İçişleri Bakanlığı’ndan 81 ile Kovid 19 genelgesi

İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde alınan kararlar doğrultusunda, 81 ilin valiliğine, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında “Tedbirlerin Gözden Geçirilmesi” konulu genelge gönderdi. Genelgede alınan kararlar çerçevesinde uyulması gereken kurallara yer verildi.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanlığı; 81 ilin valiliğine, Kovid-19 tedbirleri kapsamında “Tedbirlerin Gözden Geçirilmesi” konulu genelge gönderdi. Genelgede şu ifadeler yer aldı:

“1. Yeni bir karar alınıncaya kadar illerin risk grupları aşağıdaki şekilde değiştirildi:

Düşük Risk Grubunda Yer Alan İller; Şırnak. (1 İl)

Orta Risk Grubunda Yer Alan İller; Batman, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Uşak, Van. (10 İl)

Yüksek Risk Grubunda Yer Alan İller; Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Bingöl, Burdur, Denizli, Hatay, Kahramanmaraş, Kars, Kırşehir, Manisa, Tunceli. (12 İl)

Çok Yüksek Risk Grubunda Yer Alan İller; Adıyaman, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Bayburt, Bilecik, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Yalova, Yozgat, Zonguldak, (58 İl)

2. Daha önceki genelgelerle risk gruplarına göre düzenlenen hafta içi ve hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamaları yeniden düzenlendi.

Buna göre;

Hafta içi günlerde 21.00 – 05.00 saatleri arasında tüm Türkiye’de sokağa çıkma kısıtlaması uygulamasına devam edilecek.

Hafta sonlarında;

Düşük ve orta risk grubunda yer alan illerde hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması, hafta içinde olduğu gibi 21.00 – 05.00 saatleri arasında uygulanacak.

Yüksek risk grubunda yer alan illerde hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması, Cuma 21.00 – Cumartesi 05.00 saatleri arasıyla Cumartesi günü saat 21.00’de başlayıp Pazar gününün tamamını kapsayıp Pazartesi günü saat 05.00’de bitecek şekilde uygulanacak.

Çok yüksek risk grubunda yer alan illerde ise hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması, Cuma günü saat 21.00’de başlayıp Cumartesi ve Pazar günlerinin tamamını kapsayıp Pazartesi günü saat 05.00’de bitecek şekilde uygulanacak.

Uygulanacak olan sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında daha önce illere gönderilen Sokağa Çıkma Kısıtlamasından Muaf Yerler ve Kişiler Listesinde yer alan istisna/muafiyetler ile sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde şehirlerarası seyahat edilmesine dair usul ve esasların uygulanmasına aynı şekilde devam edilecek.

  • Sokağa çıkma kısıtlamasının uygulama biçimine göre Cumartesi ve/veya Pazar günü market, bakkal, manav, kasap, kuruyemişçiler ve çiçekçiler 10.00 – 17.00 saatleri arasında açık olacak. Yine belirtilen süre içerisinde marketler, bakkallar, manavlar, kasaplar, kuruyemişçiler ve çiçekçiler telefonla ya da online olarak aldıkları siparişleri teslim edebilecek.
  • Cumartesi/Pazar günü ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri açık olacak.
  • Lokanta/restoran, pastane ve tatlıcı tarzı işyerleri Cumartesi ve/veya Pazar günü 10.00 – 20.00 saatleri arasında paket servis faaliyetlerine devam edebilecek.
  • Online sipariş firmaları da Cumartesi ve/veya Pazar günü 10.00 – 24.00 saatleri arasında siparişleri teslim edebilecek.

3. Tüm risk gruplarında yeme-içme yerleri (lokanta, restoran, kafeterya, pastane, tatlıcı vb.) ile dernek lokali, kıraathane, çay bahçesi gibi iş yerleri; Sağlık Bakanlığı Covid-19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde yer alan mesafe koşullarına (masalar ve koltuklar arası) göre açık ve kapalı alanlar için ayrı ayrı olacak şekilde % 50 kapasite sınırlaması ile mekanda bulunabilecek masa-koltuk sayısı ve aynı anda bulunabilecek azami kişi sayısı tespit edilecek. HES kodu sorgulaması yapılarak, 07.00 – 19.00 saatleri arasında müşteri kabul edecek.

Ancak bu işyerlerinde aynı masada; düşük ve orta risk grubunda bulunan illerdeki iş yerlerinde en fazla 4 kişinin, yüksek ve çok yüksek risk grubunda bulunan illerdeki iş yerlerinde en fazla 2 kişinin aynı zamanda oturmasına izin verilecek.

Tüm risk gruplarında yeme-içme yerleri 19:00 – 21.00 saatleri arasında paket servisi veya gel-al şeklinde, 21.00-24.00 saatleri arasında ise sadece paket servis şeklinde, tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan Cumartesi ve/veya Pazar günleri ise 10.00 – 20.00 saatleri arasında sadece paket servis şeklinde hizmet verebilecek.

4. Sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek genel kurullar, kişilerin bir araya gelmesine neden olan her türlü etkinlikler, nikah ve nikah merasimi şeklindeki düğünler, halı saha, yüzme havuzu vb. tesislere daha önce illere gönderilen genelgede belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda süregelen uygulanmasına aynen devam edilecek. Daha önce kısıtlama uygulanan yüksek ve çok yüksek risk grubunda bulunan illerde ise İl Hıfzıssıhha Kurullarınca alınan karara göre uygulama belirlenecek.

Ancak yüksek ve çok yüksek risk gruplarındaki illerde bu hafta sonu (3-4 Nisan 2021) uygulanacak sokağa çıkma kısıtlaması kapsamında Cumartesi ve/veya Pazar günleri için daha önceden tarih almış nikah veya nikah merasimi şeklindeki düğünlere katılacaklar (katılımcı sınırlamasına uygun olmak kaydıyla) için muafiyet uygulanacak

5.İnternet kafe/salonu, bilardo salonu, lunapark, hamam, sauna, masaj salonu gibi yerler için süregelen uygulamaya uygun şekilde; düşük, orta ve yüksek risk grubunda bulunan illerde % 50 kapasite sınırına uymak ve HES kodu sorgulaması yapmak kaydıyla 07.00 – 19.00 saatleri arasında faaliyette bulunabilecek.Çok yüksek risk grubunda bulunan 17 ilde ise İl Hıfzıssıhha Kurullarınca alınan karara göre uygulama belirlenecek.

6.Salgının bulaşmasında önemli bir kaynak olduğu tespit edilen aile ve akraba ziyaretleri gibi ev içi etkinliklerin sınırlandırılmasına yönelik bilgilendirme faaliyetlerine ülke genelinde ağırlık verilecek.

7.Risk grubuna göre il bazında tedbirlerin uygulanacağı kontrollü normalleşme döneminin sürdürülebilirliği ve bir an evvel tam anlamıyla normalleşmenin sağlanması için; Dinamik Denetim Sürecinin uygulanmasına kesintisiz şekilde devam edilecek.

Salgının seyrini etkileyen (olumlu-olumsuz) her türlü faktörün (ilçeler arası farklılıklar, il nüfusunun yaş ortalaması, il dışından kaynaklı sorunlar vb. il bazlı özel sebepler) analiz edildiği ve bu faktörlere yönelik alınan/alınması gereken tedbirler ile yürütülen/yürütülecek olan faaliyetlerin yer aldığı İl Salgın Risk Azaltma Planı (SARAP) doğrultusunda gerekli çalışmaların aksaklığa meydan verilmeden sürdürülecek.

Bu doğrultuda;

  • Valiler tarafından ilin hangi risk grubunda bulunduğuna bağlı olarak yukarıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde Hıfzıssıhha Kurul kararlarının alınması ve 30.03.2021 tarihinden itibaren uygulamaya geçirilmesi sağlanacak.

Vali ve Kaymakamlarca yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27 nci ve 72 nci maddeleri uyarınca İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kararları ivedilikle alınacak. Uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmeyecek.

  • Hıfzıssıhha Kurullarınca alınan kararlara uymayanlara 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun ilgili maddeleri gereğince idari işlem tesis edilecek. Konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195 inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemler başlatılacak.
Paylaşın

İçişleri Bakanlığı: Kısıtlamayı ihlal eden 21 bin 495 kişi hakkında işlem uygulandı

İçişleri Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını nedeniyle 22-29 Mart tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 21 bin 495 kişiye adli ya da idari işlem uygulandığını açıkladı. Açıklamada, yeni süreçte ülke genelinde hafta içi sokağa çıkma kısıtlamasının 21.00-05.00 saatleri arasında devam ettiği belirtildi.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını nedeniyle 22-29 Mart tarihleri arasında sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada,  sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 21 bin 495 kişiye adli ya da idari işlem uygulandığını bilgisine yer verildi.

Kovid-19 salgınıyla mücadelede kontrollü normalleşme döneminde olunduğuna dikkat çekilerek, bu dönemde illerin vaka sayılarına göre düşük, orta, yüksek ve çok yüksek şeklinde risk gruplarına ayrılarak tedbirler bu seviye gruplarına göre belirlendiği hatırlatılan açıklamada şöyle denildi:

“Hafta sonlarında ise düşük ve orta risk grubunda yer alan illerimizde sokağa çıkma kısıtlaması, hafta içinde olduğu gibi 21.00-05.00 saatleri arasında, yüksek ve çok yüksek risk grubundaki illerimizde ise Cuma 21.00-Cumartesi 05.00 saatleri arasıyla Cumartesi 21.00’den başlayıp Pazar günün tamamını kapsayıp Pazartesi günü saat 05.00’de bitecek şekilde uygulanmaktadır. Bu kapsamda 22-29 Mart tarihleri arasında sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 21 bin 495 kişiye adli ya da idari işlem uygulanmıştır. Salgınla mücadelemiz sona erip, tam normalleşme sürecine geçinceye kadar temizlik, maske ve mesafe olmak üzere diğer kurallara uymayı sürdürmeliyiz.”

 

Paylaşın

Bakan Koca’dan “iş yerinde maskesini çıkaranlara” uyarı

Kişisel sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, iş yerlerinde maskenin çıkarıldığı bilgisini aldıklarını belirterek, “İşteyken, gözden uzak da değilsiniz; aldığınız riskle 83 milyonun gözü önündesiniz. Lütfen sorumlu davranın. Maskenizi çıkarmayın” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla iş yerinde maskesini çıkaranları uyardı. Koca, uyarısında şu ifadeleri kullandı:

“İş yerinde maskesini çıkaranlar olduğu bilgisini alıyoruz. Oysa risk, dışarıda olduğu gibi, iş ortamında da sürüyor. İşteyken, gözden uzak da değilsiniz; aldığınız riskle 83 milyonun gözü önündesiniz. Lütfen sorumlu davranın. Maskenizi çıkarmayın.”

Paylaşın

Kısıtlamaları ihlal eden 22 bin 810 kişiye ceza!

İçişleri Bakanlığı, 15-22 Mart tarihleri arasında yeni tip koronavirüs (Kovid 19) nedeniyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarına uymayan 22 bin 810 kişi hakkında adli/idari işlem yapıldığını duyurdu. Bakanlık, açıklamasında, “Salgınla mücadelemiz sona erip, tam normalleşme sürecine geçinceye kadar temizlik, maske ve mesafe olmak üzere diğer kurallara uymayı sürdürmeliyiz.” ifadeleri kullanıldı.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanlığı, resmi internet sitesi üzerinden 15-22 Mart tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarıyla ilgili olarak açıklama yaptı.

Bakanlık’tan yapılan açıklamada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede kontrollü normalleşme döneminde olunduğu hatırlatıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

”Bu dönemde illerimiz vaka sayılarına göre düşük, orta, yüksek ve çok yüksek şeklinde risk gruplarına ayrılarak tedbirler bu seviye gruplarına göre belirlenmiştir. Yeni süreçte ülke genelinde hafta içi sokağa çıkma kısıtlaması 21.00-05.00 saatleri arasında devam etmektedir.

Hafta sonlarında ise; düşük ve orta risk grubunda yer alan illerimizde sokağa çıkma kısıtlaması, hafta içinde olduğu gibi 21.00-05.00 saatleri arasında,

Yüksek ve çok yüksek risk grubundaki illerimizde ise, Cuma 21.00-Cumartesi 05.00 saatleri arasıyla Cumartesi 21.00’den başlayıp Pazar günün tamamını kapsayıp Pazartesi günü saat 05.00’de bitecek şekilde uygulanmaktadır.

Bu kapsamda 15-22 Mart tarihleri arasında sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 22 bin 810 kişiye adli ya da idari işlem uygulanmıştır.

Salgınla mücadelemiz sona erip, tam normalleşme sürecine geçinceye kadar temizlik, maske ve mesafe olmak üzere diğer kurallara uymayı sürdürmeliyiz. Aziz milletimize; bu süreçte göstermiş olduğu sabır, fedakârlık ve anlayıştan dolayı teşekkür ediyoruz.”

Paylaşın

Ayla Karaca, Kovid 19’dan hayatını kaybetti; Ayla Karaca kimdir?

Asıl adı Atina Miloharakti olan Ayla Karaca, 87 yaşında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybetti. Ayla Karaca, uzun zamandır bakım evinde kalıyordu. Karaca, Uzunçayır Rum Ortodoks Mezarlığı’ndaki aile kabristanında toprağa verildi.

Haber Merkezi / 2004 yılında Kanal D ekranlarında yayınlanan Yabancı Damat dizisinde Eleni karakterini canlandıran Ayla Karaca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle 87 yaşında hayatını kaybetti.

Asıl adı Atina Miloharakti olan Ayla Karaca, uzun zamandır bakım evinde kalıyordu. Karaca’nın cenazesi Uzunçayır Rum Ortodoks Mezarlığı’ndaki aile kabristanında toprağa verilecek.

Ayla Karaca kimdir?

Ayla Karaca (gerçek adı Atina Miloharakti; d. 20 Mayıs 1933, İstanbul – 18 Mart 2021, Balçova, İzmir), Türkiye Rumu oyuncu.

1933 yılında Kurtuluş’ta doğdu. İlk olarak 1944’te 12 yaşında Ses Tiyatrosu’nda “Kapan” adlı piyesle oyunculuğa başladı. Okuduğu bir Rumca şarkı ile tanınırlığı arttı. Muammer Karaca grubunun esas kadrosunda yer aldı. 8 ay süren bir Anadolu turnesi sırasında arkadaşlarının verdiği Ayla adı ve Muammer Karaca’dan aldığı soyadı ile “Ayla Karaca” sahne adını aldı.

1949’da ilk filmi olan “Ayşe’nin Duası”nda rol aldı. İlk evliliğini oyuncu Tevhit Bilge, ikinci evliliğini 1950’lerde görüntü yönetmeni Özen Sermet ile yaptı. Sermet ile evlendikten sonra oyunculuğu bırakarak Amerika’ya yerleşti. Üçüncü evliliği, Ulvi Alacakaptan’ın babası turizmci Ercüment Hakkı Alacakaptan ile 18 yıl sürdü. 90’lı yılların sonunda oyunculuğa döndü ve birkaç dizide rol aldı.

Paylaşın

861 işçi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti

İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin yayınladığı ‘Covid-19 Bir İşçi Sınıfı Hastalığıdır…’ başlıklı rapora göre, salgının birinci yılında yeni tip koronavirüs (Kovid 19) nedeniyle en az 861 işçi hayatını kaybetti. “Bu dönemde Covid-19 nedenli işçi ölümleri devlet tarafından açıklanmadı ve doğal olarak ulusal basına da yansımadı.” ifadelerinin yer aldığı raporda, “Bu yüzden ilk defa bir raporumuzda ulusal basına yansıyan işçi ölümleri tespit edebildiğimiz işçi ölümlerinin 1/3’ü kadardır.” denildi.

Haber Merkezi / İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi, “Covid-19 Bir İşçi Sınıfı Hastalığıdır…” başlıklı raporunu yayınladı.

“Yüzde 34’ünü ulusal basından; yüzde 66’sını ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, sağlık meslek örgütleri, sendikalar, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla salgının birinci yılında (11 Mart 2020 – 10 Mart 2021) Covid-19 nedeniyle en az 861 işçi hayatını kaybetti.” ifadelerinin yer aldığı raporda, “Bu dönemde Covid-19 nedenli işçi ölümleri devlet tarafından açıklanmadı ve doğal olarak ulusal basına da yansımadı. Bu yüzden ilk defa bir raporumuzda ulusal basına yansıyan işçi ölümleri tespit edebildiğimiz işçi ölümlerinin 1/3’ü kadardır. Sağlık örgütlerinin (özellikle TTB’nin) çabaları sayesinde bilinen ölümlerin çoğunluğunu oluşturan sağlık emekçilerinin ölüm sayısını öğrenebildik. Ek olarak özellikle sendikalar, işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, yerel basın, memleket dernekleri diğer bilgi kaynaklarımızı oluşturdu.” denildi.

Eldeki bilgilerin oldukça yetersiz olduğu vurgulanan raporun devamında şunlar kaydedildi:

“Örneğin neredeyse bildiğimiz göçmen işçi ölümü yok. Oysa çalışan nüfusun neredeyse yüzde 10’una yakını göçmen. Yine bildiğimiz hiç çiftçi ölümü yok. Yine bazı şehirlerden hiçbir bilgiye ulaşamadık. Diğer yandan ulaşabildiğimiz bilgilere bakınca faal çalışanlar ve bir önceki emekçi kuşağı (emekliler) Covid-19 nedenli ölümlerin yüzde 95’inden fazlasını oluşturuyor…

Salgının birinci yılında Covid-19 nedenli iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle:

2020 yılında Mart ayının son yirmi gününde en az 14 işçi, Nisan ayında en az 104 işçi, Mayıs ayında en az 29 işçi, Haziran ayında en az 13 işçi, Temmuz ayında en az 16 işçi, Ağustos ayında en az 57 işçi, Eylül ayında en az 52 işçi, Ekim ayında en az 53 işçi, Kasım ayında en az 162 işçi, Aralık ayında en az 242 işçi, 2021 yılında Ocak ayında en az 80 işçi, Şubat ayında en az 35 işçi ve Mart ayının ilk on gününde en az 4 işçi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

Salgının birinci yılında Covid-19 nedenli iş cinayetlerinin istihdam dağılımına baktığımızda 724 ücretli ve 137 kendi nam ve hesabına çalışan hayatını kaybetti. Yani ölenlerin yüzde 84’ünü ücretliler yüzde 16’sını ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor…

Salgının birinci yılında Covid-19 nedenli iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:

Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 367 emekçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 228 emekçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 71 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 45 işçi; Metal işkolunda 29 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 28 işçi; Taşımacılık işkolunda 20 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 15 işçi; Tarım, Orman işkolunda 8 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 7 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 7 işçi; Enerji işkolunda 6 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 5 işçi; İnşaat, Yol işkolunda 5 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 4 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 3 işçi; İletişim işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Madencilik işkolunda 2 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 5 işçi hayatını kaybetti…

Not: TTB ile farklı sağlık emekçisi ölümü açıklıyoruz. Bunun nedeni ölümlerde çalıştıkları işkollarını baz almamız. 367 sağlık emekçisinin yanında başka işkollarında kaybettiğimiz 6 sağlık emekçisi arkadaşımız daha var. Yine faal çalışanları baz aldığımız için kayıtlarımızda emekli olan sağlıkçılar yok…

Salgının birinci yılında Covid-19 nedenli iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 71 kadın işçi ve 790 erkek işçi hayatını kaybetti…

Salgının birinci yılında Covid-19 nedenli iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:

18-27 yaş arası 9 işçi,
28-50 yaş arası 315 işçi,
51-64 yaş arası 411 işçi,
65 yaş ve üstü 100 işçi,
Yaşını bilmediğimiz 26 işçi hayatını kaybetti…

Salgının birinci yılında Covid-19 nedenli ölenlerin 94’ü (yüzde 10,91) sendikalı işçi, 767’si ise (yüzde 89,09) sendikasız. Sendikalı işçiler tarım, gıda, kimya, tekstil, iletişim, büro, eğitim, ticaret, cam, metal, inşaat, taşımacılık, sağlık, güvenlik ve belediye işkollarında çalışıyordu.”

Daha geniş bilgi için TIKLAYIN

Paylaşın

Bakan Koca, vaka görünme oranı en çok artan ve azalan illeri açıkladı

Sosyal medya hesabından vaka görünme oranı en çok artan ve azalan illeri açıklayan Bakan Koca, “Birlikte tedbirlere uyarak kontrollü normalleşmeye destek olalım.” dedi. Koca, vaka görünme oranı en çok artan illerin Samsun, Kilis, Balıkesir, İstanbul ve Yalova; en çok azalan illerinse Sakarya, Ordu, Amasya, Rize ve Burdur olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Twitter hesabından yaptığı paylaşımla vaka görünme oranı en çok artan ve azalan illeri açıkladı. Bakan Koca paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Son hafta 100.000 nüfusta vaka görünme oranı en çok artan illerimiz: Samsun, Kilis, Balıkesir, İstanbul ve Yalova. En çok azalan illerimiz: Sakarya, Ordu, Amasya, Rize ve Burdur. Birlikte tedbirlere uyarak kontrollü normalleşmeye destek olalım.”

Türkiye’de son 24 saatte koronavirüsten 71 kişi hayatını kaybetti

Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı. Buna göre, son 24 saatte 158 bin 386 Kovid-19 testi yapıldı, 16 bin 749 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı, 71 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı 874 oldu.

Son 24 saatte 17 bin 893 kişinin Kovid-19 tedavisi ya da karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 2 milyon 734 bin 862’ye yükseldi.

Test sayısı 35 milyon 435 bin 502’ye ulaştı. Vaka sayısı 2 milyon 911 bin 642, vefat sayısı 29 bin 623, ağır hasta sayısı 1474 oldu.

Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 3,2, yatak doluluk oranı yüzde 51,6, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 66,2, ventilatör doluluk oranı yüzde 29,8, ortalama temaslı tespit süresi 9 saat, filyasyon oranı yüzde 99,9 olarak kayda geçti.

Paylaşın

Ziya Selçuk: Yüz yüze eğitime başlayamadığımız sınıflarımız var

Sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yüz yüze eğitimde üçüncü hafta olduğunu hatırlatarak, “Hâlâ yüz yüze eğitime başlayamadığımız sınıflarımız var. Çocuklarımız adına rica ediyorum: Dikkati, kontrolü, tedbiri elden bırakmadığımız bir hafta olsun.”  dedi.

Haber Merkezi / Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter üzerinden bir paylaşımda bulundu. Selçuk, paylaşımında, yüz yüze eğitimde üçüncü hafta olduğunu hatırlatarak, “Okula gelen öğrenci sayımız her hafta biraz daha artıyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşımında “Çocuklarımız adına rica ediyorum: Dikkati, kontrolü, tedbiri elden bırakmadığımız bir hafta olsun” diyen Bakan Selçuk, paylaşımında şu ifadeleri kullandı;

“Yüz yüze eğitimde 3. haftadayız. Okula gelen öğrenci sayımız her hafta biraz daha artıyor. Bununla birlikte salgın dolayısıyla hâlâ yüz yüze eğitime başlayamadığımız sınıflarımız var. Çocuklarımız adına rica ediyorum: Dikkati, kontrolü, tedbiri elden bırakmadığımız bir hafta olsun.”

Paylaşın

BM: Dünya çapında 88 milyondan fazla insan şiddetli açlık çekiyor

Birleşmiş Milletler (BM), dünya çapında 88 milyondan fazla insanın yaşanan çatışmalar ve istikrarsızlıklar nedeniyle şiddetli açlık çektiği konusunda uyarıda bulundu. Şiddetli açlık çekenlerin oranının 2020 yılında 2019 yılına göre yüzde 20 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler (BM), yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını küresel salgının gıda güvensizliği konusunda birçok ülkeyi tehdit ettiği ve durumu önemli ölçüde karmaşıklaştırdığı konusunda uyarıda bulundu.

BM istatistiklerine göre, 2020 yılı sonunda çatışmalar ve istikrarsızlıklar nedeniyle dünya çapında 88 milyondan fazla insan şiddetli açlık çekiyor ve şiddetli açlık çekenlerin bir yıl öncesine göre yüzde 20 artış kaydetti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de BM Güvenlik Konseyi’ne video konferans yöntemiyle yaptığı bir konuşmada, yaşanan çoğu kıtlığın küresel çatışmalardan kaynaklandığını söyledi.

İklim değişikliği krizinin ve yeni koronavirüs salgınının yayılmasının bu krizin derinleşmesinde son derece etkili olduğunu söyleyen BM genel sekreteri Guterres, bu konuda sert önlemler alınmazsa milyonlarca insanın açlık ve ölümle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

30’dan fazla ülkede 30 milyondan fazla insanın “açlıktan sadece bir adım uzakta” olduğunu belirten Guterres, ayrıca Fildişi Sahili, Güney Sudan, Yemen ve Afganistan gibi bölgelerde devam eden gıda güvensizliğinin ciddi bir endişe olduğunu vurguladı.

Paylaşın

“Toplumsal sağlık, demokrasi ve adalet istiyoruz”

Sağlık emek-meslek örgütleri, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgının birinci yıldönümünde birçok ilde basın açıklaması düzenledi. Ankara’daki basın açıklaması Gazi Üniversitesi Hastanesi bahçesinde yapılırken, İstanbul’daki basın açıklamasının adresi ise Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesi (Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi) yeni bina önüydü.

Haber Merkezi / Basın açıklamalarında “Eksik, Yanlış, Tutarsız Politikalar, ‘Başarı Hikayesi’ Uğruna Yitirilen Hayatlar… Sevgi, Özlem, Yas ve Öfke!”, “Taleplerimiz Dilimizde, Yitirdiklerimiz Yüreğimizde”, “Toplumsal Sağlık İçin Demokrasi ve Adalet İstiyoruz”, “Yönetemiyorsunuz, Tükeniyoruz”, “Sağlığımıza, Haklarımıza, Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz” yazılı pankartlar açıldı. COVID-19 nedeniyle yaşamını yitiren sağlık çalışanlarının fotoğrafları ve karanfiller taşınırken, birçok hastanede de saygı duruşları yapıldı.

Ankara’da Gazi Üniversitesi Hastanesi bahçesinde yapılan basın açıklamasında TTB, Ankara Tabip Odası (ATO), Ankara Diş Hekimleri Odası, SES Ankara Şubesi, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Türk Hemşireler Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği’nin yönetici ve üyeleri ile çok sayıda sağlık emekçisi katıldı

İstanbul’daki basın açıklamasının adresi ise Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesi (Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi) yeni bina önüydü. Açıklamaya TTB, İstanbul Tabip Odası (İTO), İstanbul Dişhekimleri Odası, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası İstanbul Şubeleri, Devrimci Sağlık-İş Sendikası, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği’nin yöneticileri ve aktivistleri katıldı. Demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların ve siyasi partilerin temsilcileri, milletvekilleri Dr. Ali Şeker, Oya Ersoy ve Musa Piroğlu ile Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun oğlu Onur Taşçıoğlu da etkinliğe katılan isimler arasındaydı.

“Eksik, Yanlış, Tutarsız Politikalar Yüzünden Ölmek İstemiyoruz!” temalı ortak basın açıklaması;

“Dünya Sağlık Örgütü’nün Pandemiyi ilan ettiği ve Türkiye’de ilk COVİD-19 vakasının açıklandığı günden bu yana bir yıl geçti. Bu bir yıl içinde salgın mücadelesinin en ön safında yer alan dört yüze yakın sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Toplam ölüm sayısı ise Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı resmi rakamlara göre bile 30 bine yaklaştı. (Belediyelerin elinde bulunan ölüm sayıları gerçek rakamın en az iki, üç katı olduğunu gösteriyor.)

Türkiye gerek vaka gerekse ölüm sayıları açısından salgının bedelini en ağır ödeyen ülkeler arasında. Özellikle COVİD-19’un bir tsunami gibi vurduğu ilk haftalarda ve en ağır seyrettiği Kasım-Aralık aylarında büyük trajediler yaşandı. Yoğun bakım yatakları dolup taştı, ağır hastalar bile hastanelerde yer bulamadı, hastalar hastanelere ulaşamazken ambulanslar hasta taşımaya yetişemedi.

Geçtiğimiz bir yılda sadece sağlığımızı değil, işimizi, aşımızı, gelirimizi de kaybettik. Büyük şirketlerin vergi borçlarını sıfırlayan siyasi iktidar halkın bu süreçteki sıkıntılarını, sorunlarını görmezden geldi; işçileri kısa çalışma ödeneğine, esnafı iflasa mahkum etti.

Bizi yönetenler bütün bu yaşananlarda tek suçlunun 2019 yılı sonunda Vuhan’da ortaya çıkıp bütün dünyaya yayılan SARS-CoV-2 isimli bir virüs olduğuna inanmamızı bekliyorlar.

Peki ya; salgına hazırlıksız yakalananlar? Sağlık çalışanlarına maske ve eldiven bile temin edemeyenler? Vatandaşlara üç beş maskeyi dağıtmayı beceremeyenler? Alınmayan tedbirler, eksik, yanlış, tutarsız politikalar?

Peki ya; şeffaflıktan ve toplum katılımından uzak salgın politikaları? Aylarca vaka sayılarını bile açıklamayan, gerçek ölüm sayılarını gizleyenler? Hala daha yeterli miktarda aşı temin edemeyip yaygın ve etkili aşılama yapamayanlar?

Peki ya; Mayıs ayında (ve bugün gene) erkenden “normalleşme” kararı alanlar? Yangından mal kaçırır gibi AVM’leri açmakta acele edenler? Bütün çağrılarımıza rağmen “tam kapanma”dan inatla kaçınanlar?

Peki ya; gasilhanelerin dolup taştığı günlerde bile “Çarklar Dönecek, Üretim Sürecek!” ısrarını sürdürenler? İnsanları hastalıkla açlık arasında seçim yapmaya zorlayanlar? Salgını toplumsal muhalefetin sesini kısmak için bahane olarak kullanıp lebaleb dolu salonlarda parti kongrelerini yapanlar?

Peki ya; aklın ve bilimin ışığında bir SALGIN yönetimi yerine ALGI yönetimini tercih edenler? Gerekli önlemleri almayıp “Maske-Mesafe-Hiyen” tekerlemesiyle sorumluluğu vatandaşlara yıkanlar? Bütün anlattıkları KOCA bir yalandan ibaret olanlar?

Milyonlarca insanımızın hastalanıp on binlerce insanımızın ölümüne yol açanın sadece 0,125 mikron çapında, tek zincirli, zarflı bir RNA virüs olmadığını biliyoruz.

Türkiye’nin bu süreçte bu kadar ağır bedel ödemesinin ve hala ödüyor olmasının sorumlusu on binlerce yurttaşımızın hayatına mal olan COVİD-19 pandemisinden “başarı hikayesi” çıkarmaya, salgından siyasi rant sağlamaya çalışan AKP zihniyetidir. Geçtiğimiz bir yılda yaşananlar göstermektedir ki, Türkiye’de salgınla mücadelenin ön koşulu bu zihniyetle mücadeleden geçmektedir.

Kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla COVİD-19 nedeniyle kaybettiğimiz bütün sağlık çalışanlarımızı, bütün yurttaşlarımızı sevgiyle, saygıyla, minnetle anıyoruz.

Anıları her zaman bizimle birlikte olacak.

Sevgi Özlem Yas ve Öfke!”

Basın açıklamalarında okunan ortak metin için TIKLAYIN

Paylaşın