Ekonomi Kaç Yılda Toparlanır? Ekonomist Mahfi Eğilmez Yorumladı

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler devam ediyor. Son olarak, okurlarından gelen “ekonomi ne kadar zamanda toparlanır” sorusuna yanıt veren Ekonomist Mahfi Eğilmez, bu sorunun yanıtının umut vaat edici olmadığını belirtti.

Eğilmez, Türkiye’nin dünyanın en riskli ülkeleri arasında gösterildiğini ve böyle olduğu için yabancı yatırımcı gelmediğini kaydetti. Mahfi Eğilmez, doğru ekonomi politikaları ile ekonominin 2-3 yılda toparlanabileceğini belirterek, ekledi: “Ne var ki doğru ekonomi politikası öyle hafife alınacak bir koşul değil.”

Ekonomist Mahfi Eğilmez’in, kendi blog sitesinde “Ekonomi Kaç Yılda Toparlanır?” başlığıyla yayımladığı yazının bir bölümü şöyle:

“Seçimden Bir Gün Sonra ve Enkaz başlıklı son iki yazımı okuyan pek çok kişi ‘ekonomi ne kadar zamanda toparlanır?’ sorusunu soruyor. Bu sorunun yanıtı ne yazık ki umut vaat edici değil. Eğer ekonomiden anladığımız dar anlamda enflasyon, büyüme, cari açık gibi kavramlarsa doğru ekonomi politikası uygulamalarıyla buralardaki toparlanma 2 – 3 yılda sağlanabilir (toparlanma derken enflasyon ve büyümenin yüzde 5’ler düzeyine gelmesini cari açığın da yüzde 3’ün altına düşmesini kastediyorum.)

Ne var ki doğru ekonomi politikası öyle hafife alınacak bir koşul değil. Seçim sürecinde vaat edilenleri, yapılan harcamaları, kur korumalı mevduat uygulamasının yükünü, varlık fonundaki kamu kuruluşlarının içinde bulunduğu durumu, depremin getirdiği son derecede ağır yükü, bütçe açığının hızla artışını, olumsuz beklentileri dikkate alırsak durumu toparlayacak ekonomi politikası uygulamanın ne kadar zor olacağını tahmin edebiliriz.

Bu saydıklarımın yanında açıklanmadığı için bilmediğimiz yükler ve açıklanan verilerin doğruyu ne kadar yansıttığı meselesi de küçümsenecek konular olmadığı için ortadaki ekonomik enkazın büyüklüğünün hayal gücümüzü aştığını söyleyebilirim. Bu büyük enkazı dikkate aldığımızda uygulanması gereken doğru ekonomi politikasının, öyle faizi birkaç puan artırarak, dışarıdan 3 – 5 milyar dolar fon sağlayarak sonuç getiremeyeceğini ve ne yazık ki toplumun her kesiminden yeniden özveri istenmesini gerektireceğini görebiliriz.

Türkiye, dünyanın en riskli ülkeleri arasında gösteriliyor. Öyle olunca yabancı yatırımcı gelmiyor. Bırakın yabancı yatırımcıyı borç verecek olanlar bile dolar cinsinden yüzde 10 faize karşın borç verirken tereddüt ediyorlar. Tam anlamıyla bir kırk katır mı kırk satır mı ikilemi karşısındayız: Ya ciddi bir kemer sıkma dönemi yaşayacağız ya da bu enkazı toparlayamayacağız. Benim gördüğüm durum budur.

Bu duruma karşın iktidarı sürdürenler ve iktidara talip olanlar nasıl bu şekilde bol keseden vaatler verebiliyor diye sorarsanız Kolay Ekonomi kitabımda yer verdiğim Thomas Sowell’in bir sözünü hatırlatmak isterim: ‘Ekonomide ilk ders kıtlıktır. Buna göre istekleri karşılamakta kullanılan her şey kıttır. Siyasetteki ilk ders ise ekonomideki ilk dersin dikkate alınmamasıdır.’”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir