Şimşek’ten ‘Seçim Yenilgisinin Nedeni Ekonomi’ Yorumlarına İtiraz

Mehmet Şimşek’in AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında, “Günah keçisi sadece ekonomi değil. Ekonominin yanında seçim yenilgisinin altında sosyolojik ve siyasal nedenler de var. Uyguladığımız ekonomi politikasında esas hedefimiz yüksek enflasyon ile mücadele. Enflasyon aşağı düşmeden alımgücü artmaz” çıkışı yaptığı belirtildi.

Öte yandan toplantıda kurmaylarına “kibir hastalığı” uyarısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “partisinde bir değişim yaşanabileceğinin de sinyalini verdiği” ve süreçte yalnızca AKP’nin yönetiminde ve kabinede değil, AKP’nin il ve ilçe teşkilatlarında da “değişimin olabileceği” konuşuluyor. AKP kulislerinde, “Cumhurbaşkanımız, seçimde sorumlu herkese faturayı kesecek” değerlendirmeleri de yapılıyor.

AKP’nin yerel seçimlerdeki yenilgisi sonrası MYK önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıya, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de katıldı. Seçim yenilgisinin nedenlerine ilişkin toplantıda yapılan değerlendirmelerde, “yenilginin en önemli nedeninin ekonomi olduğuna” yönelik söylemlere Bakan Şimşek’ten itiraz geldiği belirtiliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu‘nun haberine göre, Şimşek’in, toplantıda, ekonomi politikasına ilişkin sunum yaptığı ve gelecek dönem hedeflerini anlattığı ifade edilirken, yerel seçimlerde alınan sonucun tek nedeninin “ekonomiye bağlamayacağını” dile getirdiği kaydediliyor. Büyükşehirlerde ve illerde seçim yenilgisinin “farklı nedenlere dayandığını” söyleyen Şimşek’in, bu nedenlerden “yalnızca birinin ekonomi olduğu” savunusunu yaptığı kaydediliyor.

Şimşek’in, toplantıda, “Günah keçisi sadece ekonomi değil. Ekonominin yanında seçim yenilgisinin altında sosyolojik ve siyasal nedenler de var. Uyguladığımız ekonomi politasında esas hedefimiz yüksek enflasyon ile mücadele. Enflasyon aşağı düşmeden alımgücü artmaz. Gerek asgari ücrete gerekse emeklilere yönelik düzenlemeler yapıldı. Ancak bu düzenlemeler ‘geçici rahatlık’ sunuyor. Biz, uyguladığımız politakanın sonucunu en geç iki yıl içinde almayı hedefliyoruz. İki yıl içinde enflasyonda düşüş görülebilecek ve bu da rahatlama sağlayacak” açıklamasını yaptığına işaret ediliyor.

Şimşek’in toplantıda şimdiye dek uygulanan ekonomi yönetiminin “aynen devam etmesi gerektiği ve ancak bu şekilde bir sonuç alınabileceği” değerlendirmesinin ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Şimşek’e destek verdiği” ve “Ekonomi politikasına devam. Enflasyon hedefi gerçekleştirilmeli, toplum rahatlatılmalı” yanıtını verdiği iddia ediliyor.

‘Değişim’ bekleniyor

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda kurmaylarına “kibir hastalığı” uyarısını da yaparak, “Buradan başlayarak; il, ilçe, belde teşkilatlarına, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, hatta bürokrasiye uzanan bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Oysa milletin sinesinden doğmuş bir siyasi partinin en büyük düşmanı vatandaşla arasına duvarlar örmesidir. Hangi konumda olursa olsun bu partide hiç kimsenin ‘layüsel’ olmadığını milletimize göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın, bu sözlerle “partisinde bir değişim yaşanabileceğinin de sinyalini verdiği” ve süreçte yalnızca AKP’nin yönetiminde ve kabinede değil, AKP’nin il ve ilçe teşkilatlarında da “değişimin olabileceği” konuşuluyor. AKP kulislerinde, “Cumhurbaşkanımız, seçim yenilgisinde sorumluluğu olan herkese faturayı kesecek” değerlendirmeleri de yapılıyor.

Bakan Şimşek, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı” verdi. Mart ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şimşek, “Aylık enflasyon, öngörümüz doğrultusunda mart ayında geriledi. Para politikasındaki ilave sıkılaşma talepteki dengelenmeye önemli katkı sağlarken dış finansman imkânlarının daha da artması makro finansal istikrarı güçlendirecektir.

Deprem hariç harcama kontrolüyle sıkılaşacak maliye politikası ile birlikte tüm bu gelişmeler enflasyon beklentilerinin çıpalanmasını sağlayacak ve dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Birincil önceliğimiz olan fiyat istikrarı hedefimize ulaşana kadar ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

Paylaşın

İYİ Parti’de Meral Akşener Yeniden Genel Başkan Adayı Olacak Mı?

Yerel seçimler sonrası olağanüstü kurultay kararı alınan İYİ Parti’den henüz olağanüstü kurultay kararının tarihine ilişkin açıklama yapılmadı. Ancak kurultay ile ilgili iki önemli soru var gündemde; birincisi Meral Akşener yeniden genel başkanlık için aday olacak mı ve ikincisi eğer Akşener aday olursa karşısında rakibi veya rakipleri olacak mı?

Meral Akşener’in geçtiğimiz yıl yapılan genel seçimlerde A Takımı’nda yer alan ve o dönem Genel Sekreter görevinde bulunan Uğur Poyraz ise, aylardır koruduğu partisiyle ilgili konuşmama tavrını sonlandırdı ve “Sayın Akşener’in bu konuya ilişkin net ifadesi var. Net ifadesi sonrasında da bir kurultay kararı verdi. Bütün bunları alt alta koyunca Meral Akşener’in bu kurultayda aday olmayacağını düşünüyorum” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart’taki yerel seçimlerde “hür ve müstakil siyaset” kararı alarak CHP’nin ittifak önerisini ret etmiş seçimlere kendi adaylarıyla girmişti. Ancak yerel seçimlerde partinin oylarında görülen düşüşün üzerine Akşener’in kararlaştırdığı olağanüstü kurultayda kendisinin genel başkanlık adaylığı tartışılır hale geldi.

Yerel seçimler öncesinde, Meral Akşener’in, parti içinde yaklaşımı ve CHP’yi hedef alan tutumu gibi gerekçelerle eski vekiller Durmuş Yılmaz, Bahadır Erdem ile İstanbul Milletvekili Ayşe Yanıkömeroğlu’nun istifaları İYİ Parti’deki dalgalanmayı ortaya koymuştu. Yerel seçimlerin yapıldığı gece ilk istifa açıklaması, İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanlığı görevinden ayrıldığını duyuran Prof. Dr. Bilge Yılmaz’dan geldi. Partideki genel başkan yardımcılığından istifası yanı sıra Yılmaz, Meral Akşener’e de istifa etmesi çağrısında bulundu.

Meral Akşener, seçim gecesi genel başkanlığı bırakacağının iddia edilmesi ve daha sonra bu haberin doğru olmadığının açıklanmasının ardından 31 Mart günü açıklama yapmaktan vazgeçti. Seçim gecesi kulislere yansıdığı üzere Akşener, 1 Nisan’da ise kameralar karşısına geçti ve kendisine parti üst düzey yönetimindeki istifalara dair sorulara olanak vermeksizin İYİ Parti’nin seçimli olağanüstü kurultay kararını duyurdu.

Akşener, “Elbette siyaset kurumu olarak sandıklardan çıkan mesajı duymak hepimizin görevidir. Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir devlet olma vasfı gereğince, İYİ Parti olarak biz de üzerimize düşen sorumluluğu alacağız. Her zaman yaptığımız gibi seçim sonuçlarına ilişkin muhasebemizi ve özeleştirilerimizi yapacağız. Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da milletimizin bize vermiş olduğu mesaj ve bizim için çizdiği istikamet doğrultusunda gereken adımları atacağız. Nitekim tam da bu sebeple parti tüzüğümüzün Genel Başkan olarak bana verdiği yetki gereği en kısa sürede olağanüstü seçimli kongremizi toplayacağız” dedi.

3 Nisan gecesi Buğra Kavuncu, Akşener’in A Takımı olarak nitelendirilebilecek Başkanlık Divanı’ndaki genel başkan yardımcılığı konumundaki Teşkilat Başkanlığı’ndan istifasını açıkladı. Kavuncu, 2019’da İstanbul İl Başkanı’yken seçimi kazanması için çalıştığı CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu karşısında bu seçimde İYİ Parti’nin adayı olarak yarıştı.

Buğra Kavuncu, “Seçimleri beklediğimizin çok altında bir sonuçla tamamladığımızı kabul etmek zorundayız. Tüm bu şartlar altında, ben de üzerime düsen sorumluluğu yerine getirerek, gerek yapılacak olan olağanüstü kongremizin daha sağlıklı ve demokratik bir ortamda yapılabilmesi, gerekse İstanbul’da aldığımız sonuçla doğrudan ilişkili olarak 8 aydır yürütmekte olduğum Teşkilat Başkanlığı görevimden istifa ediyorum” açıklaması yaptı.

Kavuncu, istifa açıklamasında aslında seçim gecesi bu kararı aldığını ancak Akşener’in açıklaması sonrasına bırakarak bugünü beklediğini dile getirdi.

Başkanlık Divanı’ndan bir başka istifa açıklaması da Yerel Yönetimler Başkanlığı görevindeki Burak Akburak tarafından yapıldı. Akburak, “Büyük bir onurla yapmış olduğum Yerel Yönetimler Başkanlığı görevimden istifa ediyorum. Büyük Kongremizin, Türkiye’nin umudunun İYİ Parti olduğunun tescillendiği bir kongre olacağının bilinmesini istiyorum. Her daim liderimizin yanındayım” dedi.

İYİ Parti’den henüz olağanüstü kurultay kararının tarihine ilişkin açıklama yapılmadı. Ancak kurultay ile ilgili iki önemli soru var gündemde; birincisi Meral Akşener yeniden genel başkanlık için aday olacak mı ve ikincisi eğer Akşener aday olursa karşısında rakibi veya rakipleri olacak mı?

Son istifa dalgasıyla birlikte İYİ Parti içerisinde hangi isimler, olağanüstü kurultay sürecinde Meral Akşener’in karşısında ya da yanında pozisyon alacak merak konusu. Bu noktada, Kavuncu ile Akburak’ın açıklamaları arasındaki nüans dikkat çekti. Kavuncu’nun Akşener’in liderliğine ilişkin herhangi bir değerlendirmesi olmadı. Akburak’ın ise Akşener’le ilgili “lider” ve “yanındayım” vurgusu yapması göze çarptı.

Seçim sonrasındaki ilk istifacı Bilge Yılmaz ise, en baştan Akşener’in genel başkanlığı bırakması gerektiği şeklindeki görüşünü açıklayarak pozisyonunu ilan etti.

“Akşener’in aday olmayacağını düşünüyorum”

Meral Akşener’in geçtiğimiz yıl yapılan genel seçimlerde A Takımı’nda yer alan ve o dönem Genel Sekreter görevinde bulunan Uğur Poyraz ise, aylardır koruduğu partisiyle ilgili konuşmama tavrını sonlandırdı ve “Sayın Akşener’in bu konuya ilişkin net ifadesi var. Net ifadesi sonrasında da bir kurultay kararı verdi. Bütün bunları alt alta koyunca Meral Akşener’in bu kurultayda aday olmayacağını düşünüyorum” dedi.

Aylar sonra ilk kez TV100 canlı yayında soruları yanıtlayan Poyraz, yerel seçim sonuçları itibariyle Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu ve Siyasi İşler Başkanı Oktay Vural’ın istifa etmesi gerektiğini söyledi. İYİ Parti Antalya Milletvekili Poyraz, yerel seçimlerde en önemli hatayı iletişim stratejisi olarak gördüğünü belirterek “Genel Başkan’ın iletişimi oğlu Fatih Akşener’deydi” ifadesini kullandı.

Akşener’in aylardır CHP’yi suçladığı Millet İttifakı’nın geçtiğimiz yıl yapılan genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimindeki birlikteliği çok sert sözlerle eleştşrmesine rağmen Poyraz’ın “Bizi kimse kafamıza silah dayayarak Altılı Masa’ya oturtmadı. Masadan aldırıp, tekrar zorla kimse oturtmadı. Bunlar sayın Genel Başkan’ın, partinin yetkili kurullarının her birine sorduğu, yetkili kurulların da karar vererek onayladığı hususlar” ifadesi göze çarptı.

İYİ Parti, Ordu’da büyükşehir belediye başkanlığındaki itiraz süreci haricinde ülke genelinde Nevşehir iliyle birlikte 24 ilçe ve 7 belde olmak üzere 32 belediye kazanabildi. İYİ Parti’nin oyu bu seçimde belediye başkanlıkları itibariyle yüzde 3,7’ye geriledi. İYİ Parti’nin 14 Mayıs Genel Seçimleri’nde oyu yüzde 9,9 idi.

2019’daki yerel seçimlerde ise, İYİ Parti’nin belediyelerde oyu 7,7 ve il genel meclisi oyu yüzde 8,1 idi. CHP ve İYİ Parti, 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde 23’ü büyükşehir, toplam 51 ilde Millet İttifakı’nı çatısı altında seçime girmişti. Bu ittifak çerçevesinde İYİ Parti 10 büyükşehir ve 12 il belediyesinde, CHP ise 13 büyükşehir belediyesi ve 16 il belediyesinde ortak adaylarla seçime girmişti. Sonuçta İYİ Parti, sadece 23 ilçe kazanmıştı.

Dolayısıyla İYİ Parti, CHP’yle ikili şekilde Millet İttifakı olarak girdiği 2019’daki yerel seçimlerde herhangi bir il belediyesi kazanmamış olmakla birlikte Türkiye genelinde oyu, yaklaşık yüzde 4’ten fazlaydı. O dönemde İYİ Parti ve Lideri Akşener, eğer CHP’yle ittifak olmasa il düzeyinde de belediye kazanabilecekleri iddiasındaydı. Keza CHP’li adaylarca o dönem kazanılmış 11 büyükşehir belediyesiyle ilgili İYİ Parti tarafından “Millet İttifakı Belediyesi” yaklaşımı da sergilendi. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun 14 Mayıs 2013’teki Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla birlikte İYİ Parti, CHP’yle ittifak ilişkisine önce tepki ve mesafe koydu ardından da bu ilişkiyi sonlandırdı.

Akşener, bu yerel seçimler arifesinde 6 Kasım 2023’te CHP liderliğini devralan Özgür Özel’in kendisine yönelik çağrısı ve ziyaretiyle sunduğu ittifak kurulması çalışması yapılması teklifini reddetti. Bu noktada “özü başımıza”, “hür ve müstakil siyaset” ifadeleriyle İYİ Parti’nin tek başına seçime gireceğini açıklayan Akşener’in, ülke genelinde olmasa dahi Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyesi seçimlerinde aday çıkarma kararı ise tartışıldı. Akşener ise, CHP’nin kale kenti İzmir’den başlayarak özelllikle CHP’li belediye başkanlarını hedef alarak adaylarını ilan etti. Ancak sonuç, 31 Mart gecesi öncesinde olduğu üzere istifa dalgasına yol açtı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

3 Aylık Dış Ticaret Açığı 20,4 Milyar Dolar

2024 yılının ilk 3 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre; İhracat, yüzde 3,6 oranında artarak 63 milyar 656 milyon dolar, ithalat, yüzde 12,6 oranında azalarak 84 milyar 128 milyon dolar oldu. 

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle 3 aylık dönemde dış ticaret açığı 20 milyar 472 milyon dolar oldu.

Öte yandan ihracat Mart’ta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,1 azalarak 22 milyar 578 milyon dolar olarak gerçekleşti. İthalat ise yüzde 5,7 oranında azalarak 30 milyar 95 milyon dolar oldu.

Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin Mart ayına ilişkin ihracat ve ithalat rakamlarını açıkladı. Buna göre; 2024 yılı Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, yüzde 4,1 oranında azalarak 22 milyar 578 milyon dolar, ithalat, yüzde 5,7 oranında azalarak 30 milyar 95 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 5,1 oranında azalarak 52 milyar 674
milyon dolar olarak gerçekleşti.

2024 yılı Ocak-Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre; İhracat, yüzde 3,6 oranında artarak 63 milyar 656 milyon dolar, ithalat, yüzde 12,6 oranında azalarak 84 milyar 128 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 6,3 oranında azalarak 147 milyar 784 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2024 yılı Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracatın ithalatı karşılama oranı 1,26 puan artarak yüzde 75,0 olarak gerçekleşti. enerji verileri hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı 0,14 puan azalarak yüzde 85,3 olarak gerçekleşti.

Enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise, ihracatın ithalatı karşılama oranı 1,54 puan artarak yüzde 91,2 olarak gerçekleşti.

Mart ayında en fazla ihracat yaptığımız ülkeler sırasıyla; Almanya (1 milyar 749 milyon dolar), İtalya (1 milyar 301 milyon dolar) ve ABD (1 milyar 264 milyon dolar) oldu. Mart ayında ihracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 47,6 oldu.

Mart ayında en fazla ithalat yaptığımız ülkeler sırasıyla; Çin (3 milyar 900 milyon dolar), Rusya (3 milyar 680 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 148 milyon dolar) oldu. Mart ayında ithalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde 58,5 oldu.

Mart ayında en fazla ihracat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (9 milyar 965 milyon dolar), Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri (3 milyar 937 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (3 milyar 220 milyon dolar) oldu.

Mart ayında en fazla ithalat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (9 milyar 918 milyon dolar), Asya Ülkeleri (7 milyar 613 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (5 milyar 835 milyon dolar) oldu.

Paylaşın

CHP Lideri Özel: Erdoğan’ın Sertliğe Devam Edeceğini Görüyoruz

CHP Lideri Özgür Özel, Erdoğan’ın seçim sonrası yaptığı balkon konuşmasında verdiği mesajlara ilişkin, “Balkon konuşması stratejik olarak doğruydu. Ama Tayyip Erdoğan’ın içselleştirdiği bir konuşma olmadığı açığa çıkıyor” dedi ve ekledi:

“Dünyadaki bütün sert otoriter liderler, böyle durumlarda sertleşmeyi tercih ederler. Yumuşamanın kendilerine zarar vereceğini düşünürler. Ve Erdoğan’ın stratejik olarak sertliğe devam edeceğini görüyoruz. O günkü söylemi siyaseten kendisi açısından ve ülke açısından doğruydu ama şimdi samimi olmadığını görüyoruz. Samimi olsa böyle davranmaz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet’e verdiği röportajda seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Partisinin belediye yeni belediye başkanı kazandığı şehirler için “İllerden hiçbiri sürpriz değil ama oranlar çok sürpriz” diyen Özel, “Biz ankette Kilis’in gelmekte olduğunu gördük ama 12 puan farkla kazandık. Bursa, Balıkesir, Manisa, Denizli’yi kazanacağımızı söylüyorduk ama oranlara şaşırdık. Hepsini bekliyorduk. ‘Kastamonu da, Kırıkkale de Adıyaman da gelecek’ dedim. Ama tabii bunların bir kısmı gelir, bir kısmı gelmez. Hepsinin birden gelmesi çok iyi oldu tabii. Biz Bursa, Balıkesir, Denizli, Manisa için ‘İkisi kesin gelir.

Büyük ihtimalle üçü gelir. Dördü de gelse şaşırmam’ dedim mesela. O nedenle gelmesine şaşırdığım il yok. Çünkü hepsini gördük. Ama hepsinin birden çok yüksek oranlarda gelmesine memnun oldum. Hangi seçim çevresindeki sonuca üzüldüğümü soracak olursanız, gösterdiği mücadele ve partimizin oyunu büyük oranlarda artırmış olmasına rağmen Veli Ağbaba’nın seçimi kazanamamasına üzüldüğümü belirtmem lazım” diye konuştu.

“Seçmen bize ‘Değişmezseniz oy yok, 6 parti bir araya da gelseniz 25 veriyorum’ dedi. Oysa ki tek başımıza 38 aldık. AK Parti’ye de ‘Kötüye gidiyorsun’ dedi. Onlar kötüye gidişi görmediler” diyen Özel, “Mavi, gri, beyaz yakalı bütün emekçiler. Herkes bağırıyor. O, bu sesteki mesajı almadı, duymadı, gelmekte olanı görmedi. ‘Beni kimse geçmedi, Özgür Efendi de geçemez’ diyordu. Seçmenin verdiği mesaja kulağını tıkayan kaybetti, kulağını açan kazandı” ifadelerini kullandı.

Özel, “Değişim hareketinin etkisi oldu mu?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Seçimdeki en büyük avantaj şuydu: Değişmeyen partilerle değişmiş olan bir parti yarıştı. Bu sadece lider değişikliği değil. MYK’sı 43 yaşında bir parti. Yarısı kadın olan bir parti. Bir sene önce yaş ortalaması bundan 15 yaş fazla olan ve 3 kadının olduğu bir partiden yarısının yöneticilerinin kadın olduğu bir parti.

İzmir’de 3 küçük ilçeyi yönetirken 9 kadının olduğu bir parti, Çankaya’da, Tuzla’da 31 yaşında gençlik kolları başkanlığından gelen arkadaşların olduğu bir parti. Yani bakıyor, 30 yaşında belediye başkan adayı var. Bir sürü kadın, genç var. Değişmiş ile değişmemişlerin yarışı. İnsanlar değişim umuduna oy verirler. Çünkü hallerinden memnun değiller. Bir tarafta değişimi konuşan ve yaşayan bir parti, diğer tarafta 22 yıldır değişmeyen bir parti var.”

“Milletvekillerinden CHP’ye geçiş bekliyor musunuz?” sorusina, “Gelmek isteyenler vardı. Seçim üstü kimseyi kırmamak için hep durdurduk. Şimdi gelmek isteyenler yine olacaktır. Değerlendireceğiz ama sonuçta gelenler olacak diye görüyorum” şeklinde yanıt veren Özel, ittifaklar için ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Klasik ittifaklar çöktü. Yeni bir ittifak süreci başladı. Biz millet ittifakını zaten bir araya getiremedik. Cumhur İttifakı, bir arada oldukları halde kaybetti. Demek ki 2018-2019 modeli ittifak işi artık işlemiyor. Artık sandıkta ittifak işliyor.”

“Erdoğan’ın stratejik olarak sertliğe devam edeceğini görüyoruz”

Özel, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim sonrası yaptığı balkon konuşmasında verdiği mesajlar ise şöyle yorumladı:

“Balkon konuşması stratejik olarak doğruydu. Ama Tayyip Erdoğan’ın içselleştirdiği bir konuşma olmadığı açığa çıkıyor. Dünyadaki bütün sert otoriter liderler, böyle durumlarda sertleşmeyi tercih ederler. Yumuşamanın kendilerine zarar vereceğini düşünürler. Ve Erdoğan’ın stratejik olarak sertliğe devam edeceğini görüyoruz. O günkü söylemi siyaseten kendisi açısından ve ülke açısından doğruydu ama şimdi samimi olmadığını görüyoruz. Samimi olsa böyle davranmaz.”

Özel, “CHP yakın vadede ne yapacak?” sorusuna şu yanıtı verdi: “En kısa vadede 1 Mayıs var. 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması önemli. İşçilerin iradesinin arkasında duracağız. Bir çatışmadan bahsetmiyorum ama 1 Mayıs’ta Taksim’de olunması, özgürce kutlanması gerekiyor. İlk kritik tarih 1 Mayıs. Seçim sonrası AK Parti çok sert bir ekonomik program yapacak.

Biz ne memuru ne de emekliyi onlara ezdiririz. Çok büyük bir mücadele vereceğiz. Çok büyük bir emekli mitingi yapacağız. Temmuz beklenmeden emekliye iyileştirme yapılmasını istiyoruz. Temmuzda asgari ücret kaç paraysa en düşük emekli maaşının o kadar olması lazım. Biz temmuz zammının yüzdesini merak etmiyoruz. Emekli maaşını bir asgari ücret yapmadan durmayacağız.”

Party of European Socialists (PES) toplantısı için cumartesi günü Romanya’ya gideceğini aktaran Özel, şunları söyledi: “‘Avrupa’da CHP, en çok belediyeye sahip sosyal demokrat partilerden biri oldu. Bu, bütün Avrupa soluna umuttur’ diyorlar. Avrupa solunun umudu olan bir fotoğrafı çektirmeye gidiyoruz ve fotoğrafın ortasında biz varız.

Dünyada da sol için çok çok önemli bir hamle bu. Çünkü Avrupa’da ve dünyada solun çok gerilediği bir yerde çok ileri bir hamle. 10 ay içinde oyları yüzde 50’den fazla arttıran bir sol parti. Böyle bir şey siyaset tarihinde yaşanan bir şey değil.”

Röportajın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Fenerbahçe, Galibiyet Serisini Sürdürdü

Süper Lig’in 31. hafta karşılaşmasında Fenerbahçe ile Adana Demirspor, Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Arda Kardeşler’in yönettiği karşılaşmadan Fenerbahçe, 4-2 galip ayrıldı.

Haber Merkezi /  Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri, 17. dakika Djiku, 51. dakikada Edin Dzeko, 70. dakikada Dusan Tadic ve 85. dakikada Serdar Dursun kaydetti. Adana Demirspor’un gollerini ise 25. dakikada Mario Balotelli ve 80. dakikada Yusuf Barasi attı.

Fenerbahçe, bu galibiyet ile puanını 82’ye çıkardı ve lider Galatasaray’ı takibini sürdürdü. Adana Demirspor ise 39 puanda kaldı.

Karşılaşmadan dakikalar

3. dakikada orta alanda topla hareketlenen Zajc, pasını Szymanski’ye aktardı. Ceza yayının solundan topla beraber ceza sahası içine giren Szymanski’nin sert vuruşunda meşin yuvarlak üst direkten oyun alanına döndü.

6. dakikada İrfan Can Kahveci’nin ceza yayı gerisinden yaptığı vuruşta Adana Demirspor savunmasından seken top Tadic’in önüne düştü. Tadic’in ceza sahası içi sol çaprazından şutunda meşin yuvarlak direğin yanından dışarıya çıktı.

12. dakikada İrfan Can Kahveci, sağ tarafta buluştuğu topla ceza sahasına kadar ilerledi. Bu oyuncunun sağ çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlak dışarıya gitti. 15. dakikada Szymanski’nin rakibinden kaptığı top sonrası ceza yayı gerisinden çektiği şutta meşin yuvarlak dışarıya çıktı.

17. dakikada hücum yönünün solundan Zajc’ın kullandığı köşe vuruşunda altıpasta Mert Müldür’ün arkaya aşırdığı meşin yuvarlağı arka direkte Djiku boş kaleye ağlara gönderdi (1-0). 25. dakikada kaleci İrfan Can Eğribayat’ın pas hatasında ceza sahası içinde araya giren Balotelli, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu (1-1).

27. dakikada soldan Ferdi Kadıoğlu’nun ortasında ön direkte Szymanski’nin arkaya aşırdığı topun gelişine penaltı noktası civarında Dzeko’nun sol ayağıyla şutunda, meşin yuvarlak üstten dışarı gitti.

37. dakikada Fenerbahçe gole çok yaklaştı. Sağdan İrfan Can’ın geliştirdiği atakta Szymanski’nin dokunamadığı top son olarak solda Tadic’in önünde kaldı. Bu oyuncunun ceza sahasına çıkardığı topu Zajc, penaltı noktasındaki Dzeko ile buluşturdu. Tecrübeli santrforun dönerek şutunda meşin yuvarlak ikinci kez direkten oyun alanına geldi.

44. dakikada Yusuf Sarı’nın ceza yayından sert vuruşunda, kaleci İrfan Can topu kontrol etti. 48. dakikada ceza sahası dışı sol çaprazında topla buluşan Tadic, pasını sağ çaprazdaki İrfan Can Kahveci’ye aktardı. Ceza yayının solundan İrfan Can’ın şutunda meşin yuvarlak kalenin üzerinden dışarıya çıktı.

51. dakikada sağ taraftan İrfan Can Kahveci’nin savunma arkasına gönderdiği taç atışında Dzeko, topla beraber ceza sahasına kadar ilerledi. Topu soluna çekip rakibinden sıyrılan Dzeko’nun şutunda meşin yuvarlak ağlara gitti (2-1).

53. dakikada sol taraftan ceza sahası içine giren Mohammadi, pasını ceza yayındaki Yusuf Sarı’ya aktardı. Yusuf’un ceza yayı üzerinden sert şutunda kaleci İrfan Can meşin yuvarlağı çeldi. 55. dakikada sol taraftan Ferdi Kadıoğlu pasını ceza sahası içi sol çaprazındaki Szymanski’ye aktardı. Szymanski’nin uzak direğe vuruşunda meşin yuvarlak dışarıya çıktı.

59. dakikada soldan Oosterwolde’nin ortasına kaleciden hemen önce altıpas üzerinde Zajc’ın dokunuşunda, top yandan dışarı çıktı. 66. dakikada Balotelli’nin ceza sahası hemen dışından kullandığı serbest vuruşta kaleci İrfan Can meşin yuvarlağı tam köşeden kornere çeldi.

70. dakikada savunmadan rakip yarı sahaya atılan uzun topa yapılan pres sonucunda savunmanın da hatasıyla orta alanda topu kazanan Tadic’in uzak mesafeden kalecinin üstünden şutunda top ağlara gitti (3-1). 80. dakikada hızlı gelişen atakta Emre Akbaba’nın pasında sağda topla buluşan Yusuf Sarı’nın yerden sert ortasında, arka direkte Barasi topu boş kaleye gönderdi (3-2).

85. dakikada ceza sahası dışı sağ çaprazdan kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Szymanski’nin arka direğe sert ortasına altıpasın solunda iyi yükselen Serdar Dursun’un kafa vuruşunda, meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 4-2.

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemeler: Arda Kardeşler, Mehmet Emin Tuğral, Deniz Caner Özaral

Fenerbahçe: İrfan Can Eğribayat – Mert Müldür, Djiku, Oosterwolde, Ferdi Kadıoğlu, Krunic, Zajc, İrfan Can Kahveci (Dk. 81 Serdar Dursun), Szymanski, Tadic, Dzeko (Dk. 90 Çağlar Söyüncü)

Adana Demirspor: Magomedaliyev (Dk. 46 Vedat Karakuş) – Mohammadi, Gravillon, Semih Güler, Yusuf Erdoğan (Dk. 56 Nani), Yusuf Sarı, Michut, Maestro, Mendoza (Dk. 56 Yusuf Barasi), Emre Akbaba, Balotelli (Dk. 81 Aymbetov)

Goller: Dk. 17 Djiku, Dk. 51 Dzeko, Dk. 70 Tadic, Dk. 85 Serdar Dursun (Fenerbahçe)- Dk. 24 Balotelli, Dk. 80 Yusuf Barasi (Adana Demirspor)

Paylaşın

Erdoğan: Milletin İradesine Hiçbir Şekilde Hürmetsizlik Etmeyiz

Katıldığı bir etkinlikte gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Geçmişte olduğu gibi Türkiye’nin siyasetini, ekonomisini, diplomasisini terör örgütleri vasıtasıyla dizayn etmeye çalışanlar inşallah emellerine ulaşamayacaktır. Can çekişen terör örgütlerini yeniden palazlandırma niyetlerini görüyoruz” dedi ve ekledi:

” Birileri yine sokaklarımızı terörize etmeye kalkıştı. Emniyet güçlerimiz gerekli müdahalelerde bulunarak olayların büyümesini engellemişlerdir. Her kim şiddeti, kaosu, eşkıyalığı, vandallığı hak arama yolu olarak görürse yine karşısında devletimizin çelikten yumruğunu bulacaktır. Dünyanın hiçbir medeni devleti böyle bir şeye göz yummaz. Türkiye Cumhuriyeti de bir çadır devleti değildir, olmayacaktır.”

Erdoğan, açıklamasının devamında, “Milletin iradesine ve takdirine hiçbir şekilde hürmetsizlik etmeyiz ama Kandil’deki terör baronlarının da baskıyla vatandaşlarımıza musallat olmalarına, şehirlerimizin huzuruna ve barışına kast etmelerine, artık geçmişte kalan acıları insanımıza tekrar yaşatmalarına kesinlikle izin vermeyiz veremeyiz. Bu tarz teşebbüsler karşısında hukuk devletinin gereği neyse demokrasimiz neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan çekinmeyeceğiz. Tüm siyasi aktörlerden hukukun üstünlüğüne saygı göstermeyi bekliyoruz. Terörle mücadeleyi demokratikleşmeden, demokratikleşmeyi de ekonomiden bağımsız görmüyoruz” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik mensupları ile bir araya geldiği iftar programında konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Dün Beşiktaş’ta bir yangın faciasını yaşadık. Bu faciada rızkının peşinde koşan 29 kardeşimiz hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden insanlara rahmet, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Faciayla ilgili adli tahkikat hemen başlatılmış ve 9 kişi gözaltına alınmıştır. Belediye dahil kimin sorumluluğu, ihmali ve kusuru varsa hepsinin üzerine kararlılıkla gidilecektir. Birkaç münferit hadise dışında Allah’a şükürler olsun demokrasimize gölge düşürecek hiçbir olay vuku bulmadı. Bazı illerimizde bölücü örgüt mensuplarının provokasyonlarını siz emniyet güçlerimizle boşa çıkardık.

Buradan sizlerin şahsında seçimlerin suhuletle gerçekleştirilmesi için fedakârca çalışan tüm güvenlik güçlerimizi cani gönülden tebrik ediyorum. Bu seçimler milli iradenin gücünün yanısıra her seçim gündeminde gündeme getirilen kimi ithamların asılsız olduğunu ortaya koymuştur. Ülkemiz, milletimiz ve gelecek kuşaklar adına değerli kazanım olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Türkiye hangi kökene, meşrebe, partiye mensup olursa olsun 85 milyonun tamamının ortak yuvasıdır, ortak vatanıdır. Çok partili demokrasimiz ise uğruna ağır bedeller ödeyerek 75 yılda canımızla terimizle inşa ettiğimiz muazzam ve muhkem bir binadır.

Bu ortak değerlerimize ne kadar samimiyetle sahip çıkar, güçlendirirsek istikbalimiz için o derecede iyi olacaktır. Burada şu hakikati de vurgulamak durumundayım, Türkiye’nin ve demokrasimizin yüksek seviyelerde sizin harcınızın, emeğinizin, mücadelenizin çok büyük katkıları var. Siyaset üstü görmemiz gereken bir diğer konuda terör belasıdır. PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından DHKP/C’sine hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütleri milletimizin düşmanıdır. Siyaset üstü görmemiz gereken bir diğer konuda terör belasıdır.

PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından DHKP/C’sine hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütleri milletimizin düşmanıdır. Türkiye’nin ve terörün geleceğinde teröre yer olmadığını dost düşmana göstermekle kararlıyız. Geçmişte olduğu gibi Türkiye’nin siyasetini, ekonomisini, diplomasisini terör örgütleri vasıtasıyla dizayn etmeye çalışanlar inşallah emellerine ulaşamayacaktır. Can çekişen terör örgütlerini yeniden palazlandırma niyetlerini görüyoruz. Özellikle dün akşamdan itibaren bazı illerimizde sokaklarımı karıştırma, milletimizin malına, mülküne saldırma hadiseleri yaşandı.

“Terörle mücadeleyi demokratikleşmeden, demokratikleşmeyi de ekonomiden bağımsız görmüyoruz”

Birileri yine sokaklarımızı terörize etmeye kalkıştı. Emniyet güçlerimiz gerekli müdahalelerde bulunarak olayların büyümesini engellemişlerdir. Her kim şiddeti, kaosu, eşkıyalığı, vandallığı hak arama yolu olarak görürse yine karşısında devletimizin çelikten yumruğunu bulacaktır. Dünyanın hiçbir medeni devleti böyle bir şeye göz yummaz. Türkiye Cumhuriyeti de bir çadır devleti değildir, olmayacaktır.

Milletin iradesine ve takdirine hiçbir şekilde hürmetsizlik etmeyiz ama Kandil’deki terör baronlarının da baskıyla vatandaşlarımıza musallat olmalarına, şehirlerimizin huzuruna ve barışına kast etmelerine, artık geçmişte kalan acıları insanımıza tekrar yaşatmalarına kesinlikle izin vermeyiz veremeyiz. Bu tarz teşebbüsler karşısında hukuk devletinin gereği neyse demokrasimiz neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan çekinmeyeceğiz. Tüm siyasi aktörlerden hukukun üstünlüğüne saygı göstermeyi bekliyoruz. Terörle mücadeleyi demokratikleşmeden, demokratikleşmeyi de ekonomiden bağımsız görmüyoruz.

Bugüne kadar hep özgürlük, güvenlik dengesini korumaya gayret ettik. Birini ötekine tercih etmeden dengeli şekilde bugünlere geldik. Son 21 yılda olduğu gibi gelecekte de hak ve özgürlükler alanında idame ettireceğiz. İstihdamı ve ihracatı artırıyoruz. Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşüşe geçtiğine inşallah hep birlikte şahit olacağız. Bugün TÜİK tarafından açılan verilen aylık enflasyonun Mart ayında gerilediğini gösteriyor. Enflasyonun düşmesi ücret artışlarını önleyerek kalıcı refah artışlarını sağlayacaktır. Aynı şekilde düzensiz göç ve suç örgütleriyle mücadelede de etkin kararlı ve kapsamlı adımlar atmayı sürdüreceğiz.

Dağdaki eşkıyaya nasıl müsaade etmiyorsak kendini devletten, hukuktan üstün gören şehir eşkiyalarına da nefes aldırmayacağız. İstikbalimizin güvencesi olan gençlerimizi hedef alan zehir tacirlerinin tepesine binmekten geri durmayacağız. Bugüne kadar nasıl dayanışma içinde hareket ettiysek bundan sonra birlikte yol yürümeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Türkiye’ye yaptığınız ve yapacağınız hizmetlerden dolayı her birinize şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Kahraman şehitlerimizi tekrar rahmetle anıyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun diyorum. Şimdiden Kadir gecenizi ve bayramınızı tebrik ediyorum.”

Paylaşın

İYİ Parti’de Peş Peşe İstifalar

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de Buğra Kavuncu, İYİ Parti Teşkilat Başkanlığı, Burak Akburak ise İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Buğra Kavuncu, İYİ Parti Teşkilat Başkanlığı görevinden istifa etti. Kavuncu, “31 Mart yerel seçim sonuçları gösterdi ki; büyükşehirlerde yarış genelde iki parti arasında geçmiş ve seçmen istediği adaya oy vermekten çok, istemediği parti ya da aday kazanmasın diye karşındaki en güçlü adaya yönelmiştir. Bir diğer durum ise daha önce ittifak yapılan İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana gibi büyükşehirlerin birçoğunda parti aidiyeti neredeyse yok olmuştur” dedi.

“İttifak sisteminin, büyük partileri güçlendirirken oy oranı biraz daha az partileri erittiği aşikârdır” diyen Kavuncu, “Katı bir ideolojik görüşü olmayan, makul ve hayatın gerçekleriyle yüzleşerek ona göre politika belirleyen, merkeze konumlanacak bir partinin varlığını devam ettirmesi için yerel yönetimlerde iddia ortaya koyması önemlidir. Aksi halde başka bir partinin aparatı haline gelme riskini taşımaktadır. Seçim sonuçları bunu bir kez daha tescil etmiştir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti’nin 31 Mart yerel seçimine ittifak yapmadan girme kararı aldığını hatırlatan Kavuncu, şöyle devam etti: “Bilindiği üzere, partimiz genel seçimler sonrası 31 Mart yerel seçimlerine ittifaksız girme kararı almış ve tüm ülkede aday belirleme süreci başlamıştır. Bu süreçte, kamuoyuna da yansıyan bazı isimler haricinde İstanbul için adaylık talebinde bulunan olmamıştır. Parti içerisinde de bu doğrultuda bir gelişme olmayınca görev bana düşmüştür. Ben de partim için bu sorumluluğu seve seve üstlendim.

Alınan karar sonrası çalışmalarıma başladım ve daha iyi bir belediye başkanı olacağım iddiasıyla seviyeyi düşürmeden, projelerimi anlattım. Eleştirilerimi sıraladım. Hatta eleştirilerimi beğenmeyen ve yetersiz bulan da oldu, kamuoyundan dozu çok kaçırdığımı dile getiren de oldu. Kimisi boşuna çok çalışarak kendimi hırpaladığımı kimisi ise kasıtlı olarak çalışmadığımı iddia etti. Bütün bunlara rağmen, ben partimin adını en onurlu şekilde inandığım ve doğru bulduğum şekilde ayakta tutmaya çalıştım ve mücadele ettim. Ancak seçimleri beklediğimizin çok altında bir sonuçla tamamladığımızı kabul etmek zorundayız.”

İYİ Parti Teşkilat Başkanlığı görevinden istifa ettiğini duyuran Buğra Kavuncu, açıklamasında “Tüm bu şartlar altında, ben de üzerime düşen sorumluluğu yerine getirerek, gerek yapılacak olan olağanüstü kongremizin daha sağlıklı ve demokratik bir ortamda yapılabilmesi, gerekse İstanbul’da aldığımız sonuçla doğrudan ilişkili olarak, 8 aydır yürütmekte olduğum Teşkilat Başkanlığı görevimden istifa ediyorum” ifadelerine yer verdi.

İstifa kararını seçim akşamı aldığını belirten Kavuncu, açıklamasında “Özellikle parti içinde şahsıma yönelen bazı eleştirileri de cevaplamam gerekirse; seçim akşamı almış olduğum istifa kararımın, Genel Başkanımızın pazartesi günü yapacağını duyurduğu açıklamanın ardından duyurulması hususunda çalışma arkadaşlarımızla görüş birliği oluştu. Bundan ötürü de bu açıklamayı bugüne bıraktığımı ifade etmeliyim” dedi.

Kavuncu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun, il ve ilçe teşkilatı, İstanbul Gençlik Kolları Başkanımız Muhammet Akyüz ve kendisini destek veren herkese teşekkür etti.

“Her daim Liderimizin yanındayım!”

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Burak Akburak, sosyal medya hesabı üzerinden İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı görevinden istifa ettiğini duyurdu. Akburak, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Büyük bir onurla yapmış olduğum Yerel Yönetimler Başkanlığı görevimden istifa ediyorum.Büyük Kongremizin,Türkiye’nin umudunun İYİ Parti olduğunun tescillendiği bir kongre olacağının bilinmesini istiyorum. Her daim Liderimizin yanındayım!” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Van’da Mazbata DEM Parti Adayı Abdullah Zeydan’a Verildi

Van’da mazbata Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Adayı Abdullah Zeydan’a verildi. Gelişmeyi DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sosyal medya hesabından duyurdu.

Haber Merkezi / Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti), Van İl Seçim Kurulunun, Abdullah Zeydan’ın Van Büyükşehir Belediye Başkanı “seçilmemiş sayılması” ve mazbatanın ikinci sıradaki adaya verilmesi kararına yaptığı itirazı oy çokluğu ile kabul etti.

Karar doğrultusunda, Van’da yüzde 55 oy ile seçilen Abdullah Zeydan’a mazbatası verilecek.

Karara ilişkin YSK önünde açıklama yapan, DEM Parti YSK Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki de YSK’nin oy çokluğuyla itirazlarını kabul ettiğini belirterek, “Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları bildiğiniz gibi kesin. Herhangi bir itiraz olanağı yok. Anayasa Mahkemesi denetimine de tabii değil. Dolayısıyla başvurulacak başka bir makam olmadığı için mazbata Abdullah Zeydan’a verilecek.” diye konuştu.

Öte yandan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da gelişmeyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakırhan, “Olması gereken oldu ve Van halkının iradesi hayat buldu. Hayırlı olsun” dedi.

Neler yaşandı?

Pazar günü yapılan yerel seçimlere resmi olmayan sonuçlara göre Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı yüzde 55,48 oyla DEM Parti adayı Abdullah Zeydan kazanmıştı. AK Parti adayı Abdulahat Arvas oyların yüzde 27,15’ini, Yeniden Refah Partisi adayı Abdullah Sadıksoy da yüzde 5,37’sini almıştı. Van’ın tüm ilçelerinde de, yerel seçimleri DEM Parti kazanmıştı.

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Adalet Bakanlığı’nın başvurusu üzerine, Pazar günü yapılan yerel seçimlerde Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu (yasaklı) haklarının geri alındığını açıklamıştı. Memnu haklarının elinden alınması, Zeydan’ın seçilme hakkını yitirmesi, itiraz başvurularından sonuç çıkmazsa mazbatasının verilmemesi anlamına geliyor.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, halkın ortaya koyduğu iradeye saygı duyulması gerektiğini söyledi. Doğan, “Bu hukukun gereğidir, bu bir lütuf değildir. Alınan bu yanlış karardan derhal geri dönülsün” dedi.

Parti MYK’sından yapılan yazılı açıklamada da, partinin Van’da büyükşehir dahil, 14 belediyenin tümünü kazandığı anımsatıldı. Açıklamada, “Van halkı iradesini net ve en güçlü şekilde sandığa yansıtmıştır. Bu güçlü irade, aynı zamanda kayyım rejimine verilen bir cevaptır” denildi.

Ayrıca Adalet Bakanlığı’nın itirazı üzerine, Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının iadesi kararının hiçe sayıldığı vurgulandı: “Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanımız Abdullah Zeydan, tüm hukuki prosedürlerini tamamlayarak Yüksek Seçim Kurulu’na başvurmuş, adaylığı yapılan incelemeler sonucu YSK tarafından kabul edilmiştir. Zeydan, Van’da halkın büyük çoğunluğunun desteğini alarak seçilmiştir.

Ancak 29 Mart 2024 Cuma günü mesai bitimine 5 dakika, seçime 2 gün kala Adalet Bakanlığı idari bir karar ve yazıyla, 2022 yılında memnu haklarını alan ve tüm yasal denetimlerden geçen Zeydan’ın memnu haklarına itiraz etmiştir. Yetkili savcılık, talimat niteliğindeki bu idari itiraz yazısı üzerine kesinleşmiş memnu hak kararını veren mahkemeye yeniden başvurmuştur.

Mahkeme aynı gün kesinleşmiş memnu hak kararını geri almış ve memnu hak talebini reddetmiştir. Karar henüz kesinleşmeden, yani itiraz ve temyiz hakkı kullanılmadan hemen YSK’ye bildirimde bulunmuştur.”

Paylaşın

Gıda Fiyatları 19 Yılda 28 Kat Arttı

2005 yılı mart ayında 113 olan gıda fiyatları endeksi 2024 yılı mart ayında 3 bin 150’ye yükseldi. Böylece gıda fiyatları 2005 yılından bu yana 27,9 kat arttı.

Haber Merkezi /Mart 2005’te yüzde 4,83 olan yıllık gıda enflasyonu mart 2024’te yüzde 70,41’e yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mart 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,16, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 15,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,50 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 57,50 olarak gerçekleşti.

Bağımsız ekonomistler ile akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubunun (ENAG) açıkladığı enflasyon verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mart ayında yüzde 5,68 arttı. TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 124,63 olarak gerçekleşti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), enflasyon verilerinin ardından yaptığı açıklamada, “TÜİK, Mart 2024 döneminde gıda enflasyonunu yüzde 70,41 olarak açıkladı. Ancak bu enflasyon halkın hissettiği gerçek enflasyonu yansıtmaktan oldukça uzak bir oran” ifadelerine yer vererek en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonunun yüzde 110,6 olduğunu kaydetti.

Açıklamada DİSK-AR’ın araştırmasına ait verilere yer verildi. DİSK-AR’ın TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre gıda enflasyonu ortalama yüzde 70,4 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 86,5 oldu.

Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 80,3 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 92 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 110,6 olarak gerçekleşti.

“Yüksek gelir gruplarının daha düşük enflasyon hissettiği görülüyor” ifadelerine yer verilen araştırma raporunda dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 67,3 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 51,3 olduğu kaydedildi.

Raporda, “Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 111 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 51 oranında kaldı. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor” denildi.

Gıda fiyatları 27,9 kat arttı

2005 ve 2024 verilerinin karşılaştırıldığı açıklamada son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki farkın açılmaya başladığı belirtilerek şunlar kaydedildi:

2005 Mart’ta 115 olan TÜFE endeksi, Mart 2024’te 2.139’a yükseldi. 2005 Mart’ta 113 olan gıda fiyatları endeksi ise 2024 Mart’ta 3.150’ye yükseldi. Böylece TÜFE 2005’ten bu yanda 18,6 kat; gıda fiyatları ise 2005’ten bu yana 27,9 kat arttı.

Mart 2005’te yüzde 7,9 olan yıllık enflasyon oranı Mart 2024’te yüzde 68,5 oldu. 2005’te yüzde 4,83 olan yıllık gıda enflasyonu ise Mart 2024’te yüzde 70,41’e yükseldi.

Öte yandan son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. Mart 2005’te TÜFE’yle aynı seyreden gıda fiyatları endeksi Mart 2024’te TÜFE’nin 1.011 puan (yüzde 47,3) üstüne çıktı.

Paylaşın

MHP Lideri Bahçeli’den ’31 Mart’ Çıkışı: Şımaranların Akıbetini Herkes Görecek

Seçim gündemine ilişkin değerlendirmeler yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi yüzde 16,62’lik oy oranı ve kazandığı 220 belediye başkanlığıyla hamdolsun umutları diriltmiş, Cumhur İttifakı’nın gücüne güç eklemiştir. Partimiz milli özlem ve hedeflere her zaman tercüman olmuş, milletimiz ne diyorsa ona kulak vermiştir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Partimizin ve Türkiye’mizin önü açıktır. Seçimsiz geçecek yaklaşık 4 yıllık sürede ülkemiz her alana teşmil edilecek reformlarla yükselişini devam ettirecektir. Siyasette elde ettikleri geçici mevzi kazanımlarla şımarmaya ve tahriklerini göstermeye başlayanların günün sonunda nasıl bir demokratik akıbetle karşılaşacağını da herkes görecektir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in 27’nci ölüm yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı. Bahçeli, mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Türk siyaset ve demokrasi hayatına derin izler bırakan müstesna isimlerin maşeri vicdanda muhkem bir mevkii olmakla birlikte takdir, tazim ve şükranla hatırlanması milletimize özgü alicenap ve vefakâr bir özelliktir. Vatan ve millet sevgisiyle mücehhez değerli şahsiyetlerin sadece yaşadıkları dönemleri değil, kendilerinden sonraki devirleri de fikir, görüş ve düşünceleriyle etkilediği apaçık bir gerçektir.

Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey işte böyle bir vasfa ve vakara ziyadesiyle sahiptir. Ülkemizin zor ve sıkıntılı yıllarında haklı mücadelesiyle adından en çok bahsettiren, milli birlik ve kardeşlik hissiyatını en fazla benimseyen liderlerden birisi Merhum Türkeş Bey’dir.

Ülke ve ülkü sevdasıyla tebarüz etmiş; dava, devlet ve siyaset insanı hüviyetiyle gündeme gelmiş, gönüllere girmişti. Kaldı ki inançlarından ve ilkelerinden hiç taviz vermemişti. Önce Türk tarih ve kültürünün özsuyuyla beslenip tomurcuklanan, arkasından serpilip köklerini derinlere salan, sonra da siyasallaşıp toplumsal harekete dönüşen Türk milliyetçiliği fikriyatının geçmiş ve geçirmiş olduğu safhalarda onun muteber rolü olduğunu hiç kimse inkar edemeyecektir.

Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları bugünkü zaman diliminde, bir yanda milli ve manevi değerlerin muhafızı diğer yanda da milletimizin istikbal ve istiklal güvencesi mertebesine erişmiştir.

Kara propagandaların, karanlık projelerin, karamsar palavraların biteviye faal ve faaliyet halinde olduğu şu günlerde Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasetinin istikrar ve itibar aydınlığı olarak öne çıkmıştır. Bu gerçeğin ışığında, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partisi yüzde 16,62’lik oy oranı ve kazandığı 220 belediye başkanlığıyla hamd olsun umutları diriltmiş, Cumhur İttifakı’nın gücüne güç eklemiştir.

Partimiz milli özlem ve hedeflere her zaman tercüman olmuş, milletimiz ne diyorsa ona kulak vermiştir. Nitekim hayata ve hadiselere bakışımızın fikri mihveri olan Türk milliyetçiliği, demokrasiyle ayrılmaz ve ayrıştırılması imkansız bütünlük içindedir.

Merhum Türkeş Bey hayattayken, sürekli tefrika ve tezvirat çıkaran, Türkeş’siz MHP’yi tesis etmek için çırpınan kim varsa, bugün onun adı ve anıları kapsamında istismar ve istila teşebbüsleriyle Milliyetçi Hareket Partisi’ni zaafa uğratmak için yarış halindedir.

Makûs niyet sahiplerinin sahte ve samimiyetsiz duruşlarını elbette ciddiye alacak, aldırış edecek, ikna olacak sağduyulu hiçbir insanımız da yoktur. Unutulmamalıdır ki, Milliyetçi Hareket Partisi demek; Türklüğün alemdar yüreği, Türkiye’nin ahlak yüksekliği, Türk ve Türk milletinin akıl, gönül, güven ve iman yüzü demektir.

55 yıllık bir maziyi kucaklayıp geleceğin Türk asırlarında kutup yıldızı gibi parlayacak olan Milliyetçi Hareket Partisi çağın ruhunu kavrayıp, zamanın ters ve bozucu akıntılarına karşı müteyakkız bir iradeyle mukabele edecektir. Partimizin ve Türkiye’mizin önü açıktır.

Seçimsiz geçecek yaklaşık 4 yıllık sürede ülkemiz her alana teşmil edilecek reformlarla yükselişini devam ettirecektir. Siyasette elde ettikleri geçici mevzi kazanımlarla şımarmaya ve tahriklerini göstermeye başlayanların günün sonunda nasıl bir demokratik akıbetle karşılaşacağını da herkes görecektir. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine mutlaka ulaşılacaktır.

Türk birliğinin hasretini çekip hayallerini kuran Merhum Türkeş Bey’in inanıyorum ki ruhu şad olacaktır. Vefatının 27’inci yıl dönümünde Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyi, aziz şehitlerimizi, tarih boyunca, vatan ve millet sevdası ile can veren muhterem ecdadımızı; bu değerler uğruna hayatlarını kaybetmiş ülküdaşlarımızı rahmet, minnet ve şükran hislerimle anıyorum. Mekânları Cennet, Cenab-ı Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.”

Paylaşın