TFF Başkanı Özdemir: İyi bir başlangıç

4-2’lik Hollanda galibiyeti sonrası açıklamalarda bulunan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, A Milli Futbol Takımı’n iyi bir başlangıç yaptığını söyledi. Özdemir, “Norveç maçını İspanya’nın Malaga kentinde oynayacağız. Orada da böyle iyi bir performans ortaya koyup, puan veya puanlar alarak dönmek istiyoruz.” dedi.

Haber Merkezi / Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, A Milli Futbol Takımı’nın 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu ilk maçında Hollanda’yı 4-2 yenerek iyi bir başlangıç yaptığını söyledi.

Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan karşılaşmayı tribünden izleyen Özdemir, müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ay-yıldızlıların elemelere avantajlı bir şekilde başladığını anlatan Nihat Özdemir, “Grup maçlarına iyi başladık. Hollanda, grubun en güçlü ekiplerinden bir tanesiydi. İyi bir futbol ortaya koyduk. 3-0 öndeyken 2 dakikada 2 gol yedik ve skor 3-2’ye geldi. Bir an moralimiz bozulur gibi oldu ama Burak (Yılmaz) tekrar sahneye çıktı ve 4-2 galip gelmesini bildik. Gruba galibiyetle başlamak çok büyük bir avantaj. Bu başarının devamını bekliyoruz.” diye konuştu.

Başkan Özdemir, grupta sıradaki maçların Norveç ve Letonya ile olduğunu hatırlatarak, “Norveç maçını İspanya’nın Malaga kentinde oynayacağız. Orada da böyle iyi bir performans ortaya koyup, puan veya puanlar alarak dönmek istiyoruz. Sonra yine Atatürk Olimpiyat Stadı’nda Letonya ile oynayacağız. İnşallah çocuklarımız iyi bir futbol ortaya oyar ve mart ayındaki 3 önemli maçta başarı elde ederek yolumuza devam ederiz. Çocukları, Şenol (Güneş) hocamızı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Müsabakada 3 gol atan milli futbolcu Burak Yılmaz’ın performansını değerlendiren Özdemir, “Burak zaten Fransa’da Lille takımında da formdaydı. Kendisinin haberlerini izliyorduk. Burada da bu performansı ortaya koydu. Bu akşam 3 gol attı, Hakan kardeşi de ona iştirak etti. Dört gollü bir galibiyet elde ettik. İnşallah yolumuza devam edeceğiz.” şeklinde görüş belirtti. Nihat Özdemir, maçların seyircili oynanması için yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarını takip ettiklerini söyledi.

Maçlara seyirci alınmasıyla ilgili yetkililerle görüştüklerini aktaran TFF Başkanı, “Rakamları gözlüyoruz. Bir artış var. Letonya maçını seyircili oynamak arzumuz. Görüşmeler devam ediyor. En kısa zamanda bütün maçlarımızı seyircili oynamak istiyoruz. Ancak biraz daha zaman olduğunu rakamlardan görüyorum.” şeklinde konuştu.

Paylaşın

Şenol Güneş: Hem oyuncular hem ülke mutlu

4-2’lik Hollanda galibiyeti sonrası açıklamalarda bulunan A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, “Oyuncular takımı sahipleniyor, ülkenin bireyi olarak görevlerini yerine getirmeye çalışıyorlar. Kendileri mutlu, ülke mutlu. Ne ezik oynuyorlar ne de havaya giriyorlar, sadece işlerini yapıyorlar.” dedi.

Haber Merkezi / A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, 2022 FIFA Dünya Kupası Grup Elemeleri ilk maçında Hollanda’ya karşı aldıkları 4-2’lik galibiyetle hedeflerine doğru ve iyi bir başlangıç yaptıklarını söyledi.

Zorlu bir rakibe karşı önemli bir galibiyet aldıklarını belirten Güneş, “Başlangıcı iyi yapmak istiyorduk, işin zorluğunu da biliyorduk. İnancımız ve güvenimiz yerindeydi. Maça da iyi başladık. Düşündüğümüz gibi gelişti, kazanan biz olduk.” dedi.

Rakibin hızlı atağa çıkabilen oyuncularını kontrol etmek istediklerini aktaran Güneş, “Bunda da başarılı olduk. İkinci yarıda hatalar da yaptık ama doğruları fazla olan bir takım olarak kazandık. Bu galibiyet hayalimiz olan 2022 Dünya Kupası için de iyi başlayıp iyi bitirme düşüncesinin başlangıcı iyi oldu. Bugün zaman zaman beklentimiz dışında geriye gereksiz çekildik. Bu bizi yeni düşüncelere sevk edebilir. Şimdi daha zor bir maç oynayacağız.  Kısmen bu takımla, belki biraz felsefe değişikliği, belki oyuncu değişikliği yapabiliriz. Oradan iyi dönersek, çok önemli avantaj yakalarız. Rakibimiz bir maç yapıp dinlenip bizi bekleyecek. Biz ise kısa bir sürede dinlenip yola çıkacağız” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir mazareti düşünmedik”

Pandemi döneminin her takım için zorluklar oluşturduğunu aktaran Şenol Güneş, “Takımlar kısa süre içinde üç maç yapacak. Taktik idman yapıp, ter idmanı yapıp, maç oynuyorsunuz. Bazı oyuncular hastalanabiliyor, sakat olabiliyor. Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Bütün bunları düşünmeden, mazeretleri konuşmadan maça odaklandık. ‘Çıkıp en iyisini yapacağız.’ dedik. Güçlü bir rakip karşımızdaydı. Oyun zenginliği olan, hücuma dönük olan rakibe karşı kendi oyunumuz ne kadar yetiyorsa onu kullanacaktık. Her maça kazanma duygusuyla çıkıyoruz. Bugün o duyguları en üst seviyede ortaya koyan oyuncularımı tebrik ediyor, alınlarından öpüyorum.” şeklinde konuştu.

“Hem oyuncular hem ülke mutlu”

Milli Takım kadrosundaki tüm oyuncuların çok değerli olduğunu dile getiren Teknik Direktör Güneş “Bir takım oluşturmaya çalıştık, bizim çocuklar bunlar. 10 yıl sonra yeni hocalar ve oyuncular gelecektir. Bu düşünceyi yerleştirilebilir, sürdürülebilir yapmak istiyoruz. Kısır çekişmelerin dışında bir kültür yerleştirmek istiyoruz. Oyuncular takımı sahipleniyor, ülkenin bireyi olarak görevlerini yerine getirmeye çalışıyorlar. Kendileri mutlu, ülke mutlu. Ne ezik oynuyorlar ne de havaya giriyorlar, sadece işlerini yapıyorlar. Kaybettikleri zaman tek başına üzülüyorlar ama kazandıklarında tüm ülkeyi mutlu ediyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Şenol Güneş, “Burak Yılmaz’ı tek kelimeyle nasıl tanımlarsınız?” sorusuna, “Burak ile ilgili bir kelime konuşarak onu tarif etmek mümkün değil. Onun bir hikayesi var, yazılması gereken bir hikaye. Bizim için de, Türkiye için de, Burak için de ders olacak bir hikaye. Övgüler yaparak maçın havasını değiştirmek istemiyorum. Bu hikayeyi yazarsak, Türkiye kazanır. Bir kelime ile onu tarif etmek çok zor” yanıtını verdi.

Paylaşın

A Milli Takım’dan müthiş galibiyet

A Milli Takım, 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu ilk karşılaşmasında Hollanda’yı 4-2 mağlup ederek elemelere galibiyetle başladı. Ay-Yıldızlılar rakibi önünde ilk kez 4 gol atarken 4. galibiyetini aldı. Gruptaki diğer maçlarda deplasmanda Norveç Cebelitarık’ı 3-0, Karadağ da Letonya’yı 2-1 yendi.

Haber Merkezi / A Mill Takım, 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu ilk karşılaşmasında Hollanda’yı 4-2 mağlup ederek elemelere galibiyetle başladı.

Hollanda karşısında Milliler’in galibiyeti getiren gollerini, 15. 34 (Pen.) ve 81. dakikalarda Burak Yılmaz ile 46. dakikada Hakan Çalhanoğlu attı. Konuk ekibin golleri ise 75. dakikada Klaassen ve 77. dakikada Luuk de Jong’dan geldi. 90+4. dakikada Uğurcan Çakır, Depay’ın penaltısını kurtarmayı başardı.

Ay-Yıldızlılar rakibi önünde ilk kez 4 gol atarken 4. galibiyetini aldı. Gruptaki diğer maçlarda deplasmanda Norveç Cebelitarık’ı 3-0, Karadağ da Letonya’yı 2-1 yendi.

Goller;

15. dakikada A Milli Takım öne geçti. Kenan Karaman’ın kendi yarı alanından uzun pasında soldan defansın arkasına sarkan Hakan Çalhanoğlu, topu Burak Yılmaz’a gönderdi. Burak’ın ceza sahası dışından şutunda meşin yuvarlak De Light’a çarparak kalecinin sağından ağlarla buluştu: 1-0.

35. dakikada Kenan Karaman’ın pasında ceza sahasına giren Okay Yokuşlu, Malen’in müdahalesiyle yerde kaldı ve hakem Michael Oliver penaltı noktasını gösterdi. Penaltı vuruşunda topun başına geçen Burak Yılmaz, sert bir şutla meşin yuvarlağı köşeden ağlara gönderdi: 2-0.

46. dakikada A Milli Takım farkı 3’e çıkardı. Umut Meraş’ın pasında topla buluşan Hakan Çalhanoğlu, uzak mesafeden şutunu çekerken, yerden de seken meşin yuvarlak kalecinin solundan ağlarla buluştu: 3-0.

75. dakikada Hollanda farkı 2’ye indirdi. Depay’ın soldan pasında ceza sahası içinde topu şık bir şekilde kontrol eden Klaassen, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 3-1.

76. dakikada Hollanda 2. golü buldu. Depay’ın soldan ortasında Luuk de Jong altı pas içinde topa kafayı vurdu, Uğurcan’a çarpan meşin yuvarlak ağlara gitti: 3-2.

81. dakikada A Milli Takım farkı tekrar 2’ye çıkardı. Burak Yılmaz, kullandığı serbest vuruşta topu şık bir şutla ağlara gönderdi: 4-2.

Stat: Atatürk Olimpiyat

Hakemler: Michael Oliver, Stuart Burt, Simon Bennett (İngiltere)

Türkiye: Uğurcan Çakır, Zeki Çelik, Ozan Kabak, Çağlar Söyüncü, Umut Meraş, Okay Yokuşlu, Ozan Tufan (Dk. 64 Taylan Antalyalı), Yusuf Yazıcı (Dk. 64 Caner Erkin), Hakan Çalhanoğlu (Dk. 78 Enes Ünal), Kenan Karaman (Dk. 78 Kaan Ayhan), Burak Yılmaz (Dk. 90 Deniz Türüç)

Hollanda: Krul, Tete (Dk. 69 Dumfries), De Ligt, Blind (Dk. 82 Gravenberch), Wijndal (Dk. 82 Van Aanholt), De Roon (Dk. 62 Luuk de Jong), Wijnaldum, Frenkie de Jong, Malen (Dk. 69 Klaassen), Berghuis, Depay

Goller: Dk. 15, 35 (Penaltıdan) ve 81 Burak Yılmaz, Dk. 46 Hakan Çalhanoğlu (Türkiye), Dk. 75 Klaassen, Dk. 76 Luuk de Jong (Hollanda)

Sarı kartlar: Dk. 32 Kenan Karaman, Dk. 36 Ozan Tufan, Dk. 52 Burak Yılmaz, Dk. 72 Umut Meraş, Dk. 90+4 Ozan Kabak (Türkiye), Dk. 50 Wijnaldum (Hollanda)

Paylaşın

Bir tarlaya inşaa edilen nadir kale: Bashtova

Hem Venedik hem de Osmanlı mimari tarzlarının iç içe geçtiği muhteşem tarihi bir yapı olan Bashtova Kalesi, Adriyatik kıyısına yakın olmasının bir sonucu olarak, görkemli kalenin çevresi muhteşem yeşil bir manzaraya sahiptir.

Haber Merkezi / Roma İmparatorluğu’nun en önemli ticaret yollarından biri olan Via Egnatia’nın kenarında yer alan Bashtova Kalesi, yüzyıllar boyunca insanları büyülemiştir. Beş asırlık kale, Arnavutluk’tan geçen medeniyetlere iyi bir tanıktır. İlginçtir ki, kale Balkanlar’da tarla üzerine inşa edilen tek kaledir!

Bashtova Kalesi, hem 1948 hem de 1971’de Arnavutluk’taki en yüksek kategorideki anıt ilan edildi ve UNESCO’nun Dünya Mirası Alanları geçici listesinde yer alıyor.

Bashtova Kalesi, Shkumbin Nehri’nin kuzeyinde, Vile-Bashtova köyünün yakınında yer almaktadır. Adriyatik kıyısına yakın olmasının bir sonucu olarak, görkemli kalenin çevresi muhteşem yeşil bir manzaraya sahiptir.

Venedikliler bu tekil yapıyı popüler bir ticaret merkezi olarak kullandılar. Daha sonra Osmanlı, kaleyi işlevsel bir limana dönüştürdü. Bu nedenle kale, hem Venedik hem de Osmanlı mimari tarzlarının iç içe geçtiği muhteşem tarihi bir yapıdır.

Kale dikdörtgen şekle sahiptir. Duvarları yaklaşık 9 metre yüksekliktedir. Kalenin içinde bulunan eşyalar , Tiran’da bulunan Ulusal Tarih Müzesi’nde korunmaktadır .

Paylaşın

Ali Babacan: Türkiye kimsenin keyfine göre yönetilemez

Mersin’de partisinin 1. Olağan Erdemli İlçe Kongresi’nde konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Tek bir kişi kafasına esince bu millete zarar vermesin diye ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ diyoruz. Yargı bağımsız olmalı, tarafsız karar almalı. İşleyen bir denge-kontrol mekanizması olmalı. Türkiye tek bir kişiden ibaret değildir, kimsenin iki dudağı arasına sıkıştırılamaz. Türkiye kimsenin keyfine göre yönetilemez. Türkiye 1’den büyüktür.” dedi.

Haber Merkezi / DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Mersin’de partisinin 1. Olağan Erdemli İlçe Kongresi’nde konuştu. Babacan’ın gündeminde İstanbul Sözleşmesi ve Merkez Bankası’nın döviz rezervi tartışmaları, Cumhurbaşkanı’nın vatandaşlara yaptığı döviz çağrısı ve sistem değişikliği önerisi vardı.

DEVA Lideri Babacan, konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret ederek, “Bugün çıkmış diyor ki, ‘yastık altında döviz, altın varsa getirin’ diyor. Sen bu milletin alın teri olan dövizi tüket, ondan sonra milletten döviz, altın iste. Pandemi çıktığında da bütün dünya vatandaşına doğrudan destek verirken, IBAN numarası vermişlerdi. Bu millet yanlışlarınızın bedelini ödemek zoruna değil.” ifadelerini kullandı.

‘İstanbul Sözleşmesi’ üzerinden de Erdoğan’ı eleştiren Babacan, konuşmasında, “Sayın Erdoğan, ‘Kadın hakları kağıtlarla değil, vicdanla korunur’ diyor. Kâğıtlar dediği de hukuk! Siz hukuka kâğıt parçası gözüyle bakarsanız o ülkede hukuk devleti olmaz. Kadını şiddete karşı tabii ki hukukla koruyacağız. Şiddete cüret edenin eli yanacak. Kadın haklarını katillerin insafına mı bırakacağız?” dedi.

Kongredeki konuşmasına “Tek bir kişi kafasına esince bu millete zarar vermesin diye ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ diyoruz. Yargı bağımsız olmalı, tarafsız karar almalı. İşleyen bir denge-kontrol mekanizması olmalı. Türkiye tek bir kişiden ibaret değildir, kimsenin iki dudağı arasına sıkıştırılamaz. Türkiye kimsenin keyfine göre yönetilemez. Türkiye 1’den büyüktür.” sözleriyle başlayan Babacan, özetle şunları söyledi;

“Gecenin bir yarısında karar alıp, Resmî Gazete’de yayınlamış. ‘Aldığı kararın nedenini kendisi açıklar’ diyorlar. Pervasızca bunu çok normal bir şeymiş gibi söylüyorlar. Kafanıza esti diye Merkez Bankası başkanını değiştiremezsiniz, kriz çıkar. Kafanıza esince halkın arasına karışın, çarşıya pazara inin, vatandaşın halini hatırını sorun. Özellikle esnafa dönüp ‘Destekten ne haber? Bu desteği alabildiniz mi?’ diye sorun bakalım ne cevap verecekler.

“Bu milletin alın teri olan dövizi tüket, sonra milletten döviz iste”

Devletin 130 milyar dolarlık döviz rezervini erittiler, bir yandan da döviz borçlandılar. Merkez Bankası’nın kendisinin sahip olduğu döviz tükendi, kasasında borçlandığı döviz duruyor. Bugün çıkmış diyor ki, ‘yastık altında döviz, altın varsa getirin’ diyor. Sen bu milletin alın teri olan dövizi tüket, ondan sonra milletten döviz, altın iste. Pandemi çıktığında da bütün dünya vatandaşına doğrudan destek verirken, IBAN numarası vermişlerdi. Bu millet yanlışlarınızın bedelini ödemek zoruna değil.

Biz Merkez Bankası’nın eritilen 130 milyar dolarlık rezervini gündeme getirdikten sonra, işin ehli herkes aynı soruyu sordu. Bu konuyu sağa sola çekmek isteyenler, saçma sapan argümanlarla taraflı cumhurbaşkanını veya akraba bakanı savunmaya çalışanlar beyhude bir çaba içerisinde. Önce Merkez Bankası’nın internet sitesinden hangi sayfaya ve verilere bakılacağını öğrenmeliler. Önce şu brüt rezerv ile net döviz pozisyonu arasındaki farkı öğrenin. Bilmiyorsanız, arayın Merkez Bankası’nı, 25 yaşındaki genç bir uzman yardımcısını göndersinler. 5 dakikada anlatırlar. Öğrenmenin yolunu da gösteriyoruz.

Önce sessiz kalıp, duymuyor numarası yaptılar. Sonra dayanamayıp, ‘Döviz satıldı ama piyasa ve hukuk kurallarına uygun satıldı’ dediler. Şimdi de ‘Öyle bir rezerv yok ki nasıl satalım?’ diyerek inkâr moduna giriyorlar. Bir başka vahim hata daha yapıyorlar. Bu dövizlerin TL karşılığı satıldığını söyleyerek sanki masum bir işmiş gibi anlatmaya çalışıyorlar. Yok, ne yapacaksın? Bedava mı dağıtacaksın? Tabii ki TL karşılığında satacaksın. Bu rezervler; Merkez Bankası’nın ilan ettiği serbest kur rejimine aykırı bir şekilde eritilmiştir. Şeffaf olmayan bir biçimde, örtülü ve dolambaçlı yollarla harcanmıştır. Rezervlerin ne zaman, kimlere, hangi kurdan, hangi yöntemlerle aktarıldığını hâlâ açıklamıyorlar. Neden korkuyorsunuz? Yaptığınız iş doğruysa çıkın savunun.

“Kadın hakları tabii ki hukukla korunur”

Sayın Erdoğan, ‘Kadın hakları kağıtlarla değil, vicdanla korunur’ diyor. Kâğıtlar dediği de hukuk! Siz hukuka kâğıt parçası gözüyle bakarsanız o ülkede hukuk devleti olmaz. Kadını şiddete karşı tabii ki hukukla koruyacağız. Şiddete cüret edenin eli yanacak. Kadın haklarını katillerin insafına mı bırakacağız?

Sanki bir kâbusun içindeyiz. Bu kâbusta yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek kur, yüksek borç var. Gençler ‘ev genci’ olmuş. 42 milyon kadını şiddetten korumayı amaçlayan bir insan hakları belgesi yakılıyor. Bu milletin alın teriyle biriktirilen, bu devletin bankasına konulan 130 milyar dolar döviz rezervi eritiliyor. Ama bu sadece kötü bir kâbus. Sandık gününün ertesi sabahına uyandığımızda tüm bunlar geçecek. Derin bir nefes alacağız. Bu yangını DEVA Partisi’nin damlaları söndürecek. Uyandığımızda yatırım, üretim, istihdam göreceğiz. Gençleri meslekleriyle buluşturacağız. Anne babaların başını huzurla yastığa koyduğu bir Türkiye’ye uyanacağız.”

Paylaşın

Kalp krizi geçirdiğinizi düşünüyorsanız ne yapmalısınız?

Kalp krizi genellikle 15 dakikadan fazla göğüs ağrısına neden olur. Bazı kişilerde hafif göğüs ağrısı varken bazılarında daha şiddetli ağrı vardır. Rahatsızlık genellikle bir basınç veya göğüs ağırlığı olarak tanımlanır, ancak bazı kişilerde hiç göğüs ağrısı veya baskı yoktur. Kadınlar mide bulantısı, sırt veya çene ağrısı gibi daha belirsiz semptomlara sahip olma eğilimindedir. Bazı kalp krizleri aniden vurur, ancak çoğu insan saatler veya günler öncesinden uyarı işaretlerine sahiptir.

Haber Merkezi / Çoğu zaman, kalp krizi sadece hafif bir rahatsızlık ve ağrı ile yavaş başlar, vurmadan önce uyarı işaretleri verir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, hemen 112’yi arayın veya birinden hemen 112”yi aramasını isteyin.

Kalp krizinin belirtileri şunlar olabilir;

  • Göğüste, özellikle de merkezde, birkaç dakikadan fazla süren veya gelip giden rahatsızlık. Rahatsızlık, ağırlık, dolgunluk, sıkışma veya ağrı gibi hissedilebilir
  • Kollar, sırt, boyun, çene veya mide gibi vücudun üst kısımlarında rahatsızlık. Bu, ağrı veya genel bir rahatsızlık gibi hissedilebilir
  • Nefes darlığı; Bu, göğüs rahatsızlığı olsun veya olmasın gelebilir
  • Soğuk terleme, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi veya baş dönmesi gibi olağandışı hisler. Kadınların bu tür semptomları yaşama olasılığı erkeklerden daha fazladır.

1. Birinin ambulans çağırmasını sağlayın; Etrafta başkaları varsa, acil tıbbi hizmet çalışanları gelene kadar yanınızda kalmalarını söyleyin. Birinden sizi arabasıyla hastaneye götürmesini istemenin aksine, 112’yi aramak genellikle acil bakım almanın en hızlı yoludur.

2. aspirin alın; Hala bilinciniz yerindeyse, elinizde varsa normal dozda aspirin alın. Aspirin, kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır. Kalp krizi sırasında aspirin kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır ve oluşabilecek kan pıhtılarının boyutunu en aza indirir.

Kalp krizini durdurmanın hızlı bir yolu var mı?

Hayır, hastanede acil tıbbi tedavi görmeden kalp krizini durdurmanın hızlı bir yolu yoktur. İnternette birçok “hızlı” kalp krizi tedavisi bulacaksınız. Ancak, bu “hızlı” tedaviler etkili değildir ve acil tıbbi tedaviyi geciktirerek tehlikeli olabilir.

Kalp krizi ile ilişkili risk faktörleri nasıl azaltılır?

Yaşlanma, cinsiyet (erkekler daha yüksek risk altındadır) ve kalıtım gibi tüm kalp krizi risk faktörlerini kontrol edemezken, kontrol edebileceğiniz bazı faktörler vardır. Kalp krizi riskinizi önlemek için:

  • Sigarayı bırakın ve sigaraya maruz kalma oranınızı en aza indirin
  • Beslenmenizi değiştirerek, kilo vererek, ilaç alarak veya bunların bir kombinasyonunu yaparak yüksek kan kolesterolünüzü ve yüksek tansiyonunuzu kontrol altına alın
  • Her gün fiziksel olarak aktif kalın
  • Fazla kilolu veya obezseniz kilonuzu kontrol edin
  • Şeker hastalığınız varsa, tedavi planınıza sadık kalarak ve kan şekerinizi yöneterek dikkatli olun
  • Derin nefes alma veya yoga gibi rahatlama tekniklerini uygulayarak hayatınızdaki stresin üstesinden gelin veya konuşma terapisini deneyin
  • Alkol tüketiminizi sınırlayın
  • Çeşitli vitamin ve mineraller açısından zengin, sağlıklı ve dengeli bir diyet yapın
Paylaşın

GP Lideri Davutoğlu’ndan ‘lebaleb’ kongre tepkisi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen AK Parti 7. Olağan Kongresi’ne tepki göstererek, “Binlerce insanın mesafe olmadan lebalep bir araya gelmesinde sorun yokmuş. Öyleyse bugüne kadar sosyal mesafe dolayısıyla vatandaşa kesilen bütün cezalar iptal edilmeli, vatandaşlarımıza paraları derhal iade edilmelidir!” dedi.

Haber Merkezi / Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgın şartlarına rağmen gerçekleştirilen AK Parti 7. Olağan Kongresi’ne tepki gösterdi.

GP Lideri Davutoğlu, açıklamasında, “Bugün yapılan AK Parti kongresinde gördük ki, binlerce insanın mesafe olmadan lebalep bir araya gelmesinde sorun yokmuş. Öyleyse bugüne kadar sosyal mesafe dolayısıyla vatandaşa kesilen bütün cezalar iptal edilmeli, vatandaşlarımıza paraları derhal iade edilmelidir!” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

CHP’li Altay: AK Parti Kongresi’nden manifesto bekleniyordu, fiyasko oldu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın kongrede yaptığı konuşmayı eleştiren CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “AK Parti kongresi lebaleb doluydu ama heyecan yoktu. AK Parti Kongresi’nden manifesto bekleniyordu, fiyasko oldu” dedi. Altay, Erdoğan’ın kongre konuşmasında Türkiye’nin gerçek sorunlarına hiç değinmediğini, esnafın, köylünün, işçinin, emeklinin ve ekonominin sorunlarının çözümüne ilişkin değerlendirmede bulunmadığını söyledi.

Haber Merkezi / CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın kongrede yaptığı konuşmayı eleştirdi. Altay, “Bugün AK Parti’nin kongresi yapıldı. Devleti yönetmeleri hasebiyle de toplumun bütün kesimleri, acaba bir umutla şöyle bir gözlerini AK Parti kongresine çevirdiler. Kongre, manifesto kongresi olarak ilan edildi ve başladı ama üzülerek söyleyeyim ki, fiyasko kongresi olarak bitti. Bu kongreyle ilgili kaba ve ana değerlendirmemiz budur. Erdoğan bu kongrede yeni Anayasa masalı anlattı ama Türkiye de can ve mal güvenliğini ortadan kaldıran Erdoğan’dır. Erdoğan bu kongrede otoyollardan, köprülerden, havayollarından bahsetti, havaalanlarından ama bir şeyi unuttu. Bu otoyollardan köprülerden geçecek para millette yok. Erdoğan millet bahçelerinden bahsetti bu kongrede ama milletin o bahçelere gidecek, orada çay içecek parasının olmadığını da gene atladı. Erdoğan’ın bugünkü manifestosunda esnaf yok, işçi, köylü, memur, emekli, EYT’li yok; 3600 ek göstergeyi bekleyen din görevlisi, öğretmen, hemşire, polis yok, aşı yok. Sağlık çalışanlarına teşekkür yok, vefa yok ve gençler yok. Velhasıl bugünkü sözde manifesto kongresinde umut yok, fiyasko var” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay konuşmasının devamında şunları söyledi:

Toplumun bütün kesimleri ekonomideki sıkıntıyla ilgili olarak bugün bir ışık, bir umut, bir haber bekledi. Erdoğan ne yaptı? Millete yastık altını gösterdi. Gözünü milletin yastık altındaki birikimine diktiğini bu kongrede açık açık ilan etti. ‘Ekonomiyi ben bitirdim, siz yastık altındakileri çıkarın, finans sistemine katın da belki ülke kurtulur’ demeye getirdi. Yani dünyanın büyük ülkeleriyle aşık atan Erdoğan, batırdığı ekonomiyi milletin yastık altı birikimiyle kurtaracağını ilan etti. ‘Aile kurun, evlenme yaşı çok geç oldu, 30’lara çıktı’ diyor. İyi de gençlerin işi yok, aşı yok, adam yiyecek aş, ekmek bulamıyor. Sen adama ‘evlen, yuva kur’ diyorsun dalga geçer gibi. Erdoğan’ın Türkiye gerçeklerinden haberinin olmadığı da bu kongrede ortaya çıktı.

“Türkiye’de sarayın dışında hiç bir yerde huzur yok”

Bugün kongrede beyefendi diyor ki: ‘Geldiğimizde demokrasimiz yaralıydı, kalkınmamız eksikti, huzurumuz kaçıktı.’ Şimdi tablo ne? Senin geldiğinde yaralı demokrasi diye ifade ettiğin demokrasi cezaevinde. Senin geldiğinde eksik dediğin kalkınmamız, 5 kişiye teslim edilmiş, 5 kişi kalkınıyor Türkiye’de. 83 milyon batıyor, beşli çete diye nitelendirdiğimiz beş kişi kalkınıyor. Huzurumuz kaçık diyordun, Türkiye’de sarayın dışında hiç bir yerde huzur yok. Kaçık maçık bir huzur vardı. Şimdi Türkiye’de huzur yok, huzur.

Milletin yüzü yerde ve ‘yeni Anayasa’ diyor, ‘sivil Anayasa’ diyor. Çöken tek adam rejimini Anayasa yaması kurtarmaz Sayın Erdoğan, unutma. Senin çöken rejimin, Anayasa yamasıyla kurtulmaz. Ayrıca demokrasiyi tramvaya benzetenden, yani ‘demokrasi bir tramvaydır bineriz, işimize gelmeyen yerde ineriz’ diyenden demokrat olmaz. Demokrat olmayan kafadan da sivil Anayasa çıkmaz, çıkmaz… Eğer sen bir Anayasa’yla meşgul olacaksan, önce Anayasa’ya gölge etme, orta yerde Anayasa’ya gölge etme, çiğneme, Meclis’e baskı yapma, yargıya talimat verme. İnsanların yaşam tarzına karışma. Toplumu bölme, devleti çürütme. Trump için Brunson’u bırakırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen Osman Kavala’yı rehin tutar gibi cezaevinde tutma. Biz de senin bir parça demokrasiye ısındığını, demokrasiyi içselleştirmeye başladığını düşünelim ve inanalım.

“Camiye, okula, kışlaya siyaset giren devletler çürür, toplumlar ayrışır”

Türk Silahlı Kuvvetleri, subay-astsubay yetiştiren harp okulları ile yüksekokullara giriş koşullarında değişiklik yapıldı.  Önceki düzenlemede ‘Kendisinin, aile üyelerinin irticai ve bölücü görüşleri benimsememiş veya bu faaliyetlere karışmamış olması’ diye bir koşul vardı. İrticai ve bölücü faaliyetleri benimsememiş olması… Yenisinde ne var? ‘Terör örgütlerine veya milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen gruplara üyelik, iltisak ya da irtibat bulunmamalı’ diyor. Nerede irtica, nerede? Terör örgütlerine veya milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen grupla… Kim verecek bu kararı, kim verecek? Biz FETÖ ile ilgili çekincelerimizi söylerken FETÖ’ye methiyeler diziyordunuz. Sonra terörist yaptınız darbeyi görünce. Bu nedir biliyor musunuz? İrticai faaliyetlere yeşil ışık yakmaktır yeniden. Bu nedir? FETÖ’nün boşalttığı alanı, devlette boşalttığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde boşalttığı alanı, yeni tarikat ve cemaatlere terktir, terk. Bu nedir? 15 Temmuz Darbesi’nden hiç ama hiç ders alınmadığının göstergesidir. Bu nedir? Cumhuriyetle inatlaşmaya devamıdır, aydınlanmaya defanstır. Bu yönetmeliği biz böyle okuyoruz ve hepimizin, herkesin dilinde tüy biten bir ikazı yeniden yapıyoruz: Camiye, okula, kışlaya siyaset giren devletler çürür, toplumlar ayrışır. Yapma! Tekrar ediyorum. Camiye, kışlaya, okula siyaseti sokup devleti çürütme, toplumu bölme.

Erdoğan’ın daha önce milli görüş gömleğini çıkardığını biliyoruz. Sonra biliyorsunuz, ‘hedefime ulaşmak için papaz elbisesi giyerim’ dediğini de hatırlıyoruz. Daha evvel milli görüş gömleğini çıkaran Recep Tayyip Erdoğan, bugünlerde papaz elbisesini de çıkardı. Artık papaz elbisesine gerek duymuyor. Kutuplaşma, ötekileştirme politikasını terk etti. Güzel gibi duruyor ama yerini başka bir şey aldı. Yerini kin ve nefret siyaseti aldı. Kutuplaşma ve ötekileştirmenin gitmesi güzel ama bunun yerine kucaklaşma ve barış yerine, kin ve nefret siyasetinin alması şu çok vahim, vahim üstü… İşte İstanbul Sözleşmesi’ndeki tutumu, papaz elbisesini çıkardığının resmidir. Kutuplaşma ve ötekileştirme politikasını yerine, kin ve nefret siyasetine evirildiğinin Erdoğan siyasetinin resmidir. Türkiye’nin yüzünü modern dünyadan ve batıdan çevirdiğinin resmidir. Bugün beyefendi kurultayında diyor ki: ‘Yüzümüzü batıdan da, doğudan da çeviremeyiz’ diyor. Ama İstanbul Sözleşmesi’nin feshi, durdurulması, Türkiye’nin yüzünü modern dünyadan çevirmesidir. Modern dünyaya, çağdaş dünyaya, aydınlanmaya sırtını dönmesinin resmidir. İstanbul Sözleşmesi’nden neden vazgeçtiler? Söyleyeyim. Erdoğan önce liberallerin güvenini kaybetti,  sonra demokratların güvenini kaybetti, sonra milliyetçilerin güven ve itimadını kaybetti ve en son Erdoğan muhafazakarların güven ve itimadını da kaybetti. Şimdi Erdoğan umudunu tarikat şeyhlerine bağladı? Nasıl ki MHP kurultayına paketleyip, fiyonklayıp HDP’nin kapatılma davasını ve Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşmesini hediye etti, güya milliyetçilerin güven ve umudunu kazanmak için. Şimdi güya muhafazakarların umudunu, güvenini kazanmak için de tarikat şeyhlerine İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararını fiyonklayıp, paketleyip gönderdi. Batan gemi tıkaç tutmaz, batıyor. Son bir umutla o posttaki ömrünü uzatmak için böyle ucube bir karar aldı ama Sayın Genel Başkanımızın söylediği gibi, Türkiye’de 42 milyon kadın o postu Erdoğan’a dar eder ve Erdoğan’ı o posttan kadınlar indirecektir.

Bu ülkede çeşitli alanlarda vesayet ifadeleri, nitelemeleri çok yapıldı. Bunların bir kısmına ben de katılırım. Asker vesayeti, yargı vesayeti, beşli çete vesayeti, tek adam vesayeti. Ama şimdi bir de başımıza imam vesayeti çıktı. İmamlar, siyasete ve iktidara ayar vermeye, Meclis’in sayısal olarak en büyük partisinin grup başkanvekillerine ayar çekmeye başladılar. Vallahi ben rahatsız oldum. Ben de grup başkan vekiliyim, ben rahatsız oldum. AK Parti Grup Başkanvekilleri, böyle imamların, devlet memurlarının siyasette racon keserken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, genel kurulda CHP’ye laf yetiştirmek ve çamur atmak yerine, biraz işlerini yapmalarının siyasetin doğası gereği olduğunu düşünürüm. Devleti artık seçilmişler değil, atanmışlar; sadece atanmışlar devleti ve siyaseti sevk ve idare eder hale geldi. Elbet devletin memuru olur, bürokratı, atanmışı olur; siyasetçi seçilmiş yapar. Şimdi devletin atanmış memuru, imamı, sözcüsü siyaset yapıyor. Siyasetçiler ne yapıyor? Onu da aziz milletimizin takdirine bırakıyorum.

“Erdoğan’ın üç zarf hazırlama zamanı gelmiştir”

Düşük performanslı bir kongre izledik. Evet, salon lebâlepti ama ruh ve heyecan yoktu. Salon lebâlepti ama 83 milyon ıssızdı. Sayın Erdoğan, bugünkü kongrede bana göre tam tabirle manifesto kurultay olarak ilan ettikleri kongrede bir fiyaskoyla sonuçlandırarak, parti yönetimindeki koltuk sayısını artırmak suretiyle de suç ortağı sayısını arttırarak, kongreyi tamamladı. Kongreyle ilgili tablo budur. Osmanlı’dan kalma bir hikaye vardır. Eski sadrazam, yeni sadrazama görevi devrederken kapalı 3 zarf bırakır. Kapalı zarflar burada. Şimdi Erdoğan için 3 zarf hikayesi hakikaten yaşandı. İki  zarf da açıldı. Sadrazam der ki: ‘Başın sıkışınca birinci zarfı aç. Çok sıkışırsan ikinci zarfı aç. Daha çok sıkışırsa üçüncü zarfı aç” der eski sadrazam. Göreve başlayan sadrazam görevinden belli bir süre sonra birinci zarfı açar. Birinci zarfta şöyle yazar: ‘Senden öncekileri kötüle.’ Erdoğan sanıyorum 2005’ten 2006’dan sonra başladı; Atatürk, İnönü, Menderes, Demirel, Özal, Yılmaz, Çiller, Erbakan ve Ecevit’e etmediği laf bırakmadı. Bugün gerçi Merhum Erbakan’dan ve Merhum Türkeş’ten ve sanıyorum Merhum Menderes’ten biraz hayırla bahsetmiş. Üçüncü zarftan sonra birinci zarfa geri dönülmüyor Erdoğan. Sen bu işi yaptın. Senden öncekileri kötüledin. Bir süre böyle idare etti, fakat olmadı. Olmayınca sanıyorum 2014’te de ikinci zarfı açtı, ikinci zarfı açtı. “Etrafını kötüle”. Bu sefer etrafını kötülemeye başladı. Abdullah Gül, Bülent Arınç, Davutoğlu, Babacan, Atalay, Gökçek, Ergin, Dinçer, Merkez Bankası Başkanları da dahil  bunları kötüledi.  Yetmedi… Ekonomik buhran, ekonomik kriz vardı, eskileri kötüledi. Ekonomik buhrana geldik, etrafını kötüledi. Şimdi bir ekonomik felaketle karşı karşıyayız. Erdoğan bu günlerde bu üçüncü zarfı açıyor, o da budur. Erdoğan’ın üç zarf hazırlama zamanı gelmiştir.

Ben bu kongreyle birlikte büyük hayal kırıklığı yaşayan esnafımıza, işçimize, köylümüze, çiftçimize, memurumuza, emeklimize, gençlerimize, çalışan-çalışamayanlarımıza, EYT’lilere, 3600’ü bekleyenlere buradan şunu söylüyorum: Erdoğan’a rağmen Türkiye büyük bir ülkedir. Bu millet büyük bir millettir. Bu ülke ve bu millet, bu sorunları namuslu, dürüst, ahlaklı yöneticilerin, devleti yönetmeye başladığı andan itibaren çok kısa bir sürede çözecektir. Yeter ki, aziz milletimiz emaneti ehline versin.”

Paylaşın

Beşiktaş, Kasımpaşa’ya hazırlanıyor

Süper Lig’de zirvede yer alan Beşiktaş, Lig’de Kasımpaşa ile oynayacağı maçın hazırlıklarını, bu sabah BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde yaptığı çalışmayla sürdürdü. Beşiktaş hazırlıklarına yarın  yapacağı antrenmanla devam edecek.

Haber Merkezi / Beşiktaş, Süper Lig’de Kasımpaşa ile oynayacağı maçın hazırlıklarını, bu sabah BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde yaptığı çalışmayla sürdürdü.Basına kapalı gerçekleştirilen antrenman, 1.5 saate yakın sürdü.

Teknik Direktör Sergen Yalçın yönetiminde yapılan idman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Antrenman, sahada yapılan ısınma koşuları ve stretching çalışması ile başladı. Pas, 5’e 2 ve dar alanda oyun kontrol pas çalışmaları yapıldı.

İdman, yarım sahada oynanan çift kale taktik maçının ardından yapılan şut çalışması ile tamamlandı. Beşiktaş, hazırlıklarına yarın 12.00’de yapacağı antrenmanla devam edecek.

Paylaşın

Galatasaray’da Hatayspor mesaisi

Süper Lig’de zirve takibini sürdüren Galatasaray, Lig’in 32. haftasında Hatayspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Galatasaray maçının hazırlıklarını yarın Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla devam edecek.

Haber Kaos / Galatasaray Futbol Takımı, Süper Lig’in 32. haftasında Hatayspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bu akşam yaptığı antrenmanla başladı. Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki antrenmana ısınma hareketleri ve genel kuvvet çalışmaları ile başlandı.

Daha sonra pas drilleri üzerinde duruldu. Antrenmanın ana bölümünde pas oyunları oynandı. Antrenman, yenilenme koşusu ve soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı.

Milli takım kamplarında bulunan Taylan Antalyalı, Henry Onyekuru, Ryan Babel, Peter Etebo, Martin Linnes, Ryan Donk, Mostafa Mohamed, Emre Kılınç ve Gedson Fernandes antrenmanda yer almadı.

Cezayir’in Botswana ile oynayacağı maç için yarın akşam milli takım kampına katılacak olan Sofiane Feghouli, takımla birlikte çalıştı. Emre Taşdemir, antrenmanın tamamında takımla birlikte çalışmalara katıldı.

Galatasaray Futbol Takımı, Hatayspor maçının hazırlıklarını yarın saat 11.30’da Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Paylaşın