Meclis Başkanlığı Yarışı: Muhalefetin Adayları Belli Olmaya Başladı

İYİ Parti Cihan Paçacı’yı, Yeşil ve Sol Parti Tülay Hatimoğulları’nı, TİP ise tutuklu milletvekili Can Atalay’ı TBMM) Başkanlığı aday gösterdi. Ana muhalefet partisi CHP’nin adayı henüz netleşmedi.

Haber Merkezi / Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) çarşamba günü yapılacak başkanlık seçim için başvurular başladı.

Yeşil ve Sol Parti, Adana Milletvekili Tülay Hatimoğullarını Meclis Başkan adayı olarak gösterirken İYİ Parti, parti yöneticisi ve İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı’nın aday olduğunu Meclis Başkanlığı’na bildirdi.

Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Meclis Başkanı adayı ise tutuklu milletvekili Can Atalay oldu. TİP’in önümüzdeki günlerde başvuru yapması bekleniyor. CHP’nin aday göstereceği ismin henüz netleşmediği ifade edildi.

TBMM Genel Kurulu, 7 Haziran’da geçici Meclis Başkanı Devlet Bahçeli Başkanlığı’nda toplanacak. Yeni atanan kabine üyeleri ile milletvekili seçilen eski bakanlar, Genel Kurul’da yemin edecek. Daha sonra Meclis Başkanlığı için siyasi partilerin gösterdikleri adayların seçimi yapılacak.

Gizli oylama ile yeni Meclis başkanı seçiminin ilk turu yapılacak. İlk 2 oylamada 400, sonuç alınamazsa 3. oylamada salt çoğunluk olan 301 kabul oyu ile başkan seçilebilecek. 3. oylamada da salt çoğunluk sağlanamazsa; bu oylamada en çok oy alan 2 aday için 4. oylama yapılacak ve en fazla oy alan üye başkan seçilmiş olacak.

Öte yandan AK Parti ve MHP Grubu TBMM Başkanlığı’na aday olarak, AK Parti İstanbul Milletvekili Numan Kurtuluş’u gösterme kararı aldı.

Numan Kurtulmuş’un ismi akşam saatlerinde AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu. AK Parti’nin başkan adaylığı için başvuru dilekçesi TBMM’ye iletildi.

Paylaşın

İYİ Parti’de “İttifak Partiye Oy Kaybettirdi” Görüşü

Millet İttifakı’nın teknik anlamda 28 Mayıs akşamı sona erdiği görüşünün hakim olduğu İYİ Parti’de ittifakın partiye oy kaybettirdiği görüşü öne çıkıyor. Parti’de CHP’nin seçim dönemi izlediği yanlış politikalar ve siyasi hatalar nedeniyle İYİ Parti’nin milliyetçi muhafazakâr seçmeni kucaklayamadığı da belirtiliyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim sonuçlarını değerlendirmek için Başkanlık Divanı’nı, Genel İdare Kurulu’nu ve partisinin 28. dönem milletvekillerini topladı. Görüşmelerde partinin yol haritası, 24-25 Haziran’daki olağan kurultay ve Millet İttifakı’nın geleceği konuşuldu.

Cumhuriyet gazetesinden Merve Kılıç’ın haberine göre, partide genel olarak ittifakın teknik anlamda 28 Mayıs akşamı sona erdiği görüşü hakim. Bazı partililer, Akşener ile görüşmelerde “Millet İttifakı’nın İYİ Parti’ye oy kaybettirdiği görüşünü” savunarak “CHP’nin seçim dönemi izlediği yanlış politikalar ve siyasi hatalar nedeniyle İYİ Parti’nin milliyetçi muhafazakâr seçmeni kucaklayamadığını” belirtti.

CHP’de de Akşener’in masadan kalkıp dönmesinin ittifaka oy kaybettirdiği konuşulurken bazı partililer, ittifakın sağlıklı bir şekilde yürütülemeyeceğini savunuyor. Kurmaylar, ittifaka dahil olmayarak İYİ Parti’nin ‘ana muhalefet partisi olabileceğini’ belirtiyor.

Öte yandan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen’in “İYİ Parti’nin belli illerde listesini ayrı çıkartmadaki ısrarının Millet İttifakı’na 15-20 milletvekiline mal olduğu tespit ediliyor” açıklaması tepki çekti.

İYİ Parti yöneticilerinden Metin Ergun, “Sözünüz kadar oyunuz olsaydı sonuç değişirdi” derken  İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Akburak, “Seçmeni olmayan partilerin yöneticileri konuşmalarına dikkat etmeli” paylaşımı yaptı.

Millet İttifakı

Millet İttifakı, 5 Mayıs 2018 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi (SAADET) ve Demokrat Parti (DP) arasında kurulan seçim ittifakıdır. Daha sonrasında Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Gelecek Partisi ittifaka katılmıştır.

Türkiye’de 2023 genel seçimlerinde ana rakip olan Cumhur İttifakı’na karşı yarışmak üzere altı muhalefet partisinden oluşan bir seçim ve yönetim ittifakıdır. Aslen 2018 genel seçimlerinden önce kurulan ittifak, Türkiye’nin yeni kurulan cumhurbaşkanlığı sistemine direnme konusunda ortak payda bulan siyasi yelpazedeki dört muhalefet partisi tarafından resmen başlatıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti, muhalefete yıllar sonra ilk büyük seçim başarısını kazandıran 2019 yerel seçimleri için ittifakı yeniden kurdu.

İttifak o zamandan beri genişledi ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinden (AK Parti) ayrılan iki yeni partiyi bünyesine dahil etti: Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA).Her iki parti de Millet İttifakı partileriyle birlikte ortak bir aday gösterme niyetlerini önceden açıklamıştı.

Genişlemeden kısa bir süre sonra Millet İttifakı gelecekteki hükûmet programlarını açıklayarak Türkiye’de seçimlerden önce bunu yapan ilk siyasi oluşum oldu. Millet İttifakı, 30 Ocak 2023 tarihinde Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni Ankara’da kamuoyu ile paylaştı.

Genel olarak ittifak, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemin kurulmasına özellikle vurgu yapmaktadır. Ülkedeki mevcut demokratik gerileme eğilimini tersine çevirme, hukukun üstünlüğünü ve kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etme ve Türkiye’nin insan hakları sicilini iyileştirme ittifakın hükûmet programında değindiği konulardandır.

Paylaşın

CHP Genel Merkezi’ndeki Millet İttifakı Liderleri Toplantısı Sona Erdi: Açıklama Yapılmadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferle çıktığı ikinci tur Cumhurbaşkanı seçimi sonrası, Millet İttifakı liderleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun davetiyle CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Toplantı sonrası açıklama yapmadı.

Haber Merkezi / Millet İttifakı bileşeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, saat 22:30’da CHP Genel Merkezi’nde seçim sonucunu değerlendirdi. Toplantı 23:50 sıralarında bitti, liderler açıklama yapmadı.

Millet İttifakı

Millet İttifakı, 5 Mayıs 2018 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi (SAADET) ve Demokrat Parti (DP) arasında kurulan seçim ittifakıdır. Daha sonrasında Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Gelecek Partisi ittifaka katılmıştır.

Türkiye’de 2023 genel seçimlerinde ana rakip olan Cumhur İttifakı’na karşı yarışmak üzere altı muhalefet partisinden oluşan bir seçim ve yönetim ittifakıdır. Aslen 2018 genel seçimlerinden önce kurulan ittifak, Türkiye’nin yeni kurulan cumhurbaşkanlığı sistemine direnme konusunda ortak payda bulan siyasi yelpazedeki dört muhalefet partisi tarafından resmen başlatıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti, muhalefete yıllar sonra ilk büyük seçim başarısını kazandıran 2019 yerel seçimleri için ittifakı yeniden kurdu.

İttifak o zamandan beri genişledi ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinden (AK Parti) ayrılan iki yeni partiyi bünyesine dahil etti: Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA).Her iki parti de Millet İttifakı partileriyle birlikte ortak bir aday gösterme niyetlerini önceden açıklamıştı.

Genişlemeden kısa bir süre sonra Millet İttifakı gelecekteki hükûmet programlarını açıklayarak Türkiye’de seçimlerden önce bunu yapan ilk siyasi oluşum oldu. Millet İttifakı, 30 Ocak 2023 tarihinde Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni Ankara’da kamuoyu ile paylaştı.

Genel olarak ittifak, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemin kurulmasına özellikle vurgu yapmaktadır. Ülkedeki mevcut demokratik gerileme eğilimini tersine çevirme, hukukun üstünlüğünü ve kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etme ve Türkiye’nin insan hakları sicilini iyileştirme ittifakın hükûmet programında değindiği konulardandır.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Bize Düşen Seçmenin Mesajını Anlamak

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan İYİ Parti Lideri Akşener, “muhalefet görevini” sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Akşener, “Biz de milletimizin bize verdiği muhalefet görevini bugüne kadar olduğu gibi, aynı düsturla yürüteceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Meral Akşener, “Seçmen bu seçimlerde söyleyeceğini söyledi. Bize düşen mesajı anlamak, anladıktan sonra da gereğini yapmaktır” diye konuştu.

Akşener, kesin olmayan sonuçlara göre yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ı da tebrik ederken, Kısıklı’da yaptığı konuşmada Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yuhalatmasını ise eleştirdi.

Millet İttifakı Liderlerinden İYİ Parti Genel Meral Akşener, partisinin genel merkezinde seçim sonuçlarını değerlendirdi. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“Görüşlerimizi, hayallerimizi, gördüklerimizi ve projelerimizi milletimize sizin kanalınızla ulaştırmaya çalıştık. Bütün basın emekçilerimize öncelikle teşekkür ediyorum, Allah hepinizden razı olsun.

Öncelikle sandıklarda görev yapan tüm müşahitlerimize, sandık görevlilerimize, avukatlarımıza, partililerimize ve her yaştan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür e diyorum ama en çok gençlere ve kadınlara ayrıca teşekkür ediyorum.

Her bir insanımızın oyu bizim için çok kıymetli. Tüm kara propaganda, provokasyonlara rağmen milletimiz olgunluk ve zarafet içinde demokratik hakkını kullandı. Allah her bir vatandaşımızdan razı olsun.

Aylardır seçimin gölgesinde kalan birikmiş bir çok sorunumuz var. Bunların başında ne yazık ki ekonomi geliyor. Şimdi artık vakit kaybetmeden bu sorunlara eğilme, çözüm üretme zamanı geldi.

Milletimizin bize verdiği muhalefet görevini aynı düstur, ciddiyet ve seçmen velinimettir anlayışıyla yürüteceğiz. Her şeyden önce seçmen bizim için en halis ölçüttür.

Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Milletimiz bu seçimlerde söyleyeceğini söyledi. Bize düşen bu mesajı anlamak, gereğini yapmaktır.

İYİ Parti olarak bunu hakkıyla yapacağımızın hiç kimsenin şüphesi olmasın. Milletimizin hiç bir mensubu seçim sonuçları üzerinden umutsuzluğa kapılmasın.

Uzun yıllar üniversitede inkılap tarihi hocalığı yaptım. Demokrasilerde her şeyin tartışabileceğini ama bir tek konuya itiraz edilemeyeceğini o da hür iradeyle sandığa atılmış seçmenin oyunun sonuçlarıdır; yani bir irade ortaya koyduğunda ‘Niye ona oy verdin’ deme hakkı kimsede yoktur olamaz. Millet iradesi başımızın tacıdır.

Sözlerimizin arkasında milletimizin talep ve istekleri dışında hiçbir gücün, hırsın, şahsi ihtirasın bulunmasına müsaade etmedik. Bu sebeple de zaman zaman çok ağır eleştirilere maruz kaldık ve pek çok bedel ödedik.

Bugünden sonra da milletimizin taleplerini dinleyeceğiz. Şunu unutmayın ki biz hala buradayız. İYİ Parti ve mensupları burada, Meclis’te, Türkiye’de.”

Paylaşın

Akşener: Yemin Törenini HÜDA PAR İçin Seçim Sonrasına Bıraktılar

Katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Seçilmeyi o kadar çok istiyor ki Erdoğan, o kadar alıştı ki bu güce. Bu gücü bırakmamak için bir sürü hata, kusur, muhtemelen hukuksuzluk var. Bütün bunlara bir bütün olarak baktığınızda oradan ayrılmamak için her yolu denedi” dedi ve ekledi:

“Cumhur İttifakı’nı genişletti ve kadının sahiplendirilmesinde ön gören, bunu söyleyen, dört maddenin değişmesine ilişkin talebi olan, bayrağın Türkiye bayrağı denmesine yönelik talebi olan hem Hizbullah’ın hem PKK’nın terör örgütü olmadığını düşünen bir siyasi partiyi aldı Meclis’e getirdi”

Akşener, açıklamasının devamında, “Yemin töreni ile ilgili bir problem oldu. Mazbataların geç verilmesinin sebebi seçim. Seçim öncesinde yemin töreni yapılsaydı HÜDA PAR’ın bir milletvekili bu yemini doğru bulmadığı ifade etmişti, belki de etmeyecekti. Bilmiyoruz, sonuçta bundan kaçınmak için yemin törenini seçimden sonrasına bıraktılar” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın mitinglerde izlettiği, Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedef alındığı montaj video ile ilgili de konuşan Akşener, “Kılıçdaroğlu’nu izam eden yalan, kurgu bir video orada oynatıldı. Bir vatandaş buna inansa ve terör örgütüyle iltisaklı olarak görse ve bir saldırıda bulunsa bunun azmettiricisi Sayın Erdoğan’dır” dedi.

Akşener ayrıca AK Parti seçmenine de seslenerek Erdoğan’ın son dönemi olduğunu belirtip, “AKP’li seçmenler, Sayın Erdoğan’ı çok sevenler, bu seçimde Sayın Kılıçdaroğlu’na oy versinler ki; biz parlamenter demokrasiye geçiş yapalım ve artık şu rövanş işinden vazgeçelim” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, FOX TV’de katıldığı programda soruları yanıtladı. Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“En fazla kadınlar ve gençlerle ilgili edinilmiş haklar kaçacak. Bu ülkede nefes almak izne tabi olacak. Çünkü şartlar onu getirecek. Burada benim ısrarla üzerinde durduğum şey, sistem. Yani öznem Sayın Erdoğan değil; hep örnek veriyorum. Sizlerden birini o sistemin içine seçelim koyalım altı ay sonra ya psikiyatrik durum ortaya çıkar ya da bambaşka bir insan tipi ortaya çıkar. Dolayısıyla bir ayda Sayın Erdoğan’ın seçim olduktan sonra yaptığı atamalara dair kararları bunlar.

Şimdi, inanılmaz bir güç ve o gücün kendisine de bir ışık gibi yansıması gayreti içinde bir insan kesimi var. Öyle olunca bir günde, bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden bu sistemin başında oturan kişi vazgeçti. Böyle bir kararname ile inanılmaz atamalar yapıldı. Böyle bir kararname ile sizi aldı öbürünü koydu falan filan. Şimdi, bu Meclis’e giren, seçilmeyi o kadar çok istiyor ki Erdoğan, o kadar alıştı ki bu güce. Bu gücü bırakmamak için bir sürü hata, kusur, muhtemelen hukuksuzluk var. Bütün bunlara bir bütün olarak baktığınızda oradan ayrılmamak için her yolu denedi.

Cumhur İttifakı’nı genişletti ve kadının sahiplendirilmesinde ön gören, bunu söyleyen, dört maddenin değişmesine ilişkin talebi olan, bayrağın Türkiye bayrağı denmesine yönelik talebi olan hem Hizbullah’ın hem PKK’nın terör örgütü olmadığını düşünen bir siyasi partiyi aldı Meclis’e getirdi. Yemin töreni ile ilgili bir problem oldu. Mazbataların geç verilmesinin sebebi seçim. Seçim öncesinde yemin töreni yapılsaydı HÜDA PAR’ın bir milletvekili bu yemini doğru bulmadığı ifade etmişti, belki de etmeyecekti. Bilmiyoruz, sonuçta bundan kaçınmak için yemin törenini seçimden sonrasına bıraktılar.

‘Erdoğan’ın son dönemi’

Yasağın bol olduğu, kayırmanın çok olduğu, 82 puan alsanız dahi eğer sizin AKP bünyesinde tanıdığınız yoksa 54 puanla yakın arkadaşınız atandığı, mülakatta elendiğiniz, keyfi bir sistemin, hukukun katledildiği, yargının yok olduğu bir sistemin içinde bir nefes alamaz. Önce kadınlar, gençler sonra sıra size gelir. Bütün bunları kaybederiz. Özellikle AKP’lilere seslenmek isterim; Sayın Erdoğan’ın son dönemi. Burada da öfkenin kat be kat arttığı, yumuşak davransa onu seçenlerin onun üzerine hücum edeceği bir alan birikecek.

Sonuç itibariyle bitmeyen bir rövanş. Buradan seçilecek bir başkan da bu yetkilerin keyfini çıkara çıkara bu sefer de buradakilere karşı kullanacak. Benim demem o ki; özellikle AKP’li seçmenler, Sayın Erdoğan’ı çok sevenler, bu seçimde Sayın Kılıçdaroğlu’na oy versinler ki; biz parlamenter demokrasiye geçiş yapalım ve artık şu rövanş işinden vazgeçelim. Türkiye Cumhuriyeti kuruluş ayarlarına dönsün, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı… Kadınlarla ilgili söylüyorum en çok biz nefes alamıyoruz çünkü.

Tüm yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı’nda. Yürütme yetkisinin tamamı Cumhurbaşkanı’ndadır, bütün kararnameler ve yönetmeliklerle yönetebilir. Atama yetkilerinin tamamı Cumhurbaşkanı’nda. Bütçeyi Cumhurbaşkanı hazırlıyor. TBMM’ye sunuyor ama TBMM değiştirmede son söz hakkına sahip değil.

Dış politikayı Cumhurbaşkanı belirleyici… Bu çok tuhaf bir yetki, diyorum ki; Cumhur İttifakı Meclis’i aldı, kanun vs. konuların zaten Meclis’in işlevi yok ama işlevli hale getirmenin yolu bu yetkilere sahip Cumhurbaşkanının seçildiği andan itibaren Meclis’in tümünün yan yana gelişiyle güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçileceğine inanıyorum. Çünkü bu, denge ve denetleme mekanizması Erdoğan’ın ve arkadaşlarının hiç işine yaramayacak.

Birinci tura inandığımız için muhtemelen sarsıldık. Ama diğer taraftan ilk defa AKP, 21 yılda 2002’deki oy oranına döndü. Şimdi bu referandum haline dönüyor ve sıfır sıfır başlıyor. Kim o farka ulaşabilirse o kazanacak. Bizim burada şansımız iyi.

Sayın Oğan üçüncü bir aday olarak çıkmıştı, böyle olunca Sayın Kılıçdaroğlu bizimle görüştü, biz kendisine yetki verdik, herkesle görüşebilir. Sonuç olarak Sayın Oğan ile bir görüşme yapıldı. Sonucunda Oğan, Cumhur İttifakı’na katıldı. Özdağ, Millet İttifakı’na katıldı ve böyle baktığınız zaman o üçlük seçmen de duruyor. Benim başından beri iddiam şudur; hiçbir partinin ya da kişinin seçmeni marabası değildir. Sahipli mal da değildir. Seçmen velinimettir.

Şu anda bahsettiğim çocukların, o evlerin çocuklarının annelerinin anlattığını söyleyeyim size. Devlet okullarından bahsediyorum. Bıçak, alkol ve hap giriyor. Bütün bunlarla mücadele etmenin yolları var. Önce devlet gibi devlet olacaksınız. Devletin ciddiyetine sahip çıkacaksınız.

Kılıçdaroğlu’nu izam eden yalan, kurgu bir video orada oynatıldı. Bir vatandaş buna inansa ve terör örgütüyle iltisaklı olarak görse ve bir saldırıda bulunsa bunun azmettiricisi sayın Erdoğan’dır. Kimse ne yaptığının farkında değil. Gayrı ciddiliğin getirdiği sonuç bunlardır. Sokakta insanların birbirine olan davranış biçimi değişti bu ülkede.”

Paylaşın

Özdağ’ın Kılıçdaroğlu Desteğine Akşener’den İlk Yorum

İlk tur seçimin ardından Kılıçdaroğlu’na, İnce, Özdağ ve Oğan ile ilişki kurmak, görüşme yapmak, iletişim kurmak ve onların talepleriyle ilgili tutum alma konusunda yetki verdiklerini belirten Akşener, “Dolayısıyla o yetki çerçevesi içinde yaptığı görüşmelerin sonunda bir noktaya gelindi” dedi ve ekledi:

“Bugün Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Özdağ, Millet İttifakı’nın içinde yer aldığını ve destekleyeceğini söyledi. 7 maddelik, CHP Genel Başkanı sıfatıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun imzasının olduğu, Zafer Partisi Genel Başkanı sıfatıyla da Sayın Özdağ’ın imzasının olduğu bir mutabakat metni yayınlandı. Dolayısıyla o metinde bizleri rahatsız edecek bir şey yok.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Zeytinburnu ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İlk tur seçimin ardından Kılıçdaroğlu’na, İnce, Özdağ ve Oğan ile ilişki kurmak, görüşme yapmak, iletişim kurmak ve onların talepleriyle ilgili tutum alma konusunda yetki verdiklerini belirten Akşener, “Dolayısıyla o yetki çerçevesi içinde yaptığı görüşmelerin sonunda bir noktaya gelindi. Bugün Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Özdağ, Millet İttifakı’nın içinde yer aldığını ve destekleyeceğini söyledi. 7 maddelik, CHP Genel Başkanı sıfatıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun imzasının olduğu, Zafer Partisi Genel Başkanı sıfatıyla da Sayın Özdağ’ın imzasının olduğu bir mutabakat metni yayınlandı. Dolayısıyla o metinde bizleri rahatsız edecek bir şey yok” dedi.

