Fenerbahçeli Mame Thiam’dan örnek davranış

Haber Merkezi / Yeşil sahada sergilediği başarılı performans ve attığı gollerle dikkat çeken Fenerbahçe’nin Senegalli futbolcusu Mame Thiam, saha dışında da örnek bir karakter olarak takdir topluyor.

Birçok sosyal sorumluluk projesine imza atan Mame Thiam Vakfı, bu kez Diyarbakır’da bulunan Baltacı Köyü İlkokulu’nu yeniledi. Okulun çevre düzenlemesi ve onarımı Mame Thiam Vakfı tarafından yapıldı.

Mame Thiam Vakfı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Bir öğretmenin gönderdiği mesaj üzerine Diyarbakır’da bulunan Baltacı Köyü İlkokulu’nu yeniledik. Okulu 1 hafta içinde yüz yüze eğitime elverişli hale getirebildiğimiz için gururluyuz, iyi dersler çocuklar.” ifadeleri kullanılırken; okulda yapılan çalışmalar da bir video ile aktarıldı.

Paylaşın

Galatasaray liderliği geri aldı!

Haber Merkezi / Galatasaray, Süper Lig’in 25. haftasında Türk Telekom Stadyumu’nda karşı karşıya geldiği Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etti ve maç fazlasıyla liderliğe yükselen Fenerbahçe’den liderliği geri aldı. Galatasaray’a galibiyeti getiren golleri Kerem Aktürkoğlu ve Mostafa Mohamed kaydederken. Kasımpaşa’nın tek golünü ise Thelin attı.

Sarı kırmızılılar bu galibiyet ile haftayı 51 puanla kapatırken, Kasımpaşa ise 26 puanda kaldı. Galatasaray, Süper Lig’in 26. haftasında Aytemiz Alanyaspor ile karşılaşacak. Kasımpaşa ise Fatih Karagümrük ile karşılaşacak.

9. dakikada Ömer Bayram’ın penaltı noktasına doğru gönderdiği köşe atışında Mostafa Mohamed çok iyi yükselerek sağ köşeye kafa vuruşunu yaptı. Ertuğrul Taşkıran’ın son anda çıkardığı topu direk dibinde Kerem Aktürkoğlu tamamladı: 1-0

50. dakikada Kasımpaşa’nın sol kanattan yaptığı ortada Muslera kalesinden çıkarak yumruklamaya çalıştı. Onun ıskaladığı topu Thelin, kafa vuruşuyla filelere gönderdi: 1-1

86’ Kasımpaşa ceza alanına gönderilen uzun top sekerek Onyekuru’nun önünde kaldı. Onyekuru kaleciyi geçmeye çalışırken Ertuğrul tarafından düşürüldü. Hakem penaltı noktasını gösterdi. Beyaz noktaya geçen Mostafa Mohamed, sert bir vuruşla topu filelerle buluşturdu.  2-1

Stat: Türk Telekom

Hakemler: Erkan Özdamar, Serkan Ok, Mustafa Sönmez

Galatasaray: Muslera – Linnes (Dk. 82 Belhanda), Luyindama, Marcao, Ömer Bayram, Etebo, Fernandes (Dk. 71 Emre Akbaba), Emre Kılınç (Dk. 71 Onyekuru), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 77 Yedlin), Babel (Dk. 72 Babel), Mohamed

Kasımpaşa: Ertuğrul Taşkıran – Hadergjonaj, Tosic, Brecka, Haddadi, Bistrovic, Aytaç Kara, Hajradinovic, Koomson (Dk. 46 Varga), Hodzic, Thelin

Goller: Dk. 9 Kerem Aktürkoğlu, Dk. 89 (P) Mohamed (Galatasaray) – Dk. 51 Thelin (Kasımpaşa)

Sarı kartlar: Thelin, Hajradinovic, Varga, Tosic (Kasımpaşa)

Fatih Terim: Hakkımız olan bir galibiyetti

Kasımpaşa galibiyetinin ardından değerlendirmelerde bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, özellikle ilk yarıda oynanan futbolu takdir ettiğini dile getirdi. Bu şartlarda üç puan almanın çok sevindirici olduğunu belirten Terim özetle şunları söyledi;

“İki tarafı da tebrik etmek lazım. Bir gerçek var ki futbol günlük güneşlik bir oyun değil. Futbol kar, bora oyunu da değil. Çünkü zeminin kontrol ettiği bir top, sizin kontrolünüz dışında bir oyun vardı. Bu kolay değil. Bütün çalışmalarınız, alışkanlıklarınız bir tarafa bırakılıp başka bir oyun oynanıyor. İlk yarı için söyleyeceğim tek şey var. Galatasaray’ın ilk 45 dakikada oynadığımız futbol, helal olsun diyeceğim bir futboldur.

Bir pozisyon vermeden, sanki normal bir zeminmiş gibi oynadık. 45 dakikadaki oyundan ötürü oyuncularıma helal olsun diyebilirim. Bu zeminde hiçbir hata yapmadan, birçok gol pozisyonuna girdik ve ilk yarıyı 1-0 önde bitirdik. İkinci golü yapmadığınız sürece sıkıntıda oluyorsunuz. Bu, herkesin bildiği bir şey. Kendi iradenizin dışında sahada birtakım kaymalar, topun durması, çamur gibi birtakım şeylerle uğraştığınız için duran toplar, uzun toplar, dönen toplar veya ikinci toplar, seken toplar, şutlar, dönüşler, minimum hata yapmak gibi başka faktörler ortaya çıktı.

Hiç alakası yok iken bir gol yedik. Bundan sonra oyuna elimizden geldiğince müdahale etmeye çalıştık. Henry’nin çabukluğu bize golü getirdi. 18 içine en çok giren biziz. En çok şut atan biziz. En çok pozisyona giren biziz. Hakkımız olan bir galibiyetti. Kasımpaşa da her an her şeyi yapabilecek bir takım. Nitekim kendi hatamızdan bir gol yedik. Sonuç olarak kazandığımız için oyuncularımı kutluyorum. Şartlar ne olursa olsun. Biz zaten dışarıdan zor şartlarla geliyoruz. Cezalarla, sakatlıklarla geliyoruz. Olmayan işlerle geliyoruz. Allah’a şükür bugün tekrar liderliğimizi ve üç puanı almanın sevincini yaşıyoruz. Bu havaya, bu olağanüstü zor şartlara rağmen çok güzel bir üç puan oldu.”

Fuat Çapa: Hakemlerle ilgili konuşalım değişen bir şey yok

Karşılaşma sonrası açıklama yapan Kasımpaşa Teknik Direktörü Fuat Çapa ise, hakeme tepki göstererek, “Rakibimize verilen penaltıyı VAR’ı beklemeden veriyorsunuz. Bizdeki pozisyonu ise VAR’dan bakmıyorsunuz, bir yorum yapmıyorsunuz. Fırat Aydınus’un Kasımpaşa’ya karşı bir sıkıntısı var herhalde. Şampiyonluğa oynayan takıma olsaydı bu yer yerinden oynardı. Biz teknik adamlar olarak hakemlerle ilgili konuşalım değişen bir şey yok. Camia baskı yapmadıkça es geçiliyor. Bizim gibi camialar baskı yapsa da bir şey olmuyor.” dedi.

Maçın olumsuz hava şartlarında oynandığını aktaran Çapa, açıklamasının devamında özetle şu ifadeleri kullandı; “Buraya gelince planlarımız tamamen değişti. Bugüne kadar yaptığımız çalışmaları sahaya yansıtmamız mümkün değildi. Hava şartları buna müsaade etmedi. İlk 15 dakikada zeminin ağırlığını göz önünde bulundurmadan oynamaya çalıştık. Bu bize pahalıya patladı, bizi sıkıntıya soktu. Duran toplar ve uzun topların çok fazla etkili olacağı belliydi. Golü yedikten sonra bu zeminde nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynamaya başladık. İkinci devre doğru zamanda beraberliği yakaladık. Sonraki süreçte daha etkili olan taraf bizdik.”

Fotoğraflar: galatasaray.org – kasimpasa.com.tr

 

Paylaşın

Galatasaray’dan farklı galibiyet!

Haber Merkezi / Galatasaray Kadın Basketbol Takımı, Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nin 19. haftasında Botaş ile karşı karşıya geldi. Ankara DSİ Etlik Spor Salonu’nda oynanan maçı Galatasaray Kadın Basketbol Takımı, 74-55 kazandı.

Düşük tempoda başlayan ilk çeyrekte mücadele çeyrek ortasına kadar başa baş bir skorla devam ederken Galatasaray, Pelin Derya Bilgiç, Anete Steinberga ve Sude Yılmaz’ın sayılarıyla öne geçti. Bu bölümde savunma konsantrasyonunu da üst seviyede tutan Galatasaray, rakibini 9 sayıda tutarak ilk periyodu 15-9 üstün kapattı.

İkinci çeyreğe harika bir başlangıç yapan Galatasaray, Asena Yalçın, Pelin Derya Bilgiç ve Prince’in sayılarıyla 8-0’lık seri yakaladı ve farkı çift hanelere çıkardı: (9-23). Kuanitra Holingsvorth’un devreye girmesiye boyalı alanda baskın olan Galatasaray, 1:39’da Anete Steinberga’nın üçlüğüyle farkı 19’a kadar çıkardı: 21-40. Holingsvorth’un sayısıyla ilk yarıyı 42-25 önde geçti.

İkinci yarıya Anete’nin üst üste dört sayısıyla farkı 20’li hanelere çıkaran Galatasaray, Kuanitra ve Cansu Köksal’ın katkılarıyla mevcut farkı açmaya devam etti. Savunma disiplinini bırakmayan Galatasaray, üç çeyrekte rakibine 33 sayı imkanı verdi. Galatasaray, Mercedes’in faul çizgisinden bulduğu isabetlerle son çeyreğe 33-59 üstün gitti.

Son çeyreğe Epiphanny Prince’in üçlüğüyle başlayan Galatasaray, çember altında Holingsvorth ile sayılar buldu. Bençten gelen Zofia Hruscakova bu bölümde Galatasaray’a dönemli katkı verirken, Galatasaray maçı 74-55 kazandı.

1. periyot: 9-15

2. periyot: 16-27 (25-42)

3. periyot: 8-17 (33-59)

4. periyot: 22-15

Paylaşın

Galatasaray HDI Sigorta – İstanbul BBSK: 3-1

Haber Merkezi / Galatasaray HDI Sigorta Erkek Voleybol Takımı ile İstanbul BBSK Erkek Voleybol Takımı, AXA Sigorta Efeler Ligi’nin 27. haftasında karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı Galatasaray HDI Sigorta Erkek Voleybol Takımı 3-1 kazandı.

Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu’nda oynanan mücadeleyi Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Voleyboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyeleri ile İstanbul BBSK, Voleyboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyeleri takip etti.

