Akşener’den Özel’e Yanıt: Midem Bulanıyor Artık

CHP Lideri Özgür Özel’in ‘İYİ Parti bize Balıkesir’de jest yapsın’ sözlerine yanıt veren İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “CHP’nin jest isteme işleminden bıktım usandım midem bulanıyor artık. Bu netlikte söyleyeyim çünkü bir 15 milletvekili ve biz onlarla herhangi bir nasıl diyeyim arkadaşlarımızı zora düşürecek hiçbir şey yapmadık. Teşekkür ede ede gezdik bir vefa sistemi içerisinde gezdik ve en ufak incitici bir cümlemiz olmadı” dedi ve ekledi:

“15 arkadaşımıza ve Sayın Kılıçdaroğlu’na o dönemin CHP yöneticilerine ama o kadar ki dön baba dönelim 15 milletvekiline. Ama genel başkanlar dikkatli dil kullanmasına fayda var diye düşünüyorum. Bir yanlışlık daha yapılıyor. Çok manidar bulduğum ifade ediyorum. İsmail Ok beyefendi doğrudur belediye başkan adayı oldu, seçilemedi. 9000 oyla seçilemedi. O Günlerde o dönemde yapılan karşılıklı didismeyle seçilemedi.”

Akşener açıklamasının devamında, “Seçim kaybettikten sonra hepimize sinir oldu O günden sonra da AK Parti’ye Milletvekili olarak geçti.. Belediye başkanı oldu. AK Parti’ye gitti deniliyor, bu kocaman bir yalan. Ben Sayın Ahmet Akın’a karşı evet bir zarif cümle kurdum yani Fi tarihinde. Çünkü o şöyle bir beyanat verdi; ‘Sayın ok gidince ben artık iyi Parti’nin de milletvekiliyim’ dedi. Ben de çok teşekkür ediyorum beni borçlandırdın dedim ama Balıkesir bize bırakıldığında Antalya’yı da CHP’ye bıraktık. Demek ki bilgileri yok arkadaşların bu konuda, şimdi ben hatırlatmış olayım” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler kapsamında Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde esnafı ziyaretinde bulundu. Akşener, ziyaretler sırasında gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Meral Akşener’in konuşmasından öne çıkan başlıklar bu şekilde: “Şimdi ben bu seçimlerin büyük bir dikkatle götürmeye çalışıyorum. Hem ben hem arkadaşlarım her zaman seçimleri seçmenin düğünü, bayramı olarak değerlendirdik. Seçmenin lehine seçmen için doğru olan işlerin yarıştığı bir dönem olmasına gayret ettik.

Ben esnafı ilk defa gezmiyorum bütün ağalar yan gelip yatarken ben tek kadın genel başkan olarak; grubu olan bir siyasi parti kadın Genel Başkanı tam 3 yıl boyunca esnaf esnaf; Ankara’da olanlar biliyor, beraberce gezdik burayı öğrendik kamuoyuyla paylaştık ve iktidar partisine de buyurun bu dertleri çözün dedik.

Biz bir Cumhuriyet Halk Partisi ile 2018-2019 ve 2023’te İttifak yaptık. Çünkü bu şu anda Türkiye’nin mahkum olduğu ucube sistem dediğim bu ittifaklara mecbur bırakan sistem bunu yarattı ve böyle bir yol yürüdü. Hem kişisel olarak hem partimin mensupları olarak biz sistemi değiştirebilecek sonuç için gayret gösterdik. Her bir suçu benim üzerime bırakıyor herkes. Keşke bu suç bırakmak problemi çözse. Tamam suçlar benim olsun aldım, gittim. Hani bir film vardır günah yiyen bir papaz vardır onun gibi ben günahları yiyeyim.

Hay hay yeter ki siz günahsız kalın ama konu o değil ki biz başaramadık, bu seçime 3 yıl kala sürekli olarak bir şey söyledim ben. Allah rızası için bir araya toplanıp düzgünce tek bir adayın etrafında toplanıp gidelim ve Sayın Kılıçdaroğlu’na 5 kişi onlar 5 kişi biz onların huzurunda dönüp dedim ki ‘sayın genel başkanım biz birbirimize öyle hitap ediyorduk. Bu iki Belediye Başkanı adayımızın herhangi birine cumhurbaşkanı adayı gösterecekseniz biz varız ama diğerini geri çekin. Eğer bu arkadaşlarımızdan hiçbirini göstermeyecekseniz ikisine birden geri çekin.

Bir başka aday üzerine gideceksek, hiçbirini göstermiyorsanız geri çekin. Çünkü seçmeni taraftar halinde getirir. Bu arkadaşlarımızın tutumu bu yerine geldi mi gelmedi. Ben buna dikkat çekebilmek için durup dururken ben başbakan olacağım dedim. Bunun anlamı ne? Herkes güldü bana bu kadın deli mi ne diye. Bunun anlamı ne? Biz bu ucube sistemi kazanacak değiştirecek bir psikolojik atmosfer yaratmak amaçlıydı.

Sonuçta biz başaramadık yani ittifak siyaseti ile öyle ya da böyle başaramadık. Biz iyi Parti olarak tek mi başımıza hür müstakil bu yerel seçimlerde seçime gitmeye karar verdik kararı bu esnaf esnaf dükkanlarında rastladığımız insanlar verecek.

O günden beri biz inanılmaz bir hakarete iftiraya çirkinlikle karşı karşıya kalıyoruz bugün çok ilginç bir fotoğraf yap gördüm bizim Gölbaşı Belediye Meclis üyelerimizden 2 sırada bulunan arkadaşımız hem Mansur Bey’i hem Cumhuriyet Halk Partisi’ne il başkanlığımızı yapıp sonra genel müdür olan Mesut Özarslan arkadaşımızın şimdi biliyorsunuz Keçiören Belediye Başkan Adayı CHP’nin onun seçim bürosunda bir fotoğrafını gösterdi.

“30 yıl aktif politika yapıyorum”

Arkadaşlar halen bizim listemizden aday bu güzel bir şey değil bu insanlar olan inancı insanlara olan saygının siyasetçi olan saygının siyasetçi olan inancın ortadan kalktığı bir çirkin tavırdır dürüst bir şekilde ben sizden aday falan olmayacağım burayı destekliyorum sizinle beraber olmak istemiyorum demek çok saygıdeğer bir davranıştır ama o listede yer alıp o listeden istifa etmeyip orada gidip yani fotoğraf vermek ve buna da müsaade etmek hem büyükşehir belediye başkan adayının ve o ilçenin adayının müsaade etmesi bunu fotoğraf olarak paylaşması 30 yıl aktif politika yapıyorum.

80 öncesinde sağ sol kavgasını yaşamış insanım abim MHP il başkanıydı ben böylesine bir çirkinliği ilk defa rastlıyorum seçilirsin bu bile yanlış ama seçilirsin gidersin ya da öncesinde dürüst bir şekilde dersin ki ben yokum kardeşim biz de buna saygı gösteririz.

Bu her şeyin mübah olduğu seçim şeklini alıyor ve herkesin her şeyi İYİ Parti üzerine boca ettiği bir durum. CHP’nin jest isteme işleminden bıktım usandım midem bulanıyor artık. Bu netlikte söyleyeyim çünkü bir 15 milletvekili ve biz onlarla herhangi bir nasıl diyeyim arkadaşlarımızı zora düşürecek hiçbir şey yapmadık. Teşekkür ede ede gezdik bir vefa sistemi içerisinde gezdik ve en ufak incitici bir cümlemiz olmadı. 15 arkadaşımıza ve Sayın Kılıçdaroğlu’na o dönemin CHP yöneticilerine ama o kadar ki dön baba dönelim 15 milletvekiline.

Ama genel başkanlarım dikkatli dil kullanmasına fayda var diye düşünüyorum. Bir yanlışlık daha yapılıyor. Çok manidar bulduğum ifade ediyorum. İsmail Ok beyefendi doğrudur belediye başkan adayı oldu, seçilemedi. 9000 oyla seçilemedi. O Günlerde o dönemde yapılan karşılıklı didişmeyle seçilemedi.  Seçim kaybettikten sonra hepimize sinir oldu O günden sonra da AK Parti’ye Milletvekili olarak geçti…

Belediye başkanı oldu. AK Parti’ye gitti deniliyor, bu kocaman bir yalan. Ben Sayın Ahmet Akın’a karşı evet bir zarif cümle kurdum yani Fi tarihinde. Çünkü o şöyle bir beyanat verdi; ‘Sayın ok gidince ben artık iyi Parti’nin de milletvekiliyim’ dedi. Ben de çok teşekkür ediyorum beni borçlandırdın dedim ama Balıkesir bize bırakıldığında Antalya’yı da CHP’ye bıraktık. Demek ki bilgileri yok arkadaşların bu konuda, şimdi ben hatırlatmış olayım.”

Paylaşın

Akşener’den Vatandaşa: Sizin İçin Mi Parti Kurduk Biz!

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Niye döndünüz?” diye soran yurttaşa, “Sizin için mi parti kurduk biz! Vermeyin kardeşim bize oy, gidin CHP’yi destekleyin, seçtirin. DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfrediyorsunuz. Hadi be!” diyerek çıkıştı.

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, partilerde seçim çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Mamak’ta ziyaretlerde bulundu.

Ziyareti sırasında bir yurttaşın ‘seçime ayrı girme’ eleştirisine tepki gösteren İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Ayrı giriyoruz kardeşim, oy vermeyin sizde” ifadelerini kullandı.

Meral Akşener, “Niye döndünüz?” diye soran yurttaşa, “Sizin için mi parti kurduk biz! Vermeyin kardeşim bize oy, gidin CHP’yi destekleyin, seçtirin. DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfrediyorsunuz. Hadi be!” diyerek çıkıştı.

Akşener’in çıkıştığı yurttaş, Medyascope’a konuştu. “Bayındır CHP’deydi, seviyorduk. Şimdi kazanamayacak, AK Parti’ye yarayacak. Olan da bize olacak. Onların zaten maaşı iyi, ekmeği iyi. Bizler perişan. Eşim vefat etti. Keşke evim yakın olsa da evimi çekseniz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İYİ Parti’de Üst Düzey İstifa: Meral Akşener’e Sitem Dolu Sözler

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de genel başkan yardımcısı ve Şanlıurfa Milletvekili Cem Karakeçili, sosyal medya hesabı üzerinden istifa ettiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Cem Karakeçili, “Her veda zordur çünkü zor zamanlarda, doğru amaçlarla, güzel duygularla, cesur insanlarla iyi günler geçirdim. Her şey için minnettarım tüm İYİ parti ailesine Teşekkür ediyorum” notuyla paylaştığı istifa açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Gençlik yıllarımdan beri içinde bulunduğum siyaset camiasında, başta rahmetli babamdan; ANAP ve DP’de genel başkan yardımcısı sıfatımla birlikte çalışma şansı elde ettiğim değerli genel başkanlardan; sokakta, tarlada, yağmurda, sıcakta, beraberce ter akıttığımız her kademeden partili kardeşimden birçok şey öğrendim.

Hepsine minnettar ve müteşekkirim. Siyasete dair tüm bu öğrendiklerimi alt alta yazıp topladığımda ise şu yargıya ulaşabiliyorum: “Siyaset, bir ekip çalışmasıdır. Amacı çatışmaları ve çıkarları uzlaştırılmak olan bir sanattır. Bu uzlaşı da merkezde ve makulde buluşmaktır; Merkezi ve makulü inşa etmektir.

Haliyle, siyasal partiler de siyaset sanatını icra etmek üzere, ortak fikirlere ve ideallere sahip ancak farklı yetenekleri olan insanları bir araya getiren orkestralara benzerler. Genel başkanlar ise koordinasyonu, uzlaşmayı, dengeyi ve düzeni sağlayan orkestra şefleridir.

Ancak Genel Başkan Sn. Meral Akşener, oldukça bilgili bir siyasetçi, fazlasıyla tecrübeli bir orkestra şefi olmasına rağmen, en iyi bildiğini zannettiğimiz enstrümanlara israrla yanlış parçalar icra ettirmekte, en iyi bildiğini var saydığımız notalara da sürekli yanlış basmaktadır. Gelinen noktada partinin idaresi: Tokmağın birinin, davulunsa başkasının elinde olduğu, siyasal bir gürültü kaynağına dönüşmüştür. Bu hazin durumu üzüntüyle izleyen partimizin milyonlarca seçmeni ise davul ve tokmak arasında sıkışıp kalmıştır.

Çünkü partide olan bitenler, “siyasette yapılabilecek makul hatalar” sınırını çoktan aşmış, akılla kavranabilecek düzeyinse çoktan dışına çıkmıştır. Hatalarda ısrarın asıl sonucu ise İYİ Parti’nin Türkiye’ye iyi geleceğine emin olduğum büyük bir orkestra olma hedefinden tamamen ayrılmasıdır.

Bu yüzdendir ki parti, günden güne erimektedir. Bu erime, sadece rakamsal değildir. Partinin siyasi koordinatlarının erozyonudur. Partiyi bir zamanlar %15’lerin üzerine çıkartan, her görüşten böylesine değerli ve hassas bir seçmen kitlesinin bugün seçeneksiz ve umutsuz kalmasıdır.

Mesele genel seçimin kaybedilmesine bağlı olarak, partinin yaşadığı iç buhran durumuyla açıklanamaz. Yahut ana muhalefet partisiyle bir zamanlar yapılmış olan İttifakın sona ermesi de bunu anlatmaya yetmez. Mesele, çok zor koşullarda kurulan ve kuruluşunun her aşamasında umut ve cesareti israrla bünyesinde taşıyarak büyüyen bir siyasal hareketin göz göre göre felakete sürüklenmesidir.

Mesele, alınan kararların partinin geleceğini karartacak denli yoğunlaşarak, Ülke siyasetini, bir Çıkmaza sokmasıdır. Tüm itirazlara, hatta feryatlara rağmen de bu yoldan dönmemeye adeta yemin edilmiş olmasıdır. Mesele, “Hür ve müstakil” sloganıyla perdelenmiş olan akıl ve zihin dağınıklığının seçmenimize karşı yapılan sistematik bir sorumsuzluk ve umursamazlık boyutuna ulaşmasıdır.

Hatırlatmak gerekir ki 2020 kurultayından itibaren, “Başka bir milliyetçilik mümkün” diyebilen bir parti ortaya çıkmıştı. “Hür ve müstakil” bahanesinden önce, “hürriyet” diyebilen bir siyaset kurulabilmişti. Diyarbakır’da da Edirne’de de aynı dille konuşabilen, Türk milletine, Cumhuriyetin kurucu ve kapsayıcı diliyle hitap edebilen gerçek bir seçenek oluşmuştu. Dili, inancı, oy tercihi ne olursa olsun “İki yumruk arasında” kalan herkesi kucaklayabilen yeni bir merkez inşa edilmişti.

Gelinen nokta ise, “Bu kurşunlar mı bize dur diyecek?”, “Uğur Mumcu’lar, Gaffar Okkan’lar, Sinan Ateş’ler durdu mu?” diye konuşan Akşener’den, “eskiden siyasi cinayetler mertçe işlenirdi” diyebilen bir zihin dünyasına geçilmesidir. Birkaç ay öncesine kadar Cumhurbaşkanı olması niyetiyle masa devrilen İmamoğlu için, “Gözü başka mevkilerde olanlar bu şehri yönetemez” denilmesidir.

Ankara’da ise “hür ve müstakil” iddiasının, tüm siyasi yaşamını CHP’de geçirmiş bir adayla neticelenmesidir. Birçok il ve ilçede de benzer durumlar, herkesin malumudur. Eğer İyi Parti üzerine oynanan bir oyun ve yapılan bir operasyon varsa, burada aranmalıdır.

Dolayısıyla operasyon denen şey, kökleri dışarıda aranmasına gerek olmayacak kadar içeridedir, bünyededir ve alenidir. Ancak yetkili hiç kimse bu hastalığı kabul etmemekte, bu konudaki uyarılarıysa düşmanlık ve ihanet olarak addetmektedir.

Teşhisin ve haliyle tedavinin yapılma imkanının kalmaması ise mevcut koşullarda İyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığın nihai sonucunun beklendiği umutsuz bir kabullenişi göstermektedir. Buraya kadar anlattığım ve paylaştığım hazin durum, İYİ Parti’de görev yapmama artık izin vermemektedir.

Çünkü benim bildiğim ve anladığım siyaset, çatışmaları ve çıkarları uzlaştırma sanatı olan siyasettir. Savaş ve düşmanlık siyaseti değildir. Çünkü savaş bir siyaset biçimi değildir. Benim anladığım siyaset, sorunlara çözüm bulma sanatıdır, sorumsuzca sorun yaratmak değildir. Çünkü sorumsuzluk bir siyaset biçimi değildir.

Benim anladığım siyaset, gerçekçi hedeflere tutarlı şekilde ve sabırla yürümektir. İddia ve hedeflerden durduk yere vazgeçmek değildir. Çünkü iddiasızlık bir siyaset biçimi değildir. Benim anladığım siyaset, kaybetmek ve kaybettirmek için değil, kazanmak ve kazandırmak için yapılan siyasettir. Çünkü kaybettirmek, bir siyaset biçimi değildir.

Bu vesileyle partideki yerel yönetimler başkan yardımcılığı görevimden istifa ediyorum ve parti üyeliğinden ayrılıyorum. Merkezde ve makulde buluşmayı umut eden Türk Milletine, Saygılarımla arz ederim.”

Paylaşın

İYİ Parti’de “Özü Başına” Eleştirisi

AK Parti’den aday gösterilmeyen birçok belediye başkanı Yeniden Refah Partisi’nden (YRP), CHP’nin aday göstermediği bazı belediye başkanları da İYİ Parti’den aday oldu.

CHP’den seçilen Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin’in İYİ Parti adaylığını genel başkan Meral Akşener duyurdu.

CHP’den seçilen Adana Seyhan ve Çukurova Belediye Başkanları da yeniden aday gösterilmemeleri üzerine partilerinden istifa ederek İYİ Parti adayı oldular. Öyle ki İYİ Parti tarafından Çukurova Belediye Başkan adayı ilan edilen Birol Büyüköztürk’ün CHP’li belediye başkanı için adaylıktan alınması üzerine Büyüköztürk kuruluşunda yer aldığı partisinden istifa etti.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Bu tablo nedeniyle Meclis kulislerinde bazı partililer, “Yeniden aday yapılmayan CHP, AK Parti’li belediye başkanlarını aday göstererek mi seçime özü başına girmiş olacağız” diye sordular.

Öte yandan yerel seçimlere “Hür ve müstakil” olarak girme kararı alan İYİ Parti hafta sonu seçim beyannamesini açıkladı. “Türkiye’nin en iyisi” sloganıyla açıklanan beyannamede İYİ Parti’nin yerel yönetim anlayışı ve vaatleri yer aldı.

“En iyiler Türkiye’yi değiştirecek. 2028’e uzanan şanlı bir yolculuğun ilk adımını atacağız. Türkiye’nin demokratik milli yükselişini yerelden başlatacağız” sözleri ile başlayan beyannamede İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) için ayrı yasa önerisi yer aldı.

İstanbul’un “tarihsel ve kültürel mirası, iktisadi ve ticari kapasitesi, nüfus yoğunluğu, kamusal hizmet ve yatırım hacmi gibi birçok yönden diğer büyükşehirlerle kıyaslanamayacak öneme sahip olduğu belirtilen beyannamede şu ifadelere yer verildi:

“Gelişmiş ülkelerdeki örnekleri gibi İstanbul kentine yerel yönetimler mevzuatı içinde ayrı bir yer verilmesi, belediye ve büyükşehir yasalarının uzantısı olarak bu yasaları kent özelinde tamamlayan İstanbul Büyükşehir Yasasının hazırlanması gerekmektedir.”

Paylaşın

Akşener, Yine CHP’yi Hedef Aldı

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, son haftalarda olduğu gibi iktidar partisi AK Parti’yle birlikte ana muhalefet partisi CHP’yi sert sözlerle hedef aldı. Liderliğine partililerce verilen desteği vurguladığı gözlemlenen Akşener, “ittifak sistemi” ile mücadele için 31 Mart’ta 81 ilde kendi adaylarıyla yarıştıkları mesajını verdi.

“İktidar, ne kadar sorumsuz, ciddiyetsiz ve beceriksizse biz de, o kadar kararlıyız. Ana muhalefet, ne kadar kör, sağır, dilsizse biz de o kadar kararlıyız! Milletimize söz olsun; İYİ Parti’nin yönettiği, tüm belediyelerde; kaçak ve sığınmacı sayısını, süratle azaltacağız.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ATO Kongre Merkezi’nde partisinin yerel seçim beyannamesi ve belediye başkan adayları tanıtım toplantısında konuştu. Akeşner’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde;

“İlk günden beri milletimizin bastırılan sesini duyurmak için, hürriyet vurulan prangaları kırmak için yanımdasınız. Onca zulme, baskıya, zorluğa rağmen yanımdasınız. İyi ki yanımdasınız.

Bugüne kadar tehditle, baskıyla yolumuzu kesebileceklerini sandılar. İftirayla, dedikoduyla gücümüzü kırabileceklerini sandılar. Bugüne kadar hiçbiri, hiçbir zaman başaramadı. Her türlü tuzağa, dümene rağmen biz hala buradayız.

Hakaretlerle, yalanlarla, iftiralarla milletimizle aramıza girmeyi başaramazlar. Sansürleriyle, operasyonlarıyla Türkiye’nin iyi ve cesur evlatlarını bastıramazlar. Biz milletimizi oy uğruna birbirine düşürenlere benzemeyiz.

Biz oy uğruna milletin hakkına girenlere de benzemeyiz. Biz oy uğruna Cumhuriyet düşmanlarıyla uzlaşı peşinde koşmayız. Milletimize ihanet edenlerle yoldaşlık etmeyiz. Atatürk’e beddua edenlerle kol kola yürümeyiz.

Türk siyaseti bugün birbirinin zıttı gözükenlerin birbirinin sureti olduğu girdabında gidiyor. Birbirine laf yetiştirenlerin birbirleri sayesinde ayakta kaldığı kayıkçı kavgasında devam ediyor. Birbirine düşman olanların, varlıklarını birbirine borçlu olduğu tahterevalli düzenine sıkıştırılıyor.

Adına ittifak sistemi dedikleri milletsiz bir siyaset düzlemi ülkemizi esir aldı. Bu ucube sistem siyaseti de ucubeleştirdi. Bu sistemde siyaset de milletin iradesine pranga vurmaya başladı. Bu sistemde milletin helal oylarını sömürenlerin önünü açtı.

Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin ortaya çıkardığı bu düzlemde iktidarla ana muhalefet aynı masada oturmuş Türkiye’nin yıllarını afiyetle yemenin peşindeler. İYİ Parti olarak bu ucube sisteme hayır diyorsak, bugün de hayır diyoruz.

Siyaseti milletin dertleriyle buluşturacağız. Soframıza el uzatanlara, geleceğimizi karartanlara, maneviyatımızı sömürenlere mecbur değilsiniz. Atatürk’ün mirasını kirletenlere, Cumhuriyetimizi yozlaştıranlara mecbur değilsiniz.

Biz bu yola çıkarken milletimize bir söz verdik. Sesi duyulmayanları sesi olacağımıza söz verdik. Dilsiz şeytanlardan olmayacağımıza, milletimizin hakkını yedirmeyeceğimize söz verdik. Tüm tahakkümleri yıkacağımıza, hürriyetin bekçisi olacağımıza söz verdik.

Milletimizin yaşadığı 4 temel soruna nasıl çözümler sunacağımızı anlatacağım. Birinci temel sorun yoksulluk. Bugün milletimiz gittikçe büyüyen yoksulluk sarmalıyla karşı karşıya. İYİ Parti olarak, şehirlerimizde yoksullukla mücadelenin odağına gençleri, kadınları, çocukları ve emeklileri alıyoruz.

Yurt imkanları sunacağız. Hiçbir gencin KYK borcu derdine düşmemesi için sosyal sorumluluk projelerine katılan gençlerin borçlarını biz ödeyeceğiz.

Yönettiğimiz belediyelerdeki okullarda sabah ve öğlen olmak üzere ücretsiz yemek imkanı sunacağız. Kadın girişimciler aracılığıyla temin edeceğiz. Kadın destek merkezleriyle her konuda kadınların yanlarında olacağız. Emeklilerimiz için gelirine destekler sunacağız.

Türkiye artık bir sığınmacı cenneti. Bir kaçak ve sığınmacı istilasıyla karşı karşıyayız. Milli Göç Doktrinimizi hayata geçirmek için ilk adımı belediyelerde atacağız. Belediyelerde tabela standartları getireceğiz. Hem kent estetiğini koruyacağız hem yabancı tabela asılmasının önüne geçeceğiz.

Kent dokumuza, demografimize sahip çıktığımız için özür dileyecek değiliz. İYİ Parti olarak kaçak ve sığınmacıların gettolar oluşturup, işletmelerle birbirlerine hizmet ettikleri minyatür Suriyeler kurmalarına asla izin vermeyeceğiz.

Yönettiğimiz belediyelerde yeni imar planları oluşturup ivediyle uygulayacağız. Kaçak ve sığınmacı gettolarında kentsel dönüşüm çalışmaları başlatacağız.

“Güvenli şehirler inşa edeceğiz”

Deprem ülkemizin bir gerçeği. Büyük bir risk altında yaşamak zorunda bırakılıyoruz. Uzmanlar İstanbul depremi konusunda uyarıyor. İstanbul’da yaşanacak bir felaket Türkiye’yi de Türkiye ekonomisini de yıkıp geçer.

Durumun ciddiyetine rağmen yöneticiler önlem almak, harekete geçmek yerine üç maymunu oynadıklarından, depreme karşı ne kadar da hazırlıksız bırakıldığımız gerçeğiyle yüzleşiyoruz.

Geçtiğimiz yıl yaşadığımız o büyük acı o kadar tazeyken deprem konusu ciddiye alınmıyor. Üçüncü sorun deprem tehlikesi karşısındaki ciddiyetsizlik, beceriksizlik ve ihmalkarlık olacak. Güvenli şehirler inşa edeceğiz.

Şehirlerimizi fiziksel, toplumsal yapısıyla birlikte dirençli hale getireceğiz. Bina dayanıklılığını artıracağız. Arazi kullanımı ve yer seçimlerine önem vereceğimiz gibi kamu binalarının dayanıklılık denetimlerine hız vereceğiz. Konut üretiminde yatay mimarinin yaygınlaşmasına öncülük edeceğiz.

Dördüncü sorun şehirlerimizi tüketen rantiye yönetimi. Kentsel dönüşümü rantı değil, kamu yararını gözeten şeffaf ve katılımcı şekilde gerçekleştireceğiz. rantçı ve fırsatçı yönetim anlayışına son vereceğiz.

Yetkiyi aldığımız tüm belediyelerde yeşili betona çevirme sevdalılarının düzenini bozacağız. Ormanları yok etmeye çalışan hainlerin tezgahını bozacağız. 1 Nisan’dan sonra İYİ Parti iktidarının ayak sesleri konuşulacak.”

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan’ın “Biz Varsak Doğalgaz Var” Sözlerine Tepki

Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Erdoğan’ın “Biz varsak doğalgaz var, yoksak yok” sözlerine tepki gösteren İYİ Parti Lideri Akşener, “Asıl, millet varsa, sen varsın; millet yoksa, sen de yoksun, Sayın Erdoğan! Dolayısıyla, senin yokluğunda; ne Ordu, ne de Ordulu kardeşlerim, emin ol, hiçbir şey kaybetmez!. ” dedi.

Konuşmasının devamında, “Aynı ana muhalefet gibi; Görüyoruz ki; İktidarın da, sinirler gergin; asaplar bozuk…” diyen Akşener, “Malum; Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız, Enver Yılmaz Bey’in gördüğü, büyük ilgiden ötürü; arkadaşların psikolojileri, epey bir bozulmuş. Valla hiç kusura bakmasınlar; bozmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akşener’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“21 yıl boyunca milletimizin altın terini ganimet görüp hak yediler, ama doymadılar. 21 yıl boyunca toprağımızın suyunu sıkıp rant yediler, doymadılar. 21 yıl boyunca cumhuriyetimizin değerlerini birer birer satıp yediler, ama doymadılar.

Hatırlarsınız; Emeklilere, bayram ikramiyesi uygulaması, ilk kez; 2018 yılında başlamıştı. İktidar onu da, bizim baskımızla; aslında, vermek zorunda kalmıştı… 2018 yılında, bin lira olan, bayram ikramiyesi; enflasyonun, hızlı artışına rağmen; 6 yıl içinde, sadece, 2 defa artırıldı; ve çıka çıka, 2000 liraya çıkartıldı. Son olarak da; önümüzdeki bayramlar için; yüzde 50 artışla, 3000 lira yapıldı.

Gelin şimdi, bir hesap yapalım: 3 bin lira, gerçekten bir artış mı, yoksa kayıp mı; gelin, birlikte bakalım… Mesela; 2018 yılında, bir emeklinin, bayram ikramiyesi; 217 dolara denk geliyordu… Bugün ise; artırılmış haliyle bile, 97 dolar ediyor… Yani, yarısından bile az. O da, bayrama kadar, dolar yerinde durursa…

Sayın Erdoğan, bir seçim dönemi klasiği olarak; yine çıkıp, milletimizi, tehdit etmeye başladı… Geçtiğimiz gün Ordu’da, utanmadan çıkıp, dedi ki; “Bizim olmadığımız, bir büyükşehir belediyesi; Doğalgazı, nasıl getirecek? Biz varsak, doğal gaz var. Biz yoksak, doğal gaz yok.” Ne diyelim, Allah akıl fikir versin…

Aynı ana muhalefet gibi; Görüyoruz ki; İktidarın da, sinirler gergin; asaplar bozuk… Malum; Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız, Enver Yılmaz Bey’in gördüğü, büyük ilgiden ötürü; arkadaşların psikolojileri, epey bir bozulmuş. Valla hiç kusura bakmasınlar; bozmaya devam edeceğiz.

Yalnız bu vesileyle; buradan, kendisini düzeltip; bir şeyi de, hatırlatmak istiyorum: Asıl, millet varsa, sen varsın; millet yoksa, sen de yoksun, Sayın Erdoğan! Dolayısıyla, senin yokluğunda; ne Ordu, ne de Ordulu kardeşlerim, emin ol, hiçbir şey kaybetmez!

2020 yılında, bir rezalet ortaya çıkmıştı. Düzenlenen bilirkişi raporuyla; ÖSYM’nin, 2010 ile 2015 yılları arasında gerçekleştirdiği, tüm sınavların; sorularının sızdırıldığı tespit edilmişti. Bunun sonucunda ise; dönemin ÖSYM Başkanı, Ali Demir; “fetö üyeliği” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla; 18 yıl 6 ay hapis istemiyle, tutuklanmıştı.

Bu hafta ise; birden bire, bir şey oldu. Ve biz, bu kişinin, bir anda, beraat ettiğini; sadece, görevini kötüye kullanma suçundan; 1 yıl 15 gün ceza aldığını; hükmün açıklanmasının da, 5 yıl ertelendiğini öğrendik… Rezalete bakar mısınız?…

Şimdi buradan, sormak istiyorum: Hayırdır muhteremler, ne değişti? Bir neslin, yalnız sorularını değil; yıllarını, hayallerini, gençliğini çalanlar; ne değişti de, aklanıverdi?

Bilirkişi raporu ortadayken; bu kişi, soruların çalınmasından, ne oldu da, aklandı? Başında bulunduğu kurumun; fetöye çalışmasından, ne oldu da aklandı? 5 yıl boyunca, gençlerin geleceğiyle oynanmasından; ne oldu da aklandı?

Değerli arkadaşlarım; Burada asıl yapılmak istenen ne, biliyor musunuz? Her zaman yaptıkları gibi; ucu kendilerine dokunan, bir meseleyi daha sulandırmak. Yapılan aslında, Ali Demir’i aklamak değil; Suçun, cinsini değiştirip; olayın üzerini örtmek.

Yani; İşlenen suçu; bir terör örgütünün; devletimizin, tüm kurumlarına sızmasına, yol vermek olarak değil; Ak Parti’nin, alışık olduğu; “akraba kayırmak”; veya, “eşine ihale vermek” gibi; “görevini kötüye kullanma” suçu olarak gösterip; 1 yıl 15 gün ceza vererek; meseleyi, oldu bittiye getirip, kapatmak…

Biz de, bu kepazelik vesileyle, öğrenmiş olduk ki; Ülkemizde, gençlerin, 5 yılını çalmanın cezası; 1 yıl 15 gün ediyormuş. Fetö’nün, devlet kurumlarına sızmasına; yardım ve yataklık etmenin cezası; 1 yıl 15 gün ediyormuş. Milletin hakkına girmenin; Emeğini çalmanın;

Ahını almanın cezası; 1 yıl 15 gün ediyormuş! Yuh olsun, yazıklar olsun! Ama ben, şimdiden söyleyeyim. O yüzden, herkes iyi bilsin ki; Onlar unutsa da; biz unutmayacağız! Onlar unutturmaya çalışsa da; biz unutturmayacağız! Onlar affetse de; biz asla affetmeyeceğiz! Milletimiz, asla affetmeyecek! Bu vatanın şerefli evlatları, asla affetmeyecek!

Biliyorsunuz, geçtiğimiz hafta, Sayın Erdoğan; tam 12 yıl sonra, Mısır’a gitti. Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yle buluştu. 2022 Dünya Kupası’nda, Katar’da yakaladıkları, derin muhabbeti; bu sefer de, sıcak bir görüşmeyle taçlandırdılar. Ne diyelim? Allah muhabbetlerini artırsın. Biz, İYİ Parti olarak; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, çıkarları doğrultusunda; Mısır’la ilişkilerimizin, iyileştirilmesinden; ancak ve ancak, memnun oluruz.

Ama bazı soruları da, sormamız gerekiyor: Madem bu ilişkiler, hiçbir şey olmadan, kendi kendine iyileşecekti; O zaman ülkemiz, neden 11 yıl kaybetti? Madem; “katil Sisi”, “kardeşim Sisi” oluverecekti; O zaman; Doğu Akdeniz’de elimiz, neden zayıflatıldı? Mısır’la Yunanistan’ın anlaşmasına, neden alan açıldı? Madem; İhvancılar, bir kenara itilecekti; Rabia da, böylesine kolay unutulacaktı; O zaman, Mavi Vatan’daki çıkarlarımız;

neden tehlikeye atıldı? Aslında, bu soruların cevapları, herkesin malumu… Ülkemiz, tüm bu zararı; Sayın Erdoğan’ın, şahsi tercihleri, dostluk ilişkileri; yani aslında, paşa gönlü öyle istediği için yaşadı. Bu kadar basit. Biz, İYİ Parti olarak; İktidar şakşakçılarının aksine; atılan bu adımın; usta bir satranç hamlesi, veya stratejik bir planın parçası değil; reel şartların, iktidara dayattığı, bir zorunluluk olduğunu; açıkça görüyoruz.

O nedenle de; süreci, yakından takip etmeye, devam edeceğiz. Dış politikada, daha önce, nicesine şahit olduğumuz; vahim hatalara, bu sefer mahal verilmeden; Mısır’la olan ilişkilerimizin; ortak tarihe sahip iki ülkenin, müşterek çıkarları doğrultusunda; sağlıklı, sürdürülebilir ve karşılıklı faydaya dayalı bir biçimde; normalleşmesi konusunda da; katkılarımızı, önerilerimizi, dile getirmeye, devam edeceğiz.

İYİ Parti olarak, öyle bir dönemden geçiyoruz ki; Hakkımızda, ahkam kesen kesene… Çamur atan atana… Parmak sallayan sallayana… Biliyorsunuz, tüm bu kuru gürültünün, sebebi de; Biz bu kararımızı açıklayalı, aylar oldu. Ama, ne hikmetse; ne zaman, yeni bir adayımızı açıklasak; ya iktidar, ya da ana muhalefet; her defasında, atak geçiriyor. Aylardır, bir türlü, durumu hazmedemediler. Bildiğiniz, travma sonrası stres bozukluğu yaşıyorlar…

“Bunlar hem ahlaksız hem cahil hem geri zekalı hem de salak”

Bir de bunlar adam pardon adam olmayabilirler. Erkek diyelim, adam başka bir kavram çünkü. Her bir erkek benimle ilgili cümleye şöyle başlıyor. Çok yakından tanırım. Akraba mıyız hayır tanışıklığımız var mı hayır. İçlerinde rahmetli ağabeyimi kocam zannedenler var içlerinde. Ama beni çok iyi tanıyorlar. Bakın bu çirkin bir şey ben bunları tanımıyorum. Benim kocam bu arkadaşların eşleri hakkında ben onları çok iyi tanırım diye cümleye başlayamaz. Siyaset başka bir şey ahlak başka bir şey. Bunlar hem ahlaksız hem cahil hem geri zekalı hem de salak.

Sırf oy almak için; Birinin; Atatürk’ümüze, beddua eden soysuzlara; diğerinin de; Cumhuriyetimizi, 100 yıllık zulüm gören, terör şakşakçılarına; şirinlik yapma yarışına tutuştuğu; kirli bir orta oyunun, tam ortasındayız!

Bu muhteremler; şimdiye kadar; birbirlerine düşman gözüküp; milletimizi, birbirinin karşısına dikerek; kolay oy almaya, çok alıştılar. Şimdiye kadar; Korkutup, değerlerini istismar edip, kendilerine mecbur bırakarak; Seçmeni, sandıktaki keklik görmeye, çok alıştılar.

Şimdiye kadar; Aynı zihniyeti, aynı yöntemleri, aynı söylemleri; birbirinden farklıymış gibi pazarlayarak; koltuklarını korumaya, çok alıştılar. Ama artık; bu konforlu, “edi büdü siyasetine” dur diyen; siyasete yeniden, rekabeti getiren; İYİ Parti var!

Şunun şurasında, sadece 39 gün kaldı… 31 Mart’ta, sonuçları hep birlikte göreceğiz!… Edileri de; Büdüleri de; gizliden, açıktan, ortaklık yaptıkları, “kırpıkları” da; sandığa gömeceğiz… İstedikleri kadar, para harcasınlar; İstediklerini, satın alsınlar; Evelallah, sandıkları satın alamadıklarını; millet iradesine, paralarının geçmediğini; 31 Mart’ta, hepsine göstereceğiz!

Paylaşın

İYİ Parti’de Sular Durulmuyor: Bir İstifa Daha

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de sular durulmuyor. İYİ Parti İBB Grup Başkanvekili Suat Sarı, partisinden ve grup başkanvekilliği görevinden istifa ettiği açıkladı.

Haber Merkezi / Suat Sarı, istifa kararını ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “2017 yılında Genel Başkan Sn. Meral AKŞENER’in önderliğinde “cesur yürekli” arkadaşlarımla büyük hedeflerle yola çıktık. Kurucu İstanbul İl Bşk. Yrd. olarak çıktığım bu yolda amacımız; Türk yurdunu, Türk milliyetçilerinin yönetim kabiliyeti ile üreten, adil, özgür, bağımsız bir kurumsal sisteme dönüştürmekti…

Bu hedefimize ulaşmak için bugüne kadar gerek parti yönetiminde bulunan, gerekse Kağıthane Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi olan yol arkadaşlarım ile çok çalıştık. Parti disiplinine bağlı kalarak, ülkemize ve milletimize katkı sağlayan büyük başarılara imza attık.

10 yıl İBB’de yönetici bürokrat, 25 yıl özel sektör üst düzey yöneticilik tecrübelerimin yanısıra, İBB’de Meclis üyesi olarak Partimin grup sözcülüğü ve grup başkan vekilliği görevlerinde bulundum. Meclis üyeliğim sürecinde sürekli üreterek, onlarca kez önergeler vererek, komisyonlarda oluşturduğum raporları İBB kürsülerinden ve yazılı, görsel medyada partim adına paylaşmaya çalıştım.

Çalışmalarımda en büyük desteğim, kamu ve özel sektördeki tecrübelerim ile liyakatım olmuştur. Bundan, bir Türk milliyetçisi, Türk vatandaşı ve her şeyden önce büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir evladı olarak son derece mutlu ve gururluyum…

Ancak; gelinen noktada eğitim, liyakat gibi kamuoyunda sürekli dile getirilen çok değerli kavramların partimizde pek de geçerli olmadığını gördüm. Gerek milletvekilliği temayül yoklamalarında ve gerekse 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel yönetim seçimlerinde gösterilecek adayların belirleme yönteminin, İyi Parti değerleri, ilkeleri ve politikalarına aykırı olduğuna tanık oldum. Sonuçta, dar bir çevrenin uyguladığı bu yanlış politikalar ve sonrasında alınan kararlar ile binlerce “Cesur Yüreğin” istifası ile karşı karşıya kaldık.

İşte tam da burada “Cesurlar Hareketi” sekteye uğramıştır. Bu nedenle bu çatı altında ülkeme ve milletime faydalı olamayacağımı anladığım için İyi Parti üyeliği ve İyi Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Grup Başkanvekiliğinden istifa ediyorum. Büyük Türk milletine her zamanki azim ve inanmışlıkla hizmet etmeye devam edeceğim. İYİ Parti’nin iyi insanlarına çok teşekkür ederim. Ne mutlu Türküm diyene…”

İYİ Parti’nin milletvekili sayısı 38’e düştü

Öte yandan 14 Mayıs Genel Seçimlerinde İYİ Parti’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren 44 milletvekilinden 1’i ihraç edilirken 5’i istifa etti. Buna göre, İYİ Parti’nin Meclis’te bulunan milletvekili sayısı 38’e düştü.

İYİ Parti’de ilk milletvekili istifası Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu’nun istifa ile başladı. Hatipoğlu, 2 Kasım 2023’te partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçti. Hatipoğlu, AK Parti’de Eskişehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi.

İYİ Parti’de ikinci istifa Ankara Milletvekili Adnan Beker’den geldi. Beker, 16 Kasım’da partisinden istifa ettiğini duyurdu. Parti’de üçüncü istifa İYİ Parti 28. Dönem İstanbul Milletvekili ve Kurucular Kurulu Üyesi Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’ndan geldi. Yanıkömeroğlu, partisinin kuruluş amaç ve ilkelerinden bir süredir uzaklaştığını belirterek istifa ettiğini 6 Aralık’ta duyurdu.

15 Aralık’ta ise İYİ Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Son milletvekili istifası ise İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan’dan geldi. Arslan, 21 Aralık’ta partisinden istifa ettiğini duyurdu. 5 Aralık 2023’te ise İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır partisinden ihraç edildi. Böylelikle İYİ Parti’nin Meclis’teki vekil sayısı 38’e indi.

Son dönemde İYİ Parti’de istifa eden ve görevden alınan diğer önemli isimler ise şöyle:

“İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım (Görevden alındı),
İYİ Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Fatma Çolak,
İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Hakkı Alkan,
İYİ Parti Adıyaman Kurucular Kurulu üyesi olan Mithat Solgun,
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok (Görevden alındı),
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner,
İYİ Parti Niğde İl Başkanı İbrahim Uzun,

İYİ Parti İstanbul İl Teşkilatı Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kıdık,
İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkan Yardımcısı Aylin Anıl Arslan,
İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem,
27’nci dönem İYİ Parti Milletvekili Durmuş Yılmaz
İYİ Parti Adana İl Başkanı Azime Kocacık
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve beraberindeki 6 Meclis üyesi,
2023 Genel seçimlerde İYİ Parti’den Hatay 2. sıra milletvekili adayı olan eski futbolcu Gökhan Zan.

Ayrıca, partide il yönetimlerdeki istifalar ise hala devam ediyor.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Kendisini Hedef Alan Akşener’e Sert Yanıt

Kendisini hedef alan İYİ Parti Lideri Meral Akşener’e yanıt veren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Siyasi, muğlak, geçerliliği olmayan bir takım tariflerle asla muhatap olmayacağım” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Benim işim şu anda İstanbul seçimine dair 16 milyon insanımıza geçtiğimiz 5 yılın hesabını vermek ve önümüzdeki 5 yılla ilgili tasarruflarımızı ve tasarımlarımızı aktararak en güçlü bir şekilde demokratik bir zeminde tarihi oy rekoru kırarak inşallah tekrar seçilebilmek.”

Partisinin İstanbul büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım ve proje lansman programında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu hedef alarak şu ifadeleri kullandı:

İstanbul bugün yolsuzlukla boğuşan bir şehir. İstanbul bugün ranta boğulan bir şehir. Siyasetin geldiği noktada İstanbul’a hep paranın şehri olarak bakıldı. İstanbul’a hep şahsi hırs ve intikam aracı olarak bakıldı. İstanbul’a hep kariyer basamağı olarak bakıldı.

Doğu ile batının birleştiği bu şehri iki ayağı yere sağlam basanların yönetmesi gerekiyor. Bu şehri sadece aklı İstanbul’da olanların İlgisi ve odağı sadece İstanbul’da olanların Amacı sadece İstanbul’un derdine derman olmak olanları yönetmesi gerekiyor. Eli genel merkezlerinde gözü başka mevkilerde boş zamanlarında da İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez.

Mesela gölgesine sığındıklarının emriyle hareket edenler de kendi gölgesinden cesaret alıp kibirle hareket edenler de bu vasatlık da son bulsun. Gelin artık İstanbul’u kendi kariyerleri için zıplama tahtası haline getirenlerin çıkardığı gürültü İstanbullunun sesini daha fazla bastırmasın. Gelin artık “İstanbul’u kim kazanır?” sorusu İstanbul’un gerçek sorunlarına gölge düşürmesin.

Ve asla unutmayın, makam cahilleri alim ederken, çığırdan çıkartıp zalim ederken, İstanbullu yoklukta talim ederken, utanmadan sefa sürenlere mecbur değilsiniz. İstanbul’a ihanet edenlere de İstanbul’u ihmal edenlere de mecbur değilsiniz. Ez cümle zoraki adaya da emanet adaya da mecbur değilsiniz.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kendisi hakkında sözlerine yanıt verdi. İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ben açıkçası bu seçim döneminde çoklu bir rakiple karşı karşıyayım. İstanbul’da rakibimiz olan birçok arkadaşımıza birçok hemşehrimize ya da siyasi parti temsilcisine ya da onların temsilen yapılan birtakım siyasi müzakerelerde, şahsıma dönük tutarlı tutarsız yalan yanlış eksik fazla adı her neyse yorumlar yapılacaktır.

Bu yapılan yorumları ben hiç muhatap almayacağım ama İstanbul’da dair bir proje ya da İstanbul’da yaptığımız bir işe dönük bir tarif olursa bu kapsamda elbette cevabını veririm ama bu söylenen siyasi, muğlak, geçerliliği olmayan bir takım tariflerle asla muhatap olmayacağım.

Benim işim şu anda İstanbul seçimine dair 16 milyon insanımıza geçtiğimiz 5 yılın hesabını vermek ve önümüzdeki 5 yılla ilgili tasarruflarımızı ve tasarımlarımızı aktararak en güçlü bir şekilde demokratik bir zeminde tarihi oy rekoru kırarak inşallah tekrar seçilebilmek.”

Paylaşın

Akşener, Ekrem İmamoğlu’nu Hedef Aldı

Partisinin İstanbul büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Bu şehri artık, aklı sadece İstanbul’da olanların yönetmesi gerekiyor” dedi ve ekledi:

“İlgisi ve odağı İstanbul’un sorunlarında olanların yönetmesi olanların gerekiyor. Mesela eli genel merkezlerinde gözü başka mevkide olanlar bu şehri yönetemez. Sırtında ihmallerin, hataların, veballerin yükünü taşıyanlar da koltuk kavgalarının bayrağını tutanlar da bu şehri yönetemez.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin İstanbul büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım ve proje lansman programında konuştu. Akşener’in açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Tüm yalancıların, tüm dümencilerin, tüm namertlerin sinirlerini bozmaya aynen devam edeceğiz. Türkiye’yi şahsının sananların da yüzde 60 yalanıyla milletin umutlarını çalanların da rahatlarını bozmaya aynen devam edeceğiz.

Biz İYİ Parti olarak farklı gözüken ama birbirinin aynadaki sureti olan bu iki kutuplu siyasete karşı çıktık. Bu düzene son vermek için zorlu ama şanlı bir yola çıktık. İki tarafında millete sunduğu bir vaat var; diğer tarafın kazanmaması. Taraflardan birini denklemden çekince sundukları hiçbir vaat kalmıyor. İstanbul bugün yolsuzlukla boğuşan bir şehir. İstanbul bugün ranta boğulan bir şehir. Siyasetin geldiği noktada İstanbul’a hep paranın şeh

ri olarak bakıldı. İstanbul’a hep şahsi hırs ve intikam aracı olarak bakıldı. İstanbul’a hep kariyer basamağı olarak bakıldı.

Doğu ile batının birleştiği bu şehri iki ayağı yere sağlam basanların yönetmesi gerekiyor. Bu şehri sadece aklı İstanbul’da olanların İlgisi ve odağı sadece İstanbul’da olanların Amacı sadece İstanbul’un derdine derman olmak olanları yönetmesi gerekiyor. Eli genel merkezlerinde gözü başka mevkilerde boş zamanlarında da İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez.

Mesela gölgesine sığındıklarının emriyle hareket edenler de kendi gölgesinden cesaret alıp kibirle hareket edenler de bu vasatlık da son bulsun. Gelin artık İstanbul’u kendi kariyerleri için zıplama tahtası haline getirenlerin çıkardığı gürültü İstanbullunun sesini daha fazla bastırmasın. Gelin artık “İstanbul’u kim kazanır?” sorusu İstanbul’un gerçek sorunlarına gölge düşürmesin.

Ve asla unutmayın, makam cahilleri alim ederken, çığırdan çıkartıp zalim ederken, İstanbullu yoklukta talim ederken, utanmadan sefa sürenlere mecbur değilsiniz. İstanbul’a ihanet edenlere de İstanbul’u ihmal edenlere de mecbur değilsiniz. Ez cümle zoraki adaya da emanet adaya da mecbur değilsiniz.

Çünkü artık karşınızda İstanbul’a layık bir aday var. İstanbul’u başının üstünde taşıyacak bir aday var. Artık karşınızda Buğra Kavuncu var. Aday olduğu günden beri “İstanbul’u nasıl kazanırım?” diye değil, “İstanbul nasıl kazanır?” “İstanbul’u nasıl kazanır?” diye düşünerek çalışıyor. Zaman zaman hepimizin sinirini bozacak kadar çok çalışıyor.

Birazdan da sizlere İstanbul için neler yapacağını, sorunlara nasıl çare bulacağını, en iyi hizmeti nasıl sağlayacağını anlatacak. Sadece sorunlarla değil, iyi belediyecilik vizyonuyla, projeleriyle, çözümleriyle konuşacak. Ben yürekten inanıyorum ki hakkıyla rekabet nasıl yapılırmış, herkese gösterecek. Hakkıyla hizmet nasıl edilirmiş, herkese gösterecek.

Artık oylarınız daha fazla heba olmasın istiyorsanız Buğra kardeşime ey İstanbul oy istiyorum! Artık alın teriniz birilerinin ihtirasları uğruna harcanmasın istiyorsanız Buğra kardeşime oy istiyorum. Artık geleceğiniz kendisine kariyer kovalayanların peşinde meçhule sürüklenmesin istiyorsanız, Buğra kardeşime oy istiyorum. Biliyorum ki Türkiye’nin iyi ve cesur insanlarının dik duruşu, netliği ve dürüstlüğü şimdiye kadar hep birilerinin sinirlerini bozdu.

Vallahi kimse kusura bakmasın. Tüm yalancıların, tüm dümencilerin, tüm namertlerin sinirlerini bozmaya aynen devam edeceğiz. Türkiye’yi şahsının sananların da yüzde 60 yalanıyla milletin umutlarını çalanların da rahatlarını bozmaya aynen devam edeceğiz.

Bugüne kadar kendimize dair hiçbir hesabımız, hiçbir çıkarımız, hiçbir korkumuz olmadığı için hep harbi durduk ve hep kalbi konuştuk. Bundan sonra da aynen devam edeceğiz. Tarihimizi özümüzde, atamızı gönlümüzde, milletimizi başımızın üstünde taşıyacak, Türk siyasetindeki kayıkçı kavgalarına birer birer ayna tutacağız.

Milletimize dayatılan tüm prangaları birer birer kıracağız. Vicdanları kanatan tüm yaralarımızı birer birer saracağız. Milletimizi ayıran değil birleştiren, bölen değil tamamlayan, kutuplaştıran değil buluşturan olacağız. Hakaretin yerine saygıyı, öfkenin yerine anlayışı, ben bilirimciliğin yerine ortak aklı, nefretin yerine de sevgiyi büyüteceğiz.

“Prangaları ve zincirleri teker teker kıracağız”

Türkiye’nin iyi ve cesur evlatları. Fatih Sultan Mehmet Han ne diyor? “Onlar korkularından denizi zincirleyecek kadar akıllı ise, korkularından denizi zincirleyecek kadar akıllı ise, biz de gemileri karadan yürütebilecek kadar deliyiz” İşte bu sözden aldığımız ilhamla biz de bugün buradan diyoruz ki “Varsın onlar korkularından aziz milletimizin iradesini zincirleyip iki kutba mahkum edebilecek kadar kendilerini akıllı zannede dursunlar. Biz de milletimize dayatılan tüm o zincirleri tek başımıza özü başımıza birer birer kıracak kadar deliyiz”

Kimse merak etmesin. Önce sandıkta, sonra sahada, önce yerelde, sonra genelde, önce İstanbul’da, çok yakında bütün Türkiye’de bunu gerçekleştireceğiz. Bu prangaları, bu zincirleri teker teker kıracağız. Balıkesir’de Turan kıracak. Ankara’da Cengiz Topel kıracak. Bursa’da Selçuk kıracak. Samsun’da İmren kıracak.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den İktidara Ve Muhalefete Salvolar

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler kapsamında Aydın’da partililere seslenen İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Türkiye yandaş ve yoldaş olarak medyada bölündüğü için bu konuşmalarımız yayınlanmıyor” dedi.

“Biri çıkıp bana fırça atsa yoldaş ve yandaş medya hemen yayınlar. Medya da hemen bölünmüşse bu bölünmeye hizmet ediyorsa bu seçimler kritik seçimlerdir… İki taraf da bize hakaret ediyorsa bu seçimlerde iki tarafın da kulaklarının ucunu büküp morartmak gibi görevi vardır Türk milletinin.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçimler çalışmaları kapsamında Aydın’da temaslarda bulundu. Efeler Belediyesi tarafından restore edilerek Kuvayi Milliye Anı Evi’ne dönüştürülen tarihi yapının açılışını gerçekleştiren İYİ Parti Lideri Akşener, Atatürk Spor Salonu’nda partisinin Aydın adaylarını tanıttı.

İYİ Parti Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı, Kuşadası eski Belediye Başkanı Özer Kayalı olurken, Efeler Adayı ise mevcut Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay oldu.

İYİ Parti’nin diğer ilçe adayları ise şunlar; Köşk: Nilgün Baş, Kuyucak: Fahrettin Kemik, Nazilli: Cüneyt Korkmaz, Söke: Mehmet Koyuncu, Yenipazar: İlknur Karaduman, Bozdoğan: Erhan Algan, Didim: Atilla Avlayıcı, Karacasu: Zeki İnal, Karpuzlu: Veysel Kalfa, Kuşadası: Behçet Alp, Sultanhisar: Cihan Demirel, Çine: Erkan Bozkurt, Buharkent: Hasan Hakol, İncirliova: Nadir Mıstık, Germencik: Aydın Bircan.

Partililerle buluşmasında gündeme ilişkin açıklamalarda da bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, özetle şunları söyledi:

“Artık emeklilerin 10 bin liradan kurtulacağı, atanamayan öğretmenlerin kalmayacağı bir dönem olacak.  Belediye başkanlarımız seçilecek ve sizin paranızı milletin faydasına kullanacak. İki tarafta bizden nefret ediyor. Birinden birinin cici dediği bir durum yok. Ama biz sizin sesinizi duyurmak istiyoruz. 2 yıldır sizin için mücadele ediyorum. Ayakkabıları eskittim.

Emekli maaşının en düşüğü asgari ücret kadar olmalıdır dedik. İktidar olduğumuzda da bunu yapacağız. Emekliler yanmış durumda, tarım yanmış durumda. Ben il başkanımıza durum nedir? diye sordum. Pamuk ne durumda dedim ‘Rezalet’ dedi. Zeytin pahalı gidecek dedi. ‘Aydınlılar üretiyor geçinmeye çalışıyor ama başkalarına yamanmıyor’ dedi.

“İki taraf da bize hakaret ediyorsa…”

Türkiye yandaş ve yoldaş olarak medyada bölündüğü için bu konuşmalarımız yayınlanmıyor. Biri çıkıp bana fırça atsa yoldaş ve yandaş medya hemen yayınlar. Medya da hemen bölünmüşse bu bölünmeye hizmet ediyorsa bu seçimler kritik seçimlerdir… İki taraf da bize hakaret ediyorsa bu seçimlerde iki tarafın da kulaklarının ucunu büküp morartmak gibi görevi vardır Türk milletinin.

İYİ Partililere sesleniyorum. Her bir eve gireceksiniz. Her insanın derdi ile uğraşacaksınız. CHP ile 2019 seçimlerini beraber aldık. Zannettik ki bu ucube sistemi beraber ortadan kaldırabiliriz. Ailemden birinci dereceden yakınım olan herhangi bir şahsın herhangi bir belediye ile ilişkisini ortaya çıkaran olursa politikayı bırakırım. Bunu benim gibi rahat söyleyebilen siyasetçi var mıdır bilemem.

Şantajın dışında olabilmek çok önemli bir işmiş. Benim ailemden kimsenin şirketi yok. Beni kim tehdit edebilir? Hadi oradan ulan derim. Bunu Avrupa’da şirket kuranlara soracaksınız. Türkiye dururken niye başka yerde? Siyaset için en önemli soru budur. Bir siyasetçinin ailesinden zenginliği vardır. Elbette yurtdışında ortaklıkları vardır başımın üstüne. Ama çoluğunun çocuğunun üstüne siyaset yapar yurt dışına para aktarırsan sen hırsızsın demektir.”

Paylaşın