AYM, MASAK’ın ‘Her Türlü Bilgiyi İsteme’ Yetkisini İptal Etti

Anayasa Mahkemesi (AYM), Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı olan Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kuruluşlardan her türlü bilgi ve belgeyi isteme yetkisi veren Cumhurbaşkanlığı kararnamesini anayasaya aykırı bularak iptal etti.

DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre; Mahkeme ayrıca, TBMM Başkanı’nın Meclis’e istediği aracı alma yetkisini de anayasaya aykırı buldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 6 Ağustos 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde değişiklik yapılmıştı. Kararnameyle MASAK’ın yetkileri yeniden düzenlenmişti.

Bu kapsamda MASAK’a “Kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kuruluşlardan her türlü bilgi ve belgeyi istemek” yetkisi de verilmişti. Bu yetkiyle birlikte MASAK, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) gibi istediği kişi ve kurumdan hiçbir sınırlama olmadan istediği bilgiye ulaşma olanağı yakalamıştı.

CHP, söz konusu düzenlemeyi anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşımıştı.

AYM’den MASAK’a yetki freni

Yüksek Mahkeme, 24 Şubat tarihli toplantısında iptal talebini görüştü. Mahkeme, MASAK’ın kurum ve kişilerden her türlü bilgileri isteyebileceği yönündeki düzenlemeyi anayasaya aykırı bularak iptal etti.

Alınan bilgiye göre, mahkemenin iptal gerekçesinde, düzenlemedeki bilgilerin kişisel verileri de kapsadığı, buna ilişkin herhangi bir güvence kararnamede olmadığı, bu konuda MASAK’a geniş yetki verildiği belirtildi.

TBMM Başkanı’nın sınırsız taşıt yetkisi de iptal

Öte yandan Anayasa Mahkemesi, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun bazı maddelerinin iptali talebini de görüştü. Mahkeme, TBMM’nin ihtiyacı olan taşıtların cinsi ve fiyatının TBMM Başkanı tarafından belirleneceği, bu konuda Cumhurbaşkanı kararı aranmayacağı yönündeki düzenlemeyi de iptal etti.

Böylece TBMM TBMM Başkanı’na istediği aracı alma yetkisi veren düzenleme de anayasaya aykırı bulunmuş oldu. Aynı yetki, bu yılki bütçe de Meclis Başkanı’na verilmişti.

Paylaşın

Savaş Makinesi NATO, Rusya Kadar Savaşın Sorumlusu

Demokrasi İçin Birlik, “Ukrayna’ya silah yığarak Rusya’yı sıkıştırmaya çalışan, halkı katleden Neonazileri finanse eden ABD de; Soğuk Savaş sonrasında dağıtılmayarak ısrarla genişletilmek istenen emperyalizmin savaş makinesi NATO da, Rusya kadar savaşın sorumlusudur” açıklamasını yaptı.

Demokrasi İçin Birlik (DİB), Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı ve bugün dördüncü gününe giren işgal harekatıyla ilgili açıklama yaptı.

“Emperyalist çıkarlar için başlatılmış bir savaş olduğu” vurgusu yapılan açıklamada “Halkların hayatı kararırken, savaş tacirlerine gün doğuyor” denildi.

“Irak’ta, Yemen’de, Suriye’de olduğu gibi Ukrayna’da yaşanan işgalin de karşısındayız” diyen DİB,  açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

“Yine, yeniden emperyalist çıkarlar uğruna, enerji ve petrol kaynaklarına egemen olmak için girişilen bir savaşla karşı karşıyayız. Hepimizin ortak evi olan dünyanın bir bölgesinde insanlar öldürülüyor, göçe zorlanıyor, diğer canlılar ve doğa yok ediliyor.

Savaşların insani, toplumsal, ekonomik, ekolojik yıkım yarattığını, savaşın bedelini en çok kadın, çocuk, emekçi ve yoksulların ödediğini biliyoruz.

Ülkemizde ve dünyanın her bölgesinde barış istiyoruz. Emperyalist devletlerin çıkarları için dünyanın yok edilmesine göz yummayacağız. Bölgede kan dökülmesine neden olan Rusya’nın işgal ve savaş politikasından derhal vazgeçmesi, halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi için sesimizi yükseltiyoruz.

“Bombardıman altındaki halkla birlikteyiz”

Ukrayna’ya silah yığarak Rusya’yı sıkıştırmaya çalışan, halkı katleden Neonazileri finanse eden ABD de; Soğuk Savaş sonrasında dağıtılmayarak ısrarla genişletilmek istenen emperyalizmin savaş makinesi NATO da, Rusya kadar savaşın sorumlusudur.

Emperyalist ve işbirlikçi devletlerle değil bombardıman altındaki Ukrayna halkıyla, barış için sokağa çıkan Rus savaş karşıtlarıyla; Türkiye’de ve dünyada barış, demokrasi ve kardeşlik mücadelesini yükselten herkesle aynı safta ve dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz.”

Paylaşın

Karamollaoğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ Açıklaması

SP Lideri Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adayına ilişkin yaptığı değerlendirmede “Seçim kararı alınmadı ki. Seçim kararı alınsın. Çok kısa bir zamanda karar verilir. Onun için ille de “Kim cumhurbaşkanı adayı olacak. Parti başkanları aday olur mu?” bu gibi konuları sürekli gündeme getirmeye çalışmak doğru bir yaklaşım değil.” ifadelerini kullandı.

Temel Karamollaoğlu, konuya ilişkin açıklamasının devamında ise, “Büyük ihtimalle Cumhur ittifakının adayı sayın Erdoğan. Ama ben adayım diyor mu hala? Demiyor. Niye demiyor. Çünkü şartlar oluşmadı ki, seçim sathına girilmedi ki. “Ee biz açıklamayız ama muhalefet açıklasın.” Niye, ne gereği var? Niye şimdiden Cumhurbaşkanı adayı ortaya atılsın da kurtlar sofrasında didik didik edilsin. Aklınıza hayalinize uymayacak bir adammış gibi takdim ederler. Şimdi uzay filmleri seyrediyor bazıları, gerekirse “Yahu bu adam bırak insan olmayı, uzaydan geldi. Kim olduğu bile belli değil” diyebilirler. Bu kadar ileri gidebilirler.” dedi.

Karamollaoğlu, ayrıca, HDP’nin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem görüşmeleri hakkında iktidar cenahından gelen ‘masanın ayaklarından biri HDP’ açıklamalarına tepki gösterdi. SP Lideri Karamollaoğlu, HDP’nin bu görüşmelerde gündeme gelmediğini söyledi.

Oda TV’ye açıklamalar yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı kim ve masanın ayaklarından birisi HDP mi? sorularına yanıt verdi:

“Saadet Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı kim?” sorusuna Karamollaoğlu, “Tekrar tekrar söyledik, cumhurbaşkanı adayları seçim dönemine girilince belirlenir. Milletvekilleri de aynıdır. Siz şimdiden oturup da “Yahu Adana’da acaba nasıl bir liste yapsak, İstanbul listemiz nasıl olsun?” Bir hazırlık olsun diye hiçbir parti bu listelerin üzerinde çalışıyor mu? Çalışmıyor. Neden? E seçim gelmedi ki. Seçim kararı alınmadı ki. Seçim kararı alınsın. Çok kısa bir zamanda karar verilir. Onun için ille de “Kim cumhurbaşkanı adayı olacak. Parti başkanları aday olur mu?” bu gibi konuları sürekli gündeme getirmeye çalışmak doğru bir yaklaşım değil.

Büyük ihtimalle Cumhur ittifakının adayı sayın Erdoğan. Ama ben adayım diyor mu hala? Demiyor. Niye demiyor. Çünkü şartlar oluşmadı ki, seçim sathına girilmedi ki. “Ee biz açıklamayız ama muhalefet açıklasın.” Niye, ne gereği var? Niye şimdiden Cumhurbaşkanı adayı ortaya atılsın da kurtlar sofrasında didik didik edilsin. Aklınıza hayalinize uymayacak bir adammış gibi takdim ederler. Şimdi uzay filmleri seyrediyor bazıları, gerekirse “Yahu bu adam bırak insan olmayı, uzaydan geldi. Kim olduğu bile belli değil” diyebilirler. Bu kadar ileri gidebilirler.” şeklinde cevap verdi.

Karamollaoğlu, “Masanın ayaklarından birisi HDP mi?” sorusunu ise şu şekilde yanıtladı;

“Kesinlikle HDP bu toplantıda gündeme gelmedi. İki burada yapılan çalışmalarla ilgili HDP’nin herhangi bir görüşü, kanaati alınmadı. Bu iddiaları yapanlar, bakın açık söylüyorum; Yalancılar, bütün fikirlerini yalan üzerine inşa ediyorlar, yalanla hiçbir şey yürümez. Ayıptır ya. Günahtır. Bazı gazeteler, o altı kişinin fotoğrafını vermiş, herkesten de bir tane ok çıkarmış 8 tane madde yazmış. Yahu Allahtan korkun hepsi yalan. Yanlış demiyorum, yalan… İftira… Bir insan başkası için bir yalan uydurursa bak benim inancımda bunun vebali büyüktür. Bunları yapanlar da kendilerini Müslüman addeden insanlar. Bilsinler, bunun hesabını veremezler. Öbür dünyada cenabı hakkın huzuruna gittikleri zaman kıvırmak fayda etmez. Yalan yalandır. Ben bunu açıkça söyledim. Ben hakkımı helal etmem. ‘HDP bunun altında…’ Öbürü de öyle göstermiş. ‘Tek bir esas unsur o.’ Bu kadar karaktersizlik şahsiyetsizlik olur mu ya? Bu kadar müptezel olur mu ya insanlar? Başka türlü tarif etmek mümkün değil ki. Olmayanı kendi menfaati için varmış gibi göstermeye çalışıyorlar.”

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Dış Ticaret Açığı Yüzde 234 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak 2022 Dış Ticaret İstatistikleri’ni yayımladı. TÜİK’in açıkladığı verilere göre dış ticaret açığı bir önceki ayın aynı dönemine göre yüzde 234 arttı.

Haber Merkezi / Açıklanan verilere göre, ihracat ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,2 artarak 17 milyar 587 milyon dolar, ithalat yüzde 54,2 artarak 27 milyar 848 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2022 Ocak ayında yüzde 19,6 artarak 14 milyar 6 milyon dolardan, 16 milyar 751 milyon dolara yükseldi.

Ocak ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 31,1 artarak 14 milyar 44 milyon dolardan, 18 milyar 413 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı ocak ayında 1 milyar 662 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Dış ticaret hacmi yüzde 25,4 artarak 35 milyar 164 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 91 oldu.

Dış ticaret açığı 10 milyar doları aştı

TÜİK verilerine göre ocak ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 234,9 artarak 3 milyar 64 milyon dolardan, 10 milyar 261 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Ocak ayında yüzde 83,0 iken, 2022 Ocak ayında yüzde 63,2’ye geriledi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2022 Ocak ayında imalat sanayinin payı yüzde 93,3, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,1, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 2,1 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2022 Ocak ayında ara mallarının payı yüzde 83,9, sermaye mallarının payı yüzde 10,0 ve tüketim mallarının payı yüzde 6,1 oldu.

Ocak ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 618 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 221 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 25 milyon dolar ile İtalya, 948 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 883 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 32,4’ünü oluşturdu.

İthalatta ilk sırada Rusya yer aldı

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Ocak ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 637 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 95 milyon dolar ile Çin, 1 milyar 440 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 279 milyon dolar ile ABD, 769 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 40,3’ünü oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2022 yılı ocak ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 4,9 azaldı, ithalat yüzde 10 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2022 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 16,8, ithalat yüzde 51,9 arttı.

Özel ticaret sistemine göre, 2022 yılı ocak ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,2 artarak 16 milyar 690 milyon dolar, ithalat yüzde 50,6 artarak 26 milyar 831 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak ayında dış ticaret açığı yüzde 183,2 artarak 3 milyar 580 milyon dolardan, 10 milyar 141 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Ocak ayında yüzde 79,9 iken, 2022 Ocak ayında yüzde 62,2’ye geriledi.

Paylaşın

Türkiye Ekonomisi, 2021’de Yüzde 11 Büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıla ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi 2021’de yüzde 11, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 9,1 büyüdü.

Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2021’de bir önceki yıla göre yüzde 42,8 artarak 7 trilyon 209 milyar 40 milyon lira olarak gerçekleşti.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, 2021 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak, hizmet faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 21,1, diğer hizmetler yüzde 20,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 20,2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 17,3, sanayi yüzde 16,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 7 ve gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,5 arttı. Söz konusu dönemde, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 9, tarım sektörü yüzde 2,2 ve inşaat sektörü ise yüzde 0,9 azaldı.

GSYH 2021 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 9,1 arttı

GSYH dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, 2021 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,1 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,5 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,5 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2021 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,1 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2021 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 51,8 artarak 2 trilyon 313 milyar 810 milyon TL oldu. GSYH’nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 198 milyar 968 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hane halklarının nihai tüketim harcamaları, 2021 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 15,1 arttı. Hane halkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 55,1 oldu.

Yerleşik hane halklarının nihai tüketim harcamaları 2021 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 21,4 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,8 azaldı.

2021 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre mal ve hizmet ihracatı yüzde 24,9, ithalatı ise yüzde 2,0 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2021 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 20,7, ithalatı ise yüzde 2,6 arttı.

İşgücü ödemeleri 2021 yılında yüzde 31,4 arttı

İşgücü ödemeleri 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 31,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 53,2 arttı. 2021 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 37,7 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 62,9 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yıl yüzde 33,1 iken bu oran 2021 yılında yüzde 30,2 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 49,3’ten yüzde 52,6’ya yükseldi.

Paylaşın

Karamollaoğlu: Türkiye’yi Birlikte İnşa Etmek Mecburiyetindeyiz

SP Lideri Karamollaoğlu, Necmettin Erbakan’ı anma toplantısında yaptığı konuşmada, “Hepimiz bu ülkenin insanıyız. Dertlerimizi, sıkıntılarımızı birlikte çözmek mecburiyetindeyiz. Kutuplaşan değil, kucaklaşan bir Türkiye’yi birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Saadet Partisi (SP), İstanbul’da Haliç Kongre Merkezi’nde Necmettin Erbakan’ı anma toplantısı düzenledi. Anma programının sloganı “Adil Devlet ve İnsanca Yaşam” olarak belirlendi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, anma toplantısında bir konuşma yaptı. Karamollaoğlu, konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı: “Adalet, bir gömleğin adeta ilk düğmesi gibidir. O yanlış iliklendiği takdirde diğer tüm işler yanlış gidecektir. Ne yazık ki bugün böyle bir durumla karşı karşıyayız.

Şimdi Ukrayna’da yeni bir savaş patlak verdi. Unutmayalım, savaşın ilk kaybedenleri hep çocuklar olmuştur. Yeryüzündeki savaş ve çatışmalardan dolayı 82 milyon insan mülteci durumuna düştü. Emperyalist hırslar nedeniyle, parklarda oynaması gereken çocuklar, Ege’de, Akdeniz’de şişme botların üzerinde can veriyorlar.

Yaşanabilir bir Türkiye, yeni, adil bir dünya Erbakan hocamızın esas kast ettiği hedeflerdi. Biz de bugün onun çizdiği yolda yürüyoruz. Onun mücadelesini referans olarak alıyoruz. Bu güzel imkan ve kaynakların bir avuç yandaşa aktarılmasına rıza gösteremiyoruz.

Hepimiz bu ülkenin insanıyız. Dertlerimizi, sıkıntılarımızı birlikte çözmek mecburiyetindeyiz. Kutuplaşan değil, kucaklaşan bir Türkiye’yi birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz. Partilerimiz, düşüncelerimiz, çözüm yollarımız farklı olsa da birbirimizle konuşabildiğimiz ve bir masa etrafında oturabildiğimiz gün aşamayacağımız hiçbir sorun kalmayacaktır.”

Etkinliğe Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal katıldı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan programları nedeniyle katılamazken; İYİ Parti’yi temsilen Mali İşler Başkanı Ümit Dikbayır ve Gençlik Politikaları Başkanı Berna Sukas, DEVA Partisi’ni temsilen de Genel Sekreter Medeni Yılmaz katıldı.

Paylaşın

Alevi Örgütleri, Pek Çok Kentte Alanlara Çıktı

Alevi örgütleri, zorunlu din dersi eğitimine karşı İstanbul başta olmak üzere Adana, Adıyaman, Antalya, Aydın, Balıkesir (Altınoluk ve Bandırma, Burnaniye), Dersim, Eskişehir, İzmir, Kırklareli, Kayseri, Muğla ve Samsun’da da “Demokrasi ve laiklik” mitingi düzenledi.

“Eşit yurttaşlık hakkı tanınsın, diyanet lağvedilsin. Cemevleri ibadethanemizdir, dergahlarımızı istiyoruz, zorunlu din dersleri kaldırılsın” pankartının açıldığı mitinglerde, “parasız, bilimsel anadilde eğitim”, “Halklara özgürlük inançlara özgürlük” dövizleri taşındı.

İzmir

İzmir’deki eylem Alsancak’ta yapıldı. Eyleme  Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri şubeleri , Alevi Kültür Dernekleri şubeleri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi , Narlıdere Cemevi, Yamanlar Cemevi, Öğrenci Veli Derneği Karşıyaka 2 Nolu Şube’nin yanı sıra siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Kurumlar adına açıklamayı okuyan Narlıdere Cemevi Başkanı Mustafa Aslan, “Her seviyedeki zorunlu din dersleri, sözde seçmeli olanlar dâhil kaldırılmalı, din derslerini ana sınıfına kadar indiren tavsiye kararı yok sayılmalı, ayrıca altına imza atılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyulmalı, AİHM’in Alevi çocukların zorunlu din derslerinden muafiyetiyle ilgili kararları bir an önce uygulanmalıdır. Eğitim sisteminin vakıflar üzerinden düzenlenmesine, gerici, dinci vakıflara kamu kaynakları aktarımına son verilmelidir. Daha da önemlisi, eğitim programları ve müfredatı bilimsel normlara göre yeniden düzenlenmelidir. Eğitimin ticarileştirilmesine son verilmelidir” dedi.

Adana

Adana’da Alevi kurumları ve demokrasi güçleri İnönü Parkı’nda bir araya geldi. ‘Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın’ pankartının açıldığı eylemde basın açıklamasını Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adana Şube Başkanı Sevim Alkan okudu.

Alkan, okul öncesi çocuklara din dersi eğitimi kararını hatırlatan şöyle konuştu:  “Milli Eğitim Şuraları demokratik ve bağımsız bir danışma kuruluna dönüştürülmeli, bu kurullarda toplumun her kesimi temsil edilmelidir. Eğitim ile ilgili kararlar, bilim insanları ve pedagogların öncülüğünde, toplumun sosyolojik yapısını da dikkate alarak oluşan bağımsız kurullarca alınmalıdır. Laiklik sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, insan onurunu, tüm hak ve özgürlükleri korumanın, çoğulcu demokrasinin ön koşuludur”

Dersim

Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘Halklara özgürlük, inançlara eşitlik’ pankartı açıldı. Yapılan basın açıklamasını Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri adına Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya okudu.

Halklara özgürlük, inançlara eşitlik demokrasinin olmazsa olmazı olduğunu ifade eden Kaya, “Halklar ve inançlar kimlikleri, dilleri, kültürleri inançları dolayısıyla asimilasyona uğruyor. Alevilerin bu ülkede maruz kaldığı zulmün fotoğrafı misali; devlet temsilcileri inançların kutsalına saldırarak, silahla fotoğraf vermekten geri durmuyor. Alevilerin inanç merkezleri olan Cemevleri ibadethane olarak değil ticarethane ve konut statüsü kapsamında tutulup Alevi inancına yönelik asimilasyon ve ayrımcılık politikalarına her gün bir yenisi ekleniyor” dedi.

Ankara

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Şube ve Cemevi öncülüğünde yapılan eylemde ise “Zorunlu din dersleri kaldırılsın! Demokratik ülke, laik ülke istiyoruz” pankartı açıldı.

Ortak basın açıklamasını PSAKD Yenimahalle Şube Başkanı Onur Şahin okudu. Şahin, şöyle konuştu: “Biz bu ülkede vergilerimizi, siz şeriata yatırım yapın ve çocuklarımızın geleceğini çalın diye vermiyoruz. 1950’lerden itibaren okullarda seçmeli olarak uygulanan din dersleri, ABD destekli 12 Eylül faşist darbesinin şefleri tarafından hazırlanan 1982 Anayasası ile zorunlu hale getirildi.

Darbe sonrası kurulan sağ iktidarlar; tekçi, asimilasyoncu, inkarcı, cinsiyetçi eğitim sistemi inşa edip bunun üzerinden yükseldiler. Yine tarikatçı vakıfların isteğiyle seçmeli dersler adı altında 4 tane daha dinsel içerikli ders, müfredatta zorunlu hale getirildi”

Onur Şahin, 20. Millî Eğitim Şûrası’nda 4-6 yaş çocuklar için alınan din dersi kararının derhal geri çekilmesi gerektiğini vurguladı.  Alevi örgütleri ve demokrasi güçleri zorunlu din dersleri başta olmak üzere 4-6 yaşındaki anaokulu çocuklarına din dersi verilmesi, ülkede yaşanan hak ihlalleri, asimilasyon politikaları tepki gösterdi.

Paylaşın

Galatasaray, Geriden Gelip Çaykur Rizespor’u Devirdi

Galatasaray, Süper Lig’in 27. haftasında Çaykur Rizespor’u konuk etti. Mücadelede iki kez geriye düşen Galatasaray, sahadan 3-2 galip ayrıldı. Bu sonuçla Galatasaray puanını 35’e çıkardı. Çaykur Rizespor ise 23 puana kaldı.

Haber Merkezi / Galatasaray’a galibiyeti getiren golleri 40 ve 87. dakikalarda Patrick van Aanholt, 70. dakikada Babel (Penaltı) ve 90+8’de Gomis kaydetti. Çaykur Rizespor’un golleri ise 8. dakikada Gedson Fernandes ve 49. dakikada Tyler Boyd’dan geldi.

Karşılaşmadan dakikalar;

2. dakikada Rizespor, ceza alanında savunmadan çıkmak isterken Berkan’ın yaptığı baskı sonrası havalanan top penaltısı noktası üzerindeki Muhammed’in önüne düştü. Bu oyuncu meşin yuvarlağı kontrol ettikten sonra pasını sağ çaprazdaki Emre Kılınç’a verdi. Emre’nin plase vuruşu üstten auta çıktı.

5. dakikada Sarı-Kırmızılılar sağ kanattan taç atışı kullandı. Taç çizgisine yakın topla buluşan Mohammed’in ceza sahası içine gelişigüzel yaptığı orta kaleye yöneldi ve üst direkten oyun alanına döndü.

8. dakikada Çaykur Rizespor, Gedson Fernandes’in golü ile maçta öne geçti. Sol kanattan kazanılan serbest vuruşu kullanan Gedson Fernandes’in, doğrudan kaleye gönderdiği sert ve düzgün şutunda falso alan meşin yuvarlak Inaki Pena’nın yanından uzak köşede ağlarla buluşturdu.

40. dakikada Kerem sol kanattan ceza alanı içindeki Berkan’ı gördü, Berkan tek topla topu Aanholt’a bıraktı. Hollandalı sol bek ceza sahası dışından ayak içi tek vuruşla topu ağlara gönderdi.

49. dakikada Gedson Fernandes’in sol taraftan ceza sahasına yaptığı ortada Pohjanpalo’nun kafayla indirdiği topu çizgi üzerinde Omar’dan önce alan Boyd, sol çaprazdan çektiği sert şutla fileleri havalandırdı.

60. dakikada ceza sahasına yapılan ortaya Gomis zorlukla dokundu, ilk goldekine benzer bir pozisyonla Aanholt gelişine sert vurdu, kaleci Tarık başarılı.

61. dakikada ceza sahasına şişirilen topta kaleci Tarık Çetin, Gomis’in üzerinden müdahale yaptı. Hakem Ümit Öztürk penaltı noktasını gösterdi. 62. dakikada geçen hafta Göztepe karşısında 2 penaltıyı da gole çeviren Gomis bu kez kaleci Tarık’ı geçemedi! Genç eldiven sağına gelen topu çıkardı.

68. dakikada Galatasaray bir kez daha penaltı kazandı. Tarık Çetin’in, Kerem Aktürkoğlu’na ceza alanı içinde yaptığı kontrolsüz müdahale sonrasında hakem Ümit Öztürk, VAR uyarısıyla pozisyonu izleyerek bir kez daha penaltı noktasını gösterdi. 70. dakikada kazanılan penaltı vuruşu için topun başına geçen Ryan Babel, yaptığı vuruşla kaleci Tarık Çetin ve topu ayrı köşelere göndererek meşin yuvarlağı ağlarla buluşturmayı başardı.

87. dakikada Kerem pasını sol kanattan ceza sahası dışındaki Van Aanholt’a aktardı. Bu oyuncu bekletmeden meşin yuvarlağı Berkan ile buluşturdu. Berkan’ın pasında penaltı noktası üzerindeki Feghouli, topu altıpasa doğru hareketlenen Van Aanholt’un önüne bıraktı. Bu oyuncunun kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyondaki dokunuşu ağlarla buluştu.

90+7. dakikada Feghouli savunma arkasına sarkan Gomis’e topu gönderdi. Fransız yıldız kaleci Tarık’ı çalımladı ve topu filelerle buluşturdu.

Stat: Nef

Hakemler: Ümit Öztürk, Erdinç Sezertam, Osman Gökhan Bilir

Galatasaray: Pena, Omar Elabdellaoui, Victor Nelsson, Marcao, Patrick Van Aanholt, Taylan Antalyalı, Berkan Kutlu, Emre Kılınç (Ryan Babel dk. 57), Alexandru Cicaldau (Sofiane Feghouli dk. 79), Kerem Aktürkoğlu (Barış Alper Yılmaz dk. 90) Mustafa Muhammed (Bafetimbi Gomis dk. 57)

Çaykur Rizespor: Tarık Çetin, Fabricio Baiano, Sebastian Holmen, Carlos Ponck, Eren Albayrak, Lebograng Phiri (Bryan Dabo dk. 66), Gedson Fernandes, Yusuf Sarı (Deniz Hümmet dk. 74), Fernando Boldrin (Ronaldo Mendes dk. 84), Tyler Boyd (Yannick Bolasie dk. 84), Joel Pohjanpalo (Papiss Cisse dk. 66)

Goller: Gedson Fernandes (dk. 8), Tyler Boyd (dk. 49) (Çaykur Rizespor), Patrick Van Aanholt (dk. 40 ve 87), Ryan Babel (dk. 70 pen.), Gomis (dk. 90+8) (Galatasaray)

Kırmızı kart: Fabricio Baiano (dk. 90+2) (Çaykur Rizespor)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 49 bin 792 yeni vaka tespit edilirken, 206 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Hatırlatma dozlarını hepimiz yaptırmalı, risk grubundaysak kendimizi iyi korumalıyız.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 394 bin 263 test yapılırken, 49 bin 792 yeni vaka tespit edildi. 206 kişi hayatını kaybederken, 69 bin 845 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Vaka sayılarındaki düşüş trendi sonucunda, risk grubunda olup hastalığa yakalananların ve buna bağlı vefatların sayısı azalıyor. Dünya salgına karşı mücadeleyi artık aşıyla veriyor. Hatırlatma dozlarını hepimiz yaptırmalı, risk grubundaysak kendimizi iyi korumalıyız.

 

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 26 Şubat verilerine göre, dün 421 bin 855 test yapılmıştı. Dün, 61 bin 764 vaka tespit edilirken, 221 kişi hayatını kaybetmiş ve 85 bin 552 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın

Demirtaş’tan ‘Altılı Muhalefet Zirvesi’ Yorumu: Kriz görmüyorum

HDP’nin altılı muhalefet zirvesine davet edilmemesini değerlendiren Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “HDP zaten davet beklemediğini, Üçüncü İttifak için çalıştığını açıkladı. HDP eş genel başkanları da diyaloğa kapalı olmadıklarını ifade ediyor. Ben ortada bir kriz görmüyorum. HDP üçüncü yol siyasetinde yürümeye devam ediyor.” dedi.

Demirtaş, konuya ilişkin değerlendirmesinin devamında, “Diğer ittifaklar kendi iç şekillenme ve tartışmalarını tamamlayınca HDP’nin de içinde olduğu Demokrasi İttifakı ile işin doğası gereği görüşeceklerdir. Ortada anormal bir durum yok, anormal olan görüşmemek, konuşmamaktır.

HDP seçmeni de dışlandığını düşünmesin. Siyasetin ve dengelerin tam merkezindeler. Çalışmalarını özgüvenle, sabırla yürütmeye devam etsinler. Merak etmesinler, bu hamur daha çok su kaldırır. HDP yönetimi de günü geldiğinde, halkı esas alarak en doğru kararları verecektir.” ifadelerini kullandı.

Medyascope’tan Ferit Aslan’a konuşan Demirtaş, altı muhalefet partisinin yarın açıklayacağı mutabakattan HDP’nin seçimlerdeki tutumuna, Avrupa Konseyi’nin Osman Kavala için ihlal süreci başlatmasından Tarkan’ın “Geççek” şarkısının yarattığı tartışmaya gündemdeki pek çok konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Demirtaş’ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Avrupa Konseyi, Osman Kavala ile ilgili Türkiye için ihlal süreci başlattı, sanırım aynı şeyi sizin dosyanız için de başlatacak. Bu konuda değerlendirmeleriniz nedir?

Türkiye’de hükümet anayasayı askıya aldığından beri hukuk değil siyaset karar veriyor her şeye. Bunun sonucu olarak da içeride ekonomik kriz, dışarıda itibarsızlaşma büyümeye devam ediyor. Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayarak güç gösterisi yapmaya kalkışan AKP hükümeti faturayı halka ödeteceğini düşünüyor olabilir ama siyasi faturayı da kendisinin ödeyeceğini unutuyor. Nitekim gelinen aşamada bunun somut sonuçlarını görüyoruz zaten. Kendileri bilir, bize ve halka fatura ödetmeye çalışanların önüne biz de ağır bir fatura koyarız.

Türkiye’de ilk kez altı muhalefet partisi lideri bir araya geldi ve güçlendirilmiş parlamenter sistem ile ilgili 28 Şubat’ta mutabakat metnini açıklama kararı aldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siyasette konuşabilmek önemlidir. Konuşmadan, birbirini anlamadan sorunlar çözülemez. Bu yönüyle önemli görüyorum. Elbette konuşmaların ve uzlaşmaların içeriği ile niteliği de önemli tabii. Demokrasiyi, barışı büyütecek her türlü diyaloğa anlamlı yaklaşmak gerek. Henüz ortada çok da somut şeyler yok. İzleyip göreceğiz.

HDP’nin toplantıya davet edilmemesi ve ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Biz HDP’yi yok saymıyoruz, gerekirse görüşürüz” demesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

HDP zaten davet beklemediğini, Üçüncü İttifak için çalıştığını açıkladı. HDP eş genel başkanları da diyaloğa kapalı olmadıklarını ifade ediyor. Ben ortada bir kriz görmüyorum. HDP üçüncü yol siyasetinde yürümeye devam ediyor. Diğer ittifaklar kendi iç şekillenme ve tartışmalarını tamamlayınca HDP’nin de içinde olduğu Demokrasi İttifakı ile işin doğası gereği görüşeceklerdir. Ortada anormal bir durum yok, anormal olan görüşmemek, konuşmamaktır.

HDP seçmeni de dışlandığını düşünmesin. Siyasetin ve dengelerin tam merkezindeler. Çalışmalarını özgüvenle, sabırla yürütmeye devam etsinler. Merak etmesinler, bu hamur daha çok su kaldırır. HDP yönetimi de günü geldiğinde, halkı esas alarak en doğru kararları verecektir.

HDP kendi adayını çıkarabileceğini belirtirken, yaşananlara bakıldığında bir “bağrına taş basma” durumu daha olabilir mi?

Bu tartışmalar için daha çok erken. Adaylık konusu gündeme girdiği zaman HDP’nin ne yapacağını göreceğiz. Yalnız, şundan emin olmalıyız ki halkın talepleri, beklentileri ve yararı belirleyici olacaktır.

Aysel Tuğluk ile ilgili Adli Tıp Kurumu, üniversite raporuna rağmen “cezai sorumluluğu tamdır” raporu verdi. Bu bağlamda cezaevlerindeki hasta tutuklu ve hükümlüler ile ilgili ne diyeceksiniz?

Aysel Hanım dahil yüzlerce ağır hasta tutsak cezaevlerinde ne yazık ki adeta ölüme terk ediliyor. Bu mesele siyasi veya hukuki olmaktan öte ahlaki bir konu. Ancak hükümet meseleyi bu şekilde ele almıyor, çoğu zaman bir intikam ve cezalandırma politikasıyla hasta tutsakların ölümüne kadar giden trajik süreçleri işletiyor. Şu anda yapılacak şey, bu konuda kamuoyu duyarlılığının artırılması. Yeterince sahiplenme olursa bir ihtimal, zorlanıp adım atabilirler. Bu nedenle, herkes bulunduğu yerde güçlü bir sahiplenmeyi ortaya koymalıdır.

“Halk umudu büyütmeye, değişime çok açık ama öncü yok”

Tarkan’ın “Geççek” adlı şarkısı sosyal medyada viral oldu. Herkes bu şarkının bir seçim startı olduğunu söylüyor. Tartışmaları takip edebildiniz mi? Görüşünüzü merak ediyorum.

Televizyonlardan takip edebildim biraz. İlginç bir tartışma oldu. Bir şarkının siyasi yelpazede ve halkın beklentilerinde nasıl güçlü bir dalgalanmaya yol açtığını görmek incelenmeye değer bir durum. Hatta tez konusu bile olabilir. Ben kendi adıma şöyle bir sonuç da çıkardım: Halk umudu büyütmeye, değişime çok açık ama öncü yok. Siyasetin konser alanında on milyonlar toplanmış ama gelin görün ki sahne boş. Siyasetçiler bundan biraz ders çıkarmalılar.

 

Paylaşın