Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 35 Bin 272’ye Çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 39 artarak 35 bin 272’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 64 artarak 79 bin 205’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinin derinliklerine ve kuzeydeki Cibaliye Mülteci Kampı’nın dış mahallelerine ilerleyerek yedi aydır devam eden saldırıları şiddetlendirdi.

İsrail, aynı zamanda doğudaki Refah Sınır Kapısı’ndan ilerleyerek, Selahaddin Caddesi’ni geçip bir milyondan fazla Filistinlinin hava ve topçu ateşi altında toplandığı batı ve orta Refah bölgelerine girdi.

İsrailli yetkililerin, Mısır’ın Refah sınır kapısının Filistin tarafını kontrol etmesinin ardından Mısır ve İsrail arasındaki “krizin” kötüleşmesi nedeniyle, Mısır’ın Gazze’de ateşkes anlaşmasına aracılık etme ve tutukluları serbest bırakma çabalarından çekilebileceği uyarısında bulunduğu bildirildi.

İsrailli yetkililerin krizin çözülmemesi halinde, Mısır ile İsrail arasında savunma ve istihbarat alanlarındaki iş birliğinin azalabileceğine ilişkin endişelerini dile getirdikleri aktarıldı.

İsrailli yetkililer ayrıca Gazze’de çatışmaların devam etmesi ve İsrail ile Hamas arasında anlaşmaya varılması yönündeki görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasıyla, Mısır ile İsrail ilişkilerindeki krizin daha da kötüleşebileceğinden korktuklarını dile getirdiler.

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Mısır’ı Refah sınır kapısını kapatmakla suçlamış ve Kahire’nin Gazze’de insani bir krizi önlemenin “anahtarını elinde tuttuğunu” söylemişti. Katz, “Dünya (Gazze’deki) insani durumun sorumluluğunu İsrail’in omuzlarına yüklüyor. Ancak Gazze’de insani krizi önlemenin anahtarı artık Mısırlı dostlarımızın elinde” ifadelerini kullandı.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri bu açıklamaları eleştirdi ve ülkesinin “İsrail tarafının gerçekleri çarpıtma ve sorumluluktan kaçma politikasını” kategorik olarak reddettiğini vurgulayarak, “Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin şu anda karşı karşıya olduğu insani felaketin tek sorumlusunun İsrail olduğunu” söyledi.

Öte yandan uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Refah kentine saldırıları artırmasına dair ortak açıklama yaptı. Açıklamada, üçüncü ülkelerin, Gazze’de uluslararası insancıl hukuka karşı işlenen ciddi ihlallere son vermek ve bu ihlallerden ötürü hesap verebilirliği sağlamak üzere acilen harekete geçmekle yükümlü olduğu belirtildi.

Açıklamada şu örgütlerin imzası var: ActionAid, Action Against Hunger, American Friends Service Committee (AFSC), A.M. Qattan Foundation, Anera, Churches for Middle East Peace (CMEP), DanChurch Aid (DCA), Humanity & Inclusion/ Handicap International (HI), IM Swedish Development Partner, INTERSOS, Médecins du Monde International Network, Mennonite Central Committee, Mercy Corps, Norwegian Church Aid (NCA), Norwegian People’s Aid, Oxfam, Plan International, Relief International, Uluslararası Af Örgütü, War Child Alliance.

Hamas Hareketi Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Gazze’de ateşkes için Mısır ve Katar’ın yanı sıra ABD arabuluculuğunda yapılan müzakerelere tamamen olumlu yaklaştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Hamas, Gazze’de ateşkes ve esir takasının sağlanması için arabulucu olan Mısır ve Katar’ın çabalarını tamamen olumlu karşıladı. İşgalci ise buna Refah Sınır Kapısı’nı işgal etme ve Refah kentine fiili olarak karadan saldırıyı başlatarak yanıt verdi.”

Hamas Hareketi Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, 6 Mayıs’ta Katar ve Mısır’a, Gazze Şeridi’nde ateşkese ilişkin önerilerini onayladığını bildirmişti. Hamas’ın Katar ve Mısır tarafından iletilen “ateşkes önerilerine” onay verdiğini duyurmasının ardından, İsrail Savaş Kabinesi, Refah’ta saldırılara devam kararı almıştı.

İsrail ordusu, 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, zorla yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı Refah’ın doğusundaki bazı mahallelerin boşaltılmasını istemiş, 7 Mayıs sabahı da Gazze’nin Refah bölgesine kara saldırısı başlatarak Mısır ile olan sınır kapısının Gazze tarafını ele geçirdiğini duyurmuştu.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 35 Bin 173’e Yükseldi

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 82 artarak 35 bin 173’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 234 artarak 79 bin 061’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Başkan Joe Biden yönetimi İsrail’in Hamas ile savaşında Gazze’deki Filistinlileri öldürmesini soykırım olarak görmediğini açıkladı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Pazartesi günü yaptığı açıklamada Biden yönetiminin İsrail’in Hamas ile savaşında Gazze’deki Filistinliler’i öldürmesini bir soykırım olarak görmediğini söyledi.

Beyaz Saray günlük basın brifinginde açıklamalar yapan Sullivan, ABD’nin Hamas’ın yenildiğini görmek istediğini belirtirken, savaşın ortasında kalan Filistinliler’in “cehennemi yaşadığını” ve İsrail’in Refah’ta büyük bir askeri operasyon yapmasının hata olacağını kaydetti.

Sullivan, “Gazze’de yaşananların bir soykırım olduğuna inanmıyoruz. Bu iddiayı kesin bir dille reddediyoruz” dedi. Ulusal Güvenlik Danışmanı, ABD’nin bu değerlendirmeye varmak için “niyete odaklanmayı içeren uluslararası kabul görmüş soykırım terimini kullandığına” dikkat çekti.

Kasım ayındaki seçimlerde bir kez daha başkan olmak için yarışan Joe Biden, İsrail’e verdiği destek nedeniyle ülke içindeki destekçileri tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı. Bu eleştirilerden bazılarında İsrail soykırım yapmakla suçlandı. Bölgedeki sağlık yetkililerine göre Gazze’de 35 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

Biden’ın Cumartesi günü yaptığı bir açıklamaya atıfta bulunan Sullivan, Hamas’ın rehineleri serbest bırakması halinde Gazze’de ateşkes sağlanabileceğini söyledi. Sullivan, dünyanın Hamas’ı müzakere masasına dönmeye ve anlaşmayı kabul etmeye çağırması gerektiği mesajını verdi.

Sullivan, ABD’nin ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için yoğun bir şekilde çalıştığını söyledi. Sullivan, böyle bir anlaşmanın ne zaman yapılacağını ya da yapılıp yapılmayacağı ile öngöremediğini ifade etti.

Jake Sullivan’ın haftasonu İsrailli mevkidaşı Tzachi Hanegbi ile yaptığı telefon görüşmesinde Başkan Joe Biden’ın İsrail’in Refah’a yönelik saldırısına ilişkin “uzun süredir devam eden endişelerini” dile getirdiği açıklanmıştı.

Sullivan’ın Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yenilgiye uğratılmasını sağlayacak alternatif planları görüştüğü ve Hanegbi’nin de İsrail’in ABD’nin endişelerini dikkate aldığını teyit ettiği belirtilmişti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları İzleme Örgütü (UNHRW) tarafından hazırlanan son raporda İsrail’in savaşın başlamasından bu yana Gazze’deki insani yardım konvoylarına ve tesislerine en az sekiz saldırı düzenlediği belirtildi.

Örgüt ayrıca İsrail ordusunun, en az 31 yardım görevlisinin ve beraberindekilerin ölümüne ya da yaralanmasına neden olan saldırılardan önce uyarıda bulunmadığını açıkladı. BM’ye göre İsrail’in 7 Ekim’deki saldırısından bu yana Gazze’de 250’den fazla yardım görevlisi öldürüldü.

Bu rapor, BM Güvenlik Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bir BM güvenlik görevlisinin ölümü ve bir diğerinin yaralanmasının ardından soruşturma açılması çağrısında bulunmasının ardından geldi. Görevlilerin bulunduğu araç pazartesi sabahı Refah’taki Avrupa Hastanesine giderken vurulmuştu.

“Gazze’deki çatışmalar sadece sivillere değil insani yardım çalışanlarına da ağır bedeller ödetmeye devam ediyor” diyen Genel Sekreter, “Acil insani ateşkes ve tüm rehinelerin serbest bırakılması çağrılarımızı yineliyoruz.” açıklamasında bulundu.

Pazartesi günü İsrailli protestocuların Gazze’ye girmeye çalışan bir insani yardım konvoyuna saldırdığı görüldü. Sosyal medyada yer alan videolarda protestocuların yardım paketlerini yağmaladıkları, yere attıkları ve içindeki gıda ve malzemeleri tahrip ettikleri görülüyor. İsrail polisi dört göstericinin gözaltına alındığını bildirdi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 35 Bin 91’e Çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 57 artarak 35 bin 091’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 82 artarak 78 bin 827’ye yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail güçleri aylar önce Hamas’ı mağlup ettiklerini söyledikleri bir bölgeyi yeniden ele geçirmek için haftanın ilk gününde bölgenin kuzeyinden Gazze Şeridi’ne girdi. Gazze’nin güney ucunda ise tanklar ve askeri birlikler, otoyol üzerinden Refah’a ilerledi.

Gazze’nin hem kuzey hem de güney uçlarında haftalardır yaşanan en yoğun çatışmalar nedeniyle yüz binlerce Filistinli yeniden kaçmaya başladı. Yardım grupları insani krizin daha da kötüleşebileceği uyarısında bulunuyor.

İsrail, beş ay önce askerlerinin çoğunu çektiği kuzeye geri dönmesinin gerekçesini, militanların militanların yeniden bölgeye gelmesini önlemek için savaşın “temizlik” aşamasının bir parçası olarak açıkladı. İsrail, bu tür operasyonların her zaman plan dahilinde olduğunu kaydetti. Filistinliler daha önceki savaş alanlarına geri dönme ihtiyacının İsrail’in askeri hedeflerinin ulaşılamaz olduğunun kanıtı olduğunu söylüyor.

Tanklar, Gazze’de 75 yıl önce İsrail’den gelen Filistinli mültecileri barındırmak için inşa edilen sekiz kamptan en büyüğü olan Cebaliye’nin merkezine doğru ilerledi. Moloz yığınına dönmüş sokaklar boyunca, eşyalarını doldurdukları torbalarla kaçan bölge sakinleri, tank mermilerinin kampın merkezine düştüğünü ve hava saldırılarının evleri yok ettiğini söyledi.

“Sorumluluğu üstleniyorum”

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, ordunun 7 Ekim saldırılarını önleyemediğini ve bunun sorumluluğunu taşıdığını ifade etti. Halevi, “İsrail ordusunun 7 Ekim’de İsrail vatandaşlarını koruma görevinde başarısız olmasının sorumluluğunu üstleniyorum ve bunun ağırlığını her gün omuzlarımda hissediyorum” ifadelerini kullandı.

Halevi, Gazze Şeridi’nde öldürülen İsraillilerin ailelerine hitaben şunları söyledi: “Oğullarınızı ve kızlarınızı geri dönmedikleri savaşa ve kaçırıldıkları yerlere gönderen komutan benim.”

Genelkurmay Başkanı ayrıca, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı tamamlamaya kararlı olduğunu vurguladı. Halevi, “Bedelinin farkında olsak da görevi tamamlamaya kararlıyız. Düşmanlarımız bize karşı ayaklandığında hazır olacağız, hazırlıklı olacağız ve bize zarar vermeye yönelik her türlü girişime güçlü bir şekilde karşılık vereceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a göre İsrail’in Gazze saldırısında ölen sivillerin sayısı, öldürdüğü Hamas militanlarından daha fazla.

