Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: İşte son durum

Kovid 19’da son 24 saatte 27 bin 973 yeni vaka tespit edilirken, 203 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Maske kullanımı fazlasıyla önem kazanmış durumda. Hastalığın solunum yoluyla bulaştığını unutmayalım. Aşılarımızı yaptıralım” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte 352 bin 162 test yapıldı, 27 bin 973 yeni vaka tespit edildi, 22 bin 110 kişi de sağlığına kavuşurken, 203 kişi hayatını kaybetti.

Bakan Koca’dan uyarı

Yeni tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Yeni vaka sayımız 27.973. Can kaybımız 203. Sonbahar, kış şartlarında salgınla mücadele biraz daha zor. Kapalı ortamlarda geçen zaman ve temas artıyor. Maske kullanımı fazlasıyla önem kazanmış durumda. Hastalığın solunum yoluyla bulaştığını unutmayalım. Aşılarımızı yaptıralım” dedi.

Aşılamada son durum

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre yüzde 78,9 ile Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Kırklareli’yi Muğla, Amasya, Ordu, Eskişehir, Çanakkale, Edirne, Balıkesir, Burdur ve Osmaniye takip etti.

Bakanlığın tablosuna göre yüzde 46,5 ile Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Mardin, Diyarbakır, Muş, Bitlis, Siirt, Bingöl, Ağrı ve Şırnak takip etti.

Güncel verilere göre, birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 86.99, ikinci doz ortalaması yüzde 72.35, birinci, ikinci ve üçüncü doz toplamı ise 110 milyon 159 bin 938 oldu.

Paylaşın

MGM’den Bir Çok Kent İçin Sağanak Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Tokat, Erzincan, Erzurum, Tunceli, Kırklareli’nin de bulunduğu bir çok kent için sağanak yağış uyarısında bulundu. MGM, açıklamasında, vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM, tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemizin kuzey kesimleri ile Batı Akdeniz’in parçalı ve yer yer çok bulutlu, Batı ve Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Tokat, Erzincan, Erzurum, Tunceli, Kırklareli’nin kıyı, Balıkesir’in kuzey, Çanakkale’nin iç, Sivas’ın doğu kesimleri ile Antalya’nın batısının iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığının kuzey ve iç kesimlerde mevsim normallerinin 2 ila 4 derece altında, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin edilirken, rüzgarın, genellikle kuzey, Akdeniz kıyıları ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara Bölgesi

Parçalı ve çok bulutlu, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya çevreleri ile Kırklareli’nin kıyı, Balıkesir’in kuzey, Çanakkale’nin iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; güneybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

Ege Bölgesi

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

Akdeniz Bölgesi

Parçalı ve az bulutlu, Antalya’nın batısının iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

İç Anadolu Bölgesi

Parçalı ve az bulutlu, gece saatlerinde Sivas’ın doğu kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz, parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Orta ve Doğu Karadeniz, Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi, parçalı ve az bulutlu, kuzey kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Erzincan, Erzurum ve Tunceli çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Marmaris Açıklarında 3.9 Büyüklüğünde Deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sosyal medya hesabı üzerinden, Muğla’nın Marmaris ilçesi açıklarında 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu.

Haber Merkezi / AFAD’ın açıkladığı verilere göre, saat 10.45’de meydana gelen depremin derinliği 24.85 kilometre olarak ölçüldü.

Deprem, Marmaris’e 162.22 kilometre, Yunanistan’ın Dodecanese kentine ise 65 kilometre mesafede meydana geldi.

Düşük ölçekli olan depremin etkilediği bölgelerde herhangi bir zarar rapor edilmedi.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Koca’dan Sonbahar Uyarısı

Kovid 19’da son 24 saatte, 28 bin 873 yeni vaka tespit edildi, 210 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Sonbahar şartlarında daha dikkatli olmalı, aşılarımızı yaptırmalıyız” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte 356 bin 352 test yapıldı, 28 bin 873 yeni vaka tespit edildi, 210 kişi hayatını kaybetti, 26 bin 224 kişi de sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan ‘sonbahar’ uyarısı

Yeni tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ‘sonbahar’ uyarısı yaptı.

Bakan Koca, “Yeni vaka sayımız 28.873. Can kaybımız 210. Tedbirleri toplum olarak birlikte ve düzenli şekilde uygulamadığımız gerçeğiyle karşı karşıyayız. Yer yer küçük düşüşler oluyor ama bu düşüşler istikrar göstermiyor. Sonbahar şartlarında daha dikkatli olmalı, aşılarımızı yaptırmalıyız” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Erdoğan’ın ‘Yeni Anayasa’ Çağrısına Kılıçdaroğlu’ndan Yanıt

Erdoğan’ın TBMM Genel Kurulu’ndaki açılış konuşmasında ‘yeni anayasa’ya ilişkin yaptığı açıklamayı değerlendiren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kendisine ve büyük bir olasılıkla MHP’ye yaptığı çağrı” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de 27. Dönem 5. Yasama Yılı açılışının ardından gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.

“Kendisine ve büyük bir olasılıkla MHP’ye yaptığı çağrı”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, TBMM Genel Kurulundaki açılış konuşmasında ‘yeni anayasa’ konusundaki açıklamasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Kendisine ve büyük bir olasılıkla MHP’ye yaptığı çağrı” ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin, “Sizin de bir çalışmanız olacak mı?” sorusunu Kılıçdaroğlu, “Elbette olacak, var. Güçlendirilmiş parlamenter sistem için ittifak olarak çalışıyoruz zaten. İttifakın bütün bileşenleri çalışıyor” şeklinde yanıt verdi.

“2023 hediyesi olacak”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu’nun açılışında yaptığı konuşmada ‘yeni anayasa’ya ilişkin şu açıklamada bulunmuştu;

”Yeni anayasa teklifimizin de Meclis’imiz tarafından başarıyla hayata geçirileceğini ümit ediyorum. Meclisimizin tamamının uzlaşmasıyla hazırlanacak bir yeni anayasa milletimize vereceğimiz en güzel 2023 hediyesi olacaktır. Partiler yeni anayasa tekliflerini paylaşmalı.”

Paylaşın

Tekno-Milliyetçiliğin Ehlileştirilmesi

Son dönemde ABD ve Çin’in hassas teknolojilerin transferini engelleme girişimlerini sıklaştırdı. Teknolojinin jeopolitikleşmesi, aynı zamanda küresel düzeyde endişe verici bir eğilimin simgesidir.

Haber Merkezi / Bütün dünyada modern teknolojilerin askeri ve stratejik önemine ilişkin farkındalık artarken, bir ulusun teknolojik yetenekleri, ulusal güvenlik, ekonomik refah ve sosyal istikrar ile doğrudan bağlantılı olduğunun kabul edilmesiyle, yeni bir ‘tekno-milliyetçilik’ veya ‘yenilikçi merkantilizm’ dalgasına dönüşmektedir.

Her devlet, hassas teknolojilere erişimi sıfır toplamlı bir oyun olarak ele alır ve hassas teknolojiler aracılığıyla ulusal kontrolü, uluslararası etkiyi genişletmek için politikalar izler. Bu teknolojilerin geliştirilmesi ekonomik olarak son derece maliyetlidir; teknolojik bilgi birikiminin geliştirilmesi yıllar alır.

Devletler, hassas teknolojilere erişimlerini ve kontrollerini genişletmek ve hem müttefiklerinin hem de düşmanlarının rekabet gücünü baltalamak için çeşitli araçlardan yararlanır; politik araçları, ithalat ve ihracat kontrolleri, casusluk, yabancı şirketleri çekirdek teknolojileri transfer etmeye zorlamak için tasarlanmış yasalar, uluslararası teknik standartları gözden geçirme girişimleri ve hatta küresel altyapı gibi geleneksel merkantilist uygulamalar.

Bu uygulama, Avrupa’da stratejik özerkliğe yönelik tartışmaların yoğunlaşmasına katkıda bulunmuştur. Avrupa stratejik özerkliği, yalnızca askeri operasyonlarda Avrupa özerkliğine duyulan ihtiyacı değil, daha genel olarak, AB ve AB’ye üye devletlerin dış aktörler tarafından kısıtlanmadan kararlar alabilmesi gerektiği fikrini de kapsayacak şekilde büyümüştür.

Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, bloğun ‘dijital’ ve ‘teknolojik’ egemenliğini korumanın önemine tekrar ve tekrar atıfta bulunarak, bilim, teknoloji, ticaret ve veri yatırımlarını, uluslararası siyasette yükselen etki kaynakları olarak kabul ettiklerini vurguladılar. Bu anlayış çerçevesinde, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile bir dizi yeni mevzuat uygulamaya konuldu.

Avrupa devletleri, bir taraftan tekno-milliyetçilikle uğraşırken, diğer taraftan güvenliği korumak ve refahı teşvik etmek için yeni politikalar uygulaması gerekecek. Bir yandan güvenlik önlemleri alarak, diğer yandan yenilikçi ekosistemlerinin rekabet gücünü artırmaya çalışarak tekno-milliyetçi politikaların olumsuz etkisini azaltmaları gerekecek. Bu makale ilk olarak Lahey Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından yayınlanmıştır .

Paylaşın

Paris İklim Anlaşması TBMM’de

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda, Paris İklim Anlaşması’nı ekim ayında TBMM’nin onayına sunmayı planladıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yönde bir adım atarak Paris İklim Anlaşması’nı TBMM’ye gönderdi.

Haber Merkezi / Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren bir anlaşmadır.

Mart 2021 itibarıyla, BMİDÇS’nin 191 üyesi anlaşmaya taraftır. Anlaşmayı onaylamayan altı BMİDÇS üye devlet vardır: Eritre, İran, Irak, Libya, Yemen ve Türkiye. Bu altı ülke içinde en büyük emisyon kaynağı ilk 20 içinde yer alan İran ve Türkiye’dir. Amerika Birleşik Devletleri 2020’de anlaşmadan çekildi, ancak 2021’de yeniden katıldı.

Paris İklim Anlaşması’nın uzun vadeli sıcaklık hedefi, küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerden 2°C (3,6°F) artış seviyesi ile sınırlı tutmaktır ve hatta 1,5°C çaba harcanmasıdır. Çünkü sıcaklık artışını 2°C yerine 1,5 ile sınırlamak riskler ve etkiler anlamında iklim değişikliğinin risklerini ve etkilerini önemli ölçüde azaltacağını kabul edilmektedir.

Bunu sağlamak için emisyonların mümkün olan en kısa sürede azaltılması ve 21. yüzyılın ikinci yarısına kadar salınan ve tutulan sera gazlarının dengelenmesi hedeflenmektedir. Anlaşma ayrıca, tarafların iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine uyum sağlama yeteneğini artırmayı ve “düşük sera gazı emisyonları ve iklime dirençli kalkınma yolunda tutarlı bir finansman akışı” sağlamayı hedefliyor.

Paris İklim Anlaşması uyarınca, her ülke küresel ısınmayı azaltmak için üstlendiği katkıyı belirlemeli, planlamalı ve düzenli olarak raporlamalıdır. Hiçbir mekanizma, bir ülkeyi belirli bir tarihe kadar belirli bir emisyon hedefi koymaya zorlamaz, ancak her hedef önceden belirlenmiş hedeflerin ötesine geçmelidir. 1997 Kyoto Protokolü’nün aksine, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ayrım bulanıktır, bu nedenle gelişmekte olan ülkeler de emisyon azaltma planları sunmalıdır.

 

Paylaşın

Altı Muhalefet Partisi Anlaştı: Güçlü Meclis

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kurumsal çöküş getirdiği tespitiyle yola çıkan CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi, güçlü Meclis konusunda ortak bir görüş ortaya koydu. 

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi arasındaki güçlendirilmiş parlamenter sistem görüşmelerinde üçüncü buluşma, salı günü TBMM’de gerçekleştirilecek. Daha önce iki kez bir araya gelen parti kurmayları, son görüşmede güçlendirilmiş parlamenter sisteme yönelik kritik ayrıntıları ele alacak.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kurumsal çöküş getirdiği tespitiyle yola çıkan altı muhalefet partisi, güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmalarını sürdürüyor. Liderlerin henüz katılmadığı ve genel başkan yardımcıları tarafından yürütülen çalışmada önemli aşama kaydedildi. Altı genel başkanın ortak basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurmaya hazırlandığı çalışmada, özellikle yasama ve yargı bağımsızlığı konularında ilerleme kaydedildiği öğrenildi.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in muhalefet kulislerinden edindiği bilgiye göre, üzerinde anlaşılan ilk konu, cumhurbaşkanının yetkilerinin alınması oldu. Buna göre, yürütme yetkisi tamamen bakanlar kuruluna bırakılacak. Başbakan ile bakanlar arasında sorumluluk bölüştürülecek, başbakan, “eşitler arasında birinci” olarak en büyük sorumluluk sahibi olacak.

Güçlü Meclis

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ise Meclis’in tüm siyasetin merkezi haline geleceğini söyledi. “Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nin ne kadar ucube bir sistem olduğunu hepimiz yaşadık ve gördük” diyen Erkek, şöyle konuştu:

“Mevcut sistem tam olarak bir tek adam sistemi. Bu sistemde en önemli özellik, partili cumhurbaşkanının yürütmenin başında olması, yasama ve yargıyı tahakküm altına almasıdır. Oysa demokratik ülkelerde Meclis siyasi güç merkezi olur. Bunu yeniden sağlamak için çalışıyoruz.

İlk meclisten itibaren bakacak olursak parlamentonun bir güç merkezi olduğunu görüyoruz. Kurtuluş Savaşı’nda bile parlamentosu açık olan ülkeye yakışır bir sistem getireceğiz. Kararnameleri sınırlandıracak, Meclis’in itibarını iade edecek bir sistem getireceğiz. Bakanların Meclis’ten çıktığı, yasama süreçlerindeki katılımın arttığı, önerge yöntemlerinin çeşitlendirildiği, parlamentonun ana odak olduğu bir sistem inşa edeceğiz.”

Paylaşın

DEVA Partisi İttifaklara Katılacak Mı? Babacan Açıkladı

Ülke gündemindeki ‘ittifak’ konusunda değerlendirmelerde bulunan Deva Lideri Babacan, “Şu an içinde olduğumuz bir ittifak yok… Bir sonraki seçime girerken ittifaklar nasıl şekillenir, biz parti olarak herhangi bir ittifakta yer alır mıyız veya kendi başımıza mı seçime gireriz bunlar seçim takvimi yaklaşınca vereceğimiz bir karar. Önümüzdeki süreçte bütün opsiyonları açık tutarak bir yandan kendimiz çalışmaya devam edeceğiz. Bir yandan da Türkiye’de seçime kadar siyasi yapıların nasıl şekilleneceğini izleyeceğiz. Her türlü senaryoyu dikkate alan çalışmalar yapıyoruz.” dedi.

Haber Merkezi / Denizli’de partisinin 1. Olağan İl Kongresi’ne katılmak için şehirde bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, kentteki bir otelde partililerle bir araya geldi. Babacan, kongrenin yapacağı merkeze geçmeden önce düzenlediği basın toplantısında ittifak konusunda değerlendirmede bulundu.

Babacan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Şu an içinde olduğumuz bir ittifak yok. Seçim ittifakı, seçime girerken Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) bunun söylenmesidir. Buna göre sistem işliyor. Seçim bittikten sonra hukuki hiçbir niteliği kalmıyor. Adı üzerinde ‘seçim ittifakı.’ Seçimden sonraki süreç gönüllü bir birlikteliktir. Cumhur İttifakı da Millet İttifakı da gönüllü birliktelik. Bir sonraki seçime girerken ittifaklar nasıl şekillenir, biz parti olarak herhangi bir ittifakta yer alır mıyız veya kendi başımıza mı seçime gireriz bunlar seçim takvimi yaklaşınca vereceğimiz bir karar. Önümüzdeki süreçte bütün opsiyonları açık tutarak bir yandan kendimiz çalışmaya devam edeceğiz. Bir yandan da Türkiye’de seçime kadar siyasi yapıların nasıl şekilleneceğini izleyeceğiz. Her türlü senaryoyu dikkate alan çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Basın toplantısının ardından DEVA Lideri Babacan, partisinin 1. Olağan Denizli İl Kongresi’nin yapılacağı Merkezefendi Kültür Merkezi’ne geçti. Babacan, kongrede yaptığı konuşmada ise şunları söyledi;

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’de katıldığı bir yayında hakaret davalarına ilişkin bir soru üzerine kullandığı ‘Benim hakkımda açılmış böyle davalar falan yok. Bunları kaynağında araştırıyor musunuz?’ ifadelerini ekranda gösteren Babacan, cumhurbaşkanına hakaret suçunun adli istatistiklerini paylaştı:

Biz bunları kaynağında araştırdık. ‘Dava falan yok’ diyor ya. Cumhurbaşkanı olduğu 2014’ten 2020’ye TCK 299. maddesine istinaden 160 bin soruşturma, 35 bin 500 de dava açılmış. Sayın Erdoğan uluslararası kuruluşları beğenmiyor ya hani. Bunlar kendi Adalet Bakanlığı’nın rakamı. Bu tabloda; vatandaşıyla kavgaya tutuşan bir cumhurbaşkanı var. Yürütmenin etkisi altına girmiş bir yargı, paspas edilen ifade özgürlüğü var. Bütün bir ülkeyi ceza tehdidiyle susturacağını zanneden bir kişi var. Kanunların sadece tek bir siyasi partinin genel başkanını korumak amacıyla kullanılması var. Bu tabloda, parti-devlet var.

Sizin, kanunlar karşısında, Dersimli Kemal’den, İzmitli Meral’den, Mardinli Mithat’tan, Osmaniyeli Devlet’ten ne farkınız var? Bakkal Ahmet amcadan, üniversite öğrencisi Levent’ten yasalar önünde nasıl bir ayrıcalığınız olabilir? Genel başkan şapkanızı takıp taraflı davrandığınız anda diğer genel başkanlarla mevzuat önünde eşitlenmeniz gerekir. İstediğine istediğin gibi konuş, aynısını başkası söylerse hemen hakaret davası aç… Adalet, hakkaniyet bu değil. Kendisi diğer genel başkanlarla ilgili her şeyi söyleyebiliyor, benzer ifadeler kendisiyle ilgili kullanıldığında ‘Ben cumhurbaşkanıyım, bana bunu diyemezsin’ diye dava açıyor. Genel başkana söylüyor bunu, nereden ayırt edeceksin?

Soruşturma ve dava açmakla yetinmiyorlar. Ek yaptırımlar getiriyorlar. Bir öğrenci cumhurbaşkanına hakaret suçundan cezalandırırlarsa, o öğrenciye yurtta yer vermiyorlar. Yurttaysa, bu suçlamadan dolayı ceza alırsa, ilişiğini kesiyorlar. Hakaret diye tanımladıkları da genel başkana yapılacak eleştiriler. Bir genç 17-18 yaşında Cumhurbaşkanı’na muhalif ise devletin yurdunda barınamıyor. Bu zihniyet, gençlere ‘Bana muhalifsen, sana yatacak yatak yok’ diyor. Korkmuyoruz, ülkeye ifade özgürlüğü getireceğiz.”

“Bu sistem tarih kitaplarına ‘gerileme dönemi’ diye geçecek”

DEVA Lideri Babacan, ayrıca kürsüden yayınladığı grafiklerle kendi dönemi ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi dönemindeki ekonomik verileri karşılaştırdı. Babacan şunları söyledi:

“Keyfî yönetim zihniyeti, hak ve özgürlüklerimizi geriletti. Ülkemiz her alanda geriledi. Taraflı cumhurbaşkanlığı sistemi tarih kitaplarında kısa bir bölüm olarak geçecek. O bölümün adı da ‘gerileme dönemi’ olacak. Taraflı cumhurbaşkanlığı sistemi, tarih kitaplarında ‘Bir kişinin duyguları ve dürtüleriyle koskoca bir ülke yönetildiğinde nasıl oluyor’ örneği olarak kayıtlara geçecek.

Dolar cinsinden kişi başı millî gelirde ben ve arkadaşlarım işin başındayken, ortak aklın ve istişare varken kişi başı millî gelirde yıllık ortalama %12,2 büyüme var. Son üç yılda eksi. Her yıl ortalama 2,9 fakirleştirmişler. Biz artırdık, onlar düşürdü. Biz bu milleti zenginleştirdik, onlar yoksullaştırdı. İşte bunun için gerileme dönemi.

Bizim dönemimizde dolar cinsinden asgari ücret, her yıl ortama %10,9 arttı. Taraflı cumhurbaşkanlığı döneminde yıllık ortalama tam %3 düştü. Asgari ücrette Çin’in bile gerisinde Türkiye. İşçi sendikalarının açıkladığı rakamlara göre, asgari ücret açlık sınırının altında. Hani sayın Erdoğan arada bir ‘Asgari ücreti artırdık’ diyor ya… Bizim dönemde artmış, tek yetkiyi elinde tuttuğu dönemde düşmüş; paçal muhasebeyle kapatmaya çalışıyor. Buyursun tekrar yapsın.

“Yılık ortalama büyüme hızı bu sistemde %3,6’ya geriledi”

Rakamları eğip bükerek ‘Şu kadar büyüdük, bu kadar büyüdük’ diye övünüyorlar. Bizim iş başında olduğumuz dönemde Türkiye ekonomisi ortalama her yıl yüzde 7,3 büyümüş. Yani yüzde 7,3 büyüyorsunuz; onun üstüne bir yüzde 7,3 daha büyümek demek. Son dönemde yüzde 3,6. Bunu da kim hissediyor, bilmiyorum. Ülke ekonomisi ne zaman şaha kalkmış, ne zaman ilerlemiş çok açık.”

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 29 bin 104 yeni vaka tespit edilirken, 216 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Bulaşma ve vefatlar, zincirleme ihmal sonucu gerçekleşiyor. Aşılarımızı olup, tedbirlere uyalım” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte 357 bin 853 test yapılırken, 29 bin 104 yeni vaka tespit edildi. 32 bin 119 kişi sağlığına kavuşurken, 216 kişi hayatını kaybetti.

Bakan Koca’dan uyarı

Yeni tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bugünkü can kaybımız 216. Kaybettiğimiz kişiler kendileri önlem almamış olsalar, ama diğer insanlar salgınla mücadelenin gereklerini tam olarak yapsalardı sonuç çok farklı olacaktı. Bulaşma ve vefatlar, zincirleme ihmal sonucu gerçekleşiyor. Aşılarımızı olup, tedbirlere uyalım” dedi.

Aşılamada son durum

Güncel verilere göre, birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 86.74, ikinci doz ortalaması yüzde 71.69, birinci, ikinci ve üçüncü doz toplamı ise 109 milyon 495 bin 613 oldu.

Paylaşın