Almanya’da “AK Parti’nin Seçim Kampanyaları” Alarmı

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Çekişmeli geçmesi beklenen seçimlerde Almanya’da kullanılacak oylar, özellikle AK Parti ve Erdoğan açısından önemli rol oynayabilecek.

2018 yapılan seçimlerde Almanya’da yaşayan ve sandık başına giden seçmenin yüzde 64,8’i Cumhurbaşkanlığı için Erdoğan’a, meclis seçimleri içinse yaklaşık yüzde 56’sı AK Parti’ye oy vermişti.

AK Parti’nin Almanya’daki seçim kampanyaları Alman politikacıları harekete geçirdi. Adalet Bakanı Marco Buschmann’ın İçişleri Bakanı Nancy Faeser ve Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’a bir yazı göndererek nefret söylemi içeren kampanyalara karşı önlem alınmasının önemine dikkat çektiği bildirildi.

Rheinische Post gazetesi, Hür Demokrat Partili (FDP) Buschmann’ın mektupta “Seçimler göz önünde bulundurulduğunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taraftarlarının önümüzdeki haftalarda Almanya’da da daha güçlü bir şekilde seçim kampanyası yürütmesi beklenmektedir. Kampanya etkinlikleri çerçevesinde, insan onurunu zedeleyen nefret söylemi içerikli mesajlar yayılmasını hesaba katmak zorundayız” dediğini aktardı.

AK Parti milletvekili “Yok edeceğiz” demişti

AK Parti milletvekili Mustafa Açıkgöz’ün 13 Ocak’ta Neuss kentinde yaptığı konuşmada sarf ettiği, PKK ve Gülen yapılanması mensupları için “Saklandıkları deliklerden çıkarıp yok edeceğiz” ifadesi Almanya’da nefret söylemi olarak değerlendirilerek yoğun tepkiye yol açmış, Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmıştı.

Adalet Bakanı Buschmann mektubunda, “Yaşanan vakalar, bazı Türk yetkililerin seçim kampanya etkinliklerinde siyasi rakiplere karşı bilinçli olarak insan onurunu zedeleyici dil kullanacaklarını gösteriyor. Bu hiçbir şekilde kabul edilemez ve düşünce özgürlüğü sınırlarının açık bir şekilde ihlalidir” ifadelerine yer verdi.

Buschmann, içişleri ve dışişleri bakanlarına yazdığı mektupta toplanma hukuku çerçevesinde yabancı yetkililerin etkinliklerine izin zorunluluğunun dikkatli bir şekilde uygulanması ve kuralların Türkiye’ye -gerekirse bir kez daha- açık bir şekilde hatırlatılması gerektiğini vurguladı, eyaletlerde toplanma hukuku konusunda ilgili makamlarda da konuyla ilgili duyarlılık yaratılmasını istedi.

Almanya’da 2017 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle, AB dışındaki ülkelerden yetkililerin Almanya’da yaşayan vatandaşlarına yönelik resmi seçim kampanyası etkinliklerinde bulunması, Alman hükümetinin iznine tabi hale getirildi. Seçimler öncesindeki üç aylık süreçte ise seçim kampanyası etkinliğinde bulunulmasına izin verilmiyor.

Yeşiller partisinin iç politika sözcüsü Lamya Kaddor, gazeteye yaptığı açıklamada, bu kurala rağmen “gri alanlar” bulunduğunu, Türkiye bağlantılı Alman dernek ve kuruluşları ya da resmi sıfatı bulunmayan Türk kişiler yoluyla seçim etkinliği yürütülebildiğini kaydetti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Almanya’da “Keyif Amaçlı” Esrara Yeşil Işık

Kişisel tüketim amacıyla 25 grama kadar esrar (Cannabis) bulundurmak ve yine kişisel tüketim için esrar elde etmek üzere üç adet bitkiyi kendi imkanları ölçüsünde yetiştirmek Almanya’da yakın tarihte yasal olacak.

Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach tarafından Çarşamba günü Berlin’de esrarın yasallaştırılmasına yönelik revize edilmiş yasa taslağının tanıtımında duyurulacak.

Esrarın serbest satışı başlangıçta sadece örnek projeler kapsamında mümkün olacak. Ayrıca, esrar sosyal kulüpleri olarak anılan derneklerin kurulmasına da izin verileceği belirtildi.

İspanya ve Malta’da halihazırda faal olan söz konusu derneklerin üyeleri kendi yetiştirdikleri esrarı kullanabiliyor.

Avrupa Birliği’nin (AB) Almanya’da esrarın yasallaşmasını onaylaması için, başlangıçta planlandığı üzere esrar ürünleri için genel bir serbest satış izni olmaması gerekiyor.

Esrarın, lisanslı işletmelerde satışına beş yılla sınırlı bölgesel model projeler kapsamında izin verilecek. İlgili bölgelerde daha sonra yasal esrar satışlarının tüketim ve karaborsa üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla bilimsel çalışmalar yapılacak.

Keyif amaçlı esrar kullanımının yasallaştırılması, Sosyal Demokrat SPD, Yeşiller ve Liberal FDP tarafından oluşturulan hükümetinin koalisyon anlaşmasında da yer bulmuştu.

Anlaşmada, bu şekilde uyuşturucu üretimi ve dağıtımını yeraltı dünyasına bırakmak yerine, örneğin esrar olarak da bilinen Hint kenevirinin devlet kontrolu altında satılmasıyla, uyuşturucu amaçlı kullanılan tehlikeli maddelerin, kimyasal içeriklerin yol açtığı zararların önlenebileceği vurgulanmıştı.

Esrar Almanya’da en yaygın olarak kullanılan uyuşturucu. Yapılan anketlere göre her dört kişiden biri en az bir kez Hint keneviri kullandığını kabul ediyor.

Eski Başbakan Angela Merkel döneminde, 2017 yılında federal hükümet esrarın ağır hastaların tedavisinde kullanılmasına izin veren yasaya yeşil ışık yakmıştı.

Geçtiğimiz yıllarda da benzer uygulamalarla Hollanda’nın yanı sıra, Portekiz, İspanya ve Danimarka gibi AB üyesi bazı ülkeler ve ABD’de bazı eyaletlerde de esrarın özel lisanslı işletmelerde satışı serbest bırakılmıştı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 37 eyalet ve Washington tıbbi esrarı yasallaştırırken, 19 eyalette ise keyif amaçlı kullanım yasallaştırdı.

Paylaşın

Rusya, Otomobil Devi Volkswagen’in Ülkedeki Tüm Varlıklarını Dondurdu

Rusya’da mahkeme, Batılı ülkelerin Moskova’ya karşı yaptırımlarının ardından Rusya’daki faaliyetlerini askıya alan Volkswagen Group’un (VW) tüm varlıklarını dondurdu.

Volkswagen, geçen yıl Rusya’da yaklaşık 42 bin otomobil ve 1.500 ticari araç satmış, grubun satışları 2021 yılına göre yüzde 80 gerilemişti.

Rusya’da mahkeme kararıyla, Alman otomobil üreticisi Volkswagen’in ülkedeki tüm varlıkları donduruldu. Reuters haber ajansı karara ilişkin mahkeme dokümanını gördüklerini duyurdu.

Volkswagen, Rusya’da üretim yapan Avrupalı otomobil üreticilerinden biri ancak Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarının başlamasının ardından devreye giren yaptırımlar nedeniyle şirket Rusya’daki üretimini durdurmuştu.

Volkswagen’in Rusya’daki üretim ortağı GAZ isimli Rus otomotiv şirketi, Alman şirket hakkında sözleşme şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı.

Fabrikasında Volkswagen araçların üretildiği şirketler Alman Volkswagen firması sözleşmesini geçen yıl Ağustos ayında yaptırımlar gerekçesiyle fesh etmişti.

GAZ şirketinin anlaşmanın feshi nedeniyle yaklaşık 208 milyon dolar kayba uğradığı tahmin ediliyor.

Volkswagen anlaşmayı sonlandırmasının ardından ilk olarak Rusya’nın Kaluga şehrindeki fabrikayı satmayı denemişti.

Yıllık 225 bin otomobil üretim kapasitesine sahip şirketin çalışanları da 2022 yılının Mart ayından bu yana ücretsiz izine gönderilmiş durumda.

Volkswagen, geçen yıl, Rusya’da yaklaşık 42 bin otomobil ve 1.500 ticari araç sattı. Grubun satışları 2021 yılına göre yüzde 80 geriledi.

Paylaşın

Almanya’da Kiliseye Saldırı: 7 Ölü 8 Yaralı

Almanya’nın Hamburg kenti Grossborstel semtinde yer alan Yehova Şahitlerine ait bir kilisede gerçekleşen silahlı saldırıda ilk belirlemelere göre 7 kişi öldü, 8 kişi de yaralandı.

Saldırıyı gerçekleştiren kişinin ölenlerin arasında bulunabileceği kaydedilirken, saldırının motivasyonuna ilişkin soruşturma devam ediyor.

Associated Press (AP) haber ajansına konuşan polis sözcüsü Holger Vehren, ölü ve yaralı sayısını açıklamazken saldırganın kaçtığına dair bir işaret olmadığını, saldırganın ya da saldırganların binada ya da ölenler arasında olabileceğini kaydetti.

Vehren polisin yerel saatle 9.15 sularında saldırıdan haberi olduğunu ve hızla olay yerine gittiğini akatradı. Polis memurlarının olay yerine varınca üst kattan silah sesi duyduklarını, burada bir kişiyi bulduklarını ve bu kişinin saldırgan olabileceğini belirtti. Vehren polisin olay sırasında silah kullanmak zorunda olmadığını aktardı.

Polisin saldırı sırasında binada yapılan etkinliğin ne olduğuna dair bilgisi olmadığı belirtildi.

AP’ye göre Hamburg polisi Twitter’da paylaştığı iletide Hamburg’un Gross Borstel’in yakınındaki Alsterdorf bölgesinde büyük bir operasyon yürüttüğünü belirtti. Polisi Twitter’da yaptığı açıklamada ciddi yaralananlar ve hayati tehlikesi olanların olduğunu bildirdi.

NDR kanalına göre Hamburg polis sözcüsü bir ya da daha çok kişinin yerel saatle 21.00 sıralarında kilisede bulunanlara ateş açtığını söyledi. Sözcü hayatını kaybedenlerin hepsinde kurşun yaraları olduğunu bildirdi.

DPA haber ajansı bölge sakinlerinin telefonlarına uyarı mesajı gittiğini ve sokaklardan uzak durmalarının istendiğini belirtti. DW de bölge sakinlerinden evlerinde kalmalarınının istendiğini belirtti ancak polisin failin kaçtığına dair bir işaret olmadığını söylediğini aktardı.

Hamburg Belediye Başkanı Peter Tschentscher, Twitter’da haberlerin “şok edici” olduğunu söyleyerek kurbanların yakınlarına başsağlığı diledi. Tschentscher, “Güvenlik güçleri tüm hızlarıyla failleri yakalamak ve olayın perde arkasını aydınlatmak için çalışıyor” dedi.

Yehova Şahitleri, 19. yüzyılda ABD’de kurulan ve merkezi New York’un Warwick kasabasında olan uluslararası bir kilisenin parçası. Almanya’da yaklaşık 170 bin olmak üzere dünya çapında yaklaşık 8 milyon 700 bin üyesi olduğunu sanılıyor.

Üyeler, kapı kapı dolaşmak ve halka açık meydanlarda yayın dağıtmak gibi faaliyetleriyle biliniyor. Mezhebin kendine özgü uygulamaları arasında silah taşımayı, kan naklini, bir bayrağı selamlamayı veya laik hükümete katılmayı reddetmek yer alıyor.

Yehova Şahitleri kimdir?

Yehova Şahitleri, 19. yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan ve merkezi New York’ta bulunan uluslararası bir kilisenin parçasıdır. 170 bini Almanya’da olmak üzere dünya çapında yaklaşık 8,7 milyon üyeye sahip olduğu tahmin ediliyor.

Batı ülkelerinde ‘kapı çalarak’ sıradan halka ulaşmaya çalışan üyeleri, ayrıca kitap dağıtımı gibi misyonerlik faaliyetleriyle biliniyor. Mezhebin kendine özgü uygulamaları arasında kan bağışı ya da laikliği kabul etmeme gibi özellikleriyle de tanınıyor.

Yehova’nın Şahitleri inançları ve bazı uygulamalarından ötürü Rusya gibi kimi ülkelerde ‘aşırılık’ gerekçesiyle yerel otoriteler tarafından yasaklandı.

Paylaşın

Almanya’dan Çine Net Uyarı: Rusya’ya Silah Verme

Almanya Parlamentosu’nda konuşan Başbakan Olaf Scholz, Çin’i Rusya’ya silah tedarik etmemeye çağırdı. ABD ve müttefikleri, Çin’in Rusya’ya silah tedarik etmeyi düşündüğünü öne sürerken Pekin ise bunu yalanlıyor.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Çin’i Ukrayna’daki işgalini sürdüren Rusya’ya silah vermemeye davet etti.

Alman parlamentosunda konuşan Scholz, “Çin’e mesajım açık: Moskova’daki nüfuzunuzu Rus askerlerinin çekilmesine yönelik baskı için kullanın. Ve saldırgan Rusya’ya silah tedarik etmeyin” dedi.

Scholz, Pekin’in Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesini kınamaktan çekinmesinin de hayal kırıklığı yaşatan bir durum olduğunu ancak Çin’in nükleer gerilimin düşürülmesine yönelik çabalarınıysa takdir ettiğini belirtti.

ABD ve müttefikleri, Çin’in Rusya’ya silah tedarik etmeyi düşündüğünü öne sürüyor. Pekin ise bunu yalanlıyor.

Biden yönetimi, kamuoyuna henüz bu iddiayı kanıtlayacak bir delil sunmadı. Ancak hem ABD Başkanı Joe Biden hem de ABD Dışişleri Antony Blinken Çinli mevkidaşlarıyla yaptıkları ikili görüşmelerde Pekin’i Rusya’ya silah vermemesi konusunda uyarmıştı.

“Kiev’le güvenlik garantilerini konuşuyoruz

Scholz, parlamentodaki konuşmasında ayrıca, Almanya ve müttefiklerinin Ukrayna’da sürdürülebilir bir barış sağlanmasına yönelik güvenlik garantileri konusunda Kiev ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Almanya Başbakanı, “Ukrayna için sağlanacak güvenlik garantileri konusunda Kiev ve diğer partnerlerle konuşuyoruz” dedi.

“Ancak bu tip güvenlik garantileri Ukrayna’nın bu savaştakendini başarıyla savunduğu varsayımına dayanır” diyen Scholz, Almanya’nın bu nedenle Kiev’e silah temin ederek desteğini sürdüreceğini ifade etti.

Paylaşın

“Bankalar İçin Riskler Devam Ediyor” Uyarısı

Aksiyom Alternatif Yatırımları’ndan (Axiom Alternative Investments) Jerome Legras, “Bir taraftan faizlerin yükselmesi bankalara fayda sağlarken diğer taraftan ekonomik görünümdeki belirsizlik ve batık kredi riski çok yüksek” dedi.

Merkez bankalarının faizleri yükseltmesi ile artan borçlanma maliyetleri uzun süredir bekleyişte olan Avrupalı bankaların karlılıklarına önemli katkıda bulundu fakat bu defa da ekonominin yavaşlaması riskiyle karşı karşıya kaldılar.

Amerikan Merkez Bankası Fed ve Avrupa Merkez Bankası, geçen sene 10 yıldır neredeyse sıfır düzeyinde tuttukları politika faizini yükseltmeye başladı. Bunun etkisi ilk olarak bankaların bilançolarına yansıdı.

Avrupa’nın iki önde gelen bankası İsveçli SEB ve İspanyol Sabadell 2022’de güçlü karlar açıkladı. Fakat faizlerin yükselmesi bankalar için iyi bir gelişme olsa da artan hayat pahalılığı ve savaşın etkisiyle yavaşlayan ekonomi özellikle emlak gibi şişen balonların patlamasına yol açabilir.

Reuters’e konuşan Axiom Alternative Investments’tan Jerome Legras, “Bir taraftan faizlerin yükselmesi bankalara fayda sağlarken diğer taraftan ekonomik görünümdeki belirsizlik ve batık kredi riski çok yüksek,” ifadelerini kullandı.

İsviçreli UBS, İtalyan Unicredit ve Hollandalı ING gibi Avrupa’nın en büyük bankaları 2022 performanslarını önümüzdeki günlerde açıklayacak.

Faizlerin en hızlı yükseldiği İngiltere’de ise bankalar gelecekten biraz daha umutlu. Finans kuruluşları 2023’te karlarının yükselmeye devam edeceği sinyallerini verdi.

Fakat İngiltere’de iflas eden şirket sayılarındaki artış ve 2022’nin dördüncü çeyreğinde konut fiyatlarında görülen yüzde 2,5’lik gerileme ekonominin gidişatı ile ilgili olumsuz bir tablo çiziyor.

Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank da yükselen faizlerden olumlu etkilendi. Bankanın son çeyrekte de kar açıklayarak üst üste onuncu çeyrekte pozitifte olması bekleniyor.

Fakat Almanya ve Avusturya’da bankaların özellikle ticari gayrimenkul alanında aktif olmaları emlak piyasasında yaşanacak problemlerden daha fazla etkilenebilecekleri anlamına geliyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

ABD’den Ukrayna’ya “Ağır Silah” Yardımı

ABD, Ukrayna’ya zırhlı araçlar ve hava savunma sistemlerini de içeren toplam 2,5 milyar dolarlık yeni paket açıkladı. ABD, Rusya’nın Ukrayna’yı geçen yıl Şubat ayında işgal etmesinden bu yana bu ülkeye toplamda 27 milyar 400 milyon dolar güvenlik desteği yaptı.

ABD Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre Washington’un Ukrayna’ya son askeri yardım paketi içinde 59 Bradley Savaş Aracı ve 90 Stryker Zırhlı Personel Taşıyıcı yer alıyor.

Son yardıma ayrıca HIMARS roket sistemi için mühimmat, sekiz Avenger hava savunma sistemi, binlerce topçu mermisi ve yaklaşık 2 bin tanksavar roketi için ek mühimmat dahil.

Kış mevsiminin Rus güçlerine yeniden organize olma ve büyük bir saldırı başlatma fırsatı verebileceği kaygıları nedeniyle Ukrayna batıdan daha fazla silah talep ediyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski Aralık ayında Washington’da ABD Kongresi’ne hitaben yaptığı konuşmada Ukrayna’ya yapılan desteğin, “hayır işi” olmadığını, “demokrasiye yatırım” olduğunu söylemiş, ABD’den güvenlik alanındaki desteğini sürdürmesini istemişti.

Öte yandan Reuters haber ajansına konuşan Amerikalı bir yetkili CIA Başkanı William Burns’un yakın zamanda Ukrayna’ya gizli bir ziyaret yaptığını ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’yle biraraya geldiğini belirtti.

Haberi ilk veren Washington Post gazetesine göre ziyaret geçen haftanın sonunda gerçekleşti. Haberde Burns’un, Zelenski’yi Rusya’nın gelecek askeri planlarıyla ilgili beklentileri konusunda bilgilendirdiği belirtildi. Ayrıca Burns’un, ABD’nin desteğinin ulaşmasının bir noktada zorlaşacağını belirttiği kaydedildi.

Washington Post’un kaynaklarına dayandırdığı habere göre Zelenski ve üst düzey istihbarat yetkilileri Cumhuriyetçiler’in ABD Temsilciler Meclisi’nde az farkla çoğunluğu elde etmesinin ardından Ukrayna’nın ABD ve Batı yardımının daha ne kadar devam etmesini bekleyebileceğini tartıştı.

Öte yandan aralarında İngiltere ve Hollanda’nın da olduğu bir dizi ülke de yeni yardım paketi sözü verdi. Açıklama, Almanya’da bugün gerçekleşecek ve 50 ülkenin silah yardımlarını koordine edeceği toplantı öncesinde yapıldı.

Estonya’daki bir askeri üste bir araya gelen 11 ülkenin temsilcileri, Ukrayna’nın yeni bölgelerde hakimiyet kurması ve Rusya’nın ilerlemesinin durdurulması hedefiyle silah yardımlarını artırmaya karar verdi.

İngiltere, Polonya, Letonya, Litvanya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Hollanda ve Slovakya, daha çok destek sözü verdi.

Ortak açıklamayla duyurulan yardım paketleri şunları içeriyor:

  • İngiltere: 600 Brimstone füzesi
  • Danimarka: 19 Fransız yapımı Caesar tipi obüs
  • Estonya: Havan topları, cephane, destek araçları ve tanksavar bomba atarlar
  • Letonya: Stinger hava savunma sistemleri, iki helikopter, İHA’lar
  • Litvanya: Uçaksavar ve iki helikopter
  • Polonya: : S-60 uçaksavar ve 70 bin mermi
  • Çek Cumhuriyeti: Cephanelik, havan topları ve zırhlı personel taşıyıcılar.
  • Hollanda: Yardım paketini Cuma günü duyuracak.

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, Estonya’daki ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, “2023’te, Ukraynalıların Rusya’yı püskürtüp Ukrayna dışına çıkararak ülkede egemenliklerini yeniden tesis etmelerinin zamanı geldi” dedi.

Paylaşın

Almanya’dan Dikkat Çeken Karar; Ezidilere Yönelik Suçlar ‘Soykırım’ Olarak Tanındı

Almanya Federal Meclisi, Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Ezidilere yönelik suçlarını “soykırım” olarak tanıma kararı aldı. Karar oy birliği ile kabul edilerek yasalaştı. Ezidiler’e yönelik katliamlar Birleşmiş Milletlerce soykırım olarak kabul edilmişti.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, kararı sosyal medya hesabından paylaştığı Kürtçe mesajlarla duyurdu:

“Üç yıl önce kuzey Irak’ta Ezidi kadınlarla tanıştım: Kaçırılmış, köleleştirilmiş ve tecavüz edilmişlerdi. Onların bu acısı beni bırakmadı.

Almanya Federal Meclisi bugün IŞİD’in Ezidilere karşı işlediği suçları soykırım olarak tanıma kararı aldı.

Dünyadaki herhangi bir meclisin alacağı herhangi bir kararın acılarını dindiremeyeceğini biliyoruz. Ama bu kararın bir fark yaratacağına inanıyorum: Bu, acılarını dindirme yolunda olduğu kadar hayatta kalanlar için adalet sağlama yolunda da önemli bir adım.

Ülkemiz şu anda dünyanın en büyük Ezidi diasporası durumunda. Bugünkü oylama onların yorulmak bilmez çabaları sayesinde.”

Taslakta ne vardı?

Rudaw haber sitesinin haberine göre, Almanya Federal Meclisi’nin kabul ettiği taslak metinde, “Alman Parlamentosu, IŞİD adlı örgütün Irak ve Suriye’de işlediği suçların kurbanlarını saygıyla anıyor. Ayrıca, IŞİD terör örgütünün yüz binlerce insana çektirdiği acıları kabul ediyor” deniliyordu.

IŞİD’in Ezidilere saldırma amacına değinen taslakta, “IŞİD’in amacı Ezidi toplumunu yok etmekti. Özellikle 2014 yılında 5 bini aşkın Ezidi IŞİD işkencesine maruz kaldı ve vahşice öldürüldü” ifadelerine yer veriliyordu.

IŞİD’in Ağustos 2014’te Şengal’e yaptığı saldırıya değinilen taslakta, “Ezidilerin dinlerini değiştirmeye zorlandığına, buna direndiklerinde ise idam edildiklerine veya zorla köleleştirildiklerine, erkek çocukların Kuran okullarında eğitildiğine, çocuk asker olarak alındıklarına veya intihar bombacısı olarak kullanıldıklarına” atıfta bulunuluyordu.

Ezidi kadınların durumuna ve yaşadıklarına da değinilen taslak metinde, “Kadın, sadece Ezidi kadın ve erkekleri arasında savunulduğundan, aynı şekilde Ezidi toplumu Ezidi bir anne ve babadan olmayan çocukları kabul etmediğinden IŞİD, Ezidi toplumunu küçük düşürmek amacıyla, Kürt Ezidi kadınlara kasıtlı olarak cinsel şiddet uyguladı” deniliyordu:

“Kadınların kaçırılması, köleleştirilmesi ve onlara tecavüz edilmesi IŞİD tarafından en başından beri Ezidilerin bütünlüğünü nesiller boyunca yok etmek için sistematik olarak kullanıldı.”

Ezidi Soykırımı

Irak ve Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Irak’taki Ezidiler’e yönelik 3 Ağustos 2014’te gerçekleştirmiş olduğu katliamlar silsilesi (Ezidilerin deyimiyle 73. Ferman) Birleşmiş Milletlerce soykırım olarak kabul edildi.

Soykırımda Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki Ezidi kadınlar ve kız çocukları IŞİD mensupları tarafından cinsel köleliğe zorlandı, erkekler sürgün edildi ve binlercesi topluca infaz edildi.

Birçoğu Sincar’da olmak üzere toplamda yaklaşık 5 bin kişinin öldürüldüğü 10 bine yakın kişinin ise esir düştüğü biliniyor.

Ezidi Kürtleri Kurtarma Ofisi verilerine göre, 1500 Ezidi Kürt kurşuna dizildi.

Şu ana kadar örgüt tarafından kaçırılan 3 bin 100 kişi kurtarıldı. Hala yaklaşık 2 bin 700 kişiden hiçbir haber alınamıyor.

Soykırım 2014’te Peşmerge’nin IŞİD saldırıları sonucunda geri çekilmesinden sonra başladı. IŞİD’in Ezidilere yönelik katliamı uluslararası toplumda geniş yer buldu ve tepki olarak ABD, IŞİD’e yönelik hava saldırılarına başladı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve Avustralya, Sincar Dağları’na kaçan Ezîdîlere uçaklarla acil yardımlar yaptı ve Ezidileri savunmaya giden Peşmerge, PKK ve YPG güçlerine silah desteği sağladı.

IŞİD’in Ezidi nüfusa yönelik eylemleri yaklaşık 500 bin mülteciye ve binlerce kişinin ölümüne veya kaçırılmasına sebep oldu. Soykırım özellikle Almanya’daki diğer Ezidi topluluklarını da etkiledi.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi 2019’da 3 Ağustos’u “Ezidi Soykırım Günü” ilan etti.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Berlin, Ankara’yı Sert İfadelerle Uyardı

AK Parti milletvekili Mustafa Açıkgöz’ün PKK ve Gülen yapılanması için “Saklandıkları deliklerden çıkarıp yok edeceğiz” konuşmasına sert tepki gösteren Almanya, Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği aracılığıyla Ankara’yı sert ifadelerle uyardı.

Haber Merkezi / AK Parti Nevşehir Milletvekili Mustafa Açıkgöz’ün Almanya’daki konuşmasında PKK ve Gülen yapılanması için “Saklandıkları deliklerden çıkarıp yok edeceğiz” demesi üzerine, Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama geldi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, “Türk milletvekilinin yer aldığı görüntüler tekrarlanmamalı. Nefret söyleminin Almanya’da yeri yoktur” ifadelerini kullandı.

Söz konusu görüntülerle ilgili Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi’nin Dışişleri’ne çağrıldığı da açıklamada belirtildi.

Açıklamada, yabancı ülkelerin seçim kampanyalarıyla ilgili etkinliklerin önceden Alman makamlarınca onaylanması gerektiği kaydedildi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Türk temsilciler oyun kurallarına uymadıkları takdirde, bunun sonuçlarını değerlendirmek zorundayız” ifadeleri yer aldı.

Açıkgöz ne demişti?

Nevşehir Milletvekili Mustafa Açıkgöz, Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Almanya’daki yapılanması olan Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu’nun Neuss kenti şubesinde 13 Ocak’ta bir konuşma yaptı. Açıkgöz, bu konuşmasında PKK ve “FETÖ” olarak tanımladığı Gülen yapılanması mensuplarını “yok edeceklerini” söyledi.

Açıkgöz’ün, ”Onlara Türkiye’de yaşam hakkı tanımadığımız gibi Almanya’da da tanımayacağız. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar PKK denen terör örgütünü, FETÖ denen terör örgütünü bitireceğiz” şeklindeki ifadeleri Almanya’da geniş yankı buldu.

Paylaşın

Almanya’ya İltica Başvuruları: Türkiye Üçüncü Sırada

Almanya Federal Göç ve Sığınmacılar Dairesi’nin yıllık raporuna göre, yeni iltica başvurularında 70 bin 976 başvuruyla Suriyeliler ilk sırada. İkinci sırada 36 bin 358 kişiyle Afganistan vatandaşları, üçüncü sırada da 23 bin 938 kişiyle Türkiyevatandaşları geliyor.

İltica başvurularında bu üç ülkeyi 15 bin 175 başvuruyla Irak ve 7 bin 963 başvuruyla Gürcistan takip ediyor. Raporda 2021 yılında dördüncü sırada olan Türkiye’den yapılan ilk iltica başvurularının bir yıl içinde yüzde 238,7 oranında arttığı kaydedildi.

Almanya Federal Göç ve Sığınmacılar Dairesi’nin yıllık raporuna göre 2022 yılında 217 bin 774 kişi Almanya’ya iltica başvurusunda bulundu. Bu sayının pandemi nedeniyle seyahat kısıtlamalarının yürürlükte olduğu bir önceki yıla göre yüzde 47 oranında daha fazla olduğu kaydedildi.

Yeni iltica başvurularında 70 bin 976 başvuruyla Suriyeliler ilk sırada. İkinci sırada 36 bin 358 kişiyle Afganistan vatandaşları, üçüncü sırada da 23 bin 938 kişiyle Türkiye vatandaşları geliyor. İltica başvurularında bu üç ülkeyi 15 bin 175 başvuruyla Irak ve 7 bin 963 başvuruyla Gürcistan takip ediyor.

Raporda 2021 yılında dördüncü sırada olan Türkiye’den yapılan ilk iltica başvurularının bir yıl içinde yüzde 238,7 oranında arttığı kaydedildi.

Ocak 2022’den Aralık 2022 sonuna kadar olan dönemde yapılan iltica başvurularının yaklaşık 25 bin kişiyle yüzde 11’ini Almanya’da doğan 1 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. 2022 yılında iltica başvurusu kabul edilmeyen yaklaşık 26 bin kişinin de yeniden iltica başvurusunda bulunduğu öğrenildi.

Ukraynalı sığınmacılar sayılara dahil değil

Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaş nedeniyle Rusya’dan iltica başvuruları da arttı. Federal Göç ve Sığınmacılar Dairesi’nin verilerine göre 2022 yılında Rusya’dan 2 bin 851 kişi Almanya’ya iltica başvurusunda bulundu.

Ukrayna’dan savaş nedeniyle Almanya’ya gelen yaklaşık 1 milyon sığınmacı ise Federal Göç ve Sığınmacılar Dairesi’nin paylaştığı sayılar içerisinde yer almıyor zira Ukraynalı sığınmacılara olağan iltica prosedüründen farklı bir prosedür uygulanıyor. Ukrayna’dan gelenlerin sığınma hakkı için iltica başvurusunda bulunması gerekmiyor; Ukraynalılar Avrupa Birliği yönetmelikleri uyarınca Almanya’da doğrudan korunma hakkına sahipler.

Almanya İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre Almanya’ya sığınan Ukraynalıların oranı toplamın yüzde 80’ini oluşturuyor. Ancak gelenlerden kaçının Almanya’da kalmaya devam ettiği tam olarak bilinmiyor. Bazılarının diğer Avrupa ülkelerine gittiği bazılarının ise Ukrayna’ya döndüğü kaydediliyor.

Federal Göç ve Sığınmacılar Dairesi’nin verilerine göre 2022 yılında Almanya’da 228 bin 673 iltica başvurusunun değerlendirmesi sonuçlandırıldı. 40 bin 911 kişiye Birleşmiş Milletler Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme uyarınca mülteci statüsü verildi. 87 bin 552 kişiye ise farklı koruma statüleri sağlandı. Başvuruların yüzde 21,6’sını oluşturan 49 bin 220 başvuru reddedildi, 50 bin 880 başvuru ise geri çekildi.

Reddedilen başvuruların birçoğunun başvurunun değerlendirilmesinden bir başka Avrupa Birliği ülkesi sorumlu olduğu gerekçesiyle reddedildiği belirtiliyor. İçeriği nedeniyle reddedilen başvuruların sayısının ise buna nazaran daha düşük olduğu kaydediliyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın