Merkez Bankası Açıkladı: Net UYP’de 217 Milyar Dolarlık Açık

Merkez Bankası verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net uluslararası yatırım pozisyonu temmuz ayında eksi 217,3 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz 2022 dönemine ilişkin net uluslararası yatırım pozisyonu (UYP) verilerini açıkladı.

Temmuz sonu itibarıyla, UYP verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2021 yıl sonuna göre yüzde 0,3 oranında azalışla 287,3 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 7,3 oranında azalışla 504,6 milyar dolar oldu.

Böylece, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2021 yıl sonunda eksi 256 milyar dolar iken 2022 Temmuz sonunda eksi 217,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2021 yıl sonuna göre yüzde 8,9 oranında azalışla 101,3 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 4,9 oranında artışla 127,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 3,6 oranında artışla 53,4 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2021 yıl sonuna göre yüzde 22,9 oranında azalışla 109,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Paylaşın

Suriye’deki ‘Yeşilköy ABD Üssü’ne Roket Saldırısı Düzenlendi

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyrizor kentinde yer alan Yeşilköy ABD askeri üssüne roket saldırısı düzenlendiği açıklandı. Saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığı açıklanırken daha fazla ayrıntı verilmedi.

Yeşilköy üssüne geçen ay da iki saldırı düzenlenmiş ve en az bir ABD’li askerin hafif yaralandığı açıklanmıştı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri üssüne roket saldırısı düzenlendiğini açıkladı.

Yapılan açıklamada, Deyrizor’daki Yeşilköy üssüne gerçekleştirilen saldırının Türkiye saatiyle 19.05’te meydana geldiği bildirildi.

ABD ya da bölgedeki Uluslararası Koalisyon güçlerine zarar gelmediği ve herhangi bir ekipmanın vurulmadığı duyuruldu.

Üsse üç roket ateşlendiği, bir başka roketin 5 kilometre uzaklıkta fırlatma noktasında bulunduğu belirtildi.

CENTCOM, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıklarken daha fazla ayrıntı verilmedi.

İran’ın yarı resmi haber ajansı Tasnim’in aktardığına göre bölgedeki bir muhabir, bunu şimdiye kadarki “en yoğun” saldırı diye niteledi. Roketlerin, üsteki hayati noktaları vurduğu öne sürüldü.

Yeşilköy üssüne geçen ay da iki saldırı düzenlenmiş ve en az bir ABD’li askerin hafif yaralandığı açıklanmıştı.

ABD bunun ardından İran destekli gruplara operasyon düzenlemişti.

Petrol sahası içindeki Yeşilköy’de koalisyon güçlerinin konakladığı konutların yanı sıra silah depoları da var.

ABD ilk kez eski başkanları Barack Obama döneminde IŞİD’e karşı Suriye’de konuşlanmıştı. Ülke, bölgede ana gövdesini Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne destek veriyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Demirtaş’tan Erdoğan’a: Üniversite Arkadaşlarına Ayıp Olmuyor Mu?

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Gazete Duvar’da yayımlanan yazısında Erdoğan’ın diplomasını gündeme getirdi.

Yazısında, “Basit bir magazin konusundan değil, çok ciddi bir şeyden söz ediyoruz. İddialar yabana atılır gibi değil” diyen Demirtaş, “Aslında bir kişinin üniversite okuyup okumamış olması pek de önemli değildir. Üniversite okumadığı halde kendisini geliştirmiş, yetkinleşmiş pek çok kişi tanıyorum. Burada sözünü ettiğim durum, bir ülkenin en önemli yönetim kademesine gelebilmek için gereken çok önemli bir şartın sağlanıp sağlanmadığıdır” ifadesini kullandı.

“Diplomanın sahte olduğu ortaya çıkarsa devlette neler olur?” diye soran Demirtaş’ın yazısı özetle şöyle:

“Bunların birkaç tanesini ben yazayım, siz tamamlarsınız.

– Atadığı tüm bakanlar yetkisiz olacakları için o bakanların yaptıkları tüm işlemler de geçersiz hale gelir.

– Atadığı tüm elçilerin görevi düşer.

– Atadığı Anayasa Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin görevleri düşer.

– Atadığı tüm valilerin, kaymakamların, rektörlerin görevleri düşer.

– Atadığı tüm genel müdürlerin, bakan yardımcılarının görevleri düşer.

Yani geriye doğru olarak tüm atama kararnameleri geçersiz hale gelir. Devlet bürokrasisi bir dakika içinde çöker. Ülkenin tüm elçilikleri, dış temsilcilikleri yetkisiz hale gelir. Onayladığı bütün uluslararası sözleşmeler geçersiz hale gelir.

Meclis’in çıkardığı ve Cumhurbaşkanı’nın onayıyla yürürlüğe giren bütün kanunlar geçersiz hale gelir. Örneğin, İstanbul Sözleşmesi kendiliğinden yürürlüğe girer. (Sözleşme, kendisinin başbakanlığı döneminde imzalanmıştı.)

Cumhurbaşkanı’na hakaret davalarının hepsi düşer. Verilmiş cezalar kadük hale gelir, ceza verilen kişilere tazminat ödenir.

Beşli çeteye verilen tüm ihaleler geçersiz olur. Peki Cumhurbaşkanı nasıl bir durumla karşı karşıya kalır?

Cumhurbaşkanlığı dokunulmazlığı da ortadan kalkacağına göre kendisi, Yüce Divan sıfatı taşıyacak Anayasa Mahkemesi’nde değil, normal ağır ceza mahkemesinde yargılanacak duruma gelir. Yargılama için en az 400 milletvekilinin onaylaması gereken Meclis kararına da gerek olmaz.

Görevi süresince kendisine ödenen maaş, ek ödenek, Saray’ın yeme, içme, ısıtma, soğutma, iletişim, gibi giderleri ile bindiği uçakların yakıtlarından uçuş ekibinin maaşlarına kadar ve koruma ordusunun maaşlarından gizli ödenekten harcadığı her kuruşa kadar tümü kendisinden tahsil edilir.

Saray’da muhtarlara verdiği yemeklerden, Suudi Prens için getirtilen çalgı çenginin parasına kadar, Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaptığı tüm harcamalar kendisine ödetilir.

Diploma sahteyse buna sessiz kalan, sahteliğin üstünü örten üniversite yönetimleri ile Yüksek Seçim Kurulu üyeleri de çok ağır cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalır.

Daha sayamayacağımız kadar çok sonuç çıkar ortaya, belki bazıları da hayırlı olur.

Birkaç üniversite sorusu

Muhalefetin, tüm bu olasılıkları göz önünde bulundurarak geçiş sürecini planlaması gerekir.

Tabii tüm bunları Madagaskar Cumhurbaşkanı için söylüyorum. Yanlış anlayıp da başımı derde sokmasınlar, hiç hapse giresim yok.

Madagaskar Cumhurbaşkanı’na birkaç soru sorarak bitirmek istiyorum. Diyelim ki diploma var.

– Peki neden bir tek üniversite arkadaşın bile yok? Neredeyse bütün orta okul ve lise arkadaşlarını devlette bir yerlere getirdin ama numune niyetine bir tek üniversite arkadaşını devlette bir yere yerleştirmedin? Üniversite arkadaşlarına ayıp olmuyor mu?

– İnsanın üniversite yıllarından bir tanecik bile fotoğrafı olmaz mı? Neden hiç üniversite fotoğrafın yok?

– Neden bugüne kadar bir tek kişi bile çıkıp “Biz üniversiteyi birlikte okuduk, aynı okuldaydık, aynı sınıftaydık” demedi?

– Haydi diyelim ki hiç arkadaşın olmadı, hiç hocan da mı olmadı üniversitede? Neden bugüne kadar bir tek hoca çıkıp da “O benim öğrencimdi” demedi? Ya da sen neden “Falan hoca benim üniversiteden hocamdır” demedin?

– Hayat hikayende neden hiç üniversite hatıran yok?

Son ve en önemli soru: Kaç çeşit makarna yemeği yapabiliyorsun? En az 10 çeşit yapamıyorsan kesinlikle üniversite okumamışsındır.”

Paylaşın

Davutoğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Altılı Masa’ Yorumu

GP Lideri Davutoğlu, “Masa’nın dağılmasının yapacağı tahribat devam etmenin yapabileceği tahribattan daha yüksek. En negatif formülde bile masa devam eder, çünkü kendimizi bağladığımız şeyler var” dedi.

Davutoğlu, Altılı Masa’da ortak cumhurbaşkanı adayının ‘kim’ olacağı değil, yönetimin nasıl olacağı sorusunun önem taşıdığını söyledi.

İlk mitingini Sultanbeyli’den gerçekleştiren Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, daha sonra bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı.

Halk TV’den İsmail Saymaz, Davutoğlu’nun sorulara verdiği yanıtları köşesinde paylaştı. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu’nun “40 ilde ortak aday çıkarma konusunda çalışma yaptık” sözleri sorulunca, “Meclisle ilgili tavrımız net, 360’a (milletvekiline) ulaşabileceğimiz her formüle varız. Rekabet zamanı değil.” yanıtını verdi.

Saymaz’ın yazısının bir bölümü şöyle:

Davutoğlu, Altılı Masa’nın geleceğinden endişeli mi?

Bu soruya karşılık nehri geçme örneğini verdi.

Şöyle devam etti:

“Bu bir nehirse yarısına kadar gitmek önemli. Dönmenin riski karşıya ulaşmaktan fazla olduğunda dönüş imkansızlaşır. Masa’nın dağılmasının yapacağı tahribat devam etmenin yapabileceği tahribattan daha yüksek. En negatif formülde bile masa devam eder, çünkü kendimizi bağladığımız şeyler var.”

Davutoğlu, Altılı Masa’da ortak cumhurbaşkanı adayının ‘kim’ olacağı değil, yönetimin nasıl olacağı sorusunun önem taşıdığını kaydetti.

“Nasıl yöneteceğimizin ilkeleri doğru konursa kimin yöneteceği sorusu önemini kaybeder. Nasıl yöneteceğimiz belli olmadan kim’i konuşmaya başlarsak, herkes o makamı almak ve bütün yetkiyle yönetmek ister.”

“Ortak aday seçilirse partisinden istifa mı etmeli?” diye sordum.

Şöyle dedi:

“Doğru olan budur. Fiilen Cumhurbaşkanı yetkilerini kullanırken, parti mensubiyetinin olması. Eğer Altılı (Masa) birlikte olacaksa…

Benim kanaatim, geçiş sürecini yönetecek cumhurbaşkanının parti kimliği dışında olması daha doğru. Adayın bir sonraki evrenin siyasi rekabeti içinde olmaması daha doğru olur. Olduğu zaman kendi partisini kayırmak zorunda kalır. Doğaldır, kadrolaşırken göz önüne alır.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Hakimler Ve Savcılar, ‘Mahkumiyeti Anlamak’ İçin Gönüllü Hapse Girdiler

Belçika’da 55 yargı mensubu, mahkum olarak yaşamanın nasıl bir his olduğunu anlamak için başkent Brüksel’e bağlı Haren semtinde yeni yapılan bir cezaevine gönüllü olarak girerek iki günlük hapis hayatı yaşadı.

Euronews Türkçe’nin aktardığın Belçika basınında yer alan haberlere göre Adalet Bakanlığı’nın inisiyatifiyle yürütülen bu prova niteliğindeki projeye aralarında ceza hakimleri, savcılar ve adliye stajyerleri katıldı.

Yargı mensupları, cezaevi hayatını ve mahkumların koşullarını birebir görmek ve yaşamak için hükümlülere uygulanan kuralların aynısına tabi tutuldu. Hapis hayatının psikolojik etkilerini hissetmeleri için deneme süresi boyunca koşullar mümkün olduğunca gerçekçi kılındı.

Mahkumların normal günlük programını takip eden hakim ve savcılar aynı yemekleri yedi, aynı zorunlu aktivitelere katıldı ve gardiyanların emirlerini yerine getirdi. İki gün boyunca telefon kullanmalarına izin verilmeyen yargı mensuplarının kimisi mutfak temizliği yaptı kimisi çamaşırhanede çalıştı.

Haren semtinde yapılan ve 30 Eylül’de açılması beklenen yeni cezaevinin 1190 mahkum kapasiteli olacağı ve tutukluların yaş ve profillerine göre daha farklı imkanlara kavuşacağı belirtiliyor.

Belçika Adalet Bakanı Vincent Van Quickenborne, “Yargıçlar elbette cezaevinde işlerin nasıl yürüdüğünü biliyor ancak bunu bizzat deneyimlemek onlara gerçeklerin farkında olmalarını sağlayacak, böylece ceza vermelerine yardımcı olabilecek eşsiz bir fırsat sunuyor” dedi.

Avrupa Konseyi’nin 2020 yılına ait cezaevi istatistiklerine göre Avrupa Birliği’nde her 100 bin kişiye düşen mahkum sayısı en fazla Letonya’da. Belçika’da her 100 bin kişiye 90 hükümlü düşerken, Türkiye 322 hükümlü ile Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler arasında cezaevleri en kalabalık ülke konumunda.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Gençlerimiz Umutsuzluk İçinde

Gençlerle daha önce yaptığı sohbete ilişkin bir video paylaşan İYİ Parti Lideri Akşener, sohbet ettiği bir üniversite öğrencisinin “Tamam, eğitim de bir savaştır da neden cephe koşullarında okuyoruz” sözlerine dikkat çekti.

Akşener “İktidar vasatlığın kutsanması politikasını yaygınlaştırırken; Gençlerimiz, ülkemizde yetenekli, başarılı, becerikli olmanın ödüllendirileceğine inanmadıkları bir umutsuzluk içinde; ,”Eğitim de bir savaştır; ama neden cephe koşullarında okuyoruz?” sorusuna cevap arıyor…” dedi.

Akşener’in öğrencilerle sohbet ettiği anlara ilişkin videoda bir öğrenci şunları kaydetti:

“Yemekhane probleminden ben söz etmek istiyorum. Şöyle bir şey var benim bulunduğum üniversite, özel bir üniversite, yemekler pahalı. Reddedemiyorum bunu tamam ama normalden de pahalı. Benim çoğu arkadaşım, özellikle burslu arkadaşlarım, bir tane bisküvi yiyor, bir tane çay, su gibi bir şey içiyor, öğün geçiştiriyor. Bu, sürekli olan bir şey. Tamam, eğitim de bir savaştır da neden cephe koşullarında okuyoruz? Bunu idrak etmeye çalışıyoruz.

Türkiye’de yetenekli olmak ya da Türkiye’de okumak, Türkiye’de becerikli olmak ödüllendiriliyor mu, cezalandırılıyor mu? Bunu sorgulamaya başlıyoruz. Dünyanın her yerinde yetenekli ödüllendirilir. Fakat Türkiye’de tam tersi bir durum var. Yetenekli isen kafana vuruyorlar. Bir şey diyorsan, düşünüyorsan, konuşuyorsan kafana vuruyorlar.

Dünyanın her yerinde tıpçı, en el üstünde tutulan insandır. Hukukçu, en el üstünde tutulan insandır. Mühendis… Fakat Türkiye’de hani bunlar hiç yokmuş gibi. Hatta varsa da suçluymuş gibi davranılıyor. Ben, bunu idrak edemiyorum. Yani bu, bence eğitim sorunundan daha büyük, barınmadan da daha büyük, her şeyden daha büyük. Yeteneksizin ödüllendirilip yeteneklinin cezalandırılması var Türkiye’de”

Paylaşın

ABD Başkanı Biden’dan Uzak Doğu’da Gerilimi Artıracak Açıklama

Tayvan’la ilgili resmi politikayı bir adım ileri taşıyan ABD Başkanı Biden, verdiği bir röportajda, Çin’in olası bir saldırısına karşı Tayvan’ı ABD ordusunun koruyacağını söyledi.

Biden, “Tek Çin politikamız devam ediyor. Tayvan, bağımsızlık üzerine kendi yorumunu yapıyor. Biz de bu konuda farklı bir yöne ilerlemiyoruz, Tayvan’ı bağımsızlık için cesaretlendirmiyoruz. Bu onların kendi kararı.” dedi.

Amerikan CBS kanalına bir röportaj veren ABD Başkanı Joe Biden, bu sözlerinin ardından “Yani ABD ordusu Tayvan’ı mı savunacak?” diye sorulmasının üzerine “Evet” yanıtını verdi.Pazar günü yayımlanan röportaj, Beyaz Saray’ın Tayvan politikasının değişmediğini ortaya koyuyor.

Washington’ın Tayvan politikası “stratejik belirsizlik” üzerine kuruluydu. Tayvan’ı korumaya tam anlamıyla kararlı olduğunu açıklamasa da Amerikan yönetimleri bu ihtimali hiçbir zaman saf dışı bırakmadı.

Tayvan, Çin’in doğusunda tek taraflı bağımsızlığını ilan eden bir yönetim; Pekin ise adayı kendi toprağı olarak kabul ediyor. Washington ile Pekin arasında Tayvan sebebiyle yaşanan gerilimler son dönemde yeniden tırmandı.

ABd Tayvan’ı ayrı bir ülke olarak kabul etmiyor; Çin’in bir parçası olarak sayıyor ve ayrı bir diplomatik ilişki geliştirmiyor. Örneğin Tayvan’da ayrı bir ABD Büyükelçiliği yok. Ancak Ada yönetimiyle yakın ilişkileri var ve Tayvan’a savunma konusunda destek oluyor.

Biden da verdiği röportajda bunu açıkça ortaya koymuş oldu:

“Tek Çin politikamız devam ediyor. Tayvan, bağımsızlık üzerine kendi yorumunu yapıyor. Biz de bu konuda farklı bir yöne ilerlemiyoruz, Tayvan’ı bağımsızlık için cesaretlendirmiyoruz. Bu onların kendi kararı.”

Biden benzer yorumları Mayıs ayında da yapmış; Çin’in olası bir işgali durumunda Tayvan’ı savunacaklarını söylemişti. Ancak hemen ardından beyaz Saray’dan bir açıklama yapılmış ve “Amerika’nın yıllardır benimsediği ‘Tek Çin’ politikasından vazgeçmediği duyurulmuştu.

Bu röportajın ardından Beyaz Saray yine bir açıklama yayımladı. “Sayın Biden Tayvan politikamızın değişmediğini de bir kez daha net bir şekilde ifade etmiştir” denildi.

Bu, Biden’ın bir yıl içinde Tayvan’la ilgili resmi politikayı bir adım ileri taşıyan üçüncü açıklaması. ABD Başkanı, geçen yıl Ekim ayında ve bu yıl Mayıs ayında askeri operasyona ihtimalini açıkça dile getirmişti.

Bu ayın başında ABD, Tayvan’a 1,1 milyar dolar değerinde silah ve füze savunma sistemi satma kararını açıkalmış; bu karar Çin’le gerilimin tırmanmasına yol açmıştı.

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Ağustos ayında Ada’ya yaptığı ziyaretin ardından -her ne kadar Biden ‘pek iyi bir fikir değildi’ dese de- gerilim daha da tırmanmıştı.

Ziyaretin ardından Çin, Tayvan çevresinde beş gün süren bir askeri blokaj uygulamış; ABD de Çin ordusunun Ada etrafında füze denemeleri yaptığını iddia etmişti. Ancak Pekin yönetimi bu iddiayı doğrulamadı; Tayvan ise füzelerin tehdit yaratmayacak bir şekilde atmosfere fırlatıldığını savunmuştu.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

İran’da Mahsa Amini’nin Ardından Öfke Dinmiyor!

İran’da ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra ölen Mahsa Amini’nin ardından başlayan protestolarda öfke dinmedi. Genç kadının ölümü İran’daki kadın hakları sorununu bir kez daha gündeme getirdi.

Polis ise ısrarla, genç kadının gözaltında dövülmesi sonucu öldüğü yolunda sosyal medyada özellikle dillendirilen suçlamalara karşı çıkıyor. Tahran yönetimi ortaya atılan iddiaları yalanlayarak, kadının kalp krizi geçirdiğini duyurmuştu.

İran’da, ‘örtünme kurallarına uymadığı’ gerekçesiyle ahlak polisi tarafından yakalanan bir kadının gözaltında yaşamını yitirmesinin ardından dün başlayan gösteriler pazar günü de devam etti.

Gazetelerin önemli bir kısmı genç kadının ölümünü manşetten okuyucularına duyururken, başkentteki protesto gösterilerinin pazar günkü en önemli adresi Tahran Üniversitesi oldu.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre, protestocular burada “kadın hakları” ve “özgürlük” sloganları attı.

Sosyal medyada üzerinden, gözaltında ölen 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin anısı için açılan “#MahsaAmini” etiketi Twitter’ın Farsça dilinde son iki gündür en fazla paylaşılan mesajlar arasında ilk sırada yer aldı.

Bu etiketi şu ana kadar 1,63 milyon kişi paylaştı.

Emini’nin cenazesi, ülkenin batısındaki Kürdistan eyaletine bağlı Sakkız kentinde dün toprağa verilmişti.

Sosyal medyada yayınlanan görüntülerde, Emini’nin memleketi Sakkız kentindeki cenaze töreni sonrasında toplanan grupların, yetkililer aleyhinde sloganlar attıkları görüldü.

İranlı Kürt insan hakları derneği Hengaw’a atıfta bulunan Reuters, gösteride güvenlik güçleriyle çıkan arbedede en az 33 kişinin yaralandığını aktardı.

Yarı resmi Fars Haber Ajansı, cenaze sonrasında Senendec kentinde de protesto gösterileri düzenlendiğini duyurdu. Gösteriler sırasında yetkililer aleyhine slogan atan kişilere polisin göz yaşartıcı gazla müdahale ettiği bildirildi.

Gözaltına alındıktan sonra komaya giren genç kadının ölümü İran’daki kadın hakları sorununu bir kez daha gündeme getirdi.

Polis ise ısrarla, genç kadının gözaltında dövülmesi sonucu öldüğü yolunda sosyal medyada özellikle dillendirilen suçlamalara karşı çıkıyor.

Tahran yönetimi: Genç kadın kalp krizi geçirdi

Tahran yönetimi ortaya atılan iddiaları yalanlayarak, kadının kalp krizi geçirdiğini duyurmuştu.

İran’da örtünme kurallarına uymadığı öne sürülerek, ahlak polisi tarafından gözaltına alınan kadının daha sonra aniden fenalaştığı ve kaldırıldığı hastanede komaya girdikten sonra yaşamını yitirdiği açıklanmıştı.

Sosyal medyada ‘Amini’nin işkencede öldüğü’ iddialarının ortaya atılmasının ardından İran halkında büyük tepki oluştu. Polis bir açıklama yayınlayarak Amini’ye fiziksel müdahalede bulunulmadığını genç kadının kalp krizi nedeniyle öldüğünü öne sürdü.

Protestoların sürmesi sonrası devlet televizyonunda karakolda Amini’ye ait olduğu öne sürülen görüntüler yayınlandı. Görüntülerde Amini olduğu belirtilen kadının, konuşmak üzere yerinden kalktıktan sonra düştüğü görülüyor.

Ancak karakola ait görüntülerde görülen kadının kimliği bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı. Genç kadının akrabaları ise Amini’in herhangi bir kalp rahatsızlığı bulunmadığını söyledi.

Tahran’da Amini’nin yaşamını yitirdiği hastane etrafından toplanan göstericiler de ‘diktatöre ölüm’ diye slogan atarken, yoldan geçen araçlar da korna çalarak protestoculara destek vermişti.

Ülkenin önde gelen sanatçı ve sporcuları da sosyal medya hesaplarından olayı kınarken, İranlı yetkilileri harekete geçmelerini istedi. Bazı sanatçılar, ABD’de polis şiddetinde yaşamını yitirenlere gösterilen resmi tepkinin burada gösterilmediğinden şikayet etti.

Uluslararası Af Örgütü, gözaltında kötü muamele ve işkence iddialarının araştırılması gerektiğini belirtirken, “Sorumlu bütün yetkililer adaletle yüzleşmeli” dedi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Fenerbahçe’den Kadıköy’de Gol Şov: 5 – 0

Süper Lig’in 7. haftasında Fenerbahçe ile Alanyaspor, Şükrü Sarçoğlu’nda karşı karşıya geldi. Fenerbahçe, karşılaşmayı 5-0 gibi farklı bir skorla kazandı. Geçen haftayı BAY geçen Fenerbahçe, bu galibiyet ile puanını 13 yaptı.

Haber Merkezi / Milli araya mağlubiyetle giren Alanyaspor ise 8 puanda kaldı. Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren goller 5. dakikada Diego Rossi, 17. dakikada Gustavo Henrique, 45. dakikada Miguel Crespo, 70. dakikada Enner Valencia ve 76. dakikada  İrfan Can Kahveci’den geldi.

Karşılaşmadan dakikalar

5. dakikada Alanyaspor’da Leroy Fer’in kaptırdığı topta Miguel Crespo araya girdi ve Valencia’ya pasını aktardı. Savunmanın ayak koyduğu top Rossi’nin önünde kaldı. Uruguaylı futbolcu, vuruşunda fileleri havalandırdı.

14. dakikada Gustavo’nun yükselttiği topu ceza yayı önünde indiren Valencia dönerek yaptığı vuruşta kaleci Runarsson sağına yatarak meşin yuvarlağı kornere çeldi.

17. dakikada sol taraftan Rossi’nin kullandığı köşe vuruşunda ön direkte Arao’nun dokunduğu topu Gustavo Henrique yakın mesafeden kafayı vurarak filelere gönderdi. 2-0

30. dakikada Fenerbahçe’nin sağdan kazandığı köşe vuruşunu Valencia bekletmeden ceza sahasına gönderdi. Ceza sahasında topu alan Willian Arao dönerek vuruşunu yaptı. Kaleci Runar Alex Runarsson gole izin vermedi.

38. dakikada Alanyaspor’un orta alanda kazandığı serbest vuruşta Jure Balkovec topu ceza sahasına gönderdi. Savunmada Arao topu uzaklaştırdı.

44. dakikada sağ çaprazdan ceza sahası içine giren Valencia son çizgide pasını Pedro’ya aktardı. Bu oyuncunun vuruşunda Leroy Fer kayarak topu kornere çeldi.

45+1. dakikada Fenerbahçe penaltı kazandı. Jaoo Pedro, ceza sahasına girerken rakibinin müdahalesiyle yerde kaldı. Maçın hakemi beyaz noktayı gösterdi. Topun başına geçen Joao Pedro vuruşunda kaleci Runar Alex Runarsson’u geçemedi.

45+3. dakikada savunmadan seken topu ceza yayı üzerinde gelişine vuran Crespo kalecinin sağından topu filelere gönderdi. 3-0

44. dakikada Fenerbahçe’nin sol köşe gönderi yakınlarında kazandığı serbest vuruşunda Ezgjan Alioski ortasını yaptı. Alanyaspor savunması topu uzaklaştırdı.

55. dakikada Fenerbahçe, soldan kazandığı köşe vuruşunu paslaşarak kullandı. Emre Mor’un ceza sahasına gönderdiği topu savunma karşıladı. Dönen topu Crespo tamamlamak istedi. Top farklı şekilde auta gitti.

70. dakikada ceza sahası içi sol çaprazda topla buluşan Lincoln’ün yerden sert ortasında Valencia meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 4-0

76. dakikada Valencia’nın pasıyla ceza sahası içi sağ çaprazda topla buluşan İrfan Can Kahveci, rakibinden sıyrılarak dar açıdan yaptığı vuruşta topu filelere gönderdi. 5-0

87. dakikada Arda Güler’in pasıyla ceza sahasında topla buluşan Batshuayi, rakibinden sıyrılarak yaptığı vuruşta kaleci Runarsson gole izin vermedi.

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Hüseyin Göçek, İbrahim Çağlar Uyarcan, Alpaslan Dedeş

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Ferdi Kadıoğlu, Gustavo Henrique, Attila Szalai, Ezgjan Alioski, Miguel Crespo (Mert Hakan Yandaş dk. 81), Arao, Emre Mor (İrfan Can Kahveci dk. 66), Valencia (Batshuayi dk. 86), Rossi (Lincoln dk. 66), Pedro (Arda Güler dk. 8)

Alanyaspor: Runarsson, Pereira, Furkan, Fatih Aksoy, Balkovec, Efkan Bekiroğlu (Targhalline dk. 63), Leroy Fer, Candeias (Lusamba dk. 85), Efecan Karaca (Cavaleiro dk. 85), Zinedine Ferhat (Oğuz Aydın dk. 16), Ahmet Hassan (Erencan Yardımcı dk. 85)

Goller: Rossi (dk. 5), Gustavo Henrique (dk. 17), Crespo (dk. 45+3), Valencia (dk. 70), İrfan Can Kahveci (dk. 76) (Fenerbahçe)

Paylaşın

Trabzonspor, Geriden Gelip Kazandı

Süper Lig’in 7. haftasında Trabzonspor ile Gaziantep FK karşı karşıya geldi. Müthiş bir mücadeleye sahne olan karşılaşma 3-2 Trabzonspor’un üstünlüğü ile sona erdi. Bu sonuçla Trabzonspor puanını 13 yaptı. Gaziantep FK ise 11 puanda kaldı.

Haber Merkezi / Trabzonspor’un golleri 14. dakikada Trezeguet, 42. dakikada (Penaltı) Bakasetas ve 90+8’de Bartra’dan gelirken, Gaziantep FK’nın gollerini 2. dakikada Alexandru Maxim ve 9. dakikada Lazar Markovic kaydetti.

Karşılaşmadan dakikalar:

2. dakikada sol taraftan gelişen Gaziantep FK atağından rakiplerinden sıyrılarak ceza sahası içine giren Maxim’in ayağının içiyle düzgün vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Uğurcan Çakır’ın solundan ağlarla buluştu. 0-1

5. dakikada Larsen’in pasıyla ceza sahası yayı üzerinde topla buluşan Bakasetas’ın sert vuruşunda kaleci Günay meşin yuvarlağı kornere çeldi. 9. dakikada Gaziantep FK, Lazar Markovic’in golüyle skoru 2-0’a getirdi. Gaziantep’te savunma arkasına atılan nefis topu çok iyi kontrol eden Lazar Markovic, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi.

14. dakikada Trabzonspor’da bu kez Trezeguet sahneye çıktı ve Trabzonspor adına farkı bire indiren golü kaydetti. Bakasetas’ın pasıyla sağ çaprazda topla buluşan Trezeguet, yerden çok sert vurdu ve topu ağlara göndererek farkı 1’e indirdi. 27. dakikada Bakasetas’ın ceza sahası dışından sert şutu kaleci Günay’dan döndü. Dönen topu savunma oyuncuları uzaklaştırdı.

39. dakikada soldan Trezeguet’in ceza sahasına çevirdiği topta Matej Hanousek topa elle müdahale etti ve hakem Mete Kalkavan VAR’ın uyarısıyla pozisyonu inceledikten sonra penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Bakasetas skoru 2-2’ye getirdi.

67. dakikada Eren Elmalı’nın sol çaprazdan kaleye sert şutunu kaleci Günay, çift yumrukla kornere çıkardı. 79. dakikada ani gelişen Gaziantep FK atağında Halil İbrahim’in soldan ceza sahasına çevirdiği topa Maxim gelişine vuruşunda meşin yuvarlak yandan auta çıktı.

83. dakikada topla birlikte ceza sahası içine giren Veliu’nun vuruşunda top kaleci Uğurcan Çakır’da kaldı. 84. dakikada Eren Elmalı’nın sol taraftan ceza sahası içine ortasında Gomez’in kafa vuruşunu kaleci Günay çizgi üzerinden çıkardı. Dönün topa Bardhi’nin vuruşunda ise meşin yuvarlak kalecide kaldı.

90+8. dakikada Trabzonspor’un sol taraftan kullandığı taç atışında Gaziantep FK savunmasının kafasından havalanan topu iyi takip eden Bartra’nın kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Günay’ın solundaki direğe çarparak ağlarla buluştu. 3-2

Stat: Akyazı

Hakemler: Mete Kalkavan, Mustafa Emre Eyisoy, Mustafa Sarvanlar

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Larsen (Denswil dk. 79), Bartra, Hugo, Eren Elmalı, Siopis (Gomez dk. 72), Hamsik (Gbamin dk. 79), Bakasetas, Djaniny (Bardhi dk. 31), Trezeguet, Umut Bozok (Abdulkadir Ömür dk. 72)

Gaziantep FK: Günay, Kitsiou, Ertuğrul, Djilobodji, Hanousek (İbrahim Pehlivan dk. 70), Jevtovic, Furkan, Markoviç (Mustafa Eskihellaç dk. 57), Maxim (Merkel dk. 88), Sagal (Veliu dk. 70), Figuuiredo (Pekhart dk. 46)

Goller: Maxim (dk. 2), Markoviç (dk. 10) (Gaziantep FK), Trezeguet (dk. 14) Bakasetas (dk. 42 pen.), Bartra (dk. 90+8) (Trabzonspor)

Paylaşın