Ekonomideki Yavaşlama Vergi Gelirlerini Etkiledi

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılı genelinde 8 trilyon 353 milyar lira gelir hedeflenirken, bunun 7 trilyon 407 milyar liralık kısmının vergiden elde edilmesi bekleniyor.

HaberTürk’ten Rahim Ak’ın haberine göre; İlk 7 ayda 4,3 trilyon lira vergi toplaması bekleniyordu, ancak 3,8 trilyon lira toplanabildi.

Planlanan hedefin yaklaşık 500 milyar lira gerisinde kalınırken, hedefe ulaşmak için izlenecek yollar ise; yılın geri kalanında vergi performansının artması, hedefe ulaşmak için ek vergiler getirilmesi, açığın borçlanarak finanse edilmesi.

Bakanlık verilerine göre, gelir vergisinde tahakkuk eden verginin yüzde 80’i toplandığından hedefe yaklaşıldığı kabul ediliyor. “Kira vergisi” gibi beyana dayalı gelir vergisi tahsilatı, tahakkuka göre yüzde 60 ile geride kalırken, 7 ayda hedefin yüzde 78,3’üne ulaşıldı. Bu vergi taksitle ödendiği için yıl sonuna doğru tahsilat oranının artması olasılığı korunuyor.

Esnaf vergi ödemiyor

Gelir vergisi özelinde, taksiciler ve küçük esnaf gibi basit usulde gelir vergisi ödeyenlerde tahsilat oranı yüzde 7,7’de kaldı. Verilerde önemli bir sorun da Kurumlar Vergisi’nde görülüyor. Maliye, yıl genelinde 1,2 trilyon TL kurumlar vergisi hedeflerken, 7 ayda 744 milyar olması gereken tahsilatta 480 milyar lira toplanabildi. Şirketler, ödemeleri gereken yaklaşık 263 milyar lirayı ödemedi ya da ödeyemedi.

Rakamlar beyana dayalı KDV tahsilatında da soruna işaret ediyor. Kesinti suretiyle alınan KDV’de tahsilat oranı yüzde 84 olurken, beyana dayanan KDV’de hedefin yüzde 28’i tahsil edilebildi. Şirketler, tahakkuk eden 535 milyar liralık KDV’nin yüzde 40’ını öderken, 321 milyar liralık KDV ödenmeyi bekliyor.

Talebin kısılması nedeniyle düşen vergiler de dikkat çekti. Otomobil fiyatlarının çok yükselmesi ve faizlerde artış ÖTV gelirlerini etkilerden, son dönemde düzenlemelerle gümrük vergisi tarafına yönelince ithalde alınan KDV de geride kaldı. Tatile gitmekte zorlananlar artınca konaklama vergisi de hedefin çok gerisinde kaldı.

ÖTV’den 2024’te 1,4 trilyon lira beklenirken, 7 ayda 818 milyar lira vergi gelirinin 75 milyar lira gerisinde kalındı. Alkollü içkilerde artan vergi oranları vergi tahsilatını olumsuz etkilerken, satışların azalması bir yana, diğer yandan da tablo kaçak, sahte içki açısından düşündürücü oluyor. Alkollü içkilerde beklenti 107 milyarken, 7 ayda yüzde 49’u toplanabildi.

Gayrimenkul satışlarının düşmesiyle tapu harçları beklenenden 35 milyar lira düşük geldi. Maliye 7 ayda tapu harcı olarak 44 milyar toplarken, yıllık 136 milyar lira olan beklentinin ancak yüzde 32’si elde edilebildi. Vergi gelirlerinde bu tablo yaşanırken devletin cezalara yüklediği görüldü. Cezalarda yıllık hedefin yakalanıp aşıldığı anlaşıldı.

Paylaşın

YRP’li Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı, Partisinden İstifa Etti

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Yeniden Refah Partisi’nden (YRP) Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Kasım Gülpınar, partisinden istifa etti. Kasım Gülpınar, seçimlerde, yüzde 38,87 oy almıştı.

Haber Merkezi / AK Parti’nin kuruluş yıldönümünde, yerel seçimlerde Yeniden Refah Partisi’nden (YRP) belediye başkanı seçilen 8 kişi AK Parti’ye geçmişti. Kasım Gülpınar ise kısa süre önce AK Parti’ye katılacağı iddiaları üzerine “Vatandaş bizi nerede görmek isterse orada oluruz” demişti.

Kasım Gülpınar istifa kararını sosyal medya hesabından videolu bir açıklamayla duyurdu. Kasım Gülpınar’ın açıklaması şöyle:

“Kıymetli Hemşerilerim, Sizlerin değerli talepleri neticesinde başlatmış olduğumuz adaylık sürecini, büyük teveccühünüzle 31 Mart gecesi zaferle taçlandırdık. Sizlerle çıktığımız bu yolda ortak düşünce ile hareket ettik. Sizlerin taleplerine ve çağrısına her daim öncelik gösterdim.

Bu geçen süre içerisinde hep şeffaf oldum ve siz değerli hemşerilerimle gelişen durumları paylaştım. Sizlerle olan gönül akdimize her daim sadık kaldım ve kalacağım. Bununla birlikte bugüne kadar bizlere kucak açan, sevgisini esirgemeyen halkımız için en doğru zeminde, hizmet ve çalışmalarımızı yapma gerekliliği hasıl olmuştur.

Siz kıymetli hemşerilerimizin kutsal emanetini taşıyıp; her zaman olduğu gibi yine sizlerin talebini aldık, alacağız ve her kararımızda uygulayacağız. Bu olgularla birlikte, gündemimizi meşgul eden durumlara son vermek, Şanlıurfa’ya daha iyi hizmetlere odaklanabilmek için; halkımızın ortak görüşü ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevime herhangi bir siyasi partiden “Bağımsız” olarak devam etme kararını aldık.

Şanlıurfa gündemini uzunca bir süredir meşgul eden siyasi kavgaları nihayete erdirmek, siyasi ayrılıklar ve kutuplaşmalar yerine hizmetlerin, yatırımların ve Urfa’nın geleceğinin konuşulmasına imkân sağlamak adına bağımsız ve birleştirici bir siyaset tarzının fayda sağlayacağı kanaatindeyim.

Aldığımız karar, en ince ayrıntısına kadar düşünülüp halkımızın görüşleriyle desteklenmiştir. Bu konuda bizlere destek veren ve büyük teveccüh gösteren kadim şehrimize teşekkür eder, hayırlı olmasını dilerim. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Mehmet Kasım Gülpınar kimdir?

Mehmet Kasım Gülpınar, 1969’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde doğdu. Lise eğitimini Ankara Özel Tevfik Fikret Lisesi’nde, lisans eğitimini ise Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı.

Üniversiteyi bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezinde (TÖMER) Öğretmenlik yaptı. Öğretmenlik deneyiminin ardından Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Merkezin’de mütercim olarak görev yaptı. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Devlet Bakanlığında Siyasi Danışmanlık ve Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

24, 25, 26 ve 27. dönemlerde AKP’de Şanlıurfa Milletvekili olarak görev yaptı. Milletvekilliği sürecinde Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyon Üyeliği, Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi (AİBPA) Türk Grubu Üyeliği, Türkiye-Fransa Parlamentolar arası Dostluk Grubu Başkanlığı, Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Üyeliği, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) üyeliği, Dışişleri Komisyonu Üyeliği ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyeliği görevlerinde bulundu.

Gülpınar, 31 Mart 2024’te Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Paylaşın

CHP Tüzük Kurultayı: Beklenen Büyük Değişim Olur Mu?

4 – 9 eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan ve tüzük değişikliklerinin ele alınacağı CHP’nin 20. olağanüstü kurultayı, aynı zamanda, partiyi iktidara taşıyabilecek bir değişimi hayata geçirip geçiremeyeceği açısından önem taşıyor.

Normalde 25-26 Kasım 2023 tarihinde yapılması planlanan ve parti içinde uzun zamandır konuşulan tüzük kurultayı 31 Mart yerel seçimlerine hazırlık amacıyla Eylül’e ertelenmişti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Biz tüzük kurultayına gitmiyoruz, bir haftalık değişim kurultayına gidiyoruz” derken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da “CHP değişecek ve Türkiye de değişecek. Bu sürecin, bu yolculuğun başka bir sonucu olmaz” sözleriyle kurultayın önemini aktarmıştı.

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in haberine göre; 31 Mart yerel seçimlerinden büyük moralle çıkan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) bu hafta gerçekleştireceği tüzük kurultayı partiyi iktidara taşıyabilecek bir değişimi hayata geçirip geçiremeyeceği açısından önem taşıyor. Kurultay, aynı zamanda yeni bir parti programının konuşulması için de zemin oluşturacak.

Kamuoyunda tüzük kurultayı olarak nitelendirilen 20’nci Olağanüstü Kurultay, 4-9 Eylül tarihlerinde önce Sivas ardından Ankara’da düzenlenecek. Normalde 25-26 Kasım 2023 tarihinde yapılması planlanan ve parti içinde uzun zamandır konuşulan tüzük kurultayı 31 Mart yerel seçimlerine hazırlık amacıyla Eylül’e ertelenmişti.

4 Eylül’de Sivas Kongresi’nin 105’inci yıldönümünde Sivas’ta toplanacak olan kurultay ardından Ankara’da devam edecek. Ankara’daki kurultayda 5 Eylül’de 81 ilden temsilciler, milletvekilleri, parti yetkililerinin oluşturduğu ve çalışmaları bir süredir devam eden tüzük komisyonu toplanacak. 6 Eylül’de ise tüzük kurultayının resmi bölümü gerçekleştirilerek, aynı gün yeni tüzük belirlenecek.

7-8 Eylül’de ise Olağanüstü Kurultay program çalıştayı ile devam edecek. Ardından ise partinin kuruluş yıldönümü dolayısıyla 9 Eylül Pazartesi günü Anıtkabir ziyaret edilecek. Kurultayda mevcut tüzüğün 48’inci Maddesi kapsamında gündemden başka bir konu görüşülemeyecek ve seçim yapılamayacak. CHP’nin mevcut tüzüğü en son 9-10 Mart 2018 tarihli 19’uncu Olağanüstü Kurultay’da yenilenmişti. O dönemde yapılan değişiklikler yeterli görülmemişti.

Bu kurultayda partinin “anayasası” niteliğindeki tüzüğünün yenilenmesi ile eş zamanlı olarak parti programının da mevcut zamana ve koşullara uygun olarak değiştirilmesi çalışmalarına başlanması ve son iki gündeki çalıştayda bu konu üzerinde yoğunlaşılması bekleniyor.

Tüzük kurultayı neden önemli?

Tüzük kurultayı CHP açısından pek çok açıdan önem taşıyor. 14 Mayıs genel seçiminde yenilgiye uğrayan muhalefet kanadının en büyük partisi olan CHP, seçmenlerde büyük hayal kırıklığı yaratan bu hezimetin ardından kurultay toplayarak parti tarihinde ender görülen şekilde seçimle genel başkanını değiştirmişti. 31 Mart yerel seçimlerinde ise CHP birinci parti çıkarak pek çok yerde belediye başkanlığını kazanmıştı.

Parti yetkilileri ile yapılan görüşmelere göre kurultay, tüzüğün ve belki daha da önemlisi parti programının değiştirilmesi, 2028’de ya da daha erken yapılacak bir genel seçimde partinin iktidar için güçlü bir aday olabilmesi için önemli bir zemin olarak görülüyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Biz tüzük kurultayına gitmiyoruz, bir haftalık değişim kurultayına gidiyoruz” derken, 14 Mayıs seçimi sonrasındaki değişim çağrısıyla hatırlanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da “CHP değişecek ve Türkiye de değişecek. Bu sürecin, bu yolculuğun başka bir sonucu olmaz” sözleriyle kurultayın önemini aktarmıştı.

Kurultayın bir diğer önemi ise “değişim” sloganıyla yola çıkarak Kemal Kılıçdaroğlu dönemini sona erdiren Özgür Özel yönetiminin bu vaadini ne kadar gerçekleştireceği ve örgütlerin uzun zamandır talep ettiği ön seçim ya da üç dönem kuralı gibi uygulamaları getirip getirmeyeceği.

Bu arada kurultay Özel, İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu arasındaki hassas dengenin ve partililer üzerindeki güçlerinin gözlemlenmesi için de bir platform olacak.

Hangi çalışmalar yapıldı?

CHP, tüzük değişikliğine ilişkin 90 kişilik bir komisyon oluşturdu ve bu komisyon 2 Eylül’e kadar iki kez toplandı. Komisyon’un bugünkü toplantının ardından 5 Eylül’de son kez bir araya gelmesi bekleniyor. Hazırlık aşamasında yeni tüzük için üyeler, il-ilçe örgütleri, eski ve yeni milletvekilleri, MYK üyeleri, Parti Meclisi üyeleri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarından gelen binlerce öneri alındı.

Tüzük Komisyonu’nda Parti Meclisi’nden üç, Meclis Grubu’ndan iki ve 81 ilden de birer kurultay delegesi yer aldı. Komisyonun 16 Ağustos’taki ilk toplantısında daha önce örgütlerden ve parti üyelerinden alınan 7 bin 422 öneriye ilişkin sunum yapıldı.

27 Ağustos’taki 11 saatlik uzun toplantısında ise komisyon tüzük için istenen en önemli konu başlıklarını ele aldı ve kendi içinde bazı maddelerde uzlaşma sağladı. Daha sonra da taslak metin milletvekilleri ve il örgütleri ile paylaşılarak tartışmaya açıldı. CHP Parti Meclisi de bugün bir araya gelerek taslak metni ele alacak.

Yeni tüzük için neler konuşuluyor?

Yeni tüzükle CHP yönetimlerinin yıllardır yapması istenilen ve bu kurultayda gerçekleşmesi beklenen değişiklikler bazı başlıklarda toplanıyor. Şimdiye kadarki süreçte taslak metinde yer alması beklenen ve sıkça konuşulan başlıklar arasında ön seçim, dönem kuralı, cumhurbaşkanı adayının belirlenme yöntemi, partiye üyeliğin tanımı, Parti Meclisi üye sayısının artırılması, olağan kurultayın yapılma süresinin iki yıldan üç yıla çıkarılması, güçlü genel sekreterlik, kadın ve gençlik kotaları gibi konular öne çıktı.

Hafta sonu basına da sızan taslak metne göre milletvekilliği seçimlerinde bir kişi en fazla üç dönem üst üste seçilebilecek. Dönem süreleri üç yılı geçmeyen milletvekilleri için ise bu kural uygulanmayacak. Yerel seçimlerde bir kişi merkez yoklaması yöntemiyle en fazla üç dönem üst üste belediye başkanı, belediye veya il genel meclis üyesi seçilebilecek.

Parti organlarında hâlâ tartışmaları devam eden taslak metne göre mevcut genel başkan talebi halinde aday olabilecek fakat adaylığa önerilemeyecek. Birkaç haftadır gündemde tutulan bir başka başlık ise cumhurbaşkanı adayının nasıl belirleneceği oldu. Mevcut CHP tüzüğünün 54’üncü Maddesinde cumhurbaşkanı adayının seçmen yoklaması, ön seçim, aday yoklaması, merkez yoklaması gibi yöntemlerinden biriyle belirlenebileceği ve hangi yöntemin uygulanacağına Parti Meclisi’nin karar vereceği hükmü bulunuyor.

Ancak tüm partileri bağlayan Siyasi Partiler Yasası’na göre ise cumhurbaşkanı adayı ya TBMM’de grubu bulunan partilerin vekillerinin imzasıyla ya da 100 bin vatandaşın imzayla belirlenebiliyor. Bu nedenle partinin yasaya aykırı bir yöntem uygulayamayacağı ama aynı zamanda diğer yöntemlere de kendi iç mekanizması için başvurabileceği belirtiliyor ve yeni tüzükte bu konuya dair bir değişiklik öngörülmüyor.

Bir diğer yapılması beklenen değişiklik ise kadın kotası ile ilgili. Mevcut tüzükte yüzde 33 olarak belirlenen kadın kotasının kademeli olarak önce yüzde 40’a ardından yüzde 50’ye yükseltilmesi söz konusu. Bu ve buna benzer taslakta yer alan diğer başlıkların Tüzük Komisyonu’nun bugünkü toplantısında yeniden ele alınması bekleniyor.

Kurultay öncesi siyasi gelişmeler neler oldu?

Tüzük değişikliğinin ele alınacağı Olağanüstü Kurultay öncesi bir yandan teknik çalışmalar devam ederken, diğer yandan parti içindeki farklı kesimlerden tüzüğe ve partinin yeni yönetimine yönelik öneriler ya da eleştiriler geliyor. Bu dönemde üstü örtülü bazı polemikler de yaşandı.

Bu eleştirileri yükselten önemli isimlerden biri CHP’nin bir önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve partide ona yakın siyaset yapanlar oldu.

Kılıçdaroğlu, Sözcü gazetesine geçen hafta yaptığı açıklamada CHP’nin temel ilkelerini temsil eden Altı Ok’un yeniden yorumlanması gerektiğini söyleyerek, “Parti programının yenilenmesi gerekiyor. Parti programında demokrasiye öncelik veren, demokrasinin ne olduğunu anlatan ve CHP’nin bu konuda neleri, hangi hamleleri atması gerektiğini belirleyen kurallar koymak gerekiyor” dedi.

Bu arada Kılıçdaroğlu’nun yeni parti yönetimiyle ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile arasının iyi olmadığına yönelik basında yer alan çok sayıda haber ve yorumun üzerine İmamoğlu 20 Ağustos’ta eski Genel Başkanı evinde ziyaret etti. Bu görüşme sonrasında iki siyasetçi de “uzlaşı ve geçmişi bir kenara bırakma” eğilimlerini yansıttı.

Aynı günlerde Özgür Özel’in de Kılıçdaroğlu’nu ziyaret edeceği basına yansırken, bu görüşme de 1 Eylül akşamı gerçekleşti. Özel beraberinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Ankara İl Başkanı Ümit Erkol olduğu halde Kılıçdaroğlu ile 2,5 saatlik akşam yemeğinde bir araya geldi.

Özel, tüzük kurultayı ile ilgili tartışmalara dair 27 Ağustos’ta İstanbul’da açıklama yaparak, “Bekliyorlar ki birbirimize düşeceğiz ve onları kötü yönetimlerine rağmen sorumluluklarıyla baş başa bırakacağız. Yok öyle yağma. Biz biriz beraberiz, kararlıyız hep birlikte bu ülkeyi yönetmeye geliyoruz” dedi.

Öte yandan tüzük kurultayı öncesinde siyasetteki bir diğer önemli gelişme ise Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) üyelerinin iki yıl önce verdiği şikayet dilekçesi üzerine Kılıçdaroğlu hakkında dava açılması oldu. Bu gelişmenin Özel, İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu arasında kurultay öncesi sağlanmaya yaklaşılan uzlaşının öncesine getirilmesi dikkati çekti.

Paylaşın

Şimşek’ten Uyguladığımız Politikalar Ekonomiyi Güçlendirdi Mesajı

2024 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, öngörülebilir ve uluslararası normlara uygun politikaların ekonomiyi güçlendirdiği mesajı verdi.

Haber Merkezi / Mehmet Şimşek, “kırılganlıkları önemli ölçüde azalttığımız zorlu bir dönemi geride bıraktık. Büyümede dengelenme başladı, cari açık daraldı, risk primi azaldı, dış kaynak girişleri arttı, rezervler iyileşti ve dezenflasyon sürecine girdik” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, 2024 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini değerlendirdi. Mehmet Şimşek, “kırılganlıkları önemli ölçüde azalttığımız zorlu bir dönemi geride bıraktık. Büyümede dengelenme başladı, cari açık daraldı, risk primi azaldı, dış kaynak girişleri arttı, rezervler iyileşti ve dezenflasyon sürecine girdik.

Bugün açıklanan ikinci çeyrek büyüme verilerine göre iç talebin büyümeye katkısı 1,2 puana gerilerken, net dış talebin pozitif katkısı 1,3 puan oldu. İşsizlik oranının yüzde 8,8 ile yatay seyrettiği ikinci çeyrekte istihdam bir önceki çeyreğe göre 205 bin kişi arttı. Güçlenen makro finansal istikrarımızın ve daha destekleyici olması öngörülen küresel koşulların dezenflasyonun büyüme üzerindeki kısa vadeli etkilerini sınırlamasını bekliyoruz.” dedi.

Şimşek yakında OVP’yi kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek “İyileşen güven ve istikrar ortamını pekiştirecek Orta Vadeli Programımızı (2025-2027) yakın zamanda kamuoyu ile paylaşacağız. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayarak sürdürülebilir büyümenin zeminini sağlamlaştıracak ve vatandaşlarımızın refahını artıracak politikaları kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ekonomi yılın ikinci çeyreğinde hız kesti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ekonomi yılın ikinci çeyreğinde hız kesti. Nisan, mayıs ve haziran aylarını kapsayan ikinci çeyrekte Türkiye ekonomisi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 büyüdü. Ekonomi geçen yılın aynı döneminde yüzde 3,9, 2023’ün tamamında ise yüzde 4,5 büyümüştü. Bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 5,7 büyüme kaydedilmişti.

Ekonomistler ikinci çeyrekte yüzde 3 büyüme bekliyordu. Hükümetin sıkılaşma hamlelerinin büyümedeki yavaşlamada etkili olduğu değerlendiriliyor. TÜİK’e göre ikinci çeyrekte sanayi sektörü yüzde 1,8 daraldı, inşaat ise önceki yıla kıyasla yüzde 6,5 büyüdü. Aynı dönemde iş gücü ödemelerinde yüzde 112,4 artış kaydedildi.

İlk çeyrekte büyümeyi yukarı taşıyan hanehalkı tüketimi, ikinci çeyrekte büyümeye 1,2 puan ile sınırlı katkı yaptı. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları ikinci çeyrekte yıllık yüzde 1,6 artışla pandemi yılı olan 2020’den beri en düşük büyüme performansını gösterdi.

Öte yandan TÜİK 2023 yılıına ait yıllık gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) verilerini de açıkladı. Buna göre GSYİH 2023 yılında kişi başına 13 bin 243 dolar oldu. Geçen yıl GSYİH’dan en büyük payı yüzde 19,5 ile imalat sanayi aldı. Onu yüzde 13,9 ile toptan ve perakende ticaret izledi.

Yerleşik hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 13,6 arttı. Hanehalkı harcamalarında en yüksek payı yüzde 22,8 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 19,7 ile ulaştırma ve yüzde 11,1 ile konut, su, elektrik gibi masraflar oluşturdu. Aynı yıl mal ve hizmet ihracatı yüzde 2,8 azalırken ithalat yüzde 11,8 arttı.

Paylaşın

Ebeveynlik Stresiyle Nasıl Başa Çıkılır? Beş İpucu

İster uykusuz gecelerde yolunu bulmaya çalışan yeni bir ebeveyn olun, ister iş, okul ve aile zamanını bir arada yürütmeye çalışan bir ebeveyn olun, ebeveynlik stresi hepimizin karşılaştığı bir gerçektir.

Haber Merkezi / Peki ya size bu stresi yönetmenin pratik ve etkili yolları olduğunu söylesem? Ebeveynlik stresiyle başa çıkmanıza yardımcı olacak 5 ipucu:

Kendinize bakımı önceliklendirin: Stresle başa çıkmak için kendinize iyi bakmanız şarttır. Egzersiz yapmak, okumak veya bir hobi edinmek gibi sizi canlandıran aktivitelere zaman ayırın. Yeterince uyuduğunuzdan, sağlıklı beslendiğinizden veya derin nefes alma gibi rahatlama tekniklerini uygulamak stres seviyenizi önemli ölçüde azaltabilir.

Bir destek ağı oluşturun: Neler yaşadığınızı anlayan diğer ebeveynlerle veya arkadaşlarla bağlantı kurmak paha biçilmez bir destek sağlayabilir. Deneyimleri ve tavsiyeleri paylaşmak daha yanlız hissetmenize yardımcı olabilir. Ailenizden, arkadaşlarınızdan veya bir destek grubundan yardım istemekten çekinmeyin.

Gerçekçi beklentiler belirleyin: Ulaşılabilir hedefler belirlemek ve mükemmelliğin gerekli olmadığını anlamak önemlidir. Her şeyi mükemmel yapamayacağınızı kabul etmek, baskının bir kısmını hafifletebilir. En önemli olana odaklanın ve gerçekçi olmayan hedeflerden vazgeçin.

Yapılandırılmış bir rutin oluşturun: Öngörülebilir bir günlük rutine sahip olmak hem ebeveynler hem de çocuklar için stresi azaltabilir. Tutarlı yemek saatleri, yatma saatleri ve günlük aktiviteler belirlemek, bir istikrar duygusu yaratmaya yardımcı olur ve strese katkıda bulunabilecek kaosu azaltır.

Olumlu iletişimi uygulayın: Aile içinde etkili iletişim yanlış anlaşılmaları ve çatışmaları önleyebilir. İhtiyaçlarınızı ve endişelerinizi eşiniz ve çocuklarınızla açıkça ifade etmek destekleyici bir ortam yaratır. Olumlu pekiştirme ve aktif dinleme aile ilişkilerini güçlendirebilir ve stresi azaltabilir.

Bu stratejileri uygulayarak ebeveynler stresi daha iyi yönetebilir ve daha sağlıklı, daha dengeli bir aile hayatı oluşturabilirler. Unutmayın, kendi refahınıza dikkat etmek nihayetinde tüm ailenize fayda sağlar.

Paylaşın

Türkiye Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yavaşladı

Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 büyüdü. Ekonomi geçen yılın aynı döneminde yüzde 3,9, 2023’ün tamamında ise yüzde 4,5 büyümüştü. 

Haber Merkezi / Ekonomistler ikinci çeyrekte yüzde 3 büyüme bekliyordu. Hükümetin sıkılaşma hamlelerinin büyümedeki yavaşlamada etkili olduğu değerlendiriliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek büyüme verisinin açıklanmasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede iç talepteki yavaşlamadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, II. Çeyrek: Nisan – Mayıs – Haziran 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; GSYH 2024 yılı ikinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 arttı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2024 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,4, inşaat yüzde 6,5, tarım sektörü ile gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,7, bilgi ve iletişim faaliyetleri ile finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,4, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,2, hizmetler yüzde 2,9, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 0,6 arttı. Sanayi sektörü ise yüzde 1,8 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,8 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, yılın ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 78,6 artarak 9 trilyon 949 milyar 792 milyon TL oldu. GSYH’nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 308 milyar 158 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 1,6 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,7, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,5 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,04 artarken ithalatı yüzde 5,7 azaldı. İşgücü ödemeleri, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 112,4 arttı. Net işletme artığı / karma gelir yüzde 47,7 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın ikinci çeyreğinde yüzde 33,8 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 40,8 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 44,6 iken yüzde 37,4 oldu.

“Büyümede dengelenme başladı”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek büyüme verisinin açıklanmasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede iç talepteki yavaşlamadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Şimşek sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, “Büyümede dengelenme başladı, cari açık daraldı, risk primi azaldı, dış kaynak girişleri arttı, rezervler iyileşti ve dezenflasyon sürecine girdik. Bugün açıklanan ikinci çeyrek büyüme verilerine göre iç talebin büyümeye katkısı 1,2 puana gerilerken, net dış talebin pozitif katkısı 1,3 puan oldu” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

AK Parti’de Değişim: Niceliksel Değil, Niteliksel

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerden ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de kongre sürecinde gerçekleşecek olan değişimin nicelikselden çok niteliksel olacağı değerlendiriliyor.

Önceki kongre süreçlerinde sayısal olarak değişimin yüksek olmasına karşın beklenen heyecanı ortaya çıkmadığı, değişim sürecinde partiyi yeniden yükselişe geçirebilecek isimlerin yönetimlerde ye alabileceği vurgulanıyor.

Yerel seçimlerde çok sayıda belediyeyi kaybeden AK Parti’de değişim beklentilerine adres olarak kongre süreci gösterildi.

AK Parti’nin 23. kuruluş yıl dönümü etkinliklerinden konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan “Özeleştirimizi samimiyetle yapıyor; nerede eksiğimiz varsa, hiçbir komplekse kapılmadan üzerine cesaretle gidiyoruz. Önümüzdeki aylarda başlatacağımız Büyük Kongre sürecimizi sadece bir ‘vitrin yenilenmesi’ olarak değil, milletimizin bizden beklediği kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işaret ettiği kongre sürecinin başlama tarihi 3 Eylül tarihinde gerçekleşecek olan AK Parti MKYK toplantısında ele alınacak. AK Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre Ekim’de süreç başlayacak ve 2025 Mayıs’ın büyük kongre ile tamamlanacak.

Son AK Parti 7. olağan kongresi 2021 yılının Mart ayında gerçekleştirilmişti. AK Parti 4. Olağanüstü Büyük Kongre’sini ise 7 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirmişti. AK Parti MKYK’sının karar alması durumunda 8’inci kongre süreci belde ve mahalle teşkilatlarından başlayacak.

Belde ve mahalle teşkilatlarından sonra ilçe kongreleri başlayacak. İlçe kongrelerinin yıl sonuna kadar bitirilmesi planlanırken, önce büyükşehir olmayan kentlerin ilçelerinde kongreler gerçekleşecek. Büyükşehir ilçeleri sona bırakılacak. Bazı ilçe kongrelerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılması bekleniyor.

AK Parti yeni yılla birlikte ise il kongrelerini gerçekleştirmeye başlayacak. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi iller bu takvime göre sona bırakılacak. Yine il kongrelerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılması öngörülüyor.
İki listeli seçim değerlendiriliyor.

AK Parti’de bu kongre süreci, teşkilatları harekete geçirmek ve heyecanı artırmaya yönelik olarak bir fırsat olduğu değerlendiriliyor. Bu nedenle daha önce olduğu gibi tek listeli kongreler yerine bazı bölgelerde rekabetin olacağı kongrelerin gerçekleştirilmesi düşünülüyor.

Niteliksel değişim

Sputnik’ten Osman Nuri Cerit’in haberine göre; AK Parti kaynakları kongre sürecinde gerçekleşecek olan değişimi sayısaldan çok niteliksel olarak değerlendiriyor. Önceki kongre süreçlerinde sayısal olarak değişimin yüksek olmasına karşın beklenen heyecanın ortaya çıkmamasını örnek gösteren kaynaklar, değişim sürecinde partiyi yeniden yükselişe geçirebilecek isimlerin yönetimlerde ye alabileceğini vurguluyorlar.

Paylaşın

Emekliler İçin 2024, 2023’den De Kötü Olacak

Emeklilerin ekonomik durumu ile ilgili dikkati çeken veriler paylaşan İPA Başkanı Buğra Gökce, “Emekli aylıkları yaklaşık 16 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen bir konu” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu konuda ‘ben yaptım oldu’ zihniyeti ile değil ortak akılla, toplumun ilgili tüm kesimlerini karar alma süreçlerine katarak, çoğulcu bir yöntemle uygulamaların geliştirilmesi gerekiyor. Emeklilerin karşı karşıya olduğu sorunlar ağır ve derin. Gerçekçi, akılcı ve bilimsel çözümlere ihtiyaç var.”

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, sosyal medya hesabı üzerinden, emeklilerin ekonomiden aldıkları paya ilişkin yıllara göre karşılaştırmalı veriler paylaştı.

Emeklilikte maaş sisteminin değişmesine değinen Gökçe, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: ”Emekli maaş sisteminin değişmesi gündemde. Peki emeklilerin durumu ne?

Son 20 yılda Türkiye’de emekliler için en kötü yıl 2023 oldu. 2024, 2023’den de kötü olacak. Türkiye’de emekli aylıklarının gayri safi yurt içi hasılaya oranı yüzde 5,36’ya düşerken, AB’de emekli aylıklarını GSYH’ye oranı yüzde 12,9 olarak gerçekleşti.

Türkiye’de ortalama emekli aylığı 385 euroyken, İspanya’da 1.417, Fransa’da 1.485, Almanya’da 1.552, İtalya’da 1.582, Belçika’da 1.717, Hollanda’da 2.003 euro. 2002 sonunda bir işçinin emekli aylığı asgari ücretin yaklaşık yüzde 30 üstündeydi. Son yapılan düzenlemeyle 12 bin 500 olan en düşük emekli aylığı, 17 bin lira olan asgari ücretin yüzde 26,5 altında.

2002’de ortalama emekli aylığının kişi başına GSYH’ye oranı yüzde 46,4 iken 2024’te yüzde 27,7’ye geriledi. 2014 yılında en düşük emekli aylığı ile 11 gram altın alınabilirken, bugün 4,5 gram altın alınabiliyor.

Emekli aylıkları yaklaşık 16 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen bir konu. Bu konuda ‘ben yaptım oldu’ zihniyeti ile değil ortak akılla, toplumun ilgili tüm kesimlerini karar alma süreçlerine katarak, çoğulcu bir yöntemle uygulamaların geliştirilmesi gerekiyor. Emeklilerin karşı karşıya olduğu sorunlar ağır ve derin. Gerçekçi, akılcı ve bilimsel çözümlere ihtiyaç var.”

Paylaşın

2,2 Milyon Tarım Arazisi İpotek Altında!

TAKBİS verilerine göre, ülke genelinde 2 milyon 231 bin tarım arazisi bankalar tarafından ipotek altına alındı. BDDK verilerine göre, çiftçilerin bankalara olan borcu son bir yılda yüzde 21 arttı.

Türkiye’de çiftçiler, yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ederken, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, çiftçilerin bankalara olan borcu son bir yılda yüzde 21 artış gösterdi.

Ayrıca, takibe alınan borçlar yüzde 32,9 oranında yükseldi. Bu durum, üreticilerin bankalara olan borcunu ödeyememesine ve tarım arazilerinin ipotek altına alınmasına neden oluyor. BirGün’ün aktardığına göre, Tapu Kayıt Bilgi Sistemi (TAKBİS) verilerine göre, ülke genelinde 2 milyon 231 bin tarım arazisi bankalar tarafından ipotek altına alınmış durumda.

Bu ekonomik sıkıntılar, çiftçiler arasında geniş çaplı protestolara yol açtı. Özellikle Edirne’de çiftçiler, girdi maliyetlerindeki artışa karşı traktörlerle konvoy oluşturarak tepkilerini dile getirdiler. Öte yandan, çiftçilerin ürünleri için aldıkları alım fiyatları, üretim maliyetlerinin altında kaldığı için zarar etmelerine neden oluyor.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’deki fasulye hasadı sırasında çiftçilerin bu duruma dikkat çektiğini ve “Ne ekerse eksin, bu yıl çiftçi zarar ediyor. Önümüzdeki yıl bu tarlalar ne olacak?” sorusunu sorduğunu aktardı. Gürer, fasulyenin tarladan market raflarına gelene kadar fiyatının üç katına çıktığını belirterek, bu durumun tüketiciyi de olumsuz etkilediğini ifade etti.

Paylaşın

Goldman Sachs, Türkiye Tahminlerini Revize Etti

ABD merkezli çok uluslu yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye’ye yönelik enflasyon ve döviz kuru tahminlerini değiştirdi. Kuruluş, Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 51,4’e çekti.

Goldman Sachs, dolar için 3, 6 ve 12 aylık dönemlerde 33, 35 ve 39 olan tahminini 36, 39 ve 44 olarak değiştirdi.

Goldman Sach yayınladığı araştırma notunda, Türkiye’de Ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 62’den yüzde 51,4’e düşeceğini tahmin etti.

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksi de Ağustos ayında yıllık yüzde 61,57 olarak gerçekleşti. TÜİK Ağustos ayı enflasyon rakamlarını salı günü TSİ 10.00’da açıklayacak.

Foreks’in haberine göre; bununla birlikte Goldman Sachs, enflasyonun beklendiği gibi düşmemesi halinde TCMB’nin temkinli davranacağını ve gevşemeyi erteleyeceğini de vurguladı.

Goldman Sachs ayrıca USD/TRY tahminlerini revize etti. USD/TRY için 3, 6 ve 12 aylık dönemlerde 33, 35 ve 39 olan tahminlerini 36, 39 ve 44 olarak değiştirdi.

Paylaşın