Türkiye, OECD Ülkeleri Arasında Enflasyonda Zirvede

Şubat ayını 39,05 enflasyonla kapatan Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) üye ülkeler arasında en yüksek enflasyon oranına sahip ülke olmaya devam etti.

Haber Merkezi / OECD’yi, dünya ekonomisinin yönetimine alt yapı oluşturan, küresel bağlamda önem kazanmakta olan konuları analitik düzeyde inceleyen temel ve öncü kuruluşlardan biri olarak nitelemek mümkündür. OECD esas itibariyle, ekonomik konularda uzmanlaşmış hükümetlerarası bir istişare kuruluşu görünümündedir

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye’nin enflasyon verilerine ilişkin yeni bir değerlendirme yayımladı. Açıklamada, Türkiye’nin yüksek enflasyon oranıyla OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığı belirtilirken, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı resmi enflasyon rakamlarına yönelik tartışmaların sürdüğü vurgulandı.

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, 2025 Şubat ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 39,05, aylık enflasyon ise yüzde 2,27 olarak gerçekleşti. Sektörel bazda en yüksek fiyat artışı yüzde 94,90 ile eğitim alanında görülürken, onu yüzde 70,81’lik oranla konut harcamaları ve yüzde 45,90 ile lokanta ve oteller takip etti. Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yıllık fiyat artışı ise yüzde 35,11 seviyesinde gerçekleşti.

DİSK-AR tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyonun özellikle düşük ve sabit gelirli kesimler üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekildi. Açıklamada, “Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Aksine, farklı toplumsal kesimler enflasyonu farklı şekillerde hissediyor. Yüksek enflasyon, dar gelirli vatandaşların alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştiriyor” ifadelerine yer verildi.

DİSK-AR, TÜİK’in Haziran 2022 itibarıyla madde fiyat listesini açıklamayı bırakmasıyla enflasyon verilerinin daha da tartışmalı hale geldiğini vurguladı. Kurumun değerlendirmesinde şu ifadeler kullanıldı: “TÜİK’in açıkladığı enflasyon verileri, halkın hissettiği gerçek enflasyonu tam olarak yansıtmıyor. Ancak resmi verilere göre bile Türkiye’de enflasyon seviyesi oldukça yüksek. Ülkemiz, enflasyon oranları açısından dünyada en kötü birkaç ülke arasında yer alırken, OECD ülkeleri içinde en yüksek enflasyona sahip ülke konumunu uzun süredir koruyor.”

Enflasyon: TÜİK yüzde 39, ENAG yüzde 79

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre Şubat’ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE) önceki aya göre yüzde 2,27 artarken, yıllık bazda artış yüzde 39,05 oldu. TÜFE’de böylece 20 ay sonra ilk kez yüzde 40 seviyesinin altı görüldü. Piyasa beklentisi aylık enflasyonun yüzde 3 seviyesinde gerçekleşeceği yönündeydi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış yüzde 20,84 ile giyim ve ayakkabıda kaydedildi. Buna karşılık en yüksek artış ise yüzde 94,90 ile eğitim grubunda hesaplandı. Aylık bazda bakıldığında ise giyim ve ayakkabıda yüzde 5,06 aşağı yönlü fiyat hareketi görüldü. Eğitim aylık bazda da yüzde 9,92 yükselişle yukarı yönlü hareketin en fazla olduğu grup oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yıl sonunda enflasyonun yüzde 24’e gerileyeceğini öngörüyor. Hükümetin Orta Vadeli Programında ise yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 17,5 olarak belirlenmişti.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verisine göre ise TÜFE’de aylık değişim yüzde 3,37 yukarı yönlü oldu. Yıllık enflasyon yüzde 79,51 olarak hesaplandı. ENAG’a göre aylık bazda en yüksek fiyat artışı yüzde 6,77 ile haberleşme kategorisinde görüldü, onu yüzde 5,38 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi. Sağlık grubunda ise önceki aya göre fiyat değişimi kaydedilmedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini değerlendirdi. Mehmet Şimşek, şu ifadeleri kullandı: “Dokuz aydır gerileyen yıllık enflasyon şubatta yüzde 39,1 gerçekleşti. Temel mallarda yıllık enflasyon geçen yılın aynı ayına göre 32 puan düşüşle yüzde 21,7, hizmet enflasyonu ise 35 puan düşüşle yüzde 59,8 oldu.

Dezenflasyon sürecini destekleyen maliye ve gelirler politikaları ile beklentilerdeki iyileşme sayesinde enflasyondaki istikrarlı düşüşün devam etmesini bekliyoruz. Vatandaşlarımızın alım gücünü ve gelir dağılımını kalıcı olarak iyileştirecek olan fiyat istikrarına ulaşmak için politikalarımızı kararlılıkla uygulayacağız.”

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Düşüşün Devam Etmesini Bekliyoruz

Mehmet Şimşek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine ilişkin, “Dezenflasyon sürecini destekleyen maliye ve gelirler politikaları ile beklentilerdeki iyileşme sayesinde enflasyondaki istikrarlı düşüşün devam etmesini bekliyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Vatandaşlarımızın alım gücünü ve gelir dağılımını kalıcı olarak iyileştirecek olan fiyat istikrarına ulaşmak için politikalarımızı kararlılıkla uygulayacağız.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini değerlendirdi. Mehmet Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Dokuz aydır gerileyen yıllık enflasyon şubatta yüzde 39,1 gerçekleşti. Temel mallarda yıllık enflasyon geçen yılın aynı ayına göre 32 puan düşüşle yüzde 21,7, hizmet enflasyonu ise 35 puan düşüşle yüzde 59,8 oldu.

Dezenflasyon sürecini destekleyen maliye ve gelirler politikaları ile beklentilerdeki iyileşme sayesinde enflasyondaki istikrarlı düşüşün devam etmesini bekliyoruz. Vatandaşlarımızın alım gücünü ve gelir dağılımını kalıcı olarak iyileştirecek olan fiyat istikrarına ulaşmak için politikalarımızı kararlılıkla uygulayacağız.”

Enflasyon: TÜİK yüzde 39, ENAG yüzde 79

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre Şubat’ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE) önceki aya göre yüzde 2,27 artarken, yıllık bazda artış yüzde 39,05 oldu. TÜFE’de böylece 20 ay sonra ilk kez yüzde 40 seviyesinin altı görüldü.

Piyasa beklentisi aylık enflasyonun yüzde 3 seviyesinde gerçekleşeceği yönündeydi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış yüzde 20,84 ile giyim ve ayakkabıda kaydedildi. Buna karşılık en yüksek artış ise yüzde 94,90 ile eğitim grubunda hesaplandı.

Aylık bazda bakıldığında ise giyim ve ayakkabıda yüzde 5,06 aşağı yönlü fiyat hareketi görüldü. Eğitim aylık bazda da yüzde 9,92 yükselişle yukarı yönlü hareketin en fazla olduğu grup oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yıl sonunda enflasyonun yüzde 24’e gerileyeceğini öngörüyor. Hükümetin Orta Vadeli Programında ise yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 17,5 olarak belirlenmişti.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verisine göre ise TÜFE’de aylık değişim yüzde 3,37 yukarı yönlü oldu. Yıllık enflasyon yüzde 79,51 olarak hesaplandı.

ENAG’a göre aylık bazda en yüksek fiyat artışı yüzde 6,77 ile haberleşme kategorisinde görüldü, onu yüzde 5,38 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi. Sağlık grubunda ise önceki aya göre fiyat değişimi kaydedilmedi.

Paylaşın

Türkiye, Enflasyonun En Yüksek Olduğu Beşinci Ülke

Dünya genelinde enflasyonun en yüksek olduğu 5’inci ülke Türkiye. TÜİK’in açıkladığı yüzde 42,1’lik enflasyon rakamı kabul edilirse ,Türkiye’yi 36,5 ile Burundi, 34,8 ile Nijerya ve 34,5 ile İran takip ediyor.

Haber Merkezi / TÜİK’e göre 2003’ten bu yana ortalama fiyatlar 24 kat, gıda fiyatlarıysa 35 kat arttı!

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, “Bu Ramazan mutfakta yangın var: İslam ülkelerinde gıda fiyatları en fazla Türkiye’de arttı!” başlıklı sosyal medya paylaşımı ile Türkiye’deki yüksek enflasyon ve gıda fiyatlarındaki artışa dikkat çekti.

Buğra Gökce, paylaşımında şu bilgilere yer verdi: “Dünyada enflasyonun en yüksek olduğu 5’inci ülke Türkiye. TÜİK’in açıkladığı yüzde 42,1’lik enflasyon rakamı kabul edilirse Türkiye’yi 36,5 ile Burundi, 34,8 ile Nijerya ve 34,5 ile İran takip ediyor. Savaş halindeki Rusya’da enflasyon yüzde 9,2 iken Ukrayna’da sadece yüzde 12.

Türkiye’deki gıda enflasyonu ise ağır saldırı altındaki Filistin’den bile daha yüksek. İsrail’in başlattığı saldırılar nedeniyle Filistin’de gıda enflasyonu 2024 yılı Kasım ayında yıllık bazda yüzde 121’e çıkarken, 2025 yılı Ocak ayında yıllık gıda enflasyon yüzde 21,86’ya düştü. Aynı dönemde Türkiye’de gıda enflasyonu yıllık bazda yüzde 41,76 olarak gerçekleşti.

İran’da yıllık gıda enflasyonu yüzde 27,3 olurken, Mısır’da yüzde 20,8, Suudi Arabistan’da ise sadece yüzde 0,8 olarak gerçekleşti. Yani bu Ramazan gıda fiyatları açısından en çok yoksullaşanlar bizim halkımız oldu.

TÜİK’e göre 2003’ten bu yana ortalama fiyatlar 24 kat, gıda fiyatlarıysa 35 kat arttı!

Gıda fiyatlarındaki artış dar gelirlileri ve çalışanları daha fazla etkiliyor. En düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,3’ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 36,6. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48,1’ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı sadece yüzde 14,5’.

Yani emekliler, çalışanlar, dar gelirliler gıda harcaması yaptıktan sonra başka harcama kalemlerine daha az oranda para ayırabiliyor, varsıl olanlarınsa bütçesinde gıda harcamaları önemli bir yer tutmuyor.

Yüksek enflasyon ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle bu Ramazan’da vatandaşın mutfağında yangın var. İftar sofraları geçen yıllara göre küçülüyor, halkımız Ramazan ayını bile endişe içerisinde yaşıyor.”

Paylaşın

2025 Yılsonu “Enflasyon” Hedefi Hayal Mi?

TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini değerlendiren Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Yıl sonu hedefi olarak belirlenen yüzde 21’e, hatta üst bant olarak belirlenen yüzde 26 seviyesine gelineceğine dair umut vermiyor” diyor ve ekliyor:

“Çünkü enflasyon dinamikleri aynen devam ediyor. Mal fiyatları ile hizmet fiyatları arasında hala 29 puanlık bir fark var. Servis ücretlerinden eğitim ücretlerine, kiralardan yeme-içme sektörüne kadar hizmetlerde enflasyon artışı yıllık yüzde 62,9, aylık bazda yüzde 10,3 düzeyinde çok yüksek seyrediyor.”

Prof. Dr. Ege Yazgan da, yıl sonunda enflasyon hedefine ulaşılıp ulaşılmayacağı konusunda tahminde bulunmak için erken olduğunu kaydederek, “Ama moral bozucu olan, hizmet enflasyonunun ocak ayında yüzde 10’u aşması diyebiliriz. Çünkü demek ki, bu alanda katılık devam ediyor” diyor.

Ege Yazgan, yıl sonunda enflasyonun yüzde 21’e indirilmesinden çok, yüzde 30’un altına düşürülmesinin daha kritik olduğunu ifade ediyor.

Türkiye’de aylık enflasyon, yılın ilk ayında beklentileri aşarak son 11 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Yıllık enflasyon ise baz etkisiyle son 1,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Ekonomi yönetiminin yıl sonunda yüzde 21’lik enflasyon hedefine ulaşması için, bundan sonraki 11 ayda aylık enflasyon artışının ortalama yüzde 1,5 seviyelerinde gerçekleşmesi gerekiyor.

Başta hizmet fiyatları olmak üzere enflasyonun ateşinin beklendiği ölçüde düşmediğine işaret eden uzmanlar, Merkez Bankası ve hükümetin yüzde 21’lik yıl sonu enflasyon hedefinden giderek uzaklaştığı görüşünde.

Ocak ayı içerisinde pek çok mal ve hizmet grubuna yeni yıl zamları yapılırken, asgari ücret zammının da devreye girmesiyle aylık enflasyon yükselişe geçti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık enflasyon ocak ayında yüzde 5,03 oldu.

Piyasa beklentisi enflasyonun yılın ilk ayında yüzde 4,5 civarında gerçekleşmesiydi. Son 12 ayı kapsayan yıllık enflasyon ise yüzde 42,12 olarak kayıtlara geçti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise, aylık bazda yüzde 3,06 ve yıllık bazda yüzde 27,20 oldu.

Sağlık harcamaları, aylık bazda en hızlı fiyat artışı yaşanan grup oldu. Sağlıkta ocak ayına fiyat artışı yüzde 23,57 olurken, sağlığı yüzde 7,66 ile çeşitli mal ve hizmetler ve yüzde 7,63 ile eğitim izledi. Giyim ve ayakkabı grubunda ise fiyatlar aylık olarak yüzde 5,17 geriledi.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan ocak ayı itibarıyla, 13 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 126 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Mal enflasyonunda tablo böyleyken, ekonomide bir türlü ateşi düşürülemeyen hizmet sektöründeki fiyat artışı ise aylık yüzde 10,3 ile yüksek bir orana ulaştı. Hizmet enflasyonunda kira tarafında yüzde 8,66’lık artış görülürken, diğer hizmetlerde yüzde 16,72’lik artış gerçekleşti.

Hayri Kozanoğlu: Yıl sonu hedefi umut vermiyor

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, DW Türkçe’den Aram Ekin Duran‘a yaptığı açıklamada, 2024 ocak ayında ölçülen yüzde 6,7’lik enflasyon devreden çıkınca, yıllık enflasyonda hafif bir düşüş gözlendiğine işaret ediyor.

Şubat ayı enflasyonu ile birlikte yıllık enflasyonun yüzde 40 sınırına geleceğini ifade eden Prof. Kozanoğlu, şu görüşleri dile getiriyor:

“Ama bu oran bile, yıl sonu hedefi olarak belirlenen yüzde 21’e, hatta üst bant olarak belirlenen yüzde 26 seviyesine gelineceğine dair umut vermiyor. Çünkü enflasyon dinamikleri aynen devam ediyor. Mal fiyatları ile hizmet fiyatları arasında hala 29 puanlık bir fark var. Servis ücretlerinden eğitim ücretlerine, kiralardan yeme-içme sektörüne kadar hizmetlerde enflasyon artışı yıllık yüzde 62,9, aylık bazda yüzde 10,3 düzeyinde çok yüksek seyrediyor.”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) son verilerine göre, 2025 yılı ocak ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri piyasa katılımcıları için 1,7 puan azalarak yüzde 25,4 seviyesine, reel sektör için 3,8 puan azalarak yüzde 43,8 seviyesine, hane halkı için ise 4,3 puan azalarak yüzde 58,8 seviyesine geriledi.

Ancak pek çok ekonomiste göre, beklentilerde düşüş olsa da, özellikle vatandaşların 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi, hala hükümet öngörülerinin neredeyse 3 kat üzerinde seyrediyor.

Enflasyonda önemli sorunlardan birinin de beklentilerin istenen hızla düşmemesi olduğunu kaydeden Prof. Kozanoğlu, “Çünkü asgari ücret yüzde 30 artırıldı ama geçen yıl yüzde 25 sınırı kalkınca, kiralarda yüzde 100’ü aşan artışlar oldu. Yine eğitim masraflarında, muayene ücretlerinde yüzde 99 artış var. Dolayısıyla ücretli vatandaşların yaşadığı, emeklilerin yaşadığı enflasyon çok daha ağır bir noktada” diye konuşuyor.

Bu arada milyonlarca kiracı ve ev sahibini ilgilendiren kira zammı oranı da, ocak ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte belli oldu. Buna göre 1 Şubat itibariyle ev ve iş yerlerine yapılacak kira zammı oranı, yıllık olarak yüzde 56,35 olarak belirlendi.

Öte yandan, TÜİK enflasyon sepetinde güncellemeye giderek, alkollü içecek ve tütün ürünlerinin payını yüzde 3,76’dan yüzde 3,52’ye düşürdü. 2024 yılı sepetinde yüzde 14,2 olan konutun payı ise yüzde 15,22 olarak gerçekleşti. Sağlığın payı da yüzde 4,09’a yükseldi. Eğitim de yüzde 1,88’den yüzde 2,31’e çıktı. Ulaşım payı ise yüzde 17,35’ten yüzde 15,34’e geriledi.

Ekonomist Prof. Dr. Aziz Konukman, TCMB ve hükümetin ekonomi yönetiminin enflasyon hedeflemesi konusunda sürekli değişikliğe gittiğini hatırlatıyor. Konukman, “Eylül ayında OVP’de yüzde 17,5 olan 2025 sonu hedefi, TCMB tarafından kasım ayında yüzde 21’e çıkarıldı. Ocak ayı verisine ve önümüzdeki aylardaki olası gelişmelere bakınca, yıl sonu enflasyonu için yeni bir hedef ortaya konabilir” diyor.

Özellikle kira zamları ile asgari ücret zammı arasındaki farkın 26 puan olduğuna dikkat çeken Prof. Konukman, şöyle konuşuyor:

“Bu oranlar sonuçta ortalama veriler, unutmayalım. Herkes gelirine göre enflasyonu hissediyor. Enflasyon, TÜİK tarafından gelir gruplarına göre açıklanmalı. Gelirinin büyük kısmını gıda, eğitim, sağlık, konut harcamasına veren milyonlarca insanın enflasyonu, açıklanan resmi verilerden katbekat fazla durumda. Durum böyleyken, siz milyonlarca insanın yaşadığı enflasyona yüzde 42 diyemezsiniz.”

İTO: Yüzde 48,4 ENAG: Yüzde 81,01

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) hafta sonunda açıkladığı ocak ayı İstanbul tüketici fiyat endeksi aylık bazda yüzde 5,16, yıllık bazda yüzde 48,4 artış kaydetmişti. Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre ise Ocak 2025’te aylık enflasyon yüzde 8,22 artış gösterdi. ENAG, yıllık enflasyonu ise yüzde 81,01 olarak hesapladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk enflasyon raporunu 7 Şubat’ta İstanbul’da açıklayacak.

TCMB’nin 8 Kasım 2024 tarihinde açıkladığı son enflasyon raporunda, tüketici enflasyonunda 2025 yıl sonu tahmini yüzde 14’ten yüzde 21’e yükseltilmişti. 7 Şubat’taki toplantıda yeni bir yıl sonu hedefi açıklanıp açıklanmayacağı merak konusu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan, yüzde 5 olarak gerçekleşen ocak ayı enflasyonunun beklentilerin üzerinde olsa da, sürpriz bir artışa işaret etmediğini söylüyor.

Yıl sonunda enflasyon hedefine ulaşılıp ulaşılmayacağı konusunda tahminde bulunmak için erken olduğunu kaydeden Prof. Yazgan, “Ama moral bozucu olan, hizmet enflasyonunun ocak ayında yüzde 10’u aşması diyebiliriz. Çünkü demek ki, bu alanda katılık devam ediyor” diyor.

Yıl sonunda enflasyonun yüzde 21’e indirilmesinden çok, yüzde 30’un altına düşürülmesinin daha kritik olduğunu ifade eden Prof. Ege Yazgan, şu görüşleri dile getiriyor:

“Hala yıl sonunu enflasyonda yüzde 30’un altında bitirme, yüzde 27’lere ulaşma şansı var. Burada en önemli iki nokta şu: Mart’ta enflasyonda belirgin bir iyileşme görecek miyiz? İkinci olarak ise, eylül ayında ekonominin canlanmasıyla beraber enflasyonda manzara ne olacak? Mart ve eylüldeki sonuçlar, yıl sonu enflasyonu açısından belirleyici olacak.”

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Türkiye’de Çift Haneli Enflasyon 2025’te De Devam Edecek

Birleşmiş Milletlerin “Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentileri 2025” raporunda, “Türkiye’de enflasyonun 2024 yılına göre 2025 yılında azalacağı ancak çift haneli rakamlarda ve yüksek oranlarda kalacağı öngörülmektedir” ifadesi kullanıldı.

Raporda, 2024’te Türkiye’de, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 50’de sabit tutmasıyla sıkı para politikası duruşunu sürdürdüğü, ancak geçtiğimiz yıl enflasyondaki düşüşle birlikte 2025 yılında ılımlı bir gevşeme beklenildiği kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi (DESA) “Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentileri 2025” raporunu yayınladı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’nun aktardığına göre; raporda, Türkiye’de enflasyonun 2024 yılında ortalama yüzde 60 civarında gerçekleştiği belirtilerek, “Bu oran tarihsel seviyelerin oldukça üzerinde. Türkiye’de enflasyon 2010-2019 yılları arasında yılda ortalama yüzde 10 oranında seyretmiştir. Yüksek hizmet fiyatları, jeopolitik riskler, artan gıda ve enerji fiyatları enflasyonist baskıları devam ettirmiş, yüksek enflasyon beklentilerini daha da arttırmıştır. Türkiye’de enflasyonun 2024 yılına göre 2025 yılında azalacağı ancak çift haneli rakamlarda ve yüksek oranlarda kalacağı öngörülmektedir” ifadesi kullanıldı.

Raporda, Türkiye’de hükümetin yüksek enflasyonu kontrol altına almak için bazı mali kısıtlama tedbirleri uygulamakta olduğu belirtilerek, “Yetkililer kamu harcamalarını kısmak için belirli bazı adımlar attı. Temmuz 2024’te hem yerel hem de çok uluslu şirketler için asgari kurumlar vergisi ve asgari gelir vergisi içeren kapsamlı bir vergi yasa tasarısı kabul edildi. Yeni tedbirlerin 2025 yılında mali açığın daraltılmasına yardımcı olması ve enflasyonist baskıları azaltması bekleniyor” ifadesi kullanıldı.

Raporda, Türkiye’deki ekonomik büyümenin 2023 yılında yüzde 5,1’den 2024’te tahmini yüzde 3 oranına gerilediği, 2025 yılındaysa sınırlı bir artışla yüzde 3,1 oranına yükselmesinin beklendiği kaydedildi. Türkiye’de, Haziran 2023’te başlatılan parasal sıkılaştırma ve mali konsolidasyonun 2024 yılının ikinci çeyreğinden itibaren etkisini göstermeye başladığı, özel tüketim harcamalarının büyümeye katkısı ikinci çeyrekte 1,1 puana gerileyerek son dört yılın en düşük seviyesine indiği belirtildi.

Türkiye’de geçtiğimiz yıl zayıflayan iç talep arzının ithalatın azalmasına yol açtığı, bunun da ihracatın yatay seyretmesiyle birlikte cari açığın daralmasına neden olduğu vurgulandı. 2024’te Türkiye’de, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 50’de sabit tutmasıyla sıkı para politikası duruşunu sürdürdüğü, ancak geçtiğimiz yıl enflasyondaki düşüşle birlikte 2025 yılında ılımlı bir gevşeme beklenildiği kaydedildi.

“ABD ekonomisi yavaşlayabilir”

Raporda, ABD’de bu yıl tüketici harcamalarında azalma beklentisinin ülke ekonomisinde bir yavaşlama yaşanmasına neden olabileceği kaydedildi. Raporda, Çin’deki istikrarlı performansın desteğiyle nispeten güçlü büyümeyi sürdüreceği, Hindistan’ın da devam eden ekonomik büyümesi sayesinde en hızlı büyüyen bölge olmaya sürdüreceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Raporda, 2025 yılında gıda enflasyonun birçok gelişmekte olan ülkede önemli bir sorun olmaya devam edeceği kaydedildi. Gelişmekte olan ülkelerin bu yılda enflasyonist baskılarla karşı karşıya kalmasıyla birlikte her beş ülkeden birinin enflasyonda çift haneli oranlara ulaşmasının beklendiği kaydedildi.

Gelişmekte olan ülkelerin neredeyse yarısında yüzde 5’in üzerinde seyreden gıda enflasyonunun önemli bir sorun olmaya devam ettiği, bu olumsuz durumun, özellikle aşırı hava olayları, çatışmalar ve ekonomik istikrarsızlıkla boğuşan düşük gelirli ülkelerde gıda güvensizliğini daha da derinleştirdiği kaydedildi. Raporda, bu yıl devam etmesi beklenen yüksek gıda enflasyonunun, birçok ülkedeki yavaş ekonomik büyümenin de tetikleyici etkisiyle birleştiğinde, milyonlarca kişinin daha da yoksullaşmasına neden olacağı belirtildi.

Paylaşın

DİSK: Milyonlarca İşçinin 28,5 Puanlık Zammı Gasp Edildi

İşçi, memur ve emekli maaş zamlarına ilişkin açıklama yapan DİSK, açıklamasında, “12 Aylık ortalamalara göre  enflasyon yüzde 58,51, asgari ücret zammı sadece yüzde 30. Milyonlarca işçinin 28,5 puanlık zammı gasp edildi” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / Açıklamanın devamında, “2024 yılı son 6 aylık enflasyon yüzde 15,75. İşçi ve Bağ-Kur emeklileri için uygulanacak zam oranı yasa gereği yüzde 15,75, memur emeklileri zam oranı yüzde 11,54” denildi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), TÜİK, 2024 yıl sonu enflasyon verileriyle hesaplanan işçi, memur ve emekli maaş zamlarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“TÜİK milyonların ekmeğiyle oynadı!
Resmi enflasyon oranları açıklandı!
Aralık 2024 enflasyonu sadece yüzde 1,03!!!
2024 yıl sonu resmi enflasyonu yüzde 44,38
12 Aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 58,51!

Asgari ücret zammı sadece yüzde 30!
Milyonlarca işçinin 28,5 puanlık zammı gasp edildi.
2024 yılı son 6 aylık enflasyon yüzde 15,75!
İşçi ve Bağ-Kur emeklileri için uygulanacak zam oranı yasa gereği yüzde 15,75.
Memur emeklileri zam oranı yüzde 11,54!”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre enflasyon, Aralık 2024’te aylık bazda yüzde 1,03 olurken, yıllık bazda yüzde 44,38’e geriledi.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise tüketici fiyatlarında artışı aylık 2,34; yıllık yüzde 83,40 olarak hesapladı.

TÜİK’e göre yıllık bazda en hızlı fiyat artışı yüzde 91,64 ile eğitimde kaydedildi. Fiyat değişimi en az, yüzde 25,88 artışla ulaştırmada görüldü. Aylık bazda giyim ve ayakkabı kategorisinde eksi yönlü fiyat hareketi görülürken ev eşyası yüzde 2,78 ile artışın en yüksek yaşandığı grup oldu.

TÜİK Kasım ayında enflasyonun aylık yüzde 2,24; yıllık yüzde 47,09 oranında arttığını hesaplamıştı.

Aralık verisiyle birlikte emekli zamlarına etki eden altı aylık enflasyon farkı da belli oldu. Altı aylık enflasyon oranı yüzde 15,75 olarak hesaplanırken SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında bu oranda artış yapılacak.

Paylaşın

Şimşek’ten “Enflasyon” Açıklaması: Düşüş Sürecek

TÜİK’in açıkladığı verileri değerlendiren Mehmet Şimşek, “2024 yılında enflasyon 2022 ve 2023 yıl sonuna göre 20 puan düştü. Enflasyondaki düşüş sürecek” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Maliye politikasının artan desteğinin yanı sıra hizmet enflasyonundaki katılığın azalması ve beklentilerdeki iyileşme ile 2025 yılında enflasyonun hedefimiz doğrultusunda gerçekleşmesini bekliyoruz.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini yorumladı. Mehmet Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşımızın geçim sıkıntısını çözmek en büyük önceliğimizdir. Bu doğrultuda gerekli politika çerçevesini oluşturduk ve dezenflasyon programını kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz.

Aralık ayında enflasyon son 19 ayın en düşük seviyesinde yüzde 1 oldu. Yıllık enflasyon yüzde 44,4’e gerileyerek 2023 yılı Kasım ayında açıklanan Merkez Bankası tahmin aralığının 2,4 puan üzerinde gerçekleşti. Böylece 2024 yılında enflasyon 2022 ve 2023 yıl sonuna göre 20 puan düştü.

Enflasyondaki düşüş sürecek. Maliye politikasının artan desteğinin yanı sıra hizmet enflasyonundaki katılığın azalması ve beklentilerdeki iyileşme ile 2025 yılında enflasyonun hedefimiz doğrultusunda gerçekleşmesini bekliyoruz.”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre enflasyon, Aralık 2024’te aylık bazda yüzde 1,03 olurken, yıllık bazda yüzde 44,38’e geriledi.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise tüketici fiyatlarında artışı aylık 2,34; yıllık yüzde 83,40 olarak hesapladı.

TÜİK’e göre yıllık bazda en hızlı fiyat artışı yüzde 91,64 ile eğitimde kaydedildi. Fiyat değişimi en az, yüzde 25,88 artışla ulaştırmada görüldü. Aylık bazda giyim ve ayakkabı kategorisinde eksi yönlü fiyat hareketi görülürken ev eşyası yüzde 2,78 ile artışın en yüksek yaşandığı grup oldu.

TÜİK Kasım ayında enflasyonun aylık yüzde 2,24; yıllık yüzde 47,09 oranında arttığını hesaplamıştı.

Aralık verisiyle birlikte emekli zamlarına etki eden altı aylık enflasyon farkı da belli oldu. Altı aylık enflasyon oranı yüzde 15,75 olarak hesaplanırken SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında bu oranda artış yapılacak.

Paylaşın

Merkez Bankası, Gıda Fiyatlarındaki Yükselişe Dikkat Çekti

Merkez Bankası (TCMB) kasım ayı fiyat gelişmeleri raporunda, gıda fiyatlarındaki artışa dikkat çekti: Yıllık enflasyon gıdada daha belirgin olmak üzere, gıda ve temel mal gruplarında yükselirken, diğer ana gruplarda ise geriledi.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kasım Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nu yayınladı. Rapordan öne çıkan bölümler şöyle:

Tüketici fiyatları kasım ayında yüzde 2,24 oranında artarken yıllık enflasyon 1,49 puan düşüşle yüzde 47,09 oldu. Yıllık enflasyon gıdada daha belirgin olmak üzere, gıda ve temel mal gruplarında yükselmiş, diğer ana gruplarda ise geriledi. Gıda grubu ekim ayının ardından kasım ayında da işlenmemiş gıdaya bağlı olarak güçlü fiyat artışıyla aylık tüketici enflasyonunu yukarıya çekerken, gıda hariç aylık enflasyon yüzde 1,34 ile görece olumlu bir görünüm arz etti. Sebze ön planda olmak üzere taze meyve ve sebze, gıda grubu fiyat artışını sürükleyen ana kalem oldu.

Temel mal grubunda fiyat artışı düşük seyrini korudu. İstisna olarak, aya özgü indirim dönemine rağmen beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerindeki fiyat artışları güçlü seyretti. Söz konusu kalemler dışındaki dayanıklı mallarda fiyatların sınırlı bir şekilde yükseldiği gözlendi. Mevsimsel etkilerle fiyatları düşüş sergileyen giyim ve ayakkabı alt grubu, temel mal aylık enflasyonunu olumlu etkiledi. Hizmet grubu aylık fiyat artışı kasım ayında ılımlı seyretti.

Bu gelişmede, dönemsel fiyatlama yapılan kalemlerde göreli fiyat uyarlamasının büyük ölçüde tamamlanmasının yanı sıra talebe duyarlılığı görece yüksek olan hizmet kalemlerindeki olumlu görünüm etkili oldu. Kira artışı hizmet grubunda öne çıkmaya devam etse de sözleşme yenileme oranındaki mevsimsel düşüşün yanı sıra sözleşmelerdeki artış oranının güç kaybetmesiyle yavaşlama eğilimini korudu. Üretici fiyatları artışı kasım ayında önemli ölçüde zayıflamış, yıllık üretici enflasyonu gerileme eğilimini sürdürdü. Bu görünüm altında, tüketici enflasyonu ana eğilimi yataya yakın bir seyir izledi.

Paylaşın

Dar Gelirlinin “Gıda Enflasyonu” Yüzde 86,2

DİSK-AR’ın  TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre; emeklinin gıda enflasyonu yüzde 67 olurken, dar gelirlinin gıda enflasyonu ise yüzde 86,2 oldu.

Haber Merkezi / Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi DİSK-AR, kasım ayı enflasyon verileri sonrası her ay olduğu gibi değerlendirme yayımladı. “Enflasyon çok yüksek, yoksulun enflasyonu daha da yüksek!” başlıklı değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:

“TÜİK verilerine göre TÜFE’deki değişim 2024 Kasım’da bir önceki aya göre yüzde 2,24 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,09 oldu. 2024 yılının ilk on bir ayında ortalama fiyat artış oranı ise yüzde 42,91 olarak gerçekleşti.

2024 Kasım döneminde en yüksek fiyat artışı yıllık yüzde 92,5 ile eğitim oldu. İkinci en yüksek fiyat artışının görüldüğü harcama grubu yıllık yüzde 74,45 artışla konut olurken üçüncü harcama grubu ise yüzde 60 ile lokanta ve oteller oldu. Gıda enflasyonu da ortalama enflasyonun üzerinde gerçekleşti ve yüzde 48,57 oldu.

TÜİK, Kasım 2024 döneminde gıda enflasyonunu yüzde 48,57 olarak açıkladı. Ancak bu enflasyon halkın hissettiği gerçek enflasyonu yansıtmaktan oldukça uzak bir oran. DİSK-AR’ın  TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 67 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 54,2 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 67,8 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 86,2 olarak gerçekleşti.

Son bir yıllık seriye baktığımızda ortalama resmi enflasyon ile en yoksul kesimin enflasyonu arasında ciddi bir fark olduğu ortaya çıkıyor.

Yüksek gelir gruplarının daha düşük gıda enflasyonu hissettiği görülüyor. Dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 47,3 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 34,1 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 86,2 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 34 düzeyinde kaldı. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

Gıda enflasyonunda olduğu gibi resmi ortalama enflasyon oranları da düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir. Uluslararası alanda Avrupa, ABD, Almanya ve Japonya Merkez Bankaları gibi çeşitli kuruluşlar tarafından hissedilen/algılanan ve beklenen tüketici enflasyonu düzenli olarak yayımlanıyor. Ancak TÜİK, aylık Tüketici Eğilim Anketi gerçekleştirmesine rağmen, bunun çıktısı olan “hissedilen/algılanan enflasyon”u açıklamıyor. TÜİK, uluslararası kuruluşların yaptığı gibi halkın hissettiği/algıladığı enflasyon oranı ve beklenen enflasyonu da elinde hazır bulunan verileri işleyerek yeni bir veri olarak yayımlamalıdır.  TÜİK ayrıca gelir gruplarına göre enflasyon farklılaşmasını da açıklamalıdır.

TÜFE ve gıda fiyatları endeksi artmaya devam ediyor. 2005 Kasım’da 122 olan TÜFE endeksi, Kasım 2024’te 2657’ye yükseldi. 2005 Kasım’da 116 olan gıda fiyatları endeksi ise 2024 Kasım’da 3792’ye yükseldi. Kasım 2005’te yüzde 7,6 olan yıllık enflasyon oranı Kasım 2024’te yüzde 47,09 oldu. Kasım 2005’te yüzde 5,7 olan yıllık gıda enflasyonu ise Kasım 2024’te yüzde 48,5’e yükseldi.

Öte yandan son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. Kasım 2005’te TÜFE’yle benzer seyreden gıda fiyatları endeksi Kasım 2024’te TÜFE’nin 1135 puan üstüne çıktı.

TÜİK veri saklamaya devam ediyor

TÜİK madde fiyat listesini Haziran 2022’den bu yana açıklamadığı için ürün ve hizmet bazında ortalama fiyatlar tam olarak bilinmiyor. TÜİK, DİSK tarafından açılan ve kazanılan davaya rağmen yargı kararını uygulamayı reddetti. Bu nedenle enflasyon oranını hesaplanmasına kaynak teşkil eden madde fiyat listesi görülemiyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın hukuksuz işleme koymama kararı, TÜİK’in madde sepeti ve ortalama madde fiyatlarına ilişkin veri setini açıklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları keyfi olarak hareket edemez. TÜİK’in yöneticileri Anayasa ve yasalar gereği mahkeme kararlarını gecikmesizin yerine getirmek zorundadırlar.”

Enflasyon, ENAG’a göre yüzde 86,76, TÜİK’e göre yüzde 47,09

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı enflasyon oranlarını açıkladı. Buna göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Ekim ayına göre yüzde 2,24 arttı. Yıllık artış ise yüzde 47,09 olarak kayıtlara geçti.

TÜİK verilerine göre, son bir yılın ortalamaları dikkate alındığında tüketici fiyatları yüzde 60,45, yurt içi üretici fiyatları ise yüzde 42,6 arttı.

Geçen yılın Kasım ayı ile kıyaslandığında fiyatların en fazla arttığı gruplar yüzde 92,49 ile eğitim ve yüzde 74,45 ile konut oldu. En az fiyat artışı ise yüzde 26,24 ile ulaştırma ve yüzde 31,45 ile giyim ve ayakkabıda kaydedildi. Aylık değişimlerde ise en fazla fiyat artışı yüzde 5,1 ile Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yaşandı. Giyim ve ayakkabı grubunda ise Ekim ayı ile kıyaslandığında Kasım’da yüzde 0,25 fiyat düşüşü olduğu kaydedildi.

Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verilerine göre ise, tüketici fiyatları Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 4,06, geçen yılın Kasım ayına göre de yüzde 86,76 arttı. ENAG’ın geçen ay için hesapladığı yıllık enflasyon ise yüzde 89,77 olarak açıklanmıştı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek enflasyon rakamlarıyla ilgili “Hizmet enflasyonundaki gerileme ve iyileşen enflasyon beklentileri katılıkları azaltmada önemli mesafe katettiğimizi gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

Paylaşın

Kırmızı Et Fiyatları Uçuşa Geçti

Kırımızı et fiyatlarındaki artış durdurulamıyor… İstanbul Perakendeci Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Aydın Tüfekçi, kıvırcık kuzu karkas etin kilogram fiyatının son 10 günde 60 liralık bir artışla 510-540 lira seviyesine çıktığını belirtti.

Kasapların müşteri kaybının derinleştiğine işaret eden Tüfekçi, marketlerin daha ucuz fiyatlarla satış yapmasının kasap esnafını olumsuz etkilediğini söyledi. İstanbul’da dana kıymanın kilogram fiyatı 630-650 lira, dana kuşbaşının ise 650-680 lira arasında değişiyor.

Artan enflasyon ve peş peşe gelen zamlar et fiyatlarını da yukarı çekmeye devam ediyor. Özellikle kuzu eti fiyatlarında yaşanan artış dikkat çekiyor. Dünya’dan Mehmet Hanifi Gülel‘e konuşan İstanbul Perakendeci Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Aydın Tüfekçi, kıvırcık kuzu karkas etin kilogram fiyatının son 10 günde 60 liralık bir artışla 510-540 lira seviyesine çıktığını belirtti.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da sezon sonu yaşanan sıkıntılar et fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Kesimlik hayvanların fiyatlarının artacağı beklentisi üreticilerin satış yapmaktan vazgeçmesine yol açtı. Tüfekçi, 8-14 aylık kıvırcık kuzuların kesimlerinin yapıldığını vurguladı.

Kıvırcık kuzuların Çanakkale, Biga, Balıkesir ve Tekirdağ’da yetiştirildiğini belirten Tüfekçi, bu hayvanların etinin yumuşaklığı ve lezzeti nedeniyle tercih edildiğini söyledi. İstanbul’daki kasaplarda kemikli kıvırcık kuzu etinin kilogram fiyatı 700-790 lira arasında değişirken, kıvırcık kuzu kıymanın fiyatı ise 1.150-1.250 liraya kadar yükseldi.

Anadolu’da kıvırcık hayvan yetiştiriciliği yapılmadığını, bunun yerine Karaman ve dağlıç koyun türlerinin bulunduğunu ifade eden Tüfekçi, kıvırcık karkas etin fiyatının geçen hafta 470 lira civarında olduğunu, ancak son kesimlerle birlikte 510-540 lira aralığına yükseldiğini kaydetti. Anadolu ırkı koyun ile kıvırcık koyun arasında 200 liranın üzerinde fiyat farkı oluştuğunu belirtti.

Kasapların müşteri kaybının derinleştiğine işaret eden Tüfekçi, marketlerin daha ucuz fiyatlarla satış yapmasının kasap esnafını olumsuz etkilediğini söyledi. İstanbul’da dana kıymanın kilogram fiyatı 630-650 lira, dana kuşbaşının ise 650-680 lira arasında değişiyor.

Tüfekçi, Ege Bölgesi için kuzu bıçak yağsız etin kilogram fiyatının Ulusal Kırmızı Et Konseyi verilerine göre 455 lira olarak açıklandığını, ancak bu fiyatların İstanbul’da çoktan geride kaldığını ifade etti. Kırmızı et fiyatlarının bölgesel farklılık gösterdiğini belirten Tüfekçi, İstanbul’a gelen et fiyatlarının çok daha yüksek olduğunu ekledi.

Paylaşın