HDP’li Buldan: Halka ekonomik kriz, kendilerine Lale Devri yaşattılar

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Kadın Meclisi toplantısı açılış konuşmasında, iktidara ekonomik kriz üzerinden yüklenerek, “Halka ekonomik kriz, yoksulluk, açlık; kendilerine ise “Lale Devri” yaşattılar. Kendilerine sultanlık, kendilerine saraylar, saray sofraları kurdular. Yoksul halkı ise aşsız, işsiz ve sofrasız bıraktılar. ” dedi.

Haber Merkezi / Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, Eş Genel Başkan Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Toplantı’nın açılış konuşmasını yapan Buldan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, konuşmasında, iktidara ekonomik kriz üzerinden yüklenerek, “Halka ekonomik kriz, yoksulluk, açlık; kendilerine ise “Lale Devri” yaşattılar. Kendilerine sultanlık, kendilerine saraylar, saray sofraları kurdular. Yoksul halkı ise aşsız, işsiz ve sofrasız bıraktılar. ” dedi.

İstanbul Sözleşmesi ve kapatma davasına da değinen Buldan, “İstanbul Sözleşmesi’ne saldırı ile kadınların kazanımlarına ve yaşam hakkına tekçi erkek iktidar tarafından yapılan darbe, siyasette ise HDP’ye kapatma davası açarak kadının siyaset gücüne, kadının siyasi kazanımlarına darbe yapmayı amaçlamaktadır. ” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında “Ne bu ülkeyi, ne hayatımızı ne geleceğimizi hiçbir faşist zihniyetin iştahlı yağmasına terk etmeyeceğiz. ” diyen Buldan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle;

“Değerli halkımız, değerli kadın arkadaşlarım, yoldaşlarım ve basının değerli emekçileri;

Bir Kadın Meclisi toplantımızı daha güçlü bir birliktelik ve daha güçlü bir mücadele enerjisi ile gerçekleştirmenin heyecanını özellikle ifade etmek istiyorum ve bu anlamda bütün arkadaşlarımıza hoş geldiniz diyorum  ile her birinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Dün aramızdan ayrılan Eski Siirt Milletvekilimiz Kadri Yıldırım arkadaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Kederli ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Kadri Hoca elbette ki yeri doldurulamayacak, Kürt dili ve tarihi üzerine önemli çalışmaları olan bir yoldaşımızdı. Kürt halkının bütün değerlerini cesurca savunan ve Kürt halkı üzerinde uygulanan baskılara cesurca karşı çıkan, aynı zamanda Kürtlerin dili ve kültürü üzerinde de önemli çalışmalar yapan biriydi.

“Zafere her zamankinden daha yakınız”

Bugün fiziken burada bizlerle bir arada olmasalar dahi, her an her yerde yürek birliği, fikir birliği ve mücadele birliği halinde bulunduğumuz sürgündeki ve zindanlardaki birbirinden kıymetli bütün kadın yoldaşlarımıza buradan en içten sevgi ve selamlarımızı iletiyorum. Özgür yarınlarda mutlaka buluşacağız! Kadınların mücadelesini, kadınların zaferini hep birlikte mutlaka kutlayacağız! İnanın bundan zerre kadar şüphemiz yoktur.

Bugün itibariyle biz kadınlar öylesine güçlü bir mücadelenin içerisinde yer alıyor ve öylesine kararlı bir şekilde ilerliyoruz ki tekçi erkek iktidarın faşist karanlığında dahi olsa zafere her zamankinden daha yakınız.

İşte bakınız, biz kadınlar her sene 8 Mart’ı kutlarız. Fakat her yıl bir öncekinden daha da güçlü, daha da kalabalık, daha cesur bir şekilde doldururuz alanları. İşte bu 8 Mart’ı da her zaman olduğundan çok daha yüksek bir sesle, her zaman olduğundan daha kalabalık, daha kararlı daha güçlü kutladık. Gittikçe fütursuzlaşan faşizm, baskı ve zor politikalarına karşı yükselen kadın mücadelemiz bu 8 Mart’ta da alanları hınca hınç doldurdu. Coşkumuzla, moralimizle, cesaretimizle gümbür gümbürüz değerli arkadaşlar. Ne ev hapisleri, ne zindanları, ne kelepçeleri ne tehditleri, ne bin bir türlü hukuk dışı engellemeleri bu 8 Mart’ta da kadınları engelleyemedi! Aksine saflarımızı daha çok güçlendirdik.

Biz kadınlar yine aynı güç ve moralle Newroz alanlarını doldurduk. Her yerde, her alanda kadınlara savaş açmış tekçi, faşist, erkek tek adam rejimine karşı milyonlarca kadın, Newroz alanlarında kadınların yenilemez, ezilemez, bir güç olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Bu yılki Newroz kadın Newrozuydu! 2021 Newroz’unda kadınlar tekçi erkek iktidara “Beni sindiremezsin” dedi! “Beni korkutamazsın” dedi! “Beni kapatamazsın” dedi! “Benim kazanımlarımı bir gece yarısı bir erkek darbesiyle fesh edemezsin” dedi! Kadınlar, tekçi erkek iktidara “Sen teksin ama bak ben milyonlarım” dedi! “Sen zorbasın, zalimsin ama bak ben de korkmuyorum, sinmiyorum, kapanmıyorum” dedi! Demeye de devam edecektir.

Evet değerli arkadaşlar; 19 yıldır bu ülkede yürütmede bulunan tekçi siyasi iktidarın kendi tabirleri ile 19 yıllık hazırlık süreçlerinin sonunda ülkeyi, toplumu getirdikleri nokta uçurumun eşiğidir. Hukuksal çöküntü, ekonomik çöküntü, toplumsal çöküntü, kültürel ve ekolojik çöküntü en ağır haliyle yaşanmaktadır. Güneyinden kuzeyine, batısından doğusuna kocaman bir coğrafyanın tüm değerleri bu tekçi erkek iktidarın talanıyla yıkıma uğratıldı. Hukuku devletin bir gereği olmaktan çıkarıp partisinin sopasına dönüştürenler gerçek adaleti toplum için bir hayal haline getirdiler.

“Halka ekonomik kriz, kendilerine Lale Devri yaşattılar”

Ekonomide adil bir bölüşümü değil vurgunculuğu, soygunculuğu esas alanlar ülkeyi adil bölüşüm ile değil, soygunla, yolsuzlukla yönettiler. “Halkın hakkı” diye geldiler, bir sana üç bana diye devam ettiler, o kadar palazlanıp, o kadar doymaz oldular ki hep bana Rabbena ile halkın bütün kaynaklarını, imkânlarını tükettiler. Halka ekonomik kriz, yoksulluk, açlık; kendilerine ise “Lale Devri” yaşattılar. Kendilerine sultanlık, kendilerine saraylar, saray sofraları kurdular. Yoksul halkı ise aşsız, işsiz ve sofrasız bıraktılar.

Halka kadınlara gençlere işsizliği ve açlığı reva gördüler, kendilerine ise milyar dolarlık vurgunlardan, ihalelerden, çeşit çeşit kurumdan on binlerce liralık maaşlardan oluşan ballı , kaymaklı bir iktidar düzeni kurdular. Halkın sırtına Deli Dumrul’a rahmet okutan ağır vergiler yüklediler; kendilerine ise halkın kesesinden vergi muafiyetleri, vergi afları getirdiler.

Halka pandeminin en ağır faturasını kestiler, kendilerine ise pandemiden eşsiz fırsat ve vurgun yarattılar. Kendilerine VIP testler ve aşılar yaptırdılar, halka ise ümitsiz bekleyiş ve çaresizlik bıraktılar. Bunu ne hak kabul eder, ne halk kabul eder ne de biz kadınlar kabul ederiz. Bütün bunları affetmeyeceğiz, unutmayacağız, hesabını soracağız.

Değerli arkadaşlar; halkı yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik altında ezerken sürdükleri saltanat tam bir çürümüşlük ifadesidir. Ne temiz bir zihniyetleri, ne insanlık adına, ülke adına gerçek bir kaygıları, ne de temiz bir vicdanları var. Tekçi AKP iktidarı ağır bir çürümüşlüğün merkez üssüdür. Bu çürümüşlüğü biz kadınlar çok iyi görüyoruz, en ağır haliyle hissediyoruz. Bu nedenle biz kadınlar tekçi AKP iktidarına, onların tek adam rejimine yol vermiyoruz, vermeyeceğiz. Kesin ve net konuşuyoruz değerli arkadaşlar. Onların bu çürümüş zihniyetlerine de, bozuk düzenlerine de biz kadınlar son vereceğiz. Kadınların ittifakıyla onları göndereceğiz!

Elbette onlar da bizim bu gücümüzün pekâlâ çok iyi fakındalar. Bu nedenle bugün en büyük savaşları kadınlarladır. Kadın kazanımlarıyladır. Bu nedenle bir tek adam kadınların hem bir kazanımı olan hem de kadının yaşamını ve bütün haklarını güvence altına alan İstanbul Sözleşmesi’ne bir imzası ile tekçi erkek darbesi yapmıştır. Evet değerli arkadaşlarım bir gece yarısı kararı ile İstanbul Sözleşmesi’ni feshetme girişimi tek adamın milyonlarca kadının hakkına, hukukuna yaptığı bir darbe girişimidir.

“İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşam hakkıdır”

Peki nedir İstanbul Sözleşmesi? İstanbul Sözleşmesi kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, kadınlara yönelik şiddetin faillerin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılması konularında devlete yükümlülük veren bir sözleşmedir. İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşam hakkıdır! İstanbul Sözleşmesi çocukların istismardan, şiddetten ve çocuklara yönelik olarak geliştirilen her türlü suç ve eziyetten çocukları korumaktır. İşte tek adam kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi girişimi bütün bu tedbirleri yok saymakta kadınlara ve aynı zamanda çocuklara yönelik suçları teşvik etmekte, yüreklendirmektedir.

Kadın kazanımlarına karşı yapılan bu darbe ile milyonlarca kadın sömürüye, şiddete, kadın cinayetlerine mahkûm edilmek istenmektedir. Yine çocuklar her türlü istismara ve şiddete mahkûm edilmek istenmektedir. Kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetleri oranında dünyada rekora koşan, çocuklara yönelik istismarda lider konumda olan Türkiye gerçekliğiyle karşı karşıyayız. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen tek adam yönetimi kadına yönelik her türlü suçta fail konumundadır. Bundan böyle kadına yönelik bütün suçlarda failin biri suçu işleyense, diğer fail ise önlemeyen, korumayan, kadınların anayasası niteliğindeki İstanbul Sözleşmesi’ni ortadan kaldıran tek adam iktidarıdır.

Kaldı ki tek adam kararıyla İstanbul Sözleşmesi’ni feshetme kararı kadınların iradesini, halkın iradesini, yasamayı ve aynı zamanda Meclisin yasama iradesini de yok saymaktır, gasp etmektir. Bunlar gaspçıdır! Bunlar talancıdır! Eğer gerçek bir İnsan Hakları Eylem Planından söz edeceksek İstanbul Sözleşmesi tam da budur. İşte bu nedenle bu toplantı vesilesiyle Halkların Demokratik Partisi olarak ve kadınlar olarak buradan bir kez daha ilan ediyoruz ki bir tek hakkımızı, İstanbul Sözleşmesi’nin bir tek maddesini tekçi erkek iktidarın keyfine bırakmıyoruz, bırakmayacağız. İstanbul Sözleşmesi’nin bırakın feshedilmesini, her bir maddesinin tek tek hayata geçirilmesi için mücadele yürüteceğiz. En büyük muhalefet gücü ve bir kadın partisi olan Halkların Demokratik Partisi olarak bunun sözünü buradan bir kez daha yineliyoruz ve kadınlara söz veriyoruz.

“HDP kadının siyasetteki sözüdür”

Sevgili kadın arkadaşlarım; hepinizin bildiği üzere mücadele tarzıyla, örgütlenmesiyle, kadın temsiliyet oranıyla, eşbaşkanlık sistemiyle Halkların Demokratik Partisi bir kadın partisidir.

HDP kadının siyaset mücadelesidir, siyaset yapma zeminidir, siyasetteki sözüdür, eylemidir, iradesidir, rengidir. HDP gerek parlamentoda gerekse belediyelerimizde kadının kendisini temsil etmesidir, kendi özgün kararlarını almasıdır, kadının kendi kendini yönetmesidir.

HDP aynı zamanda kadının siyasetteki eşit temsiliyet imkânıdır. Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına ve kadının savunulmasına dair her türlü demokratik mücadelenin içerisinde olan ve kendi bünyesinde kadının mücadele ve yönetim mekanizmalarını oluşturan bir kadın partisidir HDP.

İstanbul Sözleşmesi’ne saldırı ile kadınların kazanımlarına ve yaşam hakkına tekçi erkek iktidar tarafından yapılan darbe, siyasette ise HDP’ye kapatma davası açarak kadının siyaset gücüne, kadının siyasi kazanımlarına darbe yapmayı amaçlamaktadır. Seçilmiş kadın siyasetçilerimize ve partimiz bünyesinde demokratik siyaset yürüten kadın arkadaşlarımıza yönelik gözaltılar, ev hapsi ve tutuklamalar bu darbenin bir ayağıdır.

Kadınlara karşı bu erkek darbenin bir diğer ayağı ise gaspçı erkek kayyımlardır, erkek yargı eliyle kadın belediyeciliğine ve kadınların yerellerde oluşturdukları bütün kadın kurumlarına yönelik yapılan saldırıdır. Şimdi son kerte de ise HDP’yi kapatarak kadınlara yönelik tekçi erkek darbeyi tamamlamak istiyorlar. Faşist erkek iktidar, 7 Haziran seçimlerinden beri iğne ucu kadar şansı olmadığını çok iyi biliyor ve görüyor. Bu nedenle tek umutlarını Kürtlere, demokratik muhalefete, kadınlara darbe yapmaya bağlamış vaziyetteler! Tek umutları HDP’siz bir siyaset, HDP’siz bir seçimdir.

Onların meselesi sadece bir siyasi partiyi hukuk dışı ve demokrasi dışı bir yöntemle kapatmak değildir. Onların hedefi HDP’yi siyaset dışına iterek aynı zamanda kadın siyasetini kapatmaktır! Onların meselesi HDP’yi kapatarak siyasette eşit temsiliyeti ve eş başkanlık sistemini kapatmaktır! Onların meselesi HDP’yi kapatarak kadınları güçsüz ve örgütsüz bırakmaktır! Onların meselesi parlamentoyu tekçi erkek siyasetlerinin kalesi haline getirmektir. Fakat bunu başaramayacaklar. Buna kadınlar olarak izin vermeyeceğiz. HDP’yi asla ve asla kapattırmayacak, her alanda HDP’yi savunmaya halkımızla birlikte devam edeceğiz. Şunu da belirteyim ki onları tam anlamıyla bir hüsran bekliyor. Biz kadınları asla durduramayacaklar. Demokratik ilke ve hedeflerimizden bir adım olsun geri adım attıramayacaklar. Güçleri bizleri sindirmeye, yolumuzdan döndürmeye asla yetmeyecektir.

Kadın cesaretin, kadın hakikatin, kadın eşitlik ve adalet mücadelesinin adıdır, öznesidir. Bizlere yaşattıkları her acı, her zulüm her hakaret biz kadınlar için birer direniş gerekçesidir.

İşte Cumartesi Anneleri tam 26 yıldır her cumartesi, kayıplarının akıbetini soruyor, hakikati arıyor, adalet istiyor. 26 yıldır Cumartesi Anneleri bu faşist akıldan hesap soruyor. Hesap vermesi gerekenler şimdi Cumartesi Anneleri’nden hesap sormaya kalkışıyorlar. Cumartesi Anneleri’ni yargılamaya çalışıyorlar. Buradan söylüyorum, siz Cumartesi Anneleri’ni yargılayamazsınız. Cumartesi Anneleri sizi yargılar! Nitekim 26 yıldır cumartesi anneleri o meydanda işlediğiniz suçları yargılıyor, hakikatin ve adaletin hesabını soruyor.

“Tekçi faşist iktidardan zulümlerin hesabını hep birlikte adalet önünde soracağız”

Yine ailesi katledilen Emine Şenyaşar 20 gündür Urfa adliyesi önünde adalet çağrısı yapıyor! Adalet diye haykırıyor! Faşist iktidar hesap vereceğine Emine anneyi gözaltına almaya kalkışıyor, tıpkı Cumartesi Anneleri’ne ve barış annelerine yaptıkları gibi.

Yalanlarına karşı hakikatin sesini, zulümlerine karşı adaletin sesini duymak istemiyorlar. Fakat adalet dediğimiz şey insanlığın en temel hakkıdır ve kimsenin isteğine bağlı değildir. Tekçi faşist iktidardan bütün bu zulümlerin hesabını hep birlikte adalet önünde soracağız. Buradan bütün kadınlara ve bütün annelerimize tekrar tekrar sözümüz olsun.

Evet değerli arkadaşlar; bu iktidar kendi varlık ve yokluk savaşını yürütüyor. Herkes çok iyi bilmeli ki onların bu savaşına karşı kadınlar da eşitlik ve özgürlük mücadelesini en üst düzeyde yürüttü, yürütüyor ve bundan sonra da yürütecektir. Ve biz kadınlar nasıl ki yaşamı kendi bedenimizden, kendi canımızdan kendi devasa emeğimizden var ediyorsak; toplumsal eşitliği, toplumsal adaleti, adil eşit bir gelir dağılımını, eşit bütçeyi, eşitlikçi bir anayasayı, barışı ve huzuru da biz kadınlar inşa edeceğiz, var edeceğiz!

Ne bu ülkeyi, ne hayatımızı ne geleceğimizi hiçbir faşist zihniyetin iştahlı yağmasına terk etmeyeceğiz. Onlar HDP ile kadın mücadelesini kapatmayı planlarken biz kadınlar, HDP ile kadınların demokratik eşitlikçi anayasasını yapacağız, kadınların demokratik yönetimini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Kadınların baharını yaşatacağız! Bu faşist erkek iktidarını mutlaka ama mutlaka değiştireceğiz! Buna gücümüz de var, inancımız da var, kararlılık ve cesaretimiz de var.

Ben bu duygu ve düşüncelerle hepinizi tekrardan saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Mücadelemizde başarılar diliyorum. Yolunuz ve yolumuz açık olsun. ”

 

Paylaşın

Trabzonspor’da Sivasspor maçı hazırlıkları devam etti

Süper Lig’de üst sıraları zorlayan Trabzonspor, Lig’in 32. haftasında oynayacağı Sivasspor maçı hazırlıklarını yaptığı antrenmanlarla devam etti. Yarını izinli olarak geçirecek olan Trabzonspor, Pazartesi günü yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.

Haber Merkezi / Trabzonspor, Süper Lig’in 32. haftasında oynayacağı Sivasspor maçı hazırlıklarına devam ediyor.

Teknik Direktör Abdullah Avcı yönetiminde 11.30’da Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanda dinamik ısınma hareketlerinin ardından teknikle bağlantılı çabukluk ve koordinasyon çalışmaları, 5’e 2 çalışması ve dayanıklılık çalışmaları yapıldı. Antrenman çift kale maç ile son buldu.

Yarını izinli olarak geçirecek olan Trabzonspor, Pazartesi günü yapacağı antrenmanla Sivasspor maçı hazırlıklarını sürdürecek.

Trabzonspor, bu karşılaşma öncesi 55 puanla 4. sırada yer alırken, Sivasspor 40 puanla 9. sırada yer alıyor. İki ekip arasında Süper Lig’in ilk yarısı oynana karşılama 1-1 beraberlikle sonuçlanmıştı.

Paylaşın

Galatasaray’da Hatayspor mesaisi devam ediyor

Galatasaray, Süper Lig’in 32. haftasında Hatayspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti. Galatasaray , maçın hazırlıklarına yarın yapacağı çalışmayla devam edecek.

Haber Merkezi / Süper Lig’de zirve takibini sürdüren Galatasaray Futbol Takımı, Süper Lig’in 32. haftasında Hatayspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti.

Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki antrenmana ısınma hareketleri ile başlandı. Daha sonra gruplar hâlinde dar alanda pas çalışması gerçekleştirildi.

Antrenmanın ana bölümünde dar alan oyunları oynandı. Antrenman, yenilenme koşusu ve soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı. Milli takım kamplarında yer alan oyuncular antrenmanda yer almadı.

Galatasaray Futbol Takımı, Hatayspor maçının hazırlıklarına yarın saat 11.30’da Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı çalışmayla devam edecek.

Paylaşın

Fenerbahçe Öznur Kablo’dan iyi başlangıç!

Herbalife Nutrition KBSL Playoff ilk maçında Hatay Büyükşehir Belediyespor’u Metro Enerji Salonu’nda konuk eden Fenerbahçe Öznur Kablo, sahadan 85-64 galip ayrıldı. Serinin ikinci maçı 30 Mart Salı günü Hatay Büyükşehir Belediyespor’un ev sahipliğinde Antakya Spor Salonu’nda oynanacak.

Haber Merkezi / Fenerbahçe Öznur Kablo Kadın Basketbol Takımı, Herbalife Nutrition KBSL Playoff ilk maçında Metro Enerji Salonu’nda konuk ettiği Hatay Büyükşehir Belediyespor’u 85-64 mağlup etti ve seride 1-0 öne geçti.

Serinin ikinci maçı 30 Mart Salı günü Hatay Büyükşehir Belediyespor’un ev sahipliğinde Antakya Spor Salonu’nda oynanacak. Takımımız serinin ikinci maçından da galip ayrılması durumunda adını yarı finale yazdıracak.

Her iki ekip de ilk hücumlarından eli boş dönerken maçın ilk basketi Olcay Çakır Turgut’tan geldi (2-0). Hatay Büyükşehir Belediyespor adına ilk sayıları ise üreten isim Astou Ndour oldu (2-3). Kayla McBride’la 4-3’lük üstünlüğü yakalayan Fenerbahçe Öznur Kablo karşısında Hatay Büyükşehir Belediyespor Özge Yavaş’la 4-5’i buldu. Çeyreğin hemen başında Sabally ile üç sayı çizgisini iyi kullanan Fenerbahçe, Olcay Çakır Turgut’un da serbest atış çizgisindeki performansıyla 9-5’lik üstünlüğü yakaladı. Ndour’la boyalı alanı iyi kullanan Hatay Büyükşehir Belediyespor skoru 9-7’ye getirse de devamında Alina Iagupova ve Satou Sabally ikilisiyle fark 7 sayıya çıktı (14-7). TV molasına 14-9’la önde giren taraf Fenerbahçe oldu. Moladan da Sabally’nin 2 sayılık basketiyle dönen Fenerbahçe, skoru 16-9’a getirdi. Bu bölümde Özge Yavaş ve Gizem Başaran’la 4-0’lık bir seri yakalayan Hatay Büyükşehir Belediyespor farkı 3’e indirdi (16-13). Son 2 dakikaya girilirken Jasmine Thomas ve Sevgi Uzun’u devreye sokan Fenerbahçe Öznur Kablo, ilk periyotu 21-17 önde tamamladı.

Alexis Prince ve Alina Iagupova’nın karşılıklı basketleriyle başlayan ikinci çeyrekte Fenerbahçe skor avantajını korudu (24-19). Devamında Alina Iagupova ve kaptan Tuğçe Canıtez’in etkili oyunuyla fark çift haneli sayılara çıktı (32-21). McBride-Satou Sabally ikilisinin de izleyenlere keyif veren basketboluyla skor 38-24’e geldi. Kayla McBride ve Alina Iagupova’yla 3 sayı çizgisinin gerisini çok iyi kullanan Fenerbahçe Öznur Kablo soyunma odasına 20 sayı farkla önde girdi (46-26).

İkinci yarıya Astou Ndour ve Derin Yayla’nın 7-0’ıyla hareketli başlayan Hatay Büyükşehir Belediyespor, skoru 46-33’e getirdi. Fenerbahçe bu çeyrekteki ilk sayıları Kiah Stokes’tan geldi (48-33). Astou Ndour ve Özge Yavaş’la oldukça üretken bir görüntü çizen Hatay BŞB’yi Alina Iagupova’nın dış şutlarıyla durduran Fenerbahçe, avantajını korudu (51-38). Alina Iagupova’nın yıldızlaştığı çeyrekte Kian Stokes ve Tuğçe Canıtez’den de önemli katkılar alan Fenerbahçe Öznur Kablo, son çeyreğe 66-51 önde girdi.

Satou Sabally ve Sevgi Uzun’la final periyotuna harika bir başlangıç yapan Fenerbahçe, farkı yeniden 20 sayıya çıkardı (71-51). Rakip takım, Astou Ndour ve Gizem Başaran’la fakrı eritmeye çalışsa da son bölümde Kayla McBride ve Tuğçe Canıtez’le vites yükselten Fenerbahçe, maçtan 85-64 galip ayrıldı.

Paylaşın

TÜRK-İŞ açıkladı: Açlık sınırı 2 bin 736, yoksulluk sınırı 8 bin 912 TL

TÜRK-İŞ, ‘Mart 2021 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’ sonuçlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 736 lira, yoksulluk  sınırı ise 8 bin 912 lira oldu. Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.316,59 TL oldu.

Haber Merkezi / Çalışanların ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak amacıyla otuz dört yıldan bu yana, aralıksız olarak her ay düzenli bir şekilde “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasını yapan Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘Mart 2021 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’ sonuçlarını açıkladı.

Açıklanan araştırma sonuçlarına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.735,97 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 8.911,97 TL, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.316,59 TL oldu.

“Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması (mutfak masrafı) bir yıl öncesine göre 391 TL ve yapılması gereken toplam harcama tutarı (aile bütçesi) 1.273 TL artış gösterdi.  Yılın ilk üç ayı sonunda, hesaplamaya temel alınan hane halkının toplam harcamasına gelen ek yük 476 TL oldu.” verilerinin yer aldığı TÜRK-İŞ araştırma sonuçları şöyle;

“Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 735,97 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 911,97 TL, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.316,59 TL oldu.

Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması (mutfak masrafı) bir yıl öncesine göre 391 TL ve yapılması gereken toplam harcama tutarı (aile bütçesi) 1.273 TL artış gösterdi.  Yılın ilk üç ayı sonunda, hesaplamaya temel alınan hane halkının toplam harcamasına gelen ek yük 476 TL oldu.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0,63 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk çeyreği itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 5,64 oranında oldu. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 16,66’dır. Yıllık ortalama artış oranı ise bu ay da yüzde 17,68 olarak hesaplandı.”

 

 

Paylaşın

Trabzonspor’da Sivasspor mesaisi

Süper Lig’de üst sıraları zorlayan Trabzonspor, Lig’in 32. haftasında oynayacağı Sivasspor maçı hazırlıklarını sabah ve akşam yaptığı antrenmanlarla devam etti. Trabzonspor yarın yapacağı antrenmanla Sivasspor maçı hazırlıklarını sürdürecek.

Haber Merkezi / Trabzonspor, Süper Lig’in 32. haftasında oynayacağı Sivasspor maçı hazırlıklarını sabah ve akşam yaptığı antrenmanlarla devam etti.

Teknik Direktörü Abdullah Avcı yönetiminde yapılan antrenmanlarda oyuncular iki grup halinde kuvvet çalışması gerçekleştirdi. Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanlarda futbolcular dinamik ısınma hareketlerinin ardından core çalışma ve mobilizasyon çalışması yaptı.

Antrenman kuvvet ve denge çalışmalarıyla tamamlandı. Trabzonspor, yarın yapacağı antrenmanla Sivasspor maçı hazırlıklarını sürdürecek.

Trabzonspor, bu karşılaşma öncesi 55 puanla 4. sırada yer alırken, Sivasspor 40 puanla 9. sırada yer alıyor. İki ekip arasında Süper Lig’in ilk yarısı oynana karşılama 1-1 beraberlikle sonuçlanmıştı.

Paylaşın

Galatasaray’da Hatayspor mesaisi

Süper Lig’de zirve takibini sürdüren Galatasaray, Lig’in 32. haftasında Hatayspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti. Galatasara, Hatayspor karşılaşmasının hazırlıklarına yarın gerçekleştireceği antrenmanla devam edecek. 

Haber Merkezi / Galatasaray Futbol Takımı, Süper Lig’in 32. haftasında Hatayspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti.

Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki antrenmana ısınma hareketleri ile başlandı. Antrenmanın ana bölümünde dar alanda dayanıklılığa yönelik çift kale oyun oynandı.

Antrenman, yenilenme koşusu ve soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı. Milli takım kamplarında bulunan oyuncular antrenmanda yer almadı.

Galatasaray Futbol Takımı, Hatayspor karşılaşmasının hazırlıklarına yarın saat 11.30’da Florya Metin Oktay Tesisleri’nde gerçekleştireceği antrenmanla devam edecek.

Paylaşın

Anemi (kansızlık) için en iyi beslenme planı

Anemi, vücudunuzda yeterince sağlıklı kırmızı kan hücresi olmadığında ortaya çıkar. Bu duruma esas olarak kan kaybı, kırmızı kan hücrelerinin yok edilmesi veya vücudunuzun yeterince kırmızı kan hücresi oluşturamaması neden olur. Pek çok anemi türü vardır. En sık görülen tip demir eksikliği anemisidir.

Haber Merkezi / Kırmızı kan hücreleri, hemoglobin adı verilen bir protein içerir. Hemoglobin demir doludur. Yeterli demir olmadan vücudunuz, yeterli kırmızı kan hücresi oluşturmak için ihtiyaç duyduğu hemoglobini üretemez.

Folat ve B-12 vitamini eksikliği de vücudunuzun kırmızı kan hücresi yapma yeteneğini etkileyebilir. Vücudunuz B-12’yi doğru şekilde işleyemezse, pernisiyoz anemi geliştirebilirsiniz. Aneminiz varsa, aşağıdaki plan gibi demir, B vitamini ve C vitamini açısından zengin bir beslenme önemlidir. Sağlık uzmanınızla takviyeler hakkında da konuştuğunuzdan emin olun.

Anemi beslenme planı;

Anemi tedavi planları genellikle beslenme değişikliklerini içerir. Anemi için en iyi beslenme planı, hemoglobin ve kırmızı kan hücresi üretimi için gerekli olan demir ve diğer vitaminler bakımından zengin yiyecekleri içerir. Ayrıca vücudunuzun demiri daha iyi emmesine yardımcı olan yiyecekleri de içermelidir.

Anemi tedavi planları kişiye özel olmasına rağmen, çoğu günde 150 ila 200 mg demir gerektirir. Seviyeleriniz yenilenene kadar muhtemelen demir takviyesi almanız gerekecektir. Daha fazla demir almak ve demir eksikliği anemisiyle mücadeleye yardımcı olmak için bu yiyecekleri beslenmenize ekleyin:

1. Yapraklı yeşillikler;

Yapraklı yeşillikler, özellikle koyu olanlar, demir kaynakları arasındadır. Bunlar;

  • Ispanak
  • Lahana
  • Kara lahana
  • Karahindiba yeşillikleri
  • Pazı

Pazı ve kara lahana gibi bazı yapraklı yeşillikler de folat içerir. Folat bakımından düşük bir beslenme, folat eksikliği anemisine neden olabilir. Turunçgiller, fasulye ve tam tahıllar iyi folat kaynaklarıdır.

C vitamini midenizin demiri emmesine yardımcı olur. Yapraklı yeşillikleri portakal, kırmızı biber ve çilek gibi C vitamini içeren yiyeceklerle yemek demir emilimini artırabilir. Kara lahana ve pazı gibi bazı yeşillikler hem demir hem de C vitamini için iyi kaynaklardır.

2. Kırmızı et ve beyaz et;

Kırmızı et ve beyaz et demir içerir. Kırmızı et, kuzu eti ve geyik eti en iyi kaynaklardır. Yeşil yapraklı sebzeler gibi demirli gıdalarla birlikte C vitamini açısından zengin bir meyve ile et veya kümes hayvanları yemek demir emilimini artırabilir.

3. Karaciğer;

Çoğu insan sakatat etlerinden uzak durur, ancak bunlar harika bir demir kaynağıdır. Karaciğer tartışmasız en popüler organ eti. Demir ve folat bakımından zengindir. Demir açısından zengin diğer bazı organ etleri kalp, böbrek ve sığır dilidir.

4. Deniz ürünleri;

Bazı deniz ürünleri demiri sağlar. İstiridye, istiridye, deniz tarağı, yengeç ve karides gibi kabuklu deniz ürünleri iyi kaynaklardır. Balıkların çoğu demir içerir. En iyi demir seviyesine sahip balıklar şunlardır;

  • Konserve veya taze ton balığı
  • Orkinos
  • Taze levrek
  • Taze veya konserve somon

Konserve sardalya iyi demir kaynakları olmasına rağmen, aynı zamanda kalsiyum bakımından da yüksektir. Kalsiyum demire bağlanabilir ve emilimini azaltabilir. Kalsiyum içeriği yüksek yiyecekler, demir açısından zengin yiyeceklerle aynı anda yenmemelidir. Kalsiyum açısından zengin yiyeceklerin diğer örnekleri şunlardır;

  • Günlük süt
  • Güçlendirilmiş bitki sütleri
  • Yoğurt
  • Kefir
  • Peynir

5. Güçlendirilmiş gıdalar;

Pek çok yiyecek demir ile güçlendirilmiştir. Vejeteryansanız veya diğer demir kaynaklarını yemekte zorlanıyorsanız, bu yiyecekleri beslenmenize ekleyebilirsiniz;

  • Güçlendirilmiş portakal suyu
  • Güçlendirilmiş yemeye hazır tahıllar
  • Beyaz ekmek gibi zenginleştirilmiş rafine undan yapılan yiyecekler
  • Güçlendirilmiş makarna
  • Güçlendirilmiş mısır unu ile yapılan yiyecekler
  • Güçlendirilmiş beyaz pirinç

6. Fasulye;

Fasulye, vejeteryanlar ve et yiyenler için iyi demir kaynaklarıdır. Ayrıca ucuz ve çok yönlüdürler. Demir açısından zengin bazı seçenekler;

  • Fasulye
  • Nohut
  • Soya fasulyesi
  • Börülce
  • Barbunya
  • Kara fasulye
  • Bezelye
  • Lima fasulyesi

7. Kuruyemiş ve tohumlar;

Pek çok kuruyemiş ve tohum türü iyi demir kaynaklarıdır. Demir içeren bazı kabuklu yemişler ve tohumlar şunlardır:

  • Kabak çekirdeği
  • Kaju fıstığı
  • Antep fıstığı
  • Kenevir tohumu
  • Çam fıstığı
  • Ay çekirdeği

Hem çiğ hem de kavrulmuş kuru yemişler benzer miktarda demir içerir. Badem ayrıca iyi bir demir kaynağıdır. Sağlıklı beslenme planının bir parçası olarak harikadırlar, ancak kalsiyum bakımından da yüksek oldukları için demir seviyenizi çok fazla artırmayabilirler.

Tek bir gıda anemiyi tedavi edemez. Ancak koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler ve tohumlar, deniz ürünleri, et, fasulye ve C vitamini açısından zengin meyve ve sebzeler açısından zengin genel olarak sağlıklı bir beslenme, anemiyi yönetmek için ihtiyacınız olan demiri almanıza yardımcı olabilir.

Takviyeleri sağlık uzmanınızla konuştuğunuzdan emin olun çünkü tek başına beslenme yeterince demir almak zordur. Dökme demir tava, anemi beslenme planının temelidir. Dökme demirde pişirilen yiyecekler tavadaki demiri emer. Asidik yiyecekler en çok demiri emer ve kısa süreli pişirilen yiyecekler en az emer.

Anemi için bir beslenme planı uygularken şu yönergeleri unutmayın:

  • Demir emilimini engelleyen yiyecek veya içeceklerle demir açısından zengin yiyecekler yemeyin. Bunlar arasında kahve veya çay, yumurta, oksalat içeriği yüksek yiyecekler ve kalsiyum içeriği yüksek yiyecekler bulunur
  • Emilimini artırmak için demir açısından zengin yiyecekleri portakal, domates veya çilek gibi C vitamini açısından zengin yiyeceklerle yiyin
  • Emilimini artırmak için kayısı, kırmızı biber ve pancar gibi beta karoten içeren yiyeceklerle demir açısından zengin yiyecekler yiyin
  • Demir alımınızı artırmak için gün boyunca çeşitli hem ve hem içermeyen demir yiyecekler yiyin
  • Demir emilimini artırmak için mümkün olduğunca hem hem içeren hem içermeyen demir yiyecekleri birlikte yiyin
  • Kırmızı kan hücresi üretimini desteklemek için folat ve B-12 vitamini açısından zengin yiyecekler ekleyin

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Paylaşın

Usta ve Köpeği

Bizi hiçbir şey şaşırtmazsa ve hiçbir şey bizi merakla doldurmazsa, ölü gibiyizdir; aksi takdirde, tüm varoluş bizim tapınağımızdır. Yeryüzündeki her varoluşun bir anlamı vardır, onları sevin ve besleyin.

Haber Merkezi / İsviçre’de küçük bir istasyonda bir köpek heykeli var. Köpek, küçük bir köyde yaşayan ve her sabah şehirde çalışmaya giden bir adama aitti. Köpeği her sabah onu uğurlamak için tren istasyonuna gelirdi ve akşam döndüğünde, köpek onu karşılamak için tren istasyonundaki platformda beklerdi.

Adam bir gün adam gitti ve asla geri dönmedi; bir kaza olmuştu ve o ölmüştü. Köpek her zamanki gibi platformda bekledi. Tren geldi; köpek her bölmeye girdi, efendisini arıyordu. Bütün yolcular gitti ama köpek ordan ayrılmadı. Bir sonraki treni bekledi, belki de adamın treni kaçırmış olabileceğini umuyordu.

Trenler gelip gidiyordu ama dam gelmiyordu. Köpek platformda adamın gelmesini bekliyor, hiçbir şey yemiyor hiçbir şey içmiyordu ve yedi gün boyunca sürekli aynı yerde oturuyordu. İlk başta, istasyon şefi ve personel onu kovalamaya çalıştılar, ama yavaş yavaş bir şeylerin yolunda gitmediklerini hissettiler.

Köpek sürekli gözyaşı akışıyla, her gün her treni kontrol ediyordu. Bakmadığı tek bir tren geçmedi. Ve yedinci gün hiçbir şey yemediği için sahibini beklediği yerde öldü. Bu köpek sevginin ne olduğunu bazı insanlardan daha çok biliyordu. Arkadaşlığın ne olduğunu biliyordu, bağlılığın ne olduğunu biliyordu.

Köy ve istasyon şefi köpeği kovalarken çok acımasız davrandıklarını anladılar ve hala bekleyen köpeğin bir heykelini yaptılar, gözleri, efendisinin onunla buluşmak için çıktığı bölmeye dikilmişti. Bizi hiçbir şey şaşırtmazsa ve hiçbir şey bizi merakla doldurmazsa, ölü gibiyizdir; aksi takdirde, tüm varoluş bizim tapınağımızdır. Yeryüzündeki her varoluşun bir anlamı vardır, onları sevin ve besleyin.

Paylaşın

GP Lideri Davutoğlu’ndan iktidara ‘Uygur’ tepkisi

Partisinin 11. İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan GP Lideri Davutoğlu, iktidarı ‘Uygur Türkleri’ üzerinden eleştirerek, “Çin Dışişleri Bakanı’nı ağırlıyorlar bugün. Ağırlasınlar. Ama Çin’in baskılarıyla Türkiye’deki Uygur kardeşlerimizi teslim ederek Çin’den 3-5 kuruş gelecek diye düşünüyorlarsa yeri göğü inletiriz, bir tek Uygur kardeşimizin iadesine razı olmayız.” dedi.

Haber Merkezi / Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 11. İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Davutoğlu, konuşmasında, dün gerçekleştirilen AK Parti kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatandaşa altın ve dövizlerini bozdurun çağrısına tepki gösterdi.

Konuşmasının devamında Ankara’da Uygur Türklerinin eylemine polisin müdahale ettiğini ve filyasyon gerekçesiyle evlerinde tutulduklarını belirten Davutoğlu, “Bir kişinin evden çıkması Ankara’da salgına sebebiyet verebiliyor. Binlerce kişinin Ankara’ya değişik yerlerden gelip lebalep salonlarda bulunması engellemiyor. Dün o kongreyi yapan vicdan bugün nasıl Uygur Türklerinin protestosuna engel olmak için oraya polis yığar? İşte yeni Türkiye dedikleri bu. Yeni Türkiye dedikleri zulme sessiz kalan, baskıya boğun eğen bir Türkiye ise biz onları bu mantıklarının içine gömer, gerçek yeni Türkiye’yi inşa ederiz” dedi.

“Kamu Özel İşbirliği projelerindeki dolar endeksli hazine garantilerini önce Türk Lirası’na çevirin. Önce onlara bir tasarruf getirin. Her gün ödediğimiz ücret bütün bu projelerde vatandaşın cebinden çıkıyor, hep dolar bazında ve sürekli artıyor bu.” diyen Davutoğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi;

“Özellikle son 1 haftada yoğun bir gündemle karşı karşıyayız. Dün AK Parti kongresi vardı malum, kongrenin temel sorunu güvendi çünkü Cumhurbaşkanı da AK Parti yetkilileri de biliyor ki memlekette ciddi bir güvensizlik var ve bunu gidermek için söylemsel bir güven uyandırma çabası içindeler.

Piyasalar tedirgin. Toplumun her kesiminde güvensizlik var. Hiçbir istatistik ve gösterge istikrarlı değil. Herkes eskiden haftada bir, ayda bir baktığı döviz-faiz oranlarına şimdi saat başı bakıyorlar. Esnafımız tedirgin, çiftçimiz tedirgin, işçimiz tedirgin. Genel Merkezimizde her gün mağduriyetini anlatmak için gelen vatandaşlarımızla buluşuyoruz.

20 ayda 4 Merkez Başkanı değişmişse dünyada kimse bunlara güven duymaz. Güven iki temel şarta dayanır: Tutarlılık ve şeffaflık. Sosyal mesafe kurallarının hiçe sayıldığı AK Parti kongresinin ardından Cumhurbaşkanı ve iktidara düşen görev şudur: Madem ki bunlar bir tehlike teşkil etmiyor, milletimize sosyal mesafeye uymamak dolayısıyla kesilen bütün cezalar geri ödenmelidir.

Ceza ödemiş bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum, gitsinler ve itiraz dilekçesini AK Parti Kongresi’nin resimleriyle birlikte müracaat etsinler ve bu resimler sosyal mesafe kuralını ihlal etmiyorsa biz de etmiyorduk desinler. İl Başkanlarımdan ricam, esnafımızla, vatandaşlarımızla görüşerek her bir ilde şu ana dek alınan cezaların geri ödenmesi için bir imza kampanyası başlatalım, esnafımızla birlikte harekete geçelim.

Esnaf işini gücünü yapamıyor. Esnaf ceza öderken, bu kadar tantanalı, şaşaalı kongreler yapılıyorsa birinin bunun hesabını vermesi lazım. Tutarlılığın olmadığı yerde güven olmaz. Bugünkü iktidar her şeyde tutarsız. Cumhurbaşkanı vatandaşlara altın ve dövizlerini sisteme sokma çağrısında bulundu. Eğer güven uyandıracaksa, kendisine çağrıda bulunuyorum bütün iktidar mensuplarının, yakınlarının banka hesaplarını şeffaf bir şekilde açıklasınlar.

Herkes bu dönemde siyaseten kimlerin zenginleştiğini çok iyi biliyor. Kimlerin altınının dövizinin olduğunu çok iyi biliyor. Esnafın, vatandaşın artık altını da kalmadı, dövizi de kalmadı. Kamu Özel İşbirliği projelerindeki Dolar endeksli hazine garantilerini önce Türk Lirasına çevirin. Önce onlara bir tasarruf getirin. Her gün ödediğimiz ücret bütün bu projelerde vatandaşın cebinden çıkıyor, hep Dolar bazında ve sürekli artıyor bu.

“Kimler karlarına kar, rantlarına rant kattı?”

Türkiye’de gerçekten dolara, altına sahip olanlar bu imkanları rahatlıkla kullanırken vatandaşın son tasarruflarını da onlardan istemek açık bir tutarsızlıktır. Merkez Bankası Başkanı’nın değiştiği gün yapılan bütün döviz işlemlerini şeffaf bir şekilde açıklasınlar. 450 milyon dolar o gün döviz işlemi yapıldığı söyleniyor. Bir açıklayın bakalım, kimler o gece zengin oldu? Kimler karlarına kar, rantlarına rant kattı?

Cumhurbaşkanı diyor ki 30 yaşına kadar gençlerimiz evlenmiyor. Sayın Cumhurbaşkanı, işi olmayan nasıl evlenmeye cesaret etsin? Halktan bu kadar kopuklar ki genç işsizliğinin yüzde 40’lara vardığını bilmiyorlar. Bu şartlarda hangi genç evlenebilir? Bir eli yağda, bir eli balda olan bir türemiş zenginler güruhunun çocukları için bu problem olmayabilir ama fakir esnafın, çiftçinin çocukları bugün akşam eve ekmek bulma korkusuyla gidiyor. Sayın Cumhurbaşkanı rakamları manipüle ederek bir başarı hikayesi yazmaya çalışıyor ama halk nasıl fakirleştiğini görüyor. 11 bin dolardan 8 bin dolara indi kişi başına milli gelir, hangi satın alma gücünden bahsediliyor?

Bu Merkez Bankası Başkanı da çok dayanmaz. Artçı şoklar daha gelmedi. Halen Para Politikası Kurulu’nun toplantısı ertelendiği için, “Bakalım ne yapacaklar” diye beklenti var. Memlekete yazık ediyorlar. Hakikati söyleyenler hep saldırıya uğramışlardır. Biz hakikati söylememek için kaçanlardan değil, hakikati “Kral çıplak” diye söyleyenlerdeniz. Eğer siyasi ahlaktan sapılırsa bu sapmayı yaşayan topluluklar iflah olmaz. Gelecek Partisi olarak bizler kaybedilen her siyasi ahlak değerini ayağa kaldırmaya kararlıyız. Rant, faiz, imar yolsuzluklarının sonunu getirip Hazine’yi göz bebeğimiz gibi koruyacağız.

“Hani milliyetçiliğiniz, hani Türkçe aşkınız?”

Bu yolu takip ederlerse iki ay içinde tüketici enflasyonu yüzde 20’yi geçecek, üretici enflasyonu zaten yüzde 27. Biz iktidarı bıraktığımızda üretici enflasyonu yılda 3.2, tüketici enflasyonu yüzde 5.5 idi. Bunun sebebi cehaletiniz, kendi çıkarınızı düşünmenizdir. Bir şarkıcının kredi borçlarını yapılandırmakta, müteahhitlere milyarlarca dolar aktarmakta, 14-15 uçağı envanterde tutmakta çok cömertsiniz ancak borcunu ödeyebilecek bir üniversiteyi kapatıp öğrencilerin geleceğini heba etmekte cimrinin cimrisisiniz.

Çin Dışişleri Bakanı’nı ağırlıyorlar bugün. Ağırlasınlar. Ama Çin’in baskılarıyla Türkiye’deki Uygur kardeşlerimizi teslim ederek Çin’den 3-5 kuruş gelecek diye düşünüyorlarsa yeri göğü inletiriz, bir tek Uygur kardeşimizin iadesine razı olmayız. Çin ile ilişkileriniz iyi olsun, dünyada hiçbir ülke ile kötü olmasın. Ama zulme, baskıya, milli kültürümüzün en temel değerlerinin yok edilmesine sessiz kalmayın. Her yere, sık sık bize de kükreyen Sayın Bahçeli nerede? Hani milliyetçiliğiniz, hani Türkçe aşkınız? Uygur bölgesi Türklerin İslamlaşmasının başladığı yerdir. Medeniyetimizin doğu şehridir. Türkçe’nin doğduğu, lügatının, devlet kültürünün yazıldığı yerdir. Ankara’da vaka artışlarının hızlandığı ve Ankara’nın da kızardığı ama AK Parti ve MHP kongreleri dolayısıyla bunun ertelendiği bilgisi var. Gelecek hafta Ankara da kırmızıya dönerse bunların riyakarlıkları, fırsatçılığı, yalanları bir kez daha ortaya çıkacak.”

Paylaşın