Amerikalı CBS News’e röportaj veren Blinken “Başbakan Netanyahu, İsrail’in İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin 14 bin terörist ve 16 bin sivili öldürdüğünü değerlendirdiğini söyledi. ABD, İsrail’in gerçek teröristlerden daha fazla sivilin öldürüldüğü yönündeki değerlendirmesini paylaşıyor mu?” sorusuna Blinken kararlı bir şekilde “Evet, paylaşıyoruz” yanıtını verdi.

“İsrail’in uluslararası insani hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmayan eylemler olduğunu değerlendirmek mümkün” diyen Blinken “farklı olayları inceleyen çok sayıda soruşturmanın devam ettiğini” sözlerine ekledi.

Bununla birlikte Blinken, İsrail’in “ABD yasalarını ve silah anlaşmalarını” ihlal edip etmediği sorulduğunda olumsuz yanıt verdi. Blinken, geniş çaplı bir işgalin “potansiyel olarak inanılmaz derecede yüksek bir maliyete yol açabileceğini” ve Refah’a yapılacak büyük bir saldırının bile Hamas tehdidini sona erdirme ihtimalinin düşük olduğunu söyledi.

Blinken, “İsrail potansiyel olarak bir isyanı devralma, ya da ayrılırsa kaosla, anarşiyle ve muhtemelen Hamas tarafından yeniden doldurulan bir boşlukla karşılaşma yolunda ilerliyor,” dedi.

Blinken ayrıca, ABD’nin sivilleri daha iyi korumak ve Refah’ın topyekun işgalinden kaçınmak için baskı yapmaya devam ettiğini söyledi ve Başkan Joe Biden’ın İsrail’e yönelik silah ambargosunun 3 bin 500 “yüksek kapasiteli” bombayla sınırlı olduğunu doğruladı.

Blinken NBC’ye de ABD’nin İsrail liderlerine savaş bittikten sonra Gazze ile ilgili bir plan sunmaları için bastırmaya devam ettiğini ve kalıcı bir sonuç elde etme üzerinde yoğunlaştıklarını söyledi.

Netanyahu’dan “kararlılık” mesajı

Kudüs’te İsrail’in ölen askerleri için düzenlenen Anma Günü törenine katılan Başbakan Benyamin Netanyahu, Hamas’a karşı verilen savaşın, ülkelerinin “varlığını, özgürlüğünü, güvenliğini ve refahını” güvence altına almak için verilen bir mücadele olduğunu söyledi. Netanyahu, “Bağımsızlık savaşımız henüz bitmedi, halen devam ediyor” dedi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler Filistin Raportörü: Gazze’de Yaşananlar Soykırım

Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, “Gazze’de yaşananların bir savaş değil, tereddüt etmeden bir soykırım olduğunu söyleyebilirim” dedi ve ekledi:

“Batılı ülkelerde, soykırım kelimesinin kullanımı konusunda büyük bir rahatsızlık var. Bunun da sebebi, soykırım kelimesinin Holokost’u çağrıştırması. ‘Holokost’a uğramış İsrail (Yahudiler) nasıl olur da soykırım yapar, böyle bir şey düşünülemez’ diye. Fakat (İsrail) şu an tam da bunu yapmakta.”

Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Tunus’ta düzenlenen Mağrib Maşrik Forumu’nda Gazze’deki duruma dair konuştu. İsrail’in Gazze Şeridi’ne karşı sürdürdüğü saldırıları, “insani ve demokratik değerlere yönelik açık bir meydan okuma” olarak değerlendiren Albanese, “Şu an Gazze’de olup bitenleri nasıl görmezden gelebiliriz? Bu bir trajedi” dedi.

Albanese, Gazze’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkati çekerek, İsrail’in, Gazze’de yaklaşık 15 bini çocuk olmak üzere 35 bin insanı öldürdüğünü ve bu saldırılarıyla aynı zamanda işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki tüm Filistinlilerden intikam almayı hedeflediğini kaydetti.

İsrail’in saldırılarının durdurulması için uluslararası topluma harekete geçme çağrısı yapan Albanese, şunları söyledi: “Gazze’de yaşananların bir savaş değil, tereddüt etmeden bir soykırım olduğunu söyleyebilirim. Batılı ülkelerde, soykırım kelimesinin kullanımı konusunda büyük bir rahatsızlık var. Bunun da sebebi, soykırım kelimesinin Holokost’u çağrıştırması. ‘Holokost’a uğramış İsrail (Yahudiler) nasıl olur da soykırım yapar, böyle bir şey düşünülemez’ diye. Fakat (İsrail) şu an tam da bunu yapmakta.”

Albanese konuşmasında ayrıca İsrail’in Gazze’deki saldırılarına karşı gerçekleştirilen protestolara da değinerek, “Dünya çapında bu zulmü durdurmak için harekete geçen ve kampüslerde eylem yaparak sistemleri sarsan öğrenci hareketlerine destek olmalıyız” diye konuştu.

“Ateşkes yalnızca başlangıç olacak”

Çatışmalardaki bilanço ağırlaşırken Birleşmiş Milletler’den (BM) kalıcı ateşkes çağrıları gelmeye devam ediyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, derhal insani ateşkes, tüm rehinelerin koşulsuz salıverilmesi ve abluka altındaki Gazze Şeridi’ne insani yardımların derhal arttırılması çağrısında bulundu.

Kuveyt’te düzenlenen bir donörler konferansına katılan Guterres, ateşkesin sağlanmasının ise “yalnızca başlangıç olacağını” dile getirerek, “Bu savaşın yol açtığı yıkım ve tramvadan kurtulmak uzun bir yol olacak” dedi.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı, İsrail’in, uluslararası tüm uyarılara rağmen başlattığı Refah kentine yönelik kara saldırısının ardından 150 bin Filistinlinin kentten göç ettiğinin tahmin edildiğini açıkladı.

Mısır, Katar ve ABD aracılığında ateşkese yönelik müzakereler sürerken, ABD Başkanı Joe Biden Cumartesi günü yaptığı açıklamada Hamas’ın Gazze’de tuttuğu rehineleri serbest bırakması halinde ateşkesin “hemen yarın” sağlanabileceğini ifade etmişti.

Gazze’de can kaybı 35 bini aştı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 63 artarak 35 bin 034’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 114 artarak 78 bin 755’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Hamas, halen ellerinde rehin olarak tuttukları kişilerden birinin daha hayatını kaybettiğini açıkladı. Hamas tarafından yayınlanan video mesajda örgütün elinde rehin olarak tutulan Nadav Popplewel isimli kişinin öldüğü belirtildi. Popplewell’in İsrail’in güneyindeki Kibbutz Nirim bölgesinde rehin alındığı bu kişinin İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırısı nedeniyle öldüğü açıklandı.

İsrail ordusu Hamas tarafından yayınlanan videoyla ilgili henüz bir değerlendirme ya da açıklama yapmadı. Ancak ordu daha önce yaptığı açıklamalarda söz konusu video mesajların Hamas tarafından yürütülen psikolojik savaşın bir parçası olduğu belirtilmiş ve rehinelerin İsrail’in hava saldırılarıyla öldüğü reddedilmişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 35 Bini Aştı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 63 artarak 35 bin 034’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 114 artarak 78 bin 755’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Hamas, halen ellerinde rehin olarak tuttukları kişilerden birinin daha hayatını kaybettiğini açıkladı. Hamas tarafından yayınlanan video mesajda örgütün elinde rehin olarak tutulan Nadav Popplewel isimli kişinin öldüğü belirtildi. Popplewell’in İsrail’in güneyindeki Kibbutz Nirim bölgesinde rehin alındığı bu kişinin İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırısı nedeniyle öldüğü açıklandı.

İsrail ordusu Hamas tarafından yayınlanan videoyla ilgili henüz bir değerlendirme ya da açıklama yapmadı. Ancak ordu daha önce yaptığı açıklamalarda söz konusu video mesajların Hamas tarafından yürütülen psikolojik savaşın bir parçası olduğu belirtilmiş ve rehinelerin İsrail’in hava saldırılarıyla öldüğü reddedilmişti.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Tunus’ta düzenlenen Mağrib Maşrik Forumu’nda Gazze’deki duruma dair konuştu. İsrail’in Gazze Şeridi’ne karşı sürdürdüğü saldırıları, “insani ve demokratik değerlere yönelik açık bir meydan okuma” olarak değerlendiren Albanese, “Şu an Gazze’de olup bitenleri nasıl görmezden gelebiliriz? Bu bir trajedi” dedi.

Albanese, Gazze’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkati çekerek, İsrail’in, Gazze’de yaklaşık 15 bini çocuk olmak üzere 35 bin insanı öldürdüğünü ve bu saldırılarıyla aynı zamanda işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki tüm Filistinlilerden intikam almayı hedeflediğini kaydetti.

İsrail’in saldırılarının durdurulması için uluslararası topluma harekete geçme çağrısı yapan Albanese, şunları söyledi: “Gazze’de yaşananların bir savaş değil, tereddüt etmeden bir soykırım olduğunu söyleyebilirim. Batılı ülkelerde, soykırım kelimesinin kullanımı konusunda büyük bir rahatsızlık var. Bunun da sebebi, soykırım kelimesinin Holokost’u çağrıştırması. ‘Holokost’a uğramış İsrail (Yahudiler) nasıl olur da soykırım yapar, böyle bir şey düşünülemez’ diye. Fakat (İsrail) şu an tam da bunu yapmakta.”

Albanese konuşmasında ayrıca İsrail’in Gazze’deki saldırılarına karşı gerçekleştirilen protestolara da değinerek, “Dünya çapında bu zulmü durdurmak için harekete geçen ve kampüslerde eylem yaparak sistemleri sarsan öğrenci hareketlerine destek olmalıyız” diye konuştu.

“Ateşkes yalnızca başlangıç olacak”

Çatışmalardaki bilanço ağırlaşırken Birleşmiş Milletler’den (BM) kalıcı ateşkes çağrıları gelmeye devam ediyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, derhal insani ateşkes, tüm rehinelerin koşulsuz salıverilmesi ve abluka altındaki Gazze Şeridi’ne insani yardımların derhal arttırılması çağrısında bulundu.

Kuveyt’te düzenlenen bir donörler konferansına katılan Guterres, ateşkesin sağlanmasının ise “yalnızca başlangıç olacağını” dile getirerek, “Bu savaşın yol açtığı yıkım ve tramvadan kurtulmak uzun bir yol olacak” dedi.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı, İsrail’in, uluslararası tüm uyarılara rağmen başlattığı Refah kentine yönelik kara saldırısının ardından 150 bin Filistinlinin kentten göç ettiğinin tahmin edildiğini açıkladı.

Mısır, Katar ve ABD aracılığında ateşkese yönelik müzakereler sürerken, ABD Başkanı Joe Biden Cumartesi günü yaptığı açıklamada Hamas’ın Gazze’de tuttuğu rehineleri serbest bırakması halinde ateşkesin “hemen yarın” sağlanabileceğini ifade etmişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 34 Bin 943’e Çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 39 artarak 34 bin 943’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 58 artarak 78 bin 572 yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bugün Güvenlik Konseyi’nin geçen ay veto ettiği Filistin’in kuruluşa tam üyeliğini yeniden görüşüldü. Görüşme sonrası 193 üyeli BM Genel Kurulu’nda 143 “evet” oyuyla Filistin’in tam üyeliği kabul edildi.

Tasarı 25 “çekimser” oy aldı. Aralarında ABD, Arjantin, Papua Yeni Gine, Çekya ve Macaristan’ın bulunduğu 9 ülke “hayır” oyu kullandı.

Öte yandan Reuters haber ajansı, İsrail tanklarının bugün Refah’ın doğu ve batısını ayıran ana yolun kontrolünü ele geçirerek, Gazze Şeridi’nin güneyindeki kentin doğu yakasını tamamen kuşattığını bildirdi.

Bölge sakinleri şehrin doğusunda ve kuzeydoğusunda sürekli patlama ve silah sesleri duyulduğunu, İsrail güçleri ile Hamas ve İslami Cihat militanları arasında yoğun çatışmalar yaşandığını anlattı.

Hamas, İsrail tanklarını şehrin doğusundaki bir caminin yakınında pusuya düşürdüğünü, bunun da İsraillilerin doğudaki yerleşim bölgesinin dış mahallelerine kadar birkaç kilometre ilerlediğinin bir işareti olduğunu söyledi.

İsrail ordusu, Refah’ın doğusunda birkaç tünel kuyusu tespit ettiğini ve hava saldırısıyla desteklenen birliklerin Hamas militanlarıyla yakın mesafeden çatışmaya girerek birkaçını öldürdüğünü söyledi.

İsrail tankları halihazırda Refah’ın doğusunu güneyden kuşatmış ve bölge ile Mısır arasındaki tek geçit olan Refah Sınır Kapısı’nı ele geçirmiş durumda.

İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrinde bulunan sivil halkın kenti terk etmelerini istemişti. İsrail, Hamas militanlarının bulunduğunu söylediği Refah’a kara operasyonu düzenlemeden bu savaşı kazanamayacağını söylüyor.

İsrail ordusu, Lübnan sınırında muhtemel bir savaşa hazırlık için eğitimlere başladıklarını duyurdu. Yedek askerlerin hazırlık seviyesini artırmak için hafta boyunca çeşitli eğitimler icra edildi. Savaş oyunlarının hedefi “kuzeyde çeşitli senaryolara karşı operasyonel hazırlık” olarak açıklandı.

Piyade ve zırhlı birliklerin katıldığı tatbikatlarda askerlerin zorlu arazide lojistik ve iletişim becerileri sınandı. Eğitimler kapsamında düşman hattının gerisindeki kara birliklerine havadan ani yardım ikmali senaryoları da çalışıldı.

Gazze’de bir ateşkesin sağlanması için yürütülen ateşkes görüşmeler ise dün, çatışmaların durdurulması ve savaşı başlatan Hamas liderliğindeki 7 Ekim saldırılarında ele geçirilen rehinelerin serbest bırakılması konusunda bir anlaşma sağlanamadan sona erdi.

Hamas hafta başında Katarlı ve Mısırlı arabulucular tarafından sunulan ve daha önce İsrail tarafından kabul edilen bir öneriyi kabul ettiğini açıklamıştı. İsrail ise Hamas’ın önerisinin kabul edemeyeceği unsurlar içerdiğini söylemişti.

UNRWA merkez ofisini kapattı

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Doğu Kudüs’teki İsrailli yerleşimcilerin ajansın yerleşkesinin çevresini ateşe vermesinin ardından buradaki merkez ofisini geçici olarak kapattığını duyurdu.

UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, sosyal media platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Perşembe akşamı meydana gelen olayın bir haftadan kısa bir süre içinde yaşanan ikinci saldırı vakası olduğuna dikkat çekerek tam anlamıyla güvenlik sağlanana kadar yerleşkeyi kapatma kararı aldığını aktardı. Lazzarini, olay gerçekleştiğinde BM personelinin burada bulunduğunu ancak olayda ölen ya da yaralanan olmadığını kaydetti. Diğer yandan alevlerin açık alanda büyük hasara yol açtığı, acil yardım ekiplerinin gelmesinin gecikmesi üzerine alevlere personelin kendisinin müdahele ettiği belirtildi.

UNRWA arazisinde ajansın araç filosu için bir benzin ve mazot istasyonu olduğunu belirten Lazzarini, “Bu çok korkunç bir gelişme. Bir kez daha BM çalışanlarının hayatı ciddi bir risk altına girmiştir” ifadelerini kullanarak, İsrail basını tarafından yayımlanan bir videoyu paylaştı. Videoda yerleşkeden yükselen duman görüntüleri göze çarparken, slogan atanların sesleri de duyuluyor.

UNRWA Genel Komiseri, silahlı adamların eşlik ettiği bir kalabalığın yerleşkenin dışında “Birleşmiş Milletler’i yakın” sloganları attığının görüldüğünü belirtti.

UNRWA Genel Komiseri, son iki ay içinde yerleşkenin etrafında İsraillilerin gösteriler düzenlediğini, bu hafta yerleşkedeki binalara ve personele taşlı saldırıların olduğunu belirterek, “İşgalci güç olarak BM personelinin ve yerleşkelerinin tam zamanlı korunmasını sağlamanın İsrail devletinin sorumluluğu” olduğunu vurguladı.

Netanyahu: Gerekirse tırnaklarımızla savaşırız

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’nin bazı silahları geri çekme tehdidinin İsrail’in Gazze’deki saldırısını sürdürmesini engellemeyeceğini söyledi.

Netanyahu, “Eğer yalnız kalmamız gerekiyorsa, yalnız kalacağız. Gerekirse tırnaklarımızla savaşırız. Ama tırnaklarımızdan çok daha fazlasına sahibiz.” dedi. Netanyahu böylece en yakın müttefikinin farklı isteklerine rağmen Refah kentini işgal etmeye devam edebileceğini gösterdi.

ABD Başkanı Joe Biden, Gazze’deki insani felaketi daha da kötüleştireceği endişesiyle İsrail’i böyle bir operasyona girişmemeye çağırarak, Refah operasyonu için saldırı silahları sağlamayacağını dile getirdi.

İsrail’in en üst düzey askeri sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari de silahların durdurulmasının pratikteki etkisinin az olacağını ifade etti. Hagari, “Ordunun planladığı görevler ve Refah’taki görevler için de mühimmatı var – ihtiyacımız olana sahibiz” dedi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 35 Bine Dayandı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 60 artarak 34 bin 904’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 110 artarak 78 bin 514’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan ABD, Refah’a geniş kapsamlı operasyon başlatılması durumunda Tel Aviv yönetimine silah sevkıyatının tamamen durduracağını açıklarken, İsrail ordusu bunun bir şekilde aşılabileceğini savundu. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, “müttefiklerle her türlü sorunu kapalı kapılar ardında çözdüklerini” söyledi.

