“Türkiye İdlib’den Çekiliyor” İddiası

Suriye’nin İdlib bölgesinde Türkiye’nin desteklediği gruplar ile radikal Hayat Tahrir el Şam (HTŞ) arasında çatışmaların şiddetlenmesinin ardından, TSK’ya bağlı birliklerin sınıra doğru çekilmeye başladığı iddia edildi.

İngiltere merkezli ve Suriye’deki iç savaşa ilişkin bilgi paylaşmasıyla tanınmış olan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) tarafından yapılan açıklamada, son üç günde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağlı iki grubun İdlib kentinden Türkiye sınırına yakın bölgelere çekildiği ifade edildi.

SOHR’nin açıklamasında, 26 Ekim’de ilk olarak TSK’ya bağlı 10 tank, 15 otobüsle ve zırhlı araçların İdlib’in güneyinden ayrıldığı bilgisi aktarıldı. Ardından 28 Ekim’de ise TSK’nın 7 tank, 10 zırhlı araç ve 15 otobüsten oluşan konvoyunun İdlib bölgesinden Türkiye sınırına yakın bölgelere çekildiği belirtildi.

Öte yandan Suriye’de kalıcı çözüm için toplantılar yapılırken ülke içerisinde çatışmalar yer yer devam ediyor. Türkiye’nin Beşar Esad rejimi ile arasındaki diyalog söylentileri ise bazı muhalifler tarafından TSK’ya yönelik tepkiye neden olduğu öne sürülüyor. Bu durumun aynı zamanda Türkiye’yle yakın ilişkideki muhalif gruplar ile HTŞ’ye bağlı güçler arasında çatışmaya neden olduğu ileri sürülüyor.

“Türkiye’nin çekilmesiyle oluşan güç boşluğunu Esad Rejimi dolduracaktır’’

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin, ‘Türkiye askerlerini İdlib’den çekiyor’ açıklamasıyla ilgili VOA Türkçe’den Orhan Erkılıça’a konuşan Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Doçent Doktor Ali Fuat Gökçe, “Eğer Türkiye HTŞ’ye müdahale ederse hem bu silahlı grubu karşısına almış olacak hem de çatışmalardan dolayı meydana gelen insani göçün kendi ülkesine girme ihtimali söz konusu olacak. Çünkü Türkiye askerlerini kendi sınırına doğru çekiyorsa bölgede bir güç boşluğu olacaktır ve bu boşluğu da Suriye Rejimi dolduracaktır’’ dedi.

Bölgede yer alan ülkelerin birbirlerini dengelediklerini ifade eden Doç. Dr. Gökçe, Rusya’nın Türkiye tarafından talep edilen PKK unsurlarının 30 kilometre güneye indirilmesini kabul etmediği için Türkiye’nin de İdlib bölgesinde HTŞ’ye karşı bir müdahalede bulunmadığını vurguladı.

“İdlib’e müdahale yeni bir insani göç dalgasına neden olabilir’’

Gökçe, “Suriye rejimi ve Rusya HTŞ unsurlarının İdlib’in kontrolünü bırakarak bu bölgeden çıkmasını istiyor. Türkiye ise Tel Rıfat ve Münbiç bölgesindeki PKK terör örgütü mensuplarının 30 kilometre güneye indirilmesini istiyor. HTŞ’nin bölgede yaklaşık 15 bin civarında silahlı gücü var ve Türkiye’de oradaki stabil durumunu korumak istiyor. Aslında her iki ülke de bölgede birbirini dengeliyor diyebiliriz. Türkiye’nin İdlib’deki askerlerini kendi sınırlarına doğru çekmesiyle ilgili iddialar akıllara Türkiye, Rusya ve Suriye Rejimi ile bir görüşmenin olduğunu getiriyor. Böyle bir görüşmenin sonucunda da Türkiye eğer İdlib’e yönelik olası bir müdahale olacaksa bunu Rusya ya da Suriye rejiminin yapması gerektiğini belirtmiş olabilir. Çünkü Türkiye askerlerini kendi sınırına doğru çekiyorsa bölgede bir güç boşluğu olacaktır ve bu boşluğu da Suriye rejimi dolduracaktır. Rejimin o bölgeye girmesi demek çatışmaların artması demek ve bu durum da yeni bir göç dalgasının meydana gelmesi demektir” dedi.

İdlib’de neler oluyor?

İdlib’de bir süredir Türkiye’nin destek verdiği gruplarla Hayat Tahrir el Şam arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Çatışmalarda aralarında sivillerle çocukların da bulunduğu onlarca kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre Hayat Tahrir el Şam Afrin’de kontrolü ele geçirmiş durumda. Gözlemevi’ne göre örgüt ayrıca Halep çevresinde Türkiye’nin desteklediği bir gruptan bazı köyleri de aldı.

Paylaşın

Devrim Muhafızları Tehdit Etmişti: İran’da Öğrenciler Yine Sokaklara Döküldü

İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami, ülke genelinde devam eden protestolarla ilgili eylemcileri sert bir şekilde uyararak, “artık gösteri yapmayın, bu son olsun”  tehdidinde bulunmasına rağmen, öğrenciler, yine sokaklara çıktı.

Haber Merkezi / İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar bugünde devam etti. Başkent Tahran başta olmak üzere, Meşhed, Zencan, Erak, Senendec, İsfahan, Mazenderan, Şiraz, Hemedan, Kazvin şehirlerinde bulunan üniversitelerde öğrenciler gösteri düzenledi.

Yönetim karşıtı sloganların atıldığı gösterilerde öğrenciler, gözaltına alınan arkadaşlarının bir an önce serbest bırakılmasını istedi. Gösterilerde zaman zaman protestocular ile güvenlik güçleri ve yönetim yanlısı öğrenciler arasında arbede yaşanıyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (Sepahi Pasdaran), 1979’da gerçekleştirilen İslam Devrimi’nin hemen sonrasında Ayetullah Humeyni’nin (Ruhullah Musavi Humeyni) talimatıyla 5 Mayıs 1979 tarihinde “iç düzeni sağlama ve devrimin korunması” gibi görevlerle oluşturuldu.

Askeri varlığının yanı sıra siyasi ve ekonomik alanda da önemli yeri bulunan Devrim Muhafızları, İran ordusuna paralel kuruldu ve emirleri de doğrudan dini liderden alıyor. Asli görevi iç güvenlik olmakla birlikte askeri uzmanlar, DMO’nun düzenli orduya göre çok daha etkin ve baskın olduğunu belirtiyor.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Hindistan’da Köprü Çöktü: En Az 141 Can Kaybı

Hindistan’ın batısındaki Gujarat eyaletinde nehir üzerindeki yaya köprüsünün çökmesi sonucu en az 141 kişi hayatını kaybetti. Onlarca kişinin de enkazın altında kaldığından endişe edilirken, kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Haber Merkezi / Morbi kentindeki asma köprünün çöküş nedeni henüz belirlenemezken, yerel basına göre çöktüğü sırada köprüde yaklaşık 400 kişi bulunuyordu.

Gujarat eyaleti bakanı Brijesh Merja köprüdeki yüzlerce kişinin Macchu Nehri’ne düştüğünü, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ve kayıp kişi sayısının henüz tespit edilemediğini aktardı.

Gujarat Emniyet Müdürü Ashish Bhatia ise çok sayıda kişinin kurtarıldığını ancak ölü sayısının artabileceğini açıkladı.

Morbi belediyesinin üst düzey yetkilisi Sandeepsinh Zala, yüzyıldan daha yalı köprünün martta kapatıldığını ve Oreva isimli özel bir firmanın 7 ay süren onarım çalışmalarının ardından sadece 4 gün önce yeniden açıldığını, ancak şirketin köprüyü açarken belediyeden uygunluk ruhsatı almadığını söyledi.

230 metre uzunluğundaki köprü 1800’lerde, İngiliz sömürgesi döneminde yapılmıştı.

Olay Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin, memleketi olan Gujarat’a düzenlediği üç günlük gezi sırasında gerçekleşti.

Modi, “bu trajedi nedeniyle son derece üzgün olduğunu” söyledi. Modi, yakınlarını kaybedenlere ve yaralananlara tazminat ödeneceğini de ekledi.

Köprüden düştükten sonra nehir kıyısına yüzerek kurtulan Prateek Vasava, yerel bir haber kanalına çok sayıda çocuğun nehre düştüğüne tanık olduğunu söyledi.

“Bazılarını yanımda götürmek istedim ama ya boğuldular ya da sürüklendiler” diyen Vasava, köprünün birkaç saniye içinde çöktüğünü ifade etti.

Eyalet yönetimi, felaketle ilgili soruşturma yürütmek için beş kişilik özel bir soruşturma ekibi kurdu.

Hindistan haber ajansı Press Trust, köprünün üzerindeki kalabalığı kaldıramadığı için çöktüğünü bildirdi.

Morbi, dünyadaki seramik üretiminin en önemli alanlarından biridir ve Hindistan’ın seramik üretiminin %80’inden fazlasını oluşturmaktadır.

Hindistan’da köprüler de dahil olmak üzere eski ve bakımsız altyapıdan kaynaklanan kazalar oldukça yaygın yaşanmakta.

2016 yılında Kalküta kentinde işlek bir caddede yer alan bir üst geçidin çökmesi sonucu 26 kişi hayatını kaybetmişti.

Bir haftadan kısa bir süre sonra Arunaçal Pradeş eyaletinde bir nehir üzerindeki bir yaya köprüsü çökmesi sonucu 30 kişi yaşamını yitirmişti.

2006’da Bihar eyaletindeki tren istasyonunda 150 yıllık bir köprünün bir yolcu treninin üzerine çökmesi sonucu en az 34 kişi hayatını kaybetmişti.

Paylaşın

Fenerbahçe Farklı Kazandı: Batshuayi’den 3 Gol 1 Asist

Süper Lig’in 12. haftasında İstanbulspor ile Fenerbahçe,  karşı karşıya geldi. Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan karşılaşmayı Fenerbahçe 5-2 gibi net bir skorla kazandı.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri, 18., 49. ve 88. dakikalarda Michy Batshuayi, 36. dakikada İrfan Can Kahveci ve 86. dakikada Enner Valencia kaydetti. İstanbulspor’un gollerini ise 48. ve 67. dakikalarda Jetmir Topalli attı.

Fenerbahçe, bu skorun ardından puanını 26’ya yükseltti ve liderliğini sürdürdü. İstanbulspor ise 8 puanda kaldı. Fenerbahçe, Süper Lig’in 13. haftasında sahasında Sivasspor ile karşılaşacak, İstanbulspor ise Giresunspor’a konuk olacak.

Goller:

18. dakika Ferdi Kadıoğlu’nun sağ kanattan yaptığı ortaya Ali Yaşar’ın elle yaptığı müdahale sonrası maçın hakemi Mustafa Kürşad Filiz penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Batshuayi, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve takımını öne geçiren golü kaydetti. 0-1

36. dakika Emre Mor’un pasında topu alan İrfan Can Kahveci, ceza yayının sağından yerden köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-2

48. dakika Szalai’nin kısa düşen geri pasında Altay’dan önce araya giren Topalli, Altay’ı çalımladı ve topu boş ağlara gönderdi. 1-2

49. dakika hızını konuşturan ve sol çaprazdan ceza sahasına giren Emre Mor’un çevirdiği topta araya giren savunma kornere uzaklaştırdı. İrfan Can’ın kullandığı kornere iyi yükselen ve kafa vuruşunu yapan Batshuayi, ağları sarsmayı başardı. 1-3

67. dakika Osayi-Samuel’in pas hatasında kapılan topta Jetmir Topalli yine Altay’dan sıyrılıp topu ağlara gönderdi. 2-3

86′ Jensen’in hatalı pasına hareketlenen Ferdi, tek topla Crespo’ya pasını aktardı. Portekizli orta saha, boş durumdaki Batshuayi’yi gördü. Belçikalı forvetin pasında topu boş kaleye gönderen Valencia, farkı 2’ye çıkardı. 2-4

88. dakikada Lincoln’ün ara pasında sol taraftan ceza sahası içine giren Enner Valencia’nın içeriye verdiği pasta Michy Batshuayi meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 2-5

Stat: Atatürk Olimpiyat

Hakemler: Mustafa Kürşad Filiz, Ekrem Kan, Erdinç Sezertam

İstanbulspor: David Jensen, Oğuzhan Berber, Mehmet Yeşil (Patrick Ebert dk. 60), Mehremic, Ali Yaşar, Okan Erdoğan, Melih Kabasakal, Muammer Sarıkaya (Emir Kaan Gültekin dk. 84 ?), Jetmir Topalli, Valon Ethemi, İbrahim Yılmaz

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Ferdi Kadıoğlu, Serdar Aziz, Attila Szalai, Ezgjan Alioski (Lincoln dk. 66), Willian Arao, Miha Zajc (Miguel Crespo dk. 75), İrfan Can Kahveci (İsmail Yüksek dk. 90 ?), Emre Mor (Bright Osayi-Samuel dk. 66), Joao Pedro (Enner Valencia dk. 66), Michy Batshuayi

Goller: Michy Batshuayi (dk. 18 pen., 49 ve 88), İrfan Can Kahveci (dk. 36), Enner Valencia (dk. 86) (Fenerbahçe), Jetmir Topalli (dk. 4, dk. 67 ) (İstanbulspor)

Paylaşın

Taliban, Burka Giymeyi Reddeden Öğrencileri Döverek Gözaltına Aldı

Afganistan’ın Bedahşan Üniversitesi’nde okuyan kadın öğrenciler, burka giymeyi reddedince kampüse girişleri engellendi. Kararı protesto etmek isteyen kadın öğrenciler, Taliban güçleri tarafından dövülerek gözaltına alındılar.

Haber Merkezi / Kaynaklar, Bedahşan Üniversitesi’ne bağlı yurtta kalan başka bir kadın öğrenci grubunu da “Taliban’a ölüm” sloganları atığı için  tutukladığını da ekledi.

Kaynaklar, Taliban’ın kadın öğrencilerin üniversitede derslere girmesini engellemek için daha fazla güç kullanmaya başladığını belirtiyorlar.

Ayrıca, Herat, Belh, Kabil ve Bamyan’da kadın öğrencilerin protestoları da Taliban tarafından sert bir şekilde bastırıldı ve çok sayıda öğrenci tutuklandı.

Afganistan ve Taliban

Taliban Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Diyubendi İslamcı hareket ve askeri organizasyondur. Kendilerine Afganistan İslam Emirliği demekte olup ülke içinde bir savaş (veya cihat) sürdürmüştür.

İslam şeriatını yayma amacıyla Molla Muhammed Ömer tarafından 1994 yılında kurulan Taliban’ın 2016’dan beri lideri Mevlevi Hibetullah Ahundzade’dir.

Taliban, 1996’dan 2001’e kadar, Afganistan’ın kabaca dörtte üçüne hükmetmiş ve kendilerine göre yorumladıkları şeriatı uygulamıştır. 1994 yılında Afgan İç Savaşı’nın önde gelen gruplarından biri olarak ortaya çıkmıştı ve büyük ölçüde Afganistan’ın doğu ve güneyindeki Peştun bölgelerindeki geleneksel İslami okullarda (medreselerde) eğitim görmüş ve Sovyet-Afgan Savaşı’nda savaşmış öğrencilerden (talebe) oluşmaktaydı.

Muhammed Ömer’in önderliğindeki hareket, Mücahid liderlerinden aldığı güçle Afganistan’ın çoğu bölgesine yayıldı. 1996’da totaliter Afganistan İslam Emirliği kuruldu ve Afganistan’ın başkenti Kandahar’a transfer edildi. 11 Eylül saldırılarının ardından Aralık 2001’de Amerikan liderliğindeki Afganistan işgaliyle devrilene kadar ülkenin çoğunu kontrol etti.

En etkin dönemlerinde, Taliban hükûmeti diplomatik olarak yalnızca Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından tanındı. Grup daha sonra Afganistan Savaşı’nda Amerikan destekli Hamid Karzai yönetimine ve NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’ne karşı bir direniş hareketi olarak yeniden bir araya geldi.

Taliban, birçok Afgan’a uygulanan sert muameleyle sonuçlanan şeriat yorumu nedeniyle uluslararası alanda kınandı. 1996’dan 2001’e kadar olan iktidarları sırasında, Taliban ve müttefikleri Afgan sivillere karşı katliamlar gerçekleştirdi, açlıktan ölmek üzere olan 160.000 sivile Birleşmiş Milletler’in gıda tedarikini engelledi ve yakıp yıkma taktiği uyarınca geniş ve verimli toprakları yakarak on binlerce evi yok etti.

Taliban, Afganistan’ı kontrol ederken, insanları veya diğer canlıları tasvir eden resimler ve filmler ile def haricinde bir enstrümanın kullanıldığı müziği yasakladı, kadınların okula gitmesini engelledi, kadınların sağlık hizmetleri dışındaki işlerde çalışmasını yasakladı (erkek doktorların kadınları görmesi de yasaklandığı için) ve kadınların dışarıda bir erkek akraba ile dolaşmalarını ve burka giymelerini zorunlu kıldı.

Belirli kuralları çiğneyen kadınlar alenen kırbaçlandı veya idam edildi. Dini ve etnik azınlıklar, Taliban yönetimi altında ağır bir şekilde ayrımcılığa uğradı. Birleşmiş Milletler’e göre, 2010’da Afgan sivil ölümlerinin %76’sından, 2011 ve 2012’de ise %80’inden Taliban ve müttefikleri sorumluydu. Kültürel soykırıma da girişen Taliban, Bamyan’ın 1500 yıllık Buda heykelleri de dahil olmak üzere çok sayıda anıtı yok etmiştir.

Taliban’ın ideolojisi; Diyubendi köktendinciliği ve militan İslamcılığın, Peştunvali olarak bilinen Peştun sosyal ve kültürel normlarıyla birleştirilmesine dayanan “yeni” bir şeriat hukuku biçimi olarak tanımlanmıştır.

Uluslararası topluluklar ve Afgan hükûmeti; sıklıkla Pakistan’ın Servislerarası İstihbarat’ını ve ordusunu; kuruluşunda, iktidarda oldukları süre boyunca ve direniş süreci boyunca Taliban’a destek sağlamakla suçlamıştır. Pakistan ise 11 Eylül saldırılarından sonra gruba yönelik tüm desteğini kestiğini belirtmiştir. 2001 yılında, El Kaide lideri Usame bin Ladin komutasındaki 2.500 Arap’ın Taliban için savaştığı bildirilmiştir.

2020’nin Şubat ayında Trump yönetimi, 1 Mayıs 2021 itibarıyla tüm Amerikan güçlerinin Afganistan’dan çekileceğine dair Taliban ile anlaşma imzaladı. Karşılığında Taliban, El Kaide gibi terörist gruplarıyla bağlantısını kesecek, şiddeti azaltacak ve Amerika destekli Afgan hükûmetiyle müzakere edecekti. Her iki taraf da bu anlaşmanın şartlarını tam olarak yerine getirmese de, çekilme başladı.

15 Ağustos 2021’de Kabil’in düşmesiyle Taliban, Afganistan yönetimine tekrar sahip oldu.

Paylaşın

TİP Lideri Baş: Erdoğan’ın Devlet Kurumlarındaki Portelerini Biz İndireceğiz

Partisinin Uşak İl bürosunun açılışına katılan TİP Lideri Erkan Baş, burada yaptığı konuşmada, “Hep birlikte bu memleketi aydınlık günlere götüreceğiz. Emek ve Özgürlük İttifakı’nı kurarken şöyle bir şey söylemiştim, bunu Uşak’ta da aynı şeyi söylüyorum Tayyip Erdoğan’ın bütün devlet kurumlarındaki portelerini biz indireceğiz” dedi.

Erkan Baş, konuşmasında, “İktidarın ülkeyi getirdiği noktada insanlar başlarını sokacak bir ev bile bulamayacak haldeler. Tam da bunun için hepimize ait olan mücadele etmek isteyen, ülkenin bu gidişatına dur demek isteyen bu ülkenin bir yurttaşı olarak geleceğime para babalarının, zenginlerin, bilindik siyasetçilerin yön vermesine tahammül edemiyorum artık” ifadelerini kullandı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, partisinin Uşak İl bürosunun açılışına katıldı.

Bianet’ten Özlem Kara‘nın aktardığına göre, Erkan Baş, burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

“Türkiye İşçi Partisi nedir, nasıl bir partidir? Diye sorsak ilk verilecek yanıt Türkiye İşçi Partisi sokakların partisidir, halkın, emekçinin partisidir.

O yüzden Uşak’a gelmişken parti binamızın içinde kendi arkadaşlarımızla sohbet edelim istemedik. Şansımız da yaver gitti bu mevsimde güneşli bir havada sizlerle birlikte sokaklarda Uşak’ın Türkiye İşçi Partisi açılışını önce bir Uşak meydanında, bütün Uşaklılara müjdelemek istedik.

Şunu söyleyerek başlayacağım, bizim için parti binaları açmak sadece bir binaya sahip olmak anlamına gelmiyor. Bunun Türkiye’de başlı başına bir dert olduğunu biliyoruz.

İktidarın ülkeyi getirdiği noktada insanlar başlarını sokacak bir ev bile bulamayacak haldeler. Tam da bunun için hepimize ait olan mücadele etmek isteyen, ülkenin bu gidişatına dur demek isteyen bu ülkenin bir yurttaşı olarak geleceğime para babalarının, zenginlerin, bilindik siyasetçilerin yön vermesine tahammül edemiyorum artık.

Bu ülkede ne olacaksa ben yapınca olacak biz yapınca olacak  diyen herkesin başını sokabileceği, herksin yan yana gelebileceği hep birlikte ülkemizi bu karanlıkta kurtarma mücadelesine dahil olacağı bir mücadele nebzesini tüm Uşaklı alın teriyle, emeği ile yaşayan tüm yurttaşlarımıza ait bir partinin il binasının açılışına geldik.

Bu başlı başına önemli arkadaşlar. Burada bir sürü parti var. Bir sürü partinin koca koca binası var. İddia ediyorum ki onların paraları var onların arakalarında destekler var ama hiçbirisinin bu memleketinin geleceğine dair kendisi için hiçbir şey istemden, sadece ve sadece alın terini verecek insanları yok.

Yeni bir dönem yeni bir tarihsel kırılma noktası ve bunun güzel tesadüfü olarak Uşak’tayız. Belki buradan Uşaklılara değil ama Uşak’a dışarıdan bakan, Türkiye’nin dört bir tarafından sesimizin ulaştığı yurttaşlara sesleniyorum.

Emin olun ve şöyle düşünüyorlar ‘Ya bu Türkiye İşçi Partisi Uşak’ta da örgütlenmiş. Onlar için ve pek çok insan için Uşak’ta örgüt olsa ne olur olmasa ne olur diye baktıkları bir yer.

Ama biz Uşak’ın bu memleketin geleceğinde, önemli bir yer olacağını bugün burada göstermeye geldik. Ve bunu gerçekleştiren arkadaşlarıma, buradaki Uşaklı emekçilere, Uşak’ın dörtte Türkiye İşçi Partisi’ni var eden emekçilere hepinizin huzurunda çok teşekkür ederim.

Türkiye’nin dört bir yanında çoban ateşi gibi halkın içerisinde değişen ve kurutuluşu müjdeleyen ateşlerinden bir tanesini Uşak’ta yakmış olmanın, bu mutluluğa ortak olmanın mutluluğunu sevincini mutluluğunu taşıyoruz.

Hep birlikte bu memleketi aydınlık günlere götüreceğiz. Emek ve Özgürlük İttifakı’nı kurarken şöyle bir şey söylemiştim, bunu Uşak’ta da aynı şeyi söylüyorum Tayyip Erdoğan’ın bütün devlet kurumlarındaki portelerini biz indireceğiz.”

Paylaşın

Beşiktaş’tan Ümraniyespor Karşısında Farklı Galibiyet

Süper Lig’in 12. haftasında Beşiktaş ile Ümraniyespor, Vodafone Park’ta karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı 5-2 Beşiktaş kazandı. Beşiktaş, bu sonucun ardından puanını 22 puana yükseltti.

Haber Merkezi / Beşiktaş’a galibiyeti getiren golleri 5. (penaltıdan) ve 62. dakikalarda Cenk Tosun, 48. dakikada Tayyip Talha Sanuç, 33. ve 78. dakikalarda Wout Weghorst kaydetti. Ümraniyespor’un golleri ise 45. dakikada Yonathan del Valle ve 57. dakikada Durel Avounou’dan geldi.

Süper Lig’in 13. haftasında Beşiktaş derbi maçta deplasmanda Galatasaray ile karşılaşacak, Ümraniyespor ise Alanyaspor’u konuk edecek.

Karşılaşmadan dakikalar

3. dakikada ceza sahasında Weghorst’un çevirmek istediği top Allyson’un eline çarptı. Hakem Tugay Kaan Numanoğlu, bir süre VAR ile görüştükten sonra pozisyonu izleyip penaltı kararı verdi.

5. dakikada penaltı atışını kullanmak için topun başına geçen Cenk Tosun, meşin yuvarlağı kalecinin sağından ağlarla buluşturdu. 1-0

10. dakikada Beşiktaş’ta Gedson Fernandes’in pasında Wout Weghorst ceza sahası içinde topla buluştu. Strahil Popov’un müdahalesiyle top uzaklaştırıldı.

17. dakikada Beşiktaş’ta Salih Uçan’ın pasında Wout Weghorst ceza sahasında topla buluştu ve vuruşunu yaptı ancak top dışarıya gitti.

33. dakikada Beşiktaş’ta Cenk Tosun’un pasında Wout Weghorst düzgün bir vuruşla farkı ikiye çıkarttı. Hollandalı golcü ligde 5. golünü kaydetti: 2-0.

43. dakikada sol kanatta Rosier’e yaptığı baskı sonucu topu kazanan del Valle’nin ceza sahasına ortasında ön direkte Avounou’nun kafa vuruşu yandan dışarı çıktı.

45. dakikada Popov’un sağ kanattan gönderdiği pasta ceza sahası dışı hafif sağ çaprazında topla buluşan del Valle’nin sert şutu filelerle buluştu. 2-1

47. dakikada sağ kanattan gelişen Beşiktaş atağında Nathan Redmond’ın ortasına ön direkte boş pozisyondaki Cenk Tosun yetişemedi.

48. dakikada Beşiktaş’ın sol kanattan kullandığı korneri savunma karşılarken tekrar topla sol kanatta buluşan Salih Uçan, ortasını yaptı ve Josef de Souza estetik bir dokunuşla topu havalandırırken Tayyip Talha Sanuç, ceza sahası içinde yaptığı vuruşla farkı 2’ye çıkardı: 3-1.

54. dakikada Gedson Fernandes’in pasında ceza sahası içi sol çaprazda topla buluşan Salih Uçan’ın vuruşunu kaleci Anıl Demir çıkardı.

57. dakikada Ümraniyespor’da savunma arkasına atılan topa hareketlenen Geraldo’nun sağ kanattan içeri çevirdiği topta Durel Avounou, yaptığı vuruşla farkı tekrar 1’e indirdi: 3-2.

57. dakikada savunmanın arkasına sarkan Geraldo’nun kale önüne çevirdiği pasta Avounou’nun altıpas içinde müsait pozisyondaki vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 3-2

62. dakikada Redmond’un ceza sahası dışı sağ çaprazından arka direğe gönderdiği ortaya rakibinden önce iyi yükselen Cenk, kafa vuruşuyla farkı 2’ye çıkaran golü attı. 4-2

78. dakikada Beşiktaş’ta Gedson Fernandes’in savunma arkasına pasına hareketlenen Wout Weghorst, kaleci Anıl Demir’den sıyrılarak zor pozisyonda yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi: 5-2.

85. dakikada Beşiktaş’ta Allyson’dan topu kazanan Wout Weghorst, karşı karşıya pozisyonda vuruşunu yaparken Anıl Demir, topu çıkarmayı başardı.

Stat: Vodafone Park

Hakemler: Tugay Kaan Numanoğlu, Ceyhun Sesigüzel, Osman Gökhan Bilir

Beşiktaş: Mert Günok, Valentin Rosier (Tayfur Bingöl dk. 45), Tayyip Talha Sanuç, Romain Saiss, Arthur Masuaku (Umut Meraş dk. 45), Josef de Souza (Kevin N’koudou dk. 82), Gedson Fernandes, Dele Alli (Nathan Redmond dk. 45), Salih Uçan, Wout Weghorst (Jackson Muleka dk. 90), Cenk Tosun

Ümraniyespor: Anıl Demir, Strahil Popov (Kartal Yılmaz dk. 71), Allyson Santos, Mustafa Eser (Oğuz Gürbulak dk. 71), Onur Atasayar, Isaac Sackey, Geraldo, Serkan Göksu (Metehan Mimaroğlu dk. 81), Durel Avounou (Adel Bettaieb dk. 75), del Valle (Valentin Gheorghe dk. 81), Umut Nayir

Goller: Cenk Tosun (dk. 5 pen. ve 62), Weghorst (dk. 33 ve 78), Tayyip (dk. 48) (Beşiktaş), del Valle (dk. 45), Avounou (dk. 57) (Ümraniyespor)

Paylaşın

Saadet Partisi’nde Temel Karamollaoğlu Güven Tazeledi: Üçüncü Dönem

“Kararlıyız, Milletin İktidarında Saadet Var” sloganıyla Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Saadet Partisi’nin 8. Olağan Büyük Kongresi’nde mevcut başkan Temel Karamollaoğlu, geçerli oyların tamamını alarak güven tazeledi.

Haber Merkezi / Mevcut genel başkan Temel Karamollaoğlu’nun tek aday olduğu kongrede bin 200 kayıtlı delege partiyi 2023 seçimlerine taşıyacak olan yeni parti yönetimi belirlendi.

Temel Karamollaoğlu,, Mehmet Akif’in “Zulmü Alkışlayamam” dizeleriyle salonu selamladı. Ardından, Adnan Yücel’in “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” şiirinden dizeler okuyarak konuşmasına başlayan Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Zulme boyun eğmeyenler hoş geldiniz. Yalnız hakkı söyleyenler, hakikatin peşinden gidenler hoş geldiniz.

Ekonomi hayatımızı etkileyen derin bir yara haline gelmiştir. Devlet yönetiminde gömleğin ilk düğmesidir, adalet ve hukuk. Bir ülke düşünün yüzbinlerce insanı terör ile suçlansın. Adalet mekanizması yöneticiler tarafından kılıç gibi sallansın. KHK ile yüzbinler insan mağdur edildi. İnsanlar tweet atmaktan korkar hale geldi.

Türkiye’de milyonlarca işsizimiz var. Ülkemizin her yıl milyarlarcası faiz lobilerine aktarılıyor. İnsanlar asgari ücrete mahkum edildi. Çalışanlar yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Emeklilerimiz ise durumu daha vahim. Yoksulluk her geçen gün derinleşiyor. Bir test kitabı olmuş 100 lira, bir baba nasıl alsın bunu. İhaleler yolsuzluk yapılmak için kullanılıyor artık. Bu durum karşısında insanın yüreği yanıyor. Bu ülkede halk ne istedi de size vermedi.

Eğitim, sağlık denilince akıllarına sadece bina geliyor. Her yıl işsizlik sayısına on binler diplomalı gencimiz katılıyor. Mühendisler motokuryelik, öğretmenlik mezunlar ise kasiyerlik yapıyor. Sağlıkta en iyi yetişmiş insanları, küstürdüler. Sonra da bu insanlara, giderseniz, gidin’ diyorlar.

İslam dünyası sahipsiz, coğrafyamız kan gölüne dönmüştür. Irak’ta katledilen milyonlarca Müslümanın katili kim.

Erbakan Hocamızın davasından bir milim sapmadan izini takip etmek zordur!
Yalana, iftiraya ve hakaretlere maruz kaldık…
Parayla, makamla, şöhretle imtihan edilmek istendik!
Dünden bugüne bu yolda savrulup gidenler oldu…
Ancak işte bu salonda bir araya gelenler tavizsiz ve kararlı duruşlarından asla vazgeçmediler!

Yeni bir başlangıcın şafağındayız. Tarihi bir dönemecin eşiğindeyiz.
Cumhuriyetimizin “Yeni Yüzyılı”nı inşa etmek için, artık geçmişin travmalarından hep birlikte kurtulmamız gerekiyor.

Bizler, ülkemizin her bir ferdinin ortak problemlerine çözüm üretmek adına;
Ortak sorumluluklarımızı kuşanarak bir yola çıktık, bir masa etrafında bir araya geldik.

Bu masada; Sadece 6 genel başkan yok! 85 milyon insanımız hep birlikte bu masada oturmaktadır.

Bu masa, kaybedilecek seçimin ardından yaşanacak bir 5 yılın daha ülkemize ve insanımıza neye mâl olacağını gayet iyi bilenlerin kurduğu bir masadır.

Bilinsin ki, bu devir kapanmıştır artık! 85 milyonun kazanacağı bir dönemi başlatıyoruz…

Kurduğumuz bu masanın ayakları; -Tunceli’nin, Kocaeli’nin Sivas’ın, Konya’nın Afyonkarahisar’ın ve Ankara’nın bereketli topraklarına sapasağlam basmaktadır.

Bu masanın çapı; -Edirne’den Hakkari’ye, Muğla’dan Artvin ve Ardahan’a, İzmir’den Van’a, Sinop’tan Hatay’a; 81 ilimizi kapsayacak kadar geniştir.

Ve Allah’ın izniyle bu masa;

Türkiye’nin 13. Cumhurbaşkanını belirleyecek, parlamento aritmetiğinde de çoğunluğu elde ederek, ülkemizin problemlerine hızlı ve kalıcı çözümler üretecektir.

Biz, bu sürecin öncü ve güçlü aktörlerinden birisi olan Saadet Partisi olarak, yine tarihi bir sorumluluk üstlendik.

‘Unutmayın, sonsuz iktidar yoktur’

Kardeşlerim, işte bugün “Bismillah” diyerek, önümüzdeki seçimlerin startını veriyoruz. Bu seçimde milletimizle el ele, yürek yüreğe verecek, Bu bozuk düzeni; bu rüşvetçi soygun düzenini değiştireceğiz! Saadet Partisi her zaman, her seçime hazırdır! İşte bugünden itibaren bütün teşkilatlarımız, seçim çalışmaları için araziye inecek, sokak sokak il ve ilçelerimizi adımlayacaktır. Her zaman söylediğimiz gibi çalmadığımız kapı, tutmadığımız el, dokunmadığımız yürek kalmayacak. Bir çıkış kapısı arayan milyonlar için umudun adresi biz olacağız. İktidara geldiğimizde ise; Bosna’nın merhum lideri Aliya İzzetbegoviç’in şu sözlerini aklımızdan hiç çıkarmayacağız:

Merhum Begoviç şöyle diyor; “İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin! Kibirli olmayın, kendinizi beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın… Güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun! Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah’ın önünde hesap verecektir! Ve bugün buradan tüm vatandaşlarımıza İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un şu dizeleriyle seslenmek istiyorum: Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak

Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak. Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan. Hüsrâna rıza gösterme… Çalış… Azmi bırakma; Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma! Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş…Sesler de: ‘Vatan tehlikedeymiş… Batıyormuş! ‘ Sahipsiz olan memleketin batması haktır; Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır. Karşımızda karanlık bir tablo var, evet. Fakat bu tabloyu değiştirecek kararlığımız var bizim. Umutsuzluğa kapılan milyonlarca insanımızın umudunu yeniden yeşertecek heyecanımız var!

Çünkü insan insanının ümidi, Saadet Partisi de Türkiye’nin umududur…

Sözlerimi merhum Liderimiz Necmettin Erbakan Hocamız’dan bir alıntı yaparak bitirmek istiyorum: “Ey yürekleri dağlar kadar büyük ve azimleri kayalar kadar sağlam Millî Görüşçüler, Saadet Partililer! Ne olursa olsun, gelecekten asla ümit kesilmeyecektir. Tarihe bakın, inancınıza sarılın. Zulüm ebedî olmaz. Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır.”

Evet! Aziz Milli Görüşçüler, değerli Saadet Partililer;1969’da giydiği Milli Görüş gömleğini bir daha hiç çıkarmayanlar, 90’lı yıllarda iktidar olmanın şehvetine ve sarhoşluğuna kapılıp da bu gömleği hiçbir zaman kirletmeyenler, O günleri yaşamamış fakat o günlerin özlemini çekenler, Ve 2000’li yıllardan bugüne, iktidarın nimetlerine aldanmayıp, iktidarın baskılarına boyun eğmeyip, bu gömleğin ütüsünü hiç bozmadan, kırıştırmadan üzerinde taşıyan genç kardeşlerim; Şimdi buyurun, sizleri yeryüzünün bütün mazlumları için ayağa kalkmaya davet ediyorum: Milletin ve tarihin huzurunda şimdi sizlere soruyorum:

Hazır mısınız? Bizi biz yapan, ahlaki ve manevi değerlerimizi ihya etmeye hazır mısınız? Kötülüğü hüsrana uğratmaya hazır mısınız?

Zulmü, adaletle bertaraf etmeye hazır mısınız? Umutsuzluğu, umutla yok etmeye hazır mısınız? Yandaşlığı, liyakat ile değiştirmeye hazır mısınız? Yeni bir geleceği inşa etmeye hazır mısınız? Milletin İktidarında, her toplum kesimine hizmet götürmeye hazır mısınız? Yani özetle, Barış ve kardeşlik yurdu bir Türkiye’yi inşa etmeye hazır mısınız? Maşallah.

Bir kez daha görüldü ve anlaşıldı ki; Hazırsınız. Kararlı ve Hazırız.. “Önce Ahlak ve Maneviyat” düsturuyla; “Yaşanabilir bir Türkiye”, Yeniden büyük Türkiye”, “Yeni ve Adil bir Dünya” için yapacağımız tüm çalışmalarımızı Cenâb- Allah bereketli kılsın. İnanıyoruz ki; “Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!” Allah yâr ve yardımcımız olsun.”

SAADET’in 8’ini Olağan Kongresi’ne AK Parti adına MYKY Üyesi Mustafa Şen ve Sinop Milletvekili Nazım Maviş, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, PM Üyesi Ali Özkan ve Ankara İl Eş Başkanı Perihan Pakize Sinemillioğlu katıldı.

SAADET’in kongresine katılan diğer siyasi partilerin temsilcileri Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, DEVA, BBP, Demokrat Parti, Hüda-Par, Zafer Partisi ve Memleket Partisi’nden olurken Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin temsilcileri kongreye katılmadı. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.

Paylaşın

Somali’de Bomba Yüklü Araç Saldırılarında Ölenlerin Sayısı 100’e Çıktı

Somali’nin başkenti Mogadişu’da eğitim bakanlığı önünde bomba yüklü iki aracın infilak etmesi sonucu en az 100 kişi hayatını kaybetti, 300’den fazla kişi de yaralandı. Yetkililer saldırılardan El Şebab’ı sorumlu tutarken, saldırıyı henüz üstlenen olmadı.

Haber Merkezi / Saldırı, 2017 yılının aynı ayında, Somali’nin en büyük bombalı saldırısının gerçekleştiği noktada gerçekleşti. 2017’deki saldırıda aynı noktada patlayıcı yüklü bir kamyon patlatılmış ve en az 600 kişi ölmüş, 1.000 kişi de yaralanmıştı.

Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mohamud bu sabah yaptığı açıklamada “Ölü ve yaralı sayıları artmaya devam ediyor” dedi ve ekledi: Somali halkı beş yıl önce aynı noktada düzenlenen saldırıların yarasını saramadan bir saldırı daha gerçekleşti.

Devlet Başkanı Mohamud, yabancı ülkelerden doktor ve ilaç talebinde bulundu: Uluslararası kamuoyuna sesleniyoruz: Lütfen bize ilaç ve doktor gönderin. Tüm yaralıları, gerekli tedavileri için yurt dışına gönderebilecek vaktimiz yok. Durumları her an kötüleşebilir.

Polis sözcüsü Sadiq Doodishe ise, “Gece 2’de Eş-Şebab teröristleri çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere sivilleri hedef alan iki patlama gerçekleştirdi” dedi.

Reuters’e açıklama yapan polis memuru Nur Farah, ilk patlamanın bakanlığı vurduğunu, ikinci patlamanın ise çevredekilerin yaralılara yardım etmek için toplandığında meydana geldiğini söyledi.

Acil yardım ekibinden Abdikadir Abdirahman Reuters’e yaptığı açıklamada, “İlk patlama sonrası yaralı olanlara müdahale etmek için geldiğimizde ikinci patlama meydana geldi” dedi.

On yıldan fazla bir süredir Somali’de savaşan El Kaide müttefiki El Şebab, merkezi hükümeti devirmek ve şeriatın katı bir yorumuna dayanan kendi yönetimini kurmak istiyor.

El Şebab,, hem Somali’de hem de başka yerlerde bombalı eylemler gerçekleştiriyor. El Şebab’ın hedefleri arasında askeri tesislerin yanı sıra oteller, alışveriş merkezleri ve trafiğin yoğun olduğu yerler bulunuyor.

Somali 1991’de Siad Barre liderliğindeki askeri yönetimin devrilmesinden bu yana siyasi istikrarsızlık içinde.

Somali, bu yıl çatışmaların yanı sıra son 40 yılın en kötü kuraklığı nedeniyle de zor bir dönem yaşıyor. İklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alması beklenen Somali’nin, bu değişimin etkilerini gidermeye yönelik hazırlık yapma imkanı da bulunmuyor.

Dışişleri Bakanlığı, hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı. ABD, Almanya ve Katar’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülke saldırıyı kınadı.

Paylaşın

HDP, ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ Belirleme Çalışmalarına Hız Verdi

Emekçi Hareket Partisi (EHP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Toplumsal Özgürlük Partisi’nin (TÖP) oluşturduğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayına ilişkin isimler konuşulurken HDP’nin  adayı belirleme ve seçim stratejisi için komisyon kurduğu iddia edildi.

AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu Cumhur İttifakı, adayını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak açıklarken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Altılı Masa ise henüz adayını duyurmadı.

BirGün’den Hüseyin Şimşek‘in haberine göre; Emek ve Özgürlük İttifakı adı altında üçüncü ittifakın kuruluşunu ilan eden HDP’de, cumhurbaşkanı adayı belirleme ve seçim stratejisi için komisyon kuruldu.

Edinilen bilgiye göre, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın yanı sıra eski Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy ve eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen’in adı tartışılırken tabanda, kadın aday gösterilmesi talebi de öne çıktı. Kadın aday adayları arasında Eş Genel Başkan Pervin Buldan öne çıkıyor.

Bu konuda önce diğer muhalefet partileri ile görüşüleceği, ortak aday üzerinde anlaşmaya varılamaması halinde ittifak komisyonunun üzerinde uzlaşıya vardığı ismin aday olarak gösterilmesi kararlaştırıldı.

Kapatma davası

Bir yandan seçimler için pozisyon belirleme çalışmalarını sürdüren HDP, diğer yandan kapatma davasına karşı çalışmalarını sürdürüyor. Dosyaya sunulan yeni deliller için ek savunma süresi talep eden parti yönetimine AYM tarafından 26 Kasım’a kadar süre verildi.

Parti yönetimi ayrıca olası kapatma kararına karşı B planını da hazırlıyor. Bu kapsamda, 41 ilde örgütlenme çalışmasını tamamlayan ve kongresini toplayan Yeşil Sol Parti’nin alternatif parti olmasına artık kesin gözüyle bakılıyor.

Yeşil Sol Parti, son kongresinde genel başkanlık düzeyini ifade eden eş sözcülük makamına eski HDP İstanbul İl Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile eski HDP PM Üyesi İbrahim Akın seçildi. Aynı kongrede partinin logosu da HDP logosuna benzetilerek yenilendi.

Paylaşın