MSF’den Gazze’de Derhal Ve Kalıcı Ateşkes Çağrısı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 206. günü geride kalırken, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Örgütü’nden Gazze Şeridi’nde derhal ve kalıcı ateşkes çağrısı geldi.

MSF Acil Durum Programları Başkanı Mari Carmen Vinoles, “Gazze’de dolup taşan hastanelerde kaç çocuk zatürreden öldü? Önlenebilir hastalıklar nedeniyle kaç bebek hayatını kaybetti?” dedi ve ekledi:

“Saldırıya uğrayan hastanelerdeki böbrek diyaliz ünitelerinin kapatılmasının ölümcül sonuçları ne olacak? Bunlar, Gazze genelinde sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaşanan ve tüm bu kaos içinde rapor edilmeyen Gazze’deki sessiz cinayetlerdir.”

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 34 artarak 34 bin 488’e çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 68 artarak 77 bin 643’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), “Gazze’deki Sessiz Ölümler: Sağlık sisteminin yıkımı ve Refah’ta hayatta kalma mücadelesi” başlıklı rapor yayımlandı. Raporda, “Gazze’nin sağlık sistemi yıkıma uğradı. Erkekler, kadınlar ve çocuklar akut yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya, fiziksel ve zihinsel sağlıkları hızla kötüleşiyor” ifadeleri yer aldı.

7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden saldırılarındaki yıkımın büyüklüğüne işaret edilen raporda, kritik sağlık hizmetlerinde yaşanan aksaklıkların ölümlere neden olduğu aktarıldı:

“Refah kentinde çalışmalarını yürüten MSF ekipleri, yok olan sağlık sistemi ve insanlık dışı yaşam koşullarının aynı zamanda salgın hastalıklar, yetersiz beslenme ve uzun vadeli psikolojik travma riskini de artırdığını belirtiyor.”

Gazze’deki mevcut insani krize ek olarak İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a yapacağı bir saldırının “akıl almaz” bir felaket olacağı konusunda uyarıda bulunulan raporda, acil ve kalıcı ateşkes çağrısı yer aldı.

Raporda, Gazze’deki sağlık personeli dahil tüm halkın ruh sağlığının çok kötü durumda olduğu da vurgulandı. Ayrıca raporda, İsrailli yetkililerin kısıtlamaları ve engellemeleri nedeniyle Gazze’ye tıbbi malzeme ve insani yardım ulaştırmanın ciddi zorluklar içerdiği bildirildi.

Ateşkes çağrısı

Raporda görüşlerine yer verilen MSF Acil Durum Programları Başkanı Mari Carmen Vinoles, “Gazze’de dolup taşan hastanelerde kaç çocuk zatürreden öldü? Önlenebilir hastalıklar nedeniyle kaç bebek hayatını kaybetti? Saldırıya uğrayan hastanelerdeki böbrek diyaliz ünitelerinin kapatılmasının ölümcül sonuçları ne olacak? Bunlar, Gazze genelinde sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaşanan ve tüm bu kaos içinde rapor edilmeyen Gazze’deki sessiz cinayetlerdir” dedi.

MSF Acil Durum Koordinatörü Sylvain Groulx da, Filistinli sağlık personellerinin çok zor şartlarda çalıştığını kaydetti. Groulx, “Derhal ve kalıcı bir ateşkes ile anlamlı insani yardımın girişi olmadığı takdirde, Gazze’de daha fazla insanın öldüğüne tanık olmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Avrupa Birliği, Filistin’i Tanımaya Hazırlanıyor

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 205. günü geride kalırken, birçok Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkenin mayıs ayı sonuna kadar Filistin devletini tanımasının beklendiği açıklandı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 34 artarak 34 bin 488’e çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 68 artarak 77 bin 643’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Pazartesi günü Riyad’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu özel toplantısı marjında yaptığı açıklamada, birçok Avrupa Birliği üyesi ülkenin Mayıs ayı sonuna kadar Filistin devletini tanımasının beklendiğini söyledi.

27 AB üyesi ülkeden aralarında İsveç, Bulgaristan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Romanya’nın da bulunduğu dokuz ülke halihazırda Filistin devletini tanıyor. İspanya, İrlanda, Malta ve Slovenya da 22 Mart’ta yaptıkları açıklamada, Filistin devletini tanımaya hazır olduklarını ilan etmişti.

Ancak AB’nin resmi pozisyonu, bölge için uluslararası kabul görmüş barış planı çerçevesinde, “iki devletli çözüm”ün bir parçası olarak kurulması halinde Filistin’in devlet olarak tanınması yönünde.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel de, 12 Nisan’da yaptığı açıklamada Filistin devletini tanımaya istekli Avrupa Birliği ülkelerinin, birlikte hareket ederek bölgede barışın sağlanması için önemli bir süreci tetiklemeleri çağrısı yapmıştı. Michel, İspanya, İrlanda, Slovenya ve Malta’nın ortak tutumuna atıfla, AB üyesi olmayan benzer tutuma sahip ülkeleri de bu girişime katılmaya davet etmişti.

Öte yandan Hamas, İsrail’in sunduğu ateşkes anlaşmasının ana hatlarına olumlu yaklaştıklarını açıkladı. Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen Hamas yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP’ye ateşkes anlaşması taslağında “büyük bir sorun görmediklerini” söyledi.

“İsrail yeni bir engel çıkarmadığı sürece mevcut atmosfer olumlu” diyen yetkili, son anlaşma taslağının detaylarına ilişkin bilgi paylaşmadı. Başka bir Hamas yetkilisi, AFP’ye geçen hafta “kalıcı bir ateşkesi, yerinden edilmiş kişilerin serbestçe geri dönmesini, esir takası için makul şartları ve Gazze kuşatmasını sonlandırmayı garanti eden” bir anlaşmaya sıcak bakacaklarını söylemişti.

Axios haber portalı ve İsrail medyasının üst düzey İsrailli yetkililere dayandırdığı haberlere göre, yakın zamanda bir uzlaşmaya varılmaması halinde Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta da bir kara operasyonuna başlanacağı belirtiliyor.

İsrail medyasında Mısır ve İsrailli heyetler arasındaki son görüşmelerde Hamas’la sınırlı bir uzlaşmaya varıldığı; buna göre yalnızca ileri yaştaki rehinelerle, kadın ve hasta rehinelerin serbest bırakılacağına yönelik haberler yer almıştı.

Axios’un haberinde, ateşkesin süresinin ise Hamas tarafından serbest bırakılacak rehinelerin sayısına bağlı olacağı belirtildi. İsrail, Hamas’ın iki hafta önce masaya getirdiği kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Hamas yetkililerinin, Mısır’ın başkenti Kahire’de İsrailli heyetle bugün bir araya gelerek son teklifle ilgili görüşme yapması bekleniyor. ABD, Katar ve Mısır arabuluculuğunda aylardır yürütülen ateşkes anlaşması çalışmalarında henüz somut bir sonuç elde edilemedi.

Kahire’nin yanı sıra Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da da Gazze’de ateşkes konusu gündemde. İsrail ve Ürdün ziyareti öncesinde Riyad’a giden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) ve Körfez İşbirliği Konseyi’nin toplantılarına katılacak.

Bu toplantılarda Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması çabaları ele alınıyor. Toplantılara aralarında Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un da olduğu Avrupa ve Ortdadoğu ülkelerinden bakanlar katılıyor.

İsrail’in ateşkes teklifi neyi içeriyor?

Reuters’e bilgi veren bir kaynağa göre, İsrail Cumartesi günü sunduğu teklifte, Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest bırakılması yönünde bir uzlaşma sağlanması halinde, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a planlanan askeri harekatı ertelemeyi öneriyor.

Yaklaşık 40 rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin salıverilmesini içeren teklif belirli bir süre için ateşkes sağlanmasını da öngörüyor. Ancak İsrail, Hamas’ın kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 34 Bin 488’e Çıktı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 205. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 34 artarak 34 bin 488’e çıktı. 

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 68 artarak 77 bin 643’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, artan sıcaklıklar nedeniyle Gazze’de en az iki çocuğun öldüğü haberini aldıklarını duyurdu.

UNRWA, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İsrail saldırıları altındaki Gazze’deki savaştan en çok etkilenen gruplardan birinin çocuklar olduğunu belirterek hemen ateşkes çağrısında bulundu.

Filistinli sağlık yetkililerine göre, İsrail’in gece boyunca düzenlediği bir dizi hava saldırısında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinde en az 22 kişi öldü.

Gazze ile Mısır arasındaki sınır boyunca yer alan bölge, İsrail’in askeri harekâtından kaçan insanların sığındığı Gazze nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor.

Görgü tanıkları ve sağlık görevlileri hava saldırılarının Refah’ta üç evi vurduğunu söyledi. İsrail ordusu, savaş uçaklarının Lübnan’ın güneyinde Hizbullah militanlarına karşı saldırılar düzenlediğini duyurdu.

Öte yandan Hamas, İsrail’in sunduğu ateşkes anlaşmasının ana hatlarına olumlu yaklaştıklarını açıkladı. Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen Hamas yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP’ye ateşkes anlaşması taslağında “büyük bir sorun görmediklerini” söyledi.

“İsrail yeni bir engel çıkarmadığı sürece mevcut atmosfer olumlu” diyen yetkili, son anlaşma taslağının detaylarına ilişkin bilgi paylaşmadı. Başka bir Hamas yetkilisi, AFP’ye geçen hafta “kalıcı bir ateşkesi, yerinden edilmiş kişilerin serbestçe geri dönmesini, esir takası için makul şartları ve Gazze kuşatmasını sonlandırmayı garanti eden” bir anlaşmaya sıcak bakacaklarını söylemişti.

Axios haber portalı ve İsrail medyasının üst düzey İsrailli yetkililere dayandırdığı haberlere göre, yakın zamanda bir uzlaşmaya varılmaması halinde Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta da bir kara operasyonuna başlanacağı belirtiliyor.

İsrail medyasında Mısır ve İsrailli heyetler arasındaki son görüşmelerde Hamas’la sınırlı bir uzlaşmaya varıldığı; buna göre yalnızca ileri yaştaki rehinelerle, kadın ve hasta rehinelerin serbest bırakılacağına yönelik haberler yer almıştı.

Axios’un haberinde, ateşkesin süresinin ise Hamas tarafından serbest bırakılacak rehinelerin sayısına bağlı olacağı belirtildi. İsrail, Hamas’ın iki hafta önce masaya getirdiği kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Hamas yetkililerinin, Mısır’ın başkenti Kahire’de İsrailli heyetle bugün bir araya gelerek son teklifle ilgili görüşme yapması bekleniyor. ABD, Katar ve Mısır arabuluculuğunda aylardır yürütülen ateşkes anlaşması çalışmalarında henüz somut bir sonuç elde edilemedi.

Kahire’nin yanı sıra Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da da Gazze’de ateşkes konusu gündemde. İsrail ve Ürdün ziyareti öncesinde Riyad’a giden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) ve Körfez İşbirliği Konseyi’nin toplantılarına katılacak.

Bu toplantılarda Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması çabaları ele alınıyor. Toplantılara aralarında Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un da olduğu Avrupa ve Ortdadoğu ülkelerinden bakanlar katılıyor.

İsrail’in ateşkes teklifi neyi içeriyor?

Reuters’e bilgi veren bir kaynağa göre, İsrail Cumartesi günü sunduğu teklifte, Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest bırakılması yönünde bir uzlaşma sağlanması halinde, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a planlanan askeri harekatı ertelemeyi öneriyor.

Yaklaşık 40 rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin salıverilmesini içeren teklif belirli bir süre için ateşkes sağlanmasını da öngörüyor. Ancak İsrail, Hamas’ın kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Paylaşın

Hamas’tan Ateşkes Açıklaması: İsrail’in Teklifine Olumlu Yaklaşıyoruz

Filistin – İsrail savaşının 206. günü geride kalırken, Hamas’tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Hamas, İsrail’in sunduğu ateşkes anlaşmasının ana hatlarına olumlu yaklaştıklarını açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 66 artarak 34 bin 454’e çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 138 artarak 77 bin 575’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen Hamas yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP’ye ateşkes anlaşması taslağında “büyük bir sorun görmediklerini” söyledi. “İsrail yeni bir engel çıkarmadığı sürece mevcut atmosfer olumlu” diyen yetkili, son anlaşma taslağının detaylarına ilişkin bilgi paylaşmadı.

Başka bir Hamas yetkilisi, AFP’ye geçen hafta “kalıcı bir ateşkesi, yerinden edilmiş kişilerin serbestçe geri dönmesini, esir takası için makul şartları ve Gazze kuşatmasını sonlandırmayı garanti eden” bir anlaşmaya sıcak bakacaklarını söylemişti.

Axios haber portalı ve İsrail medyasının üst düzey İsrailli yetkililere dayandırdığı haberlere göre, yakın zamanda bir uzlaşmaya varılmaması halinde Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta da bir kara operasyonuna başlanacağı belirtiliyor.

İsrail medyasında Mısır ve İsrailli heyetler arasındaki son görüşmelerde Hamas’la sınırlı bir uzlaşmaya varıldığı; buna göre yalnızca ileri yaştaki rehinelerle, kadın ve hasta rehinelerin serbest bırakılacağına yönelik haberler yer almıştı.

Axios’un haberinde, ateşkesin süresinin ise Hamas tarafından serbest bırakılacak rehinelerin sayısına bağlı olacağı belirtildi. İsrail, Hamas’ın iki hafta önce masaya getirdiği kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Hamas yetkililerinin, Mısır’ın başkenti Kahire’de İsrailli heyetle bugün bir araya gelerek son teklifle ilgili görüşme yapması bekleniyor. ABD, Katar ve Mısır arabuluculuğunda aylardır yürütülen ateşkes anlaşması çalışmalarında henüz somut bir sonuç elde edilemedi.

Kahire’nin yanı sıra Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da da Gazze’de ateşkes konusu gündemde. İsrail ve Ürdün ziyareti öncesinde Riyad’a giden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) ve Körfez İşbirliği Konseyi’nin toplantılarına katılacak.

