Fenerbahçe, Göztepe’ye hazırlanıyor

Haber Merkezi / Fenerbahçe, Süper Lig’in 26. haftasında Şükrü Saracoğlu’nda ağırlayacağı Göztepe maçı hazırlıklarını Can Bartu Tesislerimizde yaptığı antrenmanla sürdürdü.

Süper Lig’in 26. haftasında 21 Şubat Pazar günü Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde Göztepe ile karşılaşacak olan Fenerbahçe, bu maçın hazırlıklarını Can Bartu Tesislerimizde yaptığı antrenmanla sürdürdü.

Teknik Direktör Erol Bulut yönetiminde gerçekleştirilen idman, ısınma hareketleriyle başladı. 3 grup halinde top kapma ve pas çalışmaları yapan futbolcular ardından hücum ve savunma çalışmaları gerçekleştirdi.

Antrenman; taktiksel ve bireysle çalışmalarla tamamlandı. Luiz Gustavo, Filip Novak ve İrfan Can Kahveci, takımdan ayrı özel program dahilinde çalışmalarını sürdürdü.

Fotoğraflar: fenerbahce.org

Paylaşın

Derbinin kazananı Galatasaray

Haber Merkezi / Galatasaray, Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nin 20. Haftasında, Sinan Erdem Spor Salonu’nda ağırladığı Beşiktaş HDI Sigorta’yı 83-65 mağlup etti. 

Maça 10-0’lık seri ile mükemmel bir başlangıç yapan Galatasaray, savunmadaki disiplinini üst düzeyde tutarak rakibi ilk çeyrekte tek hanelerde tuttu. Çeyrek ortasında Meltem Yıldızhan’ın boyalı alan sayısıyla 12-2 üstünlük yakalayarak farkı çift hanelere çıkaran Galatasaray, Prince, Sude ve Anete’nin sayılarıyla ilk periyodu 18-9 üstün tamamladı.

Beşiktaş HDI Sigorta Angela Salvadores’in üçlük faulüyle farkı periyot başında tek hanelere indirse de Galatasaray kaptanı Cansu Köksal’ın üçlük isabeti ve Pelin Derya Bilgiç’in turnikesiyle aradaki farkı tekrar çift hanelere çıkardı.  Beşiktaş molayı aldı: 28-17. Kalan bölümde Cansu Köksal bir üçlük isabeti daha kaydederken, Mercedes ve Prince’in sayılarıyla Galatasaray farkı çift hanelerde tuttu. Beşiktaş ise Salvadores’in kişisel becerisiyle bulduğu sayılarla farkın daha da açılmasını engelledi. Melisa Korkmaz’ın üçlüğüyle ilk devre 37-29 Galatasarayın üstünlüğü ile sonuçlandı.

İlk çeyrekte olduğu gibi ikinci yarıya da mükemmel bir seri ile başlayan Galatasaray, kısa sürede 15-2’lik bir seri yakalayarak 06:09’da skoru 51-32’ye getirerek farkı 19’a çıkardı. Muazzam bir hücum performansı ortaya koyan Pelin Derya Bilgiç’in üçlüğüyle 03:36’da farkı 20’li hanelere çıkaran Galatasaray’a karşı Beşiktaş son bir dakikalık bölümde bulduğu sayılarla farkı 14’e çekti. Galatasaray son çeyreğe 56-42 üstünlükle girdi.

Son çeyreğin ilk bölümünde Beşiktaş farkı 10’a kadar indirse de Anete Steinberga’nın üç sayılık basket-faul hücumuyla rakibine yanıt verdi. Anete bir sonraki hücumda dip çizgiden bir de üçlük göndererek, farkı tekrar 16’ya çıkardı ve Beşiktaş’a mola aldırdı. Zofia Hruscakova’nın 5 sayılık benç katkısı ve Cansu Köksal’ın bir dakika kala kaydettiği üçlükle farkı yükselten Galatasaray maçı da 83-65 kazandı.

Paylaşın

Özcan Arkoç, 81 yaşında hayatını kaybetti

Haber Merkezi / Türk futbolunun efsane kalecilerinden Özcan Arkoç, 81 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye’de Vefa, Fenerbahçe ve Beşiktaş formalarını terleten Arkoç, Avusturya’da Austria Wien, Almanya’da da Hamburg takımlarında görev almıştı.

Türkiye Futbol Federasyonu’ndan (TFF) yapılan açıklamada, “A Milli Takımı’mız ve Türk futbolunun efsane kalecilerinden Özcan Arkoç’un Almanya’da vefat ettiğini derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Merhum Özcan Arkoç’a Allah’tan rahmet; ailesi, sevenleri, yakınları ve futbol camiasına başsağlığı dileriz.” ifadeleri kullanıldı.

Arkoç, 9’u A Milli olmak üzere toplam 28 maçta ay-yıldızlı formayı giymişti. Türkiye’de Vefa, Fenerbahçe ve Beşiktaş formalarını terleten Arkoç, Avusturya’da Austria Wien, Almanya’da da Hamburg takımlarında görev almıştı.

Özcan Arkoç kimdir?

Özcan Arkoç 1939 yılında Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesinde dünyaya geldi. Futbola 13 yaşında Alpullu Şekerspor’da başlayan Arkoç, 1954 yılında Vefa Spor Kulübü’ne geçti. Özcan Arkoç burada 17 yaşında forma giyerek ligin en genç oyuncusu oldu.

1956-57 sezonunda da takımı başarılı olmasa da Merkez Hakem Komitesi’nce ligin en centilmen futbolculardan biri olarak seçildi. Milliyet Gazetesi’nin düzenlediği “Yılın En İyi Sporcusu” oylamasında 3. oldu. Özcan Arkoç, öğrencilik yıllarında da Sultanahmet Sanat Okulu’nun kalesini korumuş ve bir keresinde ise eski Beylerbeyi, Beşiktaş ve Fenerbahçeli Birol Pekel’in de oynadığı Beyoğlu Ticaret Lisesi’ne karşı da forma giymiştir.

1958’de Fenerbahçe’ye transfer oldu. 1958-59’da İstanbul Profesyonel Ligi’nin namağlup şampiyonu olurken Fenerbahçe 18 maçta sadece 7 gol yiyerek en az gol yiyen takım oldu. Türkiye Ligi’nin ilk sezonu olan 1959 yılında ilk şampiyon olan takımda yer aldı. Galatasaray ile oynanan final maçlarında Fenerbahçe’nin kalesini korudu. İlk maçı Galatasaray 1-0 kazanırken, Arkoç, Metin Oktay’ın ünlü “ağları delen golü”nü yedi. İkinci maçta ise rakiplerini 4-0 yendiler. Fenerbahçe 16 maçta 8 gol yiyerek yine en az gol yiyen takım oldu. 59-60 sezonunda ise lig ikincisi oldular. Fenerbahçe’nin ilk Avrupa deneyimi olan Şampiyon Kulüpler Kupası eleme turunda Macar takımı Csepel SC’yi elemiş, ilk turda ise Fransa şampiyonu Nice’i zorlayıp, üçüncü maçta elenmişlerdi. 60-61 sezonunda Fenerbahçe ve Arkoç ikinci şampiyonluğa erişti. 1961-62 sezonu sırasında askerliğini yapan Arkoç, takımda fazla yer bulamadı ve üçüncü kaleci konumuna düştü. Fenerbahçe ise ligi 2. bitirdi. Sezon sonu Fenerbahçe ile parada anlaşamayıp serbest kaldı.

1962’de rakipleri Beşiktaş’a transfer oldu. İlk sezonunda bir puan farklı ikinci olsalar da Arkoç’un kalesini koruduğu Beşiktaş ligin en az gol yiyen ekibi oldu. Sonraki sezon da bir puan farkla lig ikinci oldular. Bu sezon sonrası Arkoç başarısı ile Avrupa kulüplerinin dikkatini çekti. Önce Alman kulüpleri tarafından istenen Arkoç, daha sonra Avusturya’da denendi. Austria Wien’e tarafından beğenilen Arkoç, 1964’te bu takıma transfer oldu.

Arkoç, 1964-1967 arasında 64 kez forma giydi. Daha ilk sezonunda Avusturyalı millî kaleci Gernot Fraydl’ın yerine geçti. İlk sezon ligde başarılı olmadılar, ikinci sezonunda ise 3. oldular. 66-67 sezonunda da üçüncü olsalar da Arkoç’un sayesinde ligin en az gol yiyen takımı oldular ve Avusturya Kupası’nı kazandılar.

Hamburg SV

Avusturya’daki başarılı performansı sayesinde 1967-1974 arasında Hamburg’un kalesini korudu. Daha ilk sezonunda ünlü Alman kalecilerinden Horst Schnoor’un yerini kaptı. Teknik direktör Kurt Koch, 1967-68 sezonunun ilk haftasında sahaya Arkoç ile çıktı. 19 Ağustos 1967’de SV Werder Bremen karşısında sahaya birinci kaleci olarak çıkan Arkoç, Bundesliga kariyerine şanssız bir başlangıç yaptı ve daha 20. dakikada sakatlanıp oyundan çıktı. İki hafta kaleden uzak kalan Arkoç, dördüncü haftadan itibaren kalesini geri alıp sezon sonuna kadar yerini kaptırmadı. İlk sezonunun sonunda UEFA Kupa Galipleri Kupası finalinde AC Milan’a karşı oynadı ancak Kurt Hamrin’in iki golüne engel olamadı. Bu final maçı ile birlikte ilk kez bir Türk futbolcu bir UEFA organizasyonu finalinde forma giymiş oldu.

1969-70 sezonunda Hamburg takımını yöneten Georg Knöpfle döneminde birinci kalecilikten uzak kalsa da sonraki sezon Klaus-Dieter Ochs ile birinci kaleciliğe geri döndü. 1973-74 sezonunda takımın en yaşlı futbolcusu olan Arkoç, ikinci kaleciliğe düşüp sadece 2 maçta forma giydi. Sezon sonunda futbolcu bıraktı. Erkoç, Hamburg kalesini 159 maçta korudu. Ancak ligde büyük bir başarı sahibi olamadılar. En büyük başarısı Almanya Kupası ikinciliği ve lig beşinciliği oldu.

Milli takım kariyeri

26 Ekim 1958’de Belçika ile oynanan bir özel maçta ilk kez Türkiye millî futbol takımı forması giydi. O zaman kupa usulü yapılan EURO 1960 elemelerinde ilk turun ikinci maçında kaleyi korudu. Türkiye maçı 2-0 kazansa da ilk maçı 3-0 kaybettiği için elendi. 59-62 arası millî olamayan Arkoç 62’de tekrar takıma döndü. Özel maçlarda başarılı bir performans gösterse de EURO 64 elemelerinde İtalya’ya 6-0 yenildiklerinde kaledeydi. Tekrar bir üç senelik ara sonrası bir maçlığına Austria Wien forması ile millî takıma geri döndü.

9 kez millî olan Arkoç, bunların 4’ünde Fenerbahçe, 4’ünde Beşiktaş, birinde ise Austria Wien forması giyiyordu. Oynadığı 9 maçın 5’inde gol yemedi, 4’ünde ise 1 gol yedi. Beşiktaş forması ile çıktığı bir maçta takımın kaptanlığını da yaptı. 1956’dan beri çeşitli seviyelerde millî formayı giyen Arkoç, 5 kez Türkiye Amatör, 13 kez Türkiye U-21, bir kez de B genç millî olmuştu.

Paylaşın

Fenerbahçe, Göztepe’ye hazırlanıyor

Haber Merkezi / Fenerbahçe, Süper Lig’in 26. haftasında karşılaşacağı Göztepe maçına hazırlanıyor. Fenerbahçe, hazırlıklarını 18 Şubat Perşembe günü yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Fenerbahçe, 21 Şubat Pazar günü saat 19.00’da Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarını akşam saatlerinde Can Bartu Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla sürdürdü.

Teknik Direktör Erol Bulut yönetiminde gerçekleştirilen idman, saat 17.00’da ısınma ve koordinasyon çalışmalarıyla başladı. 2 grup halinde yapılan pas çalışmalarıyla devam eden idman, dar alanda gerçekleştirilen çift kale maçlarla sürdü; bireysel çalışmalarla tamamlandı.

Luiz Gustavo, Filip Novak ve İrfan Can Kahveci, takımdan ayrı özel program dahilinde çalışmalarını sürdürdü. Fenerbahçe, hazırlıklarını 18 Şubat Perşembe günü yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Fotoğraflar: fenerbahce.org

 

Paylaşın

Fenerbahçe Öznur Kablo’dan farklı galibiyet

Haber Merkezi / Fenerbahçe Öznur Kablo Kadın Basketbol Takımı, Herbalife Nutrition KBSL 20. hafta maçında Birevim Elazığ İl Özel İdare’yi  72-48 mağlup etti. Fenerbahçe Öznur Kablo Kadın Basketbol Takımı, bu galibiyetle 20’de 20 yaparken, Elazığ ekibi ise 13. mağlubiyetini aldı.

Metro Enerji Salonu’nda oynanan maça Jasmine Thomas, Kayla McBride, Tuğçe Canıtez, Satou Sabally ve Kiah Stokes beşiyle başlayan Fenerbahçe,  Satou Sabally’nin skorer oyunuyla 5 dakikayı 16-8 önde tamamladı. Bu bölümde hücum ribauntlarında rakibine üstünlük kuran ve rakibinin top kayıplarını iyi değerlendiren Fenerbahçe, çeyreği de 30-17 önde tamamladı.

Skor üstünlüğünü ikinci çeyrekte de sürdüren Fenerbahçe, ilk yarıyı 45-32 üstün tamamladı. Soyunma odasından 6-0’lık seri ile dönen Victor Lapena’nın öğrencileri, McBride ve Tuğçe ile farkı 20 sayıya çıkardı. (55-35) Bu bölümde potasında sadece 4 sayıya izin veren Fenerbahçe Öznur Kablo, çeyreği 58-36 üstün geçti. Son bölümde farkı açan Fenerbahçe, maçtan 72-48 galip ayrıldı ve liderliğini sürdürdü.

Çeyrek skorları:

1.Çeyrek: 30-17
2.Çeyrek: 15-15
3.Çeyrek: 13-4
4.Çeyrek: 14-12

Fotoğraflar: fenerbahce.org

Paylaşın

Vakıfbank, Fenerbahçe Opet’i ezdi geçti

Haber Merkezi / Vakıfbank, Misli.com Sultanlar Ligi 26. hafta erteleme maçında Fenerbahçe Opet Kadın Voleybol Takımını 3-0 mağlup etti. Setler, 19-25, 22-25, 17-25 tamamlandı.

Karşılaşmanın ilk bölümünde servis ritmini bulamayan Fenerbahçe 2-8 geri düşünce Başantrenör Zoran Terzic’ten mola geldi. Moladan sayıyla dönen Fenerbahçe, teknik molaya 5-12 geride girdi. Mola dönüşü fark erimeyince Fenerbahçe Başantrenörü Zoran Terzic ikinci molasını da kullandı: 9-16.  Fenerbahçe Opet bu moladan 3 sayılık seriyle dönünce bu kez mola alan taraf Vakıfbank oldu: 12-16. Son bölümde farkı 3 sayıya kadar indiren Fenerbahçe avantajı eline geçiremedi ve seti 19-25 kaybetti.

İki ekibin de karşılıklı 3 sayılık serisiyle başlayan ikinci sette karşılıklı sayılarla skor avantajı sürekli el değiştirdi ve teknik molaya 12-10 Fenerbahçe Opet üstünlüğüyle gidildi. Skorun 13-13’te tekrar eşitlendiği mücadelede karşılıklı sayılarla eşitlik bozulmadı: 21-21. Son bölümde avantajı eline geçiremeyen Fenerbahçe, seti 22-25 kaybetti.

Fenerbahçe Opet üçüncü sete istediği başlangıcı yapamadı ve 2-8 geri düşünce Başantrenör Zoran Terzic’ten mola geldi. Teknik molası 4-12’lik skorla geçilen üçüncü sette Melissa Vargas ve Beliz’in sayılarıyla fark 5 sayıya kadar inince Vakıfbank’tan mola geldi: 12-17.  Son bölümde fark erimedi ve set 17-25 konuk ekip üstünlüğüyle tamamlandı.

Fotoğraflar: fenerbahce.org

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a beş ‘Gara Operasyonu’ sorusu

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada Gara Operasyonu nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 5 soru yöneltti. Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında “Bu soruların cevabını millet  adına ondan bekleyeceğim.” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, grup konuşmasında konuya ilişkin yaptığı açıklamalarından satır başları şöyle:

Gara şehitlerimiz var. 5-6 yıldır terör örgütünün tuttuğu erlerimiz. 5-6 yıldır ne yapıldı? 5-6 yıldır defalarca hatırlatılmasına karşın ne yapıldı? Şimdi bunların tamamı hayatını kaybetti. Şehitlerin ailelerinin bulunduğu evlere kor ateşi düştü. Hepimiz yanıyoruz, içimiz yanıyor. Bizim toplumumuzda şehitlerin ayrı bir yeri vardır. Bir tweet üzerinden kıyameti kopardılar. Hangi ahlak, bilgi, erdem, inanç… Emin olun anlamakta zorlanıyorum.

Aileler defalarca geldiler, her kapıyı çaldılar. Bana da defalarca geldiler. Malatya’da da geldiler. Arkadaşlarımızı görevlendirdik. Basın toplantıları yaptılar. Olaya iktidarın el atması gerektiğini söyledik. Bu çerçevede bir çaba harcayın dedik. Elimizden gelen her şey yapıldı. Basın toplantıları yapıldı. Çocukları terör örgütünün elinde olan ailelerle basın toplantıları yapıldı, soru önergeleri verildi. Her soru önergesi sıradan olayın özüne inmeyen “terör örgütleriyle mücadeleye yönelik keşif, operasyonel faaliyetler azim ve kararlılıkla devam etmektedir.” soru önergesinde bu yazıyor.

Şehit olan bu kardeşlerimizin öldüğü haberi geldi. Önce şunu düşündüm. Nerede, nasıl bu kardeşlerimiz şehit oldular. Bilgiler parça parça önümüze gelmeye başladı. Açıklamayı Malatya Valisi yapıyor. Niçin? Bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan bir kişi var, MSB koltuğunda oturan bir kişi var, İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan bir kişi var. Benzer bir durum İdlib’de olmuştu. Açıklamayı korkudan hiç kimse yapmıyor, Hatay Valisi yapıyor. Çünkü kusurlarını biliyorlar, eksikliklerini biliyorlar. Bir olay çok önemlidir.

Erdoğan “bir müjde vereceğim” dedi. Ama bunların tamamı şehit oldu. Açıklama yapmaktan korktular. Devleti yöneten birisi, “Çarşamba günü çok önemli bir şey yapacağım” diye bir açıklama yapmaz. Operasyonlar gizli yapılır, kimseye haber verilmez. Rahmetli Ecevit, terör örgütünün başındaki kişiyi alıp getirirken bile eşine haber vermemiştir. Devlet böyle yönetilir. Bırakın devleti bunlar bir köy bile yönetemezler. Her alanda ayrıştırdılar şehit üzerinden de ayrıştırıyorlar. Çok tehlikeli bir tutum bu.

Daha defnedilmemiş, yaralar tazeyken bunu yapıyorlar. Talimat üzerine yapıyorlar. Sarayın talimatı üzerine yapıyorlar. Ben üzülüyorum, içim acıyor. Şehitler gelmiş, daha cenazeler kalkmamış kavga ediyorlar, “sen-ben” kavgası mı bu? Kinle, öfkeyle devlet yönetilmez. Devlet bilgiyle, birikimle, sevgiyle yönetilir. Devleti yönetenler her türlü eleştiriye açık olmak zorundadırlar.

Erdoğan sanki bu olaylar hiç olmamış gibi beyefendi kahvaltıya gidiyor. Bir yaylaya kahvaltıya gidiyor. Rize’yle Trabzon arasında her 15 metreye bir polis dikiyorlar. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şey. Ya sen kendi vatandaşına güvenmiyorsun. Şikayeti görev yapan polisler söylüyor. Böyle bir garabet hiç yaşanmadı ve biz yaşıyoruz.

13 şehidimiz var umrunda bile değil. Sonra Rize kongresi. Bütün vatandaşlarımdan özellikle rica ediyorum, o kongreyi internetten izleyin. O gülüşmeler, o kahkahalar, o fıkralar… Ya 13 kişi hayatını kaybetti. Hangi ahlaka göre yapıyorsunuz siz bunu, hangi inanca göre yapıyorsunuz.

Güle oynaya kongre yapıyorlar. Şehit annesini telefonla bağlatıyorlar. Erdoğan’ın keyfi yerinde, anne ağlamaklı. Ders vermeye kalkıyor. Allah bu millete sabır versin. Bir şehit annesi ya. Onu propaganda malzemesi olarak kullanıyor. Şehitlere ne kadar yakın olduğunu anlatmak için kullanıyor. Oysa bütün Türkiye nasıl eğlendiğini, nasıl keyif içinde olduğunu görüyor. Askerlerimiz, polislerimiz, sivillerimiz hayatını kaybetmiş. Bırakın bu anne matemini yaşasın.

Şunu söylüyor “Oğlunuz şehit oldu siz bu şerefi yaşadınız.” Lafa bak. E o şeref en çok sana yakışıyor. Göndersene çocuklarını askere. Niye bedelli askerlik yaptırdın? Eğer sen böyle bir şerefi kabul etmek istiyorsan, yaşamak istiyorsan çocuklarına bedelli yaptırmazsın gönderirsin askere, Irak’a gönderirsin. Neden bu ülkede hep fakir fukaranın çocukları bedel ödüyor da varsılların çocukları bedel ödemiyor. Erdoğan’a beş soru soracağım. Bu soruların cevabını millet  adına ondan bekleyeceğim.

“Bu işin sorumlusu kim?”

Soru 1: Bölücü terör örgütünün tam 5,5 yıl elinde tuttuğu vatan evlatlarını kurtarmak için başbakan veya cumhurbaşkanı olarak ne yaptınız?

Soru 2: Terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’dan seçimlerde size yardımcı olması için mektup dilenirken neden vatan evlatlarının serbest bırakılması için çağrı yapmasını istemediniz. İstanbul seçimleri sizin için 13 vatan evladından daha mı kıymetliydi?

Soru 3: Yıllarca dostum Trump diye böbürlenip durdunuz. Neden dostluğunuzu vatan evlatlarımızı terör örgütünün elinden kurtarmak için kullanmadınız. Bölgede Amerikalılar çok güçlü, senin de en yakın dostun Trump.

Soru 4: Daha önce benzer hadiselerde sorunun çözümünde büyük katkıları olmuş İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları Derneği ve Mazlum Der gibi ulusal insan hakları örgütleri ile Uluslararası İnsan Hakları Örgütlerinden terör örgütünün elinde tuttuğu evlatlarımıza zarar gelmemesi ve serbest bırakılmaları için en azından çağrıda bulunmak hiç mi aklınıza gelmedi?

Soru 5: Dün Rize’de yaptığınız açıklamalardan sınır ötesi operasyonun hedeflerinden birinin de şehit olan 13 evladımızın kurtarılması olduğunu ancak başaramadığınızı söylediniz. 13 vatandaşımızın kurtarılması amacıyla başlatılan operasyondaki başarısızlığı kim üstlenecek? Bu işin sorumlusu kim?

Kurtarma operasyonuna gidiyorsun bütün rehineler ölüyor. Akıl tutulması var burada. Gidiyorsun rehineleri kurtarmaya, bütün rehineler ölüyor. Korkudan hiç kimse açıklama yapmıyor, vali açıklama yapıyor.

Davulla zurnayla rehine mi kurtarılır Allah aşkına. Rahmetli Ecevit Kıbrıs çıkarmasını yaparken eşine bile haber vermemiştir. Bu davulla zurnayla harekat başlattık diyor. 13 şehidimizin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır, kimse başka bir şey düşünmesin. Bu beş sorunun cevabını bekliyorum. Bu millet bekliyor.

Paylaşın

Trabzonspor’dan AİHM hamlesi!

Haber Merkezi / 2010-11 sezonu şampiyonluğu için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurulduğunu duyuran Trabzonspor, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Kulübümüz, çalınan şampiyonluğunun iadesiyle ilgili mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir.” ifadelerini kullandı.

“UEFA ve FIFA nezdinde yürüttüğü hukuki mücadeleler sonuçsuz kalmıştır” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Bilindiği gibi 2010-11 sezonundaki şampiyonluğumuz şike yoluyla elimizden alınmıştır. Buna rağmen gerekli cezai yaptırımlar uygulanmamış, haklarımız da iade edilmemiştir. Kulübümüzün gerek ülkemizde gerekse UEFA ve FIFA nezdinde yürüttüğü hukuki mücadeleler sonuçsuz kalmıştır. Dünya ve Avrupa futbolunu yöneten bu iki kurumun verdikleri kararlarda 2010-2011 sezonunda şikenin varlığını kabul etmesine rağmen herhangi bir müdahalede bulunmaması, adalet bekleyenler tarafından anlaşılamamıştır.

Son olarak bir süre önce başvurduğumuz İFM kararı üzerine hukuki yollar tükenmiş, kulübümüze AİHM yolu açılmıştır. Yönetim Kurulumuzun kararıyla İsviçre’deki avukatlarımız çalışmalarını tamamlamış, AİHM başvurusunu bugün gerçekleştirmiştir. Kulübümüz, çalınan şampiyonluğunun iadesiyle ilgili mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur…”

 

Paylaşın

Beşiktaş zirve takibini sürdürdü!

Haber Merkezi / Beşiktaş, Süper Lig’in 25. haftasında Gençlerbirliği’ne konuk oldu. Beşiktaş, Eryaman Stadyumu’nda oynanan karşılaşmayı Rachid Ghezzal ve Cenk Tosun’un (2) golleri ile 3-0 kazandı. 

Bu sonuçla Beşiktaş 51 puana yükselerek aynı puandaki Galatasaray ve Fenerbahçe ile zirve mücadelesini sürdürdü. Gençlerbirliği ise 20 puanda kaldı.

Süper Lig’de Beşiktaş önümüzdeki haftayı bay geçecek. Gençlerbirliği, Denizlispor’a konuk olacak.

4. dakikada Beşiktaş, Ghezzal’ın golüyle öne geçti. Rosier’in pasında ceza sahası dışı sağ çaprazda topla buluşan Ghezzal, ayak içiyle yaptığı şık vuruşla kaleci Nordfeldt’in sağından meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 0-1

89. dakikada Beşiktaş ikinci golü buldu. Dorukhan’ın pasında savunmanın arkasına sarkan Cenk Tosun, kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu filelere gönderdi: 0-2

90+4. dakikada Josef de Souza’nın topuk pasında ceza sahası sol çaprazda topla buluşan Cenk, plase vuruşla farkı üçe çıkardı: 0-3

Stat: Eryaman

Hakemler: Yaşar Kemal Uğurlu, İbrahim Çağlar Uyarcan, Erdinç Sezertam

Gençlerbirliği: Nordfeldt, Johansson, Arda Kızıldağ, Toure, Polomat, Soner Dikmen, Furman, Candeias, Mugni (Dk. 73 Spiridonovic), Ayite (Dk. 87 İlker Karakaş), Sefa Yılmaz (Dk. 64 Stancu)

Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Rosier, Welinton, Necip Uysal, Dorukhan Toköz, Josef de Souza, Hutchinson, Ghezzal (Dk. 62 Nkoudou), Ljajic (Dk. 78 Mensah), Larin (Dk. 87 Gökhan Töre), Aboubakar (Dk. 62 Cenk Tosun)

Goller: Dk. 4 Ghezzal, Dk. 89 ve 90+4 Cenk Tosun (Beşiktaş)

Sarı kartlar: Dk. 28 Ayite, Dk. 36 Furman, Dk. 78 Candeias (Gençlerbirliği), Dk. 87 Josef de Souza, Dk. 90+8 Dorukhan Toköz (Beşiktaş)

“Kazanmak bizim için değerliydi”

Karşılaşma sonrası açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın özetle şunları söyledi;

“Birçok gol pozisyonu üretiyoruz ama ne yazık ki sonuçlandıramıyoruz. Goller daha erken gelseydi, daha farklı bir sonuç olabilirdi. Rakiplerimizin kazandığı haftada kazanmak bizim için değerliydi.

İttifak Holding Konyaspor ile ligde ve kupada oynadığımız maçlarda net penaltılarımız verilmedi. VAR’daki arkadaşlar çay-kahve içsin, ligde ve kupada rakiplerimizin gerisine mi düşelim, yok öyle! Bırakın herkes çıksın, oynasın. Kim iyi oynarsa o şampiyon olsun. VAR’daki arkadaşlar çok dikkatli olsunlar. Camiaların ve teknik adamların kaderleriyle oynuyorlar.

BAY haftasında Montero harici tüm oyuncular takıma dönecek. Oyuncularımız yoruluyor, kolay değil. Biraz dinleneceğiz, takıma üç gün izin verdik. Cenk attığı iki golle iyi bir dönüş yaptı. Cenk, camiamıza çok önemli hizmetlerde bulunmuş, çok kıymetli bir futbolcu. İnşallah sezon içinde bize sezon sonrasında da milli takıma ciddi katkı sağlayacak.”

“Beşiktaş’ın oyuna girenleri maçı çevirdi”

Gençlerbirliği Teknik Direktörü Mehmet Altıparmak ise maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, erken bir gol yediklerine işaret ederek, “İki takım da mutlak kazanmak için sahaya çıktı. Oyunun genelinde çok iyi oynamamıza rağmen ilk ve son 10 dakikasını kötü oynadık. Maça 1-0 mağlup başladık.” diye konuştu.

15 ila 45. dakika arasında istedikleri oyunu sahaya yansıttıklarını söyleyen Altıparmak, şöyle devam etti:

“Candeias’ın pozisyonu gol olsaydı 1-1’i yakalamış olsaydık, Beşiktaş’ı daha faklı durumlara sokabilirdik. İkinci yarı aynı oyunumuzu devam ettirmeye çalıştık. İkinci devre Beşiktaş oyunu biraz daha kendi sahasında kabul edip kontrataklarla gelmeye çalıştı. Ama biz öndeki baskıları iyi yaptık. Maçın kırılma anları var. 85. dakikada Stancu topa dokunabilse belki maç 1-1’e gelecekti, son dakikalarda belki biz aynı şeyi yapacaktık.”

Altıparmak, son bölümde risk aldıklarını dile getirerek, “Yediğimiz bir kontrayla durum 2-0 oldu, maç 3-0 bitti. Biz gerçekten büyük bölümünü çok iyi oynadığımız, çok mücadele ettiğimiz bir karşılaşmayı kaybettik. Bu saatten sonra yapacak çok fazla bir şey yok. Bizim daha çok önemli maçlarımız var. Bundan sonra onlara hazırlanacağız. Maçı Beşiktaş’a getiren oyuncu değişiklikleri oldu. Beşiktaş’ın oyuna girenleri maçı çevirdi. Bana göre bugünkü maçın özeti bu.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Paylaşın

Mesut Özil’in imzalı formaya rekor fiyat

Haber Merkezi / Fenerbahçe’nin Arsenal’den kadrosuna kattığı Mesut Özil’in imza törenine özel hazırlanan ve 32 yaşındaki oyuncunun imzaladığı 3 forma 36 bin 50 avroya satıldı. Daha önceki rekor satış, Neymar’ın 13 bin Euro’ya satılan PSG formasına aitti.

Mesut Özil’in imza törenine özel hazırlanan ve Mesut Özil’in imzaladığı 3 forma, toplam 36 bin 50 Euro’ya satıldı. Özil’in imzaladığı Çubuklu forma, www.matchwornshirt.com sitesinden şimdiye kadar satılan tüm formalar içinde rekor fiyata ulaştı.

Fenerbahçe, www.matchwornshirt.com/club/fenerbahce sitesinden satışa çıkardığı çubuklu forma 26 bin euro, gold forma 4 bin 800 euro ve lacivert forma 5 bin 250 euroya alıcı buldu.

Mesut Özil’in imzaladığı ve oyuncunun ismini ve numarasını taşıyan çubuklu forma, Matchwornshirt sitesinden şimdiye kadar satışa çıkan tüm formalar arasında en yüksek meblağa ulaşarak rekor kırdı. Sitedeki daha önceki rekor satış, Neymar’ın 13 bin euroya satılan PSG formasına aitti.

Paylaşın