Ağustos Ayında En Çok Borsa Ve DİBS Kazandırdı

Ağustos ayında en yüksek aylık reel getiri yüzde 16,31 ile BIST 100 endeksinde gerçekleşirken, ikinci en yüksek getiri yüzde 6,63 ile Devlet İç Borçlanma Senetlerinde (DİBS) oldu. Külçe altın yatırımcısına yüzde 2,35 kazandırırken, dolar yüzde 0,66, avro ise yüzde 0,12 reel getiri sağladı.

Haber Merkezi / Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde dolar yüzde 17,97 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, külçe altın yüzde 13,53, BIST 100 endeksi yüzde 16,87, avro yüzde 24,91, DİBS yüzde 48,48 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 52,31 yatırımcısına kaybettirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Ağustos 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, ağustosta en yüksek reel getiri, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,31 ile BIST 100 endeksinde oldu. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde de BIST 100 endeksi yüzde 15,23 ile yatırımcısına kazanç sağladı.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 6,63, külçe altın yüzde 2,35, dolar yüzde 0,66 yatırımcısına reel getiri sağladı. Avro yüzde 0,12 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 1,17 yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 7,63, külçe altın yüzde 3,31, dolar yüzde 1,61 ve avro yüzde 0,82 yatırımcısına reel getiri sağlarken, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,25 yatırımcısını kayba uğrattı.

DİBS, üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,07, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 10,84 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Mevduat faizi (brüt) Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,57, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,6 ile yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak kayıtlara geçti.

Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 15,02 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 0,68 yatırımcısına kaybettirdi. Aynı dönemde mevduat faizi (brüt), Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 26,27, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,62 yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde dolar TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 17,97 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,78 yatırımcısını kayba uğrattı.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından külçe altın yüzde 13,53, BIST 100 endeksi yüzde 16,87, avro yüzde 24,91, DİBS yüzde 48,48 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 52,31 yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın yüzde 16,96, BIST 100 endeksi yüzde 12,45 ve avro yüzde 1,56 yatırımcısına kazanç sağladı. DİBS yüzde 30,31 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 35,49 yatırımcısının kayba uğramasına neden oldu.

Paylaşın

Peker’in İddiaları AK Parti’de Rahatsızlık Yarattı; Erdoğan: Gereğini Yaptık

Organize suç örgütü kurmakla suçlanan Sedat Peker’in iddiaları AK Parti’de rahatsızlık yaratırken, Erdoğan’ın AK Parti MYK’da konuyu dile getiren partililere Taranoğlu ve Karaca’yı kastederek “Gereğini yaptık” karşılığını verdiği öğrenildi.

Sedat Peker, eski Sermaye Piyasaları Kurumu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, kardeşi AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ile Cumhurbaşkanlığı’na bağlı isimler Serkan Taranoğlu ve Kormaz Karaca’ya ilişkin “rüşvet ve yolsuzluk” iddialarını paylaştı. Söz konusu paylaşımın ardından iddiaların taraflarından açıklamalar geldi.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun edindiği bilgiye göre, Peker’in iddiaları AK Parti’de de “rahatsızlık” yarattı. AK Parti’li milletvekilleri, “söz konusu iddialar ile ilgili 2023 seçimleri için sahada yaptıkları çalışmalar sırasında kamuoyundan tepki gördüklerini” parti yönetimine iletti. “AK Parti’de siyaset yapan herkes zan altında kalıyor. Bu iddialar partimize zarar veriyor” diyen milletvekillerinin serzenişlerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son katıldığı Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında parti yöneticileri de dillendirdi.

“Aday yapılmayacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da AK Parti’lilerden gelen bu eleştirilere, Cumhurbaşkanı Danışmanı Serkan Taranoğlu ve Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi Korkmaz Karaca’yı kastederek “İki ismin de istifasını istedim, gereğini yaptık” karşılığını verdiği kaydedildi. Ayrıca AK Parti’li Taşkesenlioğlu’nun “2023 seçimlerinde bir kez daha Erzurum’dan aday yapılmayacağı” da iddia edildi.

Paylaşın

Pentagon, Çin Malzemesi Kullanıldığı İçin F-35’lerin Teslimatını Askıya Aldı

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), üretici firma Lockheed Martin’in Çin malzemesi kullanıldığını tespit etmesinin ardından hem Amerikan ordusuna hem de yurt dışındaki müşterilere F-35 uçaklarının teslimatlarının geçici olarak askıya alınmasını kararlaştırdı.

