Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 22 Bin 438’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 90. günü geride kalırken Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 22 bin 438’e yükseldiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin yüzde 70’inin kadın ve çocuklar olduğunu dile getirdi. Bakanlık, yaralı sayısının da 57 bin 614’e yükseldiğini aktardı.

Öte yandan İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden Gazze Şeridi’ndeki çatışmaların bazı bölgelerinde daha küçük güçlerle savaşın üçüncü aşamasına geçti. İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberinde Gazze kentinin doğusundaki Ed-Derac ve Et-Tuffah bölgelerindeki yoğun askeri faaliyetlerin önümüzdeki hafta başına kadar sona ereceği yönündeki görüşünü aktardı.

İsrail, resmi olarak üçüncü aşamaya geçildiğine ilişkin açıklama yapmadı. İsrail güçlerinin azalması da dahil olmak üzere İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki faaliyetlerine bakıldığında söz konusu aşamanın başladığı ifade ediliyor.

İsrail – Lübnan hattında gerilim

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Avrupa Birliği’nin (AB) terör örgütleri listesinde yer alan Hamas’ın Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el Aruri’nin Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta öldürülmesini, “İsrail’in çirkin saldırganlığı” diyerek kınadı.

Lübnan’da televizyondan yayınlanan açıklamasında Nasrallah, “Bu sessiz kalmamamız gereken büyük ve tehlikeli bir suç” diyerek “İsrail’in zayıfladığı, Allah’ın izniyle İsrail’in hedeflerine ulaşamayacağı” ifadelerini kullandı. “Eğer düşman Lübnan’a saldırırsa Hizbullah hiçbir kısıtlama ya da kural tanımayacak” tehdidinde bulunan Nasrallah, “Savaştan korkmuyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail Ordu sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari, Nasrallah’ın açıklamaları sonrası gazetecilerin İsrail’in Hizbullah’a karşı bir saldırı hazırlığında olup olmadığına ilişkin sorusunu, “Bu söylediklerinize cevap vermeyeceğim. Biz Hamas’la mücadeleye odaklanmış durumdayız” diyerek yanıtladı.

Lübnan ve İran’daki Hizbullah’ı Hamas’a askeri ve mali destek vermekle suçlayan İsrail, Hamas lideri Aruri’nin öldürülmesinin sorumluluğunu ise şimdiye kadar üstlenmedi. Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e yönelik saldırısının ardından Gazze’ye bombardıman başlatan İsrail daha sonra kara operasyonlarını genişletmişti.

Lübnan hükümeti ise yaşanan gelişmelerden endişeli. Lübnan Dışişleri Bakanı Bau Habib, Lübnanlıların savaşın içine çekilmek istemediğini belirterek “Hizbullah bile bölgesel bir savaşın içinde olmak istemiyor” dedi. Habib, Batılı ülkelere “Sadece Lübnan’da değil, sadece Beyrut’ta değil, Gazze’de de tüm şiddetini ve eylemlerini durdurması için İsrail’e baskı yapmaları” çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden İsrail’e kınama

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, birbiri ardına yaptıkları açıklamalarda, İsrailli aşırı sağcı iki bakanın, Filistinlilerin Gazze’den ‘gönüllü göçü’nü destekleme yönündeki çağrılarını kınadı ve sert tepki gösterdi. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, “Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin gönüllü olarak bölgeden göç etmelerine destek verdiklerini” açıklamıştı.

Ben-Gvir, gazetecilere yaptığı açıklamada İsrail’in “Gazze sakinlerinin göçünü teşvik etmeye odaklanması gerektiğini” söylemiş ve İsrail’in Gazze Şeridi’ni “kalıcı olarak kontrol edeceğini” iddia etmişti.

Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümetin en aşırı uçta duran isimlerinden biri olarak öne çıkan Ben-Gvir, kuşatma altındaki Filistin topraklarında yeniden Yahudi yerleşim birimleri inşasınının da en hararetli savunucularından.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, sosyal paylaşım platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, İsrailli bakanların çağrısını “kışkırtıcı ve sorumsuz” şeklinde değerlendirdi.

Borrell, iletisinde şu ifadeleri kullandı: “İsrailli bakanlar Ben Gvir ve Smotrich’in Gazze’deki Filistin halkına iftira atan ve onların göç ettirilmesi için bir plan hazırlanması çağrısı yapan sorumsuz ve kışkırtıcı açıklamalarını şiddetle kınıyorum. Zorla yerinden edilme uluslararası insani hukukta ağır bir ihlal olarak kati şekilde yasaklanmıştır.”

Brüksel’in ardından Fransa, Almanya, İspanya ve Hollanda gibi AB üyesi devletler İsrailli bakanlara tepki gösterdi.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir