Kızarmış Beyaz Fasulye ile Somon, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kızarmış Beyaz Fasulye ile Somon, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 4 x 180 gr parça somon fileto, derisi üzerinde
  • Deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber
  • Sızma zeytinyağı
  • 1 limon, dilimler halinde kesilmiş

Kızarmış beyaz fasulye için;

  • 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 2 diş sarımsak, ince dilimlenmiş
  • Deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber
  • 440 gr konserve beyaz fasulye
  • 400 gr teneke domates, kabaca doğranmış
  • 3 yemek kaşığı yaprak maydanoz, doğranmış
  • 2 yemek kaşığı taze nane, doğranmış

Sarımsaklı yoğurt için;

  • 1 su bardağı koyun yoğurt
  • 2 diş sarımsak, ezilmiş
  • 1 küçük salatalık, soyulmuş, çekirdekleri çıkarılmış ve rendelenmiş
  • Yarım limon suyu

Hazırlanışı;

Fasulyeyi hazırlamak için, zeytinyağını ağır tabanlı bir tavada orta ateşte ısıtın; sarımsağı bir tutam deniz tuzu ile yaklaşık 1 dakika kızartın. Ardından fasulyeleri, domatesleri ekleyin ve tadına bakın. Yaklaşık 15 dakika hafifçe kaynatın ve otları ekleyin; tadını kontrol edin.

Yoğurt yapmak için, tüm malzemeleri bir kaseye ekleyin ve iyice karıştırın; yine tadını kontrol edin. Ardından somon balığının derisini çıkarmak için bir bıçağın arkası ileri geri hareket ettirerek kazıyın, ondan sonra deniz tuzu ile tatlandırın ve üzerine yağ gezdirin.

Kızartma tavasını tütünceye kadar ısıtın, somonu derisi alta gelecek şekilde yerleştirin ve 3 dakika ya da gevrekleşip balığın yaklaşık 1/3’ü pişene kadar pişirin; çevirin ve 1-2 dakika daha pişirin; tavadan çıkarın ve ılık bir yerde yaklaşık 1 dakika dinlendirin.

Ondan sonra beyaz fasulyeyi 4 büyük tabağa bölün ve somonu derili kenarı yukarı bakacak şekilde üstüne yerleştirin; her bir tabağa bir tutam sarımsaklı yoğurt, bir sıkma limon, bir tutam deniz tuzu ve öğütülmüş karabiber ekleyin.

İsteğe göre üzerine kişniş, maydanoz, dereotu, nane gibi otlar da ekleyebilirsiniz yoğurtla da güzel oluyor. Afiyet olsun…

Paylaşın

Rüştü Onur Kimdir? Hayatı, Eserleri

3 Ağustos 1920 yılında Zonguldak’ın Devrek İlçesinde dünyaya gelen Rüştü Onur, 2 Aralık 1942 yılında hayatını kaybetti. Rüştü Onur, ilkokulu Devrek’te bitirdi. Kastamonu’da başladığı ortaöğrenimini Zonguldak’ta tamamladı. Daha sonra yakın arkadaş ve yazgıdaş olacağı Muzaffer Tayyip Uslu ve Kemal Uluser ile bu sırada tanıştı.

Haber Merkezi / Hayatını çok erken yaşta kaybetmesine sebep olan verem hastalığına bu sıralarda, 1938 yılında yakalandı. Bu yüzden öğrenimine bir yıl ara vermek zorunda kaldı. 1939’da okula döndü ise de okuldan uzak geçirdiği bir yılda yaşadığı rahatlık onu öğrencilikten soğuttu ve lise öğrenimini bıraktı. Aynı yıl Zonguldak’ta Maliye Varidat (Gelirler) Müdürlüğünde aday memur olarak çalışmaya başladı. Kısa bir süre sonra hastalığı nüksetti.

1941’de üç ay boyunca Zonguldak’ta hastanede yattı. Başvurusuna uzun süre cevap beklediği İstanbul Heybeliada Sanatoryumundan gelen kabul yazısıyla birlikte İstanbul’a gitti. Aralık 1941-Şubat 1942 arasında üç ay tedavi görüp iyileşti; öyle ki, bu sürede yedi kilo aldı. Taburcu olduktan sonra Zonguldak’a döndü. Dönüş yolunda, gemide Mediha Sessiz adlı tifo hastası bir genç kızla tanıştı. Zonguldak’ta, Eti Kömür Şirketinde muhasebeci olarak çalışmaya başladı.

Karabük’te memur olarak görevli Mediha ile mektuplaşmaya başlayan Rüştü Onur, genç kıza âşık oldu. 1942 Nisan’ının ilk günlerinde yeniden hastalandı. Dört ay sanatoryumda yattı ve 14 Temmuz 1942’de taburcu oldu. 5 Ağustos 1942 tarihinde nişanlandılar. Mediha aynı ay İstanbul’a gitti. Rüştü Onur da kısa bir süre sonra İstanbul’a giderek nişanlısının ailesiyle birlikte yaşadığı Beşiktaş Şair Leyla Sokağı’ndaki eve yerleşti. Aynı sokakta sebze satarak geçimini sağladı. 15 Ekim 1942’de evlendi. Bu tarihten yirmi yedi gün sonra Mediha Onur vefat etti. Eşinin ölümü Rüştü Onur’u çok sarstı. Sürekli içmeye başladı. 2 Aralık 1942’nin ilk saatlerinde ciğerlerinden gelen kanla boğularak öldü. Ortaköy Mezarlığında yatan eşinin yanına defnedildi.

Rüştü Onur, 1937 yılında Ankara’da başlayan Garip hareketinin izleyicileri arasında yer almaktadır. Şair, 22 yıllık ömrünün sadece üç yılında (1939-1942) toplam 72 şiir kaleme almıştır. İlk ürünleri, günlük konuşma dilinin söz dağarcığıyla, kısa, kafiyeyi dışlamayan şiirlerdir. Ayrıca bu ilk örneklerin kimisi hece vezniyle kaleme alınmıştır. Dolayısıyla, Rüştü Onur’un ilk şiirlerinde, dönemin başat biçim ögeleriyle yeni başlamış olan Garip şiirinin biçim ögelerini birleştiren bir anlayış hâkimdir.

1940 yılından itibaren hece veznini ve kafiyeyi bırakıp tamamen Garip şiirinin kapsamına katıldı. Gündelik yaşamın küçük duygularını, anlarını, insanlarını bu serbest şiirin temel içerik ögesi olarak işledi. Mediha’ya yazdığı bir mektubundaki “Ne felsefeden ne ruhiyattan anlarım. Yalnız kelimeleri yan yana getirip bir şeyler yaratmakta belki hünerim vardır.” (Mektubun Avcumda, 123) sözleri, onun şiire biçtiği biçim ve içerik yalınlığının sembolü konumundadır. Zonguldak’ta yaşamakla birlikte ismini İstanbul’da da duyurdu. Şiirleri Gündüz, Varlık, Ses, Yeni İnsanlık, Servetifünun gibi dönemin önemli dergilerinde yayımlandı. Şiirlerini sağlığında bir kitapta toplayamadı. Bütün şiirleri ilk kez 1956 yılında Salah Birsel tarafından kitaplaştırıldı. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

Kereviz Salatası Üzerinde Hardalı Somon, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kereviz Salatası Üzerinde Hardalı Somon, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Hazırlanışı;

  • 4 büyük somon filetosu, derisiz
  • Zeytinyağı ve tuz

Kaplamak için

  • 3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 1 arpacık, ince doğranmış
  • Bir tutam deniz tuzu
  • 1 yemek kaşığı sarı hardal tohumu
  • 1/2 bardak kuru beyaz şarap
  • 1 yemek kaşığı dijon hardalı
  • 1/2 çay kaşığı yaban turpu
  • ½ yemek kaşığı ince kıyılmış düz yapraklı maydanoz yaprağı
  • 1/2 su bardağı galeta unu

Kereviz salatası için;

  • 1/3 su bardağı sızma zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı dijon hardalı
  • Deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber
  • 1 küçük kereviz
  • 1 yemek kaşığı taze düz yapraklı maydanoz yaprağı, kabaca doğranmış
  • 2 tatlı kaşığı tuzlu kapari, iyice durulanmış, kabaca doğranmış

Hazırlanışı;

İlk önce fırını 200 C’de ısıtın. Ondan sonra somonu kaplayacağımız hamur için yağı küçük bir tencerede kısık ateşte ısıtın. Arpacık soğanını ve tuzu ekleyin; yumuşayana kadar yaklaşık beş dakika pişirin; hardal tohumlarını ekleyin, bir dakika daha pişirin.

Ardından beyaz şarabı ekleyin; kaynatın ve ısıyı azaltın; şarap neredeyse tamamen azalana ve hardal tohumları şişene kadar pişirin. Dijon hardalını, yaban turpunu, maydanozu ve ekmek kırıntılarını karıştırın; karıştırarak iyice birleştirin; karışım birbirine yapışmalıdır; baharatları iyice kontrol edin.

Salata için bir kapta yağı, limon suyunu, hardalı ve baharatları karıştırın. Kerevizi soyun ve jülyen doğrayın, ardından hemen soslu kaseye koyun; maydanoz ve kapari ile birleştirin.

Ardından somonu tuzlayın; orta-yüksek ateşte bir tencerede biraz yağ ısıtın ve somonu altın rengi olana kadar her taraftan bir dakika kızartın; tavadan çıkarın ve bir fırın tepsisine yerleştirin.

Her balık filetosunun bir tarafına hazırladığımız karışımın dörtte birini düzgünce yayın ve sabitlemek için sıkıca bastırın. Fırına koyun ve yaklaşık altı dakika kızartın. Fırından çıkarın ve birkaç dakika dinlenmeye bırakın. Kereviz salatasını dört tabağa bölün ve somonla servis yapın. Afiyet olsun…

Paylaşın

Ruşen Hakkı Özpençe Kimdir? Hayatı, Eserleri

21 Temmuz 1936 yılında Kütahya’nın Servi Mahallesi’nde dünyaya gelen Ruşen Hakkı Özpençe, 11 Nisan 2011 yılında hayatını kaybetti, kabri Kocaeli Kent Mezarlığındadır. İlk tahsilini Kütahya Barbaros İlkokulu’nda yapan Özpençe, 1954 yılında Kütahya Erkek Sanat Enstitüsü Metal İşleri/Demircilik Bölümü’nden mezun oldu.

Haber Merkezi / Hayatının bu yıllarında tuğla işçiliği, yemenicilik, kahveci çıraklığı, marangozculuk, gazete satıcılığı, boyacılık ve demirci çıraklığı yaptı. 51 kiloda Ciklet Hakkı adıyla boksör olarak tanındı. Bir süre vekil öğretmenlik yaptıktan sonra 1958’de Kütahya Tapu Fen Memuru oldu. 1960’da Kütahya’dan ayrılarak Manisa, Sarıgöl ve Turgutlu’da memur olarak görev yaptı. 1964’te Kocaeli’ne atandı. Kocaeli Fen İşleri’nde ve Kocaeli Kadastro’da çalıştı. 1982 yılında emekli oldu.

Ruşen Hakkı, Türkiye Yazarlar Sendikası, İnsan Hakları Derneği, Türkiye Dil Derneği, Edebiyatçılar Derneği ve Basın Konseyi üyesidir. 2006 yılında Yunus Nadi Ödülü’nü kazandı. Sarı Basın Kartı sahibi olan Ruşen Hakkı’nın 1954’ten ölümüne kadar kaleme aldığı şiir, hikâye, günlük ve diğer yazıları Türk Dili, Varlık, Yeditepe, Güney, Dost, Oluşum, Milliyet, Hürriyet Gösteri, Yazko Edebiyat, Cumhuriyet Kitap gibi çok çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. İzmit’te Işık gazetesinde ve Özgür Kocaeli gazetesinde gazetecilik ve köşe yazarlığı yaptı.

Ruşen Hakkı, ilkokul üçüncü sınıfta ninesinden etkilenerek mani biçiminde şiirler yazmıştır. 1952’de on altı yaşında Yeşilay Dergisi’nde ilk şiiri “Yollarda” yayınlanan şairin ilk şiir kitabı “Köprü” 1962’da basılmıştır. Altmışlı yıllardan sonra toplumcu ve sosyal gerçekçi şairler safına katılmış ve ölümüne kadar kendisini Sosyalist Sosyal Demokrat olarak tanımlamıştır. Bağlı bulunduğu şiir geleneğini toplumcu/sosyal gerçekçilik olarak nitelendirmek mümkündür. Ruşen Hakkı’nın güçlü yönlerinden biri de hikayeciliğidir. Hikayelerinde çocuklara yeni bir dünyanın ufuklarını açar.

Çağın sosyal olaylarından kendini sorumlu hisseden Ruşen Hakkı’nın yazı ve mısralarının ana teması özgürlük ve barıştır. Ahmet Say’a göre edebiyatımızda sevecenliğin temsilcisidir. Şiirlerinde estetik örgü hâkimdir. Mısralarında toplum vardır. Etkilendiği isimlerden biri olan Hasan İzzettin Dinamo, şiirlerinin çok rahat ve pürüzsüz bir söyleyişi olduğunu söyler. Endüstri dumanları altında şiirleri uzaktan uzağa ışıldar. “Bir Şafak’tan Bir Şafağa” (1997) adlı eserinde acılarını, kavgalarını, direnmelerini, kuşkularını, yanılgılarını ve yüzlerce isimden oluşan arkadaşlarını anlatır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

Taze Biber ve Zencefili Somon Şiş, Malzemeleri, Hazırlanışı

Taze Biber ve Zencefili Somon Şiş, Herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 2 uzun taze biber, ince dilimlenmiş
  • 125 ml (½ su bardağı) balık sosu
  • 2 yemek kaşığı ince rendelenmiş zencefil
  • 60 ml (¼ fincan) akçaağaç şurubu
  • 700 gr somon fileto, derisi alınmış, 1,5 cm kalınlığında dilimlenmiş
  • 125 ml (½ su bardağı) limon suyu
  • 8 adet küçük salatalık, ince dilimlenmiş
  • 2 taze soğan, ince dilimlenmiş
  • 100 gr ince kuru pirinç eriştesi
  • Bitkisel yağ
  • Servis etmek için limon dilimleri, kişniş ve nane yaprakları

Hazırlanışı;

Taze biberleri, balık sosunu, zencefili ve şurubu bir kaseye koyun ve karıştırın. Ardından somonu parçalarını şişlere geçirin; az önce hazırladığınız sosun ½ fincanını şişlerin üzerine dökün ve 5 dakika bekletin.

Ondan sonra kalan sosa limon suyunu, salatalığı, taze soğanı ekleyin ve karıştırın. Ardından erişteleri bir kaseye koyun ve kaynar suyla kaplayın. 3-4 dakika veya yumuşayıncaya kadar bekletin, sonra süzün.

Ondan sonra büyük bir kızartma tavasını yüksek ateşte ısıtın. Şişleri biraz yağ ile gezdirin ve her iki tarafını 1-2 dakika veya karamelize olana veya damak tadınıza göre pişirin.

Servis yapmak için erişteleri servis kaselerine ayırın ve üzerine şiş, salatalık karışımı, misket limonu, kişniş ve nane serpin. Afiyet olsun…

 

Paylaşın

Ruhi Türkyılmaz Kimdir? Hayatı, Eserleri

25 Mart 1940 yılında Trabzon’un Sürmene İlçesinde dünyaya gelen Ruhi Türkyılmaz, ilkokulu Araklı’nın Pervane köyünde okudu. Ankara Yıldırım Beyazıt Ortaokulu (1955), Gazi Lisesi (1960) mezunudur. 

Haber Merkezi / Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine iki yıl devam eden Ruhi Türkyılmaz, Sürmene Ziraat Bankasında (1965-66) çalıştı. 1966 yılı sonunda Almanya’ya gitti; Goethe Enstitüsünden lisans sertifikası aldı.

1984 yılında Bayer Kimya Fabrikası Kimya Okulunu bitiren Ruhi Türkyılmaz, Almanya’da Bayer Kimya Fabrikasında kimyager olarak çalıştı. Karadeniz Yazarlar Birliği üyesi olan Ruhi Türkyılmaz’ın her yıl adına sanat ödülü verilmektedir.

Şiir yazmaya öğrencilik yıllarında başlayan Türkyılmaz, Lisede Cahit Külebi ile Arif Nihat Asya’nın öğrencisi oldu. Şiirleri önceleri bazı gazetelerin kültür sanat sayfalarında, daha sonra Birlik dergisinde yayımlan Ruhi Türkyılmaz, Yunus dergisinin Almanya temsilciliğini yaptı. Karadeniz Gazetesi’ne Almanya’dan köşe yazıları yazdı.

Eserleri; Şölen (1992), Günahsız Gömülenler (1993), Dalga Boyu (1993), Babacan (Almanca-Türkçe 1993), Ölüler Fuarı (2015).

“Elindeyse”

Elindeyse
resmini çizdiğin yüreğin
ben içindeydim

oysa sen
seven yürek çiziyordun
deliyordun sevmeyeni

ben çizgi beceremem
bir şiir imgeledim
dize dize
yetsin diye ikimize

kavuşunca gülşendin
kuşkonmaz güllerin vardı senin
mevsimdin gülistan

üşürdük ayrılırken
kar erirdi gözlerinde
ve sen
sevda olurdun gizeminle
yar olurdun

elindeyse
olma istersen

“Ren nehrinin kaptanları”

damar damar beslenir ren nehri
alplerin eteklerinde usulca

göl çıkışlı sularında şenlikli
omurga dizilişi
gemilerde şölenler

ışık çağı kaptanları
girmiştir nehrin yatağına
akıntılar yenik düşer

giderken martı bakışlıdır karaya
dönüşleri daha yumuşak ve süzgün
sarışın yüklü küpeşteleri

bir başkadır karada denizlenmek
geceyi günde gizlemek bir başkadır

ay ışığı yolcuları akar karasularında
okyanusken tutkuları

kaç yıldız suya düşecek
sular mı dile gelecek

sel mi basar okyanusu
bıraktım
biriksin anıları…

Paylaşın

Brokoli ve Çin Lahanalı Fırında Somon, Malzemeleri, Hazırlanışı

Brokoli ve Çin Lahanalı Fırında Somon, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 4 somon filetosu, derisi alınmış, eşit büyüklükte kesilmiş
  • 1 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı
  • 1 demet brokoli, boyuna ikiye bölünmüş
  • 4 küçük çin lahanası, boyuna ikiye kesilmiş
  • 3 yemek kaşığı sake
  • 165 gr (½ su bardağı) beyaz miso ezmesi
  • 115 gr (yarım su bardağı) zencefil marmelatı
  • 3 yemek kaşığı koyu tatlı soya sosu
  • 5 cm’lik zencefil, soyulmuş ve çok ince dilimlenmiş
  • Servis için limon dilimleri, kişniş ve nane yaprakları, zencefil turşusu (isteğe bağlı)

Hazırlanışı;

Fırını önceden 190 C’ye (170 C fanlı) ısıtın. Fırın tepsisini fırın kağıdı ile hizalayın. Ardından somonu ve tüm marine malzemelerini bir kaseye ekleyin ve yavaş yavaş karıştırın; somonun cilt tarafı aşağı gelecek şekilde tepsiye yerleştirin.

Ondan sonra Hindistan cevizi yağını brokolinin ve Çin lahanasının içine sürün; somonla birlikte tepsiye yerleştirin ve fırına sürün, yaklaşık 8 dakika kızartın; nispeten pembe bir somon balığı tercih ederseniz, yaklaşık 5 dakikadan itibaren pişip pişmediğini kontrol etmeye başlayın.

Fırından çıkarın, üzerine limon suyunu sıkın; isteğinize bağlı olarak damak tadınıza uygun otlar ve zencefil turşusunu serpin. Afiyet olsun…

 

Paylaşın

Kovid 19’da Günlük Can Kaybı 250’nin Üzerinde

Türkiye’de son 24 saatte 301 bin 164 Kovid-19 testi yapıldı, 20 bin 962 kişinin testi pozitif çıktı, 271 kişi hayatını kaybetti. Verileri sosyal medya hesabından paylaşan Bakan Koca, “Nihai çözüm aşı! Aşılarımızı tamamladığımız zaman Covid-19’a karşı özgürlüğümüze kavuşacağız” dedi.

Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre 301 bin 164 test yapıldı.

Son 24 saatte, 20 bin 962 yeni vaka tespit edildi. 29 bin 327 kişi de sağlığına kavuşurken corona nedeniyle bugün 271 kişi hayatını kaybetti.

Koca’dan uyarı

Güncel tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Okullar açıldı. Büyük şehirlere dönüş başladı. Sosyal hareketlilikle risk artacak. Maske ve mesafe kuralı daha da önemli. Nihai çözüm aşı! Aşılarımızı tamamladığımız zaman Covid-19’a karşı özgürlüğümüze kavuşacağız” dedi.

Aşılamada son durum

Güncel verilerde, salgına karşı devam eden aşılama çalışmalarıyla ilgili son bilgiler de yer alıyor. Buna göre, birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 80.47, ikinci doz ortalaması yüzde 62.23, birinci, ikinci ve üçüncü doz toplamı ise 97 milyon 981 bin 595 oldu.

Paylaşın

Datça Açıklarında 4,1 Büyüklüğünde Deprem

AFAD, Muğla’nın Datça İlçesi açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu. Deprem merkezinin Datça’ya 40,06 kilometre mesafede olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Muğla’nın Datça İlçesi açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldiği duyuruldu. Afet ve Acil Durum Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, deprem Ege Denizi’nde saat 18.04’te meydana geldi.

Deniz yüzeyinin 7,08 kilometre derinliğindeki depremin merkez üssünün Datça ilçesine 40,06 kilometre mesafede olduğu belirtildi.

Paylaşın

Prof. Dr. Ceyhan’dan MEB’in Kovid 19 Önlemlerine Tepki

MEB’in okullarda Kovid-19 pozitif vaka çıkması durumunda yapılması gereken uygulamalarını değerlendiren Prof. Dr. Ceyhan “Karantinayı ancak 2 belirtili hasta varsa uygulamakla biraz fazla risk almış oluyoruz” uyarısında bulundu.

Haber Merkezi / Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pozitif vaka çıkması durumunda yapılması gereken uygulamalarını değerlendirdi. Ceyhan, en az 2 vaka çıkan sınıfta eğitime ara verilecek olmasını şu sözlerle eleştirdi:

“Okul rehberinde pozitif tek öğrenci varlığında sınıfın geri kalanının eğitime devam ettiğini birkaç gün önce paylaşmıştım. İtirazlar olmuştu; ‘İlk üç sınıfta sınıf evde karantinaya alınıyor, bizim okulda öyle değil’ şeklinde. Rehberin son hali bu. Eğitime ara verilmesi için o sınıfta en az 2 vaka çıkması gerekiyor. Bilim kurulundaki arkadaşlarımız böyle uygun görmüş. Ancak iki pozitif belirtili hasta olduğunda bunun çok daha fazlası belirtisiz çocuk olabilir.”

Paylaşın