POLITICO sitesinde yer alan haberde, Lockheed Martin şirketi, savaş uçağı motorunda kullanılan metal bir bileşenin Çin’den geldiğini keşfetti.

Savunma İhaleleri Yönetimi Ajansı, 19 Ağustos’ta Pentagon’daki F-35 Ortak Üretim Programı Dairesine, F-35’in uçaklarının turbo makine pompalarında bulunan mıknatıslarda kullanılan bir alaşımın Çin’den geldiği uyarısında bulundu.

F-35 savaş uçaklarının önemli bir kısmı Lockheed Martin şirketi tarafından üretilirken, bu uçaklardan kullanılan turbo makineleri Honeywell şirketi tarafından temin ediliyor.

Pentagon’daki F-35 Ortak Üretim Programı Dairesi, Çin’den gelen parçalarını kullanılmasının şu anda envanterlerde bulunana F-35 uçaklarının uçuş operasyonlarını etkilemeyeceğini duyurdu.

“Hizmet içi F-35 filosunun uçuş operasyonlarının normal şekilde devam edecek”

Ortak Üretim Programı Dairesi Sözcüsü Russell Goemaere, POLITICO’ya yaptığı açıklamada, “Turbo makine pompalarında bulunan mıknatıslar bilgi aktarmadığını veya uçağın bütünlüğüne zarar vermediğini, bu konuyla ilgili herhangi bir performans, kalite, emniyet veya güvenlik riski bulunmadığını ve hizmet içi F-35 filosunun uçuş operasyonlarının normal şekilde devam edeceğini teyit ettik.” dedi.

Goemaere, üretimi yapan şirketlerin gerekli bilgilerini kendileriyle paylaştığını belirterek, yine bu şirketlerin turbo makinalarında kullanılacak alternatif parçalar için gerekli kaynağı bulduklarını bildirdi.

F-35 uçağındaki turbo makine ne işe yarıyor?

Turbo makine, bir yardımcı güç ünitesini ve bir hava döngü makinesini tek bir ekipman parçasına entegre ediyor. Turbo makine ayrıca, yer bakımı, ana motor çalıştırma ve acil durum gücü için elektrik tedarik ederken, yer bakımı sırasında termal yönetim sistemi için basınçlı hava sağlıyor.

Honeywell Sözcüsü Adam Kress ise yaptığı yazılı açıklamada, şirketin tüm müşteri sözleşme gereksinimlerini karşılayan, yüksek kaliteli ürünler sağlama konusunda kararlı olduğunu belirtti.

Üretime katılan diğer şirketlerle birlikte istişare içinde çalıştıklarını belirten Kress, F-35’te kullanılmak üzere tedarik edilen ürünlerde verilen taahhütleri yerine getirmek için yine bu şirketlerle yakın işbirliği içinde çalıştıklarını vurguladı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İcradan 10 Milyon Dosya Düşecek: Çoğu Telefon Faturası

İcraya düşen 2 bin liraya kadar olan borçların tasfiye edileceği açıklanırken, bu borçların çoğunluğunu öğrencilerin 300-500 lira civarındaki telefon borçları ile sabit ve dar gelirli diğer kişilerin elektrik ve su borçlarının oluşturduğu öğrenildi.

Vatandaşın, icra takibine düşen 2 bin liraya kadarki elektrik, doğalgaz, su ve telefon borçlarının tasfiyesiyle ilgili düzenlemenin detayları netleşiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlıklarının üzerinde çalıştığı düzenleme, icra takibine yol açan 2 bin lira ve altındaki borçları kapsayacak.

Örneğin, herhangi bir vatandaşın 2.001 liralık elektrik borcu varsa, bu borç tasfiye edilmeyecek, 2.000 liralık silmeyle geriye 1 liralık borç kalması söz konusu olmayacak. Ayrıca, söz konusu düzenleme, 15 Ağustos’tan önceki icra dosyalarını kapsayacak. Borçların tasfiyesiyle ilgili karar, sadece bir kez uygulanacak. Farklı dönemler için yeniden gündeme gelmeyecek.

