İsveç’in NATO’ya Üyeliği: Erdoğan’dan AB Üyeliği Vurgusu

İsveç Başbakanı ile görüşmek için Litvanya’ya gitmeden önce basın mensuplarına açıklama yapan Erdoğan, “50 yılı aşkın zamandır AB kapısında bekletilen Türkiye var. Türkiye’yi bekleten bu ülkelere buradan sesleniyorum. Türkiye’nin AB’de önünü açın” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Finlandiya’nın önünü nasıl açtıysak İsveç’in de önünü açalım. Biz Türkiye’yiz. Zirve marjında yapacağım görüşmelerde bunları da ifade edeceğim. (İsveç’in NATO üyeliği)TBMM’den geçmedikten sonra biz ‘ben dedim oldu’ diyemeyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile görüşmek için Litvanya’ya gitmeden önce, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamasında öne çıkanlar şöyle:

“Ukrayna başta olmak üzere ortakları desteklemek üzere Madrid Zirvesi’nde aldığımız kararları gözden geçireceğiz. NATO Ukrayna konseyinin ilk toplantısını da tertipleyeceğiz.

Bu süreçte işi yokuşa sürmelerine rağmen her zaman olduğu gibi ittifak dayanışmasıyla hareket ettik. Asgari yüzde 2 savunma harcamanın yenilenmesi olacaktır. Savunma harcamalarının artırılması konuşulurken kısıtlamaların da konuşulduğunu görüyoruz.

Ben bu akşam sayın genel başkan ve İsveç Başbakanı’yla görüşme gerçekleştireceğim. Verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Türkiye NATO harekatlarına en çok katkı veren ülke olarak üzerine düşeni yapıyor. Zirve marjında bazı devlet başkanlarıyla ikili görüşmelerimiz olacak.

Putin ile önümüzdeki ay bir ziyaret bekliyoruz, Putin’in Türkiye ziyareti gerçekleşirse görüşeceğiz, yüz yüze yapacağımız görüşmelerde konuyu ele alacağız

“Türkiye’nin önünü açın, bizde İsveç’in önünü açalım”

50 yılı aşkın zamandır AB kapısında bekletilen Türkiye var. Türkiye’yi bekleten bu ülkelere buradan sesleniyorum. Türkiye’nin AB’de önünü açın. Finlandiya’nın önünü nasıl açtıysak İsveç’in de önünü açalım. Biz Türkiye’yiz. Zirve marjında yapacağım görüşmelerde bunları da ifade edeceğim. (İsveç’in NATO üyeliği)TBMM’den geçmedikten sonra biz ‘ben dedim oldu’ diyemeyiz”

Sayın Biden, ben elimden gelen bütün imkanı seferber ediyorum diyor. Teröre karşı bizim sert bir duruşumuz var. F-16 konusunda iki ülke olarak burada atacağımız adımlarla tüm NATO düşmanlarına karşı güçlü olacağız. F-35 için yaptığımız ödeme var. Ödemelerimizin karşılığını alamadık. Bunun İsveç’le ilişkili hale getirilmesi bizi üzmektedir.”

Erdoğan’a sorulacak sorular Whatsapp gruplarına düştü

Gazetecilerin belirlenmiş soruları Cumhurbaşkanına yönelttiklerine ilişkin tartışmalar sürerken bu defa seyahat başlamadan sorular WhatsApp gruplarına düştü. Erdoğan birazdan yola çıkacak ve gruplarda yer aldığı kadarıyla gazeteciler şu soruları yöneltecek:

“Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında ilk gününden beri akan kanın durabilmesi için ve kalıcı bir ateşkes sağlanabilmesi konusunda yoğun çaba sarf ediyor .Tahıl Koridoru’nda da hiç şüphesiz Türk diplomasisinin başarısı söz konusu. Cuma günü Zelenski ile yaptığınız görüşmede de ana gündem maddelerinden biri de buydu. 17 Temmuz’da bitecek olan tahıl koridoru anlaşmasının uzatılması için Rus lider Putin’le yakın zamanda bir temasınız olacak mı?

İsveç’in Terör Örgütü PKK’ya ilişkin tutumu aşikar. Zaman zaman ülkemizde tepkilere de neden oluyor, hem siyasilerden yani sizlerden hem de vatandaştan tepki çekiyor. Bu koşullarda İsveç’in NATO üyeliği nezdinde nasıl bir tutum sergileyeceksiniz?

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden ile dün bir telefon görüşmeniz oldu. F-16 konusu gündeme geldi. Öte yandan Kongrede bazı senatörlerin F-16 satışına muhalefeti olduğu biliniyor. Sayın Cumhurbaşkanım bu konu hakkında değerlendirmeniz nedir?”

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Erdoğan: Verilen Sözler Tutulmalı

Subay eğitimi mezuniyet töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in NATO’ya üyelik süreciyle ilgili, “Madrid’de ülkemize verilen sözlere riayet edilmesini bekliyoruz. Teröre kucak açan ülkelere destek vermeyiz” dedi.

Haber Merkezi / Erdoğan,”Terör örgütleriyle arasına mesafe koymayan devlet NATO’ya nasıl katkıda bulunabilir?” diye sordu. Erdoğan, Türkiye’nin NATO ittifakına katkılarını çok az müttefikin yaptığını belirterek “Ülkemiz aleyhine yürütülen kampanyaları kınıyoruz” dedi.

Erdoğan, “Salı günü yapılacak (NATO) liderler zirvesinde tüm bu hususları tekrar ittifak ortaklarımızın dikkatine getireceğiz. Ülkemiz için en hayırlı karar neyse onu hayata geçireceğiz. Terörle mücadelede gerektiğini yapmayanlara tepkimizi göstermekten çekinmedik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da 10. Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi, 5. Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi ve 12. Dönem Karargah Subaylığı Eğitimi Mezuniyet Töreni’nde açıklamalarda bulundu.

Eğitimlerini tamamlayan subayları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün toplam 249 subayımız mezuniyet sevinci yaşıyor. Mezunlarımız arasında 19 dost ve kardeş ülkeden 91 misafir öğrencimiz bulunuyor. Misafirlerimize kendi ülkelerinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Subaylara, ülke ve millet adına üstlenecekleri sorumluluklarda başarı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ diye ifade ettiğimiz temel prensiplerimize sahip çıkmanızı istiyorum. Sizleri her açıdan en donanımlı şekilde yetiştiren ailelerinize, hocalarınıza, komutanlarınıza ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Mezun olan subayların vatan, millet, inanç ve bağımsızlık uğrunda gerektiğinde gözünü kırpmadan şehadete yürüyeceğinden şüphe etmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin cumhurbaşkanı, devletin başı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanı olarak subaylara sonuna kadar güvendiğini söyledi.

Bu sene yedinci kuruluş yılını kutlayacak Millî Savunma Üniversitesinin eğitim müfredatıyla ihtiyaç duyulan vazife şuurunu subaylara kazandırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Üniversitemizi bitiren subay ve astsubaylarımız kahraman ordumuzun çeşitli birimlerinde başarılarıyla göz dolduruyor. 15 Temmuz ihaneti sonrasında yeniden yapılandırdığımız kurumların hemen hepsinde benzer gurur tablolarına şahit oluyoruz. Eskiden kendi görev alanı dışında farklı hadiselerle anılan kurumlarımız, bugün artık vatanımıza yaptıkları müstesna katkılarla gündeme geliyor.

Emniyet teşkilatımız asayiş hizmetleri ve terörle mücadelede, istihbarat birimlerimiz devletimizin iç ve dış güvenliğini teminde, askerî unsurlarımız vatanımızın her türlü tehdide karşı savunulmasında, diğer kurum ve kuruluşlarımız kendi görev sahaları içinde mesuliyetlerini en güzel şekilde yerine getiriyor. Ödediğimiz nice ağır bedeller sonrasında ulaştığımız bu aşamayı ülkemizin geleceği adına çok kıymetli buluyoruz. Geldiğimiz nokta önemli olmakla birlikte elbette yeterli değildir.

Güncel şartlara ve yeni meydan okumalara göre kurumlarımızın sürekli bir tekâmül içinde olması gerekiyor. Türkiye’nin mevcut ihtiyaçlarına odaklanırsak hata yaparız. Başarıyı sadece geçmişle kıyasta ararsak yerinde saymaktan kurtulamayız. Eski hantal yapıyı terk ederken yeni yapının durağanlaşmasına izin veremeyiz. Değişim ve yenilenme ihtiyacının uzun soluklu bir süreç olduğunun bilinciyle hareket etmeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin faaliyete geçmesiyle vücut bulan sivil-asker iş birliğinin daha fazla derinleştirilmesinde fayda gördüklerini söyledi.

Üniversitenin küresel akademik camiada hak ettiği yere gelmesini temenni ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, buranın sadece kahraman orduların kurmay kadrosunun yetiştirildiği bir ocak olmadığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buranın aynı zamanda Türkiye’nin askerî stratejik vizyonunun şekillendirildiği bir fikir üretim merkezi olması gerektiğini vurgulayarak 2016’da başlayan dönüşümün daha uzun vadeli bir perspektifle hızlandırılmasında ve olgunlaştırılmasında yarar olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MSÜ’nün kuruluşundan bu yana geçen kısa sürede katettiği mesafeyi takdirle karşıladıklarını belirterek üniversitenin bugünlere gelmesinde önemli rol oynayan Rektör Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve ekibini kutladı.

Gelecek dönemde üniversitenin küresel marka değerini daha da artıracağına inandıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah biz de şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonraki çabalarında da üniversite yönetiminin yanında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye’nin zaten çok güçlü ve üst düzey olan askerî eğitim standardını yeni açılımlarla yeni kazanımlarla yükseltmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyadaki devletlerin çoğunun geçmişinin birkaç yüzyıl ile sınırlıyken Türk milletinin ise 2 bin 232 yıl önce düzenli ordu kurduğunu hatırlattı.

Ordu-millet kavramının sahibi olan, bu unvanı hak eden tek millet olunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türk Silahlı Kuvvetlerimiz 2 bin 232 yılı aşan şanlı tarihiyle maziden atiye kurduğumuz köprünün sembollerinden biridir. Burası Mete Han’ın, Sultan Alparslan’ın, Fatih Sultan Mehmet Han’ın, Gazi Mustafa Kemal’in aklının, cesaretinin, dehasının yaşadığı ve yaşatıldığı güzide bir ocaktır. Bu kahramanlar ocağı milletimizin göz bebeği, dost, kardeş, soydaş ülkeler için de bir umut meşalesidir. Tarih boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri sadece yurt savunmasında değil dünyada barış ve istikrarın korunmasında da önemli roller üstlenmiştir. Ordumuz nerede olursa olsun deruhte ettiği her vazifeyi zorluklarına rağmen büyük bir titizlikle yerine getirmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri hem dünyanın en güçlü hem de en güvenilir orduları arasında yer alıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’den (BM) NATO bünyesinde yürüttükleri misyonlara kadar nerede görev aldılarsa hepsinin de üstesinden alınlarının akıyla geldiklerini vurgulayarak “Ne milletimize ne ordumuza ne de çatısı altında hizmet verdiğimiz uluslararası örgütlerin itibarına asla halel getirmedik. Kimsenin malına, mülküne zarar vermedik. Hiç kimsenin namusuna el uzatmadık. Hiçbir masumun canına kıymadık. Kimseye haksızlık, hukuksuzluk yapmadık. Bize sığınan hiçbir mazlumu katillerine teslim etmedik.

Güvenliğin sağlanması, huzurun tesisi, barış ve istikrar ortamının yeniden inşası noktasında hep samimiyetle çaba harcadık. Güney Kore’den Afganistan’a pek çok yerde bu uğurda nice evladımızı şehit verdik. Türkiye’nin son 71 yılda NATO İttifakı’na yaptığı katkıları çok az müttefik yapmıştır. Bu gerçekler apaçık ortadayken bir süredir ülkemiz aleyhine yürütülen kampanyaları esefle karşılıyoruz. Yerleşik teamülleri bozma pahasına atılmak istenen adımları gördükçe ittifakın geleceği adına endişe duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

“Terör örgütleriyle arasına mesafe koymayan bir devlet NATO’ya nasıl katkı yapabilir?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, ittifakın genişlemesine müzahir tavrını herkesin çok iyi bildiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“İttifakın açık kapı politikasını destekledik, destekliyoruz. Başta terörizmle kararlı mücadele olmak üzere, ittifakın temel değerlerine sadakat gösterecek herkesi bağrımıza basmaya hazırız. Finlandiya’nın üyeliğine onay vererek ilkesel duruşumuzu ortaya koyduk ama teröristleri himaye edenlere ve terörle mücadelede gerekli tedbirleri almayanlara da tepkimizi göstermekten çekinmedik. ‘NATO çatısı altında dayanışma sergileyelim’ diyenlerin Türkiye’de darbeye kalkışmış, 40 yılda binlerce insanımızı katletmiş canilere kucak açmasının hiçbir makul gerekçesi olamaz.

Terörle demokrasi, terörle güvenlik, terörle insanlık yan yana duramaz. İttifakın özü karşılıklı güven ve dayanışma ikliminin tesisidir. Bu olmadan diğer konuları konuşmanın bir anlamı yoktur. Bize tavsiyede bulunanlar öncelikle şu sorulara açık yüreklilikle cevap vermelidir. Türkiye, sokaklarında teröristlerin cirit attığı bir ülkeye nasıl güvenebilir? Terör örgütleriyle arasına mesafe koymayan bir devlet NATO’ya nasıl katkı yapabilir? Terörizmle mücadele etmeyenler ittifakın hasımlarıyla nasıl mücadele edebilir?

