Muş: Murat Köprüsü

Muş’un Murat Nehri üzerinde yer alan Tarihi Murat Köprüsü, il merkezinin güneyinde ve il merkezine 12 km. uzaklıktadır.

Tarihi Murat Köprüsü’ne özel araçla gidilmesi durumunda Muş – Bingöl karayolu kullanılır. Bu karayolu üzerinde tabelalar ile belirtilmiş Tarihi Murat Köprüsü sapağına girilerek 2 km gidilerek köprüye ulaşılabilir. Köprüye bağlanan 2 yol içinde ulaşım için yönlendirme tabelası mevcuttur.

13. yüzyılda Selçuklular döneminde yapılan Tarihi Murat Köprüsünün ilk yapılış zamanı hakkında bir bilgi bulunamamıştır. Köprüde bulunan mermer üzerinde yazılan 1871 tarihli kitabeden Osmanlı döneminde köprünün restore edildiği saptanmıştır. 143 metre uzunluğa sahip olan köprü 5 metre genişliğe sahiptir. Köprü toplam 12 oluk gözüne sahiptir.

Tarihi Murat Köprüsü günümüzde de aktif olarak kullanılmaktadır. 2010 yılında yapılan ışıklandırma sonrası köprü gece saatlerinde muhteşem görüntüler vermektedir. Köprü yanında dinlenme amaçlı mesire yapılabilir. Ayrıca köprü kıyısında bulunan restoran ve kafelerde köprü manzarası eşliğinde yöre yemekleri, kebaplar ve balık yiyebilirsiniz.

Tarihi Murat Köprüsü Efsanesi

Yöre halkı tarafından söylenen efsaneye göre köprüyü Ermeni zengin bir kız yaptırmış ve yapımı sırasında köprüyü görmeye gittiğinde köprüde çalışan bir ustanın oturduğu noktada sürekli bir kibrit yaktığını görüp sinirlenmiş. Usta kıza “çok cimrisin” demesi üzerine Ermeni kız “Cimri olmadığımı kanıtlamak için köprünün ayağına bir küp altın gömeceğim” demiş.

Bu efsane üzerine birçok zaman gömülen küp altını bulmak için köprü tahrip edilmiş ve hatta orta ayakları patlayıcı kullanılarak yıkılmıştır. Sonrasında yapılan restorasyon çalışmaları ve güvenlik önlemleri ile köprü eski günlerine geri dönmüştür.

 

 

Paylaşın

Muğla: Hüsamettin Efendi Camii ve Türbesi

Hüsamettin Efendi Camii ve Türbesi; Muğla’nın Ula İlçesi, Ayazkıyı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hüsamettin Efendi tarafından 1622 yılında yapıldığı anlaşılan camii, 1892, 1899, 1947, 1950 ve 1962 yıllarında onarım görmüştür. Minaresi 61 basamaklıdır.

Müslümanlığın sevilmesinde ve geniş kitlelere yayılmasında önemli bir misyonu üstlenen din ulularından biri de Hüsamettin Efendidir. Muğla’da türbesi olan Şahidi efendinin oğludur.

Uzun zaman dini merkez olma özelliği taşıyan Ula’da Hüsamettin Efendinin büyük tesiri olmuştur. Yine türbesinin  hemen yanında halk arasında kara selvi denilen çapı en az 3 metre olan kimlerin tarafından dikildiği bilinmeyen 2 tane tarihi ağaç vardır.

Paylaşın

Muğla: İlyas Bey Camii

İlyas Bey Camii; Muğla’nın Yatağan İlçesi, Turgut Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Belde merkezindeki camii, yürüme mesafesindedir.

Banisi bilinmemektedir. Yapılan onarımlar sonucu cami orijinalliğinden uzaklaşmış olup, mimari yönden herhangi bir özellik taşımamaktadır.

Cami 1311 yılında yaptırılmıştır.  Moloz taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olan caminin üzeri çatı ile örtülüdür.

Paylaşın

Muğla: Pazaryeri Camii

Pazaryeri Camii; Muğla’nın Menteşe İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Pazaryeri Camisi’nin giriş kapsının üzerinde bulunan kitabesinde ”Sahib’ül Hayrat Vel Hasenad Muammiri Batıkzade Hacı Ahmet Ağa” yazılıdır. Minare kapısının üzerinde bulunan kitabede ise1866 yılına ait ” Sahib’ül Hayrat Vel Hasenat Muammiri Köse Ahmet Oğlu Yenik Mehmet” yazısı bulunmaktadır.

Muğla’nın tam merkezinde mevcut olan eski Pazaryeri Camisi Batıkoğlu Hacı Ahmet Ağa adı ile anılan ve Muğla’da yaşayan biri tarafından 1843 senesinde minaresiz bir şekilde inşa ettirilmiş.

Pazaryeri Camisi’ne 1866 yılında ise Köseoğlu Hacı Mehmet Ağa denilen bir vatandaş tarafından camiye tek şerefeli bir minare eklemesi yaptırılmıştır. Bunun ardından ise zaman geçtikçe gerekli olan ve onarımı ilk mimarisinden ödün vermeden Kara Hafızoğlu Hakkı Efendi tarafından 1925 yılında yapılmıştır.

Paylaşın

Muğla: Vakıflar Hamamı

Vakıflar Hamamı; Muğla’nın Menteşe İlçesi, Müştakbey Mahallesi, General Mustafa Muğlalı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Vakıflar Hamamı tarihi ve geleneksel bir Türk hamamıdır. Buraya hamam sefası yaşamak için geldiğinizde, ilk olarak size ait olan bir soyunma odasına girersiniz. Bu odada ihtiyacınız olan her şey mevcuttur. Yanınızda getirdiğiniz eşyalarınızı ve kıyafetlerinizi bırakıp peştemalınıza sarıldıktan sonra hamamın içerisine göbek taşının bulunduğu alana geçersiniz.

Bu alana girildiğinde ise göbek taşı sizi bekliyor olacak. Bu göbek taşı geleneksel Türk Hamamı’nın en başta gelen özelliğidir. Yine Vakıflar Hamamı’nda bir adet sauna, iki adet halvet, iki adet duş ve 13 adet ayrı kurna mevcuttur. Gelen misafirler onarla sunulan bütün bu seçeneklerden birini yada bir kaçını değerlendirebilirler.

İster Halvette sakince banyo yapıp, ister saunada terleyip; isterseniz de göbek taşında keyif yapabilirsiniz. Ayrıca Vakıflar Hamamı’nda kesecilerimiz tarafından kese de yaptırabilirsiniz. Muğla’ya gelip de Vakıflar Hamamı’nda keyif yapmadan ve keselenmeden geri dönmemenizi tavsiye ederiz. Yaklaşık 700 senelik olduğu sanılan Vakıflar Hamamı, günümüze restore edilmiş olarak hizmet vermektedir.

Paylaşın

Muğla: Mabolla Kalesi

Mabolla Kalesi; Muğla’nın Menteşe İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Üstü tıpkı masa gibi düz olan ve belki de bu nedenle halk arasında Masadağ olarak da bilinen Asar Tepe, ender bir doğal doku olmasının yanı sıra önemli arkeolojik kalıntıları da barındırır. Kale düzlüğünün güneyindeki düzlükteki irili ufaklı taşlardan oluşan ve olasılıkla konut türü yerleşimlere ait yapı kalıntıları olasılıkla Hitit metinlerinde de sözü geçen Mabolla Kalesi’ne ait olmalıdır.

Bu alanın önündeki alt düzlükte II. Bin Anadolu Hitit ve I. Bin Frig ve Urartu Geleneklerini yansıtan, Karya ve Likya Bölgesinde varlığını geç dönemde de sürdüren açık hava kutsal alanları görülür. Mabolla Kalesinin iri dikdörtgen taşlardan oluşan surlarının güneye doğru süren uzantıları oldukça iyi korunmuştur. Sur duvarlarından aşağıya doğru sürüklenen bazı bloklar üzerinde izlenen kenetler ahşap kenet yuvaları özelliğindedir ve M.Ö. 5. yy.la tarihlendiğine ilişkin ipucu vermektedir.

Masadağ Kuzeydeki düzlüğe yakın yerinde ise yüksek teraslar üzerine oturtulmuş ve en az 3 katlı olan ve harçlı moloz taşlarından yapılma bir ortaçağ sarayı yer alır. Mabolla’nın doğu ve batı üst yamaçlarında ve çoğu yakın zamanda soyulmuş kaya mezarları yer alır. Mabolla Kalesi, doğu, güney ve batı yönlerinde savunmaya elverişli bir konuma sahiptir.

Paylaşın

Muğla: Milas, Firuzpaşa Camii

Firuzpaşa Camii; Muğla’nın Milas İlçesi, Firuz Paşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Caminin kitabesi günümüze kadar gelmiştir. Kitabesinden öğrenilen bilgiye göre 1394 yılında Menteşe Valisi Hoca Firuz Bey tarafından inşa ettirilmiştir.

Cami, Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı kitabına Gök Camii olarak adlandırılmıştır. Firuz Bey Camii, günümüze kadar birçok tadilattan ve restorasyondan geçmiştir.

Mimari açıdan ters T planlı olan ibadet mekanının yapımında kesme taş kullanılmıştır. Son cemaat yeri üç bölümlüdür ve cami özellikle taş işçiliğiyle dikkatleri üzerine çekmektedir.

Firuz Bey Camii, 1974-1977 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce kapsamlı bir onarımdan geçmiştir. Milas’ın en görülesi ibadet mekanları arasındaki camiye sadece bir saatinizi ayırmanız yeterli olacak.

Paylaşın

Muğla: Milas, Gümüşkesen Mezar Anıtı

Mezar Anıtı: Muğla’nın Milas İlçesi, Gümüşkesen Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Mimari olarak antik çağlarda, dünyanın yedi harikasından birisi sayılan Halikarnas Mausoleumu’nun küçük bir örneği olması açısından önemlidir. Antik Roma nekropolünün en gösterişli yerine yapılan anıt, ancak kente büyük hizmetleri geçen bir şahıs, soylu veya yönetici bir aileye ait olmalıdır.

Mezar anıtı; muhteşem taş işçiliği ve plan şeması ile Roma’nın Antoninler Sülalesi’nin hükümdarlık dönemi olan MS 2. yüzyılda yapılmıştır. Gömü odası olan alt kat, peristilli ikinci kat ve piramidal çatı olmak üzere üç bölümden oluşur. Alt katın duvarları düzgün yontulmuş büyük mermer bloklarla inşa edilmiştir.

Duvar örgüsü Baltalı Kapı’nın duvar örgü tekniğiyle aynıdır. Anıtın çatısı baştan sona kabartma bitkisel ve geometrik motiflerle süslenmiştir.
Roma dönemi eseri olan Gümüşkesen Mezar Anıtı, UNESCO’nun “Dünya Kültür Mirası” listesine alınması için girişimler yapılmaktadır.

Paylaşın

Muğla: Milas, Baltalı Kapı

Baltalı Kapı; Muğla’nın Milas İlçesi, Hayıtlı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Adını kilit taşı üzerindeki antik çağlarda “Labrys” olarak adlandırılan çift yüzlü balta kabartmasından alır. M.S. 2.yüzyıla tarihlenmektedir.

Antik dönemde Zeus Labrandos Festivali’nin geçtiği güzergah üzerinde yapılan Baltalı Kapı, kentin kuzey kapısıdır. Kemerli bir geçiş sağlayan kapının kilit taşı üzerinde yer alan çift ağızlı balta “Labrys” kapıya ismini vermektedir.

Kapının üzerinde yer alan palmet motifleri ve mimari bezemeleri, kapının MS 2. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Baltalı Kapı, düzgün kesilmiş Sodra dağının beyaz mermerlerinden inşa edilmiştir.

Batıdaki destek duvarının üst tarafında akanthus yaprak süslemeleri Gümüşkesen Mezar Anıtı ile büyük benzerlik gösterir. Milas’a su taşımak amacıyla yapılmış su kemerleriyle iç içe olan Baltalı Kapı, antik dönemden günümüze ulaşabilmiş en önemli kalıntılardan birisidir.

Paylaşın

Muğla: Marmaris, Hydas Antik Kenti

Hydas Antik Kenti; Muğla’nın Marmaris İlçesi, Turgut Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hydas Antik Kenti, Turgut Köyünün Güney-Doğusunda bulunan ve denize dik inen dağların yaklaşık 270 Metre yüksekliğinde, oldukça dik bir tepe üzerinde müstahkem bir yerleşim yeridir.  Bozburun Yarımadasının batı kıyısında yer alır.

Anadolunun Güneybatı ucunda, Karia bölgesinde bulunan bu yarımada, Ege ve Akdeniz arasındaki deniz ticaret yollarını  iyi kontrol altında tutan bir konuma sahiptir. Savunma duvarları ile çevrili yerleşim, kale ve kuzeybatı güneydoğu yönünde uzanan 6 km.lik bir dağ sırasının en dar yerinde kayalık bir sırt üzerinde kurulmuştur. Akropol ve batısında ki yerleşim alanı yaklaşık 3.5 ha bir alanı kapsamaktadır.

Kent içinde bölgeye özgü basamaklı piramit mezar taşlarının kullanıldığı bir mezarlık alanı bir çok sarnıç, yapı kalıntılarına ait temel izleri, bir kutsal alan, bir liman, piramit çatılı bir anıt mezar gibi kalıntılar bulunmaktadır. Kentte,  mimari teknik ve küçük buluntulara göre hellenistik, arkaik ve geometrik  dönem izlerine rastlanmaktadır. Antik kentte Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri ile Almanya uyruklu Mathias Benter 1997-2005 yılları arasında arkeolojik yüzey araştırması çalışmalarını sürdürmüştür.

Hydas antik kenti sınırları içinde bulunan Pramit çatılı anıt mezar Akropolün kuzeyinde vadi tabanından yaklaşık 35 Mt. Yüksekliğinde inşa edilmiştir. Vadiden ulaşılması zor bir kayalık yükselti üzerinde kuruludur. Mezar odasının duvar örgüsü kaba işlenmiş poligon taşlardan oluşmaktadır. Uç noktası düzeltilmiş, dik piramit biçimdeki bir çatı, kübik mezar odasının tavanını örtmektedir.

Bunun en üstünde belki bir standart y7a da buna benzer bir öge bulunmaktadır. Mezarda kireç katkılı bir sıva kullanılmıştır. Mezarın tabanındaki pervaz üzerinde bu sıva içinde 4 yuvarlak ize rastlanmıştır. Muhtemelen bu izler yapıyı süsleyen vazolara ait olabilir. Yapının alçak girişi çökmüş durumdadır. Bu alan içinde M.Ö 4 ve 3. yüzyıllara tarihlenebilen okunması zor bir yazıt mezarın Diagoras adında bir savaşçıya ait olduğu bilgisini vermektedir.

(Görseller: timestopmugla.com)

Paylaşın