardır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Geldiğimiz bu aşamada 3 Mayıs ruhuna her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. Türk milliyetçiliğini istismar etmeye, alenen şirret planlarına malzeme yapmaya heves eden kozmopolit, köksüz, kimliksiz ve kötürüm çevrelere inanıyorum ki fırsat verilmeyecektir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ nedeniyle sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Bahçeli’nin paylaşımı şöyle:

“Türk milliyetçiliği devleti kuran, vatanı kurtaran, milletin tarihsel ve kültürel varlığını şuurla savunan, aynı şekilde milli birlik ve dayanışma hissiyatını felsefi bir derinlikle sahiplenen fikir zenginliğidir. Türk milliyetçiliği, Türk milletinin özü, istiklal ve istikbal iradesinin özgüvenidir.

3 Mayıs 1944 olayları Türk milliyetçilerinin sivil ve demokratik tepkisine sahne olmakla birlikte; haksızlığa, hukuksuzluğa ve husumetle beslenen önyargılara direnişi simgelemektedir. Aynı zamanda 3 Mayıs 1944 Türk milliyetçiliğinin toplum ve siyaset alanına cemre gibi düşüşünün de miladıdır.

Davasının onuruyla bezenmiş merhum ve muhterem büyüklerimiz hiçbir çileye, hiçbir işkence ve zulme boyun eğmemişler, inançlarından, irfanla pekişen milliyetçi iradelerinden asla taviz vermemişlerdir. Devletimizin kurucu fikrini tabutluklara hapsetme niyet ve hedefi çok şükür başarılı olamamıştır.

Küresel angajmanlara göre politika belirleyenlere, yabancıların destek ve dönemsel ilgilerini çekebilmek maksadıyla marazi ve mahsurlu işbirliği içine giren siyasi devşirmelere Türk milliyetçileri dün alet olmamış, bugün de ortak olmayacak, nitekim zillete mesafeli tavrını mutlaka koruyacaklardır.

Geldiğimiz bu aşamada 3 Mayıs ruhuna her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. Türk milliyetçiliğini istismar etmeye, alenen şirret planlarına malzeme yapmaya heves eden kozmopolit, köksüz, kimliksiz ve kötürüm çevrelere inanıyorum ki fırsat verilmeyecektir.”

Paylaşın

Bahçeli “Geliyor Gelmekte Olan” Sloganını Hedef Aldı

Karabük’te halka seslenen MHP Lideri Bahçeli, “Geliyor gelmekte olan” masalını anlatan, “sana söz” aldatmasıyla avunan münafık muhterislere sesleniyorum, nereye geliyorsunuz? Nasıl geliyorsunuz? Kiminle gelmeyi düşlüyorsunuz? Biz bir yere gitmiyoruz, gitmeyi aklımızdan geçirmiyoruz, hatta geleceğiniz varsa göreceğiniz de var diyoruz”

Bahçeli, konuşmasının devamında, “Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun tek söylediği nevzuhur güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri dönmektir. Başka bildiği bir şey yoktur. Halbuki eski çamlar çoktan bardak olmuştur. Türk milleti geçmişten ders çıkarmakla birlikte geleceğe iyimser ve ümitvar bakmaktadır. Parlamenter Sistem demek, siyasi anlaşmazlık ve kriz demektir. Parlamenter Sistem demek, istikrarsızlığın ve irade gasplarının etkinliği demektir” ifadelerini kullandı ve ekledi:

“Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ülkemizin ve milletimizin hayrına ağzından tek bir söz çıkmamıştır. Parlamenter Sisteme geri dönmeyi tasarlamak, aynı şekilde birbirini takip eden seçim-halkoylaması-seçim sacayağında Türkiye’nin en az 10 yılını çalmayı, tarihin gerisine düşürmeyi planlamak demektir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Karabük’te düzenlenen mitinge katıldı. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

İktidarı ve siyasi ikbali gecenin zifiri karanlığında, zilletin çıkmaz sokaklarında arayan Türkiye muhaliflerinin kalın maskesi 14 Mayıs’ta yırtılıp atılacaktır. Nitekim zillete düşenlerin hükmü şafak sökene kadardır. Karar anı gelip çattığında, Türk milleti mührü eline aldığında PKK ve FETÖ takviyeli zillet ittifakına beden olan partileri ne gören, ne duyan, ne de bulan olacaktır. 14 Mayıs’tan sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci dönemine geçmiş olacağız. Yine 14 Mayıs’ta bir yanda 13’üncü Cumhurbaşkanı’nı seçeceğiz, diğer yanda 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ni yapacağız.

Terörü bitirmiş, işsizliği yenmiş, enflasyonu düşürmüş, her insanımızı şefkatle kucaklamış, üretim, yatırım, ihracat seferberliğiyle yükseldikçe yükselmiş bir Türkiye gerçeğine hep birlikte ulaşacağız. Çok çalışacağız, hiçbir bahaneye sığınmadan geceyi gündüze katacağız. Türkiye’yi büyüteceğiz, ekmeği büyüteceğiz, umutları büyüteceğiz, hedefleri büyüteceğiz, huzuru büyüteceğiz, milli birlik ve dayanışma hisarımızı daha da güçlendireceğiz.

Tıpkı Ergenekon’da demir dağları eriten ateş gibi, karşımıza çıkartılan engelleri inancımızla aşıyoruz. “Geliyor gelmekte olan” masalını anlatan, “sana söz” aldatmasıyla avunan münafık muhterislere sesleniyorum, nereye geliyorsunuz? Nasıl geliyorsunuz? Kiminle gelmeyi düşlüyorsunuz? Biz bir yere gitmiyoruz, gitmeyi aklımızdan geçirmiyoruz, hatta geleceğiniz varsa göreceğiniz de var diyoruz. Buğdayımız var demesinler ambara girmeyince, geliyorum demesinler Karabük’ü görmeyince.

Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun tek söylediği nevzuhur güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri dönmektir. Başka bildiği bir şey yoktur. Halbuki eski çamlar çoktan bardak olmuştur. Türk milleti geçmişten ders çıkarmakla birlikte geleceğe iyimser ve ümitvar bakmaktadır. Parlamenter Sistem demek, siyasi anlaşmazlık ve kriz demektir.

Parlamenter Sistem demek, istikrarsızlığın ve irade gasplarının etkinliği demektir. Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ülkemizin ve milletimizin hayrına ağzından tek bir söz çıkmamıştır. Parlamenter Sisteme geri dönmeyi tasarlamak, aynı şekilde birbirini takip eden seçim-halkoylaması-seçim sacayağında Türkiye’nin en az 10 yılını çalmayı, tarihin gerisine düşürmeyi planlamak demektir.”

Paylaşın