Biz, her işimizde olduğu gibi burada da dürüst davranıyor, gizli bir gündemle değil, şeffaf bir şekilde hareket ediyoruz. Madrid’de ülkemize verilen sözlere riayet edilmesini bekliyoruz. Bağcıyla hiçbir işimizin olmadığını, tek amacımızın üzüm yemek olduğunu burada bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Salı günü Vilnius’ta yapılacak Liderler Zirvesi’nde tüm bu hususları tekrar ittifak ortaklarımızın dikkatine getireceğiz. Ülkemiz, milletimiz ve güvenliğimiz için en hayırlı karar neyse inşallah onu hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene Cumhuriyetin 100’üncü kuruluş yıl dönümünün idrak edildiğini anımsatarak şunları kaydetti:

“29 Ekim 2023 tarihinde Cumhuriyet’imizin şanına yakışır bir kutlama yapacağız. Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından olan bu yıl dönümünü sosyal, beşeri, iktisadi ve siyasi olarak tüm yönleriyle ele alacağız. Kapsamlı bir değerlendirme neticesinde güçlü ve zayıf yanlarımızla gelecekte atacağımız adımları belirleyeceğiz. Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılını her bakımdan ülkemiz, milletimiz ve kurumlarımız için yeni bir dönemin mukaddimesine dönüştürmek istiyoruz. 28 Mayıs gecesi itibarıyla inşasına başladığımız Türkiye Yüzyılı vizyonu işte bu yeni dönemin yol haritasını ifade ediyor.”

Son 21 yılda her alanda yaptıkları yatırımlarla bu vizyonun temelini zaten çok güçlü bir şekilde oluşturduklarını, ekonomide Türkiye’yi her yıl ortalama yüzde 5,4 oranında büyüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî gelirimizi 236 milyar dolardan 1 trilyon dolar sınırına getirdik. Ulaşım altyapımızı tüm kategorilerde 5’e, 10’a, 15’e katladık. Turizmde, sağlıkta, teknolojide, adalette ve diğer tüm alanlarda Türkiye’nin çehresini değiştiren hamlelere imza attık. En stratejik sektör olan savunma sanayisinde yüzde 20’den başladık, yüzde 80’i bulan dışa bağımlılığımızı hamdolsun şu anda yüzde 20’lere düşürdük” bilgisini verdi.

“Tam bağımsız Türkiye hedefimize…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 21 yıl önce sadece 248 milyon dolar savunma sanayisi ihracatı yapan bir ülkeden 4 milyar 400 milyon dolar ihracat gerçekleştiren bir ülke konumuna geldiğini belirterek şöyle devam etti:

“Seçim dönemimizde kampanyamıza devam ederken millî muharip uçağımız Kaan’dan Hürjet’e, insansız savaş uçağımız Kızılelma’dan ANKA-3 ve ATAK-2’ye, dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu’dan İMECE uydumuza, yeni Altay tankından Fırtına Obüsü’ne birçok kritik projemizin ya teslimatını ya devreye alınmasını ya da testlerini başarıyla tamamladık. Her alanda olduğu gibi savunma sanayiinde de tam bağımsız Türkiye hedefimize ulaşana kadar bu çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz.

Tarihi şanlı zaferlerle dolu, mazlumların umudu olan ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne mutlaka çıkaracağız. Bunu da 85 milyon olarak hep beraber başaracağız, oyuna gelmeyeceğiz, kardeşliğimize leke sürdürmeyeceğiz, kışkırtmalara prim vermeyeceğiz, umutsuzluk girdabına sürüklenmeyeceğiz. Yapamazsınız diyen felaket tellallarına kulak asmayacağız. Türkiye’nin potansiyeline ve Türk milletine daima güveneceğiz. Başarmaktan başka seçeneğimizin olmadığını, bunun yolunun da önce kendimize inanmaktan geçtiğini aklımızdan çıkarmayacağız.

Geçmiş tecrübelerimizden, bu ışıkta hatalarımızdan ders çıkartarak inşallah daha aydınlık ve müreffeh bir geleceği hep birlikte kuracağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Ordumuzun stratejik bilgisine ve birikimine güç verecek, katkı yapacak siz geleceğin komutanlarını gönülden tebrik ediyorum. Misafir mezunlarımızdan ülkelerine döndüklerinde tüm dost ve kardeş halklara selamlarımızı iletmelerini istiyorum.”

Törende, dönem birincilerine diplomaları Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, dönem ikinci ve üçüncülerinin diplomaları ise Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından verildi. Programda daha sonra dönem birincileri, mezuniyet plaketini yaş kütüğüne çaktı.

Paylaşın

İsveç’ten Bir İlk: PKK’ya Finansman Sağlamaya Hapis Cezası

NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılımı için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekleyen İsveç’te bir ilk. PKK’ya finansman sağlamaya çalışmaktan suçlu bulunan bir kişi dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı.

Haber Merkezi / Mahkemenin kararı Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında Perşembe günü Brüksel’de yapılan kritik toplantı sırasında geldi. İsveç’in NATO üyeliğinin ele alındığı toplantı NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ev sahipliğinde gerçekleşiyor.

Hapis cezasına çarptırılan 40’lı yaşlarındaki Kürt kökenli Türkiye vatandaşı, Ocak ayında Stockholm’deki bir restoranın önünde silahla ateş ettikten ve etrafına tehditler savurduktan sonra tutuklanmıştı.

Mahkemenin yargıcı Mans Wigen, “Bölge mahkemesi Türkiye kökenli Kürt’ü Stockholm’deki bir Kürt iş insanını PKK’ya para ödemesi için silah zoruyla gasp etmeye çalıştığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırdı” dedi.

Wigen, “Gasp teşebbüsü PKK’nın Avrupa’da yürüttüğü kapsamlı bir bağış programı çerçevesinde gerçekleştirildi, buna şantaj da dahildi” ifadesini kullandı. Mahkemenin açıklamasına göre, yapılan incelemeler sonucunda gasp girişiminin amacının “PKK’ya para sağlama” olduğu tespit edildi.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Avukat İlhan Aydın, “Müvekkilim sonuçtan memnun değil. Bölge Mahkemesi’nin özellikle terörün finansmanı ve nitelikli gasp teşebbüsü konusundaki kararına katılmıyoruz. Mahkemenin kararın itiraz edeceğiz” dedi.

Türkiye kökenli kişi, Stockholm’deki bir restoranın önünde silah sıkıp tehditler savurduğu için geçen Ocak ayında tutuklanmış ve 21 Haziran’da da ilk kez hakim önüne çıkmıştı.

İsveç’te yeni Terörle Mücadele Yasası 1 Haziran’da yürürlüğe girmişti. Yeni yasa kapsamında “terör faaliyetlerinde bulunanlara” 4-8 yıl arasında hapis cezası verilebilecek, “terör örgütü lideri olarak tanımlanan kişlşiler” 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

Ayrıca “terör örgütlerini finanse eden veya destekleyen kişilerin” gözaltına alınmaları ve yargılanmaları yönelik olarak, ilgili mercilerin yetkileri artırıldı.

İsveç gelecek hafta Litvanya’da yapılacak NATO zirvesi öncesi ittifaka üye olmak istiyor. Ancak NATO üyeleri Türkiye ile Macaristan, İsveç’in ittifaka katılmasına henüz yeşil ışık yakmadı.

Ankara Stockholm’den terör örgütleri ve mensuplarına karşı daha sert tutum takınmasını ve terör örgütü üyelerini Türkiye’ye iade etmesini istiyor.

Türkiye’nin, NATO üyeliğine “teröre destek verdiği” gerekçesiyle veto koyduğu İsveç’in, haftaya Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak NATO zirvesinde ittifaka katılması için kulisler hızlandı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile dün Washington’da yaptığı görüşmenin ardından, Türkiye, İsveç ve Finlandiya Dışişleri Bakanları ile istihbarat şefleri bugün Brüksel’de üst düzey bir toplantı için biraraya geliyor.

Gözler, Nisan ayında Türkiye’nin vetosunu kaldırmasının ardından tam üyeliği onaylanan Finlandiya’dan sonra, İsveç’in NATO’ya girişine yeşil ışık yakılıp yakılmayacağı sorusuna çevrildi.

Genel Sekreter Jens Stoltenberg’in, NATO karargahındaki buluşmanın ardından düzenleyeceği basın toplantısıyla sonucu değerlendireceğini açıklaması, İsveç’in NATO’ya kabul edilmesi yönündeki beklentileri arttırdı.

Bugünkü toplantı, Haziran 2022’de Madrid’de yapılan NATO zirvesinde Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan Üçlü Mutabakat Muhtırası çerçevesinde yapılıyor.

Fidan, Kalın ve Kılıç katılıyor

NATO’nun geleceği açısından önemli kararların alınacağı kritik Vilnius zirvesinden bir hafta önce yapılan toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç temsil ediyor.

Paylaşın

İsveç’te İncil, Tevrat Ve Kuran Yakmak İçin 3 Başvuru

İsveç’in başkenti Stockholm’de polisin Kur’an yakma eylemine izin vermesinin ardından, farklı dinlerin kutsal kitaplarını yakmak için ikisi başkent Stockholm’de biri Helsingborg kentinde olmak üzere üç başvuru yapıldığı açıklandı.

Iraklı sığınmacı Salvan Momika, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir caminin önünde Kur’an’ı yakmıştı. Aşırı sağcı Stram Kurs partisi lideri Rasmus Paludan’ın 21 Ocak’ta Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kuran yakarak gerçekleştirdiği eylem Türkiye ve İsveç arasında da gerilime neden olmuştu.

İsveç kamu yayıncısı STV’nin haberine göre başvurulardan birinde Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat ile Hristiyanların kutsal kitabı İncil’in birlikte yakılması için izin talep edildi.

Stokholm’deki caminin önünde Kuran yakmak için yapılan başvuruda “mümkün olan en kısa sürede” notuyla başvuru yapıldı. 50’li yaşlarında bir kadının yaptığı başvuruda eyleme ilişkin saat bildirilmedi.

STV’ye konuşan kadın, geçen haftaki Kuran yakma eyleminden sonra bu eylemi kararlaştırdığını ve yalnızca kendisine ait olan başvurunun arkasında durduğunu belirtti. Helsingborg kentinde ise 30’lu yaşlarda bir erkek 12 Temmuz günü kent meydanında Kuran yakmak için izin istedi.

Başkentteki bir diğer eylem başvurusu 15 Temmuz için yapıldı. 30’lu yaşlarda bir erkek tarafından yapılan başvuruda İsrail’in Stokholm Büyükelçilik binası önünde hem Tevrat hem de İncil yakılması için izin istendi.

Başvuruyu yapan kişi, eylemin geçen haftaki Kuran-ı Kerim yakma eylemine tepki olduğunu ve “ifade özgürlüğü” adına sembolik bir toplantı olacağını ifade etti.

İsrail’in Stokholm Büyükelçisi Ziv Kulman başvurulardan endişe duyduğunu belirtti. Sosyal medyadan tepkisini paylayan büyükelçi “Kuran da olsa, tevrat ya da herhangi bir kutsal kitap, nefret dolu bir eylemin durdurulması gerektiği açıktır.” dite yazdı.

Stokholm polisi başvuruları teyit etti

Stokholm polisinin her iki başvurunun da alındığını teyit ettiği bildirildi, ancak henüz karara dair bilgi açıklanmadı.

Polisten yapılan açıklamada her başvurunun bireysel olarak düzenlemelerle uyumlu olarak gerekli koşulları yerine getirip getirmediğinin değerlendirileceğini belirtti.

Helsingborg’daki başvuruyla ilgili olarak da Kuzeybatı Skane bölge polis amiri “Bizim görüşümüz, bunun belirli bir dine yönelik olmayabileceği, ancak ifade özgürlüğünün ve şu anda devam etmekte olan tartışmanın bir parçası olduğu yönündedir.” diye konuştu.

Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt, sosyal medyadan STV’nn haberine atıf yaparak “Bunun devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek durumun ciddiyetini hafife almak akıllıca olmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

STV haberinde, ülkede daha önce izin verilen Kuran-ı Kerim yakma eylemlerinin İsveç’in NATO’ya üyelik sürecini geciktirdiği yorumuna da yer verdi.

İsveç Dışişleri Bakanlığı, geçen haftaki Kuran yakma eylemini kınamış, Dışişleri bakanı Tobias Billström de eylemi “islamofobik eylemler” olarak tanımlamıştı.

Geçen haftaki eylem ayrıca Papa Francis’in de tepkisini toplamış, İslam dünyasında öfkeye neden olan eylem üzerine Birleşmiş Milletler acil toplantı yapma kararı almıştı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Biden’dan Dikkat Çeken Açıklama

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’la görüşen ABD Başkanı Joe Biden, “ABD’nin İsveç’in NATO üyeliğini tamamen, tamamen desteklediğini tekrarlamak isterim. Bunun önemi çok açık. İsveç ittifakımızı daha da güçlü hale getirecek ve NATO içinde sahip olduğumuz aynı ilkelere sahip. NATO’ya üye olmanızı sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

Haber Merkezi / ABD’nin hemen hemen her konuda İsveç ile aynı görüşte olduğunu vurgulayan ve ortak demokratik değerlerin altını çizen Joe Biden, İsveç’in Ukrayna halkının Rusya işgaline karşı kendilerini savunması konusundaki çabalarından da övgüyle söz etti.

İsveç Başbakanı Ulf Kistersson da ABD Başkanı Biden’a daveti için teşekkür etti ve Biden’ın NATO üyeliği konusundaki desteğini takdirle karşıladıklarını belirtti.

Kristersson, “İsveç ve ABD’nin çok sayıda değer ve öncelikleri paylaştığını düşünüyorum. Buna Ukrayna savaşını nasıl ele alacağımız da dahil. Liderliğiniz ve kurmak için uğraştığınız transatlantik birlik için teşekkür ediyorum. İsveç’in NATO üyeliğine verdiğiniz güçlü desteği takdir ediyorum. Bizim için anlamı çok büyük. Ortak korumayı amaçlıyoruz. Ancak katkıda bulunabileceğimiz şeyler olduğunu da düşünüyoruz” diye konuştu.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden gelecek hafta Vilnius’ta düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile Beyaz Saray’da bir araya geldi.

İki lider görüşme öncesinde ortak açıklama yaptı. Biden, NATO’ya katılımına Türkiye ve Macaristan’ın henüz onay vermediği İsveç’in üyeliğine desteğini yineledi.

Gelecek hafta düzenlenecek NATO zirvesine hazırlık yaptıklarını hatırlatan Biden, “Bir kez daha tekrarlamak istiyorum: ABD, İsveç’in NATO üyeliğini tamamen destekliyor” dedi.

İsveç’in ittifakı güçlendireceğini ifade eden Biden, İsveç’in NATO’ya üye olmasını “sabırsızlıkla” beklediğini de sözlerine ekledi.

Başkan Biden’a desteği için teşekkür eden Başbakanı Kristersson, “İsveç’in NATO’ya kabulü için verdiğiniz güçlü desteğe çok değer veriyoruz” şeklinde konuştu. NATO üyeliği ile “ortak koruma” aradıklarını belirten Kristersson, aynı zamanda NATO’nun güvenliği için katkı sağlayacaklarını düşündüğünü ifade etti.

Kristersson, Biden ile yaptığı görüşme sonrasında ise “Gelecek hafta Vilnius’ta yapılacak zirve İsveç’in katılımı için kesinlikle uygun bir zaman ancak Türkiye’nin kararlarını sadece Türkiye alabilir” görüşünde ABD Başkanı ile hemfikir olduklarını söyledi.

Brüksel’de, İsveç’in NATO üyeliği görüşülecek

İsveç, Türkiye ve NATO temsilcileri bugün Brüksel’deki NATO karargahında bir araya gelerek İsveç’in üyeliğini görüşecek. Toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil edecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile telefon görüşmesinde “İsveç’in terörle mücadele mevzuatındaki değişikliğin doğru yönde bir adım olduğunu fakat PKK yanlılarının gösterilerine izin verilmesi nedeniyle bu adımın boşa çıktığını” söylemişti.

NATO’da İsveç’in üyeliğine onay vermeyen yalnızca Türkiye ve Macaristan kaldı. Avrupa Birliği’nin geri kalanına kıyasla Rusya ile daha iyi ilişkileri olan Macaristan daha önce, Türkiye’nin onay vermesi durumunda kendilerinin de İsveç’in üyeliğini onaylayacağını açıklamıştı.

İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Finlandiya’yla birlikte NATO üyeliğine başvurmuş fakat iki ülke de Türkiye’nin engeline takılmıştı.

İskandinav ülkelerini PKK’ye destek olmakla suçlayan Türkiye, Stockholm ve Helsinki hükümetleriyle bir üçlü muhtıra imzalamış ve üyeliklerin ancak bu muhtırada verilen sözler yerine getirildiğinde mümkün olacağını belirtmişti.

Türk hükümeti bu yıl Finlandiya’nın verdiği vaatleri yerine getirdiğini açıklayarak üyeliğini onaylamış, fakat İsveç’in hl atması gereken adımlar olduğunu belirtmişti.

İsveç’in yeni terörle mücadele kanunun 1 Haziran’da yürürlüğe girmesinin ardından ülkede ilk defa bir kişi PKK’ye yardım için haraç toplamakla suçlanmış, Ankara bunu olumlu bir adım olarak karşılamıştı. Öte yandan İsveç’te bir kişinin Kuran yakmasına izin verilmesi iki ülke arasında gerilime yol açmıştı.

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Türkiye’nin İtirazını Aşmak İçin Son Hamle

Türkiye, Finlandiya ve İsveç’ten oluşan Daimi Ortak Mekanizma üyelerinin perşembe günü Brüksel’deki NATO merkezinde yapacağı toplantıdan, İsveç’in üyeliği yönünde bir karar çıkması beklenmiyor.

Bu yönde bir kararın 11 ve 12 Temmuz’da yapılacak zirvede çıkma ihtimalinin de düşük olduğu bildiriliyor. Haftaya Litvanya’da yapılacak zirveye katılacak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO üyeleri arasında konunun tekrar masaya yatırılması bekleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açmasından sonra, yıllardır izledikleri tarafsızlık politikasını bir kenara bırakan Finlandiya ve İsveç, NATO’ya üye olmak için geçen yıl resmi başvuruda bulundu. Finlandiya’nın üyelik başvurusu bu yılın Nisan ayı başında onaylanırken İsveç’in üyeliğine Türkiye ve Macaristan hala onay vermedi.

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta 11 ve 12 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in çağrısıyla Türkiye, İsveç ve Finlandiya temsilcileri, Perşembe günü Brüksel’deki NATO merkezinde son kez biraya gelecek.

Toplantıda, zirve öncesinde Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine yönelik blokajının aşılması yönünde müzakerelerin öne çıkması bekleniyor. Yarın NATO merkezinde düzenlenecek toplantıda söz konusu ülkelerin Dışişleri Bakanları dışında istihbarat teşkilatlarının şefleri ile ulusal güvenlik danışmanlarının da yer alacağı bildirildi. Toplantıdan sonra Stoltenberg’in yerel saat ile 16.30’da bir basın toplantısı düzenleyeceği duyuruldu.

Türkiye, Finlandiya ve İsveç’ten oluşan Daimi Ortak Mekanizma üyelerinin katılacağı yarınki toplantıdan, İsveç’in üyeliği yönünde bir karar çıkması beklenmiyor. Bu yönde bir kararın 11 ve 12 Temmuz’da yapılacak zirvede çıkma ihtimalinin de düşük olduğu bildiriliyor. Haftaya Litvanya’da yapılacak zirveye katılacak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO üyeleri arasında konunun tekrar masaya yatırılması bekleniyor.

Son olarak dün Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da İsveç’in NATO üyeliği konusunda açıklamalarda bulunmuş, “Stockholm’de Kur’an-ı Kerim’e yapılan aşağılık saldırıyı ve uyarılarımıza rağmen bu saldırıya göz yumulmasını bir kez daha kuvvetle kınıyoruz. Stratejik ve güvenlik değerlendirmesi itibarıyla İsveç’in NATO’ya üyeliğinin bir yük mü yoksa fayda mı getireceği konusu artık daha çok tartışmaya açıktır” ifadelerini kullanmıştı.

Finlandiya girdi

Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açmasından sonra, yıllardır izledikleri tarafsızlık politikasını bir kenara bırakan Finlandiya ve İsveç, NATO’ya üye olmak için geçen yıl resmi başvuruda bulundu. Finlandiya’nın üyelik başvurusu bu yılın Nisan ayı başında onaylanırken İsveç’in üyeliğine Türkiye ve Macaristan hala onay vermedi.

Türkiye, İsveç’i ülkedeki Türkiye kökenli terör gruplarıyla etkin mücadele etmemek ve terörist olduğunu iddia ettiği kişileri Türkiye’ye iade etmemekle suçluyor. İsveç, Ankara’nın talepleri arasında yer alan, terörle mücadele yasalarını sertleştirirken, Türkiye’ye bazı kişilerin iadesine de başladı. Ancak buna paralel olarak Ankara ile Stockholm arasındaki ipler sene başından beri özellikle ülkedeki Kur’an yakma eylemleri nedeniyle gerilmiş durumda.

Ayrıca İsveç’te son aylarda Erdoğan’ın maketinin kullanıldığı bazı protesto eylemleri yüzünden de Ankara İsveç’i sert biçimde eleştiriyor. İsveç hükümeti ise ülkede düzenlenen eylemlerden kendilerinin de rahatsızlık duyduğunu ifade etse de, yapılan gösterilerin düşünce ve gösteri yasası kapsamına girdiği gerekçesiyle yasaklanamayacağına işaret ediyor.

Daha önce İsveç’in üyeliğini yaz mevsiminde onaylayacağını duyuran Macaristan hükümetinin de Ankara ile birlikte hareket ettiği ileri sürülüyor. Macaristan medyası geçen hafta, Viktor Orban hükümetinin İsveç’in üyeliğini meclise getirmeyi sonbahara bıraktığını, en azında parlamentonun tatile girmeden önce konunun gündeminde yer almadığını aktardı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç’te Kur’an Yakan Salvan Momika: Yeniden Yakacağım

İsveç’in başkenti Stockholm’de polisin Kur’an yakma eylemine izin vermesinin ardından bir caminin önünde Kur’an’ı yakan Iraklı sığınmacı Salvan Momika, önümüzdeki günlerde yeniden benzer bir eylem düzenlemeyi planladığını açıkladı.

Expressen gazetesine konuşan Salvan Momika, düzenlediği eylemin tepkilere yol açacağını bildiğini, buna rağmen önümüzdeki on gün zarfında yeniden Kur’an ve Irak bayrağı yakmayı planladığını, bu sefer de eylemi Stockholm’deki Irak Büyükelçiliği binası önünde yapacağını belirtti.

Momika, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Stockholm’deki bir cami önünde, resmi makamların yapılmasına müsaade ettiği bir eylem çerçevesinde, yüz kadar izleyicinin gözleri önünde Müslümanların kutsal kitabı olan Kur’an’ı çiğnemiş, İsveç bayrağı sallamış, daha sonra elindeki Kur’an’ın sayfaları arasına domuz pastırması dilimleri koymuş, akabinde de elindeki Kur’an’dan birkaç sayfayı tutuşturarak yakmıştı. Momika, eylemi öncesinde İsveç makamlarından, yaptığı protestonun düşünce özgürlüğü kapsamına girdiği talebiyle müsaade almayı başarmıştı.

Hem İsveç hem de uluslararası toplumda büyük tepkiye neden olan eylem sonrasında İsveç polisi de “etnik bir gruba yönelik kışkırtma” suçuyla soruşturma başlatıldığını açıkladı. 37 yaşındaki eylemci ise yaptığının nefret suçu veya bir gruba yönelik kışkırtma olmadığını savunuyor.

İsveç polisi, mevcut yasalara göre, Kur’an yakmanın doğuracağı güvenlik risklerinin, “bu talebi reddetme kararını meşru gösterebilecek” bir durum teşkil etmediğini belirtmişti. Polis, bölgede alınan güvenlik önlemleri kapsamında ülkenin diğer kentlerinden de takviye güç istediğini duyurmuştu.

İsveç polisi, Müslümanların kutsal kitabı Kuranı Kerim-i yakmayı planladığını söyleyen kişilere güvenlik gerekçesiyle daha önce izin vermemişti.

İsveç’te temyiz mahkemesi geçtiğimiz haftalarda, polisin Stockholm’de benzer iki eyleme izin vermeyi reddetme kararını haksız bulmuştu. Polis, geçen Ocak ayında Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an yakılmasının ardından yükselen gerilim sonrası verdiği yasak kararında güvenlik endişelerini gerekçe göstermişti.

Aşırı sağcı Stram Kurs partisi lideri Rasmus Paludan’ın 21 Ocak’ta Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kuran yakarak gerçekleştirdiği eylem Türkiye ve İsveç arasında da gerilime neden olmuştu.

Aralarında Suudi Arabistan, Ürdün ve Kuveyt’in de bulunduğu çok sayıda Arap ülkesi de Ocak ayındaki Kur’an yakma eylemini kınamış, protesto gösterileri düzenlenmişti.

Büyükelçilik önündeki eylem, haftalarca süren protestolara ve İsveç ürünlerine yönelik boykot çağrılarına neden olurken Stockholum’ün NATO üyelik sürecini de sekteye uğratmıştı.

Türkiye, imzalanan üçlü muhtıra uyarınca kurulan Türkiye-İsveç-Finlandiya Daimi Ortak Mekanizma kapsamındaki müzakereleri bir süreliğine durdurduktan sonra başta ABD olmak üzere diğer NATO üyelerinin baskısı üzerine yeniden başlatmıştı. İlerleyen aylarda Finlandiya’nın NATO’ya katılmasına yeşil ışık yakan Türkiye, İsveç’in üyeliğine isehâlen meclis onayı vermedi.

Kristersson: İsveç NATO’ya üye olacak

Diğer yandan İsveç Başbakanı Ulf Kristersson Çarşamba günü kamu yayıncısı STV’ye verdiği demeçte, İsveç’in NATO’ya Temmuz ortasında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek olan NATO zirvesinde ya da öncesinde üye olmak istediğini belirtti.

Reuters haber ajansına göre Kristersson, “İsveç NATO’ya üye olacak. Başından beri amacımız bu olsa bile kimse bunun Vilnius’ta mı yoksa bunun hemen öncesinde mi olacağını bilemez. Bu diğer NATO ülkeleriyle de paylaştığımız bir istek” dedi ve ekledi:

“Aynı zamanda Türkiye’ye kararlarına saygı duyduğumuzu da söyledik ve bir başka toplantımızın olması da olumlu bir gelişme… ve belki böyle bir diyalogla kalan tek tük soru işaretlerini de Vilnius zirvesinden önce ele alabiliriz”.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bu hafta başında, NATO’nun 11-12 Temmuz’da düzenlenecek zirvesi öncesinde, İsveç ve Türkiye’nin Brüksel’de üst düzey toplantı yapacağını açıklamıştı.

İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström de dün Stockholm’de İngiliz mevkidaşı James Cleverly ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, ülkesinin NATO’ya katılabilmek için Türkiye’nin tüm taleplerini karşıladığını yineledi.

İsveç’te yürürlüğe giren yeni terörle mücadele yasasına atıfta bulunarak bu kanunun “herhangi bir yolla bir terör örgütüne katılımı” yasa dışı kıldığını söyleyen Billström, “Böylece anlaşmamızın son kısmını da yerine getiriyoruz” dedi.

Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO heyetlerinin yer aldığı üçlü mutabakat uyarınca oluşturulan Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı, 14 Haziran’da Ankara’da yapılmıştı. Bu toplantıdan somut bir sonuç çıkmaması ve Ankara’nın yükümlülüklerin tam olarak yerine gelmediğini kaydetmesi Vilnius Zirvesi öncesi onay beklentisinin azalmasına neden olmuştu.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından İsveç ve Finlandiya NATO’ya üyelik başvurusunda bulunmuştu.

Nisan ayı başında üyeliği tüm ülkelerce onaylanan Finlandiya askeri ittifakın 31. üyesi oldu. İsveç ise Türkiye ve Macaristan dışındaki tüm üye ülkelerden onay aldı. Türkiye İsveç’in “terörle mücadele” konusunda yeterince adım atmadığı gerekçesiyle başvuruya şimdiye kadar onay vermedi.

Paylaşın

İsveç’in Üyelik Belirsizliği; NATO’dan Toplantı Çağrısı

İsveç’in başkenti Stockholm’de bir kişi dün kentin merkez camisinin önünde Kur’an yakma eylemi düzenlemişti. Kurban Bayramı’nın ilk günündeki bu eylem için İsveç makamlarından izin alındığı ve eylemi düzenleyenin 37 yaşındaki Salvan Momika isimli Iraklı bir sığınmacı olduğu bildirildi.

İsveç polisinin Şubat ayında yapılması planlanan iki adet Kur’an yakma eylemini yasaklayan kararı Nisan ayında mahkemeden dönmüş, Stockholm İdare Mahkemesi kararında “polisin güvenlik riski endişelerinin protesto hakkını kısıtlamaya yeterli olmayacağı” hükmüne varılmıştı. Emniyet Teşkilatı’nın temyiz başvurusu da sonuç vermemiş, üst mahkeme Haziran ayında açıkladığı kararda alt mahkeme kararını onamıştı.

Kur’an yakma eylemine tepkiler sürerken ülkenin üyeliğinin 11-12 Temmuz’daki NATO zirvesine yetişmesi konusunda belirsizlik daha da arttı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kur’an yakma eylemini kınadığı mesajında bu tarz eylemlere göz yummanın suça ortak olmak anlamına geldiği vurgusu yaparken Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da “NATO’da müttefikimiz olmak isteyenler, İslam karşıtı ve yabancı düşmanı teröristlerin yıkıcı davranışlarına müsamaha gösteremez ve izin veremez” diye tepki gösterdi. Altun, İsveç’in NATO’ya üyeliğine atıfla ayrıca “terörle mücadelenin ciddi bir ittifakın temel ön şartı” olduğunu kaydetti.

Macaristan’dan erteleme sinyalleri

Bu arada İsveç’in NATO’ya üyeliği için onay beklediği diğer ülkeMacaristan’dan da olumsuz sinayeller geliyor. Macar medyası, İsveç’in üyeliğine onay için meclis oturumunun yaz tatili sonrasına sarkacağını bildirdi.

Konuyla ilgili haberlerde, Macaristan parlamentosunun yaz tatiline girmeden önce yapacağı oturumların gündeminde İsveç’in NATO’ya üyeliğinin yer almadığına dikkat çekildi. Haber portalı hvg.hu ve index.hu, Başbakan Viktor Orban’ın milliyetçi Fidesz Partisi’nin oylamayı ileri bir tarihe ertelediğini bildirdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve başta ABD olmak üzere ittifak üyeleri, İsveç’in üyeliğinin 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek NATO zirvesinde resmen ilan edilebilmesi için aylardır yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor.

Stoltenberg, NATO zirvesi öncesinde bu yönde bir adım daha atarak Türkiye, İsveç ve Finlandiya’yı Daimi Ortak Mekanizma toplantısı için 6 Temmuz Perşembe günü Brüksel’deki NATO merkezinde görüşmeye çağırdı. NATO Genel Sekreteri, dün yaptığı basın toplantısında, “İsveç’i NATO’ya üye olarak selamlamanın zamanı geldi” diye konuştu. Türkiye’nin toplantıda Dişişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın tarafından temsil edileceği bildirildi.

Olaf Scholz, Erdoğan’la görüştü

Konuyla ilgili dün akşam Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bir telefon görüşmesi yaptıkları bildirildi. Alman hükümetinden yapılan açıklamada, iki liderin NATO zirvesinde ele alınacak konularda görüş alışverişinde bulunduğu, Ukrayna savaşı ve Avrupa’nın güvenliği ile İsveç’in NATO’ya üyeliğinin konuşulduğu bildirildi. İki liderin ayrıca farklı alanlardaki ortak çalışmalar konusunda adımlar atılması ve görüş alışverişinde bulunulmasına devam etmesi konusunda hemfikir oldukları vurgulandı, ancak bunların hangi alanlar olduğuna dair detay belirtilmedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre de Erdoğan görüşmede İsveç’in, terörle mücadele mevzuatındaki değişiklik başta olmak üzere doğru yönde adımlar atmakla birlikte ülkedeki PKK, PYD ve YPG yanlılarının serbestçe terörü öven gösteriler düzenlemeye, terör örgütlerine insan devşirmeye ve finans kaynağı teminine devam ettiklerini yineledi ve bu durumun Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguladı.

Fas büyükelçisini geri çekiyor

İsveç’te polisin izin verdiği Kur’an yakma eylemine tepkiler de sürüyor. Başta Müslüman ülkeler olmak üzere pek çok ülkeden kınama mesajları gelirken Fas da ülkedeki büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırdığını duyurdu. Ayrıca Fas’taki İsveç maslahatgüzarının da eylem konsundaki tepki iletilmek üzere Fas Dışişleri Bakanlığına çağrıldığı bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da, dünkü Kur’an yakma eylemini “saygısızca” ve “incitici” olarak niteleyip kınarken, Türkiye ve Macaristan’ın İsveç’in NATO’ya üyeliğini onaylaması yönündeki çağrısını da yineledi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç, Cami Önünde Kur’an Yakma Eylemi

İsveç’in başkenti Stockholm’de polis Kur’an yakma eylemine izin verdi. Kur’an yakma eylemini daha önce bir talebi reddedilen Salwan Momika adlı kişi tarafından gerçekleştirildiği bildirildi. Momika, Yaklaşık 200 kişilik bir grubun önünde de Kuran yakma eylemini gerçekleştirdi.

Salwan Momika, bir gazeteye verdiği demeçte, kendisini Kur’an’ı yasaklatmak isteyen Iraklı bir mülteci olarak tanımlamıştı.

Eylemi izlemek için toplanan kalabalık arasındakiler Monika’ya tepki gösterdi. Polis bu sırada Monika’ya taş atmaya çalışan bir kişiyi de gözaltına aldı. Eylemin ardından Monika ve izleyiciler dağıldı.

İsveç polisi, mevcut yasalara göre, Kur’an yakmanın doğuracağı güvenlik risklerinin, “bu talebi reddetme kararını meşru gösterebilecek” bir durum teşkil etmediğini belirtti. Polis, bölgede alınan güvenlik önlemleri kapsamında ülkenin diğer kentlerinden de takviye güç istediğini duyurdu.

Aşırı sağcı Stram Kurs partisi lideri Rasmus Paludan’ın 21 Ocak’ta Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kuran yakarak gerçekleştirdiği eylem Türkiye ve İsveç arasında da gerilime neden olmuştu.

Aralarında Suudi Arabistan, Ürdün ve Kuveyt’in de bulunduğu çok sayıda Arap ülkesi de Ocak ayındaki Kur’an yakma eylemini kınamış, protesto gösterileri düzenlenmişti.

İsveç polisi, Müslümanların kutsal kitabı Kuranı Kerim-i yakmayı planladığını söyleyen kişilere güvenlik gerekçesiyle daha önce izin vermemişti.

İsveç’te temyiz mahkemesi geçtiğimiz haftalarda, polisin Stockholm’de benzer iki eyleme izin vermeyi reddetme kararını haksız bulmuştu. Polis, geçen Ocak ayında Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an yakılmasının ardından yükselen gerilim sonrası verdiği yasak kararında güvenlik endişelerini gerekçe göstermişti.