Metnin iki siyasi partinin genel başkanları olarak yayımlandığını kaydeden Akşener, şöyle devam etti: Millet İttifakı’nın ortaya koyduğu çeşitli mutabakat metinleri var. Onlarla ters düşen de bir madde yok içinde. Dolayısıyla böyle bir yetkisi vardı Sayın Kılıçdaroğlu’nun. O yetkiyi yerine getirdi. Hayırlı uğurlu olsun.

“Seçimden sonra bir araya gelecek ve bu konuda görevlendirmeler yapılacak”

Akşener, Özdağ’ın “İçişleri Bakanı olarak sığınmacıları göndereceğim” şeklindeki paylaşımı üzerine gelen soruya ise şu yanıtı verdi:

Benim herhangi bir yorumum yok. Çünkü şöyle; biz henüz bakanlıklar konusunu hiçbir şekilde Millet İttifakı’nın bileşenleri olarak gelip bir araya konuşmadık. Ama bildiğim bir şey var, iki siyasi parti olarak biz ayrı ayrı girdik.

Dolayısıyla alınan oy ve çıkarılan milletvekili sayısına göre öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti, seçimden sonra bir araya gelecek ve bu konuda görevlendirmeler yapılacak. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’nin görevlendirmeleri aldığı bakanlıkları, hangi siyasi partiye, ‘siz burada görev alın’ diyeceği İYİ Parti’yi ve onun genel başkanını bizleri ilgilendiren bir durum değildir.

Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanının ve parti kurullarının vereceği bir karardır. Ona da saygı duyuyorum. Dolayısıyla İçişleri Bakanlığı üzerinden Sayın Özdağ böyle bir görevlendirme Sayın Kılıçdaroğlu başından itibaren yapmışsa dediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak verdiği bir karardır. Ben ona saygı duyuyorum.

Paylaşın

HÜDA-PAR’ın Suç Duyurusuna Akşener’den Yanıt: Şeref Madalyası

Parti programında yer alan “Kadınların sahiplendirilmesi” ifadesi nedeniyle tepki gösterdiği HÜDA-PAR’ın hakkında suç duyurusunda bulunduğu İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Benim için şeref madalyasıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın montaj açıklamasını da değerlendiren Akşener, “Cumhurbaşkanı’na yakışmayacak bir tutum. Çok acı. Gerçekten çok ayıp. Oy versin vermesin, her birimizin can güvenliğinden sorumlu bir kişinin, bizleri PKK ile suçlaması ve sonra ‘Montaj olur şu olur bu olur’ demesine uygun kelime bulamıyorum” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri kapsamında çalışmalarına ve ev ziyaretlerine ve temaslarına devam ediyor.

Bu kapsamda, İstanbul Çekmeköy’de emekçilerle bir araya geleceği toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Akşener, ikinci tur görüşmeleri kapsamında Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki mutabakat metniyle ilgili kendisine henüz metnin gelmediğini belirtti.

İki lider arasında uzlaşma sağlanacağını düşündüğünü belirten Akşener, “Her ikisi o mutabakat metni üzerinde fikirlerini muhtemelen birleştirdikten sonra diğer genel başkanlara da iletilecektir. Dolayısıyla benim bir bilgim yok, geldiği zaman fikrimi söylerim. Özdağ’ın sığınmacılar konusunda, Anayasa’nın değiştirilemez 4 maddesi konusunda, 66. madde konusunda Millet İttifakı bileşenlerin bir itirazı yok. Zaten bizim parlamenter sisteme geçiş konusundaki mutabakat metnimizde de böyle bir durum yok. Uzlaşacaklarına eminim” dedi.

Erdoğan’ın montaj video açıklaması

İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın montaj video açıklaması ile ilgili de şunları kaydetti:

“Bir Cumhurbaşkanı’na yakışmayacak bir tutum bu. Ha montaj, şu montaj, bu montaj… Bu gerçekten, bu ülkenin hala seçilmiş Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, çok acı, gerçekten çok ayıp. Her birimizin ona oy versin vermesin, bizim can güvenliğimizden, emniyetimizden sorumlu bir kişinin, yani bir başka vatandaşın, bir siyasetçi olabilir ama neticede bir vatandaş Sayın Kılıçdarğlu ve ben ve diğer arkadaşlar… Bizleri PKK’lıkla suçlamak, aklınıza gelebilecek her türlü çirkinlikle suçlamak, sonra da ne var canım bunda montaj olur, şu olur, bu olur demek… Ben buna uygun kelime bulamıyorum, sadece çok üzüldüğümü, acı bulduğumu, bir cumhurbaşkanının böyle bir duruma düşmesinin gerçekten ayıp olduğuna inanıyorum.”

Erdoğan, dün TRT’de katıldığı canlı yayında, mitinglerde izlettiği sahte videolar için “Kılıçdaroğlu’nun, Kandil’dekilerle video çekimleri var. Bunları yayınladılar. ‘Haydi, haydi, haydi’. Anladınız mı? Kandil’dekilerle bu şekilde ama montaj, ama şu, ama bu… Video çekimlerini yaptılar. PKK’lılar videolarla bunlara destek verdi” demişti.

Akşener’in ev ziyaretlerine ilişkin açıklamaları ise şöyle:

“Ben biliyorsunuz uzunca bir zamandır esnaf ziyaretleri yaptım. Onun yanına 2 yıla yakın süredir yoksul ailelere ev ziyaretleri yapıyorum. Sonra da bugün burada ziyaret edeceğim gibi, emekçilerle toplantılar yapıyorum. Bunları öncelikle onları dinlemek amaçlıydı, bugün ise Sayın Kılıçdaroğlu’na oy istemek amaçlı, ikinci turda referanduma dönen bu seçimi kazanmak için yapılan çalışmalar.

Bugün gezdiğimiz evlerde gördüklerimin yaşattığı dehşet, bu seçimin mutlaka alınması gerektiğini söylüyor bize. Genç bağımlılık artmış. Dün gezdiğim evlerde ortaokul ve liselere giren, silah, içki, hap ve şiddetten bahsetmişti çocuklar. Bugün gezdiğim sokaklardaki evlerde, hem eğitimdeki bozukluk, yani devlet okullarındaki meseleler… Parası olan çocuğunu okutabildiği bir Türkiye ama buna karşı bağımlılığın arttığı, dar sokaklarda çok daha fazla uyuşturucunun satıldığı, bağımlılığa alıştırıldıktan sonra satıcıya çevrildikleri bir İstanbul ara sokakları gördüm.

Bütün bunların neticesinde kaynamayan tencerelerin yanında şiddet gören kadınlar, 15’i doldurduktan sonra obezleşen çocuklar, ortaokul liseye gidip üniversiteyi hiç aklından geçirmeyen tamirhanede bir taraftan okuyup bir taraftan çalışan çocuklar, bodrumdan bozma evlerin 2 bin 500 liraya oturmayı harika diyen aileler…  Onlara 6 binin üstünde kira isteyen ev sahipleri ile karşı karşıyayız. Nolursunuz Meral Hanım şu kira meselesini halledin diyen insanlar…

Yardımlar kesilmiş. Çocuklarına, eşlerine iş isteyen kadınlar, nerede olursa olsun iş olsun diyen kadınlar gösteriyor ki bize bu ucube sistem Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirmiş. Bu seçimi kazanmak durumundayız. Ben o evlerden, o kadınlardan, o gençlerden Sayın Kılıçdaroğlu’na oy istemek üzere dolaştım, dolaşmaya devam ediyorum. Aynı şekilde şimdi emekçi kadınlar ve emekçilerle bir görüşmem olacak. Benzer konuları konuşacağız.”

Paylaşın

HÜDA-PAR’dan İYİ Parti Lideri Akşener Hakkında Suç Duyurusu

Hizbullah’ın siyasi kanadı olduğu sık sık öne sürülen Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), ‘hakaret ettiği’ gerekçesiyle İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener hakkında suç duyurusunda bulundu.

HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan duyuruda şöyle denildi:

“Partimize yönelik sarfettiği çirkin, ahlak sınırlarını aşan, siyasi olgunluğa yakışmayan ve bir siyasetçinin sahip olması gereken asgari nezaketi ihlal eden hakaretleri sebebiyle Meral Akşener hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Paylaşımda, hangi ifadelerinden ötürü Akşener hakkında suç duyurusunda bulunulduğu dile getirilmedi.

Akşener ne demişti?

İYİ Parti Lideri Akşener, Habertürk canlı yayınında, HÜDA PAR’ın programında yer alan, “kadın sahiplendirilmesi” ifadesine tepki göstermiş, “Kadını sahiplendirmek ne demek? Dangalak! Seni sahiplendirelim” demişti.

HÜDA-PAR’ın parti programında ‘kadınların sahiplendirilmesiyle’ ilgili şöyle bir madde bulunuyor:

“Varisleri olmayan veya bulunamayan kişilerin bıraktığı miras, devlet hazinesine değil fakirlere bırakılmalı veya sadece fakir gençlerin evlendirilmesi, yalnız yaşayan kadınların sahiplenilmesi ve yetimlerin bakımı gibi alanlarda kullanılmak üzere oluşturulacak bir fona devredilmelidir.”

Hizbullah bağlantısı iddiaları

HÜDA PAR, kuruluşundan itibaren Hizbullah ile ilişkilendirilmiştir. Hizbullah’ı hedef alan Beykoz Operasyonu sonucu tutuklananlar ve ailelerine destek olmak amacıyla 2004 yılında Mustazaflarla Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der) kuruldu. Dernek, 2012 yılında Hizbullah’ın devamı olduğu gerekçesiyle kapatıldı.

Derneğin kapatılması üzerine propaganda imkanı ve siyasi partilerin kapatılmasının derneklere göre daha zor olması nedeniyle 2013 yılında Hür Dava Partisi adıyla partileşti.

Zekeriya Yapıcıoğlu, “Hizbullah bana göre bir terör örgütü değil.” demiştir. HÜDA PAR genel başkan yardımcısı Yılmaz, Yargıtay’ın 2012’de Hizbullah bağlantısı sebebiyle kapattığı Mustazaf-Der’in genel başkanlığını yapmıştır.

HÜDA PAR genel başkan vekili İshak Sağlam ile Diyarbakır il başkanı Faruk Dinç’in daha önce Hizbullah davasında hapis cezalarına çarptırıldığı ortaya çıktı. HÜDA PAR Merkez İstişare Kurulu üyesi Nasuh Sevinik’in Hizbullah’ta yöneticilik yaptığı iddia edildi.

2023 Türkiye genel seçimleri öncesinde Cumhur İttifakı ile müzakereler sırasında ve sonrasında HÜDA PAR’ın Hizbullah ile bağlantısı olduğu iddialarının yer aldığı 47 haber sayfasına erişim engeli kararları uygulamaya kondu.

HÜDA PAR lideri Zekeriya Yapıcıoğlu, 2012’de Hizbullah bağlantısı gerekçesiyle kapatılan Mustazaf-Der davasıyla ilgili AİHM tarafından “hak ihlali” kararı verilmesi üzerine yeniden görülen davada “FETÖ kumpası” eski kararın kaldırılarak Mustazaf-Der’in beraat ettiğini ve yeniden faaliyetlerine devam ettiğini belirterek partilerinin Hizbullah ile bağı olduğu iddiasının doğru olmadığını söyledi ve “biz şiddetin her türlüsünü reddediyoruz” dedi.

Zekeriya Yapıcıoğlu yaptığı açıklamada; “Onlarca defa söyledim. Biz Hizbullah’ın devamı falan değiliz, biz onun mirasçısı değiliz, biz başka bir örgütün de devamı ya da siyasi kolu değiliz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Akşener: Kaybedersek, Bu Ucube Sistemi Tartışamayacağız

Katıldığı bir televizyon programında “28 Mayıs” seçimine ilişkin değerlendirme yapan İYİ Parti Lideri Akşener, “Sayın Kılıçdaroğlu’nu seçtireceğimize inanıyorum. Yasama ve yürütmede denge ve denetleme olur. O zaman sağduyu Türkiye’ye hakim olur. Hep beraber Meclis’te referanduma gerek kalmadan, bütün partilerin ‘evet’i ile parlamenter sisteme geçiş daha kolay, uzlaşı ile olur diye düşünüyorum” dedi ve ekledi:

Benim derdim şu; biz bu ucube sistemin, burada özne sayın Erdoğan sayın Kılıçdaroğlu değil. Sayın Erdoğan kazanırsa, göreceksiniz en fazla 2 sene sonra özellikle kadınlar ‘Meral hanım haklıymış’ diyecekler. Özellikle kadınlar nefes alamayacak. Bu dile sahip bir partiyle el sıkışma durumunda bıraktı. Bunu kaybedersek, bu ucube sistemi bir tartışamayacağız. Sayın Erdoğan’ın son seçimi. Bunu bir kenara koyun. Burada çok büyük haksızlık var.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Ben olumlu veya olumsuz değerlendirmeye dair kendimi hak sahibi görmüyorum. Bu değerlendirmeyi yapacak olan sayın Oğan’a 5.3 oy vermiş seçmendir. Bu seçmenler sayın Erdoğan’ı desteklemeye mi gideceklerdir; yoksa bir denge unsuru olarak tutum mu alacaklardır, onu bilmiyoruz.

Sayın Oğan’ın kişisel kararını elbette saygıyla karşılıyorum. Uzun zamandır Türkiye’de siyasi partilere, şahıslara oy veren seçmenin iradesi sıfır, o partinin marabası gibi tarif edilen seçmen var. Seçmen velinimettir. Sayın Erdoğan’a koştura koştura desteklemeye gideceğini düşünmüyorum.

Millet İttifakı’nı da Cumhur İttifakı’nı da eleştirdiği alanlar vardı. Sayın Kılıçdaroğlu bizatihi sayın Oğan’ı ziyaret ederek cevap verdi. Soru işaretlerine açık ve net cevaplar verdi sayın Kılıçdaroğlu. Sayın İnce özellikle üzerinde durduğum kişidir. Sayın İnce, sayın Özdağ, sayın Oğan dahil olmak üzere onlarla konuşmaya yetkili kıldık biz.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun konuşması gerekiyor muhatap olarak. Buna karşılık sayın Erdoğan davet etti ve sayın Oğan’ın itiraz ettiği her şey yerinde duruyor. Şaşırdığımı söylemem. Görüşmelerden sonra gidişata göre şaşırmadım. Bu 5.2’lik alan sayın Oğan’ın hareketiyle koştur koştur gidip sayın Erdoğan’ı destekleyecek diye kavram da yok.

Organik mitinglerde sayın Kılıçdaroğlu’na oy istediğimde oluşan alkışı görüyorsunuz. Kalabalık olmuş, az olmuş gibi iddiamız yoktu. Güzel ve coşkulu mitingler oldu. Erzurum’dan sonra ben sayın Kılıçdaroğlu’nun 1. turda seçimi alacağına inandım ve bunu da belirttim. Böyle gördüğünüz de Meclis’in de alabileceğini denk düşürüyorsunuz. Bir bahane uydurmuyorum.

Cumhur İttifakı’nda AK Parti 2002’deki oyuna düştü, ilk defa, 21 yılda. Sayın Erdoğan ikinci tura kaldı. Buna karşılık Meclis’i aldılar. Bu Türkiye açısından büyük fayda da getirebilir. Sayın Kılıçdaroğlu’nu seçtireceğimize inanıyorum. Yasama ve yürütmede denge ve denetleme olur. O zaman sağduyu Türkiye’ye hakim olur. Hep beraber Meclis’te referanduma gerek kalmadan, bütün partilerin ‘evet’i ile parlamenter sisteme geçiş daha kolay, uzlaşı ile olur diye düşünüyorum.

Benim derdim şu; biz bu ucube sistemin, burada özne sayın Erdoğan sayın Kılıçdaroğlu değil. Sayın Erdoğan kazanırsa, göreceksiniz en fazla 2 sene sonra özellikle kadınlar ‘Meral hanım haklıymış’ diyecekler. Özellikle kadınlar nefes alamayacak. Bu dile sahip bir partiyle el sıkışma durumunda bıraktı. Bunu kaybedersek, bu ucube sistemi bir tartışamayacağız. Sayın Erdoğan’ın son seçimi. Bunu bir kenara koyun. Burada çok büyük haksızlık var.

Mesela bana PKK’lı dendi. Diyarbakır’a gittiğim zaman faili meçhulcü dendi. Dürüst bir şekilde söylüyorum; bu işle alay etmeyi tercih ettim. Dünya kadar televizyon kanalı, sosyal medyada inanılmaz kampanya olmuş. HDP’nin masada olduğunu düşünmemiştim, bu tutmuş. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Öcalan’ı çıkaracağına dair iftiralar tutmuş.

“Benim PKK ile ilişkim varsa gereğinin yapılması lazım”

Duran Kalkan uzun uzun kesildi verildi. İkinci bölümü yayınlandı. Dendi ki, en fazla bizimle görüşen Tayyip Erdoğan’dır. O kadar çok şey söyleyebilirim ki. Şurada oturup, Tayyip Erdoğan’ı PKK’lı ilan ederim. Habur rezaletini sorarım. Mansur Bey’le gittiğimiz mitinglerde PKK mevzusunu konuştuk. Benim PKK ile ilişkim varsa gereğinin yapılması lazım. Sizin karşınızda konuşamıyor olmam lazımdı.

Anketlerde sayın Kılıçdaroğlu birinci çıktığında borsa yükselmişti. Dolayısıyla ekonomi onu satın almıştı. Perşembe günü ne kararlar alındı, bu da başka durum. Anketler doğru mu eğri mi onu bilemem. Anket şirketi sahiplerin temel sorunu, istisnalar kaideyi bozmaz, çalıştıkları siyasi partilerin yöneticilerini siyasi iletişim açısından tanzim etmeye çalışıyorlar. Orada bilim kayboluyor. Bir anket şirketinin üst düzey yöneticisi Bilge Yılmaz hocayı arayıp ‘istifa et bu partiden’ demiştir. Bu bilime, ahlaka yansıyor.

1 milyonun üstünde geçersiz oy var. Katılma oranı yüzde 87. Sayın Kılıçdaroğlu 24 milyon 595 bin oy. Sayın Erdoğan 27 milyon 133 bin 849 oy. Aradaki fark 2,5 milyon civarında. Oy kullanan 55 milyon 833. Böyle baktığınız zaman potansiyel seçmen 12 milyon oy vermemiş. Bu seçime iki taraf da sıfırdan başlıyor. Cumhur İttifakı’nda da BBP, MHP, Yeniden Refah gibi partiler ayrı girdiler.

Bizim Millet İttifakı’nda CHP ve biz ayrı ayrı girdik. Çeşitli kafa karışıklıkları her tarafta olabilir. Bugün sadece iki kişi için oy istenecek. Şimdi konu daha sadeleşti, basitleşti. Arada 2,5 milyon rakam olduğu için mikro seviyede bire bir, şahıs olarak temasla bu işi sağlamak. Mitingler yaptık. O tamam. Şimdi bireye dokunma zamanı. Şimdi 50 bin genç yeni oy kullanacakmış. Mami diyorlar bana. ‘Mami ne söylüyorsun, sayın Kılıçdaroğlu’na oy vermek için ikna et beni’ diyorlar.”

Paylaşın

Akşener’den Parti Teşkilatlarına Kurultay Talimatı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, parti teşkilatlarına gönderdiği yazısında, 24-25 Haziran tarihlerinde kurultaya gidilmesi için hazırlıkların yapılması talimatı verdi.

Haber Merkezi / İYİ Parti’de 3. Olağan Kurultay’ın tarihi belli oldu. Genel Başkan Meral Akşener imzalı karara göre İYİ Parti, 24-25 Haziran’da kurultaya gidiyor.

Genel Başkan Meral Akşener imzalı kararın detayı şöyle oldu:

“İYİ Parti Genel Merkezi Genel Sekreterliğine

Parti tüzüğümüzün 37. maddesinin Genel Başkanlık sıfatıyla şahsıma verdiği yetkiye istinaden Genel Başkan, Genel İdare Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu organlarının seçimi ve tüzük değişikliğini içeren 3. Olağan Kurultayının 24-25 Haziran 2023 tarihinde yapılmasını gerekli gördüm.

Partimizin 3. Olağan Kurultayının Genel Sekreterlikçe ilgili kurullara iletilmesini ve gereğinin yapılmasını arz ederim.”

Türkiye, 14 Mayıs’ta 28. Dönem Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Seçimi için sandık başına gitti. Cumhurbaşkanı seçimi Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleştirilecek seçim ile 2. tura kaldı.

Milletvekili Genel Seçiminde ise resmi olmayan sonuçlara göre; AKP yüzde 35.78, CHP yüzde 25.47, MHP yüzde 10.04, İYİ Parti yüzde 9.72, Yeşil Sol Parti yüzde 8.86 oy aldı.

Paylaşın