Altılı İttifakın Gündemi Söylem Birliği

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden oluşan altılı masada Gelecek Partisi’nin ev sahipliğinde bugün dördüncü liderler buluşması gerçekleştirilecek.

Birgün’de yer alan habere göre, toplantı öncesinde genel başkan yardımcıları tarafından yürütülen çalışmalarda hazırlanan metinler, toplantının ana gündem maddelerini oluşturacak. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmaları kapsamında mutabakat metni imzalayan ve daha önce üç kez liderler nezdinde buluşmalar gerçekleştiren altı muhalefet partisi, dördüncü buluşmada ilk olarak Siyasi Etik Kanunu’nu ele alacak.

Seçimlerin kazanılması durumunda yürürlüğe girmesi planlanan kanunlar arasında ilk sırada yer alan Siyasi Etik Kanunu ile çeşitli etik davranış ilkelerinin belirlenmesi amaçlanıyor. AK Parti döneminde kapatılan Devlet Planlama Teşkilatı’nın yenilenerek hizmete açılması konusunda da hemfikir olan altı parti genel başkanı, bu konu üzerinde de duracak.

Genel başkanların önüne gelecek bir diğer konu, kurmaylar tarafından yürütülen ekonomik gidişat çalışması olacak. Ekonomik krizden çıkışın formülleri ve iktidarın hataları görüşülecek. Bu konuların, sonuç bildirgesinde yer alması da bekleniyor. Temel ilkeler birlikteliği de toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer alacak. Altılı masanın zarar görmemesi için bazı adımların ortak bir dil ve çalışma ile atılması gerektiği tespitiyle yola çıkan liderler, bu konuda çeşitli tartışmalar yürütecek.

Altı partiden ortak paylaşım

Altı siyasi parti lideri, toplantı öncesinde sosyal medya hesaplarından aynı ifadelerin yer aldığı paylaşımlara imza attı. Paylaşımda yer alan videoda, altılı masa için, “Memleket Sevdası, Türkiye’nin Masası” ifadeleri kullanıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, videoyu, sosyal medya hesaplarında “Türkiye’nin masası” notuyla paylaştı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise paylaşımını, “Bu masada ülkemizin problemlerini çözmeye ve insanımızın yüzünü güldürecek adımları atmaya kararlıyız. Birlikte kazanacak, birlikte başaracağız” mesajıyla yaptı.​

Paylaşın

Vatandaş Borcu Borçla Kapatıyor

İhtiyaçlarını dahi karşılayamayacak duruma gelen milyonlar, bankalara mahkûm ediliyor. Vadesi gelen borcunu ödeyemeyecek duruma gelenler ise borcu borçla kapatarak adeta bir sarmal içinde hayatına devam ediyor.

Birgün’den Aycan Karadağ’ın haberine göre, gelirleri ve tasarrufları enflasyon karşısında eriyen yurttaşlar, gelirlerinin yetmediği zorunlu harcama ve borç ödemelerini yapabilmek için hızla borçlanıyor. Ramazan (Şeker) Bayramını izleyen hafta 22 milyar lira artan banka borçlarında 13-20 Mayıs haftasında da 6,3 milyar liralık artış yaşandı.

Bireylerin bankalara ve finansman şirketlerine olan (konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartı) takipteki alacaklarla birlikte borcu 20 Mayıs itibarıyla 1 trilyon 144 milyar liraya yükseldi. Bu borcun 888 milyar lirası bireysel kredilerden, 256 milyar lirası da kredi kartlarından kaynaklanıyor.

Son hafta tüketici kredilerinde 6 milyar liralık, kredi kartı borçlarında ise 244 milyon liralık artış yaşandı. Vadesinde ödenemediği için bankalar tarafından icraya verilen takipteki borçları ise 27,9 milyar lira düzeyine çıktı.

612 bin 676 kişi icra takibinde

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin verilerine göreyse, bu yılın ilk üç aylık döneminde 340 bin 94 kişi bireysel kredi, 272 bin 582 yurttaş da kredi kartı borcunu ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alındı.

Bireysel kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı geçen yılın ilk üç ayında 125 bin kişi iken, bu sayı 2022’nin ilk üç ayında 340 bine çıkarak yüzde 172 artış yaşandı. Yine kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 2021 yılının ilk üç ayında 113 bin kişi iken, bu sayı 2022 yılının ilk üç ayında 272 bine çıkarak yüzde 140 artış gerçekleşti.

Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı Ocak-Mart 2022 döneminde 513 bin kişi oldu. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 204 bin kişiydi.

Borç kartopu gibi büyüyor

CHP Manisa Milletvekilli Vehbi Bakırlıoğlu, halkın yoksullaştıkça kredi kartına yüklendiğine dikkat çekti. “Ay sonunu getirmeyen işçi memur, emekli mecburen kredi kartı harcamaları ile ay sonunu getirmeye çalışıyor” diyen Bakırlıoğlu, “Maalesef kredi kartı borcunu kapatamadığı için borç miktarı sürekli artıyor. Yüksek enflasyon yüzünden her gün iğneden ipliğe gelen zamlar, vatandaşların borçlarının artmasına neden oluyor. Gelirleri ve tasarrufları enflasyon karşısında eriyen vatandaşlar, gelirlerinin yetmediği zorunlu harcama ve borç ödemelerini yapabilmek için hızla borçlanıyorlar” diye konuştu.

Bakırlıoğlu sözlerine şunları ekledi: “Bu tablo bize vatandaşın nasıl bir borç batağında olduğunu açıkça gösteriyor. Vatandaş borcu borçla kapatmaya çalışarak daha fazla borçlanıyor ve borç kartopu gibi büyümeye devam ediyor. Enflasyon, hayat pahalılığı devam ettiği sürece bu borçlar katlanarak artacak. Vatandaş adeta bireysel iflasın eşiğine gelmiş durumda. Bu iktidar kaldığı sürece vatandaşın refaha çıkması mümkün değil. Bu nedenle hemen seçim, derhal seçim.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Adayının Özelliklerini Açıkladı

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı kim olacak tartışmaları devam ederken Kılıçdaroğlu’ndan bu konuda dikkat çeken açıklama geldi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayının devleti tanıması, iktisatı bilmesi ve egosunu yenmesi gerektiğini kaydetti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet gazetesi yazarı Emre Kongar’a, Cumhurbaşkanı adayından beklentilerini anlattı.

Kılıçdaroğlu’yla yaptığı görüşmeyi, köşesinde aktaran Kongar, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili söylediklerini aktardı:

“Her sağduyulu vatandaş bu beklentilere katılır, katılmalıdır.

‘Çalmayacak, yolsuzluk yapmayacak…

Yalan söylemeyecek…

İnsanlara hakaret etmeyecek…

Ayrımcılık yapmayacak…

En önemlisi de adil olacak’ dedi.

Bu girişten sonra devam eden sohbetimizde ilk olarak üç nokta üzerinde durdu:

1) “Adalet en önemli sorun. Cumhurbaşkanı mutlaka adil olmalı” dedi.

2) “Meslek, uzmanlık önemli. Cumhurbaşkanı devleti tanımalı, iktisat bilmeli” dedi.

3) “Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı tanımı da sizinkilerle uyuşuyor” dedi.”

Emre Kongar, yazısını şöyle sürdürdü:

“Konuşma sırasında en çok vurguladığı husus bir kişilik özelliğine ilişkin olduğu için beni biraz şaşırttı.

‘Cumhurbaşkanı, egosunu yenmiş olmalı’ dedi.

Bu söylemiyle, sadece kibirli ve kendini beğenmiş olmamayı değil, aynı zamanda egoist (bencil) olmamayı ve ceberut cumhurbaşkanlığı yetkilerinden vazgeçmeyi de kastediyordu:

‘Yetkilerini devretmeye hazır olmalı’ dedi.”

Paylaşın

İktidar Cephesinde ‘Seçim Tarihi’ Tartışmaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın düşük faiz politikası sonucu günden güne artan hayat pahalılığı ve iktidarın kendini ‘muhalif’ olarak tanımlayan vatandaşlara yönelik baskıları, kamuoyunda bir an önce seçime gidilmesi gerektiğine dair görüşü güçlendirdi.

Muhalefet partileri, ekonomik koşulları da göz önünde bulundurarak aylardır seçim tarihinin öne çekilmesi çağrısında bulunurken, AK Parti ve MHP’nin birlikte hareket ettiği Cumhur İttifakı “Kabile devleti değiliz” diyerek sandığa ‘zamanında gidileceğini’ söylüyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre erken/baskın seçim tartışmalarının son günlerde yeniden Ankara’nın öne çıkan gündem başlıklarından biri olduğu belirtildi.

“İktidar bu ekonomik tabloda 2022 kışını çıkaramaz, erken seçim olacak” diyenlerin tarih olarak 6 Kasım 2022’yi anmaya başladığı dile getirilen haberde, şunlar kaydedildi:

“iktidar cephesi ısrarla ‘Seçim zamanında olacak’ demeyi sürdürüyor. Ancak bahsedilen tarih Haziran 2023 değil. AK Parti kulislerinde seçimin gelecek yıl nisan ayı sonunda bitecek Ramazanın ardından mayıs ayında yapılacağı konuşuluyor.”

Altılı masada kaçacaklar çatlağı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çocuklarının yönetiminde olduğu vakıflara dair açıklaması, geçtiğimiz haftanın en önemli tartışma konularından biri oldu.

TÜRGEV ve ENSAR aracılığı ile ABD’de bir vakfa para transferleri yapıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan ve ailesinin ‘kaçacağı’ imasında bulundu. Kılıçdaroğlu’nun “kaçacak” söylemine iktidar cephesinden sert yanıtlar verilirken 6’lı masadaki muhafazakar partilerden de itirazlar geldi.

CHP’li yöneticilerin AK Parti seçmeninin Erdoğan ile kurduğu duygu bağını anlayamadığını söyleyen muhafazakar partilerden bir temsilci, “AK Parti seçmeninin Erdoğan ile gönül bağını görmüyorlar. Ne olursa olsun başörtüsü sorununu çözmüş, onları değerli yapmış. Doğru olmasa da evine giren yardımın onun sayesinde olduğunu düşünüyor.

O seçmen için ‘aile kaçacak’ demek inandırıcı da değil. Kararsız seçmen yeniden partisine döner. Bu bakış AK Parti oylarını konsolide eder. Üzerine konuşulacak devasa yolsuzluklar var. Onları dile getirmek gerek” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

DP Lideri Uysal: Önümüzdeki Seçim Bir Referandum Olacak

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Önümüzdeki seçim bir referandum olacak. Halk, ‘Erdoğan ve zihniyeti gitsin mi kalsın mı’ oylaması yapacak. Halk o parti bu partiden çok, gitsin-kalsın oylaması yapacak” dedi. 

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Genel Başkan yardımcısı, Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Sözcü’yü ziyaret etti.

Sözcü’de yer alan habere göre, Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz görüşen Uysal, “Önümüzdeki seçim bir referandum olacak. Halk, ‘Erdoğan ve zihniyeti gitsin mi kalsın mı’ oylaması yapacak. Halk o parti bu partiden çok, gitsin-kalsın oylaması yapacak” dedi. Enginyurt da “Milleti aç, yurt gezilerinde yaşlı teyzeler omzuma başını koyup ağlıyor, ‘Bizi kurtarın’ diyor. Milleti batırdılar, ‘Nas’ diyerek uyuttular’, ‘Pas’ geçerek soydurdular” açıklaması yaptı.

Halk perişan halde

Enginyurt “Vatandaş bize dert yanarken iş, aş istemiyor, tek isteği bu iktidardan kurtulmak….’ Esnaf ‘Bir kahvemi için’ diye ısrar ediyor, derdini anlatıyor. Öyle dolu ki… Vatanını seven herkes bugünkü iktidardan kaçıyor. Halkın perişanlığını görüyoruz. İnsanlar 50 liraya muhtaç hale gelmiş. Dede torunu ile parka gidiyor, bir balon ya alıyor ya alamıyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Erdoğan’ın Koruma Ekibinin Aylık Maliyeti 39 Milyon TL

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) rakamlarına göre 2022 yılının ilk dört ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumaları için 155 milyon TL harcanırken aylık harcama ise yaklaşık 39 milyon TL oldu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ailesini koruyan koruma ordusu için sadece bu yılın ilk dört ayında harcama rekoru kırıldığı ortaya çıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün mali tablolarında yer alan bilgilere göre, Cumhurbaşkanlığı korumalarının bağlı olduğu Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, bu yılın ocak ve nisan aylarını kapsayan dört aylık dönemde tam 155 milyon 438 bin TL harcadı. Bu para da yaklaşık 36 bin 600 asgari ücretlinin bir aylık maaşına denk geliyor.

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre Erdoğan’ın koruma ordusu için yapılan günlük harcama yaklaşık 1,3 milyon TL’yi bulurken, aylık harcama ise yaklaşık 39 milyon TL oldu.

Cumhurbaşkanlığı korumaları için Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kasasından yapılan harcamalar, birçok daire başkanlığı için yapılan harcamaların da çok üzerinde. Bu yılın ilk dört ayında yapılan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı’nın 36 milyon 976 bin TL’lik ve Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın 43 milyon 500 bin TL’lik harcaması, Cumhurbaşkanlığı korumaları için harcanan paranın gerisinde kaldı.

Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Koruma Daire Başkanlığı’nın da bu yılın ilk dört ayında tam 58 milyon 254 bin TL harcandığı açıklandı.

Görev tanımı

Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı’nın görev tanımı ise “Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı, Cumhurbaşkanı ve aile bireylerinin can güvenliği ve saygınlığı başta olmak üzere, konut, çalışma yeri, her türlü ulaşım vasıtası ile intikali esnasında, yakın koruma hizmetlerinden sorumludur. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’na ait tüm yerleşkelerin ve Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu her türlü bina ve tesisin güvenliğini sağlamakla görevlidir” sözleriyle ifade ediliyor.

Erdoğan’ı ve Saray’ı koruyan koruma sayısı da yıllardır sır gibi saklanıyor. Milletvekillerinin “Sarayları ve Erdoğan’ı kaç koruma koruyor?” sorularına bugüne kadar hiç yanıt verilmedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, daha önce “Cumhurbaşkanlığı’nda görevli kaç koruma var?” Sorusuna “Herhangi bir güvenlik zafiyeti oluşturulmayacak şekilde, yeteri kadar personel ve teçhizatla yerine getirilmektedir” yanıtını vermişti.

Öte yandan Erdoğan’ın yüzlerce araçlık konvoyu hep gündemde oldu. Erdoğan’ın konvoyunu helikopterler de korurken, gezdiği şehirlerde hayat ve trafik kilitlendi, yurttaşlar saatlerce trafikte bekletildi.

‘AK Parti’yi de koruyorlar’

İYİ Parti Ankara Milletvekili Halil İbrahim Oral, geçen yılar AK Parti Genel Merkezi ile ilgili dikkat çeken bir iddia ortaya atmıştı. AK Parti Genel Merkezi’ni koruyan polislerin omzunda Cumhurbaşkanlığı forsu bulunduğunu iddia eden Oral, “Buradan anlıyoruz ki AK Parti’deki koruma görevi Cumhurbaşkanlığı Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ndedir” demişti.

Erdoğan’ın korumaları için milyonlarca lira harcayan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bütçe yetersizliği nedeniyle biber gazı alamadığı da ortaya çıktı. Emniyet, 11 Mayıs tarihinde 3 bin adet el tipi 400 mililitrelik biber gazı spreyi alımı için ihale düzenleyeceğini duyurmuştu. Ancak ihalenin geçen günlerde “bütçe yetersizliği” nedeniyle iptal edildiği açıklandı.

Paylaşın

Liverpool’u Deviren Real Madrid, 14. Şampiyonluğunu Kazandı

Fransa’nın başkenti Paris’teki Stade de France’ta oynanan Şampiyonlar Ligi finalinde Liverpool’u 1-0 yenen Real Madrid kupanın sahibi oldu. İspanyol takımının golünü 59’uncu dakikada Vinicius Junior kaydetti. 

Haber Merkezi / İspanyol temsilcisi Real Madrid bu skorla birlikte kulüp tarihinin 14’üncü Şampiyonlar Ligi zaferini elde etti. Teknik Direktör Carlo Ancelotti de kariyerindeki 4. şampiyonlar ligi kupasını kazandı.

Bu galibiyet, Real Madrid’in turnuvada İngiliz takımlarına karşı elde ettiği üçüncü zafer oldu. Bu karşılaşma iki takım arasındaki üçüncü final oldu. 2018’deki finalde Real Madrid, Liverpool’u 3-1 yenmişti. 1981’de Paris’te oynanan finalde ise Liverpool Real Madrid’i 1-0 yenerek kupayı kaldırmıştı.

Karşılaşmadan dakikalar;

21. dakikada Liverpool, Sadio Mane ile gole yaklaştı. Sol kanattan ceza sahasına giren Mane’nin vuruşunda kaleci Thibaut Courtois’nın çeldiği top, direkten döndü. 34. dakikada Trent Alexander-Arnold’ın sağ kanattan ortaladığı top, Real Madrid kalesinde tehlike yarattı. Salah’ın ceza alanında yaptığı kafa vuruşunda meşin yuvarlak, Courtois’nın kucağına gitti.

43. dakikada Real Madrid, maçtaki ilk tehlikeli pozisyonunu yakaladı. Atılan uzun pasla kale sahası yakınlarında topu kontrol eden Karim Benzema, kaleci Alisson Becker ile karşı karşıya kaldı. Fransız forvetin Federico Valverde’ye doğru gönderdiği topa, Liverpool savunması müdahale etti. Benzema, oluşan karambolde önünde bulduğu topu ağlara gönderdi. Ancak Benzema için ofsayt bayrağının kalktığı pozisyon, Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından da gol değeri kazanmadı.

59. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Valverde, yerden sert bir vuruşla topu Vinicius Junior’a gönderdi. Arka direkte yaptığı vuruşla topu filelere gönderen Vinicius Junior, Real Madrid’i 1-0 öne geçirdi. 64. dakikada Salah’ın ceza alanı önünden sol ayağıyla köşeye doğru yaptığı plase vuruşta kaleci Courtois, gole izin vermedi.

80. dakikada Salah’ın yerden ceza alanına bıraktığı top, Diogo Jota’ya gitti. Jota’nın vuruşunda Courtois, meşin yuvarlağı kornere çeldi. 83. dakikada Liverpool gole çok yaklaştı. Ceza sahasında topla buluşan Mısırlı futbolcu Salah, rakibinden kurtularak Courtois ile karşı karşıya kaldı. Salah’ın yaptığı vuruşta top, Belçikalı file bekçisinin müdahalesiyle kornere gitti.

Stat: Stade de France

Hakemler: Clement Turpin, Nicolas Danos, Cyril Gringore

Liverpool: Alisson, Alexander-Arnold, Konate, van Dijk, Robertson, Fabinho, Henderson (Naby Keita dk. 77), Thiago (Roberto Firmino dk. 77), Salah, Diaz (Diogo Jota dk. 65), Mane

Yedekler: Kelleher, Joe Gomez, Kostas Tsimikas, Joel Matip, James Milner, Alex Oxlade-Chamberlain, Curtis Jones, Takumi Minamino, Harvey Elliott

Teknik Direktör: Jürgen Klopp

Real Madrid: Courtois, Carvajal, Militao, Alaba, Mendy, Casemiro, Modric (Dani Ceballos dk. 90), Kroos, Valverde (Eduardo Camavinga dk. 85), Vinicius Junior (Rodrygo dk. 90+3), Benzema

Yedekler: Lunin, Nacho Fernandez, Marcelo, Eden Hazard, Marco Asensio, Lucas Vazquez, Isco, Gareth Bale, Mariano Diaz

Teknik Direktör: Carlo Ancelotti

Gol: Vinicius Junior (dk. 59) (Liverpool)

Paylaşın

Altılı Masanın Gündemi: Kararnameler

Gelecek Partisi ev sahipliğinde bu Pazar günü dördüncü kez bir araya gelmeye hazırlanan altılı masanın gündeminde seçim güvenliğine yönelik yapılan çalışmalardan, seçim sonrası geçiş sürecine kadar pek çok konu olacak.

Gündem maddeleri arasında seçimin ardından hayata geçirilmesi planlanan dört yasal düzenleme var. Liderler, toplantıda olası ittifakın ilke ve esaslarını ve buna ilişkin hazırlanması öngörülen mutabakat metnini de değerlendirecek.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmalarını sürdüren altı muhalefet partisinin lideri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğinde Pazar günü bir araya gelecek.

Son olarak Gültekin Uysal ev sahipliğinde toplanan liderlerin gündeminde bu kez pek çok başlık bulunuyor. Toplantıda, farklı alanlarda çalışmalarını sürdüren Ekonomi, Seçim Güvenliği, Anayasa ve Mevzuat ile Siyasi İşler komisyonlarının raporları gündeme gelecek.

Dört başlıkta kararname hazırlığı

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün muhalefet partisi yetkililerinden edindiği bilgiye göre toplantıda iki önemli başlık ön plana çıkacak. Liderler ilk olarak seçim sonrasında acil olarak hayata geçirilmesi planlanan dört başlıkla ilgili hazırlık süreci devam eden kararnameleri ele alacak.

Geçtiğimiz ay yapılan toplantının ardından çalışmalarına başlanacağı açıklanan başlıklar, Siyasi Ahlak Yasası, Ekonomik ve Sosyal Konseye işlerlik kazandırılması, Merkez Bankası bağımsızlığı ile planlamadan sorumlu bir kurumsal yapının oluşturulması şeklindeydi. Partilerin, seçimin hemen ardından yayınlanması hedeflenen kararnamelere ilişkin hazırladıkları metinler, liderler tarafından değerlendirilecek ve son hali verilmek üzere yeniden komisyonun gündemine sunulacak.

Toplantının bir diğer gündem başlığı ise olası bir seçim ittifakının ilke ve esasları üzerine olacak. Bu başlık ile ilgili de Siyasi İşler Komisyonu’nun hazırlamış olduğu çalışmalar masaya yatırılacak. Daha önceki toplantılarda Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan’ın, bir seçim ittifakı kurulacaksa öncelikle bu ittifakın ilke ve esaslarının belirlenmesi ve bunun da mutabakat altına alınması yönündeki taleplerini dile getirdiği iddia edilmişti. Söz konusu ilke ve esasların seçim sonrası geçiş döneminde cumhurbaşkanının yetki ve sorumlulukları ile Meclis’in işleyişine ilişkin süreçleri kapsaması bekleniyor.

Sahadan gelen veriler de değerlendirilecek

Toplantıda bir diğer gündeme gelecek konu ise seçim güvenliği. Seçim Güvenliği Komisyonu’nda yer alan muhalefet partilerinin genel başkan yardımcıları bir süredir, çeşitli illerde partilerinin örgütleriyle toplantılar düzenliyordu. Bu toplantılardan alınan veri ve analizler rapor halinde genel başkanlara sunulurken, genel başkanlar da kendi aralarında bu verileri değerlendirecek. Diğer yandan, seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrasına yönelik kurulması planlanan ortak veri altyapısı da masaya yatırılacak.

Muhalefet partileri bir süredir seçim günü alınacak ıslak imzalı tutanakların tek bir platform üzerinden takibine yönelik bir sistem üzerinde çalışıyor. Özellikle CHP ve İYİ Parti’nin altyapısından faydalanılması planlanan sistemle tüm sandık görevlilerinin ellerindeki tutanakları tek bir platform üzerinden sisteme girebilmesi ve bu verilerin de tek bir merkez üzerinden takip edilebilmesi hedefleniyor.

Paylaşın

Rusya, Suriye’ye Askeri Teçhizat Gönderdi

Türkiye’nin kuzey Suriye’ye yönelik olası bir operasyon açıklamalarının ardından Rusya’nın Suriye’nin Kamışlı kentindeki askeri üsse ağır askeri teçhizat gönderdiği belirtildi.

İran haber ajansı Mehr’in, Al Mayadeen haber sitesine dayandırdığı habere göre; Türkiye’nin kuzey Suriye’ye yönelik olası bir operasyon açıklamalarının ardından Rusya, Kamışlı’daki askeri üsse ağır askeri teçhizat gönderdi.

Al Mayadeen’e konuşan Rus kaynaklar, Rusya’nın bölgedeki varlığını güçlendirmek amacıyla savaş uçağı ve helikopter gönderdiğini belirtti.

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov , Rus yayın organı Russia Today’in (RT) Arapça sitesinde yer alan röportajında, Rusya’nın Suriye’deki varlığına ilişkin açıklama yaptı.

Suriye’deki Rus güçlerine ilişkin konuşan Lavrov, “Biz Suriye’de ülkenin resmi devlet başkanının ve meşru hükümetinin talebi üzerine buluyoruz. Biz orada BM’nin sözleşmelerine uygun olarak bulunuyoruz ve BM Güvenlik Konseyinin 2254 sayılı kararını uyguluyoruz. Buna devam edeceğiz ve Suriye yönetiminin Suriye topraklarının tamamını geri alma çabalarına destek olacağız.” dedi.

Suriye hükümeti, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyon sinyaline tepki gösterdi. Suriye Devlet’i, Birleşmiş Milletler’e (BM) Türkiye’nin operasyon planına sessiz kalınmaması çağrısı yaptı.

Erdoğan’dan operasyon sinyali

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgeler oluşturmak için başlattığımız çalışmaların eksik kalan kısımlarıyla ilgili yeni adımları da atmaya başlıyoruz.

Ülkemize ve güvenli bölgelerimize sık sık yapılan saldırıların merkezi konumundaki alanlar harekat önceliğimizin başında yer almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz, istihbaratımız hazırlıklarını tamamlar tamamlamaz bu operasyonlar başlayacaktır.

Perşembe günü yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantımızda kararlarımızı alacağız. Ülkemizin güvenlik hassasiyetlerine saygı gösterenlerle kendi çıkarları dışında hiçbir derdi olmayanların ayrımını bu süreçte bir kez daha görecek, gelecekteki politikalarımızın referansı yapacağız.” açıklamasında bulunmuştu.

Erdoğan başkanlığında toplanan MGK toplantısı sonrası ise şu açıklama yapılmıştı;

“Güney sınırlarımızda icra edilen ve edilecek harekatların komşularımızın toprak bütünlüğünü hedef almadığı, milli güvenlik ihtiyacının gereği olduğu belirtilmiştir. Terörizme destek vererek, uluslararası hukuku ihlal eden ülkelere bu tutuma son verme, Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini dikkate alma çağrısında bulunulmuştur.

PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütleri başta olmak üzere, milli birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla icra edilen operasyonlar hakkında kurula bilgi sunulmuş ve ilave tedbirler görüşülmüştür.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Bu Memleketi Soydurtmayacağız

Partisinin Van’da düzenlediği Belediye Başkanları Çalıştayı’nda konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Dışarıya kaynak aktarıldığını da gayet iyi biliyorum. Ensar’dır Türgev’dir. Bakın bizim belediye başkanlarımızın kooperatifleri var. kadın kooperatifleri var üretim yapıyorlar. Bu memleketi soydurtmayacağız” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdiği konuşmasında Kılıçdaroğlu “Dışarıya kaynak aktarıldığını da gayet iyi biliyorum. Bu memleketi kimseye soydurtmayacağız. Makamı ve mevkii ne olursa olsun her karanlık odağın üstüne gitmek bizim görevimizdir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın ‘Aç kalan yok’ açıklamasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Hayatımda Türkiye gerçeklerinden bu kadar kopuk hiç kimseyi görmedim. Gerçi söylediği doğru; Saray’a baktığınızda hiç kimse aç değil. Hepsinin keyfi gayet iyi. 1 değil, 5 yerden maaş alıyorlar” dedi.

Sandık güvenliğine ilişkin iddiaların odağındaki SADAT’ın yöneticilerinden Ersan Ergür’ün “Bu vatanı Türkiye düşmanları ile işbirliği yapanlara sandıkta teslim etmeyiz” sözlerine de tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “SADAT’ın önüne gittiğimde korkudan içeri kaçtılar. Bizi korkutacaklarını sanıyorlar. Bizim adımız Cumhuriyet Halk Partisi. Sizin feriştahınız gelse bizi korkutamaz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Van’da düzenlenen Belediye Başkanları Çalıştayı’nda açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Sınır ticareti Van’da çok önemli. Sınır ticaretinin gelişmesi için her türlü çabayı göstereceğiz. Vanlı kardeşlerime sözümdür. İktidarımızda, Millet İttifakı’nın iktidarında görecekler Vanlılar nasıl büyüdüğünü. Sadece Vanlıların değil, söz veriyorum Türkiye’nin kaderini değiştireceğiz.

Bölgede yerel yönetimler ile ilgili ciddi bir sorun var. Kayyum ataması var. Kayyum atamasından duyulan ciddi bir rahatsızlık var. Vanlı kardeşlerime ve yine kayyum atanan bütün belediyelerin bulunduğu vatandaşlarıma seslenmek isterim. Kayyum uygulamasına karşıyız.

6 liderin bir araya geldiği ve kamuoyu ile paylaştığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem metninde de kayyum uygulamasına son vereceğimizi, seçimle gelenin seçimle gideceği bir şekliyle ifade edildi.

CHP’li belediyelerin çalışmaları

248 belediye başkanımız var. Toplam nüfusun yarısından fazlasına CHP’li belediyeler hizmet veriyor. 2019’dan bu yana 4 milyon 800 bin haneye sosyal yardım yapıldı. Eğer bu sosyal yardımlar yapılmasaydı bugün çok daha ciddi sosyal patlamalar ile Türkiye karşı karşıya kalabilirdi. Var olan iktidar yapısının bizim topluma verdiği hizmetler dolayısıyla teşekkür etmesi lazım. Biz aynı zamanda çevreyi de savunan, çevrenin de değerini bilen gelenekten geliyoruz. CHP’li belediyeler kentteki insanların mutlu olmaları için ellerinden gelen bütün çabayı gösteriyorlar. Kreş sayımız 2019’da 162 iken bugün 316’ya çıkmış durumda.

20 yılda yurt sorununu çözemediler. Millete söz verdik ‘Bir yılda yurt sorununu çözeceğiz’ diye. Belediye başkanlarımız bu konuda büyük adımlar attılar. 2019’da 22 yurt varken 54’e çıkmış vaziyette. Üretim ve üreticiye de belediyelerimiz büyük destekler veriyorlar. 50 milyondan fazla meyve ve sebze fidesi 50 milyondan fazla dağıtıldı.

Dün “Vicdansızlık yapmayın, aç kalan yok” demiş Erdoğan. Hayatımda Türkiye gerçeklerinden bu kadar kopuk hiç kimseyi görmedim. Gerçi söylediği doğru; Saray’a baktığınızda hiç kimse aç değil. Hepsinin keyfi gayet iyi. 1 değil, 5 yerden maaş alıyorlar. Ama sahaya inip vatandaşı görmüyorlar. Bu sabah Vanlı bir kardeşim medya aracılığıyla ‘Kılıçdaroğlu acaba bizim eve gelebilir mi? Uzun süredir elektriğimiz yok, ödeyemiyoruz’ demiş. Gittim ziyaret ettim. ‘Yoksulluk diz boyu’ dediler. Eğer sosyal devlet, sosyal devletliğini yapmazsa, bölge halkını bana oy vermedi diye cezalandırırsa Vanlılardan şunu bekliyorum bize katılacaksınız, bize destek vereceksiniz.

SADAT yöneticisinin açıklaması

SADAT ve benzeri kuruluşlar, onlardan birisi şöyle bir ifade kullanmış: “Efendim biz bu vatanı Türkiye düşmanlarıyla işbirliği yapanlara sandıkta teslim etmeyiz”. Yani ‘demokrasiye inanmıyoruz, yani kimse sandıkta galip gelirse ben izin verirsem iktidar olabilir’ diyor. Senin boyunu görmek isterim ben. Sen bu lafı ediyorsan, arkanda birileri var ona güveniyorsan asla ve asla ona güvenmeyeceksin. Güveneceğin birisi varsa onu da açık söyleyeyim; bu ülkede Kuvayi Milliyeciler var. Bu ülke sahipsiz bir ülke değil. Sizler öyle kalkıp tehditle, şantajla, ‘yok efendim sandıktan çıksa da biz sizi iktidar yapmayız’. Ne derlerse desinler, SADAT’ın önüne gittiğimde korkudan içeri kaçtılar. Bizi korkutacaklarını sanıyorlar. Bizim adımız Cumhuriyet Halk Partisi. Biz savaş meydanlarında kurulan bir partiyiz. Biz öyle avukat bürolarında kurulan bir parti değiliz. Bizi tanımıyorlar. Sizin feriştahınız gelse bizi korkutamaz.

“Bu memleketi kimseye soydurmayacağız”

Dışarıya kaynak aktarıldığını da biliyorum. Ensar’dır, TÜRGEV’dir. Bakın bizim belediye başkanlarımızın kooperatifleri var, kadın kooperatifleri var, üretim yapıyorlar. Malları alıyorlar, satıyorlar, her şey belgeli. Bu memleketi kimseye soydurmayacağız. Makamı ve mevkisi ne olursa olsun her karanlık odağın üstüne gitmek bizim görevimizdir.

Van’ın görkemli tarihinin ve doğa güzelliklerinin sadece bölgede değil bütün Türkiye’de ve dünyada duyulmasını istiyorsanız bize katılacaksınız. Sınır ticaretinin gelişmesini, komşu ülkelerle ekonomik ve sosyal ilişkilerin gelişmesini istiyorsanız bize katılacaksınız. Düşüncesini ifade etti diye hapse atılan kişilerin ya da düşüncesinden ötürü hiç kimsenin hapse atılmasını istemiyorsanız, Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istiyorsanız, Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını istiyorsanız bize katılacaksınız.”

Paylaşın