AİHM, Af Örgütü Onursal Başkanı Kılıç Davasında Türkiye’yi Haksız Buldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2017 yılında tutuklanan Af Örgütü Onursal Başkanı Taner Kılıç’ın yaptığı hak ihlal başvurusunda Türkiye’yi haksız buldu. Mahkeme, Kılıç’ın özgürlük ve güvenlik hakkı, makul şüphe, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.  

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre, AİHM, Türk savcıların sunduğu delillerin de tutuklama için yeterli olmadığı görüşünü dile getirerek, Türkiye’nin Kılıç’a 8 bin 500 euro maddi, 16 bin euro manevi ve 10 bin euro mahkeme giderleri olmak üzere 24 bin 500 euro ödemesine karar verdi.

2017 yılının aralık ayında hala tutuklu bulunduğu İzmir’den başvuru yapan Kılıç “FETÖ/PDY” üyesi olma şüphesiyle Haziran 2017’de gözaltına alınmış ve 14,5 ay hapiste kaldıktan sonra Ağustos 2018’de tahliye edilmişti.

Af Örgütü: Yargıtay, Kılıç hakkındaki mahkumiyet kararını bozmalı

AİHM kararı sonrası Af Örgütü’nden yapılan açıklamada, Yargıtay’a söz konusu kararı gözeterek Kılıç hakkındaki mahkumiyeti bozması çağrısında bulunuldu.

Uluslararası Af Örgütü Avrupa Bölgesel Ofisi Direktörü Nils Muižnieks AİHM kararıyla ilgili şu görüşleri dile getirdi:

“Uzun zamandır beklenen bu karar, başından beri bildiğimiz gerçeği doğrulamış oldu; o da hayatı boyunca insan haklarını savunmuş olan Taner Kılıç’ın uydurma suçlamalarla yüksek güvenlikli bir cezaevinde tutularak özgürlüğünden keyfi olarak yoksun bırakılmış olmasıdır. Dava boyunca Kılıç’a yöneltilen her bir suçlamanın temelsizliği kapsamlı bir biçimde gösterildiği halde mahkeme Kılıç’ı suçlu buldu. Bu nedenle Taner Kılıç, siyasi güdümlü hapis cezasının kalanı için tekrar cezaevine girebilir. AİHM bu sabah, Türkiye yetkililerinin, Taner’in tutuklu yargılanmasını haklı göstermek için ‘suç işlediğine dair makul şüphe’den yoksun olduğunu ve o tarihten beri Kılıç’ın mahkumiyetini gerekçelendirecek hiçbir kanıtın sunulmadığını bir kez daha doğruladı”

Kamuoyunda ‘Büyükada Davası’ olarak bilinen 11 insan hakları savunucusunun yargılandığı davada, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç, Temmuz 2020’de ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçlamasından 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.

İstanbul’a bağlı Büyükada’da 5 Temmuz 2017 yılında bir ihbar üzerine düzenlenen polis baskınında aralarında çeşitli sivil toplum örgütlerine üye 11 kişi bir otelde yaptıkları toplantı esnasında gözaltına alınmıştı.

Savcılığın talimatı sonrası 11 kişiden 8 isim tutuklanırken, iki kişi serbest bırakılmıştı.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç ise İzmir’de yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmış, ilk duruşma sonrası Kılıç’ın üzerine atılı suçun niteliği, HTS kayıtları gibi nedenler dikkate alınarak tutuklu yargılanmasına karar verilmişti.

Paylaşın

Euro Bölgesi’nde Rekor Enflasyon

Euro para birimini kullanan 19 ülkeden oluşan Euro Bölgesi’nde artan enerji fiyatlarının etkisiyle enflasyon rekor kırdı. Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi‘nin (Eurostat) tahminlerine göre, Mayıs ayında enflasyon yüzde 8,1 oldu.

Euro Bölgesi’nde enflasyon Nisan ayında yüzde 7,5 ile bu alanda istatistik çalışmasına başlanılan 1997 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıkmıştı.

Eurostat’a göre enerji fiyatları Ukrayna Savaşı nedeniyle Mayıs ayında yüzde 39,2 zamlandı. Nisan ayında ise bu artış yüzde 37,5’ti. İşlenmemiş gıda fiyatları da yüzde 9,1 artış gösterdi.

Reuters’in konuştuğu ekonomistler Mayıs ayında enflasyonu yüzde 7,7 olarak tahmin ediyordu. Böylece enflasyon Avrupa Merkez Bankası’nın ekonomi için ideal seviye olarak nitelendirdiği yüzde 2’nin neredeyse dört katına çıkmış oldu.

Amerikan Merkez Bankası (Fed) piyasalarda oluşan beklentilere paralel olarak Mayıs başında politika faizini 50 baz puan artırma kararı almıştı.