Başvuru gerekmeyecek

Türkiye Gazetesi‘nin haberine göre, varlık yönetim şirketleri tarafından takip edilen borçlar ile alacaklısı diğer şirketler olan borçlara yönelik düzenlemeden faydalanmak isteyen vatandaşın, borçların silinmesi için herhangi bir kuruma başvurması gerekmeyecek. Kişilerin borçlu olduğu şirketler, icraya verdikleri alacaklarını muhasebe kayıtlarında gider kaleminde gösterecek ve bunları vergiden düşecek.

Devreye alınacak karar ile icra takibine uğrayan yaklaşık 5,5 milyon vatandaş icra takibinden kurtulacak. Bu kişilere ait 10 milyon icra dosyası tasfiye edilmiş olacak. Ayrıca, toplamı 30 milyar lirayı bulan borç temizlenmiş olacak.

Öte yandan, tasfiye edilecek borçların çoğunluğunu öğrencilerin 300-500 lira civarındaki telefon borçları ile sabit ve dar gelirli diğer kişilerin elektrik ve su borçlarının oluşturduğu öğrenildi.

Paylaşın

Kadın-Erkek Eşitliğinin Sağlanması İçin 300 Yıl Gerekiyor

Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi, dünya genelinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin tam olarak sağlanmasının yaklaşık 300 yıl süreceği değerlendirmesinde bulundu. Kadın ve erkekler arasında toplumsal eşitliğin sağlanması yönünde ilerleme kaydedilmesi için kadın ve kızlara “yatırım” yapılmasının kritik önemde olduğu vurgulandı.

Kadın Birimi ile BM Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı tarafından ortaklaşa hazırlanan Sürdürebilir Kalkınma Hedefleri raporu bugün kamuoyuna açıkladı.

Raporda, mevcut ilerleme hızıyla yasal korumadaki boşlukların kapatılmasının ve ayrımcı yasaların kaldırılmasının 286 yıl kadar süreceği tahmininde bulunuldu. Raporda, kadınların iş hayatında güç ve liderlik açısından eşit bir konuma gelebilmesi için 140 yıl, ulusal parlamentolarda eşit temsil hakkı elde edebilmeleri için de en az 40 yıl gerektiği ifade edildi.

Bu tahminlerin, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri raporlarında öngörülen 2030 yılına kadar toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması hedefinin çok uzağında olduğuna dikkat çekildi.

Küresel zorluklar eşitsizliği derinleştiriyor

Raporda “Covid-19 pandemisi ve sonuçları, şiddet çatışmaları, iklim değişikliği ve kadının cinsel ve üreme sağlığına ve haklarına yönelik tepkiler gibi küresel zorluklar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor” ifadelerine yer verildi.

Dünya genelinde yoksulluğun kadın ve kız çocuklarını erkeklere oranla daha fazla etkilediği belirtilerek “2022’nin sonunda, 368 milyon erkek ve erkek çocuğa kıyasla, yaklaşık 383 milyon kadın ve kız çocuğu aşırı yoksulluk içinde yaşayacak” denildi. Raporda küresel olarak kadınlar, salgın nedeniyle 2020’de tahmini 800 milyar dolar gelir kaybettiği vurgulandı.

BM Kadın Birimi Direktörü Sima Bahous, kadın ve erkekler arasında toplumsal eşitliğin sağlanması yönünde ilerleme kaydedilmesi için kadın ve kızlara “yatırım” yapılmasının kritik önemde olduğunu vurguladı. Bahous, küresel krizlerin kadınların geliri, güvenliği, eğitimi ve sağlığı açısından daha da kötüleşmeye yol açtığını belirterek, “Bu eğilimi tersine çevirmek ne kadar uzun sürerse, hepimize o kadar pahalıya mal olacak” şeklinde konuştu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

‘HDP’ye Bakanlık’ Kulisi: Gürsel Tekin Kişisel Konuştu, Parti Görüşü Değil

‘HDP’ye Bakanlık’ tartışması gündemin sıcak başlığı olmaya devam ediyor… Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in “İktidara gelmemiz halinde HDP’ye bakanlık verilebilir” açıklamaları tartışmaları beraberinde getirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, HDP’ye olan bakış açılarının çok net olduğunu ifade ederek, “HDP’nin olduğu masada biz olmayız. Bizim olduğumuz masada da HDP olmaz” dedi.

Akşener daha sonra Yeniçağ TV’ye yaptığı açıklamada: “Sayın Gürsel Tekin çok tecrübeli kilit taşlarından birisidir. Böyle bir cümle kurduğuna göre, kanaat belirttiğine göre partisinin görüşlerini iletiyor demektir” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da 6’lı masada alınan kararların belirleyici olacağını söyledi.

HDP kanadından tüm bu tartışmalara yönelik açıklama ise Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’tan geldi.

HDP’nin kimseyle bakanlık pazarlığına girmediğini belirten Beştaş, “Buna rağmen, yapay tartışmalarla ve çirkin bir üslupla HDP’lileri aşağılamaya çalışanlardan, toplumu nasıl kucaklayıp ülkeyi nasıl yöneteceklerini de duymak isteriz’’ dedi.

”Gürsel Tekin kişisel kamuoyu oluşturma gayreti ile partisini zora sokmuştur”

Euronews Türkçe’ye konuşan CHP kaynaklarına göre, CHP’li Gürsel Tekin bu açıklamayı kişisel kamuoyu oluşturma gayreti ile yaptı ve partisini zora soktu:

“Son HDP tartışmasının çıkış nedeni, iktidardan çok mevcutta bir yetkisi olmayan CHP’li vekil Gürsel Bey ve eski milletvekili Barış Yarkadaş’ın konuşmaları. Parti görüşünü partinin ilgili kurulları yapar milletvekilinin yaptığı açıklamaları parti görüşünden ziyade şahsi görüş olarak değerlendirmek gerekir. Ha derseniz ki ne amaçla yaptı bu açıklama, özetle şunu söyleyebilirim kişisel kamuoyu oluşturma gayreti ile partisini zora sokmuştur.’’

Bu tartışmadan 6’lı masanın dağılacağı yönündeki açıklamaların da gerçeği yansıtmadığı hatta bunun bir yıpratma politikası olduğu düşünülüyor.

CHP kaynaklarına göre iktidar HDP’yi düşmanlaştırarak ve bu düşmanlıktan beslenerek iç politikada hamle yapıyor.

Parti kaynağına göre, mevcut iktidar seçimi kazanamayacağını gördüğü için HDP üzerinden altılı masada bir gedik açmaya ve toplumu da HDP üzerinden muhalefete oy vermemeye ikna etmeye çalışıyor.

“Bu haberi okuyanlar iyi anlayacaktır son bir kaç yıldır CHP’nin toplantılarından son dakikalar geçmiyor. CHP’de flaş başlıkları neredeyse atılmıyor. Olmayan olaylar ya da alınmayan kararlar kamuoyuna doğruymuş gibi yansımıyor. Demek ki bir gedik CHP lideri Kemal Bey tarafından kapatıldı. Akşener ve İYİ Parti kuruldukları ilk günden beri o çizgide. Yeni bir şey söylemediler. Bu tarz tartışmalar alevlendikçe ara ara bu yönde beyanlar veriyorlar.’’

”Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken masanın dağılması mümkün değil”

CHP kaynakları 6’lı masanın dağılmasının mümkün olmadığını ve bu yöndeki beklentinin boşa olduğunu ifade ediyor.

“Masanın dağılması mümkün değil. Hatırlayalım Türkiye siyasi tarihinde bir dönüm noktası CHP’den milletvekillerinin istifa edip İYİ Parti’ye katılması ve İYİ Parti’nin seçime katılmasındaki engelin kalkmasıydı. İki parti arasında o günden beri oldukça anlayışlı bir süreç gitmekte. Yerel seçimde birinin aday çıkardığı yerde diğerinin çıkarmaması ya da uzlaşılarak iki partinin de o seçim bölgesinde aday çıkarması, meclis üyeleri listeleri iki parti arasındaki ilişkinin ne kadar doğru bir zeminde ilerlediğinin göstergesi. Bunu niye söylüyorum çünkü altılı masanın ana unsurları bu iki parti. Ve altılı masa dağılacak mı sorusu aslında CHP ile İYİ Parti ayrılacak mı? Ben cumhurbaşkanlığı seçimine giderken böyle bir ayrılığın olacağını düşünmüyorum. Peki neden sürekli bu tartışılıyor? Bunun nedeni de iktidarın bu masanın dağılmasını istemesi ve gündemi bu tartışmaya sıkıştırması. Bilerek ya da bilmeyerek bir çok insan ülkenin en önemli sorunlarını bir kenara bırakıp saatlerce bu konuyu konuşup tartışıyor.’’

“Adaya ilişkin bir anlayış birlikteliği var ama henüz isim belirlenmedi”

Ortak aday konusunda ise bir anlayış birlikteliği olduğu fakat ismin henüz belirlenmediği vurgulanıyor:

“Ortak aday konusunda bütün siyasi liderler aynı gözlemde. Adaya ilişkin bir anlayış birlikteliği de var ama henüz isim belirlenmedi. Anlayış ve ilkelerde uzlaşıldıktan sonra aday isminin belirlenmesi emin olun çok kolay. Daha önce de partimizden ilgili yetkililer açıkladı. Seçim tarihi resmi olarak duyurulsun aday da duyurulacak. Ve yeni Cumhurbaşkanı altılı masanın adayı olacak.’’

Saadet Partisi kaynakları ise bu gündemin suni olduğunu ve HDP’nin başka bir ittifakta yer aldığına dikkat çekiyor.

“En başından beri HDP 6’lı masada yer almıyor diyoruz fakat anlaşılmıyor. HDP başka bir yol ve ittifakın içinde. 6’lı masanın gündeminde bu suni tartışmalar yer almıyor. Amaç huzursuzluk yaratmak fakat bizim ülkenin dertlerine çözüm bulmak gibi bir gayretimiz var. Ve bu bağlamda masadaki her siyasi parti üstüne düşeni yapmaya çalışıyor. Komisyonlarımız çalışıyor ve ülke gündemi ile ilgiliyiz.’’

DEVA Kaynakları: CHP’nin kendi içindeki gerginlikten kaynaklandı

DEVA Partisi kaynakları da bu tartışmanın CHP’nin kendi içindeki bir gerginlikten kaynaklandığı görüşünde.

“Bu tartışma özelinde biz bir şey söylemedik. HDP, altı milyon seçmen oyu aldı hatta temsil ettiği kitle çok daha büyük. Bizim de temaslarımızı sürdürdüğümüz bir parti. Gündemde olan tartışma Diyarbakır’daki il yönetiminde yaşanan gerginliğin ardından geldi. Bizce iç dinamikleriyle alakalı. Üstüne masanın dağılacağı tartışmaları yürütüldü. Bu masanın devam etmesi için çaba gösteriyoruz, Türkiye açısından bir umut var. Bu sistem ülkenin başında kara bulut ve yeni bir parlamenter sistem inşa edilmeli. O nedenle iş birliği yapmak zorundayız. Sistem değişikliği için ortaklaşmak lazım ve hatta masada olmasa bile keşke aday ekseninde bir genişleme olsa. Ardından da adaylık tartışması sürdürüldü. Bu tartışmanın bu şekilde yürümesi bile çok sağlıklı, herkes fikrini söylüyor. Ayrıca seçim sathına girilmeden bir aday üzerinde konuşmak riskli, yıpratılır.’’

Paylaşın

Türkiye, EuroBasket 2022’de Son 16 Turuna Yükseldi

Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) 2022 Avrupa Şampiyonası’nda mücadele eden A Erkek Milli Basketbol Takımı, İspanya’ya 72-69’luk skorla mağlup olmasına karşın son 16 turuna yükseldi.

Haber Merkezi / Tiflis Arena’da oynanan müsabakayı Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, TBF Yönetim Kurulu Üyeleri ve TBF yöneticileri takip etti.

Milli Takım müsabakaya Shane Larkin, Furkan Korkmaz, Cedi Osman, Alperen Şengün ve Sertaç Şanlı beşiyle başladı. Karşılaşmanın ilk yarısını millilerimiz 38-34 geride tamamladı.

Milli Takımda Cedi Osman 20, Furkan Korkmaz 16 ve Alperen Şengün 14 sayıyla mücadeleyi noktaladı. İspanya’da ise Willy Hernangomez 15 sayıyla oynadı.

12 Dev Adam, grupta Karadağ’ı 72-68, Bulgaristan’ı 101-87 ve Belçika’yı da 78-63 mağlup etmişti. Gürcistan’la oynadığı maçta ise iki uzatma bölümünün ardından parkeden 88-83 yenik ayrıldı.

Ergin Ataman’ın baş antrenörlüğünü yaptığı Türkiye’nin 12 kişilik kadrosunda şu oyuncular yer alıyor:

Alperen Şengün, Buğrahan Tuncer, Cedi Osman, Ercan Osmani, Furkan Korkmaz, Melih Mahmutoğlu, Onuralp Bitim, Sadık Emir Kabaca, Sertaç Şanlı, Shane Larkin, Şehmus Hazer, Yiğitcan Saybir.

Turnuvanın formatı nasıl?

Turnuvanın ilk turunda A Grubu maçları Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te, B Grubu maçları Almanya’nın Köln kentinde, C Grubu maçları İtalya’nın Milano şehrinde, D Grubu maçları da Çekya’nın başkenti Prag’da oynanacak.

Turnuvada 24 takım altışarlı dört grupta yer alıyor. Gruplarını ilk dört sırada bitiren takımlar bir üst tura yükselmeye hak kazanacak.

Grup aşamasının ardından turnuva, Almanya’nın başkenti Berlin’de oynanacak maçlarla devam edecek.

Paylaşın

Altılı Masa, Ortak Adayda Uzlaşamıyor Mu?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” açıklaması altılı masadaki adaylık tartışmalarını hızlandırdı. İYİ Parti cephesi, son dönemde gündeme getirdiği Mansur Yavaş ismini kulislerde daha fazla dillendirmeye başlarken, CHP’li yetkililer ise “Masanın doğal adayı Kemal Kılıçdaroğlu” görüşünü savunuyor. HDP’den ise “Kimseyle pazarlık halinde değiliz” tepkisi geldi.

TV100’de katıldığı bir programda HDP ile ilgili bir soru üzerine “HDP’ye bakanlık verilebilir” diyen CHP’li Gürsel Tekin’in sözleri Ankara’da bir süredir konuşulan adaylık tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu, Koray Aydın ve Musavvat Dervişoğlu gibi isimlerin büyük tepki gösterdiği Tekin’in sözleri tartışılırken, bir gün sonra da Kılıçdaroğlu’ndan adaylıkla ilgili önemli bir açıklama geldi. FOX TV’de konuşan Kılıçdaroğlu, “Adaylığa hazırım” dedi.

Bunun üzerine İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de, dün Yeniçağ gazetesinin Youtube kanalında “HDP’nin olduğu masada biz olmayız” açıklamasında bulundu; adaylıkla ilgili de “kazanacak aday” vurgusu yaptı. İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu da “Milletin ümitlerini ‘ben aday olacağım’ heveslerine kurban etmeyelim” diyerek adaylık tartışmasını sürdürdü.

İYİ Partili Kavuncu: Kafamıza göre söylemedik

Ankara’da tüm bu gelişmeler yaşanırken DW Türkçe’den Eray Görgülü, “HDP’ye bakanlık” açıklamasıyla başlayan ve adaylık polemiğine kadar varan süreçle ilgili Başkent kulislerine mercek tuttu. Adaylıkla ilgili tartışmalar, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun “Sahada en çok duyduğumuz isim Mansur Yavaş” sözleriyle başlamıştı.

Katıldığı bir televizyon programında bu ifadeleri kullanan Kavuncu, “Anlat İstanbul” projesi kapsamında 85 bin seçmenden veri alarak bir çalışma yaptıklarını ve bu çalışmanın sonuçlarının kendisine sorulduğunu belirten Kavuncu, “Konu altılı masaya ve adaya gelince biz de tespitlerimizi söyledik” dedi. Veri toplamanın yanı sıra altı aylık bir çalışma süresince milyonlarca kişiyle temas ettiklerini de kaydeden Kavuncu, “Biz bunu kafamıza göre söylemedik. Cumhur İttifakı’ndan kopan kararsız seçmenin Mansur Başkan lehine döndüğünü görüyoruz. O çalışma sonucundaki tespitimizi söyledik” ifadesini kullandı.

Kavuncu, tespitlerini önceki gün Ankara’da düzenlenen il başkanları toplantısında da dile getirdiğini ifade etti. Diğer il başkanlarının da büyük oranda benzer tespitlerde bulunduğunu vurgulayan Kavuncu, “Türkiye kritik bir seçime gidiyor ve önemli olan kazanmaktır” dedi. Kavuncu, buna karşın il teşkilatlarının görevinin genel merkez politikasını sahaya yansıtmak olduğunu kaydederek, “Altılı masadan hangi aday çıkarsa çıksın canla başla çalışırız” dedi.

CHP yöneticileri “Doğal aday Kılıçdaroğlu” diyor

CHP kulislerinde ise İYİ Parti’den gelen tepkilere karşı genel itibarıyla bir sessizlik hakim olsa da Kılıçdaroğlu’nun adaylığına kesin gözüyle bakılıyor.

CHP’li üst düzey bir yetkili, son kararın partilerin yetkili kurullarında verileceğine dikkat çekerek, “Adaya altılı masa karar verecek” ifadesini kullandı. Aynı yetkili, Akşener’in “kazanacak aday” kriterini gündeme getirdiğinin hatırlatılması üzerine de “Tabii ki biz de bu kriteri gözeteceğiz. Ancak, yağsız pilav olur mu olur, pirinçsiz pilav olur mu, olmaz” sözleriyle adaylık konusunda partisinin Kılıçdaroğlu ısrarındaki tutumunu anlattı. Aynı yetkili, masanın doğal adayının Kılıçdaroğlu olması gerektiğini de savundu.

HDP: Kimseyle pazarlık yapmayız

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise, sürece “bir akıl tartıştırıyor” iddiasıyla katıldı. Beştaş, süreci tartıştırmak ve meseleyi bilerek kaşımak isteyen bir aklın devrede olduğunu bildiklerini ifade etti. “HDP’ye bakanlık” tartışmaları ile ilgili “Kimseyle pazarlığımız söz konusu olamaz” diyen Beştaş, adaylık tartışmaları ile ilgili de 27 Eylül’de yayınladıkları deklarasyonu hatırlattı.

HDP, 11 maddelik ilkeleri içeren demokrasi tutum belgesini 27 Eylül 2021’de yayınlamış ve bu ilkelere uymayan cumhurbaşkanı adayını desteklemeyeceğini açıklamıştı. Bu açıklama ile HDP’nin Meral Akşener ile Mansur Yavaş’ın adaylığını desteklemeyeceği yorumları yapılmıştı.

Deklarasyonlarının çok açık olduğunu belirten Beştaş, “Türkiye’yi bu cendereden çıkartacak, daha demokratik, daha özgürlükçü, ekonomik buhranın kesinlikle azaltılacağı bir mücadele hattındayız. Emek ittifakı olarak büyüyerek, genişleyerek üçüncü yol olarak ciddi seçenek yürümeye devam ediyoruz” ifadelerini de kullandı.

Paylaşın

James Webb, Tarantula Bulutsusu’nun Çarpıcı Görüntüsünü Kaydetti

James Webb Uzay Teleskobu, Tarantula Bulutsusu’nu yakaladı. Dün yayımlanan görüntüde bulutsu, çok ayrıntılı bir şekilde incelenebiliyor. 30 Doradus adıyla da bilinen bulutsu, Dünya’dan yaklaşık 160 bin ışık yılı uzaklıkta, Büyük Macellan Bulutu’nda yer alıyor.

Bulutsunun merkezi, bilinen en büyük kütleli yıldızlardan bazılarına ev sahipliği yapıyor. Bunlardan bazıları, Güneş’in kütlesinin 150 katı. Bu durum, gaz bulutlarının kütleçekim yüzünden nasıl çöküp yeni yıldızlar oluşturduğunun detaylıca incelenmesini sağlıyor.

Bilim insanları, Tarantula Bulutsusu’na büyük ilgi duyuyor. Çünkü kimyasal yapısı, Büyük Patlama’dan yaklaşık 2-3 milyar yıl sonra galaksilerin büyük bir hızla yıldız oluşturduğu bölgelere benziyor. Bu periyoda “kozmik öğlen” deniyor.

NASA, teleskobun Yakın-kızılötesi kamerası sayesinde bulutsudaki kozmik toz yüzünden daha önce görülmemiş on binlerce genç yıldızın incelendiğini bildirdi.

Bölgedeki bazı galaksiler ve bulutsunun ayrıntılı yapısı da ilk kez görüntülenebildi.

Ayrıca bulutsunun merkezindeki boşluğun, büyük kütleli genç yıldızlardan oluşan bir kümeden gelen rüzgarla taşınan radyasyon nedeniyle ortaya çıktığı tespit edildi.

Gökbilimciler, daha önce biraz yaşlı olduğu için giderek genişlediği ve etrafındaki gaz ve toz baloncuğunu yutarak yok ettiği düşünülen bir yıldızla ilgili yeni bilgiler de elde etti. Buna göre yıldızın aslında genç olduğu ve etrafındaki yalıtkan toz bulutunu halen koruduğu belirlendi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

A Grubu Kana Sahip Olanlarda Felç Riski Daha Yüksek

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yapılan bir araştırma, A grubu kana sahip kişilerin 60 yaşından önce felç/inme geçirme riskinin diğer kan gruplarına göre daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.

Araştırmada ayrıca kan grubu O olanların bu sorunlarla karşılaşma riskinin daha düşük olduğu tespit edildi.

Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kan grupları ile inme arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırma ekibi, 18 ile 59 yaş arasındaki yetişkinlerde iskemik felç üzerine yapılan 48 genetik çalışmanın verilerini mercek altına aldı.

Toplamda, çalışmalara yaklaşık 17 bin felçli hasta ve hiç felç geçirmemiş yaklaşık 600 bin sağlıklı kişi dahil edildi.

İskemik inmelere beyne giden kan akışının tıkanması neden oluyor.

Çalışmanın baş araştırmacısı Braxton Mitchell, Euronews Next’e verdiği demeçte, “Felcin genetik belirleyicilerini belirlemeye çalışmakla ilgilendik. Felç için büyük bir çevresel bileşen olduğunu uzun zamandır biliyorduk, ancak genetik bir bileşen de var” dedi.

Bunu daha fazla incelemek için, Mitchell ve meslektaşları insanların genetik profillerine bakıp erken başlangıçlı inme ile bir kişinin kan grubunu belirleyen geni içeren kromozom alanı arasında bir bağlantı buldu.

İnsanların A, B, AB ve O olmak üzere dört ana kan grubu var. Bir kişinin kan grubu, ebeveynlerinden miras aldıkları genler tarafından belirleniyor. O kan grubu en yaygın olanı.

Mitchell, “A kan grubuna sahip olmak, erken başlangıçlı inme riskini yaklaşık yüzde 16 artırırken, daha sonraki başlangıçlı inme riskini yalnızca yüzde 5 artırmakta. O kan grubunuz varsa, erken başlangıçlı inme geçirme olasılığınız yüzde 12, daha sonra inme geçirme olasılığınız ise yüzde 4 daha az” diyor.

“Risk faktörü çok yüksek değil”

Ancak araştırmacılar, A kan grubuna sahip olmak ile erken başlangıçlı inme riski arasında ilişki bulsalar da, artan riskin çok “mütevazı” olduğunu vurguladı.

Kan grubu A olanların erken başlangıçlı inme geçirme konusunda endişelenmemeleri veya bu bulguya dayalı olarak ekstra tarama veya tıbbi testlere girmelerine gerek olmadığını vurguluyorlar.

Mitchell, “Klinik olarak, kan gruplarımızın bizi yüksek felç riski altına soktuğu konusunda endişelenmemeliyiz. Hipertansiyon ve sigara içmek gibi, çok daha önemli olan başka risk faktörleri var. Yani inme riskimizi azaltmak istiyorsak, gerçekten dikkat etmemiz gereken faktörler bunlar” dedi ve ekledi:

“Merak ettiğimiz şey, kan grubunun A olup olmaması, bu risk faktörlerini daha da güçlü kılıyor mu? Bunu henüz bilmiyoruz. Ama baktığımız şeylerden biri de bu”.

Nedeni henüz tam anlaşılamadı

Kan grubu A’nın neden bu kadar yüksek risk taşıdığı hala net değil, ancak araştırmacılar bunun kan pıhtılaşma faktörleriyle ilgili olabileceğini düşünüyor.

Diğer çalışmalar, A kan grubuna sahip kişilerin bacaklarda derin ven trombozu olarak bilinen kan pıhtısı geliştirme riskinin biraz daha yüksek olduğunu ileri sürdü.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın