Temmuz Ayında 60 Sağlık Çalışanı Saldırıya Uğradı

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet bitmiyor… Sağlık-Sen, temmuz ayında, 115 saldırganın neden olduğu 30 şiddet vakasında 60 sağlık çalışanının mağdur olduğunu açıkladı. Saldırılarda 1 doktor hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), Temmuz Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu’nu yayınladı.

30 şiddet vakasında 60 sağlık çalışanını mağdur olduğu ve 1 doktorun hayatını kaybettiği belirtilen raporda öne çıkan kısımlar şöyle;

“Sağlıkta şiddetin vahameti giderek büyüyor… Sağlık çalışanları ölüm korkusuyla mesleklerini icra etmeye çalışıyor. Her gün işe geldiğinde şiddet görür müyüm endişesi yaşıyor. Ve en acısı sabah gördüğü eşi ve çocuğunu akşam yeniden görebilecek miyim kaygısıyla iş yerine gidiyor. Böyle bir durumda, nitelikli sağlık hizmetinden nasıl bahsedilebilir?

Sağlık merkezlerinde güvenlik tedbirlerinin en üst düzeyde sağlanması kadar toplumsal duyarlılığın oluşturulması da elzem durumdadır.

Öte yandan şiddetin en çok hasta ve hasta yakınları tarafından gelmesi de şiddete karşı toplumsal duyarlılığın oluşturulmasının önemini göstermektedir. Hemen hemen her raporumuzda vurguladığımız şiddete karşı duyarlılığı oluşturacak toplumsal seferberliğin başlatılması acilen gerekmektedir.

Bu değerlendirmeler ışığında Temmuz ayında gerçekleştirilen şiddet olaylarına baktığımızda, 115 saldırganın neden olduğu 30 şiddet vakasında 60 sağlık çalışanının mağdur olduğunu görüyoruz. Çok üzgünüz ki, 1 doktor hayatını kaybetti.”

“Sağlık çalışanları adaleti sosyal medyada arıyor”

Raporu değerlendiren Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, şu ifadeleri kullandı:

“Sağlıkta şiddetin katalog suçlar arasına girmesini çok önemli bir adım olarak değerlendirmiştik. Yasadan sonra saldırganların artık elini kolunu sallayarak dışarıda gezemeyeceklerine olan inancımız büyük ölçüde artmıştı.

Ancak yasanın çıktığı tarihten bugüne kadar olan süreçte adli mercilerin aldığı kararlara baktığımızda, saldırganların serbest kaldığını görmekteyiz. Bu durum sağlık çalışanlarını hayal kırıklığına uğratmaktadır.

Saldırganların serbest kalmasına tepki gösteren sağlık çalışanları, maalesef adaleti sosyal medyada arıyor. Adli merciler, sosyal medyada baskı oluştuktan sonra serbest kalan saldırgan hakkında tutuklama kararı çıkartıyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

Yasanın daha etkin bir şekilde uygulanması, aynı zamanda hakimlerin, savcıların ve kolluk kuvvetlerinin gereken hassasiyeti göstermesi şarttır. Şiddet yapanın yanına kar kalmamalı. Sağlık-Sen olarak, sağlıkta şiddet karşı bugüne kadar gösterdiğimiz mücadeleyi, bundan sonra da göstermeye kararlıyız.”

Paylaşın

Halkın Yüzde 62’si Bozuk Gıdayı Şikayet Etmiyor

Sabri Ülker Vakfı’nın Kovid 19 pandemisi sonrası değişen gıda tüketim alışkanlıklarına yönelik araştırmasına göre, gıda alırken son kullanma tarihine bakılıyor ama tüketicinin yüzde 62,1’i bozuk gıdaları şikayet etmiyor.

Farklı bölgelerdeki 12 ilden 2 bin 400 kişiyle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmaya göre toplumda gıda güvenliğiyle ilgili bilgi düzeyi çok düşük. 18 yaş üstü katılımcıların bu konuda bilgileri daha fazla ancak toplumun büyük kesimi gıdaların güvenliğinden emin olmadığını belirtiyor.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Erol’un yönetiminde hazırlanan araştırma raporu, tüketicilerin yüzde 66,1’inin gıda güvenliği kavramını hiç duymadığını ortaya koydu. Araştırmaya göre bu konuda bilgiyi TV ve radyo yayınlarından aldığını söyleyenlerin oranı yüzde 70,1. Sadece yüzde 18,6’lık kısım uzmanlardan bilgi alıyor.

