Açlık Sınırı 2.909, Yoksulluk Sınırı 8.263 TL

Memur-Sen Konfederasyonu tarafından her ay düzenli olarak yapılan açlık-yoksulluk araştırmasına göre Ağustos ayında Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2.909,9 TL, yoksulluk sınırı ise 8.263,1 TL olarak tespit edildi.

Haber Merkezi / Yapılan araştırmaya göre Ağustos ayında Temmuz ayına göre gıda madde fiyatlarında ortalama yüzde 3,09’luk bir artış yaşandı. Ağustos ayında Temmuz ayında göze çarpan en büyük artışlar yüzde 56,3 artışla salatalık, yüzde 43,85 artışla kabak, yüzde 36,14 artışla limon, yüzde 32,79 artışla taze fasulye, yüzde 21,74 artışla karpuz; en çok göze çarpan düşüşler ise yüzde 7,15 azalışla patates, yüzde 6,22 azalışla domates, yüzde 5,19 azalışla kuru fasulye madde fiyatlarında yaşandı.

“Ağustos ayında Temmuz ayına göre herhangi bir değişim gözlemlenmedi”

Ağustos ayında Temmuz ayına göre ısınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 0,64’lük bir artış gözlenirken; Ağustos ayında Temmuz ayına göre barınma madde fiyatlarında yüzde 1,19’luk bir artış oldu. Aydınlanma madde fiyatında ise Ağustos ayında Temmuz ayına göre herhangi bir değişim gözlemlenmedi.

Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında yüzde 3,46’lık bir artış gözlendi. Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimin yüzde 12 artışla cilt ve bakım ürünleri madde fiyatlarında olduğu tespit edildi. Bununla birlikte kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 1,25 azalışla ağız ve diş bakım ürünleri fiyatında düşüş gözlemlendi.

Eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 1,47’lik bir artış oldu. Eğitim-kültür madde fiyatlarında Temmuz ayına göre değişimin yüzde 8,51 artışla yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlar, yüzde 4,82 artışla yurtiçi hafta sonu turları madde fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 3,65 azalışla tablet, yüzde 1,38 azalışla bilgisayar fiyatlarında düşüş olduğu tespit edildi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre ulaşım madde fiyatlarında yüzde 1,75’lik bir artış olduğu belirlendi. Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 15,49 artışla şehirlerarası tren ücreti, yüzde 5,72 artışla araba kiralama ücreti fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte ulaşım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 2,49 azalışla şehirlerarası otobüs ücretinde düşüş gözlemlendi.

Çevre ve su madde fiyatlarında yüzde 2,49’luk bir artış yaşandı. Çevre ve su madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 5,32 artışla yer ve duvar döşemesi madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

“Ağustos ayında Temmuz ayına göre giyim fiyatlarında artış gözlendi”

Ağustos ayında Temmuz ayına göre sağlık madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 0,82’lik bir artış olarak gözlenirken, en göze çarpan değişimlerin yüzde 3,39 artışla hastane yatak ücreti; yüzde 2,04 azalışla laboratuvar tahlil ücretleri fiyatlarında olduğu tespit edildi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre giyim fiyatlarında ise ortalama yüzde 0,41’lik bir artış gözlendi. Giyim madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimler yüzde 8,96 artışla sweatshirt, yüzde 3,41 artışla çorap, yüzde 2,2 artışla kuru temizleme ücreti madde fiyatlarında oldu. Bununla birlikte giyim madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 3,84 azalışla elbise, yüzde 3,44 azalışla gömlek, yüzde 3,11 azalışla terlik madde fiyatlarında düşüş gözlemlendi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre haberleşme madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 0,52’lik bir artış olarak yansıdı. Haberleşme madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 1,48 artışla telefon yedek parçaları madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

Paylaşın

100 TL’lik Elektrik Faturasının 23 TL’si Şirketlere Gidiyor!

Özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destekleme ödemelerinin son 3 yılda 2 kattan fazla arttığına dikkat çeken CHP’li Akın, “Şu anda vatandaşın ödediği her bir elektrik faturasının yüzde 23’ü elektrik üreten şirketleri desteklenmeye gidiyor” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, vatandaşın faturasına eklenen özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destekleme ödemelerinin son 3 yılda 2 kattan fazla arttığına dikkat çekerek, “Destekleme amacından saptı. 2018-2020 arasında şirketlere yapılan ödeme yüzde 112 arttı. Şu anda vatandaşın ödediği her bir elektrik faturasının yüzde 23’ü elektrik üreten şirketleri desteklenmeye gidiyor. Kurulan sistem halkın değil şirketlerin lehine. Bu sistemler faturalar düşmesi mümkün değil” dedi.

Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre Akın, özel elektrik üretim şirketlerine verilen desteklemelerin vatandaşın faturasına yansıması konusunda Makina Mühendisleri Odası (MMO) Enerji Çalışma Grubu ile yaptığı ortak çalışmada doğrudan ya da dolaylı olarak vatandaşın faturasına yüklenen tutarları ortaya çıkardı. Akın’ın çalışmasında özetle şunlar yer aldı:

“Öyle ya da böyle vatandaşın cebinden alınıyor”

3 çeşit destek var: Özel elektrik üretim şirketlerine yenilenebilir enerji destekleme mekanizması (YEKDEM), yerli kömür santrali desteği ve kapasite mekanizması olmak üzere toplam üç çeşit parasal destek veriliyor. Söz konusu üç destek doğrudan ya da dolaylı olarak vatandaşın faturalarına yansıtılarak bir yük oluşturuyor. Destekleme adı altında ödenen paranın kamudan çıktığı dikkate alındığında bu paranın öyle ya da böyle vatandaşın cebinden alındığını söylemek mümkün.

Amacından saptı: Destekleme ödemelerinde en büyük payı YEKDEM oluşturuyor. Dünyanın her yerinde yenilenebilir enerji destekleniyor. Şüphesiz Türkiye’de desteklenmesi gerekiyor. Ancak bugünkü haliyle YEKDEM amacından sapmış durumda. YEKDEM’de küçük üreticiler yerine büyük üreticilerin ağırlığı arttı. Büyük kamu santralleri özelleştirildikten sonra YEKDEM kapsamına dahil edildi. Özellikle son 6-7 yılda yaşanan dere tipi HES furyası da sistemin amacından sapmasına neden oldu.

3 yılda katlandı: EPDK tarafından açıklanan ‘faturalandırılan elektrik üretim miktarı’ ile ‘YEKDEM’, ‘yerli kömür’ ve ‘kapasite mekanizması’ ödemeleri karşılaştırılınca özellikle son 3 yılda özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destekleme ödemelerindeki rekor artış dikkat çekiyor. Yıllık olarak yapılan hesaplamada 2018, 2019 ve 2020 yılı verileri karşılaştırınca elektrik faturalarına doğrudan ya da dolaylı yansıyan tutarın 3 yılda katlandığı gerçeğiyle ortaya çıkıyor.

2018’de her ay 11.09 TL: 2018’de yılında 150 kilovatsaat elektrik tüketimi yapan bir haneye vergi ve fonlar dahil özel şirketlere yapılan destekleme ödemeleri; 9.21 lira YEKDEM, 0.76 lira yerli kömür ve 1.12 lira kapasite destek mekanizması olmak üzere toplam 11.09 lira olarak yansıdı. Başka bir deyişle 2018’de ortalama 150 kilovatsaat tüketim yapan bir haneden doğrudan ya da dolaylı olarak tükettiği elektrik miktarı bedelinin dışında her ay özel şirketlere destek ödemesi adı altında 11.09 lira yansıtıldı.

2019’da hız kesmedi: 2019’de faturalandırılan elektrik miktarı azalmasına karşın özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destek ödemeleri daha da arttı. Buna göre 2019’da ortalama 150 kilovatsaat elektrik tüketimi yapan bir haneye her ay tükettiği elektrik bedelinin dışında 13.67 lira YEKDEM, 1.64 lira yerli kömür ve 1.62 lira kapasite mekanizması olmak üzere toplam 16.92 lira destek ödemesi yansıtıldı. 2019’ds faturalara yansıyan destek ödemesi kalemlerinden YEKDEM yüzde 48; yerli kömür yüzde 115 ve kapasite mekanizması ise yüzde 44 oranında arttı.

Artış iki kattan fazla: 2020’ye de destek ödemesinin yükü artışını sürdürdü. Buna göre 2020’de ortalama 150 kilovatsaat elektrik tüketimi yapan bir haneye 20.14 lira YEKDEM, 1,72 lira yerli kömür ve 1,74 lira kapasite mekanizması olmak üzere toplam 23,62 lira destek ödemesi yansıtıldı. 2018 ile karşılaştırıldığında destek ödemelerindeki artış yüzde 112.98 oldu. Başka bir deyişle 2018-2020 arasında vatandaşa doğrudan ya da dolaylı olarak yansıtılan destek ödemeleri 2 kattan fazla arttı.

Faturanın yüzde 23’ü: 2020’de aylık 150 kilovatsaat tüketim yapan bir abonenin her ay gelen faturasına dolaylı ya da doğrudan yansıtılan ve özel elektrik üretim şirketlerine yapılan destek ödemelerinin payı yaklaşık yüzde 23 oldu. Başka bir deyişle vatandaşın elektrik faturasında ödediği tutarın yüzde 23’u şirketlere gidiyor.

“Sistem şirketlerin lehine işliyor”

CHP’li Akın, desteklemenin amacının kaliteli hizmet ve düşük fatura olduğuna dikkat çekerek; “Gelinen aşamada sistem amacından saptı. Destekleme artık vatandaşın ucuz enerji alması değil, şirketlerin desteklenmesi ve kurtarılmasına dönüştü. Bu destekleme sistemleri vatandaşın değil, şirketlerin lehine. Sistem mevcut haliyle devam ederse vatandaşın faturası asla düşmez” değerlendirmesinde bulundu.

 

Paylaşın

DEVA Partisi: Gençler Vaat Değil Çözüm İstiyor

Gençlerin büyük sorunlarından biri haline gelen KYK öğrenim borcuna ilişkin değerlendirmede bulunan DEVA Partili Şanlıoğlu, “Bir ülkenin en önemli sermayesinin ‘insan kaynağı’ olduğu unutulmamalı, beşerî sermayemiz olan gençlerimize sahip çıkılmalıdır” dedi.

Haber Merkezi / Gençlerin KYK borcu altında daha fazla ezilmemesi gerektiğini söyleyen DEVA Partisi Gençlik Politikaları Başkanı Doğa Şanlıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Ülkemizdeki gençlerin yaşadığı en büyük sorunlardan birisi olan yüksek öğrenim kredisi; devlet tarafından öğrencilere yüksek eğitim kurumlarının öğrenimi süresince verilen, zorunlu hizmet yükümlülüğü bulunmayan borç paradır. Genç bireylerin yüksek öğrenim süresince almış olduğu öğrenim kredisi borcunu, mezun olduktan sonra en geç iki yıl süre zarfı sonunda ödemesi gerekmektedir. Aksi takdirde bu süre zarfınca ödeme yapamayan genç bireylerin borcunun üzerine aylık %1,40 oranında faiz eklenmektedir. İki yıl içerisinde iş bulamayıp borcunu bir yıl daha ertelemek isteyenlere, yine ödemesi gereken miktar üzerinden faiz eklenmektedir. Geride bıraktığımız 2020 yılı itibarıyla vergi dairelerine takip için intikal etmiş borçlu sayısı yaklaşık 3,1 milyon kişi, Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından Maliye Bakanlığına tahsil edilmek üzere gönderilen alacak tutarı ise 5,3 milyar TL’dir.

“İstihdam yok, atama yok, borç var”

TÜİK 2020 Eylül ayı verilerine göre 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı %24,3, istihdam oranı ise %31,6 olarak açıklanmıştır. Ödemeler dengesindeki bozukluk, kamu borç yükündeki artış ve azalan yatırımlar nedeniyle istihdam oranları düşmüş, işsizlik oranları da yüksek seviyelere tırmanmıştır. Bununla birlikte eğitim sistemimizdeki yapısal problemler genç işsizliği negatif yönde etkileyerek %25 bandının yukarısına taşımıştır. Bu doğrultuda iş gücü piyasalarında iş bulmaları daha da güç hale gelen 15-24 yaş arası grubun almış oldukları KYK kredilerini uzun yıllar süren işsizlik ve yoksulluk süreci içerisinde geri ödemeleri oldukça zorlayıcı bir hal almıştır.

“İşsizliği minimum seviyeye indirgemek için istihdam oluşturmak ekonomik ve sosyal kalkınmanın en temel yapı taşıdır. Dünyada ve ülkemizde istihdamı sağlayan kuruluşların büyük çoğunluğu özel sektör tarafından sağlanmaktadır. Bu noktada devlete düşen asli görev ise uygun yatırım ortamını sağlayarak büyüme için özel sektörün önünün açılmasına ön ayak olmak ve engelleri ortadan kaldırmaktır. Dünya genelindeki örneklere bakıldığında ise; bazı ülkelerde gelir belirli bir seviyeye ulaşana dek geri ödemenin başlamayacağına hatta geri ödeme başladığında gelir üzerinden belirlenecek belirli bir yüzde ile ödemenin sınırlı tutulacağına ilişkin uygulamalar görülmektedir.”

Çözüm önerileri;

  • Borcun peşin ödenmesi durumunda Yurt İçi ÜFE farkının yüzde 90’ı yerine tamamından vazgeçilmesini öneriyoruz.
  • Aylık taksit ödemelerinin aylık gelirin makul bir oranını aşmaması gerektiğine inanıyoruz.
  • Yeniden yapılandırmanın bozulmasına ilişkin koşulların öğrenciler lehine iyileştirilmesini öneriyoruz.
  • İki yıllık geri ödemesiz dönemin iş sahibi olmayanlar için endeks uygulanmadan ertelenmesini öneriyoruz.
  • Geri ödenecek borcun güncel değerinin hesaplanmasında doğrudan Yİ-ÜFE yerine Yİ-ÜFE ile aylık gecikme zammı oranlarından düşük olanının esas alınmasını öneriyoruz.
Paylaşın

Ziya Selçuk’tan Gece Yarısı Açıklama

Ziya Selçuk, gecenin geç vakitlerinde sosyal medya hesabından attığı mesajda, “Bugün yeni eğitim öğretim yılına ‘merhaba’ diyen tüm evlatlara, ailelere ve meslektaşlarıma her günü ilk günün neşesi, iyimserliği ve enerjisiyle karşılayacak ferah ve aydınlık günler diliyorum. Eğitim şen olsun…” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Milli Eğitim Eski Bakanı Ziya Selçuk, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını gölgesinde başlayan 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı ile ilgili sosyal medya hesabından bir mesaj paylaştı.

Selçuk, mesajında şu ifadeleri kullandı;

“Bugün yeni eğitim öğretim yılına ‘merhaba’ diyen tüm evlatlara, ailelere ve meslektaşlarıma her günü ilk günün neşesi, iyimserliği ve enerjisiyle karşılayacak ferah ve aydınlık günler diliyorum. Eğitim şen olsun…”

Paylaşın

Demirtaş’tan 6 Kitap Tavsiyesi

Halen Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 6 kitap tavsiyesinde bulundu.

Haber Merkezi / “Herkese merhabalar. Hepinizin iyi olduğunu umuyorum. Sizlerle bazı kitaplar paylaşmak istiyorum” sözleriyle kitap önerilerinde bulunan Demirtaş, kitap almak için bütçe ayıramayanlar içinde “Kitap alamıyorsanız bana yazın, dayanışmayla buluruz bir çaresini.” ifadelerini kullandı.

Demiratş’ın önerdiği kitaplar şöyle;

  • Burhan Sönmez: Taş ve Gölge
  • Hasan Hayri Ateş: Şer Zamanıydı
  • Bülent Emrah Parlak: Kertenkele Savunması
  • Yeniden İnşa Et
  • Behçet Çelik: Patikaların İyi Yanı
  • Muharrem Erbey: Babam Aharon Usta

 

 

Paylaşın

Ağustos Ayında 31 Kadın Erkekler Tarafından Öldürüldü

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Ağustos 2021 Raporu’nu göre geçen ay 31 kadın öldürüldü, 21 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Kadınların 19’u ateşli silahlarla, 9’u kesici aletlerle, 3’ü boğularak öldürüldü. 

Haber Merkezi / Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, her ay yayınladığı kadın cinayetleri raporunun Ağustos ayı verilerini paylaştı. Rapora göre bir ay içinde 31 kadın erkekler tarafından katledildi, 21 kadını ise ölümü şüpheli.

Ağustos ayında öldürülen 31 kadının 6’sı evli olduğu erkek, 5’i akrabası, 4’ü eskiden evli olduğu erkek, 4’ü babası, 3’ü tanıdık, 3’ü oğlu, 1’i evlenme teklifini reddettiği erkek, 1’i birlikte olduğu erkek, 1’i kardeşi, 1’i tanımadığı bir erkek, 1’i konuşma isteğini reddettiği erkek tarafından öldürülmüştür. 1 kadının ise fail ile olan yakınlığı bilinmemektedir.

Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü

Kadınların 22’si evinde, 3’ü ıssız yerde, 2’si sokak ortasında, 1’i arazide, 1’i işyerinde, 1’i minibüste, 1’i evin dışında bulunan tuvalette öldürülmüştür. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 80’i evlerinde öldürüldü. 19’u ateşli silahlarla, 9’u kesici aletlerle, 3’ü boğularak öldürüldü.

İllere göre Ağustos ayının kadın cinayetleri;

Ağustos ayında öldürülen kadınların isimleri;

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Can Kaybı 269

Açıklanan son Kovid 19 verilerine göre, son 24 saatte 279 bin 63 Kovid-19 testi yapıldı, 19 bin 391 kişinin testi pozitif çıktı, 269 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Nihai çözüm, aşı! Aşılarımızı hemen yaptıralım. Tedbirlerde çocuklarımız kadar hassas olalım” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre 279 bin 63 test yapıldı, 19 bin 391 yeni vaka tespit edildi. 24 bin 289 kişi de sağlığına kavuşurken corona nedeniyle bugün 269 kişi hayatını kaybetti.

Güncel tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Yeni vaka sayımız 19 bin 39 Kovid-19 sebebiyle bugünkü can kaybımız 269. Okullar yarın açılıyor. Yedi yaşındaki çocuklarımız sınıflarında maskeli olacak. Hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Nihai çözüm, aşı! Aşılarımızı hemen yaptıralım. Tedbirlerde çocuklarımız kadar hassas olalım” ifadelerini kullandı.

Aşılamada son durum

Güncel verilerde, salgına karşı devam eden aşılama çalışmalarıyla ilgili son bilgiler de yer alıyor. Buna göre, birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 79.83, ikinci doz ortalaması yüzde 61.69, birinci, ikinci ve üçüncü doz toplamı ise 97 milyon 113 bin 297 oldu.

Paylaşın

Yiyecek Seçimleriniz, Ne Kadar Yaşayacağınızı Belirler!

Dünyanın önde gelen ölüm nedenlerinden üçü olan kalp hastalığı , felç ve tip 2 diyabete karşı verilen mücadele, alışveriş listenizle kazanılabilir veya kaybedilebilir. Araştırmacılar, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının kronik hastalıklara bağlı ölüm riskini artıran bir faktör olarak öne çıktığını söylüyor. 

Haber Merkezi / Çok sayıda araştırma, tabağınızdakiler ile ölüm oranı arasında net bir çizgi çiziyor. Geçen yıl yayınlanan bir araştırmaya göre, dünya çapında kalp hastalığına bağlı ölümlerin üçte ikisinden fazlası gıda seçimleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.

2019’da yayınlanan bir araştırmada ise, sağlıklı yaşam tarzı seçimlerinin felç riskini yüzde 80 oranında azalttığı sonucuna varıldı.

Konuya ilişkin yapılan araştırmalarda, kalp sağlığını ve metabolizmayı etkilemekle ilişkilendirilen zayıf beslenmedeki bazı ortak bulgular tanımlanıyor; aşırı sodyum/tuz alımı en önemli endişe kaynakları arasında yer almakta.

Uzmanlar, sodyumun vücudunuz için gerekli bir besin maddesi olmasına rağmen, çok fazla alınmasının yüksek tansiyona (hipertansiyon) ve kalbinizi zorlayan hasarlı arterlere yol açabileceğini belirtiyor. Ve hipertansiyon, kalp hastalığına ve potansiyel olarak kalp krizi veya felç geçirmeye giden bir basamaktır.

Beslenmedeki tek sorun sadece tuz değil. Şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar (özellikle et, doymuş yağ oranı yüksek gıdalar) da araştırmalarda uyarı işaretleri aldı.

Daha sağlıklı beslenme

Sağlıklı beslenmeye giden yol, meyve ve sebzelerin bulunduğu ürün reyonlarından başlar. Çeşitli araştırmalara göre, Akdeniz diyeti gibi daha sağlıklı diyetler de daha fazla kepekli tahıllar, kabuklu yemişler ve somon, ton balığı gibi omega-3 yağ asitleri açısından zengin deniz ürünleri daha sağlıklı beslenmenin anahtarı.

Bu araştırmalar, beslenme alışkanlıklarınıza daha yakından bakmanız için bir uyarı görevi görüyor. Beslenmedeki kötü alışkanlıklara son verdiğiniz eylemler, hayatınızı kurtaracak eylemler olabilir.

Paylaşın

Şenol Güneş: Rakibimiz Hollanda

Cebelitarık maçından sonra düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, “Üç puan önemli ama rakibimiz bu değil Hollanda, o maça hazırlanacağız” ifadelerini kullandı. Güneş, “Bizim hesabımız bu maç için bitti, Hollanda maçına çıkıp o maçı kazanmak, en kötü berabere kalarak avantajlı dönmek istiyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Şenol Güneş, Cebelitarık maçından sonra düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Üç puanın önemli olduğunu ama daha önemlisinin Hollanda ile oynanacak maç olduğunu söyleyen Güneş, şöyle devam etti:

“Bizim için de üç puana ihtiyacımız olan bir maçtı, iyi başladık, hızlı başladık. Kaçan penaltıya rağmen iyi oynadık. Rakibin direnci 60. dakikaya kadar devam edebiliyor, hızlı kontra atağa çıkan De Barra ile bunu kullanmaya çalışan bir takım. Zaman zaman o çıkışlara izin verdik. Onun dışında daha iyi oynadık, haliyle iyi oyuncularımız var, pozisyonları bulduk. Bugün hatalarımıza rağmen 6-7 yapabilirdik onu yapmadık. İlk yarıda gol gelseydi farkı bir düşüncemiz vardı. Bazı oyuncuları sahaya sürmeyebilirdik, skor erken gelmeyince bu değişiklileri yapmak zorunda kaldık. Giren oyuncular golleri attı. Oyuncu kalitemiz, oyuncu arzusu onlara üstün gelecekti, bu da sahaya yansıdı. Dinlenmesi gereken bazı oyuncularımız vardı onları dinlendirmek istedik ama oyun olumsuz gidince sahaya koymak durumunda kaldık. Üç puan önemli ama rakibimiz bu değil Hollanda, o maça hazırlanacağız.”

Deneyimli teknik adam ilk 11’de sahaya çıkan bazı oyuncuların performanslarının eleştirilmesi hakkında ise şöyle konuştu:

“Hepsi bizim oyuncumuz bunlara şans vermek, görmek gerek. Onlar içinde en fazla olumsuz etkileneni Enes oldu. Çünkü penaltıyı atamadı. Suni çimde daha önce oynamıştı Andorra maçında, iyi de oynamıştı, orada da penaltı olmuştu atmıştı, burada atamadı. Oyun başındaki penaltı onu daha da zor duruma düşürdü. Bazı oyuncular karakterleri sebebiyle daha içine kapanık oluyor, bu da özgüven kaybını arttırıyor, baya sahada silik kaldı. Benim beklentimin de altında kaldı. Getafe’de koşan arayan, hücumda etkili olmasa bile rakibi rahatsız eden oyuncu coşkusu bugün onda yoktu. Diğer oyuncular elinden geleni gösterdiler, becerisizlikleri yanlışları değerlendirilir. Efecan’ı beğendim, gayet iyi oynadı, görevini iyi yaptı. Tek tek oyuncuları muhakeme yapmak doğru değil, çünkü rakibimizin gücü de belli. Bazı oyuncular oyun içinde daha çok yapabilirdi. Bunlar eksikti ama ne kadar istekli olursa olun, rakibin gücü oranında konsantrasyon düşüp çıkabiliyor.”

“Hollanda maçı farklı olacaktır

“Bizim hesabımız bu maç için bitti, Hollanda maçına çıkıp o maçı kazanmak, en kötü berabere kalarak avantajlı dönmek istiyoruz.” diyen Şenol Güneş, şu ifadeleri kullandı:

“Bir puan öndeyiz, rakiple berabere kalırsak 1 puan geride tutuyoruz. Norveç bize gelecek. Kazanırsak kayıp puanları telafi edeceğiz. Bu yarışın ilk devresini kapattık, son maçta 3 golle 3 puan alarak ilk yarıyı lider bitirdik. Bir Hollanda ve Norveç maçında çok daha huzurluyduk, stres yoktu, Avrupa Şampiyonası’nda bir özgüven kaybı olduğu bir gerçektir. Karakter olarak iyi niyetli olan oyuncularımızın sonuçtan kaynaklanan güven kaybı olduğunu görebiliyorum. Dediğim gibi Enes’in bundan daha iyi oyuncu olduğunu biliyorum ama şu an oynayacak durumda görünüyor. Hele penaltı kaçırdıktan sonra sahada yok gibiydi. Buna benzer başka oyuncular var. Bu maçtaki oyunu çok iyi olsa da Hollanda maçı farklı olacaktır. Asıl değerlendirme Hollanda maçında olacaktır. Karadağ bizden aldığı puanla yarışta varmış gibi gözüktü Hollanda yenilgisiyle tamamen geride kaldı. 11 puanla ilk yarıyı lider kapatıyoruz. Oyundan eksikleri yine konuşacağız, eldeki en iyi kadroyla sahaya çıkacağız.”

Güneş, bazı aksilikler yaşadıklarının da altını çizerek, şunları kaydetti:

“Bazı oyuncularımız geç geldi, hala gelemeyen var. Ozan Tufan hala gelemedi, belki yarın Hollanda’ya gelecek. Daha önce sarı kartları olan Cengiz, Hakan’ı hiç koymayı düşünmüyordum. Cengiz’i bir ara atacaktık, suni çim koymayalım dedik. Sakat, cezalı oyuncumuz yok, sadece Zeki’nin ufak rahatsızlığı vardı çıkarken. Çağlar, Cengiz, Hakan’ın da sarı kart sınırında. Bu maçı geride bıraktık. Geçen maçta daha iyi oynadık, daha farklı kazanacağımız maçı 2-2 bitirdik, o hatalarımızı da konuşuyoruz tabii. Herkesin gördüğü hatayı biz de görüyoruz. Halil İbrahim yeni geldi, oynayabilirdi ama oynadığı maç sayısı az. Transfere bağlı durumlar var, yeni transfer oldu, oradan Türkiye’ye geldi. Çağlar’ı bile soru işareti olarak gördük, 3-4 gündür çalışıyor ama yeni geldi. Yine gelecek Ozan Tufan var, Ozan Kabak iyi çalıştı ama hiç maç yapmadı. Elde oynayan, bizimle çalışan Enes var, Kerem de kendi takımında oynuyor. Efecan’ın beklentime göre daha etkili olduğunu düşünüyorum. Çok dinamikti, çok gayretliydi ama orada Cengiz var elimizde. Başlangıçta skoru farklı yakalasaydık, başka oyuncuları koymayı düşünüyorduk.”

Milli Takım Teknik Direktörü, Efecan Karaca’nın ikinci yarıda sol bekte görev yapmasıyla ilgili gelen bir soruyu ise “Efecan tecrübeli bir oyuncu. Orada da rakibi iyi kapattı. Devre arasında üç oyuncu değişikliği yapmak zorunda kaldık. Yapacağımız hamleyi dördüncü beşinci oyuncu değişikliğini düşünerek dikkatli yapmak zorundaydık. Rıdvan’ı daha önce alabilirdik ama oyunun gidişi kötü olursa Cengiz’i alırsam başka hamle şansımız kalmayacaktı. Efecan’ı oraya çektik, baktım iyi oynadı, devam etti. Bu arada goller geldi.” şeklinde yanıtladı.

“Üç kalecinin durumunu anlattım ama yanlış değerlendirildi”

Şenol Güneş, “Bu maçta Uğurcan’a görev verdiniz? Kaleci tercihinizi etkileyen neydi?” sorusuna da “Üç kalecimiz de iyi kaleci. Bunu kamuoyu da söylüyor. Üç kalecinin durumunu anlattım ama yanlış değerlendirildi. Mert başlangıçta bu takımın direk oynayan kalecisiydi. Başakşehir’de son dönemi sıkıntılı geçirdi e sonra transfer yaptı. İki tane genç kalecimiz var, bunlar da var ve geliyor. Hangisi olur o olur, bu olur Uğurcan ile Avrupa Şampiyonası’nı geçirdik, tüm oyuncularda olumsuzluklar oldu. Sezon başına baktığınızda ikisi de iyi gidiyor. Böyle bir şansı Altay’a vermek istedik, bu maçta da tekrar Uğurcan’a şans verdik. Uğurcan daha önce suni çimde oynamıştı. Uğurcan’dan memnunum, Altay’dan da memnunum, son maçta yediğimiz gol etkileyebilir ama genel olarak ne Altay’dan ne de Uğurcan’dan milli takım vazgeçemez. Aynı şey Mert için de geçerli. Maçına göre değişebilir.” yanıtını verdi.

Paylaşın

Türkiye, Cebelitarık’ı Rahat Geçti

2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri G Grubu beşinci maçında Cebelitarık’la deplasmanda karşılaşan Türkiye, sahadan 3-0 galip ayrılarak gruptaki liderliğini sürdürdü. Türkiye’ye galibiyeti getiren golleri, 54. dakikada Halil Dervişoğlu, 65. dakikada Hakan Çalhanoğlu ve 83. dakikada Kenan Karaman kaydetti.

Haber Merkezi / G Grubu’nda günün diğer maçlarında Norveç deplasmanda Letonya’yı 2-0 mağlup ederken Hollanda evinde Karadağ’ı 4-0 yendi. Türkiye, 7 Eylül Salı günü Hollanda ile saat 21.45’te deplasmanda karşı karşıya gelecek.

Goller;

54. dakikada milli takım öne geçti. Hakan Çalhanoğlu’ndan aldığı pasla ceza sahasında topla buluşan Halil, sol ayağıyla sert vurdu, meşin yuvarlak ağlara gitti: 0-1.

65. dakikada milli takım farkı 2’ye yükseltti. Efecan’la paslaşan Hakan Çalhanoğlu, rakip ceza sahasına yaklaştı, ceza yayı önünden çok sert vurdu ve topu köşeden ağlara yolladı: 0-2.

83. dakikada milli takım 3. golünü buldu. Mert Müldür’ün sağ kanattan ceza sahasına yaptığı ortada penaltı noktası üzerinde topu kontrol eden Kenan Karaman dönerek vurdu ve meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 0-3.

Stat: Viktoria

Hakemler: Kristo Tohver, Silver Koiv, Sten Klaasen (Estonya)

Cebelitarık: Coleing, Britto (Dk. 34 Pons), Mouelhi, Chipolina, Torrilla, Valarino, Wiseman, Sergeant, Hernandez (Dk. 69 Coombes), De Barr (Dk. 73 Styche), Ronan

Türkiye: Uğurcan Çakır, Zeki Çelik (Dk. 46 Hakan Çalhanoğlu), Çağlar Söyüncü (Dk. 81 Rıdvan Yılmaz), Kaan Ayhan, Mert Müldür, Taylan Antalyalı (Dk. 46 Kenan Karaman), Yusuf Yazıcı, Orkun Kökçü, Efecan Karaca, Kerem Aktürkoğlu (Dk. 66 Merih Demiral), Enes Ünal (Dk. 46 Halil Dervişoğlu)

Goller: Dk. 54 Halil Dervişoğlu, Dk. 65 Hakan Çalhanoğlu, Dk. 83 Kenan Karaman (Türkiye)

Sarı kartlar: Dk. 3 Britto, Dk. 36 De Barr (Cebelitarık), Dk. 16 Orkun Kökçü (Türkiye)

Paylaşın