Fiyatların artması nedeniyle hem ekonomi hem de tüketiciler üzerindeki baskıya yol açtığı için Avrupa Merkez Bankası’na bir süredir önlem alma çağrıları yapılıyor. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde kısa bir süre önce yaptığı açıklamada, bankanın muhtemelen Eylül ayı sonuna kadar negatif faiz politikasının bitebileceğini söylemişti.

Uzmanlar Avrupa Merkez Bankası’nın 9 Haziran’daki faiz toplantısında devlet tahvil alımlarını sonlandırmaya karar vermesini ve ardından Temmuz ayında da ilk kez faiz oranlarını artırmasını bekliyor. Eğer bu adım atılırsa, 2011’den bu yana ilk faiz artırma kararı alınmış olacak.

Fransa’da enflasyon yeni bir rekor kırdı

Fransa’da, Avrupa Birliği standartlarına uyumlandırılmış öncül verilere göre tüketici fiyatları mayıs ayında yüzde 0,7 oranında yükseldi ve 12 aylık enflasyon yüzde 5,8’e çıktı.

Ulusal istatistik kurumu INSEE’in açıkladığı veri AB metodolojisinin kullanılmaya başlandığı 1990’lardan beri en yüksek seviyesini gördü.

Fransa özellikle elektrik ve gaz fiyatlarındaki artışı kontrol etmek için aldığı önlemlerle şu ana kadar sadece Malta’nın gerisinde kalarak AB genelindeki en düşük enflasyona sahip olmuştu. Fakat bu son artışlar tekrar seçildikten sonra enflasyonla mücadele sözü veren Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron üzerindeki baskıyı artıracak gibi görünüyor.

Fransa’nın kendi ulusal metoduyla yaptığı enflasyon hesaplaması da yüzde 5,2’ye çıkarak 1985’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Almanya’da enflasyon 50 yılın zirvesinde

Almanya’da da ulusal hesaplamasına göre nisanda yüzde 7,4 olan yıllık enflasyon, Rusya-Ukrayna savaşı sonucu artan petrol ve gaz fiyatlarındaki son yükselişle mayısta yüzde 7,9’a çıkarak 1974’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.

İspanya’da enflasyon yüzde 8,7

İspanya’da Ulusal İstatistik Enstitüsü (INE), mayıs ayında yıllık enflasyonun yüzde 8,7 olduğunu bildirdi. INE açıkladığı ön raporda, bir önceki ay yüzde 8,3’olan yıllık enflasyonun mayısta yüzde 8,7’ye çıkmasını yakıt ve gıda fiyatlarındaki artışa bağladı.

Paylaşın

‘Altılı Masa’nın Ortak Metnine Kim Karşı Çıktı?

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi Genel Başkanları, dördüncü kez altılı masada bir araya geldi. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı, 7 saat 15 dakika sürdü.

Altılı masanın çalışma süreci hakkında ise “En erken seçim sonuçları resmi olarak açıklanana kadar bir arada hareket edilmesi” kararı alındı.

Kasım ayında olası bir erken seçimin artık ciddi bir ihtimal haline geldiği tespitiyle yola çıkılan liderler toplantısında, genel başkan yardımcıları tarafından çalışmaları sürdürülen komisyonda gündeme geldi.

Komisyonların çalışma programlarını inceleyen liderler, bu kapsamda ilk olarak Seçim Güvenliği Komisyonu’nu ele aldı.

Seçim öncesi, seçim dönemi, seçim günü ve seçim sonrası olmak üzere dört aşamada yapılacak ortak çalışmaları ele alan liderler, yüzde 98’e ulaşan sandık görevlilerinin atanması konusunda elde edilen ilerlemeyi kamuoyu ile paylaşmaya karar verdi.

Bu kapsamda, komisyondan sorumlu genel başkan yardımcılarının 6 Haziran Pazartesi günü kamuoyunun önüne çıkması kararlaştırıldı.

Sürecin ortak ilkeleri

BirGün’ün haberine göre, görüşmede ev sahibi Ahmet Davutoğlu’nun öncülüğünde kaleme alınan metne, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın “Haberimiz yok” diyerek çekincelerini belirttiği öğrenildi.

Metnin üzerinde çalışılması isteğini ileten Uysal’ın ikna edildiği ve metne imza atmasının sağlandığı bildirildi.

Henüz resmi ittifak sürecine girilmediği için, altılı masanın çalışmalarından, “İşbirliği Süreci” olarak bahsedilen ortak ilkeler metninde, özetle şu ifadeler yer aldı:

“İşbirliği Süreci’nde yer alan bütün partilerin genel başkanları olarak önümüzdeki kritik tarihi süreçte aşağıdaki ilkelere sadık kalacağımızı taahhüt ve ilan ediyoruz.

•Hukuk devletinin yeniden tesisi için güçlendirilmiş parlamenter sisteme bir an önce geçilmesi gerektiğine inanıyoruz.

•Demokratik hak ve özgürlüklerin evrensel ilkelerini savunan bizler, insan haklarına dayalı bir siyasal düzenin kurulması gerektiğine inanıyoruz.

•Temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal ve yasal güvenceleri temin edeceğiz.

•Hiç kimse siyasi tercihleri nedeniyle suçlanmayacak, toplumsal barışımızın rövanşist bir tavır ve kolektif suç anlayışı üzerinden zarar görmesine müsaade edilmeyecektir.

•Türkiye’yi Anayasa’mızda yer aldığı şekliyle gerçek bir sosyal devlet haline getireceğiz.

•Sosyal devlet ilkesiyle adil bir gelir dağılımını önceleyen bir ekonomi politikası benimseyeceğiz.

•Devlet yapısını kurumsal kültür, ehliyet ve liyakat temelinde yeniden inşa edeceğiz.

Paylaşın

Dış Ticaret Açığı Nisan Ayında Yüzde 98,5 Arttı

Nisan ayına dış ticaret açığı yıllık yüzde 98,5 artarak 6.11 milyar dolar oldu. İhracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,6 artarak 23 milyar 368 milyon dolar, ithalat yüzde 35 artarak 29 milyar 480 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri Nisan 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, ihracat 2022 yılı Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,6 artarak 23 milyar 368 milyon dolar, ithalat yüzde 35,0 artarak 29 milyar 480 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2022 yılı Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,6 artarak 83 milyar 531 milyon dolar, ithalat yüzde 40,2 artarak 116 milyar 85 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2022 Nisan ayında yüzde 22,9 artarak 17 milyar 794 milyon dolardan, 21 milyar 869 milyon dolara yükseldi.

Nisan ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 16,4 artarak 18 milyar 227 milyon dolardan, 21 milyar 223 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret fazlası Nisan ayında 647 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 19,6 artarak 43 milyar 92 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 103,0 oldu.

Dış ticaret açığı yüzde 98,5 arttı

Nisan ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 98,5 artarak 3 milyar 80 milyon dolardan, 6 milyar 113 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Nisan ayında yüzde 85,9 iken, 2022 Nisan ayında yüzde 79,3’e geriledi.

Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 130,0 artarak 14 milyar 154 milyon dolardan, 32 milyar 553 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Ocak-Nisan döneminde yüzde 82,9 iken, 2022 yılının aynı döneminde yüzde 72,0’a geriledi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2022 Nisan ayında imalat sanayinin payı yüzde 95,0, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 2,4, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 2,0 oldu.

Ocak-Nisan döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2022 Nisan ayında ara mallarının payı yüzde 81,6, sermaye mallarının payı yüzde 10,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 7,4 oldu.

İthalatta, 2022 Ocak-Nisan döneminde ara mallarının payı yüzde 82,5, sermaye mallarının payı yüzde 10,3 ve tüketim mallarının payı yüzde 7,1 oldu.

En fazla ihracat yapılan ülke Almanya

Nisan ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 2 milyar 2 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 778 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 168 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 124 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 86 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,6’sını oluşturdu.

Ocak-Nisan döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 7 milyar 286 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 5 milyar 830 milyon dolar ile ABD, 4 milyar 511 milyon dolar ile İtalya, 4 milyar 375 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 4 milyar 200 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,4’ünü oluşturdu.

İthalatta ilk sıra Rusya Federasyonu’nun

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Nisan ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 5 milyar 467 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 294 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 8 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 71 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 56 milyon dolar ile Hindistan izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,7’sini oluşturdu.

Ocak-Nisan döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 18 milyar 187 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 182 milyon dolar ile Çin, 7 milyar 522 milyon dolar ile Almanya, 4 milyar 719 milyon dolar ile ABD, 4 milyar 34 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,0’ını oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2022 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 8,4 artarken, ithalat aynı kaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2022 yılı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 27,8, ithalat yüzde 37,6 arttı.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,6 oldu

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Nisan ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 95,0’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6’dır. Ocak-Nisan döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,0’dır.

Nisan ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 69,0’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,1’dir. Ocak-Nisan döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 67,6’dır. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,0’dır.

Özel ticaret sistemine göre, 2022 yılı Nisan ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,8 artarak 22 milyar 64 milyon dolar, ithalat yüzde 38,0 artarak 28 milyar 810 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Nisan ayında dış ticaret açığı yüzde 121,1 artarak 3 milyar 50 milyon dolardan, 6 milyar 746 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Nisan ayında yüzde 85,4 iken, 2022 Nisan ayında yüzde 76,6’ya geriledi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2022 yılı Ocak-Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,0 artarak 78 milyar 772 milyon dolar, ithalat yüzde 39,7 artarak 111 milyar 767 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 120,7 artarak 14 milyar 953 milyon dolardan, 32 milyar 994 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Ocak-Nisan döneminde yüzde 81,3 iken, 2022 yılının aynı döneminde yüzde 70,5’e geriledi.

Paylaşın

Meclis’te ‘Semra Güzel’ Hamlesi

AK Parti ve MHP grupları sürpriz bir hamleyle Meclis Genel Kurulu birleşimlerini, bir süredir yürütülen “müşahede” ile açma yöntemi yerine genel usul olan “yoklama” ile açma kararı aldı.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, karar, PKK’lı Volkan Bora ile fotoğrafları ortaya çıkan ve dokunulmazlığı kaldırılarak hakkında yakalama kararı çıkarılan HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in “devamsızlıktan” düşürülme hamlesi olarak yorumlandı.

Meclis İçtüzüğü’ne göre bir milletvekili Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içinde beş birleşime katılmazsa üyeliği düşüyor.

Meclis’in, bu sene gündemindeki önemli yasa tekliflerini görüştükten sonra Kurban Bayramı öncesi 7 Temmuz’da son birleşimini yaparak kapanması planlanıyor. Meclis kapanmadan hemen önce Cumhur İttifakı’nın aldığı kritik karar ise bugünkü birleşimde ilk kez uygulandı.

27. Dönem’de Genel Kurul birleşimlerinin, yoklama yerine “müşahede” ile açılması bir uygulama olarak öne çıkmıştı.

Alınan yeni kararla 7 Temmuz’a kadar tüm birleşimlerin “yoklama” ile açılması kararlaştırıldı. Meclis Genel Kurulu bu tarihe kadar 18 birleşim yapacak. Bu durumda önümüzdeki 18 birleşimin 5’ine mazeretsiz şekilde katılmayan milletvekilinin vekilliği düşürülecek.

Karar, HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in milletvekilliğinin bu dönem içinde Meclis İçtüzüğü’nün ilgili hükmü uyarınca düşürülmesi ve Meclis çalışmalarına katılma konusunda “isteksiz” davranan milletvekillerine uyarı niteliğinde bir hamle olduğu şeklinde yorumlandı.

Süreç nasıl işliyor?

İçtüzüğe göre bir milletvekili Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içinde toplam beş birleşim günü katılmazsa devamsızlığı Başkanlık Divanınca tespit ediliyor ve Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon’a gönderiliyor.

Karma Komisyon, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasındaki hükümlere göre durumu inceliyor ve bir raporu hazırlıyor. Bu raporu görüşen Genel Kurul devamsızlık sebebiyle milletvekilliğinin düşmesi gerektiğine üye tamsayısının salt çoğunluğu ile karar verirse, milletvekilinin üyeliği düşüyor.

Paylaşın

The Guardian’dan Dikkat Çeken İmamoğlu Analizi

The Guardian, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “Erdoğan’ın ezeli rakibi mi olacak, yoksa siyasetten men mi edilecek?” başlığıyla geniş bir haber analiz yayınladı. İmamoğlu The Guardian’a, “Şu an gündemimde cumhurbaşkanlığı seçimleri ya da cumhurbaşkanlığı yok” dedi.

İngiliz kuruluşun, İmamoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla ve savcının siyasi yasak istemiyle yargılandığı davanın 1 Haziran’da görülecek olan karar duruşması öncesinde yayınladığı haberde, dava ve genel olarak Türkiye’deki adaylık tartışmaları ele alındı.

Haberde, İBB Başkanı için şu ifadeler kullanıldı: “İmamoğlu, Türkiye’nin Karadeniz kıyısına dayanan ortak kökenlerine rağmen, bilgili ve adanmış bir sosyal demokrat olarak kendisini Erdoğan’ın zıddı gibi konumlandırmaya çalışıyor. Onu eleştirenlere göre iktidara fazla istekli; Münih Güvenlik Konferansı’na giderek veya Türkiye hükümetindeki birçokları için hâlâ kadim bir düşmanın başkenti olan Atina ile İstanbul arasında gayrı resmi bir ortaklık kurarak imajını güçlendiriyor. Fakat destekçileri için de, İmamoğlu Erdoğan’ın 20 yıllık yönetimine ve ülkenin otokrasiye kayışına meydan okunması için Türkiye’nin en büyük umudunu temsil ediyor. En geç gelecek sene düzenlenecek seçimlerde, CHP içinde cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıkabilir.”

Ancak The Guardian, mahkemeden çıkacak karara dikkat çekerek, “(İmamoğlu’nun) siyasi yükselişi kısa süre içinde en büyük engele takılabilir” dedi. Haberde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a karşı olası cumhurbaşkanlığı adaylarına dair yapılan anketlerde, İmamoğlu’nun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan sonra ikinci çıktığı ancak CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi bir konumda olduğu savunuldu.

The Guardian İmamoğlu’nun olası adaylığının belediye başkanlığı koltuğunu bırakması anlamına geleceğini belirtirken, böyle bir durumda ne yapacağı sorulan İmamoğlu ise “Bu sorunun çözümü altılı masadan gelmeli” dedi.

‘Cumhurbaşkanlığı adaylığı’ ile ilgili sorulara cevap vermeyi reddeden İmamoğlu, “Cumhurbaşkanlığı veya seçimi ile ilgili bir gündemim yok” diye konuştu.

‘Sosyal demokrat bu ayartmaya gelmez’

Gazeteyle söyleşisinde İstanbul’da Belediye Meclisi’ndeki çoğunluğun iktidar kanadına ait olması nedeniyle çözülemeyen birçok sorun gibi taksi sorununa da değinen İmamoğlu, “Bu konuda üzgünüz. Gerçekten çözümler bulmaya çalışıyoruz. Özellikle ulaşım konusunda yaşanan şey kısmen komik, kısmen trajik. Üç yıldır taksi sorununa ve diğer meselelere çözüm bulmaya çalışıyoruz fakat bütün kararlarımız engelleniyor” dedi.

İmamoğlu, iktidarın belediyelere yönelik engellemelerinin kendisini CHP’nin söz verdiği gibi parlamenter sisteme dönmek yerine başkanlık sisteminin korunması gerektiğine ikna edip etmediği sorusuna ise “Bir sosyal demokrat bu ayartmaya gelmez” yanıtını verdi.

Paylaşın

Ekonomi İlk Çeyrekte Yüzde 7,3 Büyüdü

Türkiye ekonomisi, birinci çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7,3 büyürken, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 1,2 büyüdü. Ana gruplara bakıldığında en yüksek büyümenin tüketim harcamalarında yaşandığı görüldü.

Haber Merkezi / Reuters anketine katılan ekonomistlerin beklentisi yüzde 7,1’lik bir büyümenin gerçekleşmesiydi. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati Pazartesi günü yaptığı konuşmada büyümenin yüzde 7 gelmesini beklediklerini belirtmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) I. Çeyrek verilerini açıkladı. Buna göre, GSYH 2022 yılı birinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7,3 arttı

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2022 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 24,2, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 16,8, hizmetler yüzde 14,9, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 8,9, sanayi yüzde 7,4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 6,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 5,4, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 5,2 ve tarım yüzde 0,9 arttı. İnşaat sektörü ise yüzde 7,2 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,2 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2022 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7,3 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2022 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 79,5 artarak 2 trilyon 496 milyar 328 milyon TL oldu. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 179 milyar 800 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları yüzde 19,5 arttı

Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları, 2022 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 19,5 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 1,1 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı, 2022 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 16,8, ithalatı ise yüzde 2,3 arttı. İşgücü ödemeleri, 2022 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 59,7, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 88,1 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 35,5 iken bu oran 2022 yılında yüzde 31,5 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 45,6 iken yüzde 47,6 oldu.

Paylaşın

Altılı Masada Planlamalar, ‘Kasım’da Erken Seçim’ Olasılığı Gözetilerek Yapıldı

İlk olarak “güçlendirilmiş parlamenter sistem” konusunda mutabakata varan 6 muhalefet partisi, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğindeki dördüncü toplantısında, “işbirliği süreci”ne ilişkin “tutum belgesi”, “temel ilkeler ve hedefler” başlığı altında 10 maddelik bildiri üzerinde de uzlaşmaya vardı.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, toplantıdan çıkan ikinci somut sonuç ise daha önce kurulan 4 komisyonun çalışmalarını kamuoyuna açıklamak için takvim ortaya koymaları oldu. Kulislere yansıyan bilgilere göre, bu kararlarda, Kasım ayında yapılabilecek bir “erken seçim olasılığı” etkili oldu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ev sahipliğini üstleneceği bir sonraki toplantının tarihi ise 3 Temmuz olarak belirlendi. Muhalefet liderlerinin Pazar günü bir araya geldiği toplantı yaklaşık 7 saati buldu ve gece saat 02:20’de, alınan kararlar yazılı açıklamayla kamuoyuna duyuruldu.

Seçim öncesi ve sonrasına dönük işbirliği ilkelerini içeren 10 maddelik “temel ilkeler ve hedefler” bildirisinin yanısıra, “parlamenter sisteme geçiş süreci”, “seçim güvenliği”, ekonomi konusundaki temel hedefleri içeren çalışma yapmakla görevlendirilen, “kurumsal reformlar” ve parlamenter sisteme geçiş için anayasal ve yasal değişikliklerle ilgili çalışmayı yürüten komisyonun çalışmaları da büyük ölçüde takvime bağlandı.

6 parti temsilcisinden oluşan seçim güvenliği komisyonu, hazırladığı çalışmayı 6 Haziran’da, kurumsal reformlar komisyonu 13 Haziran’da, anayasal ve yasal değişiklikler komisyonu da bir sonraki toplantıya kadar çalışmasını tamamlayacak. Ancak geçiş süreci komisyonu için net bir takvim konulmadı ve çalışmalarının daha uzun soluklu olacağı değerlendirildi.

Liderlerin ortak metin için önerileri

Edinilen bilgiye göre liderlerin en uzun süren görüşmesinde, ekonomiden, dış politikaya kadar hemen her alandaki gelişmeler ele alındı. Liderlerin mesaisinin büyük bölümünü ise 10 maddelik “temel ilkeler ve hedefler” bildirisinin hazırlanması oluşturdu.

Daha önce her siyasi partinin yaptığı çalışmalar doğrultusunda, ortak başlıklar belirlendi. Ayrıca her lider, diğer partilerle çelişmeyecek önerilerini de masaya getirdi. Bildiride yer alan 10 madde içinde “Kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı güçlendirilmiş parlamenter sistem”, “siyasi etik reformu” gibi başlıklar ortak öneri olarak yer alırken, Kılıçaroğlu’nun temel söylemlerinden olan “hiçbir çocuğun yatağa aç girmeyeceği” vaadi de “sosyal devlet ve gelir adaleti” başlığı içinde yer buldu.

6’lı masa kurulmadan önce “dinsel kazanımların korunacağı” taahhüdü içeren bildiri hazırlanması önerisini ilk gündeme getiren isim olan Davutoğlu da bu önerisini masaya taşıdı. “Din ve vicdan özgürlüğü” başlığı altında, “Kamusal ve özel yaşamda herkesin inanç pratiğine saygılı olmayı özgürlükçü laiklik anlayışın zorunlu bir gereği olarak görüyoruz. Bu bağlamda din ve vicdan özgürlüğü çerçevesindeki kazanımların koruyucusu ve güvencesi olacağız” ifadeleri temel ilkeler bildirisine girdi.

“Hiçkimsenin siyasi tercihleri nedeniyle suçlanmayacağı, toplumsal barışın rövanşist bir tavır ve kolektif suç anlayışı üzerinden zarar görmesine izin verilmeyeceği” taahhüdünü içeren “toplumsal barış ve tarafsız-bağımsız yargı önünde hesap verebilirlik” başlığı ise Babacan’ın önerisi doğrultusunda metinde yer aldı.

Erken seçim göstergeleri

Edinilen bilgiye göre masada, 6 ya da 27 Kasım’da bir erken seçim olabileceği güçlü olasılık olarak ifade edildi. İktidarın, ekonomik göstergeler dikkate alındığında, “zamanında bir seçimi” göze alamayabileceği görüşünün ağırlık kazandığı masada bazı liderler, AKP’nin teşkilatlarına “seçime hazır olun” talimatı verdiğine dikkat çekti.

İktidarın Temmuz ayında memur zamları, asgari ücrete ara zam, tarım kesimine dönük bazı iyileştirmeler, 3600 ek gösterge gibi adımlarla, hayat pahalılığına karşı geçici bir olumlu hava oluşturabileceği görüşü dile getirildi.

Suriye’ye yönelik olası operasyonun, “erken seçimin en önemli göstergesi” olacağı değerlendirmesinin yapıldığı toplantıda, bu nedenle muhalefetin hazırlıksız yakalanmaması için başta temel ilke ve hedeflerin belirlenmesi olmak üzere çalışmaların hızlandırılması görüşü benimsendi.

Edinilen bilgiye göre Davutoğlu, temel hedefler ve ilkeler bildirisinin yanısıra 4 komisyonun yaptığı çalışmaların da kamuoyuna açıklanmasını istedi, ancak komisyonların çalışmalarını henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle diğer liderlerce bu öneri kabul görmedi. Müzakereler sonucunda her bir komisyonun çalışmalarının takvime bağlanması ve komisyon üyeleri tarafından basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulması görüşü benimsendi. Toplantıda “aday” ve “ittifak”larla ilgili takvimin belirlenmesi önerisinin ise masa gündemine gelmediği öğrenildi.

Davutoğlu’nun “takvim ısrarı”nın altında, evsahipliğindeki toplantıda, “somut adımlar atıldığı” mesajını vermek istediği, toplantı öncesinde “Türkiye Masası” vurgusunun yapıldığı video mesajın da buna dönük bir hamle olduğu yorumu yapılıyor.

6’lı masada yer alan partilerin büyük bölümü, erken seçim olması halinde, ittifak hesapları değişeceği için, hem adayın, hem de ittifakların nasıl şekilleneceğinin, seçim kararının netleşmesinden sonra açıklanması gerektiğini savunuyor.

Göç sorununu Kılıçdaroğlu masaya getirdi

Toplantı sonrasında yapılan açıklamada, “kapsamlı göç politikası geliştirilmesi” için çalışma yapılacağı da vurgulandı. Edinilen bilgiye göre bu öneriyi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu gündeme getirdi ve bu konunun seçim sürecinin en önemli başlıklarından biri olacağına dikkat çekti. Bu çerçevede her siyasi partinin kendi içlerinde yaptığı çalışmaların ortaklaştırılması ve bu konuda bir komisyon kurularak, ortak bir “göç politikası” belirlenmesi konusunda da uzlaşmaya varıldı.

Davutoğlu, Fatih temalı tablo hediye etti

Haziran sonunda yapılması düşünülen Akşener’in evsahipliğindeki beşinci toplantı için liderlerin programının uygun olmaması nedeniyle, yeni toplantı tarihi de 3 Temmuz olarak belirlendi. Toplantının sonunda Davutoğlu, konuk liderlere, parti kurucularından, ebru ve kaligrafi sanatçısı Ahmet Çoktan’ın, İstanbul ve Fatih Sultan Mehmet temalı birer tablosunu hediye etti.

Paylaşın

TÜSİAD’dan Hükümete ‘Enflasyon’ Eleştirisi

Enflasyon üzerinden iktidarı eleştiren TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Bugün gelişmiş ekonomilerde yıllık enflasyon yüzde 7-8. Gelişmekte olan ülkelerde de yüzde 10’a yakın seyrediyor. Ülkemizde ise enflasyon oranı dünyada var olan genel düzeyin maalesef katbekat üzerinde, yüzde 70 seviyelerini oluşturmaktadır. Enflasyonda her geçen gün hedef dediğimiz noktadan uzaklaşıyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Orhan Turan, açıklamasının devamında, “Aslında enflasyon sorunu bizim sadece son 9 aydır yaşadığımız bir durum değil. Özellikle son 4-5 yıldır enflasyon dinamiklerinin yapısının belirgin düzeyde bozulduğunu görmekteyiz. Gerekli adımları doğru zamanlama ile atamıyoruz. Böyle olunca da para politikası etkinliğini kaybediyor ve gün sonunda enflasyonda yaşadığımız tablo ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Turan, eleştirilerine “Çözüm için atılacak adımlar belli. Ancak zamanlama en önemli husus. Çözümsüz geçen süre tüm bireylerin ve kurumların üzerine her geçen gün daha fazla ek maliyet olarak dönüyor. Doğru uygulanan bir para politikasına buna eşlik eden mali politikalara ve makro sektörel arzı destekleyen yapısal değişimlere ihtiyacımız var” ifadeleriyle devam etti.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD)  ve Koç Üniversitesi ortaklığı ile oluşturulan Ekonomik Araştırma Forumu (EAF) tarafından 30 Mayıs tarihinde “Enflasyon Artarken Neo-Fisher Yaklaşım Ne Diyor” başlıklı bir toplantı düzenlendi.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, toplantının açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Orhan Turan’ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle;

Geride bıraktığımız kısa dönemde global ekonomi önemli arz şoklarına maruz kaldı. Önce covid krizini yaşadık, ardından da Rusya-Ukrayna savaşına şahit oluyoruz. Her ne kadar Covid krizinin etkileri yerini önemli bir global toparlanmaya bırakmış olsa da hem tedarik zincirlerinde bir değişime hem de yüksek enflasyonun yarattığı mücadeleci yeni bir sürece girmiş durumdayız.

Bunlarla birlikte iklim değişikliğinin ve savaşın, gıda ve su güvenliği üzerindeki artan tehdidi ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla küresel ekonominin maruz kaldığı mücadeleci süreç bugün hesapladığımızdan çok daha uzun sürebilir.

2008 global finans krizinin ardından gördüğümüz ve Covid’de Büyük Kapanma ile devam eden süreçte dünya ekonomisi muazzam bir likidite enjeksiyonuna yani parasal genişlemeye ve düşük faiz ortamına maruz kaldı. Bu politika uygulamaları kriz dönemlerinin bir nebze daha az hasarla atlatılmasında önemli rol oynadı.

Bugün geldiğimiz noktada ise yüksek küresel enflasyon ve özellikle global para politikasında önemli bir paradigma değişimi görüyoruz. Geride bıraktığımız 14 yıllık vadedeki genişlemeci global para politikası dönemi kapanıyor.

Bugün büyük merkez bankaları, FED öncülüğünde, düşük büyüme pahasına bile olsa enflasyon ile mücadele edeceklerini hem alınan önlemler hem de verilen mesajlarla açıkça ortaya koyuyor. Gelişmekte olan ülkeler ise FED’in şahinleşen duruşuna paralel olarak geçtiğimiz yılın ortasında başladıkları faiz artırım süreçlerine devam etmekteler.

Önümüzdeki dönemde de FED başta olmak üzere majör merkez bankalarının faiz artışları ve bilanço küçültme adımları devam edecek. Küresel ekonomide bol para döneminin azaldığı ve finansman koşullarının geçmişe kıyasla daha zor olacağı bir döneme girdik. Türkiye bu dönemde, akranlarının aksine, farklı bir politika tercihi ortaya koydu.

Dünyada akran ülkelere baktığımızda hem en yüksek enflasyona hem de son derece yüksek risk primine sahip ülke konumundayız. Unutmayalım ki, yakın geçmişte yaşadığımız ekonomik zorluk dönemleri, global rüzgarların arkamızdan estiği dönemlerdi ve bu zorluklarla bir şekilde mücadele edebildik. Oysa şu an global ekonominin geçmekte olduğu döngüde rüzgâr önümüzden esmekte ve işimizi çok daha fazla zorlaştırmakta. Artık global görünüm de lehimize değil.

Bugün gelişmiş ekonomilerde yıllık enflasyon %7-8, gelişmekte olan ülkelerde %10’a yakın seyrediyor. Ülkemizde ise enflasyon oranı dünyada var olan genel düzeyin maalesef katbekat üzerinde %70 seviyesinde oluşmaktadır.

Enflasyonda her geçen gün hedeflediğimiz noktadan uzaklaşıyoruz. Aslında enflasyon sorunu bizim sadece son 9 aydır yaşadığımız bir durum değil. Özellikle son 4-5 yıldır enflasyon dinamiklerinin, yapısının belirgin düzeyde bozulduğunu görmekteyiz. Gerekli adımları doğru zamanlama ile atamıyoruz. Böyle olunca da para politikası etkinliğini kaybediyor ve gün sonunda enflasyonda yaşadığımız tablo ortaya çıkıyor.

Çözüm için atılacak adımlar belli ancak zamanlama en önemli husus. Çözümsüz geçen süre tüm bireylerin ve kurumların üzerine her geçen gün daha fazla ek maliyet olarak geri dönüyor. Doğru uygulanan bir para politikasına, buna eşlik den mali politikalara ve mikro sektörel arzı destekleyen yapısal değişimlere ihtiyacımız var. Uzunca bir süredir ifade ettiğimiz gibi, iktisadi politika tasarımında ancak ve ancak bilimi, dünyada kanıtlanmış süreçleri ve deneyimi merkeze koyarsak enflasyonla mücadelede başarıya ulaşmamız mümkün olur.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Saray, Halkı Yoksullukla Terörize Etmektedir

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile TÜRGEV ve Ensar Vakfı hakkında yaptığı açıklamaları yayımlayan dört kanalın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından cezalandırılmasını eleştirdi.

Haber Merkezi / “Yoksullaştırma şiddetin, terörün en kötüsüdür. Bu Saray, halkı yoksullukla terörize etmektedir. Bu yoksullaştırma terörü sürerken, Saray evlatları vakıflar üzerinden yüzlerce milyon dolarlarla oynuyor. Baba ‘Eeey Amerika’ edebiyatında, evlatlar dolar transferlerinde…” diyen Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı;

Belgeler ortaya çıkınca, emir verildi, atanmışlar aHaber’e koştu. Tabii her taraf belge dolu olunca, baktılar olmuyor, RTÜK üzerinden de beni yasaklamaya giriştiler. Ki RTÜK, bu devrin ekonomik terör aparatlarından biridir; sadece bu!

Gelelim ‘Kılıçdaroğlu susturulabilir mi?’ sorusuna. Senin paramiliterlerin, mafyaların, derin devlet müptezellerin, kullanışlı aparatların beni durduramaz. Ey Saray, senin meselen bana kimin, neyi izin vereceği değildir; senin meselen, beni durdurabilecek gücünün olmamasıdır!”

RTÜK, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin ülkeden kaçmak için hazırlık yaptığını” ve “TÜRGEV ile Ensar Vakfı aracılığıyla ABD’ye para transferi yapıldığını” öne sürdüğü videoyu eşzamanlı yayımlayan Tele1, KRT, Flash TV ve Halk TV kanallarına oy çokluğuyla üst sınırdan yüzde 3 para cezası vermişti.

Paylaşın