İzmir: Roşaar (Tepebaşı) Havrası

Roşaar (Tepebaşı) Havrası; İzmir’in Konak İlçesi, Kılıç Reis Mahallesi, 281. Sokak üzerinde yer almaktadır. 20.yy’ın başlarında inşa edilmiştir. 281 Sokak’tan üç basamak yükseltilmiş olan giriş kapısından havranın bahçesine ulaşılmaktadır. Havra merkezi bir plana sahiptir.

Giriş kapısının aksında bahçeden on iki basamakla ulaşılan bir terastan direk olarak ana mekâna girilmektedir. Talmud Tora, Bikur Holim Havralarında olduğu gibi ana mekâna açılan bir giriş mekânı bulunmamaktadır. Havranın mehizah bölümü de günümüzde mevcut değildir.

Mekânın ortasında bulunan tevyayı oturma sıraları çevrelemektedir. Yapı tek katlıdır ve yığma taş olarak inşa edilmiştir. Çatısı ahşap konstrüksiyondur. Zemin kaplaması karo mozaiktir. Günümüzde kullanılmayan bu havranın tevyası; altı basamakla yükseltilmiş ahşap işçiliği ile dikkat çeken sekizgen bir platformun üzerinde yer almaktadır.

Tora dolapları üç tane olup hekal duvarına yerleştirilmişlerdir ve dolaplara yerden üç basamakla yükseltilmiş bir platformdan ulaşılmaktadır. İç mekân bezemeleri açısından tevyanın platformu dışında son derece sadedir. Havranın bahçeye açılan kapısı örülüp pencereye dönüştürülmüştür.

İzmir

Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir; çağdaş ve gelişmiş bir kent olmasının yanı sıra önemli bir kültür, sanat, turizm ve ticaret merkezidir. Ege Denizi, lacivertten turkuaza mavinin tüm renklerine hakim koyları ve plajlarıyla bir dantel zarafetinde ilin batı kıyısı boyunca uzanır.

“Güzel İzmir” olarak da adlandırılan İzmir; 8500 yıllık tarihi ile Anadolu yarımadasının batısında uzun ve dar bir körfezin başlangıcında yer alır. Antik Dönem’in ünlü tarihçisi Herodot, tipik Akdeniz ikliminin yaşandığı kenti binlerce yıl öncesinde; “Onlar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimlerinde kurdular…” ifadesiyle tanımlamıştır.

Şehrin güneyinde yer alan Efes ve kuzeyinde yer alan Bergama, Antik Çağ’ın en büyük ve en ünlü kentleri arasında yer almaktaydı. Tüm İyon kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran bu kentler yoğun sanatsal, kültürel, ticari ve dini etkinliklerle de adını duyuruyordu. Günümüzde de dünyaca bilinen Efes ve Bergama Antik Kentleri tarih meraklıları için büyüleyici birer çekim merkezidir. Şairlerin ustası Homeros’un doğduğu yer olan İzmir, Anadolu’nun hızla değişen tarihi ile Ege’nin renkli tarihinin bir harmanıdır. Kent, modern Türkiye’nin batıya açılan çağdaş yüzü olarak kültür, sanat, turizm, ticaret ve sanayi alanlarındaki gelişimini hızla sürdürmektedir.

İzmir; Tepekule(Bayraklı), Symrna, Efes, Pergamon(Bergama), Teos (Sığacık), Lebedos (Ürkmez), Kyme (Aliağa), Allianoi (Yortanlı), Thyrea (Tire), Phokaia (Foça), Kolophon (Değirmendere), Erythrai (Çeşme), Klazomenai (Urla), Metropolis (Torbalı), Claros (Ahmetbeyli) ve Myrina (Aliağa) gibi tarihte hüküm sürmüş olan uygarlıkların yaşadığı topraklara ve hâlâ gün yüzüne çıkmamış pek çok uygarlık merkezinin miraslarına sahip binlerce yıllık yerleşim yeridir.

İzmir tarihin her döneminde insan sağlığına hizmet etmiş dünyaca bilinen Agamemnon, Asklepion, Allianoi, Karakoç ve Çeşme-Şifne, Ilıca vb. şifa merkezleri ile günümüzde de özellikle İskandinav ülkelerinden ve dünyanın her yerinden gelen ziyaretçilerine sağlıklı yaşam alternatiflerini sunan ve potansiyeli çok yüksek olan sağlık ve termal turizm merkezidir.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir