Bakanı Şimşek’ten “Rezerv” Vurgusu

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Programımızın önemli bir hedefi de piyasa koşulları elverdiği ölçüde uluslararası rezerv birikimini sağlamaktır.” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, “26 Mayıs’ta 98.5 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervlerinin, 30 Haziran’da 108.6 milyar dolar seviyesine çıktığını, aynı dönemde net rezervlerin ise 14.2 milyar dolar iyileşme gösterdiğini” söyledi.

Mehmet Şimşek.” Son dönemde rezervlerde gözlenen bu hızlı artış cesaret vericidir. Merkez Bankası rezerv artışına katkı sağlayacak rasyonel politikaların yanı sıra ülkemize ilave dış kaynak sağlamaya yönelik çalışmalarımız da hızla devam etmektedir. İyileşmenin devamı için gereken adımları atmaya devam edeceğiz” dedi.

Bakan Şimşek ayrıca “Bu çerçevede sevgili vatandaşlarımızdan özellikle bir istirhamım var; uygulama ve politikalarımıza ilişkin lütfen benden duymadığınız hiçbir habere ve dolaşıma sokulan hiçbir dedikoduya itibar etmeyiniz.” uyarısı yaptı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Programımızın önemli bir hedefi de piyasa koşulları elverdiği ölçüde uluslararası rezerv birikimini sağlamaktır.

26 Mayıs’ta 98.5 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervleri, 30 Haziran’da 108.6 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Aynı dönemde net rezervler ise 14.2 milyar dolar iyileşme göstermiştir. Son dönemde rezervlerde gözlenen bu hızlı artış cesaret vericidir.

Merkez Bankası rezerv artışına katkı sağlayacak rasyonel politikaların yanı sıra ülkemize ilave dış kaynak sağlamaya yönelik çalışmalarımız da hızla devam etmektedir. İyileşmenin devamı için gereken adımları atmaya devam edeceğiz.

Bu çerçevede sevgili vatandaşlarımızdan özellikle bir istirhamım var; uygulama ve politikalarımıza ilişkin lütfen benden duymadığınız hiçbir habere ve dolaşıma sokulan hiçbir dedikoduya itibar etmeyiniz.”

Merkez Bankası’nın en son yayımlanan Haftalık Para ve Banka İstatikleri’ne göre 16-27 Haziran tarihleri arasında TCMB’nin brüt rezervi 5,7 milyar dolar yükselerek 108,6 milyar dolara ulaşmıştı.

Merkez Bankası’nın döviz rezervi 67,1 milyar dolar, altın rezervi ise 41,4 milyar dolar seviyesinde. Brüt rezerv, yılın ilk 6 ayında yüzde 15,66 azaldı. Brüt rezervlerdeki düşüş yaklaşık 20,2 milyar dolar seviyesinde.

Yılın ilk 6 ayında döviz rezervi yüzde 19 (15,8 milyar dolar), altın rezervi ise yüzde 9,64 (4,4 milyar dolar) geriledi. Merkez Bankası’nın ödemeler dengesi istatistiklerine göre seçimlerin yapıldığı mayıs ayında TCMB rezervi 16,5 milyar dolar azalmıştı.

Şimşek ve Erkan Suudi Arabistan’a gidiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17-19 Temmuz’da Körfez ülkelerine gerçekleştireceği ziyareti öncesinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Hafize Gaye Erkan çarşamba günü Suudi Arabistan’a gidecek.

Paylaşın

Bakanı Şimşek’ten “Mali Disiplin” Vurgusu

Önümüzdeki dönemde izlenecek ekonomi politikasına dair yeni açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Önümüzdeki dönemde bütçe açığını kontrol altına alarak mali disiplini yeniden tesis etmek suretiyle kamu maliyesi göstergelerinde kalıcı bozulmalara geçit vermeyeceğiz” dedi.

Bakan Şimşek, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremler kaynaklı harcamaların 761,7 milyar liraya ulaşmasını beklediklerini açıkladı. Şimşek, bu harcamaların milli gelire oranını ise yüzde 3,1 olarak duyurdu.

“Bu çerçevede deprem bölgesinde 179 bin konutun inşasına başlandı. Yaklaşık bir yılda 319 bin konutu depremzedelere teslim etmeyi planlıyoruz” diyen Şimşek, TBMM’de görüşülen Milli Dayanışma Paketi’nin, depremin yol açtığı ilave maliyetlerin bütçe üzerindeki etkisini azaltmayı hedeflediğini aktardı.

Şimşek, “Söz konusu düzenlemeler ayrıca dolaylı olarak cari açığı kontrol altına almaya da destek verecektir” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı, memur ve emekli maaşlarında yapılan zamlara vurgu yaparak önümüzdeki döenmde bütçe açığının kontrol altına alınacağını belirtti: Para politikası ile maliye politikası arasındaki uyumu pekiştirerek Merkez Bankasının enflasyonla mücadelesine destek vereceğiz. Cari açığı azaltacak adımları atarak ülkemizin risk primini de düşüreceğiz.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medya hesabından önümüzdeki dönemde izleyeceği ekonomi politikasına dair yeni açıklamalarda bulundu.

“Önümüzdeki dönemde bütçe açığını kontrol altına alarak mali disiplini yeniden tesis etmek suretiyle kamu maliyesi göstergelerinde kalıcı bozulmalara geçit vermeyeceğiz. Bunun için gerekli tedbirleri alıyoruz” ifadelerini kullanan Bakan Şimşek, “Para politikası ile maliye politikası arasındaki uyumu pekiştirerek Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelesine destek vereceğiz. Cari açığı azaltacak adımları atarak ülkemizin risk primini de düşüreceğiz” dedi.

Memur ve emekli maaşlarına yapılan zamları hatırlatan Şimşek, paylaşımında, “2023 yılında 15,9 milyon emeklimizi ve 4,9 milyon kamu çalışanımızı etkileyen önemli iyileştirmeler yaptık. Aylık ve ücretlerinde enflasyonun oldukça üzerinde artışlar yaparak refah seviyelerini yükselttik. 2022 yıl sonuna göre en düşük memur maaşını yüzde 141,8, en düşük emekli aylığını ise yüzde 114,3 oranında artırdık” ifadelerine yer verdi.

Şimşek diğer paylaşımında ise 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden zarar gören vatandaşların yaralarını sardıklarını belirtti.  Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl deprem kaynaklı harcamaların 761,7 milyar TL’ye (milli gelire oran olarak yüzde 3,1) ulaşmasını bekliyoruz. Bu çerçevede deprem bölgesinde 179 bin konutun inşasına başlandı. Yaklaşık bir yılda 319 bin konutu depremzedelere teslim etmeyi planlıyoruz.”

AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunduğu memur ve emekli maaşlarına zam ve bazı vergilerde artış yapılmasını öngören torba kanun teklifine işaret eden Şimşek şunları söyledi:

“Mecliste görüşülmekte olan Milli Dayanışma Paketi, depremin yol açtığı ilave maliyetlerin bütçe üzerindeki etkisini bir miktar azaltmayı hedeflemektedir. Söz konusu düzenlemeler ayrıca dolaylı olarak cari açığı kontrol altına almaya da destek verecektir.”

Geçen hafta vergilere zam yapıldı

Hazine ve ve Maliye Bakanı Şimşek 6 Temmuz’da ekonomi programının üç temel bileşenini açıklamış ve “mali disiplinin yeniden tesis edilmesi” vurgusu yapmıştı. AK Parti’nin sunduğu torba kanun teklifinde öngörülen vergi artışlarına ilişkin tartışmalar sürerken, Resmi Gazete’de 7 Temmuz’da yayımlanan karar ile bazı vergi ve harçlara zam yapılmıştı.

Buna göre, mal ve hizmetlerden alınan Katma Değer Vergisi (KDV) genel oranı yüzde 18’den yüzde 20’ye çıkarıldı, bazı mal ve hizmetler için uygulanan yüzde 8’lik KDV ise yüzde 10’a yükseltildi. Yurt dışı cep telefonu kayıt ücreti 20 bin TL olurken, pasaport dahil harçlarda yüzde 50 artışa gidildi.

Paylaşın

“Mehmet Şimşek KKM’yi Eleştirdi” Haberine Yalanlama

Mehmet Şimşek’in KKM eleştirdiğine dair haberini yalanlayan Hazine ve Maliye Bakanlığı, açıklamasında, “Mehmet Şimşek’ten bizzat duymadığınız yönlendirmeli, dedikodu tarzı, masa başı kurgulanan, art niyetli haberlere lütfen itibar etmeyiniz” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / Bakanlık ayrıca, “Mehmet Şimşek’in, ‘TL cinsi enstrümanları cazip hale getirmeye devam edeceğiz. Bu çerçevede Kur Korumalı Mevduat’ta stopaj desteğini yıl sonuna kadar uzatıyoruz'” açıklamasını hatırlattı.

Bloomberg’ten Kerim Karakaya, Bakan Şimşek, Perşembe günü yabancı yatırımcılarla yaptığı özel bir toplantıda KKM’ye dair sert eleştirilerini dile getirdi, KKM’nin önemli zorluklar yaratan kötü bir fikir olduğunu söylediği öne sürdü.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, dün akşam saatlerinde yayımlanan habere dair açıklamada bulundu. Bakanlık tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Bloomberg International Londra muhabiri Kerim Karakaya imzası ile dün akşam saatlerinde yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in bir grup yatırımcı ile toplantısının içeriğine ilişkin haberin tüm unsurları masa başı, uydurma bir haberdir.

Aksine: Kur Korumalı Mevduata ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ‘TL cinsi enstrümanları cazip hale getirmeye devam edeceğiz. Bu çerçevede Kur Korumalı Mevduat’ta stopaj desteğini yıl sonuna kadar uzatıyoruz.’ açıklaması yapmıştı.

Ancak, ilgili muhabire haberin yazım sürecinde bilgilerin doğru olmadığını bildirmemize rağmen ‘Bakanlık yorum yapmadı.’ ifadeleri ile gerçek dışı, yalan haberini ısrarla yayımladığı görülmüştür.

Bu çerçevede: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten bizzat duymadığınız yönlendirmeli, dedikodu tarzı, masa başı kurgulanan, art niyetli haberlere lütfen itibar etmeyiniz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Paylaşın

Bakan Şimşek, Yeni Ekonomi Programın Bileşenlerini Açıkladı

Yeni ekonomik program hakkında sosyal medya hesabından açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, programda mali disiplin, enflasyon ve yapısal reformların üç temel bileşen olacağını belirtti.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, “Mali disiplinin yeniden tesis edilmesi, yani deprem etkisi hariç, bütçe açığının Maastricht kriterleri ile uyumlu bir seviyeye çekilmesi, enflasyonun orta vadede tek haneye düşürülmesi için kademeli parasal sıkılaştırma ve enflasyon hedefi ile uyumlu gelirler politikası, makro finansal istikrarı ve diğer tüm kazanımları kalıcı hale getirecek yapısal reformlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından Türkiye’de seçimlerin ardından uygulanmaya başlanan ekonomi programıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Programın üç temel bileşeni olduğunu belirten Şimşek, bu bileşenleri şu şekilde sıraladı:

Mali disiplinin yeniden tesis edilmesi; yani deprem etkisi hariç, bütçe açığının Maastricht kriterleri ile uyumlu bir seviyeye çekilmesi,

Enflasyonun orta vadede tek haneye düşürülmesi için kademeli parasal sıkılaştırma ve enflasyon hedefi ile uyumlu gelirler politikası,

Makro finansal istikrarı ve diğer tüm kazanımları kalıcı hale getirecek yapısal reformlar.

Türkiye’de ekonomi yönetiminin değişmesinin ardından Merkez Bankası 27 ay sonra ilk kez faiz yükseltme kararı almıştı. Merkez Bankası’nın 22 Haziran’daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi 650 baz puanlık artışla yüzde 8,5’tan yüzde 15’e yükseltilmişti.

Faizlerin yükseltilmesinin ardından döviz kuru yeniden artışa geçerken dolar/TL kuru 26, euro/TL kuru ise 28 sınırını aştı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı enflasyon verilerine göre ise Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 38,2 dolayında.

Paylaşın

Türkiye’nin Borçları Katlanarak Artıyor: 4 Trilyon 9 Milyar TL

2023 yılının ilk çeyreği (ocak-mart) sonu itibarıyla “kamunun brüt toplam borç stoku” 4 trilyon 974 milyar liraya ulaştı. Bu rakam 2018 yılının aynı çeyreğinde 986 milyar liraydı. Başka bir deyişle, aradan geçen beş yılda borç stoku yaklaşık beş kat arttı.

Bu kapsamda, kamunun iç borç stoku geçen 5 yılda yüzde 325.8 artışla 605 milyar liradan 2 trilyon 574 milyar lira, dış borç stoku ise yüzde 528.6 artışla 382 milyar liradan 2 trilyon 399 milyar liraya ulaştı. Ayrıca ilgi çeyreklerin ortalama dolar kuru dikkate alındığında kamunun brüt toplam borç stoku 258.3 milyar dolardan 263.4 milyar dolara yükseldi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni yayımladığı güncel borç verilerinin detayları da Türkiye’nin özellikle resmi olarak “tek adam rejimi”ne geçilen 2018 yılından bu yana her alanda hızla borçlandığını gösteriyor. İşte verilerde öne çıkan ayrıntılar:

2023 yılının ilk çeyreği (ocak-mart) sonu itibarıyla “kamunun brüt toplam borç stoku” 4 trilyon 974 milyar liraya ulaştı. Bu rakam 2018 yılının aynı çeyreğinde 986 milyar liraydı. Artış yüzde 404.3 oldu.

Bu kapsamda, kamunun iç borç stoku geçen 5 yılda yüzde 325.8 artışla 605 milyar liradan 2 trilyon 574 milyar lira, dış borç stoku ise yüzde 528.6 artışla 382 milyar liradan 2 trilyon 399 milyar liraya ulaştı. Ayrıca ilgi çeyreklerin ortalama dolar kuru dikkate alındığında kamunun brüt toplam borç stoku 258.3 milyar dolardan 263.4 milyar dolara yükseldi.

“Merkezi yönetim”, “yerel yönetim”, “sosyal güvenlik kurumları”nı kapsayan Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stoku ise ulaşılan rakamın daha yüksek bir noktada olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre toplam stok son beş yılda 920.3 milyar liradan 5 trilyon 336 milyar liraya yükseldi.

Bu kapsamda merkezi yönetim borç stoku 979.9 milyar liradan 5 trilyon 307 milyar liraya ulaştı. Yerel yönetimlerin borç stoku da 59.3 milyar liradan 141.6 milyar liraya çıktı. Bu tür borç stokunun gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranı da yüzde 28.1’den 31.2’ye yükseldi.

Öte yandan yine Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yeni yayımlanan “Türkiye’nin Brüt Dış Borç Stoku” verileri, özel sektörün borçluluk durumunu da ortaya koyuyor. Ocak-Mart 2018’de 313.7 milyar dolar olan bu stok, Ocak-Mart 2023’te 238.3 milyar dolara indi. Bu kapsamda kısa vadeli stok 86.1 milyar dolardan 88.3 milyar dolara yükselirken uzun vadeli stok 227.6 milyar dolardan 149.9 milyar dolara geriledi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Temmuz-Eylül 2023 dönemiyle ilgili borçlanma stratejisini açıkladı. Buna göre temmuz ayında 141.7 milyar TL, ağustosta 141 milyar TL ve eylülde 72.1 milyar TL iç borç servisi yapılması bekleniyor. Ayrıca 59.3 milyar lira dış borç servisi yapılacak. Buna karşın temmuzda 94 milyar lira, ağustosta 96 milyar lira ve eylül ayında 80 milyar lira iç borçlanma yapılması programlandı.

Paylaşın

Türkiye Kara Parayla Mücadelede Sınıfta Kaldı: Gri Listenden Çıkamadı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kara Paranın Aklanmasında Uluslararası Mali Eylem Görev Grubu’nun Türkiye hakkında belirlediği 7 eksikliğin ikiye indirildiğini, kara ve para ve terörün finansmanıyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğünü söylüyor ve şu taahhütte bulunuyor:

“En kısa sürede bu eksiklikleri de tamamlayarak Türkiye’nin gri listeden çıkarılması sağlanacaktır.”

T24 yazarı Çiğdem Toker, Türkiye’nin taahhüt ettiği ödevlerini tamamlanmadığı için gri listeden çıkamadığını belirterek, Mehmet Şimşek’in konuya ilişkin açıklamalarını değerlendirdi, Toker konuya ilişkin şunları yazdı:

“Şimşek, FATF’in, Türkiye hakkında belirlediği 7 eksikliğin ikiye indirildiğini, kara ve para ve terörün finansmanıyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğünü söylüyor ve şu taahhütte bulunuyor: ‘En kısa sürede bu eksiklikleri de tamamlayarak Türkiye’nin gri listeden çıkarılması sağlanacaktır.’

Bir bakanın, ülkesi için zor bir duruma ilişkin gelişmede öncelikle olumlu yönü görüp kamuoyuna göstermesi normaldir… Şimşek’in açıklamasına göre FATF yakında bir rapor yayımlayacak ve bu raporda Türkiye’nin standartlara uyum konusunda en başarılı ülkeler arasına girdiği ortaya koyulacakmış. Bu kısım biraz ilginç tabii. Hayır, Şimşek henüz yayımlanmamış bir raporda ne yazacağını önceden bildiği için değil! Konumu gereği bu mümkün olabiliyor demek ki.

Bu bilgide ilginç olan FATF’in geçen hafta güncel halini duyurduğu “gri liste”de Türkiye’ye atfen açıklanan iki eksikliğin epeyce önemli olması. Yani bu iki önemli eksikliğe rağmen Türkiye çok başarılı bulunacaksa ne mutlu bize…”

Toker, Türkiye’nin taahhüt ettiği ve tamamlaması gereken iki eksikliğin ise şunlar olduğunu yazdı: Türkiye’nin kara para aklanmasıyla ilgili daha karmaşık soruşturma ve kovuşturmaları üstlenmesi gerekiyor.

Türkiye’nin terörizm davalarında daha fazla mali soruşturma yürütmesi gerekiyor. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler’in belirlediği gruplarla ilgili terörün finansmanı soruşturmalarına ve kovuşturmalarına öncelik vermesi gerekiyor.

Paylaşın

Hazine Ve Maliye Bakanlığı Açıkladı: Türkiye’nin Brüt Dış Borcu 475,7 Milyar Dolar

31 Mart 2023 itibarıyla Türkiye’nin brüt dış borç stoku 475,7 milyar dolar olarak gerçekleşirken, stokun milli gelire oranı yüzde 49,0 oldu. Aynı tarihte net dış borç stoku 255 milyar dolar olarak kayıtlara geçerken, milli gelire oranı ise yüzde 26,3 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / Aynı tarihte Hazine garantili dış borç stoku ise 15,7 milyar dolar olarak hesaplandı. Kamu net borç stoku bu dönemde 2 trilyon 934 milyar lira olarak kaydedilirken, milli gelire oranı yüzde 17,1 oldu.

AB tanımlı genel yönetim borç stoku 5 trilyon 336 milyar lira, bu rakamın milli gelire oranı ise yüzde 31,2 olarak kayıtlara geçti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 31 Mart 2023 itibarıyla brüt ve net dış borç stoku, Hazine garantili dış borç stoku ve kamu net borç stoku ile Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stoku verilerini açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Türkiye Brüt Dış Borç Stoku”, 31 Mart 2023 tarihi itibarıyla 475,7 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı ise yüzde 49,0 olmuştur. Aynı tarihte, “Türkiye Net Dış Borç Stoku” ise 255 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 26,3 olmuştur.

Hazine garantili dış borç stoku 31 Mart 2023 tarihi itibarıyla 15,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

“AB Tanımlı Genel Yönetim Borç Stoku”, 31 Mart 2023 tarihi itibarıyla 5.336 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 31,2 olmuştur. Aynı tarihte, “Kamu Net Borç Stoku” ise 2.934 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 17,1 olmuştur.

Paylaşın

Reuters’tan Dikkat Çeken “Merkez Bankası” Analizi: İyi Bir Mesaj Olmadı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığındaki ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi yüzde 8,5’ten yüzde 15’e yükselti. Karar sonrası ilk kez dolar 24,41’i, euro da 26,84’ü görmüştü. Türkiye’nin kredi temerrüt takası (CDS) ise 21 puan yükselerek 518’e çıktı

Merkez Bankası’nın faiz artırım kararı sonrası açıklamada bulunan Bakan Şimşek, “Finansman koşulları çok elverişli de olsa, karlılık çok cazip de görünse öngörülebilirlik olmadan kalıcı yatırım ve istihdam artışı sağlamak mümkün değildir. Öngörülebilirliği sağlayacak olan ise güvendir. Güven, ancak kurala göre politikalar uygulanarak temin edilebilir” dedi.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararının ardından “Yatırımcılar, ikna edici olmayan faiz artışıyla kaçırılan fırsata hayıflanıyor” başlıklı bir analiz yayımladı.

Uluslararası yatırım şirketlerinden uzmanların görüşlerine yer verilen analizde, alınan faiz kararı sonrası yatırımcıların Türkiye piyasasına yönelik planlarını bir süre daha bekleterek paralarını kenarda tutmaya devam edebilecekleri iddia edildi.

TCMB, Perşembe günü Hafize Gaye Erkan başkanlığındaki ilk Para Politikası Toplantısı’nda (PPK) politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 15’e yükseltmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faizleri rekor düzeydeki enflasyona rağmen indirme doğrultusundaki ısrarına uyan Şahap Kavcıoğlu’nun başkanlığındaki Merkez Bankası, politika faizini 2021 yılındaki yüzde 19 seviyesinden yüzde 8,5’e kadar düşürmüştü. Göreve geldikten sonra ekonomide ortodoks politikalara dönüş sinyali veren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in önerisiyle Erkan’ın Merkez Bankası Başkanı olarak atanması ise faizlerin hızla eski seviyelerine doğru yükseltileceği doğrultusundaki beklentileri artırmıştı.

Merkez Bankası kararından önce yapılan Reuters anketi de faizlerin yüzde 21’e yükseltileceği yönünde bir beklenti olduğunu ortaya koymuştu.

Reuters analizinde, faiz artırımının 650 baz puanla sınırlı kalmasının, piyasalarda “Erkan’ın enflasyonla agresif biçimde mücadele için kısıtlı imkânının bulunduğu” izlenimi uyandırdığı belirtildi.

Viktor Szabo: İyi bir mesaj olmadı

Edinburgh merkezli uluslararası yatırım şirketi Abrdn’nin gelişmekte olan piyasalar yatırım direktörü Viktor Szabo, “Bu işi ciddiye aldıklarını göstermelerini sağlayacak mükemmel bir fırsatı kaçırdılar” değerlendirmesinde bulundu. Szabo, “İster siyasi kısıtlamalardan olsun ister bankacılık sisteminden korkmalarından, ama bu iyi bir mesaj olmadı” ifadesini kullandı.

Merkez Bankası rezervlerinin eridiği ve yabancı yatırımcıların Türkiye’den kaçtığı bir dönemde, yatırımcı dostu Şimşek’in bakanlığa getirilmesi ve TCMB Başkanı olarak Erkan’ın atanmasının, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uygulattığı ekonomi politikalarının bazılarından geri dönülmesi için hızlı bir manevra yapılacağı yönündeki beklentileri kuvvetlendirdiğini hatırlatan Reuters, “Ancak analistler Perşembe günkü karardan sonra Erkan ve Şimşek’in Türkiye’nin gerçekten rota değiştirdiğini ispatlamak için daha da sıkı çalışması gerekeceğini söylüyor” diye ekledi.

New York merkezli küresel yatırım şirketi VanEck’in gelişmekte olan piyasalar portföy yöneticisi Eric Fine, TCMB hakkında yaptığı yorumda, “Artık daha az güvenilir görünüyorlar” dedi.

Fine, “Rezervler kullanılarak kurlara yapılan müdahalelere ihtiyaç duyulmasını engelleyecek seviyeye kadar faiz artırmaları lazım. Bunu yapmadılar” diye konuştu.

Paris merkezli Societe Generale finans şirketinin baş stratejistlerinden Marek Drimal, “Muhtemelen şu an için uzun vadeli yatırımcılar için yeterli değil. Sebebi de ekonomideki sorunların bazılarının büyüklüğü” dedi.

Ancak Drimal dâhil birçok uzman olumlu işaretler de görüyor. Drimal, defaatle faiz oranı konusunda kademeli hamlelerle ilerleyeceklerinin sinyalini veren Şimşek’in mesajlarını hatırlattı.

Tahmin edilebilir ve piyasa temelli ekonomi politikaları izleneceği vaadinde bulunan Şimşek, enflasyon hedefli modelin de sermaye girişini sağlayacağını iddia etmişti.

Dan Wood: Ölçülü hayal kırıklığı

ABD merkezli William Blair şirketinden gelişmekte olan piyasalar yöneticisi Dan Wood, “yatırımcı hayal kırıklığının ölçülü olması gerektiği” görüşünde.

Merkez Bankası’nın enflasyonda belirgin bir iyileşme sağlanana kadar faiz artırmaya devam edeceğinin sinyalini verdiğini belirten Wood, “Daha ortodoks bir ekonomi politikasına dönüleceğine işaret edilmesi, şüphesiz ki olumlu bir durum” dedi.

Kredi derecelendirme kuruluşu Scope Ratings’in direktör yardımcısı ve bir başka kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’ten bir ülke analisti de faizlerin artırılmasının olumlu olduğunu ancak asıl sorunun, Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı Erkan’ın faiz artırmaya devam etmesine izin verip vermeyeceği olduğuna dikkat çekti.

New York merkezli yatırım yönetimi şirketi Neuberger Berman’dan portföy yöneticisi Kaan Nazlı, “Yatırımcıların hemen havlu atacağını sanmıyorum çünkü hâlen önümüzdeki aylarda gerisinin geleceğine dair beklenti var” dedi.

Nazlı, “Piyasa çok temkinli. Bu nedenle yeniden güven tesis etmek uzun zaman alacak. Ciddi boyutta ve daha uzun vadeli girişler için sıkı para politikasının epey bir süre sürdürülmesi gerekeceğini düşünüyorum” tahmininde bulundu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten “Kararlılık” Vurgusu

Ankara Esenboğa Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Şimşek, “Ekonomi politikalarımız kısa vadede fiyat istikrarını ve finansal istikrarı hedeflemektedir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu hedeflere ulaşmada kararlıyız. Merkez Bankasının dünkü açıklamasında belirtildiği gibi bu bir süreçtir. Kararlılıkla kademeli olarak bu süreç yönetilecektir.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’a hareketinden önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Şimşek, yaptığı değerlendirmede, “Ekonomi politikalarımız kısa vadede fiyat istikrarını ve finansal istikrarı hedeflemektedir. Bu hedeflere ulaşmada kararlıyız. Merkez Bankasının dünkü açıklamasında belirtildiği gibi bu bir süreçtir. Kararlılıkla kademeli olarak bu süreç yönetilecektir” ifadesini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bu mesajını Türkçe ve İngilizce olarak paylaştığı mesajda da tekrarladı.

Türk Lirası yüzde 2,8 değer kaybetti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı sonrası Cuma sabahı Dolar/TL kuru 25’i aştı. Cuma sabahı yeni bir rekor düşük seviyeye ulaşan Türk Lirası yüzde 2,8 değer kaybetti.

Reuters’ın haberine göre, Türk Lirası Perşembe kapanışından yaklaşık % 1,3 daha zayıflayarak, 25,2015’ten işlem gördü.

Merkez Bankası Perşembe günü 27 ay sonra ilk kez faiz artırdı. TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığındaki ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi 650 baz puanlık artışla yüzde 8,5’tan yüzde 15’e yükseltildi.

Karar sonrası ilk kez Dolar/TL 24,41’i, Euro/TL kuru da 26,84’ü görmüştü. Türkiye’nin kredi temerrüt takası (CDS) 21 puan yükselerek 518’e çıkmıştı.

Mart 2021’de yüzde 19 seviyesinde olan politika faizi 2021 ve 2022’de dörder kez indirildi, Şubat ayındaki toplantıda yüzde 8,50’ye çekildi.

Reuters haber ajansının anketinde politika faizinin yüzde 21’ye yükseltileceği öngörülmüştü. Reuters uzmanların Erkan’ın beklenenden az faiz artırımına gitmesinin enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği yorumunu yaptığını yazdı.

Türkiye ekonomi dünyası ve uluslararası yatırımcılar, faiz artışının politika faizini yüzde 20-40 arası bir noktaya taşıyacağını öngörüyordu. PPK’dan çıkan karar ise beklentilerin oldukça altında bir artışla yanıt vermek oldu.

Ancak Commerzbank döviz analisti Tatha Ghose, liradaki değer kaybının sadece faiz artışının beklenden az olması ile açıklanamayacağı görüşünde.

Ghose yatırımcılara Commerzbank tarafından gönderilen günlük değerlendirmede Dolar/TL‘deki sıçramanın nedeninin daha ziyade “bilinmeyen” politika parametrelerinden “bilinen” politika parametrelerine geçiş ve yetkililerin faiz artışından sonra liranın yerel bankaların desteği olmadan kendi ayakları üzerinde durup duramayacağını kontrol etme girişimi olabileceğini belirtiyor.

Ghose “Bizim görüşümüze göre, hiçbir büyüklükteki faiz artışı lirayı istikrara kavuşturmaya yetmeyecektir. Tek yardımcı değişken, Cumhurbaşkanı’nın bu yeni politika rejimini başarılı olana kadar sürdürme kararlılığını tekrarlaması olacaktır” dedi.

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten Öngörülebilirlik Ve Güven Vurgusu

Merkez Bankası’nın faiz artırım kararı sonrası açıklamada bulunan Bakan Şimşek, “Finansman koşulları çok elverişli de olsa, karlılık çok cazip de görünse öngörülebilirlik olmadan kalıcı yatırım ve istihdam artışı sağlamak mümkün değildir. Öngörülebilirliği sağlayacak olan ise güvendir. Güven, ancak kurala göre politikalar uygulanarak temin edilebilir” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, fiyat istikrarına odaklanan ve finansal istikrarı gözeten kurala dayalı para politikasının Türkiye’ye çok ciddi miktarda sermaye akımı sağlayacağını söyledi. Şimşek ekonomi politikalarının “teşebbüs hürriyeti, piyasa ekonomisi, dışa açık serbest kambiyo rejimi, dalgalı kur sistemi ve enflasyon hedeflemesi modeli ilkeleri tarafından belirlenen çerçeveye dayanacağını” da ekledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), yeni Başkanı Hafize Gaye Erkan yönetiminde ilk Para Politikası Toplantısı’nda (PPK) politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 15’e yükseltmesinin ardından, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Mehmet Şimşek refah ve kalkınma için sürdürülebilir büyümenin vazgeçilmez önkoşul olduğunu belirtti. Şimşek sürdürülebilir büyümenin bir yandan yatırımlar ve istihdam artışı diğer yandan da verimlilik artışı ile sağlanacağını kaydetti.

Şimşek sözlerini söyle sürdürdü: “Yatırım ve istihdam kararları için en önemli belirleyici etken öngörülebilirliktir. Finansman koşulları çok elverişli de olsa, karlılık çok cazip de görünse öngörülebilirlik olmadan kalıcı yatırım ve istihdam artışı sağlamak mümkün değildir. Öngörülebilirliği sağlayacak olan ise güvendir. Güven, ancak kurala göre politikalar uygulanarak temin edilebilir.”

Şimşek fiyat istikrarına odaklanan ve finansal istikrarı gözeten kurala dayalı para politikası ve kamu kesimi mali dengesinde istikrarlı bir yapıyı ve sürdürülebilir bütçe finansmanını hedefleyen kurala dayalı öngörülebilir maliye politikasına atıfta bulundu.

Bakan Şimşek Türk lirasının istikrar kazanmasına dair şu ifadeleri kullandı: “Piyasa ekonomisi, serbest kambiyo rejimi, dışa açık ekonomi ilkelerine dayalı politika çerçevesi Türkiye’ye çok ciddi miktarda sermaye akımı sağlayacaktır. Bu ise yatırımların ve üretimin finansmanını çok daha kolay hale getirecek, Türk lirasının yeniden istikrar kazanmasını, güvenilir bir para birimi haline gelmesini sağlayacaktır. Paramızın istikrarlı ve güvenli olması, dolarizasyon belasından kurtulmak için en etkili çözümdür.”

Faiz artışı sürecek sinyali 

Öte yandan Merkez Bankası’nın faiz kararı metninde, “Kurul, dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin başlamasına karar vermiştir” ifadeleriyle faiz artışının süreceği sinyali verildi.

Metinde ayrıca şu ifadeler yer aldı: “Kurul politika faizini enflasyonun ana eğiliminin gerilemesini ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaşmasını sağlayacak parasal ve finansal koşulları oluşturacak şekilde belirleyecektir.

Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir. Enflasyon ve enflasyon eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.

Parasal sıkılaştırma sürecinin başlaması ile para politikasının etkinliği artacaktır. Bununla birlikte, fiyat istikrarının sürekliliğini sağlamak hedefiyle, TCMB cari dengeyi iyileştirecek stratejik yatırımları desteklemeye devam edecektir.”

Paylaşın