Dünya gazetesinden Yasemin Salih’in haberine göre araştırmanın toplumun gıda güvenliğiyle ilgili bilgi ve tutumlarını gözler önüne serdiğini belirten Prof. Dr. İrfan Erol, şu sonuçları paylaştı: “Tüketicilere gıda alırken en çok hangi faktörleri ön planda tuttuklarını sorduk. Yüzde 77,3’ü son tüketim tarihine baktığını söyledi. Yüzde 73,8’i de etiket bilgilerini okuduğunu ifade etti. Çünkü alerji vs gibi sorunlar artıyor. Yüzde 73,5’i kalite ve lezzeti de gözetirken, ‘Fiyatına da bakarım’ diyenlerin oranı yüzde 71 oldu. Bu sonuçlar dünyada da benzer oranlarda.”

Araştırmaya katılanların yüzde 60,8’ine göre gıda fiyatları pandemiden önce daha iyi durumdaydı.

‘Şikayet etsem de sonuç değişmez’

Erol’un verdiği bilgilere göre tüketiciler gıda kontrollerinin yeterince iyi yapılmadığını düşünüyor. Her 10 katılımcıdan yedisinin bu görüşte olduğunu aktaran Erol, her 10 katılımcıdan üçünün de bozuk gıdalarla karşılaştığını, ancak bunu yetkililere şikayet etmediğini belirtiyor. Erol, “Bunun nedenini sorduğumuzda katılımcıların yüzde 62,1’i ‘uğraşmak istemiyorum’ dedi. Yüzde 62,7’lik kesime göre şikayet etseler de yaptırımlar, cezalar yeterli değil. Tüketicilerin yüzde 48,3’ü denetim için mevzuatta eksiklikler olduğunu düşünüyor” dedi.

Her üç kişiden biri alo 174’ten habersiz

Araştırmaya göre toplumun yarısı gıda güvenliğiyle ilgili bir sorun yaşadığında ALO 174 hattını arayabileceğinden haberdar değil. Katılımcıların yüzde 31,6’sı böyle bir hattın varlığından habersiz olduğunu belirtirken, yüzde 51,6’sı şikayet etse bile sonuç alamayacağını düşünüyor. Prof. Dr. İrfan Erol, gıda güvenliği ve beslenmenin sağlıkla ve dolaylı olarak da ekonomik krizlerle bağlantılı olduğunu vurguladı.

Paylaşın

Osmangazi Köprüsü İçin Firmalara 1,2 Milyar Dolar Ödendi

CHP Milletvekili Ahmet Akın, Osmangazi Köprüsü’ne ilişkin verileri açıkladı. 89 milyon aracın geçmesi gereken köprüden 55 milyon araç geçtiğini kaydeden Akın, yüklenici firmalara bir milyar 275 milyon dolar ödendiğini belirtti.

Osmangazi Köprüsü’nün araç geçiş sayısı uzun bir dönem “ticari sır” gerekçesiyle açıklanmazken, konuya ilişkin uzun bir sürenin ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’ndan açıklama geldi. Karaismailoğlu, araç geçiş sayısını 55 milyon 500 bin olarak açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Enerji Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın da günlük 40 bin araç geçiş garantisiyle inşa ettirilen Osmangazi Köprüsü’nün kamuya yükünün güncel kura göre 23 milyar 115 milyon 750 bin TL’ye ulaştığını ifade etti.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre Akın, “1 Temmuz 2016 yılından bu yana 40 bin araç geçiş garantisi verilen köprüden açıldığı günden 10 Ağustos’a kadar 89 milyon 240 bin aracın geçmesi gerekiyordu. 33 milyon 740 bin araç geçiş yapmamış” bilgisini verirken, “Garanti ücreti hiç artmasa ve vatandaşın ödediği geçiş ücreti ile garanti ücreti arasındaki fark yok sayılsa bile Osmangazi Köprüsü’nün bugüne kadar kamuya oluşturduğu yük, bir milyar 275 milyon doları geçiyor. Bu da hemen hemen köprünün maliyetine denk geliyor” ifadelerini kullandı.

Akın, “Devletin kasasından tek kuruş çıkmadan inşa edilecek” denilerek ve araç geçiş garantisi verilerek yaptırılan projelerin tamamının aynı durumda olduğunu vurguladı.

‘Mantık dışı garantilere karşıyız’

“Osmangazi Köprüsü’ne verilen garanti tutarı, araç başına 35 dolar artı yüzde 8 KDV. Bu tutarın ABD enflasyonuna göre arttığı da kamuoyuna yansıdı” bilgisini beren Akın, “Üstelik Türk Lirası’ndaki değer kaybı nedeniyle vatandaşın ödediği köprü ücreti ile garanti tutarı arasında da çok büyük fark var. İktidar sözcüleri ya matematik bilmiyor ya da bile bile kamuoyunu zarar ettirmeyi tercih ediyorlar. Biz, yatırımlara değil işte bu mantık dışı dövizle verilen garantilere karşıyız” diye konuştu.

Döviz garantilerinin Türk Lirası’na çevrilmesi gerektiğini söyleyen CHP’lı Akın, “İktidar, 55 milyon 500 bin sayısını büyük bir başarıymış gibi duyarak açıklıyor ancak gerçekler ortada. Köprünün maliyetinin bir milyar 418 milyon dolar olduğu dikkate alındığında, güncellenen garanti tutarı ve ücret farkı hesaba da katıldığında verilen garantinin 6 yılda bir köprü maliyeti oluşturduğunu görüyoruz. Üstelik Osmangazi Köprüsü 2035 yılına kadar daha 13 yıl boyunca garanti kapsamında işletilecek. İktidara çağrımız döviz garantileri derhal Türk Lirası’na çevrilmeli ve garantili bütün otoyol ve köprülere ilişkin veriler kamuoyuna açıklanmalı” sözlerini kaydetti.

Paylaşın

Suriye’de ABD Üslerine Roketli Saldırı

Suriye’nin doğusundaki Deyr ez Zor ilinde ABD güçlerinin konuşlandığı Ömer ve Kuniko gaz sahasının çevresine roket saldırıları düzenlendi. CENTCOM, saldırıda Amerikan askerlerinin hafif yaralandığını ve saldırıya karşılık verildiğini duyurdu.

Suriye haber ajansı SANA, Deyr ez Zor ilindeki Ömer ve Kuniko petrol sahalarında bulunan ve ABD güçlerinin konuşlandığı iki askeri üsse saldırı düzenlendiğini aktardı.

Ajansa bilgi veren bir kaynak, saldırının roketlerle yapıldığını, üslerin bulunduğu bölgeden duman yükseldiğini bildirdi.

“Amerikan işgal kuvvetlerinin bölgeyi kapattığını” söyleyen kaynak, saldırının ardından ABD uçaklarının bölgede yoğun uçuş gerçekleştirdiğinden dolayı saldırıda yaralı ya da ölen olup olmadığının bilinmediğini ifade etti.
AA’nın haberine göre ABD güçleri roketlerin geldiği yöne topçu ve roket atışı düzenledi.

Fox News: Saldırıda birkaç asker yaralandı

El Şark News’un ABD muhabiri Hiba Nasır paylaşımına göre, Fox News, Suriye’de gerçekleşen iki saldırıda birkaç ABD askerinin hafif yaralandığını aktardı.

ABD, Suriye’deki üslerine yönelik saldırıdan İran destekli grupları sorumlu tuttu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’nin kuzeydoğusundaki üslerine yönelik akşam saatlerinde yapılan saldırının ardında İran destekli grupların olduğunu ve ABD’nin gereken karşılığı verdiğini belirtti.
‘3 araç ile çok sayıda mühimmat yok edildi’

CENTCOM’dan yapılan yazılı açıklamada, Suriye’deki iki ABD üssüne yönelik bugün düzenlenen roket saldırılarına karşılık verildiğini ve saldırılarda kullanılan 3 araç ile çok sayıda mühimmatın yok edildiği aktarıldı.

‘ABD’li askerler hafif yaralandı’

Yapılan incelemeler sonucu ‘saldırıda yer alan 2 ya da 3 İran destekli militanın öldürüldüğü’ sonucuna varıldığına işaret edilen açıklamada, ilk saldırının Suriye yerel saati ile dün 19.20’de yapıldığı bilgisi verildi. Bunun ardından Deyr ez Zor’daki Ömer petrol sahası içinde bulunan “Green Village” (Yeşilköy) adlı üsse art arda roketler düştüğü ve buradaki ABD’li askerlerin hafif yaralandığı belirtildi.

‘ABD, İran ile çatışma peşinde değil’

Saldırılara ABD askerlerinin helikopterlerle karşılık verdiğine işaret edilen açıklamada, “ABD, İran ile çatışma peşinde değil ancak halkımızı korumak ve savunmak için gerekli adımları atmayı sürdüreceğiz” denildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen CENTCOM Komutanı General Erik Kurilla ise, “Konuyu yakından takip ediyoruz. Bölgedeki tehditleri azaltmak için her türlü imkana sahibiz ve ABD askerlerini ve koalisyon birliklerini saldırılardan koruma konusunda kendimize güveniyoruz” ifadesini kullandı.

ABD ordusu, dün yaptığı açıklamada, ‘ Suriye’nin doğusunda İran Devrim Muhafızları destekli milislerin kullandığı bölgeleri hedef alan isabetli hava saldırıları düzenlediği’ açıklamasını yapmıştı.

Üsse 16 Ağustos’ta da saldırı olmuştu

Petrol sahası içinde konutlar bölgesi olarak bilinen Yeşilköy’de koalisyon güçlerinin konakladığı konutların yanı sıra silah depoları bulunuyor.

Koalisyon güçleri 16 Ağustos’ta yerel saatle 21.00 sularında Deyr ez Zor’daki Yeşilköy adlı üsse konuşlu koalisyon güçlerine yönelik roketli saldırı girişimi olduğunu belirtmiş, CENTCOM ise 23 Ağustos’taki açıklamasında saldırıya karşılık olarak Suriye’de İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlendiğini duyurmuştu.

(Kaynak: Sputnik)

Paylaşın

Enflasyon Hangi Sektörlerin Ve Şirketlerin İşine Geliyor?

Mal ve hizmetlere dair fiyat düzeyinin yükselmesi sebebi ile paranın satın alma gücünde meydana gelen düşüşü ifade eden enflasyondan Çoğu kişi şikayet etse de bu sayede daha fazla para kazananlar da var.

Bazı sektörler enflasyonun yüksek seyrettiği son dönemde kârını büyük oranda artırdı. İşte, karlarının artıran sektörler ve şirketler;

Enerji devleri

Fosil yakıt çıkaran ve onları rafine eden şirketlerin kârlarının nasıl rekor kırdığı son aylarda sık sık manşetlere taşındı.

Uluslararası piyasalarda toptan gaz fiyatları rekor kırdı, petrol fiyatları ise varil başına 100 doları aştı.

Bunda Covid sonrası artan talebin yanı sıra Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin etkisi de vardık.

BP’nin kârı 6,9 milyar sterline, Shell’inki ise 9 milyar sterline çıktı.

British Gas’ın sahibi Centrica’nın kârı da önceki yılın aynı döneminin beş katına çıktı.

İngiltere hükümeti bu şirketlere, ülkedeki çıkardıkları petrol ve gazdan ettikleri kâr için yüzde 25 vergi uygulayacak.

Bu kaynağın, hanelere yardım olarak kullanılması hedefleniyor.

Maden şirketleri

Çok sayıda ülke Rus gazına alternatif aramaya girişince kömür beklenmedik bir şekilde tekrar rağbet görmeye başladı.

Bu, en kirletici fosil yakıt olan kömürün çıkarılması alanında uzmanlaşan şirketler için büyük bir fırsat yarattı.

Örneğin Glencore şirketi 2022’nin ilk yarısında 15 milyar sterlin kâr açıkladı.

Almanya’daki Uniper şirketi de bu hafta, Rusya’nın gaz akışını kesmesi nedeniyle Heyden 4 Termik Kömür Santrali’nde tekrar üretime başlayacakların duyurdu.

Gıda toptancıları

Archer Daniels Midland (ADM), Bunge, Cargill ve Louis Dreyfus evlerin mutfaklarında göreceğiniz markalar değillerdir.

Fakat o mutfağa giren çoğu ürün, bu şirketlerin elinden geçmiştir.

ABCD olarak kısaltılan bu gıda devleri, gıda toptancılığının en büyük oyuncuları.

Özellikle küresel çalkantıların gerçekleştiği dönemlerde bu aracılar, gıdaları ihtiyaç duyan ülkelere göndermekte kilit bir rol oynuyor.

Örneğin bugüne kadar ürünlerini Rusya ve Ukrayna’dan alan ülkelerin farklı kaynaklara erişmesine aracılık ediyor.

Fakat fiyatlar geçen yıla göre yüzde 25 ve üzerine artmış durumda.

ADM’in son açıkladığı çeyreklik kâr miktarı geçen yılın aynı dönemindekinin yüzde 60 üzerinde.

Cargill’in cirosu ise yüzde 23 artışla tüm zamanların rekoru olan 165 milyar dolara çıktı.

Şirket bunun binde birini insani yardım olarak bağışladığını duyurdu.

