SP Lideri Karamollaoğlu: Bu zihniyetle sorunlar çözülemez

Partisinin genel merkezinde haftalık basın toplantısına gündeme dair açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yeni anayasa tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu, açıklamasında “1921 Anayasası’nın ruhu esas alınmalıdır.” vurgusunu yaptı.

HABER MERKEZİ / SP Lideri Karamollaoğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün açıklamalarını değerlendirerek “1921 Anayasası’nın ruhu, ruh çağırmakla gelmez! Ancak ciddi bir zihniyet değişikliği ve bu ruhtan aldığımız ilhamla geleceğe emin adımlarla yürüyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanının açıklayacağını duyurduğu müjdeler konusunu da değerlendiren Karamollaoğlu; Türkiye’nin ve insanımızın faydasına olan her türlü adımı destekleyeceğini vurgulayarak, “Yeter ki son zamanlarda umutsuzluğa, karamsarlığa, ekonomik sıkıntılara gark olmuş milletimize, son günlerde ihtiyaç duyduğu güzel haberler verilsin. Yeter ki toplumumuzda kısır çekişmelere neden olan, insanımızı yoran, bıktıran kutuplaşmaya bir son verilsin!” dedi.

Gazetelerin son zamanlarda atmış olduğu manşetleri de değerlendiren Karamollaoğlu, “Son 5 yılda 1370 kişinin intihar ettiği bir ülkede alışveriş önerisi adı altında millete fakirlik, çaresizlik aşılanmakta.” ifadelerini kullanarak “Bu zihniyetin oluşmasına sebep olanlar, ‘Geçinemiyoruz!’ diyen vatandaşa, ‘Al, keyif çayı iç!’ diye cevap verenlerdir.” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu’nun basın toplantısında yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle;

“Son günlerde ülkemizin en önemli meselesi olarak anayasa değişikliği gündeme getirildi. Anayasa önemli bir konu elbette ama bu değişikliği gerçekleştirecek çoğunluğu bile olmayan iktidarın, bunu bir numaralı gündem maddesi yapması aslında bizi biraz şaşırttı.

Daha doğrusu şaşırtmadı, çünkü gündemi değiştirmek iktidarın bir numaralı meselesi. Son zamanlarda bütün dikkatlerini gündemi değiştirmeye odakladılar.

Bugün burada ruhunu I. Meclis’in çeşitliliğinden, mayasını Mehmet Akif’in Çanakkale Destanı ile İstiklal Marşı’ndan, omurgasını 1921 Anayasası’ndan alan, ihtilaflarımızı ayrılık vesilesi görmeyen, farklı inanma ve düşünme imkanını Allah’ın lütfu olarak bilen bir anlayışın önemini vurgulayarak basın toplantımıza başlamak istiyorum. Biz inanıyoruz ki

-Kendisi için istediğini başkası için de isteyen Müşfik Bir Toplum,

-Milletinin tüm fertlerini eşit gören Hadim Bir Devlet,

-Adil bir düzeni en temel hedef olarak gören Siyasal Bir Mekanizma,

-Evrensel hukuk normları ve demokrasiyi, kendi kadim birikimi ile harmanlayarak içselleştirmiş ve bunları geliştirmeye kararlı yeni bir Ortak Anlayış,

Yeniden Büyük Türkiye’yi kuracaktır. Bu minvalde atılacak anayasa çalışması adımlarına her zaman destek vereceğimizi belirtmek isterim.

“Zihniyet değişikliği şart”

Sn. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül Bey’in; yeni bir toplumsal sözleşmenin, 1921 Anayasası ruhuyla taçlanacağına inandıklarını söylemesini değerli buluyorum. Ama unutulmamalı ki 1921 Anayasası, ortak bir mutabakatın ürünüdür.

Türkiye, o gün savaş şartlarında ve binbir zorluğa göğüs gerildiği bir ortamda böylesine ortak bir mutabakatı sağlayabilmişken, ardından gelen sürecin bugüne dek hüsran olduğu ise açıktır.

Bu sebeple yeni anayasa için 1921 ruhu ortaya konacaksa I. Meclis’in ruhu, Türkiye’de tekrar diriltilmelidir. Peki, nedir I. Meclis’in ruhu?

  1. Meclis ruhu; farklılıkların düşmanlık sebebi sayılmadığı, ülke menfaatlerinin siyasi menfaatlerden üstün tutulduğu ve tam bağımsızlık yolunda emin adımlarla yürümenin adıdır. Bugüne geldiğimizde ise 1921 Anayasası’nın ruhu, ruh çağırmakla gelmez!
  2. Ancak ciddi bir zihniyet değişikliği ve bu ruhtan aldığımız ilhamla geleceğe emin adımlarla yürüyebiliriz.

“Toplumun güzel haberlere ihtiyacı var”

Sn. Cumhurbaşkanı pazartesi günü, bugün akşam yapacağı konuşmasında bazı güzel haberler vereceğini açıklamıştı. Hakikaten milletimizin her bir ferdinin güzel haberler almaya çok ihtiyacı var.

Umut ediyoruz ki Sn. Erdoğan, milletin beklentilerine denk düşecek ve insanımıza bir nebze de olsa nefes aldıracak müjdeleri kamuoyuna açıklar.

Bizim, Saadet Partisi olarak bu konuda hiçbir kompleksimiz yoktur. Milletin hayrına olacak ve yüzlerin gülmesine vesile olacak her adımı destekler, takdir ederiz.

Yeter ki son zamanlarda umutsuzluğa, karamsarlığa, ekonomik sıkıntılara gark olmuş milletimize, ihtiyaç duyduğu güzel haberler verilsin.

Yeter ki toplumumuzda kısır çekişmelere neden olan, insanımızı yoran, bıktıran kutuplaşmaya bir son verilsin!

Yeter ki her gün bir başka kesimin ve yüz binlerce insanın mağdur edildiği, KHK’larla insanların sorgusuz sualsiz işinden atıldığı bu çarpık adalet anlayışına son verecek; hukukun üstünlüğünü esas alan düzenlemelerin müjdesi verilsin!

Biz isteriz ki bu müjdeler, toplumun her bir kesiminin kanayan yarasına merhem olsun!

Açıklanacak pakette:

-İşsizliği azaltacak, istihdamı artıracak müjdeler olsun!

-Artan hayat pahalılığı ile mücadele etmekte zorlanan emeklilerimize ve açlık sınırının dahi altında bir ücretle evini geçindirmeye çalışan milyonlarca asgari ücretli çalışanlarımıza, toplu sözleşme dönemlerinde esirgenen zamlara dair müjdeler olsun!

-Aylardır ekmek teknesi kapalı olan esnaflarımıza ve artık toprağını işleyemez hale gelen, haciz üstüne hacizle perişan olan çiftçilerimize; hibe, faizsiz kredi, kira, mazot ve gübre desteği gibi somut desteklerle devletin yardım elini uzatacağına dair müjdeler olsun!

-Başta öğretmen kardeşlerimiz olmak üzere atama bekleyen tüm meslek gruplarına yıllardır beklediği müjdeli haber verilsin!

-Her yeni güne zam üstüne zam haberleriyle uyanan insanımıza, enflasyonu azaltacak ve artan hayat pahalılığına çare olacak müjdeler verilsin!

-Yıllardır alın teri döküp elde ettiği emeklilik hakkı kendilerine verilmeyen EYT’lilere, üniversiteyi bitirip omuzlarında binlerce liralık kredi borcuyla ‘diplomalı işsizler’ kervanına katılan KYK borçlusu gençlerimize dair müjdeler olsun!

-Eskilerin tabiriyle yıllarca dirsek çürüttüğü halde bir yerlerde dayısı olmadığı için hakkı gasp edilen gençlerimize, bundan sonra işe alımlarda liyakatin esas alınacağına dair bir müjde verilsin!

-Tüketime, borca ve bir avuç insanı zengin etme anlayışına dayalı yatırım anlayışına son verecek; üretime, istihdamı artırmaya, kaynaklarımızı verimli kullanmaya, gelir dağılımında adaleti tesis etmeye dayalı ve toplumun tümünün yararını gözeten yatırım müjdeleri verilsin!

-İsrafa ve yolsuzluğa artık dur diyeceklerine ve bundan sonra kamu malına yetime sahip çıkar gibi sahip çıkacaklarına dair somut adımları içeren güzel haberler verilsin!

Sn. Cumhurbaşkanının açıklayacağı müjdelerin, toplumun birlik ve beraberliğine katkı sunmasını, yeni suni tartışmalara sebep olmak yerine milletin gerçek gündemi olan ekonomik dar boğaza çare olmasını temenni ediyoruz. Emin olun bütün bunları hiçbir oy kaygısı gütmeden söylüyorum.

Cumhurbaşkanının bugün açıklayacağı hususlar, milletimizin beklentilerine karşılık versin, insanımızın derdine derman olsun. Samimi olarak ifade ediyorum ki söylediğim bu hususlar dikkate alınarak açıklamalar yapılırsa oy kaybeden iktidar yeniden oy kazanacak bir duruma gelecektir ve bu bizi asla üzmez. Çünkü milletin derdi ile ilgilenildiği görülecektir.

“Bu zihniyetle sorunlar çözülemez”

Bakın, bunu ifade ederken çok üzülüyorum ama geçim sıkıntısı nedeniyle, son 5 yılda 1370 kişinin intihar ettiği bir ülkede alışveriş önerisi adı altında millete fakirlik, çaresizlik aşılanmakta. Eskiden gazeteler çanak çömlek verirdi, şimdi ise fakirlik rehberi veriyor!

Peki, şimdi soruyorum; bu hodgam, şımarık, duygusuz tavır gücünü nereden alıyor? Bu zihniyet gücünü “Evimize ekmek götüremiyoruz.” diyen vatandaşa; “Al, keyif çayı iç!” diyenlerden alıyor!

“Bu ülkede yoksulluk, sorun olmaktan çıktı.” diyenlerden alıyor!

Gençlerimizin, çiftçimizin cebindeki 3 – 4 bin liralık telefonu milletimize çok gören zihniyetten alıyor!

Çiftçilerimiz, alması gereken desteği alamadığı gibi bir de en temel ihtiyacı olan tarım aletlerinin haczedilmesiyle karşı karşıya bırakılıyor.

Çiftçilerimiz sorunlarını dile getirip; “Mahvolduk, çiftçinin problemleri var.” dediğinde “Cebinde Iphone var, o halde senin sorunun yok.” denilebiliyor.

Kıymetli arkadaşlar;

Çiftçinin borcunu ve sıkıntısını dertlenmek yerine, cebindeki telefonu hesap edenlerin bu yaklaşımı ile Türkiye’nin sorunlarının çözülebilmesi mümkün değildir.

UCM Filistin kararı

Basın toplantımıza, bir konuya daha temas ederek son vermek istiyorum.

Uluslararası Ceza Mahkemesi, aslında beklenmedik bir karar aldı.  Mahkeme, Filistin topraklarında işlenen savaş suçları için yetkili olduğunu ilan etti.

Bu doğrultuda 1967’den sonra işgal edilen Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs bölgelerinin de çalışma alanları dâhilinde olduğunu açıkladı. Bu kararı olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiğimizi ifade etmek isterim.

İsrail’in yıllardır bölgede tüm insanlığın gözü önünde pervasızca gerçekleştirmiş olduğu zulümlerin,  insan hakları ihlallerinin ve savaş suçlarının ortaya çıkarılarak, sorumluların uluslararası mahkemelerde yargılanma sürecinin gerçekleştirilmesi en büyük temennimizdir.

Bundan daha öte olması gereken ise, bir an evvel İsrail zulmünün ve işgalinin tamamen son bulmasıdır.

Paylaşın

Beşiktaş Icrypex, Lokman Hekim Fethiye Belediyespor’u rahat geçti

HABER MERKEZİ / Beşiktaş Icrypex, ING Basketbol Süper Ligi’nin 21. haftasında sahasında ağırladığı Lokman Hekim Fethiye Belediyespor’u 76-65 mağlup etti. Beşiktaş, 20 haftası geride kalan ligde elde ettiği 10 galibiyetle yedinci sırada bulunuyor.

İlk çeyrekte rakibine oyununu kabul ettirmekte zorlanan Beşiktaş, ikinci çeyreğe 14-16 geride gitti. İkinci çeyrekte temposunu artıran siyah-beyazlılar, kısa sürede skor ve oyun üstünlüğünü eline geçirerek ilk yarıyı 36-31 önde tamamladı. Üçüncü çeyrekte rakibinin ürettiği 15 sayıya 12 sayıyla cevap veren Beşiktaş, final periyoduna 48-46 üstün girdi. Son periyotta hücumda ve savunmada başarılı bir oyun sergileyen Beşiktaş Icrypex salondan 76-65 galip ayrıldı.

Salon: BJK Akatlar

Hakemler: Mehmet Karabilecen, Mehmet Ozan Çakar, Can Mavisu

Beşiktaş Icrypex: Şehmus Hazer 18, Blackmon 18, Johnson, Sadık Emir Kabaca 6, Alperen Şengün 12, Furkan Haltalı 2, Egehan Arna 6, Dewayne 14, Hakan Sayılı

Lokman Hekim Fethiye Belediyespor: Johnson 8, Erdem İlter 5, Caner Ercan 11, Cook 8, Atkins 21, Fırat Töz, Abu 3, Hasan Emir Gökalp, Mustafa Baştürk, Sercan Ergin, Frazier 9

1. Periyot: 14-16

Devre: 36-31

3. Periyot: 48-46

“Oyuncularımı tebrik ediyorum”

Karşılaşma sonrası açıklama yapan Beşiktaş Koçu Ahmet Kandemir, “Oyuncular tatil rehavetine biraz erken girdi. Oyuna tempolu başlayamadık. İlk devrede yakın atışları çok kaçırdık. Rakip takım çok gayretli oynadı. Üç periyot düşük tempoda oynandı. Son periyotta savunma direncimizi yükselterek oyunun hakimiyetini elimize aldık. Skor yönü güçlü olan rakibimizi 65 sayıda tuttuk. Küme düşme noktasından Play-Off oynama noktasına gelmiş bir takımız. Önümüzdeki arada eksiklerimizi giderip Play-Off oynamak istiyoruz. Oyuncularımı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Kazandığımız için mutluyuz”

Beşiktaş’ın galibiyetinde önemli bir rol oynayan James Blackmon ise, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, “Bizim için değerli bir galibiyet oldu. Buna ihtiyacımız vardı. Maça kötü başladığımız için üzgünüz ama dördüncü çeyrekte iyi defans yaptık. Hücumda da üretken olarak sonuca gittik. Kazandığımız için mutluyuz.” dedi.

Fotoğraflar: bjk.com.tr

Paylaşın

Galatasaray – Aliağa Petkim Spor: 65-89

ING Basketbol Süper Ligi’nin 21. hafta maçında Aliağa Petkim Spor ile karşı karşıya gelen Galatasaray Erkek Basketbol Takımı, sahadan 65-89 mağlup ayrıldı.

Galatasaray Erkek Basketbol Takımı, ING Basketbol Süper Ligi’nin 21. hafta maçında Aliağa Petkim Spor ile karşı karşıya geldi. Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmayı Aliağa Petkim 89-65 kazandı.

Bu sonuçla Aliağa Petkimspor 8. galibiyetini alırken Galatasaray ise 14. yenilgisini yaşadı.

Salon: Sinan Erdem

Hakemler: Erşan Kartal, Ali Şakacı, Sinem Tetik

Galatasaray: Hamilton 7, Travis 16, Motum 7, Jefferson 8, Göksenin Köksal 2, Yiğit Arslan 3, Eray Aydoğan, Ragıp Berke Atar 8, Williams 14, Caner Erdeniz

Aliağa Petkimspor: Kendrick 17, Ege Arar 9, Vasiliauskas 3, Wimbush 9, Hummer 4, Boran Güler, İlkan Karaman, Okben Ulubay 17, Zack 12, Canberk Kuş, Dorukhan Engindeniz 18

1. Periyot: 17-27

Devre: 36-49

3. Periyot: 52-67

Paylaşın

Fenerbahçeli 6 Milli boksör Macaristan’da çeyrek finalde

Bocskai Istvan Memorial Uluslararası Boks Turnuvası’na katılan Olimpik Kadın ve Erkek Boks Milli Takımı kadrosunda yer alan Fenerbahçeli 6 milli boksörler adını çeyrek finale yazdırdı.

HABER MERKEZİ / 2021 Tokyo Olimpiyat Oyunları Avrupa Kota Müsabakaları hazırlıkları kapsamında Macaristan’ın Debrecen kentinde düzenlenen 65. Bocskai Istvan Memorial Uluslararası Boks Turnuvası’na katılan Olimpik Kadın ve Erkek Boks Milli Takımı kadrosunda yer alan Fenerbahçeli 6 milli boksör adını çeyrek finale yazdırdı.

Milli boksörlerden erkeklerde 57 kiloda Batuhan Çiftçi, 75 kiloda Serhat Güler, 81 kiloda Bayram Malkan; kadınlardaysa 51 kiloda Buse Naz Çakıroğlu, 60 kiloda Esra Yıldız ve 75 kg Şennur Demir rakiplerini mağlup ederek çeyrek finale yükselen isimler oldular. 65. Bocskai Istvan Memorial Uluslararası Boks Turnuvası’nda çeyrek final müsabakaları bugün oynanacak.

Fotoğraflar: fenerbahce.org

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan ve GP Lideri Davutoğlu’ndan ortak açıklama

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret etti. İki genel başkan arasında yaklaşık 1,5 saat süren görüşmeye Babacan’a DEVA Partisi genel başkan yardımcıları Sadullah Ergin, İdris Şahin, Burak Dalgın ve Elif Esen eşlik etti. Gelecek Partisi heyetinde ise genel başkan yardımcıları Nedim Yamalı, Selim Temurci, Ayhan Sefer Üstün ve Serap Yazıcı yer aldı.

HABER MERKEZİ / DEVA lideri Babacan, Gelecek Partisi lideri Davutoğlu’nu partisinin genel merkezinde ziyaret etti.  Görüşmenin ardından Babacan ve Davutoğlu, ortak basın açıklaması düzenledi.

İktidar değişmediği müddetçe yönetim zihniyetinin değişmeyeceğini vurgulayan Babacan, basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Partili cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte hukukun üstünlüğü ilkesi kalmadı. Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti niteliğini kaybetti. Anayasanın bağlayıcı bir metin olarak kabul edilmediği bir ülkede hukukun üstünlüğünden de hukuk devletinden de bahsedilemez.

Problemlerin büyüdüğü gerçeğini kendi seçmeni de görmesine rağmen Sayın Erdoğan’ın ‘bana saldırıyorlar’ demesi bir konsolidasyon hissi oluşturabiliyor. Boğaziçili öğrenci diyor ki ‘rektör istifa etsin’. Cumhurbaşkanı ise Cuma namazından sonra çıkıp, ‘Beni istifa etmeye zorluyorlar’ diyor. Propaganda makinesinin düğmesine basıyor. Bu oyunlara kimsenin kanmaması lazım. Asıl yapmaları gereken işi yapamadıkları için tartışmaları sürekli farklı noktalara çekiyorlar. Laf üretmekte mahirler ama peynir gemisi lafla yürümüyor.

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı birdenbire anayasa gündemi ortaya attı. Zaten kendilerinin açıklaması ile ertesi gün küçük ortağın açıklamasını yan yana koyduğunuzda bu işin bir yere gitmeyeceğini görüyorsunuz. ‘Yeni anayasa’ diyor, küçük ortak her zaman olduğu gibi çerçeveyi çiziyor. Güçler ayrımına ve yargının bağımsızlığına inanan bir zihniyet var mı? Bunları sorgulayınca oradan bir şey beklemek mümkün olmuyor.

‘Propaganda makinesi bakkalı, marketi suçlu gösteriyor’

Propaganda makinesi, vatandaşlara yoksulluğa alışmaları için ne yapmaları gerektiğini öğretmeye başladı. ‘Yoksulluk vatandaşların kaderidir, buna sabredeceksiniz’ diyorlar. Markette nasıl alışveriş edileceğini öneriyorlar. Bu, hükûmetin bir itirafıdır. İnatla sürdürülen yanlış para politikalarının sonucunda hem kur hem de enflasyon arttı. Bunun sorumlusu sayın Erdoğan ve ortakları olduğu halde, hayat pahalılığının suçlusu olarak marketleri gösteriyorlar. Bazen pazarcı esnafı, bazen bakkal, bazen market, bazen de Boğaziçili öğrenci terörist ilan ediliyor. Propaganda makinesi artık böyle çalışıyor.

Devletin sahip olduğu basın kuruluşları bu ülkenin sorunlarıyla ilgilensin. TRT, 84 milyonun kullandığı elektrikten pay alıp, tek bir partinin propaganda aygıtı haline geldi. Bu adil değildir, hukuka aykırıdır. Kendilerine bir an önce çekidüzen vermeleri lazım. Anadolu Ajansı ve TRT’nin yöneticileri bundan sonraki dönemdeki meslek itibarlarını lütfen dikkate alsınlar. Bu iktidar ilelebet devam etmeyecek.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde çok ciddi insan hakkı ihlalleri var. Bazı uluslararası çalışmalarda soykırım tanımı yapılıyor. Sayın Erdoğan ve Bahçeli’nin bunu görmezden gelmesini hayretler içinde izliyoruz. Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde işler hangi noktaya geldi de iki ortak sessiz? Mazlumların yanında olmalıyız. Şu andaki yönetim çok daha küçük meseleleri büyütüp farklı algılara sebep olurken, dünya çapında önemli bir meselede niçin susuyor? O ülkeyle olan ikili ilişkilerde bilmediğimiz farklı yönler mi var? Ya da çıkıp ‘Burada bir insan hakları ihlali görmüyoruz’ deyin.

İnsanın annesinin konuştuğu dili konuşması, bu dili öğrenmesi ve dilin yaşatılması temel bir insan hakkıdır. Kimse anadili üzerinden topluma fitne tohumları atmasın. Bu ülkeyi kimse bölmeye, parçalamaya kalkmasın. Her bir vatandaşımızın annesinin konuştuğu dili konuşması, öğrenmesi, yaşatması ve geliştirmesi en doğal hakkıdır.”

“Bütün bu yaşananlar derin bir krizi ortaya koyuyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yeni anayasa” açıklamasına, “Gündem değiştirme çabasıdır, burada samimiyet görmüyoruz, iklim oluşturma çabası görmüyoruz” diyen Davutoğlu’nun basın açıklamasında öne çıkan açıklamaları söyle;

“Son dönemde bütün partiler arasında yakın temasın artmış olması sevindirici. Ama iktidar partileri kendileri dışında kimseyle görüşmemekte ısrar ediyor. Diğer partiler arasında son derece artan bir görüşme trafiği var, memnuniyet duyuyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştirmekle yetinmemiş, güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili bir çalışma yapmıştı heyetlerimiz, kamuoyuyla paylaşmıştık ve partilerden randevu talep etmiştik. DEVA Partisi yoğun bir kongre trafiği içindeydiler, çünkü Türkiye’de her an seçim kapıyı çalabilir. Bugün Genel Başkanı ağırladık, hem geçmiş olsun hem hayırlı olsun ziyaretinde bulundular. Bizim geçmiş olsun Covid değil, Selçuk Bey ve gazetecilere yönelik saldırılar nedeniyle bize geçmiş olsun dediler.

Görüşmemizde ana gündem maddemiz güçlendirilmiş parlamenter sistemdir. Genel Başkan da görüşlerini ve çalışmalarını lütfettiler, bundan sonra sadece bu konuda değil diğer alanlarda da Gelecek ve DEVA Partisi’nin daha sık görüşmesi ve ortak önerilerle kamuoyunun gündeme gelmesi konusunda mutabık kaldık, ikili bazda temaslar artacak.

(Yeni anayasa) Gündem değiştirme çabasıdır, burada samimiyet görmüyoruz, iklim oluşturma çabası görmüyoruz. Ülke gündeminin yasaklarla boğulduğu dönemde suni bir ümit uyandırmak isteniyor…

(Takvim gazetesi) iktidar yandaşı gazetenin, Türk basın ve ahlak tarihine büyük bir rezalet olarak geçecek baş sayfası. Bunu çerçeveletmek ve Erdoğan ve Bahçeli’ye göndermek lazım, mesulleri sizsiniz diye.

Gerçek gündem, kendi görüşlerini ifade eden ve toplantı gösteri yapan öğrencilere, kitleye terörist suçlamasında bulunarak terör kavramının içini boşaltmaktır. Bütün bu yaşananlar derin bir krizi ortaya koyuyor. Biz bütün partilerle temasımızı sürdüreceğiz.

(Dış politika) Bir vizyon ve zihniyet meselesidir. Bugün özellikle ABD Trump’tan Biden dönemine geçerken, bütün yatırımını Trump’a yapan bir dış politika anlaşının itibar argümanları olamaz. Avrupa bir gün düşman oluyor, Biden bir gün sohbet edeceği bir muhatap, diğer gün Türkiye’ye her an müdahale eden bir dış mihrak oluyor. Maalesef Türkiye, Erdoğan’ın psikolojisine uygun bir şekilde uluslararası ilişkilerde dalgalı bir seyir takip ediyor.  Kaybeden Türkiye oluyor. İddialı ve itibarlı bir Türkiye inşa edecek altyapıya sahiptir Türkiye.

(Erdoğan’ın yanındayız kampanyası) Ülkenin Cumhurbaşkanının iki günde bir ‘yanındayız’ kampanyasıyla ayakta kalmaya çalışması en büyük zaaftır. Böyle bir destek kampanyasına ihtiyacı olmaz, görevini yapar, iki günde bir yanındayız kampanyaları yapılması zaaf göstergesidir. Niye sık sık yapılıyor, buna ihtiyaç var? Dikkatler başka yöne çekilmek isteniyor ve koruma saiki oluşturulmak isteniyor.

Vali iktidar partisinin değil, kamunun görevlisidir. Bu tür kampanyalara valilerin katılması da zaaftır. Cumhurbaşkanlığı makamı valiliğin desteğine ihtiyaç duyuyorsa kendilerini tartışmaya açmışlar demektir. Görevlerini yapmalarını isteyebilir, kendisine saygısı varsa beni destekleyin diyemez, demez. Bu liderlik zaafıdır. Önce sistem değişimi, ardından da zihniyet değişikliği gerekiyor, biz bunu yapacağız.

(Erdoğan’ın ve Soylu’nun LGBTİ+’ları hedef göstermesi) İktidar ve Cumhurbaşkanı bütün BOUN camiasının ortak meselesi olarak başlayan tepkiyi, toplumun bir kesimi tarafından olumsuz şekilde algılanacak düşüncesiyle bir gruba mahkum ettiriyor, herkesi onun içine sokuyor. Haklı taleplerin gözardı edilmesinin önünü açıyor. Biz Gelecek Partisi olarak aile değerlerini esas alan bir anlayışa sahibiz ama TC vatandaşları kanun önünde ve bu anlamda anayasa hakları bakımından hepsi birbirine eşittir, görüş beyan etmesi konusunda da baskı altına alamaz. İktidara düşen, o üniversitenin iklimi gözetilerek toplumsal barışı sağlayarak iç dokusunda tepkilere sebep vermektense makul bir çözümün yolunu arar.

Türkiye’nin acil bir hukuk reformuna, hukuku tahsis edecek hukuk yönetimine ihtiyaç vardır. Arınç’ın açıklaması durumu doğru tasvir ediyor. Bu sebeple biz bazı yerlerde değiliz, bizim neden iktidarın içinde olmadığımızın tespiti Arınç’ın sözlerinde gizli.

TRT ve AA’nın tek görevi var bugünlerde, yolsuzluklar, yoksulluklar konusunda mazur gösterecek döküman arıyorlar. Bunu Japonya’da aramışlar, yanlış yapmışlar, Türkiye’nin Japonya’yla kıyaslanamayacağını herkes biliyor. Türkiye’nin enflasyon, işsizlik oranları Japonya’yla değil Afrika ülkelerini andırır hale geldi. Mardin’deydim, Seydişehir Pazarı’ndaydım, Yalıhöyük’teydim, kadınlar geride kalan pazar malzemelerini toplamaya çalışıyorlardı. Hepsinde feryat var. Birileri saraylarda bu feryatları duyamaz hale geldi, biz duyuyoruz. Bütün bunlar acziyet, tükenmişlik ve erken seçimin de işaretleridir, her zamankinden daha hazır olacağız. “

Paylaşın

CHP’li Ağbaba: Türkiye, Avrupa’nın köle pazarına döndü!

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat)’ın açıkladığı “2021 yılı asgari verilerine” göre Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleri arasında asgari ücretin en düşük olduğu sondan ikinci ülke olmaya devam ettiğini belirterek, “Türkiye’de işgücü piyasasını Avrupa’nın köle pazarına dönüştüren AKP anlayışı, Avrupa’ya ‘bize yatırım yapın, işçilik Çin’den ucuz’ diye yalvarıyor ama buna rağmen yabancı yatırımcıyı ülkeye çekemiyor” dedi.

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat)’ın açıkladığı “2021 yılı asgari verilerini” değerlendiren CHP’li Ağbaba, asgari ücretteki artışın zamlar ve enflasyon karşısında erdiğini ifade ederek şu ifadeleri kullandı;

“Türkiye’de asgari ücret, yıl sonunda yapılan artış sonrası brüt 3.577 lira, net 2.825 lira olarak yükseltildi. Bugünkü kurla baktığımızda asgari ücret brüt 420 Euro, net 331 Euro ediyor. Enflasyon ve vergi zamlarında Avrupa lideri olan Türkiye, 420 Euro ücretle en düşük asgari ücret sıralamasında liderliğe oynamaya devam ediyor. AB İstatistik Ofisi’nin verilerine göre tüm Avrupa’da salgın sonrası asgari ücretin alım gücünde önemli artış görülürken Türkiye’de asgari ücret artışı daha cebe girmeden zamlar ve enflasyon karşısında eridiğini görüyoruz. Avrupa dışında ABD’de asgari ücret brüt 1024 Euro olarak açıklandı. Türkiye’nin asgari ücrette karşılaştırma yapılamayacak kadar kötü durumda olduğunu görüyoruz. Asgari ücret sıralamasında sondan ikinci olan Türkiye’nin ayrıca ‘en yüksek enflasyon sıralamasında’ da açık ara Avrupa birincisi olduğunu unutmamak gerekiyor.

Asgari ücret 5 yılda 92 Euro eridi!

Asgari ücret sıralamasında Romanya, Çekya, Estonya, Polonya gibi ülkelerin yanı sıra krizdeki Yunanistan ve İspanya bile ülkemizin çok önünde, çalışanına kat be kat daha fazla asgari ücret veriyor. Macaristan çalışanına 442 Euro, Romanya 458 Euro, Polonya 614 Euro, Yunanistan 758 Euro, İspanya 1108 Euro asgari ücret veriyor. Bir tek Bulgaristan dışında, diğer tüm Avrupa ülkeleri Türkiye’ye fark atmış durumda. Brüt olarak değil, net olarak ücret hesapladığımızda rakamlar daha da kötü hale geliyor. Asgari ücretten vergi alan, zam ve enflasyon karşısında bu kadar güçsüz bırakan başka bir ülke yok. Ayrıca yıllara göre baktığımızda da asgari ücretin 5 yılda 92 Euro eridiğini görüyoruz. Bu rakamlar, ‘Avrupa bizi kıskanıyor’ diyenlerin Türkiye’de işgücü piyasasını içler acısı tablosunu ortaya koyuyor.

Türkiye, köle pazarına döndü!

Türkiye’de işgücü piyasasını Avrupa’nın köle pazarına dönüştüren AKP anlayışı, Avrupa’ya ‘bize yatırım yapın, işçilik Çin’den ucuz’ diye yalvarıyor ama buna rağmen yabancı yatırımcıyı ülkeye çekemiyor. İmalat sanayide saatlik işçi maliyetiyle Türkiye yine Avrupa’da liderliğe oynuyor. Eurostat’ın verilerinde yine çalışma saati bakımından Türkiye’nin Avrupa lideri olduğu da dikkatten kaçmamalıdır. İşçilerimiz 1800’ler Avrupası’nda olduğu gibi uzun saatler boyu, iş kazasına karşı koruması olmadan, güvencesiz ve sudan ucuz gelirle çalıştırılmaktadır. İktidarın ‘azami kölelik, asgari sefalet’ anlayışını değiştirmek de bizlere nasip olacaktır.

CHP’li Ağbaba, Avrupa’da 2021 yılı asgari ücretini de paylaştı.

Paylaşın

Beşiktaş’ta Konyaspor hazırlıkları başladı

Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final turunda İttifak Holding Konyaspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına, başladı. Siyah Beyazlılar, maçın hazırlıklarına, yarın (9 Şubat) saat 12.00’de basına kapalı yapacağı çalışmayla devam edecek.

Beşiktaş, bu sabah BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final turunda İttifak Holding Konyaspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Basına kapalı yapılan idman, 1.5 saate yakın sürdü.

Teknik Direktör Sergen Yalçın yönetiminde yapılan antrenman; dinlenme, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Dünkü maçta oynayan futbolcular, koşu ve stretching çalışmasıyla günü tamamladı. Diğer futbolcular ise, sahada yapılan ısınma koşuları, istasyon koşuları ve stretching çalışmasıyla idmana başladı.

Pas, 5’e 2, dar alanda oyun ve minik kale maç yapıldı. Antrenman, yarım sahada oynanan çift kale maç sonrası yapılan şut çalışması ile sona erdi. Devre arası transfer döneminde kadroya dahil olan Cenk Tosun, ilk antrenmanına çıktı.

Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası’nda İttifak Holding Konyaspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına, yarın (9 Şubat) saat 12.00’de basına kapalı yapacağı çalışmayla devam edecek.

Fotoğraflar; bjk.com.tr

Paylaşın

Galatasaray, Alanyaspor maçına hazırlanıyor!

Haber Merkezi / Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Alanyaspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla başlayan Galatasaray, yarın saat 17.00’de Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla tamamlayacak.

Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki antrenmanda son oynanan lig maçında tam süre alan oyuncular günü yenilenme çalışmasıyla tamamladı. Diğer oyuncular ise ısınma hareketleri ile başladı. Daha sonra pas oyunları üzerinde duruldu.

Antrenmanın ana bölümünde dayanıklılığa yönelik dar alan oyunları gerçekleştirildi. Antrenman, yenilenme koşusu ve soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı. Karantina süresi tamamlanan ve tüm testleri negatif çıkan Gedson Fernandes, antrenmanın tamamında takımla birlikte çalıştı.

Sofiane Feghouli, tedavisinin ardından salonda ve sahada takımdan ayrı özel bir program dâhilinde çalıştı. Martin Linnes, yenilenme grubu ile beraber planlanan antrenman programının tamamını uyguladı.

Yapılan tetkikleri sonucu sol üst arka adale grubu biceps kasında ikinci derece zorlanma, kanama ve kısmi yırtık tespit edilen Marcelo Saracchi’nin tedavisine başlandı.

Galatasaray Futbol Takımı, Alanyaspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını yarın saat 17.00’de Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla tamamlayacak.

Fotoğraflar: galatasaray.org

Paylaşın

Galatasaray’da Kovid 19 şoku!

Haber Merkezi / Galatasaray Kulübü, “bugün yapılan Covid 19 PCR testleri sonuçlanmış ve sadece bir oyuncumuzun test sonucu pozitif çıkmıştır” açıklamasında bulundu. Açıklamanın devamında oyuncunun tedavisine başlandığı ifadeleri kullanıldı.

Galatasaray’dan konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle;

“Galatasaray Futbol takımı oyuncuları, teknik heyetimiz, performans, sağlık, idari ve destek kadrolarındaki çalışanlarımız için sponsor hastanelerimiz Medical Park ve Liv Hospital’ın katkılarıyla bugün yapılan Covid 19 PCR testleri sonuçlanmış ve sadece bir oyuncumuzun test sonucu pozitif çıkmıştır. Oyuncumuzun tedavi protokolü ve karantina süreci başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

 

Paylaşın

Fenerbahçe Beko’dan 15. galibiyet!

Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımı, ING Basketbol Süper Ligi 20. hafta maçında konuk olduğu Aliağa Petkim Spor’u 67-80 ile geçerek, ligdeki 15. galibiyetini aldı.

Enka Spor Salonu’nda maçta Fenerbahçe, çeyreğin ikinci bölümünde vites yükseltti ve Kenan ile Melih’in basketleriyle çeyreği 15-24 önde tamamladı. İkinci periyota 5-0’lık seri ile başlayan ev sahibi takım karşısında Ali Muhammed ile seriyi sonlandıran Fenerbahçe, Alex Perez’in basketleriyle de farkı çift hanelere çıkardı. (25-36)

Aliağa Petkim Spor’un farkı eritme çabalarına rağmen Fenerbahçe Beko, soyunma odasına 40-43 üstün gitti. Üçüncü çeyrekte skoru 44-49’a getiren Igor Kokoskov’un öğrencileri, periyotu da 52-59 üstün geçti. Dördüncü çeyrekte de O’Quinn ile etkili olmaya devam eden Fenerbahçe, bu bölümde Melih Mahmutoğlu ve Ahmet Düverioğlu ile farkı çift hanelerde tuttu ve maçtan 67-80 galip ayrıldı.

Çeyrek skorları:

1.Çeyrek: 15-24
2.Çeyrek: 25-19
3.Çeyrek: 12-16
4.Çeyrek: 15-21

Fotoğraflar: fenerbahce.org

Paylaşın