Hagari, ABD’nin İsrail’e verdiği destekten övgüyle söz ederek “Operasyonel anlamda bize çok katkı sağladılar” dedi.

Washington, İsrail’e iki tip ağır bombanın yanı sıra bunları güdümlü hale getiren Müşterek Doğrudan Saldırı Mühimmatı’nın (JDAM) satışının da askıya alındığını salı günü duyurmuştu.

Hagari, bomba sevkıyatının durdurulmasıyla ilgili doğrudan yorum yapmadan, “Biz İsrail’in güvenlik çıkarlarından sorumluyuz, ABD’nin bölgedeki çıkarlarına da dikkat ediyoruz” dedi.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin Mısır sınırındaki Refah kentinin doğusuna pazartesi akşamı kara harekatı başlatmıştı. IDF, bölgeden 100 bin sivilin tahliyesi için çalışıldığını bildirmiş, Refah sınır kapısının Gazze tarafının ele geçirildiğini duyurmuştu.

Tel Aviv yönetimi, Hamas’ın kalan 6 taburundan 4’ünün Refah’ta konuşlandırıldığını, örgütün lider kadrosunun da burada saklandığını savunuyor. Ordu, şehrin doğusunda Hamas’a ait yeraltı tünellerinin bulunduğunu da iddia etmişti.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in Gazze’de Refah’a topyekûn bir saldırı başlatmak için kullanabileceği ağır silahları, kente sığınan bir milyon kişinin “geleceğinden endişe duydukları” için sevketmeyeceklerini söyledi.

Konunun İsrail’in savunması ile alakalı olmadığının altını çizen ABD Başkanı, “İsrail’in güvenliğinden uzaklaşmıyoruz. İsrail’in bu bölgelerde savaş yürütme kabiliyetinden uzaklaşıyoruz.” dedi.

Biden, İsrail ile ortaklaşa üretilen hava savunma sistemi Demir Kubbe ve diğer savunma sistemlerinin sağlanmaya devam edileceğini de ifade etti.

Biden, “Bununla birlikte İsrail’in Refah’a girmesi durumunda kullanılabilecek silahları ve top mermilerini tedarik etmeyeceğiz.” dedi.

Gazze’de bu bombalar nedeniyle sivillerin öldürüldüğünü belirten Biden, CNN televizyonuna yaptığı konuşmada, “Refah’a girerlerse ki henüz girmediler, bu silahları tedarik etmeyeceğimi açıkça belirttim.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in Refah çevresindeki eylemlerinin kırmızı çizgilerini “henüz” aşmadığını da belirten ABD Başkanı, “Ancak İsrail’in Gazze’deki sivillerin hayatını korumak için çok daha fazlasını yapması gerekiyor.” düşüncesini tekrarladı.

ABD’li yetkililer çarşamba günü İsrail’in geniş çaplı bir saldırıda kullanabileceği güçlü bomba sevkiyatını durdurduğunu açıklamıştı.

Hassas bir konu olduğu için isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan üst düzey bir ABD yetkilisi, İsrail’e sevkiyatın 900 kilogramlık 1800 ve 225 kilogramlık 1700 bombadan oluştuğunu iddia ederek, bu bombaların yoğun yerleşim bölgelerinde nasıl kullanılacağından endişeli olduklarını ileri sürmüştü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu nisan ayı sonunda, Filistinli gruplarla ateşkes ve esir takası anlaşması olsa da olmasa da Gazze Şeridi’nin Refah kentine kara harekatı başlatacaklarını söylemişti.

Bazı AB ülkeleri Filistin’i tanıyabilir

Ayrıca Bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin 21 Mayıs’ta Filistin devletini tanımaya hazırlandığı iddia edildi. İrlanda kamu yayın organı RTE News, hem İrlanda ve İspanya hem de Slovenya ve Malta arasında Filistin devletini topluca tanıma konusundaki temasların yoğunlaştığını bildirdi.

Haberde, bu ülkelerin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 10 Mayıs’ta yapılacak ve Filistin’in BM’ye tam üye olmaya hak kazanmasını sağlayabilecek oylamayı beklediği belirtildi.

İspanya, İrlanda, Malta ve Slovenya 22 Mart’ta yaptıkları ortak açıklamada Filistin devletini tanıma yönünde ilk adımı atma konusunda mutabık kaldıklarını duyurmuştu.

Bu ülkelerin Filistin devletini tanımaya yönelik girişimi, İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’de can kaybının giderek artmasından dolayı ateşkes ve bölgede barış için kalıcı ateşkes çağrılarının dünya genelinde yoğunlaştığı bir dönemde geldi.

İsrail, söz konusu dört ülkenin planının “terörizmin ödüllendirilmesi” anlamına geldiğini ve Gazze’yle ilgili sorunlara müzakere sonucunda bir çözüm bulunması şansını azaltacağını savunuyor.

İspanya ve İrlanda uzun yıllardır Filistinlilerin haklarını savunan ülkeler arasında başı çekiyor. 1988 yılından beri BM üyesi 193 ülkenin 139’u Filistin devletini tanıdı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 34 Bin 844’e Yükseldi

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 55 artarak 34 bin 844’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 200 artarak 78 bin 404’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, ülkesinin İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrine yönelik kara operasyonundan duyduğu endişeden dolayı bu ülkeye bomba göndermeyi durdurduğunu söyledi.

Associated Press (AP) haber ajansına dün konuşan ancak ismi açıklanmayan yetkili, ABD’nin gönderilecek bombaların nerede ve nasıl kullanacağından endişe duyduğunu, sevkiyatı durdurmaya bu nedenle karar verdiğini belirtti.

Yetkili, kararın geçen hafta alındığını ve daha sonraki bir tarihte sevkiyata devam edilip edilmeyeceği konusunda henüz nihai bir karar verilmediğini de ekledi.

ABD’nin durdurduğu sevkiyatta 1800 adet 900 kilogramlık bomba ile 1700 adet 225 kilogramlık bomba yer alıyordu. ABD Kongresi‘nde geçen ay, İsrail’e 14 milyar dolar silah yardımı öngören yasa kabul edilmişti. Sevkiyatı durdurulan iki tip bomba ise bu pakete dahil değil.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’i Refah’a kapsamlı bir operasyon düzenlemekten kaçınmaya çağırdı.

“Kapsamlı bir operasyon insani felakete yol açar” diyen Guterres, Refah’a böyle bir saldırının “stratejik bir hata” ve “insani açıdan felaket” olacağını söyledi. İsrail ve Hamas’ı ateşkes anlaşması yapmaya çağıran BM Genel Sekreteri, bir anlaşma olmadan İsrailli rehinelerin evlerine dönemeyeceğini kaydetti.

Tüm bölgenin kaderini etkileyecek bir “karar anında” olunduğunu da ifade eden Guterres, yüz binlerce Filistinli sivil için gidecek güvenli bölge olmadığına dikkat çekerek, bölgeye insani yardım geçişi için Refah ve Karem Şalom kapılarının derhal açılması gerektiğini vurguladı.

Hamas’tan İsrail’e “son şans” uyarısı

Hamas’ın, Mısır ve Katar tarafından sunulan ateşkes önerisini kabul ettiğini duyurmasına rağmen, Refah’a kara saldırısı başlattığını ilan eden İsrail, Gazze Şeridi’nin Mısır’a açılan sınır kapısının Filistin kısmını ele geçirdiğini duyurdu.

Rehinelerin durumuna dair uluslararası basına konuşan bir Hamas yetkilisi ise Refah operasyonunu genişletmeden önce rehinelerin serbest kalması için İsrail’in son bir şansı olduğunu söyledi. Hamas’ın elinde 35’i ölü 128 rehine olduğu tahmin ediliyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi (OHCHR), sivillerin zorla yerinden edilmesinin uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini ve savaş suçu sayıldığını hatırlatarak İsrail’e “savaş suçu” uyarısında bulundu. BM’nin insani yardım örgütü (OCHA) de İsrail operasyonlarının bölgede yardım faaliyetlerini aksattığını, sahadaki BM personelinin korku ve panik içinde olduğunu kaydetti.

Hamas’ın kabul ettiği ateşkes anlaşması neyi içeriyordu?

Hamas, pazartesi günü yaptığı açıklamada ateşkes ve rehinelere karşılık esir takası için üç aşamalı bir anlaşmayı kabul ettiğini bildirdi. İsrailli bir yetkili ise anlaşmanın İsrail için kabul edilebilir olmadığını çünkü şartların “yumuşatıldığını” iddia etti.

Hamas yetkilileri tarafından şu ana kadar açıklanan ayrıntılara, önerinin bir kopyasına ve görüşmeler hakkında bilgi veren yetkililere göre, Hamas’ın kabul ettiğini belirttiği anlaşma, birinci aşamada şu maddeleri içeriyor:

42 günlük ateşkes Hamas’ın 33 İsrailli rehineyi (hayatta ya da ölü) serbest bırakacak, buna karşılık İsrail’in serbest bırakılan her İsrailli rehine için 30 çocuk ve kadını serbest bırakacak,

Ateşkesin ilk gününden itibaren Gazze’ye yeterli miktarda insani yardım, yardım malzemesi ve yakıt girişi olacak Hamas, anlaşmanın üçüncü gününde üç İsrailli rehineyi serbest bırakacak ve ardından her yedi günde bir üç rehine daha serbest bırakacak,

Altıncı haftada Hamas bu aşama kapsamında kalan tüm sivil rehineleri serbest bırakacak, buna karşılık İsrail de İsrail hapishanelerindeki mutabık kalınan sayıda Filistinli mahkûmu serbest bırakacak.

İsrail askerlerini Gazze’den kısmen çekecek ve Filistinlilerin Gazze’nin güneyinden kuzeyine serbest dolaşımına izin verecek, Gazze Şeridi üzerindeki askeri uçuşlar günde 10 saat, rehinelerin ve mahkumların serbest bırakıldığı gün ise 12 saat süreyle durdurulacak.

İlk Filistinli tutsakların serbest bırakılmasının üçüncü gününde İsrail güçleri Gazze’nin kuzeyindeki El Raşid Caddesi’nden tamamen çekilecek ve tüm askeri tesisler dağıtılacak, ilk aşamanın 22. gününde İsrail güçleri, Selahaddin Caddesi’nin doğusundaki Gazze’nin merkezinden İsrail sınırına yakın bir bölgeye çekilecek.

Paylaşın

İsrail, Filistinlilerin Sığındığı Refah’a Saldırdı

Filistin – İsrail savaşının 214. günü geride kalırken, İsrail, Gazze Şeridi’nde yerinden edilmiş 1,5 milyondan fazla Filistinlinin sığındığı Refah’a saldırılara devam kararı aldı.

Haber Merkezi / İsrail, hava saldırıları düzenlediği Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrine bir süredir kara operasyonu başlatmak istiyordu. İsrail, dün gece boyunca Refah’ı havadan vurmuştu.

İsrail, “binlerce Hamas üyesini ve onlarca rehineyi barındırdığını” söylediği Refah kentine büyük bir saldırı düzenlemek istediğini belirtiyordu. İsrail ayrıca, “Refah’ı almadan Gazze’de zafer kazanmanın mümkün olmadığını” savunuyordu.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 944’ü çocuk, 9 bin 849’u kadın olmak üzere 34 bin 735 Filistinli öldürüldü, 78 bin 108 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Hamas dün, yedi aydır süren savaşta Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde ortaya konan ateşkes anlaşmasını kabul ettiğini açıklamıştı.

Ancak İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, teklifin İsrail’in asıl taleplerinden uzak olduğu, yine de ateşkes anlaşmasına ilişkin görüşmelere devam etmek üzere müzakerecilerin Mısır’a gönderileceği belirtildi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hamas’ın ateşkesi kabul etmesiyle ilgili, “Bu kaçırılmaması gereken bir fırsat” dedi.

Daha önce yaptığı yazılı açıklamada İsrail ve Hamas’a anlaşma sağlanması için çağrıda bulunduğunu anımsatan Guterres, ” Refah’a kara saldırısı kabul edilemez” diye konuştu. Guterres, Refah’a kara saldırısının korkunç insani sonuçları olacağını ve bölgeyi istikrarsızlaştıracağını ifade etti.

Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurul Başkanı Dennis Francis, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, İsrail’in Refah’ın doğusuna yönelik olası kara saldırısından derin endişe duyduğunu ifade etti.

Francis, buraya çok zor koşullarda 1 milyondan fazla yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığına dikkati çekti. Dennis Francis, şu anda kalıcı ateşkese yönelik belirleyici adım atma ve esirleri koşulsuz serbest bırakma zamanı olduğunu kaydetti.

Acıyı artık sonlandırmak gerektiğinin altını çizen Francis, ” Daha fazla insani faciaya yol açacak Refah’a yönelik düşüncesizce bir saldırıyı hiçbir şey meşru kılamaz” dedi.

Paylaşın

Hamas Ateşkesi Kabul Etti, İsrail’den Açıklama

Filistin – İsrail savaşının 213. günü geride kalırken, Hamas, Mısır ve Katar’ın ateşkes önerisini kabul ettiğini duyurdu. İsrailli bir yetkili ise Hamas’ın kabul ettiği ateşkes önerisini kabul etmediklerini bildirdi.

Haber Merkezi / İsrailli yetkili, Hamas’ın kabul ettiği teklifin, Mısır tarafından hazırlanan önerinin zayıflatılmış bir hali olduğunu ve bunun İsrail tarafından onaylanmasının mümkün olmadığını dile getirdi. İsrailli yetkili, “Bu, İsrail’i anlaşmayı reddeden taraf gibi göstermeyi amaçlayan bir hile gibi görünüyor” ifadesini kullandı.

İsrail ve Hamas’ın aynı koşullara sahip ateşkesi kabul etmesi, bölgedeki çatışmaların bir aydan fazla süreyle duraklamasına yol açabilir. Ateşkes aynı zamanda İsrail’in, bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı Refah’a olası kara saldırısını da geciktirebilir.

Hamas’ın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, örgütün siyasi lideri İsmail Haniye’nin, arabulucu ülkelere önerinin kabul edildiğini bildirdiği aktarıldı. Açıklamada ayrıca, Haniye’nin Katar Başbakanı Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani ve Mısır İstihbarat Başkanı General Abbas Kamel ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi.

Kabine toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısından önce İsmail Haniye bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini aktararak, “Bizim telkinlerimizle Hamas’ın ateşkesi kabul ettiğini açıklamasından memnuniyet duyduk. Şimdi aynı adım İsrail tarafından da atılmalıdır. Tüm Batılı aktörleri İsrail yönetimine baskı yapmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 52 artarak 34 bin 735’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 90 artarak 78 bin 108’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayınlanan rapor göre, Gazze’de yerle bir olan konutların yeniden inşasının ortalama olarak 80 yıl sürebileceği belirtiliyor. Rapor, en iyi senaryoda bile inşaat malzemelerinin 2021’deki son krize göre 5 kat daha hızlı tedarik edilmesine rağmen yeniden inşanın 2040 yılına kadar sürmesinin beklendiğini ifade ediyor.

Gazze’nin nüfusundaki yoksulluk oranlarına da dikkat çekilen raporda, saldırıların 9 ay sürmesi durumunda, yoksulluk oranının ikiye katlanarak yüzde 38.8’den yüzde 60.7’ye yükselmesi bekleniyor. Bu durum, bölgedeki insanların yaşam koşullarının ne kadar ciddi şekilde etkilendiğini gösteriyor ve uluslararası toplumun acil yardım ve çözümler bulma konusundaki sorumluluğunu vurguluyor.

Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Gazze Şeridi’nde halihazırda eskiye oranla daha fazla gıda bulunmasına karşın kıtlığın tamamen ortadan kalkmadığını açıkladı. DSÖ’nün Filistin bölgesi temsilcisi Rik Peeperkorn Cuma günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki insani durumun hala kötü olduğunu belirtti ve bölgede kıtlığın henüz önlenemediğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Mart ayından bu yana beş yaşın altında 40’tan fazla aşırı şekilde yetersiz beslenen çocuk, ek sağlık sorunları ile hastanelere getirildi. Örgütten yapılan açıklamada, 2 yaşındaki bazı çocukların ağırlığının ise 10 ila 14 kilo olması gerekirken, 4 kilo civarında olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, çatışmaların başladığı Ekim ayından önce Gazze Şeridi’nde çocuklar arasında yetersiz beslenmenin “yok denecek kadar az” olduğuna vurgu yapıldı. DSÖ temsilcisi Peeperkorn, yetersiz beslenmenin yol açtığı sorunların kısa vadede çözülmesinin beklenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Uzman, “Sonuçlarını yıllarca hissedeceğiz” dedi.

Filistinli yetkililere göre son haftalarda yetersiz beslenen yaklaşık 25 çocuk hayatını kaybetti. Peeperkorn bu çocukların açlıktan ölmediğini, yetersiz beslenme sonucu oluşan komplikasyonlar nedeniyle yaşamlarını yitirdiklerini kaydetti. Filistinli yetkililer tarafından verilen bilgiler bağımsız kaynaklarca doğrulanmamakla birlikte BM yetkilileri, söz konusu bilgilerin geçmişte güvenilir olduğuna dikkat çekiyor.

Paylaşın