Sevgi Mi Kaygı Mı? Modern İlişkilerin Sessiz Tehdidi

Bir mesajın geç gelmesiyle başlayan huzursuzluk, partnerin ses tonundaki küçük bir değişime aşırı anlam yüklemek ya da “Beni gerçekten seviyor mu?” sorusunun zihinden hiç çıkmaması…

Haber Merkezi / Uzmanlara göre bunlar modern ilişkilerde giderek daha sık görülen ilişki kaygısının işaretleri.

Amerikan Psikoloji Derneği (APA), ilişki kaygısını kişinin romantik ilişkilerinde yoğun belirsizlik, terk edilme korkusu ve sürekli onay ihtiyacı yaşaması olarak tanımlıyor. Bu durum, yalnızca ilişkinin kendisini değil, kişinin ruh sağlığını ve günlük yaşamını da etkileyebiliyor.

Uluslararası araştırmalar, ilişki kaygısının büyük ölçüde bağlanma stilleriyle ilişkili olduğunu gösteriyor. İngiltere’deki University College London ve Kanada’daki Toronto Üniversitesi’nde yapılan çalışmalara göre, çocuklukta bakım verenlerle kurulan güvensiz bağlar, yetişkinlikte romantik ilişkilerde kaygı olarak ortaya çıkabiliyor.

Özellikle “kaygılı bağlanma” stiline sahip bireyler:

Terk edilmekten yoğun biçimde korkuyor
Partnerinin sevgisinden sık sık şüphe duyuyor
İlişkide aşırı yakınlık ihtiyacı hissediyor

Harvard Üniversitesi’nin yayımladığı psikoloji raporlarında, geçmişte yaşanan aldatılma, ani ayrılıklar ve duygusal ihmalin de ilişki kaygısını tetikleyebildiği vurgulanıyor.

Uzmanlar, herkesin zaman zaman ilişkisinde kaygı yaşayabileceğini ancak bunun sürekli ve kontrol edilemez hâle gelmesi durumunda sorun olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

Yaygın belirtiler arasında şunlar yer alıyor:

Partnerin davranışlarını sürekli analiz etmek
Ayrılık ihtimalini sık sık düşünmek
Yoğun kıskançlık ve karşılaştırma
Yalnız kalamama korkusu
İlişkideyken bile güvende hissetmemek

Avrupa Psikiyatri Birliği’ne göre ilişki kaygısı, uzun vadede depresyon, tükenmişlik ve özgüven sorunlarına yol açabiliyor.

Uluslararası çalışmalar, sosyal medyanın ilişki kaygısını besleyen önemli bir faktör olduğunu gösteriyor. Partnerin çevrimiçi hareketlerini takip etmek, eski ilişkilerle karşılaştırmalar yapmak ve “ideal çift” algısı, kaygıyı daha da derinleştiriyor.

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, sosyal medyada ilişki odaklı kıyaslama yapan bireylerde ilişki memnuniyeti daha düşük, kaygı düzeyi ise daha yüksek.

İlişki kaygısı aşılabilir mi?

Uzmanlara göre ilişki kaygısı kalıcı bir kader değil. Bilişsel davranışçı terapi ve bağlanma temelli terapilerin bu alanda etkili olduğu belirtiliyor. Kişinin kendi duygusal ihtiyaçlarını tanıması, sınır koymayı öğrenmesi ve açık iletişim kurması, kaygının azalmasında önemli rol oynuyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), duygusal ilişkilerde yaşanan yoğun kaygının “kişisel bir zayıflık değil, öğrenilmiş bir başa çıkma biçimi” olduğunun altını çiziyor.

İlişki kaygısı, sevmenin değil kaybetme korkusunun baskın olduğu bir ruh hâlidir. Sağlıklı ilişkiler ise sürekli endişeyle değil, güven ve duygusal dengeyle beslenir.

Uzmanlara göre en önemli soru şudur: “Bu ilişkide seviliyor muyum?” değil, “Bu ilişkide kendim olabiliyor muyum?”

Paylaşın

Dış Ticaret Açığı 90 Milyar Doları Aştı

2025 yılında ihracat 273 milyar 361 milyon dolar, ithalat ise 365 milyar 370 milyon dolar oldu. Başka bir ifadeyle, 2025 yılında dış ticaret açığı 90 milyar doları aştı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dış Ticaret İstatistikleri Aralık 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; ihracat 2025 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 artarak 26 milyar 373 milyon dolar, ithalat yüzde 10,7 artarak 35 milyar 674 milyon dolar oldu. İhracat 2025 yılının aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 artarak 273 milyar 361 milyon dolar, ithalat yüzde 6,2 artarak 365 milyar 370 milyon dolar oldu.

Aralık ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,6 artarak 8 milyar 811 milyon dolardan, 9 milyar 301 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Aralık ayında yüzde 72,7 iken, 2025 Aralık ayında yüzde 73,9’a yükseldi.

2025 yılında dış ticaret açığı yüzde 11,9 artarak 82 milyar 232 milyon dolardan, 92 milyar 9 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Aralık döneminde yüzde 76,1 iken, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 74,8’e geriledi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, aralık ayında imalat sanayinin payı yüzde 93,2, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,6, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,7 oldu. 2025 yılında ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,3, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2025 Aralık ayında ara mallarının payı yüzde 65,4, sermaye mallarının payı yüzde 18,0 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,2 oldu. İthalatta, 2025 yılında ara mallarının payı yüzde 68,4, sermaye mallarının payı yüzde 15,0 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,2 oldu.

İhracatta Almanya ithalatta Çin ilk sırada

Aralık ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 760 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 583 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 564 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 336 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 259 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,4’ünü oluşturdu.

2025 yıloında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 22 milyar 167 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 16 milyar 773 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 16 milyar 328 milyon dolar ile ABD, 13 milyar 232 milyon dolar ile İtalya ve 12 milyar 380 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,6’sını oluşturdu.

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Aralık ayında Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 649 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 738 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 3 milyar 22 milyon dolar ile Almanya, 2 milyar 21 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 617 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,2’sini oluşturdu.

2025 yılında ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 49 milyar 576 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 42 milyar 373 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 30 milyar 110 milyon dolar ile Almanya, 18 milyar 80 milyon dolar ile ABD, 15 milyar 738 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,7’sini oluşturdu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Hizmet Enflasyonu Yüzde 35,11

Hizmet enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde yüzde 0,78, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,11  ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 36,78 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) Aralık 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Hizmet enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,78, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 35,11, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,11 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 36,78 arttı.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 32,32, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 35,46, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 34,32, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 41,21 mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 40,33, idari ve destek hizmetlerde yüzde 37,92 arttı.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 1,23, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 0,77, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 1,25, idari ve destek hizmetlerde yüzde 0,59 artarken, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 0,05, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 2,20 azaldı.

Paylaşın

Fenerbahçe Ve Galatasaray’ın Rakipleri Belli Oldu

Avrupa Ligi play off turunda, Fenerbahçe’nin rakibi İngiliz ekibi Nottingham Forest, Şampiyonlar Ligi play off turunda Galatasaray’ın rakibi ise İtalyan ekibi Juventus oldu.

Haber Merkezi / UEFA Avrupa Ligi’nde son 16 play-off turu kura çekimi, İsviçre’nin Nyon kentindeki UEFA Genel Merkezi’nde yapıldı. Fenerbahçe’nin play off turundaki Nottingham Forest olurken, Galatasaray ise Şampiyonlar Ligi play off turunda Juventus ile eşleşti.

Nottingham Forest:

İngiltere’nin köklü futbol kulüplerinden Nottingham Forest, 1865 yılında Nottingham’da kuruldu. Kırmızı renklere sahip ekip, maçlarını City Ground stadyumunda oynuyor. Tarihindeki en parlak dönem, efsane menajer Brian Clough döneminde yaşandı; 1979 ve 1980 yıllarında Avrupa Şampiyonlar Ligi şampiyonu olarak İngiliz futbol tarihinde nadir görülen bir başarıya imza attı.

Günümüzde kulüp, hem Premier League’de hem de Avrupa arenalarında yeniden söz sahibi olma mücadelesi veriyor ve taraftarlarıyla birlikte köklü mirasını sürdürmeyi hedefliyor.

Juventus:

İtalya’nın köklü kulübü Juventus, 1897 yılında Torino’da kuruldu. Siyah-beyaz formalarıyla tanınan ekip, maçlarını Allianz Stadium’da oynuyor. Kulüp, 36 Serie A şampiyonluğu ile İtalya’nın en başarılı takımı konumunda bulunuyor.

Juventus, tarihte efsane oyuncular ve büyük başarılarla anılıyor. Alessandro Del Piero, Gianluigi Buffon ve Cristiano Ronaldo gibi yıldızlar, kulübün Avrupa ve lig başarılarında önemli rol oynadı. Günümüzde ise Juventus, hem Serie A’da hem de Avrupa kupalarında yeniden zirveye çıkma hedefiyle mücadele ediyor.

UEFA Şampiyonlar Ligi eşleşmeleri:

Monaco v Paris St-Germain
Galatasaray v Juventus
Benfica v Real Madrid
Borussia Dortmund v Atalanta
Karabağ v Newcastle United
Club Brugge v Atletico Madrid
Bodo/Glimt v Inter Milan
Olympiakos v Bayer Leverkusen

UEFA Avrupa Ligi eşleşmeleri:

Ludogorets v Ferencvaros
Panathinaikos v Viktoria Plzen
GNK Dinamo v Genk
PAOK v Celta
Orange path:
Celtic v Stuttgart
Fenerbahçe v Nottingham Forest
Brann v Bologna
Lille v Crvena Zvezda

Şampiyonlar Ligi’nde play-off turu maçları 17-18 ve 24-25 Şubat’ta, son 16 turu maçları ise 1-11 ve 17-18 Mart’ta oynanacak.

7-8 Nisan ve 14-15 Nisan’da oynanacak çeyrek final ve 28-29 Nisan ile 5-6 Mayıs’ta oynanacak yarı final maçlarının ardından 2025-26 sezonunun Şampiyonlar Ligi şampiyonu 30 Mayıs’ta Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Puskaş Arena’da oynanacak final maçı sonucu belirlenecek.

UEFA Avrupa Ligi’nde lig aşamasını ilk sekiz sırada tamamlayan takımlar, play-off oynamadan doğrudan son 16 turuna kaldı.

Fenerbahçe ise play-off turunu geçmesi halinde son 16 turunda Danimarka’dan Midtjylland ya da İspanya’dan Real Betis ile eşleşecek.

UEFA Avrupa Ligi’nde çeyrek final maçları 9 ve 16 Nisan’da, yarı final maçları 30 Nisan ve 7 Mayıs’ta oynanacak. Kupanın finali ise 20 Mayıs’ta, İstanbul’da Beşiktaş’ın maçlarına ev sahipliği yapan Tüpraş Stadı’nda oynanacak.

Paylaşın

Avrupa Ligi: Fenerbahçe, Adını Play-Off’a Yazdırdı

UEFA Avrupa Ligi 8. hafta maçında FCSB ile Fenerbahçe, National Arena’da karşı karşıya geldi. Hakem Nenad Minakovic’in yönettiği karşılaşma 1 – 1 eşitlikle sona erdi.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’nin golünü 18. dakikada İsmail Yüksek, FCSB’nin golünü ise 71. Juri Cisotti kaydetti.

Bu beraberlikle UEFA Avrupa Ligi’nin lig aşamasını 12 puanla ve averajla 19. sırada tamamlayan Fenerbahçe, ilk 16’ya giremediğinden seri başı olamadı.

Fenerbahçe’nin play-off’taki rakibi İngiltere’den Nottingham Forest ya da Çek Cumhuriyeti’nden Viktoria Plzen olacak.

Fenerbahçe ilk maçını 9 Şubat’ta İstanbul’da, rövanş maçını ise 26 Şubat’ta deplasmanda oynayacak.

Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, maç sonrasında takım performansı hakkında olumlu bir notta olmadığını ve oyunun pek iyi gitmediğini söyledi.

Tedesco, ayrıca maçın kontrolünü ele alıp farkı açamamaktan dolayı memnun olmadığını belirtti ve takımın top kayıplarına dikkat çekti.

FCSB Teknik Direktörü Elias Charalambous, takımının ikinci yarı geri dönüş gösterdiğini ve skoru eşitlediğini vurguladı.

Paylaşın

Yaptırımlar, Protestolar Ve Nükleer Baskı: İran Üç Cephede Sıkıştı

İran, ekonomik çöküş, yükselen toplumsal protestolar ve uluslararası nükleer baskı üçgeninde sıkıştı; halkın öfkesi büyürken, rejim hem içeride hem dışarıda baskı altında.

Haber Merkezi / İran, tarihinin en sancılı dönemlerinden birini yaşıyor. Ülke, ekonomik kriz, toplumsal patlama ve uluslararası baskının aynı anda etkisi altında.

Bir zamanlar Orta Doğu’nun güçlü aktörlerinden biri olarak görülen Tahran, bugün üç cephede sıkışmış durumda: içeride halkın öfkesi, dışarıda yaptırımlar ve diplomatik baskı, bir de nükleer program tartışmaları.

Son yıllarda uygulanan ağır uluslararası yaptırımlar, İran ekonomisinin omurgasını kırdı. Para birimi hızla değer kaybederken, enflasyon halkın günlük yaşamını vuruyor. Temel gıda maddeleri ve enerji fiyatları kontrol edilemez bir hızla artıyor, işsizlik gençleri ve kadınları çaresiz bırakıyor. Devlet destekleri sınırlı ve çoğu zaman yetersiz.

Uzmanlar, İran ekonomisinin yalnızca dış baskılardan değil, uzun yıllardır süren kötü yönetim ve şeffaflık eksikliğinden de etkilendiğini belirtiyor. Petrol gelirlerine bağımlılık, diğer sektörlerin gelişmesini engellediği gibi, ekonomik krizlerin tetikleyicisi haline geldi. Bu durum, halkın devlete güvenini ciddi şekilde sarstı.

Ekonomik kriz, sosyal patlamaya dönüştü. 2025’in sonlarından bu yana ülkede kitlesel protestolar düzenleniyor. Başlangıçta temel yaşam maliyetlerindeki artışa tepki olarak başlayan eylemler, kısa sürede rejime karşı geniş bir muhalefet hareketine dönüştü.

Hükümetin sert baskısı ve gözaltı politikaları, protestoların şiddetini azaltmak bir yana, öfkeyi daha da büyütüyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, Tahran’ın tepkilerini “orantısız ve ölümcül” olarak nitelendiriyor. İçerideki kargaşa, İran rejiminin meşruiyetini sorgulayan daha geniş bir toplumsal kesimi harekete geçirdi.

Dış politikada ise İran, küresel güçlerin baskısı altında. Nükleer anlaşmalar ve silahsızlanma tartışmaları, ülkenin diplomatik elini zayıflatıyor. ABD ve Avrupa, İran’ın nükleer faaliyetlerini yakından izlerken, olası yaptırımlar ve askeri tehditler, Tahran’ın hareket alanını kısıtlıyor.

Analistler, ekonomik ve toplumsal krizlerle birleşen bu dış baskının, İran’ın iç politikadaki kararlarını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Rejimin, hem ulusal güvenliği hem de iktidarını korumaya çalışırken, aynı anda halkın taleplerini bastırmak zorunda kalması, siyasi kırılganlığı artırıyor.

Üç cephede sıkışan bir rejim

İran bugün, üç cephede birden zorluk yaşıyor: ekonomik çöküş, toplumsal patlama ve uluslararası baskı. Uzmanlar, bu krizler zincirinin sadece kısa vadeli sonuçlar doğurmayacağını, uzun vadede rejim istikrarını da tehdit edebileceğini vurguluyor.

Halkın talepleri ile devletin sert politikaları arasındaki çatışma büyürken, dış baskılar ve nükleer tartışmalar ülkeyi daha da izole ediyor. İran, tarihindeki en karmaşık sınavlardan birini veriyor ve bu sınavın sonucu, sadece bölgeyi değil, küresel dengeleri de etkileyebilir.

Paylaşın

TÜİK’e Göre İşsizlik Oranı Yüzde 28,6

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı aralık ayında bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 28,6 oldu.

Haber Merkezi / 15 – 24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 14,1 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “İşgücü İstatistikleri, Aralık 2025” verilerini açıkladı.

Buna göre; Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,3 iken kadınlarda yüzde 10,5 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 42 bin kişi azalarak 32 milyon 685 bin kişi, istihdam oranı ise aynı seviyede kalarak yüzde 49,1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,7 olarak gerçekleşti.

İşgücü, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 328 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3 iken kadınlarda yüzde 35,5 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 14,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,0, kadınlarda ise yüzde 18,2 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 saat artarak 43,1 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 28,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,5 olarak tahmin edildi.

Paylaşın

Ekonomiye Güven Aynı Kaldı

Aralık ayında 99,4 olan ekonomik güven endeksi, ocak ayında da 99,4 değerini aldı. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekonomik Güven Endeksi Ocak 2026 verilerini açıkladı. Buna göre; Ekonomik güven endeksi ocak ayında aynı düzeyde kalarak 99,4 değerini aldı.

Bir önceki aya göre Ocak ayında tüketici güven endeksi yüzde 0,3 oranında artarak 83,7 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,7 oranında azalarak 103,0 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,3 oranında artarak 113,8 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 2,4 oranında azalarak 112,6 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,5 oranında artarak 85,7 değerini aldı.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Şampiyonlar Ligi: Galatasaray, Play-Off Turuna Yükseldi

UEFA Şampiyonlar Ligi 8. hafta karşılaşmasında Manchester City ile Galatasaray, Etihad Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Manchester City, karşılaşmadan 2-0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Bu sonucun ardından Galatasaray ise 10 puanla ligi bitirerek play-off turuna yükseldi.

Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi play-off turundaki rakibi Juventus veya Atletico Madrid olacak. Galatasaray ilk maçı İstanbul’da, rövanş maçını deplasmanda oynayacak.

Galatasaray tur atlarsa, son 16 turunda İngiliz takımlarından Liverpool ya da Tottenham’la eşleşecek.

Manchester City’e galibiyeti getiren golleri 10. dakikada Erling Haaland ve 29. dakikada Rayan Cherki kaydetti.

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, mağlubiyete rağmen futbolun dışında odaklanılan hiçbir şey olmadığını ve güzel bir gece yaşandığını söyledi.

Takımının performansını olumlu yanlarıyla değerlendiren Buruk, özellikle ikinci yarıda daha organize bir oyun ortaya koyduklarını belirtti ve bundan sonraki hedeflere odaklanacaklarını ifade etti.

Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, takımının UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasını ilk 8’de bitirdiği için çok mutlu olduğunu söyledi ve bu doğrudan son 16’ya gitmenin önemine vurgu yaptı.

Guardiola ayrıca lig aşamasının zor geçtiğini, defansif anlamda geliştirmeleri gereken noktalar olduğunu ve Mart ayında Şampiyonlar Ligi’ne dönüşte ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarını söyledi.

Final Budapeşte’de

Şampiyonlar Ligi’nde lig etabını ilk sekiz sırada bitiren takımlar doğrudan son 16 turuna kaldı, son sekiz takım ise elendi.

Lig etabını 9. ve 24. sıra arasında tamamlayan 16 takım play-off turunda mücadele edecek. 9. ve 16. sıra arasındaki sekiz takım seri başı olacak ve play-off turunda rövanş maçlarını sahasında oynama avantajına sahip olacak.

Şampiyonlar Ligi’nde play-off turu maçları 17-18 ve 24-25 Şubat’ta, son 16 turu maçları ise 1-11 ve 17-18 Mart’ta oynanacak.

7-8 Nisan ve 14-15 Nisan’da oynanacak çeyrek final ve 28-29 Nisan ile 5-6 Mayıs’ta oynanacak yarı final maçlarının ardından 2025-26 sezonunun Şampiyonlar Ligi şampiyonu 30 Mayıs’ta Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Puskaş Arena’da oynanacak final maçının galibi olacak.

Paylaşın

Ortadoğu’nun Yeni Dengesiz Dengesi

Ortadoğu’da “sıcak cepheler” sadece askerî çatışmalar değil; aynı zamanda diplomatik stratejilerin sahada somutlaşmış hâlleri. Soğuk hesaplar — ittifaklar, jeopolitik manevralar, ekonomik çıkar dengeleri — ise bu cepheleri kontrol eden görünmez eller gibi.

Haber Merkezi / Ortadoğu… Birçok kişi sadece savaşın ve kaosun coğrafyası olarak görüyor, ama bugün yaşananlar çok daha derin ve hesaplı bir süreçten ibaret. Sıcak çatışmaların gölgesinde, soğuk diplomasi ve stratejik denge arayışları bölgenin yeni gerçekliğini belirliyor.

Son günlerde ABD’nin bölgeye hava tatbikatları ve deniz gücü konuşlandırması dikkat çekici. Washington’un bu adımları, sahadaki gerilimi yumuşatmak mı yoksa yükseltmek mi istediği konusunda çelişkili mesajlar veriyor. Bir yandan “hazırlıklıyız” deniliyor, öte yandan geleneksel müttefikler Suudi Arabistan ve BAE, ABD’nin olası askeri planlarına açık destek vermeyeceklerini söylüyor.

Bu, sadece askeri bir strateji sorunu değil; aynı zamanda bölgesel aktörlerin kendi hesaplarını yaptığı, ABD’nin klasik hegemonyasını yeniden sorguladıkları bir dönemin işareti.

Yemen’de Husiler, Irak’taki milisler ve diğer vekil güçler, ABD varlığına rağmen sahadaki dinamizmi artırıyor. Bu gruplar, sadece askeri aktörler değil; aynı zamanda bölgesel güç dengelerini şekillendiren siyasi araçlar. ABD’nin stratejisi ne olursa olsun, bu grupların hamleleri hem Türkiye’nin hem Körfez devletlerinin politikalarını etkiliyor.

Ve bütün bunlar olurken, bölgesel aktörler klasik ittifaklardan uzaklaşıyor. Riyad ile Abu Dhabi arasındaki gerilimler, Yemen ve Afrika’daki nüfuz mücadeleleri sadece “bölgesel rekabet” değil, yeni bir güç dengesi inşasının göstergesi. Bu durum, Ortadoğu’nun artık tek bir eksende değil, çok merkezli bir siyasi harita üzerinde ilerlediğini ortaya koyuyor.

Bu nedenle Ortadoğu’da “sıcak cepheler” sadece askerî çatışmalar değil; aynı zamanda diplomatik stratejilerin sahada somutlaşmış hâlleri. Soğuk hesaplar — ittifaklar, jeopolitik manevralar, ekonomik çıkar dengeleri — ise bu cepheleri kontrol eden görünmez eller gibi. Bu süreçte en kritik soru basit: Bölge, sıcak çatışmaların ötesinde, kendi kaderini belirleyen yeni bir siyasî mimari kurabilecek mi?

Ortadoğu’nun yeni dengesiz dengesi, sadece bugün değil yarın da dünya politikasının belirleyici adreslerinden biri olmaya devam edecek.

Paylaşın