Büyükelçilik önündeki eylem, haftalarca süren protestolara ve İsveç ürünlerine yönelik boykot çağrılarına neden olurken Stockholum’ün NATO üyelik sürecini de sekteye uğratmıştı.

Türkiye, imzalanan üçlü muhtıra uyarınca kurulan Türkiye-İsveç-Finlandiya Daimi Ortak Mekanizma kapsamındaki müzakereleri bir süreliğine durdurduktan sonra başta ABD olmak üzere diğer NATO üyelerinin baskısı üzerine yeniden başlatmıştı. İlerleyen aylarda Finlandiya’nın NATO’ya katılmasına yeşil ışık yakan Türkiye, İsveç’in üyeliğine isehâlen meclis onayı vermedi.

Kristersson: İsveç NATO’ya üye olacak

Diğer yandan İsveç Başbakanı Ulf Kristersson Çarşamba günü kamu yayıncısı STV’ye verdiği demeçte, İsveç’in NATO’ya Temmuz ortasında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek olan NATO zirvesinde ya da öncesinde üye olmak istediğini belirtti.

Reuters haber ajansına göre Kristersson, “İsveç NATO’ya üye olacak. Başından beri amacımız bu olsa bile kimse bunun Vilnius’ta mı yoksa bunun hemen öncesinde mi olacağını bilemez. Bu diğer NATO ülkeleriyle de paylaştığımız bir istek” dedi ve ekledi:

“Aynı zamanda Türkiye’ye kararlarına saygı duyduğumuzu da söyledik ve bir başka toplantımızın olması da olumlu bir gelişme… ve belki böyle bir diyalogla kalan tek tük soru işaretlerini de Vilnius zirvesinden önce ele alabiliriz”.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bu hafta başında, NATO’nun 11-12 Temmuz’da düzenlenecek zirvesi öncesinde, İsveç ve Türkiye’nin Brüksel’de üst düzey toplantı yapacağını açıklamıştı.

İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström de dün Stockholm’de İngiliz mevkidaşı James Cleverly ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, ülkesinin NATO’ya katılabilmek için Türkiye’nin tüm taleplerini karşıladığını yineledi.

İsveç’te yürürlüğe giren yeni terörle mücadele yasasına atıfta bulunarak bu kanunun “herhangi bir yolla bir terör örgütüne katılımı” yasa dışı kıldığını söyleyen Billström, “Böylece anlaşmamızın son kısmını da yerine getiriyoruz” dedi.

Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO heyetlerinin yer aldığı üçlü mutabakat uyarınca oluşturulan Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı, 14 Haziran’da Ankara’da yapılmıştı.

Bu toplantıdan somut bir sonuç çıkmaması ve Ankara’nın yükümlülüklerin tam olarak yerine gelmediğini kaydetmesi Vilnius Zirvesi öncesi onay beklentisinin azalmasına neden olmuştu.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından İsveç ve Finlandiya NATO’ya üyelik başvurusunda bulunmuştu.

Nisan ayı başında üyeliği tüm ülkelerce onaylanan Finlandiya askeri ittifakın 31. üyesi oldu. İsveç ise Türkiye ve Macaristan dışındaki tüm üye ülkelerden onay aldı.

Türkiye İsveç’in “terörle mücadele” konusunda yeterince adım atmadığı gerekçesiyle başvuruya şimdiye kadar onay vermedi.

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Türkiye’nin İtirazını Aşmak İçin Acil Toplantı Yapılacak

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta Griffin Storm 2023 Tatbikatı ile ilgili düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın dışişleri bakanları, istihbarat başkanları ve milli güvenlik danışmanlarının Brüksel’de bir araya geleceğini ifade etti.

Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO heyetlerinin yer aldığı üçlü mutabakat uyarınca tesis edilen Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı, 14 Haziran’da Ankara’da yapılmıştı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç’ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan toplantıya NATO heyeti başkanı olarak NATO Genel Sekreter Kabine Şefi Stian Jenssen, İsveç heyeti başkanı olarak İsveç Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreteri Büyükelçi Jan Knutsson ve Finlandiya heyeti başkanı olarak da Finlandiya Dışişleri Bakanlığı Daimi Devlet Sekreteri Jukka Salovaara katılmıştı.

NATO Genel Sekreteri dün akşam da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda görüştü. Erdoğan, Stoltenberg’e “Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğine karşı yapıcı tutumunun devam ettiğini ancak terör yanlıları İsveç’te serbestçe eylem düzenledikçe yapılan mevzuat değişikliklerinin bir anlamının olmadığını” iletti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, görüşmede İsveç’in NATO üyeliğinin yanısıra Rusya’da yaşanan son gelişmelerin de ele alındığı belirtildi. Açıklamada, “Rusya’daki gerilimin sona ermesinin, Ukrayna sahasında geri dönülmez insani felaketlerin önünü aldığı belirtilen görüşmede, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’e, Rusya’daki gelişmelerin, Ukrayna’da adil barış yolunda yeni bir kilometre taşı olması temennisi iletildi” denildi.

İsveç’in NATO üyeliğinin de görüşmede ele alındığının vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine karşı yapıcı tutumunun devam ettiği, ancak PKK/PYD/YPG yanlıları bu ülkede serbestçe eylem düzenledikçe, yapılan mevzuat değişikliklerinin bir anlamının olmadığı ifade edildi. Görüşmede, F-35 bağlamında yaşanan haksızlıkların, Türkiye’nin F-16 talebinde İsveç’in üyeliğiyle bağlı kılınması çabalarının, Türkiye’ye değil, esasen NATO’ya ve NATO’nun güvenliğine zarar verdiği vurgulandı.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg Erdoğan’la yaptığı telefon görüşmesi sonrası sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşarak, Vilnius’ta yapılacak ve terörizm, caydırıcılık ve savunma gibi konularda önemli kararlar alınacak NATO zirvesi öncesi Erdoğan’la iyi bir görüşme yaptıklarını kaydetti. Stoltenberg ayrıca, “İsveç’in NATO’ya katılımı konusunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

İsveç’in NATO’ya katılım protokollerini Türkiye’nin yanısıra Macaristan da henüz onaylamış değil. ABD ve Batı ülkeleri 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak NATO zirvesi öncesi, Türkiye’den İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesini bekliyor.

Türkiye, İsveç’in terörist olarak tanımladığı grupların üyelerine ev sahipliği yaptığını ve bazı isimlerin iadesini istiyor. İsveç ise Türkiye ile Madrid’de imzaladıkları üçlü mutabakat kapsamında, kısa sürede yeni bir yasa çıkararak terör gruplarını finanse etmeyi veya desteklemeyi zorlaştırdığını öne sürüyor.

İsveç ve Finlandiya geçen yıl başlayan Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası NATO’ya üyelik başvurusunda bulunmuştu. Finlandiya, Nisan ayında NATO’ya katılırken, İsveç’in üyeliği Türkiye ve Macaristan’ın itirazları nedeniyle onaylanmadı.

Türkiye ve Macaristan’ın İsveç’in ittifaka katılımını 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesi onaylaması bekleniyor.

Paylaşın