Deniz taşımacılığı

Pandemi ekonomileri ve tedarik zincirlerini sarsarken deniz taşımacılığına talebi ise artırdı.

Dahası Covid-19 kısıtlamaları limanlarda büyük tıkanmalara ve gecikmelere yol açtı.

Sokağa çıkma kısıtlamaları döneminde artan tüketici ürünleri talebiyle birlikte yükselen deniz taşımacılığı talebi hâlâ yüksek seviyelerde.

Bu sektördeki en büyük ikinci şirket olan AP Møller-Maersk bu yılki kâr beklentisini üçüncü kere artırdı, limanlardaki sorunların fiyatları artırdığını ve bu yıl sonuna kadar bir normalleşme beklenmediğini belirtti.

Lüks saat ve şarap üreticileri

Elinde savuracak parası olanlar için yüksek enflasyon, düşük faiz ve düşük ekonomik büyüme beklentisi, parayı geleneksel yatırım araçlarındansa farklı yerlere harcamak için bir motivasyon sağlıyor.

Knight Frank danışmanlık şirketi, geçen yıl kaliteli şarap ve lüks saatlerin fiyatlarının yüzde 16 yükseldiğini sanat eserlerinin yüzde 13, viskiler ve sikkelerin de yüzde 19’luk bir artış yaşadığını paylaştı.

Yatırımcılar bu nesnelerin fiyatlarının enflasyon döneminde arzuladıkları kârı sağlayacak oranda artacağı görüşünde.

Dünyanın en büyük kaliteli şarap tüccarı olan Bordeaux Index, Haziran ayında yıllık satışlarının yüzde 37 oranında arttığını duyurdu.

Elinde savuracak parası olmayan bizler için ise enflasyonun etkileri çok daha tatsız.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Hükümet, Vatandaşın İcradaki Borcunun Birazını Üstüne Alıyor

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati hükümetin iki bölümden oluşan bir “Dar Gelirlilere Destek Paketi”yle 6 milyona yakın yurttaşın icra takibine düşen 30 milyar lira civarındaki borcunun tasfiye edileceğini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati, paketle ilgili gelişmeleri NTV’de açıkladı. Nebati, paketin esasının yurttaşların elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi temel ihtiyaç bedellerini ödeyememelerinden doğan borcun kamu tarafından üstlenilmesine dayandığını aktardı.

Bakan Nebati, “Kamu maliyesine önemli bir yük getirmeden bu borçların tasfiyesini amaçlıyoruz.” dedi. Nebati, “[Böylece] vatandaşlar 30 milyar liraya yakın icra borç yükünden kurtulacak. Bu sayede küresel ekonomik kriz ve salgının en fazla etkilediği alt gelir düzeyindeki vatandaşların icralık borçlarının tasfiyesi gerçekleşecek.” dedi.

Nasıl olacak?

Buna göre, paket kapsamında ilk olarak 5 milyona yakın hanenin 2 bin TL’ye  kadar olan borcu icra kapsamından çıkarılacak. Bu amaçla hanelerin abone bedellerini borçlu oldukları şirketler, icraya verdikleri alacaklarını muhasebe kayıtlarında gider olarak gösterecek ve vergiden düşecekler. Kamu bu borcu vergi gelirlerinin bir bölümünden feragat ederek karşılamış olacak.

İkinci olarak, icra takibi varlık yönetim şirketleri eliyle sürdürülen 2 bin 500 TL’ye kadar borçların varlık yönetim şirketlerine ödenmesini kamu üstlenecek.

Nebati, düzenlemenin bir kararnameyle değil, TBMM’den geçirilecek bir yasayla yapılacağını söyledi.

Herkes borçlu

Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre ocakta kredi kartı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13 oranında arttı. Kullanımda olan kredi kartı sayısı ocak itibarıyla 86 milyon 209 bine ulaştı.

Son bir yılda bireysel kredi kullanan kişi sayısı 1,3 milyon kişi artarak 35,6 milyon kişi olurken, ortalama kredi borcu 30 bin TL düzeyinde gerçekleşti.

Bankalara borç yüzde 361 arttı

Bireylerin bankalara ve finansman şirketlerine olan konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartı borcu martın son haftası itibarıyla takibe düşen kredilerle birlikte 1 trilyon 62 milyar liraya ulaştı. Bireysel kredilerin yaklaşık yüzde 45’ini ise ihtiyaç kredileri oluşturdu.

Son 10 yılda yurttaşın bankalara olan borcu yüzde 361 oranında artmış durumda.

Bankalara olan borcunun 832 milyar lirası bireysel kredilerinden, 231 milyar lirası da kredi kartlarından kaynaklanıyor. Martın son haftasında tüketici kredilerinde 5,7 milyar liralık, kredi kartı borçlarında ise 6 milyar liralık artış yaşandı.

Vadesi geldiği halde ödenemediği için bankalar tarafından icraya verilen takipteki borçları ise 148 milyon lira daha artarak toplam 28 milyar lira düzeyine çıktı.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Kılıçdaroğlu’nun Adaylığında Bir Problem Yok

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun olası cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ‘bir problem olmadığını’ belirten İYİ Parti Lideri Akşener, “Ama henüz biz adaylığa dair hiçbir şey konuşmadık” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Karar TV’de Taha Akyol ve Elif Çakır’ın ‘Gündem Özel’ programına katıldı.

Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili konuşan Akşener, Karamollaoğlu’nun, Kılıçdaroğlu’nun adaylığı için “Güçlü bir ihtimal” sözlerini değerlendirdi.

“Elbette. Şöyle bir durum var fikri takip önemli. 6 genel başkanın bulunduğu masanın Cumhurbaşkanı’nı seçmesi gerektiğini söyleyen Sayın Kılıçdaroğlu. İkincisi o masanın seçeceği Cumhurbaşkanı adayının nasıl birisi olması gerektiğini de birçok defalar kamuoyuyla paylaştı.

İYİ Parti’nin Genel Başkanı olarak o özelliklerin hepsini doğru bulduğum için aynı fikirde olduğumu söyledim. Elbette aday olma konusunda bir problem yok Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da dahil olmak üzere.

Ama henüz biz adaylığa dair hiçbir şey konuşmadık. İsimler bazında hiçbir şey konuşmadık sadece ilkeler bazında konuşuyoruz.

Altı birbirinden farklı gelenekten gelen, altı birbirinden farklı değer setlerine sahip siyasi geleneğin genel başkanlarının bir araya gelip farklılıklarına saygı duymayı, müştereklerini çoğaltmayı ve öğrendiği ve uyguladığı bir masa orası.”

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, katıldığı bir programda CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için “güçlü bir ihtimal olabilir'” demişti.

Adayı ne zaman açıklayacaksınız?” sorusuna yanıt veren Akşener, “2 Ekim’de bunu söz söyleyeceğim. Şu an söyleyeceğim bir söz yok” yanıtını verdi.

Paylaşın

Uzun ve Mutlu Bir Hayat İçin ‘Dokuz Alışkanlık’

ABD’li uzmanlar, daha uzun ve mutlu bir hayat yaşamayı sağlayacak 9 önemli alışkanlığı paylaştı. Uzmanlar, uyku düzeninin, egzersizin ve stresten uzak durmanın önemini vurguladı.

Önde gelen yayın kuruluşlarından CNN’e konuşan Minnesota Üniversitesi’nden William Roberts, “sağlığı etkileyen iyi ve kötü alışkanlıkların etkisinin zamanla ortaya çıktığına” dikkat çekti.

CNN’in tıp analisti Leana Wen de egzersizin ve düzenli muayenenin, kötü alışkanlıkları değiştirmek için iyi bir başlangıç noktası olduğunu vurguladı.

İşte uzmanların kazanılmasını tavsiye ettiği 9 alışkanlık:

1 – Düzenli muayene olun

Wen, düzenli muayenenin ciddi hastalıklara karşı önlem almakta etkili olduğunu belirterek, “Örneğin, muayenede diyabet başlangıcınız olduğu ortaya çıkarsa, bunun diyabete dönüşmesini önlemek için adım atabilirsiniz” dedi.

Analist, düzenli muayenelerin iyi bir hasta-doktor ilişkisi sağlanması için de önemli olduğunu belirtti.

2 – Sürekli fiziksel aktivite yapın

Uzmanlar, düzenli egzersizin diyabet, obezite, kalp hastalığı ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini azalttığını söyledi.

New York Üniversitesi’nden Nieca Goldberg, “Düzenli aerobik egzersizin daha uzun yaşamayı ve geç yaşta bilişsel fonksiyonların sağlam kalmasını sağladığını gösteren epey araştırma var” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta ve ileri seviyede egzersiz yapmasını öneriyor.

3 – Vücut kitle indeksine dikkat edin

Vücut kitle indeksi, kişinin boy ve kilo ölçümünden yola çıkarak vücuttaki tahmini yağ oranını gösteren ve sağlıklı kilonun belirlenmesini sağlayan bir sistem.

2018’de yapılan bir çalışmada, vücut kitle indeksi sonuçları sağlıklı seviyede olan kişilerin ömürlerinin 10 yıl daha uzayabileceği belirtilmişti. Ayrıca bunun kanser ve kardiyovasküler rahatsızlıkların oluşma riskini düşürdüğü de ifade edilmişti.

4 – Düzgün beslenin

Uzmanlar, kırmızı et ve işlenmiş et ürünlerinin azaltılması gerektiğini belirterek, bunun yerine sebze ağırlıklı beslenmenin önemini vurguladı.

Goldberg, bitki bazlı gıdaların antioksidan üretimi sağladığına, bunun da strese ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkisi olduğuna dikkat çekti.

Şubatta yayımlanan bir çalışmada, bu şekilde beslenmeye başlayan 20 yaşındaki bir kadının ömrünün en az 10 yıl, aynı yaştaki bir erkeğinse 13 yıl uzayabileceği ortaya konmuştu.

5 – Akıl sağlığınıza özen gösterin

Wen, akıl sağlığının genelde fiziksel sağlığa kıyasla ikinci plana atıldığını fakat kişinin genel sağlığına önemli etkisi olduğunu söyledi.

Stres ve kaygının yemek seçimlerini etkilediğini, alkol tüketimini artırdığını ve uyku düzenini bozduğunu belirten uzmanlar, günde 15 dakikalık derin nefes egzersiziyle akıl sağlığının korunabileceğini ifade etti.

6 – Uykuya dikkat

Goldberg, günde 7 saatten az uyuyan kişilerde stres ve yüksek tansiyon riskinin artma eğilimi gösterdiğini söyledi.

Uzmanlar, düzenli egzersizin yanı sıra yatak odasının karanlık ve sessiz olmasının da uyku hijyeni açısından önemli olduğunu belirtti.

7 – Alkolü azaltın

Aşırı alkol tüketiminin kan şekerini yükseltip kilo alımına neden olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bunun kalp rahatsızlıklarına da yol açabileceğini ifade etti.

2020’de yapılan bir çalışmada, aşırı alkol tüketiminden kaçınmanın kardiyovasküler hastalıklara, kansere ve diyabete yakalanma riskini azalttığı tespit edilmişti.

8 – Sigarayı bırakın

Wen, sigaranın sadece akciğer kanseri değil meme kanserini de tetikleyebileceğine dikkat çekerek, bunun kişinin yaşam kalitesini düşüren önemli faktörlerden biri olduğunu belirtti.

9 – Güçlü ilişkiler oluşturun

Uzmanlar, pozitif duygular sağlayan yakın ilişkilerin stresi azalttığı gibi mutluluk ve huzuru artırdığını söyledi.

Harvard Üniversitesi’nde yayımlanan bir çalışma, arkadaşlarıyla, ailesiyle ve içinde yaşadığı topluluktaki kişilerle tatmin edici ilişkiler kuranların, depresyona girme ve hastalanma oranlarının daha az olduğunu gösteriyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Trabzonspor’dan Devler Ligi’ne Erken Veda

Trabzonspor, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanş maçında Danimarka’nın Kopenhag takımını konuk etti. Medical Park Stadyumu’nda oynanan mücadele başladığı gibi, golsüz eşitlikle sona erdi ve Trabzonspor elenen taraf oldu.

Haber Merkezi / Trabzonspor, Danimarka’da oynanan ilk maçı 2-1 kaybetmişti. Trabzonspor, yoluna Avrupa Ligi’nden devam edecek. Kopenhag ise Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalan taraf oldu.

Karşılaşmadan dakikalar

6. dakikada Enis Bardhi’nin pasında ceza sahası içine topla buluşan Djaniny’in vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Ryan’dan döndü. Dönün topu savunma oyuncuları uzaklaştırdı.

10. dakikada Claesson’un sağ taraftan pasında, ceza alanı içinde uygun durumdaki Falk’ın şutunda, top yandan auta çıktı.

20. dakikada Larsen’in sağ taraftan ortasında Cornelius’un kafa vuruşunu kaleci Ryna kornere çeldi.

21. dakikada Abdülkadir Ömür’ün soldan kullandığı korner atışında, ceza alanı içinde Bartha’nın kafa şutunda, meşin yuvarlak yandan auta gitti.

36. dakikada Djaniny’in sağdan çıkardığı topu Dorukhan Toköz, Bardhi’ye indirdi. Bu futbolcu yakın mesafeden etkisiz vurunca bordo-mavililer önemli bir fırsatı değerlendiremedi.

38. dakikada Daramy’in pasında, ceza yayı üzerinde Pep Biel’in şutunda, top direğin yanından auta gitti.

41. dakikada Diks’in sağdan ortasında, ceza alanı içinde Lerager’in şutunda, kaleci Uğurcan Çakır topa sahip oldu.

64. dakikada Bardhi’nin sağdan kullandığı köşe vuruşunda, ön direk dibinde Dorukhan Toköz’ün şık vuruşunda top az farkla auta çıktı.

68. dakikada Trezeguet’in pasında kale sahası sol çaprazında topla buluşan Cornelius’un vuruşunda meşin yuvarlak yandan dışarı gitti.

75. dakikada Trabzonspor’un sağ kanattan kullandığı köşe atışında ceza sahası içinde Cornelius’un vuruşunda meşin yuvarlağı kaleci Ryan çizgi üzerinde çıkardı.

83. dakikada Falk ceza sahası Karamoko ile paslaşmasında kale sahası sol çizgisine indi. Vuruşunda ise kaleci Uğurcan Çakır topu iki hamlede kontrol etti.

90. dakikada Bakasetas’ın ceza alanı dışından sert şutunda top az farkla yandan auta çıktı.

90+2. dakikada Karamoko’nun pasında ceza alanı içinde Haraldsson’un sert şutunda top çok az farkla auta gitti.

Stat: Şenol Güneş Spor Kompleksi

Hakemler: Danny Makkelie, Hessel Steegstra, Jan de Vries

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Larsen, Bartra,Denswil, Eren Elmalı, Dorukhan (Kouassi dk. 73), Siopis, Ernis Bardhi, Abdulkadir Ömür (Trezeguet dk. 65), Djaniny (Bakasetas dk. 79), Corneliu

FC Kopenhag: Ryan, Diks, Vavro, Khocholava, Kristiansen, Zeca, Falk, Lareger (Lund dk. 85), Daramy (Mukairu dk. 63), Claesson (Haraldsson dk. 79), Pep Biel (Karamoko dk. 79)

Paylaşın

Sıcaktan ‘Deliye Dönen’ Fil Bakıcısını İkiye Ayırdı

Tayland’ın güneyindeki Phang Nga ilinde bir fil bakıcısını ikiye ayırdı ve cesedinin başında saatlerce bekledi. Polis, filin sıcaktan “deliye döndüğünü” söyledi. Filler, taciz edilmiş, savunmasız veya tehdit altında hissettiklerinde saldırganlaşabilirler.

Polis memurları filin, Tayland’ın güneyindeki Phang Nga ilindeki bir arazide sıcak havada kauçuk ağacı taşıttığı için sahibine kızgın olduğunu düşünüyor.

Fil seyisi olarak bilinen bakıcı, Pom Pam adlı 20 yaşındaki bir erkek fil tarafından öldürüldü. Polis memurları, hayvanın defalarca dişlerini geçirdiği 32 yaşındaki Supachai Wongfaed’in ikiye ayrıldığını söyledi.

Thaiger’in haberine göre, olay yerine çağrılan hayvancılık görevlileri, kurtarma ekiplerinin Supachai’nin cesedini alabilmesi için fili 500 metre uzaklıktan sakinleştirici okla vurdu.

Yetkililer, sıcak havanın filin “deliye dönmesine” ve ardından Khok Charoen bucağının eski belediye başkanının oğlu Wongfaed’e saldırıp onu öldürmesine yol açmış olabileceğini söyledi.

Geçen ay Nakhon Sri Thammarat ilinde bir fil, dişlerini geçirdiği bakıcısını öldürdü ve cesedinin başında saatlerce bekledi.

Yerel halk polise, filin işten dolayı strese girdiğinden şüphelendiklerini söyledi.

Filler nazik doğalarıyla bilinirler ama kendilerini taciz edilmiş, savunmasız veya tehdit altında hissettiklerinde saldırganlaşabilirler.

İnsan ve vahşi yaşam çatışması konusunda uzmanlaşmış bir çevre sosyal bilimcisi olan Niki Rust, Newsweek’e yaptığı açıklamada polisin iddiasına karşı çıkarak fillerin sıcakladıklarında daha saldırgan hale gelmediklerini söyledi.

Ne var ki değişen iklim, gıda ve su kaynaklarının azalması gibi sıkıntılara yol açarak vahşi doğadaki filler arasında çatışmaların artmasına neden olabilir.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın