İkinci El Otomobil Fiyatlarında Düşüş Sinyali

RS Oto Yöneticisi Fatih Yanık, “Mayıs, haziran ve temmuz ayları için 2020 yılında 190 bin, 2021’de 181 bin, 2022’de ise 198 bin adet binek ve hafif ticari araç satışı gerçekleştiğini görüyoruz. Yani şunu diyebiliriz; sıfır araç var ve satılmış. Ancak nihai tüketici bu araçlara ulaşamamış. Bu durum alınan kararların etkisiyle yıl sonuna doğru değişecek, nihai tüketici bayilerden sıfır kilometre araca ulaşacaktır.” dedi.

Türkiye gazetesinden Ali Çelik’in haberine göre, otomotiv sektöründe gündeme oturan sıfır araçlardaki tedarik ve stokçuluk sorunları sonucunda ortaya çıkan 6 ay/6 bin kilometre yönetmeliğiyle ilgili sektörden açıklamalar gelmeye devam ediyor.

Tüketicilerin birçok marka ve modelde sıfır kilometre araca ulaşmakta sıkıntı yaşamasına karşın, ODD verilerinde otomobil satışlarında son 2 yıla göre belirgin bir düşüş olmadığının altını çizen RS Oto Yöneticisi Fatih Yanık, “Mayıs, haziran ve temmuz ayları için 2020 yılında 190 bin, 2021’de 181 bin, 2022’de ise 198 bin adet binek ve hafif ticari araç satışı gerçekleştiğini görüyoruz. Yani şunu diyebiliriz; sıfır araç var ve satılmış. Ancak nihai tüketici bu araçlara ulaşamamış. Bu durum alınan kararların etkisiyle yıl sonuna doğru değişecek, nihai tüketici bayilerden sıfır kilometre araca ulaşacaktır.” dedi.

Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İkinci elde ise panik satışlar dışında ÖTV söylentileri sebebiyle bir durgunluk vardı ve ekspertiz girişlerinde geçen seneye oranla yüzde 50 düşüş gözlemledik. Sıfır araç problemi ortadan tamamen kalktığı takdirde sene sonuna kadar ikinci elde fiyatlar ortalama yüzde 20 dolayında düşüş gösterebilir”

Öte yandan 6 ay 6.000 km tespitinin nasıl ve kimin tarafından yapılacağı konusunda sektörün açıklama beklediğini sözlerine ekleyen Yanık, “Tespitinin, Hizmet Yeterlilik Belgeli ekspertiz noktalarında, noter satış öncesinde yapılması daha uygun olacaktır” dedi.

Paylaşın

James Webb, Einstein Halkasının Çarpıcı Görüntüsünü Yakaladı

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın yenilikçi James Webb Uzay Teleskobu, yaklaşık 12 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir Einstein halkasının çarpıcı görüntüsünü yakaladı.

Uzak bir galaksiden gelen ışınların, o galaksi ve Dünya arasındaki büyük kütleli bir cisim (bir yıldız veya başka bir galaksi) nedeniyle bükülerek halka gibi görünmesine Einstein halkası adı veriliyor.

James Webb’in yeni fotoğrafındaki Einstein halkasını 12 milyar ışık yılı uzaklıktaki SPT-S J041839-4751.8 adlı galaksi oluşturuyor.

Teleskobun kaydettiği ham verileri işleyerek renklendiren kişi, Reddit’te Spaceguy44 adını kullanan ve astronomi alanında yüksek lisans yaptığını belirten bir öğrenci oldu.

Uzay teleskobunun verilerini, NASA’nın hazırladığı Mikulski Uzay Teleskopları Arşivi’nden (MAST) alan öğrenci, Reddit’te paylaştığı fotoğrafın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Bu, Einstein halkası adı verilen özel bir galaksi türü. Ön plandaki bir başka dev galaksi bunu tamamen kusursuz bir halka haline getirmiş.

James Webb Teleskobu’nunun öncülü Hubble Uzay Teleskobu da daha önce birden fazla Einstein halkasını görüntülemeyi başarmıştı.

Üstelik, SPT-S J041839-4751.8 galaksisinin meydana getirdiği Einstein halkasını James Webb de kısa süre önce bir kez daha görüntülemişti.

Uzay teleskobunun Yakın Kızılötesi Kamerası (NIRCam) aynı bölgeyi önceki haftalarda taramış ve elde edilen görüntüyü yine yine Spaceguy44 renklendirmişti. Ancak söz konusu görüntü, şimdiki kadar net ve çarpıcı değildi.

Son fotoğraf ise teleskobun Orta Kızılötesi Enstrüman (MIRI) adlı kamerası tarafından yakalandı.

Teleskobun kızılötesi gözleri evrenin derinliklerine bakıyor

25 Aralık 2021’de Avrupa Uzay Ajansı’nın Ariane 5 adlı kargo roketiyle fırlatılan teleskobun kaydettiği görüntüler, yıldızların ve galaksilerin evriminin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak.

Gözlem aracının MIRI ve diğer kızılötesi kameraları, bir zaman makinesi görevi görüyor.

Güçlü teleskopları kullanarak çok uzaktaki gök cisimlerini inceleyen bilim insanları, ilgili gök cisminden gelen ışığın Dünya’ya ulaşma süresi uzadığı için “zamanda geriye bakma” imkanı yakalıyor.

James Webb Uzay Teleskobu ise 13,5 milyar yıl öncesini, yani evrenin yeni oluştuğu zamanı gözlemleyebilecek kadar güçlü bir cihaz.

Evrendeki en eski galaksiler, Büyük Patlama’ya o kadar yakın bir dönemde oluştu ki bunların ışığı Dünya yörüngesine ulaştığında son derece soluk oluyor.

Bu ışık evrende ilerlerken genişleyip dağılarak spektrumun kızılötesi ucuna doğru kayıyor. Gözlemlenebilmesi içinse son derece güçlü bir teleskop gerekiyor.

Hubble şimdiye dek geçmişe dair birçok gizemi aydınlatmayı başardı. Ancak gücü bu türden gözlemlere yetmiyordu. Ayrıca Hubble çoğunlukla ultraviyole ve görünür ışıkta gözlem yapmıştı.

Öte yandan James Webb Uzay Teleskobu, kızılötesinde rahatça gözlem yapabilmek için gereken tüm kriterleri karşılıyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Kırtasiye Fiyatları Dörde Katlandı

Okulların açılmasına kısa süre kala veliler alışverişe başladı. Bu yıl kırtasiye alışverişinin yüzde 40 seviyesinde arttığını belirten uzmanlar; çanta, kalem, defter, silgi gibi harcamaların 400 ile 1.500 lira arasında olduğunu söylüyor. Kırtasiyede yüzde 8 ve yüzde 18 olarak uygulanan KDV’nin yüzde 1’e düşürülmesi isteniyor.

Okullar açılıyor, veliler kırtasiye ürünlerini nasıl temin edeceğini düşünüyor. Kurşun kalem bir liradan 4 liraya, 80 yapraklı bir defter 5 liradan 20 liraya çıktı. Okul çantası bin lira oldu.

Türkiye Gazetesi‘ne konuşan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkan Yardımcısı ve PttAVM Genel Müdürü Hakan Çevikoğlu, “Bu sene fiyat bazında harcamaların da arttığı görülüyor. Kaliteye göre tüm ihtiyaçlar eklendiğinde 400 ila 1.500 liraları bulan bir harcama yapılabiliyor” ifadelerini kullandı.

‘KDV yüzde 1’e indirilsin’

Öte yandan, kırtasiyede yüzde 8 ve yüzde 18 olarak uygulanan KDV’nin yüzde 1’e düşürülerek enflasyon altında ezilen velilerin rahatlatılması isteniyor. KDV halen kırtasiye ürünlerinde yüzde 18, defter, kalem, silgi gibi malzemelerde ise yüzde 8 olarak uygulanıyor.

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu yasa teklifi ile kırtasiye ürünlerinde yüzde 8 ve yüzde 18 olarak uygulanan KDV’nin yüzde 1’e indirilmesini istedi.

18 milyon velinin okullar açılırken yeni masraflarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kılıç, “Enflasyon ve hayat pahalılığı hızla artarken, veliler okulların açılacağı günü kara kara düşünmeye başladı. Okul kitapları ücretsiz olarak verilse de her öğrenci için okula başlamanın büyük maliyeti var” ifadelerini kullandı.

Sözcü‘nün haberine göre, Kılıç, “80 sayfalık defter 5 liradan 20 liraya çıktı. Kurşun kalem bir liraydı 4 lira oldu. 12’li sulu boya takımı 20 liradan 30 liraya yükseldi. Geçen yıl 400 liraya dolan okul çantası için bu yıl 1.000 lira oldu” dedi.

Paylaşın

Trabzon’da Sessiz Gece!

Süper Lig’in 4. haftasında Trabzonspor ile Galatasaray karşı karşıya geldi. Medical Park Stadyumu’nda oynanan karşılaşma başladığı gibi, golsüz eşitlikle sona erdi. Bu sonucun ardından iki takım da 7 puana yükseldi.

Haber Merkezi / Süper Lig’in 5. haftasında Galatasaray sahasında Gaziantep FK ile karşılaşacak, Trabzonspor ise Ümraniyespor’a konuk olacak.

Karşılaşmadan dakikalar

4. dakikada Trabzonspor ceza sahası içinde oluşan karambolde Seferovic’in vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Muhammet’te kaldı.

8. dakikada sağ taraftan gelişen Galatasaray atağından Sacha Boey’in ceza sahası içine ortasında Mertens’in vuruşunda Bartra’ya çarpan top yön değiştirerek kaleye giderken, kaleci Muhammet meşin yuvarlağı çizgi üzerinde kontrol etti.

9. dakikada Trezeguet sol çaprazdan rakiplerinden sıyrılarak ceza sahası içine girdi. Vuruşunda ise meşin yuvarlak savunma oyuncularına çarparak az farkla kornere çıktı.

12. dakikada Trezeguet’in arka direğe ortasında Cornelius’un indirdiği topa Djaniny vurdu, meşin yuvarlak direğe çarparak dışarı çıktı.

31. dakikada Yunus Akgün’ün pasında ceza alanı içinde karşı karşıya pozisyonda Mertens’in yerden şutunda, kaleci Muhammet Taha Tepe yatarak topa müdahale etti ve gole izin vermedi.

40. dakikada Larsen’in ceza alanı dışından şutunda, kaleci Muslera topu kontrol etti. 45+1. dakikada Bardhi’nin kullandığı serbest atışta kaleci Muslera, topu kontrole çeldi.

73. dakikada sağdan ceza alanı son çizgisine inen Larsen’in yerden ortasında, savunmaya çarparak yükseklik kazanan topu kaleci Muslera, çıkarak kontrol etti.

77. dakikada Bardhi’nin ara pasında topla buluşan Trezeguet rakiplerinden sıyrılarak ceza sahası yayı üzerine indi. Vuruşunda ise meşin yuvarlağı kaleci Muslera iki hamlede kontrol etti.

78. dakikada Mertens’in pasında ceza sahası içi sol çaprazında topla buluşan Gomes’in vuruşunda meşin yuvarlak kale direğinin dibinden auta çıktı.

85. dakikada Trabzonspor ceza sahası içinde oluşan karambolde topu önünde bulan Kerem Aktürkoğlu’nun vuruşunda kaleci Muhammet Taha Tepe meşin yuvarlağı ayaklarıyla çeldi.

90+2. dakikada Galatasaray’ın sağ taraftan kullandığı köşe atışında ceza sahası içinde Gomes’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla auta çıktı.

Stat: Akyazı

Hakemler: Ali Palabıyık, Ceyhun Sesigüzel, Kemal Yılmaz

Trabzonspor. Muhammet Taha Tepe, Larsen, Bartra, Hugo, Eren Elmalı (Denswil dk. 83 ?), Dorukhan Toköz, Siopis (Gbamin dk. 46), Bardhi (Doğucan Haspolat dk. 83 ?), Trezeguet (Yusuf Erdoğan dk. 89 ?), Djaniny (Kouassi dk. 46), Cornelius

Galatasaray: Muslera, Sacha Boey, Nelsson, Abdulkerim Bardakçı, Aanholt, Torreira Di Pascua (Berkan dk.74), Oliveria, Yunus Akgün (Barış Alper Yılmaz dk. 90 ?), Mertnes (Emre Akbaba dk. 90 ?), Kerem Aktürkoğlu, Seferovic (Gomes dk. 64)

Paylaşın

Akşener’den ‘Bu Sefer Gidecekler Mi?’ Sorusuna Yanıt: Elbette

İYİ Parti Lideri Akşener, sosyal medya hesabından “Bu sefer gidecekler mi?” sorusuna “Onlar gittiler de farkında değiller. Elbette gidecekler” şeklinde cevap verdi.

Meral Akşener, “Malum kişi kazanabilir mi?” sorusuna “İmkansız” diye cevap verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Instagram hesabından takipçilerinin sorularını yanıtladı. Akşener’in sorulan sorular ve verdiği yanıtlar şöyle:

Feminist misiniz?

Eşim gençken ‘ıslah olmaz bir feministsin’ derdi. Feminizmi ben çok ciddiye alıyorum. Ciddi bir felsefesi var. Her bir ilkesine uyuyor muyum bilmiyorum. Güçlü bir kadın hakları savunucusu ve aktivisti olduğumu söyleyebilirim.

Malum kişi kazanabilir mi?

İmkansız.

Gülşen’in tutuklanması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Anladığım kadarıyla bir arşiv biriktiriyorlar kimler neyi söylüyorsa. Sonra zamanı geldiğinde gündem değiştireceklerse, mahalleleri birbirinden koparmak için lazımsa ortaya çıkarıyorlar. Büyük bir gürültü çıkararak hukuksuz bir işlem yapılıyor. Bu bir algoritma. Bu algoritmadan hepimiz bıktık usandık. Ama çok az kaldı. İşlemeyen yargıyı, olmayan hukukun üstünlüğünü inşallah hep birlikte seçim sonrasında inşa edeceğiz.

Sedat Peker’in açıkladığı şeylere niye hiçbir savcı bakmıyor?

Çünkü Türkiye’de hukukun üstünlüğü yok. Yargı siyasetçinin vesayeti altında. Yargı korkusuz değil, tarafsız değil, o nedenle hiçbir savcı harekete geçemiyor. Pazartesi günü yarın altılı masayı oluşturan partiler olarak tekrar suç duyurusunda bulunacağız. Gene bir hareket olacağını düşünmüyorum ama seçime çok az kaldı. İnşallah seçimi biz alacağız. Yargı bağımsız, tarafsız, korkusuz, objektif olacak. Bütün bunların hesabı yargı eliyle sorulacak.

Balkon konuşmasını nerede yapacaksınız?

Balkon konuşmaları bu ülkeye hiçbir şey kazandırmadı. Yüksekten vatandaşa bakan bir zihniyeti getirdi. Biz seçimi kazandığımızda, kutlamamızı milletimizle yan yana meydanlara yapacağız. Seçimi kazanacağız, çok az kaldı. Birlikte bu ülkeyi yeniden inşa edeceğiz.

Bu sefer gidecekler mi?

Onlar gittiler de farkında değiller. Elbette gidecekler.

Seçimden sonra iptal edilen festivallerden daha büyük bir gençlik festivali istiyoruz…

Elbette. Önümüzdeki yazı ‘Türkiye’nin en büyük festivaller yazı’ diye bugünden tarifleyebiliriz.

Paylaşın

Sağlık Örgütleri Ankara’da Toplandı: Beş Acil Talep

Sağlık örgütleri, Sağlık Bakanı’nın “Beyaz Reform” adı altında duyurduğu düzenlemeleri değerlendirmek, çalışma koşullarının ve sağlık hizmetinin iyileştirilmesine dönük taleplerinin takipçisi olmak amacıyla Türk Tabipleri Birliği’nde (TTB) bir araya geldi.

Haber Merkezi / Toplantıda ilk olarak Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği ile Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği değerlendirildi. Yapılan konuşmalarda performans sisteminin aynı tarzda sürmesinin çalışma koşullarını ağırlaştırma ve sağlıkta şiddeti tırmandırma sonuçlarını doğurabileceği, yanı sıra disiplin ceza sayısının artabileceği belirtildi. Hukuki sürecin de ele alındığı toplantıda 5 acil talep belirlendi.

Taleplerin sıralandığı açıklama şöyle:

“1. Etkili Bir Sağlıkta Şiddet Yasası

Daha önce çıkarılan sağlıkta şiddet yasaları, sağlıkta şiddeti bitirmekte etkili olmaktan çok uzaktır. Etkili bir “Sağlıkta Şiddete Yönelik Yasa Teklifi”, Meclis açılır açılmaz, öncelikli olarak gündeme alınmalı ve yasalaşmalıdır.

“Beyaz Reform” adı altında yayımlanan son iki ödeme düzenlemesi (Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik), sağlıkta şiddeti azaltması bir yana sağlıkta şiddeti “teşvik” edecek düzenlemeler içermektedir. Sağlıkta şiddetin çözümü için her alanda,  bütünlüklü bir yaklaşım gerekmektedir.

2. Güvenli ve Sağlıklı Çalışma Koşulları

Daha iyi bir sağlık hizmeti verebilmemiz için;

Tüm hekimler ve sağlık çalışanlarının çalışma ortamları, çalışma süreleri ve iş yükleri; bilimsel veriler ışığında ilgili emek-meslek örgütlerinin de katılımı ve denetimiyle sağlanmalıdır.

Hekimleri de hastaları da mağdur eden, hekimlere karşı şiddet kaynağı olan, halkın sağlığını tehlikeye atan 5 dakikada muayene dayatmasından vazgeçilmelidir. Sağlık hizmetleri; hekimin ve toplumun hak ettiği şekilde; bilim ve evrensel değerler çerçevesinde sunulmalıdır.

Sağlık kurumlarında idarenin çalışanı denetlediği tek taraflı denetim mekanizması ortadan kaldırılmalı, çalışanların ve temsilcilerinin de olduğu kolektif denetleyecekleri bir sistem oluşturulmalıdır.

Çalışanlar üzerindeki disiplin soruşturmaları, görevlendirme vb. ile oluşturulan baskı kalkmalı, nitelikli çalışma koşulları ile nitelikli sağlık hizmeti öncelik olmalıdır.

Başta Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) olmak üzere kamusal bir hizmet olan sağlık hizmeti; kamu binalarında, kamu imkanlarıyla verilmelidir.

Sağlık hizmetlerinin temeli olan birinci basamak sağlık hizmetlerine yeterli kaynak ayrılmalı, hekim başı 1500 kesin kayıtlı birey düşecek şekilde aile hekimi sayısı artırılmalı, sevk zinciri altyapısı oluşturulmalı ve uzman aile hekimi sayısı birinci basamak sağlık hizmetlerini uygun ve yeterli düzeyde sağlayacak şekilde artırılmalıdır.

3. Nitelikli Eğitim

Üniversite ve uzmanlık eğitimi kontenjanları, ilgili emek ve meslek örgütlerinin ağırlıkta olduğu bir kurulla liyakate dayalı ve bilimsel ölçütlere göre oluşturulmalıdır.

Kontenjanların ve müfredatın belirlenmesi ve uygulanmasında; ülkenin gerçek sağlık hizmeti ihtiyacı, kurumların eğitimle ilgili yeterlilikleri gibi özellikler göz önünde bulundurulmalı;  uluslararası ve bilimsel standartlar sağlanmadan yeni eğitim kurumu açılmamalıdır. Sağlık sisteminde de eğitimde de koruyucu sağlık hizmetleri öncelenmelidir.

Sağlık meslek öğrencilerinin ücret ve staj olanaklarıyla ilgili mevzuatta düzenleme yapılmalıdır.

Asistan ve intörn hekimlerin eğitim, dinlenme haklarını ellerinden almayan ücret düzenlemesi derhal hayata geçirilmelidir.

4. COVID-19 Pandemisi Özelinde Güvence

COVID-19 tüm hekimler ve sağlık çalışanları için illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı sayılmalı ve yasal dayanağı olmalıdır.

Pandeminin başlangıcından itibaren tüm hekim, sağlık çalışanlarının yıpranma payı, geçmişi de içerecek şekilde bir yıla 120 gün olmalıdır. Pandemi bittiğinde ise tüm sağlık çalışanlarına beş yıla bir yıl yıpranma payı verilecek şekilde düzenleme yapılmalıdır.

Pandemide sağlık kurumlarında ve filyasyonda görev alan diş hekimleri başta olmak üzere sağlık çalışanlarına kendi alanı dışında görevlendirmeler yapılmıştır. Pandemi dahi olsa tüm görevlendirmeler, alana uygun olan unvan ve görevlerdeki kişiler göz önünde bulundurularak planlı ve güvenceli bir biçimde yapılmalıdır.

5. Ekonomik ve Özlük Haklarımızın Korunması ve Geliştirilmesi

Tüm ücretler, özlük haklarından feragat etmemiz istenmeden; tek kalemde ve emekliliğe yansıyan şekilde olmalıdır. İzin, rapor ve eğitimlerde ücret kesintisi yapılmamalı; ücret belirlemede toplu görüşme değil toplu sözleşme esas olmalıdır.

Tüm sağlık çalışanları, yoksulluk sınırının üzerinde aylık net gelire sahip olmalıdır. Hekimlerin aylık en düşük net geliri, yoksulluk sınırının en az iki katı olmalıdır.

Tüm sağlık çalışanlarının en yüksek derece ve kademedeki ek göstergeleri 3.600’den başlatılmalı; hekimlerin en yüksek derece ve kademedeki ek göstergesi ise en az 7.600 olmalıdır.

Aynı işi yapan çalışanlar arasında farklı istihdam modelleri nedeniyle oluşan eşitsizliği gidermek amacıyla tek ve güvenceli istihdam modeli sağlanmalıdır.

İçinde bulunduğumuz mevcut ekonomik şartlar göz önüne alındığında, özellikle ASM’lerde olmak üzere tüm sağlık birimlerinde hizmetin yürütülmesi aksamaktadır. Bu nedenle sağlığa ayrılan bütçe yeterli hale getirilmeli, aile hekimliği kapsamındaki tüm ödemeler, günümüz şartlarına göre düzenlenmelidir.

Emekli aylıklarında Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur adaletsizliği giderilmeli; insanca yaşanabilir bir ücret herkesin hakkı olmalıdır.

“Beyaz Reform” diye nitelendirilen kapsam içi adil olmayan, kapsam dışı eşit olmayan (112, İSM, TSM, temel tıp bilimleri… ) tüm düzenlemeler adil ve eşit hale getirilmeli; zaten gecikmiş ve taleplerimizi karşılamakta yetersiz olan düzenlemelerin hepsi, 1 Temmuz 2022’yi kapsayacak şekilde yapılmalıdır.

Duyurulan yönetmeliklerde kapsam dışı kalan üçüncü basamak ile ilgili beklenen yönetmeliğin 15 Eylül 2022 tarihli uygulamada hayata geçirilmemesi durumunda, platform olarak acil eylem kararımızı açıklayacağımızı, tüm taleplerimiz gerçekleşene kadar eylemlere ve mücadeleye devam edeceğimizi bildiriyoruz.”

Paylaşın

Karamollaoğlu’ndan ‘CHP’yle İttifak’ Eleştirilerine Yanıt

Partisinin düzenlediği Yaz Şenliği Piknik Programı’nda konuşan SP Lideri Karamollaoğlu, CHP’yle ittifak eleştirilerine değinerek, “Geçmişte de ilk koalisyon CHP’yle yapılmıştı. En büyük ciddi adımlar o dönemde atılmıştı. İlk faizsiz banka o dönemde kurulmuştu. Kıbrıs o dönemde fethedilmişti” dedi.

Haber Merkezi / Karamollaoğlu, konuya ilişkin açıklamasının devamında, “Elbette çok farklı kanaatte bulunan partilerle bir araya geliyoruz. Başka türlü bu problemin üstesinden gelme imkânımız yok. Ama biz, onlara tabii değil tam tersi, ana fikri ortaya koyan; bu ülkenin, bu milletin, bu bölgenin huzura ve barışa kavuşabilmesi için her çareyi arayan bir ortak metinde uzlaşmaya gayret gösteriyoruz. Hepimizin hedefi bu” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, açıklamasını, “Bizi birbirimizden koparmak isteyenler birçok bahaneler iler sürebiliyorlar, sürerler de. Ama yalan söylemek, iftira etmek, hakaret etmek kimseye bir fayda sağlamaz; bu ülkeye de. Onun için zor bir zemindeyiz. Sizin karşınıza her gün komşunuz, arkadaşınız, televizyonlar, gazeteler, ‘Efendim bak şuna da dikkat etseydiniz, şu adam da şöyleydi, bu adam böyle dediydi’… Tamam da biz içinde yaşadığımız şartların da ne olduğunu biliyoruz.” cümleleriyle sürdürdü.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin Çengelköy’deki Çınar Piknik Alanı’nda düzenlediği Yaz Şenliği Piknik Programı’na katıldı. Burada bir konuşma yapan Karamollaoğlu, CHP’yle ittifak eleştirilerine değinerek şunları söyledi;

“Sorumluluğumuz çok büyük. İçinde bulunduğumuz şartlar maalesef çok zor. Şimdi önümüzde fazla bir zaman yok. En geç 9-10 ay sonra seçimler geliyor. Bir ihtimal, 6-7 ay sonra da seçim olabilir. O halde biz, seçime hemen hazırlanmalıyız. Özellikle sandıklara hakim olmak bizim için çok önemli. Onun arkasından da politikalarımızı kamuoyuna yansıtmak. Geçmişte de ilk koalisyon CHP’yle yapılmıştı. En büyük ciddi adımlar o dönemde atılmıştı. İlk faizsiz banka o dönemde kurulmuştu. Kıbrıs o dönemde fethedilmişti.

Elbette çok farklı kanaatte bulunan partilerle bir araya geliyoruz. Başka türlü bu problemin üstesinden gelme imkânımız yok. Ama biz, onlara tabii değil tam tersi, ana fikri ortaya koyan; bu ülkenin, bu milletin, bu bölgenin huzura ve barışa kavuşabilmesi için her çareyi arayan bir ortak metinde uzlaşmaya gayret gösteriyoruz. Hepimizin hedefi bu.

Bizi birbirimizden koparmak isteyenler birçok bahaneler iler sürebiliyorlar, sürerler de. Ama yalan söylemek, iftira etmek, hakaret etmek kimseye bir fayda sağlamaz; bu ülkeye de. Onun için zor bir zemindeyiz. Sizin karşınıza her gün komşunuz, arkadaşınız, televizyonlar, gazeteler, ‘Efendim bak şuna da dikkat etseydiniz, şu adam da şöyleydi, bu adam böyle dediydi’… Tamam da biz içinde yaşadığımız şartların da ne olduğunu biliyoruz.”

Paylaşın

İYİ Parti’den Yeni Video: Utanmak Nedir?

İYİ Parti, resmi sosyal medya hesaplarında “Sandıkta Utanacaklar” başlığıyla bir video yayınladı. Paylaşımda, “Utanmadılar, utanmıyorlar… Az kaldı” ifadelerine yer verildi.

İYİ Parti’nin videosunda “Antik Grek dünyasında utancı temsil eden Aidos isimli bir tanrıça dahi varken, modern Türkiye’de ise utanmazlığı temsil eden birçok kişi bulunur” denilerek, beşli çete olarak adlandırılan şirket sahiplerinin yanı sıra, AKP’li siyasetçiler ve bakanların görüntülerine ve sözlerine yer verildi.

Videoda, “Romalı Seneca, “Kanunların yasaklamadığını utanç kontrol eder” diyeli 2000 sene olmuşken, Ali İhsan Yavuz, “Yani hiçbir şey olmamış ise kesinlikle bir şeyler oldu diyeli 3 sene oldu” denildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, “Ben bu enflasyonla sokağa çıkıyorum. Siz yüzde 10’luk enflasyonla sokağa çıkamıyorsunuz” ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bunlar çürük, bunlar sürtük” sözlerine de yer verildi.

Paylaşın

Küskün Seçmen AK Parti’yi Korkuttu, İkna Ekipleri Kuruldu

Sandığa gitmeyi düşünmeyen seçmenlerin sayısının arttığını tespit eden AK Parti, ‘ikna ekipleri’ kurdu. Parti kurmayları “Hangi seçmen bize küsmüş, kızmış? Hangi seçmen grubunda tıkanıklık var? Tüm bunları tespit edip, gereğini yapıyoruz” diye konuştu.

Türkiye gazetesinden Yücel Kayaoğlu’nun haberine  göre, 2023 seçimlerine yönelik hazırlıkları sürdüren AK Parti’de önümüzdeki süreçte yapılacak çalışmalar ağırlıklı olarak ‘Sandığa gitmeyi düşünmeyen seçmen’ üzerinde yoğunlaşacak.

AK Parti kaynakları, “AK Parti seçmeninden uzaklaşanlar var ama henüz bizden kopmamışlar. Bu kitle başka partiye oy vermek istemiyor ama bize de vermek istemiyorlar. Bunlar sandığa gitmeme taraftarı. Bunun birçok nedeni var. Kırgınlık, küskünlük, hayat pahalılığı ve kişisel nedenlerle AK Parti’ye uzak durmaya başlayan bir kitle var. Ama aynı zamanda ikna olmaya da açık bir seçmen grubu.

Bunu yapılan anketlerde çapraz sorularda da tespit ediyoruz. Bu nedenle seçimlere kadar en önemli hedefimiz, sandığa gitmek istemeyen bu kitleyi ikna ederek sandığa gitmelerini sağlamak olacak. Bunun için hem ekonomik anlamda atılacak adımlar, hem de bizim birebir yapacağımız görüşmelerle seçmen ikna olacaktır” dedi.

Bu durumdaki seçmenleri tek tek analiz ettiklerini belirten parti kurmayları “Hangi seçmen bize küsmüş, kızmış? Hangi seçmen grubunda tıkanıklık var? Tüm bunları tespit edip, gereğini yapıyoruz” diye konuştu.

Paylaşın

Sendikalaşan Tekstil İşçileri İşten Çıkarıldı

Öz İplik-İş Sendikası’na üye olan Nersoy Teksil işçisi 5 kişi, işten çıkarıldı. Sendikanın Batı Karadeniz Bölge Temsilcisi Mehmet Çakır ise direneceklerini belirterek, fabrika yönetiminin suç işlediğini hatırlattı.

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde faaliyet gösteren Nersoy Tekstil’de çalışan işçiler, bir süre önce Öz İplik-İş Sendikası’na üye oldu. Sendikaya üye olan işçilerden 5’i işten çıkarıldı. İşten atılma sonrası işçiler, fabrika önünde örgütlenme çalışması başlattı.

Öz İplik-İş Sendikası Batı Karadeniz Bölge Temsilcisi Mehmet Çakır konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “İşçilerin sendikamıza üye olma çağrısı üzerine Çaycuma Nersoy Tekstil’in önünde bulunan sendikamız yetkililerine, emniyet güçlerince bulundukları bölgeden ayrılmaları yönünde baskı yapıldı. Öz İplik-İş burada örgütlenecektir hukuk dışı yollar örgütlenmeyi asla engelleyememiştir, gelecekte de engelleyemeyecektir. İşvereni ve bütün tarafları örgütlenme hakkına saygıya çağırıyoruz” dedi.

‘İşçilere baskı yapıldı’

BirGün’de yer alan habere göre Nersoy Tekstil’de çalışan işçilerin bir süre önce sendikalarına üye olduğunu belirten Çakır, “İşçilerin sendikamız Öz İplik-İş ’e üye olmasından haberdar olan işveren ve işveren vekilleri tarafından işçilere baskı yapılmıştır. İşçilerin anayasal, sendikal hak ve özgürlükleri engellenmiştir. Sendikaya üye olan 5 işçi arkadaşımız işten çıkarılmıştır” diye konuştu.

“Fabrikanın önünde bulunan sendikamız yetkililerinin, emniyet güçleri tarafından organize sanayi bölgesinden çıkarılması tavrını anlayamıyoruz. İşçiler burada sendikamıza üye olmak istiyor. Anayasal haklarını kullanmak istiyor” vurgusunda bulunan Çakır, “Bizler işçilerin çağrısı üzerine, hukuka uygun şekilde fabrika önünde bulunuyoruz” şeklinde konuştu.

‘Sendikalaşmayı engellemek suçtur’

Senikanın Anayasal hak olduğunu hatırlatan Çakır, “Burada Anayasa’nın 51. maddesi ve 6356 sayılı yasanın 25. maddesi olan sendikaya üye olma özgürlüğü ihlal ediliyor. Asıl hukuksuzluk fabrika yönetimince yapılıyor. Nersoy Tekstil yetkilileri söz konusu tutum ve davranışlarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi kapsamında kamu davasına da konu olabilecek suç işliyor. Sendikalaşmayı engellemek suçtur. Örgütlenme bizim en doğal hakkımız” ifadelerini kullandı.

Paylaşın