Sivas: Sarissa Antik Kenti

Sarissa Antik Kenti; Sivas’ın Altınyayla İlçesi, Başören Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kuşaklı Ören Yeri olarak bilinen Sarissa, Hititlerin önemli yerleşimlerinden biridir. M.Ö. 1400 ve 1500’lü yıllarda önemli bir yerleşim merkezi olan ve Hitit krallarının başkent boğaz köyden gelerek yazlık olarak konakladıkları Sarissa şehri, ülkemizde tablet buluntusu veren 5. şehirdir.

1993 yılında Sivas müze müdürlüğü adına başlatılan arkeolojik kazılar 1994 yılından beri Almanya Malburg üniversitesinden Prof. Dr. Andras Müler Karpe başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülmektedir.

Kazılarda şimdiye kadar bilinen en büyük Hitit tapınaklarından C binası ile kralın sarayı ile şehrin güney ve kuzeybatı sur kapıları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Kazılarda büyük bir tapınağa, bir mektuba, çömlekten yapılmış ikiz boğa Rhyton heykeline çeşitli tabletlere rastlanılmıştır.

Kuşaklı höyüğünün güneyinde, Hitit barajı ve açık hava tapınağı yer almaktadır. Mezra yaklaşık 1,5 km uzaklıktadır. Kuşaklı höyüğünün içme suyunun karşılandığı ve dinsel ayinlerin yapıldığı bir alandır. Güney kısmı kayalık ve dik yamaçlardan oluşan bir düzlükte taşlarla set yapılarak gölet oluşturulmuştur.

Göletin batı tarafında Hitit yazılı metinlerinde geçen Huwaşi Taşı’nın bulunduğu tapınma alanının mimari öğeleri, kuzeyde suyun tahliye edildiği taştan örülen kanallar, doğu ve batı yönde bazı mimari kalıntıların izleri görülür. Kuşaklı Hitit Kral’ının burada bazı dini törenlere katıldığı Hitit Yazılı metinlerinden anlaşılmaktadır.

Paylaşın

Sivas: Hafik Gölü / Pılır Höyük

Hafik Gölü / Pılır Höyük; Sivas’ın Merkez İlçesi, Paşabey Mahallesi, Arapşeyh Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. İlçe merkezinin 3 km kuzeybatısındadır.

Gölün alanı yaklaşık 1 km² dir. Derinliği ortalama 6 m olan göl, dipten kaynayan sularla beslenmektedir. Fazla suları Kızılırmak’a akan göl, yörenin önemli mesirelerinden biridir.

Pılır Höyük; Hafik Gölü’nün (Büyük Göl) içinde yer alan küçük bir ada görünümündedir. Etrafı sazlıklarla çevrili olduğundan ilk bakışta bir yanmada görüntüsü vermektedir.

Pılır Höyükte neolitik devir ya da diğer ismiyle cilalı taş devri (MÖ 8000-MÖ 5500) dediğimiz devirle birlikte göl yüzeyine dikili kazıklar üzerine evlerin yapılmasından oluşan bir yerleşim başlamış daha sonraları ise Kalkotik devrinde MÖ 5500-3000) ise yerleşim devam etmiştir.

Sondaj ve kesit sonunda klasik bakır çağlara ait kalıntılar bulunmuş daha alt katmanlarda ise meolitik devir buluntularına ulaşılmıştır. Pılır Höyük ise Anadolu’da bu tarz yerleşimin ise tek örneğidir. Pılır Höyük 1990 yılında birinci dereceden arkeolojiksit alanı statüsüne alınmıştır.

Paylaşın

Fotoğraflarla ‘Divriği Kalesi’

Divriği Kalesi; Sivas’ın Divriği İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezinin kuzeyinde Çaltı Irmağı’na bakan kayalığın üzerindedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Dış kalenin sur uzunluğu yaklaşık 1 km.’dir. İç kalenin surları ile bu uzunluk 1,5 km.’ye ulaşmaktadır. Kalenin güney-kuzey açıklığı 400 m. doğu-batı eni ise 200 m. kadardır.

Batı ve güney cepheler dışında diğer taraflar sarp kayalıklar ve uçurumlar halinde Çaltı Vadisi’ne inmektedir. Surlar şehre dönük cephelerde yüksek ve sağlam tutulmuş olup, bir iki boş burç dışında bir imla duvarı durumundadır.

Dış ve iç kaleyi meydana getiren duvarlar boyunca birçok burçlar vardır. Bunlar kare, poligonal, dairesel planlıdır. Dış kale; güney-batı ve batı yönlerinde iki kapı ile şehre açılmaktadır.

Ancak birinci kapı sonradan örülmüştür. İkinci kapı, yakın zamana kadar iyi korunmuşken son yıllarda tamamen yıkılmıştır. İç kalenin surları iyice yıkılmıştır. Birkaç burç ve beden temelinden başka bir şey kalmamıştır.

        

Paylaşın

Sivas: Soğuk Çermik Kaplıcası

Soğuk Çermik Kaplıcası; Sivas’ın Merkez İlçesi, Beypınarı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapı kare planlı olup, taş örgülü, beton sıvalı ve kireç badanalıdır. Giriş kuzey yönden kemerli, kenarları düzgün kesme taşlarla çevrili bir kapı ile sağlanır.  İçerideki kapı üzerinde H. 1322 (M. 1904) tarihli Osmanlıca bir kitabe vardır. Bu kitabede şunlar yazılıdır:

“Bu mevkî-i sıhhatî ve hayr-ı câr-î asr-ı Güzîn-i Abdülhamid Han-ı Sânîde, Sivas Vâlisi Vezîr Reşîd Akif Paşa Hazretlerinin himem-i mahsûsalariyle vücûd-pezîr olmuşdur.1322 (1904)”

Kitabesinden binanın Sivas Valisi Reşid Akif Paşa tarafından 1904 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kuzey yönde kemerli, ancak daha dar bir kapı ile girilen tuvalet bölümü vardır. Tuvalet bölümünde iç kısımdaki yapım ve malzemeler modern (lavabo, fayans, kapılar vs.) unsurları içerir.

Havuzda kare plana uymakta, kuzey ve güney yönlerde havuza inişi sağlayan merdivenler bulunmaktadır. Bu kısımlarda havuz kenarı dışarıya çıkıntı yapmaktadır. Havuzun dört yanını dolanan bir tahliye kanalı ile taşan su tuvalet kapısı önünden kanalizasyona tahliye edilmektedir.

Bu kanal ile havuz arasındaki 30 cm.lik set üzerinde simetrik olarak yer alan alt tarafı86 cm. yüksekliğinde betonla kaplı 12 adet ahşap direk üzerinde yine ahşaplara bindirilmiş asma-kırma çatı yer alır.

Üst örtü saç ile kaplıdır. Havuzun üzerini, örten çatı, kenarlara göre daha yüksek olup aradaki dik çıkan kısım üzerinde havuzun gün ışığıyla aydınlatılmasını sağlayan pencereler yerleştirilmiştir. İçte duvarlar 2 m. yüksekliğe kadar beton mozaik olup yukarısı beton sıvalı ve badanalıdır. Havuz kenarında dört yönde110 cm. genişliğinde beton sekiler mevcuttur.

Paylaşın

Sivas: Sıcak Çermik

Sıcak Çermik; Sivas’ın Yıldızeli İlçesi, Kalın Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Sivas İl Merkezine 35 km, Yıldızeli İlçesi’ne 15 km uzaklıktadır.

Sıcak Çermik Kaplıcalarının denizden yüksekliği 1365 m. dir. Kaplıcanın su sıcaklığı 46-50 °C arasında değişmektedir.

Sodyumlu, sülfatlı, hidrokarbonatlı, magnezyumlu ve karbonatlı bileşime sahip olan kaplıca suyu; başta her tür “romatizmal” rahatsızlıklar olmak üzere: Bel ve boyun fıtıklarından siyafalji gibi disk rahatsızlıklarına, safra kesesi, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarından ortapedik şikayetlere, kısırlık başta olmak üzere bir dizi “Kadın Hastalığı”ndan, strese bağlı semptomlara, mide ve bağırsak problemlerinden saç dökülmesine ve cilt rahatsızlıklarına, uykusuzluk, yorgunluk ve asabiyet hastalığına, sayılamayacak kadar çok hastalık ya da rahatsızlık için “tedavi edici” özellik taşımaktadır.

48° C ısıya sahip olan kaplıca suyumuzun kimyasal karakteristigi; florür içeren kalsiyum, magnezyum-sodyum, sülfat, hidrokarbonat ve karbonat klorürlü, zengin mineralli bir sudur. Romatizma, sinir sistemi, solunum yolu, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, böbrek ve idrar yolları, kan dolaşımı adale ağrıları, kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Turizm merkezi ilan edilen kaplıca, yakınındaki Sivas Belediyesi otelleriyle konaklama hizmeti sağlamaktadır. Ayrıca kaplıca içinde Cumhuriyet Üniversitesine bağlı bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi de bulunmaktadır.

 

Paylaşın

Sivas: Kale Camii

Kale Camii; Sivas’ın Merkez İlçesi, Eskikale Mahallesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1989 ve 2000 yıllarında çatıya kurşun kaplanmış, sıva ve boyası yapılmıştır. 2007 yılında çürüyen taşlar değiştirilerek eksik kısımlar tamamlanmış, taş yüzeyleri temizlenmiş, duvarlar güçlendirilmiş ve üst örtü bakır kaplanmıştır. 2010 yılında yeniden genel onarımı yapılmıştır.

Padişah III. Murad zamanı vezirlerinden Sivas Beylerbeyi Murad Paşa tarafından 1580 yılında yaptırılan camii 18.75 x16.70 m. boyutlarında olup kareye yakın dikdörtgen plana sahiptir.

Tamamen kesme taştan yapılmıştır. Girişin sağında tuğla minare yer alır. Minare şerefesinin alt kısmı mukarnaslıdır.

Ana mekân girişinin hemen solundaki merdivenlerden kadınlar kısmına çıkılır. Kare mekândan sekizgen kasnağa geçilir, bunun da üzerinde onaltıgenden  kasnak bulunur ve kubbe bu bölüm üzerine oturtulmuştur.

Yüksek bir dikdörtgen çerçeve içerisine yerleştirilmiş bulunan mermer mihrap nişinin üstü mukarnas dolguludur. Mihrabın yanında dokuz basamaklı zarif bir minber yer alır.

 

Paylaşın

Sivas: Tödürge Gölü

Tödürge Gölü; Sivas’ın Zara İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Zara’ya 26 km uzaklıktadır.

Göl ve çevresi yöre halkı tarafından sıklıkla ziyaret edilen mesirelerdendir. Kayıkla gezilerin yapıldığı gölün çevresinde dinlenme tesisleri bulunmaktadır. Gölde dalış sporu için imkanlar sağlanmıştır.

Gölün yüzölçümü yaklaşık 5 km², deniz seviyesinden yüksekliği 1295 m. dir. Sivas’ın en büyük gölüdür ve içinde iki ada bulunmaktadır. Gölün çok büyük bölümünde derinlik 4-10 m arasındadır.

Hem dibindeki kaynaklardan, hem de yöredeki sulardan beslen gölün, suyu kireçli ve tuzludur. İçerisinde 17 çeşit balık yetişen nadir göllerden biridir.

Tödürge gölü çevresinde izlenebilen kuşlardan bazıları şunlardır; Tepeli Batağan, Kızılı Boyunlu Batağan, Leylek, Angut, Kılördek, Karaçaylak, Deniz Kartalı, Saz Delicesi, Turna, Uzunbacak, Kızılbacak, Sumru, Macar Ördeği, Sarı Başlı Kuyruksallayan.

Paylaşın

Sivas Kalesi

Sivas Kalesi; Sivas’ın Merkez İlçesi, Kayseri Kapı Mahallesi, DDY Fabrikası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Sivas kent merkezinin gelişiminde önemli bir yer tutan kalenin (Topraktepe), Arkeolog Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından 1946 yılında yapılan kazılar neticesinde MÖ II. bin başlarından itibaren iskân edildiği ispat edilmiştir.

Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat, yaklaşan Moğol tehlikesine karşı Sivas surlarını tamir ettirmiştir. 1243 yılında Selçuklu ve Moğol orduları arasındaki Kösedağ Savaşı öncesinde yapılan bu tamiri anlatan kale kitabesi Sivas Müzesi’nde korunmaktadır.

Kenti tamamen kuşatan dış surların beş veya yedi kapısı vardır. Kapı sayılarındaki değişiklikler, her onarımda yeni kapıların açılması veya kapatılmasından kaynaklanmıştır. Bunlar; Kayseri Kapısı, Dolap Kapı, Tokmak Kapı, Cancun Kapısı, Şalpur Kapısı, Bağdat Kapısı, Tokat Kapısı gibi isimlerle anılmaktadır.

Paylaşın

Doğanın armağanı: Sızır Şelalesi

Sızır Şelalesi; Sivas’ın Merkez İlçesi, Sızır Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Sızır Kasabasına 1 km mesafededir.

SİT alanı ilan edilerek koruma altına alınan şelale, Çat Ormanları içerisinde, Göksu Çayı üzerindedir. Yörenin sıkça gelinen dinlenme yerlerindendir. Sızır Şelalesi ve çevresi doğa yürüyüşü için uygundur.

Sızır Şelalesi Anadolu’nun en etkileyici alanlarından birisi olarak göze çarpıyor. Çok özel bir konumda bulunan Sızır Şelalesi, bir yanına Sızır ormanlarını, diğer yanına doğanın tüm güzelliğini alarak kendini gösteriyor.

Sızır Şelalesi gerçek bir doğa harikası. Sivas’ın Gemerek ilçesinde yer alan şelalenin etrafı yeşillikler ile çevrili. Kendine hayran bıraktıran bir yapıya sahip olan aynı zaman da gürül gürül akan suyu ile eşsiz bir manzaraya sahip Sızır Şelalesi, doğanın adeta bir armağanı olarak karşınıza çıkıyor. Şelaleyi besleyen sular hemen 500 metrelik mesafede yer alıyor. Bölgede alabalık tesisleri ile oturma alanı bulunuyor.

Sızır Şelalesi Gezilecek Yerler; Sızır Şelalesinin bulunduğu alan sit alanı olduğundan çevre düzenlemesi yapılmış ve oldukça etkileyici bir konuma getirilmiştir. Tahta merdivenler ile şelalenin alt kısımlarına kadar rahatça ulaşabilmek mümkün.

Özellikle yaz ayında gidiyorsanız şelalenin buz gibi sularında serinleyebilir, kış aylarında ise donmuş şelalenin muhteşemliğini görebilirsiniz. Sızır’da Roma ve Bizans dönemlerinden kaldığı anlaşılan kalıntılar, ören yerlerinin yanı sıra pek çok mağara ve yayla da bulunmaktadır.

Çat Ormanı; Sızır bölgesine yakın bir alanda yer alan Çat ormanı gerçek anlamda bir oksijen deposu. Bölgede çok sayıda canlı türü yaşıyor. Birbirinden harika yaylalarıyla size harika bir deneyim sunacak Çat Ormanında kısa gezintiler yapabilir, etrafınızı tanıyabilirsiniz.

 

Paylaşın

Sivas: Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji Müzesi; Sivas’ın Merkez İlçesi, Yüceyurt Mahallesi, Rahmi Günay Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Şehir merkezinde tarihi kent meydanına 400 metre mesafededir.

Orta Anadolu’nun en büyük arkeoloji müzesi olan müzede, bölgede 9 milyon yıl önce yaşamış çeşitli memeli hayvanlara ait fosil kalıntıları, Kalkolitik Çağ’a (MÖ 5500–3000), Eski Tunç Çağı’na (MÖ 3000-2000) ve Hititler’e ait birçok buluntunun yanı sıra Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler de sergilenmektedir.

Sivas’ta müze teşkilatı kurulması fikri eski yıllara kadar uzanmaktadır. Cumhuriyet Döneminde (1922) Hars Müdürlüğü’nün emirleri ile dağınık olarak bulunan eserlerin vilayet merkezindeki bir okulda toplanarak müze kurulması istenmiştir. Lise haline getirilen okulda küçük bir müzenin teşkil edilmiş olduğunu ve müze koleksiyonları arasında kıymetli eserlerin de yer aldığını görüyoruz.

Bu müze 1923 yılında kabaca tasnif edilerek ziyarete açılmıştır. Lise binasında müzenin gelişmesine imkân olmadığı anlaşılınca müze için vilayette bir yer aranmış ve il merkezindeki eski eserlerin de değerlendirilmesi düşüncesiyle müze ve eserleri 1927 yılında Gökmedrese’ye nakledilmiştir. Müzenin sistemli bir şekilde ele alınması ancak bundan sonra mümkün olmuştur.

Bu arada, eserlerin bir kısmı Ankara’ya nakledilmiş ve bir kısmı da etnografik eserlerin yer aldığı Müze Eve verilmiştir. Ancak müze, bu koşullarda gelişme gösterememiştir. 1951 yılında Etnografya Müzesi’ne verilen eserler geri alınmış,çevreden de bazı eserler toplanmıştır.1968 yılına kadar Gökmedrese’de görevini yürüten müze, aynı yıl Buriciye Medresesi’ne taşınmıştır.

Sivas Müzesi 1 Kasım 1983 tarihinde, 4 Eylül 1919’da tarihi kongrenin toplandığı, lise binasına taşınmış, Buriciye Medresesi’nin ise Arkeoloji ve Taş Eserler Müzesi haline getirilmek üzere onarımı planlanmıştır. Sivas Kongresi’nin toplandığı bina 1880’li yıllarda Vali Sırrı Paşa tarafından düşünülerek ilk temelleri atılmış, sonra gelen Vali Memduh Paşa ilk temel yerini bugünkü şekliyle değiştirmiş ve 1892 yılında o zamanki adıyla “Mülki İdadi” olarak hizmete sunmuştur.

Daha sonra Sultani olarak hizmete giren bina 1924 yılında “Sivas Lisesi” adını almıştır. 1981 yılına kadar lise olarak kullanılan bina 1983 yılında müze olarak son şeklini almıştır. 3 katlı binanın 1. katında etnografik eserler teşhir edilirken 2. katta ise Atatürk- Sivas Kongresi ve Milli Mücadele ile ilgili bilgi ve belgelerin teşhiri yapılmaktadır. Sivas Müzesi’ne bağlı birimlerden Buriciye Medresesi ve Akaylar Konağı’nda onarım çalışmaları sürdürülmektedir. Müze Müdürlüğü’ne bağlı müzelerden biri de Aşık Veysel Müzesidir.

Kültür Bakanlığı 1979 yılında Sivas İli Şarkışla İlçesi Sivrialan Köyü’ndeki bir evi kamulaştırarak müzeye dönüştürmüş ve 21 Mart 1982 tarihinde de bunu ziyarete açmıştır. Müzede Aşık Veysel’in kullandığı eşyalar, yöresel dokumalar ve fotoğraflar sergilenmektedir. Sivas Müze Müdürlüğü kayıtlarında 1997 yılı sonu itibarı ile 2857 adet etnografik, 4621 adet sikke, 1965 adet arkeolojik, 50 adet çivi yazılı tablet, 215 adet mühür ve mühür baskısı, 182 adet el yazması kitap olmak üzere 9890 adet eser mevcuttur.

Paylaşın