İsrail’den Savaş Suçu: Beyaz Fosfor Bombası Kullandı

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları’nın başlattığı Filistin – İsrail savaşında, Tel Aviv yönetiminin Gazze ve Lübnan’daki askeri operasyonlarda kullanımı yasak olan beyaz fosfor bombası kullandığı duyuruldu.

Beyaz fosfor bombası, savaş suçu kapsamına giren kimyasal bir silah. Beyaz fosfor olarak da anılan patlayıcı, infilak ettikten sonra yanarak havadan yere doğru iniyor. Dumanıyla perdeleme işlevi gören fosfor bombası, 155 milimetrelik top mermisi patladığında oksijenle temas kurarak ateş alıyor. Bu ateş, geniş bir alanı kaplıyor.

Yerde de patlamalar meydana geliyor. Fosfor bombasının çıkardığı dumana maruz kalanlar boğuluyor. Vücut, cilt altından içten dışa doğru yanıyor ve yanma durdurulamıyor. Beyaz fosfor yalnızca yakıcı değil, böbreği ve karaciğeri de etkiliyor. Organ yetmezliğine neden oluyor ve ölüme yol açıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki askeri operasyonlarda kullanımı yasak olan beyaz fosfor bombası kullandığını duyurdu. Örgüt, sırasıyla 10 ve 11 Ekim 2023 tarihlerinde Lübnan ve Gazze’de çekilen, Gazze limanı ve İsrail-Lübnan sınırındaki iki kırsal bölge üzerinde topçu ateşiyle beyaz fosfor patlamalarını gösteren videoları doğruladı.

HRW açıklamasında, “Dünyanın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olan Gazze’de beyaz fosfor kullanımı sivillere yönelik riski artırmakta ve uluslararası insancıl hukukun sivilleri gereksiz yere riske atma yasağını ihlal etmektedir” uyarısında bulundu.

Konuyla ilgili açıklama yapan HRW Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktörü Lama Fakih, “Beyaz fosforun sivillerin yaşadığı kalabalık bölgelerde kullanıldığı her durumda, dayanılmaz yanıklara ve ömür boyu sürecek acılara yol açma riski yüksektir. Beyaz fosfor, evleri yakabileceği ve sivillere korkunç zararlar verebileceği kalabalık kentsel alanlarda havadan patlatıldığında hukuka aykırı bir şekilde ayrım gözetmez” dedi.

Örgüt, videoyu inceleyerek Gazze’nin limanında çekildiğini doğruladı ve saldırıda kullanılan mühimmatın hava patlamalı 155 mm beyaz fosforlu top mermileri olduğunu tespit etti. HRW, yoğun beyaz duman ve sarımsak kokusunun beyaz fosforun özelliklerinden olduğunu da belirtti.

HRW, ayrıca 10 Ekim’de İsrail-Lübnan sınırına yakın iki yerden çekilmiş iki videoyu da inceledi. Her ikisinde de 155 mm’lik beyaz fosforlu top mermilerinin duman perdesi, işaretleme veya sinyalizasyon amacıyla kullanıldığı görülüyor.

Örgüt, Gazze’de nüfusun yoğun olduğu bölgelerde beyaz fosfor kullanılmasının, uluslararası insancıl hukukun sivillerin yaralanmasını ve hayatını kaybetmesini önlemek için mümkün olan tüm tedbirleri alma şartını ihlal ettiğini söyledi.

İsrailli yetkililer, beyaz fosfor kullanıp kullanmadıkları konusunda yorum yapmadı.

İsrail daha önce de kullanmıştı

İsrail ordusunun 2009 yılı da dahil olmak üzere Gazze’deki önceki çatışmalarda da beyaz fosfor bombası kullandığını hatırlatan HRW, “İsrail, hava patlamalı beyaz fosfor mühimmatlarının nüfusun yoğun olduğu bölgelerde istisnasız tüm kullanımını yasaklamalıdır” çağrısını yaptı.

Filistin 5 Ocak 2015’te, Lübnan ise 5 Nisan 2017’de Protokol III’e katılırken İsrail henüz onaylamadı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İsrail’den Gazze’deki Sivillere Kara Harekatı Öncesi Tahliye Emri

Hamas’ın askeri operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında, Tel Aviv yönetimi, “tüm sivillerin” 24 saat içinde Gazze Şeridi’nden güneye tahliye edilmesi emrini verdi. Tel Aviv yönetiminin kararına tepkiler geldi.

İsrail, “Gazze Şehrindeki tüm sivillerin kendi güvenlikleri ve korunmaları için evlerinden güneye tahliye edilmeleri emrini verdiğini” duyurdu. Sivillerin Gazze Şehri’nin güneyindeki bir dere olan “Wadi Gaza’nın güneyindeki bölgeye taşınması” gerektiği belirtildi.  Açıklamada “Yeni bir duyuru yapılana kadar Gazze’ye dönmenize izin verilmeyecektir” denildi.

İsrail’in çağrısına Birleşmiş Milletler (BM), Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’nden (AB) tepki geldi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, İsrail’in çağrısını yerine getirmenin “çok güç bir iş olacağını” belirterek bölgenin halihazırda çatışmaların sürdüğü yoğun nüfuslu bir yerleşim alanı olduğunu kaydetti.

“Çok kısa bir süre içinde yer değiştirmesi gereken çok fazla kişi” bulunduğunu ifade eden Kirby, “Yapmaya çalıştıkları şeyi ve bunu niye yapmaya çalıştıklarını anlıyoruz. Sivil halkı Hamas’tan ayırmaya çalışıyorlar. Gerçek hedefleri Hamas… Tahliyenin gerçekleştirilmesinin zorluklarını kimsenin hafife aldığını sanmıyorum” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler’den yapılan açıklamada da İsrail’in talebinin yerine getirilmesinin imkansız olduğu belirtilerek bunun insani açıdan korkunç sonuçlara yol açabileceği uyarısı yapılmıştı.

BM açıklamasında İsrail’in tahliye talimatının çok geç iletildiği belirtilerek Gazze’nin kuzeyinde tahliye edilmesi istenen 1 milyon 100 bin kişinin, bölgede yaşayan 2 milyon 300 bin kişinin neredeyse yarısı olduğuna dikkat çekilmişti.

İsrail’den BM’ye tepki

İsrail, tahliye emrini savunduğu ve BM’nin açıklamasının “utanç verici” olduğunu söylediği bir açıklama yaptı. Ülkenin BM Büyükelçisi Gilad Erdan, İsrail’in Gazze halkına erken uyarıda bulunduğunu ve Hamas’a yönelik askeri operasyonuna “dahil olmayanlara verilen zararı en aza indirmeye” çalıştığını söyledi.

“BM, Hamas’ın silahlandırılmasına ve Gazze Şeridi’ndeki sivil nüfusu ve sivil altyapıyı silahları ve cinayetleri için saklanma yeri olarak kullanmasına uzun yıllardır göz yumuyor” dedi. Erdan, “Şimdi de, vatandaşları Hamas teröristleri tarafından katledilen İsrail’in yanında durmak yerine İsrail’e vaaz veriyor” dedi.

“BM’nin artık rehineleri geri getirmeye, Hamas’ı kınamaya ve İsrail’in kendisini savunma hakkını desteklemeye odaklanması daha iyi olur” diye ekledi.

AB Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de İsrail’in talebini “gerçekçi değil” diye değerlendirdi.

Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile görüşmesi sonrasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Borrell, “Tabii ki sivillerin gerçekleştirilecek askeri operasyonlarla ilgili uyarılması gerekir. Ama bir milyon kişinin 24 saat içinde yer değiştirmesi hiç gerçekçi değil” dedi.

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ise İsrail-Filistin anlaşmazlığını çözmek için doğru yolun “iki devletli çözüm”den ve barış müzakerelerinin derhal yeniden başlatılmasından geçtiğini kaydetti. Vang, BM’yi, Filistin sorununun çözümü için üzerine düşen rolü oynamaya çağırdı.

İngiltere de İsrail’in Gazze’deki sivillerin korunması için tedbirler alması konusunda ABD yönetiminden gelen açıklamalara katıldığını belirterek “İsrail, kendini müdafaa yönündeki meşru hakkını kullanırken sivilleri korumaya yönelik her tür tedbiri almalıdır” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların arkasındaki gücün ABD olduğunu savundu.

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen Bağımsız Devletler Topluluğu zirvesinde konuşan Putin, “Amerikalıların yıllar boyunca izlediği tek taraflı tutum, bölgedeki durumu çıkmaza sürükledi. İsrailliler ve Filistinlilerin şu an yaşadığı büyük çaplı trajedi, Ortadoğu’daki ABD politikalarının başarısızlığının sonucudur” ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İsrail’in Gazze’ye yönelik kara saldırısının siviller arasında kesinlikle kabul edilemez kayıplara yol açacağı uyarısında bulundu. Vladimir Putin, asıl önemli olanın akan kanı durdurmak olduğunu söyledi. Putin, çatışmanın barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini ve Rusya’nın iki devletli bir çözümü desteklediğini söyledi.

Yeni cepheler açılır

İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının devam etmesi halinde “diğer cephelerde” de savaş çıkabileceği uyarısında bulundu. Hizbullah’ın elinde yaklaşık olarak 150 bin roket olduğu tahmin ediliyor ve bu cephanenin İsrail’in Demir Kubbe savunma sistemini etkisiz hale getirebileceği belirtiliyor.

Lübnan’a bir ziyaret gerçekleştiren Amirabdullahiyan Hamas ile Filistin İslami Cihad temsilcileri ve Lübnanlı yetkililer tarafından karşılandı. Beyrut’a varışında gazetecilere konuşan Amirabdullahiyan, “Devam eden saldırganlık, savaş suçları ve Gazze’ye yönelik kuşatma ışığında, başka cephelerin açılması gerçek bir olasılık” dedi.

Ürdün’den uyarı

Ürdün Kraliyet Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre Ürdün Kralı 2. Abdullah, “Filistinlileri Filistin topraklarından sürmeye ya da sürülmelerini kışkırtmaya yönelik her türlü girişime” karşı uyarıda bulundu.

Cuma günü ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’i kabul eden 2. Abdullah, Hamas’a karşı savaş yürüten İsrail’in sabah saatlerinde Gazze’deki tüm sivillerin tahliyesini emretmesinin ardından “krizin komşu ülkelere sıçramaması ve mülteci sorununu ağırlaştırmaması gerektiğini” söyledi.

Paylaşın

“Hamas Savaşçılarını Wagner Eğitti” İddiası

Eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Rus paralı asker şirketi Wagner’in Ukrayna’nın doğusundaki şehirlere yaptığı saldırılara işaret ederek, “Onların stratejilerini çok iyi biliyorum. Hamas’ınkiler kesinlikle Wagner taktiği” dedi.

7 Haziran 2014-20 Mayıs 2019’da Ukrayna’nın lideri olarak görev yapan Poroşenko, iddialarını destekleyecek somut veriler sunmadan, sözlerine şöyle devam etti: Suriye’deki Rus Wagner eğitmenlerinin Gazze’deki Hamas’ın yanına transfer edildiğinden ve Gazze Şeridi’nden İsrail’e yönelik barbarca saldırıyı hazırlamak üzere teröristlerin eğitimine katıldığından kesinlikle eminim.

2003’te Afganistan’daki Birleşik Krallık kuvvetlerinin komutanı olarak Kabil’de görev yapan emekli Albay Richard Kemp de 9 Ekim’deki açıklamasında, Hamas’ın İsrail’e saldırısında Moskova’nın parmağı olduğunu iddia etmişti.

Eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Rus paralı asker şirketi Wagner’in, Aksa Tufanı operasyonu öncesinde Hamas militanlarını eğittiğini öne sürdü.

Avrupa Dayanışması partisinin lideri Poroşenko, Brüksel merkezli haber sitesi Euractiv’e verdiği söyleşide, Hamas’ın İsrail’e saldırısının “Wagner imzası” taşıdığını iddia ederek şu ifadeleri kullandı: Hamas’ın İsrail’e yönelik terör saldırısının hazırlanmasında Rusya’nın çıkarı ve parmağı olduğuna kesinlikle inanıyorum.

Poroşenko, Wagner’in Luhansk Oblastı’ndaki Lıçısank, Sievierodonetsk ve Donetsk Oblastı’ndaki Soledar’la Bahmut şehirlerine yaptığı saldırılara işaret ederek, “Onların stratejilerini çok iyi biliyorum. Hamas’ınkiler kesinlikle Wagner taktiği” dedi.

7 Haziran 2014-20 Mayıs 2019’da Ukrayna’nın lideri olarak görev yapan Poroşenko, iddialarını destekleyecek somut veriler sunmadan, sözlerine şöyle devam etti: Suriye’deki Rus Wagner eğitmenlerinin Gazze’deki Hamas’ın yanına transfer edildiğinden ve Gazze Şeridi’nden İsrail’e yönelik barbarca saldırıyı hazırlamak üzere teröristlerin eğitimine katıldığından kesinlikle eminim.

Öte yandan Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Ulusal Direniş Merkezi’nden yapılan açıklamada da benzer iddialar ortaya atıldı. Açıklamada, bazı Wagner savaşçılarının Hamas militanlarına saldırı tatbikatı ve drone kullanımı alanında eğitim verdiği ileri sürüldü.

Wagner’in haziranda Kremlin’e karşı başlattığı başarısız isyanın ardından bazı savaşçılar Belarus’a gönderilmiş, oradan da Afrika ülkelerine sevk edilmişti. Ukraynalı yetkililer, Hamas militanlarının eğitimlerinin de Afrika’da düzenlendiğini savundu.

Rusya’nın geçen yıl 24 Şubat’ta başlattığı savaşın ardından kurulan Ukrayna Ulusal Direniş Merkezi, iddialara ilişkin herhangi bir delil paylaşmadı.

2003’te Afganistan’daki Birleşik Krallık kuvvetlerinin komutanı olarak Kabil’de görev yapan emekli Albay Richard Kemp de 9 Ekim’deki açıklamasında, Hamas’ın İsrail’e saldırısında Moskova’nın parmağı olduğunu iddia etmişti.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın cumartesi sabahı roket atışlarıyla başlattığı Aksa Tufanı operasyonuna İsrail, Demir Kılıçlar operasyonuyla yanıt verdi.

Hamas militanları Gazze Şeridi’ni geçip İsrailli sivilleri rehin alırken, İsrail ordusu da Gazze’yi ağır bombardımana tutuyor. Tel Aviv, işgal altında tuttuğu Gazze Şeridi’ndeki ablukayı sertleştirerek bölgeye gıda, yakıt ve ilaç tedarikini de durdurdu.

Çatışmalarda en az 1300 İsrailli öldürülürken, 3 bin 300 kişi de yaralandı. Batı Şeria’da ve Gazze’deyse yaklaşık 1235 Filistinli öldürülürken, 6 bine yakın kişi yaralandı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı; Birleşmiş Milletler’den İnsani Ateşkes Çağrısı

Çatışmaların giderek şiddetlendiği İsrail – Filistin savaşı altıncı gününe girerken, Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA), Gazze’de durumun çok tehlikeli olduğunu belirterek, insani ateşkes çağrısında bulundu.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; UNOCHA Gazze Sorumlusu Hamade el-Beyari, ofisin resmi internet sayfasından yaptığı açıklamada, “Bu aşamada birinci dereceden yapılması gereken, ateşkes ya da insani ateşkes. Böylece, yardım çalışanları, durumları değerlendirme imkanı bulabilir. Biz, şu ana dek sahada, durumları değerlendirecek güvenli bir ortam bulamadık” ifadelerini kullandı.

“Gazze Şeridi’nde durumun gerçekten tehlikeli olduğu belli, zorlayıcı şartlar hiç olmadığı kadar ağır olabilir” diyen Beyari, bu şartlarda insani yardımların sunulmasının da tehlikelerle çevrili olduğuna işaret etti.

Beyari kentteki insani duruma ilişkin, şunları aktardı: Tek elektrik santrali yakıt olmadığı için çalışmasını durdurmak zorunda kaldı. Bu da Gazzelileri sağlık ve su hizmeti almak konusunda olumsuz etkileyecek. Kaynak sıkıntısı var, dış dünya ile Gazze arasındaki geçiş kapıları tamamen kapalı, kentte tedarik zinciri kopuk.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA), devam eden İsrail bombardımanları nedeniyle Gazze’de yerinden edilenlerin sayısının 338 bin kişiyi geçtiğini duyurdu.

BM Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail-Filistin çatışmasının başlamasından bu yana 338 binden fazla Filistinlinin evlerinden ayrılmak zorunda kaldığı kaydedildi.

BM Genel Sekreteri daha önce yapmış olduğu açıklamada, 280 bin Filistinlinin Gazze’deki BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansına (UNRWA) bağlı tesislerde barındığını aktarmıştı. Ajansa bağlı bazı merkezlerin de sığınanları karşılamaya uygun olmadığını belirtildi.

ABD Başkanı Biden’den Netanyahu’ya “savaş kurallarına” uyma çağrısı

ABDBaşkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, İsrail’e savaş kurallarına göre hareket etmesi yönünde mesaj verdi ve “Savaşın kuralları vardır” diye hatırlattı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun takma ismini kullanan Biden’in, “Bibi’yi 40 yıldır tanıyorum” sözleri de dikkat çekti.

ABD Başkanı, İsrail Başbakanı ile dün yaptığı telefon görüşmesinde İsrail ve ABD gibi demokratik ülkelerin hukuk devleti ilkelerine göre hareket etmesinin onları güçlü ve güvenli kıldığını söylediğini vurguladı. Biden, Hamas tarafından kaçırılan ABD vatandaşlarının güvenli şekilde ülkelerine geri getirilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını da kaydetti.

Beyaz Saray’da Yahudi cemaatlerini kabul eden Biden, yaptığı konuşmada İranı da uyardı. Tahran’a dikkat olması için açık ve net bir uyarı mesajı verildiğini söyledi.

Trump’tan Binyamin Netanyahu’ya eleştiri

Eski ABD Başkanı Donald Trump, İranlı General Kasım Süleymani’nin ölümüyle sonuçlanan suikastına katılmadığı için İsrail’i sert bir dille eleştirdi. Trump ayrıca, Hamas saldırılarının ardından İsrail’in “kendine çeki düzen vermesi” gerektiğini söyledi.

“Bibi Netanyahu’nun bizi hayal kırıklığına uğrattığını asla unutmayacağım.”diyen Trump, “Bu çok korkunç bir şeydi, bunu söyleyebilirim. Potansiyel olarak çok büyük bir güçle savaşıyorlar. İran’la savaşıyorlar ve yanlış şeyler söyleyen insanlar olduğunda, bu insanlar tarafından her şey sindiriliyor.”

Trump ayrıca, Netanyahu hükümetinin Hamas saldırısına hazırlıksız yakalandığını söyledi ve Netanyahu’nun siyasi duruşunun saldırı nedeniyle ‘büyük yara aldığı’ görüşünü dile getirdi.

İsrail bombardımanı sürüyor

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik bombardımanı devam ederken bölgedeki Filistinlilerin durumunun da giderek daha da kötüleştiğine dikkat çekiliyor. İsrail saldırılarının derhal durdurulmasını talep eden Arap Birliği’ne üye ülkeler, saldırıların insani açıdan “felakete” yol açacak sonuçları ve çatışmaların daha da artmasıyla bölgede oluşabilecek güvenlik riskleri konusunda uyarıda bulundu.

Hamas’a yönelik hava bombardımanını sürdüren İsrail’in Gazze Şeridi’ne bir kara harekatı hazırlığı içinde olduğu tahmin ediliyor. İsrail’in kara harekatı için 300 bin askerle hazırlık yaptığı belirtiliyor.

Bir kara harekatı olasılığı artarken ABD’nin de İsrail ve Mısır hükümetleriyle, Mısır’ın Gazze Şeridi’ne kapalı tuttuğu sınırı sivillerin geçişine açması yönünde görüşmeler yürüttüğü bildirildi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in da bugün İsrail’e hareket ettiği ve Başbakan Benyamin Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüşeceği belirtildi.

Paylaşın

ABD’den İsrail’e “Savaş Kurallarına” Uyma Çağrısı

Can kayıplarının binlerle ifade edildiği İsrail – Filistin savaşı altıncı gününe girerken, ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, İsrail’e savaş kurallarına göre hareket etmesi yönünde mesaj verdi ve “Savaşın kuralları vardır” diye hatırlattı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun takma ismini kullanan Biden’in, “Bibi’yi 40 yıldır tanıyorum” sözleri de dikkat çekti. Biden, İsrail Başbakanı ile dün yaptığı telefon görüşmesinde İsrail ve ABD gibi demokratik ülkelerin hukuk devleti ilkelerine göre hareket etmesinin onları güçlü ve güvenli kıldığını söylediğini vurguladı.

ABD Başkanı Biden, Hamas tarafından kaçırılan ABD vatandaşlarının güvenli şekilde ülkelerine geri getirilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını da kaydetti. Beyaz Saray’da Yahudi cemaatlerini kabul eden Biden, yaptığı konuşmada İranı da uyardı. Tahran’a dikkat olması için açık ve net bir uyarı mesajı verildiğini söyledi.

Trump’tan Binyamin Netanyahu’ya eleştiri

Öte yandan eski ABD Başkanı Donald Trump, İranlı General Kasım Süleymani’nin ölümüyle sonuçlanan suikastına katılmadığı için İsrail’i sert bir dille eleştirdi. Trump ayrıca, Hamas saldırılarının ardından İsrail’in “kendine çeki düzen vermesi” gerektiğini söyledi.

“Bibi Netanyahu’nun bizi hayal kırıklığına uğrattığını asla unutmayacağım.”diyen Trump, “Bu çok korkunç bir şeydi, bunu söyleyebilirim. Potansiyel olarak çok büyük bir güçle savaşıyorlar. İran’la savaşıyorlar ve yanlış şeyler söyleyen insanlar olduğunda, bu insanlar tarafından her şey sindiriliyor.”

Trump ayrıca, Netanyahu hükümetinin Hamas saldırısına hazırlıksız yakalandığını söyledi ve Netanyahu’nun siyasi duruşunun saldırı nedeniyle ‘büyük yara aldığı’ görüşünü dile getirdi.

BM: Gazze’de 338 bin kişi yerinden edildi

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA), Gazze’de durumun çok tehlikeli olduğunu belirterek, insani ateşkes çağrısında bulundu.

UNOCHA Gazze Sorumlusu Hamade el-Beyari, ofisin resmi internet sayfasından yaptığı açıklamada, “Bu aşamada birinci dereceden yapılması gereken, ateşkes ya da insani ateşkes. Böylece, yardım çalışanları, durumları değerlendirme imkanı bulabilir. Biz, şu ana dek sahada, durumları değerlendirecek güvenli bir ortam bulamadık” ifadelerini kullandı.

“Gazze Şeridi’nde durumun gerçekten tehlikeli olduğu belli, zorlayıcı şartlar hiç olmadığı kadar ağır olabilir” diyen Beyari, bu şartlarda insani yardımların sunulmasının da tehlikelerle çevrili olduğuna işaret etti.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşında Altıncı Gün: İki Taraftan Can Kayıpları Artıyor

Hamas’ın başlattığı Aksa Tufanı operasyonunun ardından başlayan İsrail – Filistin savaşı altıncı gününe girerken, her iki tarafın can kayıpları da artıyor. Şu ana kadar İsrail’de en az 1300 kişi, Gazze’de ise en az 900 kişi yaşamını yitirdi.

İsrail, gece boyunca Gazze Şeridi’nin batısındaki Eş-Şati Mülteci Kampı ve kuzeydeki Cibaliya bölgelerini bombalaması sonucu çok sayıda ölü ve yaralı olduğu belirtildi. Ölü ve yaralılara ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

İsrail Sağlık Bakanı Moshe Arbel, İsrail’e saldırı düzenlerken yaralı halde ele geçirilen Filistinlilerin tedavisinin yapılmayacağını bildirdi. Sağlık Bakanı Arbel, dün Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yazdığı mektubunda, saldırılarda yaralanan Hamaslıların devlet hastanelerinde tedavilerinin durdurulması emrini verdiğini açıkladı.

Yarbay Richard Hecht, gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail hükümetinin “karar verilmesi halinde bir kara harekatına hazır olduklarını” söyledi. İsrail ordusu saldırı sonrası 360 bin yedek askeri göreve çağırdı. Hamas’ın hafta sonu gerçekleştirdiği geniş çaplı saldırıdan bu yana Gazze’ye yoğun hava saldırıları devam ediyor.

İsrail, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın saldırıya geçtiği 7 Ekim sabahından bu yana öldürülen askerlerinin sayısının 220 olduğunu açıkladı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, öldürülen 31 askerin daha kimliğinin açıklanmasına izin verildiği ve askerlerin ailelerinin bilgilendirildiği belirtildi. Açıklamada, Lübnan sınırındaki çatışmalarda hayatını kaybeden iki subay ve bir askerle birlikte 7 Ekim’den bu yana öldürülen İsrail askerlerinin sayısının 220’ye yükseldiği kaydedildi.

ABD Başkanı Biden’den Netanyahu’ya “savaş kurallarına” uyma çağrısı

ABDBaşkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, İsrail’e savaş kurallarına göre hareket etmesi yönünde mesaj verdi ve “Savaşın kuralları vardır” diye hatırlattı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun takma ismini kullanan Biden’in, “Bibi’yi 40 yıldır tanıyorum” sözleri de dikkat çekti.

ABD Başkanı, İsrail Başbakanı ile dün yaptığı telefon görüşmesinde İsrail ve ABD gibi demokratik ülkelerin hukuk devleti ilkelerine göre hareket etmesinin onları güçlü ve güvenli kıldığını söylediğini vurguladı. Biden, Hamas tarafından kaçırılan ABD vatandaşlarının güvenli şekilde ülkelerine geri getirilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını da kaydetti.

Beyaz Saray’da Yahudi cemaatlerini kabul eden Biden, yaptığı konuşmada İranı da uyardı. Tahran’a dikkat olması için açık ve net bir uyarı mesajı verildiğini söyledi.

BM: Gazze’de 338 bin kişi yerinden edildi

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA), Gazze’de durumun çok tehlikeli olduğunu belirterek, insani ateşkes çağrısında bulundu.

UNOCHA Gazze Sorumlusu Hamade el-Beyari, ofisin resmi internet sayfasından yaptığı açıklamada, “Bu aşamada birinci dereceden yapılması gereken, ateşkes ya da insani ateşkes. Böylece, yardım çalışanları, durumları değerlendirme imkanı bulabilir. Biz, şu ana dek sahada, durumları değerlendirecek güvenli bir ortam bulamadık” ifadelerini kullandı.

“Gazze Şeridi’nde durumun gerçekten tehlikeli olduğu belli, zorlayıcı şartlar hiç olmadığı kadar ağır olabilir” diyen Beyari, bu şartlarda insani yardımların sunulmasının da tehlikelerle çevrili olduğuna işaret etti.

İsrail bombardımanı sürüyor

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik bombardımanı devam ederken bölgedeki Filistinlilerin durumunun da giderek daha da kötüleştiğine dikkat çekiliyor. İsrail saldırılarının derhal durdurulmasını talep eden Arap Birliği’ne üye ülkeler, saldırıların insani açıdan “felakete” yol açacak sonuçları ve çatışmaların daha da artmasıyla bölgede oluşabilecek güvenlik riskleri konusunda uyarıda bulundu.

Hamas’a yönelik hava bombardımanını sürdüren İsrail’in Gazze Şeridi’ne bir kara harekatı hazırlığı içinde olduğu tahmin ediliyor. İsrail’in kara harekatı için 300 bin askerle hazırlık yaptığı belirtiliyor.

Bir kara harekatı olasılığı artarken ABD’nin de İsrail ve Mısır hükümetleriyle, Mısır’ın Gazze Şeridi’ne kapalı tuttuğu sınırı sivillerin geçişine açması yönünde görüşmeler yürüttüğü bildirildi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in da bugün İsrail’e hareket ettiği ve Başbakan Benyamin Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüşeceği belirtildi.

Paylaşın

İsrail’de “Acil Durum Hükümeti Ve Savaş Kabinesi” Kuruluyor

İsrail’de 7 Ekim’deki Hamas saldırılarının ardından Gazze’ye yönelik bombardıman devam ederken Başbakan Benyamin Netanyahu ile muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi lideri Benny Gantz arasında gerçekleşen görüşme sonrasında ortak açıklama yapıldı.

Açıklamada, “İki liderin bir acil durum hükümeti ve savaş kabinesi oluşturma konusunda anlaştığı” bildirildi. Ortak açıklamaya göre ülkede 5 üyeli bir savaş kabinesi kurulacak. Kabinede Netanyahu, Gantz ve görevdeki Savunma Bakanı Yoav Gallant ile iki üst düzey görevli gözlemci olarak yer alacak.

Gantz’ın partisinden eskiden genelkurmay başkanlığı görevinde bulunmuş olan Gadi Eisenkot ile Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer’in de kabinede gözlemci olarak yer alacakları bildirildi.

Belgede hükümetin, çatışmalar sürdüğü sürece savaşla ilgili olmayan herhangi bir karar almayacağı belirtildi. Netanyahu koalisyon hükümetinde yer alan aşırı sağ ve Ultra Ortodoks partilerin ise görevlerini yapmaya devam edeceği ve diğer konularla ilgileneceği kaydedildi.

Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırının ardından İsrail’de acil birlik hükümeti kurulması için çalışmalar hızlanmıştı.

Ana muhalefet lideri Yair Lapid’in ise Netanyahu’nun çağrısına rağmen “acil durum” hükümetine katılmaması dikkat çekti. Ancak Netanyahu ile Gantz’ın ortak yazılı açıklamasında, savaş kabinesinde Lapid’in yerinin hazır olduğuna vurgu yapıldı.

Netanyahu’nun ülke içinde tartışmalara yol açan aşırı sağcı ve aşırı dinci koalisyon ortaklarının da hükümette yer almaya devam edeceği belirtildi. Başbakan Neyanyahu, ülke içinde yoğun protestolar ve kutuplaşmaya yol açan yargı reformu planını ise rafa kaldırdığını açıkladı.

Netanyahu-Gantz ortak açıklamasında bu konuya, “Savaş sırasında, savaşla ilgisi bulunmayan yasa tasarıları ya da hükümete ait teklifler gündeme alınmaz” ifadesiyle yer verildi.

ABD’den açıklama

Beyaz Saray, Gazze’de yaşayan Filistinli siviller için insani yardımın önemli olduğunu belirterek, yardımların devam etmesi gerektiğini, güvenli geçiş koridorunun açılması konusunda da İsrail ve Mısır’la görüştüklerini bildirdi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, günlük basın toplantısında soruları yanıtladı. İsrail-Filistin çatışmasında 22 ABD’linin hayatını kaybettiğini belirten Kirby, 17 ABD’linin de kayıp olduğunu kaydetti. Kirby, bu sayıların artmaya devam edebileceği ihtimaline işaret etti.

Kirby, şu anda rehinelerin kurtarılmasına yönelik herhangi bir operasyonel karar almadıklarını söyledi. Gazze’deki siviller için güvenli geçiş koridoru açılması hususunda İsrail ve Mısır’la aktif olarak görüştüklerini belirten Kirby, “Hamas’ın yaptıklarından siviller sorumlu değil. Onlar yanlış bir şey yapmadılar.” şeklinde konuştu.

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, İsrail’e giden uçağa binerken yaptığı açıklamada “İsrail’in kendisini savunmak için ihtiyaç duyduğu her şeyi aldığından emin olmaya kararlıyız… bu durumdan yararlanmaya çalışan herhangi bir tarafa yönelik çok güçlü mesajımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Hamas Saldırılarında öldürülen ABDli sayısı artabilir.” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) istihbarat raporlarına göre, Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırı İran’ın önde gelen liderler için de ‘sürpriz’ oldu. Hamas’ın düzenlediği saldırıya ilişkin hazırlanan ilk ilk istihbarat raporlarına aşina bir kaynak, İsrail’e yönelik beklenmedik saldırının İranlı liderleri de şaşırttığını söyledi.

Aynı kaynak, normalde İranlı liderlerin böyle bir operasyondan haberdar olması gerektiğini öne sürdü. Beyaz Saray, istihbarat raporuna ilişkin sorulan sorularla ilgili yorum yapmadı.

Beyaz Saray ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan Salı günü yaptığı açıklamada, ABD’nin saldırıda İran’ın bir bağlantısı olduğuna dair teyidi olmadığını söylemişti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, “Hamas kasıtlı olarak sivilleri hedef aldı, sadece Yahudi oldukları için sivilleri öldürdü” dedi.

BM’den yardım çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de New York’taki BM binasında yaptığı açıklamada “Yakıt, gıda ve su dahil hayati önem taşıyan malzemelerin Gazze’ye girmesine izin verilmeli. Şu anda hızlı ve engelsiz insani erişime ihtiyacımız var.” dedi.

Arap Birliği toplandı

Arap Birliği, İsrail abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını ele almak üzere Mısır’ın başkenti Kahire’de dışişleri bakanları düzeyinde olağan dışı toplandı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Arap Birliği Genel Sekreteri Ebu Gayt, “Gazze’deki Filistinliler derhal durdurulması ve kınanması gereken bir katliama maruz kalıyor.” dedi. Ebu Gayt, Gazze’deki Filistinlilerle dayanışma içinde olduklarını vurguladı.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının kınandığı toplantının ardından sonuç bildirgesi yayınlanması bekleniyor.

DSÖ: Siviller hedef olmamalı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, İsrail ile Hamas arasındaki savaşta sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hedef olmaması ve her zaman korunmaları gerektiğini belirtti.

Ghebreyesus, BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansından (UNRWA) 9 meslektaşının Gazze’de öldüğünü büyük bir üzüntüyle öğrendiğini söyledi. Uluslararası Kızılhaç Kızılay Dernekleri Federasyonu’ndan (IFRC) yapılan yazılı açıklamada ise 5 IFRC ağı üyesinin İsrail ve Gazze Şeridi’ndeki savaşta öldürüldüğü bildirildi.

Mısır,  insani yardım için ABD ile temas halinde

Mısır’ın Gazze’ye insani yardım yapılmasına izin verecek kısıtlı ateşkes için Amerika Birleşik Devletleri ve başka ülkelerle temas halinde olduğu belirtildi. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen iki Mısırlı kaynak, abluka altına alınan Gazze’ye insani yardım ulaştırılması için Kahire yönetiminin başta ABD olmak üzere diğer ülkelerle birlikte çalıştığını söyledi.

Refah sınır kapısından Gazze’ye insani yardım yapılabilmesi için sınırlı bir ateşkes ilan edilmesi gerektiği kaydedildi. Gazze’ye uygulanan abluka nedeniyle yakıt eksikliği sonrası elektrikler tamamen kesildi.

Paylaşın

ABD: Mısır, İsrail’i Hamas Saldırısı Konusunda Üç Gün Önce Uyardı

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları’nın başlattığı çatışmalar giderek şiddetlenirken, Mısır’ın İsrail’i böyle bir saldırı olabileceği konusunda üç gün önce ikaz ettiği dile getirildi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Michael McCaul, “Mısır’ın (saldırıdan) üç gün önce İsrail’i uyardığını biliyoruz. Çok fazla ayrıntılara girmek istemiyorum ama bir uyarı yapıldı. Ancak hangi seviyede yapıldı? Sorulması gereken sorunun bu olduğunu düşünüyorum” dedi.

Cumhuriyetçi McCaul, Hamas’ın söz konusu saldırıyı uzun süredir, belki de bir yıldır planladığını dile getirdi. Michael McCaul açıklamasını, “Bunu nasıl gözden kaçırdık, tam emin değilim. İsrail nasıl gözden kaçırdı, emin değilim” sözleri ile tamamladı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları, geçen Cumartesi günü önce binlerce roketle İsrail’e saldırmış, sonra da yüzlerce militan sınırı geçerek İsrail topraklarına girmişti.

Hamas’ın bu saldırısına ilk olarak havadan Gazze’yi bombalayarak yanıt veren İsrail ordusu, sınır hattında da kara kuvvetleri ile Hamas militanlarına karşı çatışmaya girmişti. Her iki tarafta şu ana dek süregelen çatışmalarda binlerce kişi yaşamını yitirdi.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri harekatı giderek şiddetlenirken gelişmeler ve açıklamalar yaşananların boyutlarını ortaya koymaya devam ediyor.

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Tel Aviv’e çağrı yaptı ve İsrail’in orantılı hareket etmesini ve sivillerin yaşamını öncelemesini istedi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise Gazze’ye yapılan insani yardımların devam etmesi gerektiği çağrısını yapıyor. BM Gazze’de yaşayan 260 bin kişinin evlerini terk ettiğini açıkladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve muhalefet lideri Benny Gantz, ‘olağan üstü hal hükümeti’ kurma konusunda anlaşmaya vardı. Buna göre Netanyahu, Gantz ve ülkenin savunma bakanından oluşan bir “savaş kabinesi” de kurulacak.

Karar, savaş döneminde “savaşın gidişatını ilgilendirmeyen hiçbir yasa tasarısı veya hükümet kararının desteklenmeyeceği” ve tüm üst düzey atamaların savaş döneminde otomatik olarak uzatılacağı anlamına geliyor.

Enkaz kaldırma ekipleri yetersiz

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail bombardımanı sonucunda yıkılan evlerin çokluğundan dolayı ekiplerinin yetersiz kaldığını duyurdu.

Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, Gazze’de birçok bölgede yoğun hava saldırıları sebebiyle çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu belirtildi.

Yoğun bombardıman ve yıkılan evlerin çokluğundan dolayı sivil savunma ekiplerinin yetersiz kaldığı ve ellerinde yeterli ekipmanın olmadığı ifade edilen açıklamada, yıkılan evlerin enkazına acil müdahale edilemediği için ölü sayısının artma ihtimali olduğuna dikkat çekildi.

Gazze Şeridi’nden İsrail’e Aksa Tufanı saldırısının başladığı 7 Ekim’den bu yana, kentin tüm noktaları İsrail savaş uçakları tarafından yoğun bir şekilde bombalanmaya devam ediyor.

“Direnişin İsrailli esirleri öldürmesi, onlara işkence yapması mümkün değildir”

Hamas Hareketi yöneticilerinden Talal Nassar, savaş şartlarından dolayı ele geçirilen İsrailli esirlere işkence yapıldığı ya da öldürüldüğüne ilişkin iddiaları yalanladı.

Katar merkezli Al-Jazeera televizyon kanalına konuşan Nassar, Hamas Hareketi’nin İsrail’e yönelik başlattığı Aksa Tufanı saldırısına ilişkin açıklamalar yaptı. Nassar esirlere ilişkin öldürüldüğü ya da işkence yapıldığı iddialarını yalanlayarak şunları söyledi:

Direnişin İsrailli esirleri öldürmesi, onlara işkence yapması mümkün değildir. Eli kanlı ve gerçek suçlular, gerçekleri çarpıtan işgalcilerdir. Direniş güçleri, esirlere tüm insani şekliyle muamele ediyor.

Paylaşın

İsrail’den Gazze’de Çatışmaların Sertleşeceği Uyarısı

Hamas’ın füze saldırıları sonrası başlayan İsrail – Filistin çatışmalarında beşinci gününde. İsrail’de en az bin 200 kişi, Gazze’de ise en az 900 kişi yaşamını yitirirken, İsrail ordusu, çatışmaların sertleşeceği uyarısında bulundu.

İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus yayımladığı video güncellemesinde, “Oldukça ağır kayıplar verdik… Ancak bu bizi caydırmayacak ve kararlılığımızı zayıflatmayacak” ifadelerini kullandı.

Conricus çatışmaların yoğunlaşmasından sonra bile İsrail’e verilen desteğin devam edeceğini umduğunu sözlerine ekledi: Çatışmalar yoğunlaşıp Gazze Şeridi’nden anlaması ve başa çıkması daha zor görüntüler geldiğinde bile bu durumun böyle kalmasını umuyoruz.

İsrail ordusunun bu sabah sosyal medyadan paylaştığı videoda İsrail Ordusu Sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus çatışmaların şiddetleneceği uyarısında bulundu. Cornicus videoda şu bilgileri verdi:

İsrail ordusu, Gazze etrafındaki bariyerleri yeniden inşa etti. Ayrıca Gazze sınırı yakınlarına “piyade, zırhlı asker, topçu birlikleri” ve silah altına aldığı yedek güçlerinden 300 binini gönderdi. İsrail ordusunda görev yapmış 40 yaşın altındaki tüm İsrailliler, muaf olmadıkları sürece, yedek göreve çağrılabiliyor.

Bu kuvvetler, “Gazze Şeridi’ne yakınlar, İsrail hükümeti tarafından bize verilen görevi yerine getirmeye hazırlanıyorlar – bu da savaşın sonunda Hamas’ın tehdit oluşturabileceği ya da İsrailli sivilleri öldürebilecek herhangi bir askeri kabiliyeti kalmadığından emin olmak.”

İsrail’de ölenlerin sayısı 1.200’e yükseldi; bunların “ezici çoğunluğu sivil”. 2.700’den fazla kişi yaralandı.

İsrail ordusu, Hamas’ın askeri tesislerini havadan vuruyor; Hamas’ın askeri üslerini bazı sivil binalara yerleştirdiğini iddia ediyor. Suriye’den İsrail’e roket atıldı ancak bunların arkasında kimin olduğunu bilmediğini söyledi.

Hizbullah Lübnan’dan füzeler attı ve İsrail misilleme yaptı. Önümüzdeki günlerde çatışmalar yoğunlaşacak ve Gazze’den gelecek görüntüleri “anlamak ve baş etmek daha zor olacak”.

İsrail ordusu, Hamas’ın Gazze Şeridi hava sahasında saldırıları tespit etmekte kullandığı bir alanı yok ettiğini açıkladı.

Ülkenin hava kuvvetleri ayrıca, gece boyunca savaş uçaklarının Gazze’deki Beyt Hanun’da “Hamas tarafından terörizmi finanse etmek için kullanılan iki banka şubesi, bir yer altı tüneli ve Hamas tarafından terörist faaliyetleri yönlendirmek için kullanılan iki operasyonel komuta merkezi dahil olmak üzere” 80’den fazla bölgeyi vurduğunu da söyledi.

Filistin Sağlık Bakanlığı saldırılarda öldürülenlerin sayısının 750’yi geçtiğini açıkladı. Hamas gece saldırılarında en az 30 kişinin öldürüldüğünü açıklamıştı. Gece süren saldırıların ardından Çarşamba günü şafak sökerken, binlerce Filistinli işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava saldırılarına karşı gösteriler düzenledi.

Filistin Haber Ajansı, protestocuların Filistin bayrakları ve Gazze’de öldürülen kurbanların resimleriyle yürüdüklerini bildirdi.

Hizbullah İsrail’e füze saldırısının sorumluluğunu üstlendi

Öte yandan Hizbullah, bu sabah Lübnan’ın güneyinden İsrail askeri mevkilerine güdümlü hassas füzeyle yapılan saldırıların sorumluluğunu üstlendi.

Açıklamada saldırının İsrail’in Pazartesi günü düzenlediği ve üç Hizbullah savaşçısının ölümüyle sonuçlanan operasyona misilleme olduğu belirtildi. İran destekli örgüt “Dhayra köyüne bakan” “bir siyonist mevkinin hedef alındığı” kaydetti. Lübnan’ın güney sınırdaki Dhayra köyünün karşısında İsrail’in Aramşe köyü yer alıyor.

İsrail ordusu da Aramşe köyü yakınlarında kendilerine tanksavarla ateş açıldığını ifade ederek Lübnan sahasına ateşle karşılık verdiklerini duyurdu.

Reuters’e konuşan görgü tanıkları İsrail topçusunun Dhayra yakınlarında bir füze fırlatma noktasını vurduğunu belirtti.

İsrail’in Lübnan’ın yanı sıra ve Suriye topraklarından da roket atışları yapıldı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Jonathan Conricus, “Bu roketlerin Suriye silahlı kuvvetleri tarafından mı Suriye rejiminin desteklediği çok sayıdaki İran milislerinden biri ya da Hizbullah tarafından mı ateşlendiğini bilmiyoruz. Bildiğimiz ateşe ateşle karşılık verdiğimiz ve bölgedeki durum sakin” dedi.

“Gazze’de topyekun kuşatmadan çok endişeliyim”

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis, saldırıya uğrayanın kendini savunma hakkı olduğunu ancak birçok masum sivilin hayatını kaybettiği Gazze’de topyekun bir kuşatma olmasından büyük endişe duyduğunu söyledi.

Vatikan’da çarşamba günleri yaptığı genel kabul oturumu sırasında konuşan Papa, İsrail ve Filistin’de yaşananları acı ve endişeyle takip etmeye devam ettiğini belirtti. Rehinelerin bir an önce serbest bırakılması çağrısı yapan Papa Francis, şunları kaydetti:

“Saldırıya uğrayanın kendini savunma hakkı vardır ama Filistinlilerin yaşadığı ve birçok masumun öldüğü Gazze’de topyekun kuşatma olmasından çok endişeliyim. Terörizm ve aşırılık, İsrailliler ve Filistinliler arasındaki çatışmanın çözümüne yardımcı olmuyor; nefreti, şiddeti ve intikamı körüklüyor ve her ikisine de acı çektirmekten başka bir işe yaramıyor.”

Katoliklerin ruhani lideri, Orta Doğu’nun savaşa değil barışa, adalete ve diyaloğa ihtiyacı olduğunu vurguladı. Papa, 7 Ekim’de deprem felaketi yaşayan Afganistan’ı da özel olarak düşündüğünü, acı çeken halka yardım edilmesi gerektiğini belirtti.

Erdoğan: İsrail, devlet gibi değil örgüt gibi davranırsa…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı’nda İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalarla ilgili de açıklamalarda bulundu. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava saldırılarını eleştiren Erdoğan “Gazze’ye yönelik orantısız ve her türlü ahlaki temelden yoksun saldırıları, dünya kamuoyu nezdinde İsrail’i hiç beklemediği ve istenmeyen konuma itebilir” dedi.

Erdoğan “Bir şehrin suyunu, elektriğini, giriş çıkışlarını kesip altyapısını çökerterek, camisinden kilisesine tüm ibadethanelerini, okullarını yıkarak insanların en temel insani ihtiyaçlarına erişmesini engelleyerek, içinde sivillerin yaşadığı binaları bombalarla yerle yeksan ederek, velhasıl her türlü utanç verici yöntemle yürütülen bir çatışma, savaş değil katliamdır” ifadelerini kullandı.

“Sivil yerleşimleri bombalamak, sivil insanları kasten öldürmek, bölgeye insani yardım getiren araçları engellemek, üstelik bütün bunları maharet gibi sunmak devlet değil ancak örgüt refleksi olabilir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail, devlet gibi değil örgüt gibi davranırsa, sonunda örgüt gibi muamele görmeye başlayacağını unutmamalıdır” diye konuştu.

Gazze Şeridi’ne insani yardımların kesilmesi tartışmalarına da değinen Erdoğan “İnsani yardımların kesilmesi gibi Filistin halkını topyekun cezalandırmayı amaçlayan fevri kararlardan herkes uzak durmalıdır” dedi. Erdoğan “Bölgemizi içine girdiği bu anafordan süratle çıkarmak için Türkiye olarak, arabuluculuk ve ‘adaletli hakemlik’ dahil üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız” diyerek arabuluculuk teklifini bir kez daha ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan PKK’ya yönelik hava operasyonlarının süreceğini belirtti. Erdoğan, “Bir süredir yürüttüğümüz yoğun hava operasyonlarını; daha da artırarak, terör örgütü mensuplarını her an, her yerde imha edeceğimizi göstererek sürdüreceğiz” diye konuştu

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşında Beşinci Gün: Can Kaybı 2 Bin 100’ü Aştı

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın gerçekleştirdiği “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan İsrail – Filistin çatışmalarında beşinci güne girilirken, İsrail’de en az bin 200 kişi, Gazze’de ise en az 900 kişi yaşamını yitirdi.

Haber Merkezi / Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğündeki Filistinli direniş grupları cumartesi günü Gazze Şeridi’nden İsrail’e karşı ‘Aksa Tufanı’ operasyonunu başlatmıştı. İsrail’de buna karşılık “Demir Kılıçlar” operasyonunu başlatmıştı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Jonathan Conricus, Hamas’ın düzenlediği saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 1200’e yükseldiğini açıkladı. Sayıları “sarsıcı” ve “akıl almaz” olarak niteleyen Conricus ölenlerin büyük çoğunluğunun siviller olduğunu belirtti. 2 bin 700’den fazla insanın da yaralandığını ifade eden Conricus bu sayıların nihai olmadığını, ölü sayısının daha da artabileceğini kaydetti.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı da Salı gecesi itibarı ile İsrail’in hava saldırılarında ölenlerin sayısının 900’ü geçtiğini duyurdu. İsrail’in hava operasyonlarında 4 bin 600 kişi de yaralandı.

Çatışmalar beşinci gününe girerken son gelişmeler şöyle:

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gallant, Hamas’ın “pişman olacağını” ve Gazze’nin “asla eskisi gibi olmayacağını” söyledi.

İsrail Savunma Bakanı Gallant, “Tüm kısıtlamaları kaldırdım. Bölgeyi (Gazze Şeridi sınırını) kontrol altına aldık şimdi tam taarruza geçiyoruz” ifadesini kullandı.

İsrail Ordu Sözcülüğü, İsrail basınında çıkan ve sosyal medyada yayılan “Hamaslıların bebeklerin başlarını kestiği” yönündeki iddiaları için, ellerinde bunu teyit edecek bir bilgi bulunmadığını bildirdi.

Hamas’ın rehin aldığı İsraillilerin aileleri 4 gün sonra görüşebildikleri Cumhurbaşkanı Isaac Herzog‘a, yakınlarının kurtarılması için “Gerekirse ülkeyi sarsacağız” diyerek tepki gösterdi. Yedioth Ahronoth’un haberine göre; toplantıya, kaçırılan ve kaybolan kişiler dosyasından sorumlu emekli asker Gal Hirsch de katıldı.

Birleşmiş Miletler (BM), İsrail ordusunun Gazze’yi bombalamaya devam etmesi nedeniyle 260.000’den fazla insanın evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını açıkladı.

Salı gecesi yapılan bir güncellemede bunun, “Çatışmaların şiddetlendiği ve 50 gün boyunca devam ettiği 2014 yılından bu yana yerinden edilen en yüksek insan sayısını” temsil ettiği belirtildi. Sayının daha da artması bekleniyor.

İsrail ordusu, abluka altındaki Gazze Şeridi’ni çevreleyen yerleşimlerde İsrail güçleriyle şiddetli çatışmaların ardından şu ana kadar en az 1500 Filistinli silahlı unsurun cesedini bulduklarını açıkladı.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberinde, İsrail hükümetinin, 360 bin yedek askerin seferberliğe katılmasını onayladığı belirtildi. Haberde, bu adımın “uzun bir askeri harekat gerçekleştirileceğini” gösterdiği kaydedildi. İsrail ordusu ayrıca yurt dışından yüzlerce yedek askerin de seferberliğe katıldığını açıkladı.

Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te durum

Batı Şeria ve Doğu Kudüs de şiddet olaylarına sahne oluyor. İsrail polisi, Doğu Kudüs’te Salı gecesi güvenlik güçlerine havai fişek fırlatan iki Filistinli’nin öldürüldüğünü açıkladı. Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre Batı Şeria’da Cumartesi gününden bu yana öldürülen Filistinlilerin sayısı 21’e yükseldi, İsrail polisiyle çatışmalarda 130 kişi de yaralandı.

Biden: ABD, İsrail’in arkasındadır

Hamas’ın  saldırılarında 1000’den fazla kişinin “katledildiğini” söyleyen ABD Başkanı Joe Biden, ölenler arasında en az 14 ABD vatandaşının olduğunu bildirdi.

Biden, Hamas’ı “varoluş amacı Yahudileri öldürmek olan terör örgütü” şeklinde tanımladı. ABD Başkanı, “bebeklerin ve barışı kutlamak için müzik festivaline katılan gençlerin öldürüldüğü, kadınların da tecavüze ve saldırıya uğrayıp ganimet olarak sergilendiği” yönünde haberler olduğunu iddia etti.

“Hamas’ın vahşeti, kana susamışlığı DEAŞ’ın en büyük saldırılarını akla getiriyor” diyen Biden, İsrail’in yanında olduklarını ve bu kapsamda destek vereceklerini bir kez daha vurguladı.

Biden, “Hamas’ın Filistinlilerin itibarı ve kendi kaderini tayin hakkını savunmadığını” ileri sürerek, Hamas’ın Filistinli sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını söyledi. “Teröristlerin” bilerek sivilleri hedef aldığını kaydeden Biden, “Biz savaş hukukunu savunuyoruz. Bu önemli. Arada fark var.” dedi.

Biden, ekibinin İsrail’in yanı sıra dünya genelindeki müttefikleriyle temas halinde olduğunu belirterek, Demir Kubbe’nin ikmali için ek mühimmat ve ekipman dahil askeri yardıma hız verdiklerini kaydetti. Biden, Hamas’ın rehin aldığı kişiler arasında Amerikan vatandaşlarının da olduğunu belirterek, istihbarat paylaşımı için ekibini İsraillilerle ortak çalışmaları üzerine yönlendirdiğini bildirdi.

ABD’nin caydırıcılığını artırmak için bölgedeki askeri pozisyonunu güçlendirdiğini söyleyen Biden, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ile ona eşlik edecek kruvazör ve saldırı gemilerini Doğu Akdeniz’e yönlendirdiklerini hatırlattı. Biden, bu kapsamda gerektiğinde ilave askeri destek sunmaya hazır oldukları mesajını verdi.

ABD Başkanı, “Tekrar söyleyeyim, bu durumdan istifade etmeye çalışan herhangi bir ülke, herhangi bir örgüt, herhangi bir kimseye tek bir sözüm var: Yapmayın.” şeklinde konuştu. Diğer yandan ülkesinde nefrete yer olmadığını savunan Biden, ABD’de ne Yahudilere ne de Müslümanlara karşı nefrete yer olmadığını söyledi.

Biden, sözlerini, “Hiç şüpheniz olmasın. ABD, İsrail’in arkasındadır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Yahudi ve demokratik İsrail devletinin kendisini savunabilmesini sağlayacağız. Bu kadar basit.” diyerek tamamladı.

AB: İsrail uluslararası hukuka uymak zorunda

Avrupa Birliği dış politika şefi Josep Borrell, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu ancak son günlerde aldığı bazı kararların uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Umman’ın başkenti Maskat’ta düzenlenen AB Dışişleri Bakanları toplantısının ardından konuşan Borrell, “İsrail’in (kendini) savunma hakkı vardır ancak bunun uluslararası hukuka, insani hukuka uygun olarak yapılması gerekir. Bazı kararları uluslararası hukuka aykırı” dedi.

Josep Borrell, Avrupa Birliği’nin Gazze’nin tamamen abluka altına alınmasına karşı olduğunu ve Filistin yönetimine yardımın devam etmesini büyük çoğunlukla desteklediğini söyledi.

AB üyesi 27 ülkenin dışişleri bakanlarının olağanüstü toplantısının sonunda Maskat’ta basına konuşan Borrell, uluslararası hukuka saygının “su, gıda ya da elektrik” tedarikinin durmasına yol açacak “ablukaya hayır” anlamına geldiğini söyledi.

Borrell Avrupalıların Filistin Yönetimine yapılan yardımların askıya alınmasına da “ezici bir çoğunlukla” karşı olduklarını sözlerine ekledi. Borrell, bombardımanlardan kaçan sivillerin Mısır’a tahliye edilmesini sağlayacak bir insani koridor açılmasından yana olduklarını da belirtti.

İslam İşbirliği Teşkilatı

Suudi Arabistan, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde yaşanan son gelişmeleri görüşmek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının acilen toplanması çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın resmi televizyonu El-İhbariyye kanalının haberinde Suud yönetiminin çağrısına yer verildi. Haberde, Gazze’deki Filistin-İsrail çatışması kaynaklı gerilimi görüşmek için İİT’ye “dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplantı” çağrısı yapıldığı belirtildi.

İran da ayrı bir girişimle, Gazze’deki durumla ilgili gelişmeleri görüşmek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelere dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplantı çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasına göre Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ile İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, Filistin’deki durum hakkında telefonda görüştü.

İİT’ye, Filistin halkına yardım için dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplanması için çağrıda bulunan Abdullahiyan, ülkesinin toplantıya ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirtti.

İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha da İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırılarını kınarken, konuyla ilgili İslam ülkeleri arasında işbirliği ve koordinasyonun gerekliliğini vurguladı. Olağanüstü toplanma teklifini de olumlu karşılayan Taha, konuyu üye ülkelere bildireceğini aktardı.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın