İnşaat Maliyeti Yüzde 106,6 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İnşaat Maliyet Endeksi Nisan 2022 verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre endeks nisan ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 6,12, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 106,6 yükseldi.

Haber Merkezi / Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 7,47 artarken işçilik endeksi yüzde 1,35 arttı. Yıllık bazda da malzeme endeksi yüzde 133,71, işçilik endeksi ise yüzde 43,75 artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 6,39, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 103,46 yükseldi. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,92, işçilik endeksi yüzde 1,23 arttı.

İşçilik endeksinde yüzde 43,52 artış

İşçilik endeksi yüzde 43,52 artış gösterirken, malzeme endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 130,03 artış kaydetti.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi nisanda bir önceki aya göre yüzde 5,27, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 117,36 yükseldi.

Mart ayına kıyasla malzeme endeksi yüzde 6,1, işçilik endeksi yüzde 1,81 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre malzeme endeksinde nisan ayında yüzde 145,83, işçilik endeksinde yüzde 44,61 artış gerçekleşti.

Paylaşın

Türkiye’nin Risk Primi 14 Yıl Sonra Rekor Tazeledi

Türkiye’nin kredi iflas riskini gösteren 5 yıllık CDS’leri 800 baz puanı aşarak 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıkarak rekor tazeledi. Türkiye’nin kredi iflas riskini gösteren beş yıllık CDS’leri, 24 Mayıs 2022’de 731 seviyesine ulaşarak rekoru görmüştü.

2008 yılından bu yana kaydettiği zirve seviyeyi yenileyen 5 yıllık risk primi (CDS) 816 baz puan seviyesine ulaştı. CDS, en son küresel finans krizi sırasında Ekim 2008’de bu seviyelere çıkarak Ekim 2008’de güniçi işlemlerde Türkiye’nin risk primi 904 baz puanı görmüştü.

CDS’nin bu seviyelere çıkması Türkiye’nin dış borçlanmada ödeyeceği faizi etkileyeceği düşünülürken Hazine’nin dolar cinsi borçlanmalarında faizin yüzde 10’un üzerine çıkması bekleniyor.

Türkiye’nin CDS’si en son etkisini derinden hissetiren 2001 ekonomik krizinde 1300 seviyelerindeydi. Bugün pris priminin (CDS) 740 baz puana yükselmesi ise iflas riskinin artması anlamına geliyor.

Risk primi CDS nedir?

Kredi risk primi, bir kredinin geri ödenmeme riskinin tespit edilmesini ve bu riske karşı kredinin sigortalanmasını sağlayan bir değerleme enstrümanıdır. Sigorta şirketleri borçların ödenememesi halinde alacaklının alacaklarını sigortalayan bir sözleşme satar ve bu sözleşmenin fiyatı da ülkenin CDS primidir.

Paylaşın

Uzayın Derinliklerinden Gelen Radyo Sinyalinin Kaynağı Belirlendi

Gökbilimciler, son yılların en dikkat çekici kozmik olaylarından, tekrarlayan bir radyo sinyalinin kaynağını tespit etti. İlk olarak 2019’da saptanan ve FRB 190520 adı verilen radyo sinyalinin 3 milyar ışıkyılı uzaklıktaki bir cüce galaksiden geldiği anlaşıldı.

“Hızlı radyo patlamaları” (Fast Radio Bursts / FRB) diye adlandırılan bu sinyaller, uzayda milisaniye uzunluğunda gözlemlenebilen radyo dalgaları. Bazı tekil radyo sinyalleri sadece bir kez tekrarlarken, tekrarlayan FRB’lerin kısa ve enerji yüklü radyo dalgalarını birden fazla kez yaydığı biliniyor.

Ancak tespit edilen yüzlerce FRB’nin sadece yaklaşık yüzde 5’inin tekrarlandığı biliniyor. FRB 190520 ise keşfedildiğinden bu yana aktif kalan tek sinyal.

Gökbilimciler bu tür sinyalleri daha önce de geldiği yere kadar takip edebildi. Ama bunları neyin ürettiği gizemini koruyor. Bu nedenle söz konusu parlak radyo emisyonlarına dair daha fazla bilgi edinmek, bilim insanlarının bunları neyin ürettiğini anlamasını sağlayabilir.

FRB 190520’nin geldiği yeri öğrenmeye çalışan araştırmacılar, Hawaii’deki Subaru Teleskobu ve Çok Büyük Teleskop’tan yararlandı.

Subaru’nun görünür ışıkta yaptığı gözlemler, tekrarlayan sinyalin uzak bir cüce galaksinin eteklerinden geldiğini gösterdi. Gözlemlerden elde edilen bilgiler, dün hakemli bilimsel dergi Nature’da yayımlandı.

Türünün ikinci örneği

Çok Büyük Teleskop’la yapılan gözlemler, gizemli kozmik nesnenin ürettiği sinyalin giderek daha zayıf radyo dalgalarına dönüştüğünü ortaya koydu. Bu da daha önce tespit edilen bir başka FRB’nin özelliklerine çok benziyordu: 2016’da keşfedilen FRB 121102.

FRB 121102’nun da 3 milyar ışık yılı ötedeki küçük bir cüce galaksiden geldiği anlaşılmıştı. Keşif o dönemde astronomide önemli bir atılım olarak görülmüştü. Zira bu sayede bilim insanları bu gizemli nesnelerin uzaklığı ve çevresine dair ilk kez bilgi edinebilmişti.

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde görev alan gökbilimci Casey Law, “FRB’ler gençken yaygın mı? Ya da patlamalara neden olan nesne, komşu bir yıldızı şiddetle yiyip bitiren devasa bir kara delik mi?” diye sordu: Teorisyenlerin şimdi üzerinde çalışması gereken çok daha fazla ayrıntı var ve açıklamanın kapsamı giderek daralıyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Ücretler Geçen Yılın Gerisine Düştü

Dolar kurundaki yükseliş Türkiye’de reel ücretlerin erimesine yol açtı. Asgari ücretli, memur ve emeklinin bu yıl aldığı zamlı maaşlar, dolar üzerinden hesaplandığına geçen yılki maaşların gerisinde kalıyor.

DW Türkçe’den Pelin Ülker’in haberine göre; Türkiye gibi dış finansmana bağımlı ülkelerde dolardaki yükseliş her vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Kur artışları, maliyetler üzerinden enflasyonu tırmandırırken, asgari ücret ve diğer ücretler reel anlamda eriyor.

Türkiye’de çalışanların yarısından fazlasını ilgilendiren asgari ücret görüşmeleri Aralık 2021’de kur ve enflasyon artışlarının gölgesinde yapılmıştı.

Asgari ücret eridi

İlk toplantısını 1 Aralık’ta yapan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, dördüncü toplantı sonrasında 16 Aralık’ta bu yıl için asgari ücreti 4 bin 253 lira 40 kuruş olarak belirlediklerini açıklamıştı. Bu rakam Türk Lirası (TL) bazında yüzde 50’ye yakın bir artış anlamına geliyordu.

Ancak kur artışları bu zammın erimesine yol açtı.

Geçen yıla 7,43 TL’den başlayan dolar kuru, Mart 2021’de 8 TL’yi görmüş, uzun süre bu seviyelerde işlem gördükten sonra ekimde 9 TL geçmişti. Kasım 2021’de 11 TL civarına ulaşan dolar kuru, 20 Aralık’ta 18 TL’yi geçerek tüm zamanların rekorunu kırmıştı.

2021 yılında asgari ücret 2 bin 825 TL 90 kuruş seviyesindeydi. Aynı yıl ortalama dolar kuru ise 8,86 olarak gerçekleşti. Buna göre asgari ücretin karşılığı 319,1 dolar ediyordu.

Dolar kuru 17,20’nin üzerinde

Doların rekor seviyeleri görmesinin ardından 21 Aralık 2021’de Kur Korumalı Mevduat uygulaması devreye alındı. Uygulamayla birlikte dolar, Aralık sonunda 10-11 TL seviyelerine kadar çekilse bunun etkisi uzun sürmedi. Bu yıla 13,4 TL seviyesinden başlayan dolar kuru, yılbaşından bu yana yüzde 28 yükseldi. Mart’ta 14, Mayıs’ta 16 TL’yi geçen kur, dün 17,20 seviyesinin üzerinden işlem gördü.

Son verilere göre bu yıl ortalama dolar kuru 14,51 seviyesinde bulunuyor. Buna göre 4 bin 253 TL’lik asgari ücretin karşılığı 293,1 dolar ediyor. Bu durum, asgari ücretin geçen yıla göre 26 dolar az olduğuna işaret ediyor.

Asgari ücret dolar bazında erirken diğer ücretlerde de durum farklı değil.

Memur zammı havaya uçtu

Ocak ayında emekli ve memura yılın ilk yarısı için enflasyon farkı ödemesi ve yüzde 7,5’lik toplu sözleşme zammı yapılmıştı.

Buna göre yıl başında aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 4 bin 881 TL’den 6 bin 429 TL’ye, en düşük memur emekli aylığı da 3 bin 276 TL’den 4 bin 289 TL’ye yükseltildi. Ancak yılın ilk yarısı için yapılan zam, kur artışıyla havaya uçtu.

Geçen yılın ikinci yarısında 4 bin 881 TL’lik en düşük memur maaşı 495,8 dolara denk gelirken 6 bin 429 TL’lik zamlı maaş 443 dolar ediyor.

En düşük memur emekli aylığı da zam öncesinde 332,8 dolar ederken, zam sonrası 295,6 dolara denk geliyor.

Buna göre yapılan zamma rağmen, artan kur karşısında en düşük kademedeki memurun maaşı 52,8 dolar, en düşük kademedeki memur emeklisinin aylığı da 37,2 dolar eridi.

SSK ve Bağ-Kur emeklisi için de durum değişmedi. SSK, 2000 öncesi en düşük emekli maaşı 2 bin 624 TL’den 3 bin 292 TL’ye çıktı. Ancak dolar bazında 266,6 dolardan 226,9 dolara geriledi.

2000 sonrası SSK emekli maaşı bin 626 TL’den 2.041 TL’ye çıkarılırken bu maaşı alanlar dolar bazında 24,6 dolar kaybetti.

Bu yılın başında 2 bin 350 TL’den 2 bin 949 TL’den yükseltilen Bağ-Kur esnaf emeklisi maaşı da dolar bazında 238,7 dolardan 203 dolara indi.

Doktor ve polis de zararda

Öte yandan geçen yıl 8 bin 277 TL’lik 1/4 derecesinde avukat maaşıyla 841 dolar alınırken bu yıl zamlı 10 bin 551 TL’lik maaşla 727 dolar alınabiliyor.

Yılbaşında 1/4 derecesinde uzman doktor maaşı 2 bin 773 TL artışla 10 bin 93 TL’den 12 bin 866 TL’ye çıkarken dolar bazında 1025,3 dolardan 866,7 dolara indi. Bu maaşı alan doktorların kur kaybı yaklaşık 159 dolar oldu.

8/1 derecesinde polis memuru maaşı 7 bin 431 TL’den 9 bin 473 TL’ye çıktı, ancak maaştaki 2 bin 42 TL’lik artış, dolar bazında 102 dolar zarara döndü.

1/4 derecesinde öğretmen maaşı ise yılbaşında 6 bin 586 TL’den 8 bin 594 TL’ye çıkarılmıştı. Zam öncesinde öğretmen maaşıyla 669 dolar alınıyorken, zamlı maaşla 592,3 dolar alınabiliyor. Öğretmen maaşının da 76,7 doları kur farkına gitti.

Kur da enflasyon da artacak

Ekonomistler dünyadaki merkez bankalarının faiz arttırımına gittiği bu dönemde dolar/TL’de yükselme eğiliminin artacağına işaret ediyor. Maaşlar bir yandan kur artışıyla erirken diğer yandan yükselen enflasyondan da olumsuz etkileniyor.

Mayıs verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 73,5 artarken, aynı dönemde Üretici Fiyat Endeksi’ndeki artış yüzde 132,2 oldu. Üretici fiyatlarındaki yüksek seyrin gelecek aylarda artan maliyetler üzerinden tüketici enflasyonuna yansıması bekleniyor.

Kur artışlarının etkisiyle aralık ayından bu yana gıda, elektrik, doğal gaz ve akaryakıt başta olmak üzere temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları katlandı. Yılbaşında vergi, harç ve cezalar zamlanırken, Temmuz ayında yapılması beklenen ÖTV artışı da erkene çekildi. Böylece kur artışıyla maaşı tırpanlanan ücretliler, daha yüksek maliyetle karşı karşıya kaldı.

Paylaşın

Kabinede Revizyon İddiası: 5 Bakan Değişecek

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz gün bir araya geldikleri toplantıda seçim kabinesi konusunda anlaştığı belirtildi.

Halk TV yazarı Can Coşkun, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli görüşmesinin kulisine değindiği yazısında, iki liderin gündeminde başkan adaylığının olmadığını belirtti.

Coşkun, eski bir AK Partili vekil ile yaptığı konuşmaya ait kulis bilgisini köşesine taşıdı.

Coşkun’un aktardığına göre, eski vekil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “seçim kabinesi kurmakta hemfikir olduğunu” söyledi. Eski vekil ayrıca, seçime kadar toplamda beş bakanın değişeceğini ileri sürdü.

Coşkun, iktidar kulislerinde Erdoğan’ın kendi adaylık sürecinden öte kabineye dair planlarına yoğunlaştığının konuşulduğunu yazdı.

Coşkun’un yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Önümüzdeki aylarda Gelecek Partisi’ne katılması neredeyse kesin olmakla birlikte halen AKP’de siyaset yapan eski milletvekili şöyle dedi:

‘Sayın Erdoğan kafasında yeni kabineyi kurdu. Millet İttifakı’na adayı açıklatıp, değişmiş kabinesiyle seçim ilanı yapmak isteyecek. Bahçeli’ye yaptığı son ziyaret, harekattan ziyade kabine sohbetiydi. İki lider seçim kabinesi kurmakta hemfikir. Sönük bulunan kabinede sonbahar gelmeden en az üç değişiklik olacak’.

Yine aynı isme göre seçim kabinesi, söylem olarak da böyle tanıtılacak. Ayrıca kendisi seçime kadar toplamda en az 5 bakanın değişeceğini söylüyor. Koltuk detayı ise vermiyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: İşsiz Sayısı 65 Bin Kişi Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İşgücü İstatistikleri Nisan 2022 verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, işsizlik sayısı nisan ayında bir önceki aya göre 65 bin kişi artarak 3 milyon 853 bin kişi oldu.

Haber Merkezi /İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 11,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 9,7 iken kadınlarda yüzde 14,5 olarak gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısı nisanda bir önceki aya göre 408 bin kişi artarak 30 milyon 371 bin kişi, istihdam oranı ise 0,6 puanlık artış ile yüzde 47,1 olarak kaydedildi.

İşgücüne katılma oranı nisan ayında bir önceki aya göre 473 bin kişi artarak 34 milyon 225 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,7 puanlık artış ile yüzde 53,1 oldu.

Genç işsizlik yüzde 20

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,8 puanlık azalış ile yüzde 20’ye geriledi. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 18,1, kadınlarda ise yüzde 23,7 olarak tahmin edildi.

Fiili çalışma süresi 45,1 saat oldu

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi nisanda bir önceki aya göre 0,2 saat artarak 45,1 saat olarak gerçekleşti.

Geniş tanımlı işsizlik azaldı

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı (geniş tanımlı işsizlik) nisan ayında bir önceki aya göre 0,7 puan azalarak yüzde 21,7 olarak kaydedildi.

Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 14,8 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,5 olarak açıklandı.

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlara ‘Ayar Verdi’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısında bakanları “Milletvekillerinin görüşme taleplerini ciddiye alacaksınız. Telefonlarına çıkacaksınız ve önerilerini dikkate alacaksınız” diye uyardığı öğrenildi.

Bir süredir bakanların, kendi partisindekiler de dahil olmak üzere milletvekillerinin sorularına cevap vermediği, telefonlarına dahi çıkmadığı belirtiliyordu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaman zaman bu konuda uyarılarda bulunduğu ifade ediliyordu.

Bu uyarılarda sonuncusu, geçtiğimiz pazartesi gerçekleştirilen kabine toplantısında yapıldı.

Cumhuriyet gazetesinden Selda Güneysu’nun haberine göre tartışmalar, AK Parti’nin Ankara Kızılcahamam kampında milletvekillerinden gelen eleştiriler karşısında sert üslup kullanan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile yeniden alevlendi.

AK Partili milletvekilleri, Özer’in tutumunu, parti yönetimine iletti. Konu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aktarıldı.

Erdoğan’ın kabine toplantısında bakanlara, “Milletvekillerinin görüşme taleplerini ciddiye alacaksınız. Telefonlarına çıkacaksınız ve önerilerini dikkate alacaksınız. İcraatlarla ilgili eleştiri ve önerilere de yanıt verecek ve aranıza mesafe koymayacaksınız” uyarısında bulunduğu öğrenildi.

Paylaşın

Ekonomistler, Gelire Endeksli Senet Uygulaması İçin Ne Diyor?

Hazine ve Maliye Bakanlığı, vatandaşların tasarruflarını Türk lirası cinsi varlıklarda değerlendirebilmelerinin teşvik edilmesi ve yatırımcı tabanının genişletilmesi amacıyla, gelire endeksli devlet iç borçlanma senedi (GES) uygulamasının başlatılacağını ve talep toplama işlemlerinin 15 Haziran’dan itibaren gerçekleştirileceğini bildirdi.

Geçmiş yıllarda denenen bu uygulama ile gelire endeksli senetler, zarar etmeyen kamu kurumlarına endeksleniyor ve kuponla ana para ödemeleri belirleniyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığının açıklamasına göre GES’ler sadece gerçek kişilere sunulacak ve ülke genelindeki duyuru ve talep toplama işlemleri yoluyla ihraç edilecek.

Senede ilişkin talep toplama işlemleri ile senedin ihracı, kupon ve anapara ödemeleri Bakanlığın sitesinde yayınlanacak duyuruda belirtilecek bankalar aracılığı ile gerçekleştirilecek.

İhraç edilecek senetler üç ayda bir yatırımcısına kupon getirisi sağlayacak. Bakanlığı bu konudaki açıklaması şöyle:

“Kupon ödemelerinde asgari getiri garantisi olacaktır. Senedin kupon ödemesine esas teşkil edecek getiri oranı ve vade yapısı ihraç duyurusunda ilan edilecektir. Senedin yatırımcıya sağlayacağı nihai getiri oranı, ihraç aşamasında Bakanlığımız tarafından belirlenen getiri oranının, hasılat gerçekleşmeleri çerçevesinde hesaplanacak endeks değeri ile çarpılması yoluyla belirlenecektir.”

GES’ler neyin gelirine endeksli olacak?

Kur Korumalı Mevduat’ta oluduğu gibi bu uygulamanın amacı da vatandaşların yatırımlarını TL cinsi varlıklara yönlendirmek.

Hazine’ye göre (GES) getirileri, gelir performansı güçlü olan ve bütçeye hasılat aktarımı yapan kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) gelirlerine endeksli olacak.

Yeni uygulamada, 3 ayda bir ödenecek kuponlar için uygulanacak asgari getiri garantisi sayesinde, vatandaşların gelir paylarındaki değişimlerden olumsuz etkilenmesinin önleneceği belirtiliyor.

Ayrıca bu KİT’lerden bütçeye aktarılan hasılat performansı beklenenin üzerinde geldiğinde, bunun yatırımcılara ilave getiri olarak aktarılacağı kaydediliyor. Ancak bu KİT’lerin hangileri olduğu açıklanmadı. Uygulamanın taban faizi, vadesi ve vade getirisi hakkında da bir açıklama yok.

Ekonomistler GES uygulaması için ne diyor?

Türkiye’yi yakından izleyen İngiliz ekonomist Timothy Ash, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı yeni önlemi şu sözlerle eleştirdi:

“Türk mali yapısı her gün daha çok Lübnan’a benziyor. Bu kesinlikle, Lübnan’da olduğu gibi bir felaketle sonuçlanacak. Burada tek soru, bunun ne zaman olacağı.”

Ash, Twitter’dan yaptığı bir diğer açıklamasında, Türkiye’ye faizleri artırması çağrısında bulundu.

Ekonomist Mustafa Sönmez ise, ‘dağ fare doğurdu’ diyerek, söz konusu uygulamayla ilgili “Enflasyon yüzde 100 e giderken, hangi devlet gelirine endeksli tahvile güvenirsiniz ? Devletin hangi kurumu, enflasyona yakın gelir garanti eder ki?” diyerek, doların daha da tırmanacağı öngörüsünde bulundu.

Ekonomist Mahfi Eğilmez ise, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın duyurusunun ardından “Faize faiz dememek için yaptıklarımızı yazsak roman olur.” tepkisini verdi.

Ekonomist Uğur Gürses’in tepkisi şu şekilde oldu: “Önlem diye açıklananlar şunlar; neye endeksli olduğu bilineyen GES ihracı, tüketici kredilerinde vade ve kredi kartı asgari ödeme oranının düzenlenmesi, SPK’nın iraçlarda aldığı ücretlerde indirim yapılması. Kendileri ciddiye alıyor mu bunları?”

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Yeni Açıklama: Birinci Öncelik Enflasyon

Hazine ve Maliye Bakanlığı, dün gece yaptığı açıklamalara bir yenisini daha ekledi. Enflasyonun tüm dünyada yüksek olduğu ifade edilen açıklamada, “Enflasyonla mücadele birincil önceliğini korumaktadır” denildi.

Haber Merkezi / Serbest piyasa kurallarından taviz verilmeden, Türk lirası kullanımını ve cazibesini artıracak uygulamalara devam edileceği bildirilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı;

“Son dönemde tüm dünyayı etkisi altına alan küresel enflasyonist süreçten ülkemiz de etkilenmektedir. Bununla birlikte makro ekonomi politikamızda enflasyonla mücadele birincil önceliğini korumaktadır. Bu mücadelede kurumlar arası eşgüdümün önemi açık olup tüm kurumlarımız attığı adımlarda ortak mücadele anlayışıyla hareket etmektedir.

Bu çerçevede;

  • Maliye politikasında program hedeflerinden sapmadan büyüme, istihdam ve özellikle gelir dağılımını önceleyen uygulamalar devam edecektir.
  • Kamu harcamalarında etkinliği artırarak, tasarruf sağlanacaktır. Zorunlu kamu giderleri dışındaki tüm alanlarda kontrol süreçleri etkinleştirilecek, böylece kamu harcamalarında etkinlik artırılarak tasarruf sağlanacaktır.
  • Makro ihtiyati tedbirler güncel ekonomik koşullar gözetilerek etkin ve dinamik bir şekilde alınmaya devam edilecektir.
  • Serbest piyasa kurallarından taviz verilmeden, Türk lirası kullanımını ve cazibesini artıracak uygulamalara devam edilecektir.
  • Beklentilerin yönetimi kapsamında ekonomide atılan adımlar ekonominin tüm paydaşlarıyla şeffaf ve eş zamanlı bir şekilde paylaşılacaktır.”

Gelire Endeksli Senet Uygulaması

Hazine ve Maliye Bakanlığı, vatandaşların tasarruflarını Türk lirası cinsi varlıklarda değerlendirebilmelerinin teşvik edilmesi ve yatırımcı tabanının genişletilmesi amacıyla, gelire endeksli devlet iç borçlanma senedi (GES) uygulamasının başlatılacağını ve talep toplama işlemlerinin 15 Haziran’dan itibaren gerçekleştirileceğini bildirdi.

Geçmiş yıllarda denenen bu uygulama ile gelire endeksli senetler, zarar etmeyen kamu kurumlarına endeksleniyor ve kuponla ana para ödemeleri belirleniyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığının açıklamasına göre GES’ler sadece gerçek kişilere sunulacak ve ülke genelindeki duyuru ve talep toplama işlemleri yoluyla ihraç edilecek.

Senede ilişkin talep toplama işlemleri ile senedin ihracı, kupon ve anapara ödemeleri Bakanlığın sitesinde yayınlanacak duyuruda belirtilecek bankalar aracılığı ile gerçekleştirilecek.

İhraç edilecek senetler üç ayda bir yatırımcısına kupon getirisi sağlayacak. Bakanlığı bu konudaki açıklaması şöyle:

“Kupon ödemelerinde asgari getiri garantisi olacaktır. Senedin kupon ödemesine esas teşkil edecek getiri oranı ve vade yapısı ihraç duyurusunda ilan edilecektir. Senedin yatırımcıya sağlayacağı nihai getiri oranı, ihraç aşamasında Bakanlığımız tarafından belirlenen getiri oranının, hasılat gerçekleşmeleri çerçevesinde hesaplanacak endeks değeri ile çarpılması yoluyla belirlenecektir.”

GES’ler neyin gelirine endeksli olacak?

Kur Korumalı Mevduat’ta oluduğu gibi bu uygulamanın amacı da vatandaşların yatırımlarını TL cinsi varlıklara yönlendirmek.

Hazine’ye göre (GES) getirileri, gelir performansı güçlü olan ve bütçeye hasılat aktarımı yapan kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) gelirlerine endeksli olacak.

Yeni uygulamada, 3 ayda bir ödenecek kuponlar için uygulanacak asgari getiri garantisi sayesinde, vatandaşların gelir paylarındaki değişimlerden olumsuz etkilenmesinin önleneceği belirtiliyor.

Ayrıca bu KİT’lerden bütçeye aktarılan hasılat performansı beklenenin üzerinde geldiğinde, bunun yatırımcılara ilave getiri olarak aktarılacağı kaydediliyor. Ancak bu KİT’lerin hangileri olduğu açıklanmadı. Uygulamanın taban faizi, vadesi ve vade getirisi hakkında da bir açıklama yok.

Ekonomistler GES uygulaması için ne diyor?

Türkiye’yi yakından izleyen İngiliz ekonomist Timothy Ash, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı yeni önlemi şu sözlerle eleştirdi:

“Türk mali yapısı her gün daha çok Lübnan’a benziyor. Bu kesinlikle, Lübnan’da olduğu gibi bir felaketle sonuçlanacak. Burada tek soru, bunun ne zaman olacağı.”

Ash, Twitter’dan yaptığı bir diğer açıklamasında, Türkiye’ye faizleri artırması çağrısında bulundu.

Ekonomist Mustafa Sönmez ise, ‘dağ fare doğurdu’ diyerek, söz konusu uygulamayla ilgili “Enflasyon yüzde 100 e giderken, hangi devlet gelirine endeksli tahvile güvenirsiniz ? Devletin hangi kurumu, enflasyona yakın gelir garanti eder ki?” diyerek, doların daha da tırmanacağı öngörüsünde bulundu.

Ekonomist Mahfi Eğilmez ise, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın duyurusunun ardından “Faize faiz dememek için yaptıklarımızı yazsak roman olur.” tepkisini verdi.

Ekonomist Uğur Gürses’in tepkisi şu şekilde oldu: “Önlem diye açıklananlar şunlar; neye endeksli olduğu bilineyen GES ihracı, tüketici kredilerinde vade ve kredi kartı asgari ödeme oranının düzenlenmesi, SPK’nın iraçlarda aldığı ücretlerde indirim yapılması. Kendileri ciddiye alıyor mu bunları?”

Paylaşın

Altılı Masa 128 Milyar Doları Araştıracak

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmalarını sürdüren altı muhalefet partisinin kurduğu Kurumsal Reformlar Komisyonu, ilk çalışmasını büyük ölçüde tamamladı. Komisyon, ilk raporunu pazartesi açıklayacak.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre komisyon, seçim sonrası TÜİK verileri, altın rezervi gibi konular ile 128 milyar dolar iddialarına ilişkin araştırma yapılması için anlaşmaya vardı. Merkez Bankası’nın Ankara’ya taşınması konusunda da mutabakat sağlandı.

Altılı masa tarafından kurulan Kurumsal Reformlar Komisyonu’nda eski Hazine Müsteşarı CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, eski Merkez Bankası Başkanı İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz, eski Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, eski Devlet Bakanı Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir, eski Ulaştırma Müsteşarı Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feridun Bilgin ile eski Hazine Müsteşarı DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakçı yer alıyor. Ekonomi alanında kamuda üst düzey görevlerde bulunmuş isimlerden oluşan komisyon, hazırladığı sekiz sayfalık raporu pazartesi günü saat 11.00’de açıklayacak.

128 milyar dolar nerede sorusuna yanıt aranacak

Edinilen bilgiye göre seçim sonrası ekonomi alanında yol haritasını belirleyecek olan ilke ve esasları içeren rapor dört başlıktan oluşacak. Komisyon, ilk olarak seçim sonrasında Özel İnceleme Ekibi kurulmasını kararlaştırdı. 10 civarında bakanlığın yanı sıra Sayıştay ve Devlet Denetleme Kurulu’ndan da yetkililerin yer alacağı ekip, en fazla tartışılan konuların başında yer alan 128 milyar dolar iddiasını araştıracak.

Merkez Bankası’nın 2019 yılı Mart ayından itibaren faizleri düşük tutmak amacıyla rezervlerden 128 milyar dolar harcadığı iddiaları gündeme gelmişti. CHP de “128 milyar dolar nerede?” kampanyası başlatmıştı. Özel İnceleme Ekibi, aynı zamanda verilere yönelik duyulan güvensizliği de araştıracak. Bu kapsamda TÜİK verileri, Merkez Bankası’nın altın rezervi gibi başlıklarda da çalışmalar yapılacak.

KÖİ projeleri mercek altına alınacak

Komisyonun gündeminde olan bir diğer başlık da Ekonomik Sosyal Konsey’e işlerlik kazandırılması olacak. Konseyin faaliyete geçirilmesi, nasıl işleyeceği, hangi konularda çalışacağı ve hangi sıklıkla toplanacağına yönelik ilke ve esaslar raporda yer alacak.

Ekonomik Sosyal Konsey’e işlerlik kazandırılarak özel sektörün kamu karar alma mekanizmalarına katılımı sağlanacak. Komisyon raporunda Strateji ve Planlama Teşkilatı’na ilişkin ilkeler de yer alacak. Varılan mutabakata göre Strateji ve Planlama Teşkilatı, özellikle müteahhitlere garanti ödemeleri içeren Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri ile ilgili çalışma yapacak.

Komisyonun açıklayacağı rapordaki diğer başlık da Merkez Bankası’nın bağımsızlığının sağlanmasına yönelik ilkeler olacak. Buna göre Merkez Bankası’nın kurumsal yapısı güçlendirilecek ve bağımsızlığı teminat altına alınacak. Raporda Merkez Bankası Başkanı’nın nasıl göreve geleceği, nasıl görevden alınacağı ve niteliklerine ilişkin ilkelere yer verilecek. Öte yandan seçim sonrasında Merkez Bankası Ankara’ya taşınacak.

Paylaşın