Muş: Yünören Camii

Yünören Cami; Muş’un Korkut İlçesi, Yünören Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yünören Camii Dikdörtgen yapıya sahip, giriş kapısı kemerli ve etrafına silmeler yapılarak kapının etrafının çevreleyecek şekilde farklı boyutlarda tırtırlarla cephe kısmı hareketlendirilmiştir.

Basık kemerin üst kısmına ise camii kitabesi yazılıdır. Kitabe ile süslemeler sivri kemerli bir kavsara içine alınarak yapılmıştır.  Kitabe oldukta doğal afetlerden dolayı tahrip olmuştur.

İki satır halinde kazıma tekniğiyle yazılan camii kitabesi yer yer döküldüğü için tam olarak okunmamaktadır. Kitabenin hemen üst kısmına ise üçgen formda içine bitkisel ve geometrik süslemeler yapılmıştır.

Yapanı ve yaptıranı belli olmayan camii net bir tarih bilgisine de kitabesinde yer vermemektedir. Dikdörtgen biçimde olan kesme taştan yapılmış olan bu cami yöre halkı tarafından hala kullanılmaktadır.

Paylaşın

Muş: Kalecik Kalesi

Kalecik Kalesi; Muş’un Merkez İlçesi, Kalecik Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Kalenin etrafı tam olarak gezildiği zaman kale surları çok iyi bir şekilde belli olmaktadır. Kale duvarlarını oluşturan moloz taşların üst kısımlarından eser kalmamış sadece alt temelleri görülmektedir.

Kalenin üst kısımlarında, sur duvarlarında kullanılan malzemenin aynısının Kalenin iç mekanlarında da kullanıldığı ortaya çıkan yapı kalıntısından çok bariz bir şekilde görülmektedir. Gerek kalenin eteklerinde olsun gerekse üst kısımlarında o dönemde kullanılan bir çok çanak-çömlek parçaları görülmektedir.

Kalenin kültürel zenginliği onu birçok talihsiz durumla karşı karşıya getirmiştir. Yerel hak tarafından bugün bir çok yerde kaçak kazılar yapılmış ve bu kaçak kazılar kalenin kültürel dokuzunu ciddi manada tehdit etmektedir.

Kalenin doğu tarafından yapılan kaça kazılar sonucunda kaleye ait bir adet burç veya destekleme kulesi ortaya çıkarılmıştır. Kelenin üstünden baktığımız zaman o dönemki yerleşim yerlerinden kalan ev kalıntıları kendini çok iyi göstermektedir.

Paylaşın

Muş: Muştak Baba Türbesi

Muştak Baba Türbesi; Muş’un Merkez İlçesi, Minare Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Muştak Baba diye anılan zatın asıl ismi Mustafa olarak geçmektedir. Kesin doğum tarihi bilinmemekle birlikte, doğum yeri olarak Bitlis İli geçmektedir. Medrese eğitimine ilk olarak amcası Hacı Mahmut Efendiden alır.

Muştak Baba bir süre buradan eğitimine devam ettikten sonra Hacı Hasan Şirvani’nin İrşat halkasına girerek Mutasavvıf şairlerinden biri olur. Muştak Baba memleketin bir çok illerine giderek bilgiler edindi. Elde ettiği bu bilgileri ise “ASAR” adlı el yazmasında toplamıştır.

Bu eser şuanda Süleymaniye Kütüphanesinde Mahmut Efendi Bölümü 2421’de kayıtlıdır. Hicri 1233 (M. 1818) tarihinde Bitlis’ten İstanbul’a seyahat ederken Muş’ta konaklama yaptığı esnada kendisini boğdurmuşlardır.

Bir rivayete göre de Muştak Baba’yı, zamanın Beylerinden olan Aleaddin Bey tarafından boğdurulmuştur. Başka bir rivayete göre ise Muş’ta yaşayan Yezidiler tarafından öldürülmüştür. Kısacası halk arasında çeşitli rivayetlerle bu olay farklı anlatılır.

Paylaşın

Muş: Yıldızlı Han

Yıldızlı Han; Muş’un Merkez İlçesi, Kale Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yıldız Han’ı Miralay Seyfi Bey tarafından Hicri 1307 (Miladi 1889) tarihinde yaptırılmıştır. Kare planlı olan Han iki katlı yapılmış olup alt katı kesme taş, üst kat ise tuğla ile yapılmıştır. Han’a üç adet giriş kapısıyla giriş yapılmış olup, ortadaki giriş kapısı daha büyük tutulmuştur. Kapıların üçünde de sivri kemerle yapılmıştır.

Ortadaki iki adet sütün üstüne denk gelecek şekilde birer adet hilal ve yıldız motifi yapılmıştır. Sivri kemerlerin iç ve alınlık kısımları tırtırlı bir şekilde hareketlendirilmiştir. Ortada ki sivri kemerin alınlık kısmına küçük bir mazgal pencere açılmış ve bu pencerenin etrafına rumi desenlerle çevrelenmiştir. Bu pencerenin sağ ve soluna birer adet palmet motifi yerleştirilmiştir.

Diğer iki sivri kemer içinde ise bir el kalem tutmuş şekilde mevcut olan yazıları yazar gibidir. Han’ın sütunlarına baktığımız zaman en çok süsleme buralarda kullanılmıştır. Sütunların üst kısımlarında üç adet silme yapılarak aşağıya doğru süsleme zenginliğini artırmıştır. Süslemelerde genellikle rumi , palmet ve bitkisel motifler kullanılmıştır.

Han’ın iç kısmı tamamen yıkılmış ayrıca üst kısmı yanmıştır. Hanın birinci katında söylenilene göre kuyumcular, manifaturacılar, bakırcılar ve gümüşçüler bulunurken, üst kat ise otel olarak kullanılmıştır. Rus işgali sırasında, 1916 yılında tahrip edilmiş olmasına rağmen günümüze kader ön cephe kısmı sağlam kalabilmiştir.

Paylaşın

Muş: Migre (Gülü) Hamamı

Migre (Gülü) Hamamı; Muş’un Merkez İlçesi, Dere Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Selçuklular Dönemi’nde inşa edilmiştir. Tarihi bir hamam olarak görülebilen bu yapı, günümüzde kullanılmamaktadır.

Muş’un tabii afetlerde yıkılan bir diğer hamamı da Güllü Hamam’dır. Kerpiç yapısı, Horasan harcı ile moloz taşlardan örülen duvarlar ile desteklenen hamamın en büyük özelliği, “Türk üçgeni” denilen ve kubbelere taşıyıcı görevi sağlayan üçgenin kullanılmış olmasıdır.

 

Paylaşın

Muş: Alaaddin Bey Hamamı

Alaaddin Bey Hamamı; Muş’un Merkez İlçesi, Minare Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Hamam, Alaaddin Bey tarafından Alaaddin Bey Camii ile aynı tarihte yaptırılmıştır. Günümüzde de kullanılmakta olan hamam Osmanlı son dönem eserlerinden birisidir.

Yapı malzemesi ve mimari özellikleri, Alaaddin Bey Camii ile benzer nitelikte olan eserin iç süslemelerinde bitki motifleri kullanılmıştır. Hamamın ilginç bir özelliği de, büyük locaya girişte, kapının hemen üzerindeki kaplumbağa kabartmasının bulunmasıdır.

(Görsel: tatilcity.net)

Paylaşın

Muş: Künav Mağrası

Künav Mağrası; Muş’un Varto İlçesi, Kayadelen Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

İlk çağlarda yerleşim yeri olarakta kullanıldığına dair izlere raslanlanan Künav Mağarası, 3 km uzunluğunda olup tavan yüksekliği yer yer 35 m civarında ve iki kattan oluşmaktadır. Mağaranın alt katında nehir büyüklüğünde su geçmektedir.

Künav Mağarası, doğal tünellerin, doğal köprülerin, travertenlerin oluştuğu ve devam ettiği bir mağara. Aynı zamanda mağaranın giriş kısmında derin bir kanyon da yer alıyor. Kanyonlarla birlikte suyun çıktığı ve ‘düden’ olarak ifade edebileceğiz bir yapı da var.

Doğal ve tabiat varlığı olarak koruma altına alınması gereken yerlerden biri. Mağara, içerisinde iki büyük salon, galeriler ve tünellerin olduğu oldukça büyük bir yapı.

Paylaşın

Muş: Surp Garabet Manastırı

Surp Garabet Manastırı (Çanlı Kilise), Muş’un Merkez İlçesi, Çengilli Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Bu kilise bütün çeşitli milletler arasında meşhur olup, yılda bir kere nice yüz bin adam toplanarak yedi gün yedi gece çadır ve otağlar kurulup alış verişler olunur, yük bozulup bağlanılıp kervan Revan tarafına yol alır.

Burada Van Veziri ile Bitlis Hanının ve Atabeyi’nin müsellemleri hazır olup tüccar ve diğer mahlukları muhafaza ederler. Van vilayeti sınırına daha yakın olduğundan Van veziri daha çok asker getirip ziyade baç alır.

Muş sahrasının kuzeyinde sık bir ormanlıkta, bağ ve bostan içinde iki adet göğe baş uzatmış heybetli, kubbeli bir kilisedir. Dört yanlarında yüzlerce patrik ve papaz odaları vardır. İmaretinden günde nice bin sahan yemekler yapılır.

Yortu günlerinde 145 sığır ve 50 somar buğday pişirilip misafirlerine dağıtırlar. Misafire o kadar riayet ederler ki şira ve hurma yedirip her gece nice yüz diba inci ve sırmalı gecelikler serip hizmet ederler.

Ama her sene gelen adamlardan bolca mal tahsil ederler. Ve bütün Kafiristan’a papazları gidip ta Frengistan dan bile adamlar tahsil ederler.

Paylaşın

Muş: Alaeddin Bey (Paşa) Camii

Alaeddin Bey (Paşa) Camii; Muş’un Merkez İlçesi, Minare Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Muş’un Minare mahallesinde bulunan caminin değişik alanlarındaki ki tabelerine göre, inşaata 1 160 (1746/47) tarihinde başlanmış ve 1161 (1747/48) tarihinde tamamlanmıştır.

Cami, Kasım Ağa oğlu Alaaddin Bey tarafından yaptırılmıştır.  Alaaddin Bey caminin yanı sıra hamam, medrese ve türbeden oluşan külliyeyi inşa ettirmiştir.

Vakflar Genel Müdürlüğü tarafından 1978-79 ve 1985 yıllarında iki defa onarılmıştır. Yapının beden duvarı, geçiş elemanları ve kubbede. andezit tüf taşı kullanılmıştır. Cepheler iki renkli taşlarla hareketlendirilmiştir.

Dıştan 18. 60 x 14. 00 m ölçülerdeki cami üç bölümlü son cemaat yeri ve kuzeybatıdaki minareden oluşmaktadır Kuzey batı köşesinde Alaaddin Bey’in türbesi yer almaktadır. Dokuz kubbeyle örtülü olan cami, kare planlı, çok kubbeli bir plan şeması göstermektedir

Paylaşın

Muş: Ulu Camii

Ulu Camii; Muş’un Merkez İlçesi, Kale Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Camii Muş Kalesinin eteğinde ve meyilli bir araziye yapılmıştır. Giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre Hicri 979 (Miladi 1571) tarihi yazılıdır. Herkes tarafından Cami’nin Şeyh Muhammed Mağribi tarafından yaptırmış olduğu kabul edilir. Çünkü Cami avlusunda yatan Şeyh Muhammed Mağribi’nin kendisidir.

Camii, enine dikdörtgen planlı olup iki sahından oluşmaktadır. Caminin harım mekanına sivri kemerli basit bir kapıyla girilmektedir. Caminin ortasında büyük bir kubbe ile örtülü olup, altı destekli camiler içine girmektedir. Kubbenin yanları ise beşik tonozla kapatılmıştır.

Kubbenin iç kısımlarında küçük ebatta nişler bırakılmıştır. Camii mihrabı kapının hemen karşısında yer almakta olup, sivri kemerli bir şekilde yapılmıştır. Mihrap kısmının üst kısmına iki sıra halinde mukarnas kavsara yapılmıştır.

Camiye sonradan eklenmiş olduğu tahmin edilen, batı yönündeki ana mekana iki kemerle açılan ve üzeri beşik tonozla kapatılmıştır. Bu bölümde sade yuvarlak kemerli bir mihrap nişi de bulunmaktadır. Yapıda düzgün kesme taş malzeme kullanılmıştır.

Caminin iç duvarları yerden 1,50 cm. yüksekliğinde beyaz fayanslarla çevrelenmiştir. Caminin üç gözlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Caminin orijinal minaresi günümüze ulaşamamıştır. Ancak orijinaline sadık kalındığı söylenilen minareyi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1968 yılında yaptırılmıştır.

Minare son cemaat yerinden göğe yükselmektedir. Minare dikdörtgen bir kaide üzerine silindirik gövdeli ve tek şerefeli bir şekilde yapılmıştır. Minarenin silindirik gövdesi üzerinde zigzak motifleriyle hareketlendirilmiştir. Depremden zarar gören minareyi 1972 yılında bir kez daha onarılmıştır.

Paylaşın