EURO 2024: Romanya İle Slovakya Birlikte Turladı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) E Grubu üçüncü maçında Romanya ile Slovakya, Frankfurt Arena’da karşı karşıya geldi. Karşılaşma 1-1 berabere sona erdi.

Haber Merkezi / Alman hakem Daniel Siebert’in yönettiği maçta Slovakya’nın golünü 24. dakikada Ondrej Duda, Romanya’nın golünü ise 37. dakikada Razvan Marin kaydetti.

Grubun diğer maçında ise Ukrayna ile Belçika golsüz berabere kaldı.

1980’den itibaren grup maçlarının oynandığı turnuvada, ilk kez tüm takımlar aynı puanı elde etti. Averajla elenen Ukrayna ise 4 puan almasına rağmen sonuncu olan ilk takım oldu.

Karşılaşmanın 24. dakikasında Slovakya Ondrej Duda’nın golüyle 1-0 öne geçti. 35. dakikada Romanya penaltı kazındı. 37. dakikada beyaz noktanın başına geçen Razvan Marin topu ağlara göndererek skoru 1-1’e getirdi. Bu gol ilk yarının da skoru oldu. İkinci yarıda iki takımın da atakları sonuçsuz kalınca mücadele 1-1 sona erdi.

Romanya, 4 puan ve 1 averajla lider oldu. Belçika, 4 puan ve 1 averajla grup ikincisi oldu, sadece 1 golle liderliği kaçırdı. Slovakya, 0 averajla 3. oldu. Ukrayna ise eksi 2 averajla grubu sonuncu tamamladı.

Bu sonucun ardından son 16 turunda Belçika ile Fransa eşleşti. Lider Romanya, C veya D Grubu’nu 3. sırada bitiren takımla eşleşecek. Grubu 3. sırada bitiren Slovakya ise grup aşamasındaki tüm maçların bitmesinin ardından İspanya ya da İngiltere ile eşleşecek.

Stat: Frankfurt Arena

Hakemler: Daniel Siebert, Jan Seidel, Rafael Foltyn (Almanya)

Slovakya: Dubravka, Pekarik (Dk. 90+2 Gyömber), Vavro, Skriniar, Hancko, Lobotka, Kucka, Duda (Dk. 90+2 Bero), Schranz (Dk. 78 Duris), Haraslin (Dk. 70 Suslov), Strelec (Dk. 70 Bozenik)

Romanya: Nita, Ratiu, Draguşin, Burca, Bancu, Marius Marin, Hagi (Dk. 66 Man), Razvan Marin (Dk. 86 Rus), Stanciu, Coman (Dk. 58 Sorescu), Draguş (Dk. 66 Puşcaş)

Goller: Dk. 24 Duda (Slovakya), Dk. 37 Razvan Marin (Penaltıdan) (Romanya)

Paylaşın

EURO 2024: Ukrayna Turnuvaya Veda Etti

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) E Grubu üçüncü maçında Belçika ile Ukrayna, Stuttgart Arena’da karşı karşıya geldi. Karşılaşma 0-0 berabere sona erdi.

Haber Merkezi / Grubun diğer maçında ise Romanya ile Slovakya, 1-1 berabere kaldı.

1980’den itibaren grup maçlarının oynandığı turnuvada, ilk kez tüm takımlar aynı puanı elde etti. Averajla elenen Ukrayna ise 4 puan almasına rağmen sonuncu olan ilk takım oldu.

Romanya, 4 puan ve 1 averajla lider oldu. Belçika, 4 puan ve 1 averajla grup ikincisi oldu, sadece 1 golle liderliği kaçırdı. Slovakya, 0 averajla 3. oldu. Ukrayna ise eksi 2 averajla grubu sonuncu tamamladı.

Bu sonucun ardından son 16 turunda Belçika ile Fransa eşleşti. Lider Romanya, C veya D Grubu’nu 3. sırada bitiren takımla eşleşecek. Grubu 3. sırada bitiren Slovakya ise grup aşamasındaki tüm maçların bitmesinin ardından İspanya ya da İngiltere ile eşleşecek.

Paylaşın

Vergi İsyanı: Meclis Binası Ateşe Verildi

Kenya’da vergileri artırmaya yönelik yasa tasarısına karşı düzenlenen protestolarda çıkan çatışmalarda en az beş kişi hayatını kaybetti. Protestolar sırasında parlamento binasının bir kısmı ateşe verildi.

Tartışmalı vergi tasarısının bir kısmını geri çekildi ancak protestocular yasa tasarısının tamamının iptal edilmesini istiyor. Protestocular, yasa tasarısının zaten yüksek yaşam maliyetin altında ezilen sıradan vatandaşların ve işletmelerin karşılayamayacakları yeni vergi artışları getireceğini söylüyor.

Kenya’da hükümetin vergileri artırma planı ülke tarihinin en şiddetli protesto gösterilerini tetikledi. 2022’de göreve gelen Devlet Başkanı William Ruto liderliğindeki hükümet, 78 milyar dolarlık ulusal borcun faizini ödeyebilmek için vergileri artırma kararı aldı. Borç büyüklüğü ülke gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 70’ine karşılık geliyor.

Teklif edilen plan, internet, bankacılık işlemleri, yakıt ve bebek bezi fiyatlarını artırıyor; otomobil sahipliğini zorlaştırıyordu.

18 Haziran’da hükümetin tasarıyı açıklamasıyla ülke genelinde birçok şehirde çoğunluğu gençlerden oluşan gruplar sokağa çıktı. Geçen haftadan beri süren protestolar üzerine hükümet bazı önerilerinden geri adım atsa da teklif edilen revizyon eylemcileri memnun etmedi. Başkent Nairobi’de Salı günü öğleden sonra tansiyon yükseldi, polis eylemcilere gerçek mermi ile müdahale etti.

Bazı eylemciler parlamentoya girdi, binayı kısmen ateşe verdiler. O sırada binada bulunan milletvekilleri tünelleri kullanarak kaçmak zorunda kaldı.

Saatler sonra Savunma Bakanı Aden Duale, ordunun sokağa çıkarak polise destek olacağını açıkladı. Devlet Başkanı Ruto da göstericiler için “suçlular” dedi, “anarşiye izin vermeyeceklerini” ilan etti. Çarşamba sabahı meclis binası önünde yoğun polis varlığı dikkat çekti.

İnsan hakları örgütleri polis müdahalesi sırasında en az 5 kişinin öldüğünü; 13’ü gerçek mermi kaynaklı, 30’dan fazla yaralı olduğunu açıkladı. Gösteriler Kenya’da on yıllardır yaşananların en büyüğü oldu. Birçok siyasetçi ve uzman gençlerin tepkisini “sürpriz” olarak niteledi.

Muhalefet lideri Raila Odinga, “sırf yiyecek ve iş istedikleri için Kenya’nın kendi çocuklarını öldürmeye devam edemeyeceğini” söyledi, iktidara tepki gösterdi. Dini liderlerden de vergi planından vazgeçilmesi yönünde çağrılar geldi. Ülkenin 52 milyonluk nüfusunun üçte biri yoksulluk içinde. Ruto’nun vergi düzenlemesini bu hafta içinde imzalaması bekleniyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a Yanıt: Açıklamalarda Normalleşmeli

Erdoğan’ın “Muhalefetin normalleşmesi gerek” sözlerine yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, “Açıklama pek normal bir açıklama olmamış. Bu açıklamanın da normalleşmesi gerekir” dedi.

Haber Merkezi / Asgari ücrete ilişkinde konuşan Özgür Özel, “İktidar asgari ücrete zam yapmama konusunda ısrarcı. Asgari ücrete zam yapılmadığı takdirde müzakere değil mücadele edeceğiz. Zam yapmamak vicdansızlıktır” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına yanıt veren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Muhalefetin normalleşmesi gerek açıklaması pek normal bir açıklama olmamış. Bu açıklamanın da normalleşmesi gerekir.

Geçmişte yumruklar sıkılıydı. Biz birinci parti odluğumuzda ilk açıklamamızda kibre kapılmayacağımızı söyledik. Cenazelerde selamlaşmayan iktidar ve muhalefetin geldiği nokta budur. Muhalefetin normalleşmesi cümlesi ittifak ortağının gönlünü yapmak için kullanışmış bir cümledir. Bu konuda Erdoğan’a hak veriyorum.

Bu memleketin normalleşmeden anladığı konuşabilen ve anlaşabilen ittifak ve muhalefet olmasıdır. Muhalefet muhalefet yapmadığında normal olmaz. Normalleşelim deyip muhalefet yapamayalım diyorlarsa biz yokuz. Yumruk sıkalım derlerse orada da yokuz. ”

Özel, açıklamasının devamında ise özetle şu ifadeleri kullandı: “İktidar asgari ücrete zam yapmama konusunda ısrarcı. Asgari ücrete zam yapılmadığı takdirde müzakere değil mücadele edeceğiz. Zam yapmamak vicdansızlıktır. Geçen dönemlerde yılda 4 kez zam diyordunuz oy almak için. Oyu aldınız vatandaşla işiniz kalmadı. Asgari ücret şimdiden eridi.