Bu toplantılarda Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması çabaları ele alınıyor. Toplantılara aralarında Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un da olduğu Avrupa ve Ortdadoğu ülkelerinden bakanlar katılıyor.

İsrail’in ateşkes teklifi neyi içeriyor?

Reuters’e bilgi veren bir kaynağa göre, İsrail Cumartesi günü sunduğu teklifte, Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest bırakılması yönünde bir uzlaşma sağlanması halinde, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a planlanan askeri harekatı ertelemeyi öneriyor.

Yaklaşık 40 rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin salıverilmesini içeren teklif belirli bir süre için ateşkes sağlanmasını da öngörüyor. Ancak İsrail, Hamas’ın kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 34 Bin 454’e Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 205. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 66 artarak 34 bin 454’e çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 138 artarak 77 bin 575’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’in Refah’ı işgal etmesine engel olabilecek tek ülkenin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olduğunu söyledi. Mahmud Abbas bu işgalin “Filistin halkının tarihindeki en büyük felaket” olacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun düzenlediği Kalkınma İçin Küresel İş Birliği, Büyüme ve Enerji Özel Toplantısında konuşan Abbas, “ABD’ye İsrail’den Refah operasyonunu durdurmasını istemesi çağrısında bulunuyoruz çünkü İsrail’in bu suçu işlemesine engel olabilecek tek ülke Amerika’dır” diye konuştu.

İki gün süren zirveye ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın yanısıra İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk çabalarında bulunan ülkelerin temsilcileri de davet edildi.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken bugün Riyad’a hareket etti. ABD Dışişleri Bakanlığı Blinken’in Pazartesi ve Salı günü Riyad’da yapacağı görüşmelerde “İsrail için güvenlik garantileri içeren bağımsız bir Filistin devletine giden yolu” ele alacağını açıkladı.

Ziyaretin İsrail ile Hamas arasında savaşın patlak vermesinden bu yana Blinken’ın Ortadoğu’ya düzenlediği yedinci diplomatik misyon olduğu belirtildi. Dünya Ekonomik Forumu toplantısına katılacak olan Blinken Riyad’da Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla da bir araya gelecek.

İsrail ordusu, komutan Herzi Halevi’nin savaşa devam etme planlarını onayladığını söyledi; İsrail medyası bunun Refah operasyonuna atıf olduğunu belirtti.

Uydu görüntüleri biraz daha kuzeyde olan büyük ölçüde harabeye dönmüş Han Yunus’ta yeni çadır kampları kurulduğunu gösteriyor. Bunların Refah’tan göç etmek zorunda kalan insanları barındıracağı yorumları yapılıyor.

Hamas, İsrail’den Gazze Savaşı’nda ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin bir teklif aldıklarını açıkladı. Radikal İslamcı örgütün üst düzey isimlerinden Halil El Hayya Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Hamas bu teklifi değerlendirecek ve bir yanıt verecek” dedi.

İsrail’in önerisinin, 13 Nisan’da Mısır ve Katarlı müzakerecilere iletilen Hamas’ın pozisyonuna yanıt niteliğinde olduğu belirtildi. İsrail, dolaylı müzakerelerde ateşkes ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması konularında örgüt üzerindeki zaman baskısını artırıyor.

Axios haber portalı ve İsrail medyasının üst düzey İsrailli yetkililere dayandırdığı haberlere göre, yakın zamanda bir uzlaşmaya varılmaması halinde Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta da bir kara operasyonuna başlanacağı belirtiliyor.

İsrail medyasında Mısır ve İsrailli heyetler arasındaki son görüşmelerde Hamas’la sınırlı bir uzlaşmaya varıldığı; buna göre yalnızca ileri yaştaki rehinelerle, kadın ve hasta rehinelerin serbest bırakılacağına yönelik haberler yer almıştı.

Axios’un haberinde, ateşkesin süresinin ise Hamas tarafından serbest bırakılacak rehinelerin sayısına bağlı olacağı belirtildi. İsrail, Hamas’ın iki hafta önce masaya getirdiği kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 34 Bin 388’e Çıktı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 204. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 32 artarak 34 bin 388’e çıktı.

Haber Merkezi /Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 69 artarak 77 bin 437’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Hamas, İsrail’den Gazze Savaşı’nda ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin bir teklif aldıklarını açıkladı. Radikal İslamcı örgütün üst düzey isimlerinden Halil El Hayya Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Hamas bu teklifi değerlendirecek ve bir yanıt verecek” dedi.

İsrail’in önerisinin, 13 Nisan’da Mısır ve Katarlı müzakerecilere iletilen Hamas’ın pozisyonuna yanıt niteliğinde olduğu belirtildi. İsrail, dolaylı müzakerelerde ateşkes ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması konularında örgüt üzerindeki zaman baskısını artırıyor.

Axios haber portalı ve İsrail medyasının üst düzey İsrailli yetkillere dayandırdığı haberlere göre, yakın zamanda bir uzlaşmaya varılmaması halinde Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta da bir kara operasyonuna başlanacağı belirtiliyor.

İsrail medyasında Mısır ve İsrailli heyetler arasındaki son görüşmelerde Hamas’la sınırlı bir uzlaşmaya varıldığı; buna göre yalnızca ileri yaştaki rehinelerle, kadın ve hasta rehinelerin serbest bırakılacağına yönelik haberler yer almıştı.

Axios’un haberinde, ateşkesin süresinin ise Hamas tarafından serbest bırakılacak rehinelerin sayısına bağlı olacağı belirtildi. İsrail, Hamas’ın iki hafta önce masaya getirdiği kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı Borge Brende, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas dahil bazı uluslararası yetkililerin, bu hafta Riyad’da olacaklarını ve Gazze’de olası bir barış anlaşmasına varılmasını amaçlayan görüşmeler yapacaklarını söyledi.

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Brende, “Kilit oyuncular şu anda Riyad’da. Umarım görüşmeler uzlaşı ve barışa yönelik bir sürece dönüşür.” dedi.

Pazar günü başlayacak görüşmelerinin Dünya Ekonomik Forumu toplantıları kapsamında olacağını belirten yetkili, Gazze’deki insani krizin gündemde olacağını aktardı.

Toplantıda Orta Doğu ülkelerinin yanı sıra Almanya, Fransa ve İngiltere dahil bazı Avrupalı yetkililer de hazır bulunacak. Brende binin üzerindeki katılımcı arasında toplam 12 devlet ve hükümet başkanının yer alacağını söyledi.

Borge Brende, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in toplantılara Katar Başbakanı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Umman Veliaht Prensi ve Bahreynli yetkililerin de aralarında bulunduğu bölgesel liderlerle birlikte katılacağı bilgisini verdi.

Ayrıca Brende, Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri’nin de Gazze’deki savaşı sona erdirmek ve kalan İsrailli rehinelerin serbest kalması çabalarını yeniden başlatmak amacıyla Mısırlı müzakerecilerin cuma günü İsrail’de gerçekleştirdiği görüşmelere dair yetkililere bilgi vermek üzere orada olacağını sözlerine ekledi.

WEF Başkanı, “Rehinelerle ilgili görüşmeler ve olası bir ateşkes için az da olsa hızlanma söz konusu.” ifadesini kullandı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 34 Bin 356’ya Çıktı

Filistin – İsrail savaşının 203. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 51 artarak 34 bin 356’ya çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 75 artarak 77 bin 368’e çıktı.

Haber Merkezi /Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler’e bağlı yardım kuruluşu Dünya Gıda Programı (WFP) Genel Müdür Yardımcısı Carl Skau, kuşatma altındaki bölgeye ulaşan yardım hacminde bir miktar iyileşme kaydedilmesine rağmen, kuzey Gazze’nin hâlâ kıtlık riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

“Kıtlığa doğru gidiyoruz. Kıtlığı önlemek için gereken yaklaşım değişikliğini henüz göremedik” diyen Carl Skau ,Birleşmiş Milletler’de gazetecilere yaptığı açıklamada “Daha fazla hacme, daha fazla öngörülebilirliğe ve kuzeye daha çeşitli yardım ulaştırmak için sürekli bir çabaya ihtiyacımız var” dedi. Skau, kıtlığın önlenmesine yardımcı olmak için besin takviyelerine ve hazır yemeklere de ihtiyaç olduğunu da ekledi.

Carl Skau, geçtiğimiz üç hafta içinde WFP’nin, İsrail ile Hamas savaşının başladığı Ekim’den bu yana yardım dağıtımının büyük ölçüde kesildiği kuzeye yardım konvoyları sokma konusunda bazı ilerlemeler kaydettiğini söyledi. BM yetkilisi, her iki ya da üç günde bir 7 ila 12 WFP gıda kamyonunun kuzey Gazze’ye geçtiğini, ancak bunun yeterli olmaktan uzak olduğunu söyledi.

Skau “Bu gerçekten de okyanusta bir damla; günde en az 30 kamyona ulaşmamız ve bunu her gün yapmamız gerekiyor” dedi. Geçtiğimiz günlerde İsrailli yetkililer Gazze Şeridi’nin kuzey ucundaki Erez Sınır Kapısı’nı açtı ve buğday taşıyan yardım gemilerinin İsrail’in Aşdod Limanı’na yanaşmasına izin vereceklerini söyledi. Skau, “Aşdod’u sadece buğday için değil, diğer mallar için de kullanmak istiyoruz” dedi.

Carl Skau, dördü kuzey Gazze’de olmak üzere 16 fırının yeniden faaliyete geçmesi ve bu sayede Gazze sakinlerine günde 60 bin torba ekmek dağıtmasının geçtiğimiz ayın kaydedilen en önemli gelişmelerden biri olduğunu söyledi. Savaştan önce WFP, Gazze’deki 23 fırınla birlikte çalışarak günde 200 bin kişiye taze ekmek sağlıyordu, ancak fırınlar yakıt yetersizliği ve savaş hasarı nedeniyle kapandı.

Daha önce kuzeyde Filistinlilerin yardım kamyonlarına çaresizce hücum ettiği vakalar yaşanmasına rağmen, fırınlardaki durumun sakin olduğunu ve insanların gözle görülür şekilde heyecanlı olduğunu söyleyen Skau, “İnsanlar sıraya girdi ve altı aydan uzun bir süre sonra ilk ekmek torbalarını alıp gittiklerinde yüzlerinde benzersiz bir sevinç vardı” dedi.

Ayrıca İsrail Refah’a hava saldırılarını sürdürürken Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi Refah’a kara operasyonu düzenlemeye hazırlanan İsrail’i uyardı. Sisi Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yerlerinden edilmesine karşı çıktı. Kahire, Hamas’ın Gazze’deki son kalesi olan güneydeki sınır kenti Refah’a yönelik planlı bir operasyonun Mısır’ın Sina Yarımadası’na doğru kitlesel bir göçü tetiklemesinden endişe ediyor.

Sisi televizyonda canlı yayınlanan konuşmasında “Mısır, (savaşın) ilk dakikasından bu yana Filistin davasının tasfiye olmaması ve Mısır’ın ulusal güvenliğini korumak amacıyla Filistinlilerin topraklarından Sina’ya ya da başka bir yere zorla göç ettirilmesini tamamen reddeden net bir tutum benimsedi” ifadelerini kullandı. Sisi, İsrail’in Refah’a kara operasyonunun Gazze’deki insani durum ve bölgesel barış ve güvenlik üzerinde “felaket sonuçları” olacağını söyledi.

Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana, Gazze Şeridi’nin 2,2 milyonu aşan nüfusunun yaklaşık 1,5 milyonu İsrail saldırılarından kaçarak Refah’a sığındı. Yardım grupları savaş sırasında 1 milyondan fazla insanın buraya sığındığını söylüyor.

Hamas, silah bırakma koşulunu açıkladı

Öte yandan Hamas’ın Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması karşılığında silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmeye ve beş yıl ya da daha uzun süreliğine bir ateşkese hazır olduklarını açıkladı.

Kaynaklar Mısırlı, İsrailli ve ABD’li yetkililerin Çarşamba günü yüz yüze ve uzaktan yapılan toplantılarda, ateşkes için aylardır süren müzakerelerdeki çıkmazı aşmak için ne gibi tavizler verilebileceğini ele aldığını söyledi. Ayrıca Mısırlı ve İsrailli yetkililer arasında Cuma günü Kahire’de bir toplantı yapılmasının beklendiği ve sonuca bağlı olarak Hamas’la başka görüşmelerin de yapılacağı öğrenildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Gazze’nin Kuzeyi İçin Kıtlık Uyarısı

Filistin – İsrail savaşının 203. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler’e bağlı yardım kuruluşu Dünya Gıda Programı (WFP) Genel Müdür Yardımcısı Carl Skau, kuşatma altındaki bölgeye ulaşan yardım hacminde bir miktar iyileşme kaydedilmesine rağmen, kuzey Gazze’nin hâlâ kıtlık riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Haber Merkezi / “Kıtlığa doğru gidiyoruz. Kıtlığı önlemek için gereken yaklaşım değişikliğini henüz göremedik” diyen Carl Skau ,Birleşmiş Milletler’de gazetecilere yaptığı açıklamada “Daha fazla hacme, daha fazla öngörülebilirliğe ve kuzeye daha çeşitli yardım ulaştırmak için sürekli bir çabaya ihtiyacımız var” dedi. Skau, kıtlığın önlenmesine yardımcı olmak için besin takviyelerine ve hazır yemeklere de ihtiyaç olduğunu da ekledi.

Carl Skau, geçtiğimiz üç hafta içinde WFP’nin, İsrail ile Hamas savaşının başladığı Ekim’den bu yana yardım dağıtımının büyük ölçüde kesildiği kuzeye yardım konvoyları sokma konusunda bazı ilerlemeler kaydettiğini söyledi. BM yetkilisi, her iki ya da üç günde bir 7 ila 12 WFP gıda kamyonunun kuzey Gazze’ye geçtiğini, ancak bunun yeterli olmaktan uzak olduğunu söyledi.

Skau “Bu gerçekten de okyanusta bir damla; günde en az 30 kamyona ulaşmamız ve bunu her gün yapmamız gerekiyor” dedi. Geçtiğimiz günlerde İsrailli yetkililer Gazze Şeridi’nin kuzey ucundaki Erez Sınır Kapısı’nı açtı ve buğday taşıyan yardım gemilerinin İsrail’in Aşdod Limanı’na yanaşmasına izin vereceklerini söyledi. Skau, “Aşdod’u sadece buğday için değil, diğer mallar için de kullanmak istiyoruz” dedi.

Carl Skau, dördü kuzey Gazze’de olmak üzere 16 fırının yeniden faaliyete geçmesi ve bu sayede Gazze sakinlerine günde 60 bin torba ekmek dağıtmasının geçtiğimiz ayın kaydedilen en önemli gelişmelerden biri olduğunu söyledi. Savaştan önce WFP, Gazze’deki 23 fırınla birlikte çalışarak günde 200 bin kişiye taze ekmek sağlıyordu, ancak fırınlar yakıt yetersizliği ve savaş hasarı nedeniyle kapandı.

Daha önce kuzeyde Filistinlilerin yardım kamyonlarına çaresizce hücum ettiği vakalar yaşanmasına rağmen, fırınlardaki durumun sakin olduğunu ve insanların gözle görülür şekilde heyecanlı olduğunu söyleyen Skau, “İnsanlar sıraya girdi ve altı aydan uzun bir süre sonra ilk ekmek torbalarını alıp gittiklerinde yüzlerinde benzersiz bir sevinç vardı” dedi.

Gazze’de can kaybı 34 bin 356’ya çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 51 artarak 34 bin 356’ya çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 75 artarak 77 bin 368’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Ayrıca İsrail Refah’a hava saldırılarını sürdürürken Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi Refah’a kara operasyonu düzenlemeye hazırlanan İsrail’i uyardı. Sisi Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yerlerinden edilmesine karşı çıktı. Kahire, Hamas’ın Gazze’deki son kalesi olan güneydeki sınır kenti Refah’a yönelik planlı bir operasyonun Mısır’ın Sina Yarımadası’na doğru kitlesel bir göçü tetiklemesinden endişe ediyor.

Sisi televizyonda canlı yayınlanan konuşmasında “Mısır, (savaşın) ilk dakikasından bu yana Filistin davasının tasfiye olmaması ve Mısır’ın ulusal güvenliğini korumak amacıyla Filistinlilerin topraklarından Sina’ya ya da başka bir yere zorla göç ettirilmesini tamamen reddeden net bir tutum benimsedi” ifadelerini kullandı. Sisi, İsrail’in Refah’a kara operasyonunun Gazze’deki insani durum ve bölgesel barış ve güvenlik üzerinde “felaket sonuçları” olacağını söyledi.

Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana, Gazze Şeridi’nin 2,2 milyonu aşan nüfusunun yaklaşık 1,5 milyonu İsrail saldırılarından kaçarak Refah’a sığındı. Yardım grupları savaş sırasında 1 milyondan fazla insanın buraya sığındığını söylüyor.

Hamas, silah bırakma koşulunu açıkladı

Öte yandan Hamas’ın Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması karşılığında silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmeye ve beş yıl ya da daha uzun süreliğine bir ateşkese hazır olduklarını açıkladı.

Kaynaklar Mısırlı, İsrailli ve ABD’li yetkililerin Çarşamba günü yüz yüze ve uzaktan yapılan toplantılarda, ateşkes için aylardır süren müzakerelerdeki çıkmazı aşmak için ne gibi tavizler verilebileceğini ele aldığını söyledi. Ayrıca Mısırlı ve İsrailli yetkililer arasında Cuma günü Kahire’de bir toplantı yapılmasının beklendiği ve sonuca bağlı olarak Hamas’la başka görüşmelerin de yapılacağı öğrenildi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 34 Bin 262’ye Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 202. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 43 artarak 34 bin 262’ye yükseldi.

Haber Merkezi /Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 64 artarak 77 bin 293’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrailli üst düzey bir savunma yetkilisi, insani felakete ilişkin uluslararası uyarılara rağmen İsrail ordusunun Filistinli sivilleri Refah’tan tahliye etmeye ve Gazze Şeridi’nin güneyindeki Hamas mevzilerine saldırmaya hazırlandığını söyledi.

Başbakan Benyamin Netanyahu’nun hükümet sözcüsü İsrail’in bir kara operasyonuyla ilerlediğini söyledi, ancak bir zaman çizelgesi vermedi.

Savunma yetkilisi, İsrail Savunma Bakanlığı’nın bir saldırı öncesinde Refah’tan taşınan Filistinlileri barındırmak üzere her biri 10 ila 12 kişi kapasiteli 40 bin çadır satın aldığını söyledi.

İsrailli bir hükümet kaynağı Netanyahu’nun savaş kabinesinin önümüzdeki iki hafta içinde toplanarak yaklaşık bir ay sürmesi beklenen sivil tahliyelere onay vermeyi planladığını söyledi.

ABD, herhangi bir operasyondan önce Refah’taki insanları koruyacak bir planın uygulamaya alınması gerektiğini söyledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’a karşı tam bir zafer elde etmek ve rehineleri aramak için Refah saldırısının gerekli olduğu konusunda ısrarcı.

İsrail ordusu 7 Ekim’den bu yana Gazze Şehri dahil Gazze’nin kuzeyinin tamamında ve Han Yunus dahil orta ile güneyin bazı kısımlarında kontrolü ele geçirdi. Ordu ardından Gazze’nin neredeyse tamamından çekilse de bombardıman Refah da dahil olmak üzere Gazze genelinde devam etti.

Aynı zamanda İsrail’in inşa ettiği ve Gazze’nin kuzeyi ile güneyini ayıran bir yol üzerinde askerler konuşlandırılmaya devam ediliyor.

Hamas, silah bırakma koşulunu açıkladı

Öte yandan Hamas’ın Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması karşılığında silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmeye ve beş yıl ya da daha uzun süreliğine bir ateşkese hazır olduklarını açıkladı.

Katar, Mısır ve ABD arabuluculuğunda Gazze’de ateşkes ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için yürütülen müzakerelerde Hamas heyetine başkanlık eden Hayya, Filistinli rakip grup El Fetih’in yönetimindeki Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) katılmak ve Gazze ve Batı Şeria’da bir ulusal birlik hükümeti kurmak istediklerini kaydetti.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Hamas, Silah Bırakma Koşulunu Açıkladı

Hamas’ın Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması karşılığında silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmeye ve beş yıl ya da daha uzun süreliğine bir ateşkese hazır olduklarını açıkladı.

Katar, Mısır ve ABD arabuluculuğunda Gazze’de ateşkes ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için yürütülen müzakerelerde Hamas heyetine başkanlık eden Hayya, Filistinli rakip grup El Fetih’in yönetimindeki Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) katılmak ve Gazze ve Batı Şeria’da bir ulusal birlik hükümeti kurmak istediklerini kaydetti.

İstanbul’da Associated Press (AP) haber ajansına konuşan Hamas üst düzey yetkilisi, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Bağımsız Filistin devletinin kurulması yoluyla Ortadoğu’da iki devletli çözümü reddeden İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ise bu senaryoya sıcak bakması beklenmiyor. Filistinliler, İsrail’in 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı’nda ele geçirdiği topraklar üzerinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor. İki devletli çözüm, ABD ve diğer Batılı ülkeler tarafından da destekleniyor.

Uluslararası toplum tarafından tanınan ve görüşmelerde muhatap alınan Filistin Özerk Yönetim Konseyi de Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü içeren bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını hedefliyor. Özerk Yönetim’in merkezi Batı Şeria’daki Ramallah’ta bulunuyor.

Hayya’nın açıklamaları, Katar merkezli arabuluculuk çabalarının tıkandığı bir döneme ve Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin Cumartesi günü İstanbul’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşme sonrasına denk geldi. El Hayya’nın silah bırakma konusunu gündeme getirmesi, resmi olarak İsrail’i yok etme hedefi güden örgüt açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Hamas, zaman zaman İsrail’in sınırlarıyla ilgili ılımlı söylemlerde bulunsa da resmi olarak “nehirden denize Filistin’in tam kurtuluşu” hedefini izliyor. “Nehirden denize” sloganı, Ürdün Nehri (Şeria) ile Akdeniz arasındaki bölgeyi kapsıyor ve İsrail topraklarını da içeriyor.

Müzakerelerde aylardır süren tıkanıklığın ardından Katar arabulucu rolünü yeniden gözden geçireceğini açıklamış, Hamas’ın üst düzey siyasi yöneticilerinin çoğu Katar’dan ayrılarak İstanbul’a geçmişti. Kendisi de İstanbul’da bulunan Hayya, Hamas’ın siyasi bürosunun kalıcı olarak taşınması için hazırlık yapıldığı iddialarını reddederek Katar’ın müzakerelerde arabulucu rolünü sürdürmesini istediklerini söyledi.

“Hedefimize ulaştık”

Hamas’ın İsrail topraklarına 7 Ekim’de düzenlediği ve çoğu sivil bin 200’e yakın kişinin öldüğü saldırılarla ilgili de konuşan Hayya, İsrail’in misilleme saldırılarında Gazze’nin ve sivil halkın karşılaştığı yıkıma rağmen 7 Ekim saldırılarından pişmanlık duymadıklarını söyledi.

Hamas militanlarının saldırılarda sivilleri hedef aldığını inkâr eden Hayya, “Operasyonun amacına ulaştığını ve Filistin davasını yeniden dünya kamuoyunun odağına yerleştirdiğini” kaydetti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın