Birleşmiş Milletler’den İsrail’e “Savaş Suçu” Uyarısı

Filistin – İsrail savaşının 165. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler’den İsrail’in Gazze’ye yönelik yardım malzemelerine getirdiği sert kısıtlamaların “açlığı savaşta bir silah olarak kullandığı” anlamına gelebileceği, bunun da bir savaş suçu olduğu uyarısı geldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı son 24 saatte 93 artarak 31 bin 819’a yükseldi. İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 73 bin 934’e ulaştı.

Ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki operasyonlarını yürütme şeklinin ve acil ihtiyaç duyulan yardım malzemelerine getirdiği sert kısıtlamaların “açlığı savaşta bir silah olarak kullandığı” anlamına gelebileceğini, bunun da bir savaş suçu olduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki açlık, açlık kaynaklı ölümler ve kıtlık durumunun İsrail’in bölgeye ticari mallar ve insani yardım girişine ve dağıtımına getirdiği kapsamlı kısıtlamaların bir sonucu olduğunu belirten Türk, bölge nüfusunun büyük bölümünün yerinden edildiğine, ayrıca hayati önemdeki sivil altyapının tahrip edildiğine işaret etti.

Türk’ün yazılı açıklamasını Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında okuyan sözcüsü Jeremy Laurence, konuyla ilgili bir soru üzerine, “açlığın savaşta silah olarak kullanılıp kullanılmadığını” belirlemenin mahkemelerin alanına girdiğini belirtti. Türk açıklamasında ayrıca İsrail’i derhal ateşkese çağırırken Hamas’tan da elindeki rehineleri derhal serbest bırakmasını talep etti.

Gazze’de açlık krizi

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Josep Borrell de İsrail’i Gazzelileri kasten aç bırakmakla suçladı. Borrell, “Gazze’de artık açlığın eşiğinde değiliz. Açlığın içindeyiz. Bu kabul edilemez. Açlık bir savaş silahı olarak kullanılıyor. İsrail açlığı provoke ediyor” dedi.

İsrail ise Gazzelileri kasten aç bıraktığı suçlamasını reddediyor; yaşananlardan lojistik sorunlar yarattığını söylediği Birleşmiş Milletler’i ve gıda yardımlarına el koymakla suçladığı Hamas’ı sorumlu tutuyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da geçen hafta Gazzelilerin açlık çektiğini reddetti, “Bizim elimizdeki bilgi bu değil ve yakından izliyoruz” dedi.

Ancak Gazzeliler açlık çekiyor. Dünya Gıda Programı’nın Orta Doğu Programı Sözcüsü Abeer Etefa, “Görünen köy kılavuz istemiyor. 1,1 milyon kişi IPC aşama 5’te. Bu feci açlık hali. İki yaşından küçük çocukların üçte biri akut yetersiz beslenmeyle karşı karşıya. Yani ölüm riskleri var” dedi.

Geçen Cuma günü yardım kuruluşu World Central Kitchen’ın yolladığı 200 ton gıda, kurumun İsrail saldırılarında yıkılan binaların molozlarından inşa ettiği bir iskeleyle ulaştırıldı. Yardımın Gazze’nin kuzeyi ve orta kesimlerindeki büyük gıda sıkıntısını biraz hafifletmesi ve Ramazan ayının geri kalanında bir parça rahatlama sağlaması umuluyor.

Ancak bu insani yardım girişimleri İsrail’e, Gazze’nin sivil nüfusuna karşı insani sorumluluklarını terk etme ve boşluğu yardım kuruluşları ve diğer ülkelerin doldurmasını bekleme suçlamasını beraberinde getirdi.

BM yardım kuruluşu UNRWA’nın sözcüsü Juliette Touma, “İsrail, işgalci güç olarak nüfusun ihtiyaçlarını gidermek ya da insani yardımın ulaştırılmasını kolaylaştırmak zorunda ve bunu yapmıyorlar. Yeterince yapmıyorlar” dedi.

Ateşkes görüşmelerinde son durum

Öte yandan Gazze’de Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest bırakılması karşılığında yaklaşık altı hafta sürecek geçici ateşkes konusunda anlaşmaya varılması için çabalar da sürüyor. Katar’ın başkenti Doha’da bugün yapılması planlanan görüşmelere İsrail tarafından katılacak heyete istihbarat dairesi Mossad’ın başkanı David Barnea liderlik ediyor.

Reuters haber ajansına bilgi veren İsrailli bir yetkili, geçici ateşkes konusunda varılacak olası bir anlaşmanın en az iki hafta alacağını düşündüklerini söyledi. Filistinli bir yetkili de Katar’da başlayan yeni görüşmelerin “sert ve zor” geçmesini beklediklerini belirtti.

Geçici ateşkes konusunda anlaşmaya varmak için uzun vadeli kalıcı ateşkes planı olması gerektiğini şart koşan Hamas geçtiğimiz günlerde ateşkes konusunda yeni bir teklif sunmuştu. Hamas’ın bu yeni teklifte daha önce masaya koyduğu taleplerden birinden vazgeçtiği belirtiliyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 32 Bine Yaklaştı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 165. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı son 24 saatte 93 artarak 31 bin 819’a yükseldi. İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 73 bin 934’e ulaştı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine “herhangi bir duyuru yapmadan ve kimseden izin beklemeden” saldırı başlattığını açıkladı.

İsrail savaş uçaklarının, Refah kentinin çeşitli bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 14 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden 15 Mart’ta yapılan açıklamada, Netanyahu’nun Refah kentinin güneyine muhtemel bir askeri operasyon planını onayladığı duyurulmuştu.

Bu arada Katar’da insani ara ve rehinelerin serbest bırakılması için yeni müzakereler başladı. İsrail televizyonu, İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın başkanı David Barnea’nın emirlikteki arabulucularla bir araya geldiğini bildirdi. Görüşmelerin en az iki hafta sürebileceği tahmin ediliyor.

Hamas kısa bir süre önce Katar, Mısır ve ABD’li arabuluculara yeni bir teklif sunmuştu. Buna göre Hamas, savaş sona ermeden İsrail’in elinde tuttuğu Filistinli tutuklularla rehinelerin takas edilmesi talebinden vazgeçtiğini duyurdu. Ancak medyada yer alan haberlere göre İsrail Hamas’ın bu teklifine mesafeli yaklaşıyor.

Gazze’de açlık krizi

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Josep Borrell de İsrail’i Gazzelileri kasten aç bırakmakla suçladı. Borrell, “Gazze’de artık açlığın eşiğinde değiliz. Açlığın içindeyiz. Bu kabul edilemez. Açlık bir savaş silahı olarak kullanılıyor. İsrail açlığı provoke ediyor” dedi.

İsrail ise Gazzelileri kasten aç bıraktığı suçlamasını reddediyor; yaşananlardan lojistik sorunlar yarattığını söylediği Birleşmiş Milletler’i ve gıda yardımlarına el koymakla suçladığı Hamas’ı sorumlu tutuyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da geçen hafta Gazzelilerin açlık çektiğini reddetti, “Bizim elimizdeki bilgi bu değil ve yakından izliyoruz” dedi.

Ancak Gazzeliler açlık çekiyor. Dünya Gıda Programı’nın Orta Doğu Programı Sözcüsü Abeer Etefa, “Görünen köy kılavuz istemiyor. 1,1 milyon kişi IPC aşama 5’te. Bu feci açlık hali. İki yaşından küçük çocukların üçte biri akut yetersiz beslenmeyle karşı karşıya. Yani ölüm riskleri var” dedi.

Geçen Cuma günü yardım kuruluşu World Central Kitchen’ın yolladığı 200 ton gıda, kurumun İsrail saldırılarında yıkılan binaların molozlarından inşa ettiği bir iskeleyle ulaştırıldı. Yardımın Gazze’nin kuzeyi ve orta kesimlerindeki büyük gıda sıkıntısını biraz hafifletmesi ve Ramazan ayının geri kalanında bir parça rahatlama sağlaması umuluyor.

Ancak bu insani yardım girişimleri İsrail’e, Gazze’nin sivil nüfusuna karşı insani sorumluluklarını terk etme ve boşluğu yardım kuruluşları ve diğer ülkelerin doldurmasını bekleme suçlamasını beraberinde getirdi.

BM yardım kuruluşu UNRWA’nın sözcüsü Juliette Touma, “İsrail, işgalci güç olarak nüfusun ihtiyaçlarını gidermek ya da insani yardımın ulaştırılmasını kolaylaştırmak zorunda ve bunu yapmıyorlar. Yeterince yapmıyorlar” dedi.

Paylaşın

Karamollaoğlu’ndan Erdoğan’a İsrail Çağrısı: Tweet Atma, Ticareti Kes

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından, 29 Ocak 2009 tarihinde İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’ndaki ‘one minute (bir dakika)’ çıkışını da hatırlan bir mesaj paylaştı.

Haber Merkezi / Erdoğan, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde kimileri Filistin, Gazze, Ramallah diye yerlerin varlığından ilk kez 7 Ekim’de haberdar olmuş olabilir. Bazı çevreler Filistin halkının hak ve adalet mücadelesini ilk kez 7 Ekim’de duymuş da olabilir. Ama biz bu mücadeleye ömrümüzü adadık.

Türkiye, Irak-İran savaşında nasıl komşularına kucak açtıysa… Suriye’deki zulümden kaçan muhacirlere nasıl ensar olduysa… Kafkasya’dan Kırım’a nasıl hiçbir kardeşine sırtını dönmediyse… Bugün de tüm imkânlarıyla Gazzeli kardeşlerine sahip çıkmaktadır. Bu gerçeği hiçbir iftira değiştiremez; yalanlar, çarpıtmalar bu hakikatin üstünü asla örtemez. Filistinli yiğitlere terörist iftirası atanların listesinden Meclise girenler ile bu zihniyetle aynı çizgide buluşanların bize söyleyecek sözü olamaz.

Dünyada hiçbir siyasetçinin yapmaya cesaret edemeyeceği dik duruşu, bundan 15 sene önce one minute diyerek açıkça ortaya koyduk. Dün nasıl zalimlerin karşısında, mazlumların yanında yer aldıysak bugün de aynı yerdeyiz, aynı vakur tavrımızı muhafaza ediyoruz. İnşallah bundan sonra da bu duruşumuzdan geri adım atmayacağız.”

“Tweet atma, ticareti kes”

Erdoğan’ın bu uzun mesajını alıntılayan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 4 kelimelik yanıt verdi: “Tweet atma, ticareti kes.”

Gazze’de can kaybı 31 bin 726’ya yükseldi

Öte yandan Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı son 24 saatte 81 artarak 31 bin 726’ya yükseldi. İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 73 bin 792’ye ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Gazze İçin Kıtlık Uyarısı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 164. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP), Kuzey Gazze’de çok yakında kıtlık yaşanacağını açıkladı.

WFP’den yapılan açıklamada, açlık krizlerinin ölçeğini tahmin etmeye yönelik uluslararası bir süreç olan Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) analizinin son bulgularını yayınladı.

Buna göre, Gazze’de neredeyse herkesin yeterli gıda bulmakta zorlandığı sonucuna varılırken, Gazze’nin kuzeyinde bulunan yaklaşık 210 bin kişinin açlık durumunun en yüksek noktası olan 5. aşamada olduğu kaydedildi.

Yapılan açıklamada İsrail’in saldırılarını Refah kentine doğru genişletmesi halinde, çatışmaların Gazze’nin 2,3 milyonluk toplam nüfusunun yaklaşık yarısını felaket boyutunda açlığa sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

IPC Aralık ayında Gazze’nin toplam nüfusunun dörtte birinin açlık çektiğini yönünde tahminini açıklamıştı.

Yardım kuruluşları Gazze’ye, özellikle de Gazze’nin kuzeyine insani yardımların ulaştırılması ve dağıtılmasının İsrail’in kısıtlamaları, çatışmalar ve toplum düzeninin bozulması nedeniyle neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor.

Öte yandan Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı son 24 saatte 81 artarak 31 bin 726’ya yükseldi. İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 73 bin 792’ye ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Gazze’de 13 binden fazla çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı. UNICEF’in açıklamasında birçok bebeğin dengesiz beslenmeyle karşı karşıya olduğu hatta ağlayacak enerjilerinin bile olmadığı kaydedildi.

UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell Amerikan CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, “Binlercesi de yaralandı ya da nerede olduklarını belirleyemiyoruz. Enkaz altında da olabilirler. Bu kadar fazla çocuk ölümünü dünyada diğer çatışmalarda görmedik” dedi.

Bebeklerin ağlayacak enerjilerinin bile olmadığını vurgulayan UNICEF İcra Direktörü Russell, yardım için kamyonların Gazze’ye girişiyle ilgili olarak çok büyük bürokratik zorluklar olduğunu da kaydetti.

Uluslararası toplumdan İsrail’e, Gazze’deki can kaybı, açlık krizi ve yardımların bölgeye girişinin engellenmesi konusunda tepkiler artıyor. Bir Birleşmiş Milletler uzmanı bu ay başında İsrail’in “açlık kampanyası” çerçevesinde Gazze’nin gıda sistemini yok etmekte olduğunu belirtmiş, İsrail bunu reddetmişti.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail’i Gazze’de kıtlığı kışkırtmakla ve açlığı bir savaş silahı olarak kullandığını söyledi.

Borrell, “Gazze’de artık kıtlığın eşiğinde değiliz, binlerce insanı etkileyen bir kıtlık halindeyiz. Bu kabul edilemez. Açlık bir savaş silahı olarak kullanılıyor. İsrail kıtlığı kışkırtıyor.” dedi.

Borrell geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada açlığın silah olarak kullanılması konusunda “Biz Ukrayna’da yaşananları kınarken, Gazze’de yaşananlar için de aynı kelimeleri kullanmak zorundayız.” sözleriyle tepkisini ortaya koymuştu.

Gazze’deki kıtlığa karşı deniz yoluyla insani yardım gönderilmesi için Kıbrıs üzerinden yardım koridoru açılması girişimleri kapsamında ilk geminin gönderilmesinin ardından ikinci sevkiyatı da yola çıkmak için hazır bekliyor.

İsrail de geçtiğimiz günlerde Dünya Gıda Örgütü’nden gelen malzemeleri taşıyan yardım kamyonlarının Gazze Şeridi’nin kuzey kesiminden giriş yaptığını duyurdu ve İsrailli üst düzey askeri bir yetkili ülkesinin, Gazze Şeridi’ni çeşitli giriş noktalarından insani “yardım seline” tutmak için çalışacağını ifade etti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 31 Bin 726’ya Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 164. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı son 24 saatte 81 artarak 31 bin 726’ya yükseldi. İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 73 bin 792’ye ulaştı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Gazze’de 13 binden fazla çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı. UNICEF’in açıklamasında birçok bebeğin dengesiz beslenmeyle karşı karşıya olduğu hatta ağlayacak enerjilerinin bile olmadığı kaydedildi.

UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell Amerikan CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, “Binlercesi de yaralandı ya da nerede olduklarını belirleyemiyoruz. Enkaz altında da olabilirler. Bu kadar fazla çocuk ölümünü dünyada diğer çatışmalarda görmedik” dedi.

Bebeklerin ağlayacak enerjilerinin bile olmadığını vurgulayan UNICEF İcra Direktörü Russell, yardım için kamyonların Gazze’ye girişiyle ilgili olarak çok büyük bürokratik zorluklar olduğunu da kaydetti.

Uluslararası toplumdan İsrail’e, Gazze’deki can kaybı, açlık krizi ve yardımların bölgeye girişinin engellenmesi konusunda tepkiler artıyor. Bir Birleşmiş Milletler uzmanı bu ay başında İsrail’in “açlık kampanyası” çerçevesinde Gazze’nin gıda sistemini yok etmekte olduğunu belirtmiş, İsrail bunu reddetmişti.

El Şifa Hastanesi’ne gece yarısı saldırısı

Öte yandan İsrail ordusu Gazze’nin en büyük hastanesi olan El Şifa Hastanesi’ne Pazartesi sabaha karşı saldırı düzenledi. Gazze kentinin Rimal Mahallesi’nde bulunan hastaneye İsrail tanklarının girdiği ve içeriden silah sesleri geldiği belirtiliyor.

İsrail ordusu sözcüsüyse hastanede “limitli bir bölgede yüksek hassasiyetle” bir operasyon yürütüldüğünü söyledi. İsrail ordusu “üst düzey Hamaslıların hastanede yeniden toplandığını” ve buradan saldırılar düzenlediklerini iddia etti.

İsrail ordusu hastaneye yeniden saldıracağına dair bir uyarıda bulunmamıştı. İsrailli askeri yetkililer operasyon sırasında hastanenin hizmet vermeye devam edebileceğini, doktor ve hastaların tahliyesine gerek olmadığını belirtti.

Gazze Sağlık Bakanlığı ise baskını “uluslararası insani hukukun açıkça çiğnenmesi” olarak niteledi. İsrail saldırılarında evlerini kaybetmiş yüzlerce Filistinli de hastaneye sığınmış durumda.

Gazze Şeridi’ni kontrol eden Hamas, İsrail ordusunun Şifa Hastanesi’ne tanklarla, insansız hava araçlarıyla (İHA) ve silahlarla basarak içeride ateş açmasını, “İsrail’in sağlık sektörünü ortadan kaldırma ve hastaneleri yok etme yönündeki kasıtlı niyetini doğrulayan” savaş suçu olarak nitelendirdi.

Gazze’deki hükümetin medya ofisinin Telegram hesabından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, sabahın erken saatlerinden itibaren Şifa Hastanesi’ne tanklar, ağır silahlı askerler ve insansız hava araçlarıyla baskın düzenleyerek hastanenin içinde ateş açmaya başladığı, bunun yaralılar, hastalar ve yerinden edilmiş insanlar arasında korku ve paniğe yol açtığı kaydedildi.

Açıklamada, “İsrail ordusunun Şifa Tıp Kompleksi’ni tank, İHA ve silahlarla basarak içeride ateş açması, İsrail’in sağlık sektörünü ortadan kaldırma ve hastaneleri yok etme yönündeki niyetini doğrulayan savaş suçudur.” ifadesine yer verildi.

Bu durumun hastanedeki binlerce insanın hayatını tehdit ettiği dile getirilen açıklamada, bu yapılanlar “halen çeşitli suçlar ve katliamlar işleyen, sağlık sektörünü ortadan kaldırma, hastaneleri yok etme niyetinde olan” İsrail ordusunun kara siciline eklenen bir savaş suçu olarak nitelendirildi.

“İşgal ordusunun Şifa Tıp Kompleksi’ne baskın yapmasını en güçlü ifadelerle kınıyor ve bunu açık bir savaş suçu, uluslararası hukukun ihlali, uluslararası anlaşmaların ihlali ve insanlığa karşı suç olarak değerlendiriyoruz.” ifadesi kullanılan açıklamada, sağlık personeli, yaralılar, hastalar ve yerinden edilenlerin güvenliği ile yaşamlarından tamamen İsrail, ABD yönetimi ve uluslararası toplum sorumlu tutuldu.

İsrail’i dizginlemek ve sağlık sektörüne, tıbbi kurumlara, hastanelere yönelik saldırılarını, soykırım savaşını durdurmak için uluslararası örgütler ile tüm ülkelere derhal ve acilen müdahale etmeleri çağrısında bulunulan açıklamada, ayrıca “sağlık sektörünü yok etme planı çerçevesinde işlediği bu organize ve planlı suçlarını durdurması için” İsrail’e baskı yapmaları istendi.

Refah’a saldırı ‘felaket olur’ uyarısı

Ayrıca İsrail’in Refah’a saldırma planı uluslararası toplumdan yoğun eleştiriler alıyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve ABD, Refah’a topyekûn bir saldırının felaket olacağı uyarısında bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus da Cuma günü, İsrail’e çağrı yapıp, “insanlık adına” böyle bir saldırıda bulunmamasını istedi. ABD Başkanı Joe Biden da, Refah saldırısını “kırmızı çizgi” diye tanımladı.

Bütün bunlara karşın, Netanyahu’nun başbakanlık ofisi, Refah’a saldırı planlarını onayladı ve ordunun sivillerin tahliyesine hazırlandığını savundu. İsrail Ordusu, yerlerinden olan Filistinlileri Gazze’nin orta kesimlerindeki “insani adacıklara” taşıyacağını belirtti, ancak bu “adacıkların” neye benzeyeceği ve nasıl işleyeceği net değil.

Taraflar arasındaki ateşkes görüşmelerinin ise Katar’da devam etmesi bekleniyor. Bir İsrail heyeti büyük ihtimalle müzakerelere katılacak, ancak ne zaman ayrılacakları net değil.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze’de 13 Binden Fazla Çocuk Hayatını Kaybetti

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 164. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF, Gazze’de 13 binden fazla çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı.

Haber Merkezi / UNICEF’in açıklamasında birçok bebeğin dengesiz beslenmeyle karşı karşıya olduğu hatta ağlayacak enerjilerinin bile olmadığı kaydedildi.

UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell Amerikan CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, “Binlercesi de yaralandı ya da nerede olduklarını belirleyemiyoruz. Enkaz altında da olabilirler. Bu kadar fazla çocuk ölümünü dünyada diğer çatışmalarda görmedik” dedi.

Bebeklerin ağlayacak enerjilerinin bile olmadığını vurgulayan UNICEF İcra Direktörü Russell, yardım için kamyonların Gazze’ye girişiyle ilgili olarak çok büyük bürokratik zorluklar olduğunu da kaydetti.

Uluslararası toplumdan İsrail’e, Gazze’deki can kaybı, açlık krizi ve yardımların bölgeye girişinin engellenmesi konusunda tepkiler artıyor. Bir Birleşmiş Milletler uzmanı bu ay başında İsrail’in “açlık kampanyası” çerçevesinde Gazze’nin gıda sistemini yok etmekte olduğunu belirtmiş, İsrail bunu reddetmişti.

El Şifa Hastanesi’ne gece yarısı saldırısı: Hamas’tan tepki

Öte yandan İsrail ordusu Gazze’nin en büyük hastanesi olan El Şifa Hastanesi’ne Pazartesi sabaha karşı saldırı düzenledi. Gazze kentinin Rimal Mahallesi’nde bulunan hastaneye İsrail tanklarının girdiği ve içeriden silah sesleri geldiği belirtiliyor.

İsrail ordusu sözcüsüyse hastanede “limitli bir bölgede yüksek hassasiyetle” bir operasyon yürütüldüğünü söyledi. İsrail ordusu “üst düzey Hamaslıların hastanede yeniden toplandığını” ve buradan saldırılar düzenlediklerini iddia etti.

İsrail ordusu hastaneye yeniden saldıracağına dair bir uyarıda bulunmamıştı. İsrailli askeri yetkililer operasyon sırasında hastanenin hizmet vermeye devam edebileceğini, doktor ve hastaların tahliyesine gerek olmadığını belirtti.

Gazze Sağlık Bakanlığı ise baskını “uluslararası insani hukukun açıkça çiğnenmesi” olarak niteledi. İsrail saldırılarında evlerini kaybetmiş yüzlerce Filistinli de hastaneye sığınmış durumda.

Gazze Şeridi’ni kontrol eden Hamas, İsrail ordusunun Şifa Hastanesi’ne tanklarla, insansız hava araçlarıyla (İHA) ve silahlarla basarak içeride ateş açmasını, “İsrail’in sağlık sektörünü ortadan kaldırma ve hastaneleri yok etme yönündeki kasıtlı niyetini doğrulayan” savaş suçu olarak nitelendirdi.

Gazze’deki hükümetin medya ofisinin Telegram hesabından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, sabahın erken saatlerinden itibaren Şifa Hastanesi’ne tanklar, ağır silahlı askerler ve insansız hava araçlarıyla baskın düzenleyerek hastanenin içinde ateş açmaya başladığı, bunun yaralılar, hastalar ve yerinden edilmiş insanlar arasında korku ve paniğe yol açtığı kaydedildi.

Açıklamada, “İsrail ordusunun Şifa Tıp Kompleksi’ni tank, İHA ve silahlarla basarak içeride ateş açması, İsrail’in sağlık sektörünü ortadan kaldırma ve hastaneleri yok etme yönündeki niyetini doğrulayan savaş suçudur.” ifadesine yer verildi.

Bu durumun hastanedeki binlerce insanın hayatını tehdit ettiği dile getirilen açıklamada, bu yapılanlar “halen çeşitli suçlar ve katliamlar işleyen, sağlık sektörünü ortadan kaldırma, hastaneleri yok etme niyetinde olan” İsrail ordusunun kara siciline eklenen bir savaş suçu olarak nitelendirildi.

“İşgal ordusunun Şifa Tıp Kompleksi’ne baskın yapmasını en güçlü ifadelerle kınıyor ve bunu açık bir savaş suçu, uluslararası hukukun ihlali, uluslararası anlaşmaların ihlali ve insanlığa karşı suç olarak değerlendiriyoruz.” ifadesi kullanılan açıklamada, sağlık personeli, yaralılar, hastalar ve yerinden edilenlerin güvenliği ile yaşamlarından tamamen İsrail, ABD yönetimi ve uluslararası toplum sorumlu tutuldu.

İsrail’i dizginlemek ve sağlık sektörüne, tıbbi kurumlara, hastanelere yönelik saldırılarını, soykırım savaşını durdurmak için uluslararası örgütler ile tüm ülkelere derhal ve acilen müdahale etmeleri çağrısında bulunulan açıklamada, ayrıca “sağlık sektörünü yok etme planı çerçevesinde işlediği bu organize ve planlı suçlarını durdurması için” İsrail’e baskı yapmaları istendi.

Refah’a saldırı ‘felaket olur’ uyarısı

Ayrıca İsrail’in Refah’a saldırma planı uluslararası toplumdan yoğun eleştiriler alıyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve ABD, Refah’a topyekûn bir saldırının felaket olacağı uyarısında bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus da Cuma günü, İsrail’e çağrı yapıp, “insanlık adına” böyle bir saldırıda bulunmamasını istedi. ABD Başkanı Joe Biden da, Refah saldırısını “kırmızı çizgi” diye tanımladı.

Bütün bunlara karşın, Netanyahu’nun başbakanlık ofisi, Refah’a saldırı planlarını onayladı ve ordunun sivillerin tahliyesine hazırlandığını savundu. İsrail Ordusu, yerlerinden olan Filistinlileri Gazze’nin orta kesimlerindeki “insani adacıklara” taşıyacağını belirtti, ancak bu “adacıkların” neye benzeyeceği ve nasıl işleyeceği net değil.

Taraflar arasındaki ateşkes görüşmelerinin ise Katar’da devam etmesi bekleniyor. Bir İsrail heyeti büyük ihtimalle müzakerelere katılacak, ancak ne zaman ayrılacakları net değil.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 31 Bin 112’ye Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 162. günü geride kalırken Gazze’de İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 63 artarak 31 bin 553’e yükseldi. Yaralananların sayısı ise 73 bin 546’ya çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Gazze Şeridi’nde iki yaşın altındaki her üç çocuktan birinin (yüzde 31) akut yetersiz beslenme sorunu yaşadığını ve bu oranın Ocak ayındakinin iki katı olduğunu duyurdu.

UNICEF, savaş ve devam eden tedarik kısıtlamaları nedeniyle açlıktan ölen çocukların oranının çok sert bir şekilde arttığı ve daha önce görülmemiş seviyelere ulaştığı uyarısında bulundu.

UNICEF’in açıklamasında, son haftalarda abluka altındaki Gazze Şeridi’nin kuzeyinde en az 23 çocuğun yetersiz beslenme ve susuzluktan öldüğüne dair haberlere dikkat çekildi. UNICEF ayrıca, Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, çatışmaların başladığı günden bu yana yaklaşık 13 bin 450 çocuk ve gencin hayatını kaybettiğini belirtti.

UNICEF Direktörü Catherine Russell gelişmeyi şoke edici olarak nitelendirdi ve yardım malzemeleri sadece birkaç kilometre uzaktayken, çocukların durumunun her geçen gün daha da kötüye gittiğini kaydetti. Russell, “Hayat kurtaran yardım sağlama çabalarımız gereksiz kısıtlamalarla engelleniyor ve bunlar çocukların hayatlarına mal oluyor” dedi.

BM kuruluşları Aralık ayından bu yana Gazze Şeridi’nde kıtlık uyarısında bulunuyor. UNICEF’e göre, çocuklar için akut bir beslenme acil durumunun tanımlanabileceği koşullar Ocak ayından itibaren hakim oldu. Çocukların hayatını kurtarmak için tek şansın acil bir insanî ateşkesin olduğunu söyleyen Russell bölgede daha fazla sınır kapısından geçişlere izin verilmesi çağrısında bulundu.

Öte yandan İsrail, Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için yeni görüşmeler yapmak üzere Katar’a bir heyet göndereceğini açıklayarak, Hamas’ın uzun zamandır beklenen karşı teklifini reddetmesine rağmen ateşkes umutlarını canlı tuttu.

Müzakereciler, Müslümanlar’ın kutsal ayı Ramazan’a yetişecek bir ateşkes anlaşmasına varamadılar. Ancak ABD ve Arap arabulucular, İsrail’in Refah’a saldırısını engellemek ve kitlesel açlığı önlemek için insani yardımın girmesine izin verecek bir anlaşmaya varmaya hala kararlılar.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze’de Açlık Çeken Bebeklerin Oranı İki Katına Çıktı

Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Gazze Şeridi’nde iki yaşın altındaki her üç çocuktan birinin (yüzde 31) akut yetersiz beslenme sorunu yaşadığını ve bu oranın Ocak ayındakinin iki katı olduğunu duyurdu.

UNICEF, savaş ve devam eden tedarik kısıtlamaları nedeniyle açlıktan ölen çocukların oranının çok sert bir şekilde arttığı ve daha önce görülmemiş seviyelere ulaştığı uyarısında bulundu.

UNICEF’in açıklamasında, son haftalarda abluka altındaki Gazze Şeridi’nin kuzeyinde en az 23 çocuğun yetersiz beslenme ve susuzluktan öldüğüne dair haberlere dikkat çekildi. UNICEF ayrıca, Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, çatışmaların başladığı günden bu yana yaklaşık 13 bin 450 çocuk ve gencin hayatını kaybettiğini belirtti.

UNICEF Direktörü Catherine Russell gelişmeyi şoke edici olarak nitelendirdi ve yardım malzemeleri sadece birkaç kilometre uzaktayken, çocukların durumunun her geçen gün daha da kötüye gittiğini kaydetti. Russell, “Hayat kurtaran yardım sağlama çabalarımız gereksiz kısıtlamalarla engelleniyor ve bunlar çocukların hayatlarına mal oluyor” dedi.

BM kuruluşları Aralık ayından bu yana Gazze Şeridi’nde kıtlık uyarısında bulunuyor. UNICEF’e göre, çocuklar için akut bir beslenme acil durumunun tanımlanabileceği koşullar Ocak ayından itibaren hakim oldu. Çocukların hayatını kurtarmak için tek şansın acil bir insanî ateşkesin olduğunu söyleyen Russell bölgede daha fazla sınır kapısından geçişlere izin verilmesi çağrısında bulundu.

Öte yandan İsrail, Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için yeni görüşmeler yapmak üzere Katar’a bir heyet göndereceğini açıklayarak, Hamas’ın uzun zamandır beklenen karşı teklifini reddetmesine rağmen ateşkes umutlarını canlı tuttu.

Müzakereciler, Müslümanlar’ın kutsal ayı Ramazan’a yetişecek bir ateşkes anlaşmasına varamadılar. Ancak ABD ve Arap arabulucular, İsrail’in Refah’a saldırısını engellemek ve kitlesel açlığı önlemek için insani yardımın girmesine izin verecek bir anlaşmaya varmaya hala kararlılar.

Paylaşın

İsrail’in “Refah Planına” Filistin Yönetimi’nden Tepki

İsrail’in Gazze Şeridi’nin Refah bölgesine kara saldırısı planına dair açıklama yapan Filistin Yönetimi, “Refah’a karşı yapılacak bir askeri operasyon, halkımızın tamamına karşı yeni bir katliamın gerçekleşmesi ve halkımızın tamamen yerinden edilmesi anlamına geliyor” dendi.

Haber Merkezi / ABD ve uluslararası topluma hitaben “Gazze’de Filistin halkının acılarını ikiye katlayan böylesine bir saldırının önlenmesi için hızla müdahale ederek sorumluluklarını üstlenmesi” çağrısı yapan Ramallah yönetimi, Filistinlilerin yerinden edilmesini reddettiğini ve bunun “kırmızı çizgi” olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Gazze’nin güneyindeki Refah’a saldırı planını onaylamasına ilişkin, “Refah’a yönelik kara operasyonunun Gazze halkı ve insani yardım operasyonları için feci sonuçları olur” uyarısında bulundu.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Refah’a yönelik kara operasyonunun engellenmesini umduklarını dile getirdi.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordunun savaştan zarar gören Gazze nüfusunun çoğunun sığındığı Refah’a yönelik operasyon planını onayladı.

Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, ayrıntı veya zaman çizelgesi verilmeden “Refah’taki eylem planlarının onaylandığı” belirtildi. Açıklamada, ordunun “operasyonel taraf ve halkın tahliyesi için hazır olduğu” belirtildi.

Refah, İsrail’in Gazze’de Hamas’a karşı yürüttüğü savaş sırasında kara saldırısına maruz kalmayan son büyük nüfus merkezi oldu. Savaş sırasında İsrail’i destekleyen ABD Başkanı Joe Biden, inandırıcı sivil koruma planları olmadan İsrail’in Refah’ı işgalinin “kırmızı çizgi” olacağını söylemişti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Viyana’ya yaptığı ziyarette Washington’un Refah operasyonuna ilişkin herhangi bir plan görmediğini söyledi ancak sivillerin “zarar görmemesini” sağlamak için “açık ve uygulanabilir bir plan” istediğini yineledi.

ABD dışında Fransa ve İngiltere gibi birçok ülkede İsrail’i Refah’a saldırmaması konusunda uyarmıştı.

İsrail, Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için yeni görüşmeler yapmak üzere Katar’a bir heyet göndereceğini açıklayarak, Hamas’ın uzun zamandır beklenen karşı teklifini reddetmesine rağmen ateşkes umutlarını canlı tuttu.

Müzakereciler, Müslümanlar’ın kutsal ayı Ramazan’a yetişecek bir ateşkes anlaşmasına varamadılar. Ancak ABD ve Arap arabulucular, İsrail’in Refah’a saldırısını engellemek ve kitlesel açlığı önlemek için insani yardımın girmesine izin verecek bir anlaşmaya varmaya hala kararlılar.

Paylaşın

BM’den Ramazan’ın İlk Gününde Gazze’de Ateşkes Çağrısı

Filistin – İsrail savaşının 157. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Ramazan ayına girilmiş olması sebebiyle Gazze’de “silahların susması” gerektiğini söyledi.

Gazze’de İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 67 artarak 31 bin 112’ye yükseldi. Yaralananların sayısı ise 72 bin 760’a çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki insanların ciddi bir gıda yetersizliği ve açlıktan ölme tehdidi altında yaşadığını vurgulayan uluslararası insani yardım örgütleri, bir süredir acil bir şekilde harekete geçilmesi çağrısında bulunuyor.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Antonio Guterres, “Bugün, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların barış, uzlaşma ve dayanışma değerlerini kutladığı ve yaydığı bir dönem olan mukaddes Ramazan ayının başlangıcı. Ancak Ramazan başlamış olsa da Gazze’de ölümler, bombalamalar ve kan dökülmeye devam ediyor” dedi.

BM Genel Sekreteri Guterres “Bugün en güçlü çağrım, silahları susturarak Ramazan ruhunu onurlandırmak ve hayat kurtaran yardımların gereken hızda ve ölçekte ulaştırılmasını sağlamak için tüm engelleri ortadan kaldırmaktır” ifadelerini kullandı. Hamas’a yönelik de “Aynı zamanda Ramazan’ın merhamet ruhuyla tüm rehinelerin serbest bırakılması için çağrıda bulunuyorum” dedi.

“Daha fazla önlenebilir ölümden kaçınmak için harekete geçmeliyiz” diyen Guterres “Gazze’deki Filistinliler için hayat kurtaran yardımlar, eğer gelirse, damla damla geliyor. Uluslararası insani hukuk paramparça halde. Ve İsrail’in tehdidinde bulunduğu Refah’a saldırısı Gazze halkını daha da derin bir cehennem çemberinin içine düşürebilir” şeklinde konuştu.

Hamas’ın elindeki rehinelerin ailelerinin de insani ateşkes çağrısı yaptığını hatırlatan Guterres “İsrailli rehine aileleri çektikleri eziyet ve ıstırabı paylaştılar ve sevdiklerinin derhal serbest bırakılması için yalvardılar. Ve İsrail bombardımanlarında öldürülen yakınlarının yürek burkan tanıklıklarını paylaşan ve derhal ateşkes talep eden Filistinli aileler… Bu aile üyelerinden birinin dediği gibi, ‘Buraya taziye için gelmedik. Özür dilemek için de burada değiliz. Acil eylem için buradayız.’ Bunu istemek çok mu fazla? Bu sesleri duymalı ve kulak vermeliyiz” dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres konuşmasında Sudan’daki çatışmalara da dikkat çekerek Ramazan ayında Sudan’da da silahların susmasını istedi.

Paylaşın