Sayın Bahçeli’nin Sinan Ateş davasına gösterdiği tavrı da çok önemli buluyorum. tansiyonun yüksek olduğu bugünlerde bu davayla ilgili yaptıkları açıklama son derece önemli. ”

Ben dün gerçekleşen Mansur Yavaş ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun yemek yemesini son derece memnuniyetle karşılıyorum. Görüşmemeleri zaten kötü olur. Biz Ekrem İmamoğlu ile bir nikahtan sonra yemek yiyeceğiz. Bunlar kadar normal bir şey yok. İleride umarım 4 kişi birlikte oturur bir yemek yeriz.”

Erdoğan ne demişti?

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda şu ifadeleri kullanmıştı:

“AK Parti kurulduğu günden itibaren bugüne kadar kutuplaşmanın kamplaşmanın tarafında olmadı, asla ve asla gerilim siyaseti gütmedi. Türkiye’yi 85 milyon vatandaşıyla bir bütün olarak kucakladık. Hiçbir zaman ayrımcılık yapmadık. Vatandaşımızın rengine, diline, dinine ve yaşam tarzına hiçbir zaman bakmadık. Bizim siyasetimiz insan odaklı siyasettir. Her seçimde milletimizin yoğun tercihine mazhar olmamızın nedeni budur.

Bize yapılan saldırılarda ana muhalefet partisi bırakın bizim yanımızda olmayı, hukukun yanında da olmadı. Sıkılı yumrukları açacak olan muhalefettir. Hançerleri kınına koyacak olan muhalefettir. Dilini söylemini siyaset tarzını düzeltecek olan muhalefettir. Bizim çabamız aslında muhalefeti normalleştirmektir. Yani yumuşaması gereken normalleşmesi gereken muhalefettir. İktidar partisi ve ana muhalefet partisi arasında siyasi ittifak olmaz. Uzlaşı olur, yumuşama olur ama ittifak olmaz. Biz de zaten böyle bir çaba içerisinde değiliz.

Tüm çabamıza ve iyi niyetimize rağmen muhalefetin çabamıza nasıl karşılık verdiğini görüyorsunuz. Karşımızdakilerin ciddi bir hazım problemi yaşadıkları anlaşılıyor. 22 yıl boyunca CHP’den hoşgörü ve nezaket görmedik. Bundan dolayı da bir şey kaybetmedik. Siyasi bir kazanç peşinde de değiliz. Diyaloğa şans tanıma arzumuz partimize ve Cumhur İttifakı’na yönelik hadsizliklere göz yumacağız anlamına gelmez.

Yumuşak başlıyız ama boynu çekilecek uysal koyun da değiliz. Şimdi çıkmış sabah akşam suç ortakları diyor. Suç ortağı arayanlar para kulelerine baksınlar, sözde kent uzlaşısında kimlerle yol yürüdüklerini sorgulasınlar. Muhalefetten eski alışkanlıklarını artık terk ederek normalleşmelerini bekliyoruz. Eleştiri sınırını aşan yakışıksız ifadelere izin vermeyiz. Kimseyi de başarı hikayemize ortak etmeyiz.”

Paylaşın

Borçlanarak Yaşama: KMH Kullananların Sayısı 29 Milyonu Aştı

Yüksek faize rağmen Kredili Mevduat Hesabı (KMH) borçları son bir yılda yüzde 122,19 oranında artarken, kullanıcı sayısı ise 29,2 milyonu buldu. Kullanıcı başına düşen ortalama borç ise 8 bin 346 TL’ye çıktı.

Birgün’de yer alan habere göre; Mart ayında yapılan düzenleme ile kredi kartı nakit avans çekimlerinde faiz oranı yüzde 4,42’den yüzde 5’e yükseltildi, Kredili Mevduat Hesabı (KMH) faizi de yüzde 5 oldu.

Gecikme faizi ise yüzde 5,30 seviyesinde uygulanıyor. Bunlara Banka Sigorta Muamele Vergisi (BSMV) ve Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) da eklenince faiz oranı daha da artıyor.

KMH’den 5 bin TL çeken birisi 7 günlük kullanımı süresi sonunda KKDF ve BSMV’nin eklenmesiyle geri ödenmesi gereken tutar 5 bin 75,83 TL oluyor. Haftalık kullanımda düşük görünen faiz tutarı aylık kullanımda ciddi fark yaratıyor. 5 bin TL’nin 30 günlük kullanım süresince KKDF ve BSMV tutarı 75 TL, faiz tutarı ise 250 TL’ye ulaşıyor. 30 günün sonunda 5 bin 325 TL geri ödeme yapılıyor.

Bu tabloya rağmen KMH kullanımı sürekli artıyor. Üstelik kullanım miktarı tıpkı kredi kartında olduğu gibi küçük meblağlar. Verilere göre son bir yılda KMH borçları yüzde 122,19 oranında arttı. Kullanıcı sayısı ise 29,2 milyonu buldu. BDDK’nin verilerine göre faiz artışlarının başladığı Haziran 2023’te 117,3 milyar TL olan borç tutarı yüzde 122,9 oranında artarak 260,7 milyar TL’ye fırladı.

Risk Merkezi’nin verilerine göre Nisan 2024 itibarıyla 29,2 milyon kişi kredili mevduat hesabı kullanıyor. KMH kullananların sayısı bir yılda bir buçuk milyon kişi arttı. Kullanıcı başına düşen ortalama borç tutarı ise geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık iki katı artarak 8 bin 346 TL’ye çıktı.

Paylaşın

Dervişoğlu’ndan Ekonomi Yönetimine Sert Sözler

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mehmet Şimşek’e “vergimatik Mehmet” diye seslenerek ekonomi yönetimine sert eleştiriler yöneltti:

“Gelen o kadar kötü, milletimize karşı da o kadar acımasız ki, o ışıltılı gözlerin sahibi Nurettin Nebati’yi anacağımız, saray damadına üzüleceğimiz hayatta aklımıza gelmezdi.”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Geçtiğimiz hafta; Mardin Mazıdağı ve Diyarbakır Çınar’da yaşanan yangın felaketinde hayatlarını kaybeden; Yücebağ köyümüzdeki 10, Köksalan köyümüzdeki 2 ve Yazçiçeği Köyümüzdeki 3 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize de başsağlığı diliyorum.

Ekonomiye güven yerine ışıltı veren Nebati’den daha kötü bir dönem olamaz diye kendimizi avuturken de, Cumhuriyet Türkiye’sinin bakanı değil, uluslararası para baronlarının mümessili gibi çalışan Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek

Vergimatik Mehmet geldi. Çünkü gelen o kadar kötü, milletimize karşı da o kadar acımasız ki, o ışıltılı gözlerin sahibi, Nurettin Nebati’yi anacağımız, saray Damadına üzüleceğimiz hayatta aklımıza gelmezdi… Daha “tasarruf tedbirleri” genelgesinin mürekkebi bile kurumadan, Jet hızıyla, Vergi cebirleri genelgesine geçmeye karar verdi.

Mehmet Şimşek’e göre tasarruf edilecekse, hazineye gelir yaratılacaksa, kalın camlı gözlüklerinin arkasından gözlerini çevirdiği yer: Milletin kamburlaşmış sırtıdır! Milletimizin artık verebileceği herhangi bir varlığı, sırtlanabileceği fazladan bir yükü kaldırabilecek dermanı kalmamıştır. Bu ülkede öncelikle tasarruf etmesi gereken tek bir kişi vardır: O da Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Anayasanın 10. maddesine göre, herkes ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hükümet ve Cumhurbaşkanı, Temmuz 2023’te emeklilere yönelik aldığı kararla anayasayı çiğnemiştir. Bir yıldır emeklilerimizin yasal alacakları ertelenmiş ve kendileriyle alay edilmiştir. Hükümet her emekliye geçen 1 yıl için 96 bin 824 TL borçludur. Ayrıca temmuz ayından itibaren 8 bin 77 TL refah payı vermek zorundadır.”

Sözde yeni anayasa, normalleşme ve yumuşama turları, günahkar ve riyakar iktidarın bir kere daha meşrulaştırılması, onun gafletine ortak çıkılması değil, bu ülkenin ve devletin kimin olduğunun gösterilmesi gerekmektedir. Sığınmacı ve kaçak sorunu gerçek bir beka meselesidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Milli benliğini unutmuş bir iktidar, başka milletlerin iktidarlarına ancak yem olur’. Bir zamanlar, demokrasi trenine indi-bindi yaparak ava gideceğini sanan Erdoğan ve saray rejimi 22 yıllık iktidarın sonunda dünya milletlerinin kendi stratejik çıkarlarını önemsedikleri satranç tahtasında zavallı bir av haline gelmiştir. Ey muktedirler, gaflet uykunuzdan uyanın artık. Av oldunuz.”

Paylaşın

TCDD Borç Batağında: 11,5 Milyar Lira Zarar

TCDD’nin 2022 yılında 6 milyar 386 milyon 57 bin lira olan net dönem zararı, 31 Aralık 2023 itibarıyla 5 milyar 105 milyon 781 bin lira artarak 11 milyar 491 milyon 838 liraya yükseldi.

TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün 2022 yılında 2 milyar 955 milyon 470 bin lira olan mali borçları, 2023 yılında 3 milyar 904 milyon 272 bin liraya yükseldi. Benzer bir artış ticari borçlarda da yaşandı. 2022 yılında 5 milyar 953 milyon 359 bin lira olan TCDD’nin ticari borçları, 2023 yılında 8 milyar 535 milyon 821 bin lira olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün (TCDD) 2023 yılı mali raporu gecikmeli olarak açıklandı. Muhalefetin, “İktidarın arka bahçesi oldu” eleştirileri yönelttiği idarenin 2022 yılında 6 milyar 666 milyon 422 bin TL olan net dönem zararında, 2023 yılında yüzde 70 artış yaşandığı ortaya çıktı.

TCDD’nin 2022 yılında 6 milyar 386 milyon 57 bin TL olan net dönem zararında, 31 Aralık 2023 itibarıyla 5 milyar 105 milyon 781 bin TL’lik artış yaşandı. 2023 yılı sonunda imza atılan kurum zararı, öngörüleni yüzde 124 aştı.

BirGün’den Mustafa Bildirci’nin haberine göre, TCDD’nin 2023 yılına yönelik mali raporuna göre, 2023 yılında gerçekleştirilen satışlardan toplam 5 milyar 332 milyon 482 bin TL gelir elde edildi. Satışların kuruma maliyetinin ise 11 milyar 842 milyon 713 bin TL olduğu bildirildi. TCDD, satışlardan kaynaklı zararı mali kayıtlara, 6 milyar 510 milyon 231 bin TL olarak geçti. Kurumun 2022 yılında 6 milyar 386 milyon 57 bin TL olan net dönem zararı ise 2023 yılında 11 milyar 491 milyon 838 milyon TL’ye fırladı.

Borçlarda çarpıcı artış

Kurum mali ve ticari borçlarında da çarpıcı artış kaydedildi. TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün 2022 yılında 2 milyar 955 milyon 470 bin TL olan mali borçları, 2023 yılında 3 milyar 904 milyon 272 bin TL’ye yükseldi. Benzer bir artış ticari borçlarda da yaşandı. 2022 yılında 5 milyar 953 milyon 359 bin TL olan TCDD’nin ticari borçları, 2023 yılında 8 milyar 535 milyon 821 bin TL olarak gerçekleşti.

2023 yılında 11,4 milyar TL zarar eden TCDD’nin zararında yıllara göre yaşanan değişim ise şöyle sıralandı:

2018: 2 milyar 557 milyon TL
2019: 2 milyar 546 milyon TL
2020: 3 milyar 866 milyon TL
2021: 4 milyar 34 milyon TL
2022: 6 milyar 386 milyon TL

Paylaşın

AK Partili Vekillerden Erdoğan’a “Bürokratları Aşamıyoruz” Şikayeti

AK Parti milletvekillerinin, partinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında Erdoğan’a bürokratik engellerden şikayet ederek, “bürokratları aşamıyoruz” dediği öne sürüldü.

Toplantıda Erdoğan’ın partisinin sokak köpeklerine yönelik çalışmalara ilişkin, “Bu işi bir an önce neticelendirin. Çalışma metnini de bir an önce bitirip, bana sunun” dediği iddia edildi.

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ana gündem maddesi ekonomi oldu. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a detaylı bir sunum yapan Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi sunumunda; ekonomi, adalet, bürokrasi, vergi mevzuatı, sanayi-teknoloji, kredi teşvikleri, Meclis işleyiş aksaklıkları, göç problemi, atıl iş gücü ile tarım ve hayvancılık alanında yaşanan meselelere yer verdi. Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri milletvekillerinin sahada karşılaştıkları problemler oldu.

Türkiye Gazetesi’nin edindiği bilgilere göre, toplantıda milletvekillerinin bürokratları aşamadığı, bu sebeple de vatandaşın sıkıntısının çözümü noktasında aksaklıklar yaşadıkları bilgisi paylaşıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MYK toplantısında siyasette yumuşama dönemi ile ilgili de konuştu. Erdoğan, muhalefet ile yapılan görüşmeleri işaret ederek, müzakere iradesinin, partiye yönelik hakaret ve sataşmaların kabullenileceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Partiye dönük hakaretvari açıklamaların tekrarlanması hâlinde karşılık vermede tereddüt edilmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, siyasetteki normalleşme süreciyle varmak istedikleri hedefi “Kendimize yeni ortak aramıyoruz. Anayasa, terörle mücadele ve dış politika gibi millî meselelerde iç cepheyi tahkim etmeye çalışıyoruz” sözleriyle anlattı.

Sokak hayvanları

Toplantıda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da, sokak hayvanları ile ilgili güncel verileri paylaştı. AK Parti Meclis Grup Başkanı Abdullah Güler de yapılan çalışmada gelinen son noktayı anlattı.

Erdoğan’ın “uyutma” konusuna temkinli yaklaşması üzerine Güler’in, 5199 sayılı kanunda bunun zaten olduğunu sadece kamu güvenliği açısından kapsamın genişletileceğini kaydettiği belirtildi. Bunun üzerine Erdoğan’ın “Bu işi bir an önce neticelendirin. Çalışma metnini de bir an önce bitirip, bana sunun” dediği öğrenildi.

Toplantıda yerel yönetimlerin buradaki rolü ile barınakların niteliğinin ve kalitesinin artırılması da gündeme geldi. Başıboş köpeklerin sadece barınaklara alınarak sorunun çözülemeyeceği, barınaklardaki imkân ve şartlarında iyileştirilmesinin önemli olduğuna değinildi. Öte yandan teklifin Meclis kapanmadan Meclis Başkanlığına sunulacağı belirtildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze’de Yüksek Derecede Kıtlık Riski Sürüyor

Birleşmiş Milletler’in yayınladığı rapora göre; Gazze Şeridi’nde nüfusun yüzde 96’sını oluşturan 2 milyon 150 bin kişi kriz seviyesi olarak ifade edilebilecek akut gıda güvensizliği içinde bulunuyor.

Raporda, Gazze’de nüfusun yüzde 22’si oluşturan yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliği yüzünden “beşinci aşama” olarak nitelendirilen felaket koşulları içinde yaşadığı kaydedildi. Bu aşamada, hanelerde aşırı derecede yiyecek kıtlığı yaşandığı, açlıkla başa çıkma kapasitelerinin adeta tükenme noktasına geldiği kaydedildi.

Gazze nüfusunun yüzde 33’ünü oluşturan 745 bin kişinin ise felaket koşullarına yakın “dördüncü aşama” içinde olduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletler ile küresel gıda güvenliği izleme kuruluşu Entegre Gıda Güvenliği Sınıflandırma Aşaması’nın (IPC) ortaklaşa hazırladığı son raporda, Gazze’de çatışmaların sürmesi ve insani yardıma erişimin kısıtlanmasının devam etmesi durumunda Gazze Şeridi’nin tamamında kıtlık riskinin Eylül ayına kadar en üst düzeyde olacağı tespiti yapıldı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu‘nun rapordan aktardığı son güncellemelere göre, Gazze Şeridi’nde nüfusun yüzde 96’sını oluşturan 2 milyon 150 bin kişi kriz seviyesi olarak ifade edilebilecek akut gıda güvensizliği içinde bulunuyor.

Raporda, Gazze’de nüfusun yüzde 22’si oluşturan yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliği yüzünden “beşinci aşama” olarak nitelendirilen felaket koşulları içinde yaşadığı kaydedildi. Bu aşamada, hanelerde aşırı derecede yiyecek kıtlığı yaşandığı, açlıkla başa çıkma kapasitelerinin adeta tükenme noktasına geldiği kaydedildi.

Gazze nüfusunun yüzde 33’ünü oluşturan 745 bin kişinin ise felaket koşullarına yakın “dördüncü aşama” içinde olduğu belirtildi. Raporda, İsrail’in Refah’taki operasyonları sonrasında bölgeden kaçanların sayısının bir milyonu aştığı ifade edildi. Gazze Şeridi’nde Mayıs ayı sonu itibariyle tarım üretimi yapılan toprakların yüzde 57’sinin tahrip edildiği veya ciddi şekilde hasar gördüğü belirtildi.

Gazze Şeridi’nde insani yardımın ulaştığı alanın sürekli daralmaya devam ettiği, Filistinliler’e güvenli bir şekilde yardım ulaştırma yeteneğinin azaldığı kaydedilerek, “Bu olumsuz ve son derece istikrarsız durum böyle devam ederse, Nisan ayında az da olsa görülen iyileşmeler hızla tersine çevrilebilir” ifadesi kullanıldı.

BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, Güvenlik Konseyi’nin bugün yapılan Filistin oturumunda yaptığı konuşmada, Gazze’de açlık ve gıda güvensizliğinin devam ettiğini söyledi.

Özel Koordinatör Wennesland, Gazze’nin kuzeyinde yaklaşmakta olduğu öngörülen kıtlığın gıda dağıtımlarındaki artışla önlendiğini belirterek, “Güneyde gıda güvensizliği daha da kötüleşti. Gazze nüfusunun neredeyse tamamı yüksek düzeyde gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Yaklaşık yarım milyon insan felaket düzeyinde gıda güvensizliğiyle karşı karşıya” dedi.

“İsrail’e baskı yapmaya devam ediyoruz”

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas–Greenfield, Güvenlik Konseyi’nde yaptığı Filistin ve Gazze’deki ateşkes çabalarıyla ilgili görüşlerini aktardıktan sonra yayınlanan son raporla ilgili endişelerini dile getirdi. Thomas – Greenfield, Gazze’de insani ihtiyaçların felaket boyutlarına ulaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Son yayınlanan IPC raporunun endişe verici bir şekilde açıkça ortaya koyduğu gibi Gazze’ye insani yardımın arttırılması ve ihtiyaç sahibi herkese ulaşması gerekiyor. Gazze nüfusunun büyük bir kısmı felaket düzeylerinde açlıkla karşı karşıyayken, yardımların ulaştırılmasında sürekli yaşanan kesintiler yüzünden durum hızla kötüleşme riski içerisinde.

Yardım ulaştırmakla görevli BM personeli ve sahada yardım için çalışanların güvenliğini de birinci öncelik olarak görüyoruz. İsrail’e, Gazze’ye yardım dağıtımını kolaylaştırmak için daha iyi koşullar yaratması konusunda baskı yapmaya devam ediyoruz.”

Paylaşın

Uyuşturucu Kullanımı 10 Yılda Yüzde 20 Arttı

2022 yılında dünya genelinde 15-64 yaş aralığındaki her 18 kişiden biri uyuşturucu kullanırken, son 10 yılda uyuşturucu kullanımındaki artış ise yüzde 20 oldu.

2022 yılında 228 milyon kişi esrar, yaklaşık 60 milyon kişi “opioid” adlı sentetik uyuşturucu çeşitlerini, 30 milyon kişi amfetamin türü maddeleri, 23,5 milyon kişi kokain ve 20 milyon kişi de ekstazi kullandı.

Uyuşturucu kullanımı sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısında da gözle görülür artış yaşanırken, 2019 yılında uyuşturucu nedeniyle yaklaşık 500 bin kişinin yaşamını yitirdi.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü’nde “2024 Dünya Uyuşturucu Raporu”nu açıkladı.

Bianet’in rapordan aktardığı bilgilere göre, son 10 yılda uyuşturucu kullanımındaki artış yüzde 20 oldu, 2022’de dünya genelinde 15-64 yaş aralığındaki her 18 kişiden biri uyuşturucu kullandı.

Küresel olarak 2022’de 292 milyon kişinin uyuşturucu kullandığı aktarılan raporda, en çok kullanılan uyuşturucu maddenin esrar olduğu, 228 milyon kişinin bu maddeyi kullandığı kaydedildi.

Raporda, yaklaşık 60 milyon kişinin “opioid” adlı sentetik uyuşturucu çeşitlerini, 30 milyon kişinin amfetamin türü maddeleri, 23,5 milyon kişinin kokain ve 20 milyon kişinin ekstazi kullandığı belirtildi.

Uyuşturucu nedeniyle rahatsızlıklar yaşayan ve tedavi hizmeti bekleyenlerin sayısında ciddi artış gözlemlendiği vurgulanan raporda, 2022’de 64 milyon kişinin uyuşturucuya bağlı çeşitli sağlık sorunları yaşadığı ifade edildi.

Uyuşturucu kullanımı kaynaklı hastalığa yakalananların 11’de 1’inin tedavi imkanı bulabildiği, kadın hastalarda bu oranın 18’de 1 düştüğü, bu konuda kadınların çok daha dezavantajlı olduğu aktarıldı.

Raporda, sağlık hizmetlerine erişimin coğrafyadan coğrafyaya değiştiğine işaret edilerek, Güney Amerika’da hastaların yüzde 49’unun uyuşturucuya ilişkin tedavi alma imkanı bulurken bu oranın Orta Asya ve Transkafkasya bölgelerinde yüzde 4’e gerilediğinin altı çizildi.

Uyuşturucunun beraberinde getirdiği ölümcül sağlık sorunlarına da yer verilen raporda, 2022’de 13,9 milyon kişinin uyuşturucuyu vücutlarına enjekte ederek kullandığı, bu kişilerin 1,6 milyonunun HIV, 1,4 milyonunun HIV ve hepatit C, 6,8 milyonunun da hepatit C virüsü taşıdığı bilgisi paylaşıldı.

Enjekte ederek uyuşturucu kullanımının küresel hepatit C salgınının önemli bir etkeni olmaya devam ettiğine dikkatin çekildiği raporda, uyuşturucu enjekte edenlerin neredeyse yarısının hepatit C hastalığı taşıdığı belirtildi.

Ayrıca genel olarak hepatit C’nin neden olduğu karaciğer hastalıklarının, uyuşturucu kullanımına atfedilen ölümlerin yarısından fazlasını oluşturduğu ifade edildi.

Uyuşturucu kullanımı sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısında da gözle görülür artış yaşandığı, 2019’da uyuşturucu nedeniyle yaklaşık 500 bin kişinin yaşamını yitirdiği ve hepatit C’nin yol açtığı karaciğer hastalıklarının uyuşturucuya bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olduğu vurgulandı.

Dünyada kokain arzı ve talebinde belirgin artışın yaşandığına işaret edilen raporda, kokainin elde edildiği koka ağacının 354 bin 900 hektarlık alanda ekildiği, 2022’de bir önceki yıla oranla yüzde 20 artışla 2 bin 757 ton gibi rekor seviyede kokain üretimi yapıldığı anlatıldı.

Küresel kokain pazarının ABD’nin yanı sıra Batı ve Orta Avrupa’da yoğunlaşmaya devam ettiği ancak Afrika, Asya ve Güneydoğu Avrupa’daki gelişmekte olan ülkelerde de hızlı şekilde yayıldığı ifade edildi.

Raporda, küresel yasa dışı afyon üretiminin en çok yapıldığı Afganistan’da 2022’ye göre 2023’te ciddi düşüş yaşandığı, afyon üretiminin 2023’te yüzde 95 gerilediği, bu maddeyi üreten bir başka ülke Myanmar’da ise üretimin yüzde 36 arttığı belirtildi.

Afganistan’daki ciddi düşüşün küresel piyasaya da önemli ölçüde yansıdığı, 2022’ye oranla 2023’te üretimin dünya çapında yüzde 74 azaldığı, buna göre 2022’de dünya genelinde 7 bin 800 ton afyon üretilirken, bu rakamın 2023’te 1,9 tona gerilediği aktarıldı.

Bu keskin düşüşün Taliban yönetiminin 2022’de aldığı yasak kararıyla doğru orantılı olduğu, yasak kararı sonrasında ülkedeki çiftçilerin afyon yerine hububat ekmeye yöneldiği kaydedildi.

1,6 milyon kişiye hapis cezası

Raporda, emniyet güçlerinin ele geçirdiği uyuşturucu miktarına da değinildi. Buna göre 2022’de 2 bin 27 ton kokain, 1194 ton esrar reçinesi, 6 bin 168 ton esrar tohumu ele geçirildi.

Ayrıca 572 ton afyon,165 ton farmasötik opioid, 76 ton eroin, 22 ton morfin ve 536 ton sentetik uyuşturucu çeşitleri yakalandı.

Dünya çapında 2022’de uyuşturucu suçları nedeniyle yaklaşık 7 milyon kişi polisle muhatap olmak durumunda kalırken, 2,7 milyon kişi hakkında dava açıldı ve 1,6 milyon kişi de hapis cezasına çarptırıldı.

Raporun tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın