Erdoğan, Hedefine Demirtaş’ı Koydu: Kürtlükle Alakası Yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diyarbakır’ın yaşadığı karanlık günler de geride kalmıştır. Şu anda Edirne Cezaevi’nde olan zatın Kürtlükle alakası var mı? Yok. Bu adam Kürt değil. Ama Kürt kardeşlerimi sömürüyor. Bunun hesabını benim Kürt kardeşlerim sormayacak mı? Soracak” dedi ve ekledi:

“Yine bir eş başkanları var. Kürt mü? Değil. Ama benim Kürt kardeşlerimi sömürüyor.  Diyarbakır ekonomisiyle, kültür ve sanatıyla, altyapısıyla yoluna kararlı bir şekilde devam etmektedir. Artık Diyarbakır huzurun şehridir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır Çevre Yolu, TOKİ 1525 konut, 17 iş yeri, bir cami ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katılmak üzere Diyarbakır’a gitti.

İstasyon Meydanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden faciasıyla ilgili, “Şehitlerimizin aileleri bize emanettir, emanete sahip çıkacağız. Kusuru olanlar tespit edilirse her türlü işlemi yapacağız” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Nerede bu Batı’nın insan hakları savunucuları? Nerede bunlar? Bir kere gelip de Diyarbakır Anneleri’ni gelip ziyaret ettiler mi? Gördüler mi? Onlar sadece sahne artisti. Diyarbakır’daki kardeşlerim bunlara yüz vermediler. Peyderpey evlatları da dönüp geldi. Milletimizle aramızda nifak sokmak için her yolu deneyenlerin kirli yüzlerini tek tek ortaya çıkardık.

“Yine bir eş başkanları var…”

Diyarbakır’ın yaşadığı karanlık günler de geride kalmıştır. Şu anda Edirne Cezaevi’nde olan zatın Kürtlükle alakası var mı? Yok. Bu adam Kürt değil. Ama Kürt kardeşlerimi sömürüyor. Bunun hesabını benim Kürt kardeşlerim sormayacak mı? Soracak.

Yine bir eş başkanları var. Kürt mü? Değil. Ama benim Kürt kardeşlerimi sömürüyor.  Diyarbakır ekonomisiyle, kültür ve sanatıyla, altyapısıyla yoluna kararlı bir şekilde devam etmektedir. Artık Diyarbakır huzurun şehridir.

Diyarbakır Cezaevi Kültür Bakanlığına devredildi

Son ziyaretimde Diyarbakır Cezaevi’ni boşaltma ve kültür merkezi yapma sözünü vermiştim. Sözümüzü tuttuk. Bugün itibariyle Diyarbakır Cezaevi, Adalet Bakanlığımızdan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmiştir. Geçmişte nice acılara, zulümlere konu olan

Diyarbakır Cezaevi binası artık hem hafıza, hem de farklı alanlarda faaliyet yürütme imkanı sağlayan bir eser olarak hizmet verecektir. Şimdiden Diyarbakırımıza hayırlı olmasını diliyorum. Diyarbakır Cezaevi müze oluyor. Kütüphanesiyle, sanat, gösteri alanlarıyla artık bu cezaevi ortadan kalkıyor.

Elbette ki Diyarbakır’ın bu güzel tablosundan rahatsız olanlar da var. Adeta kahroluyorlar. Rahatsızlıklarının bir sebebi de bunların gerçek yüzlerini sizlerle paylaşıyor olmam.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nı hedef aldı

İşte şimdi son tartışmaları görüyorsunuz. Kürt kardeşlerimi bir avuç sapkının oyuncağı haline getirmek isteyenlerin, sizin iradenizi nasıl istismar ettiğini görüyorsunuz. HDP denen parti görünümlü emperyalist operasyon aygıtı, sadece 50 bin vatandaşımızın canına mal olan terör örgütünün payandası değildir.

Bu fitne yuvası, tüm sapkınların aktörü durumundadır. Biliyorsunuz CHP, kurduğu altılı masaya çantada keklik olarak gördüğü bunları almaya tenezzül dahi etmemiş, masanın altında onları tutma yoluna gitmiştir. Bunlar da masa altında kalmış olmanın mahcubiyetiyle gidip, İstanbul’da adı sanı duyulmayan bir grup marjinal partiyle güya ittifak kurmuşlar.

İttifak kurdukları parti tabelalı örgütlerin söylemlerinin ne sizlerle ne de bu ülkenin vatanına, milletine, değerlerine bağlı herhangi bir vatandaşıyla en ufak bir ilgisi yoktur.”

Paylaşın

İstanbul Barosu’nun İlk Kadın Başkanı ‘Filiz Saraç’ Oldu

Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan İstanbul Barosu 52’nci Genel Kurulu sona erdi. Seçimi, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Avukat Filiz Saraç kazandı. Böylece, Filiz Saraç, 144 yıllık İstanbul Barosu’na ilk kez bir kadın başkanı oldu.

Seçimlerin ardından konuşma yapan Filiz Saraç, “Bana bu onuru yaşatan bütün meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. İstanbul Barosu 144 yıllık tarihiyle hak mücadelesinin simgesidir. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına girerken, 144 yıllık baromuzun ilk kadın başkanı olmanın onuru yaşatan İstanbul Baro’muza teşekkür ediyorum. Atatürk ve Cumhuriyetin kazanımları sayesinde bugün bu onuru yaşıyorum. Huzurunda saygıyla eğiliyorum” dedi.

Filiz Saraç kimdir?

1968 yılında Trabzon’da doğan Av. Filiz Saraç 1988’de Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Kamu Hukuku Dalında yüksek lisans yaptı. 32 yıldır kesintisiz olarak serbest avukatlık yapan yeni İstanbul Barosu başkanı, İngiltere’de MBA işletme hazırlık eğitimini tamamladı. 1996 yılında İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’na seçildi.

İstanbul Barosu 125. yıl Belgeseli’ni hazırlayan ekibin başkanlığını yaptı. 2004-2006 döneminde, İstanbul Barosu başkan yardımcısı olarak görev aldı. 6 yıl süreyle Yeditepe Üniversitesi’nde ders verdi. 2006’dan bu yana Türkiye Barolar Birliği delegesi ve TBB eğitim danışma kurulu üyesi olarak görev yaptı.

İstanbul Barosu seçimi

Dünyanın en büyük barosu olan İstanbul Barosu başkanlık seçimleri bugün Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı. 56 bin avukatın kayıtlı olduğu baro seçimleri için saat 09.00’da oy verme işlemi başladı. Seçimler saat 17.00 itibariyle sona erdi. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Filiz Saraç, 7 bin 96 oyla baronun yeni başkanı oldu. Böylece 144 yıllık İstanbul Barosu’na ilk kez bir kadın başkan seçildi.

Başkanlık için yarışan isimler

  • Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Filiz Sara
  • İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Önce Avukat Grubu’nun adayı Avukat Elif Görgülü
  • Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu Yükseliş Hareketi adayı olan Hasan Kılıç
  • Bağımsız Avukatlar Grubu’nun adayı Gülden Sönmez
  • Avukat Hakları Grubu’nun adayı Mustafa Gökhan Ahi
  • Avukat Mert Er Karagülle
  • Milliyetçi Avukatlar Grubu adına Hakan Çatak
  • İstanbul Avukatlar Birliği adına Metin Uracin
  • Genç Hukuk Hareketi’nden Türkan Kara
Paylaşın

Bir Yılda, İç Borçların Faiz Yükü 1,6 Trilyon TL Arttı

Türkiye’de enflasyonun ve döviz kurunun artmasının yanı sıra ABD ve AB ülkelerindeki faiz artışları Türkiye’nin borç stokunu ve faiz yükünü büyütüyor. Anaparası 1,7 trilyon lira olan iç borçların ekim itibarıyla hesaplanan faiz yükü 2,3 trilyon liraya çıktı. İç borçların faiz yükü bir yılda 1,6 trilyon arttı.

Hazine’nin borç stoku yüksek bir döviz ve faiz riski taşıyor. Çünkü borç stokunun yüzde 65,7’si döviz ve altın cinsinden alınmış borçlardan oluşuyor.

Değişken faizli ve döviz cinsinden borçların toplamının stok içerisindeki payı ise yüzde 83,4’ü buluyor. İç borç stokunun bile yüzde 27,5’i döviz cinsinden, yüzde 47,3’ü değişken ve TÜFE’ye endeksli borçlardan meydana geliyor.

AK Parti iktidarının ekonomi politikalarının olumsuz sonuçları, Hazine’nin borç ve faiz yüküne de yansıdı. Hazine’nin borç stoku, geçen yıl eylül ayından bu yana bir trilyon 493 milyar TL artarak bu yıl eylül sonunda 3 trilyon 675 milyar TL’ye kadar yükseldi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu’nun ekonomi notunda, borç stokunun vadesine kadar ödenecek faiz yükü ise 3 trilyon 119 milyar TL’yi bulduğuna dikkat çekildi.

BirGün’de yer alan habere göre anaparası bir trilyon 738 milyar lira olan iç borçların ekim ayı itibarıyla hesaplanan faiz yükü 2 trilyon 327 milyar TL ile anapara tutarının oldukça üzerinde bulunuyor.

İç borç stokunun faiz yükü geçen yıl ekimde 757 milyar TL olarak hesaplanmıştı. Son bir yılda faiz yükü, yüzde 107’lik orana karşılık gelecek şekilde bir trilyon 570 milyar TL arttı.

Bütçe açığı

Son bir yıldaki bütçe açığı ise Kasım 2021-Eylül 2022 aylarını kapsayan dönem 175,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde Hazine’nin bütçe açığının finansmanı için yaptığı net iç ve dış borçlanma ise 200,3 milyar TL’de kaldı.

Borç stokunun 1,5 trilyon lira arttığı ancak bu ölçüde bir bütçe açığı ve dolayısıyla net borçlanma yapılmadığı halde borç stokunun ve stokun faiz yükünün artmasında iktidarın, yanlış ekonomik politikalarının yanı sıra yanlış borçlanma politikaları belirleyici oldu.

Faiz oranlarını yapay olarak düşük tutmak için döviz, altın ve enflasyona endeksli borçlanmalara ağırlık veren iktidar; döviz kurları, altın fiyatları ve enflasyonun yükselmesiyle halka çok büyük bir borç faturası çıkarmış oldu. Son bir yılda sadece kur farkı nedeniyle Hazine’nin borç yükündeki artışın 1,3 trilyon TL’yi bulduğu tahmin ediliyor.

Borç stokunun yüzde 65’i döviz ve altın cinsinden

Hazine’nin borç stoku yüksek bir döviz ve faiz riski taşıyor. Çünkü borç stokunun yüzde 65,7’si döviz ve altın cinsinden alınmış borçlardan oluşuyor.

Değişken faizli ve döviz cinsinden borçların toplamının stok içerisindeki payı ise yüzde 83,4’ü buluyor. İç borç stokunun bile yüzde 27,5’i döviz cinsinden, yüzde 47,3’ü değişken ve TÜFE’ye endeksli borçlardan meydana geliyor.

Dış borç stokunun da yüzde 14’ü değişken faizli. Dolayısıyla Türkiye’de enflasyonun ve döviz kurunun artmasının yanı sıra ABD ve AB ülkelerindeki faiz artışları da Türkiye’nin borç stokunu ve faiz yükünü büyütüyor.

Paylaşın

Türkiye Yaşlanıyor: Yaşlı Nüfus Oranı Dünya Ortalamasını Geçti

Türkiye’de yaşlı nüfusun son beş yılda yüzde 24 arttığını ifade eden CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, 2021 yılı itibari ile Türkiye yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını geçtiğini söyledi.

CHP’li Purçu, “Ağır hayat koşulları ve yaşlılara uygun olmayan şehirlerden dolayı yaşlılar evlerinden çıkamıyorlar. Bu yüzden hem aktif bir hayattan uzak kalıyorlar hem de psikolojik sorunlar yaşıyorlar” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Özcan Purçu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) verdiği araştırma önerisi ile Türkiye’de 65 yaş sınırının kritik sınır olarak kabul edildiğini belirterek, 65 yaşından sonra kişilerde psikolojik ve fiziksel gerilemelerin meydana geldiğini söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) istatistiklerine bakıldığında Türkiye’de yaşlı nüfusun son beş yılda yüzde 24 arttığını ifade eden Purçu, 2021 yılı itibari ile Türkiye yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını geçtiğini söyledi.

Purçu konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

  • TÜİK rakamlarında açıklandığı üzere; Türkiye’de 65 yaş üstü nüfus, 2016’dan 2021’e 1,5 milyon kişi artarak 8 milyonu aşmıştır.
  • 65 yaş üstü nüfusun yaklaşık yüzde 65’ini 65-74 yaş grubu, yüzde 27’sini 75-84 yaş grubu ve yüzde 8’ini 85 ve daha üzeri yaş grubu oluşturmaktadır.
  • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, ‘2030’da Türkiye’de yaşlı nüfus oranının yüzde 12,9’a çıkacağı öngörülüyor’ diyerek Türkiye’de yaşlanma gerçeğini kabul etmiştir.

2022 Eylül itibari ile açlık sınırının 7 bin 500 TL, yoksulluk sınırının ise 23 bin 600 TL olduğunu ifade eden Özcan Purçu, buna karşılık yaşlı nüfusunun büyük bir kesiminin 3 bin 500 TL gibi asgari ücretin altında bir maaş aldığını, temmuz ayında yapılan 1684 TL zammın ise yüzde 130’luk enflasyon karşısında eridiğini söyledi.

Purçu, bu koşullarda yaşlılara neredeyse “Ne halin varsa gör” dendiğini belirtti.

Yaşlıların barınma sorunu

Barınma sorunu yaşayan yaşlılara da değinen Purçu, şöyle dedi:

“Barınma sorunları ya da hayat sorunları nedeni ile huzurevine yerleşmek isteyen yaşlılar ise ne kamuya ne özele yerleşebiliyor.

“Kamu huzurevlerinin yetersiz kapasitesi ve çok uzun bekletme sürelerinden dolayı yaşlılar yerleşemiyorlar. Halihazırda 452 huzurevinde kalan 14 bin 535 yaşlı var. Buralara yerleşmek isteyenlerin aylarca, hatta yıllarca sıra bekledikleri bilinmektedir.

“Özel huzurevleri ise Bakanlık kararı ile taban ve tavan fiyat uygulamasına sahipler. Taban fiyat 1390 TL, tavan fiyat ise 12 bin TL olarak belirlenmiş durumda. Dar gelirli yaşlılar bu fiyatlandırmasında ötesinde her ay depozito ödemekteler ve ayrıldıklarında da depozitolarını alamıyorlar. Gerek özel gerek kamu huzurevlerinde ise yaşlıların zaman zaman kötü muameleye maruz kaldıkları bilinmektedir. ”

Yaşlıların hayatı eve sığmıyor

Son olarak “Ağır hayat koşulları ve yaşlılara uygun olmayan şehirlerden dolayı yaşlılar evlerinden çıkamıyorlar. Bu yüzden hem aktif bir hayattan uzak kalıyorlar hem de psikolojik sorunlar yaşıyorlar,” diyen Purçu, yaşlıların mağduriyetlerine karşı TBMM’de bir komisyonun kurulmasını teklif etti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Belediye Başkanlarına ‘Telefonlarınız Dinleniyor’ Uyarısı

Partisinin belediye başkanlarını, “telefonlarının dinlendiğini” söyleyerek uyaran CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nın, “Ancak gizli kapaklı bir işimiz olmadığı için bu konuda da endişeleneceğimiz bir şey yok” ifadelerini kullandığı aktarıldı.

Örgütlerle belediyeler arası çıkan uyuşmazlıklarla ilgili başkanları uyardığı öğrenilen Kılıçdaroğlu’nun “Bir uyuşmazlık olursa herkes kendi işine bakacak” dediği kaydedildi.

CHP’li belediye başkanları Sivas’ta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılımıyla çalıştay düzenledi. Başkanların ortak projeleri, kış dönemini ve yaklaşan seçimleri ele aldığı çalıştayda belediye bütçelerinin yönetiminden iletişim stratejilerine kadar pek çok alanda da sunum yapıldı. Çalıştay, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun başkanlarla basına kapalı olarak gerçekleştirdiği toplantıyla sonlandı.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın parti kurmaylarından edindiği bilgilere göre; Kılıçdaroğlu toplantıda başkanlara sosyal yardımlarla ilgili önerilerde bulunarak, “Yoksullara pozitif ayrımcılık yapın. Emeklilere, yoksullara, engellilere büyük özen gösterin. Hiçbirinin aç kalmasına izin vermeyin” talimatını verdi.

Örgütlerle belediyeler arası çıkan uyuşmazlıklarla ilgili başkanları uyardığı öğrenilen Kılıçdaroğlu’nun “Bir uyuşmazlık olursa herkes kendi işine bakacak” dediği kaydedildi.

‘Gizli kapaklı işimiz yok’

Başkanları telefonlarının dinlendiğine yönelik uyardığı da belirtilen Kılıçdaroğlu’nun “Telefonlarınız dinleniyor. Ancak gizli kapaklı bir işimiz olmadığı için bu konuda da endişeleneceğimiz bir şey yok” ifadelerini kullandığı aktarıldı.

Altılı masa çalışmalarıyla ilgili de konuştuğu belirtilen Kılıçdaroğlu’nun “İki farklı komisyon kurduk. Birisi hükümet programı gibi bir program hazırlayacak. Diğeri de yol haritasını çalışacak” dediği öğrenildi. Öte yandan; Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü konusuyla ilgili başkanlara yorum yapmadığı kaydedildi.

Paylaşın

HDP’li Sancar’dan ‘Altılı Masa’ Açıklaması: Dört Partiyle Bazen Görüşüyoruz

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Altılı Masa’yla görüşülüp görüşülmediği sorusuna Altılı Masa’da yer alan dört partiyle heyetlerinin bazen buluştuğunu söyledi ve ekledi:

“Ama bu temaslar bizim geleceğe dönük politikalar için öngördüğümüz yöntemi karşılamıyor. Bu olağan bir temas yöntemidir”

Artı TV’de Kemal Avcı ve İsmet Demirdöven’in Ankara Gündemi programına katılan Sancar, HDP’nin altılı masa ile diyalog halinde olup olmadığına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

Bu masada yer alan dört partiyle heyetlerimiz bazen buluşuyor. Zaten heyetlerimiz var, siyasi partiler ve STK’lerden sorumlu eş genel başkan yardımcıları ve eş sözcülerimiz var. Arada görüştükleri de oluyor ama bu temaslar bizim geleceğe dönük politikalar için öngördüğümüz yöntemi karşılamıyor. Bu olağan bir temas yöntemidir.

“En önemli seçenek kendi adayımızla cumhurbaşkanlığı seçimine katılmaktır”

Sancar’ın konuşmasından diğer satır başları şöyle:

“Bizim belirlediğimiz bir stratejimiz var; 27 Eylül 2021’de bir deklarasyonla bunu açıkladık. Cumhurbaşkanlığı seçimi için bir yöntem de önerdik. Ortak aday için neler bekliyoruz, istiyoruz diye. Neler istiyoruz söyledik; açık müzakere, doğrudan diyalog ve belli başlıklarda mutabakat arayışı. Bu başlıkları da deklarasyonda sıraladık.

Bu konuda bir anlaşma, mutabakat oluşursa ortak aday da olur ama bu deklarasyonu açıkladıktan sonra sanki biz 6’lı masaya çağrı yapmışız da oturmuş bekliyormuşuz gibi bir algı yaratıldı. Öyle değil; bizim seçimle ilgili, seçimlerle ilgili senaryoları tek tek ayrı ayrı defalarca çalıştığımızı da belirttik. Yani şunu söylüyoruz; 6’lı masa bu yönteme yanaşmazsa ‘Ne yapacaksınız?’ sorusuna defalarca şu yanıtı verdik; En önemli seçenek kendi adayımızla cumhurbaşkanlığı seçimine katılmaktır. Kendi adayımız, şu anda oluşturduğumuz ittifaklar. Bu genişleyecektir, genişlemesini hedefliyoruz. Genişlemiş haliyle ittifak ortaklarımızla tartışacağız ve birlikte karar vereceğiz.

Bu ittifakta doğrudan ve şeklen yer almayan bütün demokrasi güçleriyle istişarelerde bulunacağız. Kararımızı bu süreçlerden geçirerek vereceğiz diyoruz. Burada da asıl meselemiz şu; Türkiye’de gerçekten ağırlığı olan ve geleceği inşa etmeye toplumun önemli kesimlerini ikna edecek bir güç oluşturmak.”

Paylaşın

Ipsos Araştırma: Ailelerin Yüzde 81’i Okul Masraflarını Karşılamakta Zorlanıyor

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da açıklanan raporlar, iktidarın ekonomide çizmeye çalıştığı pembe tabloları yalanlıyor. Ipsos Araştırma’nın açıkladığı rapora göre, ailelerin yüzde 81’i okul harcamalarının yanı sıra diğer masrafları karşılayabilmek için bazı harcama kalemlerini de kısmaya çalışıyor.

Rapora göre, çocuğu okula giden ailelerin yüzde 70’i okul masraflarının bütçelerini çok zorlayacak şekilde arttığını, yüzde 24’ü de biraz zorlayacak şekilde arttığını söylüyor.

Yine rapora göre, toplamda hemen hemen tüm ebeveynlerin bu seneki okul masrafları karşısında oldukça zorlandığı görülüyor. Okul masrafları karşısında zorlamayan ebeveynleri oranı ise sadece yüzde 6.

Okul masraflarını kısmak için ebeveynlerin yüzde 37’si kırtasiye giderlerini kısmaya çalışmış ya da geçen seneden kalan kırtasiye malzemelerini kullanmış, yüzde 36’sı bir önceki senenin okul kıyafetlerini kullanmış.

Ipsos Araştırma Şirketi, okula giden çocuğu olan ailelerle, okul masraflarına ilişkin araştırma yaptı.

Dünya gazetesinin haberine göre; 15 Eylül-15 Ekim arası yürütülen dört haftalık çalışmada, okula giden çocuğu olan 568 ebeveynle görüşüldü.

Araştırmanın sonuçları şöyle:

Ailelerin yüzde 81’i okul harcamalarının yanı sıra diğer masrafları karşılayabilmek için bazı harcama kalemlerini de kısmaya çalışıyor.

Bu kişilerin özellikle sosyal hayata yönelik kalemlerde tasarrufa gittiği görülüyor.

Dışarıda yemek yemek, dışarıdan yemek ısmarlamak ya da sinema tiyatro gibi dışarıda eğlence aktiviteleri daha az yapılmaya başlandı. Bu gider kalemlerinin dışında ek olarak giyim harcamaları da kısılmaya çalışılan diğer bir harcama kalemi.

Çocuğu okula giden ailelerin yüzde 70’i okul masraflarının bütçelerini çok zorlayacak şekilde arttığını, yüzde 24’ü de biraz zorlayacak şekilde arttığını söylüyor.

Toplamda hemen hemen tüm ebeveynlerin bu seneki okul masrafları karşısında oldukça zorlandığı görülüyor. Okul masrafları karşısında zorlamayan ebeveynleri oranı ise sadece yüzde 6.

Okul masrafları karşısında zorlanan ebeveynlerin yüzde 67’si okul ile ilgili harcamaları da kısmış.

Okul masraflarını kısmak için ebeveynlerin yüzde 37’si kırtasiye giderlerini kısmaya çalışmış ya da geçen seneden kalan kırtasiye malzemelerini kullanmış, yüzde 36’sı bir önceki senenin okul kıyafetlerini kullanmış.

Okulda yapılan yemek harcamalarını kısmak için de her 4 ebeveynden biri evden sandviç ya da yemek yapıp çocuklarının yanına verdiğini belirtiyor.

Paylaşın

KİT’lerin 2022’deki Zararı 24,7 Milyar Lira

Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), 2016’da 3,1 milyar TL, 2017’de 17,7 milyar TL, 2018’de 7,6 milyar TL, 2019’da 6,4 milyar TL, 2020’de ise 924,1 milyon TL ve 2021’de 3,3 milyar lira kâr etti. Buna karşın bu yıl KİT’lerin 24,7 milyar TL zarar etmesi bekleniyor.

Bu yıl KİT’lere 34,2 milyar TL bütçe transferi yapılacak. Bunun 31,9 milyar TL’si sermaye, 2,9 milyar TL’si de görevlendirme gideri yani görev zararı kapsamında olacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan 2023 Bütçe Gerekçesi’ne göre, 6 yıl aranın ardından Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) yeniden zarar edecek.

Gerekçede yer alan “233 sayılı KHK kapsamındaki KİT’lerin genel dengesi ve bütçe ile ilişkisi” başlıklı tabloya göre KİT’ler, cari fiyatlarla 2006 yılında 1,4 milyar TL, 2007’de 1,2 milyar TL, 2008’de 1,8 milyar TL, 2009’da 664,1 milyon TL, 2010’da 7,7 milyar TL, 2011’de 9,3 milyar TL, 2012’de 3,3 milyar TL, 2013’te 4,7 milyar TL, 2014’te 8,1 milyar TL kâr etti. Uzun süre devam eden bu kârlılık 2015’te ise tersine döndü. KİT’ler 2015 yılında 1,1 milyar TL zarar etti. Sonraki yıllarda ise yeniden kâr yazmaya başladı.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre KİT’ler, 2016’da 3,1 milyar TL, 2017’de 17,7 milyar TL, 2018’de 7,6 milyar TL, 2019’da 6,4 milyar TL, 2020’de ise 924,1 milyon TL ve 2021’de 3,3 milyar lira kâr etti. Buna karşın bu yıl KİT’lerin 24,7 milyar TL zarar etmesi bekleniyor.

Bütçe transferi

2023 Bütçe Gerekçesi’nde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca KİT’lere yapılan bütçe transferlerine de yer verildi. Bunlar, 2020 sonrasında sıçrama yaptı. 2020’de 4,3 milyar lira olan transfer geçen yıl 22,9 milyar TL’ye çıktı. Bu yıl ise KİT’lere 34,2 milyar TL bütçe transferi yapılacak. Bunun 31,9 milyar TL’si sermaye, 2,9 milyar TL’si de görevlendirme gideri yani görev zararı kapsamında olacak.

Paylaşın

“AK Parti’de ‘Parlamenter Sistem’ Konuşuluyor” İddiası

Sözcü yazarı gazeteci Deniz Zeyrek, “Çok sansasyonel gelebilir ama bence Sayın Cumhurbaşkanı bile artık parlamenter sisteme geçişin yollarına bakıyordur. Bakanlardan da var. Açık açık şunu söylüyorlar. Diyorlar ki, şu anda parlamenter sistem olsaydı biz iktidarda kalır mıyız derdinde olmazdık” dedi ve ekledi:

“Birinci partiyiz ve hala iktidar biz olurduk diye konuşuyorlar ve zaten başlarına ne geldiyse de Başkanlık sistemine geçildikten sonra geldi.”

FOX TV’de yayınlanan Orta Sayfa programında gündeme ilişkin yorumlar yapan Sözcü yazarı gazeteci Deniz Zeyrek, kulis haberini paylaştı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ‘Başbakan’ olacağını söyleyen ‘güçlü bir Bakan’ın olduğunu ileri süren Zeyrek, şöyle konuştu:

“Çok sansasyonel gelebilir ama bence Sayın Cumhurbaşkanı bile artık parlamenter sisteme geçişin yollarına bakıyordur. Bakanlardan da var. Açık açık şunu söylüyorlar. Diyorlar ki, şu anda parlamenter sistem olsaydı biz iktidarda kalır mıyız derdinde olmazdık. Birinci partiyiz ve hala iktidar biz olurduk diye konuşuyorlar ve zaten başlarına ne geldiyse de Başkanlık sistemine geçildikten sonra geldi.”

“Meral Akşener’in Başbakan olacağını söyleyen Bakan var mı?” sorusuna Deniz Zeyrek şu cevabı verdi: Duydum ben. Bakan’ın ismini vermem. Bütün Bakanlar etkilidir ama güçlü bir Bakan olduğunu söyleyebilirim. Bunlar konuşuluyor.

  • Doğan Şentürk: Bizzat kendisinden mi duydun?
  • Deniz Zeyrek: Evet
  • Doğan Şentürk: Kulağın ile duydun?
  • Deniz Zeyrek: Evet
  • Doğan Şentürk: İlginç
Paylaşın

Meteoroloji’den “Sağanak Ve Karla Karışık Yağmur” Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Sinop, Trabzon’un doğusu, Rize ve Artvin çevreleri için sağanak yağış, Artvin, Rize ve Ardahan’ın yüksek kesimleri için karla karışık yağmur ve kar yağışı uyarısında bulundu. 

Haber Merkezi / Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde Sinop, Trabzon’un doğusu, Rize ve Artvin çevrelerinin yerel olmak üzere yağmur ve sağanak yağışlı, Artvin, Rize ve Ardahan’ın yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde kuzey ve iç kesimlerde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

Hava sıcaklığının ülkemiz genelinde artacağı ve genellikle mevsim normalleri civarında, Marmara’nın batısı ile Kıyı Ege’de yer yer mevsim normalleri üzerinde seyredeceği tahmin edilirken, rüzgarın ise, genellikle kuzeyli, Marmara ile zamanla kuzey ve iç kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

  • Marmara Bölgesi: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde bölgenin güneyinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
  • Ege Bölgesi: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
  • Akdeniz Bölgesi: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
  • İç Anadolu Bölgesi: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde bölgenin doğu kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
  • Karadeniz Bölgesi: Batı Karadeniz, parçalı ve az bulutlu, zamanla yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde Sinop çevrelerinin yerel olmak üzere yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor. Orta ve Doğu Karadeniz, Parçalı, zamanla doğusunun yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde Trabzon’un doğusu ile Rize ve Artvin çevrelerinin yerel olmak üzere yağmurlu, Rize ve Artvin’in yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.
  • Doğu Anadolu Bölgesi: Parçalı ve az bulutlu, zamanla kuzeydoğusunun yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde Ardahan’ın yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde kuzey kesimlerinde yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.
  • Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Az bulutlu ve açık, geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde doğu kesimlerinde yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.
Paylaşın