35-33, 25-21,24-26 ve 26-24’lük setlerle karşılaşmayı kazanan Galatasaray HDI Sigorta Erkek Voleybol Takımı, ligdeki puanını 59’a yükseltti.

Galatasaray HDI Sigorta Erkek Voleybol Takımı, AXA Sigorta Efeler Ligi’nin 28. haftasında 18 Şubat Perşembe günü saat 18.00’de deplasmanda Spor Toto ile karşılaşacak.

Fotoğraflar: galatasaray.org

Paylaşın

Fenerbahçe Opet, Kuzeyboru’yu rahat geçti

Haber Merkezi / Fenerbahçe Opet Kadın Voleybol Takımı, Misli.com Sultanlar Ligi 28. hafta maçında Kuzeyboru Voleybol Takımını, 3-0 mağlup ederek ligdeki 25. galibiyetine imza attı. Karşılaşma, Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu’nda oynandı.

Sete 3-0’la iyi başlayan taraf konuk takım Kuzeyboru olurken, Fenerbahçe’de rakibinin serisine son veren isim Melissa Vargas oldu (1-3).  Devamında Annie Mitchem’dan ciddi anlamda bir katkı alan Kuzeyboru, 2-6’yı yakaladı. Bianka Busa ile farkın açılmasına izin vermeyen Fenerbahçe karşısında paralelde Ikic, servisteyse Arelya ile üretken bir görüntü çizen rakip, 6 sayılık bir fark yakaladı (4-10). İkili hücum turunda Brankica ve Dicle’yi iyi kullanan Fenerbahçe, önemli bir geri dönüşe imza atarak farkı 1 sayıya indirdi (10-11).

Setteki teknik molaya 10-12’yle önde giren taraf konuk Kuzeyboru olurken mola dönüşünde Mihajlovic ve Bianka Busa’yla oyuna ağırlığını koyan Fenerbahçe, 13-12’lik üstünlüğü yakaladı. Mitchem’la skora denge getiren (13-13) Kuzeyboru savunmasına bu bölümde Melissa Vargas ve kaptan Eda Erdem Dündar’la zor anlar yaşatan Fenerbahçe, skoru 19-14’e getirdi. Blokta Ceren Nur ve Mitchem’la ayakta kalmaya çalışan Kuzeyboru, Dajana Boskovic’in de katkısıyla setin son bölümüne girilirken maça ortak oldu (20-20). Karşılıklı sayılarla devam eden setin kazananı ise 25-23’le Fenerbahçe oldu.

Karşılaşmanın ikinci seti Dicle Nur Babat ve Dajana Boskovic’in karşılıklı sayılarıyla başladı (2-2). Annie Mitchem ile Eda Erdem Dündar’ın da blok sayılarıyla her iki takımın üretken olduğu setin ilk bölümü oldukça çekişmeli ve rekabetçi geçti (9-9). Ceren Nur Domaç’ın da katkı verdiği bu bölümde teknik molaya 11-12’yle önde giren Kuzeyboru oldu. Mola dönüşünde Kelsey Robinson’la üst üte sayılar bulan Fenerbahçe, 14-12 öne geçti ve rakibe setteki ilk molasını aldırdı. Rakip Kuzeyboru, bu mola dönüşündeyse Fenerbahçe kaptanı Eda Erdem Dündar’ın servis hızını kesmekte güçlük çektiği gibi fırsat toplarını iyi değerlendiren Dicle Nur Babat’ı da durdurmakta zorlandı ve skor 19-13’e geldi. Setin sonuna 20-14’le oldukça rahat giren Fenerbahçe, 23 dakika süren seti 25-17’lik skorla kazandı.

Üçüncü sete Kelsey Robinson’la iyi başlayan (2-0) Fenerbahçe, Bianka Busa’dan da katkı aldığı setin hemen başında 5-2’yi yakaladı. Naz Aydemir Akyol’un yüksek ve tempolu paslarını iyi değerlendiren Melissa Vargas’la da sonuca giden Fenerbahçe, teknik molaya 5 sayı önde girdi (12-7). Devamında Busa ve Eda Erdem Dündar’ın blok performansıyla skoru 16-7’ye getiren Fenerbahçe, rakibin savuma direncini de kırmış oldu. Hücumda varlığını hissettiren Kelsey Robinson ile genç oyuncu Beliz Başkır’ın da file üzerindeki performansıyla rakibin organizasyonunu bozarak seti 25-18; maçı da 3-0 kazandı.

Fotoğraflar: fenerbahce.org

Paylaşın

Milli boksör Mehmet Nadir Ünal finale yükseldi

Haber Merkezi / Mehmet Nadir Ünal Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen Uluslararası Almanya Boks Turnuvası’nda Moldovalı rakibi Dmitri Cosciug’u TKO (teknik nakavt) ile geçerek adını finale yazdırdı.

Tokyo Olimpiyat Oyunları Avrupa Kota Müsabakaları hazırlıkları kapsamında Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen Uluslararası Almanya Boks Turnuvası’nda milli formayla mücadele eden Mehmet Nadir Ünal, Moldovalı rakibi Dmitri Cosciug’u TKO (teknik nakavt) ile geçerek adını finale yazdırdı.

Mehmet Nadir 13 Ocak 1993 tarihinde Adana’da dünyaya gelmiştir. Boksör Fenerbahçe bünyesinde kariyerini sürdürmektedir. 2016 Yaz Olimpiyatları’nda Türkiye’yi hafif ağır siklet klasmanında temsil etmiştir.

Paylaşın

Milli atlet Elif Polat’tan 300 metre salon rekoru

Haber Merkezi / Ataköy’deki 14 Şubat Salon Olimpik Deneme mücadelelerinde Elif Polat, üç hafta önce Ecem Ece tarafından yapılan 39.97’lik U23 salon Türkiye rekorunu 39.73’e indirdi.

Milli atlet Elif Polat, İstanbul’daki Salon Olimpik Deneme’de 300 metrede U23 salon rekorunu yeniledi. Polat, üç hafta önce Ecem Ece tarafından yapılan 39.97’lik U23 salon Türkiye rekorunu 39.73’e indirdi.

Yarışmalarda Ersu Şaşma, sırıkla atlamada 5.80’lik Türkiye rekoru ve Olimpiyat barajı denemesi yaptı. Şaşma, ilk hakkında hayli yaklaştığı bu yüksekliği üç hakkında da aşamadı ve umudunu gelecek hafta yapılacak Balkan Salon Şampiyonası’na taşıdı.

Paylaşın

Fenerbahçeli kürekçilerden büyük başarı!

Büyükler Türkiye Kürek Şampiyonası, Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde gerçekleştirildi. Organizasyonda Fenerbahçe, erkeklerde ve kadınlarda şampiyon oldu. Fenerbahçe, erkeklerde 920 puanla üst üste 5., kadınlarda da 600 puanla üst üste 3. kez mutlu sona ulaştı.

Fenerbahçeli sorcular kadınlarda 6’da 6 yapaken, erkeklerde ise 9 yarışın 8’ini kazandı. Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Sevil Zeynep Becan ve Amatör Şubeler Koordinatörü Fikret Çetinkaya’nın da izlediği yarışlar 2000 metre üzerinden 4 kulvar olarak yapıldı.

Sarı lacivertliler erkeklerde U23 kategorisinde tek çifte, dört çifte, iki tek ve dört tek yarışlarında birincilik, hafif kilo 2 çiftede ise 2.lik elde etti. Fenerbahçe, büyük erkeklerde ise tek çifte, 2 tek, hafif kilo iki çifte ve 8 tek dümencilide altın madalyanın sahibi oldu,

Fenerbahçe, kadınlarda ise iki tek, tek çifte, hafif kilo tek çifte, hafif kilo 2 çifte, hafif kilo 4 çifte ve 2 çiftede ilk sırayı alarak tüm yarışları kazandı. Organizasyonun ardından düzenlenen törende sporcularımıza madalyaları ve kupaları takdim edildi. Kürekçiler, kupalarıyla objektiflere zafer pozları verdi.

Fotoğraflar: fenerbahce.org

Paylaşın

CHP’li Altay’dan ‘yeni anayasa’ yorumu: Amaç gündemi değiştirme

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, yeni Anayasa tartışmalarının gündem değiştirme amaçlı olduğunu vurgulayarak, “Ucube sistem tıkandı. Erdoğan ucube sisteme yama arıyor. Bu sistem yama tutmaz” dedi. 

HABER MERKEZİ / Erdoğan’ın uygulamaları nedeniyle devletin çürüdüğünü, kamu görevlilerinin ‘parti militanı’ gibi çalıştığını söyleyen Altay, “Siyaset yapıyoruz, kendi aramızda polemik yaparız, ama devletin hepimizin devleti olduğunu hiç unutmayacağız. Devletin kılına halel gelmesi, millete halel getirir. Bu bilinçte olacağız. ‘Devlet çürürse millet çürür’ dedik. Geldiğimiz noktada, devlet adabı dediğimiz kavram yerle yeksan oldu. Tayyip Erdoğan istiyor ki devletten maaş alan herkes devlete değil Recep Tayyip Erdoğan’a biat etsin, itaat etsin. Maalesef, rektöründen dekanına, valisinden kaymakamına bir Erdoğan’a yaranma yarışı başlamış. Bu devleti çürütür” dedi.

Altay şöyle devam etti:

“Boğaziçi meselesi, öğrencilerin anayasadan kaynaklı haklarını kullanmalarının önünde ne engel vardı? Sen orantısız polis gücü kullanmak suretiyle ortalığı birbirine kattın? Bıraksaydın o çocuklar bağırsaydı, çağırsaydı, barışçıl şekilde ‘rektörü uygun bulmuyoruz’ deselerdi. Ne vardı? Boğaziçi’nden bir şey çıkarmak istedin sen. Türkiye’de demokrasi isteyenlerin tepesine çökmek için fırsata çevirmek istedin. Buna imkan vermeyeceğiz.

“Kini olanın dini olmaz”

Cevdet Kılıç… ‘Biz gece vakti işi bitirir, ertesi gün işe gideriz’ diyor. Dekan ya dekan. Eşkıya gibi. Maganda gibi. Mafya gibi. Önce bu hadsize bir şey söyleyeyim: Bu bir kin mektubudur. Bu bir tahriktir. Bu bir tehdittir. Bu beyefendinin bilmesi gereken şudur: Kini olanın dini olmaz. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent turan, bazı telefon görüşmeleri yaptı. Bu dekanla ilgili güya rektör bir soruşturma başladı. Hukukun üstünlüğüne inanan bir tane mi savcı yok? Allah’tan korkun, milletten utanmadığınızı biliyoruz. Bir yürekli savcı yoksa yazıklar olsun.

“Bunlardan vali olmaz”

Devlette çürüme aldı başını gidiyor. Amasya, Aksaray, Giresun, Kocaeli, Ordu, Sivas, Düzce… Bu valiler kimin valisi? Şöyle bir tweet atsa anlarım. ‘Devletimin yanındayım, milletimin yanındayım, bayrağımın yanındayım.’ Bir tık ileri gidiyorum. ‘Cumhurbaşkanımızın yanındayız’ı da anlayabilirim. Bu valiler Erdoğan’ın yanındayız diye AK Parti Genel Merkezi’nden heştek açılmış bir tweeti atıyorlarsa ben bunlara parti militanı derim. İstedikleri kadar hoplasınlar, çatlasınlar, patlasınlar. Bunlardan vali olmaz. Erdoğan’a tavsiyem şu: Valileri kongrede il başkanı yap olsun bitsin. Vatandaş da şaşırdı. Sayın Numan Kurtulmuş, üniversiteye gidiyor. Rektörün masasına oturuyor. İsmet İnönü, ilçe belediyesini ziyaret ediyor, mütevazi bir vatandaş edasıyla makama olan saygısıyla gereğini yapıyor. Bu çürümüş devlet. Bu saygın devlet. İşte asker, al bayrağa asker selamı duruyor. Peki bu kimin askeri? Bir elinde Erdoğan’ın siyasi sembolü Rabia bir elinde Bahçeli’nin siyasi sembolü bozkurt işareti yapan, devletin zırhlı aracının tepesindeki asker kimin askeri? Bu çürümüş devlet. Bu saygın devlet.

“Milletin derdi başka seninki başka”

Bugün geldin yine Meclis’e zırhlı araç, helikopterlerle. Korkma bir şey olmaz. Yanlış yapıyorsun, iyi yolda değilsin. Hep söyledim. Azminle çıktın, hırsınla batıyorsun. Gücünü kaybettin, gücünü kaybettikçe itibarını, kontrolünü kaybediyorsun. İtibarını kaybediyorsun, itibarını kaybedince nezaketini de kaybediyorsun. Hiçbir parti lideri senin kadar kaba ve yaralayıcı söz söylememiş. Sen de söyleme. Siyaset bugün var yarın yoksun. Hafızalarda, Erdoğan vardı, 19 yıl bize masal anlattı, zengin oldu çekti gitti, bize hayal sattı’ diyecekler. Millet ‘ekmek’ der, sen ‘başörtüsü’ dersin. Millet ‘iş’ der, sen Rabia yaparsın. Millet ‘borç’ der, sen ‘terörist’ dersin. Millet ‘soğuk’ der, sen ‘taciz’ dersin. Millet ‘aşı’ der, sen ‘bölücü dersin. Milletin derdi başka seninki başka. Yapma. Yanlış yoldasın. Yanlış yapıyorsun. Eski azimli Erdoğan ol başım üstüne, ama sen artık hırslı Erdoğan oldun. Hırs başta karar eyleyince, akıl baştan firar eder. Devletin başında da akılsız birinin olmasını istemeyiz.

“Millet ekonomi konuşuyor”

Anayasa değişikliğini gündeme getirdi. Ben de sana beş madde de çağrı yapacağım. Tarafsız ol. Anayasa Mahkemesi kararlarına uy, saygılı ol. Sistemi tahkim edecek hiçbir işin parçası olmayacağımızı bil. Güçlü parlamenter sisteme geçiş iraden varsa belki konuşuruz. Belki diyorum. Ucube sisteme yama arıyor Erdoğan. Bu sistem yama tutmaz. Anayasa değişikliği ile yama yapmaya düşünüyorsan o zor. Anayasa tartışmaları ekonomik çöküşü gizleme gayretine gerekli hizmeti yaratmadı. Millet ekonomi konuşuyor.

Tabii Anayasa tartışmaları Erdoğan’ın ekonomik çöküntüyü gizleme gayretine gerekli hizmeti yapmadı. Millet Anayasa konuşmuyor, biz de konuşmuyoruz. Millet ekonomi konuşuyor. Pazardan, çöpten toplanan yiyecekleri konuşuyor. Gece 12’de söndürülen doğalgaz kombisinin vanasını konuşuyor. Beyefendi Ay’a 2023’te sert, 2028’de yumuşak iniş yapacağını söyledi. 18 yılda uzay projeleri için 2 milyar harcanmış. 2021’de koyulan ödenek, bir buçuk milyar, 2022’de 1.4 milyar, 2023’te 1.7 milyar lira koymuş. 4,5 milyar lira para koymuş. Bu parayla Everest tepesine çıkarsınız, daha yukarı çıkamazsınız. ‘Ağam bizle eğlenir.’ Erdoğan’ın ay hikayesi böyle bir hikayedir.

“Senin derdin milletin şan ve şerefi değil”

CHP’nin itirazı ile kaç kanun teklifini geri çektiklerini, kaç maddeyi görüşülen tekliflerden çıkardıklarını, Erdoğan bilmez. Tavsiyem şudur; partinin grup başkanvekillerini arasın, ‘CHP itiraz ettiği için ve doğru bulunduğu için kaç madde çektik’ diye öğrensin. CHP olmasaydı bugün 900 km’lik Suriye sınırının bir bölümü İsrail’in elinde olacaktı. İyi mi olacaktı? Bu da CHP’nin direnişine rağmen, senin inadınla geçen, ama Anayasa Mahkemesi’ne yaptığımız başvuru neticesinde bir doğru iş daha. Çık, ‘ben devletin şan ve şerefi için şunu yapmak istedim, CHP engel oldu’ de. Senden özür dileyeceğim. Söz veriyorum. Meclis’te CHP’nin katkısıyla bir hafta içinde 67 tane kanun yasalaştı. Engelleyici tutum olsaydı bu olabilir miydi? Bence nankörlük ediyorsun. Çok uçurumun kenarından seni aldık. Kamu İhale Kanunu ilk çıktığında yanlışları sıraladık, biraz düzelttik, ama sen o kanunu 100 küsur defa değiştirdin. ‘Bu kanun varken beşli çeteye hizmet edemem’ dedin. Bin kere değiştirdin. Sayın Erdoğan’a sesleniyorum: CHP, devletimizin şan ve şerefi için milletimizin huzuru, refahı, mutluluğu için her vesileyle TBMM’de elini taşın altına koymuştur. Senin derdin milletin şan ve şerefi değil. Tekrar söylüyorum. Bize huzurun, refahına hizmet eden bizim engellediğimiz bir kanun teklifi gösterirsen senden ve milletten özür dileyeceğim.

Kongrelerin yapılma zarureti var. Biz de yaptık. Sosyal mesafeye uyuldu. Başarılı, örnek bir kurultay yaptık. Bir fire de olmadı. COVİD rahatsızlığına da rastlanmadı. Beyefendi, kurultay yapıyor. ‘El ele tutuşun da görelim’ diyor. ‘Hay maşallah tıklım tıklım doldurmuşsunuz…’ Salgında bu söylenecek laf mı ya? Sokakta ceza yazıyorsun. Bilim Kurulu’na çağrı yapıyorum. Ben AK Parti kongreleri yapılmasın diyemem. Ama Bilim Kurulu’nun parti kongrelerinin sosyal mesafeye uygun yapılmasıyla ilgili çerçeveyi çizmeleri lazım. Ben bir suç duyurusunda bulunacağım. Savcıları göreve çağıyorum. Erdoğan’ın kongrelerle ilgili yaptığı, taksirle işlenmiş bir suçtur, başkalarının sağlığına zarar vermek. İnsanlara ‘el ele tutuşun’ demek, tıklım tıklım dolmasına teşvik etmek suç değil midir? Erdoğan bence TCK’nın 86’ncı maddesine göre ama hadi bilinçli değil diyelim TCK’nın 89’uncu maddesine göre taksirli yaralama suçunu işliyor.

“Zambiya daha fazla para ayırdı”

’Erdoğan Hazine esnafın ve milletin emrinde. 51 milyar sosyal koruma kalkanında para harcadık’ demiş. Vallahi billahi yalan. ‘Yalan söylüyor’ desem tazminat davası açacak. Olan benim 10 bin lirama olur. Erdoğan yanlış söylüyor, çarpıtıyor. Türkiye, esnafına günde 33 lira, çalışamayana da 47 lira veriyor. Doğrudan destek olarak Türkiye’nin verdiği para, 8.5 milyar liradır. 2 buçuğu da IBAN’dan, milletten gelen. Geri kalan borçtur, borç. Kimi sayarsan say, 8 milyarın dışında bunların ortaya koyduğu rakamların tümü, borçlandırmaktır, faizlendirmektir. Almanya güya bizi kıskanıyormuş. Esnafına 15 bin Euro doğrudan para verdi. Almanya, GSMH’nin yüzde 11, Kanada yüzde 14 buçuğunu ayırdı. Çok fakir Zambiya yüzde 2.1’ini ayırdı. Türkiye, Almanya yüzde 11.3’ünü ayırırken Türkiye yüzde 1.1’ini ayırdı. Zambiya daha fazla para ayırdı. Milletin gözünün içine baka baka dalga geçiyorsun.

“Milletvekilimiz görevinin başına gelecek”

Enis Berberoğlu’nun durumu hakkında gelen bir soru üzerine Engin Altay şu yanıtı verdi: “Az önce kendisiyle görüştüm. Meclis Başkanlığı’na 14. Ağır Ceza’dan yazı bekliyoruz. Hem UYAP üzerinden Adalet Bakanlığı’na gönderdiğini biliyoruz. Adalet Bakanlığı bunu Cumhurbaşkanlığı Prensipler Dairesi’ne gönderecek. Daire, fezleke olarak Meclis’e gönderecek. Ayrıca mahkeme, Meclis’e de bir karar örneğini yolladı diye biliyoruz. Ne hikmetse PTT; ayçiçeği ve zeytinyağı sattığı için evraklar geç geliyor. Yarım saat öncesinde Meclis’e gelmiş değildi. Meclis Başkanı ile de telefon görüşmesi yaptım. Gelir gelmez Genel Kurul’da okunacak ve milletvekilimiz görevinin başına gelecek.”

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu: Bu zihniyetle sorunlar çözülemez

Partisinin genel merkezinde haftalık basın toplantısına gündeme dair açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yeni anayasa tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu, açıklamasında “1921 Anayasası’nın ruhu esas alınmalıdır.” vurgusunu yaptı.

HABER MERKEZİ / SP Lideri Karamollaoğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün açıklamalarını değerlendirerek “1921 Anayasası’nın ruhu, ruh çağırmakla gelmez! Ancak ciddi bir zihniyet değişikliği ve bu ruhtan aldığımız ilhamla geleceğe emin adımlarla yürüyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanının açıklayacağını duyurduğu müjdeler konusunu da değerlendiren Karamollaoğlu; Türkiye’nin ve insanımızın faydasına olan her türlü adımı destekleyeceğini vurgulayarak, “Yeter ki son zamanlarda umutsuzluğa, karamsarlığa, ekonomik sıkıntılara gark olmuş milletimize, son günlerde ihtiyaç duyduğu güzel haberler verilsin. Yeter ki toplumumuzda kısır çekişmelere neden olan, insanımızı yoran, bıktıran kutuplaşmaya bir son verilsin!” dedi.

Gazetelerin son zamanlarda atmış olduğu manşetleri de değerlendiren Karamollaoğlu, “Son 5 yılda 1370 kişinin intihar ettiği bir ülkede alışveriş önerisi adı altında millete fakirlik, çaresizlik aşılanmakta.” ifadelerini kullanarak “Bu zihniyetin oluşmasına sebep olanlar, ‘Geçinemiyoruz!’ diyen vatandaşa, ‘Al, keyif çayı iç!’ diye cevap verenlerdir.” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu’nun basın toplantısında yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle;

“Son günlerde ülkemizin en önemli meselesi olarak anayasa değişikliği gündeme getirildi. Anayasa önemli bir konu elbette ama bu değişikliği gerçekleştirecek çoğunluğu bile olmayan iktidarın, bunu bir numaralı gündem maddesi yapması aslında bizi biraz şaşırttı.

Daha doğrusu şaşırtmadı, çünkü gündemi değiştirmek iktidarın bir numaralı meselesi. Son zamanlarda bütün dikkatlerini gündemi değiştirmeye odakladılar.

Bugün burada ruhunu I. Meclis’in çeşitliliğinden, mayasını Mehmet Akif’in Çanakkale Destanı ile İstiklal Marşı’ndan, omurgasını 1921 Anayasası’ndan alan, ihtilaflarımızı ayrılık vesilesi görmeyen, farklı inanma ve düşünme imkanını Allah’ın lütfu olarak bilen bir anlayışın önemini vurgulayarak basın toplantımıza başlamak istiyorum. Biz inanıyoruz ki

-Kendisi için istediğini başkası için de isteyen Müşfik Bir Toplum,

-Milletinin tüm fertlerini eşit gören Hadim Bir Devlet,

-Adil bir düzeni en temel hedef olarak gören Siyasal Bir Mekanizma,

-Evrensel hukuk normları ve demokrasiyi, kendi kadim birikimi ile harmanlayarak içselleştirmiş ve bunları geliştirmeye kararlı yeni bir Ortak Anlayış,

Yeniden Büyük Türkiye’yi kuracaktır. Bu minvalde atılacak anayasa çalışması adımlarına her zaman destek vereceğimizi belirtmek isterim.

“Zihniyet değişikliği şart”

Sn. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül Bey’in; yeni bir toplumsal sözleşmenin, 1921 Anayasası ruhuyla taçlanacağına inandıklarını söylemesini değerli buluyorum. Ama unutulmamalı ki 1921 Anayasası, ortak bir mutabakatın ürünüdür.

Türkiye, o gün savaş şartlarında ve binbir zorluğa göğüs gerildiği bir ortamda böylesine ortak bir mutabakatı sağlayabilmişken, ardından gelen sürecin bugüne dek hüsran olduğu ise açıktır.

Bu sebeple yeni anayasa için 1921 ruhu ortaya konacaksa I. Meclis’in ruhu, Türkiye’de tekrar diriltilmelidir. Peki, nedir I. Meclis’in ruhu?

  1. Meclis ruhu; farklılıkların düşmanlık sebebi sayılmadığı, ülke menfaatlerinin siyasi menfaatlerden üstün tutulduğu ve tam bağımsızlık yolunda emin adımlarla yürümenin adıdır. Bugüne geldiğimizde ise 1921 Anayasası’nın ruhu, ruh çağırmakla gelmez!
  2. Ancak ciddi bir zihniyet değişikliği ve bu ruhtan aldığımız ilhamla geleceğe emin adımlarla yürüyebiliriz.

“Toplumun güzel haberlere ihtiyacı var”

Sn. Cumhurbaşkanı pazartesi günü, bugün akşam yapacağı konuşmasında bazı güzel haberler vereceğini açıklamıştı. Hakikaten milletimizin her bir ferdinin güzel haberler almaya çok ihtiyacı var.

Umut ediyoruz ki Sn. Erdoğan, milletin beklentilerine denk düşecek ve insanımıza bir nebze de olsa nefes aldıracak müjdeleri kamuoyuna açıklar.

Bizim, Saadet Partisi olarak bu konuda hiçbir kompleksimiz yoktur. Milletin hayrına olacak ve yüzlerin gülmesine vesile olacak her adımı destekler, takdir ederiz.

Yeter ki son zamanlarda umutsuzluğa, karamsarlığa, ekonomik sıkıntılara gark olmuş milletimize, ihtiyaç duyduğu güzel haberler verilsin.

Yeter ki toplumumuzda kısır çekişmelere neden olan, insanımızı yoran, bıktıran kutuplaşmaya bir son verilsin!

Yeter ki her gün bir başka kesimin ve yüz binlerce insanın mağdur edildiği, KHK’larla insanların sorgusuz sualsiz işinden atıldığı bu çarpık adalet anlayışına son verecek; hukukun üstünlüğünü esas alan düzenlemelerin müjdesi verilsin!

Biz isteriz ki bu müjdeler, toplumun her bir kesiminin kanayan yarasına merhem olsun!

Açıklanacak pakette:

-İşsizliği azaltacak, istihdamı artıracak müjdeler olsun!

-Artan hayat pahalılığı ile mücadele etmekte zorlanan emeklilerimize ve açlık sınırının dahi altında bir ücretle evini geçindirmeye çalışan milyonlarca asgari ücretli çalışanlarımıza, toplu sözleşme dönemlerinde esirgenen zamlara dair müjdeler olsun!

-Aylardır ekmek teknesi kapalı olan esnaflarımıza ve artık toprağını işleyemez hale gelen, haciz üstüne hacizle perişan olan çiftçilerimize; hibe, faizsiz kredi, kira, mazot ve gübre desteği gibi somut desteklerle devletin yardım elini uzatacağına dair müjdeler olsun!

-Başta öğretmen kardeşlerimiz olmak üzere atama bekleyen tüm meslek gruplarına yıllardır beklediği müjdeli haber verilsin!

-Her yeni güne zam üstüne zam haberleriyle uyanan insanımıza, enflasyonu azaltacak ve artan hayat pahalılığına çare olacak müjdeler verilsin!

-Yıllardır alın teri döküp elde ettiği emeklilik hakkı kendilerine verilmeyen EYT’lilere, üniversiteyi bitirip omuzlarında binlerce liralık kredi borcuyla ‘diplomalı işsizler’ kervanına katılan KYK borçlusu gençlerimize dair müjdeler olsun!

-Eskilerin tabiriyle yıllarca dirsek çürüttüğü halde bir yerlerde dayısı olmadığı için hakkı gasp edilen gençlerimize, bundan sonra işe alımlarda liyakatin esas alınacağına dair bir müjde verilsin!

-Tüketime, borca ve bir avuç insanı zengin etme anlayışına dayalı yatırım anlayışına son verecek; üretime, istihdamı artırmaya, kaynaklarımızı verimli kullanmaya, gelir dağılımında adaleti tesis etmeye dayalı ve toplumun tümünün yararını gözeten yatırım müjdeleri verilsin!

-İsrafa ve yolsuzluğa artık dur diyeceklerine ve bundan sonra kamu malına yetime sahip çıkar gibi sahip çıkacaklarına dair somut adımları içeren güzel haberler verilsin!

Sn. Cumhurbaşkanının açıklayacağı müjdelerin, toplumun birlik ve beraberliğine katkı sunmasını, yeni suni tartışmalara sebep olmak yerine milletin gerçek gündemi olan ekonomik dar boğaza çare olmasını temenni ediyoruz. Emin olun bütün bunları hiçbir oy kaygısı gütmeden söylüyorum.

Cumhurbaşkanının bugün açıklayacağı hususlar, milletimizin beklentilerine karşılık versin, insanımızın derdine derman olsun. Samimi olarak ifade ediyorum ki söylediğim bu hususlar dikkate alınarak açıklamalar yapılırsa oy kaybeden iktidar yeniden oy kazanacak bir duruma gelecektir ve bu bizi asla üzmez. Çünkü milletin derdi ile ilgilenildiği görülecektir.

“Bu zihniyetle sorunlar çözülemez”

Bakın, bunu ifade ederken çok üzülüyorum ama geçim sıkıntısı nedeniyle, son 5 yılda 1370 kişinin intihar ettiği bir ülkede alışveriş önerisi adı altında millete fakirlik, çaresizlik aşılanmakta. Eskiden gazeteler çanak çömlek verirdi, şimdi ise fakirlik rehberi veriyor!

Peki, şimdi soruyorum; bu hodgam, şımarık, duygusuz tavır gücünü nereden alıyor? Bu zihniyet gücünü “Evimize ekmek götüremiyoruz.” diyen vatandaşa; “Al, keyif çayı iç!” diyenlerden alıyor!

“Bu ülkede yoksulluk, sorun olmaktan çıktı.” diyenlerden alıyor!

Gençlerimizin, çiftçimizin cebindeki 3 – 4 bin liralık telefonu milletimize çok gören zihniyetten alıyor!

Çiftçilerimiz, alması gereken desteği alamadığı gibi bir de en temel ihtiyacı olan tarım aletlerinin haczedilmesiyle karşı karşıya bırakılıyor.

Çiftçilerimiz sorunlarını dile getirip; “Mahvolduk, çiftçinin problemleri var.” dediğinde “Cebinde Iphone var, o halde senin sorunun yok.” denilebiliyor.

Kıymetli arkadaşlar;

Çiftçinin borcunu ve sıkıntısını dertlenmek yerine, cebindeki telefonu hesap edenlerin bu yaklaşımı ile Türkiye’nin sorunlarının çözülebilmesi mümkün değildir.

UCM Filistin kararı

Basın toplantımıza, bir konuya daha temas ederek son vermek istiyorum.

Uluslararası Ceza Mahkemesi, aslında beklenmedik bir karar aldı.  Mahkeme, Filistin topraklarında işlenen savaş suçları için yetkili olduğunu ilan etti.

Bu doğrultuda 1967’den sonra işgal edilen Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs bölgelerinin de çalışma alanları dâhilinde olduğunu açıkladı. Bu kararı olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiğimizi ifade etmek isterim.

İsrail’in yıllardır bölgede tüm insanlığın gözü önünde pervasızca gerçekleştirmiş olduğu zulümlerin,  insan hakları ihlallerinin ve savaş suçlarının ortaya çıkarılarak, sorumluların uluslararası mahkemelerde yargılanma sürecinin gerçekleştirilmesi en büyük temennimizdir.

Bundan daha öte olması gereken ise, bir an evvel İsrail zulmünün ve işgalinin tamamen son bulmasıdır.

Paylaşın