TÜİK’e Göre Hanelerin Yüzde 94.1’inde İnternet Var

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; 2022 yılında hanelerin yüzde 94,1’inin evden İnternete erişim imkanına sahip olduğu gözlendi. Bu oran, geçen yıl yüzde 92,0 olarak gerçekleşmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hanehalkı Bilişim İstatistikleri’nin 2022 yılı sonuçlarını paylaştı.

Buna göre Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları yüzde 82,0 ile WhatsApp, yüzde 67,2 ile YouTube ve yüzde 57,6 ile Instagram oldu.

Erkeklerin en fazla yüzde 85,9 ile WhatsApp, yüzde 70,8 ile YouTube ve yüzde 61,5 ile Facebook uygulamalarını; kadınların ise yüzde 78,1 ile WhatsApp, yüzde 63,7 ile YouTube ve yüzde 55,9 ile Instagram uygulamalarını kullandığı sonucu paylaşıldı.

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; 2022 yılında hanelerin yüzde 94,1’inin evden İnternete erişim imkanına sahip olduğu gözlendi. Bu oran, geçen yıl yüzde 92,0 olarak gerçekleşmişti.

E-ticaret alışverişi yapanların oranı yükseldi

İnternet kullanan bireylerin İnternet üzerinden özel kullanım amacıyla mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme (e-ticaret) oranı, 2021 yılında yüzde 44,3 iken 2022 yılında yüzde 46,2 oldu.

Cinsiyete göre İnternet üzerinden mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı erkeklerde yüzde 49,7 iken kadınlarda yüzde 42,7 oldu. Bu oran, bir önceki yıl sırası ile yüzde 48,3 ve yüzde 40,3 olarak gerçekleşti.

En fazla satın alınan veya abone olunan dijital içerik yüzde 26,4 ile film veya dizi izleme hizmeti oldu

İnternet üzerinden 2022 yılının ilk 3 ayı içerisinde mal veya hizmet satın alan ya da sipariş veren bireylerin en fazla satın aldığı mal, yüzde 71,3 ile giyim, ayakkabı ve aksesuar oldu.

Bunu, yüzde 50,2 ile lokantalardan, fast food zincirlerinden, catering şirketlerinden yapılan teslimatlar, yüzde 41,9 ile gıda ürünleri, yüzde 28,7 ile temizlik ürünleri, kişisel bakım malzemeleri ve yüzde 27,4 ile kozmetik, güzellik ve sağlık ürünleri takip etti.

İnternet üzerinden 2022 yılının ilk 3 ayı içerisinde mal veya hizmet satın alan ya da sipariş veren bireylerin en fazla satın aldığı veya abone olduğu dijital içerik, yüzde 26,4 ile film veya dizi izleme hizmeti veya indirme oldu.

Bunu, yüzde 23,2 ile müzik dinleme hizmeti veya müzik indirme ve yüzde 15,1 ile yazılımları indirme (sürüm yükseltmeleri dahil) takip etti.

Paylaşın

Nebati’den ABD’nin Mektubu Hakkında Açıklama: Endişe Yaratması Anlamsız

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, ABD’den Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’ne (TÜSİAD) yapılan “Rusya” uyarısı hakkında değerlendirmede bulundu. Nebati’ye göre mektubun endişe yaratması anlamsız.

Bakan Nebati, sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı paylaşımlarda şu ifadeleri kullandı:

“Türk iş dünyası örgütlerine iletilen mektubun iş çevrelerimizde bir endişe yaratması anlamsızdır. Türkiye dünyanın en önemli siyasi ve ekonomik güç merkezlerinden biridir. İş dünyamız devletinin gücünü her zaman yanında hissetmelidir.

Müttefikimiz ve ticaret ortağımız ABD’nin, işletmelerini, ekonomimize yatırım yapmaya davet ettiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Ülkemiz, müttefikleriyle birlikte küresel ve bölgesel zorluklara karşı, ortak çaba sarf etmeye ve işbirliğini güçlendirmeye önem veriyor.

Ayrıca komşularımızla, başta turizm olmak üzere çeşitli sektörlerde, yaptırımlara konu olmayan çerçevede, ticari ve ekonomik ilişkilerimizi geliştirmeye kararlıyız.

Türkiye ekonomisinin tüm aktörleri, serbest piyasa ekonomisi ilkelerine bağlıdır. Küresel ticarette daha fazla pay sahibi olmaya çalışmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bu yolda iş dünyasının yanındadır.

Barışı ve daha fazla ticareti hedefleyen diplomasimizle iş insanlarımızın küresel ekonomide daha önemli bir rol oynaması için güçlü bir inisiyatif ortaya koyuyoruz.

Türk iş dünyası gerek iş ahlakı gerekse hızlı çözüm üretme yeteneği ve esnekliğiyle nice başarılara imza attı ve atmaya da devam edecek.

ABD Hazine Bakanlığı’nın Türk iş dünyası örgütlerine gönderdiği mektupta da belirtildiği üzere, Türk işletmeleri dünyadaki en yenilikçi şirketler arasında yer alıyor ve önemli zorlukların üstesinden gelerek büyümeye devam ediyor.”

Ne olmuştu?

Wall Street Journal’da yayımlanan bir haberde ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Wally Adeyemo’nun TÜSİAD’a gönderdiği mektupta, yaptırım uygulanan Ruslarla çalışmama konusunda uyardığı aktarıldı.

WSJ, mektup ile ilgili olarak Ankara’ya danıştığını fakat Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin açıklama gelmediğini ifade etti.

TÜSİAD daha sonra yazılı bir açıklama yaparak haberi doğruladı.

Açıklamada, “Bugün çeşitli basın organlarında yer aldığı üzere, ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Adewale Adeyemo’nun, Rusya’ya yönelik yaptırımlar kapsamında, yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşlar ile kurulabilecek ilişkilerin Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlere de yaptırım riski olarak yansıyabileceğine yönelik mektubu TÜSİAD’a da iletilmiştir” denildi.

TÜSİAD, mektubun Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile paylaşıldığını kaydetti.

Gazeteye göre, TÜSİAD’a da gönderilen mektupta şu ifadeler yer alıyor: ABD tarafından yaptırım uygulanan kişilere maddi destek sağlayan her kişi veya kuruluş, ABD yaptırımları riski altındadır.

WSJ’ye göre Adeyemo mektupta, Türk bankalarının, ABD bankalarıyla bağlarını sürdürürken, yaptırım uygulanan Rus bankalarıyla muhabir banka ilişkisi kuramayacaklarını da belirtti: Yaptırım uygulanan Ruslarla ilişkilerin Türk finans kurumlarını ve işletmelerini yaptırım riskine maruz bırakabileceğini lütfen unutmayın.

Paylaşın

Tarihi Keşif: Öte Gezegende Karbondioksit Tespit Edildi

Birkaç aydır görev yapan uzay teleskobu James Webb tarihi keşiflerine bir yenisini daha ekledi. Webb güneş sistemimizin dışında bulunan bir öte gezegenin atmosferinde ilk defa karbondioksit tespit etti.

NASA’dan yapılan açıklamaya göre bu şekilde güneş sistemi dışındaki bir gezegenin atmosferinde karbondioksitin varlığına dair ilk açık ve net kanıt elde edilmiş oldu.

Ancak gezegende bildiğimiz türden bir yaşam olmasının olanaksız olduğu biliniyor. Bunun nedeni 700 ışık yılı uzaklıktaki Güneş benzeri bir yıldızın yörüngesinde dönen bu gezegenin bir gaz devi olması.

WASP-39 b adlı öte gezegen Jüpiter’in kabaca dörtte biri kütlesinde ama Jüpiter’inkinden 1,3 kat daha büyük bir çapa sahip sıcak bir gaz devi.

Gezegeni ilginç yapan ise yıldızına olan uzaklığı. Normalde bir gezegenin uzun süre gaz devi olarak kalabilmesi için yıldızından oldukça uzakta olması gerekiyor ancak WASP-39 b Güneş sistemimizdeki daha soğuk, daha kompakt gaz devlerinden farklı olarak yıldızına çok yakın bir yörüngede yer alıyor.

O kadar yakın ki, bu mesafe Güneş ile Merkür arasındaki mesafenin sadece sekizde biri kadar. Bu yörüngede öte gezegenin bir yılı 4 Dünya gününden biraz daha uzun sürüyor.

Yapılan gözlem sayesinde bu ilginç gezegenin bileşimi ve oluşumu hakkında çok önemli bilgiler sağlandı.

Nature dergisinde yayımlanmak üzere kabul edilen bulgu, gelecekte Webb’in daha küçük, kayalık gezegenlerin daha ince atmosferlerindeki karbondioksidi tespit edip ölçebileceğine dair beklentiyi yükseltti.

2011 yılında keşfedilmiş olan WASP-39 b’nin atmosferinde NASA’nın Hubble ve Spitzer uzay teleskopları tarafından yapılan gözlemlerle su buharı, sodyum ve potasyum tespit edilebilmişti. Webb’in eşsiz kızılötesi hassasiyeti sayesinde ise artık bu gezegende karbondioksitin varlığı da doğrulandı.

Filtrelenmiş Yıldız Işığı

WASP-39 b gibi yörüngelerini yukarıdan ziyade kenardan gözlemleyebildiğimiz şekilde geçiş yapan gezegenler, bilim insanlarına gezegen atmosferlerini araştırmak için ideal fırsatlar sağlıyor.

Bir geçiş sırasında, yıldız ışığının bir kısmı gezegen tarafından tamamen gölgelenir (genel kararmaya neden oluyor) ve bir kısmı da gezegenin atmosferi içinden geçerek iletiliyor.

Farklı gazlar farklı renk kombinasyonlarını emdiği için, araştırmacılar bir atmosferin tam olarak neden yapıldığını belirlemek için dalga boyu spektrumunda küçük farklılıkları analiz edebiliyorlar. Şişkin kalın atmosferi ve sık sayıda yörünge devri ile WASP-39 b ideal bir gözlem hedefi olarak seçildi.

Karbondioksitin ilk net tespiti

Araştırma ekibi, WASP-39 b gözlemleri için Webb’in Yakın Kızılötesi Spektrografını (NIRSpec) kullandı. Dış gezegenin atmosferinin spektrumunda ortaya çıkan 4,1 ile 4,6 mikron arasındaki küçük bir tepe grafiği, güneş sistemi dışındaki bir gezegende şimdiye kadar tespit edilen karbondioksit için ilk açık ve ayrıntılı kanıt olmuş oldu.

Johns Hopkins Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi ve bu soruşturmayı üstlenen JWST Transiting Exoplanet Community Early Release Science ekibinin üyesi olan Zafar Rustamkulov, “Veriler ekranımda belirir belirmez, muazzam karbondioksit özelliği gözüme çarptı. Bu, öte gezegen bilimlerinde bir eşiği geçmemizi sağlayan çok özel bir andı” diyor.

Daha önce hiçbir gözlemevi, bir öte gezegen tayfında 3 ila 5,5 mikron aralığında bu kadar çok bireysel rengin ince farklarını ölçmemişti. Spektrumun bu kısmına erişim, birçok farklı öte gezegen türünde var olduğu düşünülen karbondioksidin yanı sıra su ve metan gibi gazların bolluğunu ölçmek için de çok önemli bir imkan.

Araştırma ekibinin üyesi olan Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Mike Line, “Karbondioksit özelliğini ölçerek, bu gaz devi gezegeni oluşturmak için ne kadar gazlı malzemeye karşı ne kadar katı madde kullanıldığını belirleyebiliriz. Önümüzdeki on yılda, Webb bu ölçümü çeşitli gezegenler için yaparak, gezegenlerin nasıl oluştuğuna ve kendi güneş sistemimizin benzersizliğine ilişkin ayrıntılara ilişkin bilgi sağlayacak.” dedi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

ABD’den Suriye’deki İran Destekli Gruplara İkinci Hava Saldırısı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya üzerinden yazılı bir açıklama yaparak kuzeydoğu Suriye’deki İran destekli gruplara yönelik hava saldırısı düzenlediklerini duyurdu.

ABD, 23 Ağustos’ta Suriye’nin doğusundaki Deyrizor kentinde İran destekli gruplara yönelik hava saldırıları düzenlemişti. Bu saldırıların ardından Deyrizor kentinde ABD güçlerinin konuşlandığı Ömer ve Kuniko doğalgaz sahasının çevresine roket saldırıları düzenlenmişti.

Söz konusu saldırılardan İran destekli grupları sorumlu tutan ABD, 25 Ağustos’taki ikinci hava saldırısını şu açıklamayla duyurdu:

“Geçtiğimiz 24 saat içinde, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Conoco ve Misyon Destek Merkezi Yeşilköy’e yapılan roket saldırılarına yanıt olarak, CENTCOM güçleri bölgedeki İran bağlantılı militanları AH-64 Apache saldırı helikopterleri, AC-130 uçakları ve M777 obüsü ile vurdu.”

Saldırı sonucunda “dört düşman savaşçısının” öldürüldüğünü, “yedi düşman roketatarının imha edildiğini” duyuran CENTCOM, Komutan Kurilla’nın da açıklamasını paylaştı: “Personelimizi savunmaya ve onlara yönelik saldırılara uygun ve orantılı yanıt vereceğiz. Hiçbir saldırı sonuçsuz kalmayacak.”

Ne olmuştu?

CENTCOM İletişim Direktörü Albay Joe Buccino, 23 Ağustos’ta yayınladığı “Suriye’deki Hassas Saldırılara İlişkin Açıklama” ile ülkenin doğusundaki Deyrizor şehrine yönelik hava saldırıları düzenlediklerini duyurdu.

Buccino, “Bu hassas saldırılar, ABD güçlerini 15 Ağustos’ta ABD personeline yönelik İran destekli gruplarca gerçekleştirilen saldırılar gibi saldırılara karşı savunma ve [bu tür] saldırılardan koruma amacı taşıyordu” dedi.

Bu olayın ardından ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyrizor’daki Yeşilköy ve Conoco isimli üslerine yönelik 24 Ağustos akşamı roketli saldırı oldu. CENTCOM, saldırıda ABD’li askerlerin hafif yaralandığını ve olayın sorumlusunun bölgedeki İran destekli gruplar olduğunu duyurdu.

15 Ağustos 2022’de de Deyrizor’da IŞİD karşıtı koalisyon güçlerinin konuşlandığı üssün yakınlarına roket saldırısı yapıldığı açıklanmıştı.

ABD öncülüğündeki koalisyondan yapılan yazılı açıklamada, Deyrizor’daki Ömer petrol sahası içindeki “Green Village” (Yeşilköy) adlı üsse konuşlu koalisyon güçlerine yönelik roketli saldırı girişimi olduğu belirtildi.

Konuyla ilgili ilk yapılan açıklamada saldırının nereden yapıldığı hakkında bilgi verilmedi; saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığı kaydedildi. Öte yandan, aynı açıklamada, Yeşilköy’deki koalisyon güçlerinin 5 Ocak’ta İran destekli gruplarca hedef alındığı hatırlatıldı.

Petrol sahası içinde konutlar bölgesi olarak bilinen Yeşilköy’de koalisyon güçlerinin konakladığı konutların yanı sıra silah depoları bulunuyor.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

2022’de Kovid 19’da Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 1 Milyonu Geçti

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, düzenlediği basın toplantısında, Rusya’nın işgaliyle başlayan savaşın devam ettiği Ukrayna’daki durum, Kovid 19 pandemisi ve maymun çiçeği salgını ile ilgili son gelişmeleri paylaştı.

Ghebreyesus, Kovid 19 virüsünün etkisini göstermeye başladığı 2019’un son aylarından bu yana dünyada virüs kaynaklı 6,45 milyon can kaybının görüldüğünü belirterek, “Bu hafta, yılın başından bu yana 1 milyon can kaybıyla üzücü bir dönüm nokrasını geçtik” dedi.

DSÖ Genel Direktörü, virüs kaynaklı can kayıplarını önleyecek araçların bulunmasına rağmen bu kadar ölümün kabul edilemez olduğunu söyledi.

136 ülkede aşılama oranı yüzde 70’in altında

136 ülkenin haziran sonuna kadar nüfusunun yüzde 70’ini aşılama hedefini tutturamadığını kaydeden Ghebreyesus, “Tüm hükümetlere, nüfuslarının yüzde 70’ini aşılama hedefi yolunda sağlık çalışanları, yaşlılar ve yüksek risk grubu altındaki kişileri aşılama çağrısında bulunuyoruz” dedi.

DSÖ Genel Direktörünün açıklamasına göre, henüz nüfusunun yüzde 70’ini Kovid 19’a karşı aşılayamayan ülkelerin yüzde 66’sı ise henüz nüfusunun yüzde 40’ını bile aşılayamamış durumda.

Düşük aşılama oranı bulunan ülkelerde aşılama kapasitesinin giderek arttığını ifade eden Ghebreyesus, “Daha fazlası yapılmalı. Dünya nüfusunun üçte biri, sağlık çalışanlarının üçte ikisi ve yaşlıların dörtte üçü hala aşısız durumda” değerlendirmesini yaptı.

Ghebreyesus, DSÖ üyesi ülkelere test, genom sıralaması ve aşılama kapasitelerini azaltmama çağrısını da yineledi.

Türkiye’deki durum ne?

Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 8-14 Ağustos 2022 haftasında ülkede 342 kişi Kovid 19 sebebiyle hayatını kaybetti, 143 bin 88 kişinin Kovid 19 testi pozitif çıktı. Şimdiye kadarki toplam ölü sayısı 100 bin 400 iken vaka sayısı 16 milyon 671 bin 848 oldu.

Aynı verilere göre, Türkiye’de 26 Ağustos tarihi itibariyle 57 milyon 910 bin 986 kişi bir doz Kovid 19 aşısı, 53 milyon 142 bin 69 kişi iki doz ve 28 milyon 154 bin 302 kişi üç doz aşı oldu.

Paylaşın

Türkiye-Suriye Yakınlaşmasına ABD’den Tepki: Desteklemiyoruz

Türkiye ile Suriye arasında son dönemde gündeme gelen olası diyalog konusunda ABD’den ilk kez bir açıklama yapıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin veya diğer bölge ülkelerinin Beşar Esad yönetimiyle ilişki kurmasına karşı olduklarını duyurdu.

Açıklama, bakanlığın günlük basın toplantısında ABD Dışişleri Sözcü Yardımcısı Vedant Patel’den geldi. Gazeteci Elizabeth Hagedorn, ABD’li sözcüye şu soruyu yöneltti:

“Türk yetkililerin son dönemde Şam’la nihayetinde bir uzlaşmayı ima eden açıklamaları konusundaki tepkinizi merak ediyorum. Son olarak, Türkiye’nin Dışişleri Bakanı Suriye hükümeti ile diyalog için hiçbir ön şartları olmadığını söyledi. ABD’nin Suriye rejimi ile normalleşme konusundaki pozisyonu düşünüldüğünde, bu son söylemleri nasıl görüyorsunuz?”

‘Desteklemiyoruz’

ABD’li sözcü, kendilerinin Esad yönetimiyle normalleşmeyi planlamadıklarını ve başka ülkelerin de bunu yapmasını desteklemediklerini söyledi:

“Sorunuz için teşekkür ederim. Öncelikle, daha önceden de söylediğimiz gibi şunu tekrar edeceğim; Türkiye önemli bir NATO müttefiki ve Ukrayna’daki barbarca eylemleri nedeniyle Rusya’dan hesap sorulmasında hayati bir rol oynadı. Fakat açık olmak gerekirse, Beşar Esad’ı normalleştirme veya rehabilite etme yönündeki çabalara herhangi bir destek beyan etmeyecektir. ABD’nin Esad rejimiyle diplomatik ilişkilerinin seviyesini yükseltme niyeti yok ve ilişkilerini normalleştiren diğer ülkeleri de desteklemiyoruz.

Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldırmayacağız veya siyasi çözüm yönünde sahici ve kalıcı bir süreç olana kadar Suriye’de yeniden inşa etmeye karşı çıkmaya devam edeceğiz. Sahici ve kalıcı bir siyasi sürecin yeniden inşa için hem zaruri hem de hayati olduğuna inanıyoruz ve bu alanda bir ilerleme görmedik.

Bölgedeki ülkelere, Suriye halkına son 10 yılda Esad rejimi tarafından yapılan zulmü, rejimin ülkenin büyük bir kısmını önemli insani yardımdan ve güvenlikten mahrum bıraktığını düşünme çağrısı yapıyoruz.”

Ne olmuştu?

Türkiye’den son dönemde Suriye yönetimine diyalog mesajları gelmişti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan iki ülkenin istihbarat kurumlarının Suriye’nin kuzeyi konusunda işbirliği içinde olduğunu söylemiş, sonrasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu muhalifler ile Şam’ın Türkiye tarafından uzlaştırılması gerektiğini belirtmişti.

Bu sözler Suriye’de Türkiye’nin kontrolündeki bölgelerde tepki çekse de, Erdoğan geçen hafta Ukrayna dönüşünde “Bizim Esed’i yenmek, yenmemek gibi bir derdimiz yok. Devletler arasında siyasi diyalog veya diplomasi kesip atılamaz” demişti. Sonrasında da Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suriye ile diyalog için ön şartları olmadığını açıklamıştı.

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ise kendilerinin de ön şartları olmadığını ama Türkiye’nin ülkeden çekilmesi gerektiğini söylemişti.

(Kaynak: Kısa Dalga)

Paylaşın

Vatandaşların Bankalara Borcu 1,2 Trilyon Liraya Ulaştı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre yurttaşların bankalara olan kredi ve kredi kartı borcu; temmuz ayının son haftasındaki 14.1 milyar liralık artışla 1,2 trilyon liraya ulaştı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önceki gün yaptığı video paylaşımda, bankaların borçlarını komisyon karşılığı devralıp tahsilat için yurttaşın peşine düşen Varlık Yönetim Şirketleri’ni (VYŞ) gündeme getirerek “borçları ödemeyin” çağrısı yaptı.

Kılıçdaroğlu’nun çağrısından kısa süre sonra ise Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati ise “Dar Gelirliye Destek Paketi” açıkladı.

Emeğiyle yaşayan yurttaşlar ise iktidar ve muhalefetten gelen karşılıklı açıklamalar arasında yüksek enflasyon ve hayat pahalığına karşı ihtiyaçlarını gidermek üzere bankalara yönelirken, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) yayımladığı veriler de ekonomik krizinin boyutunu bir kez daha ortaya koydu.

Borç, bir haftada 14,1 milyar lira arttı

BDDK’nin verilerine göre; yurttaşların bankalara olan kredi ve kartı borçları, temmuz ayının son haftasında 14,1 milyar lira daha arttı.

Cumhuriyet’ten Kader Çukay’ın haberine göre, yalnızca bir haftalık sürede yaşanan bu artışla birlikte yurttaşların toplam borcu ise 1,2 trilyon liraya yükseldi.

“Dar Gelirliye Destek Paketi” nasıl olacak?

Buna göre, paket kapsamında ilk olarak 5 milyona yakın hanenin 2 bin TL’ye  kadar olan borcu icra kapsamından çıkarılacak. Bu amaçla hanelerin abone bedellerini borçlu oldukları şirketler, icraya verdikleri alacaklarını muhasebe kayıtlarında gider olarak gösterecek ve vergiden düşecekler. Kamu bu borcu vergi gelirlerinin bir bölümünden feragat ederek karşılamış olacak.

İkinci olarak, icra takibi varlık yönetim şirketleri eliyle sürdürülen 2 bin 500 TL’ye kadar borçların varlık yönetim şirketlerine ödenmesini kamu üstlenecek.

Nebati, düzenlemenin bir kararnameyle değil, TBMM’den geçirilecek bir yasayla yapılacağını söyledi.

Herkes borçlu

Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre ocakta kredi kartı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13 oranında arttı. Kullanımda olan kredi kartı sayısı ocak itibarıyla 86 milyon 209 bine ulaştı.

Son bir yılda bireysel kredi kullanan kişi sayısı 1,3 milyon kişi artarak 35,6 milyon kişi olurken, ortalama kredi borcu 30 bin TL düzeyinde gerçekleşti. Son 10 yılda yurttaşın bankalara olan borcu yüzde 361 oranında artmış durumda.

Paylaşın

Bilim İnsanları ‘Düşünebilen’ Malzeme İcat Etti

Bilim insanları “düşünme” yeteneğine sahip bir malzeme tasarladıklarını açıkladılar. Bilim insanları, bunun “bu tür sinyalleri işlemek için ek devreler gerektirmeden aynı anda mekanik stresi algılayabilen, düşünebilen ve harekete geçebilen bir mühendislik malzemesinin ilk örneği” olduğunu söylüyor.

Penn State Üniversitesi ve ABD Hava Kuvvetleri’nden araştırmacılar, mekanik bilgilerin işlenmesinden yararlanmak ve bunu gelişmiş bir malzeme formuna entegre etmek üzerine 1938’e kadar uzanan araştırmalar üzerine kendi buluşlarını inşa etti.

Teknoloji, bilgiyi insan vücudunda beynin oynadığı role benzer şekilde işlemek için tipik olarak silikon yarı iletkenlere bel bağlayan entegre devrelere dayanıyor.

Araştırma ekibi, hesaplama görevlerini yerine getirebilen bu entegre devrelerin çevremizdeki “hemen hemen her malzemenin” kullanılmasıyla elde edilebileceğini keşfetti.

Penn State’te makine mühendisliği doçenti Ryan Harne, “Bu tür sinyalleri işlemek için ek devrelere ihtiyaç duymadan, aynı anda mekanik stresi algılayabilen, düşünebilen ve harekete geçebilen bir mühendislik malzemesinin ilk örneğini yarattık” dedi.

Yumuşak polimer malzeme, daha sonra işlenen dijital bilgi dizilerini alabilen bir beyin gibi davranarak, tepkileri kontrol edebilen yeni dijital bilgi dizileri yaratıyor.

Malzeme, harici uyaranları alabilen ve bunları daha sonra çıkış sinyalleri oluşturmak için işlenebilecek elektriksel bilgilere çevirebilen, yeniden yapılandırılabilir devreler kullanarak çalışıyor.

Ekip, malzemenin kabiliyetlerini karmaşık aritmetik hesaplamaları yapmasını sağlayarak gösterdi ama bu malzeme, otonom arama – kurtarma sistemleri gibi uygulamalarda ışık sinyallerini iletmek üzere radyo frekanslarını tespit etmede de kullanılabilir.

Hatta havadaki patojenleri tanımlayabilen, izole edebilen ve nötralize edebilen biyo – hibrit malzemelerde bile kullanılabilme potansiyeline sahip.

Bilim insanları artık bu malzemeyi, görsel bilgileri de fiziksel sinyalleri “hissettiği” şekilde işleyebileceği şekilde geliştirmeyi umuyor.

Profesör Harne, “Şu anda yarattığımız ‘dokunma’ duygusunu güçlendirmek için bunu bir ‘görme’ aracına çeviriyoruz” dedi.

Amacımız, bir çevrede işaretleri görerek, onları takip ederek ve üzerine bir şeyin basması gibi olumsuz mekanik güçlerin yolundan çekilerek otonom navigasyon yeteneği sergileyecek bir malzeme geliştirmek. Araştırmanın detaylarını sunan çalışma Nature Electronics adlı bilimsel dergide yayımlandı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Fenerbahçe, Adını UEFA Avrupa Ligi’ne Yazdırdı

Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi play-off turunda 2-0 kazandığı maçın rövanşında Austria Wien ile Kadıköy’de karşılaştı. Karşılaşmayı 4-1 kazanan Fenerbahçe, adını UEFA Avrupa Ligi gruplarına yazdırdı.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri 12. dakikada İsmail Yüksek, 44. ve 70. dakikalarda İrfan Can Kahveci ve 79. dakikada Mert Hakan Yandaş kaydetti. Konuk ekibin tek golünü 45+1. dakikada Martins attı.

Karşılaşmadan dakikalar

10. dakikada Ezgjan Alioski’nin ceza sahası içi sol tarafından ortasında Luan Peres’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Früchtl’da kaldı.

12. dakikada ceza sahası dışı sağ çaprazda topla buluşan İsmail Yüksek’in soluna çektikten sonra uzak mesafeden sert şutunda, savunmada Braunöder’e çarpan top kalecinin üzerinden ağlarla buluştu: 1-0

18. dakikada Lemos’un uzak mesafeden şutunda top az farkla üstten auta gitti.

26. dakikada İrfan Can Kahveci’nin sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda ön direkte bulunan Serdar Dursun’un kafa vuruşunda Ranftl meşin yuvarlağı son anda çizgiden çıkardı.

29. dakikada savunmada Lemos’un hatasında topu önünde bulan Tabakovic’in penaltı noktasının solundan şutunda, meşin yuvarlak üstten auta çıktı.

35. dakikada soldan çizgiye inen Rossi, ceza yayı içinde bulunan Crespo’yu gördü. Portekizli oyuncunun gelişine volesinde top yandan dışarı gitti.

44. dakikada Fenerbahçe farkı 2’ye çıkardı. Hücum yönünün solundan Rossi’nin kullandığı köşe vuruşunda altıpasta Peres’in sektirdiği topa arka direkte ayak sokan İrfan Can Kahveci, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 2-0

45. dakikada konuk ekip farkı 1’e indirdi. Sağdan Fitz’in ortasına penaltı noktası civarında iyi yükselen Martins’in kafa vuruşunda top ağlarla buluştu: 2-1

54. dakikada Bright Osayi-Samuel’in pasında sağ kanatta topla buluşan İrfan Can Kahveci’nin ceza sahası içine girip yaptığı vuruşta meşin yuvarlak kalenin üzerinden dışarıya gitti.

59. dakikada Alioski’nin pasında ceza sahası içi solunda topu alan Diego Rossi’nin çaprazdan vuruşunda kaleci Früchtl meşin yuvarlağı çıkarttı.

70. dakikada Diego Rossi’nin pasıyla ceza yayında topu alan İrfan Can Kahveci’nin ceza sahası içine girip yaptığı aşırtma vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 3-1

79. dakikada Fenerbahçe 4. golü buldu. Presle topu rakibinden kapan Mert Hakan Yandaş’ın ceza sahası sol çaprazından sağına çekerek uzak direğe plase vuruşunda top filelerle buluştu: 4-1

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Jesus Gil Manzano, Diego Barbero, Angel Nevado (İspanya)

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Lemos, Gustavo Henrique, Peres (Dk. 80 Szalai), Crespo (Dk. 77 Mert Hakan Yandaş), İsmail Yüksek, Osayi-Samuel, Alioski, İrfan Can Kahveci (Dk. 77 Arda Güler), Rossi (Dk. 85 Emre Mor), Serdar Dursun (Dk. 80 Valencia)

Austria Wien: Früchtl, Koumetio, Muehl, Handl (Dk. 80 Kreiker), Martins (Dk. 46 Can Keleş), Ranftl, Braunöder (Dk. 46 Holland), Fischer, Gruber (Dk. 65 Djuricin), Fitz (Dk. 65 Vucic), Tabakovic

Goller: Dk. 12 İsmail Yüksek, Dk. 44 ve 70 İrfan Can Kahveci, Dk. 79 Mert Hakan Yandaş (Fenerbahçe), Dk. 45 Martins (Austria Wien)

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: O Şerefsizi Sarayda Ağırladılar

İYİ Parti Lideri Akşener, “Atatürk’ün anasına sövüldü bu ülkede. Atatürk’ün anasına ‘Genelevde çalışıyor’ dendi bu ülkede. Bir Allah’ın kulu ‘Bu bir dil sürçmesi midir, bir hakaret midir, bir iftira mıdır?’ demedi. Sonra aynı şerefsizi sarayda ağırladılar biliyor musun? Çok kafam attı o işlere” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul’un Arnavutköy ilçesindeki esnaf ziyareti ardından Sazlıbosna Köyü’nde açıklamalarda bulundu.

Kanal İstanbul sebebi ile derdi olan bir köyde olduklarını belirten Akşener, “Bana İYİ Parti Genel Başkanı olarak düşen bir görev var. Sizlerin söylediklerinin peşinden yürümek ve sizin isteklerinizin yerine getirilmesini sağlamak” diye konuştu.

Kanal İstanbul’un, “Türkiye’ye ve İstanbul’a hayır getirmeyeceğine inanan” bir siyasi parti olduklarını dile getiren Akşener, “Vatandaşın istemediği bir işin yapılmasının doğru olmadığına inananlardanız. Siyasetçinin görevi vatandaşın sesi olmaktır, vatandaşın derdine çare üretmektir” dedi.

Son zamanlarda “çökme” diye bir kavram olduğunu dile getiren Akşener, “Her yere çökülüyor. Herhalde buralarda çökülmeye değer çok şey olduğunu keşfettiler. Daha evvel bilmiyorlardı, şu sıra fark etmiş görünüyorlar. Ama çöktürmeyeceğiz çünkü çok az kaldı” ifadelerini kullandı. Akşener şöyle devam etti:

“Ben Kanal İstanbul’la ilgili İYİ Parti adına şöyle bir açıklama yapmıştım. Bu konuda yatırım yapmak isteyen herkese, Kanal İstanbul meselesine yatırım yapmaya kalkışan iş insanına ve onlara kredi vermeye kalkan yerli veya yabancı bankalara şunu söyledim: Tiksindirici borç diye hukuki bir kavram var. ‘Aldığınız-verdiğiniz borçlar bu ülkenin borcu değildir. Verdiğiniz krediler bu ülkenin aldığı krediler değildir. Şahısların aldığı kredi haline döner o şahısların borcu olur. Biz bu mevzuyu iptal edeceğiz’. Bu netlikte söylemiştim. Onun için bir kere daha söylüyorum. Sazlıbosna’da yaşayanlar rahat olsunlar. Çok az kaldı. Buraya siyasi ömürleri yetmeyecek inşallah. Demokrasiyle, hepinizin oylarıyla, sandıkta bu arkadaşlara ‘Yeter artık’ deyip hepsini emekli edeceğiz.”

Akşener’in Anıtkabir’deki sözleri

Bir kişinin “Sizin Anıtkabir ziyaretinizde dilinizin sürçtüğünü düşünüyorum. ‘İman tazelemeye geldik’ diye bir videonuz vardı. Sizden bunu duymak istiyorum” demesi üzerine konuşan Akşener, “İnşallah diğer herkesin de bu dil sürçmelerini görürsünüz, ben de çok mutlu olurum” dedi.

“İman Allah’la tazelenir” diyen Akşener, “Ben Rumeli göçmeniyim. Biz Atatürk’ü çok severiz. Atatürk’ün anasına sövüldü bu ülkede. Atatürk’ün anasına ‘Genelevde çalışıyor’ dendi bu ülkede. Bir Allah’ın kulu ‘Bu bir dil sürçmesi midir, bir hakaret midir, bir iftira mıdır?’ demedi. Sonra aynı şerefsizi sarayda ağırladılar biliyor musun? Çok kafam attı o işlere” diye konuştu.

Hasan Akar, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’la ilgili sözlerinin ardından yargılamış, ilk kararın bozulmasının ardından yeniden yargılama sonucu 31 Aralık 2018’de, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Akşener, “O ara hep Atatürk’e hakaret edilip duruluyordu. Atatürk’ü hatırlamayı söylemek istedim. Doğrudur, yanlış demişim. Ama bahsettiğim Atatürk’ü kutsal yere koymak değildi. O manada değildi. İyi ki sordunuz, ne güzel izah ettim. Ben 7 yaşımdan beri beş vakit namaz kılan bir kadınım, hacıyım. Cenab-ı Hak herkese nasip etsin. Allah ibadetlerimizi kabul etsin. Cenab-ı Hak beni sizlerin huzurunda mahcup etmesin. Mahcup olacaksam hiçbir şey nasip etmesin. Size yalan söyleyenlerden eylemesin inşallah” ifadeleriyle sözlerini sürdürdü.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın