Bloomberg: Erdoğan, Düşmanını Yenmek İstiyor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, seçimlere ilişkin değerlendirmeler dış basında da kendine yer buluyor. ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarından Bloomberg, “Erdoğan İstanbul’u Yeniden Kazanmak ve Düşmanını Yenmek İstiyor” başlıklı haberde seçimleri değerlendirdi.

Haberde, “Recep Tayyip Erdoğan’ın partisi İstanbul’da iktidarı kaybettiğinde, bu nihai hedefi Türkiye Cumhurbaşkanı’nı devirmek olan muhalefet için dönüm noktası niteliğinde bir zaferdi. Beş yıl sonra, cesaretlenmiş bir Erdoğan bu yenilginin intikamını almaya ve ülkenin ekonomik dinamosunun kontrolünü yeniden ele geçirmeye çalışıyor” ifadesine yer verdi.

İstanbul’daki seçim yarışının iki siyasi kanat arasındaki büyük bir mücadele olarak yorumlandığına dikkat çeken Bloomberg, “Söz konusu olan, yıllık bütçesi 6,6 milyar dolar olan ve sosyal yardım ödemeleri Türkiye’deki hayat pahalılığı krizi sırasında seçmenler için kritik önem taşıyan yaklaşık 16 milyon nüfuslu bir şehrin kontrolü” hatırlatmasını yaptı.

Haberde, İmamoğlu’nun yeni bir seçim zaferi kazanması halinde, Erdoğan’ın baş rakibi olma konumunu pekiştireceği belirtilirken, “2019’daki mağlubiyet, kendi siyasi kariyeri 1990’larda İstanbul belediye başkanlığı yaptığı dönemde ivme kazanan Erdoğan için son derece kişiseldi” yorumu yapıldı.

AKP’nin karşısındaki engelin, yükselen enflasyona duyulan kızgınlık ve seçmenlerin ilgisizliği olabileceği belirtildi. Bloomberg, Erdoğan’ın hafta sonu yaptığı en büyük seçim mitinglerinden birinde İstanbul’da azalan kalabalığa dikkat çekerek, “Biz burada 1,5 milyon kişiye alışkınız ama bugün 650.000 kişi var” sözleri de hatırlatıldı.

Öte yandan Yeniden Refah Partisi’nin de AKP’den oy alabileceği belirtildi.

İstanbul’da yaşam maliyetlerinin arttığı belirtilirken Bloomberg’e konuşan 25 yaşındaki Alparslan isimli bir seçmen eskiden AKP’ye oy verdiğini fakat bu seçimde Yeniden Refah Partisi’ne oy vereceğini söyledi. Alparslan, “Mayıs ayında Erdoğan’a oy verdim fakat fiyat artışları yüzünden Erdoğan’ı protesto ediyorum. Bu şehrin keyfine sadece yabancılar varıyor” dedi.

İsmail Sarı isimli bir diğer seçmen de, “İnsanlar aç, aç. Her gün fiyat etiketleri artıyor. AKP şu an beni ikna edemedi” yorumunu yaptı.

Associated Press (AP), sandık gönüllülerine odaklandı

Öte yandan ABD merkezli haber ajansı Associated Press (AP) seçimlere sayılı gün kala sandık gönüllülerine odaklandı…

Suzan Fraser imzalı haberde, “İstanbul ve diğer büyük şehirlerdeki belediye başkanlığı yarışlarının kıran kırana geçmesi beklenirken, gözlemciler bazı tarafların sonuçlara müdahale etmeye çalışabileceğinden ve kaybedenlerin hile iddialarıyla sonuçlara şüphe düşürebileceğinden endişe ediyor. Ücretsiz gönüllü gözlemciler sonuç üzerinde belirleyici olabilir” yorumu yapıldı.

2019’daki İstanbul oylamasında usulsüzlük iddiaları ile seçimin yenilendiği ve İmamoğlu’nun AKP’nin adayı Binali Yıldırım’ı ilk seçimden çok daha büyük bir farkla yeniden geride bıraktığına dikkat çekilirken Oy ve Ötesi’nin gönüllülerinin kritik bir rol oynayabileceği belirtildi.

Bu tür kuruluşların, seçim sistemine güvenin azalması sonucunda çıktığına dikkat çekildi.

Paylaşın

Emekli Ve Yaşlılar Sosyal Yardımlarla Ayakta Kalıyor!

Sosyal koruma harcamaları 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 60,2 artış göstererek 1 trilyon 291 milyar 77 milyon lira oldu. Bu harcamaların yüzde 98,2’sini 1 trilyon 267 milyar 924 milyon lira ile sosyal koruma yardımları oluşturdu.

Haber Merkezi / Sosyal koruma yardımlarında ise en büyük harcama 567 milyar 450 milyon lira ile emekli/yaşlılara yapılan harcamalar oldu. Bunu 396 milyar 993 milyon lira ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları takip etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sosyal Koruma İstatistikleri 2000 – 2022 verilerini açıkladı. Buna göre; Sosyal koruma harcamaları 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 60,2 artış göstererek 1 trilyon 291 milyar 77 milyon lira oldu.

Bu harcamaların yüzde 98,2’sini 1 trilyon 267 milyar 924 milyon lira ile sosyal koruma yardımları oluşturdu. Sosyal koruma yardımlarında ise en büyük harcama 567 milyar 450 milyon lira ile emekli/yaşlılara yapılan harcamalar oldu. Bunu 396 milyar 993 milyon lira ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları takip etti.

Sosyal koruma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı 2022 yılında yüzde 8,6 oldu. Sosyal koruma yardımlarının GSYH içindeki payı ise yüzde 8,4 olarak gerçekleşti.

Risk/ihtiyaç grupları bazında bakıldığında, emekli/yaşlılara yapılan harcamaların yüzde 3,8 ile en büyük paya sahip olduğu görüldü. Bunu, yüzde 2,6 ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları ve yüzde 1,0 ile dul/yetim harcamaları takip etti.

Şartlı yardımlar içinde en büyük payı yüzde 47,5 ile aile/çocuk yardımları oluşturdu. Bunu yüzde 20,4 ile engelli/malul yardımları ve yüzde 13,9 ile hastalık/sağlık bakımı yardımları takip etti.

Nakdi yardımlarda en büyük payı yüzde 71,2 ile emekli/yaşlılara yapılan yardımlar oluşturdu. Bunu yüzde 18,6 ile dul/yetim yardımları ve yüzde 4,5 ile aile/çocuk yardımları takip etti.

Sosyal koruma gelirlerinin yüzde 41,4’ünü devlet katkıları, %28,4’ünü işveren sosyal katkıları ve yüzde 23,1’ini koruma kapsamındaki bireyler tarafından yapılan sosyal katkılar oluşturdu.

Paylaşın

BBC: Erdoğan, İstanbul’u Geri İstiyor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, seçimlere ilişkin değerlendirmeler dış basında da kendine yer buluyor. Birleşik Krallık merkezli BBC, milyonlarca seçmenin pazar günü sandığa gideceğini hatırlatırken, İstanbul’daki oylamanın kritik bir öneme sahip olduğunu aktarıyor.

Sözcü’nün BBC’nin internet sitesinden aktardığı haberde, “Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gücü İstanbul’u 5 yıl önce birlik içindeki bir muhalefetin adayı Ekrem İmamoğlu ile kazanmıştı. Şimdi 16 milyon kişinin yaşadığı bu megakentte doğan Erdoğan, başabaş giden bu seçimde İstanbul’u geri istiyor” denildi.

Haberde, “İstanbul’dan çıkacak sonuç, muhalefetin dört yıl sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan ve AK Parti’ye ciddi bir tehdit oluşturup oluşturamayacağına dair önemli bir sınav olarak görülüyor” denilirken İmamoğlu ve Ankara’nın mevcut belediye başkanı Mansur Yavaş’ın zafer kazanmasının 2028’de cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylığını sağlamlaştırabileceğine dikkat çekildi.

BBC’nin haberinde Murat Kurum’un kentsel dönüşüm vaadine dikkat çekilirken, “İmamoğlu, görevde olduğu beş yıl boyunca Türkiye ekonomik krizin pençesinde olsa da, belediye başkanı şehrin raylı sisteminin genişletilmesi, daha fazla yeşil alan ve büyük bir konut inşa programının altını çiziyor. Ancak İstanbulluları kaygılandıran bir başka önemli konu daha var.

Geçen yıl Türkiye’nin güneyinde meydana gelen çifte depremde 53.000’den fazla kişi hayatını kaybetti ve sismologlar İstanbul’u her an yıkıcı bir depremin vurabileceği konusunda uyarıyor. Eski, harap binaları yıkıp yerlerine depreme dayanıklı binalar inşa etme planları AKP’nin gündeminde ilk sıralarda yer alıyor” ifadesi kullanıldı.

“Erdoğan, düşmanını yenmek istiyor”

Öte yandan ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarından Bloomberg, “Erdoğan İstanbul’u Yeniden Kazanmak ve Düşmanını Yenmek İstiyor” başlıklı haberde seçimleri değerlendirdi.

Haberde, “Recep Tayyip Erdoğan’ın partisi İstanbul’da iktidarı kaybettiğinde, bu nihai hedefi Türkiye Cumhurbaşkanı’nı devirmek olan muhalefet için dönüm noktası niteliğinde bir zaferdi. Beş yıl sonra, cesaretlenmiş bir Erdoğan bu yenilginin intikamını almaya ve ülkenin ekonomik dinamosunun kontrolünü yeniden ele geçirmeye çalışıyor” ifadesine yer verdi.

İstanbul’daki seçim yarışının iki siyasi kanat arasındaki büyük bir mücadele olarak yorumlandığına dikkat çeken Bloomberg, “Söz konusu olan, yıllık bütçesi 6,6 milyar dolar olan ve sosyal yardım ödemeleri Türkiye’deki hayat pahalılığı krizi sırasında seçmenler için kritik önem taşıyan yaklaşık 16 milyon nüfuslu bir şehrin kontrolü” hatırlatmasını yaptı.

Haberde, İmamoğlu’nun yeni bir seçim zaferi kazanması halinde, Erdoğan’ın baş rakibi olma konumunu pekiştireceği belirtilirken, “2019’daki mağlubiyet, kendi siyasi kariyeri 1990’larda İstanbul belediye başkanlığı yaptığı dönemde ivme kazanan Erdoğan için son derece kişiseldi” yorumu yapıldı.

AKP’nin karşısındaki engelin, yükselen enflasyona duyulan kızgınlık ve seçmenlerin ilgisizliği olabileceği belirtildi. Bloomberg, Erdoğan’ın hafta sonu yaptığı en büyük seçim mitinglerinden birinde İstanbul’da azalan kalabalığa dikkat çekerek, “Biz burada 1,5 milyon kişiye alışkınız ama bugün 650.000 kişi var” sözleri de hatırlatıldı.

Öte yandan Yeniden Refah Partisi’nin de AKP’den oy alabileceği belirtildi.

İstanbul’da yaşam maliyetlerinin arttığı belirtilirken Bloomberg’e konuşan 25 yaşındaki Alparslan isimli bir seçmen eskiden AKP’ye oy verdiğini fakat bu seçimde Yeniden Refah Partisi’ne oy vereceğini söyledi. Alparslan, “Mayıs ayında Erdoğan’a oy verdim fakat fiyat artışları yüzünden Erdoğan’ı protesto ediyorum. Bu şehrin keyfine sadece yabancılar varıyor” dedi.

İsmail Sarı isimli bir diğer seçmen de, “İnsanlar aç, aç. Her gün fiyat etiketleri artıyor. AKP şu an beni ikna edemedi” yorumunu yaptı.

Paylaşın

Putin’den F-16 Açıklaması: Meşru Hedef, Yok Edeceğiz

Batı’nın Ukrayna’ya temin etme sözü verdiği F-16 savaş uçaklarıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Şu an tankları, zırhlı araçları ve çoklu roketatar dâhil diğer ekipmanları imha ettiğimiz gibi, bu uçakları da imha edeceğiz” dedi.

Vladimir Putin ayrıca, ABD’nin savunma harcamalarının Rusya’dan daha fazla olduğuna dikkat çekerek, Rusya’nın NATO ile savaşmayı planladığı iddialarının saçma olduğunu söyledi: “2022’de ABD (askeriyeye) 811 milyar dolar harcadı. Rusya Federasyonu ise 72 milyar dolar. Bu oranda NATO ile savaşa mı gireceğiz? Bu tamamen saçmalık.”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Tver bölgesinde Rusya Savunma Bakanlığı’nın ordu havacılık eğitim merkezini ziyaret etti. Burada, Rus hava kuvvetlerinde görev yapan pilotlara hitaben konuşan Putin, ABD öncülüğündeki bu ittifakın Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasından bu yana Rusya’ya doğru genişlediğini, ancak Moskova’nın herhangi bir NATO ülkesine saldırma planı bulunmadığını belirtti.

“Bu devletlere yönelik saldırgan niyetlerimiz yok” ifadesini kullanan ve Rusya’nın hiçbir NATO ülkesinde gözü olmadığını söyleyen Putin, “Polonya ve Baltık ülkeleri gibi başka bazı ülkelere de saldıracağımız düşüncesi, ki Çekler de korkutuluyor, tamamen saçmalık” dedi.

Batı’nın Ukrayna’ya temin etme sözü verdiği F-16 savaş uçaklarıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Rusya lideri, böylesi bir adımın Ukrayna’daki durumu değiştirmeye yetmeyeceğini savundu.

Putin, “F-16 savaş uçakları sağlarlarsa, ki öyle konuşuyorlar ve görünüşe göre pilotları da eğitiyorlar, bu savaş alanındaki durumu değiştirmeyecektir” açıklamasında bulundu. Rus lider “Ve şu an tankları, zırhlı araçları ve çoklu roketatar dâhil diğer ekipmanları imha ettiğimiz gibi, bu uçakları da imha edeceğiz” diye ekledi.

“Üçüncü ülkelerdeki hava sahalarında kullanılacaklarsa, elbette nerede tespit edilirse edilsin bizim için meşru hedef hâline geleceklerdir” diyen Putin, F-16’ların nükleer silah da taşıyabildiğini belirtti.

Putin, ABD’nin savunma harcamalarının Rusya’dan daha fazla olduğuna dikkat çekerek, Rusya’nın NATO ile savaşmayı planladığı iddialarının saçma olduğunu söyledi: “2022’de ABD (askeriyeye) 811 milyar dolar harcadı. Rusya Federasyonu ise 72 milyar dolar. Bu oranda NATO ile savaşa mı gireceğiz? Bu tamamen saçmalık.”

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Ekonomik Güven Endeksi 100’e Yükseldi

Ekonomik güven endeksi şubat ayında 99 iken, mart ayında yüzde 1 oranında artarak 100 değerini aldı. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekonomik Güven Endeksi Şubat 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Ekonomik güven endeksi Şubat ayında 99,0 iken, Mart ayında yüzde 1,0 oranında artarak 100,0 değerini aldı.

Bir önceki aya göre Mart ayında tüketici güven endeksi yüzde 0,02 oranında artarak 79,4 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,5 oranında artarak 103,5 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,5 oranında artarak 120,4 değerini aldı.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,0 oranında azalarak 113,3 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 3,6 oranında azalarak 88,6 değerini aldı.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir.

Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır.

Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır. Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

İktidarın İki Çıkmazı: Pahalılık Ve İsrail İle Ticaret

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, seçimlere ilişkin dikkat çeken bir haber – analiz yayımladı.

Sözcü’nün Reuters’tan aktardığına göre; Genel seçimler sonrası cebindeki paranın giderek daha da eridiğini hisseden seçmen ile Erdoğan’ın İsrail karşıtlığını yeterli bulmayan İslamcı tabanın oyları yerel seçimlerde büyük şehirlerde muhalefetin elini güçlendiriyor.

Analistlere göre halen bıçak sırtındaki İstanbul seçiminin sonucu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecek dönemdeki gücünü test edecek.

“İstanbul, iki kıtanın, iki denizin, iki cihanın şehri İstanbul milletimizin ziyneti, serveti, gözbebeği İstanbul… Senin için ne söylesek, ne desek eksik kalır. Biz de sözün bittiği yerde, altyapısıyla üstyapısıyla insana dair tüm unsurlarıyla sana hizmete talibiz.”

Seçim öncesi son pazar günü büyük İstanbul mitinginde konuşan Erdoğan bu sözleriyle İstanbul’u kazanma arzusunu vurgularken, tabanına da önceki seçimde kaybettiği İstanbul’u yeniden “fethedilmesi” gereken şehir olarak ilan ediyordu: İstanbul’un beş yıllık fetret devrine son vererek, şehrimizde eser ve hizmet siyasetini inşallah tekrar başlatacağız.

AKP’nin yaklaşık 25 yıl elinden bırakmadığı İstanbul, 2019 seçimlerinde muhalafet ittifakı sayesinde Erdoğan’ın iktidarında rahatsızlık yaratacak şekilde CHP’ye geçmişti.

Anket şirketlerinin çok net olmayan sonuçlarına göre, İstanbul’un her iki adayının da kıran kırana bir yarışa gireceği kesin. Şu an hiç birisi bir diğerinin önüne “kesin kazanır” denilecek şekilde konumlanmamış görünürken; birkaç puan farkla bazı anketlerde CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun, bazı anketlerde ise AKP adayı Murat Kurum’un önde olduğu görülüyor. Anketler Ankara’da ise mevcut muhalefet belediye başkanı Mansur Yavaş’ın önde olduğunu gösteriyor.

Analistlere göre, muhalefetin 2019’da ittifak yaparak uzun yıllar sonra AKP’nin elinden aldığı İstanbul’u kaybetmesi halinde, geçen yıl hüsranla sonuçlanan ve muhalefet seçmeninde derin yaralar açan genel seçimin ardından muhafelet seçmenini daha da moralsiz bırakabilir. Erdoğan’ın başarıya ulaşması durumunda ise bu, bundan sonraki dönemler için gücünü koruyacağı ve atacağı adımlarda daha güçlü olacağının bir işareti olacak.

TL Eridi

TL’nin son 10 yılda dolar karşısında % 90’dan fazla değer kaybetmesi ve bununla birlikte gelen yüksek enflasyon, halkın alım gücünü son dönemde belirgin şeklide zayıflatı. Hayat pahalılığı, genel seçim sonrası da devam etti.

Ekonomistler TÜFE’nin Mayıs’ta % 70 üzerinde tepe noktasına ulaştıktan sonra yıl sonunda % 45’in altına doğru gerilemesini bekliyor. TCMB’nin yılsonu enflasyon tahmini ise % 36 seviyesinde. Erdoğan da bu hafta bir seçim konuşmasında “en büyük baş ağrımız” dediği enflasyonun yılın ikinci yarısında düşeceğini söylemişti.

AKP’nin karşısında hem ekonomideki sorunlara yönelik söylemleri, hem de Türkiye’nin İsrail’e karşı tutumunu eleştiren tavrı ile islamcı taban üzerinde etkili olduğu gözlenen Yeniden Refah Partisi’nin oylarının düşük bile olsa yükselmesi ise aynı kökten gelen Erdoğan’ın partisini zorlayacak görünüyor.

“İnsanlar Milli Görüş istiyor” diyen Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Belediye Başkanı Adayı Mehmet Altınöz “Şu anda Türkiye maalesef ekonomik açıdan iyi yönetilemiyor. Dış politikada çok ciddi zikzaklar var. Bunlar halkımız tarafından hoş karşılanmıyor” dedi ve ekledi:

– Örneğin Gazze. Hükümetin Gazze politikasını vatandaşın kabul etmesi mümkün değil…Altı aydır orada insanlar katlediliyor, öldürülüyor, bir soykırım var. Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İslam aleminin lideri olan Türkiye’nin yönetimi maalesef buna sahip çıkmıyor. Hatta şu anda Meclis Aksa’nın etrafında Müslümanlar Meclis Aksa’ya girmesin diye çevrilen dikenli teller Türkiye’den gidiyor.

Gazze tepkisi nedeniyle partilerine doğru bir yönelim olup olmadığı sorusuna ise Altınöz “Elbette var…Çünkü AK Partili yöneticiler Gazze politikasında maalesef sınıfta kaldı. Çünkü biz iktidarda olsaydık İsrail Gazze’ye saldıramazdı” dedi ve İsrail’e ambargo uygulanmamasını eleştirdi.

Altınöz, kendilerine yönelik desteğin hızla arttığını ve üye sayılarının katlanarak büyüdüğünü ve 500 binin üzerine çıktığını söyledi. İstanbul’da ana muhalefet ve iktidar partisinin oyları düşük farkla yarıştığından YRP’nin alması beklenen en az yüzde 4-5 oy AKP adayını etkileyebilir.

Siyasi rejimin yörüngesi: İstanbul

İstanbul’daki yerel seçimin Türkiye’nin siyasi rejiminin yörüngesini belirleme açısından son derece önemli olduğunu söyleyen Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi ve siyaset bilimci Berk Esen, İstanbul’u yönetecek partinin Türkiye’deki milyonlarca seçmene ulaşmak için kullanabileceği muazzam miktarda kaynağa da erişeceğine işaret etti.

Esen “İşte bu nedenle muhalefetin adayı İstanbul’da kazanabilirse, en azından ana muhalefet partisi önümüzdeki yıllarda Erdoğan’a meydan okumak için yeterli gücü elde edebilir ve onun daha da fazla güç toplamasını engelleyebilir” diye konuştu.

İmamoğlu’nun kazanması durumunda bunun Erdoğan’a “Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmış olsa da çok fazla destek görmediği ve muhalefet partilerinin ne zaman yapılırsa yapılsın bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde mücadele şansı elde edeceği yönünde güçlü bir mesaj göndereceğini düşünüyorum” diyen Esen, muhalefet ittifakının 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki yenilgisinin ardından dağılmasının ise İmamoğlu’nun önünde zorluk oluşturduğunu söyledi.

Gazze’nin Yeniden Refah’a kayan oylarda bir etkisi olup olmadığı sorusuna ise Esen “Gazze krizinin iktidar partisinin İslamcı tabanı üzerinde kesinlikle bir etkisi var ve muhtemelen son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ı destekleyen bazı çok muhafazakar, dindar seçmenler bu hükümet tarafından yürürlüğe konan dış politikaya şüphe ve itiraz duyuyorlar” yanıtını verdi.

Esen’e göre bu seçmenlerin en azından bir kısmı Gazze sorunu ve İsrail hükümeti söz konusu olduğunda çok daha agresif bir söyleme sahip olan bu küçük İslamcı partiye desteklerini kaydırmaya hazır olabilir.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise yerel seçimleri “Mesele bir belediye başkanlığı seçimini aştı” şeklinde niteliyor.

İmamoğlu Reuters’a yaptığı değerlendirmede “(Bu seçim) bir anlayış meselesinin tarihe gömülmesi meselesi. Tarihe gömülürse demokrasi canlanacak, tarihe gömülürse bu ülkede özgürlük yeniden vücut bulacak. Tarihe gömülürse bu anlayış -ki bu 31 Mart öyle bir seçim- gerçekten hukuk ve adalet kendine gelecek” derken İstanbul’un AKP adayı Murat Kurum ise, mevcut yönetimi liyakatsızlıkla suçluyor.

İstanbul mitinginde konuşan Kurum “Bugün İstanbul, iş bilmez bir yönetimin elinde huzursuz ve mutsuz. Çünkü geride bıraktığımız beş yılda İstanbul, liyakatsizliğin kurbanı oldu. Beceriksizliğe mahkum edildi. Hiç olmadığı kadar ihmal edildi. Biz, bu şehri depreme hazırlayacağız dediler. Tek bir çivi çakmadılar” dedi.

Paylaşın

Yüksek Seçim Kurulu’ndan “Yenileme Seçimi” Kararı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimlerin bazı yerlerde iptal edilmesi durumunda, yenileme seçimlerinin 2 Haziran Pazar günü yapılması kararını aldı.

Kararda, yeniden yapılması gereken seçimlerin, bu seçimin tekrarı ve seçimin devamı niteliğinde olduğu, bu nedenle sadece oy verme işlemlerinin tekrarlanması gerektiği belirtildi.

31 Mart 2019’da gerçekleştirilen ve Ekrem İmamoğlu’nun yaklaşık 14 bin oy farkla kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimi AKP’nin itirazı üzerine Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle iptal edilmişti. 23 Haziran’da yenilenen seçimlerdeyse İmamoğlu bu kez 800 binden fazla oy farkıyla İBB Başkanı seçilmişti.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart 2024 Pazar günü gerçekleştirilecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin bazı yerlerde iptal edilmesi durumunda, yenileme seçimlerinin 2 Haziran Pazar günü yapılmasına karar verdi.

YSK’nin Resmi Gazete’de yayımlanan kararında, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetler Seçimi Hakkında Kanun gereği, bir seçim çevresindeki seçimin, seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verildiği takdirde, o seçim çevresinde yeniden seçim yapılacağı, bunun da 2024 yılının haziran ayının ilk pazar günü olması gerektiği belirtildi.

Kararda bu nedenle, 31 Mart 2024 günü herhangi bir sebeple yapılamamış belediye seçimleri, muhtar ve ihtiyar meclisi/heyeti üyeliği seçimleri ile 1 Ocak 2024’ten bu yana oluşan mahalli idare birimlerinden olan köylerin muhtar ve ihtiyar meclisi üyeliği seçimleri”nin 2 Haziran Pazar günü yapılmasının gerektiği kaydedildi.

Kararda, yeniden yapılması gereken seçimlerin, bu seçimin tekrarı ve seçimin devamı niteliğinde olduğu, bu nedenle sadece oy verme işlemlerinin tekrarlanması gerektiği belirtildi.

Paylaşın

Demirtaş’ın Avukatlarından “Mektup” İddialarına Yalanlama: Tümüyle Uydurma

Demirtaş Savunma Grubu, “Selahattin Demirtaş’ın, DEM Parti Genel Merkezi’ne seçime ilişkin mektup ilettiği” iddialarını yalanlayarak, “Haberler tümüyle uydurmadır” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi / Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin bir süredir konuşulan açıklamasını avukatları aracılığıyla DEM Parti (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) Genel Merkezi’ne ilettiği iddia edildi.

İddialara ilişkin açıklama yapan Demirtaş Savunma Grubu, açıklamada, “Müvekkilimiz Sayın Selahattin Demirtaş’ın, DEM Parti Genel Merkezine seçime ilişkin mektup ilettiği haberleri tümüyle uydurmadır” ifadelerine yer verildi. Açıklamanın devamında, “Avukatları ve DEM Parti Genel Merkezini zan altında bırakan bu tür uydurma haberlere itibar edilmemesini rica ediyoruz” denildi.

Öte yandan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş’ın yerel seçimlere birkaç gün kala açıklama yapacağı iddialarına ilişkin açıklama yapmıştı. Hatimoğulları, “Selahattin Başkan bir açıklama yapacak olsa bile partimizin almış olduğu kararların paralelinde olacağı kanaatindeyim” demişti.

Paylaşın

Dış Basında 31 Mart Seçimleri: Kesinlikle Sıkı Bir Yarış Olacak

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin değerlendirme yapan Brüksel merkezli Uluslararası Kriz Grubu’ndan Berkay Mandıracı, “Kesinlikle sıkı bir yarış olacak” dedi ve ekledi:

“Genel seçimlerdeki yenilginin ardından muhalefet destekçileri arasında bir ilgisizlik hissi oluştu. Muhalefetin bölünmüşlüğü, değişim ihtimalinin her zamankinden daha az olduğuna dair algıyı güçlendirdi.”

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kalırken, seçimlere ilişkin değerlendirmeler dış basında da kendine yer buluyor.

Birleşik Krallık’ın önde gelen gazetelerinden Guardian, pazar günü yapılacak yerel seçimlerde İstanbul’da yaşanacak mücadeleyi yazdı.

Haberde, Cumhuriyet Halk Partili (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2019’daki seçimleri kazanmasının “Türkiye’de muhalefet için bir dönüm noktası olduğu” ifade edildi.

İmamoğlu’nun seçim galibiyetiyle “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi rakibi haline geldiği ve onun yönetimine meydan okumak isteyenlere yeni bir umut verdiği” değerlendirmesi yapıldı.

Erdoğan’ın sayılı günler kalan seçimlerde İstanbul’u tekrar Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) kontrolü altına almayı hedeflediği belirtildi.

Diğer yandan analizde, muhalefetin coşku ve değişim umudunun geçen yılki genel seçimlerde Erdoğan’ın zaferiyle azaldığı ve seçmen tabanında karamsar bir ruh halinin hakim olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Ayrıca İmamoğlu’nun 2019’dakinin aksine İYİ Parti’nin desteğini almadan AK Partili rakibi Murat Kurum’a karşı kampanyasını tek başına yürüttüğüne işaret edildi.

Haberde, Brüksel merkezli Uluslararası Kriz Grubu’ndan Berkay Mandıracı’nın şu yorumları da paylaşıldı:

Kesinlikle sıkı bir yarış olacak. Genel seçimlerdeki yenilginin ardından muhalefet destekçileri arasında bir ilgisizlik hissi oluştu. Muhalefetin bölünmüşlüğü, değişim ihtimalinin her zamankinden daha az olduğuna dair algıyı güçlendirdi.

Guardian, İstanbul’daki seçmenlerle de görüştü. Fatih ilçesindeki Balat’tan esnaf Maşallah İlçin, yüksek enflasyon ve ekonomik sorunlara dikkat çekerek “Erdoğan zenginlerin tarafında duruyor” dedi.

Bir önceki yerel seçimde AK Parti’nin adayına oy verdiğini ama bu kez sandığa gitmeyeceğini söyleyen Recep Salman ise “Artık hepsine öfkeliyim. Emekliyim, maaşım 10 bin 500 lira. Ev kiramsa 12 bin lira. İmamoğlu’nun ekibi geldiğinde onun şovmen olduğunu söyledim” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Fransız haber ajansı AFP de Behzat Ç. dizisiyle tanınan oyuncu Erdal Beşikçioğlu’nun Ankara’da CHP’den adaylığını yazdı.

Milliyetçi Halk Partisi’nin (MHP) kontrolündeki Etimesgut Belediyesi’nin başkanlığını kazanmak için yarışan Beşikçioğlu, ajansa “Ekrandayken liderleri olması gerektiği gibi göstermeye çalışıyorum. Şimdi bu fikirleri hayata geçirme zamanı geldi” dedi.

Haberde, Etimesgut sakinlerinden 56 yaşındaki Derya Ergin, MHP’li Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel için “Erdoğan gibi iktidara yapışmış durumda. Değişime ihtiyacımız var” ifadelerini kullandığı aktarıldı.

Fakat 54 yaşındaki tiyatro oyuncusunun net bir siyasi planı olmadığı gerekçesiyle eleştirildiği de aktarıldı. Kimliğini paylaşmayan bir seçmen, Beşikçioğlu için “Seçilirse öncelikle kültürel etkinliklere ağırlık vereceğini söylüyor. Güzel ama yeterli değil” dedi.

Ünlü aktörse anket çalışmalarını takip etmediğini “Ben her şeyden önce buradaki insanlar için bir sanatçıyım. Allah’ın izniyle onların belediye başkanı da olacağım” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Erdoğan, Batman’dan Murat Kurum Ve Turgut Altınok’a Oy İstedi

Batman’da halka seslenen Erdoğan, “Batmanlı İstanbul’u arayacak, oradaki kardeşine ne diyecek? Oylar Murat Kurum’a. Ankara’yı arayacak, oylar Turgut Altınok’a diyecek. Herkesin sandığa gitmesini sağlayacağız” dedi.

Konuşmasında, CHP ve DEM Parti’ye de yüklenen Erdoğan, “CHP’li ve DEM’li bir avuç komprador dışında ne olup bittiğinden kimsenin haberi yok. Her iki partiye gönül verenlerin ne düşündüğünü ne istediğini zaten kimse umursamıyor.

Bizim belirlediğimiz adaylara gidip tıpış tıpış oy vereceksiniz dediler, verdiler mi? Vermediler… Milletimizin bu çirkin dayatmayı kabul etmeyeceğine inanıyorum. 31 Mart’ın Türkiye’nin bu işportacı siyaset anlayışından kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin Batman mitinginde yurttaşlara seslendi. Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan noktalar şu şekilde:

“Meydana gelmeden önce sorun katılım ne kadar diye, 50 bin. Meydanlara sığmayan sevdamız için her birinize teşekkür ediyorum… Millete ballandırarak anlattıkları ittifakın ve adayının temelinin çürük olduğu böylece ortaya çıktı. Altılı masa dediler, şu anda hiçbirisi parlamentoda değil. Masanın altına birilerini soktular, ne çıktı? Hiç

Bugün siyaset arenasına baktığınızda Cumhur İttifakı yoluna kararlı bir şekilde devam ederken altılı masanın yerinde yeller esiyor. Siyaset mühendisliklerinin ürünü olarak kuruldular, sonra da aynı siyaset mühendisleri tarafından tek hamleyle yıkıldılar.

Şimdi birbirleri hakkında söylediklerini, birbirlerine kurdukları kumpasları gördükçe onlar adına inanın biz de hicap duyuyoruz. Milletimizin verilmiş sadakası varmış. Allah Türkiye’nin yüzüne bakmış da bunlar iktidara gelmemiş.

Biz seçim sürecindeki dirayetli duruşumuzla milletimizin hançerlenmesinin önüne geçtik. Aslında altılı masa denilen yamalı bohçayı millete umut diye pazarlayanlar, bunların içlerinin boş olduğunu çok iyi biliyorlar. Benim Kürt kardeşlerim dahil seçmenlerine, masaya ve adayına oy verdirdiler. Sırf kendi ihtirasları için tapulu mülkü olarak gördükleri seçmenlerinin iradesini sağa sola peşkeş çektiler. Aynı nobranlığı, aynı küstahlığı, aynı milli irade simsarlığını bu seçimlerde de sürdürüyorlar.

CHP’li ve DEM’li bir avuç komprador dışında ne olup bittiğinden kimsenin haberi yok. Her iki partiye gönül verenlerin ne düşündüğünü ne istediğini zaten kimse umursamıyor. Bizim belirlediğimiz adaylara gidip tıpış tıpış oy vereceksiniz dediler, verdiler mi? Vermediler… Milletimizin bu çirkin dayatmayı kabul etmeyeceğine inanıyorum. 31 Mart’ın Türkiye’nin bu işportacı siyaset anlayışından kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum.

Bizi çatışmaların tarafı yapmak, huzurumuzu bozmak için çok çalıştılar. Türkiye’yi birçok yangından uzak tuttuk. Tüm terör örgütlerine karşı başarılı bir mücadele yürüttük. Bölücü örgütün topraklarımızdaki varlığı bitme noktasına geldi. Bu yaz itibari ile Irak sınırımızın güvenliğini de temin etmiş olacağız.

Batman’dan Turgut Altınok ve Murat Kurum’a oy istedi

Batmanlı İstanbul’u arayacak, oradaki kardeşine ne diyecek? Oylar Murat Kurum’a. Ankara’yı arayacak, oylar Turgut Altınok’a diyecek. Herkesin sandığa gitmesini sağlayacağız. Tüm Türkiye için güzel netice alacağımıza inanıyorum.

Batman’ın evladı olan Mehmet Şimşek’e güvenim tam. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren uyguladığımız ekonomi programının olumlu yansımalarını daha net göreceğiz. Hayat pahalılığından en fazla etkilenen emeklilerimizin sıkıntılarının farkındayız. Tüm emeklilerimize bir defalık 5’er bin TL ödeme yaptık. Yılın ilk 6 ayı için maaşlara yüzde 50 oranında yani enflasyonun üstünde zam yaptık. Bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artışa gittik.

Ramazan Bayramı ikramiyesi 2 Nisan’da hesaplara yatacak. Geçen hafta banka promosyonlarının güncellenmesini sağladık. Kamu bankaları emeklilere 8 bin TL ile 12 bin TL arasında promosyon yatıracak. İnşallah emeklilere desteğimiz sürecek. Muhalefet yalan yanlış söyleyerek emeklileri kışkırtmaya çalışıyor.”

Paylaşın