İYİ Parti’de Seçim Hesaplaşması: Akşener, Kararında Aceleci Olmayacak

Yerel seçimlere “hür ve müstakil girme kararı” alan İYİ Parti’yi bir “iç hesaplaşma” süreci bekliyor. Yakın çevresine göre Meral Akşener, istifa ya da kurultayda aday olup olmama konusunda kararını açıklamada aceleci olmayacak ve kapsamlı seçim analizlerini ve tüm parti kademelerinin görüşünü aldıktan sonra karar verecek.

Akşener’in adaylık kararı alması halinde, muhtemel rakipleri konusunda da İYİ Parti kulisleri hareketli. İYİ Parti Grup Başkanı Koray Aydın, Balıkesir Milletvekili Turan Çömez, Genel Başkan Yardımcısı Tolga Akalın ve Grup Başkanvekili Erhan Usta parti kulislerinde konuşulan isimler.

Seçim yenilgisinin ardından “seçimli olağanüstü kurultay” kararını açıklayan Genel Başkan Meral Akşener’i de kapsayan “değişim” seslerinin yükseldiği partide, seçim sonuçlarına ilişkin kapsamlı değerlendirme, bugün milletvekilleri ve Başkanlık Divanı üyelerinin katılımıyla yapılacak.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre; Yakın çevresine göre bir süre “bekle gör” taktiği izleyecek Akşener, kurultayda aday olup olmayacağına henüz karar vermedi. Ancak parti, “İYİ Parti, lider partisidir, Akşener giderse parti biter” diyenler ile “İYİ Parti güçlü bir siyasal hareket ve devamlılığı için değişim şart” görüşünü savunanlar olmak üzere şimdiden ikiye bölünmüş durumda.

Yerel seçimlere “hür ve müstakil girme kararı” alan İYİ Parti, bir önceki seçime göre yüzde 6’nın üzerinde oy kaybetti ve resmi olmayan sonuçlara göre 1 il, 27 ilçe belediyesi kazandı. Seçimlerden önce, başarısız çıkmaları halinde “Ben evime döneceğim, siyasetin s’siyle meşgul olmayacağım” diyen Akşener’in seçim yenilgisinin ardından istifa edip etmeyeceği merak ediliyordu.

Akşener seçimlerden sonra yaptığı ilk açıklamada, olağanüstü seçimli kurultay kararı aldığını açıkladı, ancak adaylık konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. Yakın kurmaylarından ekonomi politikaları başkanı Bilge Yılmaz, seçim gecesi Akşener’i de istifaya çağırarak, görevinden ayrıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Buğra Kavuncu Teşkilat Başkanlığı, Burak Akburak ise Yerel Yönetimler Başkanlığı görevlerinden istifa etti. Yılmaz, “değişim” talebiyle istifa ederken, parti kulislerinde Kavuncu ve Akburak’ın, seçim yenilgisinin sorumluluğu konusunda Akşener’in elini rahatlatmak için istifa ettiği söyleniyor.

İYİ Parti Lideri Akşener, seçimlerin ardından, dar gruplarla görüşmeler yaparak hem seçim yenilgisinin nedenlerine, hem de partinin geleceğine ilişkin görüş alışverişinde bulunuyor. Akşener Çarşamba günü de aralarında Koray Aydın, Müsavat Dervişoğlu, Cihan Paçacı, Turhan Çömez, Ayfer Yılmaz gibi partinin deneyimli isimlerinden oluşan “İstişare Kurulu” üyeleri ile bir araya geldi.

Bu görüşmelerde, değişim talebini dile getirenler olduğu gibi, “devam etmesini” isteyenlerin de olduğu belirtiliyor. Parti kulislerine göre Akşener, eleştiri ve önerileri dinleyip not alıyor, ancak istifa veya aday olup olmayacağına ilişkin tartışma başlığı açmıyor.

Akşener’in kurultay tarihini haftaya açıklaması bekleniyor, ancak, adaylık tutumunun netleşmeyeceği ifade ediliyor. İYİ Parti’de “değişim” isteyenler ile “Akşener’le devam” diyenler arasındaki tartışmanın ise önümüzdeki günlerde daha da keskinleşmesi ve kurultayın bu iki kesimin yarışına sahne olması bekleniyor.

Akşener’in devam etmesini savunanlar temel gerekçe olarak “İYİ Parti bir lider partisidir ve Akşener’siz parti biter” görüşünü dile getiriyor.

Akşener’in devam etmesi gerektiğin savunan bazı parti yöneticileri “seçimlere hür ve müstakil girme” kararının Genel İdare Kurulu’nda (GİK) alındığına dikkat çekerek, “Genel Başkan baskı altında kalmayalım diye, oylamada dışarı çıktı. Niye tek başına sorumluluğu alsın? Zaten bunun kararını kurultay verecek” diyor.

Seçimlere tek başına girerken, “birinci parti olacağız” iddiasının dile getirilmediğini, arzu edilen sonuç alınamasa da Nevşehir’in kazanıldığını, ilçe ve belde belediye başkanlıklarının sayısını arttığını ve seçim sonuçlarına itiraz edilen Ordu’yu da kazanma olasılıkları bulunduğuna dikkat çeken bir parti yöneticisi, “Akşener’in istifa etmesini gerektiren bir durum yok. Akşener bu partiyi markalaştıran liderdir” görüşünde.

Ancak partide seçim yenilgisinin ardından değişim olması gerektiğini savunan geniş bir kesim var. CHP’yle ittifak kapılarının tamamen kapatılması, seçim kampanyası sürecinde, Akşener’in iktidar yerine CHP’yi ve özellikle Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’ı hedef alması temel hatalar olarak görülüyor.

Seçimin kaybedilmesinde bu etkenlerin yanısıra, İYİ Parti’nin muhalif tabanının AKP karşısında kazanma olasılığı en yüksek gördüğü CHP’ye yönelmesinin, özellikle büyük kentlerde parti oylarında dramatik düşüşlere yol açtığına dikkat çekiliyor.

81 il teşkilatından en az 60’ının, CHP ile yerel düzeyde işbirliğini savunduğunu, ancak parti yönetiminin buna yanaşmadığını savunan bazı parti kurmayları, “Biz tabanı dinlememiş olduk. Tabanı dinlemezsen, taban da seni dinlemez” görüşünü dile getiriyorlar.

Parti içinde değişimi savunan bazı isimlere göre, “Akşener aday olsa bile bu yenilginin ardından yeniden genel başkanlık koltuğunu koruması zor.”

Partinin deneyimli bir ismi, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “2023 seçimlerindeki yenilginin baş aktörleri CHP ve İYİ Parti’ydi. CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir anlamda büyüttüğü Özgür Özel çıktı, genel başkanlığı aldı, içindeki sancıyı bertaraf etti. Seçimlerden başarıyla çıkarak, eski tartışmaları kapattı. Ama İYİ Parti şimdi ikinci bir yenilgi aldı. Eğer bu yenilginin ardından da bir değişim olmazsa, partinin geleceği tehlikeye girer. O nedenle Akşener’in karşısına kim çıkarsa, kurultayı alma ihtimali yüksektir.”

CHP’nin seçimlerdeki başarısında aday tercihlerin yanı sıra iktidar partisine duyulan tepkinin büyük etkisi olduğunu savunan bazı partililer ise Akşener’in kullandığın kampanya dilinin ise seçmeni partiden uzaklaştırdığı görüşünde:

“Akşener’in kullandığı dili millet hazmedemedi. Daha dün kucaklayıp, yerlere göklere sığdıramadığınız İmamoğlu’na, Mansur Yavaş’a karşı ağır ithamlarda bulunuyorsunuz. Siyaset bu kadar zikzak kaldırmaz, bu büyük prestij kaybına yol açtı, ciddi güvensizlik yarattı.”

Meral Akşener kararında aceleci olmayacak

Yakın çevresine göre Akşener, istifa ya da kurultayda aday olup olmama konusunda kararını açıklamada aceleci olmayacak ve kapsamlı seçim analizlerini ve tüm parti kademelerinin görüşünü aldıktan sonra karar verecek.

Parti içindeki bir grup, bunun nedenini, “partinin başsız kalması halinde iç kavganın daha büyümesinden” duyulan endişeye bağlıyor. Ancak ağırlıklı görüş, Akşener’in, “bekle gör” politikası izleyip, hem olası rakiplerini hem de kendisine verilecek desteği görmek istediği, sonrasında da adaylığını açıklayabileceği yönünde.

Gerek partinin yol haritasının netleşmesi, gerekse Akşener’in aday olup olmayacağı konusunda ise bugün milletvekilleri ve Başkanlık Divanı üyeleri ile yapılacak toplantıdan çıkan havanın etkili olacağı belirtiliyor. Partide değişim umudu görmeyen bazı milletvekillerinin ise istifa edebileceği kulislerde konuşuluyor.

Akşener’in adaylık kararı alması halinde, muhtemel rakipleri konusunda da İYİ Parti kulisleri hareketli. İYİ Parti Grup Başkanı Koray Aydın, Balıkesir Milletvekili Turan Çömez, Genel Başkan Yardımcısı Tolga Akalın ve Grup Başkanvekili Erhan Usta parti kulislerinde konuşulan isimler.

Akşener’in aday olmaması halinde, Buğra Kavuncu’nun da adaylık yarışına girmesi, Koray Aydın’ın ise kendisi aday olmaması halinde karşı aday çıkarması da olasılıklar arasında görülüyor.

Paylaşın

Beşiktaş, Beraberliğe Razı Oldu

Süper Lig’in 31. hafta karşılaşmasında Başakşehir ile Beşiktaş, Fatih Terim Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Zorbay Küçük’ün yönettiği karşılaşma 1 – 1 sona erdi.

Haber Merkezi / Beşiktaş’ın golünü 16. dakikada Omar Colley kaydetti. Başakşehir’in golünü ise 90+5. dakikada Emirhan İlkhan attı.

Beşiktaş, bu sonuç ile puanı 47’ye çıkarırken, Başakşehir ise puanını 43’e yükseltti.

Karşılaşmadan dakikalar

1. dakikada gelişen Başakşehir atağında, Ömer Ali Şahiner’in sol kanattan ceza sahasına yaptığı ortada De Souza topa kafayı vurdu. Yere de çarpan meşin yuvarlağı kaleci Mert soluna uzanıp kornere çeldi.

16. dakikada sol kanattan Muçi’nin yaptığı ortada Semih kafayla topu altıpas içine indirdi. Yakın mesafeden Colley’in ayak koyduğu meşin yuvarlak ağlara gitti: 0-1.

26. dakikada Dubois’nın sol kanattan penaltı noktası önüne yaptığı ortada Piatek topa kafayı vurdu. Yan direğe çarpan meşin yuvarlak auta çıktı.

68. dakikada Rachid Ghezzal’ın ceza yayının sağ tarafından kullandığı serbest vuruşta meşin yuvarlak üst direkten oyuna alanına döndü.

81. dakikada Dimitrios Pelkas’ın sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda Opoku’nun indirdiği top Leo Duarte’de kaldı. Duarte’nin pasında kale önünde Davidson’un vuruşunda meşin yuvarlak sol direğin yanından dışarı gitti.

82. dakikada Davidson’un pasında topu alan Berkay Özcan’ın ceza yayı üzerinden yerden vuruşunda kaleci Erdin Destanoğlu meşin yuvarlağı kornere çeldi.

87. dakikada Jackson Muleka’nın pasında top alan Ernest Muçi bekletmeden pasını ceza sahası içinde bulunan Semih Kılıçsoy’a aktardı. Semih’in kaleci Muhammed Şengezer ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruşta meşin yuvarlak direkten döndü.

90+5. dakikada Dimitrios Pelkas’ın sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içinde Emirhan İlkhan kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-1

Stat: Fatih Terim

Hakemler: Zorbay Küçük, Murat Tuğberk Curbay, Erdem Bayık

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Ömer Ali Şahiner, Leo Duarte, Opoku, Leo Dubois (Keny dk. 88), Josef de Souza (Dimitrios Pelkas dk. 69), Berkay Özcan, Olivier Kemen (Emirhan İlkhan dk. 83), Davidson, Serdar Gürler (Joao Figueiredo dk. 46), Krzysztof Piatek

Beşiktaş: Mert Günok (Ersin Destanoğlu dk. 54), Jonas Svensson, Necip Uysal, Omar Colley, Zaynutdinov, Gedson Fernandes, Ernest Muçi (Daniel Amartey dk. 90+1), Rachid Ghezzal (Al Musrati dk. 71), Milot Rashica, Semih Kılıçsoy (Cenk Tosun dk. 90+1), Vincent Aboubakar (Jackson Muleka dk. 71)

Goller: Omar Colley (dk. 16) (Beşiktaş), Emirhan İlkhan (dk. 90+5) (Başakşehir)

Paylaşın

MGK Bildirisinde ‘Gazze’ Vurgusu

MGK toplantısı sonrası yayınlanan bildiride, “Gazze’deki katliamı sürdüren İsrail’in uluslararası hukuku yok sayan saldırı ve insanlık dışı uygulamalarına engel olunmamasının, uluslararası sistemin hâlihazırdaki yıpranmışlığını artıracağı ve meşruiyetinin daha fazla sorgulanmasına yol açacağı ifade edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / Bildirinin devamında, “Dünyanın gözleri önünde gerçekleşen katliamların neticeleri ile yalnızca faillerin değil iş birlikçilerin de yüzleşmek zorunda kalacağı vurgulanmış; uluslararası topluma, Gazze halkına ve yardım kuruluşlarına yönelik saldırıların bir an evvel sona erdirilmesi ve bölgeye kapsamlı insani yardım ulaştırılması ile kalıcı barış için gösterdiğimiz çabalara destek vermesi çağrısında bulunulmuştur” denildi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantı, 2,5 saat sürdü. Toplantı sonrası yayınlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:

“PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ VE DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla gerçekleştirilen operasyonlar hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.

Komşumuz Irak ile oluşturulan stratejik iş birliği zemininin her geçen gün güçlenmesinden duyulan memnuniyet ifade edilmiş; müreffeh bir bölge ve gelecek inşa etmek maksadıyla güvenlik, ekonomi, enerji ve ulaştırma alanları başta olmak üzere müşterek ve çok boyutlu gayretlerin uzun vadeli bir anlayışla sürdürülmesinin önemi vurgulanmıştır.

Bölgemizin geleceğinde terör örgütlerine ve onların destekçilerine hiçbir surette yer verilmeyeceğinin altı çizilmiş; terör örgütlerini cesaretlendiren tüm aktörlerin aklıselimle hareket ederek terörle irtibatlarını kalıcı şekilde ve gecikmeksizin kesmesinin önemine işaret edilmiştir.

PKK/KCK-PYD/YPG terör örgütünün Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı ve temsilciliklerimizi hedef alan saldırılarının yakından takip edildiği belirtilmiş; bölücü terör örgütünün gerçek yüzünü gözler önüne seren menfur saldırıların engellenmesi ve sorumluların cezalandırılması hususunda mesuliyeti bulunan devletlere, terör örgütlerine müsamaha göstermelerinin er ya da geç kamu düzenlerinin bozulması ve nihayetinde kendilerinin de terörün hedefi hâline gelmeleri ile neticeleneceği gerçeği bir kez daha hatırlatılmıştır.

Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen Gazze’deki katliamı sürdüren İsrail’in uluslararası hukuku yok sayan saldırı ve insanlık dışı uygulamalarına engel olunmamasının, uluslararası sistemin hâlihazırdaki yıpranmışlığını artıracağı ve meşruiyetinin daha fazla sorgulanmasına yol açacağı ifade edilmiştir.

Dünyanın gözleri önünde gerçekleşen katliamların neticeleri ile yalnızca faillerin değil iş birlikçilerin de yüzleşmek zorunda kalacağı vurgulanmış; uluslararası topluma, Gazze halkına ve yardım kuruluşlarına yönelik saldırıların bir an evvel sona erdirilmesi ve bölgeye kapsamlı insani yardım ulaştırılması ile kalıcı barış için gösterdiğimiz çabalara destek vermesi çağrısında bulunulmuştur.

31 Mart 2024 mahallî idareler genel seçimlerinin, vatandaşlarımızın feraseti ve tüm kurumlarımızın gayretli çalışmalarıyla huzur ve güven ortamı içerisinde güçlü demokrasi geleneğimize yaraşır şekilde gerçekleştirilmesinden memnuniyet duyulduğu vurgulanmıştır.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Tarihi Dip Seviyede

Merkez Bankası’nın (TCMB), 29 mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 65,5 milyar dolara yükseldi. Bankanın brüt rezervleri ise 123,1 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 29 mart ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı.

Buna göre, Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 123,1 milyar dolar, net rezervi ise 15,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankanın swap hariç net rezervleri ise eksi 65,5 milyar dolar oldu.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, tüketici kredilerinin tutarı, 29 Mart itibarıyla 11 milyar 696 milyon lira artışla 1 trilyon 623 milyar 501 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 444 milyar 533 milyon lirası konut, 92 milyar 796 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 86 milyar 172 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 18 milyar 127 milyon lira artarak 1 trilyon 592 milyar 788 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 4,1 artışla 1 trilyon 376 milyar 603 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 593 milyar 567 milyon lirasını taksitli, 783 milyar 36 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 29 Mart itibarıyla önceki haftaya göre 2 milyar 711 milyon lira artarak 197 milyar 543 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 160 milyar 897 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Ayrıca göre, geçen hafta rekor kıran ihtiyaç kredi faizleri ulaştığı yüzde 76”lık seviyeyi yüzde 86,2’ye taşıyarak veri tarihinin bir önceki haftadaki zirvesini yeniledi. 1-3 aylık lira mevduat faizi yüzde yüzde 59,5’ten yüzde 64,3’e çıkarken ticari kredi faizleri de yüzde 62,7’den yüzde 66,3’e çıktı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 33 Bini Aştı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 178. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı 33 bin 037’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 75 bin 668’e ulaştı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail’in 1 Nisan’da Gazze’de 7 çalışanını öldürdüğü uluslararası gıda yardım kuruluşu World Central Kitchen’ın (WCK) kurucusu İspanyol şef Jose Andres, bu saldırıların “talihsiz bir hata” değil “doğrudan ve sistematik bir saldırı” olduğunu söyledi.

Saldırıdan nasıl haberdar olduğunu anlatan Andres, önce grubun Gazze’deki ekibiyle irtibatı kaybettiğini ve cesetlerin görüntülerini görene kadar ne olduğunu anlamadığını söyledi. Andres, İsrail ordusunun ilk zırhlı araca saldırmasının ardından ekibin kaçmayı başardığını ve ikinci bir araca geçtiğini, bu aracın da saldırıya uğradığını, bunun üzerine üçüncü araca geçmek zorunda kaldıklarını aktardı.

“Ardından üçüncü araç vuruldu.” diyen Andres, ve “bunun sonuçlarını gördük.” şeklinde konuştu.  Yardım görevlilerinin kim olduklarını belirtmek için (İsrail ordusu ile) iletişim kurmaya çalıştıklarını söyleyen yetkili, ordunun, kendi kontrol ettiği bölgede olduklarını bildiğini de sözlerine ekledi.

Öte yandan Andres, kuruluşun yardım faaliyetlerine yeniden başlamayı düşündüğünü bunun için Gazze’deki güvenlik durumunu incelemeye devam ettiğini söyledi.

World Central Kitchen’ın Deyr el Balah’taki deposundan çıkarken öldürülen yedi yardım görevlisi arasında Avustralya, İngiliz, Kanada, Polonya, Filistin ve Amerikan vatandaşları bulunuyordu. Birleşmiş Milletler’e göre ekim ayından bu yana Gazze’de en az 196 insani yardım çalışanı İsrail saldırılarında öldürüldü. Keza İsrail, gıda dağıtım tesisleri bombalamakla da suçlanıyor.

“İran Batı Şeria’da kaos yaymaya çalışıyor”

Ayrıca Batı Şeria’daki Filistin grubu El Fetih, İran’ı topraklarında kaos yaymaya çalışmakla suçladı. El Fetih, Filistin davasıyla hiçbir ilgisi olmayan dışarıdan yapılacak bu yöndeki operasyonlara karşı çıkacağını söyledi.

Filistin yönetimini kontrol eden hareket olan El Fetih, “Kutsal davamızın ve halkımızın kanının sömürülmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Güvenlik güçlerine veya ulusal kurumlara zarar vermeyi amaçlayan ve dışarıdan gelebilecek her türlü müdahaleye karşı harekete geçeceğini açıkladı.

İsrail de uzun süredir İran’ı, 7 Ekim’de İsrail’e düzenlenen saldırıya öncülük eden ve son yıllarda Batı Şeria’da güçlenen Gazze’de yönetimdeki Hamas da dahil olmak üzere Filistinli silahlı gruplara yardım etmekle suçluyor.

Geçtiğimiz ay İsrail ordusu, güvenlik güçlerinin, anti-tank mayınları da dahil olmak üzere gelişmiş silahların Batı Şeria’ya kaçırılmasını engellediğini söyledi. İran geçmişte silahlı gruplara destek sağladığını inkar etmemiş verdiği desteğin, Filistinlilerin talebi olduğunu söylemişti.

El Fetih’in açıklaması, Filistin Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden kendisini BM’ye tam üye yapmak için bu ay oy vermesini istemesi üzerine geldi; bu, İsrail ile iki devletli bir çözüm için artan küresel baskıya katkıda bulunacak bir hamle olarak yorumlanıyor.

1967 Ortadoğu savaşından sonra İsrail tarafından işgal edilen Batı Şeria, bölgenin Gazze’yi de içerecek ve başkenti Doğu Kudüs olan gelecekteki bağımsız bir devletin merkezi olmasını isteyen Filistinlilerle onlarca yıldır süren çatışmaların merkezinde yer alıyor.

Paylaşın

AK Parti’de ‘Muhalefete Giden Oylar Kalıcı Olabilir’ Endişesi

Yerel seçimlerde birinci parti olma niteliğini de kaybeden AK Parti’de, partililer İstanbul başta olmak üzere CHP’nin kazandığı birçok kentte muhalefette yer alan seçmenlerin AK Parti’nin karşısında ve önde görünen adayda birleştiğine dikkat çekiyor.

Bunun yanı sıra AK Parti ve MHP’li seçmenden de geçiş olduğu ifade ediliyor. AK Partililer muhalefet partilerinin adaylarına giden seçmenlerin, orada kalıcı olabileceği endişesi taşıyor. Partide “Seçmen bir yere yönelmeye başladığında bir kısmı orada kalabilir. Bunun iyi değerlendirilmesi, seçmenin dönüşü için doğru adımlar atılması gerek” deniliyor.

AK Parti, “Gerçek belediyecilik”, “Yeniden İstanbul” sloganları ile girdiği yerel seçimlerde İstanbul hedefini gerçekleştiremediği gibi aralarında Bursa ve Balıkesir büyükşehir belediyelerinin de bulunduğu birçok kenti kaybetti. AK Parti’nin 15’i büyükşehir toplam 39 olan belediye sayısı bu seçimde 24’e düştü. Birinci parti olma niteliğini de kaybeden AK Parti’de kapsamlı değerlendirme süreci başladı.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya‘nin haberine göre; Seçim sonrası ilk MYK toplantısında ön değerlendirme yapılırken sonuçların il il, bölge bölge detaylı olarak analiz edilmesi, kayıpların nedenlerinin tespit edilmesi için komisyonlar kurulması kararı alındı. Edinilen bilgiye göre AK Parti MYK’da sosyal politikalar başkanlığından yerel yönetimler başkanlığına tüm birimler alanlarıyla ilgili raporlarını hazırlayacak. Ayrıca kurulacak 5-6 yeni komisyon aracılığıyla seçim sonuçları tüm yönleriyle detaylı olarak incelenecek.

AK Partili bir yetkili A’dan Z’ye tüm alanlarda yapılacak değerlendirme sürecinde partinin en üst organlarından en alt teşkilatlara hataların, eksikliklerin ve çözüm önerilerinin ortaya konulacağını belirterek, “Bunun üzeri örtülemez. Çok iyi bir muhasebe yapılacak. Cumhurbaşkanı da geniş bir çalışmanın titizlikle yapılmasını istedi” dedi.

Seçimlerin ardından ortaya çıkan büyük kayıp sonrası AK Parti MYK ve Kabine’de değişiklik yapılacağı iddiaları gündeme geldi. Ancak parti yöneticileri bu değişikliğin çok hızlı yapılacağı görüşünde değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem Kabine hem de MYK’da değişiklik yetkisi olduğuna dikkat çeken yöneticiler, “Olağanüstü kongrenin üzerinden çok geçmedi. Yazın olağan kongre sürecini mahalle delegeleri seçimi ile başlatacağız. Bu süreç kendi takvimi içinde ilerleyecek. Bu arada MYK değişimi düşünülebilir ama hemen olmaz, zamana yayılır. Değerlendirme sürecinde ihtiyaçlar ortaya çıkar, genel başkan da yetkisi doğrultusunda gereğini yapar” diyor.

AK Parti yöneticilerine göre 31 Mart seçim sonuçlarının nedenleri komisyonların detaylı analizleri ile ortaya çıkacak, ancak ön değerlendirmelerde şu başlıklar dikkat çekiyor:

Seçim yenilgisinde tek neden yok

AK Parti’nin 22 yıllık iktidarında ikinci parti durumuna gerilediği ilk seçim yenilgisinde ekonomik sorunların ve aday tercihlerinin etkili olduğu konuşuluyor. AK Partili yetkililerse bu bakışın bir “ezber” olduğunu, yaşanan kayıplarda bir değil onlarca neden bulunabileceğini ve bunların hepsinin tespit edilmesi gerektiğini ifade ediyor. İl il, ilçe ilçe yapılan değerlendirmelerde kimi yerlerde emeklilerin, kimi yerlerde kentteki altyapı sorununun, kimi yerlerde belirlenen adayın, kimi yerlerde ise tarımsal bir ürünle ilgili alınan kararın etkili olabileceğini, tüm bunların ortaya çıkarılacağını ifade ediyor.

31 Mart yerel seçimlerine katılım oranı mayıs seçimlerine göre yüzde 10 oranında düşüş gösterdi. AK Partili yetkililer sandığa gitmeyen seçmenin büyük kısmının kendi seçmenleri olduğunu belirterek, “Tepkili seçmenlerimizin bir kısmı AK Parti dışında bir partiye oy veremeyeceği için sandığa gitmedi. Ayrıca gidip boş oy verenler oldu. Bu da sonuçta ciddi etki yarattı” diyor.

AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı yerel seçimde 30 büyükşehir, 29 ilde iş birliği yaptı, 22 ilde ise AK Parti ve MHP adayları yarıştı. İki partinin yarıştığı illerden Afyon, Amasya, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya, Uşak’ı CHP, Yozgat’ı Yeniden Refah Partisi, Nevşehir’i İYİ Parti, Sivas’ı ise BBP adayı kazandı. AK Parti’nin yaşadığı yenilgide bu illerle ilgili iş birliği kararlarında hatalar yapılmış olabileceği ya da kampanya sürecindeki sıkıntılar nedeniyle bu sonuçla karşılaşılmış olabileceğini, analiz sürecinde bunun da ortaya çıkacağı belirtiliyor. Parti yöneticileri, “İttifakta doğru tespitler yapılmamış olabilir. CHP’nin aradan çıkma ihtimalinin bulunmadığı yerlerde yarışmak gerekirdi” diyor.

Seçimlerde merkezi hükümetin yaptığı yol, köprü, havalimanı, savunma sanayi ürünleri gibi büyük projeler de kampanya konusu yapıldı, AK Partililer bu hizmetlerin yerel seçimde de oya dönüşmesini bekledi. Ancak beklenen sonuç çıkmadı. AK Partili bir yönetici, “Büyük projeler yapıyorsunuz ama insanlar o büyük köprüden akaryakıt pahalı diye geçemiyorsa, o hızlı trenden parası olmadığı için yararlanamıyorsa karşılığı olmuyor. Makro anlamda çok hizmet yapılabilir ama mikro düzeyde de insanların cebine giren, onlara dokunan hizmetler olmalı. Seçmen kararında büyük projeler değil, onlara dokunan küçük projeler de etkili olmuş görünüyor” dedi. Bu yorum İstanbul seçiminde tartışma konusu olan kent lokantalarını akıllara getirdi.

AK Parti’de seçmenin kanaatinin son bir hafta içinde değiştiği görüşü hakim. Bu tutum değişikliğinde de Ankara ve İstanbul mitinglerinde emeklilerle ilgili müjde beklentisinin gerçekleşmemesinin etkili olduğu değerlendiriliyor. Son hafta kanaatini değiştiren seçmenin tepkiyle ya sandığa gitmediği ya da gidip başka partiye oy verdiği ifade ediliyor.

AK Parti içinde, seçim yenilgisinde bir neden olarak da parti teşkilatındaki sorunlar gösteriliyor. Adayla il ilçe teşkilatları arasında yaşanmış sorunlar, uyum sağlanamaması, aday gösterilmeyen belediye başkanlarının çalışmaması, hatta kampanyaya zarar veren tutum alması gibi durumların kayba yol açtığı vurgulanıyor.

AK Partililer de CHP’liler de İstanbul başta olmak üzere CHP’nin kazandığı birçok kentte muhalefette yer alan seçmenlerin AK Parti’nin karşısında ve önde görünen adayda birleştiğine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra AK Parti ve MHP’li seçmenden de geçiş olduğu ifade ediliyor. AK Partililer muhalefet partilerinin adaylarına giden seçmenlerin, orada kalıcı olabileceği endişesi taşıyor. Partide “Seçmen bir yere yönelmeye başladığında bir kısmı orada kalabilir. Bunun iyi değerlendirilmesi, seçmenin dönüşü için doğru adımlar atılması gerek” deniliyor.

Paylaşın

Bireysel Kredi Kartı Borçları 1 Trilyon 377 Milyar Liraya Yükseldi

Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 4,1 artışla 1 trilyon 376 milyar 603 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 593 milyar 567 milyon lirasını taksitli, 783 milyar 36 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Öte yandan geçen hafta rekor kıran ihtiyaç kredi faizleri ulaştığı yüzde 76”lık seviyeyi yüzde 86,2’ye taşıyarak veri tarihinin bir önceki haftadaki zirvesini yeniledi. 1-3 aylık lira mevduat faizi yüzde yüzde 59,5’ten yüzde 64,3’e çıkarken ticari kredi faizleri de yüzde 62,7’den yüzde 66,3’e çıktı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 29 mart ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı.

Buna göre, tüketici kredilerinin tutarı, 29 Mart itibarıyla 11 milyar 696 milyon lira artışla 1 trilyon 623 milyar 501 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 444 milyar 533 milyon lirası konut, 92 milyar 796 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 86 milyar 172 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 18 milyar 127 milyon lira artarak 1 trilyon 592 milyar 788 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 4,1 artışla 1 trilyon 376 milyar 603 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 593 milyar 567 milyon lirasını taksitli, 783 milyar 36 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 29 Mart itibarıyla önceki haftaya göre 2 milyar 711 milyon lira artarak 197 milyar 543 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 160 milyar 897 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Geçen hafta rekor kıran ihtiyaç kredi faizleri ulaştığı yüzde 76”lık seviyeyi yüzde 86,2’ye taşıyarak veri tarihinin bir önceki haftadaki zirvesini yeniledi. 1-3 aylık lira mevduat faizi yüzde yüzde 59,5’ten yüzde 64,3’e çıkarken ticari kredi faizleri de yüzde 62,7’den yüzde 66,3’e çıktı.

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 123,1 milyar dolar, net rezervi ise 15,5 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankanın swap hariç net rezervleri ise eksi 65,5 milyar dolar oldu.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu: Demokrasiye Darbe Vurulmak İstendi

Mazbata töreninde açıklamalarda bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Van’daki mazbata krizine dikkat çekerek, “İktidarın da vatandaşın da hukuk, demokrasi ve sosyal adalet talebini dikkate alıp gereğini yerine getirmesini diliyorum” dedi ve ekledi:

“Milletimizin sandıkta ortaya koyduğu sağduyunun hükümet içinde yol gösterici olmasını diliyorum. Hemen seçim sonrasında yaşanan bir kısım olaylar bu durumu zayıflatıyor. Hukuk dışı olaylarla milletin iradesini yok sayma gayretlerine tanık oluyoruz. Yargı kararlarıyla demokrasiye darbe vurulmak istendiğini görüyoruz. Milli iradenin üstünlüğü cumhuriyetimizin üzerinde yükseldiği temel değerlerden asla vazgeçmeyeceğiz.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane’de düzenlenen mazbata töreninde açıklamalarda bulundu. İmamoğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“İktidarın da vatandaşın da hukuk, demokrasi ve sosyal adalet talebini dikkate alıp gereğini yerine getirmesini diliyorum. Milletimizin sandıkta ortaya koyduğu sağduyunun hükümet içinde yol gösterici olmasını diliyorum. Hemen seçim sonrasında yaşanan bir kısım olaylar bu durumu zayıflatıyor. Hukuk dışı olaylarla milletin iradesini yok sayma gayretlerine tanık oluyoruz. Yargı kararlarıyla demokrasiye darbe vurulmak istendiğini görüyoruz. Milli iradenin üstünlüğü cumhuriyetimizin üzerinde yükseldiği temel değerlerden asla vazgeçmeyeceğiz.”

Seçim gecesi söylenenlerin aksine Van’da gereksiz bir gerilimle hak gaspı çabalarına girildiğini üzülerek gördük. Ne mutlu ki YSK görevini yaptı. Teşekkür ederiz. Hukuk ve demokrasi dışı gidişata son verilerek yanlıştan dönülmesini sağlamıştır.

Ancak ülkenin pek seçim çevresinde olduğu gibi İstanbul’da da benzeri arayışlar devam ediyor. Bir yandan mazbata veriliyor, diğer yandan bir kısım çifte standart uygulamalarının yenileri sergileniyor. Bunun gözümüzden kaçtığını ya da bunları görmeyeceğimizi kimse düşünmesin. Aldığımız mazbatanın, diğer hukuksuz uygulamaları gölgeleyeceğini kimse düşünmesin. Bizim mazbatamızın daha önünde duran şey, milletimizin her bireyine uygulanan hukuka dair adil olmaya dair süreçlerdir. Her birisini tek tek takip ettiğimi ve bu hususta gereken adalet için, hukuk için eşitlik için gereken her tepkiyi göstereceğimi herkes bilsin ve duysun.

Üzülerek görüyorum ki kumpaslarla millet iradesini gasp etme gayretleri ortaya konuyor ve devam ediyor. İstanbul’da kazandığımız, Gaziosmanpaşa ve Beykoz’da oyların tekrar sayılması ve bu konuda, bence usulsüzce ve yapılan alınan kararlar asla amacına uygun olmayacak şekilde yürütürülürken bizim ucu ucuna kaybettiğimiz Fatih’te, Arnavutköy’de yeniden sayım taleplerimizin hiç umursamadan hızla reddedilmesini İstanbul halkının iradesini gasp etme girişimi olarak değerlendirceğimizden kimse kuşku duymasın. Bizim isteğimiz çifte standarttan kesinlikle vazgeçilmelidir.

“Neden vermiyorsunuz mazbatayı?”

Anlıyoruz ki bazı kurullar, bazı yerlerde ilçe ve şehrimizde dönem dönem il seçim kuruluna bazı yerlerden baskı geliyor. Bunları görüyorum. Sormak isterim; bakın örneğin açık farklı kazandığımız Tuzla’da mazbatayı benim genç yol arkadaşım ve başarılı olacağına inandığım Eren Ali Bingöl’e niçin vermiyorsunuz? Derdiniz ne, zamana mı ihtiyacınız var? Yüzde 11 farkla kazanmış adayımız mazbatayı ne zaman alacak belli değil. Amacınız ne? Öğreniyoruz Tuzla Belediye Başkanı’nın görevi bitmişken, seçimden sonra hem de 2 Nisan günü hemen 62 milyon liralık ihale yapıp birilerine veriyor.

Çok ayıp! Böyle bir kamu ahlakı olamaz, hangi yetki ile yapıyorsun. İBB müfettişlerini görevimi devralır almaz hemen görevlendirdim ihaleyi veren de alan da rahat olmasın, bire bir takip edeceğimi buradan söyleyeyim. Belediye Başkanı’nın yapmaya çalıştığı başka işler de var. Çok acayip şeyler deniyor panikle. Yıllar önce kişiliğini analiz etmiştim ama inandıramadım kimseyi. Bilgiler geliyor, bu sabık başkanla iş tutanlar varsa bu sürecin uzaması onlara da zarar verecek.

Bu anlamda ben Tuzla yapısı içerisinde bulunan devletimizin memurlarına, orada görev yapan alın teri döken namuslu insanlara sesleniyorum; bu devletin kurumlarında çalışan her devlet memuru bizim başımızın tacıdır, yeter ki görevini ahlaklı, namuslu yapsın. Keza Beykoz ve Gaziosmanpaşa’da tüm sandıkları tekrar saydırma konusundaki telaşınız ne? Süreci uzattıkça uzatıyorsunuz yapmayın. Haksızlık yapıyorsunuz ama haksızlığın ötesinde başka kötülüklere fırsat veriyorsunuz. Yaptığınız sadece sandıkları yeniden saydırma meselesi değil, bunun bedeli daha ağır yerlere gidiyor.

Beykoz’daki seçim sonucuna gözümün nuru gibi Gaziosmanpaşa’daki seçim sonucuna, buradaki her zaman en önde adaleti tutan çok saygıdeğer parti yöneticilerimle birlikte, milletvekillerimle, genel başkan yardımcılarımızla, il başkanımızla birlikte takip edeceğimizden kimse şüphe duymasın. Yaptığınız adaletsizlikler işinize yaramıyor. Bu tür politikalar nedeniyle sadece siz ve partiniz güç kaybetmiyor aynı zamanda ülkeye ve millete zarar veriyorsunuz. Soruyorum size içi boş gerekçelerle neler yaptınız neler…

Ben yöneticilerim burada, toplantıların kayıtları var; aylar öncesinden acil olması halinde bile izin alınması kaydıyla eleman alımını durduran bir belediye başkanıyım. Bunu bir siyasi çıkar olarak kullanmadık. Niçin bu gördüğünüz saray,  bina, belediye binası… Ben emanetçiyim, millet sahibi, millete hesap veren bir Ekrem İmamoğlu var, başka bir detay yok bu işte. Bu anlayışı sonuna kadar mücadele ile herkesin zihnine kazıyacağız.

İçi boş gerekçelerle bana açtığınız davalar, dönün bakın işinize yaradı mı? İş yapmamızı engellemek için yaptığınız o bahaneler sizi veya partiniz büyüttü mü? Büyütmedi, vazgeçin size bir faydası yok artık. Ülkenin meselelerine eğilin, enflasyonla mücadele edin, yoksullukla mücadele edin, emeklilere ve onların dertlerine eğilin. Hukukum üstünlüğüne dönün. Buradan tüm kurumları kayıtsız, şartsız, milli iradeye saygılı, demokrasiye ve hukuka bağlı olmaya davet ediyorum.

Tüm yargıçları, bürokratları, kimden gelirse gelsin yanlışa, hukuk dışı kararlara sonuna kadar milletimiz adına direnmeye davet ediyorum. Hukukçular ve bürokratlar kapı kulu değildir olamaz. Ben burada çalıştığım bütün devletimizin yöneticilerine, devletimizin bürokrasisine bu çatı altında onları gördüğümde önünü ilikleyerek saygı duymayı bilen bir belediye başkanıyım. Bu anlayış olmaz devlet büyümez. Bu anlamda sesleniyorum; sizler bir partinin değil bu asil devletin, milletin yargıçları ve bürokratlarsınız.

Devletin valisinin, emniyet müdürünün, kaymakamının veya her seviyeden bürokrasisinin katılmaya bile cesaret edemiyor olması bu ülkeye yakışıyor mu? Biz istiyoruz ki her kurum ve kademedeki devlet görevlileri görüşsünler, birbirleriyle çalışsınlar. Hem de milletin huzurunda, sırt sırta verelim. Ortak akılla, bilimsel yollarla, bu şehrin bütün şehirlerimizin sorunlarını birlikte çözelim. Bırakın bu işi, bu doğru bir iş değil. İnsanımızı insanımızdan uzaklaştırmayın. Hele hele devlet adına hareket eden kamu bürokrasini siyasilerle uzaklaştırmayın.

Bu ülkede adaletsizliğe karşı Ekrem İmamoğlu söz veriyor, bir nefer gibi çalışacağız bu kadar net. Hak ve özgürlükleri sadece kendisi için bilenlerden değiliz. 16 milyon şahittir, biz 5 yıl boyunca İstanbul’u bu eşitlikçi ve demokrat ruhla yönettik. Kendimizi şehrin sahibi asla değil, tam olarak şehrimizin muhafızı olarak gördük, muhafızı olmaya da devam edeceğiz. Bu kenti 16 milyon İstanbullu ile birlikte yönettik ve koruduk. İstanbul’un tarihinin doğasının rant uğruna talan edilmesine karşı muhafızlık görevimizi yerine getirdik.

Biz hiçbir zaman yarım yamalak hazırlanmış projeler, sözde vaadler söylemedik. Kampanya boyunca inançla ve kararlılıkla tam yol ileri dedik. Partimizin belediye başkan adayları çok büyük bir başarı gösterdi. Ben Ekrem İmamoğlu olarak, diğer belediye başkanlarımız ile halkımızın gösterdiği bu yüksek teveccühe layık olmak için gece gündüz çalışacağız. Hiçbir zaman geri durmayacağız buna söz veriyorum.

“Ulaşım ve trafik meselelerini çözmek için…”

Birbirimizi kollayacağız, denetleyeceğiz. Sistemli bir şekilde doğruları yukarıya taşımak, iyi işleri paylaşmak için çabalayacağız. Şehrimizin tüm sorunları tek tek çözmeye, büyük ve kalıcı yatırımlar yapmaya kültür hayatını canlandırmaya. Şehrin altını metro ağlarıyla örmeye devam edeceğiz. İstanbul’un su sorununu kalıcı olarak çözeceğiz. Ulaşım ve trafik meselelerini çözmek için kalıcı projeleri tek tek hayata geçireceğiz.

Hükümetin bu konudaki blokajını aşacağız. Tarım ve şehir arasında beton duvarları reddediyoruz. İstanbul iklim kriziyle mücadele eden bir şehir de olacak. En önemlisi bizi bekleyen deprem tehlikesi karşısında daha hızlanacağız. Gerçekçi ama radikal projelerle depreme hazırlık konusunda sistematik bir çalışmaya, çevre belediyeleri ve merkezi hükümet ile birlikte en üst düzeyde işbirliğine devam edeceğiz. İstanbul aynı zamanda adaletin de şehri olacak. Sosyal, hukuki ve siyasal adaletin şehri…

Başta yol arkadaşım Tayfun Kahraman olmak üzere, son yıllarda adaletsizliğe uğramış ve haksız yere cezaevinde tutulan tüm yurttaşlarımızla dayanışma içinde olacağız. Yolumuzun doğruluğuna bu yönde güvenimiz tamdır. Bu şehri refaha ve mutluluğa kavuşturacak yol haritasını tanımlamıştık. İstanbul’u kırılgan grupları gözeten, yoksullukla mücadele eden, eşitlik ve kentteki herkesin erişebilir bir kent haline getireceğimiz söylemiştik ve bunu başaracağız.”

Paylaşın

Radikal İslamcı Örgütten İran’da Çifte Saldırı: 5 ölü

2012 yılında kurulan ve Beluc azınlığın haklarını savunduğunu iddia eden radikal sünni örgüt Ceyş el-Adil’in İran’da düzenlediği saldırılarda en az beş asker ve bir polis hayatını kaybetti.

İran’ın en yoksul eyaletlerinden olan Sistan – Beluçistan, Şiilerin çoğunluğu oluşturduğu İran’da az sayıdaki Sünni bölgeden biri. Eyalet, Beluç azınlıktan militanlar ve Sünni Müslüman aşırılıkçı örgütlerin karıştığı çatışmalara sahne oluyor.

İran’ın Pakistan sınırındaki Sistan – Beluçistan eyaletinde güvenlik güçlerine düzenlenen iki ayrı saldırıda en az beş asker ve polisin öldüğü bildirildi.

İran İçişleri Bakan Yardımcısı Mecid Mirahmadi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada “İslami Devrim Muhafızları Ordusu ve polis teşkilatının beş mensubu, Rask’taki askeri üs ve Çabahar’daki polis karakoluna gece saatlerinde düzenlenen iki terör saldırısında şehit olmuştur” açıklaması yaptı. Mirahmadi, saldırılarda 10’dan fazla güvenlik görevlisinin de yaralandığını kaydetti.

Resmi haber ajansı IRNA da ölenlerden birinin asker, birinin güvenlik görevlisi, birinin Besic Direniş Gücü gönüllüsü ve ikisinin polis memuru olduğunu duyurdu. Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri Komutanı Muhammed Pakpur da yaptığı açıklamada, güvenlik güçleriyle çıkan çatışmada 15 saldırganın öldürüldüğünü bildirdi.

Ceyş el-Adil (Adalet Ordusu) örgütü Telegram kanalından saldırıları üstlenen bir mesaj yayımladı. Örgütün Aralık ayında Rask kentindeki bir polis karakoluna düzenlediği saldırıda 11 polis memuru, Ocak ayında yine Rask’taki bir karakola düzenlediği saldırıda da bir polis memuru hayatını kaybetmişti. 2012’de kurulan ve Beluc azınlığın haklarını savunma iddiasındaki örgüt, İran’ın yanı sıra ABD’nin de terör örgütleri listesinde yer alıyor.

İran’ın güneydoğusundaki Sistan – Beluçistan eyaleti yıllardır uyuşturucu kaçakçısı çeteler, Beluç azınlıktan militanlar ve Sünni Müslüman aşırılıkçı örgütlerin karıştığı çatışmalara sahne oluyor. Ülkenin en yoksul eyaletlerinden olan Sistan – Beluçistan, Şiilerin çoğunluğu oluşturduğu İran’da az sayıdaki Sünni bölgeden biri.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Enflasyon Raporu: Çekirdek Enflasyon Vurgusu

Mart ayı enflasyon değerlendirme raporunu yayınlayan Merkez Bankası (TCMB), aylık bazda fiyat artışlarında hizmet, gıda ve temel malların öne çıkan gruplar olduğunu belirtti. 

Haber Merkezi / Merkez Bankası (TCMB), ücret etkisinin belirgin olduğu hizmet grubunda, aylık fiyat artışı bir miktar yavaşlasa da kira, eğitim ve haberleşme kalemleri öncülüğünde görece yüksek seyrettiğini vurguladı.

TCMB, değerlendirmesinde iç taleple ilgili yorumlar da dikkat çekti. TCMB “iç talep koşullarının dirençli seyri dayanıklı tüketim mallarında maliyet artışlarının fiyatlara geçişini kolaylaştırmıştır” ifadelerini kullandı. Bankanın değerlendirmesine göre gıda fiyatlarındaki aylık artışı kırmızı et öncülüğünde işlenmemiş gıda fiyatları sürüklerken, işlenmiş gıda grubundaki zayıflama dikkat çekti.

Temel mal fiyat artışında döviz kuru etkileriyle dayanıklı mal grubunun öne çıktığını söyleyen Merkez Bankası (TCMB), enerji aylık enflasyonunun akaryakıt fiyatlarına paralel olarak önceki aylara kıyasla daha ılımlı bir seyir izlediğini ifade etti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin “Aylık Fiyat Gelişmeleri” raporunu yayımladı. Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 3,16 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon 1,43 puan artarak yüzde 68,50 olmuştur. B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla 1,58 ve 2,32 puan artarak yüzde 71,89 ve yüzde 75,21 olarak gerçekleşti. Bu dönemde doğal gazın aylık tüketici enflasyonuna mekanik etkisi geçen ay olduğu gibi (0,02 puan) oldukça sınırlı kaldı.

Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, bir önceki aya göre temel mallar, hizmet, enerji ve gıda gruplarının katkıları sırasıyla 0,71; 0,62; 0,09 ve 0,01 puan arttı. Öte yandan, alkol-tütün-altın grubunun katkısı geçen ay ile kıyaslandığında değişmedi.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, B ve C endekslerinin aylık artışları bir önceki aya kıyasla bir miktar geriledi. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mal grubunda şubat ayına kıyasla bir miktar güçlenirken, işlenmiş gıdada belirgin olmak üzere işlenmiş gıda ve hizmet gruplarında yavaşlama kaydedildi.

Hizmet fiyatları artışı mart ayında yüzde 4,20 ile yavaşlamaya devam etmekle beraber kuvvetli seyretmiş, grup yıllık enflasyonu 2,12 puan artışla yüzde 96,48 oldu. Aylık bazda ulaştırma grubu fiyatları sınırlı bir miktar gerilerken diğer alt gruplarda belirgin fiyat artışları gözlendi. Yıllık enflasyon ulaştırma alt grubunda gerilerken lokanta-otelde görece yatay seyretmiş, diğer alt gruplarda ise yükseldi.

Kiralar aylık bazda yüzde 6,33, haberleşme hizmetleri ise telefon görüşme ile internet ücretleri kaynaklı olarak yüzde 6,63 oranında artarak yüksek artış eğilimini sürdürdü. Kira alt grubunda yıllık enflasyon 3,02 puan artışla yüzde 123,95’e ulaştı. Diğer hizmetler alt grubunda, eğitim ve sigorta fiyatları öne çıktı. Özellikle eğitim hizmetlerinde aylık fiyat artışı özel okul ücretleri kaynaklı olarak şubat ayında olduğu gibi yüksek bir artış (yüzde 13,08) kaydetmiş ve bu grupta yıllık enflasyon yüzde 104,07 oldu.

Gıda fiyatları ile asgari ücret gelişmelerinin etkilediği lokanta-otel alt grubunda aylık artış oranı yüzde 3,95 ile önceki aya kıyasla yavaşladı. Ulaştırma hizmetleri fiyatı karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı (yüzde -8,36) ve havayolu ile yolcu taşımacılığı (yüzde -0,94) fiyatlarındaki düşüşler neticesinde aylık bazda sınırlı oranda gerileyerek hizmetlerin diğer alt gruplarından ayrıştı.

Temel mal grubu yıllık enflasyonu 2,46 puan artışla yüzde 56,46 olarak gerçekleşti. Mart ayında yıllık enflasyon tüm alt gruplarda artış kaydedildi. Dayanıklı mal (altın hariç) fiyatları yüzde 3,04 oranında artmış, alt grup yıllık enflasyonu 2,13 puan artışla yüzde 61,11 oldu. Dirençli seyreden yurt içi talep ve döviz kuru gelişmelerinin etkilerinin hissedildiği dayanıklı mal grubunda mobilya sektörü fiyat artışları (yüzde 5,06) ile öne çıkarken bunu elektrikli ve elektriksiz ev aletleri (yüzde 3,00) ile otomobil kalemi (yüzde 2,53) izlendi.

Diğer temel mallar alt grubunda fiyatlar yüzde 2,72 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 0,30 puan artışla yüzde 55,25 seviyesine ulaştı. Alt grup aylık enflasyonunda kişisel bakım ürünleri ile konutun bakım ve onarımı ön plana çıktı. Mart ayında giyim ve ayakkabı fiyatları bir önceki yılın aynı dönemindeki düşüşün aksine aylık yüzde 2,61 oranında artmış, alt grup yıllık enflasyonu 6,73 puanlık artışla yüzde 49,12’ye yükseldi.

Enerji fiyatları mart ayında yüzde 1,39 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 1,37 puan artarak yüzde 37,32 seviyesinde gerçekleşti. Türk lirası cinsi petrol fiyatlarındaki gelişmelerle akaryakıt fiyatları yüzde 1,70 oranında arttı. Tüp gazda fiyat artışları yüzde 7,06 ile önceki aya kıyasla güçlenirken, diğer kalemlerde fiyatlar ılımlı bir seyir izledi.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları mart ayında yüzde 3,40 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,71 puan düşerek yüzde 70,41 seviyesine geriledi. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada yataya yakın bir seyirle yüzde 84,14 oranında gerçekleşirken, işlenmiş gıdada 1,45 puan düşüşle yüzde 58,97 oldu. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, bir önceki ay sebze fiyatları öncülüğünde artan taze meyve sebze fiyatları bu ay ılımlı seyretti. Diğer işlenmemiş gıda grubunda kırmızı ve beyaz et fiyatlarındaki artış önemli ölçüde güçlenerek bu grupta izlenen yüksek aylık enflasyonda (yüzde 8,92) belirleyici oldu.

Böylelikle, işlenmemiş gıda aylık enflasyonu yüzde 5,57 oranında gerçekleşti. İşlenmiş gıda grubu aylık enflasyonu ise yüzde 1,39 ile önemli ölçüde yavaşlarken, kırmızı et fiyatlarının etkilediği işlenmiş et ürünlerinde yüksek artışlar devam etti. Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 3,29 oranında artmış, yıllık enflasyon düşük bazın da etkisiyle 4,18 puan yükselerek yüzde 51,47 oldu.

Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji alt grubunda fiyatlar aylık bazda ılımlı seyrederken enerji dışındaki gruplar aylık yüzde 3,4-4,3 bandında artışlar gösterdi. Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde, fiyat artışlarının genele yayıldığı izlenirken, metal cevherleri, diğer mamul eşyalar, basım ve kayıt hizmetleri, tekstil, gıda, kauçuk ve plastik ürünleri ile motorlu kara taşıtları öne çıkan alt gruplar oldu.”

Paylaşın