İYİ Parti Lideri Akşener: Mesele Erdoğan Değil Bu Ucube Sistem

Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçileceğini söyleyen İYİ Parti Lideri Akşener, “Mesele Erdoğan filan değil, mesele bu ucube sistemdir. Parlamenter sisteme birlikte geçeriz. Bu ucube sistemin devam etmemesi gerekir. Fakirsen daha da fakirleşirsin. Sen mutsuz yaşarken bir avuç zengin daha da zenginleşir” dedi.

Akşener, “Sayın Kılıçdaroğlu’nu seçtirmek mümkün ve gerçekten kolay” dedi ve tüm partililere akrabalarıyla, arkadaşlarıyla konuşma, “mikro çalışma” yapma talimatı verdi. Erdoğan Kılıçdaroğlu arasındaki 2,5 milyon farka değinen Akşener, “Bu çok büyük bir fark değil. Hepimiz sandıkları koruyacağız” dedi ve 28 Mayıs’ta sandığa gitme çağrısını tekrarladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu için Bakırköy’de ziyaretlerde bulundu.

İYİ Parti Bakırköy Seçim Koordinasyon Merkezi’nde açıklama yapan Akşener, “Bu kadar büyük bir gücün hem Meclis hem Cumhurbaşkanlığı makamını almış olması bu ucube sistemin ilelebet devam etmesine sebep olur” dedi.

“Sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı seçtirmek mümkün” diyen Akşener şöyle konuştu:

“Evet yine, yeniden beraberiz. Öncelikle ben Bakırköy’e çok teşekkür ediyorum, üzerine düşeni yaptı. Ama yüzde 8 oranında seçime katılmamış kardeşimiz var. Şimdi biz önümüzdeki pazar günü seçime gidiyoruz, iki kişiye oy kullanacağız; birisi Sayın Kılıçdaroğlu birisi Sayın Erdoğan. İşimiz kolay.

Diyelim sen işçisin patronunla, arkadaşlarınla konuşacaksın. Denizli’de akraban mı var onlarla konuşacaksın. Kocaeli’nde dostun, arkadaşın mı var onlarla konuşacaksın. Yani mikro çalışma yapacağız. Ben bugün burada sizleri göreyim nasıl çalışıyorlar diye geldim. Partiler bir araya gelince nasıl bir sistem oluşuyor onu görüyorum.

“İYİ Partililere talimatım, diğer siyasi partilere de ricamdır; her bir arkadaşınızın, dostunuzun, komşunuzun karşısına geçecek onu ikna edeceksiniz, rica edeceksiniz, gönlünü kazanacaksınız, gönlüne gireceksiniz,  kutuplaşmaya uymayacaksınız.

“Senin çocuğun işsizken öbürlerininki zengin olur”

Allah’ın nasibi, inşallah sizlerin gayreti, hepimizin gayretiyle 13’üncü Cumhurbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu seçilecek. Eğer 13’üncü Cumhurbaşkanını Sayın Kılıçdaroğlu seçersek Meclis ve yürütme farklı yerlerde olur. Denge ve denetleme mekanizması işler, hukuk işler.

Dolayısıyla da parlamenter sisteme başta AK Partiler olmak üzere birlikte geçeriz. Çünkü bu kadar büyük bir gücün hem Meclis hem Cumhurbaşkanlığı makamını almış olması bu ucube sistemin ilelebet devam etmesine sebep olur.

Fakirsen daha fakirleşirsin, AK Partili zenginsen daha da zenginleşirsin. Senin çocuğun işsizken öbürlerininki zengin olur. Sen mutsuz yaşarken, evladın mutsuz olurken bir avuç zengin daha zenginleşir. Bunların önüne geçmek için 13’üncü Cumhurbaşkanını Sayın Kılıçdaroğlu olarak hep beraber seçeceğiz.”

Paylaşın

Akşener: Kazanmaktan Başka Seçeneğimiz Yok

14 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından ilk kez açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Saray’ın büyüyen gölgesinde kayıp mı olacağız, yoksa millet iradesini yeniden hakim mi kılacağız? Yandaşların rant düzenine yol mu vereceğiz, yoksa 85 milyon için zenginlik ve refahı mı seçeceğiz?” dedi ve ekledi:

“Ucube bir sistemin ilelebet devamına boyun mu eğeceğiz, yoksa Cumhuriyet’in yeni asrını hep birlikte mi müjdeleyeceğiz?”

Akşener, açıklamalarının devamında, “Ülkemizi devam eden bir yıkımın son halkasına mı bırakacağız, yoksa köprüden önce son çıkışla ülkemiz için yepyeni bir yolun önünü mü açacağız?

Hiç şüphem yok ki milletimiz, güç hırsından yolunu kaybetmiş bir kişinin ihtiraslarına teslim olmayacak. Bir büyük millet olarak istibdadın karşısında ‘Hürriyet’ diye haykıracağız.

İftirayla, yalanla, zulümle abad olacağını zanneden vesayetçilere, adaletsizlikten bıkmış, zulümden yılmış koskoca bir millet olarak gereken cevabı sandıkta vereceğiz. Önümüze kimler dikilirse dikilsin bizim kazanmaktan başka seçeneğimiz yoktur.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 14 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nin ardından ilk kez açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

“Bir seçim geçirdik. Hem Meclis hem Cumhurbaşkanı seçimi şeklinde. Bu seçimde 14 Mayıs’a kadar ben ve arkadaşlarım 45 miting yaptık, 54 noktada çalışma yaptık. Bütün il ve ilçelerde arkadaşlarımız çalıştı.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun potansiyel seçmeni, sandığa gitmeyen, geçersiz oy atan ve Erdoğan’a oy vermeyen seçmen; Kılıçdaroğlu’na verilen oy düşüldükten sonra 12 milyon 416 bin 477 potansiyel seçmen var.

Bu seçim, 0-0 ile başlayan ve bir referandum haline dönmesi gereken bir seçim oluyor.

14 Mayıs’tan sonra İyi Parti olarak neler yaptık? Millet İttifakı liderleri ile sandık güvenliği başta olmak üzere ikinci tura yönelik görüşmeler yaptık ve sadece Sayın Kılıçdaroğlu’na çalışılacağı için merkezinin CHP olduğu, iletişim dilinin CHP tarafından organize edildiği, ortaya konulduğu bir çalışma gerçekleştirildi ve bir iletişim grubu, kampanya grubu kuruldu.

Bu grubun içinde, seçmenlerin oy kullanmasından sandıkların korunmasına kadar her konu için her partiden genel başkan yardımcıları yer aldı. Bizden Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şenel Unat ve Buğra Kavuncu bu kampanya grubunda yer aldılar.

Kanaat önderi dediğimiz pek çok insan üzerinde etkili olan, kendi çevremizdeki pek çok insanla bire bir görüşmeler yaptım.

Partimizin yetkilisi konumunda olan tecrübeli arkadaşlarımız da benzer çalışmalar yaptılar.

81 ildeki tüm teşkilatlarımız, eski ve yeni vekillerimiz çarşamba günü akşamından itibaren saha çalışmasına başladılar. Önümüzdeki dokuz günlük süreçte de partimizin tüm kurumları sabah akşam demeksiniz sahada olacaklar.

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13. Cumhurbaşkanımız olarak seçilmesi için hepimiz en şiddetli şekilde, elimizden gelenin sonuna kadar çalışacağız.

Ben de bu süreç içerisinde, ilk turda tercihini Erdoğan’dan yana kullanan ya da Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanmayan ama Erdoğan’a oy vermeyen vatandaşlarımızla birebir görüşmeler gerçekleştireceğim.

İstanbul’da yoğun bir saha çalışması programı olacak. Bu akşam İstanbul’a gidiyorum. Yarından itibaren bu programım başlıyor.

Bu tür ilçelerimizde önce görünür şekilde bir çalışma, arkasında hemşeri dernekleri, arkasından derin yoksulluğa dair daha önce başlattığım çalışmanın devamı olacak nitelikte ev toplantıları, ev ziyaretleri, yani kapı zili çalmak dahil olmak üzere mikro bazda bir çalışma yapacağım.

Meclis’in Cumhur İttifakı tarafından alınmış olması, Millet İttifakı’nın adayının mutlaka kazanması gerektiğini ortaya koyan bir seçim oldu.

Çünkü hem Millet İttifakı’nın yerine Sayın Erdoğan’ın kazanması halinde hem Meclis hem bu ucube sistemin seçtirdiği partili cumhurbaşkanlığı sistemi bir daha Türkiye’de tartışılamaz bir hale gelir. Dolayısıyla buna mutlaka mani olmalıyız.

Meclis, Cumhur İttifakı’nın bileşenlerinin olabilir ama daha da elzem halde Sayın Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesi lazım ki bu ucube sistemin en azından denge ve denetleme mekanizmasının oluşabilmesi için.”

“Kazanmaktan başka seçeneğimiz yok”

Artık önümüzde iki seçenek var” diyen Akşener, sözlerinin devamında başta İyi Partililer olmak üzere, Sinan Oğan ve Muharrem İnce’ye oy veren vatandaşlar ile sandığa gitmeyen vatandaşlara seslenerek şunları kaydetti:

Saray’ın büyüyen gölgesinde kayıp mı olacağız, yoksa millet iradesini yeniden hakim mi kılacağız? Yandaşların rant düzenine yol mu vereceğiz, yoksa 85 milyon için zenginlik ve refahı mı seçeceğiz?

Ucube bir sistemin ilelebet devamına boyun mu eğeceğiz, yoksa Cumhuriyet’in yeni asrını hep birlikte mi müjdeleyeceğiz?

Ülkemizi devam eden bir yıkımın son halkasına mı bırakacağız, yoksa köprüden önce son çıkışla ülkemiz için yepyeni bir yolun önünü mü açacağız?

Hiç şüphem yok ki milletimiz, güç hırsından yolunu kaybetmiş bir kişinin ihtiraslarına teslim olmayacak. Bir büyük millet olarak istibdadın karşısında ‘Hürriyet’ diye haykıracağız.

İftirayla, yalanla, zulümle abad olacağını zanneden vesayetçilere, adaletsizlikten bıkmış, zulümden yılmış koskoca bir millet olarak gereken cevabı sandıkta vereceğiz. Önümüze kimler dikilirse dikilsin bizim kazanmaktan başka seçeneğimiz yoktur.”

Paylaşın

28 Mayıs Seçimi: Kılıçdaroğlu’nun Kazanmasının Anahtarı Akşener’in Elinde

“İYİ Parti sözcüsü Kürşat Zorlu dünkü toplantı öncesinde Kılıçdaroğlu’nu desteklemeye devam edeceklerini söyledi. İYİ Parti tabanını, bütün itirazlarına ve zorluklarına rağmen Kılıçdaroğlu’na tam destek vermeye ikna etmek işi Akşener’e düşüyor.

Ama sadece ona değil. Oy desteklerinin hayli üstünde milletvekilini CHP listelerinden Meclis’e taşıyabilen liderlerin seçmenlerini harekete geçirmesi için çalışması gerekiyor. Yoksa sorumluluğu tek başına Akşener’in anahtarına yüklemek haksızlık olur.

Tabii en büyük sorumluluk Kılıçdaroğlu’na düşüyor; Erdoğan’ı iktidardan uzaklaştırmak için ne gerekiyorsa onu yapmak liderin görevi.”

Gazeteci Murat Yetkin, 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimine ilişkin “Kılıçdaroğlu’nun kazanmasının anahtarı Akşener’in elinde” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Murat Yetkin’in yazısı şöyle:

“CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs’ta ikinci turu almasının anahtarının neden İYİ Parti lideri Meral Akşener’in elinde olduğunu anlatmadan önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 17 Mayıs’ta AK Partililere hitabındaki ağır sözlerine değinmek gerekli. Çünkü konular bağlantılı.

Erdoğan’ın konuşmasında şöyle bir bölüm vardı:

“Anlaşılan o ki, CHP, seçime beraber gittiği ortakları üzerinden, Türk siyaset tarihinin en büyük yankesiciliğine veya onların çok sevdiği bir ifadeyle söyleyeyim, ‘Tarihin en büyük hortumlamasına’ maruz kalmıştır. Bizzat masadaki arkadaşları tarafından ‘sazan sarmalına’ alınan Kılıçdaroğlu, gördüğümüz kadarıyla fena halde çarpılmıştır.”

Yılmaz Erdoğan’ın Organize İşler-2 filme de de konu olan “sazan sarmalı” bir dolandırıcılık yöntemi. Erdoğan’ın kast ettiği Altılı Masadaki dört partinin, Deva, Gelecek, Saadet ve Demokrat Parti’nin CHP’den, CHP’ye verebilecekleri oy potansiyelinin üzerinde milletvekili almış olmaları.

“Sazan sarmalı” ve tepkiler

Erdoğan böylelikle hem Millet İttifakı içinde ikinci tur öncesinde çatlakları büyütmeyi hem de CHP içinde Kılıçdaroğlu’na bu nedenle duyulan tepkiyi körüklemeyi amaçlıyor. Erdoğan’a kızabilirsiniz ama yaptığının siyasette bir karşılığı var. Nitekim Gelecek lideri Ahmet Davutoğlu Twitter üzerinden “milletvekillerimizle ilk grup toplantımızı yaptık” paylaşımını, gelen tepkiler üzerine silmek zorunda kaldı.

Akşener’in ayrı milletvekili listesi çıkararak bu hesabın dışında kaldığı söylenebilir. Daha sonraki temaslarla 16 ilde -diğer dört ortağın katılmaması şartıyla- CHP ile ortak liste hazırladı İYİ Parti. İttifak partilerinin ortak liste çıkarmaması halinde milletvekili kaybına uğrayacakları belliydi.

Orada beklenen bir kayıp vardı. Ama diğer dört ortağın Kılıçdaroğlu’ndan alabileceklerinin üzerinde CHP milletvekili kontenjanı almasında Akşener’in (üç gün sonra dönse bile) 3 Mart’ta Masadan kalkmasının payı oldu. Akşener’in Masayı terkiyle Davutoğlu, Ali Babacan, Temel Karamollaoğlu ve Gültekin Uysal’ın pazarlık gücü yükseldi. Örneğin, Babacan’ın Sadullah Ergin’i CHP’nin çekirdek seçmeninin bulunduğu Ankara 1’inci bölge adayı göstermek istemesine Kılıçdaroğlu müdahale edemedi.

Akşener’in tepkisi

Akşener’in 3 Mart hamlesinin İYİ Parti’ye de Kılıçdaroğlu’na da CHP’ye de siyasi maliyeti yüksek oldu.

Akşener baştan itibaren dolaylı ve doğrudan yollarla Kılıçdaroğlu’nun adaylığına da HDP (daha sonra Yeşil Sol) desteğine de karşı çıktı. Yeşil Sol desteği olmadan Kılıçdaroğlu’nun 14 Mayıs’ta yüzde 45 desteğe gelmesinin mümkün olmadığı da söylenebilir. Ama Akşener’in itirazları nedeniyle (Bekir Ağırdır’ın tahminlerine göre en az üçte bir) İYİ Partili seçmenin Kılıçdaroğlu’na oy vermediği de söylenebilir.

Erdoğan’ın ilk turda parlamento avantajını ele geçirmesinin Kılıçdaroğlu’nun ikinci turda işini zorlaştırdığı bir gerçek. Öte yandan Millet İttifakının, harekete geçirmeyi başarırsa, sonuç alabileceği ciddi bir oy kitlesi bulunuyor. Millet İttifakı liderleri hem 14 Mayıs hesaplaşmasını yapmak hem de 28 Mayıs’ı nasıl kazanabileceğini konuşmak için 17 Mayıs’ta CHP Genel Merkezinde toplandı.

İçeriden gelen bilgiler Akşener’in ortalığı kasıp kavurduğu yönünde. “Ben söylemiştim”den başlayıp “Lügat parçalamayı bırakalım”a kadar varan sert çıkışlara ev sahibi Kemal Kılıçdaroğlu dahil diğer katılımcıların fazla karşılık vermediği anlaşılıyor. T24’te Murat Sabuncu’nun kulis haberi zaten neden toplantı sonrasında ortak bildiri yayınlanmadığını da güzel anlatıyor.

Erdoğan’ı yenme hedefi değişmedi

Oysa Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan 2,5 milyon kadar az oy almasında Akşener’in de yukarıda saydığım nedenlerle payı vardı; yanlış anlaşılmasın, sorumlusu Akşener’dir demiyorum, onun da payı vardı diyorum.

Yoksa Millet İttifakında her aktör yapabileceği hataların hemen hepsini yaptı.

Seçmen davranışı bakımından büyük önem taşıyan TBMM etkeni dışında Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun (ve seçmenlerinin) 14 Mayıs hedefleri değişmedi. Erdoğan iktidarını koruma Kılıçdaroğlu da onun yerine geçme amacında.

Şimdi Akşener’in elindeki anahtara gelelim. İYİ Parti sözcüsü Kürşat Zorlu dünkü toplantı öncesinde Kılıçdaroğlu’nu desteklemeye devam edeceklerini söyledi. İYİ Parti tabanını, bütün itirazlarına ve zorluklarına rağmen Kılıçdaroğlu’na tam destek vermeye ikna etmek işi Akşener’e düşüyor.

Ama sadece ona değil. Oy desteklerinin hayli üstünde milletvekilini CHP listelerinden Meclis’e taşıyabilen liderlerin seçmenlerini harekete geçirmesi için çalışması gerekiyor. Yoksa sorumluluğu tek başına Akşener’in anahtarına yüklemek haksızlık olur.

Tabii en büyük sorumluluk Kılıçdaroğlu’na düşüyor; Erdoğan’ı iktidardan uzaklaştırmak için ne gerekiyorsa onu yapmak liderin görevi.”

Paylaşın

Akşener’dan Partisine “Kılıçdaroğlu” Talimatı

Cumhurbaşkanlığı ikinci turunda iplerin sıkı tutulmasını isteyen İYİ Parti Lideri Akşener, parti yönetimi ve yeni seçilen milletvekillerine sahaya inerek Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi için çalışmaları talimatını verdi.

Parti yönetiminde, sandığa gitmeyen 8.8 milyon vatandaş başta olmak üzere ATA İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan’a verilen oylar ve geçersiz oyların da içinde olduğu yaklaşık 14 milyon oyun yoğunlaştığı yerlerin izinin sürülerek tespit edilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı.

Türkiye’nin cumhurbaşkanını seçeceği seçime 9 gün kaldı. Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu ikinci tur kampanlarını sürdürüyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, parti yönetimi ve yeni seçilen milletvekillerine sahaya inerek Millet İtitfakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi için çalışmaları talimatını verdi.

Milliyet’ten Önder Yılmaz’ın haberine göre Akşener, Başkanlık Divanı ve kurmaylarıyla seçim sonuçlarını mercek altına aldı.

Cumhurbaşkanı yarışında henüz her şeyin bitmediği belirtilerek, ikinci tur için atılacak adımlar değerlendirildi. Toplantıda sandığa gitmeyen 8.8 milyon vatandaş başta olmak üzere ATA İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan’a verilen oylar ve geçersiz oyların da içinde olduğu yaklaşık 14 milyon oyun yoğunlaştığı yerlerin izinin sürülerek tespit edilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı.

İkinci turda iplerin sıkı tutulmasını isteyen Akşener, parti yönetimi ve yeni seçilen milletvekillerine sahaya inerek Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi için çalışmaları talimatını verdi.

Sandık sayımı ve veri girişinde sonucu etkileyecek usulsüz girişimlerle 3 bin civarındaki sandık için itirazda bulunulduğu bilgisi paylaşılan Başkanlık Divanı’nda, sıkıntılı yerlerin başında Isparta’nın geldiği söylendi. İYİ Parti’nin YSK temsilcisinin bizzat Isparta’ya giderek süreci yakından takip ettiği aktarılan toplantıda, Aylin Cesur’un 35 oyla vekilliğini kaybettiği ifade edildi.

Paylaşın

28 Mayıs Seçimi: Millet İttifakı Stratejisini Belirledi

Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti , DEVA Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden oluşan Millet İttifakı, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı toplantıda Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi için stratejisini belirledi.

Milletr İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kampanyasında, Cumhur İttifakı’nın “terörle yan yanalar” algısını kırmak için mücadele verecek.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, ilk turda “pozitif kampanya” yürüten Kılıçdaroğlu, “terörle mücadele” konusunda daha somut ve net mesajlar verecek, kampanya dilini sertleştirecek.

Cumhur İttifakı’nın Meclis’te çoğunluğu sağlaması ile “Kılıçdaroğlu gelirse istikrarsızlık olur” söylemine de karşı söylem geliştirildi.

Saha çalışmalarında Cumhurbaşkanı’nın geniş yetkileri ön plana çıkarılacak ve Meclis’in “denge-denetleme” işlevine vurgu yapılacak.

Altılı Masa CHP Genel Merkezi’nde toplandı

Millet İttifakı’nın liderleri İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, ittifakın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde, ikinci tur seçim kampanyasının stratejisine son biçimini vermek için CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Liderler, geçmişteki toplantıların tersine, bu kez medyaya görüntü vermedi, garaj girişini kullanmayı tercih etti.

Toplantıdan tek kare fotoğraf paylaşılırken, herhangi bir açıklama yapılmadı.

Yaklaşık 3 saat süren toplantıda, parlamento seçimlerine ilişkin sonuçlar değerlendirildi, ikinci tur seçim kampanyası stratejisini netleştirildi.

İkinci turun kampanya hedefleri

Kulislere yansıyan bilgilere göre kampanya sürecinde hedef, Erdoğan’ın “terör söylemi” nedeniyle Millet İttifakı’na oy vermekten kaçınan “milliyetçi seçmeni ikna” ve ilk turda oy kullanmayan yaklaşık 8,5 milyon seçmenden bir bölümünü sandıkla buluşturma olarak belirledi.

Altılı Masa, Erdoğan’ın ilk turda yarışı önde bitirmesinde en önemli etken olarak, “teröristlerle işbirliği yapıldığı ve seçim kazanılırsa Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılacağı” yönündeki söylemin bir kısım seçmende karşılık bulmasını gösteriyor.

İttifak bu söylemi “dezenformasyon” olarak nitelendiriyor.

Seçim sürecinde sahada karşılaşılan en büyük zorluk olarak da, Erdoğan’ın “kurgu videolarl”a oluşturduğu bu algının kırılamaması, bir kısım seçmenin adeta “perdelerini kapatıp, kendilerini dinlememesi” işaret ediliyor.

CHP kurmayları, Erdoğan’ın “terör söyleminin” bu kadar etkili olmasını ise “Bu iletişim dili çok önceden başlanmış, iyi hazırlanmış ve çalışılmış. Devletin valisi, kaymakamı dahi bir şekilde bu projenin içinde olmuş görünüyor. Hemen her kesimden, aynı ifadelerle bizi terör üzerinden itham etmenin başka izahı yok” ifade ediyorlar.

‘Negatif kampanya’ yürütülecek

Bu saptamalar doğrultusunda, “iftira” olarak nitelendirilen bu algıyı kırmak ve milliyetçi seçmeni ikna etmek için “negatif kampanya”  olarak nitelendirilen bir kampanya stratejisi benimsendi.

Erdoğan’ın ikinci tur sürecinde de yine “terör söylemi” üzerinden seçmeni konsolide edeceği değerlendirmesi yapılarak, bu iddialara karşı somut belge ve görüntülerle karşılık verilmesi görüşü öne çıktı.

Bu çerçevede, Cumhur İttifakı’nın 2019 yerel seçimleri öncesi muhalefete destek verilmemesi için “Abdullah Öcalan’ın mektubunu” kampanyasında kullanması, Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılması, HÜDA PAR’ın Hizbullah’la ilişkisi, AKP iktidarının çözüm sürecindeki yanlış politikalarına vurgu yapacak mesajlar ve görseller paylaşılacak.

‘Karar Ver’ sloganı

İkinci tur kampanyasının ana sloganlarından birisi ise “Karar Ver” olarak belirledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da göçmen politikasına ilişkin görüşlerini anlattığı sosyal medya paylaşımını da “Karar Ver” başlığıyla yaptı.

İttifakın seçim stratejisinin ikinci ayağını ise sandığa gitmeyen veya iki kesimi de protesto edip Sinan Oğan’a oy veren seçmeni ikna etmek oluşturacak.

Bu çerçevede, ikinci tur seçimin bir “final olacağı” vurgusu yapılarak, seçmenin “Özgür, adil bir Türkiye” ile “baskıcı bir rejim” arasında tercih yapmak durumunda kalacağı belirtilerek, “Karar Ver” sloganı ile seçmeni sandığa götürme stratejisi izlenecek.

Cumhur İttifakı, 14 Mayıs seçimlerinde Meclis’te çoğunluğu sağlamanın avantajıyla ikinci tura gidecek. Konuşmalarında buna sık sık vurgu yapan Erdoğan’ın, “Kılıçdaroğlu gelirse istikrarsızlık olur” söylemine karşı ise Cumhurbaşkanı’nın geniş yetkileri ön plana çıkarılarak, parlamentonun “denge-denetleme” işlevini üstleneceği vurgusu ön plana çıkarılacak.

Meclis’in gensoru, güven oylaması yetkileri olmadığı için yürütmede istikrarsızlık yaşanma riski olmadığı anlatılacak.

Liderler sahada ayrı ayrı çalışacak

Edinilen bilgiye göre Millet İttifakı liderleri sahada ayrı ayrı bölgelerde çalışma yürütecek, büyük mitingler düzenlenmeyecek.

Başta deprem bölgesi olmak üzere sahada farklı toplum kesimleri, kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri, esnaf ziyaretleri gibi yüz yüze ve dar kapsamlı toplantılar yapılacak.

Sandık güvenliğini sağlamada parti yöneticileri görev alacak

14 Mayıs seçimlerinden sonra kamuoyunda en çok tartışılan konulardan birisi “seçim güvenliği” oldu.

Muhalif seçmenin Yüksek Seçim Kurulu’na olan şüpheli bakışı ve “Oylarımız çalınıyor” endişesi nedeniyle ikinci turda bu kuşkuyu ve riski ortadan kaldırmak için ekstra önlem alınması benimsendi.

Bu çerçevede, 28 Mayıs gecesi, parti yöneticileri, milletvekilleri, parti örgütlerinin temsilcilerinin, oy sayım işlerinin sürdüğü süreçte sandık başında olması planlandı.

‘Mücadeleye devam, buradayız’

Öte yandan yönetimi, ikinci tur seçim için yapılacak çalışmalara ilişkin bir genelgeyle görevlendirme yaptı.

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı imzasıyla CHP Meclis Grup Başkanlığı tarafından milletvekillerine gönderilen ve “Mücadele devam. Buradayız” başlıklı genelgeye göre, 26, 27 ve parlamentoya yeni giren 28’inci dönem milletvekilleri görevlendirildikleri illerde saha çalışması yürütecek.

Belediye başkanları kendi bölgelerinde çalışacak. İl başkanlarının koordinasyonunda, kadın ve gençlik kollarının katılımıyla saha çalışması yürütülecek.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın “Strateji” Toplantısı Sona Erdi

Millet İttifakı’nda yer alan altı siyasi partinin genel başkanları, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde bir araya geldi. Yaklaşık 3 saat süren toplantı basına kapalı gerçekleştirildi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı Liderleri Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Yaklaşık 3 saat süren toplantı basına kapalı düzenlenirken, 14 Mayıs seçimlerinin sonuçları ile 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci tur stratejisi ve kampanya çalışmalarının görüşüldüğü toplantıya ilişkin ortak açıklama yapılması bekleniyor.

Paylaşın

Akşener: Recep Bey Ve Arkadaşlarını Emekli Edeceğiz

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “13. Cumhurbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu olacak ve kendisini alkışlarımızla Çankaya’ya götüreceğiz, Recep Bey ve arkadaşlarını da emekli edeceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Her bir genç, kadın kardeşim mutlaka sandığa götürecek. 1 oy Kemal’e 1 oy Meral’e verecek. İnşallah 14 Mayıs akşamı 13. Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkiye’nin nefes aldığı, hukukun üstünlüğünün kabul edildiği, hak hukuk adaletin tesis edildiği ve tarih yazıldığı bir akşam olacak.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Sahneye partisinin kurucularından görme engelli Güneydoğu gazisi Hüseyin Özlük ile çıkan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, konuşmasının başında sözü Özlük’e bıraktı. Özlük, şunları söyledi:

“Ben bir Güneydoğu gazisiyim. Arkadaşlarım yanımda şehit oldu. Şehitlik ne demek onu söyleyeyim. Şehitlik başkalarının çocukları ölmesin diye kendi öz evlatlarını yetim bırakan kahramanlardır. Bize terörist dediler.

Onlar aynaya baktıklarında çadır mahkemelerinde ‘ben Türk bayrağı altında yargılanmam’ diyenleri görecekler. İmralı’da televizyon tahsis edileni görecekler. Aynaya baktıklarında Gaffar Okan’ı görecekler. Bizden terörist olmaz. Ankara olur İstanbul olur Türkiye olur.”

Meral Akşener ise, şunları söyledi:

“Umarım duymuşlardır. Sağ ellerinde Hizbullah, sol ellerinde PKK olanlar duymuşlardır Hüseyin’i. Her türlü hakareti iftirayı siz de gördünüz biz de gördük. Ama bugün gördüm ki Recep Bey vedalaşıyor. 13. Cumhurbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu olacak ve kendisini alkışlarımızla Çankaya’ya götüreceğiz, Recep Bey ve arkadaşlarını da emekli edeceğiz.

Her bir genç, kadın kardeşim mutlaka sandığa götürecek. 1 oy Kemal’e 1 oy Meral’e verecek. İnşallah 14 Mayıs akşamı 13. Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkiye’nin nefes aldığı, hukukun üstünlüğünün kabul edildiği, hak hukuk adaletin tesis edildiği ve tarih yazıldığı bir akşam olacak.”

Paylaşın

Meral Akşener: Milli İrade Ne Zamandır Darbe Olmuş!

Denizli’de açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Akşener “Bugüne kadar böylesine küfür ederek, milletimize hakaret ederek, bizlere iftira edilerek bir seçime gitmedik. Bu ülkenin başbakanlığını yapmış bir şahıs sizi işgalcilikle tarif ediyor, bizleri darbecilikle suçluyor. Milli irade ne zamandır darbe olmuş! Oy vermek ne zaman darbe olmuş!” dedi.

Haber Merkezi / Sinan Ateş cinayetine ilişkinde konuşan Akşener, “Ankara’da gencecik bir akademisyen katledildi. Hani her şeyden haberiniz vardı. Bu meydanlarda söz veriyorum 15 Mayıs sabahından itibaren eğer Sinan’ın katillerini, azmettirenleri bulmazsam namerdim, şerefsizim. Bizlere vatanı bölen diye iftira atan Erdoğan, senin elinde Hizbullah var. Gaffar Okkan’ın katilleri var. Senin sağ elinde Hizbullah var, sol elinde PKK var” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim çalışmaları kapsamında gittiği Denizli’de açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“14 Mayıs aynı zamanda Anneler Gün. Annelere hakaret edenleri, bize sürtük diyenleri, bize çürük diyenleri emekli edecek miyiz? Bu harami düzene son verecek miyiz? Ben milletim, ben seçmenim, ben velinimetim, bu sefer sizi gönderiyorum diyecek miyiz?

Seçim seçmen için bayram, siyasetçileri tarttığınız, karar verdiğiniz bayramdır. Birbirimize küfür ederek, iftira atarak bir seçim olabilir mi. Ben siyasi aileden geliyorum, 30 senedir kendim politika yapıyorum. Bugüne kadar böylesine küfür ederek, milletimize hakaret ederek, bizlere iftira edilerek bir seçime gitmedik. Bu ülkenin başbakanlığını yapmış bir şahıs sizi işgalcilikle tarif ediyor, bizleri darbecilikle suçluyor. Milli irade ne zamandır darbe olmuş!

Oy vermek ne zaman darbe olmuş! Bu arkadaşın Hollanda’da hesapları olduğuna dair bilgiler dolaştı. Bunların unutturulması için, siz işgalci, siz darbeci ben PKK’lıyım. Böyle bir ahlaksızlık görmedim. Denizli’de ben PKK’lıyım, Diyarbakır’da da faili meçhulcuyum. Ben hangisiyim kardeşim karar verin. Bugüne kadar kul hakkı yiyor diyen var. Bana da Kılıçdaroğlu’na da hırsız diyebilen olmadı. Ben hain değilim Recep Bey, sen etrafındakilere bak.

“Sinan’ın katillerini, azmettirenleri bulmazsam namerdim, şerefsizim”

Ankara’da gencecik bir akademisyen katledildi. Hani her şeyden haberiniz vardı. Bu meydanlarda söz veriyorum 15 Mayıs sabahından itibaren eğer Sinan’ın katillerini, azmettirenleri bulmazsam namerdim, şerefsizim. Bizlere vatanı bölen diye iftira atan Erdoğan, senin elinde Hizbullah var. Gaffar Okkan’ın katilleri var. Senin sağ elinde Hizbullah var, sol elinde PKK var.

1 ay içinde 100 bin öğretmen tayin edeceğiz. Köy okullarını açacağız. Bunları Sayın Cumhurbaşkanımız Kılıçdaroğlu da söylüyor, öğretmen veteriner tayin ederek köyleri kalkındıracağız. Çoban maaşını biz ödeyeceğiz. Bunların bir pankartında diyor ki; ‘Karı gibi mutfaktan çıkmayan değil, arı gibi çalışan lider istiyoruz’… Biz kızlar, mutfaktan çıkmadığımız için böyleymişiz. Ulan sizi kim doğrudu? Sizi doğuran sizi doyuran analarınıza hakaret. Anneler gününde bize hakaret edenlere cevap verecek miyiz? Dar gelirli ailelerin kadınlarına maaş bağlayacağız.

Ben başbakan olacağım Sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olacak. Sayın Erdoğan’ı arkadaşlarıyla birlikte emekli edeceğiz. Engelliler haftasındayız, engelli bakan ailelere verilen maaş 2400 civarında. Bunu iki katına çıkaracağız. Öyle 2 bin kusür lirayla bir engelli bakılması mümkün değil. TÜİK verilerine geriye doğru bakacağız. Enflasyonu yalan yanlış attılar, gerçek enflasyonu bulacağız.

Devlet memuru, işçi, taşeron, emekli, öğretmen… Bütün bunlara yapılan zamları, gerçek enflasyona göre düzenlenmesini sağlayacağız. Gençlere iş garantili ikinci şans okulu açacağız. Pandemide öğrendik ki özellikle gıda bir beka meselesiymiş, tarımı mutlaka ayağa kaldıracağız. Havza bazlı üretim yapacağız. Eğitim çöktü gitti, onların hepsini en işinize yarayacak şekilde, taleplerinize uygun şekilde düzenleyeceğiz.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: AK Parti 30’ların Altında Olacak

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “AK Parti 30’ların altında olacak, buraya yazıyorum. Bakın göreceğiz” dedi ve ekledi: Geçtiğimiz seçimde büyük caddeler sayın Erdoğan’ın büyük posterleriyle süslüydü. Şimdi çok az. İstanbul’da hele hiç. Buna karşı devlet binaları var. İş devlet binalarına kalmış.

Meral Akşener, HDP ve TİP’in Kılıçdaroğlu’nu desteklemesine dair ise, “Bu ittifakın Kemal Bey’i destekliyor olmasının bizim açımızdan sakıncası yok. Desteği veren partilerin sözcüleri ‘bir pazarlık yapmadık, talebimiz yok, herhangi bir şart, koşul ileri sürmedi, birinci önceliğimiz bu ucube sistemden parlamenter sisteme geçişe dair bir gayret olsun, buna da katkımız olsun’ dedi. Duran Kalkan, ‘bizimle en fazla irtibat kuran Tayyip Bey’dir’ diyor. Bu kişileri biliyorum.

Yaptıkları konuşmalara baktığımızda sözde biz destekleniyormuş gibi. Gerçekten, terör örgütü olsanız sizi serbest bırakacağını el altından söylemiş bir yapıyı desteklediğinizi iddia eder misiniz? Çözüm sürecini biz yapmadık. Masaya PKK ile biz oturmadık. İYİ Parti’den bahsediyorum. Sayın Bahçeli çözüm sürecine karşıydı ama akil adamları, kimseyi dövdürmedi. Doğru da bir iş yaptı. İYİ Parti olarak net bir şey söylüyoruz ‘o masada HDP olduğu takdirde biz olmayız’. Bu netlikteyiz.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk ekranlarında yayınlanan ‘Olaylar ve Görüşler’ programında Serap Belet ve Kürşad Oğuz’ın sorularını yanıtladı.

Akşener, İYİ Parti’nin Hazine ve Maliye Bakanı adayı Bilge Yılmaz’a, bir anket şirketi yöneticisi tarafından telefon edildiğini açıklayarak, “Söz konusu kişi Bilge Bey’in istifa etmesi gerektiğini söyleyerek benim yaptığımın yanlış olduğunu ifade etmiş” dedi.

“Ben 30 yıllık siyasi hayatımda gizli saklı işi olmayan vatandaşım. Kişisel sırrınız olmaması lazım bu işlere giriştiğinizde. Devletinizin sırrı olabilir, saklayabilirsiniz. Ben o masada 3 Mart’ta bir teklif sundum. Diğer 4 arkadaşımız Kemal Bey’i önerdi. 5 arkadaş bir araya gelmiş oldu. Benim teklifim kayda değer bulunmadı. Ondan sonra gittim partide arkadaşlarla bir araya gelip, görüştüm. Her kelimesini kendim yazdığım sert bir konuşma yaptım. Acaba Meral Akşener’in ekstra kendine bir talebi mi vardı?

Her kelimesi kendi yazdığım konuşma yaptım. Sonra bu işin ciddiyeti anlaşıldı. Bu sefer ‘Buyur kardeşim ne yapacağız, dendi. Bu da bir müzakere. Ben batı düşünce tarihini okumuş, okutmuş bir akademisyenim. Batılılar bu coğrafyadaki her devlet insanına ‘çok iltifat etmemiz lazım’ der. Benim uluslararası sevgi işlerinden midem bulanıyor. Ben Lozan’ı uyguladım. Masada şu ortaya çıktı, kişisel hiçbir hesap kitap yapmadığım, hakikaten bu seçimin son seçim olduğuna; yani parlamenter sisteme geçiş açısından son seçim olduğuna inandım.”

“Kadın olmak Türkiye’de dezavantaj”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun birinci turda seçileceğine inandığını dile getiren Akşener, “Sayın Kılıçdaroğlu harama el uzatmayan, kul hakkı yemeyen; yani bugüne kadar parasal üç kâğıt açısından hakkında dedikodu çıkmamış, çok dikkatli bir devlet insanı. Burada yüzde 100, cumhurbaşkanlığı konusunda en ufak bir problem yaşamayacak. Birinci turda seçilecek ben buna inanıyorum” dedi.

Kadınların Türkiye’de dezavantajlı olduğunu söyleyen Akşener, “Ben aktif politika içinde tek kadın politikacı kaldım. Kadın olmak Türkiye’de dezavantaj. İster siyasette, ister medyada, ister iş insanlığında. Bize ‘bu’ diye hitap ediliyor. Bir erkeğe yapılabiliyor mu? Biz 6 parti bir araya geldik. Orada biz genel başkanlar olarak eşitiz. Zannedildi ki, ben bu eşitlikten rahatsız oldum. Böyle bir durum yok. Ortaya çıkan gerçeklik, benim şahsi hesabım olmadığı net bir şekilde. Bu sokakta da anlaşıldı.

Bugün Adana’da çok değer verdiğim hanımefendi ‘Meralciğim Allah senden razı olsun çok önemli bir iş yaptın 1. turda alıyoruz’ dedi. O dönemde hareketlenme yaşandı. Üyelerimizden istifalar oldu. 50 bin tane dedikodu çıktı. Sayın Erdoğan’la el sıkıştım gibi. Çok kuvvetli geri dönülünce, bu işin kazanılmasına yönelik tavır olduğu anlaşıldı. Seçmenden gelen geri bildirimler bizim dünden bugüne İYİ Parti olarak çok iyi durumda olduğumuzu gösteriyor. 2018’in üstünde. Şimdi onu 4 gün sonra göreceğiz. Samimi söyleyeyim, büyük sürpriz bekliyorum” diye konuştu.

Akşener, masadan kalktığı döneme dair şu detayı de verdi: Anket şirketlerinden üst düzey yöneticisi Bilge Yılmaz Bey’i arayarak istifa etmesi gerektiğini söyledi. Benim yaptığımın yanlış olduğunu söylemiş. Bilge Bey Türkiye’ye borç ödüyor. Bu ülkede hep devlet okulunda okumuş. Sınav kazanarak burslarla devlette okumuş. Onun için de kendine bir şey istemediği için. Benim 3 ile 6 Mart arasında en fazla ders aldığım bu. Benim anket sonuçlarıyla şikayetim yok.

“AK Parti 30’ların altında olacak”

“AK Parti 30’ların altında olacak, buraya yazıyorum. Bakın göreceğiz” diyen Akşener, “Geçtiğimiz seçimde büyük caddeler sayın Erdoğan’ın büyük posterleriyle süslüydü. Şimdi çok az. İstanbul’da hele hiç. Buna karşı devlet binaları var. İş devlet binalarına kalmış” diye ekledi.

Akşener, HDP ve TİP’in Kılıçdaroğlu’nu desteklemesine dair ise şunları söyledi: “Bu ittifakın Kemal Bey’i destekliyor olmasının bizim açımızdan sakıncası yok. Desteği veren partilerin sözcüleri ‘bir pazarlık yapmadık, talebimiz yok, herhangi bir şart, koşul ileri sürmedi, birinci önceliğimiz bu ucube sistemden parlamenter sisteme geçişe dair bir gayret olsun, buna da katkımız olsun’ dedi. Duran Kalkan, ‘bizimle en fazla irtibat kuran Tayyip Bey’dir’ diyor. Bu kişileri biliyorum.

Yaptıkları konuşmalara baktığımızda sözde biz destekleniyormuş gibi. Gerçekten, terör örgütü olsanız sizi serbest bırakacağını el altından söylemiş bir yapıyı desteklediğinizi iddia eder misiniz? Çözüm sürecini biz yapmadık. Masaya PKK ile biz oturmadık. İYİ Parti’den bahsediyorum. Sayın Bahçeli çözüm sürecine karşıydı ama akil adamları, kimseyi dövdürmedi. Doğru da bir iş yaptı. İYİ Parti olarak net bir şey söylüyoruz ‘o masada HDP olduğu takdirde biz olmayız’. Bu netlikteyiz.”

“Parlamenter sisteme geçeriz”

Akşener, CHP ve İYİ Parti’nin milletvekili sayısının 301’i geçeceğini söyleyerek, “360 olması gerekiyor ki, referanduma götürsün. Ben de sayın Erdoğan ve AK Parti’yi tanıyorsam eğer, parlamenter sisteme geçiş, hukukun üstünlüğü, demokrasi, yargının bağımsızlığı, korkusuzluğu. Biz 301’i yakalayacağız iki parti olarak. Üstünü de AK Parti ile beraber jet hızıyla parlamenter sisteme geçeriz, bakın göreceksiniz” dedi.

Akşener, Millet İttifakı’nın kazanması durumunda bakanlık paylaşımına dair ise şunları söyledi:

“Bilge Yılmaz Hoca dünyanın büyük üniversitesinde hocalık yaptı ama vatandaşlık almadı. Sayın Babacan Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak, benim pozisyonumda. Tek parti dönemi her şeyi unutturdu. Seçimler bitecek. 14 Mayıs akşamı inşallah kazanacağız. İYİ Parti tahmininizin ötesinde milletvekili kazanacak. CHP ile oturacağız. 7 olmazsa olmaz bakanlık vardı. Dışişleri Bakanlığı’nın karşılığı Milli Savunma. İçişleri Bakanlığı karşılığı Adalet Bakanlığı. Maliye Bakanlığı karşılığı Hazine Bakanlığı. Milli Eğitim Bakanlığı. Sağlık Bakanlığı’nı da koyun.

Buna bakarsınız. 3 koalisyonda bulunmuş birisi olarak anlatayım. Sonra bütün bunlar aldığınız oyla ilgili sayısı hesaplanır. 6 siyasi partiye başlangıçta dendi ki, biz genel başkanlar Cumhurbaşkanı yardımcısı oluyoruz. Her partiye 1 bakanlık olabilir dendi. Logosu ile giren iki siyasi partinin sayısına göre. CHP ile İYİ Parti’nin milletvekili sayısına göre görev dağılımı yapılır. CHP diğer partilerden de bakanlık önerebilir, bizi ilgilendirmez.

“Bilge Bey’i biz önerdiğimiz zaman herhangi bir itiraz olmaz. Muharrem Erkek Bey’i CHP bakan yapmaya kalktığı zaman bizim hiçbir itirazımız olamaz. 8 bakanlığın içinde biri Maliye biri Hazine. Oy oranına göre olur. Oylar belli olmadan olur mu? DEVA, Gelecek, Saadet ve DP, CHP listelerinden belirli miktarlarda milletvekilliği seçtirmek üzere giriyorlar. Biz ise kendimizi tarttırıyoruz.

Mesela, Refahyol’da, Refah Partisi’nin oyu yüksekti, daha fazla bakanlık almıştı. 8 bakanlığın görevlendirilmesi çok ciddidir. İçişleri DYP’de kalmıştı. Adalet Refah’a gitmişti. Maliye Abdüllatif Şener’di, Hazine DYP’de kalmıştı. Biz mesela Çorum’da CHP’nin listesinden 1. sıra onlar 2. sıra biz şeklinde giriyoruz. Yozgat’ta 1. sırada Lütfullah Kayalar bizim listemizde 2. sırada CHP. Bitlis’te bizim listemizden giriliyor. Diğer yerlerde Bartın’da, Düzce’de CHP’nin listesinden giriyoruz biz. Oylar birleşsin diye 1 onlar 2 biz.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener, CHP’lilerden Oy Talep Etti

Millet İttifakı’nın İstanbul mitinginde konuşan İYİ Parti Lideri Meral Akşener, CHP’lilerden İYİ Parti’ye de oy vermelerini istedi. Kendi parti tabanının Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanması için var gücüyle çalışacağını söyledi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını daha fazla bekletmemek için kısa bir konuşma yapacağını söyleyen İYİ Parti Lideri Akşener, güçlendirilmiş parlamenter sistemle birlikte başbakan olma isteğini yineledi.

Millet İttifakı, 14 Mayıs seçimlerine sekiz gün kala İstanbul Maltepe sahilinde, tüm siyasi liderlerinin katılımıyla büyük bir miting düzenledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sırasıyla birer konuşma yaptı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, mitingde yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Bir Kemal’e Bir Meral’e… Öncelikle bu meydanı doldurduğunuz için, şereflendirdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Haklarınızı helal edin. Cenab-ı Hak başta Sayın Kılıçdaroğlu olmak üzere hepimizi önce kendi huzurunda sonra sizlerin karşısında utandırmasın inşallah.

14 Mayıs elbet burası gösteriyor ki Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Sayın Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olarak seçildiği ve alkışlar içinde inşallah Çankaya Köşkü’ne beraberce götürdüğümüz bir akşam olacak. Sizin helal oylarınızla Sayın Kılıçdaroğlu, 13. Cumhurbaşkanı olacak. Ben de… ‘Başbakan Meral’ diyorsunuz ya. Oylarınızla başbakan olmak istiyorum. Bizim Anadolu’da yaptığımız bütün mitinglerde İYİ Parti seçmeninden tek bir şey istiyorum ben: Bir oy Kemal’e bir oy Meral’e.

“Birleşe birleşe kazanıyoruz”

Şimdi burada hem İYİ Parti’nin hem CHP’nin seçmenleri var. Birleşe birleşe kazanıyoruz. Ama minicik bir isteğim var sizden. Her CHP’li aileden sadece tek bir oy istiyorum. Ama biz bütün İYİ Partililer, bütün oylarımızı Sayın Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı için oraya şak diye basacağız.

Türkiye… Ben siyasetçi bir ailenin kızıyım. 30 yıldır kendim siyaset yapıyorum. Toplamında 50 yıllık bir hafızam var. Hayatımda bu kadar rezil bir seçime ilk defa gidiyoruz. Hakaretlerin, küfürlerin, iftiraların havada uçuştuğu, tehditlerin havada uçuştuğu bir seçim… Milletine ilk defa ‘işgalci’ diyen bir dil… Türk milletine işgalci, darbeci diyen bir dil… Allah’ım bütün psikiyatrları bu ağabeyleri tedavi için davet ediyorum. Gerçekten cezai ehliyetleri kalmadı. En tepesinden bugün bakanlık makamında oturanlara hepsi aynı.

İkide bir kasetten bahsediliyor. Recep bey Recep bey… Var mıdır yok mudur belli olmayan bir kasetten bizzat bahsediyorsun da yahu dün sizin en yakın aile dostunuz seninle beraber başına bir iş gelmesin diye hapse giren Yeşildağ ailesinin bir ferdi bir kaset yayınladı. O kasette çok enteresan nasıl hırsızlık yapıldığını anlatıyor. Diyor ki Ali Yeşildağ: Antalya Havaalanı yıl 2007’de havaalanının işletmesi satışa çıkıyor. Bir firma 5 milyar euro veriyor. Buna karşılık o firmanın dosyasından evrak çalınıyor. Yakınlardan birine 3 milyar euroya veriliyor. 1 milyar euro cep ediliyor. Bu iddia bizzat Recep Bey tarafından 1 milyar euro alındığını söylüyor.

Recep Bey, Recep Bey… Hazır kaset orada. Bu iddiaları soruşturman gerekiyor. Sen Cumhurbaşkanısın. Bize sövmek yerine sen bu videoyu bir sorgula bakalım. Bu bir milyar dolar kimin cebine girmiş? Ali Yeşildağ’ın iddiasına göre senin cebine girmiş.

Bir şey daha var.Köprüler, tüp geçitler var. KÖİ deniliyor. Şimdi çıkacak diyecek ki: Bugünler diyecek daha iyi günler diyecek. Ondan sonra al başına belayı. Adamla beni dövüştüreceksiniz. Bu demin saydığım havaalanları, köprüler… Onlar da 3 milyar dolara yaptırılacak 11 milyara yaptırıldı. 5 milyarlık yeri 3 milyara verdiğinde 1 milyar, cebelleziymiş. 3 milyara bitecek yeri 11 milyara bitirttiğin zaman cebellezi ne kadar oldu?

Benim son söz olarak sizden isteğim şudur: Bakınız 14 Mayıs günü yani cebinizden giden paraların, çocuklarınızın geleceğinden giden paraların devamını istiyorsanız ki istemiyorsunuz. Hakkında böyle söylentiler çıkmamış, dürüstlüğüne hepimizin kefil olduğu 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu seçeceksiniz.”

Paylaşın